Anda di halaman 1dari 48

Georges Simenon _ Hollanda'da Bir Cinayet Simenon Dizisi 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 M M M M M M M Flamanlarn Evinde Cardinaud'nun Bir Haftas Hkimin Evi Dul

l Kava Maigret Arizona'da Maigret ve htiyarlar Venedik Treni Kedi Ormandaki Deli Kaak Hollanda'da Bir Cinayet

I nekli Gen Kz

Maigret bir mays leden sonras Delfzijl'e geldiinde, kendisini Hollanda'nn ta kuzey ucundaki bu kk kasabaya aran olay hakknda kaba taslak bilgilerden baka bir ey yoktu kafasnda. Nancy niversitesi'nde profesr olan Jean Duclos adnda biri kuzey lkelerinde bir konferans turnesinde bulunuyordu. Delfzijl Denizcilik Okulu'nda retmenlik yapan Msy Popinga'nn konuuydu. Gelin grn ki Msy Popinga ldrlmt ve Fransz profesr resmen sulanmamakla birlikte, gene de kendisinden kasabadan ayrlmamas ve Hollanda makamlar tarafndan arandnda hazr bulunmas istenmiti. te hepsi bu kadard ya da neredeyse bu kadard. Jean Duclos'nun haber vermesi zerine, Nancy niversitesi Adli Polisten birinin grevle Delfzijl'e gnderilmesini salamt. Maigret'ye dmt. Resmi olmaktan ok yar resmi, stelik Hollandal meslekdalarna geleceini nceden bildirmeyerek daha da az resmiletirdii bir i. Jean Duclos'nun gayretleriyle, bu olaya uzaktan yakndan bulaanlarn adlarnn bulunduu bir listenin de eklendii, bir hayli kark bir rapor gnderilmiti kendisine. Delfzijl istasyonuna varmadan az nce listeyi yle bir gzden geirmiti. Conrad Popinga (maktul), 42 yanda, eski bir uzak yol kaptan, Delfzijl Denizcilik Okulu'nda retmen. Evli. ocuksuz. ok iyi ngilizce ve Almanca konuuyormu ve Franszcas da olduka iyiymi. Liesbeth Popinga, lenin kars, Amsterdam'da bir lise mdrnn kz. ok kltrl. Franszca bilgisi mkemmel. Any Van Elst, Liesbeth Popinga'nn kz kardei, birka haftadr Delfzijl'de bulunuyor. Ksa bir sre nce hukuktan doktora tezini vermi. Yirmibe yanda. Franszcay biraz anlyor ama konumas kt. Wienands ailesi, Popinga'larn komusu, yandaki villada oturuyorlar. Carl Wienands Denizcilik Okulu'nda matematik retmeni. Evli ve iki ocuk sahibi. Hi Franszca bilmiyor. Beetje Liezvens, on sekiz yanda, safkan inek ihracatnda uzmanlam bir iftinin kz. ki kez Paris'e gitmi. Franszcas mkemmel. Btn bunlar hibir ey ifade etmiyordu. Hele hele Paris'ten, btn bir gece ve yarm gn sren bir tren yolculuundan sonra gelen Maigret'ye, hibir ey anlatmayan isimlerden baka bir ey deildiler.

Delfzijl daha ilk azda artt onu. Sabah trenle geleneksel laleler Hollanda'sndan, ardndan da zaten tand Amsterdam'dan gemiti. Kanallarla blnm otuz kilometrelik ufkuyla tam bir fundalk l olan Drenthe onu hayrete drmt. imdi ise Hollanda kartpostallaryla hibir lgisi olmayan ve dndnden yz kere daha kuzeyli karakterde bir dekorun iine dmt. Kk bir kasaba: bir mutfan karolar kadar dzgn dizilmi, gzel krmz talarla kapl on, bilemedin on be sokak. Ak ve canl renklerde ahap bolluu iinde, gene tuladan alack evler. Tam bir oyuncak. Kasabann etrafnda, onu tamamen kuatan mendirei grnce daha da ok oyuncaa benzetti. Mendirek zerinde, deniz kabardnda, alavere havuz kapaklarna benzeyen ar kaplarla kapanabilen geitler. Uzakta Ems'in denize dkld yer. Kuzey Denizi. Gm gibi ldayan upuzun bir su kua. Bir rhtmda vinler altnda boaltma yapan mavnalar. Kanallar ve mavna byklnde ve arlnda ama iddetli dalgalar aabilecek biimde yaplm, gz alabildiine yelkenli tekne. Hava gneliydi. stasyon efi bandaki portakal rengi irin kasketle, mehul yolcuyu tanyormuasna gayet doal selamlad. Karda bir kahve salonu vard. Maigret ieri girdi ve ekinerek bir kenara iliti. Kahvehane bir kk burjuva evinin yemek odas gibi prl prl parlamakla kalmyor, oradaki o scak ortam burada da aynen hkm sryordu. Bakr ubuklara geirilmi tm gnlk gazetelerle tek bir masa. ki mteriyle bira imekte olan patron Maigret'yi karlamak iin ayaa kalkt. - Franszca biliyor musunuz? diye sordu Maigret. Olumsuz bir jest. Hafiften bir rahatszlk. - Bana bir bira verin...Bier! Ve oturur oturmaz cebindeki kk notu kard. Gzleri en sondaki isme iliti. smi gsterdi, iki kez tekrarlad: - Liewens... adam aralarnda konumaya baladlar. Sonra ilerinden biri, kafasnda denizci kasketi olan iri kym bir olan kalkt ve Maigret'ye kendisini izlemesini iaret etti. Komiserin yannda Hollanda paras olmadndan yz franklk bir banknot bozdurmak isteyince srarla geri evirdiler: - Morgen!.. Morgen!.. Yarn m? Demek buraya dnmek zorundayd!.. ten bir hava vard. ok sade, hatta saf bir eyler vard burada. Klavuz tek kelime etmeden kk kasabann sokaklarnda dolatrd Maigret'yi. Sol tarafta kaldrmlar igal eden eski palar, halatlar, zincirler, amandralar, pusulalarla dolu bir hangar. Daha uzakta, eie oturmu alan bir yelkenci. Pastanenin vitrininde ise grlmemi bir ikolata, karmakark bir ekerleme bolluu sergilenmekteydi. - Yok ngilizce konumak? Maigret hayr iareti yapt. Yok Deutsch?.. Ayn iaret ve sonunda adam boynunu bkp sustu. Bir sokan hemen ucunda balayan krlar, yemyeil ayrlar, Kuzey ormanlarndan gelen tomruklarn, lkenin drt bir yanndan ekilmeyi beklerken, neredeyse bir kydan br kyya kadar yan yana yzp durduu bir kanal. Epey uzakta parlak kiremitlerle kapl geni bir at. - Liewens!.. Dag, mijnheer!.. Ve Maigret, kendisini hi tanmad halde, eyrek saate yakn bir zaman ona yardm etmek iin taban tepen bu adama teekkr etmeye almaktan da geri kalmadan yoluna yalnz devam etti. Gkyz prl prl, hava artc berraklktayd. Komiser, mee, maun, Hint meesi tomruklarnn, evlerin atlarna kadar ykseldii bir kereste deposu boyunca ilerledi. Balanm bir gemi vard. ocuklar oynuyordu. Sonra bir kilometrelik yalnzlk. Kanal zerinde hep aa ktkleri. Gzelim ineklerin yayld ayrlarn etrafnda beyaz itler. Gerekle, nyargl kavramlarn birka kez arpmas: iftlik kelimesi Maigret'ye sazdan bir dam, gbre ynlar, itiip kakan hayvanlar hatrlatrd. Oysa iekler iinde bir parkla evrili gzel ve yepyeni bir yapyla kar karyayd. Evin karsndaki kanaln zerinde zarif izgili maun bir sandal. Parmaklklara dayanm tamamen nikel kapl bir kz bisikleti. Bo yere bir zil arad. Seslendi, hi cevap alamad. Bir kpek gelip srtnd. Evin solunda dzgn ama perdesiz pencereleriyle, malzemenin kalitesi; hele hele renklerdeki cmb olmasa, bir hangar akla getirecek uzun bir bina balyordu. erden bir brt geldi ve Maigret ilerledi, iek tarhlarnn etrafn dolat ve kendisini ardna kadar ak bir kapnn nnde buldu.

Bina bir ahrd, ama bir ev kadar tertemiz bir ahr. Her yanda havaya scak hatta muhteem bir aydnlk yayan krmz tulalar. Sularn akp gitmesi iin arklar. Yemliklerde yem datmn salayan mekanik bir sistem. Maigret'nin nedenini ancak sonradan anlald, her blmenin arkasnda bir makara: inekler salrken st kirlenmesin diye ineklerin kuyruunu tutmaya yaryorlard. ersi lotu. lk blmede yan yatm biri dnda, tm hayvanlar dardayd. Bir gen kz misafire yaklat ve Maigret ona nce Hollandaca sordu. - Matmazel Liewens?.. - Evet... Fransz msnz?.. Konuurken bir yandan da inee bakyordu. Maigret'nin ilk anda anlayamad bir parack alayc bir glmsemesi vard. Ve ite burada da nyarglar yanl kmt. Beetje Liewens kendisine binici havas veren siyah kauuk izmeler giymiti. stnde, hastabakc nlnn neredeyse tamamen gizledii yeil ipekten bir elbise. Pembe, belki de pespembe bir yz. Salkl, neeli ama derinlikten yoksun bir glmseme. ini mavisi kocaman gzler. Kzl salar. lk Franszca szckleri bulmakta .zorland ve telaffuzu da ok aksanlyd. Ama hemencecik dilin havasna giriverdi. - Babamla m konumak istiyorsunuz? - Sizinle... Glmesini zor tuttu kz. - zr dilerim... Babam Groningen'e gitti... Ancak akama dner... ki uak kanalda kmr boaltyorlar..: Hizmeti alverite... nek de buzalamak iin tam bu an seti... Hi beklemiyorduk... Tek banaym... Hayvana yardm etmek gerektiinde, bir tedbir olarak hazr ettii kra yaslanmt. Dilerini gstererek glmsyordu. Dars gnlk gnelikti. izmeleri cilal gibi parlyordu. Etli ve pembe elleri, bakml trnaklar vard. - Conrad Popinga hakknda... Ama kz kalarn att. nek acyla srayarak kalkm ve pelte gibi yere dmt. - Dikkat... Bana yardm eder misiniz?.. Orada hazr duran kauuk eldivenleri ald. te Maigret bu soruturmaya, kendinden emin hareketlerinden spor yapt anlalan bir gen kzla birlikte safkan frizon bir danann dnyaya gelmesine yardmc olmakla balam oldu. Yarm saat kadar sonra, yeni doan yavru imdiden anasnn memelerini ararken, Maigret Beetje ile krmz bakr bir musluun altna eilmi, ellerini dirseklerine kadar sabunlamakla meguld. - Bu ii ilk kez mi yapyorsunuz? diye alay etti kz. - lk kez... Kz on sekiz yandayd. Beyaz nln karnca ipek elbise, belki de gneli havadan, son derece ba dndrc dolgun hatlarn ortaya kard. - ay ierken konuuruz... Eve gelin... Hizmeti dnmt. Salon ciddiydi, bir para lotu ama sekin bir konfora.sahipti. Pencere camlar, Maigret'nin daha nce hi rastlamad, glkle fark edilen, tatl bir pembelikteydi. Kitaplarla dolu bir kitaplk. Besicilik ve veterinerlik sanat zerine pek ok eser. Duvarlarda uluslararas fuarlarda kazanlm altn madalyalar ve diplomalar. Btn bunlarn tam ortasnda Claudel'in, Andre Gide'in, Valery'nin en son kitaplar... Beetje iveli iveli glmsedi. - Odama gelir misiniz? Ve onun tepkilerini lt. Yatak yoktu, ama mavi kadife ile rtl bir divan. Jouy beziyle kaplanm duvarlar. Koyu renk raflar ve gene kitaplar, Paris'ten alnm, danteller, frfrlar iinde bir bebek. Hemen hemen bir yatak odas ama gene de biraz ar, oturakl, dnlm bir havas var. - Ayn Paris'teki gibi deil mi? - Bana geen hafta olanlar anlatmanz istiyorum... Beetje'nin yz glgelendi ama gene de fazla deil, olaylar felaket gibi grdne inandrmaya yeterli olacak kadar deil. Aksi halde odasn gsterirken bu gururla titreyen glmsemeye sahip olabilir miydi? - Haydi gelin ay ielim... Ve ayn soumasn nleyen bir eit klfla rtlm aydanln nnde kar karya oturdular. Beetje ne syleyeceini bilemiyor gibiydi. En iyisini yapt. Eline bir szlk ald, kimi zaman uygun szc bulmak iin uzun bir sre susup kalyordu. Kanalda, gri renkte geni yelkenli ama rzgrn kesilmesi yznden srk yardmyla ekilen, bir tekne kayarcasna ilerlemekteydi. Ve rma tkayan aa ktkleri arasnda ustaca zikzaklar iziyordu. - Popinga'lara gitmediniz mi daha?

- Geleli daha bir saat bile olmad ve ancak ineinizin buzalamasna yardm edecek kadar zaman bulabildim... - Evet... Conrad tatl bir ocuktu, gerekten sevimli bir erkekti... nce ikinci, sonra birinci kaptan olarak btn lkeyi gezdi ilk balarda... Franszcada da byle mi deniyor?.. Daha sonra kaptanlk diplomasn aldktan sonra evlendi ve kars yznden Denizcilik Okulu'nda retmenlik yapmay kabul etti... Bu pek gzel bir ey deil... Kk bir teknesi vard... Ama Madam Popinga denizden korkar. Satmak zorunda kald... Artk sadece kanaldaki sandal kalmt elinde... Benimkini grdnz m?.. Hemen hemen ayns! Akamlar rencilere zel ders veriyordu... ok alyordu... - Nasl biriydi? Kz hemen anlamad. Kalkt ak renk gzl, ksack sal, saflk, babacanlk ve salk fkran havada, tombul yanakl bir kocaolan gsteren bir fotoraf bulup getirdi. - te bu Conrad... Kimse krk yanda demez, yle deil mi?.. Kars daha yal... Belki de krk be... Grmediniz mi?.. stelik fikirleri de pek uyumazd... Mesela... Burada herkes Protestandr ite... Ben modern kilisedenim... Liesbeth Popinga ise ulusal kilisedendir, daha kat, daha... nasl diyorsunuz? Muhafzkr?.. - Muhafazakr.. - Evet! stelik btn hayr ilerinin bakanyd... - Onu sevmiyor musunuz? - Seviyorum. Ama bu ayn ey deil... O bir lise mdrnn kz, anlyor musunuz?.. Benim babamsa sadece bir ifti... Ama gene de ok tatl bir kadndr, ok naziktir... - Neler oldu? - Burada sk sk konferanslar dzenlenir... Buras kk bir kasaba... Be bin nfuslu... Yalnz, fikirlerden haberdar olmak istenir... Geen perembe Profesr Duclos gelmiti, Nancy'den... Tanyor musunuz?.. Franszlarn ulusal bir hreti olduuna inand profesr Maigret'nin tanmamasna pek arm gibiydi. - Byk bir avukat... Cinai ve ... Nasld?.. Psikolojik sorunlar uzman... Sulularn sorumluluklarndan sz etmiti... Doru m?.. Yanl yaparsam bana syleyin... "Madam Popinga dernein bakandr... Konferanslar hep onun evinde arlanr... "Saat onda kk samimi bir toplant vard... Profesr Jean Duclos, Conrad Popinga ve kars, sonra Wienands, kars ve ocuklar... Bir de ben... "Popinga'larn evi... Buradan bir kilometre uzakta, o da Amsterdiep'te... Amsterdiep u grdnz kanaln ad... arap iildi, pastalar yendi... Conrad radyoyu at. Ha unutuyordum, bir de Madam Popingann avukat kz kardei Any vard. Conrad dans etmek istedi... Hal sarlp kaldrld... Wienands'lar erken gittiler, ocuklar yznden... En k alayp duruyordu... Onlar Popinga'larn yanndaki evde oturuyorlar. Gece yars Any'nin uykusu geldi. Ben bisikletle gelmitim... Conrad beni eve gtrmek istedi... O da bisikletini ald... "Ben eve dndm... Babam beni bekliyordu... "Ac olay ancak ertesi gn rendik. Btn Delfzijl alkalanyordu... "Bunun benim yzmden olduuna inanmyorum. Conrad eve dnnce bisikletini evinin arkasndaki hangara koymak istemi... "Tabancayla ate edilmi... Yere dm... Yarm saat kadar sonra da lm... "Zavall Conrad!.. O ak azyla..." Olgun bir elmann kabuu gibi przsz ve pembe yana zerinde tuhaf bir etki yaratan bir damla gzyan sildi. - Hepsi bu kadar m? - Evet... Jandarmaya yardm iin Groningen'den polis geldi. Evden ate edildiini sylyor. Galiba hemen arkasndan elinde tabancayla profesrn merdivenlerden indiini grmler... Hem de bu, ate edilen tabancaym... - Profesr Jean Duclos mu? - Evet! Bu yzden, onun gitmesine izin verilmemi. - Sonu olarak, o anda evde Madam Popinga, kz kardei Any ve Profesr Duclos bulunmaktayd... - Ya! - Akam ise, onlarn dnda Wienands'lar, siz ve Conrad... - Bir de Cor. Az daha... Unutuyordum. - Cor mu?.. - Yani Cornelius... Denizcilik Okulu'ndan bir renci, zel ders alyordu... - O ne zaman gitti? - Conrad ve benimle ayn zamanda... Ama o Ems- Kanal'daki okul gemisine dnmek iin bisikletiyle sol taraftan gitti... eker alr msnz?

Fincanlarda ayn duman stndeydi. basamakl verandann altnda bir araba durdu. Az sonra uzun boylu, geni omuzlu, kr sal, ciddi yzl, sakinliini iyice ortaya karan arlkta bir adam girdi ieri. Bu iftlik sahibi Liewens'ti, kznn kendisini konukla tantrmasn bekliyordu. Kuvvetle Maigret'nin elini skt ama hibir ey sylemedi. - Babam Franszca bilmez... Kz ona bir fincan ay verdi, adam ay kk yudumlarla ayakta iti. Sonra, kz Hollandaca ona danann doduunu anlatt. Bu olayda komiserin oynad rolden sz etmi olmalyd, nk ince bir alaydan hi de geri kalmayan bir aknlkla ona bakyordu, olduka kat bir selamdan sonra, ahra gitti. - Profesr Duclos'yu hapse mi attlar? diye sordu Maigret o zaman. - Hayr! Bir jandarmayla Van Hasselt Oteli'nde o. - Ya Conrad? - Cesedini Groningen'e gtrdler... Otuz kilometre uzakta... Yz bin nfuslu byk bir kent, Jean Duclos'nun bir gn nce kabul edildii bir niversitesi de var... Korkun bir ey bu, deil mi? nsan anlayamyor... Korkuntu belki! Ama insan bunu hissedemiyordu! Bu berrak hava, tatl ve rahat dekor, duman tten scak ay ve elence olsun diye deniz kenarna dikilivermi bir oyunca andran bu kck kasaba yznden olsa gerekti. Pencereden eilince, krmz tulal kasabaya hkim, boaltma yapan byk bir yk gemisinin bacas ve kaptan kprs grnyordu. Ems Irma'ndaki gemilerse sularn akna kaplarak denize doru szlmekteydiler. - Conrad sizi sk sk evinize kadar gtrr myd? - Ona her gittiimde... O bir dosttu... - Madam Popinga kskanmyor muydu? Maigret bunlar ylesine sylemiti, nk baklar gen kzn itah kabartc gslerine taklmt ve belki de yanaklarna scak bir soluk gelmiti oradan. - Niin? - Bilmem... Gece... kiniz... Gld, salkl dileri grnd. - Hollanda'da hep byledir... Cor da gtrrd beni... - k deil miydi? Ne evet dedi ne hayr. Kkrdad. Tam karl bu. Cilveli kk bir kkrdama. Pencereden babasnn buzay bir bebek gibi kollarnda tayarak ahrdan kardn ve gnein altna, ayrdaki otlarn stne braktn grd. Hayvan pek elimsiz drt aya stnde titredi, dizleri stne decek gibi oldu, aniden drt be metrelik bir drtnal tutturduktan sonra ylece kald. - Conrad sizi hi pmedi mi? Yeni bir gl, ama azck kzarmayla birlikte. . - Evet... - Ya Cor?.. Daha bir hareketli gl ve ban hafife evirdi. - O da!.. Neden soruyorsunuz bunlar?.. Tuhaf bir bak vard. Belki de Maigret'nin de onu pmesini bekliyordu. Babas dardan onu ard. Kz pencereyi at. Onunla Hollandaca konutu. Geri dndnde unlar syledi: - Balayn... Buzann soyaac iin kasabaya gidip belediye bakann bulmam gerekiyor... Bu ok nemli... Siz Delfzijl'e gitmiyor musunuz?.. Maigret onunla kt. Kz nikelajl bisikletini gidonundan yakalad ve bir kadnnki gibi imdiden hallice kalalarn birazck sallayarak onunla birlikte yrd. - Ne gzel lke, deil mi?.. Zavall Conrad, artk gremeyecek!.. Plajlar yarn alyor!.. Gemi yllarda her gn gelirdi... Bir saat suda kalrd... Maigret yere bakarak yryordu II Baes'in Kasketi

Maigret, her zamankinin tersine, zellikle topografik nitelikte birka maddi ayrnty not etti ve aslna baklrsa burnu koku alm gibiydi, nk daha sonra zmn dakika ve metrelere bal olduu ortaya kacakt. Liewens'lerin iftlii ile Popinga'larn evi arasnda aa yukar 1200 metre vard. Her iki ev de kanal kysndayd ve birinden tekine gitmek iin ekek yolunu izlemek gerekiyordu. Delfzijl'i Groningen'e balayan ok daha geni ve derin bir kanaln, Ems Kanal'nn yapmndan beri hemen hemen pek kullanlmayan bir kanald buras. Balk iinde, ylankavi, gzel aalarla glgelenmi bu Amsterdiep, artk tomruk tamaclndan ve dk tonajl birka geminin geiinden baka bir ie yaramyordu. Uzaklarda iftlikler. Bir gemi onarm tersanesi. Popinga'lardan kp iftlie giderken, hemen otuz metre ilerde Wienands'larn villas grnyordu. Sonra inaat halinde bir ev. Ardndan geni bo bir alan ve tomruk ynlaryla tka basa dolu antiye. antiyeyi geince kanalla yolun oluturduklar dirsekten sonra yeniden bo bir alan. Oradan Popinga'larn pencereleri ve tam solda kasabann teki yanndaki beyaz fener apak grnyordu. - Bu dner kl bir fener mi? diye sordu Maigret. - Evet. - yle ki geceleyin yolun bu ksmn aydnlatmas gerekir... - Evet! dedi kz gene, ho bir any hatrlatmasna hafife glerek. - klar in pek ho bir ey deil! diye bitirdi szn Maigret. Szm ona daha kestirme bir yoldan gitmesi gerektiinden aslndaysa onunla birlikte grnmemek iin Popingalarn evine gelmeden ayrld. Maigret durmad. Ev moderndi, tuladand, nnde kk bir bahesi, sada bir patika solda serbest bir alan. Topu topu be yz metre uzaklktaki kasabaya gitmeyi yeledi. Bylece kanal limandan ayran eklze geldi. Havuz yan yana balanm, direkleri dikilmi ve yzen bir dnya oluturan yz ila yz tonajlk gemilerle kaynyordu. Soldaki Van Hasselt Oteline girdi. Ahap kaplamalar prl prl cilal, bira, ard ve cila karm bir kokunun dalgaland lo bir salon. Byk bir bilardo masas. Gazetelerle kapl bakr ubuklu bir masa. Maigret'nin ieri girmesiyle kede oturan bir adam kalkp ona doru geldi. - Fransz polisinin bana gnderdii kii siz misiniz? ok keskin hatl, uzun yz, bakalit gzlkleri ve fra gibi kesilmi gr salaryla, uzun boylu, zayf kemikli biriydi. - Kukusuz siz Profesr Duclos olmalsnz! diye karlk verdi Maigret. Onun bu kadar gen olacan dnmemiti. Duclos otuz be otuz sekiz yalarnda olmalyd. Ama onda Maigret'yi arpan anlatlmaz bir eyler vard. - Nancy'li misiniz? - Daha dorusu orada niversitede bir sosyoloji krssne sahibim... - Ama Fransa'da domadnz! Bu i kk bir savaa dnyordu. - svire'nin Franszca konuan kesimindenim. Fransz uyruuna getim. Btn renimimi Paris'te ve Montpellier'de yaptm... - Ve Protestansnz... - Bunu nerden anlyorsunuz? Hibir eyden! Her eyden! Duclos komiserin iyi bildii bir insan kategorisindendi. Bilim adamlar. Aratrma iin aratrma! Fikir iin fikir! Hal ve tavrda ve yaam biiminde belli bir katln yan sra uluslararas ilikilere ilgi, konferanslara, kongrelere, yabanclarla yazmalara duyulan tutku. Kl bile kprdamayan bir adama bu terim ne derece uyar ama olduka sinirliydi. Masasnda bir ie maden suyu, iki kaln cilt ve yaylm ktlar. - Sizi izlemekle grevli polis memurunu gremiyorum... - Buradan ayrlmayacama dair namus sz verdim... unu bilin ki, Emden, Hamburg ve Bremen'de edebi ve bilimsel kurulular beni bekliyorlar... Bu kentte konferanslar vermem gerekiyor... eyden... nce... ri yar sarn bir kadn, otelin patroniesi grnd ve Jean Duclos Hollandaca ona ziyaretinin kim olduunu aklad. - Ben ne olur ne olmaz diye bir polis gnderilmesini istemitim. Gerekten de esrar zerler, umarm... - Neler bildiinizi bana anlatr msnz? Maigret kendini bir iskemlenin stne brakarak: - Bir Bols!.. Byk bir bardakta...

- te size nce tam lekte hazrlanm planlar... Size bir kopyasn verebilirim. lkinde Popinga'larn evinin zemin kat var, koridor solda, sada salon, sonra yemek odas, onun arkasnda mutfak; arkasnda Popinga'nn teknesini ve bisikletini koyduu hangar. - Hepiniz salonda mydnz? - Evet... ki kez Madam Popinga, sonra Any ay yapmak iin mutfaa gittiler, nk hizmeti yatmt. te birinci katn plan: arkada, tam mutfan stnde bir banyo, n tarafta iki oda, solda Popinga'larn odas, sada, ayn zamanda Any'nin yatt, alma odas ve en arkada bana tahsis edilen oda... - Maddi olarak hangi odalardan ate edilebilir? - Benim odamdan, banyodan ve zemin kattaki yemek odasndan... - Bana o akam anlatn. - Konferansm tam bir zafer oldu... u grdnz salonda toplanmtk... Dernek balolar, ziyafetler ve tiyatro gsterilerinin yapld, kt elenklerle sslenmi uzun bir salon. Bir atonun parkn temsil eden dekorlarla ssl bir sahne. . - Daha sonra Amsterdiep'e yneldik... - Rhtmlar boyunca m? Bana kim kimin ardnda yryordu syler misiniz? - Ben, ok kltrl bir kadn olan Madam Popinga ile ndeydim. Conrad Popinga, srtarak glmekten baka bir ey bilmeyen ve benim sohbetimden tek kelime anlamayan u aptal ifti kzyla krtrmaktayd. Wienands'lar, Any ve Popinga'nn gen rencisi, clz olann biri... - Eve geldiniz... - Size katillerin sorumluluundan sz ettiimi sylemi olmallar. Madam Popinga'nn Hukuk Fakltesini bitiren ve bu ders yl retmenlik yapacak olan kz kardei bana birka ayrnt sordu. Bir cinayet olaynda avukatn rol zerinde konumaya balamtk. Sonra adli polisten sz ettik ve ben ona Viyanal Profesr Grosz'un eserlerini okumasn salk verdiimi hatrlyorum. Ben hibir suun cezasz kalamayaca tezini savunuyordum. Parmak izleri, her trl ipucunun analizi, sonu karmalar konusunda uzun uzun aklamalar yaptm... Buna karlk Conrad Popinga kalkm bana inatla Radio- Paris 'yi dinleteceim diye tutturmutu. Maigret hafife glmsedi. - Baard da! Jaz alyordu. Popinga gidip bir ie konyak getirdi ve bundan imeyen bir Fransz grmekten ard. O iti, iftinin kz da... Pek neeliydiler. Dans ettiler... "Paris'teki gibi..." diye pek seviniyordu Popinga. - Onu pek sevmiyordunuz! dedi Maigret. - Tatsz bir kocaolan. Wienands ise matematikle pek megul olduu halde, bizi dinliyordu... Bebeklerinden biri alad... Wienands'lar gitti... ifti gzeli pek heyecanlyd... Conrad onu evine gtrmeyi nerdi ve ikisi bisikletle gittiler. Madam Popinga beni odama gtrd. Valizimdeki birka evra dzene koydum. Hazrlamakta olduum bir cilt iin notlar alyordum ki odamdan ate edildiine inanasm gelecek kadar yakndan bir el ate edildiini duydum. Dar frladm. Banyo kaps aralkt. Kapy ittim. Pencere ardna kadar akt. Bahede bisikletlerin durduu hangarn yaknndan birinin soluu iitiliyordu. - Banyoda k yanyor muydu? - Hayr. Pencereden eilip baktm. Elim bir tabancann kabzasna dedi, mekanik olarak tabancay yakalamm. Hangarn yaknnda uzanm bir cisim fark ediyordum, inmek istedim. Deliye dnm bir halde odasndan dar frlayan Madam Popinga'ya arptm. kimiz birden merdivene kotuk. Daha mutfa gememitik ki, aknlndan kombinezonla aa inmi olan Any ile karlatk. Onu tandnzda daha iyi anlayacaksnz. - Ya Popinga? - Yar lyd... Bir eliyle gsne bastrarak yuvalarndan frlam bulank gzlerle bize bakyordu. Onu kaldrmaya alrken, kaskat kesildi. Kalbine isabet eden bir kurunla lmt. - Btn bildiiniz bu mu? - Jandarmaya telefon edildi, doktora... Wienands'lar arld, gelip bize yardm ettiler. Tuhaf bir rahatszlk hissediyordum. Beni elimde tabancayla grdklerini unutmutum. Jandarmalar beni ard, benden aklama istediler. Nazike buradan ayrlmamam rica ettiler. - Bu olay olal on gn m oluyor? - Evet. Ben problemi zmeye abalyorum, nk gerekten tam bir problem bu. Bakn u ktlara. Maigret sz konusu ktlara gz bile atmadan piposunu boaltt. - Otelden dar kmyor musunuz? - kabilirim, ama bir mesele kmasn istemiyorum. rencileri Popinga'y ok severmi, kasabada her admda onlarla karlaabilirsiniz. - Hibir somut ipucu bulunamad m? - zr dilerim! Kendi bana aratrma yapan ve henz bir yntemi olmasa da, sonuca ulaacan umut eden Any ara sra bana havadis getiriyor. nce unu bilin ki, banyo kveti t masasna dnen tahta bir

kapakla kapl. Ertesi gn bu kapak kaldrlm ve evde hi kimsenin grmedii eski bir denizci kasketi bulunmu. Zemin katnda, aratrmalar sonunda yemek odasnn hals zerinde ne Popingalarn, ne Wienands'larn ne de gen rencinin imediine inandm trden siyah Manila ttnnden bir puro izmariti bulunmu. Bense azma puro koymam. Oysa yemek odas yemekten hemen sonra sprlmt. - Bunu nereden karyorsunuz? - Hibir yerden, deyiverdi Jean Duclos, saatimden. Sizi ta uzaklardan buralara getirttiim iin zr dilerim. stelik lkenin dilini bilen bir polis seebilirlerdi. Siz bana, aleyhimde tedbirler alnmas durumunda, resmen itiraz etmek eklinde yararl olacaksnz. Maigret gerekten de pek tatl bir glle glmserken bir yandan da burnunu kamaktayd. - Evli misiniz Msy Duclos? - Hayr. - Ve daha nce ne Popinga'lar, ne kk kz karde Any'yi ne de oradaki insanlardan herhangi bir birini tanmyordunuz. - Hibirini. Onlar benim adm duymulard. - Elbette! Elbette!.. Ve cetvelle izilmi iki plan masadan ald, cebine soktu, apkasnn kenarna dokunarak selam verdi ve kp gitti. Polis merkezi modern, konforlu ve aydnlkt. Maigret'yi bekliyorlard. stasyon efi onun geldiini haber vermiti ve onu hl gremedikleri iin akndlar. Evine girer gibi ieri girdi, mevsimlik pardssn kard, apkasn bir eyann stne koydu. Groningen'den gnderilen mfetti ar, azck yapmackl bir Franszca konuuyordu. Dikkati eker kibarlkta, uzun boylu, kupkuru bir delikanlyd, her lafn sanki unlar sylemek isteyen minik selamlarla .tamamlyordu: - Anlyor musunuz? Anlatk m? Aslna baklrsa Maigret laf onun azna tkamt. - On gndr bu olayn stnde olduunuza gre saatleri kontrol etmisinizdir... - Hangi saatleri? - Mesela kurbann Matmazel Beetje'yi evine gtrp geri dnmesine kadar ka dakika getiini renmek ilgin olabilirdi... Durun!.. Matmazel Beetje'nin iftlie admn kata attn da renmek istiyorum, onu orada bekleyen babas buna cevap verebilir. Ve nihayet gen Cor okul gemisine ne zaman dnm, herhalde gemide bir nbeti vardr. Polis memurunun can sklr gibi oldu, aklna bir ey gelmi gibi aniden yerinden kalkt, odann ucuna doru yryerek, gidip tamamen paavraya dnm bir denizci kasketi ile dnd. Abartlm bir yavalkla unlar dkld azndan: - Kvetin iinde bulunan bu eyann sahibini bulduk... Bu bizim Baes dediimiz bir adam. Franszcadaki patron gibi... Acaba Maigret dinliyor muydu ki? - Onu tutuklamadk, nk izlemek istiyoruz, hem kendisi buralarda ok sevilen biridir. Ems'in azn bilir misiniz? Kuzey Denizinden gelince buradan on iki deniz mili kadar akta kumul adalar vardr, gece gndz eitliindeki byk deniz kabarmalarnda nerdeyse tamamen sular altnda kalrlar. Bu adalardan birinin ad Workum'dur. Adamn biri ailesi, hizmetkrlar ile oraya yerleti ve hayvan yetitirmeyi kafasna koydu... te Baes bu... Devletten tevik ald, nk devaml beslenmesi gereken bir ocak var. Hatta tek sakini olduu Workum'a belediye bakan bile atadlar onu. Motorlu bir sandal var, onunla adas ile Delfzijl arasnda gider gelir. Maigret hl kln bile kprdatmyordu. Polis memuru gz krpt. - Acayip bir herif! Kaya gibi salam, altmlk bir adam. kz var, onlar da onun gibi birer korsan... nk... Dinleyin... Bunlar anlatlacak eyler deil. Delfzijl'e zellikle Finlandiya'dan ve Riga'dan kereste geldiini biliyorsunuz. Bunlar getiren vapurlar bir ksmn gverteye yklyorlar. Ykler zincirlerle balanyor. Oysa, tehlike halinde zincirleri zme ve gemi tamamen elden gitmesin diye gvertedeki yk denize boaltma emri verilmitir kaptanlara. Hl anlamadnz m? Gerekten de Maigret'nin btn bu hikyelerle ilgilenir gibi bir hali yoktu. - Baes kt biri. Buraya gelen btn kaptanlar tanyor. Onlarla anlamann yollarn biliyor. Bylece, adalara doru en azndan bir zinciri kesmek iin her zaman bir neden var. Birka ton kereste denize gidiyor, gel- gitler de bunlar bir gzel Workum kumsalna atyor. Enkaz hakk. imdi anladnz m? Baes kaptanlarla blyor. Kasketi de kvette bulunuyor. Bir tek ey can skyor: o sadece pipo ier. Ama kesinlikle yalnz deildi bu ite... - Hepsi bu mu?

- Pardon! Her yerde tandklar olan ya da eskiden yle olan Msy Popinga, on be gn nce Finlandiya'nn Delfzijl konsolos yardmclna atanmt. Sarn, sska delikanl zafer kazanm gibiydi, honutluktan soluk soluayd. - Cinayet gecesi gemisi neredeydi? - Delfzijl'de, rhtmda... Eklzn yaknnda. Baka bir deyile evin be yz metre tesinde. Maigret piposunu kartryor, broda gidip geliyor, tek bir kelimesini bile anlamad raporlara bakyordu donuk gzlerle. - Baka hibir ey bulamadnz m? diye sordu aniden ellerini cebine sokarken. Polis memurunun kzardn grnce biraz ard. - Siz nceden biliyor muydunuz? Kendini toparlad. - uras gerek ki btn bir leden sonray Delfzijl'de geirmisiniz... Fransz usul... Sklarak konuuyordu. - Bu tanklk bir deer tar m bilmiyorum... Drdnc gnd... Madam Popinga geldi... Bana konusun mu konumasn m diye rahibe dantn syledi. Evi biliyor musunuz? Daha grmediniz mi? Size bir plan verebilirim. - Mersi. Benim bir tane var! dedi komiser plan cebinden kararak. Beriki, afallam, devam etti: - Popinga'nn odasn gryor musunuz? Pencereden, iftlie giden yolun ancak.ok kk bir ksm grnyor. Tam fenerin klaryla, on be saniyeden on be saniyeye aydnlanan ksm. - Ya Madam Popinga, kskanp kocasn izliyor muymu? - Bakyormu. iftlie doru giden iki bisikletin getiini grm. Sonra da dnen kocasnn bisikletini... Daha sonra, hemen arkasndan, yz metre arkadan Beetje Liewens'in bisikletini... - Yani baka bir deyile Conrad Popinga onu geirdikten sonra, Bettje tek bana Popinga'larn evine geri dnm. Ne diyor bu konuda? - Kim? - Gen kz... - Henz hibir ey. Onu hemen sorguya ekmek istemedim. Bu ok ar olur. Belki de siz sylediniz o sz... Kskanlk! Anlyor musunuz?.. Msy Liewens Konsey yesidir... - Cor saat kata okula dnm? - Bunu biliyoruz ite. Gece yarsn be gee - Ya ate kata ald? - Gece yarsna be kala... Yalnz kasket, bir de puro var... - Onun da bisikleti var m? - Evet... Burda herkes bisiklet kullanr. ok pratik... Ben de... Ama Cor o akam bisikletini almam... - Tabanca incelendi mi? - Ya! Conrad Popinga'nn tabancasym... Ruhsatl bir tabanca... Her zaman iinde alt mermiyle, komodinde dururmu. - Ate ka metre teden alm? - Aa yukar alt... (Alt diye telaffuz ediyordu!) Banyo penceresinin uzakl bu kadar... Msy Duclos'nun odasnn penceresi de bu mesafede... Belki de ate yukardan edilmemi olabilir... Bilemiyoruz, nk retmen bisikletini park ederken eilmi olabilir... Yalnz bir kasket var... Ve puro, aklnzdan karmayn! - Hay iine edeyim u puronun! diye homurdand Maigret dilerinin arasndan. Ve yksek sesle, - Matmazel Any'nin, kz kardeinin verdii ifadeden haberi var m?. - Evet. - Ne diyor buna? - Hibir ey demiyor. ok bilgili bir gen kz o. Fazla konumuyor. teki kzlar gibi deil... - irkin mi? Aslnda Maigret'nin laf her kesiinde Hollandal'y yerinden hoplatacak bir yan vard. - Gzel deil! - yi. Yani irkin! Siz diyordunuz ki:.. - Katili bulmak niyetinde... alyor... Raporlar okumak istedi. Rastlantnn bu kadar. Zevksizlie teet geen bir arballkla giyinmi kolunun altnda deri bir i antas ile gen bir kz ieri girdi. Dosdoru Groningen'den gelen polis memurunun nne gitti. Yabancy grmeden ya da onu hie sayarak kendi dilinde bcr bcr konumaya koyuldu.' Beriki kzard, arln bir bacaktan tekine geirdi, toparlanmak iin evraklar dzeltti, gzyle Maigret'yi iaret etti. Ama kz Maigret'yi hie saymakta direniyordu. Hollandal baka are kalmaynca piman olmu gibi Franszca konutu:

- Bizim topraklarmz stnde soruturmalara girmenize yasalarn izin vermediini sylyor. - Matmazel Any bu mu? Biimsiz bir yz. Disiz haliyle bile bundan daha irkin olamayaca, eri br dilerle kocaman bir az. Yamyass bir gs. Koca ayaklar. Ama hepsinden nemlisi insan sinir eden bir bamsz kadn gveni. - Evet... Yazl yasalara gre, hakl... Ama ben ona usulden olduunu... - Matmazel Any Franszca biliyor deil mi? - Sanrm... Gen kz, kln bile kprdatmadan, burnu havalarda, kendisini hi ilgilendirmiyormua benzeyen bu ikili konumann sonunu bekledi. - Kk hanm, dedi Maigret abartlm bir incelikle, size sayglarm sunmaktan onur duyarm... Adli polisten, komiser Maigret... Btn bilmek istediim, Matmazel Beetje ve onun Cornelius ile olan ilikileri hakknda ne dndnz.. Glmsemeye alt. Zorlama ve mahcup bir glmseme. Maigret'ye, ardndan yurttana bakt, berbat bir Franszcayla kekeledi: - Ben... ben... Pek anlayamyorum... Ve bu aba onun kulaklarna kadar kzarmas iin yetip de artmt bile; baklaryla yardm istiyordu. IlI Rhtm Fareleri Kulb

Mavi ketenden kaba stlkleri, gemici kasketleri ve cilal tahta sabolar, kimi kasabann kapsna yaslanm, - kimi iskele babalarna dayanm, kimi de geni paalarnn antsallatrd bacaklar stnde dikilmi on iki kii kadardlar. Sigara tttryorlar, ttn iniyorlar, en ok da tkrp duruyorlard ve bir sz zerine ikide birde kalalarna vura vura kahkahalarla glyorlard. Onlardan birka metre tede, gemiler. Arkada mendirekler arasna gmlm kk kasaba. Biraz daha ilerde bir vin bir gemiden kmr boaltyordu. Balangta gruptaki adamlar warf boyunca gezinen Maigret'yi fark etmemilerdi. Bu yzden komiser onlar rahat rahat izleyecek zaman bulmutu. Delfzijl'de bu gruba alay yollu Rhtm Fareleri Kulb dendiini biliyordu. Kimseden bir ey duymad halde, bu denizcilerden pek ounun gnlerinin byk bir blmn, yamur gne demeden ayn noktada tembel tembel gevezelik ederek ve yeri tkrk yamuruna tutarak geirdiklerini kefetmesi iten deildi. lerinden biri, drt yz tonajl gzel yelkenli gemiler olan klipper sahibiydi; teknelerden biri Ems'te ilerlemekteydi ve az sonra limana girecekti. Daha az prltl insanlar da vard aralarnda, aman aman bir kalafat yapmasna gerek olmayan bir kalafat ile kullanlmayan eklzde grevli, resmi kasketli biri. Ama tam ortadaki babacan bir tip, yalnzca en iri kym, en kap gibi, en pancar suratl olduundan deil, ama insan onda daha gl bir kiiliin varln hissettii iin, hepsini glgede brakyordu. Tahta sabolar. Gemici ceketi. Kafasnda henz ban biimini alamam bu yzden de komik kaan yepyeni bir kasket. Daha ok Baes diye arlan, arkadalarnn anlattklarn dinlerken bir yandan da ksack toprak bir pipo tttren bu adam Oosting'di. Belli belirsiz glmsyordu. Arada bir piposunu azndan karyor duman dudaklarnn arasndan tatl tatl salveriyordu. Hafife nasrlam bir deri. Kaba saba hdk biri, ama yumuack baklar ve btn kiiliine hkim tatl sert bir hava. Baklar rhtmda on be metre kadar uzakta bal duran bir gemiye evrilmiti. Sratli, biimli bir tekne, eski bir yat olmal, ama pis, perian bir halde. Bu onun teknesiydi ve bulunduu yerden daha ilerde yirmi kilometre geniliindeki Ems, ta uzaklarda Kuzey Denizi'nden baka bir ey olmayan bir harelenmeyle ilerde bir yerlerde Oosting'in mlk Workum adasnn kzl kumsal eridi grlebiliyordu. Akam oluyordu ve gnbatmnn kzl alevleri bu tulal kasabay daha da kzllatryor, bakmdaki bir yk gemisinin sleninin havuzun suyu zerinde titreen yansmalarn atee veriyordu. Baes'in baklar yava yava orada burada gezinirken, Maigret'yi de adeta manzarann iine ald. Yeilimsi mavi gzbebekleri minnackt. Bir an komisere taklp kaldlar, sonra adam sabolarna vura vura piposunu temizledi, tkrd, cebinde domuz derisinden ttn kesesini arad ve daha bir keyifle duvara yasland.

O andan itibaren Maigret, ne bir alm, ne de bir meydan okuma tamayan bu bak, bu sakin ama gene de kaygl bak, lp bien, hesap kitap yapan bak zerinden bir an bile eksik hissetmedi. Komiser, Hollandal mfetti Pijpekamp'tan bir randevu aldktan sonra, polis merkezinden daha nce kmt. Any orada kalmt ama ok gemeden evrak antas koltuunun altnda, vcudu hafife ne eik, sokaktaki hayhuyla hi ilgilenmeyen bir kadn havalarnda, hzl admlarla geip gitti. Maigret ona deil, onu uzun bir sre, alnn daha da krtrarak baklaryla uzun uzun izleyen daha sonra da Maigret'ye dnen Baes'e bakt. Maigret, o anda, ne yaptnn pek de farknda olmadan, konumay kesen gruba doru ilerledi. On adet surat hafif bir aknlkla ona doru dnd. . Maigret Oosting'e dnerek: - zr dilerim! Franszca biliyor musunuz? Baes kprdamad, dnr gibi oldu. Yannda duran sska gemici aklad: - Frenchman! French- politie! Bu belki de Maigret'nin meslek yaamndaki en garip anlardan biriydi. Konutuu kii bir an gemisine dnp baktktan sonra tereddt eder gibi oldu. Komisere kendisiyle birlikte gemiye kmasn sylemek istedii akt. Mee kaplama, kk bir kamara fark edilmekteydi, bir pusula, kardanl lamba... tekiler beklemekteydiler. Azn at. Sonra aniden karar vermi gibi omuz silkti: - Aptalca bir ey bu!.. Byle sylememiti. Grtlaktan kan atlak bir sesle konuuyordu: - Yok anlamak... Hollandsch. English... Matem peesiyle, Amsterdiep yoluna sapmak zere kanaldaki kprden geen Any'nin siyah silueti grnyordu. Baes Maigret'nin yepyeni kasketine frlatt bak yakalad ama etkilenmi grnmedi. Hatta dudaklarnda bir glmsemenin glgesi dolat. O anda komiser, bu adamla be dakikack bile olsa kendi dilinde konuabilmek iin neler vermezdi. yi niyetle ngilizce bir iki kem km etti, ama aksan yle berbatt ki kimse bir ey anlamad. - Yok anlamak!.. Hi kimse anlamamak! diye steledi daha nce sze karan adam. Maigret bilmecenin tam kalbine dokunduu duygusuyla allak bullak ama karlkl anlamann olanakszlyla oray terk ederken, onlar da sohbetlerine braktklar yerden devam ettiler. Maigret birka dakika sonra geri dnd. Liman Fareleri Grubu gnbatmnda hl gevezelik ediyordu ve gnein son klar yz hl komisere dnk olan Baes'in ablak suratn bsbtn pancarlatryordu. Maigret o ana kadar bir bakma dramn etrafnda dnp durmu ve o daima ok zor olan, yasl eve ziyareti en sona brakmt. Kapy ald. Saat alty biraz geiyordu. Bunun Holandallar iin akam yemei vakti olduunu aklna getirmemiti ve t pt bir hizmeti kapy anca yemek salonunda masadaki iki kadn grd. yi yetitirilmi yatl rencilerin biraz baston yutmu telayla ikisi birden ayn anda ayaa kalktlar. Tepeden trnaa siyahlar iindeydiler. Masada ay, incecik kesilmi ekmek dilimleri ve jambon eitleri vard. Havann kararm olmasna ramen lambay daha yakmamlard ama nndeki zgaralardan alevleri grnen bir gaz sobas alacakaranlkla boumaktayd. Elektrik dmesini evirmek Any'nin aklna geldi, bu arada hizmeti de gidip perdeleri kapad. - zr dilerim dedi Maigret. Sizi rahatsz ettiim iin, stelik de yemek saatinde geldiim iin ok zgnm... Madam Popinga beceriksizce bir koltuu iaret etti, skntyla evresine baknrken kz kardei odann olabildiince uzak bir kesine ekildi. Burada da iftliktekine benzer bir hava vard. Modern ama yumuak bir modernlikte mobilyalar. Sekin ve kasvetli bir uyum oluturan bouk, tonlar. - Siz ey iin mi... Madam Popinga'nn alt duda bkld ve aniden kopan bir hkr zapt etmek iin mendilini azna gtrmek zorunda kald. Any hareketsizdi. - zr dilerim... Ben sonra geleyim... Kadn olmaz iareti yapt. Soukkanlln toplamaya abalyordu. Kz kardeinden birka ya byk olmalyd. Uzun boyluydu, ok daha kadncayd. Yanaklarnda bir tutam krmzlk, bir iki kr sala, izgileri daha biimliydi. Ve btn davranlarnda gizli bir kibarlk! Maigret onun bir okul mdrnn kz olduunu, birka dili kusursuz konutuunu, ok kltrl olduunu hatrlad. Ama bunlar onun ekingenliini, en kk bir eyin allak bullak ettii kk kasabal burjuva kz ekingenliini engellemiyordu.

Kadnn en kat Protestan tarikatlarndan birine bal olduu, Delfzijl'de yardmseverlik ilerini, kadn fikir derneklerini ynettii de geldi aklna... Kadn kendini toparlamt. Yardmm istermiesine kz kardeine bakyordu. - Balayn!.. nanlmaz bir ey deil mi?.. Conrad!.. Herkesin sevdii bir insan... Baklar bir keye yerletirilmi radyo ykselticisine takld ve gzlerinden yalar boanacak gibi oldu. - Tek elencesi buydu... diye kekeledi. Bir de teknesi, yazn akamlar Amsterdiep'te... ok alyordu. Bunu kim yapm olabilir?.. Ve Maigret'nin hibir ey dememesi zerine, daha da pembeleerek, ancak kendisine saldrlmas halinde kullanabilecei bir tonla ekledi: - Hi kimseyi sulamyorum... Bilemiyorum... nanmak istemiyorum, anlyor musunuz?.. Polis, profesr Duclos olduuna inanyor, nk elinde tabancayla km. Ben hibir ey bilmiyorum... ok korkun bir ey bu. Biri Conrad' ldrsn!.. Neden? Neden o? Hem hrszlk amacyla da deil. O halde? - Siz pencereden grdklerinizle ilgili olarak polisle konumusunuz... Daha da kzard. Bir eliyle, kurulu masaya dayanm, ayakta duruyordu. - Yapp yapmamam gerektiini bilemiyordum. Beetje'nin bir ey yapmadn dnyorum... Sadece grdm, tesadfen... Bana en kk ayrntlarn bile soruturmaya yararl olabileceini sylediler... Rahibe gidip dantm... Konumam syledi... Beetje iyi bir kzdr... Gerekten de, kim yapt bilemiyorum!.. uras muhakkak ki tmarhaneye kapatlmas gereken biri... Szckleri ok rahat sralyordu. Franszcas dzgnd, sadece biraz dili alyordu. - Any bana sizin Paris'ten geldiinizi anlatt. Conrad iin. insan buna inanabilir mi?.. Daha sakindi. Hl ayn kede duran kz kardei yerinden kprdamamt ve Maigret onu, bir aynann iinden yle bir grebiliyordu. - Herhalde evi dolamak istersiniz!.. Buna razyd. Gene de iini ekti: - eyle gitmek ister misiniz? Any... Komiserin nnden siyah bir elbise geti. Ardndan yepyeni bir halyla kapl merdivenden kt. On yllk bile olmayan ev, ii bo tula ve am gibi hafif malzemeyle bir biblo gibi ina edilmiti. Ama ahap kaplamalarn zerindeki renkler her eye bir tazelik veriyordu. lk alan banyonun kaps oldu. t masas olarak da kullanlan tahta kapak kvetteydi. Maigret pencereye eildi, bisiklet ardiyesine, pek bakml sebze bahesine ve krlarn tesinde pek az evin iki katl olduu, katn ise hi grnmedii Delfzijl kasabasna bakt. Any kapda bekliyordu. - Grne baklrsa siz de kendi banza bir aratrma yapyorsunuz! dedi ona Maigret. rkildi ama cevap vermedi kz, telala profesr Duclos'nun odasn at. Bakr karyola. Kzl amdan elbise dolab. Yerde muamba. - Bu kimin odasyd? Azndan bir sz kmas iin kendini zorlad: - Benim... geldiimde... - Sk sk geliyor muydunuz? - Evet... ben... Tam bir utangalkt. Sesler boaznda lp, dmleniyordu. Baklaryla yardm ister gibiydi. - O halde, profesr burada kaldndan siz enitenizin alma odasnda yattnz, yle mi?.. Kz bayla onaylad, odann kapsn at. st, aralarnda jiroskopik pusula ve herz dalgalaryla gemi idaresi zerine yepyeni ciltlerin de bulunduu, kitaplar yl bir masa vard. Sekstanlar. Duvarda Conrad Popinga'y Asya'da, Afrika'da birinci zabit ya da svari niformasyla gsteren fotoraflar. Bir Malezya silahlar koleksiyonu. Japon mineleri. Drt ayak stnde birka hassas lm aleti, ve Popingann onarmaya alt, paralar sklm bir pusula. Mavi reps kumayla rtlm bir divan. - Kz kardeinizin odas nerede?.. - Yanda... alma odasndan hem profesrn odasna hem de daha zenli denmi olan Popinga'larn odasna giriliyordu. Yatan baucunda kaymak tandan bir lamba. Olduka gzel bir Acem hals. Tropik aalardan mobilyalar. - Siz alma odasndaydnz... dedi Maigret dalgn dalgn. Evet iareti. - O halde, profesrn odasndan ya da kz kardeinizin odasndan gemeden oradan kamazdnz. Yeniden evet iareti. - Oysa profesr odasndayd. Kz kardeiniz de...

Kzn gzleri kocaman oldu, grlmemi bir uyuuklukla azn at. - yle mi dnyorsunuz?.. Maigret her odada gezinerek homurdand. - Hibir ey dndm yok! Aratryorum! Baz eyleri ayklyorum! Ve u ana kadar, mantken ayklanan bir tek siz varsnz, meer ki Duclos'nun ya da Madam Popingann su ortaklna inanmayaym!.. - Siz... siz... Maigret aldrmadan kendi kendine konuur gibi devam etti: - Duclos ate etmi olabilir, hem kendi odasndan, hem de banyodan, bu ak!.. Madam Popinga da banyoya girmi olabilirdi... Ama ate edilmesinden hemen sonra oraya giren profesr onu grmemi... Tam tersine! Onu birka dakika sonra odasndan karken grm... Kz utangalndan biraz syrlyor muydu ne? Bu teknik aklama sayesinde niversite rencisi, gen kz kimliine baskn kyordu sanki. - Aadan ate edilmi olabilir... dedi, baklar daha keskin, sska vcudu gepgergindi. Doktor dedi ki... - Yine de enitenizi ldren tabanca Duclos'nun elinde tuttuu tabanca pekl. Meer ki katil onu pencereden birinci kata frlatmasn... - Neden olmasn? - Doru ya! Neden olmasn? Ve kz beklemeden, kendisine ok darm gibi gelen ve arl altnda basamaklar gcrdayan merdivenleri indi. Popinga'y salonda, nerdeyse terk ettii andaki ayn yerde ayakta buldu. Any peinden gelmiti. - Cornelius buraya sk sk gelir miydi? - Hemen hemen her gn... Haftada yalnz gn ders alyordu, sal, perembe ve cumartesi... Ama teki gnler de gelirdi. Ailesi Hint Adalar'nda yayor. Bir ay nce annesinin ld haberini ald, o mektubu aldnda kadn oktan gmlmm bile... O zaman... - Ya Beetje Liewens? Bir gerginlik hissedildi. Madam Popinga Any'ye bakt. Any gzlerini indirdi. - Gelirdi... - Sk sk m? - Evet... - Siz mi davet ederdiniz onu? Rahatszlk daha keskinleiyor, daha elle tutulur hale geliyordu... Maigret gerei bulma yolunda olmasa bile, hi olmazsa evdeki hayatn iine szma yolunda ilerlediini hissediyordu. - Hayr... evet... - Sizinle ve Matmazel Any ile ayn karakterde olmadn sanyorum onun? - ok gen bir kz, deil mi? Babas Conrad'n arkadalarndandr... Bize elma, ilek, krema filan getirirdi... - Cor'a k deil miydi? - Hayr!.. Bu pek kesin olmutu. - Siz onu pek sevmez miydiniz? - Neden sevmeyeyim?.. O gelirdi... Glerdi... Durmadan konuurdu... Ku gibi, cvl cvl, anlyor musunuz?.. - Oosting'i tanyor musunuz? Evet... - Kocanzla ilikisi var myd? - Geen yl, gemisine yeni bir motor taktrmt... O zaman Conrad'a danmt... Conrad ona planlar hazrlad... Zeehond tutmaya gittiler birlikte... Franszca nasl denir? Kpek... evet, kpek bal, camgz, kum setlerinde... Ve aniden: - Siz ey mi dnyorsunuz...? Kasket, belki de?.. Bu olanaksz... Oosting!.. Ve yeniden allak bullak olup haykrd: - Oosting de olamaz!.. Hayr! Hi kimse... Hi kimse Conrad' ldrm olamaz... Siz onu tanmadnz... O... o... Ban evirdi, alyordu nk. Maigret gitmeyi tercih etti. Ona el uzatmadlar, o da aznn iinde zrler dileyerek hafife eilmekle yetindi. Darda kanaldan gelen nemli serinlik yakalad onu. teki kyda ise, gemi onarm antiyesinden pek de uzak olmayan bir yerde, niformal bir Denizcilik Okulu rencisi ile konumakta olan Baes'i fark etti. Alacakaranlkta ikisi de ayakta duruyordu. Oosting hararetle tartr gibiydi. Delikanl ban emiti ve solgun oval yznden baka bir ey grnmyordu.

Maigret onun Cornelius olabileceini anlad. Mavi uha kolun zerinde siyah bir erit fark edince iyice emin oldu. IV Amsterdiep'te Yzen Tomruklar

Bu kelimenin tam anlamyla bir gzetleme saylmazd. En azndan Maigret, hi de birini gzetledii duygusuna kaplmamt. Popinga'larn evinden kmt. Birka adm att. Kanaln te yannda iki kii fark etti ve annda onlar gzetlemek iin durdu. Saklanmad. Piposu dilerinin arasnda, elleri ceplerinde, olanca cssesiyle suyun kysnda ylece dikilmiti. Ama belki de adamlar kendisini zaten fark etmedikleri ve hararetli konumalarn srdrdkleri iin gerek duymamt saklanmaya; onlar heyecanlandran bir eyler olmalyd. ki adamn durduu kanal kysnda baka hi kimse yoktu. Bir antiyenin ortasnda ykselen hangarn kuru havuzunda kalaslarla desteklenmi iki gemi duruyordu. Sandallar suyun dnda rmeye terk edilmiti. Bir de, gene kanalda, suyun zerinde ancak bir iki metrelik bir boluk brakan ve manzaraya egzotik bir koku yayan aa ktkleri. Akam olmutu. Her yan bir alacakaranlk sarmt, bununla birlikte havadaki berraklk renkleri olanca saflyla ortaya karyordu Sessizliin younluu insan artyordu ve uzaklardaki bir bataklkta vraklayan bir kurbaa insan yerinden hoplatyordu., Baes hi durmadan konumaktayd. Sesini ykseltmiyordu. Ama kelimelerin stne basa basa konutuu, derdini anlatmak ya da szn dinletmek istedii anlalyordu. niformal delikanl, ba nde dinliyordu. Manzarada bir ei daha olmayan, iki i leke gibi duran beyaz eldivenler takmt. Birden i paralayc bir grlt koptu. Bu Maigret'nin arkasndaki ayrlkta anrt koyveren bir eekti. Bu da byy bozmaya yetti tabii. Oosting semaya doru anran hayvann bulunduu yne bakt, Maigret'yi grd, hi kprdamadan baklarn onun stnde gezdirdi. Yanndakine bir iki ift laf daha etti, ksa sapl toprak piposunu azna ald ve kasabaya yneldi. Bu hibir anlama gelmiyor, hibir ey kantlamyordu. Maigret de yryordu ve ikisi birlikte, her biri Amsterdiep'n bir yakasnda karlkl ilerliyorlard. Ancak Oosting'in gittii yol az sonra kydan ayrlyordu. Baes yeni hangarlarn arkasnda gzden kaybolmakta gecikmedi. Bir dakika kadar sabolarn tok sesi iitilmeye devam etti. Belli belirsiz bir hale dnda karanlk basmt. Kasabada ve kanal boyunca lambalar yanmaya balad, Wienands'larn evinden sonra, elektrik yoktu. Kimsenin oturmad teki ky ise kapkaranlkt. Maigret nedenini bilmeden geri dnd. Homurdand, nk eek umutsuzca bir anrt daha koparmt. Uzakta, evlerin ta ilersinde kanaln stnde dans eden iki beyaz leke grd. Bunlar Cornelius'un eldivenleriydi. nsan buna dikkat etmese hele hele su yzeyinin aalarla kapl olduunu unutsa manzara tam hortlaklkt. Bolukta kprdayan bu eller. Geceye karm bir vcut. Ve son elektrik lambasnn sudaki aksi. Artk Oosting'in ayak sesleri iitilmiyordu. Maigret en sondaki evlere doru yneldi, yeniden Popinga'larn evinin nnden, sonra yeniden Wienands'larn evinin nnden geti. Hl saklanmaya almyordu, ama kendisinin de gecenin karanlna kartn biliyordu. Eldivenleri gzleriyle izliyordu. Anlamt. Cornelius kanaln zerinde tek bir kpr bulunan Delfzijl'i dolamak iin, bir sal oluturan aa ktklerine basarak karya geiyordu. Ortada iki metrelik sranacak bir mesafe vard. Beyaz eller daha ok rpnmaya balad, hzl bir kvrm yapt ve su alkaland. Birka saniye sonra, Cornelius ky boyunca ilerlemekteydi, peinde de olsa olsa yz metre uzakta Maigret. Bu her iki taraf asndan da hi dnmeden oluvermiti, nk zaten Cornelius'un komiserin orada bulunduundan haberi bile yoktu. Daha ilk admda, ylesine uygun admdlar ki pistin gcrts birbirine karyordu. Maigret bunu fark etti, nk bir ara aya taklmt ve uygun admlar saniyenin onda biri kadar mutlak olmaktan kmt. Nereye gideceini bilmiyordu. Ama gene de gen adam yryn abuklatrdka onun admlar da daha sklamaktayd. Dahas var: yava yava ba dnmesi gibi bir eyle srklendiini hissediyordu. Balangta admlar uzundu, dzgnd. Ksald. Hzland.

Cornelius tam kereste deposunun nnden geerken, yaman bir kurbaa fasl patlak verdi ve kesin bir duraklama oldu. Cornelius korkuyor muydu? Yry yeniden balad, ama daha da dzensizlemiti, arada bir ayaklar yere srtnyordu, kimi zamansa tersine insana koacakm gibi gelen iki hzl adm. O andan itibaren sessizlik bitti, nk kurbaalar korosu susmak bilmiyordu. Btn geceyi dolduruyordu. Ve admlar hzlanyordu. Olay devam ediyordu: Maigret, dostu ile uygun adm yrmekten, nerdeyse onun ruhunu okur hale gelmiti. Cornelius korkuyordu! Hzl hzl yryordu, nk korkuyordu! Gidecei yere varmak iin tela ediyordu. Ama garip ekilli bir glgenin, odun ynlarnn, rm aalarn, al rpnn yanndan geerken bir aya saniyenin en fazla onda biri kadar havada kalyordu. Kanal dnd. Yz metre ilerde, iftlik ynnde, fenerin yla aydnlanan ksa aralk geliyordu. Ve gen adam bu kta sendeler gibi oldu. Geri dnp bakt. Koarak oray geti, gene dnp bakt. Oray gemiti ve Maigret sakin sakin ve olanca heybetiyle aydnlk kesime girerken, o hl dnp dnp bakmaktayd. Berikinin onu grmemesi olanakszd. Durdu. Soluk alacak kadar bir zaman. Tekrar yola koyuldu. Ik arkalarnda kalmt. lerde aydnlk bir pencere vard, iftliin penceresi. Kurbaalarn arks onlar m izliyordu ne? Her ne kadar uzaklam da olsalar, bu sesler ylesine yakndan geliyordu ki, adeta yzlerce kurbaa elik ediyormucasna sarp sarmalamaktayd onlar. Eve yz metre kala ani, kesin bir duru. Bir aa gvdesinin ardndan bir siluet belirdi. Fsltl bir ses. Maigret geriye dnmek istemiyordu. Bu gln olurdu. Saklanmaya niyeti yoktu. Zaten fenerin klarn da getiine gre artk olan olmutu. Onun orada olduunu biliyorlard. Doruca yrd, ar ar, kendi admlarnn yanksndan baka bir adm olmamas onu rahatsz ediyordu. ok koyu bir karanlk kmt, nk yolun her iki yannda sk yaprakl aalar sralanmt. Ama bir eyin stnde beyaz bir eldiven duruyordu... Bir kucaklama. Cornelius'un eli gen kzn belinde, Beetje'nin... Topu topu yz metre daha var... Maigret bir an duralad, cebinden kibrit kard, piposunu yakmak iin kibrit akt, bylece tam olarak nerde bulunduunu belirlemi oldu. Sonra ilerledi. klar hareket halindeydi. On metre kala, Beetje'nin silueti ayrld, yolun tam ortasnda dikildi, yz sanki kendisini bekliyormu gibi ona dnkt. Cornelius ise bir aa gvdesine yaslanm duruyordu. Sekiz metre... Arkalarndaki iftlik penceresi hl aydnlkt. Kzlms basit bir dikdrtgen. Birden anlatlmaz, bouk bir hkrk, bir feryat, sinir bozukluu, peinden hkrklarn, gzyalarnn skn ettii adeta tetik eker gibi bir alama. Ba ellerinin arasnda, adeta kendini korumak istermi gibi aaca yapm Cornelius'tu, alayan. Beetje, Maigret'nin karsndayd. stnde bir manto vard, ama komiser iinde gecelik olduunu, bacaklarnn plak olduunu, plak ayaklarna terlik geirmi olduunu fark etti. - stne dmemek lazm... Kza gelince, sakindi kz. Hatta Cornelius'a sabr tam, knayan bir bak bile frlatt. ocuk srtn onlara dnmt. Sakinlemeye alyordu. Baaramyordu ve heyecanland iin utanyordu. - ok sinirli... Sanyor ki... - Ne sanyor? - Kendisinin sulanacan sanyor... Delikanl hl uzakta duruyordu. Gzlerini sildi. Tabanlara kuvvet, kamasnd? - Ben daha kimseyi sulam deilim ki, dedi Maigret bir eyler sylemi olmak iin. - yle mi?.. Ve kz, arkadana dnerek onunla Hollandaca konutu. Maigret anladn daha dorusu kardn sand: - Grdn m ite! Komiser seni sulamyor ki. Sakin ol... ocuk gibisin... Ama kz birdenbire sustu. Kprdamadan durdu, kulak kabartt. Maigret hibir ey duymamt. Birka saniye sonra o da iftlik ynnden gelen bir atrt iitir gibi oldu. Bu, etrafna baknp duran, hatlar gerilmi, gz ve kulak kesilmi Cornelius'u canlandrmaya yetti. Kimseden t kmyordu. - ittiniz mi?., dedi. Beetje fslt halinde. Delikanl, gen bir horoz kabadaylyla grltnn geldii yere seyirtmek istedi. Soluu hzlanmt. ok geti. Dman onlarn sandklarndan da yakn bir yerdeydi. On metre kadar ilerde ilk bakta tannmayan bir siluet dikilmi duruyordu, ayaklarnda osonlarla iftlik sahibi Liewens'in silueti. - Beetje!.. diye seslendi.

Kz hemen cevap vermeye cesaret edemedi. Ama adam adn tekrarlaynca korkuyla iini ekti: - Ya!.. Liewens yaklayordu. nce grmezden geldii Cornelius'un yanndan geti. Acaba Maigret'yi hala fark etmemi miydi? Ne var ki tam da onun yannda znk diye duruverdi, gzleri hiddet saarak, burun delikleri fkeden titreyerek. Adam kendini zor tutuyordu. natla dikildi. Kzna dnerek konumaya balad, sesi sertti, bouktu. ki cmle. Kz ban ne edi. st ste birka kez emreder gibi ayn szc kulland ve Beetje kekeleyerek Franszca aklad: - Size unu sylememi istiyor... Babas sanki sylevinin harfi harfine evrilip evrilmeyeceim anlamak istermiesine gzlerini ona dikmiti. - ... Hollanda'da polislerin gen kzlara krda bayrda randevu vermediklerini... Maigret hi adeti olmad halde kzard. Scak bir kan dalgas kulaklarn uuldatt. Sulama ne kadar da salakayd! Ne kadar da kt bir niyeti aa vuruyordu!.. nk sonu olarak Cornelius da oradayd, glgede bzlm, gzleri dehet iinde, omuzlar km bir halde. Ve baba her eye ramen Beetje'nin onun iin ktn biliyor olmalyd! O halde?.. Nasl cevap vermeliydi?.. Hele de bir kzn tercmanlyla. Aslnda ondan bir cevap bekleyen de yoktu ya! ifti bir kpek arr gibi parmaklarn aklatt, tereddt iinde duran, Maigret'ye dnen, sevgilisine bakmaya cesaret edemeyen kzna yolu gsterdi, sonunda kz babasnn nne dt. Cornelius yerinden kprdamamt bile. Bununla birlikte, ifti yanndan geerken kolunu yakalamak iin elini kaldrd ama sonra brakverdi. Baba kz uzaklatlar. Daha sonra iftliin kaps arplarak kapand. Acaba btn bu sahne boyunca kurbaalar susmu muydu? Bunu bilemeyecekti ama konserleri sar eden bir amataya dnmt. - Franszca bilir misiniz? Cornelius cevap vermedi. - Franszca bilir misiniz? - ok azck... Kin dolu baklarla Maigret'ye bakyordu, azn ltfen ayor, bir saldrda mmkn mertebe az isabet almak ister gibi ireti duruyordu. - Ne diye bu kadar korkuyorsunuz? Gzyalar fkrd, ama tek bir hkrk bile yok. Cornelius uzun uzun burnunu ekti. Elleri tir tir titriyordu. Yeniden bir kriz geirmesindi? - Gerekten de retmeninizi ldrmekle sulanmaktan m korkuyorsunuz? Maigret ackl bir sesle ekledi: - Gidelim!.. Onu kasaba ynne srkledi. Uzun uzun konutu, nk sylediklerinin yarsnn ocuun bir kulandan girip br kulandan ktn hissediyordu. - Siz kendi kendiniz iin mi korkuyorsunuz? Koca bir olan! izgileri henz netlememi, solgun benizli sska bir surat. Smsk niformasnn iinde darack omuzlar. Denizci rencisi kasketi onu iyice eziyor, bahriye kyafeti giydirilmi bir ocuk haline getiriyordu. Ve btn davranlarnda, yznn ifadesinde bir gvensizlik. Maigret sesini biraz daha ykseltse, hi kuku yok, darbelerden korunmak iin kollarn kaldracakt sanki. Ama siyah yas eridi ciddi, hznl bir hava veriyordu. ocuk bir ay nce annesinin Hindistan'da ldn renmemi miydi, belki de kendisinin Delfzijl'de keyfinin ok yerinde olduu bir akam, okulun yl sonu balosu akam belki de! ki yl sonra nc kaptan rtbesiyle evine dnecek, ve babas ona oktan eskimi bir mezar hatta belki de evde bir baka kadn gsterecekti. Ve byk bir gemide yaam balayacakt: nbet saatleri, urak limanlar, Java- Roterdam, RoterdamJava, iki gn burda, be alt saat orda... - retmenin ldrld saatte neredeydiniz? Korkun, i paralayan bir hkrk koptu. Olan tir tir titreyen beyaz eldivenli elleriyle Maigret'nin iki yakasna yapt. - Doru deil! Doru deil!., diye tekrarlayp durdu en azndan on kez. Nein!.. siz yok anlamak!.. Yok... Hayr... Doru deil... Yeniden fenerin beyaz na yakalandlar. Ik gzlerini alyor, btn ayrntlarn ortaya kartarak onlar heykelletiriyordu.

- Neredeydiniz?.. - Orada... Oras Popingalarn eviydi, ktkten kte atlayarak geme adetinde olduu kanald. Bu ayrnt ciddiydi. Popinga gece yarsna be kala ldrlmt. Cornelius gemiye gece yarsn be gee dnmt. Ama normal yoldan, yani kasabadan dolamak iin otuz dakika kadar bir zamana ihtiya vard. Oysa kanal bu ekilde geip, kestirmeden giderek topu topu alt ya da yedi dakikaya. Maigret bir yaprak gibi titreyen delikanlnn yannda ar aksak yryordu ve eek bir kez daha anrnca, Cornelius rperdi, tabanlara kuvvet kaacakm gibi tepeden trnaa sarsld. - Beetje'yi seviyor musunuz? nat bir sessizlik. - retmeninizin onu eve kadar geirmesinden sonra hi grdnz m onu? - Bu doru deil!.. Doru deil! Doru deil!.. Maigret okkal bir amarla olan kendine getirmemek iin g tuttu kendini. Gene de hogrl, hatta sevecen bir bakla bakt ona. - Beetje'yi her gn grr msnz? Gene sessizlik. - Okul gemisine saat kata dnmek zorundasnz? - Onda... zinli deilsem...retmenimin evine gittiimde. Ben...yapabilmek... - Daha ge dnebilmek mi? O halde bu akam deil... Kanaln kysnda, tam Cornelius'un getii yerdeydiler. Maigret gayet doal bir halde ktklere doru gitti, birine ayan koydu, neredeyse suya dyordu, alk deildi, stelik tomruk ayaklarnn altnda yuvarlanyordu. Cornelius tereddt etti. - Hadi bakalm! Saat ona geliyor... ocuk ard. Herhalde artk bir daha okul gemisini gremeyeceini, tutuklanacan, hapse atlacan beklemi olmalyd... Oysa ite mthi komiser onu brakyor, kanaln ortasndaki iki metrelik suyu gemek iin onun gibi hamle yapyordu. Birbirlerine su srattlar. Kar kyda Maigret pantolonunu silmek iin durdu. - Neresi buras? O buradan hi gememiti daha. Buras Amsterdiep ile ak deniz gemilerinin geebilecei, geni ve derin yeni kanal arasndaki geni ve bo bir aland. Komiser dnnce Popinga'larn evinin birinci katnda aydnlk bir pencere fark etti. Perdenin arkasnda bir glge hareket ediyordu, Any'nin glgesi. Oras Popingann alma odasyd. Ne var ki gen avukat bayann ne yapmak istedii hi anlalmyordu. Cornelius bir para sakinlemiti. - Yemin ederim ki... diyecek oldu. - Hayr? Bu onu afallatt. ylesine dehetle yol arkadana bakt ki Maigret onun omuzuna vurdu: - Asla yemin etmemeli!.. Hele hele sizin durumunuzdayken... Beetje ile evlenecek miydiniz?.. - Ya!.. Ya!.. - Babas kabul eder miydi? Sessizlik. Cornelius ba nde, karaya ekilmi ve yolu tkayan khne sandallar arasnda yoluna devam ediyordu. Ems- Kanalnn geni yz grnd. Bir dirsekte btn lumbozlar kr kr kl siyah beyaz koca bir gemi ykselmekteydi. ok yksek bir pruva. Direk ve serenler. Bu eski bir Hollanda sava gemisiydi, yz yllk bir gemi, artk denize alamayacandan Denizcilik Okulu rencilerinin kalmas iin oraya balanm bir gemi. evrede, karanlk siluetler, sigara klar. Oyun salonundan gelen bir piyano tngrts. Birden alabildiine aslarak alnan bir kampana sesiyle, rhtm zerinde dank halde duran siluetlerin alay merdiven nnde toplanverdi. lerde ise kasabaya giden yolda, ge kalan drt kii koa koa geliyordu. Btn bu on alt, yirmi iki yandaki genlerin, denizci niformalarna, beyaz eldivenlerine, srmal eritlerle ssl ak gibi kasketlerine ramen tam bir snfa giri sahnesiydi. Kpeteye kollarn dayam yal bir onba, piposunu tttrerekten teker teker onlarn geiini izlemekteydi. Kpr kprdlar, gen, keyifli. akalamalar birbirini izliyor, Maigret ise bunlardan hibir ey anlamyordu. Sigaralar merdivene klrken yere atlmt. Gemide ise kovalamacalar devam ediyordu, mahsuscuktan savalar. Kan ter iinde yetimeye alanlar merdivene ulamlard. Cornelius hatlar gergin, gzleri kpkrmz, akmak akmak baklaryla Maigret'ye dnd.

- Hadi, hadi, git! diye homurdand beriki aznn iinde. Olan szcklerden ok hareketleri anladndan, elini kasketine gtrerek askerce bir selam akp, konumak zere azm aacak oldu. - Tamam, tamam!.. Yr hadi... nk nbeti bir renciye devreden onba ieri girmek zereydi. Lumbozlardan, delikanllarn hamaklarn atklar, st balarn oraya buraya frlattklar grlyordu. Maigret Cornelius'un utanga, skntl, omuzlan kk bir halde kamaraya girdiini ve suratnn tam ortasna bir yastk yediini ve dipteki hamaklardan birine yneldiini grene kadar olduu yerde kald. ok daha renkli bambaka bir sahne balyordu. Komiser kasaba ynnde on adm bile atmamt ki, tpk kendisi gibi rencilerin gemiye klarn seyretmeye gelen Oosting'i fark etti. kisi de yalarn balarn almlar, iri kym csseli ve sakindiler. Hamaklarna trmanan ve yastk kavgas yapan olanlara bakarken ikisi de gln olmamlar myd? Yaramaz bir civcivi izleyen birer ana tavua benzemiyorlar myd? Baktlar. Baes'in kl kprdamad ama kasketine dokunarak selam verdi. Ayn dili konumadklar iin aralarnda hibir sohbet olamayacan ikisi de nceden biliyordu. - Goed avond... diye homurdand gene de Workum'lu adam. - yi geceler! dedi Maigret, tpk bir yank gibi. Ayn yoldan, aa yukar iki yz metre sonra bir sokak haline dnen ve kasabaya giden bir yoldan ilerliyorlard. kisi de hemen hemen ayn hizada yryordu. Hizay bozmak iin ilerinden birinin admlarn yavalatmas gerekiyordu, ne var ki ne biri yanat buna ne de br. Oosting sabolarla. Maigret kentli klnda. kisi de pipo iiyorlard, aradaki tek fark Maigret'ninki sprge otundan, Baes'inki ise beyaz topraktand. nnden getikleri nc ev bir kahvehaneydi ve Oosting, sabolarn silkeleyip, Hollanda adetlerine gre paspasn zerinde braktktan sonra ieri girdi. Maigret ancak bir an dnd, o da girdi. On kadar gemici ve deniz subay ayn masann etrafnda pipo ve puro tttryor, bira ve ard raks iiyordu. Oosting birka kiiyle el skt, bir sandalye ekip kendini brakverdi, herkes ne konuuyor kulak verdi. Maigret, bir kenarda kald, dikkatin kendi zerinde toplandn pekl da hissediyordu. Grubun arasnda bulunan patron biraz bekledikten sonra gelip ona ne ieceini sordu. Porselen ve bakr bir fdan ard raks akt. Hollanda'daki btn kahvehanelere sinen ve havay bir Fransz kahvesinden son derece farkl klan ard raks kokuuydu. Oosting'in minicik gzleri ne zaman komisere dikilse glp duruyordu. Komiser ise bacaklarn uzatt, sandalyesinin altna ald, yeniden uzatt, kendini tutmak iin piposunu doldurdu. Patron piposunu yakmak iin zellikle yerinden kalkt. - Moie veer!.. Maigret anlamyor, kalarn atyor, tekrarlatyordu. - Moie veer, ya!.. Oost vind... tekilerin hepsi de dinliyor, dirseklerini drtyorlard. Biri pencereyi, yldzl gkyzn gsterdi. - Moie veer!.. Gzel hava!.. Ve rzgrn doudan estiini, bunun da ok iyi olduunu anlatmaya alyordu. Oosting bir kutudan puro semekle meguld. nne konan be alt kutuyu kartrd. Israrla, kmr karas bir Manila purosu seti ve yakmadan nce ucunu yere tkrd. Sonra yeni kasketini arkadalarna gsterdi. - Vier gulden... Drt florin! Krk frank! Gzlerinin ii hl glyordu. Ama biri girdi ieri, bir gazete at, Amsterdam borsasnda en son navlun kurlarndan sz etti. Bunu izleyen ateli konumann hayhuyunda, bir sz dalan andran avaz avaz sesler ve hecelerdeki sertlik yznden cebinden bozuk para kararak Van Hasselt Oteli'ne yatmaya giden Maigret unutulup gitti. V Jean Duclos'nun Varsaymlar

Ertesi sabah, Maigret Van Hasselt kahvehanesinde kahvalt ederken bulunduu yerden, kendisine haber verilmeyen aramay izledi. in dorusu, Hollanda polisi ile ksa bir grme ile yetinmiti o. Sabah sekiz sularyd. Sis henz tamamen dalmamt ama ardndan gneli gzel bir gn geleceini hissediyordu insan. Bir rmorkrn ektii bir Fin yk gemisi limandan kmaktayd.

Rhtmn kesinde, kk bir kahvehanenin nnde, hepsi de sabolu ve denizci kasketli, kk gruplar halinde tartan byk bir kalabalk toplanmt. Schippers borsasyd bu, yani ilerinde kaynaan kadnlar ve oluk ocukla, limandaki bir havuzu dolduran eit eit teknelerin sahipleri; donatanlar borsas. Daha uzakta baka bir grup, bir avu adam: Rhtm Fareleri Kulb. Bu arada niformal iki jandarma yaklamaktayd. Oosting'in teknesinin gvertesine ktlar ve Oosting ambar azndan frlad nk Delfzijl'de bulunduu zamanlar hep gemisinde yatard. Bu arada bir de sivil biri geldi. Msy Pijpekamp, soruturmay yrten mfetti. apkasn kaldrd, gayet nazik konutu. ki jandarma ierde gzden kaybolmutu. Arama balad. Btn schipperler iin farkndayd. Buna ramen en kk bir kalabalk bile toplanmad, hatta gzle grnr bir merak kprts bile olmad. Rhtm Fareleri Kulb de hi oral deildi. Hepsi hepsi birka bak. Bu durum bir yarm saat kadar srd. Jandarmalar karken asker selam verdiler. Msy Pijpekamp'n zr diler gibi bir hali vard. Yalnz o sabah Baes'in karaya kmaya hi niyeti yok gibiydi. Az ilerdeki ahbaplarnn yanna gidecek yerde, bacak bacak stne atp nbet bankna oturdu, Fin kargosunun ar ar ilerledii ufka doru bakt ve piposunu tttrerek ylece durdu. Maigret ban evirdiinde Jean Duclos odasndan iniyordu, kollarnda tad evrak antasn, kitaplar, dosyalar kendisine ayrlan masaya brakt. Maigret'yi selamlamadan soruturma yapar gibi havalara girdi. - Ee n'oluyor?.. - Ee ne mi oluyor?.. Galiba size gnaydn diyorum. Beriki belli bir aknlkla ona bakt, bunda alnacak bir ey yok ki der gibi omuz silkti. - Bir eyler bulabildiniz mi? - Ya siz? - Biliyorsunuz, prensip olarak buradan kmaya hakkm yok. Hollandal meslekdanz neyse ki bilgilerimin ona yararl olabileceini anlad da soruturmann sonularndan haberdar edildim. Ara sra Fransz polisinin de esinlenmesi gereken usuller bunlar... - Yapmayn!.. Profesr tokayla tutturulmu salaryla ieri giren Madam Van Hasselt'e doru kotu ve bir salondaym gibi selamlad kadn, galiba hal hatr soruyordu. Maigret ise yaylm evraklara bakyor, sadece Popingalarn evini deil, baz kiilerin izledii yollar da gsteren noktal izgilerle, btn bir kasabay gzler nne seren krokileri gzne arpyordu. Rengarenk pencere camlarndan giren gne, parlak lambrili salonu, yeil, kzl ve mavi klarla dolduruyordu. Kapya bir bira kamyonu gelmiti ve btn konuma boyunca iri kym iki herif, zerinde sabah kyafetiyle, Madam Van Hasselt'in nezaretinde, alan demeler zerinde yuvarlayp durmulard. Ard raks ve bira kokusu asla bu kadar youn olmamt. Maigret de Hollanda'y asla bu kadar kuvvetle hissetmemiti. - Suluyu buldunuz mu? dedi, yar aka yar ciddi, dosyalar gstererek. Duclos'dan cin gibi, keskin bir bak. Ve ite cevab: - Yabanclarn hakli olduuna inanmaya balyorum. Fransz her eyden nce alaydan hi vazgemeyen bir insan... Bu byle olunca da faka basyor, msy! Maigret hi oral olmadan, glmseyerek ona bakyordu. teki ise steledi: - Katili bulamadm, hayr! Belki biraz daha fazlasn yaptm. Olay analiz ettim. Onu didik didik ettim. Onu en kk paralarna ayrdm,, imdi de... - Ee, imdi de?.. - Kukusuz sizin gibi biri, kardm sonulardan yararlanarak ii bitirecektir. Oturmutu. Bizzat kendisinin dmanca bir hale getirdii bu durumda bile konumaya kararlyd. Maigret onun karsna oturdu, bir bardak Bols smarlad. - Sizi dinliyorum! - nce unu bilin ki, ben sizin ne yaptnz da, ne dndnz de sormuyorum. Muhtemel ilk katile, yani bana geliyorum. Dorusunu isterseniz, Popinga'y ldrmek iin en iyi stratejik mevkideyim ben, stelik saldrdan hemen sonra elimde cinayet silahyla grldm... "Zengin deilim ve btn dnyada ya da birok yerde tannyorsam da, beni tanyanlar bir avu aydn insan. Yaamm zor, orta halli! Yalnz, bu olayda hibir ey alnmad ve retmenin lmnden hibir ekilde bir karm olamaz.

"Durun! Bu demek deildir ki, bana kar hibir sorumluluk yklenemez. O gece adli polis konusunda tartrken kastl olarak, tm yeteneklerine bavurarak su ileyen entelektel bir insann, bilgileri yetersiz bir polise kafa tutabilecei tezini savunmutum. "nsanlar buradan teorimi bir rnekle canlandrmak istediim sonucunu karacaklardr. Laf aramzda, eer byle olsayd, benden kukulanma olana bile kalmazd." - Salnza! dedi Maigret ense kulak yerinde biraclarn gidip gelilerini izleyerek. - Devam ediyorum. Ve iddia ediyorum ki, eer bu cinayeti ben ilemediysem, ve her eyin gsterdii gibi, evde bulunan biri tarafndan ilendiyse bile, btn ailenin sulu olmas gerekir... "Sk durun. u plana bakn. Ve zellikle deksize aklayacam u birka psikolojik hususu anlamaya aln." Maigret bu kez profesrn kmseyen bak karsnda glmsemeden edemedi. - Kzlk ad Van Elst olan Madam Popinga'nn Protestan kilisesinin en kat kolundan olduunu herhalde duymusunuzdur. Babas Amsterdam'da koyu bir tutucu olarak tannr. Kz kardei Any ise yirmi be yanda olduu halde imdiden, ayn fikirlerle, politikaya bulam... "Siz buraya daha dn geldiniz ve henz bilmediiniz adetler var. Mesela Denizcilik Okulu'ndan bir retmenin, bunun gibi bir kahvehaneye sadece ayan bile att grlse, amirlerinden esasl bir zlgt yiyeceini biliyor musunuz? "lerinden birinin sadece ilerici saylan bir gazete almakta direndii iin rtbesi alnm. "Ben Popinga'y sadece bir akam grdm. Bu bana yetti, hele arkasndan sylenenleri iittikten sonra... "yi bir ocuk denilebilir! Hem de kocaman iyi bir ocuk! Bebek gibi bir yz!... Il l gzler, cvl cvl!.. Ama denizci olarak ok seyahat etmi. Dnte de o ciddi niformay giymi. Ama niforma btn dikilerinden atrdyormu... "Anlyor musunuz? Gleceksiniz! Bir Fransz gl. On be gn nce bal bulunduu kulbn haftalk toplants varm. Kahvehaneye girmeyen Hollandallar sadece kendilerinin gittii bir salonda kulp bahanesiyle toplanrlar, bilardo oynarlar, bowling oynarlar... "Evet! On be gn nce Popinga akam saat 1'de sarhomu... Gene o hafta, karsnn bakanlk ettii hayr dernei Okyanus adalarndaki yerliler iin giysi satn almak amacyla bir yardm toplants dzenlemi. Popinga'nn yanaklar al al, gzler fel fecir okuyarak yle dedii duyulmu: - Ne budalalk! Oysa plak olarak ne kadar da holar! Giyecek alacamza biz onlar taklit etsek aslnda daha isabetli olurdu... "Glersiniz tabii! Bunun ne zarar var ki diyorsunuz! Oysa rezalet hl devam ediyor, Popinga'nn cenaze treni Delfzijl'de yaplacak olsayd oraya gitmekten kanacak ok insan kard. "Ben bir rnek gsterdim, yzlercesi var, binlercesi var. Size de dediim gibi, Popinga'nn ar damar atlam! "Burada sarho olmann ne kadar ciddi bir ey olduunu bir dnmeye aln yalnzca. renciler onu bu halde grmler. Belki de bu yzden ona tapyorlardr! "imdi Amsterdiep kysndaki evin atmosferini gznzde canlandrn. Madam Popinga'y, Any'yi hatrlyor musunuz?.. "Pencereden bakn. ki yandan da kasabann ucunu gryorsunuz. ok kt bir yer. Herkes birbirini tanyor. Bir rezalet kopsa, bir saate kalmaz btn kasabann diline der. "Popinga'larn, Baes denilen ve sylemeden geemeyeceim, haydutun teki olan kiiyle ilikilerine varncaya kadar! Birlikte kpekbal avna karlarm... retmen Oosting'in teknesinde ard raks iermi... "Hemen bir karara varmanz istemiyorum. Ben sadece, aman cmleyi aklnzda tutun, cinayet eer evden biri tarafndan ilenmise, btn ev halk suludur, onun stnde duruyorum... . "Geriye Popinga'nn ta evine kadar geirmekten hi vazgemedii u deli fiek Beetje kalyor. Karakterinden bir iki izgi ister misiniz? Bu Beetje, buradaki dier hanmlar gibi etekli plaj kyafetiyle deil de her Allann gn, vcuduna yapk bir mayoyla yzen- tek kadnm... stelik de krmz!.. "Siz soruturmanza devam edin. Ben size polisin oldum bittim daima gz ard ettii birka ayrnt vermek istedim... "Cornelius Barens'e gelince, bana kalrsa, o aileden biri, kadnlar tarafndan... "Bir tarafta, izin verirseniz, Madam Popinga, kz kardei Any ve Cornelius... "teki tarafta Beetje, Oosting ve Popinga... "Eer size sylediklerimi anladysanz, belki de bir sonuca varrsnz." - Bir soru! dedi Maigret ciddi ciddi. - Sizi dinliyorum. - Siz de Protestan msnz? - Protestan kilisesine balysam da, ayn kiliseden deilim...

- Siz kendinizi hangi tarafa koyuyorsunuz? ' Popinga'y sevmiyordum! - Ama?.. - Ne olursa olsun, cinayeti knyorum! - Siz hanmlarla sohbet ederken, o caz alp dans etmemi miydi?.. - Size anlatmay unuttuum bir karakter zellii daha. Maigret ayaa kalkp u szleri sylerken mthi ciddiydi, hatta resmiydi: - Yani, kimi tutuklamam neriyorsunuz? Profesr Duclos'nun yrei azna gelmiti. - Ben tutuklamadan sz etmedim ki. Ben size birka genel neride bulundum, sadece bir fikir olarak akas... - Elbette!.. Ama benim yerime mi?.. - Ben polis deilim! Gerei gerek adna izledim ve bizzat kendimin de kukululardan olma durumum, yargm asla etkilemez. - Kimseyi tutuklamamak gerekecek kadar m? Ben byle demedim... Ben... - Teekkr ederim size! diye bitirdi Maigret elini uzatarak. Ve patronu armak iin bozuk parayla bardana vurdu. Duclos ters ters ona bakt. - Burada yaplmayacak bir jest bu! diye mrldand. Tabii kibar bir beyefendi saylmak istiyorsanz... Bira flarnn mahzene indirildii ambar kapa kapatlyordu. Komiser hesab dedi, planlara son bir gz daha att. - Yani, ya siz, ya da btn aile... - Ben byle demedim... Dinleyin... Ama komiser oktan kapya varmt bile. Srtn dnnce, yz hatlarn gevetiyordu, ve kahkahay koyvermese bile, en azndan halinden memnun, glmsyordu. Dars bir gne banyosu gibiydi, tatl bir scaklk, dinginlik. " Hrdavat kapsnn nndeydi. Gemilere te beri satan kk Yahudi olan, palarn sayyor ve onlar krmz boya ile izerek iaretliyordu. Vin hl kmr boaltmaktayd. Schipperler yelkenleri germekle meguld; yola kmak iin deil, branday kurutmak iin. Direk maheri arasnda nazl nazl sallanan, beyaz, kahverengi byk bayraklar gibiydi yelkenler. Oosting teknesinin knda ksa toprak piposunu tttrmekteydi. Birka Rhtm Faresi uyuuk uyuuk tartyordu. Ama kasabaya doru ynelince, prl prl camlar, mum gibi perdeleri, her pencerede kakts tr iekleriyle renk renk burjuva evleri grnyordu. Bu pencerelerin tesinde anlalmaz bir glge. Btn bunlar, Jeah Duclos ile konumann nda yeni bir anlam kazanmyor muydu? Bir tarafta bu liman, sabolu adamlar, gemiler, yelkenler, katran ve tuzlu suyun kokusu... te yanda, prl prl mobilyal koyu renk hal deli, on be gn boyunca bir iki bardak iki ien bir Denizcilik Okulu retmenini azlarna sakz eden smsk kapal evler. Bir d duruluundaki ayn gkyz. Oysa bu iki dnya arasnda nasl da bir duvar vard! O an Maigret, lsn bile grmedii ama kocaman itahn ele veren, yaamla bark, gven verici kiiliiyle Popinga'y dnyordu. Onu tam da bu duvarn stnde, mrettebatyla btn Gney Amerika limanlarnn tozunu attran Oosting'in be direkli gemisine, in'de, raflara dizilen biblolar kadar zarif ve ince kadnlarla dolu yelkenlilerin karlad Hollanda yolcu gemilerine dalarken gryordu. Oysa onun Amsterdiep 'in s ve durgun sularnda, Kuzey'den ve 'Ekvator ormanlarndan gelen tomruklar arasnda glkle ilerleyen, parlak bakr kakmal, prl prl cilalanm bir ngiliz sandalna binmesine izin verilmiti ancak. Baes sanki ona yaklamak, konumak istiyormu da, daha farkl bakyormu gibi geldi Maigret'ye. Ama bu olanakszd. ki ift laf dahi edemiyorlard! Oosting de farkndayd bunun, hi kprdamad, piposunu biraz daha hzla ekmeye balad, bu arada gzkapaklar gne yznden neredeyse kapanm gibiydi. Cornelius Barens, o saatte snfta srasnda oturmu, trigonometri ya da astronomi dersini dinlemekle meguld. Rengi hl yerine gelmemi olmalyd. Komiser tam gidip tuntan bir iskele babasna oturacakt ki, elini uzatarak, kendisine doru ilerleyen mfetti Pijpekamp' fark etti. - Bu sabah gemide bir eyler bulabildiniz mi? - Henz deil... Bu bir formaliteydi... Oosting'den kukulanyor musunuz? - u kasket var ya... - Ve de puro!.. - Hayr! Baes sadece Brezilya iiyor, bulunan ise Manila... - yleyse... Pijpekamp, Workum adasnn sahibinin baklarna maruz kalmamak iin onu biraz teye ekti.

- Gemi pusulas Helsingfors'taki bir gemiye ait... Can simitleri kmr tayan bir ngiliz gemisinden. Byle olunca da... - Hrszlk m?.. - Yooo! Bu hep byledir! Limana bir kargo gelince daima bir ey satmak isteyen biri kar, bir makinist, nc kaptan, bir gemici zaman zaman bir svari... Anlyor musunuz? irkette can simitlerinin kabaran dalgalarla denize dtn sylyorlar. Pusula da bozukmu... Ildaklar ise... Her ey... Kimi zaman bir kano bile... - Yani bu hibir eyi kantlamyor! - Hayr! Dkknn grdnz u Yahudi bu alveriten kazanyor hayatm. - O halde, soruturmanz...? Mfetti skntl bir tavrla ban evirdi. - Size Beetje Liewens'in hemen eve dnmediini sylemitim. Tekrar geri dnm... Doru mu konuuyorum?.. Franszcam iyi mi? - Elbette, elbette! Devam edin!.. - Belki de o ate etmedi... - h!.. Aslnda mfetti pek rahat deildi. Sesini alaltmak, Maigret'yi limann tamamen ssz bir kesine ekmek ihtiyac duydu ve devam etti; - Ktk ynlar var. Biliyor musunuz?.. Timmerman... siz dlger diyorsunuz... Evet... Dlger o akam Beetje ile Popinga'y grdn iddia ediyor. Evet!.. kisini birlikte!... - Tomruk ynlarnn glgesine mi snmlar? yle mi? - Evet... Ben sanyorum ki... - Ne sanyordunuz?.. Etrafta baka iki kiinin daha olabileceini...ite bakn! Okullu delikanl, Cornelius Barens... Beetje ile evlenmek istiyormu... Sandnda gen kzn bir fotoraf bulundu. - Sahi mi?.. - Sonra Msy Liewens... Beetje'nin babas... nemli biri... hracata ynelik hayvan yetitiricilii. Avustralya'lara bile sevk ediyormu... Dul... Baka ocuu yok... - Popinga'y ldrebilir mi? Mfettiin kafas o kadar karmt ki, Maigret neredeyse acyordu ona. Damzlk inek yetitirip de ta Avustralya'ya kadar gn- . deren nemli bir adam sulamann ona ok zor geldii hissediliyor gibiydi. - Her eyi grdyse, olamaz m?.. Maigret acmaszd. - Neyi grdyse? - Tomruk ynlarnn yannda... Beetje ile retmeni... - Ah! Evet. - Bu ok gizli... - Elbette!.. Ama Barens? - Belki o da grd... Belki de kskand... Bununla birlikte cinayetten be dakika sonra okuldaym. Bunu anlamyorum ite... - zetlersek, dedi komiser, Jean Duclos ile konuurken taknd ciddiyetle, siz Beetje'nin babas ile sevgilisi Cornelius'tan kukulanyorsunuz... Skntl bir sessizlik. - Bir de kvette kasketi bulunan Oosting'den kukulanyorsunuz. Pijpekamp cam sklm gibi bir hareket yapt. - Bir de, elbette yemek odasnda Manila ttnnden bir puro brakan adamdan... Delfzijl'de puro satan ka yer var? - On be... - Bu ileri kolaylatrmyor. Bir de profesr Duclos'dan kukulanyorsunuz... - Elinde bulunan tabanca yznden... Onun gitmesine izin veremem... Anlyor musunuz? - Anlamaz olur muyum! Hi konumadan elli metre kadar yrdler. - Ne dnyorsunuz? diye mrldand sonunda Groningen'li polis. - te btn mesele bu! te ikimiz arasndaki fark! Siz, siz bir eyler dnyorsunuz! Hatta ynla ey dnyorsunuz! Oysa ben hl bir ey dnmediimi sanyorum... Ve pat diye bir soru: - Beetje Liewens, Baes'i tanr myd? - Bilmiyorum. Sanmam... - Cornelius onu tanr myd?. Pijpekamp elini alnnda gezdirdi.

- Belki evet... Belki hayr... Hayr hayr!.. renebilirim... - te bu! Olaydan nce herhangi bir ilikileri var mym, renmeli... - nanyor musunuz buna?.. - Ben hibir eye inanmyorum! Bir soru daha: Workum adasnda radyo var m? - Hi bilmiyorum! - Bu renilebilir. Bunun nasl gelitii sylenemez ama Maigret ile nerdeyse bir amirine bakar gibi kendisine bakan meslekda arasnda bir hiyerari vard artk. - O halde bu iki noktay inceleyin! Benim birini ziyaret etmem gerekiyor... Pijpekamp bu ziyaret hakknda soru soramayacak kadar nazikti ama gzleri soru iaretleriyle doluydu. - Matmazel Beetje'ye! diye kestirip att Maigret. En kestirme yol hangisi?.. - Amsterdiep kys... Be yz tonajlk gzel bir buharl gemi olan Delfzijl pilot gemisinin limana girmeden nce Ems'te izdii eri grlyordu. Ve Baes yava ama okkal ama hareketli admlarla, gneten ii gemi Rhtm Farelerinin yz metre ilersinde gemisinin gvertesini arnlamaktayd. VI Mektuplar

Maigret'nin Amsterdiep'i izlemeyerek toprak yola sapmas bir rastlantyd. Sabah on bir gneinin altndaki iftlik ona, Hollanda topra zerindeki ilk yryn giriimlerini, modern ahrdaki parlak izmeli gen kz, burjuva salonunu ve kapitone klf iindeki aydanl anmsatt. Ayn sknet devam ediyordu. ok uzaklarda, neredeyse sonsuz ufkun ucunda, ayrlarn tesinde kocaman kzl bir yelken dalgalanyor ve bu da insana bir yeillikler ummannda ba bo dolaan bir hayalet gemiyi dndryordu. Kpek ilk defaki gibi havlad. Kapnn aralanmas iin tam tamna be dakika gemesi gerekti, stelik de ancak birka santimcik, hizmetinin pene pene kzarm yzn ve kareli nln fark edecek kadar. Bir de Maigret daha azn bile amadan kapy nerdeyse kapamaya kalkmaz m! - Matmazel Liewens? dedi... Bahe onlar ayryordu. Yal kadn eikte durmutu, komiser ise parmaklklarn arkasndayd. Aralarnda da dilerin gstererek davetsiz konua dikkat kesilmi duran kpek. Hizmeti kadn olumsuz bir ifadeyle ban sallad. - Evde yok mu!.. Niet hier?.. Maigret at pat bir iki Hollandaca szck toparlayabildi. Ayn olumsuz iaret. - Ya beyefendi?.. Mijnheer?'.. Son bir iaret daha ve kap kapanverdi. Ama komiser hemen ekip gitmediinden, kap bu kez birka milimetre kmldad ve Maigret ihtiyarn kendisini gzetlediini fark etti. Ardan almasnn nedeni gen kzn odas olarak bildii odann penceresindeki perdenin kmldadn grmesiydi. Bu perdenin arkasnda bir yz seiliyordu. Pek net deildi. Ama hafif bir el hareketini apak grd Maigret, bu belki de sadece bir selamd, daha dorusu yle demek isteyen bir hareketti: - Ben buradaym... Israr etmeyin... Dikkatli olun!.. Bir yanda kapnn arkasndaki ihtiyar kadn. te yanda bu kaymak gibi el. Ve havlaya havlaya parmaklklardan atlayan kpek. evrede ayrdaki inekler hareketsizlikten yapma ineklere benziyorlard. Maigret kk bir tehlikeyi gze ald. Her eye ramen parmaklklardan atlayacakm gibi ne doru iki adm att. Glmsemekten alamyordu kendini, nk kap hzla kapanmakla kalmad, o kadar havlayan o yrtc kpek de kuyruunu bacaklar arasna kstrp geriledi. Komiser bu kez ayrld oradan, Amsterdiep yolunu tuttu. Bu karlamadan, Beetje'nin eve kapatldn ve Fransz'n sepetlenmesi iin iftinin talimat vermi olduunu kard. Maigret derin dncelere dalarak piposundan kk nefesler ekti. Bir an, gen kz ile Popingann durduu, kukusuz sk sk durduklar, bir elleriyle bisikletlerini tutarken, tekiyle birbirlerine sarldklar kereste ynlarna bakt... Atmosferdeki sknet hl devam ediyordu. Dingin, neredeyse elle tutulur bir sknet. Bir Fransz btn bu yaamn bir kartpostal kadar yapay olduuna inandracak bir sknet. Bu da nesi, birden dnd, birka metre uzanda geliini hi fark etmedii bodoslamadan bir gemi grd. Kanaldan bile geni olan yelkeni tand. Biraz nce ufukta grd ve oktan oraya gelmi bulunan yelkendi bu, hi de onca mesafeyi kat edebilecek gibi grnmyordu oysa.

Dmende bryle dmeni iterken bir yandan da bebeine meme veren bir kadn. Ve cvadraya ters oturmu bacaklarn suya sarktm suluk zincirini onarmakla megul bir adam. Gemi Wienands'larn, ardndan Popinga'larn evinin nnden geti, yelken atlarn boyunu ayordu. Bir an hareketli kocaman bir glge gibi btn manzaray kapad. Maigret gene durmutu. Tereddt etti. Popinga'larn hizmetisi ba yerde, srt kambur eii ykamaktayd, kap akt. Birden arkasnda Maigret'nin sesini iitince yerinden hoplad. Bez tutan eli titredi. - Madam Popinga?.. dedi eliyle ieriyi gstererek. Kz onun nne gemek istedi. Ne var ki beceriksizdi, elindeki pis sular szlen bezle ne yapacan bilemiyordu. Maigret nden koridora girdi. Salonda bir erkek sesi iitti ve kapya vurdu. Bakla kesilir gibi bir sessizlik. Tam, koyu bir sessizlik. Hatta sessizlikten de fazla bir ey: bekleyi, btn yaam bir an iin durmu gibi bir bekleyi. Nihayet iki adm. erde bir el kapnn tokman evirdi. Kap araland. Maigret nce kapy aan ve dik dik ona bakan Any'yi grd. Sonra masann yannda ayakta duran bir erkek silueti, mor tozluklar, kaba uhadan bir takm elbise grd. ifti Liewens! Bir de dirseini mineye dayam, elleriyle yzn kapatan Madam Popinga. uras akt ki, davetsiz konuun gelii ok nemli bir konumay, dramatik bir sahneyi, belki de bir tartmay yarda kesmiti. lemeli masa rtsnn stnde, sanki fkeyle oraya frlatlma benzeyen darmadank bir halde salm mektuplar. iftinin yz daha heyecanlyd ama en abuk toparlanan da o oldu, - Sizi rahatsz ettim... diye sze girdi Maigret. Kimse cevap vermedi. Hi kimse azn amad. Sadece Madam Popinga evresini aratran bir baktan sonra odadan kt ve koarcasna mutfaa doru gitti. - nann, konumanz bldm iin ok zgnm... Sonunda Liewens konutu, Hollandaca. Gen kza sert bir tonla bir eyler syledi ve komiser sormaktan alamad kendini: - Ne diyor? - Dneceini sylyor. Fransz polisinin... Kz skna skna lafn sonunu getirmeye alt. - ...densizliinin inanlmaz olduunu, deil mi? deyiverdi Maigret kzn yerine. Beyefendi ile ben, daha nce karlaana frsat bulmutuk... Beriki ise Maigret'nin ses tonuna, yz ifadesine dikkat kesilmi, anlamaya alyordu. Komisere gelince, onun gz mektuplara, ilerinden birinin zerindeki imzaya kayvermiti: Conrad. Sknt had safhaya varmt. ifti gidip bir iskemlenin zerinde duran kasketini ald ama gitmeye pek gnll grnmyordu. - Enitenizin kzma yazd mektuplar getirdi size, deil mi? - Nerden biliyorsunuz?.. Hay Allah! Bylesine i bulandracak kadar youn bir atmosferde sahneyi kurgulamak ylesine kolayd ki! Liewens fkesini bastrmak iin soluunu tutarak ieri girer. Liewens kendisini dehet iinde iki kadnn karlad salona alnr, birden konumaya balar, mektuplar masann stne frlatr!.. Dehete den Madam Popinga, elleriyle yzn kapar, kim bilir belki de geree inanmak istememektedir, ya da tek bir ey syleyemeyecek kadar periandr... Any ise tartarak, adama kafa tutmaya kalkmtr... te kap tam o anda vurulmutur, herkes donup kalm, Any gelip kapy amtr. Maigret, ne olursa olsun tahminlerinde en azndan bir kiinin karakteri konusunda yanlyordu. nk her eyin ortaya dklmesinden sonra, sinirleri laka, perian bir halde mutfaa gidip ktn sand Madam Popinga, birka dakika sonra, insann ancak heyecann en son noktasnda olabilecei kadar sakin, geri dnmt. Ve o da masaya birka mektup koydu tek tek. Mektuplar frlatmyordu. Onlar usulca brakyordu. Bir iftiye, bir komisere bakyordu. Azn ap kapatyor, zorlukla konuuyordu: - Bir baklsn... Biri okusun... Ayn anda Liewens'in yzne kan hcum etti. Mektuplara saldramayacak kadar fazla Hollandalyd, oysa onlar ban dndryorlard onun. Bir kadnn el yazs... Mavimsi bir kt... Kukusuz, Beetje'nin mektuplar... Gze arpan bir ey vard. ki mektup yn arasndaki hacim fark. Popinga'dan tek sayfa zerine, drt be satr karalanm topu topu on mektup vard. Beetje'den ise upuzun, sayfalar dolusu otuz mektup!

Conrad lmt. Geriye, farkl hacimlerdeki bu iki mektup yn ile Amsterdiep kysndaki, bulumalarn su orta kereste ynlar kalmt. - Sakinleseniz iyi olur! dedi Maigret. Belki de bu mektuplar fkelenmeden okumak daha iyi olacak... ifti, pr dikkat Maigret'ye bakyordu, anlam olmalyd, nk farknda olmadan masaya doru bir adm att. Maigret iki eliyle masaya abanmt. Rastgele Popinga'nn mektuplarndan birini ald. - Zahmet olmazsa, Franszca'ya evirir misiniz, Matmazel Any? Ama gen kz iitmemi gibiydi. Tek kelime etmeden yazlara bakyordu. Ablas ktlar elinden ald, ciddi ve vakurdu. - Bu okula yazlm, dedi. Tarih yok. stte saatin 6 olduu belirtilmi. Sonra: Sevgili Beetje, Bu akam gelmemen daha iyi olacak, nk mdr aya bize geliyor. Yarna. pckler. Meydan okuyan bir sknetle etrafna bakt. Baka bir mektup ekti. Ar ar okudu: Tatl Kk Beetje, Sakin olmalsn. Dn ki, yaam daha ok uzun. nc snf rencilerinin snavlar yznden ok iim var. Bu akam gelemeyeceim. Neden durmadan seni sevmediimi tekrarlayp duruyorsun? Ama ben okuldan ayrlamam. Ne yaparz? Sakin ol. nmzde- zaman var. Sevgiyle kucaklarm seni. Maigret bunun yeterli olduunu syler gibi olunca Madam Poinga baka bir mektup daha ald. - Bir de u var, belki de en son mektup: Beetje'iim, Bu imknsz! Yalvarrm, uslu ol Biliyorsun ki, Hi param yok, yurtdnda bir i bulabilmek uzun zaman alr. Daha dikkatli olmal ve sinirlenmemelisin. Her eyden nce de gvenmelisini Hi korkma! Korktuun ey bana gelirse, ben stme deni yapacam. u aralar ok iim olduundan sinirliyim, seni dnnce.de iyi alamyorum. Dn mdr beni uyard. ok canm skld. Yarn akam limandaki bir Norve gemisine bakmaya gideceimi syleyerek kmaya alacam. Seni kucaklarm, kk Beetje. Madam Popinga, donuk gzleriyle ikide birde mektuplara bakyordu, bitkindi. Eli teki yna, kendisinin getirdii yna uzand ve ifti rperdi. Rastgele bir mektup ekip okudu. Sevgilim, canm Conrad, Mjde:, yagnm dolaysyla babam bankadaki hesabma bin florin daha yatrd. Amerika'ya gitmek iin bu para yeter, nk gazetede gemi tarifelerine baktm. nc mevkiide gidebiliriz! Ama sen neden ardan alyorsun? Ben artk yaamyorum. Hollanda beni bouyor. Delfzijl'de insanlarn bana kt kt baktklarn hissediyorum... Ama gene de, senin gibi bir adama ait olmaktan o kadar mutluyum, o kadar gururluyum ki! Kesinlikle tatilden nce gitmemiz art, nk babam bir ay svirede kalmam istiyor, ben hi istemiyorum. Aksi halde byk projemiz ancak ka kalr. ngilizce kitaplar aldm. imdiden epeyce cmle biliyorum. Haydi! Haydi! kimize ait tatl bir yaam var nmzde! yle deil mi? Burda kalmamalyz... Hele de imdi!.. Madam Popinga bana souk davranyor gibi... stelik etrafmda dolap duran ve bir trl uzaklatramadm Cornelius'tan da korkuyorum. O iyi bir ocuk, terbiyeli, ama yle aptal ki!.. Onun bir erkek, senin gibi her yeri gezmi, her eyi bilen bir erkek olmamas da cabas... Bir yl nce senin yoluna ktm ve yzme bile bakmadn hatrlyor musun?.. imdi ise belki de senden bir ocuum olacak!.. Yani olabilir!.. Ama sen neden bu kadar souksun?.. Bana olan sevgin azald m yoksa?.. Mektup daha bitmemiti ama Madam Popingann boaznda sesi o kadar kslmt ki, sustu. Bir an parmaklaryla mektup ynn kartrd. Bir ey aryordu. Bir mektubun ortasndan bir cmle daha okudu:

...artk karn benden ok sevdiine inanyorum, onu kskanyorum, ondan nefret ediyorum... Yoksa imdi gitmeyi ne diye reddedesin?'.. ifti tek bir kelime bile anlamyordu ama ylesine dikkat kesilmiti ki, insan kefettiine yemin edebilirdi. Madam Popinga yutkundu, son bir mektup sayfas daha ekti, daha metin bir sesle okudu: ... Kasabada Cornelius'un benden ok Madam Popinga'y sevdiini ve ikisinin ok iyi anlatn duydum... Ah keke bu gerek olabilseydi!.. O zaman biz huzur bulurduk, sen de vicdan azab ekmezdin... Kt ellerinden kayd, yavaa halya, sabit baklarla onu izleyen Any'nin ayaklarnn dibine dt. Ve yeniden bir sessizlik.' Madam Popinga alamay kesmiti. Yalnz onda her ey trajikti, bastrlan acyla trajik, anlamsz bir aba uruna elde edilen vakarla trajik, kendisini heyecanlandran o ahane duyguyla da trajik. Conrad' savunmaya gelmiti! Bir saldr bekliyordu. Gerekirse gene savaacakt. - Bu mektuplar ne zaman buldunuz? diye sordu Maigret sklarak. - Ertesi gn, eyin... Boulur gibi oldu. Bir solukluk hava alabilmek iin azn at. Gz kapaklar titredi. - Conrad'n... - Evet! Maigret anlamt. Kadna acyarak bakyordu. Gzel deildi. Gene de hatlar dzgnd. Any'nin yzn sevimsizletiren o ekilsizlikler onda yoktu. Uzun boyluydu, iman deil ama yaplyd. Pembe beyaz Hollandal yzn gzel salardan bir yele sslyordu. Yoksa irkin olsa daha m iyi olurdu? Bu dzgn hatlardan, bu arbal, dnceli yz ifadesinden sanki sonsuz bir can sknts ykseliyordu. Glmsemesi bile terbiyeli, ll, sevinci akll uslu, kontroll olmalyd bu kadnn! Alt yandayken de ciddi bir kz olmalyd. On altsnda ise bugnknden hi fark yoktu herhalde! Kz karde, hala- teyze, hastabakc ya da hayr ileriyle uraan bir dul olmak iin yaratlma benzeyen o kadnlardan ite. Conrad yoktu ama Maigret onu, o cici ocuk yz, boazna dknl, daha dorusu yaama duyduu itah, utangal, birinin yzne kar kmaktan duyduu ekingenlii, Paris'ten bir caz paras, Budapete'den igan mzii, Viyana'dan operetler, hatta ta uzaklarda gemiden gemiye sinyaller yakalamak iin saatlerce dmeleriyle' oynad radyosuyla, hibir zaman o andaki kadar canl hissetmemiti. Any tpk ac eken ve gc tkenen birine yaklar gibi kz kardeine sokuldu. Ama Madam Popinga Maigret'ye doru yrd, hepsi hepsi iki adm att. - Asla aklma getirmemitim... diye fsldad. Asla!.. Yayordum... ben... O ld, ben de... Soluk alp veriinden kadnn kalbinden rahatsz olduunu anlad hemen sonra elinin gsnn zerinde uzunca bir an hi kprdamadan kalmas tahmininin doru olduunu gsterdi. Odada bir hareket oldu: ifti, sert, akmak akmak baklarla masaya ilerlemi ve sust yakalanmaktan korkan bir hrszn telayla kznn mektuplarn kapvermiti. Kadn aldrmad. Maigret de. Gene de adam ekip gitmeye cesaret edemiyordu. Bir eyler sylendi ama hibirine bakmyordu. Maigret'nin kulaklarna Franszose szc arpt ve geen gn Liewens'in Franszcay anlamas gibi o da Hollandacay anladn sand. Aa yukar yle bir cmle kard: - Bunlar Fransz'a anlatmanz art myd?.. Kasketini yere drd, eilip ald, yolunun zerindeki Any'yi, ama sadece onu eilerek selamlad, anlalmaz birka sz daha homurdand ve kt. Hizmetinin eii ykamas bitmi olmalyd, nk giri kapsnn alp kapand ve ardndan uzaklaan ayak sesleri iitildi. Gen kzn orada olmasna ramen, Maigret ondan hi beklenmeyen bir tatllkla soruturmasn srdrd: - Bu mektuplar kz kardeinize gsterdiniz mi? - Hayr! Ama bu adam... - Nerdeydi mektuplar? - Tuvalet masasnn ekmecesinde... Onu hi amazdm... Tabanca da ayn yerdeydi... Any Hollandaca bir eyler syledi, Madam Popinga makine gibi tercme etti: - Kz kardeim yatmam gerektiini sylyor... Tam gecedir uyku yz rmedim... Gitmezdi o. Bir kez dncesizlik etmi olmal, yle deil mi?.. Glmeyi, elenmeyi severdi... Aklma baz ayrntlar geliyor...

Beetje'nin her Allahn gn meyveler ve kendi elleriyle yapt pastalarla kp gelmesi... Bende bunlar bana getiriyor sanrdm... Sonra tenis oynamak iin de gelirdi bize... Tam da benim hi zamanm olmadn ok iyi bildii saatlerde... Ama ben bunu ktye ekmek istemiyordum... Conrad azck dinleniyor diye memnun oluyordum... nk ok alrd ve Delfzijl onun iin ok tatsz bir yerdi... Geen yl, kz neredeyse bizimle birlikte Paris'e geliyordu... stelik srar eden de bendim!.. Bunlar sakin sakin, ancak bir nebzecik fke tayan bir bezginlikle anlatyordu. - Buradan ayrlmak istemiyordu... Grdnz... Ama zmekten korkuyordu. Huyu byleydi onun... Snavlarda bol not verdii iin ihtar almt. Bu yzden babam onu hi sevmezdi... Bir bibloyu yerine koydu ve bu titiz ev kadn davran ortamn havasyla fena halde eliti. - Ben sadece her eyin olup bitmesini istiyordum... Onun gmlmesini bile istemiyorlar nk... Anlyor musunuz?.. Artk hibir ey bilmez haldeyim... Onu bana geri versinler!.. Tanr sulunun cezasn naslsa verecektir... Heyecanland. Daha emin bir sesle devam etti: - Evet... ite ben buna inanyorum!.. Bu eyler, yle deil mi? Bu Tanr ile katil arasnda bir ey. Bizler, nasl bilebiliriz ki?.. Aklna bir ey gelmi gibi titredi. Kapy gsterdi. Telala ekledi: - Belki de kz ldrmeye gitti!.. Ondan beklenir!.. Bu korkun bir ey... Any belli bir sabrszlkla ona bakyordu. Btn bu szleri yersiz bulmu olmalyd ve son derece sakin bir sesle araya girdi: - imdi ne dnyorsunuz, sayn komiser?.. - Hibir ey!.. Kz stelemedi ama yznde bir honutsuzluk okunuyordu. - Hibir ey dnemiyorum, nk her eyden nce Oosting'in kasketi meselesi var! dedi. Siz Jean Duclos'nun teorilerini dinlediniz. Onun szn ettii Grosz'un eserlerini okumusunuz. Bir ilke: psikolojik yaklamlarla gerekten uzaklamamak. Somut ipularndan hareketle akl yrtme iini sonuna kadar srdrmek... Alay m ediyor, ciddi mi konuuyor bilmenin imkn yoktu. - Ama bir kasket ve bir puro izmariti var. Biri onlar eve getirdi ya da att... Madam Popinga iini ekti, kendi kendine konuur gibi: - Ben inanmyorum Oosting'in... Ve birden ban kaldrarak: - Bu bana unuttuum bir eyi hatrlatt... Ama azndan ok ey karm gibi, sylediklerinin nereye varacandan dehete kaplm gibi, susuverdi. - Syleyin! - Hayr!.. Hibir anlam yok!.. - Rica ederim... - Conrad, Workum slklarnda camgz avlamaya gittiinde... - Evet... N'olmu?.. - Beetje de onlarla giderdi... nk o da bala kar... Bizde, Hollanda'da gen kzlar ok serbesttir... - Yolda geceliyorlar myd?.. - Bazen bir gece... Bazen de iki... Ban ellerinin arasna ald, artk sabrnn tkendiini anlatan bir hareket yapt. - Hayr! Artk dnmek istemiyorum!.. ok korkun bir ey bu!.. ok korkun... Bu kez hkrklar kopacakt. Balyordu. Tam kopacakken, Any ellerini ablasnn omzuna koydu ve onu usulcack bitiikteki odaya1 gtrd.

VII Van Hasselt'te Bir Kahvalt

Maigret otele geldiinde anormal bir eyler olduunu fark etti. nceki gece Jean Duclos'nun yanndaki masada yemiti akam yemeini. Oysa imdi salonun tam ortasnda yuvarlak masaya kiilik servis konmutu. Masa rts hl belli kat yerleriyle bile gz kamatryordu. stelik her konuk iin bardak konmutu ki, Hollanda'da ancak gerek bir tren olduunda adettendi bu. Komiser, daha girite ho bir srpriz hazrlam bir adamn srtmasyla elini uzatarak ona doru ilerleyen mfetti Pijpekamp tarafndan karland. Gece kyafeti giymiti. Sekiz santim boyunda bir yakalk! Bir frak! Sinek kayd tra olmutu. Bir kuafrn elinden km olmalyd nk hl buram buram menekeli kolonya kokuyordu.

Jean Duclos daha snkt, can skkn bir halde onun arkasnda duruyordu. - Beni balayn, aziz meslekdam... Bu sabah size haber vermem gerekirdi... Sizi evimde arlamay ok isterdim ama Groningen'de oturuyorum, stelik de bekrm... Bu yzden ben de sizi dorudan buraya le yemeine davet etme iznini verdim kendime. Trensiz atafatsz bir le yemei ite!.. Bu son szleri sylerken de sofra takmna, kristallere bakyor ve aka Maigret'nin itiraz ermesini bekliyordu. Hibir itiraz gelmedi. - Ben dndm de, profesr sizin memleketliniz olduuna gre, memnun olursunuz... - Elbette! Elbette! dedi komiser. zin verir misiniz gidip elimi ykayaym? Ardan alarak yandaki kk lavaboda somurtkan bir ifadeyle ykad ellerini. Mutfak yakndayd ve telal bir uultu, tabak ve tencere tava angrtlar geldi kulanaSalona dndnde Pijpekamp kendi elleriyle kadehlere porto doldurmaktayd ve mutlu, alakgnll bir glle yle mrldanyordu: - Fransa'daki gibi, deil mi?.. Prosit!- Salnza, aziz meslekdam... yi niyeti ok dokunaklyd. Kibar szler bulmak, trnaklarnn ucuna kadar salon adam olduunu gstermek iin yapmad kalmyordu. - Sizi dnden davet etmem gerekirdi. Gelin grn ki, yle... Nasl diyorsunuz?.. yle sarslmtm ki, bu olay yznden... Siz bir eyler buldunuz mu?.. - Hibir ey bulamadm! Hollandalnn gzbebeklerinde bir imek akt ve Maigret yle geirdi aklndan: - Seni kftehor seni. Bana verecek bir zafer haberin var ve dilindeki baklay tatlda karacaksn... Tabii o zamana kadar beklemeye sabrn varsa... Yanlmyordu. nce domates orbasyla birlikte, kesinlikle ihra edilmek zere tezghlanm mide bulandracak kadar tatl bir Saint- Emilion arab getirdiler. - Sala!.. Aslan Pijpekamp! Elinden geleni, hatta geldiinden de fazlasn yapyor paralanyordu! Maigret ise hi oral deil gibiydi. Takdir bile etmiyordu! - Hollanda'da yemekte asla iilmez... Yemekten sonra iilir sadece... Akamlar byk toplantlarda bir kadehik arap ve bir puro... Ayrca sofraya ekmek de konmaz... Gznn ucuyla, getirttii ekmek tabana bakyordu. Bu arada ulusal ard raks yerine setii portoya da! Bundan iyisi can salyd! Yz al al olmutu! Yaldzl arap iesine efkatle bakyordu. Jean Duclos akl baka bir yerde, yemeini yiyordu. Pijpekamp ise bu yemee bir canllk, bir nee getirmeyi, etrafta lgn bir hava, gerek bir.Fransz bombas patlatmay ne kadar isterdi! Huchpot getirdiler. Milli yemek. Et bir katman sosun iinde yzyordu, Pijpekamp esrarengiz bir edayla yle dedi: - Sevdiniz mi syleyin bana!.. in ac yan, Maigret hi de havasnda deildi. Kendisinin de henz pek anlamad kk bir esrar kokusu almaktayd,, evrede. Ona Jean Duclos ile polis memuru arasnda bir eit dayanma var gibi geldi. Mesela, Pijpekamp ne zaman Maigret'nin kadehini dolduracak olsa profesre bir gz atmadan edemiyordu. Bourgogne arab sobann yannda stlmaktayd. - Ben sizin ok daha fazla arap itiinizi sanyordum... - Duruma gre... uras akt ki Duclos pek rahat deildi. Konumaya karmaktan kamyordu. Perhizde olduu bahanesiyle maden suyu iiyordu. Pijpekamp daha fazla dayanamad. Limann gzelliinden, Ems zerindeki trafiin neminden, dnyann en byk bilim adamlarnn gelip konferanslar verdikleri Groningen niversitesi'nden bahsedip durdu. - Biliyor musunuz yeni bir eyler var... - Sahi mi?.. - erefe! Fransz polisinin erefine! Evet, artk esrar hemen hemen aydnlanm durumda... Maigret en donuk gzleriyle bakt ona, ne en kk bir heyecan belirtisi, ne de merak. - Bu sabah saat 10'a doru birinin bromda beni beklediini haber verdiler... Bilin bakalm kim?.. - Barens! Devam edin... Pijpekamp buna konuunun o mkellef donatlm sofra karsnda hi etkilenmemesinden de fazla bozuldu. - Nerden biliyorsunuz?.. Size anlattlar, deil mi?.. - Hi de deil!.. Ne istiyormu?..

- Onu tanyorsunuz. ok utangatr, ok... Franszcas... evet, iine kapank... Yzme bakmaya korkuyordu... Nerdeyse alayacak sandk... Cinayet gecesi Popinga'larn evinden ktktan sonra hemen gemiye dnmediini itiraf etti... Mfetti bir yn ka gz iareti yapyordu... - Anladnz m?.. Beetje'ye akm!.. Beetje, Popinga ile dans ettii iin de kskanm!.. Kz konyak itii iin ok kzm!., ikisinin birlikte ktklarn grm... zlemi, uzaktan. retmenin arkasndan geri dnm... Maigret'nin hi acmas yoktu. Ama karsndakinin bir hayret, hayranlk, znt belirtisi iin cann bile vereceinin farkndayd. - Salnza, sayn komiser!.. Barens hemen konumam, nk korkuyormu... Ama ite size gerek!.. Ate edildikten hemen sonra, herhalde saklanmak iin, tomruk ynlarna doru koup gizlenen bir adam grm... - Onu size iyice tarif etti deil mi? - Evet... Beriki bocalyordu. Artk meslekdan artmak iin en kk bir umudu bile kalmamt. Anlatt hikye bitivermiti. - Bir denizci... Kesinlikle yabanc bir denizci... ok uzun boylu, ok sska ve kafas tral. - Tabii ertesi gn hareket eden bir gemide olmal... - gn nce gitmi. Olay ak!.. Delfzijl'de aratrmak gereksiz... Katil bir yabanc... Herhalde, eskiden sefere ktnda Popinga'y tanyan bir gemici olmal... Gemi zabiti ya da svari iken cezalandrd bir tayfa... Jean Duclos yzn srarla Maigret'den karyordu. Pijpekamp k bir kyafetle kasada duran Madam Van Hasselt'e yeni bir ie daha getirmesi iin iaret etti. . Yemekte, geriye, bir bayapt, en tepesine Delfzijl adnn yazld katl, kremayla sslenmi bir pasta kalmt. Mfetti mahcup mahcup baklarn indirdi. - Kesmek isterseniz... - Cornelius'u serbest braktnz m?.. Pijpekamp sarsld, bu adam da deli mi ne gibilerden Maigret'ye bakt. - Ama... - Sizin iin nemi yoksa, birazdan onu beraberce sorguya ekeriz... - Bu ok kolay! Okula telefon ederim... - Bu arada bir de Oosting'i getirmeleri iin telefon ediverin... Daha sonra da onu sorguya ekeriz... - Kasket yznden mi?.. Artk, bu ak deil mi?.. Bir denizci, geerken limanda kasketi grm... Onu alm ve... - Elbette!.. Pijpekamp braksanz alayacakt. Maigret'nin bu belli belirsiz, okkal alaylar onu ylesine allak bullak ediyordu ki, telefon kulbesine girite kapnn pervazna arpt. Komiser burnu hl tabann iindeki Jean Duclos ile bir an yalnz kald. - Onunla birlikteyken elime gizlice birka florin sktrmasn sylemediniz mi ona? Bu szler yumuak bir tonda, hi kinayesiz sylenmiti, Duclos ban kaldrd, itiraz etmek iin azn aacak oldu: - Susun!.. Tartacak zamanmz yok... Ona beni bol ikili bir yemee davet etmesini nerdiniz... Fransa'da grevlilerin hakkndan byle gelindiini sylediniz ona... Susun diyorum size!.. Bylece hoafn ya kesilecekti bende... - Size yemin ederim ki... Maigret piposunu yakt, telefondan dnen Pijpekamp'a bakt, beriki gz gezdirerek kem km etti: - Kk birer kadeh konya kabul edin ltfen. Yllanm var burda... - zin verin de onu ben ikram edeyim size! Yalnz siz madama, iyi bir ie ile tadmlk kadehleri getirmesini syleyin. Ama Madam Hasselt kk bardaklar getirdi. Komiser kalkt, kendi gidip bir raftan kadehleri ald, azna kadar doldurdu. - Hollanda polisinin erefine! dedi. Pijpekamp kar koymaya cesaret edemiyordu. Alkol yle sertti ki, gzlerinden ya geldi. Ama komiser mtebbessim, gaddar, durmadan kadehini kaldryor, steleyip duruyordu: - Hollanda polisinin erefine!.. Barens saat kata bronuzda olacak? - Yarm saat kadar sonra!.. Puro?.. - Mersi! Pipoyu tercih ederim...

Ve Maigret yeniden kadehleri doldurdu, hem de yle bir buyurganlkla ki ne Pijpekamp ne de Duclos imemezlik ettiler. - Gzel bir gn! dedi iki kez. Belki de yanlyorum. Ama zavall Popinga'nn katilinin bu akam tutuklanacana dair bir his var iimde... - Meer ki Baltk Denizi'ne doru yol almakta olmasn, diye karlk verdi Pijpekamp. - Yok canm! Siz onu o kadar uzakta m sanyorsunuz?.. Duclos solgun yzn kaldrd. - Bu bir ima m, komiser? diye sordu bak gibi keskin bir sesle. - Ne imas? - Baksanza uzakta olmadna gre, belki de ok yaknda olduunu iddia eder gibisiniz... - Hayal gcnz de pek genimi, profesr! Olay kmasna ramak kalmt. Bu biraz da byk konyak kadehlerindendi. Pijpekamp kpkrmzyd. Gzleri parlyordu. Duclos'da ise iki tam tersine marazi bir solgunluk ortaya kartmt. - Son bir kadeh daha, beyler ve gidip u zavall olan sorguya ekelim! ie masann stndeydi. Maigret'nin her iki koyusunda Madam Van Hasselt kaleminin ucunu tkryle slatp iilen iki saysn defterine kaydediyordu. Kapdan knca gne ve sknetle dolu ar bir atmosfere girdiler. Oosting'in gemisi yerindeydi. Pijpekamp her zamankinden daha dik durma gereini hissetti. Ancak yz metrelik bir mesafe vard yryecek. Sokaklarda kimseler yoktu. Bombo ama tertemiz ve kaplar birazdan alacakm gibi duran bir dnya fuar iin donatlma benzeyen butikler sra sra dizilmiti. - Gemicinin kim olduunu ortaya karmak hemen hemen imkansz... dedi Pijpekamp. Ama sulunun kim olduunun bilinmesi iyi bir ey, nk bylece kimse phe altnda kalmayacak. Yurttanz Duclos'nun tamamen serbest braklmas iin bir rapor hazrlayacam... Pek de salam basmayan admlarla yerel polis merkezine girdi ve geerken bir eyaya arpt, biraz fazla paldr kldr bir halde geip oturdu. Tam olarak sarho saylmazd. Ama alkol ondaki yumuakln, Hollandallarn ounun zellii olan o nezaketin bir ksmn alp gtrmt. Sarsak bir hareketle elektrik dmesine bast, bu arada iskemleyi devirdi. niformal bir memura Hollandaca bir eyler sylemesiyle adamn gidip Cornelius'la birlikte dnmesi bir oldu. Polis memurunun ocuu abartl bir yaknlkla karlamasna ramen, delikanl broya girerken sendeler gibi olmutu, baklar derhal Maigret'ye dikilmiti nk. - Komiser size birka kk soru sormak istiyor! dedi Pijpekamp, Franszca olarak. Maigret'nin acelesi yoktu. Piposundan kk nefesler eke eke broyu enine boyuna arnlamaktayd. - Syle bakalm, olum Barens! Baes sana dn akam neler anlatt? Beriki rkek bir ku gibi, incecik ban drt bir yana evirip durdu. - Ben... Sanyorum... - Pekl! Ben sana yardm edeceim. Senin bir baban var, yle deil mi? Hindistan'da... Bana bir ey gelseydi, o ok zlrd. Bir sr dert... Onu bunu bilmem... Bak, byle bir olayda yalanc ahitliin cezas birka ay hapistir... Cornelius bouluyor, kprdamaya cesaret edemiyor, hatta kimsenin yzne bile bakamyordu. - Oosting'in dn seni Amsterdiep 'in kysnda beklediini ve anlatt eyleri polise anlatman sylediini itiraf et. Popingalarn evinin evresinde uzun boylu ve sska birini grmediini itiraf et... - Ben... Hayr! Artk dayanacak takati kalmamt. Hkrklarn koy- verdi. Sarsla sarsla alyordu. Maigret ise o ar ve nfuz edilmez ama kimilerinin aptalca bulduu baklaryla nce Jean Duclos'ya sonra Pijpekamp'a bakt. Bu bak ylesine donuktu ki, bombo bakyormu gibi geliyordu insana! - Siz yle mi sanyorsunuz...? diye balayacak oldu mfetti. - Siz, kendiniz grn! niformas iinde daha da sska grnen delikanl, tam tersine, burnunu ekiyor, hkrklarn bastrmak iin dilerini skyordu, sonunda kem km etti: - Ben bir ey yapmadm... Birka saniye herkes ona baka kald, o ise sakinlemeye alyordu. - Hepsi bu kadar! diye kestirip att sonunda Maigret. Ben sen bir ey yaptn demedim. Oosting senin evin yaknnda bir yabanc grdn iddia etmeni istedi. Herhalde sana baz kiilerin kurtulmas iin tek arenin bu olduunu sylemitir... Kimlerin?.. - Annemin bana yemin ederim ki hibir ey belirtmedi... Bilmiyorum... Keke lseydim... - Hoppala! On sekiz yandayken insan hep lmek ister... Sizin soracak baka bir eyiniz yok mu, Msy Pijpekamp?

Beriki olan bitenden hibir ey anlamadn ifade eden bir hareketle omuzlarn kaldrd. - O zaman, yavrum, gidebilirsin... - Biliyorsunuz ki, Beetje deil... - Olabilir!.. Gecikmeden okuldaki arkadalarnn yanna git... Ve onu dar itti, homurdand. - Sradaki!.. Oosting geldi mi?.. Ne yazk ki o Franszca bilmiyor... Zil ald. Memur az sonra elinde yeni kasketi ile snm piposunu tutan Baes'i ieri getirdi. Bir tek Maigret'ye bakt. Ve ne tuhaftr ki, bu sitem dolu bir bakt. Mfettiin brosunda ayakta dikildi, onu selamlad. - Ltfen ona Popinga'nn ldrld saatte nerede olduunu sorar msnz, zahmet olmazsa?.. Polis memuru syleneni aktard. Oosting uzun bir nutka balamt, Maigret anlamamt ama kesip atmadan da geri kalmad: - Olmaz! Durdurun unu! Kesin unu. kelimelik bir yant. Pijpekamp eviriye devam etti. Yeniden sitemli bir bak. Annda evrilen bir cevap: - Gemisindeymi! - Ona bunun doru olmadn syleyin! Maigret bir yandan da elleri arkasnda, gidip geliyordu. - Buna ne diyor? . ~ Yemin ediyor! - yi! O halde kasketini kim alm onu sylesin! Pijpekamp syleneni ikiletmiyordu. u da vard ki Maigret son derece gl bir etki yaratmaktayd. - Eee? - Kamarasndaym.:. Hesap yapyormu... Lumbozlardan gvertede yryen bacaklar grm... Denizci pantolonu olduunu fark etmi... - Peki adam takip etmi mi? Oosting duraksad, gzlerini kst, parman aklatt ve hararetle konumaya balad. - Ne diyor? - Gerei sylemeyi tercih ettiini! Susuzluuna inanlacan bildiini... O gverteye ktnda, denizci uzaklam... Onu uzaktan takip etmi. Bylece Amsterdiep boyunca Popinga'larn evinin yaknna kadar gelmi. Denizci orada saklanm... Oosting de huylanp bir keye saklanarak beklemi... - ki saat sonra ate edildiini duymu mu? - Evet... Ama kaan adam yakalayamam... - Bu adamn eve girdiini grm m? - En azndan baheye girdiini grm... Yamurdan yararlanarak birinci kata ktn tahmin ediyor... Maigret glmsyordu. Mkemmel yemek yemi bir adamn keyifli, hafif tebessm. - Adam grse tanr m? eviri. Baes'in omuz silkmeleri. - Bilemiyor... - Barens'in Beetje ile retmeni gzetlediini grm m?.. - Evet... - Ve sulanmaktan korktuu iin ve polise doru yolu gstermek iin Cornelius'u kendi yerine konumakla grevlendirdi... - iddias bu... Ona inanmayalm, deil mi?.. O sulu, bu apak... Jean Duclos sabrsz hareketler yapyordu. Oosting, artk her eye hazr bir adam gibi sakindi. Syledii szleri polis memuru evirdi. - imdi diyor ki, ona ne yaplrsa yaplsnm, ama Popingann hem dostu hem de velinimeti olduunu sylyor. - imdi ne yapacaksnz? - Onu adaletin ellerine brakacam... Orada olduunu itiraf ediyor... Hl konyan etkisindeki Pijpekamp'n sesi her zamankinden daha yksek, hareketleri daha sertti, kararlarnda da hissediliyordu bu. Kesin kararl grnmek istiyordu. Yabanc bir meslekdan karsndayd ve hem kendisinin hem de Hollanda'nn onurunu kurtarmaya alyordu. Ciddi bir ifadeye brnd, tekrar zile bast. Koarak gelen memura mektup aaca ile masaya kk darbeler vura vura emretti: - Bu adam tutuklayn... Onu gtrsnler... Ben onu daha sonra greceim... Bunlar Hollandaca sylemiti ama ses tonu ne demek istediini pek gzel anlatyordu. Sonra, kalkp aklad: - Bu olay aydnlatp sonuca balayacam... Sizin katklarnz da belirtmeyi de unutmayacam... Tabii, yurttanz artk zgrdr...

Maigret'nin onu yle el kol hareketleri yaparken, gzler akmak akmak grnce kendi kendine yle dndn aklna bile getiremezdi: - Sen, zavall dostum, birka saat sonra kendine geldiinde, u anda yaptn eyden fena halde piman olacaksn!.. Pijpekamp kapy amt. Maigret gitmekte kararszd. - Size son bir zahmetim daha olacak! dedi allmam bir nezaketle. - Sizi dinliyorum, deerli meslekdam... - Saat daha drt olmal... Bu akam olaya uzaktan yakndan karanlarla faciay yeniden yaratalm... simleri not eder misiniz?.. Madam Popinga... Any... Msy Duclos... Barens... Wienands'lar... Beetje... Oosting... Ve nihayet Msy Liewens, Beetje'nin babas... - Ne yapmak istiyorsunuz?.. - Van Hasselt salonunda konferans sona erdii andan itibaren olan biteni yeniden ele almak... Bir sessizlik oldu, Pijpekamp dnyordu. - Groningen'e telefon edeceim, dedi sonunda, eflerimden izin almak iin... Yapt akadan pek de rahat olmadan karsndakilerin yz ifadelerini izleyerek ekledi: ; - Ne yazk ki, biri eksik olacak... Artk gelemeyecek olan Conrad Popinga... - Onun roln ben oynayacam... diye szn tamamlad Maigret. Ve arkasnda Jean Duclos'yla karken unlar syledi: - Mkemmel yemek iin ok teekkrler! VIII Maigret ve Gen Kzlar

Komiser, polis merkezinden Van Hasselt Oteli'ne gitmek iin kasabann iinden gemek yerine, hali tavr, kafasnn duruu ve yznden nemrutluk akan Jean Duclos peinde, rhtmlardan kestirmeden gitti. - Kendinizi ok iren hale getirdiinizi biliyor musunuz? diye homurdand sonunda, kancas nerdeyse balarna dokunarak geen vince bakarak. - nk?.. Duclos omuzlarn silkti, sesini karmadan birka adm yrd. - Siz hi anlayamayacaksnz! Ya da anlamak istemiyorsunuz! Siz de btn Franszlar gibisiniz... - Ben ikimizin de ayn milletten olduunu sanyordum. - u var ki, ben ok seyahat ettim. Evrensel bir kltre sahibim... Yaadm lkeye ayak uydurmasn bilirim... Siz ise, buraya geldiinizden beri burnunuzun dikine gidiyorsunuz, yakk alr m almaz m demeden... - rnein, sulunun bulunmasn istiyorlar m, istemiyorlar m, aldrmadan! Duclos parlad. - Neden olmasn?.. ren bir cinayet sz konusu deil... Yani, sulu profesyonel bir katil ve hrsz deil... Toplumu korumak iin ille de ieri tklmas gereken bir kii deil... - Ee, n'olmu?.. Maigret'nin yle bir keyifle piposunu tttrmesi ve de ellerini arkasnda kavuturmas vard ki. - Bakn... diye mrldand Duclos, etraftaki manzaray, tpk hamarat bir ev kadnn bfesindeki gibi her eyin yerli yerinde olduu prl prl kasabay, havay kirletemeyecek kadar minik liman, sar sabolar, zerinde dikilen sakin insanlar gstererek. Sonra devam etti: - Herkes hayatn kazanyor... Herkes mutlu saylr... Ve hele, herkes igdlerini dizginliyor, nk bu bir kural, toplum iinde yaanmak isteniyorsa uyulmas gereken bir zorunluluk... Pijpekamp size hrszln seyrek olduunu dorulayacaktr... u da var ki, iki kuruluk ekmek alan biri en azndan birka hafta hapis yatmadan paasn kurtaramyor... Dzensizlik bunun neresinde?.. siz gsz kimse yok!.. Dilenci yok!.. rgtl bir dzen bu... - Ve ben de gelip sralar kryorum! - Durun! Amsterdiep'in yaknnda, soldaki evler kasabann ileri gelenlerinin, zenginlerin, yle ya da byle gl insanlarn evleridir. Herkes onlar tanr... Belediye bakan, rahipler, retmenler, memurlar, kasabann huzurunun bozulmamas, kimsenin komusunu rahatsz etmeden yerini bilmesi iin dikkat eden herkes orada... Size syledim sanyorum, bu insanlar kendilerine kahveye gitme hakkn bile ok gryorlar, nk kt rnek olurmu... Oysa bir cinayet ilendi... Siz bir aile dramnn kokusunu alyorsunuz...

Maigret deniz ykseldiinden, gverteleri rhtmdan yksekte, alaca bulaca renklere boyanm duvarlar gibi dikili gemilere bakarak dinliyordu. - ok saygdeer bir mfetti olan Pijpekamp'n ne dndn bilmiyorum. Bildiim, herkes iin en iyisinin bu akam retmenin katilinin yabanc bir denizci olduunu ve aratrmalarn srdrldn aklamak olacak... Herkes iin!.. Madam Popinga iin! Ailesi iin! Bu arada, nde gelen bir aydn olan babas iin! Beetje ve Msy Liewens iin!.. Ama en nemlisi de rnek olmas iin!.. Kasabann kk evlerinde yaayan ve Amsterdiep 'teki byk evlerde neler olup bittiini izleyen ve ayn eyleri yapmaya can atan insanlar iin... Siz, gerek iin gerei istiyorsunuz, etrefilli bir olay ortaya karma onuru iin... - Bu sabah Pijpekamp bunlar m syledi size?.. Frsat bu frsat benim kartrclk merakm nasl yattracan da sormutur... Siz de ona, Fransa'da, benim gibi insanlarn iyi bir yemekle, hatta rvetle satn alnabileceini sylediniz... - Bu kadar kesin szler edilmedi... - Ne dnyorum, biliyor musunuz, Msy Jean Duclos? Maigret limann manzarasn daha iyi seyretmek iin durmutu. Dkkn haline getirilmi kck bir tekne, gemiden gemiye gidiyor, mavna ve yelkenlilere yanayor, benzinli motoruyla ata pata dumanlar kara kara ekmek, baharat, ttn, pipo ve ard raks satyordu. - Sizi dinliyorum... - Sizin banyodan elinizde tabancayla kmanzn bir ans olduunu dnyorum. - Bu ne demek oluyor? - Hibir ey! Yalnz bana o banyoda birini grp grmediinizi tekrarlayn? - Ben hi kimseyi grmedim. - Hibir ey de iitmediniz mi? Ban evirdi. - Tam olarak bir ey duymadm... Hepsi hepsi, kvetin kapann altnda bir ey kmldar gibi geldi, o kadar... - zin verir misiniz?.. urada beni bekleyen biri var... Ve geni admlarla, onun geliini kollayarak kaldrmda turlayan Beetje Liewens'i grd Van Hasselt Oteli'nin kapsna doru yneldi. Kz hep yapt gibi ona glmsemeye alt, ama glmsemesi canllktan yoksundu. Sinirli olduu hissediliyordu. Sanki birinin ortaya kvermesinden korkarm gibi hl soka kolluyordu. - Nerdeyse yarm saattir sizi bekliyorum. - eri girelim mi? - Kahveye olmaz, yle deil mi? Koridorda bir an tereddt etti. Kz odasna da alamazd. O zaman seslerin bir tapmaktaki gibi yankland, geni ve bombo balo salonunun kapsn itti. Gn nda sahnedeki dekor pek tatsz ve toz toprak iindeydi. Piyano akt. Bir kede lenhuda bir sandk ve tavana kadar st ste yl sandalyeler duruyordu. Arkada bir sosyete balosu iin hazrlanm olmas gereken kt sslemeler. Beetje salkl havasn koruyordu. Mavi bir tayyr giymiti ve gsleri beyaz ipek gmleinin altnda her zamankinden de i gcklaycyd. - Evden kabildiniz mi? Kz hemen cevap vermedi. Syleyecek ok eyi olduu aka belliydi ama nereden balayacan bilemiyordu. - Katm! diye aklad en sonunda. Artk kalamazdm. Korkuyordum. Hizmeti gelip bana babamn ok fkeli olduunu ve beni ldrebileceini anlatt... Daha nce de tek kelime etmeden, beni odama kapamt... nk hiddete kapld zaman hi konumaz... Geen gece tek kelime etmeden eve dndk... Kapya kilit vurdu- ... Bugn leden sonra hizmeti anahtar deliinden benimle konutu... Galiba leyin dndnde rengi bembeyazm... Yemek yemi, sonra iftliin etrafnda drt dnp durmu... Sonra da kalkp annemin mezarna gitmi... "Ne zaman nemli bir karara varmak istese hep oraya gider... O zaman ben de pencere camn krdm. Hizmeti bana bir tornavida uzatt, kilidi atm..." "Artk oraya dnemem... Siz babam tanmyorsunuz..." - Bir ey soracam! diye sze girdi Maigret. Kzn elinde tuttuu parlak olak derisinden kk antaya bakyordu. - Yannza ka para aldnz? - Bilmiyorum... Belki be yz florin. - Odanzda m duruyordu? Kzard, kem km etti:

- Brodayd... nce istasyona gitmek istemitim... Ama tam karsnda polis var. Aklma siz geldiniz... Orada, samimi bir havann yaratlmasnn olanaksz olduu bir bekleme salonunda gibiydiler ve yl duran sandalyelerden ikisini ekip de oturmay bile akl edemiyorlard. Beetje sinirliydi ama dehet iinde deildi. Maigret belki de bu yzden zellikle de u soruyu sorarken sesinde nlayan bir dmanlkla bakyordu ona. - Ka adama sizi karmasn teklif ettiniz? Kz afallad. Ban evirip, kekeledi: - Ne diyorsunuz siz?.. - nce Popinga'ya... O ilk miydi? - Anlamyorum. - O sizin ilk nz myd, onu soruyorum... Epeyce uzun bir sessizlik. Sonra: - Bana byle kt davranacanz sanmazdm... Ben... - lk miydi o?.. Hesaplarsak, bu i bir yldan biraz fazla zamandan bu yana devam etmi. Ama ondan ncesi?.. - Ben... Groningen'de lisedeki jimnastik retmeniyle flrt etmitim... . Flrt m?.. - ey...o ey etti... - Pekl! Yani Popinga'dan nce bir sevgiliniz olmutu. Baka biri yok mu?.. - Asla! diye bard kz fkeyle. - Barens'in metresi de oldunuz mu? - Bu doru deil... Yemin ederim!.. - Onunla buluuyordunuz... - ... nk o bana kt... Beni pmeye bile cesaret edemiyordu... - Ve son bulumanzda, yani benim gelmemle ve babanzn geliiyle yarda kesilen bulumanzda, ona birlikte kamay teklif ettiniz... - Nerden biliyorsunuz?.. Maigret az daha kahkahadan krlacakt! Bu kadar saflk da artcyd! Kz kendini biraz toparlamt! Btn bunlardan ilgin bir safdillikle sz ediyordu! - O istemedi mi? - Korkuyordu... Bana paras olmadn syledi... - Ve siz de ona evdeki paray alacanz sylediniz... Szn ksas, uzun zamandr kap gitmeyi takmtnz kafanza... Yaamnzdaki en byk amacnz, kim olursa olsun bir erkekle birlikte Delfzijl'den gitmekti. - Herhangi biri deil ite! diye dzeltti kz. fkelenerek. ok ktsnz! Anlamak istemiyorsunuz! - Anlyorum! Anlyorum! Hatta ocuklar bile anlar bunu! Yaam seviyorsunuz! Erkekleri seviyorsunuz! Karnza kabilecek her trl zevke varsnz... Kz gzlerini indirdi, el antasna kk sinirli darbelerle vuruyordu. - Babacnzn rnek iftliinde skntdan patlyorsunuz! Baka eyler ekiyor cannz! On yedi yanda, lisede jimnastik retmeninizle ie baladnz... Onu gitmesi iin kandrmak olanakszd. Delfzijl'deki erkekleri bir bir aklnzdan geiriyorsunuz ve ilerinden birinin, tekilerden daha cesur olduunu kefediyorsunuz... Popinga her yeri gezmi... O da yaam seviyor... nyarglar onu son derece tedirgin ediyor... Siz de onun boynuna atlyorsunuz... - Neden sylyorsunuz... - Belki abartyorum!.. Diyelim ki, siz ho, eytani ekicilikte bir kz olduunuz iin, o size bir para kur yapyor! Ama ekingen bir kur, nk bir tatszlk kmasndan korkuyor, karsndan, Any'den, mdrnden, rencilerinden korkuyor... - En ok da Any'den! - Ona biraz sonra geleceiz... Kyda kede sizi pyor... Bahse girerim ki bundan fazlasn arzu etmeye bile cesareti yoktu... Ama siz zamann geldiine inanyorsunuz... Her gn yoluna kyorsunuz... Ona, evine, meyveler gtryorsunuz. Aile yuvasna giriyorsunuz... Sizi bisikletle gtrmesini istiyorsunuz ve odun ynlarnn arkasnda duruyorsunuz... Ona mektuplar yazp kama kararnzdan bahsediyorsunuz... - Okudunuz mu? - Evet! - Ve ilk balayann o olduuna inanmyorsunuz? Kz hzl gidiyordu. - lk balarda bana ok mutsuz olduunu, Madam Popinga'nn onu anlamadn, onun herkes ne der' den baka bir ey dnmediini, bunun berbat bir yaam olduunu ve her... - Elbette! - Gryorsunuz ki... - Yz evli erkekten altm rastladklar ilk alml gen kza bu maval anlatr... Yalnz, garibim ne yazk ki bu szleri ciddiye alan bir gen kza atm... - Ktsnz, ktsnz...

Alad alayacakt. Kendini tutuyor, kt szcn vurgulamak iin ayayla tepmiyordu. - Uzatmayalm, u mehur ka hep daha sonraya att ve siz de bu iin asla gerekleemeyeceini hissettiniz... - Bu doru deil!.. - Doru, doru! Bunun kant da Barens'in yaknln da kabul ederek kendinizi bir bakma bu olasla kar salama alm olmanz... htiyatla!.. nk o mahcup, terbiyeli, saygl, rktlmemesi gereken bir gen... - Korkun bir ey bu! . . - Bu yaanm kk bir hikye... - Benden nefret ediyorsunuz, deil mi? - Ben mi?.. Hi de deil... - Siz benden nefret ediyorsunuz! Oysa ben mutsuzum. Conrad' seviyordum... - Ya Cornelius'u?.. Ya jimnastik hocasn?.. Bu kez alamaya balad. Tepindi. - Buna izin veremem... - Artk onlar sevmediinizi sylememe mi? Nedenmi? Sizin iin bambaka bir yaam, hep aklnz kurcalam olan byk ka temsil ettikleri lde seviyordunuz siz onlar... Kz artk dinlemiyordu. Szland: - Hi gelmemeliydim... Ben sanyordum ki... - Sizi kanatlarmn altna alacam m?.. Ama yapyorum ya zaten bunu!.. Yalnz sizi bu olayda ne bir kurban olarak gryorum ne de bir kahraman... Siz agzl, biraz bn, biraz hep bana hep bana diyen kk bir kzsnz, hepsi bu!.. Ynla benzeri olan, kck bir kz... imdiden bir umut tayan slak gzlerle bakt kz. - Herkes nefret ediyor benden! dedi aznn iinde. - Kimmi bu herkes?.. - lk bata Madam Popinga, nk ben onun gibi deilim! O istiyor ki ben btn gn oturup Okyanus adalarndaki yerliler iin st ba dikeyim, ya da yoksullara kazaklar reyim... Yardmsevenlerdeki kzlara bana uymamalarn sylediinden haberim var... Hatta hemencecik bir koca bulmazsam sonumun kt olacan bile sylemi... Bana anlattlar... Yemden kk kasabadan gelen biraz kekremsi buram buram bir parfm kokusu: yardmsevenler derneinin ilii, kendilerine bakanlk eden bir hanmefendinin evresinde toplanm iyi aile kzlar, dedikodular, tler ve sinsice itiraflar. - Ama en ok da Any idi... - Sizden nefret eden mi? - Evet!.. Hatta ou zaman, ben gidince o salonu terk eder ve odasna kard... ok uzun zamandan beri her eyi bildiine yemin edebilirim... Madam Popinga ise her eye karn iyi bir kadndr... Yalnz durmadan benim davranlarm deitirmeye, giysilerimin biimini deitirmeye kalkard... Bir de roman deil de baka eyler okuyaym isterdi!.. Ama hibir eyden kukulanmyordu... Conrad'a beni eve gtrmesini o sylerdi... Maigret'nin yznde tuhaf bir tebessm gezindi. - Any, ise farklyd!,. Onu grdnz!.. irkin!.. Dileri eri br!.. Asla bir erkek iltifat etmemitir ona!.. O da bunun farknda!.. Evde kalacan biliyor... te zaten okumas, bir meslek sahibi olmak istemesi de bu yzden... Erkeklerden nefret ediyormu gibi yapyor!.. Kadn derneklerine ye... Beetje yeniden alevlenmiti. Sonunda patlayan eski bir kinin varl hissediliyordu. - Bu yzden srekli evde dolayor, Conrad' gzlyordu... Madem ki o namuslu olmaya mahkmdu, herkes de yle olmalyd... Anlyor musunuz?.. O her eyi anlad, bundan eminim... Enitesini benden uzaklatrmaya alt... Hatta Cornelius'u bile!.. Btn erkeklerin bana baktn gryordu, buna Wienands da dahil, ama o asla bir ey sylemeye cesaret edememitir bana, yalnz onunla dans ettiimiz zaman kpkrmz kesilirdi... Bu yzden onun kars da nefret ediyor benden!.. Any kz kardeine bir ey anlatmamtr... Belki de anlatmtr... Belki de mektuplarm bulan odur... - Ya katil kim? diye pattadanak soruverdi Maigret, Kz kekeledi. - Yemin ederim bilmiyorum... Ben bunu sylemedim!.. Ama Any bir zehir!.. O irkinse kabahat benim mi?.. - Onun hi olmadndan emin misiniz? Ah! Beetje'nin glmseyii, daha dorusu u kck gl, gudubet birini ezen, arzulanan bir kadnn iinden gelen u utku dolu gl! nsann, yatl okulda olur olmaz her ey iin kavgaya tutuan kk kzlar olduklarna inanas geliyordu. - En azndan Delfzijl'de yok... - Enitesinden de mi nefret ediyordu?

- Bilemiyorum... Bu ayn ey deil!.. O aileden biriydi. stelik btn aile birazck da ona ait deil miydi? O halde onu kollamak, korumak lazmd... - Ya ldrmek? - Ne sanyorsunuz?.. Hep bunu syleyip duruyorsunuz!.. - Bir ey sandm yok benim!.. Cevap verin! Oosting'in sizin, Popinga'yla olan ilikinizden haberi var myd? - Size byle mi sylediler? - Birlikte onun gemisiyle Workum kumluklarna kadar gidiyor- musunuz... O sizi yalnz m brakrd? - Evet! O dmende olurdu, gvertede... - Sizi de kamarada brakrd... - Elbette... Serin olurdu dars... - Onu hi grmediniz mi, eyden beri... Conrad'n lmnden beri? - Hayr!.. Yemin ederim... - O hi kur yapmad m size? Dilerinin ucuyla gld. - O mu?.. Ama ite gene fkeden alama istei tutmutu kzn. Sonunda grlty duyan Madam Van Hasselt kap aralndan ban uzatt, aznn iinde zrler sralad ve tekrar kasasnn bana dnd. Bir sessizlik kt. - Babanzn sizi gerekten ldrebileceine inanyor musunuz? - Evet!.. Yapard... - O halde, sevgilinizi de ldrebilirdi... Gzleri yuvalarndan frlad, iddetle itiraz etti. - Hayr!.. Bu doru deil!.. Babam deil ey yapan... - Bununla birlikte, olay gecesi eve dndnzde, o evde deildi... - Nerden biliyorsunuz?.. - Sizden biraz sonra dnd deil mi? - Hemen sonra... Ama... - Son mektuplarnzda, sabrnzn kalmadn belirtiyorsunuz. Conrad' elinizden kardnz, macerann onu rktmeye baladn, ksacas, onun sizinle birlikte yurtdna kamak uruna yuvasn asla terk etmeyeceini hissediyordunuz. - Bunun anlam ne? - Hi! Kk bir saptama yapyorum. Babanz ok gemez gelir herhalde... Endieyle evresine baknd. Bir k yolu arar gibiydi... - Hi korkmayn... Size ihtiyacm var, bu akam... - Bu akam m?.. - Evet! Cinayet gecesindeki olaylar ve herkesin yapt hareketleri tekrarlayacaz. - Beni ldrr! - Kim?.. - Babam! - Ben orada olacam. Korkmayn. - Ama... Kap ald. Jean Duclos ieri girdi, kapy hzla arkasndan kapad, anahtar kilidin iinde evirdi, dehete kaplm bir halde ilerledi. - Dikkat!.. ifti burada. ey... O... - Kz odanza gtrn... - Odama m?.. - sterseniz benim odama!.. Koridordan ayak sesleri geliyordu. Sahnenin yannda servis merdivenine alan bir kap vard. kili oradan geti. Maigret anahtar evirdi, komiserin omzundan kendisine bakan ifti Liewens ile burun buruna geldi. - Beetje?.. te yeniden dil cambazlklar balamt. Birbirleriyle anlaamyorlard. Maigret karsndakini pek de fkelendirmemeye bakarak, iri kym vcuduyla yolu kesip, biraz zaman kazanmakla yetindi. Jean Duclos szm ona rahat bir hava taknarak aa inmekte gecikmedi. - Ona kznn bu akam iade edileceini, cinayetin yeniden kurgulanmas iin ona da ihtiya olduunu anlatn... - htiya m?.. - Yahu evirin sylediklerimi, Allahm akna, madem ki ben sylyorum... Duclos yapmack bir tatllkla syleneni yapt. ifti her ikisine de bakt. - Ona unu da syleyin, bu akam katilin kodese tklacan da syleyin... Sylenenler aktarld. Ve Maigret srad, eline bir tabanca alarak namluyu akana dayamaya kalkan, Liewens'i devirecek zaman ancak bulabildi.

Bouma ksa srd. Maigret o kadar ard ki, hasm hareketsiz ve silahsz kalmakta gecikmedi, bu arada iki vcudun arpt sandalye yn byk bir grltyle devrilmi ve komiser alnndan hafife yaralanmt. - Kapy kilitleyin! diye bard Maigret Duclos'ya. eri girmelerine gerek yok... Ve soluk solua doruldu. IX Kurgu

lk gelen Wienands'lar oldu, tam tamna 7.30'da. O anda Van Hasselt Oteli'nin balo salonunda bir araya gelmeden, birbirleriyle konumadan duran adamdan baka kimse yoktu. Salonun bir ucundan teki ucuna gidip gelen biraz huzursuz Jean Duclos; bir sandalyede kprdamadan oturan, bir kar suratyla ifti Liewens ve piposu dilerinin arasnda, srtn piyanoya vermi Maigret. Kimsenin aklna klarn hepsini yakmak gelmemiti. Tepeye asl kocaman ampulden lo bir k yaylyordu, iskemleler hl dipte ylyd, Maigret'nin o geceki gibi dizdirdii ilk sra hari. Kk bo sahnede, yeil rtl bir masa, bir iskemle. Wienands'lar pazarlklarn giymilerdi... ki ocuklarn da yanlarnda getirdiklerine baklrsa kendilerine verilen talimata harfi harfine uymulard. Aceleyle yemek yedikleri, tam zamannda orada bulunmak iin yemek odasn olduu gibi brakp geldikleri anlalyordu. Wiehands girerken apkasn kard, selamlayacak birini arad ve profesrn yanna gidip gitmemekte bir an kararsz kaldktan sonra ailesiyle birlikte bir keye ekilip sessizce bekledi. Yakal ok yksekti, kravat biimsiz balanmt. ; Cornelius Barens hemen hemen onlarn pei sra geldi,yle solgun, yle huzursuzdu ki, en- ufak bir sinyalde kap gidecek gibi bir hali vard. O da birinin yanna gitmek, bir gruba katlmak iin baknd ama kimseye yaklamaya cesaret edemedi ve iskemle ynna yasland. Mfetti Pijpekamp Oosting ile birlikte geldi, adamn gz Maigret'nin stndeydi. En son gelenler ise hzl hzl yryerek ieri giren, bir an durakladktan sonra ilk sraya ynelen Madam Popinga ve Any oldu. - Beetje'yi aa getirin! dedi Maigret mfettie. Memurlarnzdan biri Liewens ve Oosting'e dikkat etsin. Olay gecesi burada deildiler. Onlarla iimiz daha sonra. Salonun bir kesinde kalabilirler... nce rkek, sonra Any ve Madam Popinga'y grmesiyle gurura kaplarak, burnu havalarda Beetje de tekilere katlnca, sanki bir an iin herkes soluunu tutar gibi oldu. Bunun nedeni atmosferin dramatik oluu deildi. Hi de yle bir hava yoktu! Tam tersine tiksindiriciydi! Tavandaki tek bir lamba ile aydnlanan bu geni ve bo salonda bir tutam insan gibiydiler. Daha birka gn nce bu insanlarn, Delfzijl'in ileri gelenlerinin, st ste yl duran bu iskemlelerden birine oturma hakkn satn aldklar, galeri iin poz vererek ieri girdikleri, birbirlerine glckler gnderdikleri, tokalatklar, yzleri sahneye dnk oturduklar, pazarlklarn giymi olarak, Jean Duclos'nun geliini alkladklar inanlr gibi deildi. Sanki birden ayn manzaraya drbnn br ucuyla baklyordu! Bekleyiin, az sonra olacaklarn belirsizliinin, yzlerde yaratt ne tedirginlikti ne de bir ac belirtisi. Bu bambaka bir eydi! Donuk bombo gzler. Gergin, allak bullak hatlar. stelik k herkesin yzn kle dndrmt. Beetje'nin bile batan karc bir yan kalmamt. Saygnlktan uzak, hametten uzak bir durgunluktu bu. ler acsyd ya da glnt. Darda insanlar sessizce birikmiti, nk akamzeri bir eyler olaca haberi yaylvermiti. Ama hi kimse bunun bylesine sradan bir ey olacan dnmemiti kukusuz. Maigret ilk nce Madam Popinga'ya dnd. - Geen gece oturduunuz yere oturur musunuz? dedi. Birka saat nce evinde merhamet uyandran bir hali vard. Bu gemiti. Daha yal grnyordu. Kt elden kma tayyrnn bir omzunun dierinden daha geni durduu ve ayaklarnn da kocaman olduu fark ediliyordu. Bir de boynunda, kulann altnda bir yara izi vard. Any iin durum daha berbatt, yz hibir zaman bu denli arpk urpuk olmamt. Kl glnt, darackt, apkas rkt. Madam Popinga ilk srann ortasna, eref mevkiine geti. O gn, klar iinde, btn Delfzijl arkasnda iken gurur ve zevkten pespembe olmalyd. - Yannzda kim vard? - Denizcilik Okulu'nun mdr... - Ya teki tarafta? - Msy Wienands...

Wienands'dan gelip yerini almas rica edildi. Pardessn stnden kartmamt. Saa sola baklarak beceriksizce oturdu. - Ya Madam Wienands?.. . . - Srann en sonunda, ocuklar yznden... - Beetje?.. Kz kendiliinden kalkp yerini ald, Any ile aralarnda bir iskemleyi bo brakmt: Conrad Popingann iskemlesiydi bu. Pijpekamp, arm, afallam, ne yapacan bilmez bir halde, biraz ilerde ayakta duruyordu; huzursuz, stelik de endieli bir hali vard. Jean Duclos srann kendisine gelmesini bekliyordu. - Sahneye kn! dedi ona Maigret. Belki de en kk den o olmutu. Sska biriydi, kyafeti dklyordu. O malum akam, yz kiinin zahmet ederek kalkp onu dinlemeye geldiine inanas gelmiyordu insann. Sessizlik de, tavann uzak bir kesinden gelen hem ok i hem de yetersiz u k kadar elem vericiydi. Salonun bir kesinde Baes, herkesin skntsna tercman olurcasna drt be kez ksrd. Maigret'nin de endieli olduu gzden kamyordu. Kurduu mizanseni inceliyordu. Ar baklar insanlar zerinde geziyor, bazen ufack ayrntlara, Beetje'nin pozuna, Any'nin yerleri spren eteklerine taklyordu. Krsde yapayalnz, sakin olmaya alan Duclos'nun bakmsz trnaklarna taklarak, birinden tekine geziniyordu. - Konumanz ne kadar srd? - eyrek saat... - Kttan m okuyordunuz? - zr dilerim! Ben bu ii yirminci defadr yapyorum. Artk notlarma bakmama gerek yok... - O halde salona bakyordunuz... Ve bir an gidip Beetje ile Any'nin arasna oturdu. skemleler ok skkt. Dizi Beetje'nin dizine dedi. - Akam, kata bitti? - Saat 9'dan biraz nce... nk, daha nce, bir gen kz piyano almt... Bu piyano, stnde Chopin'in bir Polonez'iyle hl ak duruyordu. Madam Popinga mendilini didiklemeye balad. Oosting, kesinde kpr kprd. Ayaklarn cilal parkenin zerinde oynatp duruyordu. Saat sekizi birka dakika gemekteydi. Maigret ayaa kalkt, yrmeye balad. - Ltfen, Msy Duclos, konferans metninizin bir zetini yapar msnz bana? Ama Duclos'nun dili tutulmu gibiydi. Daha dorusu elindeki metinden bir eyler okumak istedi. ksrp aksrdktan sonra mrldand: - Delfzijl'in aydn halkna hakaret etmek istemem... - zr dilerim! Siz sululuktan sz ediyordunuz. Hangi anlamda? - Sulularn sorumluluundan... - Ve iddia ediyordunuz ki... - inde ilenen ve cinayet ad verilen sulardan toplumumuzun sorumlu olduunu... Biz yaam herkesin olabildiince mutlu olmas iin dzenledik... Sosyal snflar yarattk ve her bireyin bu snflardan birine katlmas bir zorunluluktur... Konuurken gzn yerdeki yeil haldan ayrmyordu. Sesi atall kyordu. - Bu kadar yeter! diye homurdand Maigret. Biliyorum: "stisna oluturan bireyler vardr, hastalar ya da uyumsuzlar... Bunlar almaz duvarlarla kar karyadrlar... Her taraftan itile itile subatana saplanrlar"... Galiba byleydi, deil mi?.. Bu yeni bir ey deil ki... Sonu: "Artk hapishaneleri kapatalm, slahevleri, hastaneler, huzur evleri, klinikler aalm..." Surat den Duclos yant vermedi. - Szn ksas, siz birka cafcafl rnekle, eyrek saat bunu konutunuz... Lombroso'dan, Freud'dan vesaire rnekler verdiniz. Saatine bakt, daha ok ilk sradakilere doru konutu: - Birka dakika daha beklemenizi rica ediyorum... Tam o anda Wienandslarn ocuklarndan biri alamaya balad. Ve annesi, siniri tepesinde, sakinletirmek iin ocuu sallama- ya koyuldu. Kadnn ocuu susturamadn gren Wienands onu kucana ald, nce tatl tatl okarken, sonunda areyi ocuun koluna bir imdik atmakta buldu. Bir dram yaandn hatrlamak iin Any ile Beetje'nin arasndaki bo iskemleye bakmak gerekiyordu. stelik! Dahas da var! Salk fkran ama sradan yzyle, Beetje'nin bir evlilii altst edecek ne zellii vard? Onda insan eken bir tek ey vard. plak gerei ortaya kartacak, olaylar ilk yalnlna geri gtrecek bir mizansenin esrar da hurdayd: ipein daha da i gcklayc bir hale getirdii iki nefis gs, bluzun altnda titreyerek daha da dirileen on dokuz ya gsleri. Biraz ilerde ise, on dokuzunda bile byle gslere sahip olmayan Madam Popinga, btn cinsel ekiciliini alp gtrm koyu renk, kat kat, arbal giysileriyle Madam Popinga.

Sonra Any, hrn, irkin, tahta gibi ama esrarengiz. Popinga Beetje ile karlamt, yaamay seven bir Popinga, haytn nimetlerini tatmak iin cann veren bir Popinga!.. Ve o Beetje'nin yzn, fayans mavisi gzlerini grmemiti, hele hele bu tabebek suratnn arkasnda gizlenen kama isteini hi fark etmemiti! "' Bu dipdiri gsleri bu ta gibi, ekici vcudu grmt o. Madam Wienands da artk bir kadn saylmazd. O bir anneydi, ev kadnyd. Artk alayacak takati kalmam ocuunun burnunu silmekle meguld. Jean Duclos, krsden sordu: - Burada kalmak zorunda mym ben? - Rica ederim... Ve Maigret Pijpekamp'a sokularak alak sesle bir eyler syledi. Groningen'li polis memuru biraz sonra Oosting ile birlikte kt. Kahvede insanlar bilardo oynuyordu. arpan toplarn sesi geliyordu. Salonda ise yrekler daralmaktayd. Ruh armak iin toplanmlar da, korkun bir eyin gelmesini bekler gibiydiler. Birden ayaa kalkarak, bir an durakladktan sonra konumaya cesaret eden.sadece Any oldu: - Nereye varmak istediini anlamyorum... Bu... bu... - Vakit tamamdr... Pardon! Barens nerde?.. Onu tamamen unutmutu. Barens salonun uzak bir kesinde, duvara dayanm duruyordu. - Neden yerinizi almadnz siz? - Siz o akamki gibi dediniz... Bak kaamak, sesi soluk soluayd... - O akam ben teki rencilerle birlikte elli sente girilen yerlerden birindeydim... Maigret stnde durmad. Gidip, kahvenin iinden gemeden sokaa k olan bir arala bakan kapy at. Karanlkta iki glgeden baka bir ey gremedi. - yle sanyorum ki, konferans bittikten sonra krsnn nnde bir kmelenme olmutur... Okulun mdr... Rahip... Konumacy kutlayan nemli kiiler... Kimseden t kmad, ama bu szler sahneyi hatrlatmaya yetmiti: ka doru ilerleyen dinleyiciler, iskemlelerin grlts, konumalar ve orada, sahnenin yannda bir grup, el skmalar, tokalamalar, vgler... Salon boalmaktadr... Son grup da kapya doru ilerlerken... Barens Popingalara katlr... - Artk gelebilirsiniz, Msy Duclos... Herkes ayaa kalkt. Ama her biri oynayaca rolden kuku duyuyordu. Maigret'ye bakp duruyorlard. Any ile Beetje birbirlerini grmezden geldiler. Beceriksiz, stnden iretilik akan havasyla Wienands, kn kucana almt. - Peimden gelin... Ve kapya yaklarken: - Konferans gecesinde olduu gibi ayn srayla eve doru gideceiz... Madam Popinga ve Msy Duclos... Birbirlerine baktlar, bir an durakladlar, karanlk sokakta birka adm ilerlediler... - Matmazel Beetje, siz Popinga ile yryordunuz... Haydi yryn... Az sonra size katlacam... Kzn tek bana kasabaya gitmeye pek cesareti yok gibiydi, hele hele, salonun bir kesinde bir polis memurunun tuttuu babasndan ok korkuyordu. - Msy ve Madam Wienands... ocuklarla megulm gibi yapmak zorunda olduklarndan en doal onlar davrandlar... - Matmazel Any ve Barens... Olan nerdeyse hkracak gibiydi, dudaklarn srd, gene de Maigret'nin nnden geti. O zaman komiser Liewens'e nezaret eden polise dnd. - Olay gecesi, bu saatte o evindeydi. Onu evine gtrp o zaman ne yapyorsa,- aynn tekrar yaptrr msnz?.. Her ey iyi dzenlenmemi bir geit trenine benziyordu. lk gidenler duruyorlar, yola devam edip etmeyeceklerini soruyorlard birbirlerine. Tereddtler, durmalar oluyordu. Madam Van Hasselt eikte durmu sahneyi seyrederken, bir yandan da kendisine laf atan bilardoculara cevap yetitiriyordu. Kasabann drtte uykudayd, dkknlar kapanmt. Madam Popinga ile Duclos doruca rhtm yoluna saptlar, profesrn yol arkadan sakinletirmeye alt gzleniyordu. Gaz lambalar ok seyrek olduundan, bir aydnlkta yryorlard bir karanlkta. Zifir gibi sular, direklerinde birer fenerle sallanp duran gemiler grnd. Beetje, Any'nin arkasnda olduunu hissedince, rahat admlarla yrmeye alt, ama yalnz olmas bunu zorlatryordu. Her grup arasnda birka admlk mesafe vard. Yz metre ilerde Oosting'in gemisi ak seik grlebiliyordu, nk beyaza boyanm tek gemi onunkiydi. Lumbozlarda k yoktu. Rhtm sszd.

- Hepiniz olduunuz yerde kalr msnz! dedi Maigret herkesin duyabilecei bir tonla. Olduklar yerde kaldlar. Gece kapkaranlkt. Fenerin k huzmesi balarnn ok stnden geiyor ve hibir eyi aydnlatmyordu. Maigret Any'ye dnd: - Siz o geceki sranzda msnz? - Evet... - Ya siz Barens? - Evet... Galiba... - Emin misiniz?.. Any ile birlikte mi yryordunuz?.. - Evet... Bir dakika... Burada deil, ama on metre ilerde, Any bana ocuklardan birinin paltosunun yerlere srndn gstermiti... - Ve siz de Wienands'lara bunu sylemek iin birka adm ne ilerlediniz... - Madam Wienands'i... - Bu ancak birka saniye mi srd? - Evet... Wienands'lar yola devam ettiler... Ben Any'yi bekledim...- Anormal bir ey fark etmediniz mi? - Hibir ey fark etmedim! - Hepiniz on metre ilerleyin!., diye emretti Maigret. O zaman Madam Popinga'nn kz kardei Oosting'in teknesiyle ayn hizaya geldi. - Wienands'lara doru yryn, Barens... Ve Any'ye: - Gvertedeki u kasketi aln! Yapaca sadece adm atp yere eilmekti. Kasket madeni prltlar saan armasyla ayan beyan ortadayd. - Neden yapaym ki?.. - Aln unu! Daha arkada tekilerin neler olup bittiini anlamaya alt seziliyordu. - Ama ben almadm ki... nemi yok!.. Saymz tam deil... Herkes birka rol birden oynamak durumunda... Bu sadece bir deneme... Kz kasketi ald. - Mantonuzun altna saklayn onu... Barens'in yanna gidin... Kendisi de teknenin gvertesine kt, seslendi: - Pijpekamp! - Ja!.. Polis memuru bataki ambar aznda beliriverdi. Buras Oosting'in yatt nbet kamarasnn ambar azyd. Kamarann tavan bir adamn ayakta duramayaca kadar alakt, o kadar ki, mantken, sz gelimi son bir pipo daha tttrmeye kalksa, ban dar kartarak dirseklerini kpeteye dayamas gerekecekti. Oosting tam da o pozda orada hazr durumdayd. Rhtmdan, kasketin bulunduu yerden onu grmek olanakszd ama o kasket hrszn mkemmel bir ekilde grebiliyordu. - Tamam!.. imdi ona o gece yapt eyi yaptrn... Maigret gruplar yeniden toparlad. - Yrmeye devam edin! Ben Popinga'nn yerine geeceim... imdi Beetje ile yan yanayd, nnde Madam Popinga ve Duclos arkada Wienands'lar daha arkada da Any ile Barens vard. Uzaktan grltler geliyordu. Oosting mfettiin denetiminde yrmeye balamt. Artk aydnlk yollar bitmiti. Limandan sonra denizle kanal ayran ssz eklz boyunca yrnyordu. Sonra sa tarafnda aalarla, ekek yerinden geen yol ve yarm kilometre ilerde Popingalarn evi. Beetje ekledi: - Hibir ey anlamyorum... - Sus... Gece sessiz... Biz nmzde gidenlerin ve arkamzdan gelenlerin sesini nasl duyuyorsak onlar da bizimkini iitebilirler... O halde Popinga sizle yksek sesle undan bundan konumutu, herhalde konferanstan da... - Evet... - Ama u var ki, siz ona alak sesle sitemde bulundunuz... - Nerden biliyorsunuz? - nemli deil... Durun!.. Konferansta onun yanndaydnz... Onun elini tutmaya altnz... Elinizi itti mi? - Evet! diye kekeledi kz, etkilenmi, falta gibi alm gzleriyle ona bakyordu. - Ve siz de yeniden baladnz...

- Evet... Eskiden bu kadar ekingen deildi... Evinde, kap aralarnda bile bana sarld olurdu... Dahas da var!.. Bir kere yemek odasnda, hem de Madam Popinga salondan bizle konuurken... Son zamanlarda ise onu bir korkudur almt... - O halde ona sitem ettiniz... Yksek sesle konumay srdrerek, onunla kamak isteini tekrarladnz... nde, arkada ayak sesleri, fsldamalar, Duclos'nun sesi iitiliyordu: - ...sizi temin ederim ki btn bunlarn hibir polis soruturma usulyle uzaktan yakndan ilgisi yok... Ve arkada Hollandaca kk olan halayan Madam Wienands. Karanlkta ev grnmt. Hi k yoktu. Madam Popinga eikte durdu. - O gece de byle durmutunuz deil mi? nk anahtar kocanzdayd, doru mu? - Evet... Herkes gelmiti. - An! dedi Maigret. Hizmeti yatt m? - Evet...nk bugn... Kap ald, kadn elektrik dmesini evirdi. Koridor ve soldaki bambu portmanto aydnland. - Popinga bu andan itibaren ok mu neeliydi?.. - ok neeliydi! Ama doal deildi... ok yksek sesle konuuyordu... Herkes manto ve apkasn kartt. - Bir dakika! Herkes stn burada m kard? - Any ile ben hari! dedi Madam Popinga. Biz kendimize biraz eki dzen vermek iin odalarmza kmtk... - Daha nce baka bir odaya girmeden mi? Salonun n kim yakt?.. - Conrad... - Yukar kn ltfen... Ve o da onlarla birlikte kt. - Any odasna gitmek iin gemek zorunda olduu sizin odanzda hi kalmad m? - Hayr... Sanmyorum... - Ltfen ayn hareketleri tekrarlayn... Matmazel Any, gidip kasketi, mantonuzu ve apkanz odanza brakr msnz? Siz, ikiniz, o akam neler yapmtnz?.. Madam Popinga'nn alt duda uzad. - Birazck pudra... dedi ocuksu bir sesle. Birka tarak darbesi. Ama yapamam... Korkun bir ey bu!.. Bana sanki... Aada Conrad'n sesini iittim gibi geliyor... Radyodan, Radio Paris'i almaktan bahsediyordu... Madam Popinga mantosunu yatan zerine frlatt..Gznden bir damla ya gelmedii halde sinirinden alyordu. Any, kendisine ayrlan alma odasnn ortasnda dikilmi, beklemekteydi. - Birlikte mi indiniz aaya? - Evet... Hayr!.. Artk bilemiyorum... Galiba Any benden biraz sonra inmiti... Benim aklm aydayd... - yleyse imdi siz aa inin, ltfen! Maigret Any ile yalnz kalmt, tek kelime etmedi, kzn elinden kasketi ald, etrafna baknd ve kasketi divann altna saklad. - Gelin... - Siz ey mi sanyorsunuz?.. - Hayr! Gelin.., Siz pudra srmemi miydiniz? - Asla! Gzleri kmt. Maigret, onun nden gitmesini istedi. Merdivenin basamaklar atrdad. Aada tam bir sessizlik hkimdi. O kadar ki, onlar salona girdiklerinde her ey gerekd gibi grnyordu. Sanki mumyalar mzesinde gibiydiler. Hi kimse oturmaya cesaret edememiti. Bir tek Madam Wienands byk olunun dalm salarn dzeltmekle meguld. - O akamki gibi oturun... Radyo nerde?.. Cihaz kendi buldu, dmelerini evirdi, birka parazit kartt, sesler patlad, mzik paracklar buldu, sonunda iki komedyenin bir Fransz skeci oynad bir istasyonda durdu. Albay yzbaya dedi ki... Ayarlamayla ses ykseldi. Bir iki parazit daha. ... yi bir herif bu yzba... Ama albay, azizim... Bu matrak kenar mahalle sesi herkesin put gibi durduu bu tertipli salonda n n nlyordu. - Oturun! dedi Maigret. ay yaplsn! Konuulsun!.. Pencereden dar bakmak istedi ama panjurlar kapalyd. Gidip kapy at, bard: - Pijpekamp! - Evet... dedi bir ses karanlkta. - Orada m? . .

- Evet, ikinci aacn arkasnda! Maigret geri geldi. Kap kapand. Radyodaki ske bitmiti ve spikerin sesi duyuldu: ...Odeon pla, numara yirmi sekiz bin alt yz yetmi be... Bir czrt. Bir caz paras. Madam Popinga duvara yaslanmt. Mziin iinden yabanc bir dilde burundan gelen bir ses iitiliyor, bir parazitten sonra yeniden mzik balyordu... Maigret gzleriyle Beetje'yi arad. Kz bir koltua ylmt. Gzlerinden yalar boanyor, hkrklar arasnda mrldanyordu: - Zavall Conrad!.. Conrad!.. , Barens ise beti benzi atm bir halde dudaklarn kemirmekteydi. - ay!., diye emretti Maigret Any'ye. - Daha sras gelmedi... Haly kaldrmlard... Conrad dans ediyordu... Beetje'den daha keskin bir hkrk ykseldi. Maigret halya, mee masaya, stndeki ilemeli rtye, ocuklaryla ba edemez hale gelen Madam Wienands'a bakt. X Zamann Gelmesini Bekleyen Biri

Maigret btn cssesiyle, daha dorusu btn hametiyle her eye hkimdi. Salon kkt. Kapya yaslanm duran komiser bu salona fazla iri geliyordu. Ciddilemiti. Biraz souk bir sesle ar ar konumaya balad ve belki de hibir zaman bu kadar insanca duygularla dolu olmamt: - Mzik devam ediyor... Barens haly yuvarlayp kaldrmas iin Popinga'ya yardm ediyor... Bir kede, Jean Duclos Madam Popinga ve Any ile konuuyor, onlar dinliyor... Wienands ile kars ocuklar yznden gitmeyi dnyorlar, alak sesle bunu konumaktalar... Popinga bir kadeh konyak iiyor... Onu kkrtmak iin bu kadar yetiyor... Glyor... arklar mrldanyor... Beetje'ye yanayor ve onu dansa kaldryor... Madam Popinga gzn demeye dikmiti. Any'nin hl akmak akmak yanan gzleri komiserin zerinde donmu kalmt. Maigret konumasn srdrd: - Katil ldreceini bilmektedir... Conrad' dans ederken seyredip, biraz abartl bir sesle glen, her eye ramen elenmek isteyen, yaama ve heyecanlara doyamayan, bu adamn iki saat sonra bir cesetten ibaret olacan bilen biri vardr... Tam bir darbe oldu bu, kelimenin tam anlamyla bir darbe. Madam Popinga'nn az bir lk atmak zere ald ama sesi kmad kadnn, Beetje ise hl hkra hkra alyordu. Hava birden deiivermiti. Neredeyse insanlar gzleriyle Conrad' arayacak hale gelmilerdi. Dans eden Conrad'! ki katil gzbebeinin szd Conrad'! Sessizlii bozan Jean Duclos oldu: - Bu kadar da fazla! Ve hi kimse kendini dinlemediinden, Maigret'ye sesini duyurma umuduyla, kendi kendine sylenmeye devam etti: - imdi sizin, hi de yeni bir ey olmayan ynteminizi anlam bulunuyorum! Suluya bask uygulamak, ona sorular sormak, itirafa zorlamak iin onu cinayetin atmosferine geri gtrmek... Bu ekilde davranlan insanlarn ellerinde olmadan ayn hareketleri tekrarladklar grlmtr... Ama syledikleri anlalmaz bir vzlt olmaktan teye gidemedi. Byle bir anda sylenecek eyler deildi bu szler. Hoparlrden hl mzik sesi geliyordu ve bu da havay bir kat daha arlatrmaya yetiyordu. Karsnn kulana bir eyler fsldamas zerine Wienands ekinerek ayaa kalkt. - Evet! Evet! Gidebilirsiniz! dedi komiser o daha azn amadan. yi yetitirilmi bir kk burjuva kz olarak, herkese iyi akamlar demek, ocuklarna reverans yaptrtmak isteyen ve ne yapacan bilemeyerek, tek kelime edemeden Madam Popinga'nn elini skmakla yetinen zavall Madam Wienands! minenin stnde sarkal bir saat duruyordu. Saat onu be geiyordu. - ay saati gelmedi mi hl? diye sordu Maigret. - Geldi! diye cevap verdi Any ve kalkp mutfaa yneldi. - Pardon, Madam! ay hazrlamak iin kz kardeinizle birlikte mi kalkmtnz? - Biraz daha sonra... - Gittiinizde o mutfakta myd? Madam Popinga elini alnna gtrd. Samalamamak iin kendini zorlar gibiydi. Umutsuzca hoparlre dikti gzlerini.

- Hi bilmiyorum... Durun!.. Galiba Any yemek odasndan kyordu, nk ekerlik bfedeydi... - Ik yanyor muydu? - Hayr... Belki de... Hayr! yle sanyorum ki yanmyordu... - Birbirinizle hi konumadnz m? - Konutuk! Ben yle dedim: Artk Conradn daha fazla imemesi lazm, yoksa ne yaptn bilmez hale gelecek... Wienands'lar sokak kapsn arkalarndan ekerken, Maigret koridora doru yneldi. Mutfak l sld, son derece temiz ve tertipliydi. Gaz ocann stnde su kaynamaktayd. Any aydanln kapan amakla meguld. ay yapma zahmetine girmenize gerek yok. Yalnzdlar. Any komiserin gzlerinin iine bakt. - Neden kasketi almam iin zorladnz beni? diye sordu kz. - nemi yok... Gelin... Salonda kimsenin azn bak amyor, kimse yerinden kmldamyordu. Gene de Jean Duclos: - Acaba bu mzii sonuna kadar aldrmay m dnyorsunuz? diye itiraz edecek cesareti buldu kendinde. - Belki de. Grmek istediim biri daha var: hizmeti kz. Madam Popinga cevap veren Any'ye bakt: - Hizmeti yatt... Daima 9'da yatar... - Pekl! imdi gidip ona biraz aa inmesini syleyin... stn deitirmesine gerek yok... Ve bandan beri benimsedii o uzak, anlatc sesiyle inatla steledi: - Siz Conrad'la dans ediyordunuz, Beetje... Dierleri kede ciddi ciddi sohbet ediyorlard... Ve biri bir cinayet ileneceini biliyordu... Biri bunun Popinga'nn son akam olduunu biliyordu... Bir grlt, ayak sesleri, at katndan ibaret olan en st kattan gelen bir kapnn arpld iitildi. Ardndan gitgide yaklaan bir mrlt duyuldu. nce Any girdi ieri. Koridorda bir siluet dikilmekteydi. - Gelin! diye homurdand Maigret. Biri ona korkmamasn, ieri girmesini sylesin... Hizmetinin silik hatlar, dehet iinde kocaman ablak bir yz vard. Bileklerine kadar inen krem rengi pazen geceliinin stne mantosunu almakla yetinmiti. Gzlerinden uyku akyordu, salar darmadankt. stnde lk yatann kokusu hissediliyordu. Komiser Duclos'ya dnd. - Kendisine Hollandaca Popingann metresi olup olmadn sorun... Madam Popinga acyla yzn evirdi. Cmle Hollanda diline evrildi. Hizmeti kz iddetle ban sallyordu... - Soruyu tekrarlayn! Ona sorun bakalm patronu hibir ey istemi mi kendisinden?.. Yeniden itirazlar... - Ona gerei anlatmazsa hapsi boylayacan syleyin! Soruyu bln. Onu hi pm m? Hi, odasndayken yanna gelmi mi?.. Bu sorularla birlikte, gecelikli kzn gzyalarna boularak haykrmas bir oldu: - Ben hibir ey yapmadm!.. Yemin ederim, hibir ey yapmadm ben... Duclos kzn sylediklerini eviriyordu. Azn bak amayan Any gzlerini hizmeti kza dikmiti. - Yani dpedz metresi olmu mu? Ama hizmetinin konuacak hali kalmamt. tiraz ediyordu. Alyordu. Hkrklarla boulan szler sylyordu. - Sanmyorum! diye evirdi sonunda profesr. Anladm kadaryla adam kza taklyormu. Evde yalnz olduklarnda mutfakta kzn etrafnda dolanp dururmu... Onu permi... Bir keresinde kz giyinirken odaya girmi... Ona gizlice ukulata verirmi... Ama hepsi buymu!.. - Gidip yatabilir... Gen kzn merdivenden kt iitildi. Birka saniye sonra odasndan gidip gelme sesleri duyuldu. Any'ye dnd: - Ltfen gidip kzn ne yaptna bakar msnz? Olan biten hemen renildi. - Hemen gitmek istiyor! Utan iinde! Bu evde bir saat bile kalmak istemiyormu! Ablamdan zr diliyor... Groningen'e ya da baka bir yere gideceini syledi, artk Delfzijl'de yaayamazm... Any diklenerek ekledi: - Yaptnz beendiniz mi? Saat on krk gsteriyordu. Hoparlrden bir anons sesi duyuldu: Yaynmz sona erdi. yi akamlar madamlar, iyi akamlar msyler... Ardndan uzak, ok bouk bir mzik sesi geldi, araya baka bir istasyon karmt. Maigret, sinirli bir hareketle sesi kesti ve annda mutlak bir sessizlik kt ortaya. Beetje artk alamyordu ama elleriyle hl yzn gizlemekteydi. - Konumaya devam edildi mi? diye sordu komiser hissedilir bir bkknlkla.

Kimse cevap vermedi. Yz hatlar Van Hasselt Oteli'ndekinden ok daha gergindi. - Bu zc akam iin sizden zr dilerim... Maigret daha ok Madam Popinga'ya dnerek konuuyordu. - ...ama unutmayn ki kocanz hl hayattayd... uradayd, konyan etkisiyle biraz akr keyifti... Daha imi olmal... - Evet... - O mahkm edilmiti, anlyor musunuz?.. Hem de ona bakp duran biri tarafndan... Ve u anda burada bulunanlar bildiklerini anlatmak istemiyorlar, bylece de katille su ortakl yapyorlar... Barens'i hkrk tuttu, tir tir titremeye balad. - yle deil mi, Cornelius? dedi Maigret sca scana, gzlerini ocuun gzlerine dikmiti. - Hayr!.. Hayr!.. Bu doru deil... - yleyse neden titriyorsun?.. - Be...be...n... Tpk iftlie giderken geirdiine benzer bir krize yakalanmak zereydi. - Dinleyin!.. Beetje'nin Popinga ile evden kt saat yaklayor... Barens, sen de hemen arkalarndan kmtn... Bir sre onlar izledin... Bir ey fark ettin... - Hayr!., Bu doru deil... - Bekle!.. kiinin ayrlndan sonra burada sadece Madam Popinga, Any ve profesr Duclos kalmt... Her de st kata kmlard... Any bayla onaylad. - Herkes odasna girdi, yle deil mi?.. Bana ne grdn anlat Barens. Olan bouna rpmyordu. Maigret bakyla kskvrak yakalamt onu. - Hayr!.. Hibir ey grmedim!.. Hibir ey!.. - Oosting'in bir aacn arkasnda gizlendiini grmedin mi? - Hayr! - Ama gene de evin etrafnda dolanyordun... O Halde bir eyler grm olmalsn... - Bilmiyorum... stemiyorum... Hayr!.. Olamaz bu!.. Herkes ona bakyordu. Maigret acmaszca devam etti: - nce yolda bir ey fark ettin sen. ki bisikletli gitmiti... Fenerin aydnlatt yerden gemeleri gerekiyordu... Kskanyordun... Bekledin... Ve uzun bir sre beklemen gerekti... Yol mesafesiyle uymayan bir sre... . - Evet... - Baka bir deyile, ikili kereste ynlarnn glgesinde durmutu... Buna fazla kzmadn... Bu seni fazla korkutmad. Ama seni fkelendirmeye ya da umutsuzlua drmeye de yermiti. yleyse sen, baka bir ey grdn, korkutucu bir ey... Ne olursa olsun, okula dnme saati geldii halde seni burada alkoyacak kadar korkutucu bir ey... Sen kereste ynlarnn bulunduu taraftaydn... Ancak bir pencereyi grebiliyordun... Birden Barens ayaa frlad, allak bullak olmutu, tm kontroln kaybetmi bir haldeydi. - Bilmenize imkn yok... Be... ben... - ...Madam Popinga'nn penceresini... Bu pencerede biri vard... Senin gibi, ikilinin, fenerin aydnlndan ok ge getiini gren biri, yani Conrad ile Beetje'nin uzun sre karanlkta kaldklarn bilen biri... - Ben! diye atld Madam Popinga kesin bir dille. Bu kez, allak bullak olmak, dehetten falta gibi alm gzlerle ona bakmak sras Beetje'ye gelmiti. Beklenenin tersine, Maigret tek bir soru. daha sormad. Tabii bu da bir huzursuzluk yaratt, iin en can alc noktasna gelmiken birden her eyin bir yana brakld duygusuna kaplmlard. Komiser sokak kapsn aarak seslendi: - Pijpekamp!.. Gelin, ltfen... Oosting yerinde kalsn... Wienands'larn nn yanp sndn grdnz sanrm... Artk yatm olmallar... - Evet... - Ya Oosting? - Aacn arkasnda duruyor... Groningen'li mfetti akn akn etrafna bakyordu. Anlalmaz bir durgunluk kmt her yere. Yzlerse, gnlerce gecelerce gzne uyku girmemi insanlarn yzleriydi. - Biraz burada kalr msnz?.. Ben, Popingann yapt gibi, Beetje Liewens ile birlikte kacam... Madam Popinga, Any ve profesr Duclos gibi odasna kacak... Onlardan o gece yaptklar eyleri aynen yapmalarn istiyorum..: Ve Beetje'ye dnerek: - Geliyor musunuz?.. Serindi dars. Maigret evin etrafnda dolat, ardiyede Popinga'nn bisikleti ile birlikte iki kz bisikleti daha buldu.

- Birini aln... Sonra, yava yava ekerek yeri yolundan kereste deposuna doru pedal evirirken: - Durmay kim istemiti? - Conrad... - Hl neeli miydi? - Hayr... Dar kar kmaz, zgn olduunu fark ettim... Kereste ynlarna gelmilerdi bile. - nelim... k myd?.. - Hem evet hem hayr... zgnd... yle sanyorum ki konyak yzndendi bu... nce ok neeliydi... Beni burada kollarna ald... Bana ok mutsuz olduunu, benim ok iyi kk bir kz olduumu syledi... Evet, aynen byle syledi... Benim iyi kk bir kz olduumu, ama artk ok ge olduunu ve dikkatli davranmazsak hereyin bir felaketle biteceini syledi... - Ya bisikletler?.. - Onlar uraya dayamtk.., Alamak istediini hissediyordum... Onu daha nce de bu halde grmtm, bir kadeh att akamlar... Kendisinin bir erkek olduunu, ona hibir ey olmayacan, ama benim gibi bir gen kzn bir macera iin yaamyla oynamamas gerektiini de ekledi... Sonra beni ok sevdiine yemin etti, yaamn altst etmeye hakk olmadn, Barens'in iyi bir ocuk olduunu ve onunla mutlu olacam syledi... - Ya siz ne dediniz?.. Kz btn gcyle soluyup patlad. - Ona bir korkak olduunu haykrdm ve bisikletime atlayp gitmek istedim... - O ne yapt? - Gidonu tutuyordu... Gitmemi engellemeye alt... yle diyordu: - Brak da anlataym... Kendim iin deil... ey... - Ne anlatt?.. - Hibir ey! nk beni brakmazsa baracam syledim ona... Beni brakt... Pedal evirmeye baladm... Arkamdan geldi, bir yandan da konumaya devam ediyordu... Ama ben daha da hzlanmtm... Sadece unlar iitebildim: - Beetje!.. Beetje!.. Bir dakika dinle... - Hepsi bu mu? - iftliin itlerine yaklatm grnce bir yarm dn yapt... Arkama baktm... Onun bisikletinin zerine kapandn ve ok zgn olduunu grdm... - Onun arkasndan kotunuz mu?.. - Hayr!.. Ondan nefret ediyordum, Barens'le evlenmemi istiyordu nk... Ban dinlemek istiyordu, yle deil mi?.. Yalnz, kapy iterken, earbmn olmadn fark ettim... Onu bulabilirlerdi... Onu aramak iin ktm... Hi kimseye rastlamadm... Ama sonunda eve girdiimde babamn evde olmadn grdm... Daha sonra geldi eve... Bana iyi akamlar demedi... Rengi solmutu, baklar ktyd... Bizi gzetlediini, belki de kereste ynn arkasnda saklandn dndm... "Ertesi gn, odam kartrm olmal... Conradn mektuplarn bulmu olmal, nk onlar bulamamtm.,. Sonra da beni kilitledi." - Gelin! - Nereye?.. Maigret cevap bile vermedi. Popingalarn evine doru srd bisikleti. Madam Popingann penceresinde k vard ama kendisi grnmyordu. - Sizce o, o mu? Komiser kendi kendine konuurcasna homurdand: - te byle, Popinga endie iinde geri dnmt... Bisikletten indi, hi kukusuz surda... Bisikletini gidonundan tutarak evin etrafn dolat... Huzurunun tehlikede olduunu hissediyor ama sevgilisiyle kaacak gc bulamyordu kendinde. Birden emretti Maigret: - Orada kaln Beetje! Bisikletiyle binaya giden yol boyunca yrd. Baheye girdi, cilalanm sandaln uzun bir i gibi durduu hangara doru yneldi. Jean Duclos'nun penceresi aydnlkt. Profesrn kk bir masann nne oturduu fark ediliyordu. ki metre ilerde ise banyonun aralk ama ksz penceresi. Geri dnmek iin acele etmesine gerek yoktu diye kendi kendine konutu Maigret. Bisikleti atnn altna srmek iin aynen eilmiti... Laf aznda geveliyordu. Bir eyler bekler gibiydi. Ve gerekten de bir ey oldu, gerekten de tuhaf bir ey: yukarda banyo penceresinde hafif bir grlt, madeni bir ses, doldurulmam bir tabancann k sesi.

Ardndan garip bir bouma uultusu, yere den iki vcut. Maigret mutfaktan eve girdi, hzla st kata kt, banyonun kapsn itti ve elektrik dmesini evirdi. Yerde iki kii debelenmekteydi: mfetti Pijpekamp ile hemen toparlanan ve bu arada alan sa elinden tabancay brakan Barens. XI Aydnlk Pencere

BUDALA!.. Barens'i yerden toparlayarak, ayaa kaldran, delikanlnn ayakta duracak hali olmadndan, bir an onu tutan Maigret'nin azndan ilk kan sz kelimenin tam anlamyla bu oldu. Kaplar ald. Maigret kkredi: - Herkes aa insin! Tabanca elindeydi. Savruka orasn burasn kurcalyordu aletin, nk gerek kurunlarn yerine barutsuz kartular koyan kendisiydi. Pijpekamp elinin tersiyle ceketindeki tozlar silkeliyordu. Jean Duclos Barens'i iaret ederek sordu: - O mu?.. Gen Denizcilik Okulu rencisi acnacak bir haldeydi, byk bir cani gibi deil, kabahat ilerken yakalanm bir renci gibi. Kimsenin yzne bakamyordu. Ellerini nereye koyacan bilemiyor, nereye bakacan bilemiyordu. Maigret salonun klarn yakt. En son Any girdi ieri. Madam Popinga oturmay reddetti, elbisesinin altndan dizlerinin titredii hissediliyordu. O an, ilk kez komiserin sknt iinde olduu fark edildi. Piposunu doldurdu, yakt, snmesine aldrmad, bir koltua oturdu, oturmasyla birlikte kalkmas bir oldu. - Beni hi ilgilendirmeyen bir olaya kartm! dedi acele acele. Bir Franszdan pheleniliyordu ve olay aydnlatmak iin beni gnderdiler... Piposunu yeniden yakt, dnmek iin zaman tand kendine, Pijpekamp'a dnd. - Beetje darda, babas ile Oosting'de... Onlara ya ieri girmelerini ya da evlerine dnmelerini syleyin... Bu nazik bir konu... Bu size bal... Gerein bilinmesini istiyor musunuz?.. Mfetti kapya doru gitti. Birka saniye sonra Beetje, sngs dm ve mahcup, ardndan inat alnyla Oosting ve en arkada da Pijpekamp'la birlikte sararp solmu ve kaba saba bir Liewens ieri girdiler. Ayn anda Maigret'nin yemek odasnn kapsn at grld. Bir ekmecenin iini kartrd duyuluyordu. Geri dndnde elinde bir ie konyak ve bir kadeh vard. Tek basma iti. Surat askt. Herkes ayakta onun etrafnda toplanmt ve bundan tedirgin gibiydi. - renmek ister misiniz Pijpekamp? Ve aniden: - Ne kt, deil mi?.. Evet! Sizin ynteminiz en dorusu ise ne kadar kt!.. Farkl lkelerden, farkl rklardanz... stelik iklimler de farkl... Siz bir aile facias kokusu alnca, olayla ilgili dosyay kapatmak iin nnze gelen ilk kantn stne atladnz... Yabanc bir denizcinin iledii bir cinayet!.. Halkn esenlii iin belki de en dorusu buydu... Aman rezalet kmasn!.. Aman burjuvalar halka kt rnek olmasn!.. Ama ben, urackta Popinga'nn, radyo aldn ve katilin gzleri nnde dans ettiini grr gibi oluyorum... Kimseye bakmadan syleniyordu: - Tabanca banyoda bulundu... Yani, ate ierden geldi. nk sulunun iini bitirdikten sonra silahn atmak iin bula bula aralk bir pencereyi gzne kestirecek durumda olduuna inanmak aptalca... Hele hele gidip banyo kvetinin iinde bir kasket, yemek odasna bir puro izmariti brakmas!.. Salonda bir ileri bir geri dolamaya balad, bu arada kimseyle gz gze gelmemeye de dikkat ediyordu. Hibir ey anlamayan Oosting ile Liewens komiserin szlerinin ne anlama geldiini kefetmek iin prdikkat ona bakyorlard. - Bu kasket, bu izmarit ve nihayet Popinga'nn komodininden alnan bu silah, biraz fazla oluyordu... Anlyor musunuz?.. Fazlaca kant vard... Kartlar fazlaca kartrmak istemilerdi... Bir Oosting ya da dardan gelen biri bu ipularnn ancak yarsn brakabilirdi, ama hepsini deil!.. "O halde, nceden tasarlama... O halde cezadan syrlma istemi..." "imdi listeden ayklama ynteminden baka aremiz yok... lk azda Baes'i kardm listeden... nce yemek odasna girerek orada bir izmarit brakmasnn, tabancay bulmak iin yukar kmasnn ve nihayet kasketini kvetin iinde brakmasnn ne gibi bir nedeni olabilir?..." "Sonra Beetje'yi o akam boyunca, st kata hi kmayan, kasketi oraya koymas hatta gemiden almas olanaksz olan Beetje'yi sildim, nk o srada o Popinga ile birlikteydi..."

"yla birlikte yakaladktan sonra babas katil olabilirdi... Ama onun da o anda banyoya kmas iin ok geti..." "Geriye Barens kalyor... O da hi yukar kmad... Kasketi almad... retmenini kskanyordu ama bir saat ncesine kadar bu ilikiden emin deildi..." Maigret sustu, halnn kirlenmesine hi aldrmadan tabanna vura vura piposunu boaltt. - te hemen hemen hepsi bu kadar. imdi Madam Popinga, Any ve Jean Duclos arasndan birini sememiz gerekiyor. iin de hibir kant yok elimizde. Ama maddi olarak olmayacak ey de deil. Jean Duclos elinde tabancayla kmt banyodan. Bunu masumluunun bir garantisi olarak kabul edebiliriz. Ama ayn zamanda ince bir ustalk da olabilir... Bununla birlikte, kasabadan dnte Madam Popinga ile yrrken kasketi alamazd... Madam Popinga ise onunla birlikte olduundan yapamazd bunu... "Kasketi ancak en arkadaki gruptan biri alm olabilirdi: Barens ya da Any... Ve az nce Any'nin bir an Oosting'in teknesinin nnde yalnz kaldn gstermitik..." "Purodan hi sz etmiyorum... Bir izmarit bulmak iin nerde olursa olsun yere eilmek yeter..." "Cinayet akam burada bulunanlar iinde, sadece Any yannda hibir tank olmadan yukarda kald, ayrca yemek odasna da girdi..." "Ama cinayetle ilgili olarak en usta artmacay yapt..." Maigret kendisini dinleyenlere bakmaktan kanarak, masann zerine Duclos'un izdii plan at. - Any'nin banyoya gidebilmesi iin ablasnn ya da Fransz'n odasndan gemesi gerekiyor. Cinayetten on be dakika kadar nce, o odasndadr... Banyoya nasl gidecektir?.. Zaman geldiinde iki odadan hangisinden geeceine nasl karar verecektir?'.. Unutmayn ki o sadece hukuk okumakla kalmad, adli polisle ilgili eserleri de inceledi... Bunlar Duclos ile tartt. Matematiksel olarak cezasz kalabilecek bir cinayet olasl zerinde uzun uzun sohbet ettiler... Any baston yutmu gibiydi, kan ekilmiti, gene de soukkanlln koruyordu. - Bir parantez amalym. Burada Popinga'y tanmayan bir ben varm. Sylenenlere gre onu kafamda canlandrmaya altm... Yaamn tadn karmaya baylyordu ama bir o kadar da ekingendi sorumluluklar karsnda, zellikle de yerlemi grler karsnda... Keyifli bir gnnde Beetje'yi okamt... Ve kz onun sevgilisi oldu... Daha ok da kz istedii iin oldu bu!.. Az nce hizmetiyi de sorguya ektim... Popinga onu da okam, yle, yanndan geerken... Ama zellikle cesaretlendirilmedii iin daha ileriye gitmemi... "Baka bir deyile o, btn kadnlar arzulamaktadr... Kk cretkrlklarda bulunur... Bir pck alar, bir okama... Ama gvenliine her eyden fazla deer verir..." "Kendisi uzak yol kaptanym... Yarn olmayan limanlardaki ekiciliin tadn biliyordu... Ama Majestelerinin grevlisiydi ve mevkiine balyd, tpk ailesine, yuvasna, karsna bal olduu gibi..." "tah ve bastrma arasnda bir eydi bu, lgnlk ve akl bandalk arasnda bir ey!.." "Beetje, on sekiz yayla onu anlayamad ve onun kendisiyle kaacan sand... "Any onun yaknndayd... Gzel olmam ne gam!.. O bir kadnd... in srr burda... Bir gn..." Maigret'nin etrafndaki sessizlik dayanlmaz hale gelmiti: - Onun olduunu iddia etmiyorum... Ama onunla da ileri gitmiti... Kz ona inand... Ona tutkuyla baland... Madam Popingann ki kadar kr olmayan bir tutkuyla... "Bylece birlikte yaamaya baladlar... Madam Popinga gven vericiydi... Any daha iine kapal, daha tutkulu, daha kskan, daha zekiydi... "O, adamn Beetje ile olan ilikisini kefetti... Dmannn kokusunu ald... Belki de o arad ve buldu mektuplar... "Ablasyla paylamaya razyd... Ama adamn kamay dnd bu dipdiri gen kz kabul edemezdi... "ldrmeye karar verdi..." Maigret szn tamamlad: - Hepsi bu! Nefrete dnen bir ak! Bir nefret- ak! Karmakark, lgn, her eyi yaptrabilecek bir duygu. Any ldrmeye karar vermiti... Soukkanllkla karar verdi buna... En kk bir kant bile brakmadan ldrmek!.. "Profesre gelince, o akam cezalandrlmayan sululardan, bilimsel katillerden sz etmiti... "Tutkulu olduu kadar zeksndan dolay gururluydu da. Gzel bir cinayet ilemiti... ster istemez bir serserinin stne yklacak bir cinayet... "Kasket... Puro... Ve rtlmesi olanaksz bir artmaca: cinayeti ilemek zere odasndan kmak iin ya ablasnn odasndan geecekti ya da Fransz'n. "Konferans srasnda birleen elleri fark etmiti... Yolda Popinga, Beetje ile birlikte yrmt... ki imiler, dans etmilerdi... Birlikte kmlard, bisikletle... "imdi artk sra Madam Popinga'y pencereye dikmek ve iine kuku drmekti...

"Herkes onu odasnda zannederken, o stnde kombinezonla ablasnn arkasndan szlerek geip gitmiti... Her ey inceden inceye hesaplanmt... Banyoya gitti... Banyo kvetinin kapa akt... Kasket orada duruyordu... Yapaca tek ey kvetin iine saklanmakt. "Silah sesinden sonra, Duclos ieri girdi, pencerenin pervaznda silah buldu ve koarak karken merdivenlerde Madam Popinga ile karlat, onunla birlikte aa indi... "Any, oktan hazr, oktan yar plak bir halde onlarn arkasndan aa indi... Odasndan gelmedii dillere destan namusluluuyla bu klkta ortalkta dolat iin ldrm olabilecei kimin aklna gelebilirdi ki?.. "Ne bir acma duygusu! Ne bir vicdan azab! Bu ak nefretleri btn duygular ldrr. Varsa1 yoksa, yenme istei!.. "Kasketini kimin aldn gren Oosting sustu... Hem lye duyduu saygdan hem de dzene ball yznden!.. Popinga'nn cenazesinde skandal olmamalyd... Hatta Barens'a herkesi bu alaka cinayeti ne id belirsiz bir gemicinin ilediine inandracak bir ifade vermesi iin yol bile gstermiti... "Popingann kendisini eve getirmesinden sonra kznn tekrar Popinga'larn evine dndn gren ve ertesi gn de mektuplar okuyan Liewens ise kznn sulu olduuna inanm ve onu eve kapamt, gerei ortaya karmakta kararlyd... "Onu tutuklayacam sanarak, az nce kendini ldrmek istedi... "Gelelim Barens'a... Barens herkesten kukulanyor, esrar perdesi karsnda kvranyor ve herkesin kendisinden kukulandn hissediyordu... "Madam Popinga'y pencerede grmt Barens... Aldatldn anladktan sonra ate eden o olamaz myd?.. "O burada, bu evin olu gibi karlanrd... ksz olduundan o kadnda yeni bir anneye kavumutu... "Kendini feda etmek istedi... O kadn kurtarmak istedi... Roller datlrken onu unutmulard... Gidip tabancay arad... Banyoya girdi... Ate etmek istedi... Her eyi bilen tek adam ldrmek ve hi kuku yok ki arkadan kendini ldrmek!- . "Zavall kahraman ocuk... nsann ancak on sekiz.yanda sahip olabilecei bir yiitlikti bu!.. "te hepsi bu kadar!.. Fransa'ya tren kata kalkyor?...". Kimseden t kmad. nsanlar aknlktan, zntden, korkudan ya da dehetten kaskat kesilmiti. Sonunda konuan Jean Duclos oldu: - Epey yol kat etmisiniz... Bu srada Madam Popinga otomat gibi dar kt ve birka dakika sonra onu yatana kapanm, kalp krizi geirirken buldular. Any kmldamamt bile. Pijpekamp onu konuturmaya alt: - Syleyeceiniz bir ey var m? - Sorgu hkiminin nnde ifade vereceim. Yz sapsar kesilmiti. Gzlerinin etrafndaki mor halkalar neredeyse yanaklarnn yarsn kaplamt. lerinde en sakin Oosting'ti ama o da sitem dolu gzlerle Maigret'ye bakyordu. Sonunda sabah saat bei be gee komiser kk Delfzijl istasyonundan tek bana trene bindi. Hi kimse geirmeye gelmemiti. Hi kimse teekkr etmemiti. Hatta, bir sonraki trenle gideceini iddia eden Duclos bile! Tren bir kanaln stndeki kprden geerken, gne dodu. Sarkan yelkenleriyle tekneler beklemekteydi. Katarn geiinden sonra kpry kaldrmak zere bir memur hazr bekliyordu. Komiser ancak iki yl sonra Paris'te rastlad Beetje'ye; Hollanda ampullerinin temsilciliini yapan biriyle evlenmi ve imanlamt. Komiseri grnce kzard. ki ocuu olduunu syledi ama kocasnn kendisine orta halli bir yaam saladn ima etti. - Ya Any?., diye sordu komiser. - Haberiniz yok mu?.. Hollanda'daki btn gazeteler ondan bahsettiler... Duruma gn, mahkemeye kmadan birka dakika nce bir atalla ldrd kendini... Ve ekledi: - Bizi grmeye gelin... Victor Hugo Caddesi, 28 numara... Fazla uzatmayn, nmzdeki hafta svire'ye k sporlarna gidiyoruz... O gn Adli Polis'te, komiser emrindeki btn mfettileri kalaylamak iin hibir frsat karmad. Georges Simenon _ Hollanda'da Bir Cinayet