Anda di halaman 1dari 66

man Hakikatleri (Serisi - 2

Sinan YILMAZ lmi Danma Heyeti: Dr. Ahmet OLAK Dr. Burhan SABAZ Kemal BAHADIR Biliim ve Yaynclk Hizmetleri FEYYAZ YAYINLARI man Hakikatleri Serisi - 2 AHRETE MAN Yazar: Sinan YILMAZ Genel Yayn Ynetmeni: Yusuf YALIN Editr: Mustafa BOZGEYK Tasarm - Kapak: Ahmet Sait KARDELER Adres: Fatih Mah. Veysel Karani Cad. Ata Sok. Feyyaz Apt. No: 5 / 1 Bykekmece / stanbul Telefon: 0212 883 15 07 nternet Adresi: www.feyyazyayinlari.com www.ahireteiman.com Copyright Feyyaz Yaynlar - 2011 Bu eserin tm yayn haklar Feyyaz Yaynlar'na aittir Eserde yer alan metin ve grsel elerin nceden yazl izin alnmakszn elektronik mekanik, fotokopi yada herhangi bir kayt sistemiyle oaltlmas, yaynlanmas ve depolanmas yasaktr:

te bak, Allah'n rahmetinin eserlerine! lm topraa nasl hayat veriyor! te bunlar yapan kim ise, lleri de O diriltecektir. O, her eye hakkyla kadirdir. (Rum Suresi, 30:50) 4 3 NDEKLER TAKDM:8 BRNC DELL: SALTANAT DELL.14 BRNC BASAMAK: U LEMDE GZKEN SALTANATIN SAHB KMDR?.........15 KNC BASAMAK:.20 SULTAN SMNN AHRET GEREKTRMES20 KNC DELL: MERHAMET DELL24 BRNC BASAMAK:25 U LEMDE GZKEN MERHAMETN SAHB KMDR?.............25 KNC BASAMAK:31 RAHM SMNN AHRET GEREKTRMES..31 NC DELL: ZZET DELL..36 BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN ZZET VE CELALN SAHB KMDR?.....37 KNC BASAMAK: AZZ VE CELL SMLERNN AHRET GEREKTRMES39 DRDNC DELL: HKMET DELL..42 BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN HKMETN SAHB KMDR?..........43 KNC BASAMAK:..46 HAKM SMNN AHRET GEREKTRMES46 BENC DELL: ADALET DELL..53 BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN ADALET VE BU ADALETN SAHB KMDR?........................54 ALTINCI DELL: CMERTLK DELL.61 BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN CMERTLK VE BU CMERTLN SAHB KMDR?.................. 62 KNC BASAMAK: ALLAH'IN CMERTLNN AHRET GEREKTRMES.65

SALTANAT DELL 14 fafe8_i24 * 36 MERHAMET DELL

ZZET DELL

ZZET DELL 42 53 ^^61 ADALET DELL CMERTLK DELL YEDNC DELL: CEMAL VE KEMAL DELL. 67 BRNC BASAMAK:KNATTA GZKEN CEMALN VE KEMALN SAHB KMDR?....................... 68 KNC BASAMAK: CEMALN VE KEMALN AHRET GEREKTRMES.. 69 SEKZNC DELL: DUALARA CABET DELL.. 74 BRNC BASAMAK: DUALARA CABET EDEN 'MUCB' KMDR?.........75 KNC BASAMAK: MUCB SMNN AHRET GEREKTRMES...80 DOKUZUNCU DELL: HAMET VE CELAL DELL 83 ONUNCU DELL: MUHAFAZA DELL .89 BRNC BASAMAK: HER EY MUHAFAZA EDEN "HAFZ" KMDR?........ 90 KNC BASAMAK: HAFZ SMNN AHRET GEREKTRMES?........... 94 ON BRNC DELL: VAAD ETME DELL... 97 ON KNC DELL: HAYAT VERME DELL: 102 ON NC DELL: NSANA VERLEN KIYMETN AHRET GEREKTRMES DELL:. 110 ON DRDNC DELL: HZ. MUHAMMED (S.A.V.) ve KUR'AN DELL 114 ON BENC DELL: ALLAH'IN KUDRET SONSUZDUR 122

CEMAL ve KEMAL DELL DUALARA CABET DELL HAMET ve CELAL DELL MUHAFAZA DELL VAAD ETME DELL l"'10.2 HAYAT VERME DELL

1,1.0 ^==^114 *^*122 NSANA VERLEN KIYMETN HZ. MUHAMMED (S.A.V.) AHRET GEREKTRMES DELL ve KUR'AN DELL ALLAH'IN KUDRET SONSUZDUR

Ahirete man

TAKDM
"Gne katlanp drldnde, yldzlar kararp dkldnde, dalar yrtldnde, kylmaz mallar brakldnda, vahi hayvanlar bir araya toplandnda, denizler kaynatldnda, ruhlar bedenlerle birletirildiinde, diri diri topraa gmlen kzlara: 'Hangi gnahtan dolay ldrldnz?' denildiinde, amel defterleri aldnda, gk syrlp aldnda, cehennem kztrldnda ve cennet yaklatrldnda herkes (hayr ve erden) ne getirmi olduunu anlar." (Tekvir, 81/1-14) Kur'an'n bu ve benzeri ayetlerinin sarahatiyle, bir gn gelecek ve bu lemin kyameti koparak baka bir lemin kaps alacaktr. Bu, gzmz nndeki u lemin vcudu kadar katidir. "Ahirete man" isimli bu eserimizde iman hakikatlerinden biri olan hair, yani ldkten sonra dirilme ve mahere kma, iki kere iki drt eder katiyetinde ispat edilmektedir. Bu eserde anlatlan hakikatler o kadar kuvvetlidir ki en inat kfiri dahi ilzam eder ve susturur. Nasl ki, bir saray veya bir ehir hakknda biri dava etse: "u saray veya ehir, tahrip edilip yeniden salam bir surette bina ve tamir edilecektir." dese... Elbette, onun davasna kar alt sual terettp eder. Birincisi: "Niin tahrip edilecek? Sebep ve gereke var mdr?" Eer, "Evet, var." diye ispat edilse bu sefer ikinci soru sorulur. kincisi: "Bunu tahrip edip tamir edecek usta muktedir midir; yapabilir mi?" Eer, "Evet, yapabilir." diye ispat edilse bu sefer nc soru sorulur. ncs: "Bu sarayn veya ehrin tahribi mmkn mdr?" Eer, "Evet, mmkndr." diye ispat edilirse bu sefer drdnc soru sorulur. Drdncs: "Mmkn olan bu tahrip gerekleecek ve vukua gelecek midir?" Eer, "Evet, gerekleecektir." diyerek vukuu ispat edilse iki sual daha ona varid olur ki: Beinci ve altnc sualler: "Acaba u acayip saray veya ehrin yeniden tamiri mmkn mdr?Mmkn olsa, acaba tamir edilecek midir?" Eer, "Evet." denilerek bunlar da ispat edilse, o vakit bu meselenin hibir cihette hibir kesinde bir delik, bir menfez kalmaz ki, phe ve vesvese girebilsin. te, bu temsil gibi: Dnya saraynn ve u kinat ehrinin tahribi ve tamiri iin gerekeler olduu, Fail ve ustasnn buna muktedir olduu, Tahribinin mmkn olduu ve vaki olaca, Ve tamirinin de olas ve vuku bulaca meseleleri ispat edilirse, artk bu mesele hakknda phe ve vesvese edilmez. te eserimizde bu alt cihetin her biri, iki kere iki drt eder katiyetinde ispat edilecek ve ahiretin varl gne gibi kati gsterilecektir.

Eserimizden hakkyla istifade edebilmeniz iin, ilk nce eserde takip ettiimiz yolu ve metodu aklamamz gerekir. "Ahirete man" isimli eserimizde yle bir yol takip ettik: Ahiretin varlna dair delilleri balklar ve maddeler hlinde inceledik. Her bir balk mstakil olup tek bana ahiretin varln ispat etmeye kfidir. Btn balklarn toplamndaki kuvvet ise asla kar gelinemeyecek derecededir. Her bir delilde iki basamakl bir yol ve bir tarz takip edilmitir. Birinci Basamak: Bu basamakta, kinattaki fiillerden ve tecellilerden bahsedilmekte ve daha sonra fiilden faile, isimden msemmaya, yani ismin sahibine ve sfattan da mevsufa, yani sfatn sahibine geilmektedir. Mesela, birinci delilin birinci basamanda kinatta gzken saltanattan bahsedilecek ve bu saltanat delil yaplarak Sultan- Ezel ve Ebed olan Allah'n varl ispat edilecektir. kinci delilin birinci basamanda ise kinatta gzken merhametten bahsedilecek ve bu merhamet delil yaplarak Rahim olan Allah'n varl ispat edilecektir. nc delilin birinci basamanda ise kinatta gzken izzetten bahsedilecek ve bu izzet delil getirilerek Aziz olan Allah'n varl ispat edilecektir. Dier delillerde de ayn yol takip edilmektedir. Demek birinci basamakta, kinatta tecelli eden fiillerden, isimlerden ve sfatlardan bahsedilecek ve fiilden faile, isimden msemmaya ve sfattan da mevsufa geilecektir. Zira fiiller failsiz, isimler msemmasz ve sfatlar mevsufsuz olamaz; bir inenin ustasz ve bir harfin ktipsiz olamayaca gibi... Demek birinci basamakta ayn zamanda ispat- vcud da yaplmaktadr. Yani ahiretin varlndan nce Allah'n varl ispat edilmektedir. 6 kinci Basamak: Birinci basamakta fiil ve tecelli anlatlp faile ve msemmaya kldktan sonra, ikinci basamakta mezkr ismin ahireti gerektirdii ve mezkr sfatn ahireti iktiza ettii ispat edilmektedir. Demek bu basamak, ahiretin varlnn ispat edildii basamaktr. Her bir delilde anlatlan meseleler deta zincir halkasndan olumaktadr: 1. Kinattaki tecelli. 2. Bu tecellide gzken isimler ve sfatlar. 3. Bu isimlerin ve sfatlarn ahireti gerektirmesi. Bu halkalar birbirine gemi olup tamamn koparama-yan, bir halkaya iliemez. Ya da baka bir ifadeyle, bir halkay koparabilmek iin tamamn paralayabilmek gerekir. Mesele bir btndr; btn rtemeyen, paraya iliemez. Paraya iliebilmek iin btn rtlmelidir. Dolaysyla diyebiliriz ki: Ahireti inkr edebilmek iin, ilk nce faili ve msemmay, yani Allah' inkr edebilmek gerekir. Allah' inkr edebilmek iin de kinatta gzken fiilleri ve isimleri inkr edebilmek gerekir. Kinatta gzken isim ve fiilleri inkr edebilmek iin ise, bizzat kinatn kendisini inkr edebilmek lazmdr. Bu ise mmkn deildir. Baka bir ifadeyle, kinat inkr edemeyen, gz nndeki fiilleri inkr edemez; fiili inkr edemeyen, faili inkr edemez; faili inkr edemeyen de o fiilde gzken, faile ait ismin ahireti gerektirmesini inkr edemez. Szn z: Her bir balkta yle bir yol takip edilmitir ki, ahireti inkr edebilmek iin u gz nndeki lemi inkr etmek ve akldan istifa etmek gerekecektir. te bu eserde ahiretin Ahirete man Takdim varl bu kadar net bir ekilde ispat edilecektir. "Ahirete man" isimli eserimiz hazrlanrken Bedizzaman Hazretlerinin "Onuncu Sz" namyla bilinen "Hair Risalesi" kaynak eser olarak kullanlmtr. Eserimizde anlatlan btn hakikatler, Bedizzaman Hazretlerinin mezkr eserinden iktibas edilmitir. Bu eserle amacmz: Ahirete iman hakikati hususunda imanlarmz taklitten tahkike karmak, Ahiret hakknda phesi olanlar pheden kurtarmak, Ahireti inkr edenlerin imana girmelerine bir vesile olmak, Ahiret hakknda, inkrclar ile mcadeleye girmek zorunda kalanlara bir rehber olmak, Ve bu vesileler ile Cenab- Mevla'nn rzasn kazanmaktr. Tevfik ve inayet Allah'tandr! 6

BBedizzaman Said Nursi (r.a)

Ahirete man

Birinci Delil: Saltanat Delili

BRNC DELL: SALTANAT DELL


"Hi mmkn mdr ki, bu lemin sultan olan Zat- Zlcell, nihayetsiz kemalini gstermek iin bu kinat gayet li gayeler ve yksek maksatlarla icad etsin ve sonra o gaye ve maksatlara kar iman ve ibadetle karlk verenlere bir mkfat bulunmasn? Ve o gayelere, red ve isyanla karlk verenlere bir cezas olmasn? Bu mkfat ve ceza burada yok hkmndedir. Demek, baka yerde bir mkfat ve ceza yeri vardr ve olmaldr." Bu delili iki balkta inceleyeceiz. lk nce, gzmz nndeki u kinatta kk bir gezinti yapalm ve bu lemde hkmeden saltanat grelim. Daha sonra da bu saltanatn sahibi kimdir, onu tanyalm. BRNC BASAMAK: U LEMDE GZKEN SALTANATIN SAHB KMDR? Bilinen yaklak yz milyar galaksi, ilerinde bulunan yaklak yzer milyar yldzla son derece dzenli bir ekilde varlklarn srdrmektedirler. yle ki tm galaksiler, yldzlar, gezegenler ve uydular, hem kendi etraflarnda hem de bal olduklar sistemlerle birlikte belirli yrngelerde dnmektedirler. stelik evrendeki hz kavram, dnya lleriyle karlatrldnda akl almaz boyutlardadr. Milyonlarca ton arlndaki yldzlar, gezegenler, galaksiler ve galaksi kmeleri, uzay iinde mthi bir sratle hareket ederler. zerinde yaadmz Dnya saatte 1670 km hzla kendi ekseni etrafnda ve 108.000 km hzla da Gne'in etrafnda dner. Gne sisteminin, galaksi merkezi etrafndaki dn srati saatte 720.000 km iken, Samanyolu galaksisinin uzaydaki hz saatte 950.000 km'dir. Durmakszn devam eden hareket ylesine youndur ki, Dnya ve Gne sistemi her sene bir nceki sene bulunduu yerden 500.000.000 km uzakta bulunur. Acaba byle intizaml bir hareketin tesadfen olmas hi mmkn mdr? Dz yoldaki bir arabann intizaml hareketi gibi basit bir intizam dahi, ofrn maharetine balamak zorunda olan insan, nasl olur da kinattaki u intizam tesadfe ve sebeplere havale edebilir? Evet, kinat yle bir saraydr ki, yldzlar o sarayn kandilleridir. Dnya ise o sarayda sadece kck bir odadr. Gne o odann lambas ve sobas, Ay ise gece lambasdr.

Dnyamzn lambas olan Gne, Dnyamzdan 1.300.000 defa daha byktr. Bizim galaksimiz olan Samanyolu galaksisinde ise iki yz milyar ile yz milyar arasnda yldz vardr. Her biri Gne byklnde yz milyar yldzn kaplad alan hayal edebilir misiniz? Acaba bu kadar yldz birbirine arptrmadan gezdiren kimdir? Gne'in merkez scakl 20.000.000 santigrat derecedir. (Suyun yz derecede kaynad malumdur.) Eer Gne'ten toplu ine ucu kadar bir madde getirebilseydik, 160 km uzaklktaki bir maddeyi yakabilirdi. Eer btn Dnya odun ve kmr olsayd, Gne'in bir gnlk ihtiyacn karlayamazd. Acaba gne sobasn sndrmeden yakan kimdir?

Gne'in Dnya'ya uzakl 150.000.000 km'dir. Samanyolu galaksimizin ap ise 100.000 k yldr. (In saniyedeki hz 300.000 km'dir.) Eer saniyede 10.000 km hzla giden bir rokete binseydik, galaksimizin bir yanndan br yanna gitmek iin 15.800.000.000 yla ihtiyacmz olacakt.

Bilim adamlar 1.400 adet kuyruklu yldz tespit etmilerdir. En ksasnn kuyruk uzunluu 300.000.000 km'dir. Gneimizin, Dnya'dan 1.300.000 defa daha byk olduunu renmitik. imdi dikkat edin; hayalin dahi tasavvur edemeyecei bir yldzdan sz edeceiz: Canis Majoris yldz! Yar ap 2.100 gne yar ap geniliine varan bu yldz, bilinen en byk yldz olarak bilinmektedir. Bu yldz o kadar byktr ki, iini doldurmak iin yedi katrilyondan fazla dnya gerekir. 9

Dilerseniz biraz da Dnyamza bakalm: Dnyamzda 1.000.000 farkl tr vardr. Her bir tr bir tabura benzetirsek, dnya ordughnda 1.000.000 tabur ve her bir taburun da hadsiz efrad vardr. Sadece sinek taburunda bir baharda yaratlan fertler, kyamete kadar yaratlacak btn insanlardan daha fazladr. Evet, bu dnya yle bir ordughtr ki, bu ordudaki askerlerin milletleri farkl, silahlar farkl, elbiseleri farkl, talimatlar farkl, suretleri farkl ve erzaklar farkldr.

Kinatta ve Dnyada hkm sren saltanat anlatmak iin, ne zaman yeter ne de sz!.. imdi sorumuz u: Biliyoruz ki, bir ky muhtarsz olmaz, bir ehir valisiz olmaz ve bir memleket sultansz olmaz ve olamaz; acaba hi mmkn mdr ki, u kinatta gzken muhteem saltanat sultansz ve meliksiz olsun? Nasl ki muhteem bir saray grsek, o sarayn sultansz ve sahipsiz olmas mmkn deildir. Biz sultan grmesek de o saray, varl ve ihtiam ile sultannn varlna ve ihtiamna delalet eder.

Acaba byle basit bir saray bile maliksiz, sultansz olamazsa; kinat saraynn sultansz, u lem memleketinin padiahsz ve u mlkn maliksiz ve sahipsiz olmas mmkn mdr? Hem intizamla hareket eden muhteem bir ordu grsek, ama kumandann grmesek; o ordunun meliksiz, sahipsiz ve babo olabileceine ihtimal verebilir miyiz? Elbette hayr! nk askerlerin terbiyesi, dzenli hareketleri, silahlarnn verilmesi, elbiselerinin deitirilmesi ve ihtiyalarnn karlanmas gibi hller ispat eder ki, bu ordu bir kumandana ve melike baldr ve onun emriyle hareket ederler. Acaba byle kck bir ordunun bile idaresi, terbiyesi, beslenmesi ve ihtiyalarnn karlanmas gibi hller, kumandansz ve meliksiz olmaz ve tesadfe havale edilemezse, u yeryznde yz binler muhtelif taburlardan oluan hayvanlar ve bitkiler ordusunun kumandansz ve meliksiz olmas mmkn mdr? Hem dediimiz gibi, bu yle bir ordudur ki, milletleri farkl, silahlar farkl, elbiseleri farkl, talimatlar farkl, suretleri farkl ve erzaklar farkldr... te byle bir ordunun meliksiz ve kumandansz olmas hi mmkn mdr? Bu ordunun yle bir meliki vardr ki, hi birini unutmaz ve hibir ii birbirine kartrmaz. te bu ordu, misalimizdeki ordudan ne kadar bykse bykl ve mkemmellii nispetinde, kumandanlar olan Allah', Melik ve Sultan ismiyle bizlere tanttrr. Bu ordunun sultan olan Cenab- Hakk' inkr etmek, ancak gz nndeki bu saltanat inkr etmek ile mmkn olur. Gz nndeki saltanat inkr edemeyen, Sultan- Ezel ve Ebed olan Cenab- Hakk' da inkr edemez. Demek Cenab- Hakk'n varl, gz nndeki u kinatn varl kadar aktr ve bedihidir. 19

KNC BASAMAK: SULTAN SMNN AHRET GEREKTRMES


Birinci basamakta kinattaki saltanat bir nebze de olsa grdk ve "Fiiller failsiz olamaz." kaidesini kullanarak gz nndeki saltanattan, bu saltanatn sahibi olan Allah'n varlna ve O'nun "Sultan" ismine ulatk. Bu basamakta ise Allah'n Sultan isminin ahireti gerektirdiini ispat edeceiz.

Malumdur ki, en kk sultanlar bile saltanatlarnn izzetini korumak ve hametini muhafaza etmek iin, kendilerine gzel hizmet edenlere mkfat ve isyan edenlere ceza verir. Mkfat ve ceza, saltanatn olmazsa olmazdr. Hatta bir asi, sultana isyan etse ve: "Sultan beni yakalayamaz, bana ceza veremez, gc bana yetmez..."derse; Sultan, saltanatnn hametini korumak iin o asiyi yakalamal ve onu hapse atmaldr. Eer memleketinde bir hapishane yoksa bile, saltanatnn hametini muhafaza etmek iin o asiye bir hapishane yapmal ve onu yakalayarak o hapishaneye atmaldr. Ta saltanatnn izzeti muhafaza edilsin ve izzeti zillete inklp etmesin! Madem Sultan, saltanatnn izzetini korumak iin kendisine hizmet edenlere mkfat ve isyan edenlere ceza vermek zorundadr. O hlde imdi soruyoruz: Acaba birinci basamakta varln ispat ettiimiz Sultan- Ezel ve Ebed olan Allah Tel, kendisine hizmet edenlere bu dnyada hakkyla mkfat veriyor mu? Ve yine kendisine isyan edenlere bu dnyada hakkyla ceza veriyor mu? Hayr vermiyor! Ne O'na hizmet edenler bu dnyada hakkyla mkfat gryor ve ne de O'na isyan edenler hak ettikleri cezaya uruyor.

O hlde imdi yine soruyoruz: Ezel ve Ebed Sultan olan Allah Tel'nn, saltanatnn izzetini ve hametini korumas iin ne yapmas lazm? Elbette, bir mkfat ve ceza yeri amas ve bu dnyada kendisine hizmet edenlere orada mkfat ve bu dnyada kendisine isyan edenlere orada ceza vermesi lazm! Bu olmazsa, Cenab- Hak -hsaltanatnn izzetini muhafaza etmemi olur. Zira bir kfir, kfrnn lisan- hli ile der ki: "Ey Sultan olduunu bildiren Allah, sen beni yakalayamazsn, beni cezalandramazsn, beni hapsine atamazsn; sen cehennemi yaratamazsn, senin gcn ahireti yaratmaya yetmez..." Evet, btn bu szler ve daha yazmaya cesaret edemediklerimiz, kfirin lisanhl ile syledii ve kfrn neticesi olan szlerdir. Eer -faraza- Allah'n cehennemi yaratmak iin hi bir sebebi olmasayd bile, sadece kfirin bu szlerinden dolay cehennemi yaratacak ve onu oraya atarak saltanatnn izzetini koruyacakt. imdi, birinci delili maddeler hlinde zetleyerek meseleyi biraz daha iyi kavrayalm: Zerrelerden yldzlara ve atomlardan galaksilere kadar u kinatta muhteem bir saltanat gzkmekte ve bu saltanat her yerde hkmetmektedir. Bir kyn muhtarsz, bir ehrin valisiz, bir memleketin sultansz ve bir sarayn meliksiz olmas mmkn olmad gibi; bu kinatta hkmeden saltanatn da sultansz olmas mmkn deildir. Bu sultan kabul etmemek, ancak gz nndeki u saltanat inkr etmekle mmkndr; gz nndeki saltanat inkr etmek ise akln kaybetmemi hibir kimse iin mmkn deildir. Sultanlar, kendilerine hizmet edenlere mkfat verirler. Bu, saltanatn izzetini muhafaza etmek iindir. Hlbuki bu lemin Sultan'na hizmet edenler bu dnyada hakkyla mkfat grmemektedirler. O hlde bu mkfatn verilecei baka bir memleket olmaldr, ta ki saltanatn izzeti muhafaza edilebilsin. Sultanlar, kendilerine isyan edenlere ceza verirler, ta ki saltanatlarnn hamet ve izzetlerini koruyabilsinler. Hlbuki bu lemin Sultan' olan Allah Tel'ya isyan edenler bu dnyada hakkyla ceza grmemektedirler. O hlde bu cezann verilecei baka bir memleket olmaldr, ta ki saltanatn izzeti ve hameti muhafaza edilebilsin. Ahireti inkr edebilmek iin, ilk nce Cenab- Hakk'n "Sultan" ismini inkr edebilmek gerekir. Cenab- Hakk'n "Sultan" ismini inkr edebilmek iin de u kinatta gzken hametli saltanat inkr edebilmek lazmdr. Demek, kinatta gzken hametli saltanat inkr edemeyen, bu saltanatn sultan olan zat inkr edemez. Ve bu Sultan' inkr edemeyen de ahireti inkr edemez, zira saltanatn izzeti ancak ahiretin gelmesiyle muhafaza edilebilir. Bata dediimiz gibi, ahiretin varl adm ile ispat edilir. Her bir adm bir zincir halkaya benzettiimizde, bu halka birbirine girmitir. Birini koparabilmek iin, tmn koparabilmek ve tamamn paralayabilmek gerekir; tmne iliemeyen bir halkaya da iliemez. 11 Dolaysyla, gzmz ile grdmz u lemdeki saltanat inkr edemeyen, bu saltanatn Sultan' olan zat inkr edemez, zira saltanat sultansz olamaz. Sultan' inkr edemeyen de ahireti inkr edemez, zira ancak ahiretin gelmesiyle bu Sultan'n izzeti muhafaza olunur. O hlde diyebiliriz ki: Elbette, gc her eye yeten ve koca yldzlar tesbih taneleri gibi eviren bu sultan, saltanatnn izzetini muhafaza etmek iin ahireti getirecek ve kendisine gzelce hizmet edenlere mkfat verecektir. Kendisine isyan ederek deta "Sen beni yakalayamazsn, senin gcn bana yetmez!" diyenlere de hak ettikleri cezay vererek onlar haps-i ebedisi olan cehenneme atacaktr. Bu, gz nndeki u saltanat kadar aktr ve bedihidir. 23

KNC DELL: MERHAMET DELL


"Hi mmkn mdr ki, u gz nndeki icraatnn ehadetiyle, nihayetsiz bir merhametin ve nihayetsiz bir efkatin sahibi olan u lemin Rabbi, kendi merhametine ve efkatine layk bir tarzda mkfatta bulunmasn ve has kullarna ihsan etmesin! Burada yok hkmndedir, demek baka yerde bir mkfat yeri vardr ve olmaldr. Ta ki o rahmet orada hakkyla tecelli edebilsin."

kinci Delil: Merhamet Delili

13 Bu delili iki balkta inceleyeceiz. Birinci balkta, gzmz nndeki u lemde kk bir gezinti yaparak bu lemde hkmeden merhameti ve efkati grecek ve bu merhamet ve efkatten de "Rahim" olan zatn varln ispat edeceiz. kinci balkta ise, bu merhamet ve efkatin ahireti gerektirmesine iaret edeceiz. BRNC BASAMAK: U LEMDE GZKEN MERHAMETN SAHB KMDR? Rahim: Yarattklarna merhamet eden, acyan ve efkat gsteren manasndadr. Allah Rahim'dir; rahmetiyle btn lemleri kuatmtr. Merhametiyle u lemi yoktan icat etmi, Her bir varla kendine mahsus bir elbise giydirmi, Her birini farkl ekillerde terbiye etmi, Vazifelerini retmi, Hayatn devam ettirebilmesi iin lazm olan cihazlarla tehiz etmi, Maddi ve manevi btn ihtiyalarn efkatle karlamtr. Ahirete man

Acaba yeryznn ateini sndrmek, yaamak ateinin hararetini dindirmek iin, hortum hkmndeki bulutlardan suyu damla damla kim indiriyor?

14 kinci Delil: Merhamet Delili Zehirli bir bcein karnnda ifal ve en tatl bir bal bizim iin piirmek ve o bcein eliyle bize ikram etmek, elbette o bcein ii olamaz. Demek bal yapan bcek deil, Allah'n rahmetidir.

Ve bahar mevsiminde cennet hurileri tarznda btn aalara en gzel elbiseleri giydirip iek ve meyvelerle sslendirip onlarn elleri hkmnde olan kuru dallaryla lezzetleri farkl, renkleri farkl, kokular farkl, ekilleri farkl meyvelerle bizi beslemek, elbette rahmetin bir tecellisidir. Yoksa o kuru aalar bizi tanmaz ve bize merhamet etmez.

27 Elbette, cansz, uursuz bulutlar bu merhameti ve efkati hissettiren fiile fail olamaz. O hlde bulut hortumunu tutan el kim? Kur'an bu sorumuza cevap versin: "nsanlar mitlerini kestikten sonra yamuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan O'dur. vlmeye layk olan gerek dost O'dur." (ura, 42/28) te yaan her bir damla Rahim isminin bir tecellisidir. Ve rahmetin baka tecellileri! imdi o rahmet denizinden birka damlay hep beraber grelim: Byk bir ate grseniz, bir hortumdan kan su ile sndrlyor. Lakin hortumu tutan eli grmeseniz, atei sndrmek fiilini hortumun kendisine verebilir misiniz? Elbette, hayr! nk atei sndrmek iin failinde hayat, ilim, kudret gibi sfatlarn bulunmas gerekir. Hayat olmayan, atei bilmeyen, hortumu tutamayan atei sndremez. Hepsinden nemlisi, sndrmek merhametin neticesidir; rahmeti olmayan bu fiile fail olamaz. Ve btn insanlar bir araya gelse o atei bu hortumun kendisinin sndrdne bizi inandramaz.

Ve elsiz bir bcein eliyle ipek gibi yumuak bir elbiseyi bize giydirmek, rahmetin neticesidir. Yoksa o elsiz bcek yemyeil dut yapran yiyip bembeyaz bir ipei bizim iin kartamaz.

Ya inek, deve, koyun ve kei gibi hayvanlara ne demeli! Onlara yemyeil otu yedirip, kan ve fklar arasndan bembeyaz, besleyici bir st karmak ve o hayvan bir st fabrikas yapmak, elbette rahmetin iidir. Ve o koca Gne'i Dnyamza soba ve lamba yapmak, Ay' kandil ve takvim yapp yldzlarla semann yzn sslendirmek, elbette rahmetin bir tecellisidir.

imdi rahmetin insandaki czi bir tecellisine bakalm: Acaba gzmz olmasayd ne yapardk? Kapkaranlk bir lem! Ya kulaklarmz olmasayd? Sessiz bir lem! Ya dilimiz olmasa ve ona tat alma duygusu verilmeseydi? Konumann ve lezzetin olmad bir lem! Ya burnumuz olmasayd? Kokunun olmad bir lem!

Elbette, byle bir lemde yaamak ne kadar zor olurdu. Acaba el, ayak, parmak gibi maddi; akl, korku, efkat ve muhabbet gibi manevi hediyeler olmasayd ne yapardk? Demek her bir azann taklnda rahmetin bir tecellisi grnyor. nsanlar byle maddi ve manevi aza ve duygularla ssleyen Allah, hayvanlara da bu lemden istifade edebilmeleri iin lazm olan cihazlar takmtr. Kua kanat takp umay, bala yzge verip

yzmeyi retmi ve her canlya rahmetiyle muamele edip hayatnn devam iin gerekli olan vcudu ve azalar vermi. te Allah'n rahmeti her eyi byle kuatmtr. Szn z: u dnyann gidiatna dikkatle baklsa grlr ki, en ciz, en zayftan tut; ta en kuvvetliye kadar her canlya muhta olduu nzk veriliyor. Hatta en zayf ve en cize en iyi nzk veriliyor; hi biri unutulmuyor ve kartnlmyor. Her dertliye ummad yerden bir derman yetitiriliyor. yle ulvi bir keremle

kinci Delil: Merhamet Delili ziyafetler ve ikramlar olunuyor ki, nihayetsiz bir rahmet eli, iinde iledii bedaheten gzkyor. u kinatta gzken rahmet ve efkat ile ilgili onlarca cilt kitap yazlabilir. Bizler, "Arife tarif gerekmez!" srrnca meseleyi daha fazla uzatmayarak rahmetin dier tecellilerini sizlerin tefekkr lemine havale ediyor ve ikinci basamaa, "Rahmet ve efkatin ahireti gerektirmesi" ne geiyoruz.

KNC BASAMAK: RAHM SMNN AHRET GEREKTRMES Sorumuz u: Nihayetsiz bir merhamet ve hadsiz bir efkat neyi ister ve neyi gerektirir? Cevap: Nihayetsiz bir merhamet ve efkat, kendine layk bir tarzda ihsan etmek ve merhamet etmek ister. Hlbuki bu fni dnyaya ve bu ksa mre, bu rahmet ve efkatin, denizden bir damla gibi, milyonlar cznden ancak bir cz yerleir ve tecelli eder. Demek bu dnya, o hadsiz merhamete mahal olabilecek bir yer deildir. te bu da ispat eder ki, o merhamete layk ve o efkate ayeste bir saadet diyar olmaldr ve vardr. Bunu inkr edebilmek iin, gndz yla dolduran Gnein vcudunu inkr etmek gibi, gz ile grnen bu rahmetin vcudunu inkr etmek lazm gelir. nk eer ahiret gelmezse u gz nndeki rahmet ve efkatin hi bir manas kalmaz. Manas kalmad gibi zddna inklp eder. Mesela, akl rahmetin bir hediyesidir. Ama eer ahiret gelmeyecek olursa akl hediye deil, insann bana bir bela olur. Gemiin hznlerini ve gelecein korkularn hazr zamanda toplar ve sahibini deta bir ylan gibi sokar. Yine insann kalbindeki merhamet ve efkat duygusu bir hediyedir. Ancak eer ahiret gelmez ve lm son olursa, bu duygu da hediye olmaktan kar ve insann bana bir bela olur. Her vakit sevdiklerini kaybeden ve onlar hilie gmen bir insan, efkat duygusunun nasl yakacan izah etmeye gerek var mdr?

Bunlar gibi btn nimetler, eer ahiret gelmezse azaba ve alaya dner. Demek, bu dnyada gzken rahmet ve efkatin, zddna inklp etmemesi iin ahiretin gelmesi gerekmektedir. Elbette bu rahmetin sahibi olan Zat- Zlcemal, rahmetini ve efkatini ztlarna inklp ettirmeyecek ve bir iei yaratmak kadar kendisine kolay gelen cenneti yaratacaktr. Ayrca imdi hayal edin: Bir biare ykseke bir dadan yuvarlanm ve tam uuruma decek iken, dan ortasndaki bir aaca tutunmu. imdi, biz ona bir ip uzatsak ve onu yukarya doru eksek ve tam kurtulacak iken birden ipi brakarak onu uuruma dmeye mahkm etsek; acaba ona o ana kadar yaptmz efkatli muamelenin bir nemi kalr m? O efkat, istihza ve alaya dnmez mi? Hem, onu kurtarmaya bizi tevik eden efkat hissi, hi ipi brakmamza msaade eder mi? Elbette ki hayr!

te bu misal gibi, bizler de Allah Tel'nn kudret ipine tutunarak yokluktan varla ktk ve yokluk lemlerine dmekten kurtulduk. Evet, Allah Tel bize bu vcudu verdi ve bizi bu leme kard. Bu lemde de trl trl ihsanna bizleri mazhar etti. Eer ahiret gelmez ve biz lm ile yoklua gidersek bu, misaldeki ipin tekrar braklmas hkmnde olmaz m? Elbette ki o ilah merhamet bizleri, tekrar ipin braklmas manasna gelen yokluk karanlklarna gndermeyecektir. Zira yoklua mahkm edecek olsayd, bizi yokluktan kurtararak bu dnyaya getirmez ve burada byle efkatle muamele etmezdi. te ahiret gelmezse efkat alaya dner. dama mahkm ettiimiz bir insann hcresine, her trl yiyeceklerle dolu bir masa gndersek, bu ona iyilik ve ikram olur muydu? Elbette ki olmazd! Eer ahiret gelmezse o mahkmdan ne farkmz olur? Ve Allah Tel efkat ve merhametini inkr ettirecek bu olaya hi msaade eder mi? H ve kella! Yine u misalin drbnyle merhametin ahireti gerektirmesine bakalm: Denizde boulmakta olan birisini grsek, herhlde biraz merhametimiz varsa ve yzmeyi de biliyorsak hemen denize atlarz ve onu kurtarrz. imdi sorumuz u: Acaba bu kiiyi binler zahmet ile kurtardktan sonra, onu daraacnda asar myz; ya da atee atp yakar myz?

Elbette hayr! Zira merhametimiz buna msaade etmez. Eer etseydi, zaten onu denizden kurtarmaz ve orackta lme terk ederdik. te onu denizden kurtarmamz bizdeki merhameti, bizdeki merhamet de onu asla daraacnda asmayacamz ve atee atmayacamz ispat eder.

Aynen bunun gibi, Cenab- Hak da bizi yokluk denizinden kurtararak bu leme getirdi. Ve bu lemde bizi efkatiyle bir ocuk gibi besledi. Acaba hi mmkn mdr ki, bu rahmetin sahibi olan Allah Tel insan diriltmemek zere ldrsn ve ona rahmetini inkr ettirsin? H ve kella! Zira, eer diriltmemek zere bizleri ldrecek kadar merhametsiz olsayd, zaten bizi yokluktan varla karmaz ve bizi byle nazeninane bir bebek gibi beslemezdi. imdi bu delili maddeler halinde toplayalm: Bu lemde nihayetsiz bir rahmet ve efkat gzkmektedir. Bu rahmet ve efkat, sinekten seyyarata kadar her eyi ve her yeri kuatmtr. Fiiller failsiz olamayacana gre, bu rahmet ve efkatin de bir sahibi olmaldr. Elbette kr kuvvet, uursuz tabiat, mevhum kanunlar ve hayatsz sebepler bu merhamete ve efkate fail olamazlar. Bu fiillerin faili ancak ve ancak Rahim ve Kerim olan Cenab- Hak olabilir. Madem Cenab- Hakk'n nihayetsiz bir merhameti vardr, o hlde ahiret de olmaldr. Zira nihayetsiz merhamet, kendine layk bir tarzda ihsan etmek ve merhamet etmek ister. Hlbuki bu fni dnyaya bu merhamet smamakta ve bu rahmet bu lemde hakkyla tecelli edememektedir. Demek bu sonsuz rahmetin hakkyla gzkebilecei baki diyarlar ve baki meskenler lazmdr. Bu baki diyarlar da ancak ahirette ve cennettedir. Ahireti inkr edebilmek iin, ilk nce Rahim olan Allah Tel'y inkr edebilmek gerekir. Allah' ve Allah'n Rahim ismini inkr edemeyen, ahireti de inkr edemez. Zira ispat ettiimiz gibi, rahmet ve efkat ahiretin varln lzumlu klmaktadr. Allah Tel'y inkr edemeyen ahireti inkr edemeyecei gibi, gzmz nndeki u lemde gzken rahmet ve efkati inkr edemeyen de Allah' inkr edemez. Zira isim msemmasz ve sfat mevsufsuz olamaz. Gz nndeki bu rahmet ve efkat sfatlar, Rahim ve Kerim olan bir zatn varln ispat etmektedir. uursuz tabiat, kr kuvvet ve serseri tesadf bu sfatlara sahip olamayacana gre, bu sfatlarn sahibi Allah Tel'dr ve bakas olamaz. Madem ahireti inkr etmek, Allah' inkr etmekle mmkn ve madem Allah' inkr etmek de gz nndeki u merhameti ve efkati inkr etmekle mmkn ki, bu da inkr edilemez. O hlde diyebiliriz ki ahireti inkr edebilmek iin, gz nndeki u merhameti inkr edebilmek gerekir. Akl banda olan hi kimse ise bunu yapamaz. Eer ahiret gelmezse gz nndeki u merhamet ve efkat, ztlarna, yani merhametsizlie ve acmaszla inklp eder ve btn bu rahmet ve efkat istihza ve alaya dner. Bu bahsin misallerini daha nce verdiimizden sz uzatmyor ve sadece u noktaya dikkat ekerek bu delili tamamlyoruz:

Byle nihayetsiz bir rahmetin ve keremin sahibi olan bir Zat, elbette rahmetini merhametsizlie ve efkatini acmaszla inklp ettirmeyecek ve btn bu tecellilerini alaya ve istihzaya evirmeyecektir. Bunun da tek yolu ahireti getirmektir. Zaten ileride ispat edilecei gibi, ahireti getirmek ve cenneti yaratmak, O'nun kudretine bir iei yaratmak kadar kolaydr.

NC DELL: ZZET DELL


"Hi mmkn mdr ki, u lemin izzet ve celal sahibi olan mutasarrf, izzetinin hukukunu ineyen ve celalinin hametine kar hrmetsizlik eden edepsizleri edeplendirmesin, izzet ve celaline yakr bir tarzda onlar cezalandrmasn? O ceza ve terbiye, bu dnyada yok hkmndedir; demek baka yerde bir ceza yeri vardr ve olmaldr." nc Delil: zzet Delil Bu delilde, Allah'n "Aziz" ve "Celil" isimlerinden ahirete bir kap aacaz. lk nce u lemdeki izzet ve celali grelim ve o izzet ve celalden "Aziz" ve "Celil" olan zata ulaalm. Daha sonra da izzet ve celalin ahireti iktizasna geelim. BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN ZZET VE CELALN SAHB KMDR? Allah'n bir ismi olan Aziz: Allah Tel'nn izzet sahibi ve yceler ycesi olmas, Allah'n malup olmayan galip olmas ve yarattklarnn O'nun emrine itaat ederek kar gelememesi manasndadr. Evet, Allah Aziz'dir. Zira u kinata bakyoruz ve gryoruz ki: -mtihan srrndan dolay- nsan ve baz canavarlardan baka, Gne, Ay ve yeryznden tutun, ta en kk mahlukata kadar her ey kemal-i dikkatle vazifesinde alyor. Hi bir mahluk zerre miktar haddinden tecavz etmiyor. Koca gneler ve yldzlar intizam bozamyor. Hi biri vazifelerinden geri kalamyor ve O'na itaatsizlik yapamyor. Her ey bir itaat tahtnda hareket ediyor.

Ahirete man

Ya da Aziz ve Celil isimlerinin baka bir tecellisini grmek isterse helak olmu asi kavimlerin kalntlarna baksn, ya da bakamyorsa Kur'an'n lisanyla dinlesin! Zira helak olan btn bu kavimlerde de Allah'n Aziz ismi gzkr.

te, her eyin azim bir heybet tahtnda umumi bir itaatte bulunmas ispat eder ki, byk bir celal ve izzet sahibinin emriyle hareket ediyorlar ve O'na itaat ediyorlar. Aziz ve Celil isimlerinin tecellisini fazla uzatmaya gerek grmyoruz. Kim bu isimleri derinden derine tefekkr etmek isterse o yksek dalara, engin denizlere, denizlerdeki frtnalara, usuz bucaksz llere, aylara, gnelere, yldzlara kulak versin! itecektir ki hepsi bir azdan "Ya Aziz, Ya Aziz, Ya Aziz!.. " diyerek O'nu tesbih ediyorlar. Zira u lemde kendisine byklk verilen her bir mahluk, Allah'n Aziz isminin bir aynasdr. KNC BASAMAK: AZZ VE CELL SMLERNN AHRET GEREKTRMES Bata demitik: Hi mmkn mdr ki, u lemin izzet ve celal sahibi olan mutasarrf, izzetinin hukukunu ineyen ve celalinin hametine kar hrmetsizlik eden edepsizleri edeplendirmesin, izzet ve celaline yakr bir tarzda onlar cezalandrmasn? Hayr, asla olamaz! Zira nihayetsiz celal ve izzet, edepsizlerin tedibini ister.

Hlbuki u dnyada o izzet ve celale yakr bir ceza yoktur. nk ekseriya zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalp bu dnyadan gp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kbraya braklyor, tehir ediliyor; yoksa baklmyor deil. Hem bazen dnyada dahi ceza verir. Gemi asrlardaki asi ve inat kavimlere gelen azaplar gibi... te bu cezalar gsterir ve ispat eder ki, insan babo deildir; bir celal ve gayret sillesine her vakit maruzdur. Acaba hi mmkn mdr ki, insann umum mevcudat iinde ehemmiyetli bir vazifesi ve ehemmiyetli bir kabiliyeti olsun ve daha sonra: Cenab- Hakk'n bu kadar muntazam eserleriyle kendini tanttrmasna mukabil, insan iman ile O'nu tanmasn, Hem rahmetinin bu kadar ssl meyveleriyle kendini sevdirmesine mukabil, insan ibadetle kendini O'na sevdirmesin, Hem bu kadar trl nimetleriyle muhabbet ve rahmetini insana gstermesine mukabil, insan kr ve hamd ile O'na hrmet etmesin ve bu cinayetler cezasz kalsn, insan babo braklsn, o izzet ve celal sahibi olan Zat- Zlcelal bir ceza yeri hazrlamasn? Ahirete man H ve kella! Bu delili yle zetleyebiliriz: Kinatta gzken umumi itaat ve asi kavimlere gelen semavi tokatlar, perde arkasndaki bir zat "Aziz" ve "Celil" isimleriyle bizlere tanttrr. zzet ve celal, edepsizleri edeplendirmek ve asilere ceza vermek ister. zzetin ve celalin hameti ancak bu ekilde muhafaza edilebilir. u dnyada ise her ne kadar bazen zalimlere ve asilere tokatlar gelse de birok zaman zalim insanlar ve asi kavimler ceza grmeden bu lemden gp gidiyorlar. te bu hl ispat eder ki, baka yerde bir mahkeme-i kbra ve bir ceza yeri olmaldr. Olmaldr ki, izzet ve celal hametini muhafaza edebilsin.

Demek ahireti inkr etmek, Cenab- Hakk'n "Aziz" ve "Celil" isimlerini inkr etmek ile mmkndr. "Aziz" ve "Celil" isimlerini inkr etmek ise, gzmz ile grdmz u lemdeki umumi itaati ve asi kavimlere gelen cezalar inkr etmek ile mmkndr. Zira umumi itaat ve asi kavimlere gelen cezalar inkr edilemezse "Fiiller failsiz olamaz." kaidesince, bu itaatin hkimi ve bu semavi tokatlarn sahibi olacak zatn varl kabul edilecektir. O zatn varl kabul edildikten sonra da izzetinin ve celalinin hakk iin ahireti getirmesi gerektii tasdik edilecektir. Yani szn z: Gz nndeki u izzeti inkr edemeyen, ahireti inkr edemez. Gzyle grdn inkr edecek kadar akldan uzak olana ise zaten diyecek bir szmz yoktur!

DRDNC DELL: HKMET DELL


"Hi mmkn mdr ki u lemde, zerrelerden gnelere kadar btn eyada nihayetsiz bir hikmetle i gren Zat- Zlcell, ahireti getirmemekle ve kendisine iman ile ibadet eden mminlere iltifat etmemekle nihayetsiz hikmetini inkr ettirsin ve o hadsiz hikmetleri hie indirsin? H ve kella!" Bu delili yine iki balkta inceleyeceiz: BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN HKMETN SAHB KMDR? Hikmet: Her ite menfaatlere riayet edilmesi, abes bir iin yaplmamas, her eyaya birok vazifeler yaptrlmas gibi manalara gelir. Hikmetin ztt, israf ve abesiyettir. u kinatn hibir yerinde israf ve abesiyet olmayp, her yerde nihayet derecede bir hikmet hkmfermadr. imdi kinattaki hikmeti bir para tefekkr ederek bu hikmetin faili olan zata bir pencere aalm: u leme dikkatle baklsa grlr ki u lemde tasarruf eden zat, nihayetsiz bir hikmetle i gryor. Ona delil mi istersin? Her eyde menfaat ve faydalara riayet edilmesidir. Grmyor musun ki, insandaki btn aza, kemikler ve damarlarda, hatta bedenin hcrelerinde, her yerinde, her cz'nde faydalar ve hikmetler gzetilmitir. Hatta baz azas, bir aacn ne kadar meyveleri varsa, o derece o uzva hikmetler ve faydalar taklmtr. te bu hl ispat eder ki, nihayetsiz bir hikmet eliyle i grlyor. Hem her eyin sanatnda nihayet derecede bir intizamn bulunmas yine ispat eder ki, nihayetsiz bir hikmetle i grlyor. Evet, gzel bir iein ince programn kck tohumunda dercetmek; byk bir aacn amel sahife-lerini, tarihe-i hayatn ve cihazlarnn fihristini kck bir ekirdekte manevi kader kalemiyle yazmak, elbette nihayetsiz bir hikmet ile i grldn ispat eder.

Hem her eyin yaratlnda gayet derecede gzel bir sanatn bulunmas, nihayet derecede hikmetli bir sanatkrn nak olduunu gsterir. Evet, u kck insan bedeni iinde btn kinatn fihristini, btn rahmet hazinelerinin anahtarlarn, btn gzel isimlerinin yinelerini dercetmek, elbette nihayet derecede bir hsn- sanat iinde bir hikmeti gsterir. u lemdeki hikmeti ispat etmeye almak, herhlde gereksiz bir itir. Zira her fen kendi lisanyla bu hikmetten bahseder ve her fennin konusu da bu hikmetin kendisidir. Bu sebeple bizler kinattaki hikmeti anlatmak iin sz uzatmaya gerek duymuyor ve u sorunun cevabna geiyoruz: Bu hikmetin sahibi olan Hakim zat kimdir? Kim eyaya byle menfaatler takm?Kim u lemin hibir yerinde hibir abesiyete msaade etmiyor? nsann azalarndan tutun, semann yldzlarna kadar her eyde maslahat ve faydalar kim gzetmi? Kim u lemde israf etmeyen Hakm? Ve kim eyay byle nak nak hikmetle donatan? Bu sorulara verilebilecek tek cevap "Allah!.." deil midir? Brakn kinattaki hikmeti tesadflerle izah etmeyi, acaba bir sinein vcudundaki hikmet bile tesadf ile hi izah edilebilir mi? Evet, u lemde yaratlan her varlkta kendine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda ve bir netice takip edilmektedir. Hibir varlkta bir abes, bir gayesizlik, bir manaszlk ve israf saylabilecek herhangi bir ey gzkmemektedir. Elbette aklsz ve uursuz sebeplerin, bu gayeleri ve maksatlar kendi balarna takip edebilmeleri ve eyay bu ekilde hikmetle yaratmalar mmkn deildir. O

hlde bu durum ispat eder ki, perde arkasnda hikmet sahibi bir zat vardr ve bu eyay hikmetle icat eden de O'dur.

KNC BASAMAK: HAKM SMNN AHRET GEREKTRMES


Farz edelim ki, byk bir eker fabrikanz var. Siz tarladan topladnz eker pancarlarn fabrikaya getirerek bir sr ilemden geiriyor ve nihayet eker imal ediyorsunuz. Daha sonra da bu ekerleri yine binbir zahmetle kamyonlara yklyorsunuz. Acaba bu kadar zahmetten ve hikmetli faaliyetten sonra bu ekerleri denize dker miydiniz? Elbette ki hayr! Zira eer denize dkecek olsaydnz, ilk nce fabrikay kurmaz, daha sonra srasyla eker pancarlarn tarladan toplamaz, bir sr ileme tabi tutmaz ve kamyona yklemezdiniz. Demek sizin mezkr fiilleriniz, ekeri denize dkmeyeceinizin ispatdr. Aynen bunun gibi, Cenab- Hak da u dnya fabrikasn bu kadar masraflar ile kurdu. Her bir tanda binlerce hikmeti yaratt. Eer ahiret gelmez ve bu fabrikann semereleri ahiret pazarna kmazsa nihayetsiz bir israf yaplm olur. Bir sinek kanadn bile onlarca hikmet ile donatan Allah-u Tel, hi mmkn mdr ki ahireti getirmemekle byle bir T israfa ve hikmetsizlie msaade etsin? H! Zira eer edecek olsayd, bu lemi bu kadar hikmetle yaratmaz ve bu derece ehemmiyet vermezdi. Demek ahiretin gelmeyeceini iddia etmek, gz nndeki hikmeti inkr etmek gibidir. Zira ahireti getirmemek tam bir hikmetsizliktir ve u lemin hikmetsizlie ve israfa inklbna msaade etmektir. Gz nndeki u hikmetin ehadetiyle nihayetsiz bir hikmetin sahibi olan Zat- Zlcell ise, byle bir hikmetsizlikten mnezzehtir ve mberradr. Acaba hi mmkn mdr ki Allah Tel, bir aaca takt

neticeler ve meyveler miktarnca, her bir hayat sahibine o derece hikmetleri ve maslahatlar takmakla kendisinin hikmet sahibi olduunu ispat edip gstersin ve sonra, btn hikmetlerin en by ve btn maslahatlarn en mhimi ve btn neticelerin en lzumlusu ve hikmeti hikmet, nimeti nimet, rahmeti rahmet eden ve btn hikmetlerin, nimetlerin, rahmetlerin ve maslahatlarn menba ve gayesi olan bekay ve ebed saadeti vermeyip terk ederek btn ilerini abesiyet derecesine drsn? Ve kendini o zata benzetsin ki, yle bir saray yapar ki her bir tanda binlerce naklar, her bir tarafnda binler ziynetler ve her bir odasnda binler kymettar alet ve levazmat bulundursun da sonra o saraya dam yapmasn, her ey rsn, beyhude bozulsun? H ve kell!

te ahiret gelmezse, bu dnyann dam yok demektir ve iinde yaplan bunca hikmetli tasarrufun ve faaliyetin hi bir kymeti yoktur. Acaba hi akl kabul eder mi ki Allah Tel, insann bana ve iindeki duygularna, salar adedince vazifeler ve hikmetler ykletsin de ona sadece, bir sa hkmnde olan bir cret-i dnyeviye versin ve hikmetine btn btn zt olarak manasz bir i yapsn? Evet, cmertten ihsan ve gzelden ancak gzellik geldii gibi, hikmet sahibinden de sadece hikmetli i gelir. Hikmet sahibi olan bir zat abes bir i yapmaz. Allah Tel ise nihayetsiz bir hikmetin sahibidir. Eer ahireti getirmeyecek olursa, btn ilerini abesiyete inklp ettirmi olur. Bu ise Allah hakknda dnlemez. Ahiretin gelmemesi; deta kk bir taa bir byk

da kadar hikmetler ve gayeler takmak, bir byk daa ise bir kk ta gibi muvakkat ve cz'i bir gaye vermeye benzer ki, bunu hibir akl ve hikmet kabul etmez. sterseniz hikmet deliline bir de duygularmz cihetiyle bakalm: nsandaki zahir ve batn duygularn her biri bu dnyadan daha kymetlidir. nsan ne iitmesini, ne grmesini, ne akln, ne hafzasn, ne sevgisini, ne de herhangi bir hissini dnya saltanat ile hatta cennet ile bile deimez. Mesela, bize yle denseydi: "Akln bize ver, sana cenneti vereceiz." ya da "Bana hafza kuvvetini ver, cennete gir." Acaba aklmz ve hafzamz cennete mukabil satar mydk? Elbette hayr! Zira akl ve hafza olmazsa cennetten istifade mmkn olmaz. O hlde diyebiliriz ki, bizdeki cihazlar cennetten daha kymetli ve pahaldr. te bu durum da ispat eder ki: nsann cihazat yalnz bu dnyann cz'i meselelerine sarf edilmek iin yaratlmamtr. Byle nihayetsiz hikmetler ile donatlm bu cihazlar, sadece bu ksack hayat iin verilmi olamaz. Byle bir masraf, ksack bir mr iin deildir. Bu pahal cihazlarn ksack bir hayat iin olduunu iddia etmek, u lemdeki hikmeti ve bu hikmetin sahibi olan zat inkr etmek ile mmkndr. Bu durumda da hikmet ile yaratlm her bir mahlk, parman o kiinin gzne sokar ve ona der ki: "Bu lemin nihayet derecede hikmet sahibi sanatkr, sadece ksack bir hayat iin bu kadar masraf yaparak israf etmez. Bak, sen kfrnle ne byk bir cinayet iliyorsun ve inkrnn lisan- haliyle diyorsun ki 'u lemde her ey botur ve abestir.' Bak, o zatn hikmetine nasl iliiyorsun ve nasl o zat israf ile itham ediyorsun. O zat senin ithamndan mnezzehtir ve mukaddestir. Bizlerdeki hikmetin ehadetiyle Hakm'dir ve bu hikmetinin hrmetine ahireti yaratacaktr."

Yine hikmet deliline duygularn u penceresinden bakabiliriz: Farzmuhal, Karadeniz'den daha byk bir balk grseniz... Hemen anlarsnz ki bu balk bu denizin bal deil, o denizden ok daha byk baka bir denize aittir. Aynen bunun gibi, u insann istidatlar da bu dnyaya smamakta ve bu dnya denizi insan tatmin edememektedir. O hlde bu insan bal baka bir denize namzettir ki, o da ahirettir. Hem insandaki akl, hafza, dil, kulak gibi terazilerle, bunlarn tarttklar eyleri mukayese edersek; terazilerin, tartlan eylerden daha kymetli olduunu grrz. Demek bu teraziler yalnz bu fni dnyay kazanmak iin verilmemitir. Bunun tersini iddia etmek, ancak gz nndeki u hikmeti inkr etmekle mmkndr. Bunu da hibir akl sahibi yapamaz. Hikmetin ahireti gerektirmesinin bir baka yn de udur: Rububiyetinde ve idaresinde nihayet derece hkim olan bir hikmet, elbette o rububiyetin kanadna iltica eden ve iman ile itaat edenlerin taltifini ister. Zira hikmet-i hkmet, kendisine iltica edenleri muhafaza etmek ve onlara ikram etmek ister. Hkmetin hikmeti ancak bu ekilde muhafaza olunabilir. Hlbuki bu dnyada o taltif ve iltifatn deil binde biri, milyonda biri bile gzkmemektedir. Demek, baka bir lem vardr ve bu ikram ve iltifat o leme braklmtr. Bunu inkr etmek, gz nndeki u hkim hikmeti inkr etmek gibi mmkn deildir. Dilerseniz hikmet delilini maddeleyerek bir daha tefekkr edelim: u lemde yaratlan her varlkta kendine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda ve bir netice takip edilmektedir. Hi bir varlkta bir abes, bir gayesizlik, bir manaszlk ve israf saylabilecek herhangi bir ey gzkmemektedir. Yani kinatta nihayet derecede bir hikmet vardr ve her bir fen bu hikmetin ahididir. Elbette aklsz ve uursuz sebeplerin, bu gayeleri ve maksatlar kendi balarna takip edebilmeleri ve eyay bu ekilde hikmetle yaratmalar mmkn deildir. te bu durum ispat eder ki, perde arkasnda hikmet sahibi bir zat vardr ve bu eyay hikmetle icat eden de O'dur. Hikmetin hikmet olabilmesi ve israfa ve abesiyete dnmemesi, ancak ahiretin gelmesi ile mmkndr. Eer ahiret gelmeyecek olursa, btn bu hikmet israfa ve abesiyete dner. Bu bahsin misallerini daha nce verdik, daha iyi anlalmas iin bir misal ile tekit edeceiz:

Her bir yapra elli bin lira olan bir aa yapsanz, bu aac koyunlarn yemesine msaade eder miydiniz? Elbette ki etmezdiniz! Zira edecek olsaydnz, bu aaca bu kadar ehemmiyet verip uramazdnz. Sizin bu aac yapmanz, hikmetinizi ve sanata olan dknlnz ispat etmektedir. Koyunlara yedirmek ise hikmetsizlik ve sanatszlktr. Elbette ki sizdeki hikmet ve sanata dknlk sfat, hikmetsiz bir ie msaade etmeyecektir. Aynen bunun gibi, u insan da her bir yapra elli bin lira kymetinde bir aa hkmndedir. Hatta yukarda ispat ettiimiz gibi, bu insann yapra olan aza ve cihazlar deil elli bin, cennetten daha kymetlidir. Elbette hikmeti sonsuz olan Cenab- Hak, bu insan aacnn kurtlara yem olmasna ve bir daha kalkmamak zere kabre yatmasna ve rmesine msaade etmeyecektir. Rububiyetinde ve idaresinde nihayet derece hkim olan bir hikmet, elbette o Rububiyetin kanadna iltica eden ve iman ile itaat edenlere iltifat etmek ister. Zira hikmet-i hkmet, kendisine iltica edenleri muhafaza etmek ve onlara ikram etmei gerektirir. Hkmetin hikmeti ancak bu ekilde muhafaza olunabilir. Hlbuki bu dnyada bu iltifat ve ikram yoktur, demek baka bir leme braklmtr.

Demek ahireti inkr etmek, Cenab- Hakk'n "Hakm" ismini inkr etmek ile mmkndr. Hakm ismini inkr etmek de u kinatta gzken ve her yeri kuatan hikmeti Ahirete man

BENC DELL: ADALET DELL


"Hi mmkn mdr ki, her iinde nihayet derecede adalet ile i gren bir dil-i Hakm, mahlukatnn hukukunu muhafaza etmeyerek, mazlumun hakkn zalimden almasn ve adaletini hie indirsin? Bu adalet burada yok hkmndedir, demek baka yerde byk bir mahkemesi ve adalet diyar vardr ve olmaldr." 28 inkr etmek ile mmkn olabilir. Bu da akl sahipleri iin mmkn deildir. Daha nce dediimiz gibi, akln karp atanlar da zaten bizim muhatabmz deildir. Szn z: Ahiretin gelecei, gz nndeki u hikmet kadar bedihidir ve aktr. Zira hikmeti hikmet yapacak ve israfa dnmesini nleyecek tek ey, ahiretin gelmesidir.

Bu delili yine iki balkta inceleyeceiz: BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN ADALET VE BU ADALETN SAHB KMDR? Adalet: Her hak sahibine hakkn vermek ve her eyi hikmet ve maslahata uygun olarak yerli yerine koymak demektir. Adalet, zulmn zdddr. Adaletin bu manasyla, Cenab- Hak nihayet derecede adildir. Dilerseniz imdi bu szmzn hakkaniyetini ispat edelim:

Adalet, her hak sahibine hakkn vermek demekti. imdi u leme bakyor ve gryoruz ki, btn mahlukatn erzak ve tehizat lyk-i vehiyle veriliyor. Hibir mahluk unutulmuyor ve kartrlmyor. Bir sinee kartal kanad taklmad gibi, bir kartala da sinek kanad taklmyor. Her varln hangi cihazlara ihtiyac varsa, o cihazlar ile donatlyor. Bizlerin basit ve hakir grd mahluklarn bile hukuku bu cihette muhafaza ediliyor. Bir sinein ya da bir bcein vcudunu incelediinizde szmz tasdik edeceksiniz.

te her eye hassas mizanlarla ve mahsus llerle vcut vermek, suret giydirmek, her eyi yerli yerine koymak, en mnasip cihazlarla tehiz etmek ve her hak sahibine istidad nispetinde hakkn vermek, nihayetsiz bir adalet ile i grldn ispat eder. te sinee 5.000 petekli bir gzn verilmesi bu adaletin neticesidir; r. bala yzge, kua kanat taklmas bu adaletin neticesidir; file hortum, deveye hrg verilmesi bu adaletin neticesidir. Szn z, her mahluka hayatnn devam iin cihazlar verilmesi bu adaletin bir neticesidir. imdi soruyoruz: Bir sinein dahi hakk- hayatn muhafaza ederek, hayatnn devam iin onu aza ve cihazlarla tehiz eden kim? Kim btn mahluklar hikmetli cihazlar ile donatarak hakk- hayatlarn koruyor? Kim o cihazlar en uygun yerlere yerletiriyor? Kim onlara hikmetli vcutlar ve maslahatl suretleri veriyor?

Kim u lemdeki dengeyi muhafaza ediyor? Ksacas; gz nndeki u adaletin sahibi olan Adil zat kim? Elbette Allah'tr ve bu, O'nun adaletinin bir tecellisidir. 55

imdi de adaletin baka bir vechine bakalm: Adaletin bir ciheti de mazlumlarn intikamn zalimlerden almaktr. Adaletin bu manasyla da tarih sayfalar zalimlerin feci akbeeriyle doludur. Firavunlar, Nemrutlar, Kanunlar gibi nice zalimlere Adil ismi ile semavi tokatlar vurulmu ve mazlumlann haklan onlardan alnmtr. Ancak ikinci balkta da izah edilecei gibi, bu dnya adaletin bu tecellisine hakkyla mahal olamamakta ve adaletin bu tecellisi baka bir leme braklmaktadr. Zaten Adil ismiyle ahirete kap aarken, adaletin bu cihetinin hakkyla bu dnyada gzkememesi delil yaplacaktr. Ancak u kadar deriz ki: Halk arasnda zalimler iin sklkla kullanlan "Etti, buldu!" sz, zalimlerin her vakit semavi tokatlara maruz ve muhatap olduklarna delildir. Zalimlere gelen bir tokat dahi, perde arkasndaki'bir Adil-i Mutlak olduunu ispat eder. Byle binler tokat ise p zatn varln gne gibi gsterir ve inkra bir yol brakmaz. Adaletin bir dier vechi de udur: lemdeki dengeyi muhafaza ederek dier canllarn haklarn haklarn korumaktr. Mesela, sadece stakoz ^bir v ylda 7.000.000 yumurta

yumurtlamaktadr. Bu yumurtalarn hepsi stakoz olsayd, denizler stakozla dolar ve baka hayvanlarn yaamas mmkn olmazd. te baz engellerle stakozun oalmasnn nne geilmi ve dier canllarn haklar korunarak adalet tecelli etmitir. Yine soralm: Byle ince bir dengenin tesadfen olumas ve binlerce yldr tesadfen devam etmesi mmkn mdr? Eer mmkn deilse, kinattaki hayret verici bu dengeyi kim kurdu? Varlklarn kinat istila etme meylini durduran ve onlarn lemi istila etmesine mni olan adalet sahibi zat kimdir?

Elbette Allah'tr! u lemde gzken kusursuz denge, bu dengeyi kuran Cenab- Hakk'n varlna ve O'nun adaletine gne gibi bir delildir. KNC BASAMAK: DL SMNN AHRET GEREKTRMES "Acaba hi mmkn mdr ki, byle en kk bir mahlukun, en kk bir hakkn muhafaza edip onun imdadna koan bir adalet; insan gibi en byk bir mahlukun hukukunu muhafaza etmesin ve muhafaza etmemekle adaletini hie indirsin? Bu hi mmkn mdr? Elbette mmkn deildir!" O hlde madem insann hukukunu muhafaza edecek ve adaletini hie indirmeyecek, elbette bunun iin bir mahkeme-i kbray kurmal ve bir adalet diyarn amaldr. Zira u fni dnyada ksa bir hayat geiren insan, o byk adaletin hakikatine mazhar olamaz ve olamyor. u fni ve geici dnya, ebed iin yaratlan insan hususunda byle bir adalete mazhariyetten ok uzaktr. Bu dnyada zalim izzetle; mazlum ise zillet ile yaayp gidiyor. Hlbuki hakiki adalet ister ki, mazlumun hakk zalimden alnsn ve u kck insan, kkl nisbetinde deil; belki cinayetinin bykl, mahiyetinin ehemmiyeti ve vazifesinin azameti nispetinde bir mkfat ve ceza grsn. Btn bunlar da ancak ahiretin gelmesi ile mmkndr. Madem dnya var ve dnya iinde bir rahmet ve adalet var; elbette, dnyann vcudu gibi kati olarak ahiret de var ve oraya gidiliyor. Ahireti inkr etmek, dnya ve iindekileri inkr etmek demektir. Demek, ecel ve kabir insan bekledii gibi; cennet ve cehennem de insan bekliyor ve onu gzlyor. imdi bu delilde rendiklerimizi maddeleyelim: u lemde nihayet derecede bir adalet hkmetmektedir. Yaratlan her varla hassas mizanlarla ve mahsus llerle vcut vermek, suret giydirmek, her eyi yerli yerine koymak,

en mnasip cihazlarla tehiz etmek, dengeyi muhafaza etmek, her hak sahibine istidad nispetinde hakkn vermek ve zalimleri semavi tokatlarla tokatlamak, nihayetsiz bir adalet ile i grldn ispat eder. Fiiller failsiz olamayacana gre, gz nndeki u adaletin de "Adil" ismiyle msemma bir faili olmaldr. Bu fail de ancak ve ancak Cenab- Hak olabilir. Madem Cenab- Hak nihayetsiz bir adaletin sahibidir ve her iinde nihayetsiz bir adaletle i grr, o hlde elbette bir mahkeme-i kbra ve adalet diyar olmaldr. Zira u fni dnya, o adaletin hakikatine mazhar olmaktan cizdir. Zira otuz bin kiiyi ldren bir zalimden, bu dnyada nasl hak alnabilir? En fazla onu bir kere ldrebilirsiniz ki, bu da ancak ldrlen bir masumun ksas olabilir. Peki dier mazlumlarn hakk ne olacak? Eer ahiret gelmezse insann hukuku muhafaza edilmemi olur ki, nihayetsiz bir adaletin sahibi olan Allah Tel buna asla msaade etmez. Hem u dnyann gidiatna baklsa grlr ki, zalim izzet ile ve mazlum zillet ile yayor ve her ikisi de ayn ekilde lp gidiyor. Eer ahiret gelmez ve zalimin yapt yanna kr kalrsa bu, mazlumlara nihayetsiz bir zulm olur. Allah Tel ise byle bir zulmden nihayet derecede mnezzeh ve mukaddestir.

Demek ahireti inkr etmek, ancak Cenab- Hakk'n varln ve O'nun "Adil" ismini inkr etmek ile mmkndr. Allah' inkr etmek ise ancak, gz nnde tecelli eden u adaleti inkr etmek ile mmkndr. Adaleti inkr etmek iin ise ya kr olmal ya da akl batan atarak bir aklsz olmal. Zaten onlar da bizim muhatabmz deildirler. unu da ilave etmek isteriz ki: Bu dnyada adaletin hakkyla gzkememesinin sebebi, imtihan srrdr. mtihan srrndan dolay Allah Tel, raz olmamasna ramen bu zulmlere msaade etmektedir. Zira msaade etmezse, imtihann srr bozulur ve bu dnyann kurulmasnn hikmeti kaybolur. Bu insanlarda da hayvanlarda da byledir. mtihan srrndan dolay, birok zulmlere msaade edilmekte ve hak sahiplerinin haklar ahirete braklmaktadr. Szn z: Bir sinee dahi vcut vererek, suret vererek, onu nihayetsiz hikmetli cihazlarla donatarak ve onu terbiye ederek nihayetsiz adaletini gsteren Allah Tel; elbette ahireti getirmeyerek mazlumlarn hakkn zalimde brakmayacaktr. O, bundan nihayet derecede mnezzeh ve mberradr. Evet, bir gn gelecek, zalim zulmnn cezasn, mazlum da zilletinin mkfatn grecek. Hatta boynuzsuz koyun dahi boynuzlu koyundan hakkn alacak. menn ve saddekn, iman ettik ve tasdik ettik!..

ALTINCI DELL: CMERTLK DELL


"Hi mmkn mdr ki nihayetsiz bir cmertlik ve ikram, tkenmez servet ve bitmez hazineler; baki bir saadet diyarn ve ebed bir ziyafet mahallini ve iinde daim bulunacak muhta misafirleri istemesin ve bu fni dnya ve iindeki fni misafirlerle yetinsin? Hayr, asla! Zira bu dnya, o cmertlie ve ikrama hakiki mahal olamamakta, belki o cmertliin milyon cznden ancak bir czne mazhar olabilmektedir." te bu hl ispat eder ki, bu dnyaya smayan o cmertliin, hakkyla gzkebilecei baki bir memleket ve o baki memlekette iskn edecek baki misafirler olmaldr ve vardr.

Bu delili yine iki balkta inceleyeceiz: BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN CMERTLK VE BU CMERTLN SAHB KMDR? Kim u leme dikkat ile baksa grr ki, bu lemde nihayetsiz bir cmertlik eli iliyor. Buna delil mi istersin? O hlde bak: Dnya yzn bu kadar ssl sanat eserleriyle sslendirmek, Gne'i bir lamba ve Ay' bir kandil yapmak, Yeryzn bir sofra-i nimet yaparak yiyeceklerin en gzel eitleriyle doldurmak, Meyveli aalan birer kap yapp, her mevsimde birok defalar bu kaplan yeniden yeniye doldurmak, Zehirli bir bcein eliyle bal gibi tatl bir taam yedirip, ipek bceinin eliyle ipek gibi yumuak bir elbiseyi giydirmek,

Koyun, kei, inek gibi hayvanlan deta bir st fabrikas yapmak, Kemik gibi kuru aalar cennet hurileri tarznda ssleyip, o incecik dallarna gayet nakl ve mzeyyen iekler takmak, Her bir mahluku yoktan icat edip o mahluka son derece kymetli aza ve cihazlar takmak... Elbette, hadsiz bir cmertlii ve nihayetsiz bir ikram gsterir. Bilmiyoruz, acaba u lemdeki cmertlii anlatmaya gerek var mdr? Acaba insan, deil leme, sadece kendine baksa ve kendisine taklan cihazlar, azalar, duygular ve latifeleri tefekkr etse o cmertlii ve ikram tasdik etmeyecek midir? O hlde imdi soralm: Kimdir bu cmertliin ve ikramn sahibi? Kim dnya yzn byle ssl sanat eserleriyle donatm? Kim Gne'i bir lamba ve Ay' kandil yapm? Kim u yeryzn bir sofra ve bahar bu sofraya bir gl destesi yapm? Kim aalar ieklerle, meyvelerle ve yapraklarla sslemi? Kim zehirli bir bcekten bal karyor ve elsiz bir bcek ile ipei giydiriyor? Kim hayvanlar bizlere bir st emesi yapan? Kim u hadsiz mahluklar yoktan icat ederek, her trl aza ve cihazlarla onlar tehiz eden? Kim? Kim? Kim?.. Allah'tan baka bu 'kim'lere verilebilecek bir cevap var mdr? Allah'tan baka kim vardr ki, mahlukatna byle cmerte muamele etsin ve onlarn her trl ihtiyacn grp onlara ikram etsin? Allah'tan baka kimde vardr byle tkenmez hazineler ve bitmez servetler?

te nasl ki Gne'in , Gne'in vcudunu ispat ediyor ve Gne'i gsteriyor. Aynen bunun gibi, u misilsiz cmertlik ve hadsiz ikram dahi, perde arkasndaki bir zat "Cevd" (cmert) ve "Gani" (zengin) isimleriyle bizlere tanttryor ve O'nun vcudunu ispat ediyor. imdi sra geldi, bu cmertliin ahireti gerektirmesine...

KNC BASAMAK: ALLAH'IN CMERTLNN AHRET GEREKTRMES


"Byle nihayetsiz bir cmertlik ve ikram, yle tkenmez hazineler ve rahmet, hem daim hem arzu edilen her ey iinde bulunan bir ziyafet diyarn ve saadet yurdunu ister. Hem kat'i ister ki, o ziyafetten lezzetlenenler, o saadet yurdunda devam etsinler, ebed kalsnlar. Ta ayrlk ve lm ile elem ekmesinler. nk elemin bitmesi lezzet olduu gibi, lezzetin bitmesi dahi elemdir. yle bir cmertlik ise, byle bir elem ektirmek istemez." Demek, nihayetsiz bir cmertlik ve bitmez tkenmez hazineler, ebed bir cenneti ve iinde ebed muhtalar ister. nk nihayetsiz cmertlik, nihayetsiz ihsan etmek ve nimetlendirmek ister. Nihayetsiz ihsan ve nimetlendirmek ise bu ihsana mazhar olan ahsn devam- vcudunu ister. Yoksa lm ile aclaan cz'i bir lezzetlenme, hem de ksack bir zamanda, yle bir cmertliin muktezasyla kabil-i tevfik deildir. Madem o nihayetsiz cmertlik, nihayetsiz bir ikram ve ikram edecei zatlarn bekasn istiyor. Hlbuki u misafirhane-i dnyada gryoruz ki, herkes abuk gidip kayboluyor. O cmertliin ve ihsann ancak az bir parasn tadyor, itihas alyor; fakat doymadan gidiyor. O hlde baka ve baki bir memleket olmaldr ve o memleketin baki misafirlerine nihayetsiz ikram ve ihsan edilmelidir, ta ki bu cmertlik hakkyla tezahr edebilsin.

daha tefekkr edelim:

u lemde nihayetsiz bir cmertlik ve hadsiz bir ikram grnmektedir. Bu nihayetsiz cmertlik ve ikram ispat eder ki, perde arkasnda bir zat ve O'nun bitmez ve tkenmez hazineleri vardr. Bitmez ve tkenmez hazineler ve nihayetsiz bir cmertlik, elbette nihayetsiz bir ekilde ikram etmek ister. Nihayetsiz ikram edebilmek iin de hem misafirhanenin hem de misafirhanedeki muhta misafirlerin devam- vcudlar gerekir. Dnya ise bahsedilen misafirhane olamaz, zira hem kendisi fnidir, hem de iindeki misafirler fnidir. O hlde baka bir memleket olmaldr. O baki memlekette baki misafirler olmal ve u gz nndeki cmertliin sahibi olan zat, o baki misafirlerine cmertliinin anna yakr bir ekilde ikram etmelidir. O hlde diyebiliriz ki ahireti inkr etmek, Cenab- Hakk' ve O'nun cmertliini inkr etmekle mmkndr. Allah' ve cmertliini inkr etmek ise gz nndeki u cmerte muameleye gz kapamak ve gzn grdn akln inkr etmesiyle mmkndr. Bu da akl sahipleri iin mmkn olamaz. Demek ki ahiretin varl, gz nndeki u cmertliin varl kadar katidir ve kesindir. Bunu inkr edemeyen, onu inkr edemez!

YEDNC DELL: CEMAL VE KEMAL DELL


"Cemal, gzellik; kemal ise gzel sfatlar demektir. Cenab- Hak cemal sahibidir, Cemil'dir. Yani zatnn nihayetsiz bir gzellii vardr. Hem kemal sahibidir, Zlkemal'dir. Yani ilim, kudret, irade, iitme, grme gibi btn sfatlarn en mkemmel mertebesi ondadr, isim ve sfatlar nihayetsizdir. Acaba hi mmkn mdr ki, sonsuz bir cemal ve kusursuz ebed bir kemal; gzelliini ve mkemmelliini grmek ve gstermek iin baki ayineler ve o ayinelerde tecelli eden cemali ve kemali grecek ebed seyirciler istemesin? Madem bu fni dnya, o cemal ve kemali hakkyla gstermekten cizdir ve madem bu lemin seyircileri, o cemal ve kemalin hakiki seyrine doyamadan buradan gidiyorlar. O hlde baki bir memleket ve o memleketin ebed seyircileri olmal, ta ki o baki cemal ve kemal orada hakkyla grnsn ve o ebed seyirciler de o gzellii ve kemali hakkyla grebilsinler." Bu delili yine iki balkta inceleyeceiz: BRNC BASAMAK: KNATTA GZKEN CEMALN VE KEMALN SAHB KMDR? Kim u leme dikkat ile baksa grr ki, bu lemde nihayetsiz bir gzellik ve kemal mevcuttur. Buna delil mi istersin? O hlde bak denizlere, dalara, aalara, ieklere, kulara, balklara... Her eyi teker teker incele, acaba gzellikten ve kemalden baka bir ey bulabilir misin?

Acaba bu gzelliin ve kemalin sahibi kimdir? Elbette Cenab- Hakk'tr. Zira gzellik gzelden gelir, mkemmellik kemalden gelir; ihsan cmertlikten ve servet zenginlikten gelir. Evet, bu lem btn gzelliiyle Cenab- Hakk'n gzelliine ve btn kusursuzluuyla da O'nun sonsuz kemaline iaret eder. imdi, ilah sanat eserlerinin tehirgh olan u leme bak!

Yeryzndeki bitkilerin ve hayvanatn ellerinde olan Rabban ilannamelere dikkat et! O ilah cemalin ve kemalin ilanclar olan peygamberlere ve evliyalara kulak ver! Nasl hep beraber Cenab- Hakk'n kusursuz kemalini ve nihayetsiz cemalini harika sanat eserlerinin tehiriyle gsteriyorlar, beyan ediyorlar ve dikkatli nazarlar celbediyorlar. Hem kinatn yznde serilmi olan, gayet gzel ve sanatl, parlak ve ssl olan u mevcudat, k gnei bildirdii gibi; misilsiz manevi bir cemalin gzelliini bildirir, emsalsiz gizli bir kemalin letaifine iaret eder, o mnezzeh hsnn ve o mukaddes cemalin her isimde ok gizli definelerinin bulunduuna delalet eder. Szn z: Bu lem btn gzellii ile Cenab- Hakk'n gzelliine ve btn kemalat ile de O'nun kemaline iaret eder ve O zatn misilsiz ve ebed cemal ve kemalini ispat eder. KNC BASAMAK: CEMALN VE KEMALN AHRET GEREKTRMES Demek, bu lemin sanatkrnn pek mhim ve hayret verici bir kemalat vardr ki, bu harika sanatlarla o kemalatn gstermek ister. Hem misilsiz bir cemali ve gzellii vardr ki, btn ssl ve nakl mahluklaryla o misilsiz cemalini seyrettirmek ister. Elbette, byle ebed bir cemal ve kemal; takdir edici, istihsan edici ve "Mallah" diyerek mahede edicilerin balarnda tehir ister. Zira "Her kemal ve cemal sahibinin, kendi cemalini ve kemalini grmek ve gstermek istemesi" sabit bir kaidedir. Eer kemalat daim ise, o zaman daim tezahr etmek ve grnmek ister. Daim tezahr de, takdir edicilerin ve beenicilerin vcudlarnn devamn ister. Zira, bekas olmayan ve lme mahkm olan bir takdir edicinin nazarnda, cemalin ve kemalin kymeti skt eder. Konumuzla ilgili mehur iki misal aktaralm.: Bir dnya gzeli, bir zaman kendine k olmu di bir adam huzurundan kovar. O adam kendine teselli vermek iin, "Th, ne kadar irkindir!" der, o gzelin gzelliini inkr eder. Hem bir vakit bir ay, gayet tatl bir zm asmas altna girer, zmleri yemek ister, ama koparmaya eli yetimez, asmaya da kamaz. Kendi kendine teselli vermek iin, kendi lisanyla "Ekidir!.." der, geer gider. Aynen bu misallerde olduu gibi, eer ahiret gelmez ve lm insan iin bir son olursa, Cenab- Hakk'n u lemde gzken cemali ve kemali hie iner, btn kymetini ve gzelliini kaybeder. Bu meseleyi lemin yaratl sebebini de beyan ederek yle izah edelim: Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemalini ve kemalini grmek ve gstermek istemesi smnca, sonsuz gzelliin ve kemalin sahibi olan Allah da cemalini ve kemalini grmek ve gstermek istedi ve bu lemi icat etti. Her bir mahluku nak nak ssledi, cemalinin ve kemalinin her trl tecellisini bu lemde gsterdi ve seyretmek vazifesini ve erefini insana ykledi. te insann yaratl vazifesi budur: O cemali ve kemali seyretmek. Hlbuki ahiret gelmez ve lm insan iin bir son olursa, insan bu dnyadan ayrlmann acsn hafifletmek ve hie indirmek iin bu dnyay tahkir edecek ve u gz nndeki cemali ve kemali inkr edecektir. Ancak bu sayede bu dnyadan ayrln acsna ve elemine dayanabilir. Hlbuki bu, insann yaratl maksadna zttr. Evet, "k bir seyirci" ftratnda yaratlan insan, ahiret gelmediinde bir dmana dnmekte ve ayrln acsn hafifletirmek iin, seyircilik makamndan tahkir makamna dmektedir. Elbette, bu lemin hikmet sahibi olan sanatkr buna msaade etmeyecek, cemal ve kemalini ona inkr ettirmeyecektir. Bunun da tek yolu, ahireti getirmektir.

Nihayetsiz cemalin ve kemalin ahireti gerektirmesinin dier bir sebebi de udur: Madem her cemal ve kemal sahibi, cemalini ve kemalini grmek ve gstermek ister; o hlde nihayetsiz cemalin ve kemalin sahibi olan Allah Tel da elbette cemal ve kemalini grecek ve gsterecektir. Eer cemal ve kemal fni ise, fni tezahrlere ve tecellilere raz olacaktr. Ancak cemal ve kemal bki ve ebed ise, o zaman fni tezahrlere raz olmayacak ve ebed bir ekilde gzkmek ve tecelli etmek isteyecektir. Ebed bir ekilde gzkebilmesi iin de iki ey lazmdr: 1. Cemalinin ve kemalinin gzkecei memleketin ebed olmas. Hlbuki bu kinat ebed deil, fnidir. Bilim adamlarnn da ittifakyla bir gn bu lemin kyameti kopacak ve yok olacaktr. 2. Baki bir memleket istedii gibi, baki seyirciler de isteyecektir. Zira seyirci olmazsa, cemal ve kemalin tezahrnn bir manas olmaz. Hlbuki bu dnyadaki seyirciler de fnidir. Bu ksa mrde o cemal ve kemali hakkyla grememekte ve doyamadan gitmektedir. O hlde bu seyircilerin de baki olmas gerekir. Bu da ahireti iktiza eder. imdi bu delilde rendiklerimizi maddeleyelim. Bu sayede daha net anlalacaktr: Bu lemde gzmz ile gryoruz ki, nihayetsiz bir gzellik ve kemal vardr. Gzelliin gzelden, mkemmelliin kemalden gelmesi srrnca, u gz nndeki gzellik ve kemal de perde arkasnda bir Cemil-i Baki ve bir Kmil-i Sermedi'yi gsterir ve O'nun vcudunu ispat eder. Madem o cemal ve kemal sahibi zat bu lemi cemal ve kemalini seyrettirmek iin yaratmtr, o hlde elbette insan iin ahireti de yaratm olmaldr. Zira insan seyircilik vazifesini ancak ahirete iman ile yapabilir. Ahirete iman olmayan bir seyirci, dnyadan ayrlmann elemini hie indirmek iin, kedinin eriemedii ete "murdar" demesi gibi, o da gz nndeki u cemal ve kemali inkr edecektir. Bu ise insann yaratl gayesine zttr. Elbette Cenab- Hak, byle bir hikmetsizlie msaade etmeyecektir. Bunun da tek yolu ahireti getirmektir. Her kemal ve cemal sahibi, kendi cemalini ve kemalini gstermek ister. Eer cemal ve kemal ebed ise, ebed grnmek isteyecektir. Madem Cenab- Hakk'n gzellii ve kemali ebeddir ve sermedidir, o hlde ebed bir ekilde gzkmek isteyecektir. Ebedi gzkmek iin de ebed ve baki bir memleket lazmdr; buras da ahirettir. Ebed bir cemal ve kemal, elbette bu cemal ve kemali seyredecek seyircilerin vcutlarnn devamn, yani onlarn da baki olmalarn ister. Zira ebed bir cemal, fni bir seyirciye raz olamaz. Baki seyircilerin lzumu da ahireti gerektirir. Her cemal ve kemal sahibi, kendi gzelliini ve kemalini gstermek istedii gibi, kendisi de bizzat grmek ister. Bir ressamn resmine bakmas, bir limin kitabn okumas ve sanatkrn sanatn seyretmesi hep bu srdandr. O hlde elbette Allah Tel da kendi cemal ve kemalini grmek isteyecektir. Madem cemali ve kemali bakidir, elbette onlar baki bir ekilde grmek isteyecektir. Bunun iin de baki bir memleket lazmdr. Oras da ancak ahirettir. Szn z: Nasl ki u mevcudat, btn gzellii ve kemaliyle perde arkasndaki Cenab- Hakk'n cemaline ve kemaline iaret ediyor. Aynen yle de, ayn zamanda ahiretin de varlna delalet ediyor.

Zira hsn ve cemal, grmek ve grnmek ister. Grmek ve grnmek ise, arzulu seyirci ve k beenicilerin vcudunu ister. Gzellik ve cemal ebed ve baki olduundan, seyircilerin devam- vcutlarn ister. nk daim bir cemal, fni bir mtaka raz olamaz.

SEKZNC DELL: DUALARA CABET DELL


"Hi mmkn mdr ki, en kk bir ihtiyac, en kk bir mahlukundan grp mkemmel bir efkatle ummad yerden ihtiyacn karlayan; en gizli bir sesi, en gizli bir mahlukundan iitip imdat eden; hl ve dil lisanlaryla yaplan dualara cevap veren ve nihayetsiz bir efkatin ve merhametin sahibi olan bir zat; en byk bir kulundan, en sevgili bir mahlukundan, en byk ihtiyacn grp bilmesin, isteini yerine getirmesin ve en yksek duay iitip kabul etmesin? H ve kella!.." Bu delili yine iki balkta inceleyeceiz: BRNC BASAMAK: DUALARA CABET EDEN 'MUCB' KMDR? Dua iki ksma ayrlr. Birincisi, bizlerin bildii, dil ile yaplan duadr ki buna "lisan- kl" denilir. kincisi ise, hl lisan ile yaplan duadr ki buna da "lisan- hl" denilir. Hl dili ile yaplan dualar da e ayrlr: 1. htiya lisan ile yaplan dualar: Mesela bir iftinin topra kazmas, ihtiya lisan ile yaplan bir duadr. ifti o hli ile ihtiyacn Allah'a arz eder. Yine bir kuun kanat iin, bir baln yzge iin, bir aacn yaprak ve meyve iin yapt btn hl dualar, lisan- ihtiya ile yaplan dualardr. 2. stidat, yani kabiliyet lisan ile yaplan dualar: Bir yumurtann ku olabilmek iin, bir tohumun iek olabilmek iin ve bir ekirdein aa olabilmek iin yapt hl dualar, kabiliyet lisan ile yaplan dualara misaldir.

3. Izdrar, yani zorda kalmann lisan- hli ile yaplan dualar: Btn mitlerin kesildii, btn sebeplerin skt ettii, btn umutlarn kaybolduu ve son derece skntl anlarda hl lisan ile yaplan dualardr. Bu durumlarda kii deta hli ile yalvarmakta ve bir k yolu istemektedir. Demek dua ikiye ayrlyor: Lisan- kl ve lisan- hl. Lisan- hl de kendi arasnda e ayrlyor: Lisan- ihtiya, lisan- istidat ve lisan- zdrar. Ancak hemen unu belirtelim ki, yaplan btn dualar da hikmet sebebiyle kabul olmuyor. Mesela bir stakoz bir ylda 7.000.000 yumurta yumurtluyor. Btn bu yumurtalar lisan-i istidat ile Allah'a dua eder ve stakoz olmak isterler. Eer hepsinin duasna icabet edilse ve hepsi stakoz olsayd, bir senede denizler stakoz ile dolacak ve dier hayat sahiplerinin haklar zayi edilmi olacakt. te dier hayat sahiplerinin de haklarnn korunmas iin, yaplan dualar bir hikmet tahtnda kabul ediliyor. imdi delilimizi mtalaaya balayalm: Her kim u leme dikkat ile baksa grr ki, her dua edenin duasna icabet ediliyor ve her ses iitilip cevap veriliyor. Mesela hayvanatn ve bitkilerin rzklar mkemmelen veriliyor ve hibiri a braklmyor. Hatta en zayflarn ve yavrularn rzklar daha mkemmel gnderiliyor. te bu, onlarn lisan- ihtiya ile yaptklan dualara bir icabettir. Acaba onlarn bu dualarna efkat ve merhamet ile icabet eden ve onlar byle nazeninane besleyen kimdir? Yine bir ku kanat istiyor, ona kanat taklyor. Bir sinek be bin petekli bir gz istiyor, ona gz veriliyor. Bir karnca arkadalanyla konuup haberleebilecei bir telefon istiyor, ona anten taklyor. nsan gz istiyor, kulak istiyor, dil istiyor ve hadsiz maddi ve manevi cihaz ve duygular istiyor, ne isterse ona veriliyor. nsan gibi dier btn mahluklar da nihayetsiz eyler istiyor, istedikleri bitamamiha onlara gnderiliyor. te btn bu istemekler, lisan- ihtiya ile hl bir duadr ki, onlann dualanna icabet ediliyor. Acaba bu dualar iiten ve icabet eden perde arkasndaki zat kimdir? Yine bir tohum iek olmak istiyor. Bir ekirdek, toprak altnda yanlp bymek ve kocaman bir aa

olmak istiyor. Bir damla su, bir insan olmak istiyor. Bir yumurta, rengrenk bir tavus kuuna inklp etmek istiyor... te btn bunlar, lisan- istidat ile yaplan hl dualardr ki, hepsine bir hikmet tahtnda icabet ediliyor. Acaba onlarn bu dualarn iiten ve rahmetiyle onlar terbiye eden zat kimdir? Yine bazen oluyor ki, bir bitki susuzluktan kurumaya yz tutuyor, ona bulut ordular gnderiliyor. Bazen oluyor, bir hayvan nihayetsiz ihtiya iinde kvranyor, ona sebepler zerinde hususi imdat ediliyor. Bazen oluyor, btn dnya sanki insann zerine geliyor, her ey onu skyor, hi ummad yerden ona yardm yetitiriliyor. Bazen oluyor, btn ins ve cin toplansa yardm edemeyecek oluyor, tam o anda ona yardm ediliyor. Bazen oluyor, btn tabipler midini kesiyor, birden ona ifa ihsan yetitiriliyor. Szn z: Bazen oluyor, btn sebepler skt ediyor, btn yardm elleri kayboluyor, btn umutlar tkeniyor ve tam o anda bilinmedik bir yerden yardm ediliyor, imdada kouluyor. te bu, lisan- zdrar ile yaplan hl dualara cevaptr. Acaba kim bu dualar iiten ve zorda kalm o mahluklarn imdadna koan?

Kim bu muztarlara yardm elini uzatan? Kim her zorda kalan bilen ve sesini iiten? Kim onlara rahmet ile imdat eden? Yine bazen oluyor, insan ellerini ap dua ediyor. Matlubunu ve maksudunu ilan edip Rabb-i Rahim'inden istiyor. Btn sebepleri srtnn arkasna atarak sadece ona yneliyor, onun huzurunda bklyor ve istedii matlubu ona o anda ihsan ediliyor. Evet, kim var ki "Ben istedim, ama bana verilmedi." diyebilsin. Hayr, yoktur! Zira hikmet tahtnda lisan- kl ile yaplan btn dualara da icabet edilir. cabet edilmedi zannedilenlerin bir ksm ya ahirete braklr ya da kiinin istediinden daha iyi bir surette ona verilir. Mesela o bir erkek ocuk ister, Allah Tel ona Hz. Meryem gibi bir kz ocuu verir. Bu durumda "Duas kabul olmad." denilmez, "Duasna daha iyi bir surette icabet edildi." denilir. Hem bazen olur, kii kendisine zarar verecek bir eyi ister. Mesela zenginlik ister, ama zengin olunca azacan bilmez. Lakin her eyin akbetini en iyi bilen Allah Tel kulunun azacan bilir ve o kuluna merhameten istedii zenginlii ona vermez, bu duasn ahirete brakr, onu ahiretin zengini eder.

Hem bazen kii kendi dnyasnn saadeti iin dua eder, ama duas ahiret iin kabul olunur. Ona ahiretin saadeti verilir. Bu durumda "Duas reddedildi." denilmez, belki "Daha faydal bir surette kabul edildi." denilir. Madem Cenab- Hak Hakm'dir. Biz O'ndan isteriz, O da bize cevap verir. Fakat hikmetine gre bize muamele eder. Hasta, doktorun hikmetini yarglamamal. Hasta bal ister, ihtisas sahibi doktoru ise stmas iin ona sulfato verir. Bu durumda, "Doktor beni dinlemedi." denilmez. Belki o doktor, hastann h- fizrn dinledi, iitti ve cevap verdi, talebinin en iyisini yerine getirdi. Buraya kadar yaptmz izahattan anlald ki perde arkasnda bir zat var, her sesi iitir, her duaya cevap verir, en kk bir ihtiyac, en kk bir mahlukundan iitip ona yardm eder, duasna icabet eder. Bunun delili, lisan- kl ve lisan- hl ile yaplan btn dualara bir hikmet tahtnda icabet edilmesidir. .

imdi, bu hakikatin ve "Mucib" isminin ahireti gerektirmesini geelim KNC BASAMAK: MUCB SMNN AHRET GEREKTRMES "Demek, bu lemin sahibi Mucib'tir, yani her duaya cevap verir ve icabet eder; her sesi iitir ve o sesin sahibine imdat eder. Acaba hi mmkn mdr ki Allah-u Tel, en kk bir ihtiyac, en kk bir mahlukundan grp mkemmel bir efkatle ummad yerden ihtiyacn karlasn; en gizli bir sesi en gizli bir mahlukundan iitip ona imdat etsin; hl ve dil lisanlaryla yaplan btn dualara bir hikmet erevesinde cevap ersin ve bu muameleleriyle nihayetsiz efkatini ve merhametini ispat etsin de, sonra en makbul kullar olan insanlarn dualarna cevap vermesin? Ve bilhassa insanlar iindeki en byk kul ve en sevgili mahluk olan Hz. Muhammed (s.a.v.)'in ebed

saadet iin yapt dualar grp bilmesin, isteini yerine getirmesin ve o en yksek duay iitip kabul etmesin? H ve kella!" Evet, her kim kendi kalbini ve ruhunu dinlese, "ebed, ebed, ebed" sesini ve duasn ondan iitecektir. Nasl ki, midenin alk lisanyla yapt dualar, hadsiz yiyeceklerin yaratlmasna bir sebep olmu ve midenin lisan- ihtiya ile yapt duaya, yeryz bir sofra yaplarak icabet edilmi. Aynen bunun gibi, kalp, ruh, akl ve dier btn latifeler de ebed iin dua etmekte ve ebed saadeti hem ihtiya lisanyla, hem istidat lisanyla hem de zdrar lisanyla istemektedirler. Acaba hi mmkn mdr ki, Cenab- Hak, en hakir bir mahluk olan bir sinein, kanat gibi en basit bir ihtiyac iin yapt duay iitsin ve ona kanat takmakla duasna icabet etsin de, btn insanlarn lisan- kl ve lisan- hl ile yaptklar ebed saadet ve cennet duasn iitmesin, icabet etmesin? Yani sivrisinein sesini iitsin, ama gkyznn sesini iitmesin, bu hi mmkn mdr? Elbette deildir, yleyse icabet edecek ve etmitir ve o dualarn hrmetine, kendisine bir iei yaratmak kadar kolay olan ahireti ve cenneti yaratmtr. Bilhassa, ebed saadet iin dua edenler iinde kendi dostlar olan peygamberler ve evliyalar vardr. Ve o peygamberler ve evliyalarn iinde yle bir zat vardr ki, o zat u lemin yaratlnn bir sebebi ve u lemin sahibinin en sevgili ve makbul kuludur. O, Hz. Muhammed (s.a.v.)'dir. Hi mmkn mdr ki, Cenab- Hak, "Habibim!" dedii bu zatn, ebed iin yapt duay kabul etmesin ve onun duasnn hrmetine cenneti yaratmasn? Eer ahiretin yaratlmas iin hesapsz sebepler ve gerekeler ve ahiretin varlna hadsiz deliller olmasayd bile, yalnz u zatn tek bir duas ahiretin yaratlmas iin kfi gelecekti ve ahiretin varln ispata yetecekti.

Zira yle bir zattan istiyor ki, O'nun iin cenneti yaratmak, baharmzn icad kadar ona kolaydr. Evet, bahar mevsimini bir maher meydan yapan ve yz binlerce mahlukat hiten icad ederek, harin yz bin numunelerini bizlere gsteren bir Kadr-i Mutlak'a, cennetin icad nasl ar olabilir? Demek, nasl ki Peygamberimiz (s.a.v)'in risaleti u imtihan meydannn almasna sebebiyet verdi. Aynen onun gibi, ubudiyeti ve duas dahi, ahiretin almasna sebebiyet veriyor. imdi, bu delili yle maddeleyerek pekitirelim: nsanlarn, hayvanatn ve bitkilerin, hl lisan ve kl lisan ile yaptklar dualara bir hikmet tahtnda icabet edilmektedir. Bu icabet, perde arkasndaki bir zat, dualara icabet eden manasndaki "Mucib" ism-i erifi ile bizlere tanttrr. Madem o zat Mucib'tir, her duaya icabet eder ve en adi bir mahlukunun en basit bir isteini yerine getirir. O hlde elbette ahiret iin yaplan dualara da icabet edecektir.

Bilhassa ahiret ve ebed saadet iin dua edenlerin iinde, o zatn en sevgili kulu ve en makbul mahluku olan Hz. Muhammed (s.a.v.) de vardr ve bu zat; btn peygamberleri ve mmetini duasnda arkasna alm ve o zatlara da "min!.." dedirtmekte ve duasnn kabul iin esma-i lahiyeyi efaati yapmaktadr. Elbette, bu duann red olunarak ahiretin yaratlmamas mmkn deildir.

DOKUZUNCU DELL: HAMET VE CELAL DELL


"Hi mmkn mdr ki, zerrelerden gnelere, aalardan galaksilere kadar btn mevcudat itaatkr bir asker gibi emrine boyun ediren ve btn kinat idare ve tedbir ederek hametli rububiyetini gsteren bir Zat, sadece, u dnya misafirhanesinde geici bir hayat sren perian fniler zerinde dursun; hametli icraatna ve li rububiyetine ayna olacak ebed ve baki bir memleketi icad etmesin? H ve kella!" Bu delili ylece izah edebiliriz: Kim u leme dikkat ile baksa grr ki, bu lemde muhteem bir saltanat ve rububiyet hkmediyor. Evet;

Mevsimlerin deimesi gibi hametli icraat, Yldzlann ve galaksilerin tayyare misali hareketleri gibi azametli harekt, Yeryzn, iindeki mahlukata bir beik; Ay', onlara bir kandil ve Gne'i onlara bir lamba yapmak gibi dehetli teshirat, Kn lm ve kurumu yeryzn baharda diriltmek ve sslendirmek gibi geni tahvilt... Ve daha saymakla bitiremeyeceimiz kadar hametli faaliyetler gsteriyor ki, perde arkasnda muazzam bir rububiyet var, muhteem bir saltanatla hkmediyor. Elbette byle bir saltanat- rububiyet, kendine layk mahluklar ve hamet ve celaline mazhar bir halk ister. Hlbuki gryorsun ki, o zatn en kymetli misafirleri ve en makbul kullar olan insanlar, u misafirhane-i dnyada, perian bir surette, geici olarak toplanyorlar. Misafirhane ise her gn doluyor, boalyor, her saat deitiriliyor. Hem btn bu insanlar, celal sahibi o zatn kymetli ihsanlarnn numunelerini ve harika sanatnn antikalarn, u

kinat arsnn sergilerinde ve dnya tehirghnda birka dakika durup seyrediyorlar, sonra kayboluyorlar. u dnya meheri ise her dakika deiiyor; giden gelmiyor ve gelen gidiyor. te bu hl ve u vaziyet kati gsterir ki, u misafirhane ve u meydan ve u meherlerin arkasnda, o ebed saltanata mazhar olacak daim saraylar, sabit meskenler ve u dnyada grdmz numunelerin ve suretlerin en halis ve en yksek asllaryla dolu ba ve hazineler vardr. Demek, burada abalamak onlar iindir. Burada altrr, orada cret verir. Herkesin ameline ve niyetine gre -eer kaybetmezse-orada bir saadeti vardr. Evet, byle hametli bir saltanat iin imknszdr ki, sadece u fniler ve lme mahkm zeliller stnde dursun ve baka bir memleketi olmasn... imdi bu hakikate u temsil drbnyle bakalm: Mesela siz yolda gidiyorsunuz. Gryorsunuz ki yol iinde bir han var. Bir byk zat, o han, kendine gelen misafirleri iin yapm. O misafirlerin bir gece gezinti ve ibretleri iin, o hann demesine ve donatlmasna milyonlar altnlar sarf ediyor.

Hem o misafirler, o handa olan tezyinattan pek azna, az bir zamanda bakp o nimetlerden, pek az bir vakitte, az bir ey tadp doymadan gidiyorlar. Fakat her misafir, kendine mahsus fotorafyla, o handaki eylerin suretlerini alyorlar.

Hem o byk zatn dier hizmetkrlar da misafirlerin amellerine gayet dikkat ediyorlar ve o amelleri gayet dikkatle kaydediyorlar. Hem gryorsun ki, o zat, her gnde, o kymettar tezyinatn ounu tahrip eder; yeni gelecek misafirlere yeni tezyinat icad eder, o hana her gn milyonlar sarf eder. Acaba bunu grdkten sonra hi phen kalr m ki, bu yolda bu han yapan zatn daim, pek li menzilleri; hem tkenmez, pek kymetli hazineleri; hem devaml, pek byk bir cmertlii olmasn?

Evet, o zatn bu handa yapt ikramlar, kendi katnda bulunan nimetlere misafirlerinin itahlarn amak ve onlara hazrlad hediyelere rabetlerini uyandrmak iindir. Aynen bu misal gibi, u dnya misafirhanesindeki vaziyete, sarho olmadan dikkat ile baksan, u dokuz esas anlarsn: Birinci Esas: Anlarsn ki, o han gibi bu dnya dahi kendi iin deildir ve kendi kendine bu sureti almas muhaldir. Belki bu dnya, mahlukat kafilelerinin gelip konmak ve gmek iin dolup boalan, hikmetle yaplm bir misafirhanesidir. kinci Esas: Hem anlarsn ki, u hann iinde oturanlar, misafirlerdir. Onlarn Rabb-i Kerim'i, onlar Dr's-Selm'a, yani selam diyar olan cennete davet ediyor. nc Esas: Hem anlarsn ki, u dnyadaki gzellikler ve ikramlar, yalnz lezzetlenmek veya keyif almak iin deildir. nk bir zaman lezzet verse, seni terk etmesiyle birok zaman elem verir. Sana tattrr, itahn aar, fakat doyurmaz. nk ya onun mr ksa ya senin mrn ksadr; doymaya kfi deil. Demek kymeti yksek, mddeti ksa olan u tezyinat ibret iindir, kr iindir, cennetteki asllarna tevik iindir; baka gayet ulvi maksatlar iindir. Drdnc Esas: Hem anlarsn ki, u dnyadaki tezyinat, Rahman ve Rahim olan Allah Tel'nn ehl-i iman iin cennette hazrlad nimetlerin numuneleri ve onlarn suretleri hkmndedir. Beinci Esas: Hem anlarsn ki, u fni mahluklar, fena bulup yok olmak, bir para grnp mahvolmak iin yaratlmamlar. Belki, vcutta ksa bir zaman toplanp, yaratlna uygun bir vaziyet alp da suretleri alnsn, timsalleri tutulsun, manalar bilinsin ve neticeleri zapt edilsin diye yaratlmtr. Mesela, binler neticelerinden bir netice udur ki; bu lemdeki bu fni manzaralar, cennet ehli iin daim manzaralar olur. Ehl-i cennet, cennette bu lemin kaytlarn seyredecek ve dnyadaki hatralarn hatrlayarak neeleneceklerdir. Eyann beka iin yaratld, fena iin olmad; belki grnte fenaya gitse de, hakikatte vazifesini tamamlama ve bir terhis olduu bununla anlalr ki: Fni bir ey, bir cihetle fenaya gider, lr; fakat ok cihetlerle baki kalr. Mesela nasl ki senin azndan kan bir kelime yok olup gider; fakat binler misallerini kulaklara emanet eder, dinleyen akllar adedince manalarn akllarda baki eder ve yle fenaya gider. Aynen bunun gibi, kudret kelimelerinden bir kelime olan bir iek de ksa bir zamanda tebessm edip bize bakar, daha sonra hemen fena perdesinde saklanr; fakat onu gren her eyin hafzasnda zahir suretini ve her bir tohumunda manevi mahiyetini brakp yle gider. Gya her bir hafza ve her bir tohum, ziynetinin hfz iin birer fotoraf; devam ve bekas iin birer menzildirler. Acaba, en basit hayat mertebesinde olan bir iek byle ise, en yksek mertebede olan ve baki bir ruhun sahibi olan insan, ne kadar beka ile alkadardr, apak anlalmaz m? Altnc Esas: Hem anlarsn ki, insan, ipi boazna sarlp istedii yerde otlamak iin babo braklmamtr. Belki, btn amellerinin suretleri alnp yazlr ve btn fiillerinin neticeleri hesap gn iin kaydedilir. Yedinci Esas: Hem anlarsn ki, sonbahar mevsiminde, yaz ve bahar leminin gzel mahlukatnn tahribat idam deildir; belki, vazifelerinin tamamlanmasyla bir terhistir ve bir sonraki baharda gelecek olan mahlukata bir yer boaltmaktr. Hem insana vazifesini unutturan gafletten ve krn unutturan sarholuktan ilah bir ikazdr. Sekizinci Esas: Hem anlarsn ki, u fni lemin sahibi olan Sultan- Ezel ve Ebed'in baka ve baki bir lemi vardr ki, kullarn oraya sevk ve ona tevik eder. Dokuzuncu Esas: Hem yine anlarsn ki, yle bir Rahman, yle bir lemde, yle has kullarna, yle ikramlar edecek ki; ne gz grm, ne kulak iitmi ve ne de insann kalbine hutur etmitir. (menn ve saddekn! nandk ve iman ettik.)

ONUNCU DELL: MUHAFAZA DELL


"Hi mmkn mdr ki, gkte, yerde, karada ve denizde; ya-kuru, kk-byk, basit-harika her eyi mkemmel bir dzen ve l iinde muhafaza edip bir trl muhasebe iinde neticelerini eleyen bir muhafaza; insan gibi, byk bir donanmda yaratlan, yeryznn halifelii gibi bir rtbede bulunan ve Kur'an'n byk emanet diye nitelendirdii vazifeleri omuzuna alan insanln, amellerini ve fiillerini muhafaza etmesin, muhasebe eleinden geirmesin, adalet terazisinde tartmasn, ona layk bir ceza ve mkfat vermesin? Hayr, asla!" Bu delili yine iki balkta inceleyeceiz: BRNC BASAMAK: HER EY MUHAFAZA EDEN "HAFZ" KMDR? u leme dikkat ile baktmzda gryoruz ki, kk-byk, kymetli-kymetsiz her eyin amelleri muhafaza edilip hfzediliyor. Mesela: ieklerin btn programlar ve tarihe-i hayatlar kck tohumlarda saklanyor, muhafaza ediliyor. O tohum deta o iee bir sanduka oluyor. Bir sonraki baharda, o tohum yarlyor ve deta o tohumdan ieinin btn amelleri neroluyor. Acaba ieklerin btn plan ve programlarn, amellerini ve tarihe-i hayatlarn o kck tohumlarda muhafaza eden ve bir sonraki baharda bu tohumlar birbirine kartrmadan nereden zat kimdir? Btn aalarn program ve amelleri ise, kck ekirdeklerinde muhafaza ediliyor. O kck ekirdek, aacnn btn amellerini ve programn ' saklyor. Ne zaman topraa atlsa, aacnn amel defterini nerediyor. Acaba kim, o koca incir aacn kck ekirdeinde saklayan ve o ekirdei, o aaca bir sanduka yapan?Bu hikmetli fiile, Allah'tan baka bir fail gsterebilir misiniz? Hayvanlarn program ve tarihe-i hayatlan ise yumurtalannda muhafaza edilmektedir. deta o kck yumurtalar, o hayvan iin bir amel defteri olmakta ve o hayvann btn zellikleri o yumurtada saklanmaktadr.

Acaba rengrenk bir tavus kuunu, o basit yumurtasnda saklayan ve o yumurtay krarak ondan ayn tavus kuunu karan zat kimdir? Kimdir, btn yumurtalar hayvanlara birer amel defteri yapan ve o hayvann btn programn o yumurtalarda saklayan? Evet, Allah'tr. Zira O'ndan baka hibir eyin gc buna yetmez. nk muhafaza etmek; nihayetsiz bir ilmi, hadsiz bir kudreti, sonsuz bir hikmeti, kaytsz bir iradeyi ve dier sfatlar gerektirmektedir. Bu sfatlar olmayann, bir yumurtada bir hayvann plan ve programn saklamas mmkn deildir. Bu nihayetsiz sfatlar ise sadece Allah'ta mevcuttur.

Bir insann plan program ise kck bir su damlasnda muhafaza edilmektedir. Nutfe denilen o suda, insann btn plan ve program saklanm ve insann btn zellikleri o suda kaydedilmitir. Yine soruyoruz: Her ynyle bir sanat harikas olan insan, nutfe denilen bir damla suda saklayan zat kimdir? Kimdir, bir damla suyu bir ktphane hkmne getiren ve o suda insan yazan? Evet Allah'tr. O dur, bir damla suyu insana bir balang yapan ve iinde u harikulade insann programn saklayan.

Ya insann DNA'larna ne demeli? Bir tek hcrede bulunan DNA moleklleri, her biri 20.000 sayfay ihtiva eden krk alt ciltlik dev bir ansiklopediye benzer ve bu kadar bilgiyi ihtiva eder. nsan da ise altm ile yz trilyon aras hcre vardr. Acaba, her birDNA'y dev bir ansiklopedi yapan ve iinde bir milyon sayfalk bilgiyi muhafaza eden kimdir? Elbette Allah'tr. Zira tesadf; deil bir ansiklopediye, tek bir harfe bile ktip olamaz. Bir de insann hafzasna bakn! Trnak kadar bir yerde, insann bandan geen her ey, btn tarihe-i hayat ve rendii her bilgi saklanmakta ve muhafaza edilmektedir. Acaba, insann yapt btn amelleri ve hayat maceralarn o kck hafzada saklayan ve muhafaza eden zat kimdir? Elbette Allah'tr. Zira bu harikulade fiil, hi bir sebep ile izah edilemez. u lemdeki hafiziyetin delillerini daha fazla anlatmaya herhalde gerek yoktur. Zira u ciz insan bile, o hafiziyet kanunundan istifade ederek her eyi kayt altna almaktadr. Kameralar, bilgisayarlar, ses kayt cihazlar, flash bellekler, hard diskler ve saymakla bitiremeyeceimiz kadar ok eya, lemdeki bu hafiziyet kanunundan istifade ile yaplm eserlerdir. te lemdeki bu hafiziyet; yani her mahlukun plannn, programnn, tarihe-i hayatnn ve amellerinin son derece dikkat ve zenle muhafaza edilmesi ve kayt altna alnmas, perde arkasndaki bir zat "Hafz" ismiyle bizlere tanttrr ve bildirir. Zira byle bir muhafaza ve hafiziyet; tesadfn, kr ve sar sebeplerin ii olamaz. Allah'tan baka kimse bu hikmetli fiile fail olarak gsterilemez. imdi ikinci basamaa geerek ahiretin kapsn aalm.

KNC BASAMAK: HAFZ SMNN AHRET GEREKTRMES?


Madem bu lemin sahibi olan zat Hafiz'dir ve mlknde cereyan eden her eyi muhafaza ediyor. Acaba geici, adi, bekasz ve ehemmiyetsiz eylerde muhafaza byle olursa; hi mmkn mdr ki, u lemin en kymetli misafiri, Allah'n yeryzndeki halifesi ve emanetinin taycs olan insann amelleri hfzedilmesin ve bu hfza gre bir muhasebe grmesin? Hayr ve asla! Evet, lemdeki u hfziyetin bu suretle tecellisinden anlalyor ki: u mevcudatn sahibi, mlknde cereyan eden her eyin kaydna byk bir ihtimam gsteriyor. Hem hkimiyetine nihayet derecede dikkat ediyor. Hem saltanatnn rububiyetinde gayet zen gsteriyor. O derece ki, en kk bir hadiseyi, en ufak bir hizmeti yazyor, yazdryor; mlknde cereyan eden her eyin suretini farkl farkl eylerde muhafaza ediyor. te u muhafaza kanunu iaret eder ki, amellerimizin kaydedildii amel defterimiz muhasebe iin alacak ve bilhassa mahiyete en byk, en mkerrem, en merref bir mahluk olan insann byk olan amelleri, mhim olan fiilleri, mhim bir hesap ve mizana girecek, amel sahifeleri neredilecek.

Acaba, bir aacn, ruha benzeyen programn, bir nokta gibi en kk bir ekirdeinde yerletirip muhafaza eden Zat- Hafz iin, "Vefat edenlerin ruhlarn nasl muhafaza edecek?!" denilir mi ve bundan phe edilir mi? Acaba hi mmkn mdr ki, insan u dnyada hilafet ve emanetle mkerrem olsun da, sonra kabre girip rahatla yatsn ve uyandrlmasn, kk-byk her amelinden sual edilmesin, mahere gidip mahkeme-i kbray grmesin, yoklua kasn ve topraa girip saklansn? Hayr ve asla! imdi bu delili zetleyelim: Bu dnyadaki her eyin program ve suretlerinin, yani bir cihette amellerinin; tohumlarda, ekirdeklerde, nutfe denilen su damlacklarnda, hafzalarda, DNA ve dier yerlerde muhafaza edilip saklanmas ispat eder ki, perde arkasnda bir zat vardr ve mlknde olan her eyi muhafaza etmektedir. iek gibi, aa gibi en basit ve kymetsiz eylerin plan ve programlarnn hfzedilmesi ispat eder ki, insann amelleri de hfzediliyor. Zira insan bu lemde hilafet makamnn mazhar, yerlerin ve gklerin tayamad en byk emanetin taycs ve Allah Tel'nn has muhatabdr. Cenab- Hakk'n en basit eyann amellerini muhafaza edip rububiyetin saltanatna dokunan insann amellerini muhafaza etmemesi mmkn deildir. Madem insann amelleri muhafaza ediliyor, elbette bu muhafaza bir muhasebe ve hesap iindir. Hlbuki bu dnyada insan hibir hesap grmemekte ve suale ekilmemektedir. te bu hl de ispat eder ki, baka bir yer olmaldr, orada bir byk bir mahkeme olmal ve insan, amellerinin hesabn orada vermelidir. te oras da ahirettir. O hlde diyebiliriz ki, ahireti inkr edebilmek iin, ilk nce Cenab- Hakk'n "Hafz" ismini inkr edebilmek gerekir. Zira "Hafz" ismini inkr edemeyen, insann amellerinin de muhafaza edildiini kabul etmek zorunda kalacaktr. Bu muhafaza da elbette, bir muhasebe iin olacandan ve bu muhasebe de bu dnyada olmadndan dolay ahiretin varl mecburen kabul edilecektir. Demek ahireti inkr edebilmek iin, Allah'n "Hafiz" ismini inkr edebilmek gerekiyor. "Hafiz" ismini inkr edebilmek iin de u kinat inkr edip akldan istifa etmek gerekiyor. Zira tohumlardan, ekirdeklere; hafza kuvvetinden, yumurtalara; DNA'lardan, hcreye kadar her eyde bir hfziyet vardr. "Fiiller failsiz olamaz." kaidesince, bu hfziyetin de bir faili olmaldr. Gz nndeki bu hfziyeti inkr edemeyen, faili olan Hafiz-i Zlcell'i inkr edemez. Hfziyeti inkr etmek ise, ancak akldan ve insanlktan vazgemekle mmkndr. nsanln brakp da akldan vazgeenlere ise zaten bizim syleyecek bir szmz yoktur!..

ON BRNC DELL: VAAD ETME DELL


"Hi mmkn mdr ki, nihayetsiz bir ilmin ve hadsiz bir kudretin sahibi olan u lemin Rabbi; emirlerine itaat eden kullarna cenneti vadetsin, isyan edenleri ise cehennemi ile korkutsun ve bu vaad ve korkutmay da btn peygamberleri ve btn kitaplaryla yapsn da, daha sonra o vadettii eyleri yerine getirmeyip -h-cehaletini ve acizliini gstersin? Bu hi mmkn mdr?" Hlbuki vadettii eyler, O'nun kudretine hi ar gelmez. Aksine, O'na pek hafif ve pek kolaydr. Gemi baharn saysz varlklarn gelecek baharda yeniden yaratmas kadar kolaydr. Hem vadettii eyler yle eylerdir ki, btn peygamberler ayn eyleri haber vermi ve btn evliyalar ayn hadiselerin vukuuna ehadet etmilerdir. Hem Allah'n vaadini yerine getirmemesi ve sznden dnmesi, O'nun izzetine zttr ve zatna yakmaz! Acaba hi mmkn mdr ki, Cenab- Hak tekrar ve tekrar vadettii ve kendisiyle korkuttuu eyleri yerine getirmeyerek -h- hem kendi cehaletini ve acizliini gstersin hem de peygamberlerini ve evliyasn yalanc kartsn? Hayr, asla olamaz! imdi, u sorunun cevabn bulmaya alalm: Acaba vadedilen veya kendisiyle korkutulan bir eyin yerine getirilmemesinin sebepleri neler olabilir? Bu sebepleri yle sralayabiliriz: 1. Cehalet: Eer bir eyi vadeden, vadettii eyi nasl yapacan bilmiyorsa yani sz verdii ey hususunda cahil ise vadettii ey vukua gelmez. Demek cehalet, vadedilen eyin vukuuna mni olan bir sebeptir. 2. Acizlik: Eer vadeden kimse, vadettii eyi yapma hususunda ciz veya fakir ise, gc ve zenginlii yetmiyorsa vadettii ey yine vukua gelmez. Demek cizlik de vadedilen eyin ifa edilememesine bir sebeptir. 3. Yalanclk: Eer vadeden kii yalanc ise, szn kolayca yiyebiliyorsa, bu sefer de vaat yerine gelmez. Demek yalanclk da vadedilen eyin yerine getirilmemesine bir sebeptir. O hlde yle bir misal verelim: Birisi bize dese ki: "Senin iin muhteem bir iftlik kurup hi grmediin ziyafetler hazrlayacam." Bizim bu szden phe edebilmemiz iin unlardan birisinin olmas gerekir: Eer bu vaadi yapan kii cahilse, yani bir iftliin nasl kurulacandan habersiz ise, o kiinin bu vaadine phe ile baklabilir. Yok, eer o kii bu hususta son derece mahir ve bilgili ise, bu sefer ikinci kka geilir. Eer o kii ciz ve fakir ise, yani bir iftlii kurabilecek gce ve maddi imkna sahip deilse, yine o kiinin vaadine phe ile baklabilir. Yok, eer o kii son derece kuvvetli ve zengin ise, hatta vadettii iftlikler gibi yzlercesi gz nnde ise, artk bu cihetten de phe edilemez. Bu cihet de geildiinde, o zaman nc kka baklr. Bu kii sznde sadk mdr? Yalan syler mi? Sznden cayar m? Eer hibir yalan gzkmemi ve yalana asla tenezzl etmeyecek birisi ise, o zaman bu cihetten de phe edilemez. O zaman yle desek: Bize iftlii ve iindeki ziyafeti vadeden kii, eer iinde son derece lim, kudret ve zenginlikte son derece yksek, doru sylemede ise son derece titiz olsa ve bir de bize

kymet verse ve kymet verdiini de hissettirse; artk onun sznden phe edilebilir ve onun vaadine phe ile baklabilir mi? Artk bundan sonra onun sznden phe etmek, onu ya cehaletle ya cizlik ve fakirlikle ya da sznde durmamak ve yalanclkla ithamdr. Aynen bu misal gibi, Cenab- Hak da mminlere cenneti ve kfirlere cehennemi vadetmitir. Bu vaadi gerekletirmemek Allah Tel hakknda dnlemez. Zira ifade ettiimiz gibi szn yerine getirmemek ya cehaletten ya cizlikten ya da yalan sylemektendir. Hlbuki btn bunlar Cenab- Hakk'n izzetine zt, ilminin her eyi kapsad hakikatna ters ve zatnn doruluuna muhaliftir. imdi ey inkrc insan! Bilir misin ki kfr ve inkrnla ne kadar ahmaka bir cinayet iliyorsun! Kendi yalanc vehmini, hezeyanc akln ve aldatc nefsini tasdik edip hibir cihetle yalan ve sznden dnmek zatna yakmayan bir zat yalanclkla suluyorsun. Hlbuki bu lemdeki her ey O'nun doruluuna ehadet ediyor ve O'nun nihayetsiz ilim ve kudretini ispat ediyor. te cehennemin o derece dehetli olmasnn bir sebebi de, insann iledii bu byk cinayetlerdir. Zira insan nihayetsiz kkl iinde, nihayetsiz byk cinayetler iler. Ahireti inkr ederek, Allah Tel'y cehaletle, cizlikle ve yalanclkla itham eder. Bu cinayeti sebebiyle de ebed ve byk cezaya elbette mstehak olur. imdi bu nemli ve son derece kuvvetli olan delili maddeleyerek toparlayalm: Cenab- Hak mminlere cenneti ve kfirlere de cehennemi vadetmitir. Cenab- Hak bu vaadini bizlere, peygamberleri ve kitaplar aracl ile bildirmitir. Demek ahireti getirmemek, btn peygamberleri yalanc karmak ve btn kitaplar yalanlamak demektir. Elbette Allah Tel, o en sadk kullarn yalanc karmaktan ve kendi kitaplarn hakikatsiz bir kitap haline drmekten son derece mnezzeh ve mukaddestir. Sznden caymak ve vaadinden dnmek, ya cehalet ya cizlik ya da yalanclk sebebiyledir. Madem Allah Tel hakknda cehalet, cizlik ve yalan dnlemez, yleyse ahiretin varl da inkr edilemez. Demek ahiretin varln inkr edenler, Cenab- Hakk' cehaletle, cizlikle ve yalanclkla itham etmektedirler ki; bu byk cinayetin cezas da elbette cehennem olacaktr.

ON KNC DELL: HAYAT VERME DELL


"Hi mmkn mdr ki Allah Tel, kn lm ve kurumu koca yeryzne, bahar mevsiminde yeniden hayat versin; o hayatlandrma fiili iinde, her biri insann lmnden sonra diriltilmesine benzer, yz binden fazla mahlukat trlerini yeniden diriltip kudretini gstersin; bahar mevsiminde hadsiz hayvan ve bitki trlerinin diriltilmeleri anndaki fevkalade karklk iinde, hibirini unutmadan, kartrmadan yaratarak ilminin her eyi kapsadn gstersin ve sonra O Zat- Zlcell hari yapmasn ve yapamasn. nsanlar ldkten sonra diriltmesin veya delirtemesin; byk mahkemeyi aamasn, cennet ve cehennemi yaratamasn? H ve kell!" imdi delilimizin izahna geelim: Gryoruz ki, u lemin sahibi olan zat, her asrda, her senede hatta her gnde, bu dar ve fni zemin yznde, ldkten sonra dirilmenin pek ok misallerini ve numunelerini icad ediyor. Mesela: Bahar mevsiminde gryoruz ki, be alt gn ierisinde, kk ve byk hayvan ve bitkiler aleminden yz binlerce tr tekrar diriltiliyor, kn len canllara tekrar hayat veriliyor. Btn aalarn ve otlarn kkleri ve bir ksm hayvanlar aynen canlandrlp iade ediliyor. Bir ksm ise neredeyse aynsna yakn bir derecede misliyle ile icad ediliyor. Yaratlan o mahluklar, neredeyse bir nceki kta len mahluklarn ayns oluyor. Madde cihetiyle farklar pek az olan tohumcuklar, birbirleriyle ve toprak ile o kadar karmken, tamamen farkl zellikler ve kendisine has bir ahsiyet ile yaratlyor. Hem de o kadar srat ile birlikte, tam bir kolaylk, intizam ve denge iinde, alt gn veya alt hafta iinde ihya ediliyor. Ve bu ihya yer yznn her yerinde ayn anda cereyan ediyor. Hibiri dierine kartrlmyor, hibirinin aza ve cihazlar unutulmuyor.

Acaba hi mmkn mdr ki, bu ileri yapan zata bir ey ar gelebilsin, semavat ve arz bir tek emri ile yaratamasn, insan bir sayha ile haredemesin? H! Dilerseniz bu hakikate misaller drbnyle bakalm: 53

Acaba, mucizekr bir ktip bulunsa, harfleri bozulmu veya mahvolmu yz bin kitab tek bir sayfada kartrmakszn, hatasz, kusursuz, noksansz, hepsini beraber, gayet gzel bir surette, bir saatte yazsa; sonra birisi sana dese: "u ktip, kendi yazd, senin suya dm olan kitabn yeniden, bir dakika zarfnda hafzasndan yazacak." Sen diyebilir misin ki: "Yapamaz ve inanmam."

Elbette diyemezsiniz! Zira yz bin kitab bir sayfada yazabilen bir zata, senin suya dm kitabn yazmak ok kolaydr. Zaten suya dm kitabn da evvelce o yazmtr. Yani kitabnn btn yazlarn ezberinde biliyordur.

Aynen bu misal gibi, u yeryz de bir sayfadr. Her bir mahluk nevini bir kitap kabul edersek, bahar mevsiminde yz bin nev mahluk yaratlmakta, yani bir sayfada yz bin kitap yazlmaktadr. Ve hibir kitap dieri ile kartrlmamakta, hibir hata, hi bir kusur ve hi bir karklk gzkmemektedir. Acaba hi mmkn mdr ki, bahar sayfasnda yz bin kitab kartrmakszn yazabilen bir zat, bizim suya dm olan kitabmz tekrar yazamasn? Hlbuki bu kitab da daha nce O yazmt. Acaba, tek bir sayfada yazlan yz bin kitab gz ile grdkten sonra, kendi hayat kitabmzn bir daha yazlacandan phe edebilir miyiz? Veyahut bir mucizekr sultan dnelim... Bu sultan kendi iktidarn gstermek iin veya ibret ve tenezzh iin, bir iaretiyle dalar kaldrr, memleketleri deitirir, denizi karaya evirir... Sen bunlar grdn hlde, sonra grsen ki; byk bir ta dereye yuvarlanm, o zatn kendi ziyafetine davet ettii misafirlerin yolunu kesmi; misafirler geemiyorlar. Biri sana dese: "O zat bir iaretiyle o ta, ne kadar byk olursa olsun kaldracak veya datacak; misafirlerini yolda brakmayacak." Sen diyebilir misin ki: "Kaldrmaz veya kaldramaz." Elbette diyemezsin! Zira bir iaretiyle dalar kaldrmas, memleketleri tebdil etmesi ve denizleri karaya evirmesi ispat eder ki, onun kudreti bir ta kaldrmaya yeter. Aynen bu misal gibi, Zat- Zlcell de misafirlerini ahiret yurduna ve cennet bahelerine davet ediyor. Bu dnya ise misafirlerin yolunu kapatm bir ta hkmndedir. Ahiret yurduna kavumak, ancak bu tan kaldrlmas ile mmkndr. Acaba, yldzlar ve galaksileri bir sapan ta gibi eviren bir zata, "Ahirete giden misafirlerinin yolundaki bu arz nasl kaldracak veya datacak" denilir mi?

Ya da u misalin drbnyle hakikate bak ki: Bir zatn, bir gnde byk bir orduyu tekil ettiini grsen, sonra biri dese: "O zat bir boru sesiyle, fertleri istirahat iin dalm olan taburlar toplar; taburlar, emri ve nizam altna girerler." Sen desen ki: "nanmam." Ne kadar divanece hareket ettiini anlarsn. Aynen bu misal gibi, her bir insan bir taburdur. Atom ve zerreler ise bu taburun askerleri... Bu taburun kumandan olan Cenab- Hak, atom ve zerreleri bir araya getirerek insan yaratmtr. Elbette, bu taburu yoktan yaratan zat, lm ile istirahata ekilen bu taburun askerleri olan zerreleri bir boru sesi ile toplayacak ve insan taburunu tekrar tekil edecektir. Acaba, bahar mevsiminde yz bin milletten oluan byk bir orduyu harika bir dzen ierisinde yoktan tekil eden bir zata, bir insann vcudundaki zerreleri bir araya getirmek zor mudur? Elbette deildir!.. Hem ldkten sonra dirilme, yle akldan uzak grlecek bir mesele de deildir. Zira her asrda, her senede ve hatta her gnde harin ve nerin yzlerce misalleri gzkmektedir. te bazlar: Kn len mahluklar, yeni i baharda ksmen aynen ve A ksmen mislen yaratlr. Her gn, gece ile ldrlr ve ertesi sabah tekrar yaratlr. Uyku ile insanlar ldrlr, sabah tekrar diriltilerek neredilir.

Bulutlar semada toplanr, sonra datlr ve sonra tekrar bir araya getirilerek harin numuneleri gsterilir. Kn len aalar, baharda cennet hurileri tarznda sslenir ve onlara hayat verilir. Hatta, eer hayalen bin sene evvel kendini farz etsen, sonra zamann iki cenah olan mazi ile mstakbeli birbirine karlatrsan; asrlar, gnler adedince harin ve kyametin misallerini ve numunelerini greceksin. Acaba bu kadar numune ve misalleri mahede ettiimiz hlde, insann diriltilmesini akldan uzak grp inkr etsek, ne kadar divanelik olduu anlalmaz m? imdi bak, Kur'an- Azim bahsettiimiz hakikate dair ne diyor: "imdi bak Allah'n rahmet eserlerine! Yeryzn lmnn ardndan nasl diriltiyor! Bunu yapan, elbette lleri de ylece diriltecektir; O her eye hakkyla kadirdir." (Rum, 30/50) Evet, bir nevi maher meydan gibi olan u devasa dnyamzdaki saysz baz varlklar k mevsiminde, deta bir ferdi ldrr gibi ldren ve sonrasnda hepsine tekrar hayat veren,

yeryzn insanlara ve hayvana ho bir beik ve gzel bir gemi yapan; gnei u misafirhanedeki misafirlerine bir lamba ve bir soba edip yldzlar meleklerine bir seyahat arac yapan bir zatn; bu derece muhteem rububiyeti ve bu derece muazzam hkimiyeti, elbette, yalnz byle geici, devamsz, kararsz, ehemmiyetsiz, bekasz ve noksan dnyevi iler zerinde kurulamaz ve duramaz. Demek, O'na layk, daim ve muhteem bir diyar ve baka baki bir memleket vardr. Bizi onun iin altrr; oraya davet eder. imdi bu delili maddeleyerek toparlayalm: Bahar mevsiminde yaratlan yz bin nev -baka bir ifadeyle, bahar mevsimindeki yz bin hair ve neir- perde arkasndaki bir zat "Muhyi" (hayat veren), "Mucid" (icad eden) "Hlk" (yaratan) gibi isimleriyle bizlere tanttrr ve bildirir. Bir tek bahar sayfasnda yz bin kitab yazan Zat'a, bizim kitabmz tekrar yazmak elbette zor gelmez. Zaten kitabmz da evvelce o yazmt. Hari aklna stramayan kimse, u leme dikkat ile baksa grr ki, beerin harinden daha acayip hair ve neirler her vakit gz nnde cereyan ediyor. Bir ksm misallerini nceden zikrettiimizden tekrara gerek duymuyoruz. Szn z: Kim hari inkr ediyorsa, bahar mevsimine baksn! Eer nefsi, bahardaki onca hair ve neri grdkten sonra hl insann harini inkr ediyorsa, artk ona yazklar olsun!..

ON NC DELL: NSANA VERLEN KIYMETN AHRET GEREKTRMES DELL


"Hi mmkn mdr ki Cenab- Hak, insana bu kadar kymet versin, onu sevsin, kendisini ona sevdirsin ve her vakit ona kymet verip sevdiini nimetleriyle hissettirsin ve daha sonra onu yoklua mahkm edip bir iei yaratmak kadar kendisine kolay olan cenneti onun iin yaratmasn, ebed saadete onu mazhar etmesin? Hayr, asla olmaz!"

Bu delilde ilk nce, insana verilen kymetten bahsedecek ve bu kymetin iaretlerini maddeler hlinde beyan edeceiz. Aslnda her bir madde iin genie bir izah yaplabilir, ancak bizler delili uzatmamak iin maddelerin izahna girmiyor ve sizlerin anlayna havale ediyoruz. Evet, bu lemin sahibi olan Zat'n en has misafiri ve en makbul mahluku insandr. Zira: nsan, Cenab- Hakk'n u kinat iindeki umumi rububiyetinin, merkezindedir. Yani btn eya, insann istifadesine verilmi, deta u lem insan iin yaratlm ve onun istifadesine imkn verecek ekilde terbiye edilmitir. Bitkilerden hayvanlara, gnelerden aylara kadar her bir mahluk insann bir hizmetisidir ve ona hizmet edecek ekilde yaratlmtr. nsan, Cenab- Hakk'n hitabna mtefekkir bir muhataptr. Yani Allah Tel bu lemde sadece insan ile konumu ve semavi kitaplaryla insan kendisine bir muhatap kabul etmitir. nsan, Allah Tel'nn isimlerine en geni bir aynadr. Neredeyse kinatn tamamnda tecelli eden isimler, tek bir insanda tecelli etmekte ve insan deta bu tecelliye mazhariyeti ile koca bir lem olmaktadr. Evet, insan, Allah Tel'nn hem ekser isimlerine, hem ism-i a'zamna, hem de her bir ismin en yksek tecellisine mazhardr.

nsan, Allah Tel'nn bir mucize-i kudretidir. Bir damla sudan yaratlm ve hadsiz maddi ve manevi cihaz ve duygularla donatlmtr. Sadece insana verilen akl terazinin bir kefesine, dier tm varlklara verilen btn cihazlar da terazinin dier kefesine koysak, akl tek bana ar basacaktr. imdi bu akla, insana verilen dier duygu ve cihazlar da ekleyin ve insann ne kadar kymetli bir mahluk olduunu gznzle grn! nsan, rahmet hazinelerinin bir mfettiidir. Cenab- Hak insan, hazinelerinin bir mfettii suretinde yaratm ve rahmet hazinelerini tartmas ve tanmas iin en ziyade cihaz ve aletlerle onu donatmtr. Dilden gze, kulaktan akla, burundan ele kadar her ey deta bir anahtar olmakta ve rahmet hazinelerinin nimetlerini tartmaktadr.

nsan; bu dnyada Allah'n halifesi, emanetinin taycs, mahlukatnn reisi ve esma-i lahiyenin tecellilerinin bir seyircisidir. Bu cihetlerden de hibir mahluk insana yetiememekte ve u kck insan, bu cihetlerde, semann koca yldzlarn gemektedir. Bu lemin sahibinin insana verdii kymet saymak ile bitmez. Zaten her kim kendi vcudunu tefekkr etse, kendisine verilen kymeti grecek ve bu misafirhanenin en has misafiri olduunu tasdik edecektir. imdi, acaba hi mmkn mdr ki, bu lemin Rabbi olan zat, insana bu kadar kymet versin de; daha sonra onu diriltmemek zere ldrsn ve yoklua mahkm etsin ve ona olan muhabbet ve kymetini hie indirsin, kendi hakkaniyetine taban tabana zt ve hakikat nazarnda gayet irkin bir hakszlk etsin? Elbette mmkn deildir! Evet, insana verilen bu kadar kymet ispat eder ki, insan sadece bu muvakkat dnya iin deil; ebed ve baki bir memlekete gidecek ve ona gre alyor. Ayrca, insana verilen bu kadar cihazat, yalnz bu hayat iin olamaz. Mesela, akln bir hizmetkr ve tasvircisi olan hayal kuvvetine denilse ki: "Sana bir milyon sene mrle dnya saltanat verilecek; fakat sonra yok olacaksn." Vehim aldatmamak ve nefis karmamak artyla, "Oh!" yerine "Ah!" diyecek ve zlecek. Demek en byk fni, en kk bir alet ve cihazat- insaniyeyi doyuramyor. te, insann ebede uzanm emelleri, kinat ihata etmi fikirleri ve ebed saadete uzanan arzular gsterir ki, insan ebed iin yaratlm ve ebede gidecektir. Bu fni dnya ona bir misafirhanedir ve ahiretine bir bekleme salonudur. Szn z: Hem insana verilen bu derece kymet ve hem de insana taklan bu kadar alet ve cihazat ispat eder ki, insan ahirete namzettir ve cennete davet edilmektedir.

ON DRDNC DELL: HZ. MUHAMMED (S.A.V.) VE KUR'AN DELL


"Hi mmkn mdr ki, btn peygamberlerin, mucizelerine dayanarak, szn teyid ettikleri; btn evliyann, keif ve kerametlerine dayanp davasn tasdik ettikleri; btn asfiya ve limlerin, tahkikatlarna dayanarak peygamberliine ehadet ettikleri Resul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.v.)'in vermi olduu bir haber yalan ksn? Ve o zat, hakikata zt bir haber vermi olsun? O zat ki, salam kaynaklardan bize ulaan binden fazla mucizesini ve her ynyle mucize olan Kur'an', szne hccet ve delil yapmtr. Acaba, sinek kanad kadar kuvveti bulunmayan vehimlerin ne haddi var ki, o zatn szn hkmden drsn ve o zatn haber verdii ahiretten phe ettirsin? Evet, bu on drdnc delil, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in ve Kur'an'n ehadetinden meydana gelmitir. Bu delili, maddeler hlinde ylece beyan edebiliriz: 1. Hz. Muhammed (s.a.v.) ahiretin varlndan haber vermi ve ahirete iman, imann bir art kabul etmitir. O hlde diyebiliriz ki, ahireti inkr edebilmek iin, ilk nce Hz. Muhammed (s.a.v)'i inkr edebilmek lazmdr. Hz. Muhammed (s.a.v.)'in peygamberliini inkr edemeyen, ahireti inkr edemez. O hlde ahiretin varl hususunda yle bir delil sunsak: Hz. Muhammed (s.a.v.)'in bir avu yiyecek ile bir orduyu doyurmas ispat eder ki, ahiret vardr. Yani Peygamberimiz (s.a.v)'in bir mucizesini ahiretin varlna delil yapsak, bu dorudur. Zira:

Madem bir avu yiyecek ile bir orduyu doyurmutur, elbette bu bir mucizedir. Madem mucize gstermitir, elbette o bir peygamberdir. Madem peygamberdir, elbette yalan sylemez ve yalana tenezzl etmez. Madem yalan sylemez ve yalana tenezzl etmez; o hlde vermi olduu btn haberler elbette dorudur ve haktr. O hlde ahiret vardr, nk o Zat ahiretten de haber vermitir! O hlde yle desek: "Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in binden fazla mucizesi, teker teker ahiretin varlna delildir." Yani her bir mucizeyi ahiretin vukuuna delil yapsak, bu dorudur ve haktr. Zira: Her bir mucize, o zatn peygamberliini ispat etmektedir. Madem o zat peygamberdir, elbette yalan sylemez ve hakikata ters bir beyanda bulunmaz. Madem yalan sylemez ve hakikata zt bir beyanda bulunmaz, o hlde verdii btn haberler haktr ve dorudur. Ve madem ahiretin geleceinden haber vermitir, elbette haber verdii gibi gelecektir. Netice olarak deriz ki: Ahiretin varlnn delilleri, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in peygamberliinin delilleri kadar oktur. O zatn nbvvetini ispat eden btn deliller, ayn zamanda ahiretin de vcudunu ispat ederler.

Byle, btn peygamberlerin kendisinden haber verdii, btn evliyann ve asfiyann kendisini tasdik ettii ve binler mucizeyi gsteren bir Zat'n haber verdii bir mesele, elbette haktr, dorudur ve hakikattir. Vehmin ne haddi var ki, o zatn haber verdii bir meseleye ilisin ve o konudan phe ettirsin! 2. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gibi, dier btn peygamberler de ahiretten haber vermilerdir. Demek, ahireti inkr edebilmek iin, sadece peygamberimizi inkr etmek yeterli olmayp dier btn

peygamberleri de inkr edebilmek lazmdr. Onlan inkr edemeyen, ahirete iliemez; nk onlar da ahiretten haber vermitir. O hlde diyebiliriz ki, ahiretin delilleri, peygamberler ve onlarn mucizeleri adedincedir. Her bir peygamber ve o peygamberin gstermi olduu mucizeler, ahiretin varlna birer ahittir ve delildir. Acaba hangi szn haddi var ki, btn bu peygamberlerin szlerini hkmden drebilsin ve onlarn sznden phe ettirebilsin? 3. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve dier peygamberler ahiretin varlna delil olduu gibi, Kur'an da ahiretin bir delilidir. Zira Kur'an da ahiretin varlndan haber vermi ve ahiretin birok ahvalinden bahsetmitir. O hlde yle desek: "Kur'an'n bir benzerinin getirilememesi ahiretin varln ispat eder." Yani Kur'an'n bir mucizesi olan, "benzerinin betirilememesi"ni ahiretin varlna delil yapsak, bu dorudur. Zira: Madem benzeri getirilemiyor, o hlde Allah'n kelamdr. Madem Allah'n kelamdr, o hlde iinde elbette yalan ve yanl olmayacak. Madem iinde yalan ve yanl olmayacak, elbette iinde olan her sz haktr ve gerektir. Madem iindeki her sz haktr ve gerektir, elbette ahiret de haktr ve gerektir. Zira Kur'an'da ahiretin varlndan ak bir ekilde bahsedilmitir. Demek, Kur'an'n Allah'n kitab olduunu ispat eden btn deliller, ayn anda ahiretin varln da ispat etmektedirler. O hlde ahiretin varlnn delilleri, Kur'an'n Allah'n kelam olduunu ispat eden deliller adedincedir. Burada konunun detaylarn, Kur'an'n Allah'n Kelam olduunu ispatlayan "Kur'an'a man" isimli eserimize havale edip, burada diyoruz ki: Hangi szn haddi var ki, krk ynden mucizelii ispat edilmi olan Kur'an'n szn hkmden drsn ve Kur'an'n haber verdii bir hususta insan pheye drsn? 4. Kur'an gibi dier btn semavi kitaplar da ahiretten haber vermekte, cennet ve cehennemden bahsetmektedir. O hlde ahireti inkr etmek iin, sadece Kur'an' inkr etmek de yetmez; dier btn semavi kitaplar da inkr edebilmek gerekir. Yine soruyoruz: Hangi szn haddi var ki, btn semavi kitaplarn ittifakla haber verdikleri bir meseleyi rtebilsin ve onlarn sesini susturabilsin? 5. Ahiretin varlnn dier bir delili de btn evliyalar ve asfiyalardr. Evet, evliyalar keif ve kerametlerine dayanarak; asfiya ve limler de delil ve hccetlerine itimaden ahiretin vukuunu haber vermilerdir. Acaba btn evliyalarn ve asfiyalarn haber verdikleri ve hakknda ittifak ettikleri bir meseleyi, hangi dinsizin sz rtebilir ve hangi kfirin sz hkmden drebilir? Kald ki bu konuda sz hakk onlarndr. Zira bir fende ve sanatta, mnakaaya sebep olan bir meselede, o fennin ve sanatn dhilerinin sz geer; dierlerinin sz kabul edilmez. Mesela bir hastaln kefinde, kk bir tabibin sz, byk mimarn szne tercih edilir. nk mesele tptr ve bu konuda sz hakk doktorlarndr.

Aynen bunun gibi, ahiret meselesinde de akl gzne inmi ve maneviyata kar krlemi bir filozofun sz gemez ve kabul edilmez. Bu konuda sz hakk, bata peygamberler olarak, evliyalarn ve asfiyalarndr. Acaba hangi filozofun sz, byle yz yirmi drt bin peygamberlerin ve yz binler evliyalarn ve asfiyalarn szne tercih edilebilir? Ve bu tercihi yapanlara akll denilir mi? Eserimizde, buraya kadar zikredilen on drt delilden anlald ki, hair meselesi yle sabit bir hakikattir ki, yeryzn yerinden kaldracak ve krp atacak bir kuvvet dahi o hakikati sarsamaz. Zira: Cenab- Hakk'n btn isimleri ve sfatlar ahireti gerektiriyor. Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in btn mucizeleri onu tasdik ediyor. Kur'an- Hakm'in btn ayetleri ve hakkaniyetinin btn delilleri onu ispat ediyor. Dier btn peygamberler ve getirdikleri btn semavi kitaplar ondan haber veriyor. u kinatn btn yaratl ayetleri ve bu lemdeki btn hikmetli iler ona ahitlik ediyor. Acaba hi mmkn mdr ki, hair meselesinde byle bir ittifak var iken, kl kadar kuvveti olmayan pheler, eytani vesveseler, o da gibi hakikati sarssn ve yerinden kaldrsn? H ve kell! Hem zannedilmesin ki, harin varln ispat eden deliller sadece bu kadardr. Hayr, asla! Ahiretin varln ispat ederken bahsettiimiz Hakm, Kerim, Rahim, dil, Hafiz isimleri gibi, kinatn idaresinde tecelli eden btn ilah isimler de ahiretin varln gerektirir ve ispat eder. Yani hangi ismin kapsn alsak ve ondan ahireti sorsak, bize ahireti ispat edecektir. Mesela "Selam" isminin kapsn alp ahireti ondan sorsak, bize diyecek ki: "Benim tecellime bak ve dikkat et! Bak, nasl btn mahluklar benim tecellim ile selamete karlm! te, btn selamet verilen iler, benim tecellim iledir. Selameti selamet yapan ise, ancak ahiretin gelmesidir. Eer ahiret gelmez ve benim tecellim, sadece u ksack hayata mnhasr olursa, btn gzelliim hie iner ve deta tecellim alaya dner." Demek, "Selam" ismi insanlar fenadan, yokluktan, hilikten kurtarp onlar selamet yurdu olan cennete sokmakla da gzkecektir ki; bu, "Selam" isminin en byk tecellisidir. Ya da mesela "hibe eden" manasndaki "Vehhab" isminin kapsn alp ahireti ondan sorsak, diyecektir ki: "Yokluktan varlk lemine knzdan tutun, size verilen cihazlara; aalara taklan yapraklardan tutun, sobanz olan gnee kadar btn hibeler benim tecellim iledir. Ancak hibeyi hibe yapan, devamdr. Eer ahiret gelmez ve lm bir son olursa, btn bu hibeler manasn kaybeder ve bir nevi alaya almaya dner. Demek, hibenin bir manasnn olabilmesi, ancak ahiretin gelmesi iledir. Zaten ben, en azami mertebede cennette tecelli edeceim..." Bu isimler gibi her bir isim, ahiretin varln ispat ettii gibi, kinattaki varlklarda grlen yaratl ayetleri de harin vukuunu ispat etmektedir. Mesela, insann harika yaratl, sanatkr olan Allah' gsterdii gibi, o mkemmel yaratltaki insann, kabiliyetlerinin ksa bir zamanda son bulmas ahiretin varlna delildir. Zira bu derece kymetli kabiliyet, sadece bu ksa ve fni lem iin verilmi olamaz. Yine mesela, ou eyada grnen hikmet, inayet, adalet ve rahmet, nasl ki Hakm, Kerim, dil ve Rahim olan bir Allah'n varln ispat eder ve O'nun kudretinden ktn gsterirler. Onun gibi, bu isimlerin kuvveti ve hadsizlikleriyle beraber, onlarn mazharlar olan u fni varlklar aleminin ehemmiyetsiz ve az yaamasna baklrsa, ahiret gne gibi grnr. Demek ki, her ey hal dilleriyle "ment billhi ve bi'l-yevmi'l-hir" (Allah'a ve ahiret gnne iman ettik.) diyor. imdi, ahiretin varl ile ilgili son bir delil daha sunacaz. Bu delilde, dier delillerden farkl olarak Allah'n kudretinin nihayetsizliinden bahsedeceiz. Zira ahireti inkr etmek, Allah'n kudretinin mahiyetini anlayamamaktan dolaydr. Kudret-i lahiyenin mahiyeti anlaldnda, bu cihetten gelen pheler de yok olacaktr. imdi, Allah'n kudretinin nihayetsizliine dair onlarca delilden sadece bir delili mtalaa edelim:

Bu delilde u kaideyi ileyeceiz: "Bir ey zat olsa, onun zdd ona arz olamaz. nk ztlarn bir arada bulunmas durumu olur; bu ise imkanszdr." lk nce kaidede geen kelimelerin manalarna bakalm: Zat: Kendisi ile var olup sonradan taklmayan, zatna ait. Arz: Sonradan taklan, sonradan olan ey. u lemdeki hibir mahlukun, hibir sfat zat deildir. Yani zatna ait olmayp hepsi Cenab- Hakk'n ihsandr ve bir hediyesidir. Zat (zatyla kaim olan) sfatlar, ancak Allah'a mahsustur. Zira kinat sonradan yaratlm ve iindeki mahlukat da sonradan icad edilmitir. Yani ezel deil, sonradan olmutur. Kendisi ezel olamayann, sfatlar da elbette ezel ve zat olamaz. Lakin biz burada, bu delilin daha iyi anlalabilmesi iin baz eyleri zat kabul edeceiz. Her ne kadar o sfatlar sonradan yaratlmsa da, yaratld anda o eyaya takld iin bir derece zat kabul edilebilir. Bu konuda bir ka aklayc misal vermek, meselenin aydnlanmas asndan lazmdr: Birinci Misal: Gne'in bir derece zatdir. Yaratlmas ile beraber, a sahip olmutur. Bu sebepten, n zdd olan karanlk ona arz olamaz; yani karanlk Gne'e yaklaamaz. nk "bir ey zat olduunda, ona zddnn arz olamamas" bir kaidedir. Fakat lambann , zat olmayp arz olduundan, yani sonradan o cam parasna takldndan ve onun bizzat zat mal olmadndan dolay, n zdd olan karanlk, lambaya arz olabiliyor.

kinci Misal: Gne'in harareti bir derece zatdir. Gne, icadyla birlikte bu sfata sahip olmutur. Bu sebepten, scakln zdd olan soukluk Gne'e yaklaamyor ve yanaamyor. nk bir ey zat olduunda, ona zdd arz olamaz. Sobann hararetine gelince, onun scakl zat deildir; yani soba "scak olma" sfatna, iinde bir madde yaklmasyla sonradan sahip olmaktadr. te bu sebepten dolay, scakln zdd olan soukluk sobaya arz olabiliyor. Odunu biten soba, bir mddet sonra souyor. nc Misal: Altn ve elmas gibi maddelerin parlakl bir derece zat olduundan, solma ve kararma onlara arz olamyor. Zira bir ey zat olduunda, onun zdd ona arz olamaz. Cilalanm bir eyann parlakl ise arz (sonradan) olduundan, solmaya ve kararmaya mahkmdur. Parlakln zdd olan matlk, o eyaya yaklar ve onu soldurur. Drdnc Misal: Dnyamzn hareket etmesi ve kendi etrafnda dnmesi bir derece zat olduundan, hareketin zdd olan sknet ve yerinde durmak, ona arz olamyor. Dnyamz devaml dnyor. Fakat bir topacn ya da bisiklet tekerinin hareketi arz olduundan (o eyalara sonradan takldndan), yani "dnmek" onlarn zat bir sfat olmadndan dolay, hareketsizlik onlara arz olabiliyor. Netice: Demek bir ey zat olursa, onun zdd ona arz olamyor. Cenab- Hakk'n kudret ve kuvveti zatdir, kendindendir; yani varl ile daimdir, bakasndan alnm veya sonradan kazanlm deildir. Allah ezel olduu gibi sfatlar da ezeldir, nihayetsizdir ve mutlaktr (kayt altna girmez). Buraya kadarki anlattmz konuyu yle maddeleyebiliriz: Madem kudret sfat, Allah'n zat bir sfatdr; o hlde zdd olan cizlik Allah'a arz olamaz. Madem cizlik Allah'a arz olamaz, o hlde Allah'n kudretinde mertebeler olmaz ve bulunmaz. Madem kudretinde mertebeler olmaz ve bulunmaz; o hlde eer hikmeti msaade ederse, her an binlerce kinat yaratabilir. Gne'in k verme fiilinde, bir damla ile deryann veya bir iek ile yldzlarn fark olmad gibi, Allah'n kudretine nispeten de az, ok, byk, kk, para, btn birdir. catta ve tasarrufta, zerreler yldzlara eittir. Bir sinee hayat vermek ile btn lleri diriltmek ayndr. Bir iei yaratt gibi, ayn kolaylkla bahar yaratr, cenneti dahi ayn kolaylkla icad eder. Bu kaideden karacamz neticeler unlar: Hayat, Allah'n zat bir sfatdr. Bu sebepten bu sfatn zdd olan lm, Allah'a yanaamyor ve Allah ebed oluyor. Grmek, Allah'n zat bir sfatdr. Bu sebepten bu sfatn zdd olan grmemek, Allah'a arz olamyor ve Allah her eyi ayn anda mahade ediyor, hibir ey nazarndan saklanamyor. itmek, Allah'n zat bir sfatdr. Bu sebepten bu sfatn zdd olan iitmemek, Allah'a arz olamyor ve Allah btn sesleri, hatta kalbin geirdiklerini dahi ayn anda iitiyor. Allah'n gzellii zatdir; elbette gzelliin zdd olan irkinlik Allah'a arz olamaz. Allah'n ilim sfat zatdir; elbette bu sfatn zdd olan cehalet, yani "bilmemek" Allah'a arz olamaz. Allah denizlerin binlerce metre derinliindeki bir baln yzmesini bilir. Gecenin karanlnda adm atan bir karncay bilir. Hibir yaprak onun bilgisi olmadan demez. Allah btn kalplerden geenleri bilir... Btn bunlar, ilim sfatnn Allah'n zat bir sfat olmasnn neticesidir; zira bunlardan birini bilmemek cahilliktir. Hlbuki ilim sfat zat olduundan, zdd olan cehalet ona arz olamyor; olamaynca da Allah her eyi biliyor. Cenab- Hakk'n dier sfatlarna da bu kaideyle baklabilir.

Bu kaideyle birlikte, u kaidenin de beraber dnlmesi faydal olacaktr: "Bir eyde mertebelerin bulunmas, o eyin zddnn ona mdahalesi iledir." Bu kaideyi u misallerle anlayabiliriz: In mertebeleri, zdd olan karanln mdahalesi iledir. Scakln mertebeleri, zdd olan soukluun mdahalesi iledir. Gzelliin mertebeleri, zdd olan irkinliin mdahalesi iledir. Tokluun mertebeleri, zdd olan aln mdahalesi iledir. Kuvvetin mertebeleri, zdd olan dier bir kuvvetin mdahalesi iledir... Demek kaidemiz u: Bir eye zdd mdahale edemezse, o eyde mertebe olmaz. Bu kaideden u neticeleri kabiliriz: Allah'n zdd yoktur. Madem Allah'n zdd yoktur, o hlde Allah'n tasarrufuna mdahale de yoktur. Madem mdahale yoktur, o hlde Allah'n kudretinde bir mertebe olamaz. Kudreti nihayetsiz olur. Kudreti nihayetsiz olunca da, bir iei yaratmak ile bir bahar yaratmak, bir sinei hayat vermekle ldkten sonra btn mahlukat yeniden yaratmak o kudrete gre eittir. Bir i, bir ie mni olamaz. "Ahirete man" isimli eserimiz burada tamam oldu. Eserin banda da ifade ettiimiz gibi, stad Bedizzaman Hazretlerinin "Hair Risalesi", bu almamzda kaynak eser olarak kullanlmtr. Eserimizde, stad Hazretlerinin eserinde zikredilen delillerden sadece bir ksmn zikrettik. Dier delilleri merak edenleri, stad Hazretlerinin bahsi geen eserine havale ediyor ve eserimizi Kur'an'n u ayetleriyle tamamlyoruz:

"nkr edenler blk blk cehenneme sevk edilirler. Nihayet oraya vardklarnda, kaplar alr ve bekileri onlara der ki: 'inizden size uyaran peygamberler gelmedi mi? Rabbinizin ayetlerini okuyup sizi bu kavuma gnnzle korkutmad m?' Onlar da: 'Evet, geldi.' derler. Fakat kfirler zerine artk azap kelimesi hak olmutur. Onlara: 'Ebed olarak, iinde kalmak zere girin cehennemin kaplarndan!' denilir. Bak, byklk taslayanlarn yeri ne de ktdr!" "Rablerinden korkanlar da blk blk cennete sevk edilirler. Nihayet oraya vardklar zaman kaplar alr ve bekileri onlara yle derler: 'Selam sizlere, ne hosunuz! Ebed olarak, iinde kalmak zere haydi girin oraya!' Onlar da: 'Hamdolsun o Allah'a ki, bize vaadini doru kard ve bizi cennete vris kld. Cennette istediimiz yerde oturuyoruz.' derler. Bak, amel edenlerin mkfat ne de gzel oldu!" (Zmer, 39/71-74)