Anda di halaman 1dari 465

ADAM

Z E M A H

Bilin
Kullanm Klavuzu
Britanyal nrolog, yazar. Edinburgh'dak VVestern General Hastanesi'nde danman nrolog olarak almakta ve Edinburgh niversitesi'nde de klinik sinirbilimleri alannda dersler vermektedir. Mesleki dergilerdeki birok yazsnn yan sra Londra'da kan The Times gazetesinde de daha popler yazlan yaymlanmtr. Zeman, yaymlandktan ksa bir sre sonra bilin almalar alannda temel giri kitaplarndan biri haline gelen Bilin'i yazmasnn yan sra. Unda L. Emanuel ve Linda Emanuel ile birlikte Ethical Dilemmas in Neurology (2000, Nrolojide Etik Amazlar) adl br kitabn editrln yapmtr.

Metis Yaynlan ipek Sokak No. 9, 34433 Beyolu, stanbul Tet: 212 2454696 Faks: 212 2454519 e-posta: nfo@metiskitap.com www. metiskitap.com Bilin Kullanm Klavuzu Adam Zeman ngilizce Basm: Consciousness. A User's Cuide Yale University Press Adam Zeman, 2002 Metis Yaynlar, 2004 Trke eviri: Grol Koca, 2006 Birinci Basm: Kasm 2006 Yayma Hazrlayan: Tuncay Birkan Kapak llstrasyonu: Emine Bora Grsel Tasanm: Semih Skmen Dizgi ve Bask ncesi Hazrlk: Metis Yaynclk Ltd. Bask ve Cilt: Yaylack Matbaaclk Ltd. Fatih Sanayi Sitesi No. 12/197-203 Topkap, istanbul Tel: 212 5678003 ISBN 975-342-580-5

ADAM

Kullanm Klavuzu
eviren:

Bilin

ZEMAN

Grol Koca

metis

Bilinci kullandklar phesiz kiiye: Natalya, Flora ve Ben'e

Zihnin byk blgeleri beynin byk blgelerine tekabl eder. Paul Broca, 1861 "Bir insann kafas kesildiinde yaamnn sona erdii, adamn toza dnp yok olduu eklindeki teorinin ateli bir savunucusu oldun her zaman. Savunduun teorinin zekice ve makul olduunu btn misafirlerimin nnde (buradaki mevcudiyetleri senin teorinin aksini ispat ediyor geri) sylemekten memnuniyet duyarm." Usta ile Margarita'da eytan misafirlerinden birine bunlar syler, Mihail Bulgakov

indekiler

Okura Bir Not Teekkr Giri : Yamurlu btr gne dair iki eskiz Dejavu . Hibiryer'den bakmak Sonlu zihinde tekrar Bilinci tantrken

15 17 21 21 23 25 26 27

I. BLNCN TANITIMI Ad Ne Olursa Olsun Gzellii Baki mi? Bilin, zbilin ve Vicdan Sunu : "Vicdan"n tarihi -ve kuzenleri "... derken neyi kastediyorsunuz?" Bilin "Uyank" anlamnda bilinli 37; "Farknda" anlamnda bilinli 38; "Zihin" olarak "bilin" 42 Kendinin bilincinde olmak, zbilin "Beceriksiz, utangaba meyilli" anlamnda kendinin bilincinde 44; "Kendini kefetmek" anlamnda "kendinin bilincinde olmak" 44; "Kendini tanmak" anlamnda "kendinin bilincinde olmak" 45; "Farkndaln farknda olmak" anlamnda "kendinin bilincinde olmak" 49; "Kendini bilmek" anlamnda "kendinin bilincinde olmak" 52; "zbilin" "bilincin" nkoulu mudur? 53 Vicdan Farkndalk zerine bir not Dier dillerde bilin Bilincin genel grn 33 35 37 37

43

55 56 57 61

2. "Beyinde sinirler, ne iren": Sinir Sisteminin Tasviri

v 62 63 63 68 70 71 73 74 74

Giri Basit sinir sistemi Hcreler r , Nronlar (sinir hcreleri) 1 Nronlarn komular , Balantlar Basitliin ete kemie brnm hali : 1 Karmak sinir sistemi Nronlar ve komular Nron saylar ve tipleri 74; Nron alan 75; Sinir sisteminin balangc 78; nsan sinir sistemi etrafnda bir tur 80; evresel sinirler 81; Omurilik 83; Beyin sap ve beyincik (Serebellum) 85; Yarkrelerin iinde 87; Serebral korteks 91 Karlkl balantlarn yeniden tasviri Sinaps saylan ve trleri 97; Nrotransmitterler 99; Reseptr ve kanallar 101; Sinaptik plastisite 103 Sonu: Beyindeki sinirler

97

104

II. BLN KAPASTES 3. Farkndalk Kaynaklar: Bilincin Yapsal Temeli (i)


:

,,;

,.
109 110 110 117 121 126 130 ,130 133 135 139 142 148

Giri Beynin elektrii nsann elektroensefologram zerine Bugnk EEG Bilin durumlarnn modelini karmak Bilisel potansiyeller Bilinci denetlemek Uyuukluk salgn Harika bir a Bilincin kimyas Bilincin ikamet ettii yer Neden uyuruz Sonu: Farkndalk koullar

4. lmn Kardeleri: Bilin Patolojileri


Giri Baylmalar, nbetler ve tuhaf hareketler Baylmalar Nbetler.: Tuhaf hareketler Afyon, alkol ve dier uyuturucular Afyon Alkol ve dier uyuturucular Anestezinin etkisi altnda farknda I k Koma eitleri Histeri ve trans Gece iyi uyudun mu? nsomni Hpersomni Parasomni Farkndalk lm Sonu: Bilincin anatomisini karmak 150 151 151 157 164 166 166 168 172 176 179 182 183 185 187 189 196

M. BLNCN ER

5. Karanlktan Aydnla: Bilincin Yapsal Temeli (ii) Giri Ik ve grme duyusunun evrimi
Ik ; :' Ik ve hayat Hayat ve grme En ufak eyleri yakalamak Analiz ve btnleme: Korteksteki grme alanlar Grme korteksine giden yol 17. Alan oklu haritalar Nesneleri grmek Aalardan ormana Balama Sreklilik

201 202
202 204 205 211 211 216 216 218 222 225 225 227 229

Retina: Hassas pigment

Tanma Hayalgc Gz hareketleri Dikkat kesilmek: Gorili grdn m? Gzlemcinin katks Grnmez var noktalar Sonu: Grnt ve hareket ,

232 234 235 239 243 235 243

6. "Seni gremiyorum Charley, kr oldum": Keskin Grl Krlk ve Krgr


Giri A gz Molyneux'nn sorusu Grme gcnn olgunlamas Yeni duyumlar Zihin krl: Agnozi Btnlkl algsal agnozi Hareket 267; Biim 268 Balant agnozisi Nesneler 271; Yzler 272; Yerler 278 Gz ihmali Krgr ve artk grme Her trl duyumun kayb Uzaktan gelen silah sesi Krgr neden krdr? Halsinasyon: "Omzunda bir mart var" ' -, nce bantlar Gkkua yapmak Sonu: Grme ve bilin

'
;

,;
251 253 254 256 262 :.... 264 265 271 280 283 283 288 289 290 294 298 301

'..!..'..'..'..!'.'

IV. BLNCN KKENLER 7. Her eyin Tarihi Giri


lk eyler Hayatn douu Beynin ortaya k
;' ' . , . " ' ; \ . ' i ^ ; ' ! . , '

305
306 308 313
'*''

Sreklilik Deiim nsann soyaac Biyolojiden tarihe Bilincin gelii Bilincin kullanmlar Hayvanlarn ruhu Darvinci bir sonu: Evrim geiren farkndalk

314 319 324 328 334 334 338 342

V. BLN MASAYA KONUYOR 8. Bilinle lgili Bilimsel Teoriler Giri Hikyenin buraya kadarki ksm: Grme, bellek ve hareket Yntembilimsel bir prz: Bildirme zorunluluu Bilinli grmenin "nerede" ve "nasl" Bilincin yaptklar: Sanal makinedeki hayalet Biyolojiden tarihe Karndakini daha iyi tanmak: Bilinle ilgili toplumsal teoriler Sonu 347 348 353 356 367 328 370 372

Bilincin Doas Giri Deneyim ve beyin Gneli bir gne dair iki tasvir Sezgiler sava Nasl bir eydir ... yarasa olmak veya Maiy gibi kr olmak? 381; ... veya zombi olmak? 383 Herkese yetecek kadar "-izm" var kicilik eitleri 387; Descartes: Tz ikicilii 387; Chalmers: zellik ikicilii 388; McGinn: Ktmser doalclk 390; Searle: yimser doalclk 391; Fizikalizm trleri 393; Davranlk 394; Zihin-beyin zdelii teorisi 395; Ilevselcilik 396 Tnelin ucu gece mi? 375 375 375 377 380

386

399

Baka zihinler '. nsan zihinleri Hayvan zihinleri mal edilmi zihinler Giri: Nelson'u artmak 406; Bilgisayarlarn neden bilinli olamayacana dair be neden 407; Turing Testi'ne tabi tutmak 412 Yabanc zihinler nsan zgrl ngr ihtimali ktle iin zm Che sara sara? (Ne olacaksa o mu olur?) Serbest d Sonu: Zihnin maddesi Sonsz Neden bilinliyiz? Mekanizmalar Soyolu Bireyolu lev Peki ama neden bilinliyiz? Szlke Notlar Konuyla ilgili baka kaynak nerileri

402 402 404 406

413 415 415 416 417 418 421 423 423 423 425 426 427 427 429 445 475

Okura Bir Not

Bu kitab deneyimi, beyni veya bu ikisi arasndaki ilikiyi merak eden herkes iin yazdm. Bu ilgiler birok ekilde ortaya kabilir: Kitab, eitimi ne olursa olsun, herkesin anlayabilecei ekilde yazmaya altm. Deneyim ve beyin hakknda bilimin ne sylediini merak eden genel okur iin bilimsel terim ve fikirleri ilk ortaya ktklar yerlerde aklamaya zen gsterdim. zellikle 2. Blm sinirbilim konusunda ksa, tantc bir blm; konuyu yakndan bilenler bu blm atlayabilir. Bilin biliminin veya felsefesinin bilinmeyen ynleri hakknda daha fazla ey renmek isteyen tp, psikoloji veya felsefe rencileri ile bu alanlarda alanlara kitab daha yararl klmak iin konuyla lgili yeterince zengin aklamaya yer vermeye altm. Gerekli yerlerde okura aina olmad szcklerin anlamlarm hatrlatmak amacyla hazrlanm, ama bilim insanlarnn pek aina olduunu bile bile konmu szcklerin de bulunduu br Szlke de var. Notlarda olgusal iddialara dair ayrntl referanslar veriliyor, ara sra da ana metinde daha ayrntl tartmann yersiz kaaca noktalara aklama getiriliyor. Her blmn son ksmnda blmle ilgili bir zet yer alyor. Bu zet blmleri ekledim, nk okurken elimin altnda bir sr klavuz olmasndan holanrm ben ahsen. Sadece bu blmlere bakan aceleci bir okur kitabm neyle ilgili olduu hakknda fikir sahibi olacak (daha da fazla okuyup okumayacana karar verebilecek), ama ne yazk ki btn elenceyi karacaktr. Kitabn ana fikirleri konusunda ksa bir tarif istiyorsanz, Giri blmnn son ksmna veya Sonsz'e bakn.

Teekkr

Aktif volkan sralar yer kabuu iindeki fay hatlarnn yerini belli eder. Bilin konusundaki srekli artan ilgi patlamas ise insani dncenin fay hattnda gerekleir. Kabaca sylemek gerekirse, insani dncedeki bu atlak bilim dallar ile sanat dallan, beden konusundaki almalar ile zihin konusundaki almalar arasnda uzanr. Beynimizin iinde olup bitenlerin zihnimizden geen eylerle balantl olduu ak da, bu ikisi tam olarak birbiriyle nasl bir iliki iinde? Yz yla yakn bir sredir gelimekte olan beyin bilimi bu atla daha da grnr bir biimde ortaya karm ve bu ki yakay birletirecek bir kpr kurmamz salayabilecek baz yollarn olabileceini ima etmitir. "Bilin sorunu", modern deyimle "zihinbeden" sorunu bu fay hattndadr. Bu kitap bu fay hattnn derinliklerinin haritasn karmay amalamaktadr. Bu sorun yirmi yldan fazla bir zamandr ilgimi ekiyor. Bu sorunun srekli karma ktn sylesem yeridir. Okuldayken ngilizlerin doa bilimleriyle edebiyat ayr tutma eilimlerinden uzak durdum, ama deyim yerindeyse, sabah Shakespeare, leden sonra da Newton okumak, o gen zihinde baz sorulann ortaya kmasma neden olmutu: Yani, mekanikilerin tarif ettii dnya Shakespeare' in "kendine ait bir mesken ve bir isim" verdii dnce ve deneyim alanyla nasl bir iliki iindeydi? Genliimden beri bu konu zihnimi hep megul eder. Kafam kurcalayan bu muamma beni felsefeye, psikolojiye, nihayet tbba yneltti, ama muamma daha da derin bir hal ald. Nrolog olarak alrken ayak karncalanmalarndan zek geriliine kadar, hastalarn meleke ve davran! armdaki eitli dzensizliklerle karlap da bunlarn sinir sistemi iindeki kaynan belirlemeye alrken, ayn sorunla her gn kar karya kalrm: Beyinlerimizde meydana gelen olaylar zihinlerimizdeki

18

BLN, KULLANIM KILAVUZU

olaylar nasl meydana getiriyor? 100 trilyon sinir hcresi bilinci nasl meydana getiriyor? Ksacas, neden bilinliyiz? Bu kitab ksmen bilinle ilgili kiisel merakm tatmin etmek, ksmen de hem bilin bilimine hem de bilin felsefesine, hem "mekanie" hem de deneyime hakkn verecek, bilince giri niteliinde bir almann gerekli olduunu hissettiim iin yazdm. Yakn zamanlarda bilinle ilgili kan yazlar, ki bazlar muhteem yazlardr, polemik amal yazlm, konuyu paral ele alan yazlard: atan grler arasnda mmkn olduunca hakkaniyetli bir denge kurmaya, bilin sahasnm ana hatlarn ortaya karp gvenilir bir haritasn izmeye altm. Kitab yazarken, farkl konularda yazlm, mkemmel bir btnle ve anlalrla sahip birok kitab model aldm. Onlarn anlaIrlk derecesini bir nebze olsun yakalayabldiysem ne mutlu bana. Yararlandm kitaplar unlard: Richard Gregory, Eye andBrain; Ernst Gombrich, Art and Ilusion; Jeffrey Gray, Pschoogy ofFear and Stress ve Dick Passingham, The Human Primate. Kitapta, benimkine yakn konularda ok iyi eyler yazm olan Oliver Sacks, Stephen Gould ve Danel Dennett'e sk sk gndermede bulunuyorum. Bu kitap kanlmaz bir biimde eklektik. Hatasz olmas iin elimden gelen gayreti gsterdim, ama her eyi kapsayamayacann da farkndaym. Blmleri bazen birka kez gzden geiren dostlarmn, retmenlerin ve meslektalarmn yardmn grdm: Rebecca Ayl ward, Peter Brown, Janet Carsten, Anthony Grayling, Andrew Glenerster, Sally Laird, Andy Lawrence, Andrew Lydiard, David Parkes, Dick Passingham, Matt Ridley, lan Robertson, Timothy Sprigge, James Tickell, Alain Townsend, Sophie ve Anthea Zeman. Dnya genelinde bilin konusunda olumu olan sozdaanyla ilgili zgl neriler Charles Jedrej, Sally Laird ile Judit Osman-Sagi'den ve Susan Whitfield'in araclyla Yi-Bin Ni'den geldi. Profesr Gareth Jones anestezinin etkisi altndaki kiilerin bilincinin deerlendirmesi konusunda, Dr. Colin Mumford da havaclk tbb konusunda beni eittiler. Fikirlerine bavurduum, bu kitab ortaya karan ilgi ve meraklarm kamlayan kiileri de anmak isterim: Jim Cogan, John Field, Collin Harris, Jonathan Glover, Alan Cowey, John Oxbury, Ed Thompson, Anita Harding, John Hodges ve Charles

TEEKKR

19

Warlow. Oliver Davies, Daniel Johnson, Oliver Letwin, David Mitchell, Charles Target, Crispin Tickell, Alex ve Zbynek Zeman'Ia yllardr yaptm sohbetler bilin konusundaki heyecanm katmerlendirdi. Norfolk ve Norwich Hastanesi ile Edinburgh Western General Hospital'deki ktphanecilerin sonsuz yardmlarm grdm. Four Corners'teki kameriyeyle Acharonich'n salam duvarlar gzel bir smak sundular bana. Yale University Press'in editr Robert Badlock gibi sempatik ve geni bir hayalgcne sahip birini bulduum iin ansl addediyorum kendimi. Yaie niversitesinden Kevn Brown, Candida Brazil, Diana Yeh ve Hazel Hachinson ile Edinburgh niversitesi'nden Elaine Lord hibir yardm esirgemediler benden. Uzun oluum sreci boyunca bu kitabn ortaya kmasna sabrla katkda bulunan Anthony Gayling'e ve kocasnn kargack burgack el yazsna katlanp yazd her eyi ylmadan okuyan Rebecca'ya mahsus teekkrlerimi sunarm. Sylememe bile gerek yok, mteakip sayfalardaki hatalar tmyle bana aittir.

Giri

Dnya... salt varoluuyla tezahr etmez. Tezahr bu dnyann ok zel blmlerinde meydana gelen ok zel eylere baldr, yani bir beyinde gerekleen belirli olaylara. Son derece acayip bir imadr bu... Erwn Schrdinger1

Yamurlu bir gne dair iki eskiz Bu satrlar yazarken yamur damlalarnn imenlik zerinde kard ptrtlar seebiliyorum. Pencereden ieri gri bir k szlyor. minedeki ate hani hani yanyor, havaya odun duman kokusu yayyor. Koltuum sert, dikkatimi iimden ayrdmda koltuun kollanmn dirseklerime yapt basky, hasr oturma yerinin beni tarttn, ayaklarmn ta zemin zerinde karlat direnci hissediyorum. Kahveden bir yudum alyorum, lk, kekre, ama stn de etkisiyle tatl. Yanan atee ramen ngiltere'nin bu yaz gn souk, tenim souktan hafife diken diken oluyor. Kzmz atein nnde uyuyor: Kmldandn, uykusunda inlediini duyabiliyorum. Darda, deniz havasnda tuz, dalan bulutlarda bir gkkua vaadi var. Grme, duyma, tad alma, koku ve dokunmaya dair bu tr niteliklerden daha gerek ne olabilir bizim iin? Bu tr duyumlar bildiimiz en gndelik, en inkr edilemez eylerdir. Dnyamz onlarla doludur, bizim dnyamz onlardr. imdi de ayn eylerin farkl bir tasvirine bakalm. Tasvir noksan, ama tasvir olma zellii aka hissettiriyor kendini:

22

BLN, KULLANIM KILAVUZU eitli enerji biimleri bir organizmay etkiliyor. Grnmez paracklar havada titreiyor, kulak iindeki, deniz kabuu gibi kvrml bir zarda rezonans oluturuyor. Bu organizmann gz iindeki baka bir duyarl zar, gzn korneasyla merceinden geen ok miktarda nm massediyor. Yanan odundan salnan ve havada uuan molekller organizmann burnundaki tamamlayc molekllere srkleniyor, onlarla tam anlamyla kenetleniyor. Organizmann derisinin yzeyine uygulanan kuvvetler, derinin hemen altndaki mikroskobik yaplar deforme ediyor. Btn bu karlamalar tek bir ortak sonuca neden oluyor. Organizmann kulaklarndan, gzlerinden, burnundan ve derisinden beyne giden sinirlerdeki elektriksel faaliyeti deiime uratyor. Bu durum bu sinirlerin birbirleriyle iletiime girdii sinir ularndaki kimyasallarn salverilme biimlerini deitiriyor. Organizmann beynine giden sinirler muazzam saydadr ve bunlar ba dndrc bir karmaklktaki rntler iinde dallanp budaklanr, i ie geerler. Baz yollar tekrar ayrlarak hareket veya salg (burun yollarna ulaan baz kahve molekllerinden sonra oluan salya salgs rnein) oluturmak zere kaslara veya salg bezlerine giden sinirlere ynlenir. Ama bu organizmann sinir sistemi boyunca hzl bir biimde gerekleen bu yolculuklar istisnaidir: Dnp dolap tekrar ayn yere kan dngsel yollara ok daha sk rastlanr. Bu yollar, molekllerle kuantumlarn etkisi sayesinde beyinde gerekleen faaliyetin karmak bir akbete sahip olmasm salar. Baz faaliyetler bir sre yanklandktan sonra hi z brakmadan yok olur gider. Bazlar sonunda harekete neden olur: lk paragrafta okuduunuz szcklere dnen olaylar dizisinde ok kk bir rol oynamtr bu. Bazlarysa getikleri yollarda clz da olsa kalc izler brakr ki daha sonra ayn uyanm bundan biraz farkl yollar tekrar uyarabilsin.

Bir bilim insan ayn olay bu ekilde, yani birinci paragrafta tasvir edilen "ieriden gr"tekinden daha aklayc olduu sylenebilecek bir ekilde byle izah ederdi. Ama btn o keskin grsne ramen bu izah ekli tam da birinci izahta bize son derece gerek gelen deneyim niteliklerini dlar. "Beyinde gerekleen belli olaylar" dan yola karak o zengin deneyim eitliliini, odun dumann, gkkuan meydana getirmek iin ne tr bir simya gerektii konusunda bize bir ey sylemez.

GR

23

Bu ki eskizin neden olduu ikilem hareket noktamz oluturuyor. Biri zihnimizin iinden neler getiini tarif ediyor, dieri beynimizin iinde neler olup bittiini. kisi de hayatmzla ilgili hakikatin hayati ynlerini yakalyor gibidir, ama bu ki olay zinciri arasndaki iliki son derece akl kartrcdr. ok fazla kayba uramadan bu tasvirlerden birinden vazgeebilir miyiz? Derdimizi daha iyi anlatmak iin her ikisine de ihtiyacmz olduunu grrsek, onlar uzlatrmamz mmkn mdr?

Dejavu Bu iki eskiz, deneyimlerimizi tarif ederken kullandmz ki tasvir biimini rnekler: Birinci tekil ahs azndan, "ieriden" tasviri ve beyinle ilgili bilimsel almalar eklinde "dardan" tasviri. kinci tasvir, yani bilimsel izah son derece genel ve soyuttur. Bu izah, beyin iindeki olaylarla deneyimlerimiz arasnda gevek bir iki olsa da, hissetmenin daha ince nanslarnn fiziksel bir temele sahip olduunun asla gsterilemeyecei izlenimi yaratabilir sizde. nmzdeki blmlerde bunu sorgulayacaz. Bu fikirlerin yerli yerine oturmasna yardmc olmas asndan bir rnek vereyim. Klinikte alan bir nrolog birka haftada bir, karlat bir hastayla una benzer bir konuma yaar: "Nbetler nasl, tarif eder misiniz?" "Tarif etmesi ok zor. Her an olabiliyor. Kendimi tuhaf hissediyorum, ryada gibi. Orada deilmiim gibi, gerek deilmiim gibi. Daha nce hi byle hissettiim olmamt." "Baka?" "Korkutuyor beni. ok tuhaf bir duygu." "Etrafnzda neler olup bittiinin farknda oluyor musunuz?" "Her eyin farkndaym. Ama her eyden feci uzaktaymm gibi hissediyorum kendimi." "Ayn olaylar daha nce de yaadnza dair eyler hissettiiniz hi oldu mu?" "Nereden biliyorsunuz? Evet, yle hissettiim ok oldu, keke daha nce syleseydim size bunu. Biri bana bir ey syleyecei zaman onun ne syleyeceini nceden biliyormuum gibi hissediyo-

24

BLN, KULLANIM KILAVUZU rum. Televizyon seyrederken sonraki grntnn ne olacan biliyorum. Nasl biliyorum, bilmiyorum. Sanki hatrlyormuum gibi, ama yle bildiimiz gibi bir hatrlama deil bu, derine iliyor sanki. Buna engel olamyorum. Tanmadm eyler de tandk geliyor bana." "Sonra ne oluyor?" "O durumdan kurtuluveriyorum sonra ve gn boyu kendimi yorgun, kederli hissediyorum. Veya genellikle yle hissediyorum diyeyim. Doktora gitmeye ancak bayldktan sonra karar verdim, yani baylm olmalym; kendime geldiimde vcudumun yans koltukta, yars yerdeydi. Be dakika baygn kalm olmalym."

Pratikte bu tarif, beynin akak Iobunda (tempora lob) ortaya kan epilepsi nbetlerinin adeta tipik bir tandr. Ksmen hatrlanan, ama bir ekilde derinlerde bir eylere dokunan bir annn tekrarlanmas ile youn, ama tarif edilemez bir tanidklk duygusunun dile getirilmesi bu rahatszln dikkat ekici zelliidir. Bu tr anlar, G.K. Chesterton'n yllar sonra ilk ocukluk dnemine ait bir sahneyi hatrlaynn zelliklerini tar: "Tarif etmesi imknsz, kendine has bir sahicilik duygusu; btn dncelerimin arkasndaym gibi; eyler tiyatrosunun arka sahnesi gibi."2 Tarif edilmesi g olmasna ramen bu zgn deneyimleri hastalar artc bir biimde benzer terimlerle tarif ederek nrologlarn da ayn eyi daha nce yaadklar duygusunu hissetmelerine yol aarlar. Bu rnei setim, nk bu deneyim, hastalarn bilinlerindeki bozukluk karmak ve olaand olduunda bile, beynin iyi tanmlanm bir blgesinin ilevindeki bir bozuklua iaret eden gvenilir bir belirtidir. Nbetin nedeni vakaya gre deiiklik gsterir; kimi erken ocukluk dneminde geirilmi "havale"nin bir sonucudur, kimi de akak lobunun iindeki veya ona dandan bask yapan bir tmrn. Tekrar tekrar yaanan dejavu deneyimi sorunun yerine iaret eder, nedenine deil. Ama bu rnek, beyindeki olaylarla deneyim arasnda zannettiimizden ok daha yakn bir iliki olduunu gstermesi bakmndan yararldr.

GR

25

Hibiryer'den bakmak3 Olaylarn birinci tekil ahs azndan yaplan bir tarifini ayn olaylarla ilgili bilimsel bir tariften ayran ey nedir? Birinci tekil ahs tarifleri bir kiinin deneyimlerini bireysel bir perspektiften aktarr: Bunlar "orada olmann nasl bir ey olduunu" syler bize. znel olduklar iin bir zr borlu deildirler, olmamaldrlar da zaten: zne olmasayd aktarlacak bir ey de olmazd. Bilimsel tarif, znellii bertaraf etmek, dnyayla ilgili tekrarlanabilir, "gayri ahsi" bir tarife, her tarafsz gzlemcinin kabul edecei bir izaha ulamak iin son derece titiz bir aba harcamay gerektirir. Buna ulamak iin gsterilen aba sradan deneyim dilinden uzaklatrp genellikle dardaki insanlarn eriemedii, teknik bir szdaarna ynlendirir insan. Bu etrefillik, baarl bilimin artc br zellii tarafndan da teyit edilir: Gvenilir ngrlerde bulunduu iin bilim, dnya zerinde denetim kurma imkn salar. Byle bir bilgi, Francis Bacon'n deyiiyle, "iktidardr." Daha alicenap bir tavr taknp bu iki tarif biimi arasnda rekabet olmad sonucuna da varlabilir. kisinin amac farkldr. Birinci tekil ahs beyanlar tek bir bak asna bavururken, bilimsel beyanlar dnyann btn bak alarnda ortak olan zelliklerini soyutlar. Birinci tekil ahs beyanlar birbirimizin dnce ve duygulan ilgimizi ektii iin, bilimsel beyanlarsa fiziksel evremiz zerinde hkimiyet kurmak istediimiz iin nemlidir. Ama karlatrma kanlmazdr, zellikle de iki tarif ayn olay hakknda bambaka eyler sylyorsa. Bnyesinde barndrd kar ve pratik yararlar gz nnde bulundurulduunda galip gelenin bilim olduuna kesin gzyle baklr: Binbir zahmetle kazanlm nesnellik, aba sarf etmeden elde edilen znellie tercih edilir elbette. Nesnellie duyulan bu hayranlk anlalr bir ey. Ama bu hayranl denetim altnda bulundurmaya almann iki iyi sebebi var. Bir kere bilimsel bilgi daima geicidir: Srekli gzden geirme sreci iinde hangi inancn tutunaca, hangisinin geersiz klnaca belli deildir. Yzyl banda Oxfordlu tp doktoru Sir William

26

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Osler'n yeni mezun doktorlar uyarrken syledii gibi: "Beyler, size unu sylemek isterim ki, rendiiniz eylerin yars yanl ve o yarnn hangisi olduunu bilmiyoruz." kinci sebep daha temel ve bu kitabn ruhuna daha yakn: Bilim gayri ahsi olmasna gayri ahsidir, ama insani kkenlerini de aamaz. nsani gzlem ve insani dnceyle balar, onlarla biter. "Hibiryerden bak"a asla ulaamayz. zne olmasayd aktarlacak bir ey de olmazd fikri, birinci tekil ahs beyanlar iin ne kadar geerliyse bilim sayesinde ulalan hayli disiplinli tarif biimi iin de o kadar geerlidir.

Sonlu zihinde tekrar Temel hayalgcn btn insan algsnn yaam gc ve ana faili olarak, sonsuz BEN iindeki ebedi yaratma ediminin sonlu zihin iindeki tekrar olarak gryorum. Samuel Coleridge4 Bilincimiz yerindeyse, olaylar aktarabilecek kabiliyetteyizdir. Bilin kapasitesi, hayatmza verdiimiz deerde temel neme sahiptir. Platon, Sokrates'in "incelenmemi hayat yaamaya demez" 5 dediini aktarr. Bu sz belki tartlr, ama oumuz en azndan bilinsiz bir hayatn yaanmaya demez olduu konusunda hemfikirdir herhalde. Bilincini tmyle yitirdiine emin olunan bir insann yaamnn uzatlmas genelde emek ziyanl olarak grlr. Dier yaratklarn hayatlarna verdiimiz deerin ls de onlann bir bilince sahip olup olmadklar, ne derecede bilinli olduklanyla dorudan alakaldr. Bu konu, hayvan haklaryla ilgili tartmalarn merkezini oluturur, yapay zek tartmalarnda da sk sk gndeme gelir. Bir gn uzaydan gelen bir yaam biimiyle karlarsak, onun bilince sahip olup olmad sorusunun hemen gndeme geleceini imdiden syleyebiliriz. Bilin kapasitesi temel neme sahip olmasnn yan sra kiiseldir de: Bir znenin varlna ihtiya duyar. Dnya biz ldkten sonra da varln srdrr, ama biz lnce bir deneyim dnyas da bizimle birlikte yok olur. O pek bilinen "hayat ucuzdur, ama her ina-

GR

27

nm hayat paha biilmez deerdedir" paradoksunun temelinde de bu dnce yatar. Bilinli olmak ayn zamanda bir faaliyet iinde olmak demektir. Bu kitapta, beyinle ilgili bilimsel almalardan "hissedilen her ey daima bir organizmadaki bir eylemdir" dsturuna kadar birok ak6 lama yer alyor. Bilincin znesinden gelen aktif bir katky ierdii de tecrbeyle sabittir zaten. Ryalarmz evremizdeki dnyadan herhangi "bir uyanma ihtiya duymadan canl bir gereklik imgesi oluturabileceimizi retir bize rnein. Bilin temel neme sahip, kiisel ve aktif bir eydir o halde. Bunlarn hepsini doru kabul ediyorsak, o zaman Coleridge'in cafcafl szlerle vd bilin kapasitesinin, maddenin ve hayatn varoluuyla birlikte insan idrakinin karsndaki en zorlu konudan biri olduunu syleyebiliriz. Madde ve hayatla ilgili bilimsel sorunlarn tamamen zme kavuturulduunu hi kimse iddia edemez. Ama yirminci yzylda olaanst bir ilerleme kaydedilmitir: Atomdan enerji elde edebiliyoruz; yakn zamanlarda nsan genomunu, atalarmzdan miras aldmz yap malzememizi deitirmeyi rendik. Bilin konusunda ayn eyi syleyemeyiz: Beynin nasl deneyim oluturduu hl derin bir sr. Bir gn bu sorunun, ilkesel olarak, zlp zlmeyecei konusunda derin fikir ayrlklar var. Hatta ortada zlmesi - gereken bir sorun olup olmad konusunda bile fikir ayrlklar var. Son zamanlarda birtakm sekin bilim insanlarnn, baka sekin bilim insanlarnn varolmadndan emin olduklarn syledikleri bir fenomenle ilgili teoriler ortaya koymalar gibi tuhaf bir sonuca neden olmutur bu durum.

Bilinci tantrken Sinirbilimin (Neuroscience) kendimizi anlamamz konusunda gndeme getirdii merkezi sorun kolayca ortaya konur: Beyindeki olaylarn bilincin fiziksel temelini oluturduu dnlrse, deneyimlerimizle onlar mmkn klan beyindeki olaylar arasndaki iliki nedir? Bu soru, felsefenin kalbine giden baka konulan da gndeme getirir: Dnya ne tr eyleri ve varlklar kapsar? Onlar hak-

28

BLN, KULLANIM KILAVUZU

knda bilgiyi nasl elde ederiz? Aklamalardan ne bekliyoruz? Davranlarmz sinir sisteminin faaliyeti tarafndan belirleniyorsa, insann zgrl ve sorumluluundan geriye ne kalyor? Bu sorular dallanp budaklanarak zihinle ilgili bilimsel almalarn alanna, yani psikolojiye, oradan da beynin almasyla ilgilenen geni fizyoloji alanna kadar uzanr. Hatta geleneksel din alanna kadar uzanabilir. Bu kitabn hem mtevaz hem de byk emelleri var. Kitapta, bir yandan beyinde meydana gelen olaylarn gerekten de bilincin fiziksel temelini oluturduunu gsteren kantlarn bazlar ortaya konurken bir yandan da bu kantlarn besledii felsefi tartmalarla lgili bir giri yaplacak. Gndeme gelen sorular sadece uzmanlara braklmayacak kadar ilgin, kitab nceden bu konulara ainal olmayan okurlarn da anlayabilecei ekilde yazabilmiimdir umarm. Kitabn, bilin konusuna ilgi duyan ve kar taraf nelerin rahatsz ettiini grmekte sknt eken bilim insanlaryla felsefecileri uzlatrmaya da yardmc olacan mit ederim. Sizi sz konusu muammaya yeni bir zm getirdiime iknaya almayacam: Ortada bir sr zekice ve birbiriyle elien neri var zaten. Muammann gerek ve dndrc olduu konusunda sizi ikna etmeye niyetliyim ama. Kitabn konu edindii alan geni olduu iin oda net olmak zorunda. Bata baz terimlerin aklanmas gerekiyor. 1. Blm'de "bilin"in anlamlan, bilinle ilikili szcklerden bazlar, onlarn tarihleri ve baka dillerdeki edeer terimler irdeleniyor. Bilin karmak bir kavram: Ald darbeler sonucu sersemleyen bir boksrn bilincinin yerine gelmesi, bir yeniyetmenin kendi hareketlerinin fazlasyla bilincinde olmaktan mustarip oluu ve bir babakann halkn kendisinden bktnn bilincinde olmas, uzaktan uzaa birbiriyle ilintiliyse de, son derece farkl zihin durumlardr. Bu blm bu durumlar akla kavuturmaya, hangilerinin dnceye vaatkr yollar atn (daha dorusu herhangi birinin byle bir ey yapp yapmadn) ortaya koymaya alyor. 2. Blm, sinir sistemi aratrmalar konusunda temel niteliinde, ama geni kapsaml bir giri blm sunuyor. Bu blm, sinirbiliminin sonraki blmlerde bilin iin gerekli olacak baz alanlaryla ilgili tartmalara zemin hazrlamaktadr. Kitabn dier blm-

GR

29

leri gibi bu blm de konuya ilgi duyan herkesin anlayabilecei bir dille yazld: nceden herhangi br biyoloji bilgisine sahip olmay gerektirmiyor. "nsan algsnn ana faili"nin, yani insan beyninin gerek anlamda "canl bir g" olduu, bugne kadar insan elinden km olan karmak, ama cansz sistemlere gre ok daha olaanst bir yarat olduu temas bu blm iinde ska tekrarlanyor. Merkezi blmlerde (3-6) sinirbilim alanndan bilinle dorudan ilikili veriler sunuluyor. Kitabn bu blm, bilin kapasitesi ile bilincin ierii arasndaki geni fark zerinde duruyor. Mzik dinlemek, gzel bir yemekten veya gzel bir manzaradan haz almak son derece farkl duyum tarzlarn ierir, ama hepsi de belli, ortak bir dikkat derecesini varsayar. 3. Blm'de, bu temel bilin kapasitesinin nrolojik temeli incelenirken, 4. Blm'de baz bilin rahatszlklar zerinde duruluyor. 5. Blm'de, farkndalm ierii konusuna dnerek beynin blgeleriyle bu blgelerde gerekleen sreleri, bunlardan da zeliikle canl bir bilin trn, grme deneyimini ele alyorum. 6. Blm'de bilin ile grme yetisi arasndaki ilikiyi aydnlatan baz "doa deneyleri"ne ve insan zerinde yaplm deneylerin bazlarna yer veriliyor. Sinirbilime yapacamz gezi srasnda felsefede bizi ilgilendiren eyleri de gz nnde bulunduracaz. Bu blmler, sinir sisteminin hasara uramasnn farkmdal hasara uratp yok edeceini gsteren bir dolu veri sunuyor: Bu verilerin zihin anlaymz (zihni gayri maddi ve blnmez bir ruh eklinde kavraymz mesela) deitirebilecek ierimleri vardr. Deneyim ile beyin faaliyeti arasndaki son derece ayrntl bantlardan bazlarn gzden geireceiz. Ama bu aratrma hattnn baar kazanmas bile, beynin anatomisiyle fizyolojisi ncelenmek suretiyle deneyimi tam olarak izah etmek hi mmkn olacak mdr sorusunu sormaya iter insan. 7. Blmde ana konumuzla ilgili baka, tamamlayc bir yaklam gndeme getiriliyor. Beyin ve onun ortaya kard bilin durumlar evrimin rndr: Bu srele ilgili bir izahat "Neden bilinliyiz" sorusuna tarihsel bir cevap sunar. Bu blmde, genelde sinir sisteminin, zelde ise hominid beyninin evrimiyle ilgili olarak bilinenlerin tasviri yaplyor, hominid beyninin evriminde kltrn rol zerinde duruluyor. Bilin evrimin bir rnyse, ie yarar pratik nedenlerden dolay seilmi olmaldr: Bu blmde, bilincin bi-

30

BLN, KULLANIM KILAVUZU

zim iin neden yararl olduu eklindeki o i gcklayc soru deerlendiriliyor. Son blmlerde bir adm geri gidilerek bilinle ilgili bilimsel teoriler ve deneyim ile beyindeki faaliyetler arasmdaki ilikiyi konu alan felsefi izahatlar irdeleniyor. Kitab yazarken, farkndaln sinirsel temeline ilikin ilgin, ama ounlukla birbiriyle badamayan fikirlerin birer ikier sahneye ktn grnce 8. Blm'n zorunlu hale geldiine karar verdim. Bu tr fikirler, bilinci bilimsel olarak anlamlandrmaya ynelik, balang kabilinden, ama ilgin abalardr. 9. Blm, yamurlu bir gne dair yaplan iki tasvirin yaratt ikilemi, beynimizde olanlar ile zihnimizden geenler arasmdaki iliki bilmecesini, kitabn dier blmlerinde sunulan veriler nda enine boyuna gzden geireceimiz blm olacak. Bu blmde, gnmz felsefecilerinin bir ksmnn birbiriyle alakal u soruyla lgili fena halde atan grleri incelenecek: Bilin durumlar ile onlarla balantl sinirsel faaliyetler arasmdaki ilikinin doas nedir? Bilinli bir makinenin yapmnn nnde, ilkesel olarak, bir engel var m? Bilin ile beyinde meydana gelen olaylar arasmdaki yakn ilikinin insann zgrl ve sorumluluu konusundaki ierimleri nelerdir?

BLNCN TANITIMI

Ad Ne Olursa Olsun Gzellii Baki mi? Bilin, zbilin ve Vicdan

Bilincin genel kabul grm bir tanm yoktur. John Hodges1 "ey, doktor... hastann bilinci yerinde deil nedense!" (Kenya'da bir hastann bana gitmemi isteyen birinin szleri)

Sunu Bilin, Atlantin her iki yakasnda da bilim insanlaryla felsefeciler arasnda ok revata bir konu. "Yeniden kazanlm", "yeniden kefedilmi", "yeniden ele alnm", hatta yeniden "aklanm" durumda.2 Journal of Consciousness Studies (Bilin Aratrmalar Dergisi) adl bir dergi psikoloji, fizyoloji, anatomi, bilgi ilem, yapay zek, din ve felsefe alanlarnda alan aratrmaclarn tartmalarn ieriyor. Tucson'daki Arizona niversitesi "Bilin Bilimine Doru" balkl nemli bir bienale ev sahiplii yapyor;3 bienal iin gerekli aratrmalara mali destei Associaton for the Scientifc Study of Consciousness (Bilimsel Bilin almalar Demei) 4 salyor. Yakn zamanlarda, konuya olan ilgi akademik dergiler ve kurumlarn dna tat. Dergi ve gnlk gazetelerin editrleri, bilim ve sanat programlarnn yapmclar, hepsi de farkndahm doasyla onun beyindeki temelinin, sk sk konu edinmeye deecek derecede k balklar olduunu dnyorlar.

34

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Bilin peinde srlen izin sonunda sizi cazip bir avn beklediini dnmekle haksz saylmazsnz. Hayali bir dl iin bu kadar entelektel abay heba etmek akl kn m? Belki de yle. Bilincin izini srmek, bilimsel abalar iin allmadk bir eydir; hatta felsefecilerle bilim insanlarnn da aralannda yer ald gl bir dnr grubu byle bir aratrmaya kalkmann bile akllca bir ey olup olmadn sorgulamtr. Bu dnrler, bilin kavramnn, zerinde ciddi deerlendirmeler yaplamayacak kadar bulank 5 bir kavram olduu iddiasndadr. Onlara gre, bilin kavram zihinle ilgili gndelik dnceden, "halk psikolojis"nden kaynaklanr. Bu kirli gemii, bilimsel kullanma uygun olmamasna neden olur. Felsefecilerin bu kafa kartnci kavramn dncelerimiz zerndek etkisini gevetmek iin ellerinden gelen gayreti gstermeleri gerekir onlara baklrsa. Psikologlarsa bu kavramla hi ilgilenmeseler daha iyidir. "Bilin sorunlar" diye bir ey varsa, bu sorunlar dili tutarsz ve zensiz kullanmamzdan kaynaklanr. Bu pheler karsnda, bilincin izini srmek iin zaman ve enerji harcamadan nce tedarikli olmak art. Bilin szcyle ve onunla yakn akraba olan "zbilin" ve "vicdan" szckleriyle neyi kastettiimizi daha ak bir biimde ortaya koymaya almalyz. Bu anlam aratrmas bu blmn ana grevini oluturuyor. Dncemizi hem mmkn klmaya hem de imknsz klmaya muktedir olan dil, tarihle i iedir. ngilizcedeki birbiriyle akraba bilin szcklerinin anlamlarn terih etmeden nce, bunlarn kkenlerine bir gz atsak iyi olur. Bu blm, bilin ve z-bilincin gnmzdeki anlamlarn ncelemeye gemeden nce, "bilincin" ve onun haleflerinin balangcndan gnmzdeki kulianmlanna kadarki tarihinin izini srmektedir. Bu blmde ayrca, gnmzde bu fikirlerin ifadesi iin baka dillerde kullanlan szdaan da gzden geirilmektedir. Bilin gerekten de ilgi ekici bir konuysa eer, dnyadaki dier geveze insan dillerinde de tartlan bir konu olmal.

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

"VicdarT'n tarihi -ve kuzenleri


Szcklerin kadim, krlgan ve engin bir kudrete sahip aralar olduundan sz ederken ne yaptmzn farknda olsak iyi olur. C.S. Lewis, Studies in \Vords
6

Bilin, zbilin ve vicdan yakn akrabadr. Yzyllar iinde anlam kaymalanna urayarak i ie gemi ve birbirinin yerine kullanlr olmutur. nglizcedeki "conscience" (vicdan) szc, bu szck grubunun, "consciousness"n (bilin) atasdr. Conscience da iki Latince szckten, "biliyorum" anlamna gelen scio ile "birlikte" anlamna gelen cum (n ek olarak kullanldnda "con" halini alr) szcklerinin birlemesinden tremitir. Conscius, conscio fiilinden oluturulma bir sfattr; conscientia da onun isim halidir. Conscio Latincede, bilgi paylamak anlamnda, "u kii ya da kiilerle birlikte biliyorum ki..." demektir. Sz konusu bilgi baka bir kiiyle paylalan ve genellikle gizli sakl veya utan duyulacak bir bilgidir: nsan gizli bir i evirdii kiiyle "conscius" olurdu. On yedinci yzylda Thomas Hobbes ngilizce yazarken szcn bu anlamna dikkat ekmiti: "ki veya daha fazla kii ayn olay [yani fiili] biliyorsa, o kiilerin birbirleri karsnda o olaym bilincinde olduklar sylenir."7 Ama bakalaryla bilgi paylaabiliyorsak, kendimizle de paylaabiliriz. Bu da conscius'un ikinci anlamn gndeme getirir. Bnyan u cmleyi yazarken ne yaptnn farkndayd: "Bir sr hata yaptmn kendim de bilincindeyim." Bu iki anlam, yani insann bakalaryla bilgi paylamasiyla kendisiyle bilgi paylamas, conscio'mm "kat" anlam olarak adlandrlr. Latincede bu szcn, eride ngilizcede yanklanacak olan daha yumuatlm bir anlam da vard; conscio sadece "Biliyorum" ya da "yi biliyorum" anlamna da geliyordu. Buna gre, conscientia da bilgi, dnce veya zihin anlamna geliyordu. Bu anlamn de ngilizceye "conscience" olarak, conscientia'nm ilk edeeri olarak girmitir. Latincede conscientia aslen

, 36

BLN, KULLANIM KILAVUZU

olaylarn tan anlamndayd; bu kii dsal olaylar (iki ibirlikinin paylat bir sun) anlatan biri de olabilirdi, zihninden geenleri aktaran biri de. Ama meydana gelen eylerle ilgili bilgimiz ile bu eylerin doru ve yanl ynleriyle ilgili grlerimiz birbiriyle yakndan ilikilidir, ki bu da ngilizcedeki "conscience"n (vicdan) anlamnn tanktan yasa yapcya, su mahallinden haber aktarandan olay yasa d lan eden veya knayan yasa koyucuya doru genilemesini anlalr klar. Jeremy Taylor, "Tanr bizi ikamesi, yani vicdanmz araclyla ynetir," diye yazar; Milton, "Hakemim vicdan," der. Bu yeni kullanm yerletikten sonra "vicdanl olmak", vicdan temiz olmak, vicdannda prz bulunmamak, ayplanacak bir eyine tank olunmam veya ahlaki konularda yargsna gvenilecek biri olmak anlamna gelmeye balamtr. "Conscious" (bilinli) ve "consciousness" (bilin) szckleri ngilizcede on yedinci yzyln balarnda grlmeye balamtr. nceleri her iki szck de kat haliyle kullanlyordu; 1744'te bile szck Pope tarafndan bu haliyle kullanlmt: "Namuslu akl namussuz kiide bulunmaz: Bu akim bozulmas iin ortada bir su veya bilin (consciousness) olmaldr." Ama yllar iinde szcn bu anlam yumuam, biriyle paylalan veya sululuk hissi veren bilgi armn tedricen kaybederek, her eyden nce uyanklk durumuna atfta bulunmaya balam: "Uyku halinin, ryasz uykunun, baygnln, hissizliin kart olarak bilin."8 Yine de szcn eski anlamlar varln srdrm, yeni anlamn enilendirmitir: "nsan bilinci"nden sz ederken conscientia'a ikin olan o "paylama" anlamnn uzaktan uzaa yanksn duyarz hl; John Locke on yedinci yzylda, ruhun "kendi alglamalarnn bilincinde olmas gerektii"ni yazarken kulland "conscious" szcnde insann kendisiyle veya bakasyla paylat bilgi eklindeki yananlam ok canl biimde kendini hissettirir. "Self-conscious" (kendi bilincinde olma) veya "self-consciousness" (zbilin) szckleri on yedinci yzylda, consciousness (bilin) szcnden hemen sonra ortaya km. elf (z, kendi) neki, szcn anlam zerinde, duruma gre deien bir etki yaratm gibidir. Bazen ok da bir etkisi olmuyordu: "En byk alakln zbilnci"ndeki (1675) zbilin, sz edilen alakla maalesef bulaldm belli belirsiz ima eden bilinten bakas deil aslmda.

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

37

Ama Locke'un da dahil olduu baz dnrler zbilin szcn, insann kendi kimliinin, eylemlerinin ve dncelerinin bilincinde olmas anlamnda kullanmtr. Oxford English Dictionary'e yer alan ve "kiinin, bakalarnn gzlem nesnesi olduunu zannedecek kadar benmerkezci oluu" eklindeki zbilin tarifi on dokuzuncu yzyla kadar grlmez; Cariyle u deyiinde bu anlam ok gzel yakalamtr: "zbilinli, yani dnyann kendisine baktnn bilincinde olarak" ngilizcede bugnk kullanmlarn amlarken bu szcklerin tarihlerini aklmzn bir kesinde tutsak iyi olur.

"... derken neyi kastediyorsunuz?" Bilin '

Gnlk ngilizcede "bilin" derken ne kastediyoruz? Soyut isimleri aklama giriimleri biraz netamelidir. "Biln"e balklama dalmaktan ziyade daha selim olan sfat halini zmeye almakla ie balayalm ve birinin "bilincinin yerinde" olduunu sylerken ne kastettiimiz sorusunu soralm. "Uyank" anlamnda "bilinli" Birinin bilincinin yerinde olduunu sylerken genellikle o kiinin uyank olduunu kastederiz, yani, uyumadn, baygn, komada, krktk sarho, anestezinin etkisi altnda veya hipnoz altnda olmadn. Bunu sylerken sz konusu kiinin bilin "dzeyi"ne veya "dururmTna atfta bulunuruz. Bu anlamda, bilincin zayflamasndan, gszlemesinden, gerilemesinden ve yerine gelmesinden sz ederiz; bilin yitirilebilir, bask altnda olabilir, tekrar kazanlabilir. Acil servislerde ve hastane koularnda bu anlamdaki "bilin" szc her gn kullanlr. Bu anlam en ok "uyank", "kendinde" gibi szcklerde ifade bulur. Nrologlarn tedavi edip aratrd "bilin rahatszlklar" ile 4. Blm'de szn edeceimiz "nbetler, baylmalar ve tuhaf haller" szcn bu anlamyla ilgilidir. "Bilin" szcnn bu kullanm daha ak, nispeten daha az

38

BLN, KULLANIM KILAVUZU

tartmaldr. Szcn bu anlamyla, genellikle bakalarnn bilinli olup olmadn iyi muhakeme ettiimizi syleyebiliriz. Nesnel kriterlere bavururuz: Konuabiliyor mu, konuabiliyorsa syledikleri anlaml m? Zaman ve meknm farknda m? Gzleri ak m? Ak deilse, ona bir eyler sylediimizde alyor mu? Kendiliinden ve isteyerek hareket ediyor mu veya en azndan kendisinden hareket etmesini istediimizde bu istei yerine getirebiliyor mu? Btn bu sorularn cevab olumluysa, o kiinin bilincinin yerinde olduundan, evresine kusursuz tepki verdiinden hi phemiz kalmaz. Bu tr kriterlere bakarak ounlukla uyanklk durumuyla deneyim kapasitesini edeer kabul ederiz. Ama byle yaptmzda zaman zaman hataya deriz. e yarar olsa da bu kriterler bir kiinin bilin durumu hakknda aslen renmek stediimiz eyi bize her zaman sylemezler. Bu kriterlerin hibiri karlanmasa da insann bilinci yerinde olabilir; o zaman hepsi karlandnda bile insann bilincinin yerinde olmayabileceini de gz nnde bulundurmamz icap eder. Kas geveticilerin etkisiyle ameliyat srasnda paralize olan hastalar, ilk durumun tatsz bir rneini oluturur. Anestezi bilinci iptal edecek yeterlikte olmadnda, hastalar ameliyat srasnda olup bitenlerin farknda olduklarna dair herhangi bir belirti gstermeseler (gsteremeseler) de sonrasnda ameliyatla ilgili ayrntl eyier anlatabilirler. Bu tr dehet verici durumlara 4. Blm'de tekrar dneceiz. Yakn zamanlarda felsefeciler, yukarda sz edilen ikinci durumun, yani aksini gsteren btn belirtilere ramen (mesela, sizinle hararetli bir sohbete katlabilmesine ramen) karnzdaki kiinin bilinsiz olabilmesi durumunun aknln yaadlar: Bu acayip "zombiler"le 9. Blm'de tekrar karlaacaz. Bu trden rnekler, "blin"in anlalmas daha zor, ok daha tartmal ikinci anlamna gtrr bizi.

"Farknda" anlamnda "bilinli" Birinin bu ikinci anlamda bilinli olduunu sylediimizde, o kiinin bir deneyim yaamakta olduunu ima ederiz. O belirli anda o kii "olmann nasl bir ey olduunu hissettirecek bir eyler" olduunu ima ederiz, halbuki bir ta olmann, ryasz bir uykuda olma9 nn nasl bir ey olduunu hissettirecek hibir ey yoktur. Bilincin

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

39

ieriini versin diye bu kullanmda genellikle "-in" ekini kullanrz. rnein, u son birka dakikadr uzaklardaki bir traktrn kard pat pat seslerinin, alt katta birilerinin bir ocua yksek sesle hikye okuduunun, yazarken parmaklarmn bilgisayarn tularnda kard seslerin, dzst bilgisayarmn ekrannda ekillenen cmlelenn, koltuumda ne doru eilirken belimde beliren hafif annin bilincinde olduumu syleyebilirim. Bu anlamda kullanlan bilin szcnn "ierikleri" duyusal veya algsaldr. Bedensel duyum silsilesini, szlamalar, gdklanmalar, kanmalar, arlar, aclan ve be duyunun getirdii (grdmz, iittiimiz, tattmz, kokladmz, dokunduumuz) her eyi kapsar. Bilin ierikleri genelde zengin bir dokuya sahiptir. Az nce tarif ettiim ksa "bilin ak" kesitinde olduu gibi an be an yaadmz deneyimler, kendileri bilind olan sreler tarafndan aba sarf edilmeden sunulan anlam ve duygularla doludur. Deneyimler, bellek tarafndan snflandrlp yorumlanm, duyguyla yklenmi, bir eylem srecine btnlenmi olarak gelir. rnein, belleimin bir bileeni hi sormaya gerek kalmadan, dardan kulama gelen bouk pat pat sesinin bir ziraat aracna ait olduu bilgisini geer bana; yoldan geen ve (bana) tatilleri, tara gezilerini hatrlatan traktrn sesi, dinlenme duygumu glendirir, iin iine bel armn da girmesiyle bu duygu alrken yaadm deneyimin bir paras haline gelerek dncelerimi szcklere dkme yolunda sarf ettiim ksmen yldrc ksmen de ho abann arka plann oluturur. Duyum, an, duygu ve eylemin birbirleriyle etkileimleri sradan deneyimin temelini oluturur. Amerikal biyolog Gerald Edelman'n yerinde ifadesiyle, "hatrlanan bir imdide" 10 (bir gzmzle de gelecee bakarak) yaarz. William James'in dile getirdii, bilincin ikinci anlamn (ki "alg deneyiminin halihazrdaki ierii" olarak tarif edebiliriz bunu) kullanarak ie yarar genellemelerde bulunabileceimiz grn birok yazar paylamtr.11 Bu anlamdaki bilin birka saniyeyi bulabilen ksa sreler iin sabittir, ama zaman iinde deime zellii tar; bir n ve arka plan, snrl bir kapasitesi vardr ve seicidir, ama dikkatimizi u veya bu hedefe ynelterek, bilincin odan dncelerimizin n plannda yer alan bir eyden arka plannda yer alan bir eye evirerek onun snrl kaynaklarn sonuna kadar kul-

40

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lanabiliriz; duyularmzn her birinin ve dnce, duygu, an, hayalgc, dil ve eylem planlamas dahil btn nemli psikolojik srelerimizin muhtemel katklar sayesinde saysz ierik eitliliine sahiptir; ieriklerinin hepsi birleiktir, bellein imdinin bilincini gemiin bilinciyle birletirmemize olanak tanmas anlamnda ise zaman iinde sreklilik arz eder; genellikle szcn felsefedeki anlamyla "ynelimsel"dir, yani, dnyadaki eylerin una veya buna ynelik bilincidir; kanlmaz olarak snrl bir-bak asna sahip bir zne ierdii iin kiiseldir ve bak amzla belirlenen perspektif tarafndan koulland iin "yanl"dr. Bilincin deiken, kiisel, yanl bir doaya sahip olmas, bakalarnn "bilincinde olduu" eyi paylamak konusunda, onlarn bilinli olup olmad konusunda muhakeme yrttmz zamankine gre kendimize ok daha az gvendiimiz anlamna gelir. Normalde bakalarnn dnyay genel olarak bizimkine yakn bir biimde algladn varsaysak da, ya, cinsiyet, kltr farkllklarnn, kiisel gemiin, eitim gemiinin tmnn deneyimlerinin niteliini etkilediini kabul ederiz. Yamz aldka, bir evreyi tandka, bir ile ili dl olduka veya bir dili rendike perspektifimizin deimesi, sabit bir durumla ilgili deneyimin kendi iimizde meydana gelen deiiklikler tarafndan dntrlebilecei konusunda bize bir fikir verir. Bu gndelik dnmler hakknda bildiimiz birtakm eyler, tam anlamyla yeniden yakalayamayacamz veya paylaamayacamz insani deneyim biimleri olabileceini gsterir bize: Dil renmenin eiine gelmi 18 aylk bir ocuun veya Helen Keller gibi doutan kr ve sar olan birinin bilinci gibi rnein. Bu tr insan deneyimleri bile imgelem gcmzn snrlarn zorluyorsa eer, bizim hi sahip olmadmz duyulara sahip hayvanlarn alg dnyalar hakknda ne bilebiliriz? Yarasalar bizimkinden ok daha kk olsa da bizimkini andran beyinlere sahip memelilerdir rnein. oumuz bizim dmzdaki memelilerin bir eit bilince sahip olduunu dnr sezgisel olarak. (Bu nkabuln hakl olup olmad zerinde daha sonra duracaz.) Bu doruysa, dier memeliler gibi yarasalar da evrelerindeki dnyayla ilgili birtakm alg deneyimlerine sahiptir. Ama onlarn evreyle ilgili izlenimleri bizimki gibi grsel deildir, ekoiokas-

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

41

yonla oluturulur; yani ses yanklaryla "iitsel bir imge" meydana getirilerek. O halde yarasa olmak nasl bir eydir? Bu soruyla ilk karlaan kiilerin ou, bu hayvanlarn muhtemelen dnyayla ilgili bir deneyime sahip olduklar, ama bunun bizimkinden son derece (belki de anlalmaz derecede) farkl bir deneyim olmas ge12 rektiini duyunca ok arr. "Bilinli" szcnn bu ikinci anlamnn gndelik dile hi de uygun olmad itiraznda bulunmak isteyebilirsiniz. lk anlamnda (uyank anlamndaki bilinli) hi sorun yok. Hastann bu anlamda bilincinin yerinde olup olmadna hemirelerle doktorlar, hastann arkadalaryla akrabalar fazlasyla dikkat ederler, de sradan konumalarda "alg deneyiminin halihazrdaki ierii" anlamndaki bilinten ne sklkla sz ederiz? "Sradan dil" kisvesi altnda belirsiz bir teknik terimi zorla araya sokuturmaya alyorumdur belki de. Bu itirazda hakl bir yan var, ama bu ikinci anlamdan, birincisi kadar pratik balamlarda olmasa da, faydalanrz aslmda. "Bilin ak" terimini Virginia Woolf veya William Faulkner'n yapt gibi, doal dnce ve deneyim akn edebi anlat alannda iletme giriimiyle ilntilendirerek kullandm mesela biraz nce. nsani deneyimlerin toplamna atfta bulunarak ve ayrc zelliklerine antrmada bulunarak "insan bilinci"nden sz edebiliyoruz. "Mutlu bir bilinten mutsuz bir bilince gei"ten bahseder mesela George Eliot. Konuma dilinde de alg deneyimlerinin "bilincinde olmak"tan ("Uyandmda alak, tuhaf bir gurlama sesi fark ettim..."*) sz ederiz hl - geri bunu, Gilbert Ryle'n gzlemledii gibi, "idrakle ilgili hatr saylr derecede bir belirsizlie, dolaysyla anlalmazla iaret etmek" iin yaparz ounlukla; bir deneyimin bariz olmasna ramen hl ak bir kimlikten yoksun olduu bu durum alglama srecinde rahatsz edici bir safhadr. Bir terimi konuma dilinde kullanyor olmamz, onun felsef incelemeden sa kmasn garantilemez. Daha sonra da greceimiz gibi, psikolojik aratrmalarn veya nrolojik hastalklarn yaratt (bazen gndelik hayatta da grlen) ve bir nesnenin bilinli olarak deneyimlenip deneyimlenmedini sylemekte zorlandmz veya
* Trkede "bilincine varmak" bu ekilde kullanlmad iin verilen rnekte "bilincinde olmak" deil "fark etmek" dedik, (.n.)

42

BLN, KULLANIM KILAVUZU

syleyemediimiz durumlar var. Bu tr rnekler sradan bilin kavrammz zorlar. Bilinle, zellikle de ikinci anlamdaki bilinle ilgili naif inanlarmzn bazlar, sahte felsefi sorunlar yaratan bir kafa karklnn rn olabilir pekl. Ama szcn bu anlam ("alg deneyiminin halihazrdaki erii" veya "eylerin imdi bana grnd hali") bu kitabn ana amalarndan ikincisini temsil edecek kadar tandk ve gl. Kitabn ana amalan, bilincin buraya kadar kabaca tarif edilen anlamlarnn (bilincin birinci, yani uyanklk durumunu kasteden anlam ile ikinci, yani uyanklk durumunun izin verdii alg deneyiminin kastedildii anlamnn) bilim ve felsefedeki yerini aratrmaktr. "Zihin" olarak "bilin" "Bilinli" szcnn bu anlam, anlam iinde en yaygn, en kapsaml olandr. Bilebileceimiz, dnebileceimiz, kastedebileceimiz, niyet edebileceimiz, mit edebieceimiz, isteyebileceimiz, hatrlayabileceimiz veya inanabileceimiz her eyi kapsar. Bu anlamda "bilincinde olmak", durumun u veya bu olduunu teyit etmektir. Szcn ilk iki anlam imdiki davran ve deneyimlerimizle ilgiliyken, bu nc anlamdaki "bilinli" szc her trl meseleyle olan tanklmz ifade etmek iin kullanlabilir: "Yarn gitme planlan yaptnzn", "hkmetin poplaritesinin daha da azaldnn", "sylediiniz eyleri aslnda kastetmediinizin" bilincindeyimdir. Bu tr cmlelerle bir eylerin "bilincinde olduumuzu" vurgularken, ounlukla o eyleri dikkatle deerlendirdiimizi, zihnimizde evirip evirdiimizi (deyim yerindeyse, o eylerin bilgisini kendimizle tamamyla paylatmz) vurgulamak isteriz. Bu nc anlamda, bilincin alam zihnin alandr: Zihnimizden geen her ey konusunda bilinli olduumuzu syleyebiliriz. Szcn bu kullanm tarihiyle uyum iindedir, ama bilimsel almalara fazla geni bir hedef sunar. Cebir ilemleriyle uramak, bir kediye bakmak, bir yerden yakn bir zamanda aynlma niyeti beslemek birbirinden yle ayn eylerdir ki, hepsinin "bilincinde olunabilecek" (nc anlamda yani) eyler olmalanndan hareketle bunlarda ortak, zellikler aramak beyhude bir abadr. Son yllarda bilim insanlaryla felsefecilerde heyecan uyandran "bilincin" bu anlamdaki bilinle

''",'

.'

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

43

pek alakas yoktur: Aslnda, uyanklk durumunun sinirsel temeliyle deneyimlerimizin ierii konusunda gn getike daha fazla ey anlamaya balamamzdr onlar bylesine heyecanlandran. Sras gelmiken, bu anlamdaki "bilin" szcnn en sk ve en doal kullanmnn niyet ve amalarmz ierdiini belirtelim: "Durumay etkilemek ynnde bilinli bir giriim"den, "bilinli olarak ncekine oranla daha fazla aratrma yapma amac"ndan, "leri bilinli bir biimde hale yola koyma arzusu"ndan sz ederiz. Bu doal kullanm, bilinle irade arasndaki, yani steme edimi veya onun sonucu olan kastl eylem arasndaki nemli bir balantya iaret eder. stemli veya gnll eylemler, bilincinde olduumuz ve (genellikle) kabule hazr olduumuz amalan olan eylemlerdir. Dolaysyla, nc anlamyla bilin, algyla eylemi, algladmz olaylarla kendi yarattmz olaylar birletirir. Bunlarn aralarndaki yakn liki bu kitabn ska tekrarlanan temalarndan birini oluturmaktadr.

Kendinin bilincinde olmak, zbilin* Kendi kendime arptm; kendimden nefret ediyorum; kendime yeterim; kendimi eskisi gibi hissediyorum; bencilim; kendimi aalamaktan baka bir ey deildi yaptm; kendimi tutamadm.... Kendilik/benlik... demek bedenim, kiiliim, eylemlerim, yeterliliim, devamllm, ihtiyalarm, eylemliliim ve znel alanm demektir... kendilik/benlik iaret etmenin bir yoludur...13 R. Schafer, Sef-Awareness in Animals and Humansu "Self-conscious"u (kendinin bilincinde olma) bir "kendi"nin yani yan tz, yan hayalet, belli belirsiz tandk bir eyin bilincinde olmakia bir tutmak gibi doal bir eilim vardr. Aslnda, "kendinin bi* Bu altblmde "self-consciousness" szcnn ngilizceye has dz ve yan anlamlar zerinde duruluyor ve Trkedeki hibir szck ya da tamlamayla bu anlamlarn btnn ifade etmeye imkn yok. O yzden yer yer Trkeyi zorlamak, "kendinin bilincinde" ya da "zbilin" tabirlerini Trkede pek allmadk biimlerde kullanmak zorunda kaldm, ama bylesi zorlamalar yaptmda Trkede normalde kullandmz tabir ya da szc de kesme iareti ile vermeye altm yer yer. (.n.)

44

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lininde" olmay tpk "bilincinde olmak"ta yaptmz gibi ok eitli ekillerde kullanrz. Bu kullanmlardan bazlar, primat akrabalarmz arasnda zbilincin varln ve bunun evrim tarihi iin ne gibi sonular dourduunu ve insann ocukluk dneminde ortaya kn inceleyen gnmz bilimsel aratrmalarnn odak noktasn oluturur. Bu aratrmalar ilgi ekici igrler ortaya karm, kendimizi bilmeyle ilgili bilgimizde gerek anlamda bir ilerleme kaydederek zbilin kavramn akla kavuturmamza yardmc olmutur.

"Beceriksiz, utangala meyilli" anlamnda "kendinin bilincinde" Oradaki perilerin bazlar yzlerinin ok fazla bilincindedir/yzlerinden ok mahcup olurlar... Alexander Pope, The Rape ofthe Lock
15

Birinin szcn bu en deyimsel anlamyla "kendinin bilincinde" olduunu sylemek, o kiinin bakalarnn karsnda elinin ayann dolandn belirtmektir: "O bana bakarken ylesine kendimin bilincindeydim ki/mahcup oldum ki doal davranmamaya baladm..." lgin bir ekilde bu utangalk, bakalarnn dikkatlerinin zerimize evrilmesine kar gsterdiimiz an duyarllktan kaynaklanr. Baka bir deyile, bakalarnn bizi fark ettiklerinin ar derecede farknda olduumuzda kendimizin bilincinde oluruz/ utangalarz! Nitekim "zbilincin" bu bildik anlamnn insann kendinin bilincinde olmasyla bakalarnn bilincinde olmas arasnda bir balant olduunu ima eden sofistike bir anlama brnd grlr; ileride de greceimiz gibi, bu balant gayet yerindedir.

"Kendini kefetmek" anlamnda "kendinin bilincinde olmak" Kendinin bilincinde olmann bu ikinci anlam nceki kadar deyimsel deildir, ama kendinin bilincinde olmak dediimizde neyi kastetmi olabileceimiz zerinde biraz dnnce akla bu anlam gelir. imizde veya zerimizde birtakm duyumlar oluur. Elimin zerinde bir uur bcei yrrken hissettiklerim belli bir "zbilin"

ADI NE OLURSA OLSUN GZELLE BAK M?

4S

ierir: Derimin zerinde bir eylerin kprdadnn bilincini. Keza, eylemlerimin de farkndaymdr, bazen ceza ve dllerle bunlar deitirmeyi de renebilirim: Yaptnz eylerin bilincinde olmak, ayn zamanda belli bir "zbilinci" de ierir. Ne var ki, dar bir anlamdr bu. Bilincin ikinci anlamndan, halihazrdaki algsal farkndalmzdan pek fark yok gibidir; ama farkndaln sz konusu yaratk tarafndan meydana getirilen veya o yarat dorudan etkileyen olaylara ynelik olduu vurgulanr burada. Hayvanlarn, hatta en alt trlerin bile, byle bir zbilince sahip olduklarna dair kantlar vardr. rnein, sanlar belli bir sinyale, en son ne yaptklarna bal olarak deien tepkiler vermeye altnlabilir: Yzlerini temizlerken bir sinyal verildiinde bir manivelaya, aha kalktklar srada sinyal verildiinde de baka bir manive16 laya basmay renebilirler rnein. Hayvanlarn yakn zamanda yaptklar eyleri hafzalarna kaydedip hatrlayabildikleri sylenebilir. Yakn evrelerinde ksa zaman nce meydana gelmi duyumlar hafzalarna kaydedip hatrlayabildiklerine de phe yok. Bu kabiliyetler insanlarda da hayvanlarda da elzemdir, ama bunlar dar anlamda bir zbilin ierseler de, "ben fikri" olarak tarif edilmi eye ihtiya duymazlar. Kendinin bilincinde olmann nc anlam, bir benlik/kendilik kavramnn ortaya km ima eder. "Kendini tanmak" anlamnda "kendinin bilincinde olmak" Ne zaman aynada kendimi yakalasam... ideal, kurgusal veya hayali bene gider aklm. Merleau-Ponty17 "Yo baba, kendim yapsn." Flora, iki yandayken, ona yardm etmeye altm zaman syledii ey 1970'te Gordon Gallup adl Amerikal bir psikolog, hem insan psikolojisi alannda hem de hayvan psikolojisi alannda alan aratrmaclarn lgisini eken bir makale yaymlad.18 Gallup primatlar, yani prosimianlar (lemurlar gibi), kuyruklu ve kuyruksuz maymun-

4B

BLN, KULLANIM KILAVUZU

larla insanlar kapsayan memeliler "snf" zerinde almaktadr. almalar srasnda, primatlarn aynadaki yansmalardan neler anladklar veya neler renebilecekleri konusu Gallup'un ilgisini ekmi.. nlerine ayna konduunda empanzelerin kendi grntlerine kafeslerine girmi bir davetsiz misafir muamelesi yaptklarn fark etmi. Ama yaadktan bu ilk yanl anlamadan sonra empanzeler, aynadaki grntnn aslnda kendi grntleri olduunu ok abuk renmiler. Onlarn bu alglama yetileri bizi fazla artmasn: empanzeler bizim gibi primat snfnn "st aile"sine mensuptur ve yaayan akrabalarmz arasnda bize en yakn olanlardr. Ama kendini tanma kapasitesine her primat sahip deildir: Gallup, beyinleri empanzelerinkinden ok daha kk olan kuyruksuz maymunlarn, defalarca (toplam olarak binlerce saat) ayna nne getirilmelerine ramen, aynalarn onlara kendi yansmalarn gsterdiini renemediklerini de gzlemlemi. Gallup, bu gzlemlerin ardndan basit, ama etkili bir deney yapm. Genel anestezi uygulandktan sonra empanzelerle kuyruksuz maymunlarn zerine ancak aynaya baktklarnda grebilecekleri iaretler izmi. Kullanlan boyann tahri edici olmamasna, koku iermemesine byk bir zen gsterilmi. zerlerindeki ekillere dikkat ekmesinler diye dierleri kafesten karlm ve anestezinin etkisinden kurtulduktan sonra hayvanlarn nne ayna konmu. empanzeler aynann yardmyla zerlerindeki ekilleri hemen fark etmi, sonra bunlar dikkatle incelemiler. Kuyruksuz maymunlarsa aynaya ihtiya duymadan grebildikleri benzer ekillere dikkat kesilmelerine ramen bunu asla yapmamlar. Bu sonu ondan sonra da sk sk teyit edilmi, deney baka birok hayvana daha uygulanmtr, insann aynadaki grntsnn kendi yansmas olduunu fark etme yeteneine orangutanlar kesinlikle, goriller de muhtemelen sahiptir. Kuyruksuz maymunlar, aynalarn baka trl gremedikleri eyleri kendilerine gsterdiini renebiliyoriarsa da, aynada kendilerine baktklarn renmekten aciz gibidirler. Bu "ayna davranlar" eitlemesi, iki Amerikal psikolog tarafndan, Walt Disney'in de yardmyla ok gzel tasvir edilmitir.19 Disney'in 1958 tarihli V/innie the Pooh filminde Tigger, Ay Pooh'ya alml alml, "Benim bir eim daha yok!" der. Pooh onun

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

47

aynadaki yansmasna iaret ederek Tgger'e, "Madem yok bu ne?" diye sorar. Tigger aynadaki yansmann sahtekr olduuna karar verir ve onu oradan kovmak iin hamle yapar, ama onun da ayn ekilde hamle yaptn grnce yle korkar ki yatan altna snr. Pooh ise aynadaki grntlerin doasn daha iyi kavramtr. Arkasndaki sk dikmek iin aynadaki grntsnden yararlanr. Ama skn diktikten sonra aynaya dnp de teekkr edince, ayna imgelerinin doasn ne derecede kavrad phe gtrr hale gelir. irkin rdek bir adm daha ileridedir bu konuda: Gln durgun suyu zerinde yansmasn grnce "yzn miskin miskin 1 seyirciye dner ve 'bu benim dercesine kendini iaret eder." Bu benzetmede Tigger ile Pooh, kuyruksuz maymunlarn ayna konusundaki anlama yetilerinin iki ynn tasvir eder: Pooh gibi aynalardan yararlanabilirler, ama aynadaki yansmalarn, Tigger gibi, tehdit ve teekkr edilebilecek bamsz failler olarak kabul ederler. Buna karlk irkin rdek, tpk empanzeler gibi, aynay incelerken kendini incelediinin farkndadr. "Aynada kendini tanmak" karlatrmal psikoloji alannda aratrma yapanlara engin bir konu salamtr salamasna, ama aynada kendilerini tanma yetenekleri empanzelerin insanlardaki "kendinin farknda olma" yeteneine tam anlamyla sahip olduklarn gsterir mi? Bu soruya ancak soruyla cevap verilebilir: "Hayvann aynada grd, srekli olduunu, varlnn srdn, ama sonlu olduunu bilen... dier benliklere gre onu benzersiz, ama ayn zamanda onlarla psikolojik adan ortak klan bir benlik midir?" yoksa "kendi zihinsel hayatna ilikin ok da fazla bir kavraya sahip olmadan... aynada kendi bedenini mi fark ediyordur" yalnzca? 20 empanzenin kuyruksuz maymundan farkl olarak gereklik kavrayna "kendini" (bedenini) dahil edecek kadar geni bir zihin dnyasna sahip olduundan emin olabiliriz en azndan. Byle bir kendilik/benlik-temsili snrl olabilir, ama daha sonra da greceimiz gibi, insana zg bir kendinin farknda olma eidine doru atlan nemli bir admdr bu. Oysa kuyruksuz maymunlarn ikinci anlamda "kendilerinin bilincinde" olduklar phesizse de, dnyann ierii listesine kendilerini pek dahil etmiyor gibidirler. Aynada kendini tanmann nemi en iyi ocuklar zerinde yaplan aratrmalarda kendini belli eder. empanzeler iki ile yalan

48

BLN, KULLANIM KILAVUZU

arasnda aynada kendini tanma belirtileri gsterir. nsanlarsa bu konuda daha hzldr; Gallup'un iaret deneyine benzer testlerde 18 aylk ocuklar baarl olabilmektedir. 21 Bu baary mjdeleyen baz ilgin nbelirtiler vardr. Bir yan biraz altndaki ocuklar kendi yansmalarna baktklarnda rahatsz olduklanna dair emareler gsterirler. Yaklak ayn yalarda blk prk taklit oyunlarna balarlar; bu oyunlar onlarn bakalarnn ilgi nesnesi olarak kendilerinin farknda olduklarn gsterir daha ok (kzm bir yandayken bir keresinde, yznde bir glmsemeyle ksrm taklit etti; bu yz ifadesiyle yapt eyin aka olduunu bildiimi bildiim sylemeye alyor gibiydi bana: "Taklidin taklit olduunu fark ettii" iin bu davran basit taklidin tesinde bir eydi). 15 ayla ulatklarnda ocuklar, bakalarnn onlar taklit ettiini fark ediyor gibidirler. 18 aylk civarndayken aynada kendilerini tam anlamyla tanmaya baladktan hemen sonra kaydettikleri birtakm gelimeler bir "ben fikri"nin ilk tomurcuklanmalarna iaret eder: Birinci tekil ahs zamirine vakf olurlar, daha karmak taklit oyunlar oynamaya ve oynadklar oyunlarda rol deitirmeye balarlar. Yava yava kendilerini sslemeye balarlar. ki yandaki bir ocuun, teknik olarak "olumsuzculuk" diye tabir edilen inatl kefediiyle, daha ho karlanan bu dier gelimelerin ayn zamanlara rastlamas hi de rastlant olmasa gerek. Bir ben fikri kazanmann duygular ve ilikilerle ilgili ek erimleri vardr, ikinci dereceden (veya kendi kendini deerlendirmeye ynelik) dye tarif edilmi olan duygulara yardmc olur.22 Nee, fke, znt, ilgi, irenme ve korku gibi birinci dereceden duygular herhangi bir benlik-temsilini veya kendini deerlendirmeyi ngerektirmez. Oysa, mahcubiyet, haset, gurur, sululuk duygusu, utan, bunlarn hepsi bir benlik duygusuna ihtiya duyar (bir bakasnn dikkat nesnesi, snrl dlleri elde etmek iin bakalaryla rekabet eden biri veya vg ve yergiye tabi ahlaki bir fail olarak). Bir benlik fikrine sahip olmak duygularmz karmaklatrmann yan sra ilikileri de derinletirir. ocuklarn zgn grdkleri arkadalarn ilk kez bir buuk ya civarnda teselli etmeye almalar anlamldr: Empati, insann dier insanlarn kendine benzediini fark etmesini gerektirir ki bu da belli bir "benlik" kavramnn

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

49

varln gerektiren bir kavraytr. Karlkl olarak hem benin hem de tekinin farknda olmak, ok tek-tarafl olanlar hari hemen hemen btn insan ilikilerinde otomatik bir beklentidir. Aynada kendini tanma baars ocuklarda bir eit psikolojik ekse eer, empanzelerde de benzer bir psikolojik karmakla takabl eder mi? Bunun cevab temkinli bir "evet"tir. empanzeler taklit oyununa katlr, rol deiimlerinden holanrlar; dil eitimi deneylerine katlan empanzelerin ahs zamirleri kullanmn kavradklar grlmtr. empanzelerin, dier kuyruksuz maymunlarn ve muhtemelen yunuslarn iki yandaki bir insan yavrusununkiyle kyaslanabilir bir "ben fikri"ne sahip olduklarn sylemek gayet mantkldr. Dolaysyla, 18 aylkken kendini aynada tanyan ocuk ksa zamanda kendi hakknda birinci tekil ahs zamiriyle konuabilecek, oynarken kendi kimliiyle deneyler yapabilecek, bakalarna hayranlk duyup onlar kskanabilecek, onlarn baz znt ve sevinlerini paylaabilecek ve az da olsa kendini eletirebilecek hale gelir. Byle bir ocuk szcn nc anlamyla kendinin bilincindedir: Kendini tanyacak hale gelmitir. Bununla beraber, bir ocuun en son ve en gelimi anlamyla bir "benlik bilinci"ne sahip olabilmesi iin anlama yetisinde baka bir byk adm (empanzenin asla atamayaca bir adm) atmas gerektiine dair kantlar vardr ve bu kantlara her gn bir yenisi eklenmektedir.

"Farkndaln farknda olmak" anlamnda "kendinin bilincinde olmak" Gndelik dnce ve konumalarmzda srekli olarak zihinsel durumlar birbirlerine ve kendimize isnat ederiz. Az nce kocaman bir fstkl ikolata yedim, nk atm, alma masamda sakladm bu ikolatalarn tadn sevdiimi biliyordum ve akam yemeine kadar midemdeki kaznma hissini dindireceini dnmtm, italikle yazdm szckler eitli zihin durumlarna gndermede bulunur. Bu tr kavramlardan yoksun olsaydk, oumuzun en nemli sayd bir eyin, yani insan davrannn byk bir blmn aklama yeteneinden yoksun olurduk. Zihinle ilgili terimleri kullanmamzn dayanan oluturan bil-

50

BLN, KULLANIM KILAVUZU


23

gi, son zamanlarda "zihin teorisi" olarak tarif edilmeye baland. ki ve yandaki ocuklar (ve muhtemelen empanzeler) byle bir teori oluturma yeteneine! sahiptir. ki yandaki ocuklar alg szcklerini bilir ve kullanrlar: Yani, "grmek", "duymak", "dokunmak", "tatmak" szckleriyle "istemek", "holanmak" ve "ihtiya duymak" gibi arzu ifade eden szckleri. Bakalarnn ilgisini ektiklerini fark etme yetenekleri, bu szckleri psikolojik adan karmak bir biimde kullanmalarna olanak tanr: "Annemin beni grdn gryorum," gibi dnceleri ifade edebilirler rnein. ocuklann kendilerini tanma ve "taklit" oyunlarna katlma yeteneklerini daha nce zaten grmtk. yandaki ocuklar, herkesin denetimine ak olan fiziksel konularla ak olmayan zihinsel konular, mesela ryalar gvenilir bir biimde birbirinden ayrabilirler. Yine de zihinsel durumlar anlama yetileri, byklerin standartlarna kyasla, eksiktir. zellikle de, inanlarn biimleniine (ve yanl inanlarn etkilerine) dair bir kavrama yetisi gerektiren testlerde baarszdrlar. rnein, ocuklar grnlerin ne kadar aldatc olabileceini ancak drt yana gelince kavrayabilir hale gelirler. yandaki ocuklara ii aslnda kalem dolu olan bir ekerleme paketi nce kapal olarak, sonra da ii alarak gsterildikten sonra bu durumdan haberdar olmayan birinin paketin iinde ne olduunu zannedecei sorulduunda, her defasnda kalem cevabn verdikleri grlm. Sadece dokunarak ayrt edilebilen iki nesneyle sadece gzle ayrt edilebilen iki nesne gsterilip de durumdan haberdar olmayan birinin hangisini hangi duyu organyla seebileceini tahmin etmeleri istendiinde ise doru tahmin yrtememiler. ila be yalarnda inancn doasn anlamaya (deneyimin mmkn kld ve hayatmz boyunca, doru veya yanl, bize klavuzluk eden inanlar anlama yetisine) geiin nasl en iyi tarif edilebilecei konusunda grler muhtelif. Ama be yana geldiinde bir ocuun alg ve arzu durumlarnn olduu kadar inan durumlarnn da stesinden gelebilmesini salayan bir zihinsel terim daarna sahip olduu konusunda genel bir fikir birlii vardr. Bu gelimi psikolojik aklama silahlarn kullanma yetenekleri, ocuklann be yandayken, hatta belki de daha nce, kelimenin drdnc ve tam anlamyla kendilerinin bilincinde olduklarn akla getirir: "Farkndaln farkna varr" hale gelirler, kendilerini dene-

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

51

yim znesi olarak tasavvur ederler. Bakalarnn da ayn yetenee sahip olduunu tereddtsz kabul ederler: Kendilerini anlama yetileri ile bakalarn anlama yetilerinin tamamen paralel br geliim gsterdiine dair kantlar da mevcuttur zaten. ki yandaki ocuklarla empanzelerde grlen trden bir kendini tanmadan tmyle insana zg bu zbilncin ortaya k birden olmaz, tedricidir, ama ounlukla ocuklar ilkokula balad sralarda iyice gelimi durumdadr. Sk sk insanln ayut edici yn olduu sylenen (ki bu sav bir yere kadar dorudur da) bu zbilin eidi olmakszn tahayyl edebilir miyiz kendimizi? Kiinin bir deneyim znesi olduu fikri mevcut olmasayd, kendisi ve bakalar hakkndaki gndelik dnme faaliyetlerinin byk blmnn n tkanm olurdu. Bu fikir, bizim ve bakalarnn dnyaya egzantrik bak alarndan baktmz, aldanmalara ve yanl anlamalara ak olduumuzu anlamamz salar. Birbirimizin szck ve eylemlerini "okurken" bu bilgi elzemdir. Hepimizin snrl bir bak as kmazna ve genelde benzer arzu ve duygulara sahip olduumuzu anlamak empatinin ortaya kma olanak tanr. Bu temel igrlere sahip olmasaydk, dehet bir psikolojik krle mahkm olurduk. Bu durumu tahayyl etme zahmetine girmemize gerek yok. Doann yapt trajik bir deney, tmyle insana zg bu zbilin eitlerini gelitiremememiz halinde levlerimizi nasl srdreceimiz konusunda bize bir eyler syleyebilir.24 "Otizm", ocukluk dneminde ortaya kan ve toplumsal ilikilerin u ya da bu lde bozuk oluu, dil anormallikleri ve oyunlarda grlen yaratclk eksiklikleri yoluyla kendini belli eden geni bir rahatszlklar silsilesini kapsar. Saydmz bu koullar zerinde aratrma yapanlarn ou, otizmden mustarip ocuklarn hasarl, yani dzenli almayan beyinlere sahip olduu, ama bu koulun yksek zek ihtimalini hbir ekilde dlamad ve hastaln nedenini oluturan "lezyon"un zel bir lezyon olmas gerektii konusunda hemfikirdir. Simon Baron-Cohen ve dierleri, bu koullardan mustarip olan insanlarn "zihin okumak"ta ortalama (hatta zek bakmndan daha geri) drt yandaki ocuklardan daha fazla zorlandklarm, psikolojik sorunlar iinde kilit neme sahip sorunun da bu olduunu ileri srerler. Baron-Cohen'in inceledii otistik ocuklar genellikle "istemek",

52

BLN, KULLANIM KILAVUZU

"grmek" gibi daha basit zihin durumlaryla ilgili kavramlar gelitiriyorlard. Ama inan ve taklit, bilgi kaynaklan ve gizleme aralaryla ilgili kavramlar, grnle gereklik, hayali nesnelerle somut nesneler arasndaki farklarla ilgili kavramlar onlar artyordu. Son derece yetenekli, baarl ve kendini gayet iyi ifade edebilen bir "otistik" olan Temple Grandin, Oliver Sacks'a toplumsal ilikilerinde kendini "Mars'taki bir antropolog gibi" hissettiini syler: " veya drt yandaki ocuklar bile insanlar benim anlamay asla 25 mit edemeyeceim ekilde 'anlayabiliyorlar,'" der. zbilincin sondan bir nceki anlam, yani "farkndaln farkndal" bizi ilk anlama gtrr. Zira, birinci anlamdaki gibi "kendinin bilincinde" olmaktan, yani utangalktan mustarip bir yeniyetme bakalarnn kendisi zerine ynelmi olan dikkatlerine kar son derece hassastr. Byle bir yeniyetme, tam da otizmde eksik olduu anlalan bir hassasiyeti sergilemektedir. nsanlarn baklarn zerinde hissetme anlamndaki "kendinin bilincinde olma" halini toplumsal bir dezavantaj olarak kabul etsek de, onsuz olmak da istemeyiz. "Kendinin farknda olma" duruuyla (bizi bakalar zerinde braktmz intihadan daima haberdar ederek toplumsal ilikilerimizi kolaylatran duruumuzla) bu "kendinin bilincinde olma" klfetini birbirinden kk bir fark ayrr sadece.

"Kendini bilmek" anlamnda "kendinin bilincinde olmak"


"Br szc byle ar altrdm m," dedi Kumkuma, "her zaman fazla cret derim."
Lewis Carroll, Aynann inden26

Bilin tartmasnda bilincin (en son, en genel anlamnda) alann zihnin btn faaliyetlerini kapsayacak derecede geniletme eilimine iaret etmitim. "zbilin"de de bu ar eilimden vardr: Kendimizi tanmamz salayan btn psikolojik ve sosyal balamlarla ilgili bilgimize gndermede bulunurken "zbilin" szcn kullanabiliriz. Dolaysyla, "ben fikri" sadece bir beden ve bir zihni iermez, kltrel bir toplulua yelii, bir meslei, bir aile grubunu, belli bir dili kullanmay vs. de erir. Bu geniletilmi anlamyla zbilin, kiisel hayatmz boyunca

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

53

(tpk tarih boyunca olduu gibi) geliip olgunlamaya devam eder. Kendini gnee hizmet etmeye adam Msrl bir rahibin "zbilinci" ile ortaada kendini tmyle yoksulluk, fazilet ve itaatkrla vermi Hristiyan bir keiin ve sekler bir ada nesnel hakikatlerin peinde olan bir bilim insannn "zbilinci"ni karlatrn; veya alt, on alt ve altm yalarnda kendimizi nasl idrak ettiimizi kyaslayn. Bu son anlamdaki zbilin en zengin nsani ifadesini kendi tasvirini yapmakta bulur: Yani, empanzede ilk hallerine rastladmz kendini tanmadan ok te bir ey olan otoportre ve otobiyografide. ocuklar ilgin bir biimde bu iki faaliyetin hevesli birer uygulaycsdrlar. Profesyonel anlamda kendini tasvir etme, yazarlarn, sanatlarn ounu olmasa bile byk bir ksmn hayatlar boyunca megul eder. Kendimize ilikin insani bilgimiz, hepimizin krlgan ve geici olduumuzun, vukufumuzun yetersiz, baardklarmzn da ksmi kaldnn bilincinde oluumuz hem en byk nimetlerimizden biridir hem de en byk znt kaynaklarmzdan biri: Eski bir deyimi biraz deitirerek sylersek, kendimize ilikin bu bilin bizi meleklerin katma karr, ama tam da bu yzden bizi hayvan akrabalarmzn oundan, belki de hepsinden ayrarak dnsel bir srgne yollam olur. "zbilin" "bilincin" nkoulu mudur? zbilin konusunu bitirmeden nce, br konuya daha deinmemiz gerekiyor: Onun henz nitelendirilmemi olan "bilin"le arasndaki ilikiye. zbilin (zaman zaman iddia edildii gibi) bilincin nkoulu mudur? Bu iki szcn anlamlar etrafnda yaptmz turdan, bu soruya ancak ki szcn zgllemi anlamlar balamnda zekice bir cevap verilebilecei iyice anlalmtr sanrm. Bir "ben fikri"ne sahip olmak anlamndaki zblincin, uyankln, bir peynirin tadndan, bir nameden holanmann veya evin hemen kede olduuna inanmann n art olup olamayacan sorun kendinize mesela. Bu altrma, zbilincin "bilincin" nkoulu olmaktan ziyade basit "bilincin" daha gelimi hali olduu dncesini uyandrr bende.

54

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Aksi sonuca gtrebilecek dnce silsilelerinden biri yledir: evremdekilerin farkndaym, dolaysyla onlarn farknda olduumun farkndaym. Farkndakmn farkndal kendime ilikin farkndaln bir trdr. O halde kendinin farknda olmak farkndaln nkouludur. Gelgeldim, bu argmann ilk ncl mantksal, deneyimsel ve deneysel alardan sorgulamaya aktr. Mantksal eletiriye gre, insann evresindekilerin farknda olmas farkndal ngerektirirken, daha ileri ("ikinci tr") yetenei, yani kendine ilikin farkndal zerinde dnme yeteneini art komaz. "Deneyimsel" argmana gre, evremizdeki nesnelere veya dncelerimize ok. fazla younlatmzda, bu younlamann "iinde kaybolduumuzdan bahsederiz. Bunun, farkndaln farknda olmann ihtiyari, tali bir faaliyet olduunu tam manasyla gsterdiine inanyorum; bize daha nce deindiimiz avantajlar salamad anlamna gelmez bu tabii. Bilincin ampirik incelemesi bu ayrmlar aydnlatmaya balad. Kuyruklu maymunlarn, kuyruksuzlarn aksine, hibir deneyde aynada kendilerini tanmadklarn, bunun en iyi ihtimalle snrl bir benlik kavramna sahip olduklarn akla getirdiini sylemitik. Gelgelelim, Oxford niversitesinde deneysel psikoloji alannda almalar yapan Alan Cowey, 6. Blm'de ayrntsyla ele alacamz bir almasnda, makak maymunlarnn bilinli olarak grdkleri eylerle basit grevleri yerine getirmelerini salayan, ama bilinte yer almayan grsel bilgiyi birbirinden ayrabildiklerini gstermitir.27 Bu kanta gre, "ben fikri"ne sahip olmak, bilinli grmeyi refleks tepkilerden ayrmann bir nkoulu deildir. Btn bunlar -saduyumuzu da dorulayarak- zbilincin basit bilincin bir nkoulu olmadn akla getirir. Makak maymununun grsel farkndal, empanzeyle iki yandaki ocuun kendini tanma yetenei ve drt yandan sonra tanzim ettiimiz deneyim kavram birbiriyle alakal, ama birbirinden farkl kazanmlardr.

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

55

Vicdan Ve kadn grd ki, aa yemek iin iyi... arzu olunur bir aat; ve onun meyvasndan ald, ve yedi... kisinin de gzleri ald, ve kendilerinin plak olduklarm bildiler; ve incir yapraklan dikip kendilerine nlkler yaptlar. Tekvin
28

... ok belirgin toplumsal igdleri haiz her hayvan, entelektel gleri insannki kadar veya ona yakn bir gelime gsterdikten sonra kanlmaz bir biimde bir ahlak hissine, yani vicdana sahip olur.
Charles Darvvin, nsann Treyii29

Bilinle zbilincin artk bariz ahlaki yananlamlan yoktur, geri her ikisinin de ahlak alanyla ilikisi olabilmektedir: Son karlamamzda sana kt davrandmn bilincindeysem, bir dahaki karlamamzda zellikle zbilinli hareket ederim. Buna karlk, vicdan artk tmyle hayatn ahlaki boyutuyla ilikilendirilir. Gnmz ngilizcesinde conscience (vicdan) yapmamamz gerekip de yaptmz ve yapmamz gerekip de yapmadmz, bu yzden iimizi kemiren eyleri akla getirir. Bu tandk koullarda bir eye veya birine kar vicdani sorumluluk altnda olduumuzu syleriz: Kabahatlerimizi ve ihmallerimizi dzelttiimizde de dlmz vicdanmz temizlemi olmaktr. Vicdan, kt davranlarmz hatrlatmann yannda doru olan eyler zerinde de sz sahibidir: Zaman zaman "vicdann ne diyor?" deriz. Elbette, farkl "vicdanlar" farkl cevaplar verir bu soruya. Tarihsel olarak en nce o ortaya km olmasma ve gndelik yaamlanmzdaki nemine ramen vicdan, bugn bilin konusuna gsterilen lginin odak noktasnda yer almaz, bu kitabn da ana konularndan biri deildir. Ama gerek Danvin'in gerekse Tekvin'in yazanmn ima ettii gibi, insan zbilinci ile insan ahlak arasnda nemli bir balant vardr. Her ikisi de kendine ynelik bilginin bedelinin vicdan olduunu ima eder gibidir. Kutsal kitaba gre, Tann'ya itaatsizlik ederek kendimizle ilgili

56

BLN, KULLANIM KILAVUZU

bilgiye ulam, utanc kefetmi ve masumiyet cennetinden kovulup lml, ac eken insanlar olmuuzdur. Cennetten kovulma hikyesi, ocukluk dnemimizin kendinden haberi olmama halinden yetikin yaammz aydnlatan, peini brakmayan zbilgiye doru gerekletirdiimiz serveni akla getiren bir alegoridir. Danvin, insanlk durumu konusunda daha yumuak, ama benzer bir gr sunar. Evrimleen zekmzn toplumsallmzla birlikte bizi eninde sonunda '"Sana yaplmasn istemediini, sen de baka1 sna yapma, Altn kuralna" gtreceini, bunun da "ahlakn teme30 linde yatt"n ddia eder.

Farkndalk zerine bir not

lk dnemlerinde Gney ve Kuzey Avrupa dillerinin karmndan oluan bir dil olan ngilizce eanlaml szckler bakmndan zengindir: "Conscious" (bilinli) ve "aware" (farknda) bunun gzel bir rneidir. "Awareness" (farkndalk) "beware" (-den saknmak, korunmak, uyank olmak vs.) gibi Almanca kkenli bir szcktr, geri korku anlamna gelen Latince verere szcyle ayn kkenden de geliyor olabilir. Bu kitapta "bilin" ve "farkndalk" szcklerinin ikisini de kullanyorum, ama ok da birbirinin yerine geecek ekilde deil. Eanlaml szcklerin birbiriyle tamtamna ayn anlamda olduklarna ender rastlanr ve "bilinli" ile "farknda" szckleri ok nce anlam farklhklanyla birbirinden ayrlmtr. Genel olarak, bilinli szcnn ilk anlamnda "uyank olmay" kastederken "farkmda"y kullanmayz. Farkndalk, una veya buna ilikin bilinci ima eder. Szcn bu ierimi doktorlarn bitkisel durumdaki hastalarn "uyank, ama evresinin farknda deil," diye tarif etmelerini doallatmr.31 "Farknda" szc "bilinli" szcnn ikinci veya nc anlamlar yerine de ayn ekilde rahata kullanlabilir: Midemdeki kazntnn ve yemek zamannn geldiinin farkndaym. "Kendinin farknda"nm kullanm alannn kapsam da "kendinin bilincinde"ninkininden biraz daha dardr. Kendinin bilincinde olmak rahatszlk veren bir durum olabilmektedir: Kendinin farknda olmak ise pek yle deildir. Birinin "kendinin farknda olduunu" sylediimizde o kiiye iltifat etmi oluruz; onun bakalar zerin-

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

5?

de ne tr etkiler braktn bildiini, yerine gre davrandm ifade ederiz. Bu istisna dnda "kendinin farknda" "kendinin bilincinde" szcyle ilgili kefettiimiz btn anlamlarda kullanlr.

Dier dillerde bilin Bilin nemli bir eyse, o zaman her dilde onun eitli anlamlarm ifade eden szcklere rastlayabilmeliyiz. Bu anlamlar bilincin ngilizce'deki karmak anlamlanyla tam tamna akrsa srpriz olur geri. Uyank anlamnda "bilinli" demek iin, unu veya bunu bilmek anlamnda "bilinli"den baka bir szck kullanlyor olabilir rnein. te yandan, dier dillerin hibirinde bilin szc yoksa, ngilizce'nin bizi bo hayallerle oyaladndan phelensek yeridir. Dnya genelinde yaklak 30 ana dil grubu mevcut. ngilizce gibi Hint-Avrupa kkenli, Sanskrite kkenli olan dier diller "bilin" szcn kendi dillerine evirirken pek zorlanmasalar gerek, ki zorlanmadklar da anlalyor.32 Rusada soznanie ("birlikte" anlamna gelen so ile "bilmek" anlamna gelen znat'tan tremi) ayrmn yaptmz anlamdaki "bilin"in yerine kullanlabiliyormu. Sovest (so ile eski bir fiil olan ve "bilmek" anlamna gelen vesfm birlemesinden oluan bir szck) "vicdan"a tekabl ediyormu. ngilizcede karlatmz anlam gruplar Rusadaki muadillerine tam anlamyla karlk gelmiyormu: rnein, Rusa bilen arkadam soznat ailesinden gelen ve "eli ayana dolamak" anlamn da tayan "zbilin" gibi bir szck olmadn syledi. Ruslar bu ngilizlere mahsus hastala kar bakl m acaba diye dnd nce, ama biraz daha dnnce sklganlk ve sakarlkla ilgili baka szcklerin bu anlam karlayabildiim syledi. Dancada bevidsthed, vurguyu arttran be neki ve bilgi anlamnda kullanlan vide szcyle oluturulmu. Bevidsthed, uyanklk ve evrenin farknda olmak anlamndaki "bilinli" szcnn tercmesinde kullanlyormu. "Kasti" hareket balamnda da (bilinli bir niyetle yaplan hareketler iin) kullanlyormu. Dancada "bilin" iin kullanlan samvittighed szc bevidsthed szcyle uzaktan akrabaym; sam burada da paylalan eyi ima ediyor, n-

58

BLN, KULLANIM KILAVUZU

gilizcedeki "witty" (zeki, akll) szcne karlk gelen vittig ise bilgi anlamna geliyormu. Vide ve vittig'in ait olduu szck grubu epey eski bir gemie sahipmi; kkleri Sanskritede "bilgi, kutsal bilgi, kutsal kitap" anlamlarna gelen veda szcne dayanyormu ve bugn ngilizcede kullanlan "wit" (zek, akl), "vision" (grme) ve "idea" (fikir) szcklerinde varln srdryormu. Hint-Avrupa dil ailesinin dndaki diller "bilin" konusunda ngilizceye yakn dillerdekinden daha m fazla sknt ekiyor? Macarca baka bir dil ailesinden, Fin-Macar dil ailesinden geliyor, ama bilin szcklerinin tercmesi mkemmel biimde gerekletirilebiliyormu. "Bilmek" anlamna gelen tud szcnden tremi olan tudatos ayrmn yaptmz anlamdaki "bilin" szcnn tam karlym; ontuda, "zsayg, izzetinefis", enudat ise "insann kendisiyle ilgili bir kavrama sahip olmas" anlamna geliyormu. "Vicdan" tpk Rusadaki gibi Macarcada da farkl bir szck ailesine aitmi: Lelkiismeret kelimesi kelimesine "ruh bilgisi" anlamna geliyormu. Macarlarn srad bir dilleri var, ama Avrupa kltrne sahipler. Her insan dilinin bilinci tartabilecek aralara sahip olduu hipotezi in sk bir test hazrlamak istiyorsak aratrma sahamz daha da geniletmeliyiz. inceye ne dersiniz? ncede "bilinli" szcne karlk gelen bir dizi szc okuyunca insan dzyazdan iire doru getii duygusunu yayor. Bu bir yanlsama belki, ama gzel bir yanlsama. "Uyank" anlamndaki "bilinli"nin ince karl king zing; king "mavi" veya "gkyz veya su kadar berrak" anlamna geliyormu; zing, alkol anlamna gelen jiu szcyle aym kkene sahipmi. Burada, rehavet ve uykunun bulank kasvetinin aksine bilincin effaf bir berraklk durumu olduu gibi bir ima sz konusu. Bir eyin bilincinde olmak gan jue veya yi i eklinde tercme edilebilir: gan kalp anlamna geliyormu ki kalp eski in dncesinde dnme organ olarak kabul edilirmi; yWnun anlam ise aydnlanma. Y ile i benzer szckler: Yi kalple ilgili, i de konuma ve bilgiyle. nsann utangalk yznden elinin ayana dolamas anlamndaki kendinin bilincinde olmak, yine "kalp"le ilikili olan ve kiinin kalp fazlalndan (buna dnce fazlal da diyebiliriz) mustarip

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

59

olduunu ima eden niu ni szckleriyle karlanabiliyor. "Ben fikri"ne sahip olmak anlamndaki zbilince, szck anlam "kendi kendine aydnlanma" olan zijue karlk geliyormu. imdi baka bir ktaya geelim. ngessana, Sudan'da Beyaz Nil ile Mavi Nil arasndaki ngessana tepelerinde yaayan ve geim ekonomisi esasna gre yaayan iftilerin kulland bir dil. Bu dilde den, "zellikle bir eye bakmak" anlamnda kullanlan geili bir fiilmi. "Gen erkekler kzlara bakyor," cmlesi "bungurk den nyulge" eklinde tercme ediliyormu. Ama den ayn zamanda daha genel bir anlamda, uyanklk veya dikkat durumuna iaret etmek iin kullamlabiliyormu. Bu ekilde kullanldnda dikkat nesnesi, hayli soyut bir szck olan ve "yer" ve/veya "zaman" anlamna gelen ok szcyle ifade ediliyormu. Bylece, "o bilinliydi" demek iin ngessanalilar i den ok (kelimesi kelimesine evirmek gerekirse "gz nne serilmekte olan durumun geneline bakyordu") diyor larm. kinci, yani deneyim anlamndaki bilin szcn ngessana diline evirmek ok daha zor, ama imknsz deilmi. Av iin durup etraf dinleyen, kolaan eden, hatta koklayan bir avcya ufaden nyu? yani, "ne hissediyorsun?" gibi bir soru sorulabilirmi. Bir eylerin veya baka birisinin bilgisi, yani nc anlamdaki bilin, nyi fiiliyle karlanyormu. ngessana dilinde "benlik" gayet makul bir biimde "beden" iin kullandklar ringle ifade ediliyormu. Buraya kadar insan dillerinin "bilin"in ayrmn yaptm anlamlarn ifade edebilecei kuraln bozan herhangi bir istisnaya rastlamadk. Zaten uykuyla uyanklk arasndaki fark, deneyime sahip olma fikri, benlik kavram gndelik dncenin temel bileenlerindendir. Baka dillerin de bunlar ifade edebilecei beklenebilir, ngilizceye mahsus farkllklar grndnden daha snrl ve keyfi deilse elbette. Dnce, dil ve davranlarmzn snrl ve keyfi olduu fikri, yirminci yzyln ortalarnda antropolojide geni bir taraftar kitlesi kazanmt. Toplanan verilerin yeniden deerlendirilmesi bu grn doruluunu sorgulamr hale getirdi. nsan kltrlerinin apak eitliliine ramen, insan davrannda birok "evrensel" mevcuttur sahiden. Bunlarn bazlarnn, belki de ounun, biyolojik, evrimle ilgili bir aklamas vardr. rnein, 6. Blm'de yz ifadele-

60

BLN, KULLANIM KILAVUZU

riyle ilgili evrensel bir dil olduuna, bu dilin dnyann her yerindeki insanlarn birbirlerine mutluluk, znt, fke ve irenme gibi durumlar anlatmasna olanak tandna ilikin verilerle karlaacaz. Keza, her kltr psikolojimizi tarif eden temel kavramlara sahipmi gibidir. Amerikal antropolog Donald Brown, "btn toplumlarda, kltrlerde ve dillerde" ayrt edilebilen temel psikolojik inanlar aa33 daki gibi izah eder. Brown bu inanlar "evrensel halk"n temel kavranlan olarak sayar; "evrensel halk" onun dnya genelindeki insan gruplarnda ortak olan zellikler iin kulland bir ksaltma: Evrensel halk, psikolojik anlamda kiiyle ilgili bir kavrama sahiptir. Benlii dierlerinden ayrr ve benlii ayn zamanda hem zne hem de nesne olarak grebilirler. Kiiyi dsal eylemlerin btnyle pasif bir alcs olarak grmedikleri gibi, benlii de btnyle zerk grmezler. Kiiyi bir dereceye kadar eylemlerinden sorumlu sayarlar. Denetim altndaki eylemlerle denetim dndaki eylemleri ayrt ederler. Niyet kavramn anlarlar. nsanlarn kendilerine ait bir i yaamlar, anlar olduunu, planlar yaptklarn, alternatifler arasnda seim yaptklarn, seim yapamadklarnda ise (zaman zaman ikirciklilie kaplarak da olsa) kararlar aldklarn bilirler. nsanlarn acy ve dier duygulan hissettiklerini bilirler. Normal zihin durumlaryla anormal zihin durumlarn ayrt ederler. Kiilik teorileri, bulunduklar statyle ilikili davran riintlerinden farkl davranan bireyler hakknda dnmelerine olanak tanr ve bu farkllklar bireyin karakterinden yola karak aklayabilirler. Nasl dnp hissettiklerini hayal etmek iin kendiliinden ve sezgisel olarak dier insanlarn, deyim yerindeyse, zihinlerine girmeye muktedirdirler. Brown haklysa, incelediimiz her dilde temel bilin kavramlarn ifade edecek aralan bulmamz hi de artc deildir. ncelediimiz dier dillerde ngilizce szcklerin tam karln bulamadk, bulmay da beklemiyorduk zaten. Belli bir yer ve zamanda bilincin eitli anlamlarn ifade etmede kullanlan szdaannn ncelikleri dilin ve yerel dnce sistemlerinin tarihini yanstacaktr. Bu kavramlarn geni kullanma sahip olmas, felsefe veya bilimin kat talepleri karsnda ayakta kalabileceklerini gstermez ayrca. Ama her yerde herkesin farkndalk hakknda tartma gereini hissettiini renmek gven verici bir ey.

ADI NE OLURSA OLSUN GZELL BAK M?

61

Bilincin genel grn "Bilin", "zbilin" ve "vicdan" uzun ve karmak bir gemie sahip. "Bilin sorunu"nun bir ksm arapsana dnm anlamlar anda yatmaktadr kukusuz. Ama sadece sorunun bir ksm; zira bu szcklerin anlamlann ortaya kardktan sonra da geriye bilim ve felsefenin cevaplandrmas gereken zor ve byleyici sorular kalmaktadr. zetle: Birok dilde bilin iin kullanlan szcklerin "bilgi"ye atfta bulunan bir kkten geldiini grdk. Bu ok anlaml. Uyank olmak (bilincin ilk anlam) her trl bilgi edinmenin nartdr. Uyankken bilgiye deneyimle ularz (bilincin ikinci anlam). Edindiimiz bilgi de ayrmn yaptmz nc anlamda "bilinli "dir. Biz kendimiz de bilgi sahibi olabileceimiz eyler arasnda yer alrz: Byle bir bilgi "zbilinci" meydana getirir. Bedenlerimizi tanmay rendiimizde nesne olduumuzu bilir hale geliriz; ama insanlar yava yava zne (deneyim znesi) olduklarn da fark etmeye balar. Kendimizle ilgili bilgimiz bakalar hakkndaki bilgimizle ve onlara nasl muamele etmemiz gerektii sorusuyla balantldr. Bu soru bizi vicdan alanna gtrr. Bu kitabn genel alann belirlemi bulunuyoruz. Uyanklk ve uyku bilimi, birinci anlamdaki bilin, 3. ve 4. blmlerin konusunu oluturuyor. 5. ve 6. blmlerde, ikinci anlamdaki bilincin son derece canl bir bileeni olan grme bilimini kefedeceiz. Ama bilin bilimine bodoslamadan girmeden nce size biraz bunun iin zemin hazrlamam gerek: Sonraki blmde size beyni tantacam.

"Beyinde sinirler, ne iren": Sinir Sisteminin Tasviri

Dnsene, beyinde sinirler -ne ren- kml kml kuyruklu... , Fyodor Dostoyevski
1

Giri

Bilin ile beynin iinde meydana gelen olaylar arasndaki ilikiyi anlamak iin iki girie ihtiyacmz var. 1. Blm bilincin anlamlarn tantt size. Bu blmn amac ise beyni tantmak. Biyoloji veya bilim hakknda hibir ey bilmediinizi varsayacam. Bunlar hakknda br ey bilmiyorsanz sizi ok iyi anlarm, zira ben de ngiltere'deki okulumda geen ve baka alardan ok iyi olduu sylenebilecek 12 yllk bir eitim srecinden sonra biyolojinin "B"sini renmeden mezun oldum. Biyolojiyi yllar sonra, ilk kurbaam beceriksizce terih ettiim, Vktorya mimarisine sahip gzel bir niversite mzesinde rendim. Yanmda daha usta ii eyler yapan kiiler vard; dinozorlar hassas kaya yataklarndan itinayla kaldran paleontologlar. Sinir sistemiyle (beyin, omurilik ve kaslarla duyu organlarna giden sinirler) ilgili bugnk bilginin tmn otuz ksur sayfaya sdrmak mmkn deil. Bu kitabn arlkl konusunu oluturan bilin ve gzn anatomisiyle fizyolojisi konusundaki ayrntl aklamalar daha iyi anlayabilmeniz iin size sinirbiliminin temel ve genel bir erevesini sunacam.

BEYNDE SNRLER, NE REN

63

Son yz yldr sinir ve beyinin almasyla ilgili edinilen igrler ok byk (ve retken) bir entelektel abann rndr. Sinir sistemine ynelik katksz merak bu abann ardndaki itici glerden biri olmutur; sinir sistemi rahatszlklarndan mustarip olanlara yardm etmek iin bir eyler yapma isteinin de bu abada pay vardr; ama birok bilim insannn baka, daha kiisel bir gds de vard: Beyni anlayarak kendilerini de daha fazla anlayacaklar inanc. Sinir sistemi bir baloma son derece karmak bir sistemdir, ama te yandan temel zellikleri gayet basittir. Biz basit tarafndan balayalm.

Basit sinir sistemi Basit sinir sistemi birbiriyle balantl hcrelerden meydana gelir. Bu hcrelerin ilevi sinyalleri iletmek, hayvanlarn olaylara uygun hareketlerle karlk vermesine olanak tanmaktr. Sinir sisteminin hcrelerini.anlamak iin genel olarak hcreler hakknda biraz bir eyler bilmeniz gerekir. Hcreler2 Bizim gibi csseli canllar, muazzam bir ibirliinin rn, muhteem bir bamsz paralar topluluudur. Byk lekte bu kolayca grlebilir: Salmzn kalbimizle akcierlerimizin, karacierimizle bbreklerimizin, barsaklarmzla kemiklerimizin ibirliine bal olduunu hepimiz biliriz. Transplantasyon ameliyatlar bu organlarn zerklik potansiyeline sahip olduunu gsterirler: Benim kalbim sizinkinin yerinde atabilir; aramzdaki mesafe yzlerce kilometre de olsa, ihtiyatla tandnda bu seyahate dayanabilir. Organlarmzn paralardan oluan bir topluluk olduu se pek o kadar belli deildir. yle olduu ancak yz elli yl kadar nce kl mikroskobun kefinden sonra anlalmtr. Ikl mikroskopla yaplan incelemeler yap maddelerimiz olan dokularmzn, tpk mercan kayalklar gibi mikroskopik hcre kolonileri olduunu akla getirmitir.

64

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Hcreler, gvdenin zerklik potansiyeline sahip en kk canl birimleri, biyolojinin "atonTudurlar. Her hcre, iinde genetik maddenin tamamm barndrr, enerji tketir, atk retir ve kendini srekli yeniler, yeniden biimlenir. nsan hcrelerinin ou, uygun koullarda ve yeterli zen gsterildii takdirde, ait olduu yerden ayrlabilir ve laboratuvarda yetitirilebilir. Hcreler kktr, ama yle an derecede deil: Mesela, kann vcudun her yerine oksijen tayan "alyuvarlar" ou hcreden daha kktr. Boylan bir milimetrenin /100'i kadardr; cetvelinizde seemeyeceiniz bir byklktr bu, ama yle hayalgcnz ok fazla zorlayacak kadar deil. Yine de iimize bunlardan mebzul miktarda doldurmak mmkndr: Damarlarmzda yaklak be litre kan dolar, bir litre kanda bir milyon kere milyon alyuvar bulunur. Hcre iini ancak yakn zamanlarda, kl mikroskoptan ok daha gl olan elektron mikroskobu kefedildiinden beri, yani elli yldr ayrntsyla inceleme olanam elde edebildik. Bu mikroskobun yardmyla hcrelerin kendi i mimarileri olduu ortaya kt. Etraflar, ya ve proteinden oluan iki kat bir "zar"Ia evrilidir ve bu zar tarafndan korunmaktadrlar. leride de greceimiz gibi, hcreler iin zel bir neme sahiptir bu zar. Hcre iinde bulunan ve incecik ipliksi dokulardan meydana gelen "hcre iskeleti", hcrenin organel adyla bilinen eitli i yaplarnn dzenli almasna yardmc olur: Hcrenin ii bu organellerin arasnda paylalmtr (bkz. ekil 2.1 ve 2.2). Hcrenin "ekirdei" bu organellerin en nemlsidir. inde genler bulunur, yani kromozomlarmz iinde ifrelenmi olan, insan vcudunun inas ve sreklilii iin gerekli kaltm talimatlar. Genler, dllenmi yumurtada bulunan talimatlarn tpk kopyasdr; yeni doan bebekle onun btn hcreleri, rahimde geirilen 40 hafta sre boyunca bu yumurtadan meydana gelir. Bu talimatlar her hcrede bulunduundan, ilkesel olarak sahip olduunuz milyonlarca hcreden herhangi birinden sizi meydana getirmek (daha dorusu, sizden tpk size benzeyen ikizinizi klonlamak) mmkn olmaldr. Bu blmn ilk taslan yazdm sralarda Dolly adl o mehur koyun tek bir hcreden baarl bir biimde klonland. Gen teknolojisinin yakn bir zaman iinde, istersek bu ekilde yeniden retilmemize olanak tanmas kuvvetle muhtemel.

mitokondri

ekil 2.1 Hcre mimarsi Mikroskop hcre iinde bir dnyay gzler nne serer. ekirdek ile mitokondri metinde anlatlyor. ekilde grlen dier organellerse protein retiminde (ekirdekik, endoplazmik retikulum); hcre iindeki maddelerin paketlenip tanmasnda (Golgi cisimcii, kesecikler); atk boaltmnda (lizozomlar); veya hcrenin yapsnn ve hareketlerinin denetiminde (mikrotbl, hcre uzants) rol oynar.

Zar iindeki proteinler sinyal geiine, hcrelerin birbirleriyle ve telerindeki dnyayla iletiim kurmalarna olanak salar

Hcre zarnn ana bileeni, hcreyi sv dolu evresinden ayran ift katl ya tabakasdr. ekil 2.2 Hcre zar Proteinlerle bezeli bu ift katl ya tabakas hcre ile evresi arasnda bulunur. Nronlarda hayati bir rol oynar: nron zarnda gml olan proteinler nronlarn sinyalleri geirmesine ve birbirleriyle iletiim kurmasna olanak salar.

66

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Doamz ieren talimatlar DNA adn verdiimiz kimyasal bir ifre halinde yazldr; bu konuya daha sonra tekrar dneceiz. Bu talimatlar, ok eitli bir sr proteinin (on binlerce) yapm tarifesidir. Proteinler byk molekllerdir. Aminoasit ad verilen ve 25 eidi bulunan daha kk molekl zincirlerinden oluurlar. ekirdein dmda hcrede yer alan, gelimi bir kimyasal makineyle donatlm birtakm organeller, ekirdein verdii talimatlar, aminoasitleri genlerin tayin ettii dzen ierisinde birbirine balamada kullanr. Bunun sonucunda oluan proteinler byklk ve ekil bakmndan byk bir farkllk gsterir ve ok eitli ilevler grrler. Bunlarn bazlar "yapsaT'dr, hcrenin mimarisine katkda bulunur; bazlar, yani "enzimler" hcrenin hayatnn bal olduu kimyasal tepkimelerin ileyiini dzenler; bazlar hcre zarna katlmtr, bazlanysa hcre dna ihra edilmitir. Bu protein fabrikasnn randman zellikle byme srasnda, hcrelerin hzla oaldklar sralarda artar, ama yaadmz srece faaliyetini srdrr, hcrenin dokusunun ve ileyiinin devamn salar. Protein sentezi srasnda, hcrenin dier faaliyetlerinde olduu gibi, enerji tketilir ve yakta ihtiya duyulur. Amip gibi tek hcreli organizmalar srekli yakt peinde koturur. nsan hucreleriyse byk oranda bu iten kurtarmtr kendini; zira kan dokularmza nfuz ederek oralara beraberinde getirdii oksijeni, ekeri, ya, aminoasiti ve hayat iin gerekli dier maddeleri tar. Hcreye ulaan yaktlardan enerji elde etme iinden sorumlu organeller mitokondri adyla bilinir. Mitokondriler dikkat ekici bir gemie sahip: Bunlarn, 1,5 milyar yl kadar nce, yani dnya bugnk yann neredeyse yansmdayken, hcrelerimizin ilk atalarndan biriyle ortakyaaml bir ilikiye balayan bir bakteriden tredikleri dnlyor. zerk kkenleri sayesinde ilerinde kendi genlerinin kk bir parasn tarlar; bu bakmdan organellerin inde benzerleri yoktur. nsanlarda ender grlen bir hastalk grubu mutant mitokondri DNA'sndan geer: Mitokondrilerimiz kadn yumurtasnda bulunduu, erkein sperminde bulunmad iin bu hastalklar kaltm yoluyla anneden geer. Btn bunlar sizde bir sonsuz ufuk duygusu yaratm olabilir: Vcudun iinde organlar, organlarn iinde hcreler, hcrelerin

"BEYNDE SNRLER, NE REN'

67

inde organeller; bu canl dnya iinde canl dnyalar silsilesinin sonu yok mu? kr ki var. Hcre iindeki tamamlayc paralar zerinde odaklandka nefes alp veren, yiyip yutan, dklayan, yiyecek ve e peinde dolaan canllar dnyasndan ayrlp kimyasal tepkimeler dnyasna gireriz. kisinin arasnda kalan orta bir alan vardr, molekllerin alan; hayatn devam iin evrim srasnda ekillenen proteinler ve DNA gibi molekller de biyokimyaclarn aratrma alanna girer. Ama kimyann kendisi farkl bir yarat alanna girer, o nedenle peini burada brakacaz. nsan vcudunun btn hcreleri de az nce verdiim idealletirilmi tanma aa yukan uyar. Ama fazlasyla basitletirme hatasna dtm bir ey var: nsan hcrelerinin hepsi birbirine benzemez (bkz. ekil 2.3). Ana rahminde ocuun vcudu ekillenirken hcre poplasyonlan farkl geliim evrelerine girer: rnein, bunlardan biri akcierlerin, biri kaslarn, biri bbreklerin ve mesanenin ortaya km salar. Sonuta ortaya kan eitli dokularda oluan hcrelerin grnleri ve davranlar ok farkldr: Akcierlerin hassas hcreleri gazlarn giri ve kma zin verir; ii kaygan liflerle dolu kas hcreleri vcudumuzun belli blmlerinin kaslmasn ve hareket etmesini salar; bbrek hcreleri, kam szen birimleri ve reyi damtan halka eklindeki borular meydana getirir. Bu farkllklar, her hcre tipinde gen reetesinin toplam ieriinin sa-

Alyuvarn yandan grn Alyuvarn stten grn

ekil 2.3 Hcre tipleri Alyuvar, karacierin ana hcre tiplerinden "hepatosit", sperm hcresi ve nron, insan hcrelerinin farkllnn birer rneidir.

68

BLN, KULLANIM KILAVUZU

dece bir ksmnn ifade bulmasndan kaynaklanr: Geliim devam ederken baz genler sessiz klnr. Bizim gibi "ok hcreli" byk bir yaratktaki her hcrenin her levi yerine getirmesine gerek yok^ tur. nsan toplumunun ekonomisinde olduu gibi vcudun ekonomisinde de uzmanlama hayat kolaylatrr. Sinir sistemindeki balca uzman hcre nron adyla bilinir. Sahip olduu zellikler ana ilevini, yani bir sinyal aygt oluunu yanstr. Nronlar daha iyi tanmann artk zamandr. Nronlar (sinir hcreleri)
3

Bir hcrenin iinde yer alan btn kk maddeler, ekirdek ve ona elik eden organeller, nronlarda da vardr. Nronlar son derece megul hcrelerdir aslnda; beslenme ihtiyalaryla enerji harcamalar ok yksek, protein devirleri hzldr. Sinir hcreleriyle dier hcreler, rnein alyuvarlar arasndaki en gze arpan farkllk ekilleridir, ama ilerinin bir yerden bir yere sinyal tamak olduu dnldnde, nronlarn upuzun yaratklar olmalarna amamal. Gelen mesajlar alan dall budakl kkleri, bu mesajlar ileten dzgn gvdeleri ve mesajlar gnderen gr tepeleriyle aaca benzerler. Bu yzden de, bir nronun blmlerini tanmlarken kullandmz szdaan ormandan gelmedir: Nronun dall budakl kkleri iin Yunanca "aa" anlamna gelen dendrori dan tremi "dendrit" szc kullanlr; gvdesi Yunanca dingil anlamna gelen akson, tepesi de "dallanma" adyla bilinir (bkz. ekil 2.4). Aksonun tad mesaj elektrikseldir. Bunu anlamak iin konunun biraz dna kmak gerekecek. Dier dikkate deer zelliklerinin yan sra vcudun btn hcreleri minik birer pildirler: Yani, czi miktarda bir elektrik ykyle ykldrler. Daha ak bir ifadeyle, hcrenin ii dna kyasla daha fazla eksi yk barndrr. Bu durum, sinir ve kas hcrelerinin sonuna kadar yararlandklar bir frsat yaratr. Elektrik farkndaki anlk bir deiim hcre boyunca tanabilir (bir mesaj yollamak iin). Bu ikili "ya hep ya hi" sinyali hareket potansiyeli olarak bilinir: Nronu hayatnm temel kararnn, elektrik sinyalini ateleyip atelememe kararnn o anki sonularn ifade eder bu zetle. Birok nron sabit bir tempoda kendili-

"BEYNDE SNRLER, NE REN"

69

Dallanp budaklanan dendritler dier nronlardan gelen sinyalleri alr

Nronun hcre gvdesi ekirdei ierir ve hcrenin varln srdrmesini salar

Akson bir ya-hep-ya-hi elektrik sinyalini hcre gvdesinden dar tayarak dier hcrelerle, onlarla birlikte oluturduu sinapslar araclyla iletiim kurar

ekil 2.4 Nron ve ksmlar Nronlar saakl kkleri, dall budakl tepeleriyle bitki ve aalar andrrlar genellikle. Ksmlarn tanmlayan szdaar da bu benzerlii yanklar. Hcre gvdesinden kan "dendritler" dier nronlarn terminallerinden sinyal alr; hcre gvdesinde ekirdek ile hcrenin varln srdrmesi iin gerekli olan kimyasal mekanizma bulunur; "akson" nronun elektrik sinyalini hcre gvdesinden uzaklatrr: Akson, dier hcrelerle temas kurmasn salayan bir terminal "dallanma" meydana getirebilir.

inden ateleme yapar aslnda: Bu ekilde, hareket potansiyellerinin temposunu arttrp azaltarak enformasyon tayabilirler; tpk kalabalk bir topluluun uultusunun bir an kesilmesinin de kardklar grlt kadar anlaml oluu gibi, Nronlar elektrik ykl olduklarndan akm titreimlerini sinir sistemi boyunca ileten elektrik tellerine benzetilirler hemen. Yerinde ama eksik bir benzetmedir bu. Zira salt akmla dolu deildirler, ayn zamanda "hayat" doludurlar. lerinde, elektrik trafiinin yan sra srekli bir madde hareketi de sz konusudur: Her gn aksonlar araclyla, bir milimetreden daha ksa bir uzunlukla drt santimetre uzunlua kadar deien oranlarda nron boyunca yava bir mo-

70

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lekl ak gerekletirilerek hcre gvdesinin uzak yerlerdeki sreleri beslemesi ve o yerlerin ihtiyalar hakknda bilgi edinmesi salanr. Bu ak engellendiinde nron, bir aacn sicimle sk skya balanm dal gibi, engellendii noktada ier. Nronlar oyuna getirilebilir ve onlara lerine yaramayan veya ilevlerini bozacak maddeler tatlabilir. Sinir sisteminin yollarnn haritasn karan sinir anatomistleri onlarn bu zayflklarndan yararlanarak beynin bir blmne, daha sonra baka bir blmde grntlemek zere (iki blm arasnda bir iletiimin var olduu varsaymyla) radyoizotoplu iaret maddesi zerk ederler; tetanoza neden olan toksinler gibi baz toksinler nronlarn iine szarak melanetlerini gerekletirecekleri blgelere zahmetsizce ularlar. Gayet de enerjik saylabilecek bu yaam tarzlarna ramen nronlar, doumumuzdan sonra pek rememek gibi kendilerine has 4 bir zellie sahiptirler. leride de greceimiz gibi, bu zellie sahip olmalarnn ok iyi bir nedeni vardr, ama kaza veya hastalk sonucu hasar grdnde sinir sisteminin kendini onarma kabiliyetinin dier birok organmza oranla daha az olduu anlamna da gelir bu. Nronlarn komular Hibir hcre ada deildir. Karacierden beyne vcudun btn dokular eitli hcre tiplerini iinde barndrr; dolaysyla nronlarn da komular vardr. "Glia" hcreleri komu hcreleri iinde sayca en fazla olan hcrelerdir; nronlar kadar ok miktarda bulunurlar. Temel olarak eit glia hcresi vardr. Oligodendrositler, merkezi sinir sistemi iindeki nronlarn aksonlarnn ou iin bir eit yaltm maddesi retirler. Aksonlarn etrafm srekli olarak kendi hcrelerinin zarlanyla kaplayarak oluturduklar bu yal klfa "miyelin" ad verilir: Bu klf, aksonun hareket potansiyelini iletme hzn birka metre/saniye ila 100 metre/ saniye kadar arttrr. Miyelinin hasar grmesi halinde akson boyunca gerekleen elektrik aktarm kesintiye urar; multipl skleroz dahil insanda grlen birok hastaln kkeninde bu hasar yatmaktadr. Astrositler, yetikin nronlara yapsal destek salayan, beyne ulatklarnda fets nronlarnn byyen ularna klavuzluk eden

BEYNDE SNRLER, NE REN"

71

ipliksi glia hcreleridir. Potasyumu (elektriksel adan aktif olduklannda nronlarn dar saldklar madde) alp baka bir yere gtrerek elektrik sinyali iin doru kimyasal koullarn devamllnm salanmasna yardmc olurlar. Yerine getirdikleri ilemler, normalde kan hcreleriyle kandaki ou proteini son derece narin olan nronun yaknlarndan uzaklatran "kan-beyin bariyeri"ne katkda bulunur. Glia hcrelerinin ncs olan mikroglia beynin psdr, hasarl hcrelerle onlarn kalntlarna ekidzen verir. Baz glia hcreleri nronlarn aksine hayat boyu oalmay srdrr, ama bu dourganlklarnn bir de br yz vardr: Beyin tmrlerinin ounun sorumlusu onlardr. Nron ve glialarla sk fk olan baka hcreler de vardr. Sinir sisteminin faal metabolizmas zengin bir kan dolamna ihtiya duyar. Bu nedenle beyinde ok sayda kan daman vardr. Sinir sisteminin ularnda, beyni ve omurilii boydan boya "menenjler" ve "ependim" hcreleri kaplar. Salglama yapan saaks bir doku olan koroid pleksusla birlikte bu hcreler beyinle omurilii ykayan ve onlar hayatn ypranmalarna kar koruyan "serebrospinal sv"y retirler: Bu effaf svdan her gn yanm litre retilir ve massedilir. Menenjler, menenjit enfeksiyonunun, normalde berrak olan omurilik svsnn bakteriler yznden bulanklamas eklinde kendini gsteren hastaln meydana geldii yerdir. Sinir sisteminin hcreleri bunlardr, nronlar ve onlara komu olan hcreler. Sinyallerin gerektii gibi tanmas bunlann en temel grevleridir. Peki ama nronlarn elektriksel eyleme gemesine ne neden olur? Bunun cevab "basit sinir sistemimizin" kinci unsurunda, hcreler arasndaki balantda yatar.
Balantlar

Sinir hcrelerini mstakil bir biimde grntlemek iin anatomstlerin bugn hl kulland gm boya tekniinin mucidi, on dokuzuncu yzyln nl talyan nromikroskopusu Camillo Golgi' nin, nronlarn birbirinden sahiden ayn olduklarm asla kabul etmemi olmas ilgintir. Nronlan birbirinden ayran boluk kl mikroskopla ayrt edilemeyecek derecede kktr ve Golgi'nin zama-

72

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nnda sinir sisteminin bir "syncitium", yani sreklilik arz eden bir hcreler a olabilecei dnlyordu. Golgi'nin alma arkada, sonradan rakibi spanyol bilim insan Ramon y Cajal'in alimalan ile sonrasnda elektron mikroskopulannn almalar, skk bir biimde bir arada olmalanna ramen nronlann birbirinden ayr olduunu, aralannda sinaps ad verilen kk yanklar bulunduunu pheye yer brakmayacak ekilde gsterdi. Genellikle, aksonun ucundaki "dallanmalar" dendritlerle, bazen de sinyal gnderdii hcrelerin gvdeleriyle ok sayda snaps balants gerekletirir. Bu durum aikr bir soruyu gndeme getirir. Elektrik sinyalleri canl aksonlar boyunca yo! almay baanr baarmasna da, hcreler arasndaki yang nasl geerler? Byle bir ey yapmalanna gerek yoktur. Sinapslarda nral sinyal arac deiir. Yang elektriksel itki yerine kimyasal bir haberci geer. Bu haberci ulat hcre zerinde, o hcrenin az ok elektriksel bir tki boalmnda bulunmasn salayacak bir etki yaratr. Snapslardaki iletimin kimyasal temelli olduunu gsteren ilk deneylerden biri, bu durumu kefeden Alman farmakolog Otto Loewi olay ryasnda zd iin zellikle kayda deerdir. Loewi, kalbe giden sinirin, yani vagus sinirinin elektrik uyansnn kaibin vuruunu yavalattn biliyordu. Grd rya, uyarlm kalbi ykayan svy ekip uyarlmam bir kalbi evreleyen svya enjekte etmesi gerektii fikrini verdi ona. Bu deneyi gerekletirdi ve tpk umduu gibi, yapt bu enjeksiyon sonrasnda uyarlmam kalbin yavaladn grd; bu durum uyarlm sinirin, iinde ykand svya bir kimyasal saldna iaret ediyordu. Bu nemli kimyasalla, nrotransmitter asetilkolin'le ileride tekrar karlaacaz. Sinapslar ve snapslar arasnda gei salayan kimyasallar basit sinir sistemi resmimizi tamamlyor. Sinir sisteminin ilevi, bir hayvann evresinde sezdii olaylara uygun hareketlerle tepki vermesine olanak tamr: Olaylan tespit edip bunlara verilecek uygun tepkileri dzenlemek iin bir eit sinyal sistemi gereklidir. Bu ihtiyac sinir sistemi karlar. Bu mkemmel dzenein elektrokimyasal sinyallerden sorumlu bileenleri, yani nron, sinaps ve nrotransmitter, insan sinir sisteminin basit esasn oluturur (bkz. ekil 2.5).

J J

"BEYNDE SNRLER, NE REN"

73

rnein, yiyecein varln tespit eden bir reseptr

Reseptr nronla motor nron arasndaki sinaps

Motor nronla (yarat yiyecee doru hareket ettiren) kas arasndaki sinaps

ekil 2.5 Basit bir sinyal sistemi Baz insani refleksleri denetleyen sinyal sistemi gibi en basit nron sinyal sistemi, iki nron ve bir kastan oluur. Bu rnekte, bir duyu nronu yiyecein varln tespit ediyor, bu bilgiyi bir "motor nron"a sinyalle iletiyor ve yarat yiyecee doru hareket ettirecek ekilde konumlanm bir kas harekete geiriyor.

Basitliin ete kemie brnm hali

nsan beyninin o inkr edilemez karmak yapsna gemeden nce durup son derece basit ve zerinde ok inceleme yaplm bir baka sinir sistemine hayranlkla bakmaya deer. Caenorhabditis eiegans, bilimde sekin bir sicili olan bir yuvarlak kurt. lk olarak Cambridge'de Sidney Brenner tarafndan gerekletirilen ve otuz yldr srdrlen almalar bu muteber hayvann yapsyla ilgili mthi derecede ayrntl bir betimleme salamtr.5 Olgun bir C. elegans'ta tam olarak 959 hcre bulunur; bunlarn 302'si nrondur. Trn her normal yesinde bu hcreler ayn yerlerde bulunur ve ayn rollere sahiptir. 302 sinir hcresi yaklak 8000 balant gerekletirir; bu balantlarn da haritas karlmtr, bunlar da hcreler gibi deimez bir yap arz eder. C. elegans'm genleri bizim DNA'mzm 1/500'i orannda bir DNA' ya ihtiya duyar. Bu genlerin de ayrmti haritas karlm, bu sayede hayvann genetik yaps, geliiminin seyri ve olgunluk dnemindeki anatomisi e davran arasndaki ilikileri ayrntsyla aratrma imkn elde edilmitir. Sinirbilimde byk hret kazanm ayn ekilde basit bir baka hayvan daha var. Bir deniz salyangozu olan Aplysia californca

74

BLN, KULLANIM KILAVUZU

20.000 nrona sahip; bu haliyle C. elegans onun yannda ahmak gibi kalr. Ne var ki, Aplysia californica'mn davran kapasitesi hayli snrldr. Davranlarn duruma gre uyarlama kabiliyetine sahiptir; rnein, mkerrer uyanlardan sonra savunma amal yapt ge6 ri ekilme hareketinin iddetini azaltr. Bu modifikasyonlar Amerikal sinirbilimci Eric Kandel tarafndan youn bir biimde incelenmitir. Kandel'in almalar basit renme biimlerinin sinirsel temellerinin ayrntlarn ortaya karmaya balamtr. Ama bizi en ok ilgilendiren sinir sistemi epey farkldr.

Karmak sinir sistemi


Sinir sisteminin esaslar basittir basit olmasna, ama daha yakndan incelediimizde ba dndrc bir karmaklkla karlarz. Karmak bir sinir sistemi (mesela bizimkisi) girift yerel ve uzun menzilli alar eklinde rgtlenmi, ok eitli tipte ve insan hayrete drecek kadar ok sayda nrondan oluur. Bu hcreler, ok eitli etkilere sahip geni apl kimyasal habercilerin yardmyla ok eitli sinapslar sayesinde birbirleriyle iletiim kurarlar. zleyeceimiz yoldan amamamz iin yine nce hcrelerden bahsedeceim, aralarndaki balantlara sonra geeceim.

Nronlar ve komular

Nron saylan ve tipleri nsan sinir sisteminde yaklak 100 trilyon nron bulunur. ok byk bir saydr bu: Beyninizde dnyadaki insan nfusunun yirmi kat kadar sinir hcresi vardr. Her nronun bir bakma bamsz bir yaama sahip olduu dnlrse bu say ok daha dikkate deerdir. Dolam sistemimizde bulunan ve saylan ok daha fazla olan alyuvarlarn aksine nronlar hayli eitlidir. Nron tipleri byklk ve ekil, kimyasal ierik ve oluumuna katkda bulunduklar alarn tasarm bakmndan farkllk gsterir. Byk nronlar, vcuttaki en byk hcrelerdendir. Ayanzdaki kk bir kas harekete geiren akson, omurilikte, gbek delii

BEYNDE SNRLER, NE REN"

75

hizasnn biraz altnda bulunan br nronun hcre gvdesinden o kasa kadar uzanr. Bu hcrenin boyu bir metreye kadar ulaabilir. Kaynandan uzaktaki bir yere mesaj gnderen "projeksiyon" nronunun mkemmel bir rneini oluturur bu hcre. Nron byklyle ilgili zt ve an bir rnek vermek gerekirse, beyinde ve omurilikte bulunan, sadece yakn komularyla ksa menzilli iletiime giren "internron"lar bir milimetreden az bir uzunlua sahip olabilmektedir. Hcrenin ekli ksmen cssenin zorlamasyla belirlenir: 1 metrelik hcrenin grn genelde bariz bir ekilde uzun ve incedir. Ama mikroskop altnda ok eitli tipleri olduu grlr, bu yzden birok tanmlayc terim ortaya kmtr (bkz. ekil 2.7 ve 2.11): "yldzs", "sepet", "granl" ve "avize" hcreleri beynin kk internronlanndan bazlardr; projeksiyon nronlar genellikle "piramit" eklindedir, adlan da uzun tepeli bir dendrite, dikensi bir yap arz eden basal dendritlere ve hemen fark edilmeyen bir aksona sahip hcre gvdelerinden gelir; adlarn on dokuzuncu yzylda yaam bir ek mikroskopusunun adndan alan ve beynin serebellum adl blmndeki projeksiyon hcrelerinden biri olan "Purkinje" hcreleri, tek bir noktadan etrafa salan, en gzde ehir parklanyla ak atacak zarif dendritlere sahiptir. Csse, ekil ve kimya birbirinden ayrlmaz, ama kimyann kendiliinden gndeme gelecei nronlar aras balantlar konusuna tekrar dnnceye kadar nronlar arasndaki kimyasal farkllklar meselesine imdilik ara vereceim.

Nron alar Sinir sistemi iindeki eitlilie vurgu yaparken, sinir sistemi dzensizmi, beyin arapsana dnm bir hcreler topluluuymu gibi bir izlenimine neden olmu olabilirim. Aksine: eitli hcre tiplerinin her birinin, birbiriyle balantl kk yapl hcrelerin yan yana yer ald dzenli alar iinde kendine ait bir yeri vardr. Beynin kvrml d rts olan serebral korteksi (beyin kabuu) ele alalm rnein. Bu rt sadece 2-4 milimetre kalnlktadr, ama i kvnmlar nedeniyle grndnden daha byk olan yzeyi her bir yarkrede bir metre kareden daha fazladr, ortalama byklkteki bir masa rts kadardr. Yzeyinde dolaldnda ayrntl ya-

BLN, KULLANIM KILAVUZU 4

19

19

18

Beynin n yz (d grn)

18

Beynin n yz (i yzeyinin grn)

ekil 2.6 Brodmann'n insan beyni haritas Korbinian Brodmann'n kortikal alanlar gsteren haritas yz yl kadar nce, kortikal yapnn mikroskopik farkllklar terrtel alnarak izilmitir. Broadmann'm anatomik nedenlerle yapt aynmlann ilevsel snrlara karlk geldii ortaya kmtr. Bu harita bugn de yaygn bir ekilde kullanlmaktadr.

BEYNDE SNRLER, NE REN"

77

ps bir hayli deiiklik gsterir. Yirminci yzyln balarnda Alman anatomist Korbinian Brodmann elliden fazla blge ayrt etmitir; ama bu blgelerin ou geni, dzenli bir plann parasdrlar (bkz. ekil 2.6). Korteks iinde bir sra hcre tekrarl bir yap oluturur; bir milimetrenin yaklak onda biri kalnlnda olan bu yap korteksin kalnl boyunca tekrar eder. Her kortikal stunda alt hcre katman ayrt edilmitir (bkz. ekil 2.7). IV. katmandaki kk intemronlar stuna gelen sinyallerin, afferensin ounu ahr; bu nronlar iki tabakadaki projeksiyon nronlanyla dorudan veya dolayl iletiime girer: II ve III. katmanlardaki yzeysel piramidal hcreler, stundan giden sinyalleri, yani efferensi korteksin dier blgelerine gnderir; V. ve VI. katmanlardaki derin piramidal hcreler sinir sistemi iindeki uzak blgelere, korteksin dndaki blgelere bilgi verir. Her stun iindeki byk, kk btn hcrelerin ortak bir amac vardr: Verili bir girdi rntsnden hareketle belli bir kt rn-

ekil 2.7 Korteksin katmanlar Serebral korteksin iindeki alt katman ve nron trleri. Bu yap, kortekse gelen girdilerle korteksten giden ktlarn dzenleni tarzna dair bir izlenim verir: sag ve soldaki gelen aksonlar korteksin baka alanlarndandr; ortadaki gelen akson ise zgl bir duyu enformasyonu tamaktadr. Hcre tipleri: P = piramit, M = Martinotti, F = fziform, Y = yatay, N = nrogliya, S = sepet hcre, Y-| = yldzs hcre.

78

BLN, KUUANIM KLAVUZU

tsnn bilgi ilemini yapmak. Birbirleriyle youn bir iletiim halindedirler, ama komu katmanlardaki hcrelerle olan iletiimleri daha kstldr. Korteksin tek bir blgesi iindeki saysz stun birbirlerine paralel biimde ayn anda faal olabilirler. Bunlar korteks anatomisinin modlleridir ve inde sinir sisteminin her blgesinde grlebilen eitlilii barndran dzenin bir rneini tekil ederler. Beynin etrafndaki yolculuumuz srasnda modler tasarmn birok baka rneine rastlayacaz ve korteksteki stunlar gibi yerel alarn, daha byk ve uzun menzilli alarn deimez bir paras olduunu kefedeceiz. Bunlarn bazlar deneyimin nrolojik temeli iin en iyi adaymzdr. Grmeye yardmc olan alar 5. Blm'n ana konusunu oluturuyor.

Sinir sisteminin balangc Hcre eitlilii ve anatomik yapsnn incelii gz nnde bulundurulduunda, sinir sisteminin geliimiyle bakmnn genlerimizden ykl taleplerde bulunmas hi de artc deildir. Aslnda, genomda yer alan sinir sistemiyle ilgili ifreli talimatlar baka organlarla ilgili talimatlarn iki ila katdr. Bu kaltmsal zelliklerin ou doumdan nce kendini gsterir. Dllenmeden hafta sonra insan embriyosunda sinir sisteminin ilk evreleri fark edilebilir; bu evrede, diske benzeyen ve hcre tabakasndan oluan embriyo ikiye katlanp ii bo bir tp biimini alr (bkz. ekil 2.8). Bu ekil baz uzak atalarmzn sinir sistemini andrr. Sinir sistemimizin bu mtevaz kkenleri gelikin sinir sisteminin merkezindeki bo yerlerde (beynin boluklannda ve omuriliin merkezi kanalnda) izlerini brakr. Omurilik kanal kapanmadnda, omuriliin normal ilevleri bakmndan tehlikeli sonulan bulunan spina bifida, yani omuriliin bir ksmnn akta kalmas kusuru meydana gelir. Normalde kanal lk biimlenmeye baladktan bir hafta sonra kapandndan, bu kusurun nlenmesinde iftlere dllenmeden nce bulunulacak tavsiyeler doum ncesi tlerden ok daha etkilidir. Sinir sistemi iindeki boluklar normal olarak kapanr da sonradan anormal biimde genilerse, baka hastalklar bagsterir. Sirngomiyeli, omiriliin merkezi kanalnn genileyerek etkisi altndaki hcre ve ak-

BEYNDE SNRLER, NE REN"

79

nral plak

nral kvrm

nral oluk

nral tp

nral oluk

nral tp

art ipi 18 gnlk embriyo

srt ipi 22 gnlk embriyo

ekil 2.8 Embriyonun sinir sistemi Soldaki izimde, 18 gnlk insan embriyosunun stten grn tasvir ediliyor: Terlik ekline benzeyen blge, yani nral plak, geliimlerine devam edip sinir sistemini oluturacak olan hcreleri barndrr; embriyo 22 gnlk olunca (sadaki izim) nral plaktan ortaya kan nral kvnmlar uzamaya ve nraf tp (beyin le omurilii meydana getirecek olan ii bo yap) oluturmaya balar. Alttaki kk izimlerde, stteki embriyonun orta kesiminin stten grn grlyor.

sonlan sktrmas sonucu kollarn uyumasna, ellerin zayflamasna ve bacaklarn katlamasna neden olan bir hastalk; "beyin suyu" anlamna gelen hidrosefalus se, beyin iindeki boluklarn genileyerek beynin kafatas iinde skmasna, btn ilevlerini fel etmesine neden olabilen bir rahatszlk. Geliim srecinin iki haftalk evresi inde nral tp bklp imeye balayarak ileriki byme evrelerinin ilk belirtilerini gsterir: "n beyin" iiklii beynin yarkrelerini meydana getirir; ortabeyin ve arkbeyin iiklikleri, beynin yarkrelerini omurilie balayan beyin sapnn ilk iaretlerini verir. Doum ncesi hayatn

80

BLN, KULLANIM KILAVUZU rombensefalon (arka beyin) I prozensefalon setvikal v:ksr mezensefalon

rombensefalon

omurilik boluu

ekil 2.9 Drt haftalk embriyo beyninin blmleri Drt aylk embriyonun yandan ve stten ematik grn. Bata ve gvdede geliim gsterecek olan sinirlerin balanglar imdiden grlebiliyor. Sinir sisteminin tps yaps seilebiliyor.

sonraki sekiz ay ierisinde bu ien tp uzar, kalnlar, eilir ve katlanr (bkz. ekil 2.9). Bunun ardndan, sinir sisteminin merkezi alanlann kucaklayan nc hcreler tarafndan dalgalar halinde hcreler meydana getirilir. Oluan bu hcreler bulunmalan gereken konumlara g ederek yakn ve uzaktaki hedeflerle dzenli balantlar kurmaya balarlar. Sinir sisteminin o neredeyse mucizevi kabiliyeti, yani geliimini srdrrken etrefil yapsn dzenleyebilmesi, onu sk sk kyasland insan teknolojisinden ayran birok zelliinden biridir. Btn bunlardan sonra nihayet tamamyla gelimi bir sinir sistemi haline gelir. imdi de sinir sistemim yle bir grelim. nsan sinir sistemi etrafnda bir tur Nronlar mikroskobik lektedir, ama makroskobik (plak gzle grlebilen) nral doku topaklan halinde kmelenirler. Sinir sistemi turumuz, incelemeniz iin gznzn nne serilselerdi grp dokunabilmenizin mmkn olaca blgeleri kapsyor, geri onlar hakknda basit bir ncelemeden elde edilebileceinden daha fazla ey syleyeceim. Sinir sisteminin hemen derimizin altnda bulunan o en bilinen blmyle balamak daha makul grnyor.

BEYNDE SNRLER, NE REN"


EVRESEL SNRLER , -

81

Sol kolunuzu uzatn ve sa elinizin iki parmayla dirseinizin i snrn oluturan kemiksi kntya dokunun. Parmaklarnz kntnn zerinde bir aa bir yukar gezdirin. Hareketli, hassas bir kordon hissedeceksiniz, yani "umar siniri". Bir sinir, omurilik iinde (veya ona yakn yerlerdeki) sinir hcrelerinin gvdelerine giden ve oralardan kan binlerce aksondan meydana gelen bir landr. Duyu organlarndan gelen ve kaslara giden mesajlardan oluan ift tarafl bir mesaj trafii gerekleir zerlerinde. Umar sinirine hafife vurduunuzda, bu sinirin duyum salad yzk parmanzla sere parmanzda karncalanma hissedersiniz. Tekrar eden darbeler elin kaslarnn zayflamasna neden olabilir, zira bu kaslarn ou ulnar sinirindeki aksonlarca denetlenir. Ulnar, kola hizmet eden temel sinirden biridir. Dierleri daha iyi gizlenmitir. Umar siniri iindeki aksonlar byklk ve miyelin klfna sahip olup olmama bakmndan farkllklar gsterir. Geni miyelinli aksonlar en hzl olanlardr; sinyalleri 100 metre/ saniye hzla gnderirler. Bu tr aksonlar, piyanistin parmaklarnn piyano tularnda hzla dans edii gibi hzm esas olduu ilevlerden sorumludurlar. evresel aksonlar kaplayan miyelin klf, merkezi sinir sisteminin olugodendrositlerinden ziyade Schwann hcreleri tarafndan imal edilir. Schwann hcresi adn, btn insan dokularna ynelik "hcre teorisi"nin yerlemesini salam olan on dokuzuncu yzyl Alman biyologlarndan Theodor Schwann'n adndan alr. Ac hissinde kk, miyelinsiz sinir lifleri rol oynar rnein: Onlarn sinyali yava gndermeleri deri yaralanmalarnda ilk keskin oku takip eden o naho "yara sonras arlar"in nedenini anlamamza yardmc olur. Snir iindeki her akson bir elektrik rnts tamann tesinde pek bir ey yapamaz. Hareketlerinin nemi kaynaklarna ve hedefine baldr. Ulnar siniri iindeki gelen sinir liflerinin k yeri deri, kas ve tendonlardaki mikroskobik duyu organlardr. Bu organlar, yerel fiziksel deiikliklerin (scaklk veya soukluk art, derinin zerinin hafife bastrlmas, parmak ucundaki bir titreim, bir kasn ksalrkenki hareketi) akson boyunca hareket eden bir elektrik dear-

82

BLN, KULLANIM KILAVUZU

jna dntrlmesine yardmc olurlar. Keza grme, duyma, tat alma ve koklama da gz, kulak, dil ve burun iindeki daha belirgin duyu organlar ve onlarn "afferent" sinirleri sayesinde gerekleir. Her durumda o bariz ilke ayndr: Bir duyu organ fiziksel bir uyaran nral sinyal olarak bilinen elektrik akmna dntrr. Kaslara giden lifler kaslar harekete geirir. Kaslarn hareketi, kaslara giden sinir liflerinin daha nce Otto Loewi'nin ryasnda karlatmz nrotransmitter asetilkolini, nromskler birleme yeri adyla bilinen deiiklie uram sinaps boyunca serbest brakmalar sonucu gerekleir. Kaslar da tepki olarak bir hareket potansiyeli retirler ve bu da kaslmalarna neden olur. Btn duyumlar, afferent sinirler araclyla duyu organlarndan tanan elektrik sinyallerine bal olduu gibi, btn hareketlerimiz de efferent sinirler tarafndan kaslara tanan elektrik sinyallerine baldr. nsan davrannn her paras, konumamz, yazmamz, jestlerimiz ve yaptmz danslar kaslarn belli kaslma rntlerine uygun kaslmasyla gerekleir. Ulnar siniri gibi evresel sinirlerin hepsi "evresel sinir sistem i n i oluturur; "merkezi sinir sistemi" ise beyin ve omurilikten oluur (bkz. ekil 2.10). Sinir sisteminin bu son derece nemli ileri karakolunun iine dalmadan nce bir baka farklln daha zerinde durmalyz. evresel sinirlerin az nce deindiimiz 'motor" ilevleri (jest ve konumalara yardmc olan ilevleri rnein) "istemli sinir sistemi" ile onun komutu altnda alan "izgili" kasn (mikroskop altnda izgili grnd iin bu ad almtr) gzetimi altnda gerekleir. Bir evresel sinir iindeki aksonlarn kk bir ksm sinir sisteminin "otonom" blmne aittir. Otonom sinir sistemi, i organlarmzla onlarn "dz kaslan"mn neredeyse tmyle bilind ileyiinden sorumludur: Barsaklarn kaslmas, kalbin at, penisin ereksiyonu, otonom sinir sistemi iinde gerekleen sinyallere baldr rnein (ve bu sinir sisteminin, bilinli planlarmzn hibirine aldr etmedii de hepimizin malumu). Kan damarlarmzn duvarlarnda da dz kaslar vardr: Yzmzn kzarmasna neden olup bizi ele veren de otonom sinir sistemidir. Otonom sinir sistemi birbirine zt eylemlere yol aan "sempatik" ve "parasempatik" sinir sistemi eklinde iki ana blme ayrlr. r-

"BEYNDE SNRLER, NE REN"

83

ekil 2.10 Sinir sistemi On yedinci yzylda izilmi olan bu resim sinir sisteminin tamamn gsteriyor: Beyinle omurilik merkezi sinir sistemini oluturuyor. Resimde, omurilik sinir kklerinin omurilikten kt, kol ve bacak sinirlerine uzand grlebiliyor; burada ksa braklm geri, ama bu sinirler gvdeden vcudun her tarafna dalarak deri ve kaslara ular. Kol, bacak ve gvde sinirleri bataki kranyal sinirlerle birlikte evresel sinir sistemini oluturur. Bu resim, ac verici uyarmlardan kanmamz salayan sinir yollann tasvir etmek amacyla ve zellikle diyagram eklinde izilmitir.

nein, sempatik sinir sistemi kalbin atm hzlandrp gzbebeini bytrken, parasempatik sinir sistemi kalbi yavalatr, gzbebeini kltr. Otonom nronlarn hcre gvdeleri omuriliin dnda, ya "sempatik zincir"deki gibi hemen yakmnda ya da parasempatik sinir sisteminin "ganglionlarTnda olduu gibi otonom sinirlerin hedeflerinin yaknnda yer alr. Barsaklarda, omurilik boyunca yer alan nron says kadar otonom nron olduu syleniyor rnein. Genellikle bu hayati sistem iindeki srekli nral hareketlilikten t-

84

BLN, KULLANIM KILAVUZU

myle habersizizdir. Algsal bilincin, geni nron alarnn ileyiinin vazgeilmez bir elikisi olmadna iaret eder bu durum; bu konuya ileride tekrar dneceiz.
OMURLK

Kol ve bacaklarn evresel sinirleri omurilie gider ve oradan gelir. evresel sinirler omurilie 27 ift "spinal sinir kk" dizisi yoluyla girerler; bu sinir kk dizisi, parmaklarnz srtnzda gezdirdiinizde kntlarn hissedebileceiniz "omurlar" arama giren sinir demetleridir. Embriyo sinir sisteminin yaps omurilikte hl kendini gsterir. Kk br "merkezi kanaT vardr; bu kanal, sinir dokusunu ortaya karan nral tpn kalmtsdr. Sz konusu kanaln evresi omuriliin "gri maddesi"yle, sinir hcrelerinin gvdelerinden oluan bir ala kapldr. Omurilii boydan boya kesip stten baktnzda gri maddenin kelebek biiminde olduunu grrsnz. Gri maddenin etraf da omuriliin "ak maddes"yle, inip kan aksonlardan meydana gelen ve beyinle omurilik arasndaki iletiimin gerekletii kaln bir halkayla kapldr. Kasa giden aksonlarn ana hcre gvdeleri omurilik iinde, yani omuriliin "n boynuzTnda, iki kelebek kanadnn n blmlerinde yer alr. "Motor nron hastal" srasnda kt biimde bozulan hcreler bunlardr: Sinir takviyesinden mahrum olduklar iin, bu kt hastalktan mustarip olan kiilerin kaslar zaman iinde yava yava zayflayp yok olur. Kaslardan gelen duyu liflerinden bazlar ilk sinapslarn "dorsal boynuzlar"da, kanatlarn arka blmlerinde gerekletirir; dierleri ak maddenin "dorsal kolonlarTnda yol alarak beyne dorudan ular. Omurilik, vcuda giden ve vcuttan gelen nral sinyaller iin vazgeilmez bir mecradr. Omuriliin ciddi bir biimde hasara uramas, ki yerlerinde ve sporda ok sk rastlanr, hasann meydana geldii yerin alt ksmnda felce ve duyu kaybna neden olur. Bu hasar genellikle onarlmaz niteliktedir: Hasarl evresel sinirler, hedeflerine doru yava yava tekrar byyebilirler, gnde bir milimetre gibi, ama merkezi sinir sistemindeki ve omurilikteki aksonlarn hasara uramasndan sonra bu blgelerin kendi kendini onarmas ok snrl gerekleir.

"BEYNDE SNRLER, NE REN"

85

Ama omurilik bir enformasyon yolu deildir sadece. Gri madde, omurilie gelen sinyalleri tar. Birok refleks burada dzenlenir. Nrolog dizin altna vurup bacan atmasn salarken bir spinal "refleks halkas"m test eder: Bu vuruu alglayan tendondaki ve kastaki organlardan kan ve tekrar omurilie giden duyu giriini yani; vuru n boynuzdaki bir grup motor nronu uyarr; bu nronlar, vuru nedeniyle gerilmi olan kasa tekrar sinyal gnderir, kas kaslarak bacan atmasna neden olur.
BEYN SAPI VE BEYNCK (SEREBELLUM)

Omurgann kafatasyla bulutuu yerde omurilik "foramen magnum" ad verilen byk bir delikten geerek beyinle birleir. Beynin de ak bir ekilde ayrt edilebilen ana paras vardr: Kavisli bir sinir dokusu sap olan beyin sap, omurilikten kar, tepesi iki paradan oluan serebral yarkreleri sarlmtr; bu yarkrelerin yzeyi, korteksin kvnmlaryla biimlenmitir. Beyin sapnn arkasnda, yarkrelerin aasnda yuvarlak beyincik (serebeltum) bulunur. Genel olarak beyin sapnn ilevi vardr: Birincisi, omurilik kollar, bacaklar ve gvdeye nasl hizmet veriyorsa beyin sap da ba ksmna benzer bir hizmet verir. Gz hareketlerini, yz kaslarn, konumay ve yutkunmay denetler, yzle ilgili duyumlar, tat alma ve duyma arasndaki ilikiyi dzenleyen sinyalleri alr. kincisi, beynin, omuriliin ve beyin sapnn birbirleriyle iletiime girmesini salayan btn sinyalleri tar. nc ve bizim iin en nemli ilevi, hem altndaki kalp ve akcierleri hem de stndeki beyin yarkrelerini yneten birbiriyle balantl nron kmelerini banndrmasdr: Bu "retikler oluum" hcreleri, bilinli hayatlarmzn en temel ritimlerini, uyanklk, rya grme ve uykuyu denetler. Bu ritimlerin kkeni ile bunlarla ilgili rahatszlklar 3. ve 4. Blm'n konusunu oluturuyor. Beyin sap hayat ve bilin iin yle nemlidir ki "beyin lm" sklkla beyin sap'nm lmyle tanmlanr. Beyin lmnden birka saat ya da gn sonra bildiimiz lmn gelecei kesin olduu iin, ngiliz hukuku beyin -sapnn lm pheye yer brakmayacak ekilde gerekletiinde, ihtiya sahibi hastalara nakledilmek zere organlarn alnmasna izin verir. Beyincik, kafatasnn arka ukuruna, beyin sapnn arkasna yu-

86

BLN, KULLANIM KILAVUZU

yldzst hcre

sepet hcre

Golgi hcresi

Purkinje hcreleri

yosunsu

lifler

ekil 2.11 Beyinciin mimarisi Bu gzel ekil, beynin hareketin dzgn ve doru yaplmasndan sorumlu bir blgesi olan beyincikte yer alan sinirlerin tiplerini ve beyincik kodeksinin dzenini tasvir ediyor.

yalanmtr. Beynin sadece yzde onu kadar bir bykle sahip olmasna ramen beynin toplam nron saysnn yarsndan fazla nron ierir. Dtan bakldnda, serebrumun altnda bulunmas, grn onun ikinci bir beyin olduu izlenimini verir insana ve bu o kadar da yanl bir izlenim saylmaz. Mikroskopik anatomisi, korteksin stunsu yapsndan ok farkl, ayrt edici ve hayli tekrarl modler bir tasarm ortaya serer (bkz. ekil 2.11). Bu tasarm beyinciin her tarafnda tekrar eder, ama ana alt blmnn ilevi girdi ve ktlarnn yerine baldr. En eski blgesi olan "serebellum vestibl" dengemizi korumamza, ba ve gz hareketlerimizin egdml almasna yardmc olur; "spinoserebellum" dengeye ve gvde, kol ve bacaklarn ahenkli hareketine yardm eder; "serebroserebellum" ise bu hareketlerin balang-

"BEYNDE SNRLER, NE REN"

87

lannda, planlanmalarnda ve zamanlamalannda rol oynar. Beyincik hasan, kaltmsal bir hastalk eiliminin sonucu olabilecei gibi bir darbe nedeniyle kan tedarikinin kesintiye uramasn veya multipl sklerozda grlen lekeli iltihab (bir eit "beyin kzl") takiben meydana gelebilir. Beyincik hasan, kelimeleri yuvarlayarak konuma, ince hareketleri hantalca yerine getirme, titreme ve dengesizlik eklinde kendini gsterir. Beyincik genelde bir "nron makinesi", hareketi egdmleyen, ana gvdeye bal bir bilgisayar olarak dnlegelmitir, ama onun dnceyle duygularn egdmn, hareketin egdmn nasl salyorsa yle salad fikrini akla getiren kantlar srekli artmaktadr. Bu fkr, hareket ile deneyim arasndaki gibi, bizim blmelere ayrarak dnme alkanlmzn rn olan ayrmlarn her zaman beyin tarafndan rabet grmediim bize hatrlatr.
YARIKRELERN NDE

Omuriliin merkezi kanalndan yukan, beynin sv dolu merkezi yerlerine doru yol aldnz hayal edin. Beyin sap iinde gerekletireceiniz yolculuk sizi, kemer ksmn beyinciin oluturduu drdnc karncn adr biimli boluundan alp ortabeyin iindeki Sylvius kanalnn klostrofobk ortamna gtrecektir. Bu kanaldan ktktan sonra serebrumun kalbinde yer alan ve nc karnck adyla bilinen yksek bir maarada bulacaksnz kendinizi. Uzakta, nc karncn daha geni yan karncklara alan geitleri, foramen Monro'yu gz ucuyla grebilirsiniz. Ama yola devam etmeden nce burada biraz daha kaln. nc karncn tabanyla duvarlar ilerinde n beynin ilk ana yaplann barndrr (bkz. ekil 2.12). nc karncn duvarlarnda, her iki tarafnda, sinir hcresi gvdelerinden oluan ift a, yani talamus yer alr. Talamus, kortekse gelen ve oradan giden sinyallerin nakil istasyonudur; ama bu tarif onun nemini yanstmaktan uzaktr. Talamus iinde, birbirinden farkl on be veya daha fazla nron kmesi (akl kanstnc bir adla, "ekirdekler" adyla bilinirler) ayrt edilebilir. Mesela bunlardan biri gzlerden gelen nronal girdinin ounu, biri de beyincikten gelen girdilerin ounu alr. Bu girdi uygun kortikal blgelere gnderilir, o blgeler de karlnda sinir lifleri gnderir; bu saye-

BLN, KULLANIM KILAVUZU

kuyruklu ekirdein bas amigdaia

ekil 2.12 Talamus ve bazal ganglionlar Bu ekillerde, serebral faaliyetin bir mk rokozmosunu ieren talamus ile en ok hareketin programlanmasnda^ rolyle tannan, ama dnce ve davran zerinde de geni kapsaml etkileri olan bazal ganglionlar farkl alardan grlmektedir. stteki ekilde, beynin yukardan, "kulaktan kulaa" kesiti grlyor: Metinde, nc karncktan da, kortekse doru yolculuk edilse hangi yaplarla karlalabilecei anlatlyor. Alttaki ekilde, yandan grlen putamen ile kuyruklu ekirdein aslnda tek bir yapnn, "striyatum'un (izgili cisim) paralan olduu, i kapsln ipliktkleriyle birbirinden ksmen ayrld grlr; globus pallidus, putamenin arkasnda kald iin bu ekilde grlmyor.

de talamus ekirdekleri hedefleriyle bir diyalog iine girebilecek donanma sahiptirler. Btn kortikal blgeler talamusla iletiim halindedir. Talamus, uyanklkla tahriki dzenleyen beyin sapnn blgelerinden nemli girdiler de alr ayn zamanda. Dolaysyla, talamus ekirdekleri iinde meydana gelen faaliyet, beyin yarkre faaliyetinin bir mikrokozmosudur; talamus hem genelde tetikte olmay hem de seici bir dikkatle odaklanmay salayacak iyi bir konumda bulunmaktadr. Talamusta meydana gelen kk hasarlar bile ykc sonular dourabilir. ekil 2.13'te bir kan damarnn tkanmas sonucu oluan ve talamusun iki tarafn birden etkileyen bir

"BEYNDE SNRLER, NE REN"

ekil 2.13 Komaya neden olan bir inmeyi gsteren bir MRI filmi Talamusun her iki tarafn da etkileyen inme, meydana geldii srada komaya neden olmu, hastada yllarca kalc bir uyuukluk ve konsantrasyon gl yaratmtr. lgili hasarl alanlar okla gsterilmi. Bu alanlara bitiik olan ve beynin derinliklerinde yer alan "parlak" alanlar beynin kanncklandr.

beyin felcinden mustarip bir hastaya ait bir MRI filmi grlyor. Felcin olutuu srada hasta uyandnlamam; yllar sonra bile hastann uyuukluk ve dikkat dankl ikyetleri hl sryor. Talamusun geni apl hasan bazen, "kalc bitkisel hayat hali" olarak bilinen "farkndaln olmad daimi uyanklk" durumunu gizler. Doal olarak, birok sinirbilimci talamusun bilin konusunda kilit bir rol oynadm savunur. Bu konuya daha sonra tekrar dneceiz. nc karncn tabannda, kanundan hipofiz bezinin sarkt hipotalamus yer alr. Hipotalamus, beynin hacminin yzde birinden az bir hacme sahiptir, ama boyuyla karlatrlamayacak derecede nemli bir blgedir. Vcudun i evresini kontrol eder, kan ekeri, vcut scakl ve kann tuz konsantrasyonu gibi parametreleri tarar; bu bilgilerden yararlanarak otonom sinir sistemiyle hipofiz bezinin almalarn dzenler, onlar sayesinde tiroid, bbrekst bezi,7 byme ve seks hormonlar salglarm denetler; yiyecek, iecek

go

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ve seks gibi itahlarmz kabartr ve sndrr; gnlk ritimleri salar, tahriki artrr; yeni anlar edinmemizi salayan nral devreye katk salar. Hipotalamus, biyolojik evre ile fiziksel evre, vcudun "i ortam" ile i ortamn srekliliinin salanmasnda ihtiyacmz olan evre arasndaki snrda grev yapar. rnein, scak bir gnde yaptnz hzl bir yry sonrasnda susuz kaldnzda hipotalamus kan younluunuzda bir art tespit edecek, re retimini azaltan bir hormon salglayacak, neden olduu susama duygusunu yattracak davram devreye sokacaktr. Tutkularmz depretiinde veya korktuunuzda hipotalamus ayn ekilde sevimek veya kamak iin gerekli i hazrlklar ynetecektir. Hipotalamus, btn basit itiyaklarmzn nral merkezidir. Hipotalamusun ilevinin aksamas halinde, an susuzluk ve alk hissi veya itah kayb, uyuukluk, vcut scaklnn ykselip dmesi ve hormonal dzensizlik belirtileri kendini gsterir. nc karncktan ayrlp talamustan dar, beynin yzeyine doru yol almaya baladnzda ilk olarak beyaz maddeyle kapl bir blgeyle karlarsnz, korteksi beynin dier blgelerine ve omurilie balayan i kapsl'le. Burasn da getikten sonra kortekse ulamadan nce son nemli yaplarla karlarsnz. Bunlar bazal ganglionlar, kuyruklu ekirdek (caudate), putamen ve globus pallidus adl ekirdeksi kitlelerdir. Kuyruklu ekirdek ile putamen, aslnda i kapslle ikiye ayrlan tek bir ekirdekten oluur. Korteksin geni blgelerinden afferens alrlar; bu ktlar burada ilendikten sonra globus pallidusa aktarlr; sonra bazal ganglion ktlar talamustan geip tekrar kortekse dnerek karmak bir halkay tamamlar. Korteksten bazal ganglionlara, oradan da talamus yoluyla tekrar kortekse ulaan bu halka, serebelluma giden ve ondan kan sinyallerin -zledii yola ok benzer. Ama bazal ganglionlar kendilerine zg bir i mimariye ve ilevlere sahiptir; bunlarda meydana gelebilecek hatalar kendine zg hastalk biimlerine neden olur. Beyincik gibi bu kitleler de genelde hareketi idare eden yaplar olarak kabul edilegelmilerdir. Onlarda meydana gelen bozukluklar hareketi etkiledii kesindir. Beyin sapnda yol alan aksonlar tarafndan bazal gangliyonlanna taman nrotransmitter dopaminde mey-

"BEYNDE SNRLER, NE REN

91

dana gelebilecek bir noksanlk, Parkinson hastalnn karakteristik zellikleri olan titremeye, hareketlerde yavala, sertlie ve dengesizlie neden olur; "kore"de grlen "dans benzeri" kmltlar ise, bazal ganglion ilevsizliinin kar u rneini oluturur. Kore hastal bir zamanlar streptokoklarn neden olduu ve boaz arlarna neden olan enfeksiyonlarn bir komplikasyonu olarak tannan bir rahatszlkt; bugn daha ok Parkinson hastal nedeniyle an te8 davi uygulamalarna maruz kalan veya kaltsal bir bazal ganglion rahatszl olan Huntington hastalndan mustarip hastalarda grlr. Ama, daha nce de grdmz gibi, hareket, dnce ve duygu arasnda yaptmz ayrmlara beyin her zaman itibar etmez. Bazal ganglionlann baz blmleri beynin duygularla ilgili blgeleriyle, limbik sistemle (yaknda daha ayrntl ele alacaz) yakndan ilikilidir ve bazal ganglionlann hasar grmesinin kiilik ve davranlar zerinde nemli etkileri olabilir. izofreni belirtilerini byk lde azaltan "nroleptik" ilalar, bazal ganglionlann bu blgelerinde etkinlik gsterir ve dopaminin etkilerini hafifletir.
SEREBRAL KORTEKS

Bazal ganglionlan ve baka bir ak maddeyi getikten sonra beynin e kvrml yzeyine, serebral kortekse ulanz. Yksek tepeleriyle derin vadileri (girus ve sulkus) beynin yzeyini aratranlara birok nirengi noktas sunar. Bu engebeli araziyi aratrmaya balamadan nce u genel bilgi, ilevlerini anlamamz bakmndan faydal olacaktr. ncelikle, beynin sol yarkresi vcudun sa tarafndan, sa yarkresi de sol tarafndan duyusal bilgi alr, sa yarkre vcudun sol tarafn, sol yarkre de sa tarafm denetler. kincisi, btn hayvanlar arasnda en ok insanlarda beynin iki yarkresinin kendine zg zellemi kabiliyetleri vardr: Genelde baskn olan sa eli denetleyen sol yankre, dili kullanma ve beceri gerektiren hareketleri icra etme yeteneimizin yeridir; sa yankre ise rnein, boyutlu meknn alglanmasnda ve mzikte nc bir rol oynar. Salkl bir beyinde iki yankre eitli sinir demetleri sayesinde birbiriyle yakn bir temas halindedir. Bu sinir demetlerinin en by, beynin nc kannc zerinde kemer oluturan korpus kallosuri dur.9 ncs, korteksin baz kk blgelerinin (zaman zaman

92

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Brodmann'm haritasnda ayrt edilen blgelerle akan blgelerin) uzmanlam ilevler icra ettii artk kabul edilmektedir. rnein, korteksin V4 adyla bilinen grmeyle ilgili kk blgesinin hasar grmesi, renkli gr tamamen ortadan kaldrarak sadece grinin tonlarnn grlmesine neden olabilir. Bu nedenle V4 "renk blgesi" olarak tanmlanr, ama bu tanm yaplrken bu blgenin dier blgelerden yaltlm halde renkli gr salad imasndan ka10 nlr: Renkli gr iin bu blge zorunludur, ama yeterli deildir. Her zaman iin, uyank bir beyinde birok kk korteks blgesi 11 uzmanlam grevlerini "paralel" bir biimde gerekletirir. Beynin her iki yarkresi de drt loba ayrlr (bkz. ekil 2.14). Aln loblar (frontal lob), beynin, kafatasnn gzlerin zerindeki ksmna yaslanan n ucundan, "beynin merkez oluu"na kadar uzanr. Beynin bu oluu, beynin temelde motor ileve sahip ndeki blgeleriyle temelde duyusal ileve sahip arka blgelerini birletiren nemli bir levsel badr ayn zamanda. Merkez oluun arkasnda, zellikle bedensel duyumlarla ve meknsal ilikilerimizle balantl olan duvar lobu (paryetal lob) bulunur. Duvar lobunun snr, beynin en arkasnda bulunan ve daha ok grmeyle ilgili olan artkafa lobu'na (oksipital lob) kadar uzanr. akak loblar, yarkrelerin kulaklarn st ksmndaki bombeli yan uzantlarnda yer alrlar; frontal ve duvar loblanndan beynin st ksmndaki "Sylvius oluklar"yla ayrlrlar. Yan karncklar loblarm iinde devam eder, serebrospinal sv iindeki yolculuumuza devam etmi olsaydk sonunda her birinin i ksmlarnn derinliklerine ulaabilirdik. Aln loblan, merkez oluun hemen nnden yarkrenin aasna giden br korteks eridi olan "primer motor alam"n ierir. Bu alan vcudun bir "motor haritas"dir: Haritadaki belli bir blgenin uyarlmas vcudun belli bir blmn harekete geirir. Bacaklar, yarkrelerin i yzlerine kadar uzanan korteks duda temsil eder rnein. Burada bir tmrn olduu, bir bacau istemsiz bir biimde atmas eklindeki nbetlere sebebiyet vermesiyle anlalabilir. Hareketlerimizle alg dnyasnn zelliklerini temsil eden eitli "haritalar" kortekste bolca bulunur. Primer motor alan, insanda zellikle daha hacimli olan aln loblarnn sadece kk bir parasn oluturur, ama btn olarak dndmzde, aln loblanmn ilevlerinin zellii "motor" oluu-

"BEYNDE SNRLER, NE REN'

93

dur; burada motor terimini genelde dnce ile davrann rgtlenmesi anlamm da (psikoloji jargonundaki "ifa edici ilev") ierdiini kabul ederek kullanyoruz. Aln lobu zedelenmeleri problem zmn, planlamay ve planlanan eyi yrrle koymay zorlat-

(a)
ALN LOBU DUVAR LOBU

(b)
DUVAR LOBU

ARTKAFA LOBU

subkallosal blge un ki rinal sulku

AKAK LOBU

ekil 2.14 Beynin yandan grn Bir serebral yarkrenin iki grn. ekillerden biri yarkrenin yandan grn, dieri de ayn yankrenin normalde dier yankreyle bititii, grnmeyen yznn grn. Her ki ekilde de beynin drt lobunun konumu ve nemli alt blmleri grlyor.

94

BLN, KULLANIM KLAVUZU

nr: Kiilik dengesini bozar, insan ya uyuuk bir kaytszla ya da engelleyemedii bir taknla sevk eder. Aln loblann zedelenenler genellikle iinde bulunduklar durumun hi farknda deildir: Kaybettikleri asl ey, kendi davramlann gzleme ve dzenleme yetenekleridir ("igr") zaten. Davran nrolojisi tarihinin belki de en sk gsterilen rneklerinden biri olan Phineas Gage vakas bu 12 durumu rnekler. Gage, 1860'larda demiryolu inaatlarnda alan bir ekibin ustabayd. Erken gerekleen bir patlama srasnda metal bir ubuk alttan bir gznden girip aln loblanndan gemiti. Hayret verici bir biimde nemli bir sakatlk yaamadan hayatta kalmay baarm, ama o eski dnceli, alkan hali gitmi, "dzensiz, saygsz... kaprisli" biri haline gelmiti. Birka yl sonra da doal nedenlerle lmt. lmnden sonra kafatas muhafaza edilmiti: Hasar, bugn sosyal davranlarn dzenlenmesinde nemli bir rol oynad kabul edilen bir blgede, aln loblannn alt ksmnda meydana gelmiti. Aln loblan, hareket ve davranlarla ilgili rollerinin yan sra akc konumada da benzer bir rol oynar: 1861'de Fransz nrolog Broca tarafndan tanmlandktan sonra onun adyla anlmaya balayan Broca alam hasar grdkten sonra hasta duraksayarak ve kendini zorlayarak konumaya balar, ama bakalannn syledii eyleri anlama kabiliyeti genelde zarar grmez. akak loblan zellikle bellekle ilikilidir. Deniz atm andrd in Yunanca ayn anlama gelen hipokampus adyla anlan ve akak lobunun i yzeyine sokulmu halde bulunan yap, kalc "bildirimli" anlar (bisiklet kullanma bilgimiz gibi beynin baka yerinde yer alan "ilemsel" anlarn tersine, istendiinde anlabilir anlamnda "bildirimli" anlar) iin elzemdir. Davran nropsikolojisinde bir baka nl vaka bu noktaya rnek oluturur. HM 27 yanda, normal hayatm srdrmesini engelleyen epilepsi hastalndan mustarip biriydi. Kanadal sinir cerrah Walter Scoville 1953'te onun beyninin her iki tarafndaki hipokampuslan almt.'3 HM'nin epilepsisi bu tedaviye olumlu yant vermiti ve HM grnte bu ameliyattan zarar grmemi gibiydi. Ne var ki, epilepsi nbetlerinin yilemesi HM'ye ok pahalya patlamt: Ameliyattan sonra belleinde yeni bilinli anlan saklayamaz olmutu. Deimez bir imdiye hapsolan HM, hayatmz anlamlandran kiisel deneyim birikimlerine (epizodik bellek) yenilerini katmaktan acizdi. Onlarca yl he-

"BEYNDE SNRLER, NE REN'

95

men her gn ona test uygulayan psikologlar ne zaman grse tanmyordu rnein. Buna karlk, HM'nin ameliyattan kurtulan, yani neterin kesip att yeteneklerin dnda kalan yetenekleri olaanst denebilecek dzeydeydi. HM zellikle de nesnelerle ilgili bilgi veritabann yitirmemiti, yani dnyay yorumlammzda bize yardmc olan kav14 ram ve szdaan stounu. Beyinlerinde ileri dzeyde, ama seici hcre kayb olan hastalarda bu yeteneklerde nadiren seici bir kay15 ba rastlanr. Bu vakalarda hasar, akak loblannn d yzeyinde odaklandndan bu alanlarn salam "semantik" an stoumuzun bulunduu alanlar olduunu dndrr bize. Beynin loblar arasndaki ayrm keyfidir, dolaysyla loblann ilevleriyle ilgili aklamalar dzensiz olmaktan kurtulamaz. akak loblan zellikle bellek eitleriyle yakndan ilikili olmann yan sra koku ve iitmeyle ilgili temel motor alanlar ve konuma seslerinin anlamlarnn ifrelerini zerek Broca "motor" konuma alann tamamlayan Wernicke alann da ierir ayn zamanda. Artkafa loblan byk oranda grme yeteneinden sorumludur; bunlardan ileride daha ok sz edilecek. Duvar loblan "primer duyu korteksi"ni ierir; bu korteks, bitiiindeki alm lobu iindeki motor harita boyunca sralanan, vcuda ait bir dizi duyu haritasidr. Vcudun i meknyla dndaki mekn kavrama ve bireyi mekn iinde harekete hazrlama duvar loblannn nemli ilevlerindendir. ounlukla yn bulmakta zorluk ekmeyle birlikte grlen giyinme gl, sa duvar lobu dzensizliinin karakteristik bir belirtisidir: Bu rahatszlk bazen bir nbetin ardndan birden geliir. Sol duvar lobu zellikle alet kullanma becerisiyle ilikilidir. Tasvir ettiim loblann snrlan dnda kalyor geri, ama baka br anatomik kavramdan daha sz etmemiz yararl olacak. Limbik sistem yarkrelerin "limbus"unda, yani kenarlarnda yer alr. Kimi kortekste, kimi talamus ve hipotalamusta yer alan ve birbiriyle youn bir iliki iinde olan birok yapdan oluur (bkz. ekil 2.15). Limbik sistemin korteks blmleri, eski evrimsel kkenlerinin izlerini tayan, grece ilkel bir mikroskopik yapya sahiptir: "Aa" omurgal beynine bu korteks tipi hkmeder. Limbik yaplar duygu deneyimleriyle duyguiarm ifadesinde ve anlarn elde edilmesiyle tekrar ele geirilmesinde etkilidir. Bellek ile duygu arasnda balan-

96

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ekil 2.15 Limbik sistem Limbik sistem iinde bulunan ve yeni bilinli anlarn oluumunda gerekli olan yaplann ematik bir diyagram. Parahipokampal girus ile fomiksin beynin yarkresi iindeki konumlan iin bkz. ekil 2.14. Amigdala, talamus ve mememsi cisimcikler derinlerde yer alan yaplar olduklan iin ektt 2.14'te grlmyor.

ti olmas gayet mantkldr: Bizi heyecanlandran eyleri hatrlamak yaranmzadr, bunlar bize haz veren eyler olabilecei gibi canmz actan eyler de olabilir; bizi skan eyleri se unutuveririz. Limbik sistem ile kokuyla lgili kortikal alanlar arasnda geni bir akma sz konusudur; bir kokunun bazen uzun sredir gml olan anlan hemen canlandirablmesini de aklayabilir belki bu. Duyulardan gelen sinyaller beyne girerken saysz yne dalrlar. Beynin iinde akan bilginin karakteristik bir yol izlediini bImek bu karmak durumu anlayabilmemize yardmc olacaktr.16 Bilgi nce sz konusu duyudan gelen girdiyi analiz etmekten sorumlu alanlardam (akak lobundaki primer iitme alanlar gibi) geer. Bu "unimodal" alanlardan sonra sinyaller, duyulardan gelen bilgileri bir araya getirerek tutarl bir deneyim dnyas yaratmamza olanak tanyan "heteromodal" alanlara geer. Heteromodal duyu korteksinden sonra da, hissettiimiz olaylara nem atfeden ve gerektiinde onlar bellee yerletiren limbik blgelere gider. Bilgi, eitli evrelerde bu kortikal yaplardan geerek "subkortikal" yaplara, yani talamus, bazal ganglionlar ve beyincie gider, oradan biimi deimi halde tekrar kortekse dner. Btn bu yollar boyunca, heteromodal ve limbik korteksler, hareketlerin hazrland, eyleme geirildii ve gzlendii aln loblarn etkiler (bkz. ekil 2.16).

BEYNDE SNRLER, NE REN'

97

ekil 2.16 nsan beynindeki bilgi aknn yollan Beyne giren bilginin kaderi: Duyulardan gelen sinyaller, korteksteki ilgili blgelere girer (nce "yukan" sonra "aa" unimodal kortekse); bu ekilde ilendikten sonra sinyaller, farkl duyulardan gelen sinyallerin bir araya geldii "heteromodal" duyu kortekstne girebilir; hem unimodal korteks hem de heteromodal korteks, bellekle ve vcudun i durumuyla yakndan ilikili olan limbik sistemle iletiim halindedir; duyu korteksiyle limbik korteks, hareketi denetleyen aln lobundaki motor ve "premotor" blgelerle iletiim kurar.

Korteks blgeleriyle ilgili bu klavuz bilgiler kaba ve hazr bilgiler. Grme gibi karmak ilevler her drt lobun paralan indeki kortikal alan alarnn faaliyetini kapsar. Ne tam motor ne de tam duyusal olan bu faaliyetlerin (ki duyusal uyanmlan srekli motor kt haline dntren bir organda olmas beklenen faaliyetlerdir bunlar) bazlarnn zelliklerini ortaya koymak zor olacaktr.
Karlkl balantlarn yeniden tasviri

Basit bir sinir hcresinin nron saylan, hcre eitlilii ve girift bir rgtlenme sayesinde nasl ok karmak bir sistemin temelini oluturduunu grdk. Nronlann birbirleriyle iletiime girdikleri temas noktalan da ilk bakta basit grnr, ama onlan daha yakndan incelediimizde bir sr incelikli snaptik balantyla karlanz. Sinaps saylan ve trleri Sinir sistemi iindeki sinapslann, yani sinir hcreleri arasndaki balantlarn says nron saylarn glgede brakr. Tek bir nron,

98

BLN, KULLANIM KILAVUZU

rnein beyincikteki bir Purkinje hcresi, dendritleriyle sinaptik ba kuran paralel sinir liflerinden 200.000 balant alabilir: 200.000 baka hcreden ald sinyallerin kendi faaliyetlerini etkilemesi demektir bu. Buna karlk, tek bir hcre, rnein omurilikteki bir duyu hcresi, aksonunun oluturduu dallanmalar sayesinde 1000 kadar hedef nrona sinyal gnderebilir. Sinir sisteminde 100 trilyon kadar sinir hcresi olduunu hatrlarsak, hcrelerin ve aralarndaki balantlarn saylaryla oluan faaliyet permtasyonunun muazzam bir sayda olduu aka anlalr. nsann sinir sistemindeki sinapslann byk bir ounluu daha nce verdiim genel tanmlamaya uyar: Bunlar nronlarn arasnda yer alan ve bir hcrenin kimyasal bir madde brakt, teki hcrenin bu maddeyi tespit edip faaliyete getii temas noktalandr (bkz. ekil 2.17). Ama baz sinapslar dierlerine kyasla daha eittir. Presinaptik bir nronun postsinaptik hcrenin faaliyeti zerindeki etkisi, sinapsnn yerine baldr: Postsinaptik hcrenin gvdesine uzak olan sinapslann etkisi, hareket potansiyelinin serbest brakld

ekil 2.17 Sinapslar Elektrom i kroskop yardmyla ekilmi bir sinaps fotoraf (50.000 kez bytlm). Irb harfleriyle iaretlenmi olan ve belli belirsiz seilen zar alanlar ieren (ii nrotransmitterlerle dolu "kesecikler") karanlk alan (sinaptik bir terminal veya "dme"), birlikte bir sinaps oluturduu solundaki hcreden ince bir sinaptik yarkla (kk oklarla gsterilen alan) ayrlm. Karanlk alan, iindeki nrotransmrtter kimyasal maddelerle "iaretlendii" iin karanlk. Yldzla iaretlenmi alan, baka bir dendritle (s ile iaretlenmi alan) temas kuran iaretlenmemi keseciklerden oluuyor.

"BEYNDE SNRLER, NE REN

99

"akson tepecii"ne yakn olanlarndan daha azdr. Postsinaptik hcrenin neredeyse her blm sinaps yapabilir: Yalnz bir balant eidi, akso aksonal sinaps, presinaptik hcrenin baka bir terminalden yaplan transmitter salgsn etkilemesine izin verir. Bu arada, Golgi'nin sinir sisteminin kesintisiz bir "sinsityum", yani hcrelerin arka arkaya sraland bir a eklinde olduu inancnn hi de yersiz bir inan olmad ortaya kmtr. Baz nronlar (ki insan sinir sisteminde ok kk bir aznl olutururlar bunlar) baka nronlarla, elektriksel faaliyetin kimyasal bir habercinin varlna ihtiya duymadan hcreden hcreye kolayca geiini salayan "ara balantlar" (gap junction) araclyla iletiim kurar. O halde, sinapslar muazzam saydadr ve etkileri konumlarna gre deiir. Sinapslann karmaklnda ikinci nemli boyutu, sinapsta salglanan ve nrotransmitter adyla bilinen kimyasal maddelerin eitlilii oluturur. Nrotransmitterler Otto Loewi'ye uykusunda malum olan ve vagus sinirinin kalple yapt sinapslannda bir kimyasal madde salgladn kantlama olana veren deney, sonuta kalbin her yerinde bulunan bir nrokimyasal, asetilkolini yaltmay salad. Asetilkolin, Loewi'nin inceledii otonom sinir sistemindeki rolnn yan sra, aksonlarn izgili kaslarla (normalde istemli denetim salayabildiimiz kaslar) birletii yerlerde serbest braklr. Gney Amerikal yerlilerin kurbanlarn fel etmek amacyla ok ularnda kullandklar "curare" adl bitkisel bir zehir, asetilkolinin buralardaki etkisini bloke eder. Curare, yirminci yzyl boyunca nemli bir anestezi ilac haline gelmi, anestezi uzmanna kurbanlarn fel etme, cerraha da tmyle gevemi bir hasta zerinde alma imkn salamtr. Asetilkolin beyinde de bulunur: Beyin sapndan veya beynin yarkrelerinin derinliklerinden gelen sinir lifleri tarafndan serebral korteksin geni bir alanmda serbest braklr rnein. Asetilkolinin korteksteki faaliyetini nleyen ilalar zihin karklna ve amneziye neden olur; srekli asetilkolin kayb Alzheimer hastalnn alametifarikalanndan biridir; yakn zamanlarda bu hastaln tedavisi iin asetilkolin faaliyetini artran baz ilalar lisans almtr. Asetl-

100

BLN, KULLANIM KILAVUZU

kolin, bellein denetlenmesine olduu gibi hareketin denetlenmesine de yardmcdr: Asetilkolin hareketine engel olarak zihin karklna neden olabilen ilalar, baka bir nrotransmitterin, dopaminin neden olduu bir dengesizlii giderdikleri iin bazen Parkinson hastalnda olumlu etkide bulunabilir. Geen yzyl boyunca birok farmakolog alma hayatlarnn byk bir ksmn merkezi sinir sisteminin nrotransmitterlerini belirlemek ve bunlarn nasl altklarn anlamakla geirmitir. Beyinde nrotransmisyona katlmayan saysz kimyasal da var elbette. Bir kimyasal maddenin gerekten haberci olduunu gstermek iin birok kriterin karlanmas arttr: Presinaptik nron tarafndan imal edilmesi, etkisini salamaya yetecek miktarlarda salglanmas, postsinaptik hcre zerinde tatminkr derecede etkide bulunmas ve sonrasnda zarif bir biimde hcreden kmas arttr. Bu kriterleri iki geni kimyasal madde snfnn karlad grlm. Bunlardan biri, on "kk molekl"den, grece basit maddeden oluan bir grup; bu gruba, aralarnda asetilkolinin de bulunduu btn "klasik" nrotransmitterler dahildir. Bu kk habercilerin ou ya aminoasittir (daha nce bunlarn proteinlerin yap talan olduunu grmtk) ya da aminoasit trevlidir. Dopamin, adrenalin, serotonin ve histamin aminoasit trevleridir; ghtamat, glisin ve GABA se aminoasittir. Saylan srekli artan ikinci geni haberci grubunun yelerini esasen kk proteinler oluturur. Bu transmitterlerin en mehuru olan endorfinler ac algsn deitirir: Afyon ve trevleri, eroin mesela, endorfinin beyindeki hareketlerini taklit eder. Tpta da zaten en ok, epilepsiden izofreniye, depresyona ve Parkinson hastalna kadar eitli durumlarn tedavisinde, nrotransmitterlerin hareketlerini taklit eden, onlara engel olan, onlar destekleyen veya etkilerini azaltan maddeler kullanlr. Tek bir nron btn sinapslannda aym kimyasallar serbest brakr. Bugne kadar her nronun tek bir transmitteri serbest brakt dnlyordu. "Yardmc transmisyon"un, yani aym sinapsta ayn anda bir proteinle "klasik" bir transmitterin serbest braklmasnn gayet yaygn olduu artk iyice biliniyor: Ama belli bir hcrede hep ayn madde kombinasyonlan serbest braklr. Bir habercinin seyircisi olmaldr, tepkiyi belirleyen seyircidir.

"BEYNDE SNRLER, NE REN"

101

Bir seim zaferiyle veya Olimpiyatlarda kazanlm bir altn madalyayla ilgili haberler farkl blgelerde farkl tepkiler uyandrr. Nrotransmitterlerin ulatrd kimyasal mesajlarn "reseptr" ad verilen hayli uyumlu hedefleri vardr: Bunlar gelen transmittere verilecek tepkiyi belirler ve eitli trleri sinapstaki karmakln nc kaynan oluturur. Reseptrler ve kanallar Bir motor nronun aksan terminalinden serbest braklan ve snaps boyunca yol alan asetilkolinin hedefi, sinir son pla adyla bilinen zellemi kas zardr. Bu blge, asetilkolin molekllerinin anahtarn kilide oturduu gibi oturduu bir protein ynnden zengindir: Bu protein asetilkolin "reseptr" adyla bilinir. Anahtar-kilit benzetmesi yerinde bir benzetme: Asetilkolinin reseptrle oluturduu balant, hcrenin dnda iine oranla ok daha fazla bulunan bir maddenin, sodyumun geiine izin veren bir kanal aar. Sodyum pozitif elektrik yk tar, hcreye girii hcrenin i ve d elektrik yk farklarn deitirir. Pozitif yk ak kritik bir "eii" getikten sonra kasn kendi "hareket potansiyeli"ni serbest brakr, bu da kasn kaslmasyla sonulanr. Asetilkolin reseptrden ayrlp hareketini durdurmaya ayarl bir enzim tarafndan paralanrken sodyum kanal hzla kapanr. Sinir son plann asetilkolin reseptrleri grece daha kolay incelenebildiklerinden haklarnda ok ey bilinir. Bu "nromskler kavak"ta gerekleen kimyasal transmisyonun geni kapsaml ilkeleri baka yerlerde de geerlidir, ama byk bir blm sinirler aras sinapslarda ok eitli reseptr tipleri kefedilmitir. Asetilkolini balayp sodyumu kabul eden kaslardaki kanallar, ki byk reseptr ailesinden birine, teknik olarak "transmitter kontroll iyon kanallar" (iyonlar da sodyum gibi ykl paracklardr) adlandrlan reseptr snfna dahildir. Bu ailenin dier yeleri baka iyonlar kabul eder: Kalsiyumu kabul eden kanallar hcreyi uyarma eilimindedir; potasyum veya klor bileiklerine geit veren kanallarsa hcrenin uyarlmasna engel olur. Mesajn anlamn habercinin kendisinden ziyade reseptr belirledii iin, belli bir transmitterin farkl reseptrlerde ok farkl etkiler gstermemesi

10

BLN, KULLANIM KILAVUZU

iin hibir sebep yoktur. Hatta bu durum, ileride de greceimiz gibi, son derece yaygndr. Ama yle bir kural olduu sylenebilir: Glutamat reseptrleri hcreyi daima uyarr, GABA reseptrleriyse uyarya daima engel olur. Transmitter kontroll iyon kanallar hzl etki iin tasarlanmtr: Transmitterin balanmas, hedef hcre iindeki elektrik koullarnn dorudan ve hzl bir ekilde deiimine neden olur. kinci reseptr ailesinin hareketiyse daha gevektir: Bu ailenin bir yesi duyarl olduu bir nrotransmitter tarafndan harekete geirildiinde, hcrenin iine "ikinci bir haberci" salar. kinci haberciler hcre iinde bir dizi kimyasal tepkime balatr. Bu tepkimeler sonucunda bir ksm iyon kanal alr veya kapanr: Dolaysyla, ikinci haberciler, dolayl yollardan da olsa, hcrenin elektrik dengesini deitirebilirler. Ama ikinci habercilerin etkileri hcre zanyla SUIITII deildir: Hcre indeki ok eitli proteinin ilevlerini deitirmeye muktedirdirler; en nemlisi de, DNA "kts" m deitirmek suretiyle protein sentezini etkileyebilirler. Dolaysyla, sinapsta hareket her zaman imek hzyla olmaz: Hedef hcrelerinin hayatlar zerinde srekli ve incelikli etkileri olabilmektedir. Reseptrleri, srasyla transmitter kontroll iyon kanallarn ve ikinci habercileri harekete geiren reseptrler eklinde kabaca iki byk gruba ayrmak baka farkllklar gizliyor.17 Asetilkolin hem kontroll iyon kanallar zerinde hem de ikinci habercileri harekete geiren baka yerlerdeki reseptrler zerinde etkilidir. En az drt tip glutamat reseptr, alt farkl tip dopamin reseptr vardr. zellikle belli reseptr alttipleri zerinde etkili ila tasarm byk bir sanayi haline gelmitir, rnein, psikozlarda grlen alg, dnce ve davran bozukluluklann yattrmak amacyla geleneksel olarak psikiyatristler tarafndan kullanlan ilalarn Parkinson hastaln andrr bir hareketsizlik durumuna yol aan istenmeyen yan etkileri ortaya kmt. Uygun dopamin reseptr alttiplerini (D3 ve 4) hedeflemek suretiyle hareket zerinde bu tr bariz etkilerden kanmak mmkn hale gelmitir. Sinaps says, sinapslann serbest braktklar transmitter eitleri ve transmitterlerin baland reseptrlerin eitlilii bir arada nron rgtlenmesinin giriftliine uygun bir kimyasal sinyal karmakl yaratr. Hayati derecede nemli sinaptik bir incelik daha var.

BEYNDE SNRLER, NE REN*

103

Sinaptik plasisite Koullara uyum gsterme yetenei hayatn alametifarikalarndan biridir. Bir vcut gelitiricinin ikin bisepsleri, bir atletin yava nabz, gnelenen birinin esmerlemi vcudu, btn bunlar dokularmzn mevcut taleplere tepki verme kabiliyetine tanklk eder. Kemiklerimiz bile kullanldka ekle girer, kullanlmadnda ekli bozulur. Canllardaki o yaygn "plastisite" ya da esneklik, renme kabiliyetimizin biyolojik fonunu oluturur. Uzun mrmz boyunca deneyimlerimiz davranmz ekillendirir. Bunu mmkn klan nral plastisitenin sinapsta merkezlenmi olmas, drdnc bir sinaptik plastisite boyutu yaratmas kuvvetle muhtemel. Doum srasnda beyinlerimiz nihai haliyle btn nronlara sahiptir, ama sinaps oluumu bir sre daha faal biimde devam eder. Hayvan yavrularnn beyinlerindeki sinaps saysnn evrelerinden etkilendiini biliyoruz: Yaadklar evrenin "zenginlemesi" yeni domu sanlarda ek duyusal ve motor uyanlar gelitirir, sinaptik temaslarda hatr saylr lde arta neden olur.18 Tek gz kr hayvan yavrular ve ocuklar zerinde yaplan almalar, faal nronlarn sinaps oluturduklar alan geniletip faal olmayan nronlarn alanna girdiini gstermitir.19 Gelimekte olan beyinde faaliyet genel olarak sinaps saysn arttrr, sinaptik balantlar kuvvetlendirir. Hayatmz boyunca bellein temelinde de benzer bir srecin yatyor olabilecei dncesi 1940'larda Kanadal bir psikologun aklna takld. Donald Hebb anlk deneyimlerimizin hcre alarnn veya "birliklerinin" faaliyetlerine bal olduundan pheleniyordu. phelerinde haklysa ve kendiliinden faal hcreler arasndaki balantlar otomatik olarak kuvvetlendiren bir mekanizma varsa, o zaman "bellek" bu hcrelerin faaliyetlerinin doal bir sonucu olarak ortaya kyor olmalyd. "Hebb kurah"nn leri grl bir iddia olduu daha sonralar anlald. Faaliyet sayesinde sinaptik transmisyonlarn ekillenmesi artk birok balamda tarif edilmektedir. En gin fenomenlerden biri de, beynin yeni bilinli anlarn oluumu iin gerekli olan blmnde, yani hipokampusta meydana gelen ve "uzun dnemli potansi-

104

BLN, KULLANIM KLAVUZU

yelletrme" (LTP) ad verilen fenomendir. LTP, postsinaptik bir hcrenin gelen sinyallerce baarl bir biimde faaliyete geirilmesine baldr. Bu faaliyet gerekletikten sonra, ayn yol zerinde daha sonra meydana gelecek sinyaller ncekine oranla daha gl tepkiler uyarr; ve bu etki bir sre devam eder. Beynin, paralel kanallarla geien faaliyetin balant kuvvetlerini belirledii nral alarla kapl olduu fikrinin, zeki bilgisayar tasarlama abalar zerinde nemli yansmalar olmutur. Bu makineler hem kendi ilerinde yararl hem de beyindeki modelleme srelerinin anlalmasna yardmc, gl aralar olduklarn kantlayabilirler; ileride onlarla tekrar karlaacaz.20

Sonu: Beyindeki sinirler Bu blm, tam anlamyla tanmas yllarca sren bir evrede ksa bir gezi yaptrd size. Ayrntl bir incelemeye gemeden nce bu evrenin zelliklerini tanmanzda yardmc olmutur umarm. Basite ifade etmek gerekirse, sinir sistemi, birbirleriyle sinapslarda iletiime giren sinir hcrelerinden meydana gelen bir adr; grevi, duyusal girdi rntlerini motor kt rntlerine dntrmek, canlnn davranlarn imdiki ve gemi deneyimlerine uyarlamaktr. Baz "aa" hayvanlarda sinir sistemindeki bilgi aknn izini hcre baznda takip etmek artk mmkn. Farkl boyutlardaki karmaklklar nedeniyle nsan sinir sistemiyle ilgili byle tannsal bir gre sahip deiliz. nsan sinir sisteminin hcreleri muazzam sayda ve eitliliktedir, ayrca girift bir biimde rgtlenmilerdir; karlkl kurduklar balantlarn says daha da fazladr ve bu balantlarda bir kimyasal haberci ordusu, birok membran reseptr alr; bu balantlar kimyasal habercilerle membran reseptrlerinin kullanlp kullanamamalarna bal olarak srekli yeniden modellenir. Bylesine olanaksz bir eyin doru olup olmadn sk sk dnrm. Bunun gibi bir phe sizin de iinizi kemiriyorsa, bir ey btn bu karmakl biraz daha makul hale getirebilecek bir ey var. Karmak bir sinir sistemi, basit bir sinir sistemindeki unsurla-

"BEYNDE SNRLER, NE REN"

105

rm hepsini ierir ve onun gene ilevlerini aynen yerine getirir. Molekler biyolojinin (ki, onun sayesinde protein ve gen analizi mmkn hale gelmitir) yardmyla insan beyninin karmaklnn byk oranda basit unsurlarn sonsuz ayrntl eitlemelerine bal olduu aklk kazanmaya balamtr. rnein, tarif ettiim btn protein "kanallar" sadece birka aileye mensuptur. ekil, ilev ve onlarn "ifreleri"ni tayan genler bakmndan aile yeleri arasnda yakn benzerlikler mevcuttur: kinci habercileri tetikleyen btn reseptrler bir "gen" ailesine, iyon kanallarn kontrol eden reseptrler de baka bir gen ailesine mensuptur. Gen kopyalamas, reme srasnda grlen en yaygn rastlantsal durumdur. Bu durum, evrim gemiimizin engin evrelerinde, bir temann olaanst sayda eitlemesinin retilmesine neden olmutur. Beyin hakknda az ey mi biliyoruz, ok ey mi? Son yz yl iinde bu konuda devasa bir bilgi birikimi olduu kesin. u an bildiimizi sandmz eylerin bazlarnn yanl olduu veya yanl kavrand ileride ortaya kacaktr; en gvendiimiz bilgiler ounlukla en ok cevap beklediimiz sorulan cevaplamaktan acizdir. Byle karmak bir oluumla ilgili aratrmalarn bu erken evresinde beynin ileyiine dair henz ortaya kmam baz temel ilkelerin olmas pekl mmkn. Bu tr ilkeler ortaya karsa bugn bildiimiz her ey farkl bir k altnda grlmeye balanacaktr. Beynin biyolojisinin ihtiamn bir nebze olsun aktarabilmi olduumu umuyorum zellikle. Beyin genellikle marifetli bir mikrobilgisayar olarak tasvir edilir. yledir de. Ama bu benzetme beynin iindeki kpr kpr faaliyetleri gz ard eder. Beyin, zengin dolamnn ritmiyle srekli atar; devaml yakt harcar (20 mumluk bir ampuln harcad kadar); srekli atk retir ve bunlar enerji kaynam tayan kan dolam sayesinde ondan uzaklatrlr; srekli meydana getirilen, dolama giren ve srekli kana kansan serebrospinal svyla ykanr; her nron girdii her srete, beynin uzak yerlerini besleyecek maddeler tar. Beyin vnlayan bir bilgisayar olduu gibi hayatla da dolu bir bilgisayardr ayn zamanda.

BLN KAPASTES

Farkndalk Kaynaklar: Bilincin Yapsal Temeli (i)

Unutu, bir eit yok olutur. Sir Thomas Browne, Christian Morals1 ...ryann grkemiyle doldum. Uykuda ahtm, uyannca ahbaz oldum. William Shakespeare, 87. Sone

Giri
mrmzn yirmi yllk bir sresini uykuda geiririz. Her gn uyandmzda deneyim dnyamz yeniden yaratmak durumundayzdr. Farkmdahm dzenli bir biimde yok olup yeniden olumas hayatn olaan mucizelerinden biridir: Bir-iki gn ektiimiz uykusuzluk bize uykunun ne kadar temel, ne kadar tarif edilmez bir ey olduunu hatrlatana kadar uykuyu olaan karlarz. Dzenli uyku-uyanma seyri, farkndaln biyolojisini anlamak iin doal bir balang noktas gibi grnyor. Geen yz yl inde birbiri ardna yaplan keiflerin bilincin bu temel ritminin nral temelini aydnlatt dnlrse, tatminkr bir hareket noktasdr da ayn zamanda. st ste akan iki aratrma dizisi zellikle reticiydi. lki sinir sisteminin dinamik ileyiiyle, kas, sinir ve beyinde gerekleen hzl elektrik oyunuyla ilgili. Bu aratrmalar, on sekizinci yzyln sonlarnda talyan fizyolog Galvani'nin "hayvani elektriin" kaslarn kaslmasna neden olduunu gsteren deneyiyle ve elli yl son-

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ra, 3929'da "insann elektroensefalogramn" kaydettiini aklayan az sk Alman psikiyatristinin sinirlerdeki sinyallerin elektriksel temeli olduunu gsteren almalaryla balamtr. Geriye dnp baktmzda, bunu bir dizi kefin mantksal sonucu, en byk zaferiymi gibi alglayabiliriz: Ama o zamanlar yle grnmyordu ve her nemli bilimsel almada olduu gibi, bu alma da ne kadar soru cevapladysa bir o kadar soru ortaya atmt. Bu sorularn ou bugne kadar cevaplandrld, bilin durumlaryla, zellikle de uyku durumuyla ilgili kavraymzda nemli kazanmlar elde etmemizi salad. kinci aratrma dizisi yapyla, zellikle de beyin sapnn yapsyla lgili. Beynin byk evinin kasvetli arka odalarnn anatomisi pek de zevkli bir aratrma konusu gibi grnmeyebilir. Ama aksine: Beyin sap byleyicidir ve asl ii gren kesinlikle odur: eitli blmleri iindeki faaliyetler bilinci dzenler, kiinin ruh halini belirler ve hayatn srdrmesini salar. Beynin elektrii gibi onun srlar da strap verici bir yavalkla ortaya kanlmtr. ou sr hl gml halde hi kukusuz.

Beynin elektrii nsann elektroensefologram zerine nsann elektroensefologramn kefettiime inanyorum. Hans Berger, 19292 Elektrik, insann sinirlerini uyarmak amacyla Roma dnemlerinden beri kullanlmaktadr. Romallar, ifa verici olduunu dndkleri okun gerekli olduu hallerde elektrikli ylan bal ile torpil bal (bu hayvanlar avlarn gl bir elektrik akmyla sersemletirler) kullanrlarn i. On sekizinci yzylda "srtnmeli elektrostatik makineleri "nin kullanm sayesinde kk elektrik ykleri oluturmak mmkn hale geldii iin, elektriin tbbi uygulamalar yaygnlamtr. Dnemin tplanndan ngiliz hekim Robert Whytt unlar syler:

FARKINDALIK KAYNAKLARI

111

25 yanda bir adam yirmi yldr sren fel durumu nedeniyle sol kolunun btn hareket gcn yitirmiti. Baka areleri deneyip de bir sonu alamaynca sonunda elektrikte karar kld. Her elektrik okunda kol kaslar kaslyordu; hatta birka hafta elektrik verildikten son3 ra, adamn nceleri zayf olan kolu dolgunlat. Bologna niversitesi'nde Anatomi Profesr olan Galvani 1791' 4 de deneylerinin sonularn yaymlad. eitli yollarla retilen elektriin hem siniri hem de kas uyarabileceini kesin bir biimde gsterdi. "Beyin tarafndan salglanan, sinirler tarafndan datlan" maddenin znn "hayvani ruh" deil, "hayvani elektrik" olduunu iddia etti. Galvani'nin yeeni Giovanni Aidini, onun davasn elektrik pilinin mucidi talyan Alessandro Volta'nn kukuculuuna kar iddetle savunmak durumunda kald belki, ama Galvani'nin o 5 "gzel ve ilahi kefi"nin yeni bir bilimin temeli olduu daha sonra anlald. Birka yl iinde Aidini, elektrie maruz braklan kz beyinlerinin oluturduu uyanlarn kzlerin "gzkapaklarn, dudaklarn ve gzlerini hareket ettirebildiini" gstererek Galvani'nin elektriin sinir ve kaslarda olduu kadar beyinde de etkili olduu grn dorulad. Sinir sisteminin bir blmne elektrik ok uygulamak grece kaba bir manevra; sistemin kendi i elektrik faaliyetini tespit etmekse ok daha zor bir eydir. almalarn Berlin'de yrten fizyolog Emil Du Bois-Reymond, 1848'de bir sinirden geen bir elektrik uyarsn kaydettiinde bunu baarmt. Gayet alakgnll bir biimde, "yz yldr fizikilerle fizyologlarn ryalarn ssleyen eyi, yani sinirlerle ilgili ilkeyi elektrikle tanmlamay... tam anlamyla" gerekletirdiini yazar.6 Elektrikle ilgili bu keifler, "beyin dalgalarmzla" ilgili keiflerin, daha dorusu, "insann elektroensefelogram"mn arka plannn nemli bir parasdr. Elektriin canl eylerin "uyanlabilirlii"nde kilit neme sahip olduunu gsteren ve giderek artan kantlarn yan sra on sekizinci yzyln ortalarndaki bilimsel manzarann baka bir yn de burada anlmay hak ediyor. Galvani kurbaa bacaklar zerinde elektriin etkilerini incelerken, Vyanal hekim Franz Joseph Gali de insann ahlaki ve dnsel melekelerinin serebral kortekste yer aldna olan inancn kantlamaya alyordu. Hatta Gali, kafatas zerindeki girinti ve -

112

BLN, KULLANIM KILAVUZU

knllarn, altndaki beynin zel yetenek ve kusurlarn yansttna inanyordu. Gall'in gelitirdii frenoloji "sahte bilimi" bugn bize komik gelebilir, ok fazla alayla karlandna da phe yok. leride de greceimiz gibi, Gali btnyle yanl bir iz zerinde saylmazd, ama iddia ettii ou fikrin, zellikle de takipilerinin arya kard fikirlerinin iler tutar taraf yoktu. "Kortikal lokalizasyon" konusu on dokuzuncu yzylda daha makul birok deneyci ve hekim tarafndan benimsendi. Fransz fizyolog Marie-Jean-Pierre Flourens 1824'de, eitli hayvann beynini hasara uratt deneylerine dayanarak "btn duyularn, btn alglarn ve btn irade gcnn kortekste ayn anda ve ayn yerde 7 yer ald" sonucuna vard. Lokalizasyon fikrinin kapsaml bir ekilde reddiydi bu. Ama bir derece lokalizasyon olduunu gsteren veriler yava yava birikti. Fransz hekim ve anatomisi Paul Broca'nn 1861'de hastas Msy Leborgne zerinde yapt gzlemler bu tartmann dnm nok8 tasyd. O sralarda 51 yanda olan talihsiz Leborgne, onu nce konumadan, sonra da sa koluyla bacan kullanmaktan eden ar seyirli, amansz hastal nedeniyle lene kadar mrnn yirmi bir yln hastanede geirmiti: Konumaya alrken kard benzer seslerden dolay ona "Tan" lakabn takmlard. Broca, meslektalarnn lokalizasyon konusunu tartt Paris' teki Socite d'Anthropologie'de yaplan tartmalara katlmt: Simon Aubertin, konuma kabiliyetinin alm loblannn ileyiine bal olduuna dair birtakm veriler bulmutu. Broca, "Tan" incelemesi ve onun konuamamasndan sorumlu olan yeri tahmin etmesi iin Aubertin' davet etti. O srada hastal iyice arlam olan Msy Laborgne, alt gn sonra ld. Broca, ertesi gn onun beynini Societe d'Anthropologie'ye gtrd. Simon Aubertin'in tahmini doru kt. Beynin eitli blgeleri hasar grmt, ama hasar bakmndan en gze arpan yer sol aln lobunun bombeli d yzeyi, yani "dbkeyi"ydi. Sonraki yllarda Broca, Tan'nkine benzer konuma bozukluklarndan mustarip olan disfazi hastalarnda korteksin bu alannn (imdi Broca alan adyla biliniyor) srekli hasarl olduunu ve hasarl blgenin genellikle beynin sol tarafmda bulunduunu gsterecekti. Msy Leborgne gibi trajik "doal deneyler" Broca ve Aubertin

FARKINDALIK KAYNAKLARI

113

gibi hekimlerce yakndan incelenirken, insan zerinde yaplan deneyler de "lokalizasyoncular"n davasn destekliyordu. 1870'de ikisi de otuzlu yalarn balarnda olan anatomist Gustav Fritsch ile psikiyatrist Eduard Hitzig, kpeklerin beyinlerine uygulanan ve "ancak dil ucuna uygulandnda hissedilebilecek miktarda" zayf elektrik akmlarnn kpeklerin beyinleri zerindeki etkilerini aratrdlar. Deneyler, Hitzig'in Berlin'deki evinin yatak odalarndan birinde, bir tuvalet masasnn zerinde gerekletirilmiti. Fritsch ile Hitzig, korteksin belli bir blgesine uygulanan zayf elektrik akmlarnn kpein vcudunda o alann aksi ynndeki kaslar kastn grdler. Uyarclarn bu blgenin etrafnda gezdirdiklerinde arka arkaya farkl kaslar harekete geiyordu. Fritsch ile Hitzig, motor korteksi kefetmi ve bu korteksin muhtemel hareketlerden oluan 9 bir hareket haritasn ierdiini gstermiti. Onlarn bu yaklamn ngiltere'de David Ferrier de benimsemiti. Ferrier, West Riding Akl Hastanesi'nde, daha sonra da Londra'da yapt almalar srasnda korteksi elektrik uyarmlar yoluyla aratrm, iyi tanmlanm "lezyonlar"n etkilerini inceleyerek, rnein koku duyusunun akak lobunun ucundaki "unsinat girus"a bal olduunu gstermiti. Bu keif, gnmz nrologlarndan John Hughlings-Jackson'n, beynin bu blmnde oluan tmrlerden kaynaklanan epileptik krizlerde koku halsinasyonlannn yaygn bir biimde grld eklindeki gzlemleriyle desteklenir. Elektriin beynin faaliyetinde kilit bir rol oynad bilgisi ile beynin eitli ilevlerinin beynin iindeki belli blgelerde yer ald eklindeki o doruluu gittike pekien hipotez, 1870'lerde Liverpoollu gen bir bilim insanna almalarnda balang noktas oldu. Richard Caton, Yorkshire'l bir hekimin oluydu. Edinburgh' da o da babas gibi tp eitimi alm, sonra bir sre Liverpool ocuk Dispanseri'nde kardiyolog olarak almt. Ne var ki Caton'm niyeti akademik almalar yapmakt. 1872'de fizyoloji alannda retim grevlisi oldu. Kas ve sinirlerdeki elektrik akmlaryla ilgili ilk birka deneyden sonra kendini duyularn beyindeki elektriksel karlklarn tespit etme iine adad. 1875'te tavanlar zerinde yapt deneyler srasnda Caton, "retinaya parlak bir k verildiinde, beynin arka ksmnda ounluk-

114

BLN, KULLANIM KILAVUZU

la farkl akmlarn kaydedildii"ni kefetti. Bu keif (yani, duyularn doal uyanlar sayesinde beyinde akm oluturulabilecei kefi) Canton'n ilgi odan oluturuyordu. Bunlar gnmzde "uyarlm potansiyeller" adyla bilinir ve dnyann her yerindeki nroloji blmlerinde her gn defalarca kaydedilir. Ama geriye dnp bakldnda, Caton'n dier gzlemlerinin bazlarnn ok daha kayda deer olduu grlr. Uyarlmam hayvanlarn beyinlerinde "farkl ynl clz akmlarn srekli salndn" ve "hayvann zihin durumunda bir deiiklik" olduunda (uykudan uyandnda, anestezi verildiinde ve aknm sfra dt lm halinde) salnmlardaki deiimin daha fark edilir olduunu anlamt. Canl beynin srekli meydana gelen istemd elektrik faaliyetiyle ilgili yaplan ilk tanmlamayd bu. Caton'n sonraki kariyerinin hikyesi, bizimki kadar uzmanlamam dnemler de yaanm olduunu gsterip insann iini ferahlatyor. Caton, beynin akmlaryla ilgili birok makale yaymlad, almalarn Moskova ve Washington'a kadar ulatrd. 1884'te Liverpool'da Fizyoloji Krss'ne atand, bu grevinden 1891'de 49 yandayken ayrld. Klinik tbba geri dnmek istiyordu: O yl British Medical Journal'& "Tifo ve salatalar" balkl bir makale gnderdi, iki yl sonra "ki kurun zehirlenmesi vakas" balkl makalesi yaymland. "Kos adasnn tapnaklar, hastanesi ve tp okulu" balkl bir makalesi de yaymland. Caton 1907'de Liverpool belediye bakanl grevini yrtrken "enerjisi ve becerisiyle katkda bulunduu birok alanda sayg duyulan br kii" olarak hayata veda etti. Ge Viktorya dneminde yaam olan bu kiinin alma hayat, daha sancl bir durumda olan Avrupa ktasnda Caton'n almalarm insan zerinde gerekletiren bilim insannn hayatndan ok daha mutlu biimde sona ermiti. Genellikle olduu gibi, almalarn Caton'n almalarndan bamsz biimde srdren birok bilim insan ayn dnemlerde benzer sonular elde etti. 1870'lerle 1880'lerde Avusturyal, Polonyal ve Rus fizyologlarn hepsi uyarlm potansiyeller kaydetti.10 Caton'n ngiltere dndaki birok meslekta, onun tesadfen bulduu istemd faaliyetleri de fark etmiti. Beck, "faal, bamsz bir akm... sinir merkezlerinde istemd bir uyan" olduundan sz ediyordu; bu faaliyetlerin bazlar ritmikti ve Beck "her trl uyan"nn

FARKINDALIK KAYNAKLARI

115

bu ritmi ilgin bir biimde yok edebildiini fark etmiti. Rusya'da Danlevski, "beyin akmnda istemd salnmlar veya tuhaf bir ritim" tarif ediyordu. O sralarda almalarn St Petersburg'da yrten fizyolog Nikolay Vedenski, kaslardaki elektrik boaltmn "dinleyebildii" bir telefon gelitirmiti. 1889'da, telefonunu kedi ve kpek beyinlerinin yarkrelerinden birine baladnda "sinir akmlarnn sahmmlann" duymutu, geri sesler, "ok zayf, neredeyse seilemeyecek kadar clz"d. Zayf ve clz olsa da bu akm ve sesler son derece heyecan vericiydi. Bu akm ve seslerin farkndahn nesnel karlklarn temsil ediyor olabilecekleri fikrini bunlan ilk kaydeden fizyologlar hep tamt. Bu akm ve seslerin "bilincin fiziksel temelini" aa karaca umudu, 1929'da "nsann elektroensefalogram zerine" balkl o nl makalesini yaymlayan Alman psikiyatrisinin almalarna evk katmt. Hans Berger, Bavyeral bir doktorun oluydu. Annesi, dou felsefesine ilgi duyan bir Alman airin kzyd. Berger de geni bir entelektel ilgi alanna sahipti, nceleri astronom olmay planlyordu. Yirmi yalarndayken askerlik hizmeti srasnda yaad bir deneyim hayatnn akn deitirdi. Bir vadinin yanndan geerken atyla beraber uuruma yuvarlanm ve bir topu ateinin ortasna dmesine ramak kalm. Klaya dndnde Berger babasnn gnderdii ve iyi olup olmadn sorduu telgrafyla karlam. Kz kardei o gnn sabah babasna onun "bir kaza geirdiinden kesinlikle emin olduunu" sylemi. Berger, bilimsel almalarnda telepatinin olabilirliini hi aratrmadysa da, daha sonra, art arda yaanan bu tuhaf olaylann onun astronomiye duyduu ilgiden uzaklap mr boyunca fiziksel ve psikolojik olaylara ilgi duymasnda etkili olduunu sylemitir. Berger Birinci Dnya Sava'nn sonunda, 1890'lardan beri almakta olduu Jena niversitesi Psikiyatri Krss'nn bakanlna atand. Drt ocuu oldu; tek olu olan 1912 doumlu Klaus, 1929'da yaymlanan ve on yedi yl boyunca ounlukla gizlice gerekletirilmi almalar ieren makalede tarif edilen deneklerden biriydi. Berger gnlerini takntl bir titizlikle zamanlara blmt. Kaytlarn akam bele yedi aras, gayet akllca bir hareketle, kliniindeki btn elektrikli aletler kapatldktan sonra yapyordu.

116

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lgintir, hayvanlardaki beyin akmlarn inceleyen nceki aratrmaclar bu akmlarn bazen kafa derisi zerinden de kaydedilebileceini fark etmilerse de, Berger'e gelinceye kadar hi kimse insan beyninden (veya kafa derisi zerinden) elektrik olaylarn kaydetmeye kalkmamt. Berger ilk aratrmalarn, beyin ameliyat geirmi, kafatas kemiklerinde delik olan hastalar zerinde yapt; bu delikler Berger'e beyine alan elektriksel bir pencere vazifesi gryordu. Berger, kafataslan hasar grmemi, salkl deneklerden kayt almaya balad daha sonra, mesela "neredeyse btn salar dklm" bir tp rencisinden ve sabrl (ve ksa sal) olu Klaus'tan; olundan 14 seansta 73 kayt almt. Berger'in ald kaytlar, kafa derisi zerinden eitli ritmik elektrik salnmlan tespit edilebileceini dorulad. Bu salnmlar clzd, bir voltun binde biri byklndeydi. Berger, son derece zeletirel biriydi, kantlamay umduu aklamaya (bu salmmlarm insan beyninin bizzat kendi elektrik faaliyetini yanstt aklamasna) varncaya kadar bulgularyla ilgili bir dizi alternatif aklamay deerlendirmeden geirmiti. Elektriksel ksa devrelerin, hrtlarn, beyindeki kann atnn, nefes alp verme hareketinin, kalbin elektrik faaliyetinin, kafa kaslarnn kaslmasnn, gz hareketlerinin veya bizatihi kafa derisinin kendisinin bu akmlarn kayna olabilecei zerinde dikkatle durmu, btn bu olaslklan safd brakan deneyler yapmt. Yazd sonu raporunda, mesleinin getirdii bir ihtiyatla kark bir zafer duygusu sezilir: "Bu nedenle insann elektroensefalogramm kefettiime ve bunu ilk burada yaynladma inanyorum" (bkz. ekil 3.1). Daha nce de ima ettiim gibi, Berger'in hayat hikyesinin son sayfalan ackl. Nazilerden holanmad iin Berger 1938'de Psikiyatri Profesrl grevinden alnd. Laboratuvan datld. Kk bir kasabaya yerleti ve depresyona girdi. 1941 Maysnda, kendini bile tanmayacak bir halde hastanede canna kyd. Birinci Dnya Sava srasnda Ruslar'in Kiev'de hapse att, Avrupa'nn bu alandaki nc bilim insanlarndan Adolf Beck de benzer bir kaderi paylat. O sralarda ya iyice ilerlemi olan Beck, Polonya Yahudilerindendi ve alma kampna gitmektense doktor olunun hazrlad potasyum siyanr imeyi yelemiti. Berger'in EEG zerine yazlm ilk klasik makalesi, neredeyse

FARKINDALIK KAYNAKLAR)

1.17

ekil 3.1 Hans Berger'in Klaus'un kafasndan ald alfa ritim kaytlar Berger'in

ilk makalesinde yer alan ekillerden biri. Bu kayd, ksa sal olu Klaus'tan alm. Alttaki iz, saniyenin onda birlik bir zamann temsil ediyor. Berger, en iyi gzleri kapal, gevemi bir denekten kaydedilebilen bu bariz, dzenli salnmlar ikinci makalesinde "affa" dalgalar olarak tanmlamtr.

bir yzyl boyunca sren aratrmalar besleyen bir dizi soruyla bitiyordu. Duyusal uyarmn EEG zerindeki etkisi nedir? Uykudayken veya zihin durumunu deitiren uyuturucularn etkisi altndayken neler oluyor? Hepsinden ilginci de, dnsel faaliyetin etkisi nedir? Avusturyal fizyolog Ernst Fleischl, 1883'te u varsaymlarda bulunmutu: "Kafa derisi zerinden kayt alnarak, bir kiinin beyninde meydana gelen psikolojik faaliyetlerin harekete geirdii akmlar bile gzlemlemek mmkn olabilecektir belki de." 11 Berger'in en byk arzusu da buydu. Peki lmnden sonra, sava karmaas ortadan kalktktan sonra onun bu byk kefine ne oldu?

Bugnk EEG

Daha insan beyninden yapt o ilk kaytlar srasnda Berger iki zt ritmin ortaya ktn fark etmiti. 1930 ylnda yaymlanan ikinci makalesinde, bu ritimler iin, bugn hl kullanlan isimler semiti. 12 "Alfa" ritmi, 8-13 devir/saniye frekansna sahip bariz ve son derece dzenli dalgalardan oluur. Bu dalgalar zellikle, denein gzleri kapalyken, ban arka tarafndan alnan kaytlarda daha iyi grlr. Alfa, dingin uyanklk durumunun imzas, Berger'in deyiiyle, "pasif EEG"nin alametifarikasdr. Denein gzlerini amas, yeni duyusal olaylar ve herhangi bir zihinsel aba (zihinden aritmetik ilemler yapmak gibi) alfa ritimlerini zayflatr veya bertaraf eder, yerine Berger'in adn koyduu ikinci ritim, "beta" ritmi geer. Beta ritmi, 13 devir/saniye'den daha byk bir frekansa sahip, daha hzl, daha dzensiz ve daha kk dalgalardan oluur. Bu ritimler "aktif EEG"nin mukimleridir (bkz. ekil 3.2).

118

BLN, KULLANIM KlUVUZU

ekil 3.2 Beyin faalyfeti ritimleri Farkl deneklerden alnan bu drt kayt, EEC'de yaygn olarak grlen drt ritmi gstermektedir: 14-25 devr/saniyelik beta ritmi, faal uyank beyinde karakteristiktir; 8-13 devir/saniyelik alfa ritmi, dinlenme halinde, gzler kapalyken grlr; daha yava ritimler olan teta (4-7 devir/saniye) ve delta (4 devir/saniyeden daha dk) ritimleri normal uyku srasnda ve koma gibi bilincin bask altnda olduu durumlarda grlr. Kesik izgiler 2 saniyelik zaman dilimini ikiye ayrr.

Berger'in almasna nce kukuyla yaklalmt, zellikle de deneysel psikologlar tarafndan; onlar bu dzenli sahmmlarn insan beyninin karmak elektrik faaliyetlerinden kaynaklanmad grndeydiler. Gelgeldim, 1934'te, Cambridge'in sekin fizyologlarndan Lord Adnan, "Berger ritmi"nin gerekliine ikna oldu ve ok gemeden bir dizi baka dalga biimi tanmland. Uyku ve koma halinin elektroensefalografik karl olan yava ritimler tespit edildi. lerinde en yava (4 devir/saniyenin altnda bir frekansa sahip) olanna "delta" ad verildi; delta ile alfa arasnda kalan ve 4-8 devir/saniye frekans civarnda seyreden dalgalar "teta" adyla anlmaya baland. Bu dalgalar tmyle dk bilin durumlaryla snrl deildi: Kk ocuklarn EEG'sinde yava faaliyet baskndr ve yava dalga odaklarna yetikin beyninin incinmi yerlerinde (inme sonucu hasar grm alanlarda mesela) sklkla rastlanr. Beynin baz alanlar, uyankken normalde yava dalgalar retir: Uyank hippokampuslarda, akak loblannn iine gml, yeni anlar edinmemizi salayan o "denizatlar "nda teta ritimle-

FARKINDALK KAYNAKLARI
13

119

ri kaydedilebilmektedir. ou EEG bu dalga tiplerinin br karmm ierir ve insann gzn korkuturcasna karmak grnr (bkz. s. 154'teki ekil 4.1). Tecrbeli bir gz veya matematiksel bir analiz, kaydedilmi rnty ilgili dalga biimleri halinde bileenlerine ayrabilir. Bunlar, salkl ve uyank durumdaki yetikin beyninde bulunan alfa ve beta ritimlerinin bir harmandr. Gama dalgalarnn (beta ritminin 25100 devir/saniyelik bir frekansta seyreden bir alt tr) bilinle alakal olabilecei konusu, son zamanlarda byk bir ilgi uyandrmtr: Kitapta bu konuya tekrar dneceiz. Bu dalga biimleri ilk tanmlandndan bu yana beynin fizyolojiyle ilgili bilgimiz ok artt. Berger, bu tr beklenmedik dzenli elektrik olaylarna neden olabilecek beyin mekanizmalar hakknda ancak varsaymlarda bulunabiliyordu. Peki o zamandan bu zamana ne rendik? EEG'nin erdii en dikkate deer ima, (EEG'de kayt iin kullanlan elektrotlarn altnda bulunan) korteksteki saysz hcrenin ezamanl almaya eilimli olduudur. Kafa derisi zerinden tespit edilebilecek byklkte akmlarn oluumu, ancak ok sayda korteks hcresinin ezamanl faaliyetiyle mmkndr. Bilim insanlar son zamanlarda, bu akimiann zgl kaynann korteks nronlarnn dendritlerindeki faaliyetler olduu konusunda genelde hemfikir.14 Bu akmlar neden ille de ezamanl ve ritmik olsun ki? EEG ritimlerinin ou hakkndaki bilgimiz hl eksik belki, ama bu ritimlerin ortaya knda iki tandk nral tasarm zelliinin rol oynadn biliyoruz: Yani, tek tek her nronun davran ile nronlarn a eklindeki rgtlenmelerinin. Son blmde de belirttiim gibi, birok nron faaliyetini ezamanl yrtr; bu faaliyetler ounlukla ritmiktir. Nronlar birbiriyle uygun bir biimde ilikiliyse eer, nron amn alt kmesindeki hcrelerin elektrik boalmndan meydana gelen ritmik rntler EEG'deki gibi yaygm, ezamanl rntler yaratabilir. Ezamanl ritimleri EEG'de grnen nronlar iki blgede yer alr: Serebral korteksin btn sathnda ve talamusun o sk tepi haznesinde.15 Bu yap, yani kortekse alan geit, beynin genelindeki ritimleri ezamanl hale getirecek ekilde konumlanmtr. lk bakta, derin uyku durumunda durma noktasna gelen, dingin uyanklk durumunda usul usul alan, dikkat younluunda

12B

BLN, KULLANIM KILAVUZU

hzlanan, epileptik bir kriz annda galeyana gelen EEG'nin bilincin fiziksel cisimlemesi olduu sanlabilir. Aradaki paralellikler dikkate deer. Ama daha yakndan baklnca pheler belirmeye balar: EEG ile davranlarmz ve deneyimlerimiz arasndaki iliki zaman zaman bozulur. Bir kere EEG, korteksin baz blmlerindeki anlk faaliyetlere gz atmamz salar sadece; beynin btnne ve ilevlerine ilikin panaromik bir gr salamaz. EEG'nin en can skc snrll pratik alandadr: Berger'in daha iin banda fark ettii gibi, kas kaslmalar, kalbin faaliyeti ve gz hareketleri, beyin elektriinin clz sesini kolayca boabilir. EEG'yi yorumlamak, elikili ve ezamanl iki talebi gerektirir: Hem arka planda devam eden "griilt"y dikkate almayacaksnz, hem de bu arada incelikli ve nemli ayrntlara dikkat kesileceksiniz. Son zamanlarda EEG, genellikle kafa derisinin eitli yerlerine yerletirilen 16 paralel kanaldan kaydedildiinden byle bir beceri ok zor kazanlr; ayrca bir kayttan yzlerce sayfa tutabilen ykl enformasyon elde edildii durumlarda yanl yorumlama riski ok yksektir. Bu nedenlerden dolay, nrolojide "tan amal" EEG'nin zaman zaman itibardan dt olur. Saygn ve yumuak huylu bir profesr, onun iin mthi sert saylabilecek u szleri yazmt: "EEG'ye bavurmaya gerek olmadan geni apl bir uygulama mmknse de, toplumsal nedenlerle EEG kullanm neredeyse zorunlu bir hal alm durumda." 16 Bir seferinde, bir uzman arkadan bir yandan ikide br kafasn evirerek benimle laflayp bir yandan da raporunu tuttuu bir EEG'nin sayfalarna gz gezdirdiini grnce ok etkilenmi ve armtm. Bu iin srrn sorunca, birka sayfada yer alan anormalliklerin zerinde durmaya demez olduunu syledi. Kstllklarna ramen EEG yararl bir alet, zellikle de, sonraki blmde tanmlanan epilepsi gibi farkndalk bozukluklarnn tehisinde ve kavranmasnda. Ama pratik kullanmlar bir yana EEG, bilinle ilgili teorik kavraylarmzda son derece nemli olmutur. Kendisinin de ifade ettii gibi Berger, "beyinde meydana gelen daimi sinir sreleriyle birlikte ortaya kan bir fenomen" kefetmiti; kafa derisi zerinden kaydedilerek kolayca tespit edilebilen ve bilin durumlarnn izini srmede ara grevi gren bir fenomen. 1950'lerde, EEG'nin uyku ile uyanklk durumlarnda kay-

FARKINOALIK KAYNAKLARI

121

dedilen ritimler srasndaki davranlar zerine dikkatle eilindiinde, birok yeni keif ortaya kverdi. Bilin durumlarnn modelini karmak Bebeimiz, kendini yatanda bulunca biraz tepinip mzmzlk ettikten sonra, bir dmeye baslm gibi birden uykuya dalyor. Bir sre sonra ona bakmaya gittiimde grdklerim karsnda dehete kaplyorum. Sakin grnyor, ama ellerinden biri ara sra aniden geriliyor. Nefes al verii dzensiz, zaman zaman ksa i ekilerle duruyor. Gzleri yan yarya ak; birka saniyede bir oradan oraya oynuyorlar, birtakm grnmez hedefleri izliyormu gibi. Ona neler olmu olabilir? Nbet mi geiriyor yoksa? Ama tekrar baktmda, onun sakin olduunu gryorum: Nefes al verii dzenli, gzleri sabit, kollan bann stnde, avu ileri gevek bir ekilde ak. ocuumuz olana kadar birilerini uyurken seyretmek pek aklmza gelmez. ocuklarnn ekerleme yapmalarna sonsuz mteekkir olan ebeveynler onlar bol bol gzlemleme frsat bulurlar; Uykunun karmak bir durum olduunu ezelden beri biliyorlardr. Ksa sreli uyuyan ocuklar bazen kolay kolay uyanmazlar, patates uval gibi oradan oraya rahata tayabilirsiniz onlan; bazen de, benim olum gibi, adeta perilere kanmiasna hzl hzl nefes alrlar, elleri kollan seirir, grnmez eyleri izlerler. Geceleri sk sk meydana gelen bu olaylarn varl ve neminin 1950'lerde, Chicagolu fizyolog Nathaniel Kletman'n birbirinin peisra mezun olmu iki rencisinin almalarma kadar pek fark edilmemi olmas ilgintir. 1955 ylnda, bu rencilerden biri, E. Aserinsky, uyku modelinin ilk ayrntl izahn yaymlad.17 Aserinsky, gzlerin sabit olduu sakin uykunun gece boyunca ara ara yerini hzl gz hareketli uyku dnemlerine braktn fark etmiti. lgin bir keifti bu, ama ikincisinin yannda snk kalyordu: Bu dnemlerde uyandnlan kiiler ounlukla rya grmekte olduklarn sylyorlard, "sakin" uykudan uyandnlanlardan daha fazla. Aserinsky'nin Kleitman'n laboratuvanndaki i arkada William Dement onun almalarnn izinden gitti. nce, denein anlatt ryann tahmini sresinin imdi REM adyla bilinen "hzl gz hareketi" uykusunun sresine denk olduunu gstererek Aserinsky'nin

122

BLN, KULLANIM KILAVUZU

rya ile REM arasnda balant olduu eklindeki kefini glendirdi. Sonra, sakin uyku srasnda alman EEG'de baskn olan geni ritiml yava dalgalarn REM uykusu srasnda yerini, uyanklk srasndaki olaan bilinlilik durumundayken alnan EEG'deki rntlerden ayrt edilemeyecek denli hzl, dk voltajl bir rntye braktn bulgulad. Dement 1957'de Kleitman'la birlikte, kapsaml olduu kadar zahmetli bir almann sonularn yaymlad: Uykularna mdahale edilmeyen 33 denekten 126 gece boyunca srekli olarak gz ve vcut hareketleri kaytlan ile EEG kaytlar almlard. Bu almalar, uykunun zannedildii gibi tam bir unutua doru kay olmadn aka gsterdi. Aksine, uyku faal bir rgtlenme halidir, fizyolojik (ve znel) durumlarn dzenli bir biimde art arda sralanmasdr (bkz. ekil 3.3).18 Dement ve Kleitman gzlemlerini tarif etmek iin, uyku evreleriyle ilgili bugn de kullanlan bir snflandrma yaptlar.19 En hafif uyku, L evrede meydana geliyor. Scak bir salonda yaplan i bayic bir toplant srasnda yorgun meslektalarmz arasnda zaman zaman gzlemlediimiz uyku evresidir bu: Ba der, gz kapaklan kapanrken gzler yukan dner; bazen bu hareketler srekli tekrarlanr. Ayn zamanda alfa ritimleri daha az grlmeye balar, onlarn yerini yava ve hzl frekansl kank ritimler alr. 1. evreye girildiinde, yava gz hareketleri (bunlar REM uykusunun hzl gz hareketlerinden ok farkldr) balar. Bu uyku evresi, gece uykuda geirilen zamann yzde 5'inden fazlasn igal etmez. Gece uykusunun yaklak yzde 45'lik ksm 2. evrede geer. Bu evrede uyku tam anlamyla srmektedir, kii tmyle hareketsizdir, gz hareketleri nadir grlr. EEG'de yava bir faaliyet, teta ve delta faaliyeti oka gze arpar, ama 2. evre bir elektrikli havai fiek gsterisinin ortamdr ayn zamanda: Kortekste "uyku icikleri", "K kompleksleri" ve "keskin verteks dalgalar" fink atar. Ksa bir sre sonra bu elektrik canavarlarn inlerine kadar izleyeceiz. 3 ve 4. evrelerde uyku derinleir. Bu evrelerde kaslanmz gevek, gzlerimiz sabittir ve EEG daha da yavalar. 3. evrede, tanm gerei, evre'nin yzde 20-50'lik ksmnda, 4. evrede ise evre'nin ou ksmnda yksek genlikli delta dalgalan mevcuttur. Bu nedenle, 3. ve 4. evreler "yava dalga uykusu" adyla anlrlar.

FARKINDAUK KAYNAKLARI

123

ekil 3.3 Uykunun mimarisi Soldaki EEG kaytlar, uyank durumun hzl ritimlerinden (Berger'in beta ritmi) uyku srasnda alman EEG'lerin teta ve delta frekanslarna tedrici geii gstermektedir. Sadaki ekilde, mnavebeli olarak yava dalga ve hareketli gz uykusuna (koyu renkli ubuklarla gsterilmitir) geiin gerekletii uykunun dngsel rnts grlmektedir; gece ilerledike hareketli gz uykusunun sresi artar.

Dement ile Keitman, gecenin ilk bir-iki saatinde bu evrelerin birbiri ardna sralandn grdler. 4. evre, uyku haline geiten yarm saat kadar sonra birden balyor ve yarm saat kadar sryordu. Sonra dikkat ekici bir biimde denekler, uyku evreleri merdivenini 1. evreye (daha dorusu, bu evreyi artrd iin yanllkla 1. evre zannedilen bir evreye) kadar tek tek trmanyorlard. Gece uykusu baladktan 90 dakika kadar sonra Dement ile Keitman ryal uykunun hzl gz hareketlerini tespit ettiler. Derken beklenmedik, ama dourgan bir gzlemde bulundular: REM uykusu srasnda gzleri hzla hareket etmesine ramen denekler vcutlarn ok az hareket ettiriyorlard, uykunun dier evrelerinde olduundan ok daha az. REM srasnda alnan EEG kayd uyanklk durumunu andryordu belki, ama REM kaslarn derin bir geveme halinde olduu bir uyku evresiydi. EEG faal iken uyuyan kiinin pasif olmas REM'in baka bir adla daha anlmasna neden oldu: Paradoksal uyku. Dement, birka dakikalk REM uykusundan sonra deneklerin bir kez daha uyku merdiveninin alt basamaklarna indiini, ikinci bir yava dalga uykusu nbetine girdiini gzlemledi; bu gece boyunca byle devam ediyordu. Uyku evrelerinin dngsel bir biimde birbirini izlemesi olaanst bir keifti. Ama bu dngnn karmak olduu, saatler getike deitii daha bandan belli olmutu.

124

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lk bir-iki evreye derin yava dalga uykusu hkimdir, REM nbetleri ok ksadr, birka dakika kadar srer. Gece zaman ilerledike bu eilimler tersine dner, yani pek derin olmayan, daha ksa sreli yava dalga uykusu ve daha uzun sreli REM grlr. Sabah, aklmzda grdmz bir ryayla uyanmann neden yksek bir ihtmal olduunu aklar bu. Sabah saat kide uyandrldmzda ise 3. veya 4. evreden kendimizi srkleyerek karacamz kuvvetle muhtemel; hi holanmadmz bir eydir bu. Peki ya olumun deli gibi oynayan gzlerine ne demeli? Bilinen evreleri izleyerek uykuya dalmak yerine neden birden REM'e geiyordu? Bunu yaparken yann gerektirdii yasalara uyuyordu aslnda. Yetikinler, yedi saatlik uykularnn bete birini REM uykusunda geirirken, bebekler 17 saatlik uykularnn yansndan fazlasn bu evrede geirirler. Bu nedenle, bebeklerde "uykuya REM'le balama"mn yaygn olmas hi de alacak bir durum deil. Kk ocuklarn neden bu kadar REM uykusuna ihtiya duyduklar lgin bir soru, buna daha sonra tekrar dneceiz. Yeni ortaya kan bir teknoloji, son zamanlarda bu gzlemlere heyecan verici bir dipnot ekledi. Elektrik akmlar manyetik alan oluturur, dolaysyla ilkesel olarak, faal bir beynin evresini saran manyetik alandan dalgalanmalar tespit etmek mmkn olmal. yle de olduu kantland, ama byle bir eyi baarmak mtevaz EEG' den ok daha stn bir ekipman gerektirir. Denek, evredeki "manyetik grlt"y bertaraf eden yaltml zel bir odada oturmaldr; bu manyetik sinyali tespit etmek iin "sper iletken kuantum parazit aygtlar" (sizin iin olduu kadar benim in de gizemli bir aygt) kullanlmaktadr. Bu stn aygt gerek deerini henz kantlamad belki, ama 1990 ylnda Amerikal sinirbilimci Rudolfo Llinas, uyank durumdaki deneklerde gama frekansnda hzl bir salnm kaydettiini bildirmiti, ki bu salnmlar yava dalgal uykuda grlmezken REM 20 uykusunda grlebilmektedir (bkz. ekil 3.4). REM uykusuyla uyanklk durumu arasndaki bu benzerlik anlaml bir tezatla nitelik kazand: Uyank durumdaki deneklere teypten alnan sesler gama ritimlerini yeni batan balatyordu, ama REM uykusundaki deneklerin beyinlerindeki hzl salmmlar zerinde etkisi yoktu. Llnas'n bulgular uyank durumdaki deneklerle rya gren deneklerin EEG'

FARKINDALIK KAYNAKLARI

125

ekil 3.4 Uyku ve uyanklk durumunda 40 Hz'lik saln m lar MEG kullanlarak alnan kaytlar, uyanklk ve ryal uyku (REM uykusu) durumunda ban genelinde ezamanl, 35-45 devir/saniyelik yksek frekansl salnmlann hkim olduunu gstermitir. En yukarda, soldaki ekilde ban zerine yerletirilen alclarn yeri grlmektedir; 35-45 devir/saniye aralna ayarl alclardan alnan kaytlar altta, sadadr; sadaki izler, iki denein uyanklk durumunda, yava dalga (delta) uykusu ve REM uykusu srasnda kaydedilen izlerinin st ste bindirilmi halini gstermektedir; alttaki z, kayd yapan aygttan kan "grlt"nn izidir.

leri arasnda ok yakn benzerlikler oluunu doruluyordu. Bu bulgular, 40 dalga/saniye civarndaki salnmlarn bilincin oluumunda rol oynadn (bu konuya da ileride tekrar dneceiz) ima ediyordu. Son olarak, bu bulgular uyank bilincin dadnk durumuyla beynin paradoksal uyku srasndaki iednk tavrlar arasndaki ztl gzel bir ekilde tasvir eder. Gece boyunca tekrar eden yava dalgal uykuya dalma ve REM uykusuna geri dnme ritmi, uyku ve uyanklk, dinlenme ve faaliyet, gece ve gndz ritimleri gibi hepimizin aina olduu daha geni ritimlerin bir bileenidir elbette. Bir dizi "yirmi drt saatlik ritim" normalde, gneten kaynaklanan temel aydnlk-karanlk ritmine uyum salar: rnein, vcut derecemiz ile birok hormonumuzun salglan, tpk uyuma ve uyanma gibi, 24 saatlik bir dngy takip eder. Gnll denekleri gnndan ve gnn saatini ima edecek dier yapay ipularndan yaltarak zerlerinde incele-

128

BLN, KULLANM KILAVUZU

melerde bulunan aratrmaclar, vcut scaklyla hormonlan dzenleyen dngnn bu koullarda da devam ettiini ve bu dng21 nn uyuma-uyanma dngsnden ayrlabileceini gstermitir. Kendi hallerine brakldnda, vcut scakl ile hormon salgs her 24-25 saatte bir tekrar eder; uyuma-uyanma dngs, daha egzantrik bir ritim meydana getirerek bu tekrar krabilir. Son krk yldr yaplan aratrmalar, uykunun derinliklerinde kapsaml ve beklenmedik bir dzen aa karmtr. Uyku aratrmaclan uykularndan feragat ederken baz aratrmaclar da o cazip olasln, "eitli zihinsel faaliyetler nedeniyle beynimizin iinde meydana gelen akmlan kavrayabilme" olaslnn peine d22 mt. Bilisel potansiyeller Hayvan beyinlerinin elektrik faaliyetleri zerine yaplan ilk alma, duyusal uyanlara beynin verdii tepkileri kaydetmenin mmkn olduunu ortaya koymutu. Bu tepkiler genelde, duyulara hizmet verdii tahmin edilen blgelerde tespit edilmiti: rnein, grsel uyan her zaman artkafa loblann, yani korteksin daha nce ortaya konan baka veriler sayesinde grme yetisinde rol oynad bilinen en arkadaki blmlerini uyanr. Keza, 1899'da Vladimir Larionov, farkl derecelerdeki tonlann kpeklerin akak korteksindeki birbirine bitiik, ama ayn yerleri uyardn gsteren kefini aklad. O zamandan beri "uyarlm potansiyeller" klinik nrolojide standart laboratuvar testlerinden biri, nrolojik rahatszlklarda "duyu yollan"n aratrmaya olanak salayan bir ara haline geldi. Tek bir uyarana verilen tepki, EEG'nin normal fonunu oluturan grltlere gre daha zayftr: Bu nedenle, duyu sinyalini evredeki elektriksel grltden ayrmak iin, saysz uyarana verilen tepkilerin "ortalamas alnr." Duyularnz salklysa, uyarana dikkat edin veya etmeyin, hatta isterseniz uykuda olun, beyniniz uyanlm bir tepkiyi kaydeder. Duyulabilir bir klik sesi, buna verilen tepki iitme sinirinin beyne girdii noktadan itibaren beyin sapndan yukan doru karken kafa derisi zerinde bir dizi karakteristik potansiyele neden olur rnein. "Beyin sap iitsel uyarlm tepki"nin (bkz. ekil 3.5) be ana

FARKINDALIK KAYNAKLARI 3 tatans msn. 4 5 6

127

ekil 3.5 Beyinsap iitsel uyarlm potansiyel Kulaa bir ses ulatktan sonra sa-

niyenin ilk on binde biri sresince kafa derisi zerinden kaydeditebilen be dalga. Bu dalgalar, "iitsel" sinyaller i kulaktan (Corti organ iindeki ty hcrelerinden) beyin sapna girerken ve beyin sap boyunca ilerlerken art arda yaanan nronal faaliyet patlamasna karlk gelir. VI. ve VII. dalgann kayna tam olarak belli deildir. Iyan genikulat nukleus, talamus iindedir. itsel malar, iitme sinyallerinin beyin yankreleri boyunca izledii yollardr.

zirvesi, iitme sinyallerinin yolculuklarnn bir saniyesinin on binde birinde kat ettikleri nronal iaretleri ifade eder. Saniyenin 300 binde birlik bir zaman diliminde durum ok daha farkldr. "P300", uyarann ortaya kmasyla deil, onun nemiyle ilikili olan tepkiler iinde en gze arpandr.23 Sizden, zaman zaman rahatlatc br "bup" sesiyle blnen monoton bir "bip" sesi dizisini dinlemeniz istendiinde, bir elektrik sinyali bip sesini deil bup sesini kabul edecektir. Olmayan bir "bip" sesi de P300 ortaya karabilir ki bu da tepkinin uyaranlardan deil, beklentilerimizden

128

BLN, KULLANIM KILAVUZU

kaynaklandn vurgular. Ayn ton dizileri siz bir kitap okurken alndnda beyin sapndak iitsel uyarlm potansiyel devam eder, ama "dikkate dayal" P300 tamamen ortadan kalkar. itsel uyarlm tepkinin nceki duyusal ieriklerinden farkl olarak P300, sadece duymaya zg deildir: Seyrek olarak refakati konumundaki grsel veya dokunsal bir uyaran da ayn tepkiyi uyandmr. O halde Fleischl'n hayalini kurduu eyin, "zihinsel bir faaliyet"in elektriksel bantsnn bulunmas hayalinin ilk kez, ama biraz zel bir biimde gerekletirildiini syleyebiliriz: nceden tahmin edilebilen ama istisnai bir olayn ortaya k kayda gemitir. P300'n sinirsel kaynann ne olduu konusu hl tartmal, ki bu da EEG'yle ilgili yaygn bir soruna iaret eder. Kafa derisinde tespit edilen bir elektrik potansiyelinin beyindeki kaynaklan ok eitli olabilir: Elektroda yakn zayf bir kaynak veya uzak, gl bir kaynak. "Lokalizasyon", elektrik kaydnn en gl yan deildir. En byk meziyeti zamanlamasindaki kesinliktir: EEG, potansiyellerdeki deiiklikleri meydana geldii anda kafa derisi zerinde tespit edebilir. P300 gibi potansiyeller zerinde yaplan almalar, dikkatin, duyusal uyaranlara verilen nral tepkilerin hzn, uyan gerekletikten sonra saniyenin 20-50 binde biri gibi bir sre iinde tepki verilebilecek bir hza ulatrabildiine iaret eder rnein. Baka veriler, belli bir grev yerine getirilirken meydana gelen nral faaliyetin muhtemel yerlerine iaret ederken, elektrikle yaplan aratrmalar olaylarn meydana geli srasm kafamzda canlandrmamza yardmc olur. Sizden belli bir isime (ay diyelim) karlk lgili bir fiil sylemeniz istendiinde, siz bunu yaparken Broca alannzn devreye girdiini biliyoruz mesela. Ayn ismi tekrarladnzda yle olmaz ama. Ayrntl EEG, fiil retimi deneyinde, uyar gerekletikten yanm saniye sonra Broca alan civarnda faaliyet tespit eder; bu faaliyet, dille ilgili dier alanlarn uzanda gerekleir. EEG'yi, kafa derisinin zerine yerletirilecek ok sayda elektriksel alcyla ve sonulan ilemden geirecek gl bilgisayarlarla takviye etme yntemi, gelimi, yeni ve henz ilk gnlerini yaayan bir yntem belki, ama insan beyninin "dnce" dinamiine yeni klar tutmay vaat ediyor. Kafa derisi zerinden kaydedilen beyindeki elektriin bilin dzeyimizi, duyumlanmz, beklentilerimizi ve entelektel faaliyeti-

FARKINDALIK KAYNAKLARI

129

mizi yansttma dair verilerle karlatk. Otuz yl nce iki Alman bilim insan, beyindeki elektriin ayn zamanda hareket niyetimizi de gsterdiini kefetmiti. stemli bir hareketten nce alman EEG, uyarlm potansiyellerde kullanlana benzer ortalama tekniklerle incelendiinde, hareketten yaklak bir saniye nce elektriksel bir parazit, Bereitschaftspotential grlr (bkz. ekil 3.6). Bunun motor korteksi evreleyen beyin blgelerinde hareketin "planlanmas"m yanstt dnlmektedir. Beklenmedik bir durum karsnda aknlktan "sramak" gibi istemsiz bir hareketten nce byle bir ey grlmez. Duyusal uyarlm potansiyeller algnn nral arka plann yanstyorsa, "n hareket potansiyeli" de iradenin elektriksel muadilidir. Bunun zerinde biraz dnn. Bir parmanz kaldrn veya bir ayak parmanz kvrn. Bunu yapmadan bir saniye kadar nce beyniniz bu hareketinizi planlamt ve bu durum kafa deriniz zerinden kaydedilebilirdi. Bir saniye beyin iin uzun bir sredir. Duyumdan harekete kadar her zihinsel olayn, uzun bir sinirsel olaylar zincirine

ekil 3.6 Hazrlk potansiyeli En alttaki ekilde saniyenin binde birine karlk gelen zaman dilimi gsterilmektedir; 0 zaman bir el hareketine karlk gelir, EMG (kas hareketlerini elektriksel taramadan geiren "elektromiyogram") izinde bu hareket srama eklinde tezahr etmitir; en stteki iz, hareketten nce, hareket srasnda ve hareketten sonra ban st tarafndan kaydedilen elektriksel faaliyeti gstermektedir: HP, istemli hareketlerden en fazla bir saniye nce grlen "hazrlk potansiyeli "ne; PMP premotor potansiyele, MP motor potansiyele ve RAF reaferans potansiyeline karlk gelir.

130

BLN, KULLANIM KILAVUZU

bal olduu gereini vurgular bu durum. Dnce hzl gerekleiyor olabilir, ama llebilir bir hzdr bu: Berger'in halefi olan bilim insanlar dncenin sresini tespit edebilecek durumdalar. Bu blmn merkezi konusundan (bilincin ham kapasitesinden) uzaklap dnce ve eylem alanlarna girdik. Bir cmleyle toparlamak gerekirse, EEG konusunda geen yzyl yaplan almalarn kilit nemdeki bulgusu, beyindeki elektriksel faaliyet rntlerinin bilin durumlaryla ilikili olduudur. Kafa derisinden alnan EEG' den bilin durumlarmzn nral denetleyicilerinin bulunduu sinir sisteminin zne doru bu faaliyetin izini srelim imdi de.

Bilinci denetlemek Uyuukluk Salgn ... aada, btn merdivenlerin balad yerde, O iren bit pazarnda yrein. W.B. Yeats, "'The Circus Animals1 Desertion"24 Sava yznden salgnlar artar. Birinci Dnya Sava'nn sonlarna doru aniden ortaya kp Avrupa'y silip sprdkten sonra, yine aniden yok olan bir salgn, bugn srrn hl koruyor. Saysz kiinin hayatn mahvetmesine ramen bu hastaln bilincin nrolojisiyle ilgili kavraymzda yeni br sayfa almasna epey yardm oldu. Bu allmadk beyin rahatszl 1916'nn sonlarna doru Viyanal nrolog ve psikiyatrisi Constantin von Economo'nun dikkatini ekti. Economo, hastala bugn de kullanlan "letarjik ensefalit" adn verdi.25 Ensefalit, beyin enfeksiyonu veya iltihabdr; hastaln belirtileri, beyinde olutuu blgeye gre deiiklik gsterir. Viyana Psikiyatri Klinii'ne gelen hastalar "eitli tuhaf belirtilere" sahipti, ama bunlarn en ilgin olan dzensiz uyarlmlk (arousal) durumlaryd. Baz hastalar birka gn boyunca uykulu bir uyuuklua dalyordu; bazlar "katatonik"ti, saatlerce veya gnlerce doal olmayan durularda kaskat kesiliyorlard; kimileriyse istemsiz hareket-

FARKINDALIK KAYNAKLARI

131

lerle kendini gsteren "krizler"in elik ettii denetimsiz bir heyecann etkisi altna giriyordu. Hastalar ya uykuya (veya uyku benzeri eylere) bouluyor ya da srekli uykular kayordu. Nasl ki hastalk olaan uyuma-uyanma ritmini karmakark hale getiriyorduysa, hastaln fiziksel ve psikolojik ok eitli belirtileri de nroloji ile psikiyatri arasndaki ince farkllklar birbirine katyordu. eitli uyuklama hallerinden mustarip hastalar "otururken, ayaktayken, hatta yrrken veya yemek yerken, esneme ve yorgunluk gibi btn belirtileri gstererek uykuya" dalyordu; ciddi vakalar ise haftalar veya aylar sren "adeta daimi bir uyku" haline girebiliyordu. Buna karlk, "hiperkinezi" hastalan "yatakta dner durur, zerlerinden yorgan atar, tekrar zerlerine eker, oturur, lgnca kendilerini yataa atar, sonra yataktan atlar, amaszca oradan oraya yrr, konumalar bozulur, dilini aklatr ve slk ttrrler; bu huzursuzluk hali hi durmadan gnler ve geceler boyu srer." ou bu tuhaf hastala yenik dm, bazlar iyilemi, birka da, Oliver Sacks'n Uyanlar adl kitabnda unutulmaz biimde tarif edildii gibi, onlarca yl boyunca kt bir uyarlmilk ve hareketsizlik durumunun alacakaranlnda yaamaya terk edilmiti.26 O sralarda hastaln kurbanlarna, kaderlerinin kaydn yapmaktan ve hasar grm beyinlerinde hastaln aklamasn bulmaya almaktan baka yapacak br ey yoktu. Hasar beyin sapnda ve "diensefalon"da, beyin sapyla beynin yankrelerini birletiren talamus ve hipotalamus yaplannda odaklanmt. "Doann yapt deneyler" bilim insannn arzulad kadar kesin deildir asla, ama 1929'da bu hastalkla ilgili klasiklemi almasn yaymlatan von Economo, beyin sapndaki hasarl yerlerle bu hasarlarn farkndalk zerine etkileri arasnda kaba bantlar kurma imkn bulmutu. Uyuklama hali, zellikle beyin sapnn stnde bulunan orta beyindeki hasarlarla ilgiliydi; uykusuzluk ise hipotalamusun blgelerinde meydana gelen hasarlarn sonucuydu. Bu gzlemler, serebral korteks dnsel kabiliyetlerimizde kilit rol oynuyorsa da, uyarlmln kaynann beyin sap olduunu ima eder. Hastalan ayn zamanda sk sk ruh hali ve hareketlerde de anormallikler gsterdikleri iin von Economo'nun bu anormalliklere de beyin sapnn neden olduunu dnmesi gayet makuld.

132

BLN, KULLANM KILAVUZU

Avrupa'nn btn bakentleri "uyuukluk salgm"ndan nasibini almt. Fransa'da hastalarn ou, hastanelerin iinde nrolojinin doum yeri olma hakkna en fazla sahip hastanede tedavi grmlerdi. Jardin de Plates ile Seine'in yannda, Paris'in merkezine yakn bir yerde bulunan Pitie'-Salptriere, bir zamanlar XIII. Louis'nin barut dkknym. On dokuzuncu yzyln ileriki yllarnda JeanMartin Charcot burada alm ve ders vermi, yeni sinir hastalklar biliminin temellerini burada atmtr. 1918'de, Charcot'nun lmnden yirmi be yl sonra, o sralarda yirmili yalarnn ortalarnda olan Belikal doktor Frederic Bremer, mesleinin olmazsa olmaz ziyaretini gerekletirmek zere Salpetrere'e gitmi ve hastanenin nroloji servisinde yabanc "asistan" olarak almtr. Bremer orada bulunduu srada letarjik ensefalit salgn zirveye kmt. Bu deneyim Bremer'de uykunun fizyolojisine kar bir ilgi uyandrm, ama nce Boston'da, sonra da anayurdunda, Brksel'de zamanm beyin sap zerine yapt aratrmalara ayrmt. Bremer, "uykululuk hastalTyla karlatktan ancak on yedi yl sonra, 1935'te von Economo'nun elde ettii sonulara insan deneyinin kesinliini katan bir makale yaymlad. Bremer, biraz ald eitimden kazand vukuf sayesinde biraz da tmyle tesadfn yardmyla, ameliyatla bir kedinin beyni ile omuriliinin, beyin sapma zarar vermeden ayrlmasnn, kedinin normal uyuma-uyanma dzenim veya uyanlmlk kabiliyetini herhangi bir ekilde etkilemediini kefetti. Buna karlk, orta beyinden kesilmek suretiyle nbeynin beyin sapndan ayrlmas, derin uykuyu andran bir durum meydana getirmiti (hem kedinin davranlarnda hem de EEG'sinde).27 Bremer, beyin sapnn normalde duyulardan gelen bilgiyi ileterek, zerinde yer alan yarkreleri harekete geirdii sonucuna vard: Dokunma duyusuna, eklem konumuna ve iitme duyusuna araclk eden sinyallerin hepsi Bremer'in yapt ameliyatla sekteye uramt. Bremer, daha sonra, bu sonuca vard sralarda kafasnn pek "anatomide" olmadn itiraf edecekti. Ameliyatn grme, tat alma ve koku almayla ilgili sinyalleri etkilemeyeceinin anatomik adan zaten apak ortada oluu, hipotezini sorgulamasna neden olabilirdi belki de. Frederic Bremer gibi verimli bilim insanlar, hocalarnn almalarnn zayf noktalarn hemen fark edebilen renciler yetitirir-

FARKINDALK KAYNAKLARI

133

ler. Guiseppe Moruzzi, genken Bremer'le birlikte almt. 1949' da Moruzzi, Horace Magoun'la birlikte Bremer'in "kkl kefi"ni onaylayan, ama ona yepyeni bir k tutan bir makale yaymlad. Harika bir a Moruzzi ile Magoun'un kefi teknik grnr belki, ama ok nemli 28 bir keif olduu anlalmtr. Bu ki adam, doal rahavet iinde veya hafif anestezinin etkisinde olan kedilerde, beyin sapna yakn blgelerin elektrikle uyarlmas durumunda yava ritimli EEG'nin senkronizasyonunun bozulduunu veya "faaliyete" getiini kefettiler. Bu tepkinin saland blge baya geniti, beyin sapnn ortasndan diensefalona kadar uzanyordu. Sz konusu alanlar, Bremer'in zannettii gibi, zgl duyusal enformasyonlar tamakla ilgili deildi; daha sonra yaplan almalar da, duyu yollarm seerek mdahalede bulunmann, yarkrelerin beyin sapnn ortasn uyarmak suretiyle harekete geirilmesini nleyemediini gsterdi. Moruzzi, beyin sapnda bir "aktivasyon sistemi" olduundan ve beyin sapmm uyar etkisini yarkrelere (beyin sapmm ortasnn knt yapt) talamus yoluyla ulatrdndan pheleniyordu. Beyin sapmm sz konusu blm, anatomistlerin i ie geerek a eklinde dallara ayrlan "ilkel" hcre rntsne uzun bir sredir aina olduu bir blgeyle, Latince a anlamna gelen reticulum'dan hareketle "retikler oluum" ad verilen blgeyle akr. Tpk sk aalarla rl ormanlarda olduu gibi, nronlarla rl bu blge de aratrmaclar iin tehlikeli, ama srpriz dllerle dolu bir yerdir. Beyin sap anlalmas zor bir anatomiye sahiptir, ama hatrlayacanz gibi, ana unsurdan oluur. lk olarak, beynin yarkrelerinden omurilie giden ve oradan yarkrelere gelen saysz "geit lifi", akson demeti vardr. Sonra, "ekirdekler", ou kesin ilevlere sahip, sk bir ekilde bir arada duran hcre gruplar bulunur: rnein, yz ifadesini oluturan kaslara giden aksonlar, ponstaki ekirdeklerden birinden kar; yzden duyu sinyalleri alan hcreler, beyin sapmm byk bir blm boyunca uzanan bir baka uzun ekirdei ihtiva eder. Bir de, beyin sapnn merkezinin byk br blmn kaplayan, birbiriyle balantl hcrelerden oluan bir blge var: retikler oluum.

134

BLN, KULLANIM KLAVUZU

Retikler oluumun yaps ilk bakta baya dz grnr. Utaki kk hcreler, retikler oluumun "parvoseller" blgelerini, ortasna yakn yerlerdeki byk hcreler de "magnoseller" blgelerini meydana getirir. Ama beynin ou alannda hcre balantlan son derece zgl olduu halde, retikler oluumun organizasyonu, azami bir karmaa yaratacak ekilde tasarlanm gibi grnr. Btn duyular buraya, ounlukla da "parvoseller" evreye sinyal yollar. Duyu sinyalleri balangta genellikle beyinde ayn ayn yerlere giderken, retikler oluumda bir araya toplanrlar. Ama zerinde biraz dnlrse, bir "aktivasyon sistemi"nden de byle bir ey beklenir. Bir elin dokunuu olsun, kapnn alm olsun veya imek akmas olsun hi fark etmez, hepsi de sizi irkiltip dalgnlnza son verir; nemli olan bir eyler olmutur; ve dikkat etmenizde fayda vardr. Parvoseller evre, duyu sinyalleri alnca ortadaki magnoseller blgeyi uyarr. Magnoseller blge de (Moruzzi ile Magoun haklyd) kortekse giden sinyalleri denetleyen talamusla iletiime girer. Uyuyan beyinde, korteks ile talamus ritmik bir yatak sohbetine dalar: Retikler oluumdan gelen uyanlar bu uykulu diyalogu keser ve uykunun yava dalgalannn yerini daha hzl ritmli hrtlar alr. Burada, von Economo'nun hastalanyla Bremer'in hasarl beyinli kedilerinin uykulu hallerini aklayacak bir ey vard: Normal uyarlmlk durumu beyin sapndaki retikler oluumun "faaliyete geirici" girdisini gerektirir. Ama, davranlar tahrik etmenin retikler sistemin tek ilevi olmad (ve bu sistemin karmakank anatomisine ramen, paralan farkl ilevlere hizmet eden yaplanm bir sistem olduu) daha bandan aka belliydi. st beyin sap uyarn (arousal) konusunda nemliyse, retikler oluumun altndaki, yani medulla le ponstaki blmleri de bizi uyank tutmaktan ziyade hayatta kalmamzla ilgilidir. Solunum ritmimizi ve kalple kan dolamnn davranlarm dzenlerler. Bir skandinav su perisine hanet etmenin tehlikelerine antrmada bulunmak amacyla "Ondine'in laneti" ad verilen bir hastaln, bazen bu blmler incindikten sonra meydana geldii grlr: Hastalar uyankken, solunum kaslar istemli ekilde denetim altmda olduu srece iyi-kt nefes alp verebilirler. Uykuda beyin saplan gvenilir bir ekilde otomatik olarak nefes alp verme ilemini tetikleye-

FARKINDAK KAYNAKLARI

135

meyedii iin, uykuya daldklannda lm tehlikesi geirirler. Yakn zamanlarda ortaya konan yepyeni bir kant Moruzzi'nin teorisini dorular. Uyku ve uyanklk srasnda insan beyninin faaliyetindeki deiiklikleri eskisine nazaran daha dorudan inceleyebilmek mmkn hale gelmitir. Beynin bir blgesinde nral faaliyet artnca, o blgede kan ak ile oksijen ve glikoz tketimi oran da artar. Bu deiiklikler, deney yapan kiinin beyin blgelerini belirli bir durumda faalken veya bir ii yerine getirilirken tanmlamasna imkn veren ve "ilevsel grntleme" ortak adyla tannan eitli tekniklerden biri kullanlarak ortaya karlabilir. Bu gl tekniklerin yardmyla elde edilen kantlar, sonraki blmlerde hzla oalacak. Uyku balamnda, ilevsel grntleme, yava dalga uykusunda beyin faaliyetinin zellikle st beyin sapnda ve talamusta, aynca prefrontal korteksle limbik kortekste azaldn gstermitir. REM uykusu srasnda st beyin sap ile talamus yeniden 29 faaliyete geer. Keza, yava dalga uykusu srasnda beynin genel enerji tketimi yzde yirmi orannda der, ryal uykuda tekrar artp uyanklk halindeki dzeye kar. st retikler oluumun uyarmda temel bir neme sahip olduu.^ alt blmlerinin solunum ve dolamda etkili olduu yaklak elli yldr biliniyor. Von Economo'nun da tahmin ettii gibi retikler oluumun kiinin ruh hali zerinde bir etkisi vard ama bu etkiyi aklayabilmek ve ne kadar karmak olduunu deerlendirebilmek iin baka bir teknik gelimenin ortaya kmas gerekti. Bu teknik gelime de Bremer, Moruzzi ve Magoun'un "kuru fizyoloji"sini tamamlayan "ya fizyoloji"ydi.

Bilincin kimyas Elde edilen asl kazanm boya maddesi. Floyd Bloom30 renciyken beyin sapnn "kan retikler aktivasyon sistemi" konusuyla ilgili ilk okuduum yazlarda bu blm genellikle koyu renkli ve basit diyagramlarla tasvir edilirdi (bkz. ekil 3.7). Konuyla ilgili yakn zamanlarda yazlm bir makalede bu diyagramlarn

136

BLN, KULLANIM KILAVUZU

talamus st beyin sap retikler oluumu

ekil 3.7 Retikler aktivasyon sistemi Bu son derece ematik ekil, st beyin sap ile talamusun beyin yarkrelerini harekete geirmedeki nemlerini vurgulamaktadr.

"nereden geldii bilinmeyen ve bilinmeyen transmitterlerin yardmyla bilinmeyen hedefler zerinde ok eitli etkilerde bulunan yollan tasvir ettii" belirtiliyor ok doru bir biimde. Btn bunlar artk deiti. Dikkatle hazrlanm boya maddeleriyle mikroskobu birletiren yeni teknikler, kendilerine zg transmitterler reten hcre gruplarn grnr klmay ve bunlarn beyindeki ilerleyilerini zlemeyi mmkn hale getirmitir. Bu teknikler retikler sistemin geni alannda yer alan ve kimyasal ierikleri, anatomik balantlar ve faaliyetlerinin bilin durumlarmzla ilikileri bakmndan farkl olan bir dizi nronal sistemi aa karmtr. Son blmde, ilgili kimyasallar ksaca grmtk. Beyindeki noradrenalin, dopamin, serotonin, asetilkolin ve histaminin ou beyin sapnn iindeki veya beyin sapnn yaknndaki adlandrlm ve numaralandrlm bir dizi hcreden salglanr; bu kimyasallar beynin yarkrelerinin her tarafna yaylr. Noradrenalin, zellikle lokus seruleusla, yani ponstaki "mavi ekirdek"le; dopamin, orta beyinde bulunan ve Parkinson hastalnda harap olan substansiya nigrayla; serotonin, beyin sapnn orta blmn saran ve Prozac dahil birok antidepresann faaliyet gsterdii yer olan "rafe ekirdeklerde; asetilkolin, ponstaki REM uykusuyla ilgili ekirdeklerle ve Alzheimer hastalnda temel hasar noktas olan nbeyindeki Meynert bazal ekirdeiyle ilikilidir (bkz. ekil 3.8). Histamin, talamus iinde, talamusun altndan, otonom sinir sisteminin karargh olan hipotalamustan balayan lifler tarafndan salglanr.

FARKINDALIK KAYNAKLAR

137

Bu transmitterler serebral kortekse yaylr. Asetiikolin, noradrenalin ve histamin tayan aksonlar da talamusa nfuz eder. Bu transmitterlerin birok yoldan tanmas, beyin sapndaki nronlarn talamus ile korteksin oluturduu devrelerin faaliyetleri zerinde gl bir etkide bulunmasn salar. Neden bu kadar ok kimyasal sistem olmak zorundadr? Beynin bilin piirme tarifindeki ayr ayr malzemeler mi bunlar? yle olduu ak, geri transmitterlerin eitli katklar konusunda daha yeni yeni ufak tefek eyler renmeye baladk. Asetilkolinin bilin durumlarna etkisi byk ve bu etkiler hakknda grece daha ok ey biliniyor.31 "Kolinerjik" (asetiikolin reten) nronlarn faaliyeti EEG'de desenkronizasyon yaratr; uyanklkta ve REM uykusunda kilit bir zelliktir bu. Yava dalgal uyku srasnda insanlara asetilkolinin etkilerini taklit eden bir ilacn dk dozda verilmesi REM uykusunu harekete geirir; yksek doz uyanmaya neden olur. Ponstaki zellikle REM uykusu srasnda faal olan pedunkulopontin ve laterodorsal tegmental ekirdek hcreleri 32 koiinerjiktir. Bu ekirdeklerin hedeflerine lokal olarak tatbik

ekil 3.8 Uyanklk durumunun kimyas "Boyac kp": Aktivasyon sisteminin kimyasal adan birbirinden farkl birok ksm artk tespit edilmi durumda: (a) noradrenalinin, (b) dopaminin, (c) asetilkolinin ve (d) serotoninin tand yollar grlmektedir (burada fare beynindeki yollar grlmektedir).

m
138

BLN, KULLANIM KILAVUZU

edildiinde, asetilkolin REM uykusu fenomenini yeniden retir. Asetilkolinin etkisini ketleyen ilalar, mesela baz anti-depresanlar uykumuzu getirir. Asetilkolin "EEG'de desenkronizasyon yaratan" her iki durumda da, yani uyanklkta ve REM uykusunda devredeyken, noradrenerjik (noradrenalin reten) hcrelerin faaliyeti uyanklkta en st dzeydeyken, yava dalga uykusunda azalr ve REM uykusunda en dk dzeye iner. Yava dalga uykusu ve REM uykusu ritmiyle ilgili yaknlarda oluturulmu bir model, beyin sapnn iindeki ve evresindeki kolinerjik "REM'i devreye sokan nronlar" ile noradrenerjik ve serotonerjik "REM'i devreden karan nronlar" arasnda "karlkl bir iliki" olduunu varsayar. Bu kimyasallarn bir ekilde uykulu halin olumasna katkda bulunduu akla gelebilir, ama ok ana olduumuz bu durumun kimyas akl kartrc bir konudur. Serotonin, uykuyu tevik edici bir madde olarak kabul edilegelmitir. Beyinde hzl serotonin kayb geici de olsa ciddi bir uykusuzluk hali yaratr elbette, ama normal uyku balangcndaki rol hl bilinmemektedir. Uyanklk halinde adenozin adl maddenin birikimi nemli olabilir, zira adenozin, kolinerjik ekirdeklerin faaliyetini azaltarak uyanklk halinin srmesine yardmc olur. Birok baka doal "somnoje" (uyutucu madde) tanmlanmtr: Bunlarn bazlar muhtemelen uyumamza yardmc olur, ama ne derecede nemli olduklar henz aklk kazanmamtr.33 Farkndaln kimyas konusundaki yeni bilgilerin nda, Moruzzi'nin beyin sapnn bir "kan retikler aktivasyon sistemi"ne sahip olduu fikri geerliliini kaybetmi midir? Bu kavramn her unsuru sorgulanabilir. "Aktivasyon", bu yap ann ilevlerinden sadece biridir; ekil 3.8'de grlen geni eriimli (wide projecting) beyin sap sistemlerinin dikkat, ruh hali, motivasyon ve hareket gibi baka ilevlerde nemli bir rol oynad, btn deneyim ve davranlarmzn arka plann oluturduu kesin gibidir.34 Aktive edici/faaliyete geirici yaplar beyin sapyla snrl deildir: Talamusa ve beynin yarkrelerine kadar uzanrlar; ilerinden yalnzca bazlar "retikler" yapya sahiptir; aktivasyon yukarya, yani beyne doru gerekletii gibi aaya, yani omurilie doru da gerekleir. Gelgeldim, bu kavram nemli hakikatler saptar: Beyin sapnn uya-

FARKINDALIK KAYNAKLARI

139

rlmlk durumunda nemli olduunu, uyanlmhk durumuna retikler anatominin de katkda bulunduunu ve aktivasyonun farkindalkta yaamsal br rol oynayan nemli bir ksmnn en aalardan yukar doru bir seyir izlediini. Her iyi fikrin basma geldii gibi, kan retikler aktivasyon sistemi kavram da bir gn mnasip bir ekilde topraa verilebilir. Ama imdilik aydnlatc bir sadeletirme olma zelliini koruyor. Bilincin ikamet ettii yer Bilincin ikamet ettii bir yer, bir alan yoktur. Wilder Penfield
3S

Umarm iki fikir bu blmn ayrnts iinde boulmaz; yani, farkndalk durumlarmzn beynin elektriksel faaliyetince yanstld fikriyle farkndalk durumlarmzn ve beynin elektriksel faaliyetinin beyin sap iinde veya yaknnda bulunan bir "aktivasyon sistemi"nden derin bir ekilde etkilendii fikri. Ama beyin sapn "bilincin ikamet ettii" o ele avuca smaz yer olarak kabul etmek yanltc olabilir. Aktivasyon sisteminde ise, bilincin gerek ikametghndan ziyade, geni bir a zerinde kilit merkezler veya "dmler" vardr. Korteksten yaltldnda bile bu merkezler dinlenme ve uyanlmlk dngs yaratmaya muktedirdirler.36 Bu nral a iindeki dmlerden bazlar yakn zamanlarda ayrntsyla incelenmitir. Bu merkezlerin ne denli yaamsal ve zel roller oynadn gsteren aratrma sonularndan bir-iki tanesine yer vereceim. Hipotalamus iinde kk bir hcre kmesi, gzn arkasndan gelen grme sinirlerinin meydana getirdii bir kesime noktasnn hemen stnde yer alr. Bu kesime noktasna optik kiyazma, hcre kmesine de "suprakiyazmatik ekirdek" ad verilir. Hatrlayacanz gibi, hipotalamus daha temel ihtiyalarmz gzlemek ve karlamakla alakaldr. Hipotalamusun dorudan retinadan gelen aksonlardan yardm aldn ararak reniyoruz. Bu aksonlar suprakiyazmatik ekirdekte sona erer. ekirdek ne grmeyi umuyor peki? Cevab basit: Ik. Suprakiyazmatik ekirdein 24 saate yakn bir faaliyet dngsne sahip bir i ritmi olduu ortaya kmtr. Ritim "doku eksp-

140

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ant"nda (ameliyatla alnp laboratuvar ortamnda yaatlan doku alarnda) da devam eder; bu da ekirdein, vcudun dngsel faaliyet, scaklk ve hormon salgs ritimlerinin temposunu ayarlyor olabileceini akla getirir. Retinadan gelen yolun ilevi, suprakiyazmatik ekirdein doal dngsel ritmini gece-gndz ritmine "tamak"tr. Farkl bir corafi zaman dilimine gittiimizde ekirdein kendini yeniden ayarlamas zaman alr; o rahatsz edici "jet lag" deneyiminin nedeni de budur. Zekice yaplm bir deney, suprakiyazmatik ekirdein faaliyet 37 dnglerimiz zerindeki etkilerini gsterir. Deney, beyin saati dzensiz mutant bir hamsterin kefedilmesi sayesinde gerekletirilmi. Sz konusu hamster, sadece 20 saatlik dngsel ritimli bir suprakiyazmatik ekirdekle domu. Bu yzden talihsiz hayvann dinlenme-faaliyet ritmi gece-gndz dngsyle neredeyse her zaman uyumsuzluk gstermekteymi. Martin Ralph ile alma arkadalar, hamsterin bu tuhaf genetiinden, mutant ekirdei ameliyatla karp, bunu hemen ncesinde suprakiyazmatik ekirdeklerini kardklar hayvanlara nakletmek suretiyle yararlanmlar. ekirdek nakli bu hayvanlarda dngsel ritmi yemden balatm, ama bir farkla: Hayvanlarda donrn o allmam 20 saatlik ritmi grlmeye balam. Suprakiyazmatik ekirdein hasar grmesi, farkndal etkilemez. Oras bilincin ikamet ettii yer deildir; ama ana zaman ayarlaycs olabilir. levini yerine getirememesi halinde, uyku ile uyanklk gn iinde geliigzel dalmaya balar. Talamus, uyanlmlk srecinde iyi tanmlanm bir role sahip ikinci bir hcre grubuna, "retkler ekirdee" de ev sahiplii yapar. Daha nce de grdmz gibi talamus, kortekse giden duyu sinyallerine bir gei istasyonu, beyin yarkrelerinin blgeleri arasndaki iletiimde de bir merkez grevi grr. ekirdeklerinin ou beynin baka alanlarndan sinyaller alr ve o alanlara sinyaller gnderir. Ama "retikler ekirdek" istisnadr. Retikler ekirdek, talamusa korteksten gelen aksonlarla talamustan kortekse giden aksonlardan kan ikincil aksonlar, yan dallan alr. Kendi kts, taamusun dier ekirdeklerine akar. Bugn retikler ekirdein hafif uykunun tanmlayc iareti olan "uyku icikleri"nin kayna olduu biliniyor.38

FARKINDALIK KAYNAKLARI

141

Bu ve buna benzer ezamanl salmmlar, talamusun uyku durumuridaykenki davrann ifade eder; fizyologlar talamusun bu durumuna "patlama modu" adn verir: Talamus hcreleri, asl talamus, onun retikler ekirdei ve korteksten oluan gen arasnda gidip gelen, patlamalar halinde sinyaller gnderir ritmik bir ekilde. Bu mbadele devam ederken, beyin d uyaranlara byk oranda kapaldr: Talamus, gelen duyu sinyallerini engelleyen ksmi bir engel grevi grr. Beyin sapnn harekete geirmesiyle birlikte talamus tekrar "iletim modu"na dner, nronlarnn tekrar sadk haberci roln stlenmelerine, tekrar her trl haberi kortekse ulatrp oradan haber tamalarna izin verir. Talamusta patlama modundan iletim moduna doru gerekleen bu gei farkndahn geitlerini aar. Buraya kadar, a iindeki uyku ve uyankl denetleyen dmlerden daha fazla aratrlm olanlarn ounu grdk: Talamusun dinlenme salmml durumundan bilin iin gerekli olan tepkisel moda geiine yardmc olan kolinerjik ekirdekler; zellikle uyanklk durumunda etkili olan ve REM uykusunu sona erdiren noradrenerjik ekirdeklerle serotonerjik ekirdekler; vcut zamann gne zamanyla uyumlu hale getiren suprakiyazmatik ekirdek; talamusun, uykunun ilk evrelerine imzasn atan retikler ekirdei. Bilincin ikamet ettii tek bir yer olmadn kabul edelim, tamam da acaba uykunun bir merkezi, dinlenme iin nral bir ama-kapama dmesi var m? htilafl bir sahann bulank bir alandr bu maalesef. Beynin birok blgesinin "hipnojenik" merkez olduu dnlmektedir. Bunlardan biri aa beyin sapnda yer alr. Bu alann varlndan lk kez, kan retikler aktivasyon sisteminin mimar Moruzzi'nin deneylerinden sonra phelenilmeye balanmtr. Sz konusu alana anestezi uygulamak uyuyan bir kediyi uyandrr. Bu blgede bulunan bir duyu ekirdei, soliter demet ekirdei uyarldnda EEG'yi senkronize eder. kinci bir alann, hipotalamusun "preoptik" blgesinin uyarlmas yava dalga uykusuna neden olur; bu blgenin hasar grmesi uykusuzlua yol aabilir. lgintir, bu alan s kaybnn denetlenmesine de yardmc olur (uyku srasnda vcut scaklnn dtn ve gn ierisinde vcut scaklnn ykselmesinin uyku sresini uzattn biliyoruz). Bazal n beyin ile talamusta baka hipnojenetik alanlar da olabilir. Ama, uyanklk durumundaki bilin

142

BLN, KULLANM KILAVUZU

gibi yava dalga uykusunun da beyindeki tek bir dmenin devreye girmesinin bir sonucu olmaktan ziyade bir nral a iindeki saysz uzmanlam dm arasndaki ilikinin sonucu olduunun ortaya kacana kesin gzyle bakabiliriz. Uyku ile uyankln biyolojik temelleri hakknda bugne kadar rendiklerimiz ilgin (ve de son derece esrarengiz) bir soruyu gndeme getirir. Neden uyuyoruz ki?

Neden uyuruz?

yandaki bir ocuk: "Gece olduu iin." Onun alt yandaki ablas: "Uyumasaydk ok yorulurduk, sonracima hibir ey yapamaz hale gelirdik." Neden uyuduumuzu kimse bilmiyor. Kzlarma bu konuda ne dndklerini sorduumda, halihazrda mevcut u iki yaygn aklamaya yakn aklamalar getirdiklerini grnce sevindim: Uyku, bizi karanlkta meydana gelebilecek kt eylerden uzak tutar; gn boyu yaadmz ypranmay bir ekilde giderir. Dier memeliler gibi bizim de uykuya ihtiyacmz olduu phesiz. Yirmi bir gn kadar uykudan tamamen mahrum olmak sanlar ldrr. Bu ldrc etki, uyku mahrumiyetinin neden olduu dolayl stres etkisinden ziyade dorudan uyku kaybyla alakal grnyor. Bu tr an uyku mahrumiyeti deneyleri bugne kadar insanlar zerinde yaplmad, ama son yz yl iinde gerekletirilen saysz alma, uyku mahrumiyetinin dnce ve davran zerindeki ykc etkilerini belgelerle ortaya koymutur.39 1964'te Randy Gardner adl San Diegolu bir renci srekli uyank kalma rekorunu 264 saate kard. Bu uyanklk halinin son gnlerinde yaknlarda bulunan deniz kuvvetlerine ait bir uyku laboratuvannda bilim nsanlar tarafndan yakndan incelendi. Bir grup denekle yaplan bir aratrma srasmda ulalan en uzun uykusuzluk sresi 205 saattir; sekiz tam gnden biraz daha uzun olan bu sre de etkileyici bir sredir. Bu tr aratrmalarda ok az bir genel fiziksel k saptanmtr. Vcut scaklnda hafif bir d ve itah art yaygndr. Ama

FARKINDALIK KAYNAKLARI

143

dnceyle davran tmyle etkilenir: Dikkati veya bir dnce silsilesini srdrmek, szckleri hatrlamak, yeni eyler renmek ve zaman muhakemesi gittike zorlar. 1966'da Los Angeles'ta gerekletirilen bir deneyde denekler 205. saatte yerleik "yanl grsel alglama", "geici dezoryantasyon" ve "bilisel dzensizlik" leklerinde en st snrlara dayanmlard (bkz. ekil 3.9 ve Tablo 3.1). Deney ncesi dengeleri yerinde olan deneklerde pskotik davrana pek rastlanmasa da bu kiilerde, mez br doktor olarak hastanede altm o eski kt gnlerimden biliyorum, bir miktar "fke, saldrganlk ve phecilik" ska ortaya ortaya kar. Normallik uykuyla hzla yeniden kazanlr. "Uyku borcu"nun hepsini demeye gerek yoktur. Randy Gardner, uyanklk dneminden sonra ilk gece 15 saatlik uykunun ardndan byk oranda kendini toplad. Gamder sonraki iki gn de uyuduktan sonra borcunun yzde 24'n "dedi." Uyku mahrumiyetinden sonra uykunun yaps deiir: Hafif evrelerde daha az, derin yava dalga uykusuyla REM uykusunda daha fazla zaman geirilir. Bu durum, James Horne ve dier aratrmaclar uykunun "z" uyku ve "tercihli" uyku olarak iki unsura ayrlabilecei fikrine g-

33 63 93 123 153 183 ekil 3.9 Uyku mahrumiyetinin grme, dnme ve zaman farkndal zerine

etkisi Bir hafta sren uyku mahrumiyetinin alglama ve dnme zerinde nemli etkileri vardr. Denekleri deerlendirmek iin kullanlan lekler iin Tablo 3.1'e baknz.

144

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Tablo 3.1 Uyku mahrumiyetinin etkilerinin aratrlmasnda kullanlan grsel yanl alglama, geici dezoryantasyon ve bilisel dzensizlik lekleri

(a)
1. Gz seirmesi, yanmas veya gz yorgunluu; grme gl, puslu grme veya ift grme. 2. Grsel yanlsamalar; ekilleri, byklkleri, hareketleri, renkleri ve doku srekliliini farkl grme veya hi grememe; derinlik algsnn zarar grmesi. rnekler: "Yer dalgal gibi grnyor." "Ik krpyor sanki." "Sandalyelerin boyu ve rengi deimi sanki." 3. Yanlsamalar, yanlsama olabileceklerini gz nnde bulundurarak snflandrma, rnekler: "In etrafnda sis var sanki-" "O siyah leke farkl bir kaya oluumuna dnyormu gibi grnd gzme. " 4. Yanlsamalan gerekliklerinden kuku duyarak snflandrma. rnekler: "ienin evresinde ty var sandm." "Zeminden buhar ykseliyor gibi geldi bana, doru mu gryorum acaba diyerek gzlerimi kontrol ettim." 5. Yanlsamalar (halsinasyonlan) gerekliklerine (en azndan bir sreliine) inanarak snflandrma. rnekler: "Stmn iinde kl grdm. Yantmdakiler kl olmadn syledi, ama bence iinde kl vard, st imeyeceim." "O ey (Rorshach kart) zarf gibi grnyordu. ncelemek iin arkasn evirdim, zerinde ismim ve adresim yazyordu. * (b) 1. Zaman yava ilerliyor gibi veya sresi "farkl" grnr. 2. Zamanla ilgili dnrken ara sra hatalar yaplr ve annda dzeltilir. 3. Ara sra yukardaki gibi hatalar yaplr, ama sylenmedii srece hata yapldnn farkna varlmaz. 4. Denek doru olduuna inand hatalar giderek daha sk yapmaya balar. Kendisine bunlarn hata olduu sylendiinde emin olamaz. 5. Zamanla ilgili byk yanlglar yaanr veya hatal zaman kavramna sarslmaz bir inan duyulur.

(0
1. Zihinsel srelerin yavalamas, szckleri bulmakta baz zorluklar yaama (bunlar normal iletiimi ok fazla bozmaz). 2. Dnmede ve konumada ara sra yaplan, kolayca dzeltilebilecek hata veya yanllklar. 3. Dnce zincirinin ucunu karma, neyi dndn veya konutuunu unutma, cmleleri yarm brakma vs. Dnce veya konumada beklenmedik atlamalar; zerine gidip uraldnda dzeltilebilir. 4. Baz dnce veya ifadelerin tamamen tutarszlamasr. Bunlar tmyle dzeltmenin mmkn olmamas. Baz fantazilerin, hayallerin veya araya giren dncelerin gereklikle kartrlmas 5. Ksa sreli balantsz, tutarsz konuma ve hatalan fark edememe. Karmakark, t u tarsz dncelerin iinden, bu talep edilse bile, kamama.

FARKINDAUK KAYNAKLARI

145

tiirmtr: z uykunun serebral onarm iin gerekli olduu ve be saat kadar srd ifade edilir; uyku mahrumiyetinden sonra bu srenin ounun telafi edilmesi gerekir. Tercihli uyku ise, ikyet ederek de olsa onsuz da yapabileceimiz bir lkstr. Btn bunlar makul grnyor. Uykuya (z uykuya) ihtiyacmzn olmas (alt yandaki kzm bu ihtiyac, "dikkat yumann zlm ipliklerini yeniden sarmak iin" szleriyle ifade etmiti) konusunda ortada neden bir phe olsun ki? Bu phe birok kaynaktan beslenir. Bir kere uykunun, byle bir ey varsa eer, ne tr bir "serebral onarm" gerekletirdiini bilmiyoruz. nmzdeki birka on yl iinde yaplacak uyku aratrmalaryla bu sorun zlebilir belki. Sonra, gece 2-4 saatlik, hatta muhtemelen daha da az bir uykuyla yetinebilen insanlar zerinde yaplm, gvenilir aratrma kaytlan var. Bu o kadar da artc olmasa gerek; zira insanlar arasnda boy, kilo ve zek gibi birok biyolojik "farkllk" var ve her birinde de u noktalarda bulunabilen birka kii oluyor. Neden uyku iin de ayn ey sz konusu olmasn? Hi uyumadan hayatn srdren salkl bireylere dair herhangi bir gvenilir kayt bulunmuyor. nc phe kayna, giderilmesi daha zor bir pheyi gndeme getirir. yandaki ocuumun hakl olduunu ve "gece olduu iin" ortada yapacak baka bir ey olmadndan uyuduumuzu farzedelim. Bu teoriye gre, uyku grece daha gvenilir, enerji tasarrufu salayan bir zaman doldurucudur. Geceyi byle zararsz bir ekilde geirmek iin evrim sonucu uykululuk durmunu gelitirdik diyelim. Uykululuk bundan ibaret belki de: Bir sre sonra uyku bastrr, gn boyu grdmz hasarlar onarsn diye uykuya ihtiyacmz olduu iin deil, bir "uyku igds"nn klesi olduumuz iin. Br hayvann uyku rntsyle uyku sresinin ekolojisiyle ilikili olduuna dair birok veri mevcut. Koyun, ceylan ve geyik gibi gevi getiren toynakl hayvanlar, gevi getirmek iin ok zamana ihtiya duyarlar ve yrtc hayvanlarn tehdidi altndadrlar: Bu iki faktr uzun uykuya engel oluturur ve bu hayvanlar zaten grece az uyur, gecede iki ila drt saat kadar. Hayat kouUanyla ekillenen uyku rnekleri iinde en arpc olanlar, tabiri caizse yllk uyku orjileridir; baz hayvanlar bu uykulara (k uykusu, yaz uykusu ve mevsim uykusu) yln, kendileri asndan, umut vaat etmeyen d-

146

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nemlerinde teslim olurlar. Normal uykuda, kk memeli hayvanlar vcut scaklklarn 2C kadar drrler. Yaz uykusu, sonbahar ve ilkbaharda, genellikle yiyecek skntsnn tevikiyle balar; yaz uykusuna yatan, hayvanlarn vcut scakl 10C kadar der. Yaz uykusunda hayvanlarn beyin faaliyeti normal uykudaki beyin faaliyetini andrr, ama her zamankinden daha az REM uykusu ve beynin dk scaklk derecesinin bir yansmas olarak daha az miktarda EEG faaliyeti grlr. Sincap gibi baz hayvanlar iin yaz uykusu, vcut scaklnn daha da dmesiyle, uyanklk durumunda aa yukar 40C olan vcut scaklnn tek hanelere dmesiyle birlikte seyreden k uykusuna giri yoludur. K uykusu uyumann tesine geer ve EEG tamamen durur. Mevsim uykusu, byk boz ay dahil birok hayvan trnn kn monoton karanl ve souna kar gelitirdii uzun bir "uyku-art-yaz uykusu" durumudur. Btn uykular, tpk yaz uykusu gibi, elverisiz zamanlar iin gelitirilmi; uykululuk durumu da, ortada yaplacak daha iyi bir ey olmadnda bizi gvenli bir yerde tutmak amacyla doamzn bize oynad bir oyundan baka bir ey olmasm sakn? Biraz i karartc olan bu gre kar ne srlm baz ayrntl argmanlar var. Uyku mahrumiyeti sonrasnda uyku borcunun bir ksmm dediimizi grdk. Ne yazk ki bu veri, argman pek ileri gtrmez: Bir onarm almas ihtiyacm yanstabilir, ama srf artan uyku itahmz tatmin etmek iin bouna bor dyor da olabiliriz. James Horne, uykunun ilevleriyle ilgili o ahane kitabnda ok daha gl bir argman ileri srer. Memeliler, son derece rahatsz ortamlarda uyumaya devam eder. Birtakm zekice uyarlamalar byle bir eyi mmkn klmtr. Gagal yunus ve domuz balklarnda mesela, ender istisnalar hari, uyku her defasnda beynin bir yankresiyle snrldr. Derin uyku hibir zaman ayn anda her iki yarkrede meydana gelmez. Bir yarkre uykudan mahrum kalrsa, o tarafta telafi uykusu meydana gelir.Bu allmam "tek yarkre uykusu" fenomeni, yunusun nefes almak iin sk sk su yzne kma ihtiyacnn bir uyarlamas muhtemelen. Uyku her iki yarkrede de etki olursa yunus boulur. Burada da uykunun grlyor olmas, uykunun zorunlu bir i yaptn akla getirir. Bir argman daha ortaya konabilir. Uykululuk, geceleri tehlike-

FARKINDALIK KAYNAKLARI

147

den uzak durmaya yarayan bir dzenekse, gl saiklerin uykunun etkilerinin stesinden gelmemize yardmc olacan tahmin edebiliriz. Bir yere kadar dorudur bu, ama gerek laboratuvar deneyleri, gerekse uykululuun neden olduu felaketlerle ilgili anekdotlar, ikinci geceden sonra uykusuzluun performansmz zerindeki etkileriyle ba edilemediini gstermitir. Uykusuzluun motivasyonun dnda baka eyleri de etkilediini akla getirir bu, ama ortaya konan argmann doruluunu kantlamaz: Uyku igdsnn ok gl olabilecei anlamna gelebilir bu pekl. Uyku ihtiyacyla ilgili bu her iki aklamada da bir doruluk pay varm gibi geliyor bana. Mevsim uykusunun baskn koullara uyum salamak olduu apak ortada, ama hayatmzn te birlik ksmn oluturan sradan uykunun, bizi yataa balamann dnda, baz hakiki onarc ilevleri yoksa artcdr dorusu. Buraya kadar uykudan tektip bir durummu gibi sz ettim. yle deildir elbette. Yava dalga uykusu ile REM'in farkl ilevleri olabilir pekl. kisi arasndaki dengenin yalanmayla birlikte ok deitii kesin. REM bymekte olan beyinde ok sk grlr: Yetikin birinin yedi saatlik uykusunun bete birini REM uykusunda geirirken, bir yenidoann 17 saatlik uykusunun yarsn REM uykusunda geirdiini grmtk. Bu durum, REM'in beynin bymesiyle ve "plastisite"yle, dolaysyla belki de hayatn ileri safhalarnda bellekle ilgili olduunu akla getirir: Ama REM'in ilevi, tpk yava dalga uykusunun ilevi gibi, gvenilir bir bilgi konusundan ziyade henz bir speklasyon konusudur. Uykunun ilevi konusundaki tartma byk teoriler iinde ayn ekilde ilgin ve bir o kadar da umut krc bir konuyu hatrlatt bana: Dilin kkeni konusunu. Bu konu on dokuzuncu yzylda o kadar ksr bir tartma yaratmt ki, 1866'da Societe" de Linguistique de Paris konuyla ilgili btn tartmalara yasak koymutu.40 Korkarm ki, insan dilinin ilk evriminin ayrntlar konusunda ebediyen cahil kalacaz, ama bir gn uykunun insan beyni iindeki ilevlerini anlayacamz kuvvetle muhtemel.

148

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Sonu: Farkndalk koullar Bu blmde, 1. Blm'de deindiimiz bilin eitlerinden ilkinin, yani deneyimin nkoulu olan bilincin, "uyanklk durumu" anlamndaki bilincin biyolojisi aratrld. Birbiriyle balantl iki keif dizisinin hikyesi anlatld. Bu keif dizisinin ilki, esasen on dokuzuncu yzyln sonlarnda, hayvanlarn beyninin her zaman elektriksel anlamda faal olduunun gsterilmesiyle balad. Hans Berger, 1929 ylnda "insann elektroensefalogrami"nn ilk kaytlarn sundu. Birka yl iinde, insan beyni iindeki elektriksel faaliyetin uyanlmlk durumlar bakmndan eitlilik arzettii aka anlald: Faal beyinde hzl "beta" ritimlerin ok olduu; "alfa" ritminin uyank dinlenme srasnda azami genlikle titretii ve uyku srasnda en yava ritimler olan "teta" ve "delta" ritimlerinin hkim olduu grld. 1950'lerde, Nathaniel Kleitman'n laboratuvannda yaplan almalar, uykunun o gne kadar hi akla gelmeyen bir rntsn, yava dalgal uykuya dalmak ve rya grlen paradoksal uyku durumuna gemek eklinde cereyan eden dngiisel br seyrini ortaya kard. EEG'deki tekrarl sinyallerin "ortalamasn alma"y olanakl hale getiren teknikler ilerlemeyi baka bir koldan devam ettirdi: Hissetme, dikkat ve hareket esnasnda insan beyninin faaliyetlerini tespit etmek mmkn hale geldi ve bylece Berger'in dncenin elektriksel muadillerini tanmlama arzusu gerekletirilmi oldu. Btn bu elektriksel keiflerin ima ettii en nemli ey, ok saydaki nron dizisinin ezamanl hareket etmeye eilimli olduudur: Bilincin raks eden ritimleri, uykunun yava ritimlerinden daha karmak olabilir, ama noronlann uyumlu hareketi her ikisinde de temel bir zelliktir. kinci keif dizisinin izlerini srmeye, bir salgn hastalktan baladk. Constantin von Economo'nun Birinci Dnya Sava'nn hemen ardndan letarjik ensefalitle ilgili yapt aratrmalar, beyin sapyla diensefalonda (hareket ve ruh halininin yan sra) bilin durumlarn dzenleyen merkezlerin bulunmas gerektii fikrini verdi ona. Bremer, Moruzzi ve Magoun'un hayvanlar zerinde yapt deneyler, von Economo'nun fikrini destekledi ve beyin sapnn "reti-

FARKINDALIK KAYNAKLARI

149

kler" ekirdeinde bamsz bir aktivasyon sisteminin varlna iaret etti. Daha sonra Jouvet ve dier aratrmaclarn gerekletirdii almalar, uykunun rntsnn, tpk uyanlmln srdrlmesi gibi, beyin sap ekirdeiyle diensefalona bal olduunu gsterdi. Son yirmi yl iinde, daha gelimi anatomi teknikleri, birbiriyle ilikili aktivasyon merkezlerinin yuvas olduu anlalan retikler oluum iinde byk bir kimyasal karmaklk ortaya kard. Bu srada, gnmz fizyologlar, Berger'in insanda lk kez tanmlad ritimlerin hcresel temellerini ortaya karmaya, bilin geitlerini ap kapatan talarnusta odaklanan mekanizmalar kefetmeye baladlar. Aktivasyon sisteminin btnlemlii, uyarlmlk durumunu ritmik olarak dzenlemesi uyank bilincimizin temelini oluturur ve deneyimi mmkn klar. Deneyimin ieriini oluturan beyin yaplan, 5. Blm'n konusunu oluturuyor. Ama bunlara dnmeden nce, uyanlml aksatabilen veya ortadan kaldrabilen maddeler ve hastalklar hakknda bildiklerimizden rnekler vereceim. Bunlar, bilin konusunda bize ok ey retmitir ve bilincin tmyle beynin engelsiz almalarna baml olduuna iaret ederler.

lmn Kardeleri: Bilin Patolojileri

Gnmzn yansn yeryznn glgesinde geiririz, mrmzn nc bir parasn da lmn kardei koparp alr. Sir Thomas Browne1

Giri
Bilin, hassas bir biyolojik kazanmdr. Bundan nceki blmde incelediimiz uyarlmln bir rnt iinde gereklemesinin dnda daha birok nart vardr. Beyin oksijene ve glikoza srekli ihtiya duyar. Oksijenle glikoz kan akyla tanr, kalbin yardmyla ba ksmna yollanr: Bunlann tedarikinde meydana gelen bir kesinti birka saniye iinde kendini belli eder ve bilin azalarak yok olur. Bbrek ve karacier gibi organlarmzda byle ani olmayan, yava yava meydana gelen aksaklklar, sinir sistemi iin uygunsuz bir ortam yaratr, bu organlanmz tedavi edilmezse komaya neden olur. Yerli yersiz alp vcudumuzun narin kimyasn bozan birok ila da komaya neden olur. Beynin iinde veya dnda meydana gelen hasarlar, nral sinyallerin salkl gel-gitlerinin elektrik patlamalar iinde boulduu epilepsi (sara) hastalna neden olabilir. Uyku uygunsuz zamanlarda patlak verebilir, yokluu bizi bitkin drr, uyurgezerleri gecenin iinde tehlikeli keiflere iter. Bu blmde, bilinle ilgili bilinen her rahatszl kataloglamak yerine, bu doal deneylerden bazlar ve farkndaln mekanizmalarn ak bir biimde ortaya koyan bir-iki insan deneyi zerinde

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

151

duracam. Bu deneyler, srt eviremeyeceimiz bir ey retirler bize: Anladmz ve sevdiimiz anlamdaki bilin, tmyle fiziksel bir eydir. Bu rahatszlklar zerinde yaplan aratrmalar, farkndaln iplerinin ayrlmasna yardmc olmu ve hekimlerle anestezi uzmanlarn onun varln tespit edecek, yollarnn haritasn karacak yntemler gelitirmeye sevk etmitir. Bu blmn sonuna doru bilin lm konusuna, yani henz tam gelimi olduu sylenemeyen bir bilim dalma tekrar dneceiz. Bu bilim dalnn bu halde olmasnn sebepleri, felsefe le bilim arasndaki uurda nemli sorulan gndeme getiriyor.

Baylmalar, nbetler ve tuhaf hareketler Baylmalar Byle dedi Andromakhe... kt kt atyordu gsnde yrei... srkleniyordu kocas Hektor kentin nnde, acmadan srklyordu drtnala koan atlar Akhalann koca karnl gemilerine doru. Brd gzlerini kapkara bir gece... Homeros, yada, XXII. Blm Sakin sakin zorlayn, iyice zorlayn. (sava pilotlarnn eitim videosundan)2 Baylma en bilinen "sinkop" trdr. "Sinkop"un Yunanca kkeni synkoptein, "kesmek" veya "koparmak" anlamna gelir. Sinkop, oksijen yokluu, genelde de beyine ksa sreliine ve yaygm bir ekilde kan gitmemesi sonucu bilinte meydana gelen geici kesintiye karlk gelir. Baylma ok yaygndr: nsanlarn yaklak yans zaman zaman baylr, yani ya bizzat siz de baylmsnzdr veya birilerinin bayldna ahit olmusunuzdur byk bir ihtimalle. Peki neden olur baylma? Bunu aklarken asl konumuzdan biraz uzaklamamz gerekecek. Beyin srekli faaliyet halindedir ve nronlar a hcrelerdir. Her gramda beyin dier organlardan ok daha fazla enerji harcar. Biz sakin bir ekilde otururken, kalbimizden ayrlan kann bete biri,

152

BLN, KULLANIM KLAVUZU

soluduumuz oksijenin bete biri ve dolamdaki glikozun ou beyne gider. Beynin metabolizmas yava yanan bir sobay andrr; oksijen ak iinde eker yaklr, bu sayede enerji elde edilir ve karbondioksit atlr. Kendi yakt rezervleri kstl olduu iin beyin dzenli yakt tedarikine muhtatr. Bu tedarik de kritik- bir faktre baldr: Kan basncna. Aikr olan bir eyi aklama riskini gze alarak kan basncnn ne olduunu tekrar hatrlatmak isterim size. Kalbin dzenli kaslmalar, belli bir basmla geni atardamarlara kan pompalar; suyun musluun basncyla bahe hortumu iinde ilerlemesine benzer bu. Kan daha sonra geni atardamarlardan kk atardamarlara geer ve kan hcreleri sonunda eperleri tek bir hcre kalnlnda olan mikroskopik "klcal damarlar"n iine tklr: Burada kan, tad oksijen gibi zengin maddeleri brakr, metabolizmann rettii karbondioksit gibi yan rnleri alr. Klcal damarlarda, indeki oksijeni teslim ettii iin daha koyu bir renk alan kan, toplardamarlarn iinde toplanarak sa tarafndan kalbe geri dner. Oradan oksijen ikmali yapp iindeki karbondioksiti boaltmak zere akcierlere gnderilir, bu sefer sol taraftan kalbe geri dner ve tekrar atardamarlara gnderilir. Sistem indeki basn hem kalp kaslarnn kaslmalarna hem de kan damarlarnn kas eperlerindeki gerilim kuvvetine baldr. Kalp yavalar veya atardamarlar birden geverse (zellikle ayakta olan birinde gerekleirse bu) kan basnc birden der ve kan ak yerekimine kar duramayabilir, vcudun en ok kana ihtiyac olan blmne, yani beyne taze kan ulatrmay baaramayabilir. Bayldmzda bunlar olur ite. Kan basmc eitli nedenlerle kan yukar tama grevini yerine getiremez ve beyin kan takviyesinden mahrum olur. Beyin srekli oksijene ihtiya duyduundan, bilin gider, kii yere der ve beynin kan ihtiyac yerekimi sayesinde yeniden salanr. ok da endie verici olmayan bu olay dizisini ne tetikler? Bununla ilgili bir hikye anlataym size. Bir tp rencisinin hayatndaki uygulamaya dayal ille zorlu imtihan kan almasn renmektir. Ben siftahm dost canls bir flebotomistin (kei yaparak ven ama uzman) yardmyla, onun Oxford'daki bir kliniin kesindeki odasnda yapmtm. Setiimiz kurban, otuzlu yalarnn balarnda, hatrladm kadaryla gl kuvvetli, din grnl biriydi. Tmyle tesadf eseri, bunu yap-

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

153

mann en rahat yolunun onu bir kanepeye oturtmak olduuna karar verdik; iyi ki de yle yapmz. Acemi ansyla daman hemen buldum ve rngaya kan ekmeye baladm, kann geldiini grdme sevinmitim. Ben bununla urarken, btn bu ilemleri dikkatle seyretmekte olan hastanm beti benzi att, yasta devrildi ve gzleri yuvalarnda geriye doru kayd. Byle bir tepkiyi hi beklemiyordum, birka saniye sonra kendine gelince ok rahatladm. Daha sonra bana, kan grnce bayldn, ama bunu sylemek istemediini syledi. Ac, heyecan, taze ve phtlam kann grnts, bunlar baylmann muhtemel tetikleyicisidirler. Bilinmeyen nedenlerle, hassas insanlar bu eylere kalbin istemsiz bir ekilde yavalamas ve atardamarlarn, zellikle kaslardaki atardamarlarn gevemesi eklinde tepki verirler. Kan basnlar kaybolur, derilerindeki kan damarlar bzlerek solgunlua neden olur, ardndan baylma gerekleir. Durumu yoluna koymak iin yatay durua ihtiya duyulur. Baylmakta olan birini yere dmekten korumak iin gsterilen iyi niyetli abalar amalanan eyle taban tabana zttr. Baylma riski yaratan birok baka durum vardr. Bu durumlarn ou rock konserlerinde bir araya gelir. Deneyleriyle az sonra karlaacamz Thomas Lempert ile Martin Bauer, New Kids on the Block'un bir konserinde ilkyardm almalarna katlm.3 Lempert ile Bauer, konser srasnda baylan 400 kzdan 40'yla mlakat yapm. Kzlarn ou baylmaya neden olan bir dizi etken bildirmi: Uykusuzluk, alk, uzun sre ayakta durma, an soluma, lk atmak ve kalabaln neden olduu bask nedeniyle gsn zorlanmas. Nrologlar, verebilecekleri en iyi tlerin bir ie yaramayacan fark etmiler: "Uyu, yemek ye, otur, sakin ol ve kalabalktan uzak dur. Ama hayran olduu yldzlan seyre giden hangi gen yapar bunlar?" Bir hastada grlen "bilin kararmas"nm baylmaya bal olup olmad nrologlara sk sk sorulur. yle olduunu sylemeyi tercih ederiz. Gerek tbbi seyirleri gerekse toplumsal etkileri bakmndan baylmalar zararsz olaylardr: Hastann sonradan araba kullanmasna veya almasna engel oluturmaz. Genellikle benzer tanya sahip epilepsi maalesef her ikisi iin de engel oluturur. Bu nedenle, baylmayla epilepsi arasndaki nrolojik yaknlk, Lempert'le

154

BLN, KULLANIM KILAVUZU

meslektalarnn 56 sinkop epizodu zerinde gerekletirdii son derece ayrntl analizin ilgi odan oluturuyordu. oumuzun bandan getiyse veya oumuz tank olduysak bile baylma, her gn rastlanan bir olay deildir. Lambert'le Bauer, bir baylma ann yakalamak iin pop konserlerinde pusuya yatmak yerine, 56 salkl tp rencisini ok yi bilinen bir oyuna, br eit 4 "eek akas" olan "bayltma oyunu"na davet etmi. Bir baylma salgnndan sorumlu tutulurum korkusuyla bu oyunu ayrntsyla tarif etmeye ekiniyorum. Oyunun melme, hzl nefes alp verme, ayaa kalkma ve var gcyle bastrmadan olutuunu sylemekle yetineyim. Ayrntlarn merak ediyorsanz, Lempert'in makalesine bavurabilirsiniz. Szn ettiim manevralarn yardmyla, 56 denekten 42'si "tam sinkop" yaam: Tepkisizlemiler ve dmler, kendilerine geldiklerinde olayla ilgili hibir ey hatrlamamlar. Her denekten kendine gelirken yksek sesle saymas istenmi. Aratrmaclar, her baylmayla ilgili bir video kaydn "yaklak 100 kez" izlemi. Olanlarla ilgili yazdklar aklamalar insana kendini zorla okutuyor, okuduunuz eyler sizi hayrete dryor. Yaklak 12 saniye boyunca bilin yitimi yaanm, yani denein dyle say saymaya balamas arasnda 12 saniye gemi. Deneklerin byk bir ounluu, dten yaklak 3 saniye sonra birtakm konvlsif hareketler gstermi. Bunlar 7 saniye srm, deneklerin bilinci tekrar yerine gelene kadar ara ara devam etmi. Baylma esnasmda deneklerin gzleri genellikle ak ve yukar dnkm. Bayldktan 5 saniye sonra, ban evirme, gzlerini oynatma gibi baka istemsiz hareketler ile "dudak yalama, ineme veya el kol hareketi gibi amasz hareketler" bagstermi. Deneklerden yaklak yans "dorulma hareketi" yapm, sessiz ve amnezik bir haldeyken balarn kaldrm, oturmu veya ayaa kalkm. ou, baylma esnasmda bir tr grsel veya iitsel halsinasyon yaadn bildirmi. Bunlar bir hrt duymak veya renkli bir leke grmekten ibaret halsinasyoniarm, ama bazlar harika bir "hafiflik, kopma ve huzur" duygusu yaam. Drt kii, vcutlarndan ayrld hissine kaplm. Tam bir sinkop yaamayanlar zellikle ilgin: 13 denek, dn hatrlam, ama "kesintisiz bir d farkmdalk, dezoryantasyon ve istemli motor kontrol kayb" tanmlam: Bu kiiler, dmelerine engel olamadklar gibi, hemen say

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

155

saymay da baaramamlar. Buna karlk, baka bir denek, baygnl boyunca ayakta durmu, devaml karya bakm, ama 10 saniye boyunca say sayamam ve sonrasmda epizodla ilgili hibir ey hatrlamam. Kendilerinden deneye bir kez daha katlmalar istenen ve sinkop srasnda EEG'leri alman dokuz denein bilin yitimi srasnda serebral ritimlerinin yavalayp teta ve delta sahasna girdii grlm. Bu deneyin ima ettii ok ey var. Bir kere bu deney, doktorlar iin bir uyan nitelii tar. Lempert'in bu epizodlar srasnda kaydettii konvlsif hareketler, gz yuvarlama, dudak yalama, el kol hareketi ve halsinasyonlar gibi olaylarn ou epilepside de meydana gelir. Bunlar sinkopta da meydana gelebiliyorsa, tehis srasnda bu tr verileri kullanrken ok ihtiyatl olmak gerekir. Sonra, bilin kararmalarnn bylesine kolay olumas, bilincin hassas bir ey olduunu hatrlatr bize. Ayrca, bu ayrntl gzlemler, bizi ok ilgilendiren bir sonucu ima ederler: Baylma ve kendine gelme sreleri, uyanklk durumunun ayrlmaz paras olduunu dndmz birok kabiliyetin yle olmadn gsterir gibidir. stemli olduunu dndmz oturma veya ayaa kalkma gibi "dorulma" hareketleri, denekler konumaya veya yaadklar olaylar anlatmaya balamadan nce grlmtr; bellek, konuma gereklemeden nce yerine gelmitir; "bilinsizlik" srecinin ortasnda rya benzeri karmak bir deneyimin yaand ak bir ekilde anlalmtr. Bu konuya tekrar dneceiz. Lempert ile alma arkadalarnn "eek akas"yla ilgili titiz aratrmalar, sinkop konusunda askeri alanda yaplan baka aratrmalarca da desteklenmitir. Jet ua anda hava savalar ba dndrc bir hzda gerekleir, sava pilotlar hasta edici ivmelere maruz kaim rnein, uak gkyzne doru uup havada ters daire izdiinde veya birden yan yattnda ivme "batan ayaklara" dorudur ve bu ivme kalp tarafndan salanan kan aknn ivmesine kar gelir. Uam ivmesi yeterince hzlysa, beyin ynndeki kan ak kesilir ve sinkop meydana gelir. atma koullarnda byle bir ey felaket anlamna geldii iin, Amerikan ve ngiliz Hava Kuvvetleri, muharebe srasnda pilotlarn maruz kald kuvvetleri yeniden oluturacak, ama bu kuvvetlerin etkilerinden zarar grmeyecekleri "santrifjler" ina etme gerei duymu.

m
156 BLN, KULLANIM KILAVUZU

Amerika'da "G-LOC" (yerekimine benzer "G" kuvvetinin ivmesinin artmasyla oluan bilin kayb) almalar on yldan fazla bir sredir yaplyor; bu almalardan bugne kadar 500'den fazla sin5 kop epizodu kaydedilmi. Beyne giden kan akn aniden bozan bir G-kuvveti (normal yerekimi kuvvetinin yaklak yedi kat) 7 saniye iinde bilin kaybna neden olur; bu sre baka verilerle de desteklenmitir. Bu deneylerde, kan akndaki azalma bir 5-7 saniye daha srm. Tam sinkop yaklak 12 saniye srm; bu srecin sonlarna doru, belli ki beyne giden kan ak yeniden gereklemeye balad sralarda, konvlsif kaslmalar grlm. Pilotlar, sinkop durumuna gemeleriyle birlikte devreye giren bir uyan yla ses sinyalini, kendilerine daha nce tembihlendii gibi, kapatncaya kadar zihin karkl durumu 12 saniye daha srm. Lempert'in aratrmasnda olduu gibi, birok denek "rya olay" bildirmi. Askeri doktorun 24 saniyenin, "G-loc olumas durumunda bir sava pilotunun milyonlarca dolarlk bir ua kontrol edememesi iin uzun bir sre" olduu fikrine katlmamak mmkn deil. 24 saniyelik bu boluk, hem can hem de "materyal" kaybna neden olan birok felaketin sorumlusudur. Anti gravite giysileriyle zorlama manevralan (blmn bandaki alntda geen konu) G-LOC'tan korunmaya biraz yardmc olur. Beyinde sinkopun olumasna neden olan en nemli kusur, oksijen yokluudur. Yine havaclk tbbndan vereceimiz son sinkop deneyi rneinde baylma, beyne doru olan kan akndaki deiimden ziyade dorudan oksijen yokluundan kaynaklanr. Soluduumuz hava normalde yzde 21 oksijen, yzde 78 azot ve eser halde birka baka maddeden oluur. 18.000 fitte, yani Everest'in neredeyse te ikisine denk bir irtifada, atmosfer basnc deniz seviyesindeki basncn yaklak yans kadardr. Bu seviye, insann daimi habitasyonunun en yksek seviyesinden biraz daha yksektir: Aniden bu irtifaya ikartlsaydk kendimizi ok kt hissederdik. Bu irtifada uan bir uak kabin basncn kaybettiinde tam da byle bir ey meydana gelir. Zaman zaman yaand iin bu olay da hava kuvvetleri laboraruvarlannda yalandan incelenmektedir,6 Hzl dekompresyon 21.000 fitte meydana gelirse, "kullanl bilin sresi" (TUC) 10 dakika kadardr (basnl oksijenin olmad durumlarda). 30.000 fitte bu sre bir dakikaya der. 40.000 fitte,

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

157

yani uzun yola giden yolcu uaklarnn irtifasnda, bu sre sadece 30 saniyedir. Bu sonular, yerde ve dekompresyon odalarnn yardmyla oksijen basnc bu irtifalarda grlen seviyelere drlerek yaplan deneylerden elde edilmitir. Bu aratrmada ayn zamanda, yaklaan sinkopun belirtileri de belgelenmitir: Krklk ve dalgnlk hissi, ba dnmesi, sersemlik, kulak nlamas, giderek artan konsantrasyon gl, uzuvlarda karncalanma ve grmede tedrici bozulma, bilin kaybnn habercisidir. Sinkop konusunda daha fazla ayrntya girmedim. Beyin ynndeki kan ak ok eitli nedenlerle tehlikeye girebilir, ki kalp atnn tamamen durmas bu nedenlerin en banda gelir. Varl hazin bir biimde grnmez bir gazn sabit akna bal olan bilincin ne kadar hassas bir durum olduunu sezmisinizdir ama umarm. Uyank bilinle zdeletirdiimiz kabiliyetlerin, beyin mkl bir duruma girdiinde paralanabildiim de anlamsnzdr. Hareket, bellek, konuma ve hayalgc birbirinden bamsz bir biimde bozulup yeniden toparlanabilir. Bunlarn hangisi "bilin"i oluturur? lk anlamdaki bilin, yani "uyanklk durumu" anlamndaki bilin dndmzden daha m karmak? Bu bilmeceleri zmeye almadan nce biraz daha veri toplayalm. Epilepsiyle ilgili incelemeler bunlar hakknda bize ok ey retir.

Nbetler Epileptik nbetlerle ilgili sarih aratrmalardan daha iyi bir nrolojik alma yaplamaz. John Hughlings-Jackson, 18897 Makine almyor. (yedi yandaki bir ocuun nbet balamadan nceki szleri) Canl beyin elektrikle alr. Fizyolog Nikolay Vedenski'nin 1889' da "telefonu"yla dinlemek in rpnd, kedi ve kpeklerin beyinlerindeki "sinir akmlarnn clz, neredeyse fark edilemeyen salnmlan", (bkz. s. 115), tpk Rudolfo Llinas'n bir yzyl sonra modem fiziin armaan muazzam aygtlarla kaydettii 40/saniye'lik

158

BLN, KULLANIM KILAVUZU

salmmlar gibi, beynin aralksz ritmik faaliyetini yanstr. Epilepsi, beynin elektriinin normal denetim mekanizmasndan kurtulup kendine ait bir hayat yaamaya balad, elektriksel bir isyan durumudur. Nrologlarn karlat en yaygn ciddi rahatszlktr epilepsi, bilin patolojisinin en mkemmel rneidir. Epileptik krizlerin birok nedeni vardr ve eitli ekil ve byklktedirler. Nedenleri arasnda beyin korteksini etkileyebilen birok bozukluk yer alr (ana rahminde beynin grd incelikli hasarlardan beyin enfeksiyonuna, tmrne ve nmeye kadar). Kann kimyasn bozan ve nedenleri organlarn (bbreklerin mesela) alma bozukluklarndan, kalsiyum gibi baz maddelerin eksikliine veya penisilin gibi bildik ve zararsz bir ilacn an kullanmna kadar eitlilik gsteren "sistemik" hastalklar da epilepsinin ortaya knda rol oynayabilir. Baz epilepsiler kaltm yoluyla, daha yeni yeni anlamaya baladmz yollarla geer. Beynin bir ksmmm veya tmnn ezamanl elektrik faaliyeti durumuna girmesi, epileptik nbetlerin ortak paydasdr: Hasta uyank durumdayken alnan EEG'deki karmak ritimlerin yerini monoton bir "nbet" boalm rnts alr (bkz. ekil 4.1). Bundan sonra olacaklar nbete beynin tmnn m, yoksa bir ksmmm m dahil olduuna gre deiir. Jeneralize (genel) ataklarla ksmi ataklar arasndaki bu farkllk, nbet snflamasnn temelini oluturur. Primer jeneralize nbetler snfna giren nbetler de, atan ilk balad andan itibaren (veya balamasna yakm) beynin tamam

ekil 4.1 Epilepside EEG Epileptik bir gencin beynindeki genel elektrik faaliyetinin beyin dalgas kayd (EEC). Her iz hatt, kafa derisi zerindeki farkl bir blgenin elektrik faaliyetini inceler. Kaydn ilk (normal) drt saniyesinde, baskn frekanslar hzldr, alfa ve beta seviyelerindedir. Drdnc saniyenin sonlarna doru, bu faaliyetin yerini aniden 3 devir/saniyede meydana gelen "sivri ve dalgal" faaliyet alr: Bu faaliyet, bilincin ksa sreliine kesildii, hibir uzvun kaslmad ksa bir "absans nbeti "ne karlk gelir.

LOMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

159

devrededir. ok iyi tandm hissettiim hayali bir arkadam tantaym sze. Joe u anda 15 yanda ve gc kuvveti yerinde. ki yl nce Joe ve ailesi, zellikle de ailesi, onun kahvaltlarda yapt sakarlklar fark etmeye balar. Hi beklenmedik bir anda Joe yulaf ezmesini yere dkmekte veya kzarm ekmeini masann br tarafna frlatmaktadr. yle sk sk da olmaz ama bu. Yapt bu sakarlklar geceleri ge yatmasna balarlar. Hemen hemen ayn dnemlerde arkadalar, sohbet srasnda onun bir-iki saniye "donup kaldm", sonra da lafa kald yerden devam ettiini fark eder. Ona taklrlar; Joe onlarn sylediklerine arr. Derken, dansl bir partiden eve ge dnd bir gecenin sabahnda bala gitmek zere erkenden kalkan Joe, kt bir kahvalt geirir. Yedii yulaf ezmesini dker, sonra ayn, kaskat kesilir, yere der ve kardelerine bir saat gibi gelen bir dakika boyunca vcudunun her taraf zangr zangr titrer. Birka dakika sonra mutfan zemininde, her yan ar iinde uyanp da merakl baklarla ve onu sedyeye yatrmaya hazrlanan ambulans grevlisiyle karlanca arr. Bu hikye mutlu bitiyor. Joe, genellikle antiepleptik ilalara iyi tepki veren bir sendromdan, "jvenil miyoklonik epilepsi"den mustarip. Joe'nun hikyesinde eit jeneralize nbet sz konusudur. Kahvaltlarda yaad aksilikler, ksa sreli "miyoklonik" ataklarn, bir grup kasn hi beklenmedik bir anda, aniden kaslmasnn bir sonucudur. Siz de baka tr br myoklonus yaamsnzdr mutlaka, tam uykuya dalarken birden ayanzn kaydna benzer bir duyguyla kendinize geldiinizde mesela. Joe'nun arkadalar, onun ikinci eit atam fark etmiti: Epileptik "absans", farkndahn iptal ettiinde sohbetin ucunu kalyordu. Myoklonus ve absans ataklar glnp geilecek basit eylerdi. nc nbet tr, ok daha meum grnyordu: Parti gecesinden sonraki sabah, bir dizi anlk miyoklonik nbet, byk bir "tonikklonik" ataa dnerek, bilin kayb, katlama, sonra da titremeyle kendini gsteren, baz durumlarda mesanenin boalmas gibi mahcubiyet verici eylerin, baz durumlarda da dilerin dilin zerinde kenetlenmesi gibi ac verici eylerin grld bir epilepsi nbetinin stereotipine neden olmutu. Bu nbetler ok korkutucudur. Bu tr nbetlere tank olanlarn ounun bir lm vakasna ta-

16D

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nk olduklarn dnmelerine amamal. nbet trnn de, beynin elektrik faaliyetiyle ilgili, ekil 4.1'dekine benzer jeneralize bir bozukluu ierir. Joe'nun miyoklonuslan gibi ksa sreli jeneralize nbetler, ounlukla farkndal etkilemez. Absanslarla tonik-klonik nbetler genellikle farkndal bastrr. Buna karlk, "odaksal" veya "ksmi" nbetler, adlarndan da anlalaca zere, beynin bir yerindeki boalm odanda meydana gelen elektrik faaliyet nedeniyle ortaya kar. Etkileri bulunduktan yere gre deiir: Korteksin her ilevi incinmeye msaittir. Artkafa lobunda meydana gelen nbetler, grsel deneyimlere (k akmalanyla belirginleen "bmsiz" halsinasyonlara) yol aar. akak lobundaki elektrik boalmalar birok tuhaf belirtiye neden olur: Mideden balayp baa kadar kan bulant hissi ile tekin olmayan tamdklk veya yabanclk hissi (dejavu ve jemav) en yaygn olandr: Giri blmnde bunun tipik bir rneiyle karlamtk. Grnmn birden bymesi gibi grme bozukluklar, karmak grsel veya iitsel halsinasyonlar, youn, ama tarif edilemeyen tat ve kokular alglama, insan hareketsiz klan ba dnmeleri, kk drc dehet ve cinsel haz duygulan daha seyrek grlen, ama hepsi de akak loblanndan kaynaklanan epilepsinin iyi tannan davurumlardr. Duvar lobu nbetleri, vcudumuzdan kaynaklanan duyumlan arptr veya ssleyip psler. Aln lobu ataklan, bir uzuv boyunca, ilk kez Hughlings-Jackson'in tarif ettii biimde, saniyeler iinde ilerleyerek "motor nbetler"e neden olur. Ailesine, "makine almyor", diye seslenen ocuk, byle bir atan balangcn sezmitir. Btn bunlar "basit" ksmi nbetler adyla bilinir. Beyni, deneyim ve eylemlerimizin ezgilerini oluturduu bir mzik aletine benzetirsek, bu nbetler, tellerde hariten sesler karan muzr bir rzgrdr; kh bir any, kh bir duyguyu ekip karr, birinde yank kokusu uyandrr, bir bakasnn dudan seirtir.8 Deneyimin ieriini etkileyerek epileptik bir "avra"ya neden olan ksmi nbetler srasnda, tuhaf durumlar ortaya kar. "ngiliz nrolojisinin babas" Hughlings-Jackson bunlardan sz ederken, olaylarla lgili sradan eletirel farkndalmzla ataklarn neden olduu znel farkndah birletirerek oluturduu "ift bilin" karln kullanr. Bu iki bilin, nbet srasnda bir arada bulunur (bun-

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

161

lar bazen birbirleriyle etkileim iine girerek sradan deneyim ve eylem alanyla yabanc mekanizma ve hastalk alan arasnda gl karlamalarn meydana gelmesine neden olur). Bu karlamalar, nbetlerin uyanlarla harekete getii "refleks epilepsi"nin tanmlayc zelliidir. En ok, ataklarn titrek kla tetiklendii "a duyarl" epilepsi hastalarnda grlr bunlar. Ama baz hastalar ok daha ince tanmlanm tetikleyicilere kar hassastr. Bu tetikleyiciler alg deneyimiyle, ruh haliyle veya dnceyle ilikili olabilir. Satranta zor bir hamle zerinde uzun uzun dnmek, simgeler yazmak (ama ekil izmek deil), kafadan hesap yapmak (arpma ve blme ilemleri yalnz, toplama ve karma ilemleri deil), belli bir duygusal tonda alan bir mzik paras dinlemek ve okumak, bunlarn her biri baz epilepsi hastalarnda etkili ve tu9 tarl tetikleyiciler olarak tanmlanan uyaranlardr. Bir meslektam, tamdk bir yolda belli bir keyi dnerken nbetleri tetiklenen bir hastayla karlam. Bir nbetin "fiziksel" bir olay olduunu oumuz tereddtsz kabul eder; sradan deneyim konusunda ise bu kadar emin konumayz. Bu refleks epilepsi rnekleri, deneyimin bizatihi kendisinin fiziksel oluunun canl bir gstergesidir. Aada 1937'de yaymlanan benzer vakalarla ilgili klasik tariflerden alman bir "mzkojenik" epilepsi vakas yer alyor: 10 FC adl 25 yandaki bir kadn, bu hastalkla 17 yanda tanm: 17 yandan beri... belli bir mzik trn (zellikle de piyano veya orgla alnan mzik paralarn) dinlerken "baylma" nbetleri geiriyor... Hastaneye girii yapldktan sonra kadna gramofon dinletildi... nce bir dans ezgisi denendi, ama FC, bu tr bir mziin sz konusu etkiyi yaratmadn hemen belirtti. Bir orkestra paras seildi sonra [aykovski, iek Vals]. On be saniye kadar sonra FC'nin yznde huzursuz ve ac eker bir ifade belirdi, glkle nefes alp vermeye balad. Gz kapaklan hzl hzl alp kapand, sonra da krpmaya balad. Ac eker gibiydi, parmaklan yatak arafm smsk kavrad, sanki aznda holanmad bir tat varm gibi dudaklann "aplatt." Sonra sabit ve bo bir ifade belirdi yznde, bunu hemen jeneralize klonik kaslmalar izledi... Kaslma hareketlerinin kesilmesinden dakika sonra hasta gzlerini at, ama evresinin farknda deil gibiydi ve kendisine yneltilen sorulara cevap vermedi... Tedaviye ramen... hasta, hemen hepsi de mzikle birlikte balayan benzer nbetler geirmeye devam etti.

162

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Belirli deneyimler nbetlerin olumasna zaman zaman neden olsa da, nbetler tazen iradeyle engellenebilmektedir. ok rastlanan bir durumdur bu. Hastalar, nbetleri nlemelerini salayan psikolojik numaralar renir. Hastalnn avras "gerek olmad" duygusu olan bir hasta, "birinden kendisiyle konumasn isteyerek... ve dikkatle dinleyerek" nbetini ou zaman savuturabiliyormu mese11 la. Bir mzik parasn dikkatle dinlemek de ayn etkiyi yapar. Burada yine, sradan dnceyle deneyim, nbetten kanma arzusuyla nbete direnme abas, isyankr bir beyinle aka ibirlii yapmaktadr. Buraya kadar, beynin her tarafna yayldnda veya farkndahm ieriini deitirdiinde, korteksin belirgin blgeleri zerinde oynadnda, epilepsinin bizi farkndalmzdan tmyle mahrum edebildiini grdk. Bir "ift bilin" beynin dzenli ve dzensiz blgelerinin birbiriyle etkileimine izin verirse, dnce ve deneyimlerimiz ataklar harekete geirebilir veya onlar bastrabilir. Bu olaand bozukluun bir baka yn bizi zellikle ilgilendirir: Sinkopta olduu gibi, bazen "farkindal" balant yerlerinden skerek, normalde birlikte alan konuma ve bellek gibi kabiliyetleri birbirinden ayrr. Harika bir rnek iin tekrar Hughlings-Jackson'a dnebiliriz. John Hughlings-Jackson, Londra'ya 1859'da, 24 yandayken gitti. Felsefe ve psikolojiye duyduu ilgi onu tptan ayrlma noktasna getirdi, ama arkadalarnn sraryla bundan vazgeti. 1863'te, Queen Square'deki Ulusal Nroloji Hastanesi'ne tayin oldu; kendi elyazsyla yazlm hastalk seyir raporlar hl bu hastanenin klinik blmndeki odalardan birinde duruyor. Hughlings-Jackson, epilepsi ve beyindeki ilevlerin lokalizasyonu hakknda verdii dersler zerine ok ey yazmtr. Hughlings-Jackson'm 1888'de, bugn de nrolojinin en saygn dergilerinden bri olan Brain'dt, sonlarna doru "ok nemli bir vaka"mn hikyesinin yer ald "zel bir epilepsi eidi zerine" balkl bir makalesi yaymland.12 Sz konusu hikye, E>r. Z. olarak bilinen, "son derece kltrl bir tp adam" olan hasta tarafndan kaleme alnmt. Dr. Z'nin yazsndaki son paragraf yle:

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

163

Drdncs kayda deer bir durum sanrm. Annesi tarafndan akcier semtomlan ikayetiyle getirilmi bir hastaya bakyordum. Hastann gsn incelemek istedim, soyunup uzanmasn syledim. ocuun hasta gibi grndn dnmtm, ama onu hemen yatrmak istediime veya bir tehiste bulunduuma dair hibir ey hatrlamyorum. Hasta soyunurken bir petit-mal [hafif bir epilepsi nbeti] balangc hissettim kendimde. Stetoskobumu kardm, konumaktan kanmak iin hastaya srtm dndm hatrlyorum. Sonra hatrladm ilk ey, ayn odada yaz masasnn arkasnda oturduum, baka biriyle konutuumdu, bilincim biraz daha yerine gelince hastam hatrladm, ama onu odada bulamadm. Neler olduunu merakla aratrdm ve bir saat sonra hastay, zerinde benim yazdm "sol tabanda pnmoni" [sol akcierde zatree] tehisi notu bulunan bir yatakta yatar buldum. Onunla yaptm konumadan, onu muayene ettiimi, tehis notunu yazdm ve hemen yataa yatmas gerektiini sylediimi dolayl olarak rendim. Merak edip hastay inceledim ve bilincim yerindeyken koyduum tehis, bilincimin yerinde olmad srada koyduum tehisle (hatrlayamadm tehisle demeliyim belki de) ayn kt. ok armtm, ama beklediim kadar naho bir aknlk deildi bu. Dr. Z'nin basma ne gelmiti? Hikyesinin balarnda Dr. Z, hatrlayamad o tehis srecindeki davranlarnn "otomatizm" olduunu ileri srer. ocuu muayene ederken gerekten de otomatik hareket etmi olabilir mi acaba diye dnmeden edemiyor insan, Dr. Z'nin kendisi de alntsn yaptm paragrafta kukusunu dile getiriyor zaten: Belki "bilinli "yd, ama geirdii nbet, onda olayla ilgili herhangi bir annn canlanmasna izin vermiyordu. Onun kendine zg bir belgatle tarif ettii o "petit-mal"inin doasna uygun bir fikir bu: Temel vasf zihinsel... bir Hatrlama hissi, yani dikkati igal eden eyin, dikkati daha nce de igal etmi olduunu, dolaysyla bu eyin tandk olduunu, ama bir sreliine unutulduunu fark etme, hem de bu ey ne zamandr aramlyormu da imdi bulunmu gibi biraz da sevinle fark etme hissi... Hatrladm bu eyin hayali bir ey, durumumun da anormal bir durum olduunun belli belirsiz farkndaym. Bir fokal nbet, ardnda genellikle bir fokal beyin bozukluu brakr: Bir hatrlama avras, bellein bir sreliine kaybolmasna yol

164

BLN, KULLANIM KILAVUZU

aabilir pekl. Geici bellek kaybmn bazen bir epilepsi nbetinin 13 yegne ifadesi olduuna dair birok veri var bugn elimizde. Dr. Z'nin mustarip olduu epilepsi eidi, bilinle ilgili idrakimizin iki merkezi ilmeini koparr: Zatree tehisi koymak gibi dnsel aba gerektiren iler yapma kabiliyeti ile daha sonra byle iler yaptm hatrlama kabiliyetini. Halbuki oumuz, dnsel aba gerektiren bir i yapabilecek durumda olan bir kiinin bu ii yaparken, hem uyank olma, hem de o deneyimi yaama anlammda {sonradan bu yaptklarn hatrlamasa bile) bilinli olduunu varsayarz. Dier nbet eitleri, genellikle uyankken sahip olduumuz ba14 z psikolojik kabiliyetlerimizi sakatlar. Bir nbet hastay" tepkisiz" klabilir; zira hasta nbet srasnda, konumalar anlamayacak veya konuamayacak, hareket edemeyecek veya youn bir hasinasyon durumu yaad in btn bunlar yapamayacak haldedir. Bu koullarda, nbet geiren birinin neler yaadn ya da bir ey yaayp yaamadm bilmek bile zordur, hatta imknszdr. Ama uyank hayatlarmzla zahmetsizce btnletirdiimiz kabiliyetlerin (bellek, konuma, dikkat, hayalgc) hepsinin tek tek, beynin iindeki isyankr elektriin muzr oyunlarnn kurban olabilecei aktr.

Tuhaf hareketler

Baylmalarla nbetler, bilin iin istenmeyen ksa sreli krizlerin en yaygn olanlardr. Dier nrolojik bozukluklar da zaman zaman ayn etkilere sahiptir: Beyin sapnn aktivasyon sistemini ksa sreliine kan tedarikinden mahrum brakan "geici iskemik atak" (veya "kk inme") bilin kaybna neden olur. Bu ataa hemen her zaman beynin bu blgesinden kaynaklanan ift grme veya peltek konuma gibi hastalk belirtileri elik eder. Seyrek olmakla birlikte migren de ayn yaplan ayn sonular douracak ekilde etkileyebilmektedir. Baka bir rahatszlk tehis edilememekle nldr ve seyrek meydana gelir, meydana geldiinde de "tuhaf hareketler" konusunda kafa patlatan doktorlarn basma bela olur. Beyin, metabolizmasn beslemek iin glikoza baml olmasna ramen, eker depolar kktr. Kandaki sabit eker mevcudu azaldnda hzla zihin

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

165

bulankl balar ve eker tedarik edilmezse, saniyeler iinde bilin kaybna neden olur. Kan ekerinin hafife dmesi, bazen "histeri"yle veya psikiyatrik bir hastalkla kartrlan tuhaf davranlara neden olur. "Hipoglisemi", yani kan ekeri dklnn en yaygn nedeni ar dozda inslin salgsdr, bazen bu hormonu salglayan bir tmr de buna neden olur. ok seyrek rastlanan nedenler de vardr. Birka yl nce, British Medal Journal'e, "tatlarn beenmedii"ni dnd iin "meyve, eker ve ekerlemeleri" hayatna hi sokmam bir adamn kendi zerinde gerekletirdii baarl bir tehis15 le ilgili bir yaz yaymlanmt. Bu kii yirmili yalarnda bir dizi bilin kararmas yaam, gittii doktor ona epilepsi tehisi koymu ve hem kendisinin hem de karsnn yapmaktan byk keyif ald d seyahatleri kesmesini, ehliyetini yetkililere teslim etmesini tembihlemi. Birka ay sonra adam, ekerli ieceklerin ban dndrdn fark etmi. Hemen hemen ayn dnemlerde, gazetede tesadfen "kaltsal fruktoz tahammlszl" konusunda bir yaz okumu. Bu rahatszlkta, birok meyvenin ana eker maddesi olan fruktoz ile aymza boca ettiimiz sakkaroz, karacierin almasna mdahale ederek kan ekerinde ani de sebep olur. Adam gazete yazsn doktoruna gstermi, doktor da sylediklerini ciddiye alm. Artk kolayca yaplabilen genetik test sonucunda, hastann hem annesinin hem babasnm hastalk genini tad ortaya km: ki gen birlikte, ocuklarnda hastal meydana getirmi. Bu blmde imdiye kadar grdmz hastalklar, beynin oksijen, glikoz ve iyi bir elektrik dzenine olan bamlln tasvir ediyor. Bu gereklilikler bilinci bir dizi doal tehlikeye maruz brakr. Kendimizi zehirleyerek biz de buna katkda bulunuruz. imdi gelin, en gzde zehir seeneklerimize bir gz atalm.

p 166 BLN, KULLANIM KILAVUZU

Afyon, alkol ve dier uyuturucular Afyon Kadiri Mutlak Tann'nn straplarn dindirmek iin insana ihsan etmekten memnun olduu ilalardan hibiri afyon kadar kolay bulunur ve etkili deildir. Thomas Sydenham. 1680
16

Bu uzun, zor gn atlatabilmemizi salayacak TEK BR doz, SKTIRBOKTAN BR doz iin Johnny Swan'a gittim. Irvine Welsh, Trainspotting
17

Hastaneye ilk anda bilinmeyen nedenlerle bilincini yitirmi insanlarn gelmesi, hastanelerin Acil nitelerinin gnlk olaylarndan biridir. Bu tr bilin kayplarnn en yaygn nedeni, kendi kendini zehirlemedir. Birok uyuturucu eidi beyni etkiler. Genel olarak, uyuturucular glerini ekillerinden (bileenlerini meydana getiren molekllerin ekillerinden) alr. Nron yzeyleri, protein dizileri ve dier karmak bileiklerle bezelidir; uyuturucular buralardan anahtarn kilide girdii gibi girer. Bazlar anahtar evirerek proteini doal faaliyetlerini srdrmesi iin tetikler; bazlar kilitte takl kalarak kapy kapal tutar. Bu benzetme, uyuturucularn hareketini an basite indirgiyor elbette, ama genel ilke (yani, uyuturucularn ounun belli hedeflerle, aralanndaki fiziksel uygunlua gre iliki kurduu ilkesi) geerlidir. ngiliztede afyon iin kullanlan "opium" szc, "zsu" anlamna gelen Yunanca bir szcktr. Afyonun uyuturucu maddesi, hahan, Papaver somniferum'un zsuyundan elde edilir ve tuhaf zellikleri en az M.. nc yzyldan beri bilinmektedir. Afyon ve ondan saflatnlarak elde edilen "afyon trevi" uyuturucular son derece kuvvetli an kesicidirler. nsana zevk vermeleri, any kesmenin yan sra birka saatliine de olsa straba son verme zellikleri, toplum iinde yaygn olarak kullanlmalanna neden olmu, bu da genellikle trajik sonular dourmutur. An dindinneye veya

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

167

haz vermeye yetecek dozlardan daha fazla alnmas halinde afyon trevi uyuturucular komaya yol aar. Doz daha da artarsa, soluma drts yok olur. O zaman lm kapda demektir. 1960'lar ile 1970'lerde beyin iinde afyon trevlerine kolayca "balanan" bir sinaptik reseptr ailesi olabileceine dair veriler toplanmaya baland. Evrim yoluyla srf hahatan yararlanabilmeye yarayan bir reseptr grubu gelitirmi olamayacamza gre, bu veriler akla tek bir eyi getiriyordu: Beynin iinde ayn reseptrlerle hareket eden doal maddeler olmas gerektiini. yle olduu da anlald. 973'te, Aberdeen'de alan John Hughes ve Hans Kosterlitz adl farmakologlar, beyinden ilk endojen "afyon trevi"ni ayrdkla18 rn bildirdiler. Afyon trevlerinin biyolojisi o zamandan beri son derece karmak bir alan haline gelmitir, ama btn bu hummal almalar iinde yine de birka kilit bulguya gz atmak mmkn. Vcuttaki (endojen) afyon trevleri "peptid"Ierdir, yani kendilerinden daha uzun nc proteinlerden kan ksa aminoasit zincirleri ("afyon trevi" terimi, etkileri afyonun etkilerine benzeyen, vcut iindeki ve dndaki btn maddeler iin kullanlr). Peptidler, birbiriyle akraba aileye, enkefalin, endorfin ve dinorfin ailelerine mensuptur; bunlarn her birinin kendi ncs vardr. Afyon trevleri, nrotransmitterdir. Baskm etkileri, hedeflerinin ilevlerini durdurmaktr; bunu ikinci habercilerin yardmyla gerekletirirler. Afyon trevlerinin baland reseptrler de eittir ve bunlar Yunan harfleri olan mu, delta ve kappa adlaryla anlrlar. Sadece bu peptid nrotransmitter snf iinde bile, hem peptidin kimyasndaki hem de reseptrlerinin yapsndaki eitliliin de rol oynad zengin bir etkileim alan mevcuttur. Afyon trevlerinin ar farkndal zerindeki etkisi, sinir sisteminin eitli seviyelerindeki reseptrlerin varlyla aklanr. Afyon trevlerinin omurilik iinde aktive edilmesi, hasar haberi tayan aksonlarn nrotransmitter salglarn azaltr; hasar haberi buna ramen omurilikten geerse, afyon trevleri, haberci nronlarn faaliyetlerine engel olarak bu haberin beyne ulama ihtimalini azaltr. Afyon trevleri beyin sapnda ikinci bir "inen" sistemi harekete geirir: Morfin gibi uyuturucularn orta beynin "periakveduktal gri" maddesine zerki, omurilikten gelen an sinyallerini azaltan

168

BLN, KULLANM KILAVUZU

transmitterleri de iin iine katarak, ary dngsel basamaklar halinde geirir. Afyon trevleri, baka bir mekanizma yardmyla, arya verilen rahatsz edici tepkiyi sakinletirerek fori ve dinginlie de neden olur. Bunun en azndan ksmen, orta beyin hcrelerindek dopamin salgsnn artyla gerekletii dnlmektedir. Bu hcreler aksonlarm, bazal ganglionlann Iimbik sistemle (ki hatrlayacanz zere, Iimbik sistem duygular dzenler) yakn ilikili olan bir blmne, "nucleus accumbens"e gnderir. Bu bulgular mptelaln nedenlerine k tutar. Bir afyon trevinin beyne bir hcumunun insana orgazm kadar zevk verdii phesiz. Bu deneyimi tekrarlama arzusu anlalr bir arzu. Ama beyin bir kez dardan alnan bir maddeye alt m, buna uyum salar ve kendi afyon trevlerinin salgsn veya reseptrlerinin hassasiyetini azaltr. Ondan sonra da ar hazzm peine derek gl br alkanl besleme ihtiyac yaratr. Afyon trevleri bilincimize yaylr. Yksek bir dozda alndklarnda bilincimizi tamamen bastmrlar. Afyon trevlerinin etkileriyle ilgili ayrntl bir aklamaya yava yava sahip oluyoruz. Tek bir kimyasal sistemin haz ve acy bu kadar eitli yollarla etkilemesi artcdr. Bu gzlem, deneyimin sinirsel temelini anlamak istiyorsak eer, beynin anatomisiyle fizyolojisinin mantm zmlemenin yan sra bir kimyasal ifreyi de krmamz gerektiini syler bize. Alkol ve dier uyuturucular Beyler, bu bir aldatmaca deil. (Boston'da Dr. Morton'un hazrlad eter anestezisi altnda ilk halka ak ameliyat gerekletirdikten sonra Dr. Warren'n syledikleri, 1846)19 Kloroformun koyu, tatl srrna, Sarho karanlk, hayatn lm kaama... W. E. Henley, "Before"20 ki dkknlarnn arap, bira, likr, envai eit ikiyle tka basa dolu raflar, insan yaratclnn muhteem bir kantdr. Susuzluu-

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

169

muz basit, ama onu gidermenin binlerce yolu var. tki eksperleri kar kacaklardr belki, ama her ikinin temel ierii ayndr. Alkol, bilin zerinde derin ve tandk bir etki yaratan basit bir molekl. Kadehleri dudaklarmza gtrrken alkoln beyin zerindeki etkileri konusunda pek bir ey bilmiyor olmaktan oumuz gocunmayz. Alkoln en iyi tanmlanm etkisinin genel anestetik etki olduunu rendiimde armtm (alkol pratikte bu uyuturucu ailesinin pek de ie yarar bir yesi deilse de, tatminkr bir anestezi elde etmek iin gereken dozla solumamz durduran doz arasndaki ince snrda bu ii grr). lk ie yarar genel anestetik olan diazot monoksiti, 1776'da Jo21 seph Priestley adl kimyac farknda obuadan oluturmutur. On sekizinci yzyln sonlarna doru, Bristol'deki Gaz Tbb Enstits'nde alan Humphry Davy adl bir kimyac, eitli gazlarn "solunabilirlii"ni aratrrken diazot monokstn "olaanst etkileri"ni kefeder. Kt bir di ars Davy'ye diazot monoksitin anya kar etkilerini test etme olana tanr: "Arnn iyice iddetlendii gn, gazdan derin nefes ektim... titreme her zamanki gibiydi, onu takip eden huzursuzluk birka dakika sonra yerini hazza brakt." Davy, diazot monoksitin "ameliyatlar srasmda yararl" olabileceini ngrmt. Yirmi yl sonra, fiziki Michael Faraday, dietil eterin benzer zelliklere sahip olduunu kefetti. Ama bu maddeler 1840'ara kadar genelde panayrlarda ve "lemler"de kullanlyordu. 1845'te Amerikal di hekimi Horace Wells, diazot monoksitin bir sahne gsterisinde kullanldn grdkten sonra gaz bir meslektann yardmyla kendi zerinde dener. Meslekta diini ekmeden nce Wells gaz solur ve ekim srasnda hi ac duymaz. Wells, Massachusetts Hastanesi'nde gazn etkisini bir grup seyircinin nnde gstermek ister. Ama "gaz torbas erken karlm olduu" iin hastann feryat etmesi zerine kimseyi inandrmay baaramaz. Ertesi yl, Wells'in meslektalarndan VVilliam Morton, Wells'in deneyini eter kullanarak gerekletirir ve baarl olur. imdi anlatacam mehur bir hikye, ama tekrar anlatmaya deer. Cerrah Dr. Warren, ameliyat salonuna sabah kyafetleriyle gelir. Morton'un baarsz olmas halinde hastay zaptetmek iin bir

170

BLN, KULLANIM KILAVUZU

sr asistan orada hazr bulunmaktadr. Morton gecikmitir. On be dakika sonra Dr. Warren sabrszlanmaya balar, "Dr. Morton gelmediine gre, baka bir ii km olmal," diyerek neteri eline alr. Tam bu srada Dr. Morton ieri girer. Dr. Warren, hastann masaya balandn belirtir ve beklentili bir fadeyle, "Evet baym, hastanz hazr," der. Birka dakika eter soluduktan sonra Gilbert Abbott adl hasta bilincini yitirir. Bu sefer Morton, "Dr. Warren, hastanz hazr," der. Ameliyat hasta an duymadan veya herhangi bir olay yaanmadan gerekletirilir. Ameliyatn sonunda Dr. Warren, hayret iindeki seyircilere dnerek "Beyler, bu bir aldatmaca deil," aklamasnda bulunur. Demonstrasyona katlan cerrahlardan Dr. Bigelow sonrasnda, "Dnyann her tarafnda ses getirecek bir ey grdm bugn," der. Kloroformun anestetik olarak kullanlabilirlii, ertesi yl Edinburgh'ta doum uzman Sir James Simpson tarafndan kefedilir, Simpson bu kefi, Humphry Davy gibi yaparak, yani gaz kendi zerinde deneyerek gerekletirir: "Kk bir kloroform iesi aradk, atk kt tomarnn altnda bir tane bulduk... Uyanrken Dr. Simpson'n ilk alglad ey zihinsel bir eydi -'Bu eterden daha gl ve daha iyi' dedi kendi kendine." kinci alglad ey, yzst yerde yatt ve dostlar arasnda bir kargaa ve tela havasnn hkm srdyd. Dr. Duncan baylm, bir sandalyenin altnda yatyor, Dr. Keith kendine gelmeye alyordu.22 Bu ilk anestezi macerasndan sonraki yz elli yllk dnem iinde baka gazlar da kullanld. Anestezi, kurallar kesin ve titiz bir blim dal haline gedi. Bu durum, anestetiklerin nasl alt ve bir anestetiin temel amacn yerine getirip getirmedii (yani farkndah yok edip etmedii) konusunda en iyi ihtimalle zayf bir bilgiye sahip oluumuzun zaman zaman yaratt sorunlu halleri ok daha dikkate deer klar. Anestetikler, kurtuklarn, semenderlerin ve farelerin faaliyetlerini insan bilinci kadar etkili bir biimde bastrrlar. Anestetikler, u veya bu biimde sinir dokusunun temeline saldryor olmal. Nereyi ve nasl etkilerler peki? Tptaki dozlarda kullanldklarnda, anestetiklerin sinapslan etkileyerek uyarlmay azaltt, kesin olmamakla birlikte, fikir birliiyle kabul edilmektedir. Daha yksek dozlarda, sinir hcresini ta-

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

171

mamen fel edebilmekte, akson boyunca hem elektrik sinyali iletimine hem de maddelerin tanmasna engel olabilmektedirler. Anestetiklerin uzun vadeli bir hasara yol amadan bir-iki saat boyunca nron faaliyetini bastrmalarna olanak tanyan ey nedir? Yirminci yzyln balarnda, birbirinden bamsz alan Meyer ve Overton adl iki bilim insannn mutfaklarn vazgeilmez bir lezzeti zerindeki gzlemleri, bu soruya bir ilk cevap niteliindeydi. Anestetik gazlarn anestetik glerinin, zeytinya iindeki znrlk dereceleriyle yalandan ilikili olduu ortaya kmt: Zeytinya iinde ne kadar hzl znrlerse, etki gleri o kadar fazlayd (bkz. ekil 4.2). Bu sonucun doal yorumu gerei, uzun bir sre btn anestetiklerin bir ekilde zeytinyan andran ortak bir alanda faaliyet gsterdii dnld. Nron sinyal gnderdiinde ykl paracklarn zerinde ilerledii yal nron zan, bu alan konusundaki en bariz adayd. Anestetikler, nron zarnn ilevini onun yalarnda znerek engelliyorlarsa, o zaman Meyer ve Overton'un kefettii o znrlk ve etki gc arasndaki likinin burada da sz konusu olduu tahmini yrtlebilirdi.

1000 100 10 1 0.1 zeytinya: gaz ayrma katsays (37C)

ekil 4.2 Anestetiklerin gc ve zeytinyanda znebirliklei arasndaki iliki Yalarda znebirlik dereceleri hayli yksek olan anestetikler, dk younluklarda da anestetik bir etki gsterir (MAC, akcierdeki anestezi iin gerekli anestetik younluu gsteren bir ldr).

172

BLN, KULLANM KILAVUZU

Meyer-Overton yasas genelde gzlemlerde iyi sonu verse de, yakn zamanlarda elde edilen bulgular, anestetiklerin sinir hcrelerimize gerekletirdikleri saldrlarn sanlandan daha seici olduunu akla getirir. nemli bir bulgu da atebceinden elde edilmitir. "Lusiferaz", atebceinin rettii bir proteindir ve bu protein, ortamda oksijen, magnezyum, bir enerji kayna ve kimyasal orta olan "lusiferin"in bulunmas durumunda k yayar. Londra'daki Imperial College'de alan Franks ve Lieb adl iki ngiliz bilim insan, anestetiklerin lusiferaz, lusiferinle olan ilikisini engelleyerek 23 kararttn ortaya koydu. Anestetiklerin bu yetenekleri, insann anestetik potansiyeliyle yakndan ilikilidir: Beyindeki anestetiklerin etkilerinin, bunlarn nron zan iindeki proteinlerle dorudan etkileimleriyle alakal olmas kuvvetle muhtemel. Peki ama anestetiklerin bilince saldrlar, beynin faaliyetini yaygn bir ekilde azaltmak eklinde mi gerekleiyor, yoksa sinir sisteminden setikleri belirli blmleri etkilemek eklinde mi? Canl beynin grntlenmesini salayan teknikler, bu soruya cevaplar nermeye balad.24 Anestezinin etkisi altndayken beyin faaliyetleri beynin her tarafmda azalr; ama talamusun ilevindeki yavalama beynin dier blgelerinin ilevlerine oranla daha fazladr; ki bu da anestezi ile uyku arasnda benzerlikler olduunu akla getirir.25 Beynin enerji tketimindeki azalmaya, serebral ritimlerde yavalama've uzak kortikal blgelerdeki faaliyetler arasnda ezamanllk kayb elik eder.26 Ama anestetikler tam olarak nasl alrsa alsnlar, en azndan bizi gvenilir bir biimde uyuttuklar kesin. Kesin deil mi yoksa? Anestezinin etkisi altnda farknda I k Kim olduumu, nerede olduumu veya neler olup bittiini bilmiyordum... Bu grece mutlu durum tepemden gelen sesle (mesanemle ilgili bir szle) bozuldu, iinde bulunduum durumu hemen anladm: Yeil rtler iinde... yatyordum, kamm yarlmt... Bu zihin durumu aynen devam etti... tamamen aklm banda ve durumumun tam anlamyla farknda olarak ameliyathanedeki her sz, her sesi dinlerken korkum arttka artt... Daha ilk andan itibaren kendini feci bir

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

173

ekilde hissettiren ac ktletike ktleti... Bir di lokal anestezi uygulanmadan oyulurken (matkap sinire dediinde) nasl bir ac duyulursa, yle bir acyd bu. Ondan kat kat fazla... Bunlar yazarken 27 bile o duyduum ac geliyor aklma ve rperiyorum. Bu szler, bir sezaryen ameliyat srasnda talihsiz bir biimde bilinci yerine gelen "tp bilgisine sahip bir kadnn kendi eliyle yazlm anlan"ndan alnmtr. Kadnn yaadklaryla ilgili betimlemeleri, British Journal of Anaesthesia'da faydal bir hikye olarak yaymlanmtr. Acnn farkna varma, sonrasnda da anestezinin etkisi altmda olduu zannedilen sre boyunca olanlar hatrlama, neyse ki ok seyrek yaanan bir durum. Peki ama byle bir ey nasl oluyor? Modern ameliyatlarn ou hastay fel haline sokan uyuturuculara dayanr. Bu uyuturucular kaslarmz geveterek, cerrahlarn aksi taktirde ulaamayacaklar i organlara rahata ulap zerlerinde gerekli operasyonlar gerekletirmelerine imkn tanrlar. Fel durumu genellikle anestezi uzmannn hastann nefesini denetim altnda tutmasn zorunlu klar. Bu uyuturucularn hkimiyeti altna girdikten sonra, anestezi uygulamas srasnda bilinci yerine gelen hastann hibir ekilde durumunu belli etme imkn yoktur. Bugn Cambridge niversitesi'nde ders veren Profesr J.G. Jones, anestezinin etkisi altnda alg ve bellek konulan zerinde yllarca aratrma yapmtr.28 Profesr Jones, ameliyat srasnda "tp bilgisine sahip kadn"n anlattna benzer tam bilinlilik durumlarnn, her 10.000 "anestetik"te bir meydana geldiini tahmin ediyor. Bu durum, genelde anestetiin (fel edici maddenin deil) hastay etkilemeyi baaramadn gsterir. Anestezinin etkili olduu sanlan durumlarda ortaya kan dier bilinlilik eitleri daha yaygndr. Bu olaylar, "sradan" farkndalm olaand koullarda baka yollarla da paralanabileceim gsterir. Sonradan ameliyat annn hatrlanmasna yol aan, ama ac hissedilmeyen baz farkmdalk derecelerinin her 1000 anesteziden iki ila drdnde yaand tahmin edilmektedir. Bu durum, anestetiklerin bilinci tamamen kapatacak kadar yksek dozda analjezi (an giderici) salayamamalanyla aklanr.

174

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Bir anestetikte grece zararsz bir kusurdur bu. Btn bunlarn iinde, baz anestetiklerin ameliyat esnasnda hem bilincin uyanmasna hem de acya neden olmas, sonrasnda da bunlarn hatrlanmasna zin vermemesi, en rahatsz edici durumdur. Byle durumlarn meydana geldii, dehet verici bir isimle, "yaltlm nkol teknii" ismiyle anlan teknikle ortaya konmutur. Ameliyat gren bir hastann bir koluna tansiyon aleti kolluu takp iirmek suretiyle, kas geveticnin etkisini nlemek ve elin istemli hareketini korumak mmkndr. Ondan sonra hasta el hareketleri sayesinde anestezi uzmanyla iletiime girebilir; bylece anestezi uzman, hastann olaylarn bilincinde olup olmadm anlayabilir. Hull'da alan anestezi uzman lan Russel, birok uyuturucunun anestetik etkisinin "derinlii"ni incelemek ve "otonom" uyarlmlk iaretlerinin (nabzn hzlanmas ve kan basncnn artmas gibi) hastann farkmdalk derecesini gvenilir biimde yans29 tp yanstmadn belirlemek iin bu teknii kullanm. Bu incelemelerden birinde (Dr. Russel'n kukuyla yaklat ve bu kukularnda hakl olduunu ortaya kard anlalan bir anestezi teknii zerine yapt bir incelemede) 32 hastann 23' ameliyat srasnda onunla iletiim kurabilmi. Bu hastalardan yirmisine ac hissedip hissetmediklerini sormu: Bu soruya hepsi olumlu cevap vermi. Dr. Russel, uyuturucularn gvenilir bir ekilde "genel amnezi" salayabildii (hastalarm sadece ameliyat srasndaki olaylar hatrlam, o da belli belirsiz), ama genel anestezi oluturmay kesinlikle baaramadklar sonucuna varm. Bu incelemelerinden bir sonu daha km: Kendisiyle iletiime giren hastalarm yansndan aznda, terleme ve gz ya gibi "otonom" tepkiler gzlemlemi, dolaysyla bunlarn farkndaln varlyla ilgili gvenilir iaretler olmad sonucuna varm. Bu alma, "anestezi" srasnda bilinli olup ac hissetmeme ve sonrasnda olanlar hatrlamann; hem bilinli olup hem de ac hissetme ve sonrasnda olayla ilgili hibir ey hatrlamamann mmkn olduunu gstermektedir. Baka aratrmalar, anestezi srasnda meydana gelen olaylarn, sonrasnda hatrlanmasalar bile davran etkileyebildiklerini gstermitir. Bu etkilerin, olaylarn "rtk ans" eklinde tezahr ettii dnlmektedir: Bilincin eriemeyecei, ama yle veya byle beynin iine kaznm anlar eklinde.

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

175

Bir grup Alman bilim insan bu konuyu, kalp ameliyat srasnda hastalara on dakika boyunca sesli Robinson Crusoe kayd dinlet30 me yntemine bavurarak aratrm. Bir kontrol grubu hikyeyi dinlemeden ameliyat olmu. Ameliyat sonrasnda yaplan mlakatlarda deneklerden hibirinin hikyeyle ilgili bilinli bir ans olmad grlm. Ama aratrmaclar, bilinli bir an bulmaya almann yan sra deneklere "Cuma" szcnn onlarda neyi artrdn da sormular. Kontrol grubundaki hastalar "balk yemei" gibi cevaplar vermi. Buna karlk, deney grubundaki on hastann bei Cuma'y Robinson Crusoe'yla ilikilendirm. Btn olarak, kontrol grubunun armlaryla hikyeyi dinleyen hastalarn armlar arasnda son derece belirgin bir fark ortaya km. Merak ediyorsanz syleyeyim, aratrmaclar zeki davranp hastalarn armlarna istemeyerek de olsa mdahale edilmesini nlemek iin, ameliyat sonrasnda yaplacak deerlendirmelerin, deneklerin hangi gruba ait olduunu bilmeyen bir aratrmac tarafndan yaplmasn salamlar. Aman aratrma grubu, ameliyat srasnda, hastalarndan hangilerinin rtk anya sahip olacan kesin olarak tahmin etmelerine imkn veren bir teknik de kullanm ayrca. Aratrmalarnn bu ynne daha sonra tekrar dneceiz. "Anestezi" srasnda bilinlHin mmkn olmasnn hem hastalar hem de anestezi uzmanlar iin rahatsz edici bir durum olduu ak. Profesr Jones, anestezi uzmannn bu mkl durumunu, ykseklikler olmadan uan bir pilotun durumuna benzetir. Pilotun ana hedefi, yerle stenmeyen bir temastan kanmaktr: Ykseklikler, bu abada pilota yardmc olacak en temel unsurdur. Anestezi uzmannn ana amac ise (hayat korumann dnda) ameliyat boyunca yaananlara bilinci kapatmaktr. Ama fel durumundaki hastada farkmdal lmesini salayacak bir ykseklikler yoktur ve pratik kurallara bel balamak durumundadr. ok alaktan uup acnn hissedilmesine izin verme tehlikesi vardr. Gereksiz derecede yksekten umak da tehlikelidir, hastann anestetiklerin etkisinden uzun sre kurtulamamas gibi bedelleri vardr bunun. Bu nedenle anestezi uzmanlarnn en byk arzusu, farkmdal hastann ak ifadelerine dayanmadan lmenin yollarn bulmaktr. Greceimiz gibi, bu konuda baz basanlar elde etmilerdir.

176

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Koma eitleri Komaya girmi hasta... ne uyanktr ne de uykuda. Antonio Culebras


31

Vcudun dier temel ilevlerinde olduu gibi, bilin de genellikle hassas bir denetim altndadr. Uyku ve uyanma gece ve gndz arasnda salnr durur. Daha nce de grdmz gibi, bizatihi uykunun kendisi de rgtl bir yapya sahiptir. Uyurken hem vcudumuz hem de beynimiz dinleme de, beynin enerji tketimindeki d gayet mtevazdr, yava dalga uykusunda yzde 25 civarndadr. Biz rya grrken, beyin en az uyamkkenki gibi hzl alr. Koma, bu gzel dengelenmi durumlarn kesintiye uramasdr, bilinte meydana gelen hesapta olmayan bir kapanmadr. Koma da epilepsi gibi gevek bir kategoridir, uykuyu andranndan lm andranna kadar ciddiyetine gre eitli durumlar arz eder. ok eitli nedenleri vardr.32 Nedenleri byk grup altnda toplanabilir: Beyin sapndaki kk hasarl blgeler, beynin yankrelerindeki byk hasarl blgeler ile ila zehirlenmesi ve enfeksiyon gibi beynin her tarafm etkileyen sreler. Komaya yol aan ilk iki hasar grubunu, kafaya alnan darbe, inme veya tmr gibi nedenler oluturur. Beyin sapmda meydana gelen hasarlar, bundan nceki blmde gzden geirdiimiz aktivasyon sistemini dorudan bozar; yarkrelerde meydana gelen hasarlar beynin bymesine, ikincil olarak da beyin sapnn ezilmesine neden olur. Buraya kadar nc gruba zg birok nedenle karlatk. Uzun sren bir nbetin ardndan ksa sreli komalarn yaanmas yaygn bir durumdur. Kan ekerinin dmesi, hemen tedavi edilebilen bir koma nedenidir (nk bir glikoz enjeksiyonu durumu hzla tersine evirir): Doktorlar bunu asla unutmamaldr. Afyon trevleriyle anestetikler, uyuturucu komasnn ortaya kmasna neden olur. Koma genellikle, baka bir yne giderken uranlan bir konaklama yeridir. Gidilen bu yn tam iyileme olabilir. Br hasta zellikle aklmda yer etti, nk durumunun dk kan ekerinden kaynaklandn, fark etmem gereken zamandan yirmi dakika ge fark

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

177

etmitim, neyse ki hastaya koma deneyimini yaatmaktan baka kt bir sonucu olmad bunun. Koma her zaman bu kadar mutlu bir biimde sona ermez: Komann neden olduu sonular iinde zellikle iki tanesi son zamanlarda birok tartma yaratmtr. Beynin yarkrelerinde veya talamusta meydana gelen kapsaml hasarlardan kaynaklanan, beyin sapmm grece korunduu koma durumlar bazen, grn olarak sradan bilinlilik durumunu andran bir duruma brakr yerini. Muhtemelen beyin sapndaki uyku ve uyankl dzenleyen yaplar bozulmam olduu iin, uyku ve uyanma eski dzeninde devam eder. Uyankken hastann gzleri aktr. Dudaklarnda tebessm de belirebilr; gzya dkebilir, inleyebilir. Byle bir durumda hastann uyank olduuna phe yoktur: Peki ya farkndal ne lemdedir? Bu durum, yani kalc bitkisel hayat durumu bazen "uyank bilinsizlik" veya "farkndaln olmad uyanklk" durumu olarak tarif edilir.33 Uyuma-uyanma dngsnn tekrar kazanmalarnn dnda hastalar, evrelerinin ve vcutlarnn farknda deil gibidirler, uyanlara kasti tepkiler vermezler, ne konumalan anlarlar ne de konuurlar (bkz. ekil 4.3). Bir insann, zellikle de uyank grnen birinin, farkndaln tam anlamyla srdrdne emin olmak imknszdr. Bu tr vakalann bakm konusunda uzmanlam bir merkezin yaymlad bir raporda, bitkisel durumlann yaklak yansna hatal tehis konduu

ekil 4.3 Kalc bitkisel hayat durumunun patolojisi Bitkisel hayat durumu, talamusun, beynin ak maddesinin byk bir blmnn veya korteksin hasar grmesi sonucu ortaya kabilir. "Laminar nekroz", zellikle korteksin belli katmanlann etkileyen hcre lmne verilen addr.

178

BLN, KULLANIM KILAVUZU

iddia edilmektedir. Gelgeldim, zaman zaman bu durumun (yani, farkindaln olmad uyanklk durumlarnn) gerekten ortaya kt konusunda genel bir fikir birlii vardr. Beyin taramalar, bilincin ieriini oluturduu dnlen beynin btn alanlarnda hasar gsterdiinde veya yaplan incelemeler beynin enerji tketiminde byk bir d belirlediinde, tehisin doruluuna olan gven artar. Kalc bitkisel hayat durumunda, beynin enerji tketimi normal deerinin te biri kadardr; uykuda, hatta genel anestezi srasnda kaydedilenden ok daha dktr bu deer. Bu durumdaki geni hasta gruplar zerinde yaplan aratrmalar, belli bir sreden (nedenine bal olarak alt ay ila bir yl) sonra bitkisel hayat durumunun kalc olma ihtimalinin yksek olduunu gstermitir. ou kii bu sreden sonra hastaya tbbi bakm uygulamay srdrmenin gereksiz olduuna inanr; Britanya mahkemelerinin gr de bu yndedir. Bitkisel hayat durumunda, yarkreler hasar grmken beyin sap salam kalmtr. "Beyin lm" durumundaysa yarkreler son derece salkl olabilirken beyin sap lmtr.34 Komann bu sevimsiz sona ulat tehisini, beyin sapnn ilevlerinin tm pheye yer brakmayacak ekilde yok olduunda koyuyoruz: Bu tehis sreci, hastann solumasn kontrol etmekten gzlerinin refleks hareketlerini gzlemlemeye kadar eitli sreleri kapsyor. Beyin lm tehisi konmadan nce, bu durumlarn tedavi edilebilir nedenlerinin (belli ilalarn ar dozda alnmas gibi) olmadnn iyice anlalmas gerekir. Bu tehisin ierimleri ok derin elbette. Byle bir tehis konduktan sonra, hasta ailesinin de izin verdiini varsayarsak, hastann organlarnn muhta durumdaki kiilere nakletmek zere alnmas meru kabul edilmektedir (Birleik Krallk'ta yledir). Beyin sapmn hayatm kava olmas tuhaf geliyor olabilir: Beynin yarkreleri insanlmzn ve zekmzn kilit unsurlardr elbette. yle de olabilirler, ama zek her ey deildir. Beyin yarkrelerimizi yitirdiimizde, her ne kadar hareketlerimiz ok kstlansa da, hayatta kalrz, ama hayatn srmesi iin yapay havalandrmalarla en iyi imknlar salansa bile, yle grnyor ki, beyin sapnn kayb nlenemez bir ekilde lme yol aar. Yakn zamanlarda Tayvan'da, beyin sap lm kriterlerini karlayan 73 hastann durumlarnn takibini ieren bir aratrma yaplm ve eksiksiz bir

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

179

yaam desteine ramen yedi gn iinde 73 hastann hepsinde kal35 bin durduu grlm. Koma zannedilebilen bir durumdan daha burada sz etmek gerek. Beyin sapnn ksmi hasarnda bazen aktivasyon sistemi salam kalrken, yz kaslarmz ve uzuvlarmz hareket ettirmemizi salayan sinir demetleriyle ekirdekleri zarar grr. Bu gibi durumlarda farkndalk srerken, onu ifade etmeyi salayan hemen btn aralar yitirilir. Bu talihsiz durum "kilitlenme sendromu" adyla bilinir. Bu rahatszlktan mustarip olanlar genelde gzlerini istemli ekilde yukar aa hareket ettirme kabiliyetini kaybetmezler ve bunu iletiim iin kullanabilirler. ok satan Kelebek ve Dalg Giy36 sisi isimli kitabn yazan Jean-Dominique Bauby'nin bana da byle bir talihsizlik geldi. Rahatsz edici olsa da, Bauby gibi kiilerin bu sendromdan mustarip yegne insanlar olmayabilecekleri, sadece bu hastal fark ettiimiz yegne kiiler olabilecekleri ihtimalini gz ard edemeyiz.

Histeri ve trans Bu blmde imdiye kadar nrolojinin anakarasnda seyahat ettik. Bu merkezi yerde bile tarif edilmesi gereken ok ey var hl, ama bir haritann d hatlan belli oldu artk. Grdmz ve iittiimiz eyleri nasl izah edeceimizi bilemediimiz iin biz nrologlarn asabi bir kararszlk iine dt, pek bilinmeyen yerleri kolaan edelim imdi de. Bir rnek vereyim. Sarah adnda on sekiz on dokuz yalarnda bir kz, geirdii "nbetler" yznden nroloji kliniine getirilmiti. Nbetler evde, akam saatlerinde oluyormu. Hibir belirti gstermeden birden yere dp rpnyormu ve bu durum on dakika kadar sryormu. Sarah, geirdii nbetlerin hibirini hatrlamadn, ancak bir ba ans ve mide bulantsyla yerde kendine geldiinde nbet geirdiini anladn syledi bana. nceki yl, her ay bir veya iki kere nbet geirmi. Annesi birok nbetine bizzat ahit olmu. ok endieliydi. Aile doktorlar, gayet anlalr bir biimde, onda epilepsi olduunu dnm ve antikonvlsan ila tedavisi balatmt, ama hibir etkisi olmamt. Annesinin nbet tarifleri bana da epilepsiyi

180

BLN, KULLANIM KILAVUZU

artrmt. Sarah'y muayene ettiimde, onda epilepsiyi gerektirecek bir neden ve sinir sisteminde hibir anormallik bulamadm, ama epilepside bu tr eylerin muayenede kmamas durumlar yaygnd. EEG srasmda yaplan testlerin de bir yardm olmaz, zira epilepsi olduu kesin olarak tehis edilmi hastalarn yzde 60'nda iki nbet arasnda alnan EEG'ler normal kar. Makul dozlarda birka farkl la daha denedik, ama Sarah'mn nbetleri devam etti. Birka aylk konsltasyonlardan sonra tehisimi sorgulamaya baladm. Nbetler epilepsiye iaret ediyordu, ama belki de epileptik nbet deildi bunlar. Sorgulamalarm farkl yollardan srdrdm. Nbetler, Sarah'mn babas evden, sonra da lkeden ayrldktan birka ay sonra balamt. Babas evden fkeyle ayrlm, bir daha da onlarla temasa gememiti. Sonraki bulumamzda Sarah'nn azm aradm, ona "nbetler"in her zaman epilepsiden kaynaklanmadn, hayat stresinin bazen bu tr eyleri tetikleyebldiini akladm: Sarah, neden bahsettiimi anlamadn syledi. "Bunlar nbet deilse baka ne olabilir?" dedi. Erkek arkada da bunlarn nbet olduunu sylyormu zaten. Buyur burdan yak Tekrar son tehiste karar kldk. Sarah'mn hastaneye yat yapld, bir hafta boyunca EEG kaydyla ezamanl olarak srekli filmi ekildi. Hastanede geirdii sre iinde ald ilalarn says birden azaltld. ansmza Sarah tipik nbet geirdi. Enerjik dairesel hareketlerinin neden olduu elektriksel "grlt"nn dnda, nbetleri srasnda EEG normaldi. Nbetleri srasnda onu inceleyen bir doktor, bastrma hareketlerine Sarah'mn direndii izlenimini edinmiti. Nbetler srasndaki hareketler tmyle istemd deilmi gibi grnyordu. Bu hareketlerin cinsel imal olduunu fark etmemek mmkn deildi. Eski deneyimlerimden biliyordum, Sarah'y bu nbetleri kendisinin harekete geirdiini sylemek amaladmzla tmyle ters bir sonu doururdu. Ona iyi haberimiz olduunu syledim: Hastal biraz kafa kartrc olsa da, onda epilepsi olmadndan emindik, o sevimsiz ilalar artk almas gerekmiyordu. Nbetlerin stres kaynakl olduunu dndmz, bir psikolojik danmanla grmesinin yararl olacan syledim. Btn bu aklamalar biraz gergin bir ifadeyle yapmtm, ama Sarah haberi alacak derecede iyi karlad. Araba kullanmak iin ehliyet almak istiyordu: Nbet-

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

181

leri kesildikten (ki kesileceinden eminim) bir yl sonra araba kul37 lanabileceinden eminim. Saran ansl; onun nroloji hikyesi burada sona eriyor. Ama hayat her zaman bu kadar kolay deildir. Sarah'nn nbetlerinin farknda olmamasna ne demeli peki? Belki de yalnzca yalan sylyordu. Hastalann bazen yalan syledii bilinir. Ama Sarah'nn nbetlerine benzer "histerik" belirtilere tank olan kiilerin ou bu belirtiler konusunda daha karmak bir gre sahiptir ve hastaya kar daha sempatik bir yaklam benimserler; bu da, belirtilerin bilind ve istemd hastalk taklitleri olduunu akla getirir. Bir "taklit"in (ki, bunun normalde bilinli bir irade gerektirdii dnlr) "bilind" olabilecei fikri, bilincin "aynabilecei"ni veya blnebeceini ima eder gibidir. Bunun olabilirlii, zellikle Jean Martin Charcot ve Sigmund Freud gibi birok nrologla psikiyatristi bylemitir. Klinik nrolojide gzden kamayacak ve son derece ilgin bir ey olsa da, bu 38 konu entelektel bir mayn tarlasdr. Maynlardan birine basp havaya umaktan nasl saknmam gerektiini bilmediim iin, bu konuda daha ileri gitmeyip Charcot ile Freud'un da fazlasyla ilgisini ekmi olan muhtemel bir benzetmeye deinmekle yetineceim. Hipnoz, bugn artk miyad dolmu bir konu. Bir hipnoz olayna hayatmda bir kez bire bir tank oldum; bir akam, bir meslektamn biri astml, dieri ine korkusu olan iki hastay hipnozla tedavi ediini izlememe izin verilmiti. Meslektam tatl bir kadmd, cazibeliydi, ama anat da, derinden gelen, ho tnl bir sesi vard. Hastalarna lambayla aydnlatlm scak bir odada, alak bir divana rahat bir ekilde uzanmalarm syledi. Sonra konumaya balad; duyduum monolog o kadar rahatlatc, i okaycyd ki, Freud' un neden hipnozla k olmak arasnda "ksa bir adm" olduunu sylediini ok iyi anladm: Brakn hastay, bir gzlemci olarak ben bile, "hipnozu gerekletiren kiiye, bir sevgi nesnesine teslim olur gibi uysalca teslim olduumu, kendimi ona braktm, ona kar hibir eletiri duygusu tamadan onu olduu gibi kabul ettiimi" hissettim.39 Bu tedavinin ie yarayp yaramadn bilmiyorum. Arka arkaya tekrarlanan sakinletirici bir uyaran zerinde srekli younlamak suretiyle meydana getirilen bir durum olan hipnotik transn tedavi edici gleriyle ilgili birok iddia ve baz veriler mevcut. Hipnoz,

182

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ameliyat olacak kiilerde anestezik durum oluturmak, gml anlan ortaya karmak ve hipnoz sonras telkinler sayesinde sonradan edinilen davranlar deitirmek amacyla kullanlmtr. Hipnoz esnasnda bulunulan bir telkinin aylma sonrasnda hatrlanmayp ileride, uygun anda hayata getii eklindeki senaryo, bir bilin blnmesi (trans srasnda askda kalan bir ana akm ile hipnotik telkine ak olan ve telkinin yerine getirileceini garanti eden bir yan akm eklinde) imgesinin hafzalarda tekrar canlanmasna yol aar. Mevcut haliyle, hipnotik trans ile histerik kiilik zlmeleri bir sr. Bir dnce izgisi Sarah'y anlamamza yardmc olabilir. Bu kitap, beynin deneyim ve davran organ olduu dsturunun rnekleriyle dolu. Bu ifade doruysa, beyindeki dzensizliklerin kendilerini, deneyim ve davram bozukluklar eklinde gstermelerini beklemek gerekir. "Davram bozukluu", "tuhaf hareketler"in dolayl bir tarifidir. Tuhaf hareket ederiz, nk hastayzdr ve buna engel olamyoruzdur (veya bir nedenle canmz yle istedii iin yle hareket ediyoruzdur). Nrolojik bozukluklar genellikle bilinli olarak taklit edilebilirler, nk hareketle ilgili bozukluklardr. Gnlk hayatlarmzda hepimiz rol yaparz, bazen bilerek, bazen hi farkmda olmayarak. Sarah da bir ekilde nbet geiriyor roln alkanlk haline mi getirmiti (bir ey belki de onda epilepsisi olduu fikrini uyandrd iin)? Telkin altnda kalabilirlikle rol yapmann histeri ve hipnotizmin temelini oluturduu eklindeki kukucu fikir eski bir fikirdir. Ama histeriyle hipnozun tiyatro sanatna m, yoksa deiiklie uram bilin durumlar ailesine mi ait olduu hl hararetle tartlan bir konudur.

Gece iyi uyudun mu? Eer uykuyduysa bu, bunun gibi uykularn ne menem eyler olduunu sormadan edemeyiz. Virginia Woolf, Orlando40 Uykumuz binlerce hastala aktr, ama bu hastalklarn hepsi u ana trde grlr: ok az uyuma, ok fazla uyuma ve baz tuhaf

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

183

uyku rahatszlklar. Bu rahatszlklar teknik olarak insomni, hipersomni ve parasomni olarak adlandrlr. Uyku bilimi tbbn geni ve byleyici bir kolu haline gelmitir. Ben seici davranacam ve uykuda hkim olan mekanizmalara ilikin birka rnek zerinde duracam sadece. nsomni Endieli, zgn, ok heyecanl olduumuzda, kafeini veya alkol fazla kardmzda hepimizin zaman zaman uykusuz geceler geirdii olmutur. Bu deneyim, hibir ey retmese, en azndan uykunun nemini ve ruh haliyle yalandan ilikili olduunu retir bize. Daha srarl insomni, bir dizi fiziksel ve psikolojik rahatszlk sonucu ortaya kabilir. nceki blmde sz edilen konulara da deinerek bu rahatszlklarn birkandan bahsedeceim. Birbirini takip eden uyuma-uyanma dngs, normalde bir ritim grubunun, vcut scakl dngmzle hormonlarn salglanmasn da denetleyen bir ritim grubunun unsurlarndan biridir. Bu ritimler hipotalamus iinde dzenlenir; hipotalamus iindeki suprakiyazmatik ekirdein bizatihi kendisi de o temel gece-gndz dngsne uygun olarak alr. oumuz az veya ok geleneksel uyku zamanna gre ayarlarz dzenimizi. Baykuluu tercih eden bazlarmz, gece ge saatlere kadar konumay ve ge saatlere kadar uyumay sever; bazanmzsa tavuk gibi erken yatp sabahn krnde kalkar.41 Bu tercihler bazen an boyutlara varr, geleneksel saatlere uyum salamakta byk zorluklar yaanmasna neden olur, uygun saatlerde uyumakla acayip saatlerde dinlenmeyle yetinmek arasnda bir seime zorlar insan. "Gecikmi uyku faz sendromu", yedi saatlik uykuyla yetinen, ama oumuzun ayakta olduu zamanlarda uyumak isteyen kiilerin durumunun, yani an baykuluk durumunun teknik tanmdr.42 Baykularn uyku zamanlannn neden byle acayip olduu henz belli deil, ama bunun aresi (yardm isterlerse elbette, zira baykular marur yaratklardr) var. Hastalarn sabah bir saat parlak, yapay bir a maruz braklmas eklinde gerekletirilen "fototerapi", saatin kademeli olarak ayarlanmasna dayal bir yntem olan "kronoterapi" ve akamlar normalde k sndnde salgla-

184

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nan bir hormon olan melatonin tedavisi, baykularla tavuklar orta yolda buluturabilir. Geleneksel yatma saatiyle ilgili yaadklar zorluklar ne olursa olsun, tavuklarla baykular en azndan 24 saatlik bir faaliyet dngsne sahiptir. Seyrek grlmekle birlikte, "24 saat uyuma-uyanma 43 bozukluu" daha byk bir sorundur. Bu tip bozukluklar daha ziyade, suprakiyazmatik ekirdekleri kendi i tempolarna gre alan ve 25 saate varan dnglere neden olan, krlerde grlr. Bu koullarda, seilen yatma saatleri gndz ve gece boyunca srekli kayar, yatma ve kalkma saatleri her seferinde bir saat atarak her ay iki ila gn geleneksel yatma-kalkma saatiyle akr. Bu rahatszlklar ok fazla sknt yaratr ve kolay kolay yok olmazlar. Zaman zaman ortaya kan insomni, daha ciddi hastalklarn habercisidir. Letarjik ensefalit balangc, zaman zaman "gnler ve geceler boyu hi durmadan sren kaotik huzursuz davranlar" eklinde kendini belli eder. Seyrek olarak baz vakalara rastlansa da, bu rahatszlk byk oranda tarihe karm durumdadr artk. Ama biyolojimiz mtemadiyen yem ve tuhaf rahatszlklar retir. ok ciddi ve son zamanlarda gndemde olan bir insomni nedeni, ilk kez 1985'te talya'da tanmlanmtr.44 "lmcl ailevi insomni", son on-yirmi yldr Britanya'dak bykba hayvanlarda salgn halinde grlen sngersi ensefalopati (sngersi beyin hastal) veya BSE ve onun insanlarda grlen biimi olan CreutzfeldtJakob hastalyla ayn hastalk ailesindendir. Btn bu hastalklar beyinde "prion proteini"nin birikmesiyle oluur. Bu protein salkl beyinde kk miktarlarda bulunur, ama "prion hastalklarTnda protein bir ekilde deiime urar ve normalde yalanm hcre unsurlarn sistem dna atan atk boaltm sistemi tarafndan "tlemeyecek" hale gelir. Sonra da birikerek felaket sonulara yol aar. Bireylere hem enfeksiyonla hem de kaltmla gemek gibi tuhaf bir zellii vardr bu hastalklarn. Hastalk enfeksiyonla bulaabilir, nk deiime uram protein, normal proteini deiime uram protein haline getirecek gce sahiptir. Hastaln kaltm yoluyla gemesinin, prion proteininin yapsnda bulunan ve kimileri proteini annda tlemez hale getiren kaltmsal protein eitlemeleri sayesinde gerekletii dnlmektedir. 1985'te geni bir talyan ailesinin 14 yesinde tanmlanan "tuhaf

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

185

lmcl uyku bozukluu"nun istisnasz ilk belirtisi insomniydi. nsomni balangcn izleyen aylarda, normal uyku ve ona elik eden EEG rntleri neredeyse tamamen yok olmutu. Bunlar olurken, "stupor" (yan uyku hali) nbetleri gittike olaan hale gelmi, bunlara rya benzeri deneyimler ve ryalarn ieriine uygun davranlar elik etmiti. 53 yandaki bir hasta "sk sk canl ryalar gryor, bu ryalar srasnda yatandan kalkp asker selam veriyordu. Akrabalar onu uyandrdnda, adam ryasnda kendini ta giyme treninde grdn bildiriyordu." Bu bilin bozukluklar, hafif ate ve dngsel hormon salgs ritmi kayb gibi otonom bozukluklarla birlikte grlr. Hastalk lerleyerek amansz bir biimde yal adamn lmne neden olmutur. Adamn beyninde en byk hasan talamus iindeki, esasen limbik sistemle iletiim halinde olan ekirdeklerin (anterior ve dorsomedial ekirdekler) grd ortaya km. Bu bulgu, bir nceki blmde karlatmz bulguyla, talamusun bilin durumlarnn denetimindeki nemine iaret eden bulguyla uyum iindedir. Hipersomni nsomni ile hipersomni, bu iki "dissomni" (uyku bozukluu) birbiriyle yakn bir iliki iindedir: Gn iinde uykulu olmann en yaygn nedeni, gece kt uyumu olmaktr. arpc bir bozukluk olan narkolepsi, her trl uyku bozukluunun btn unsurlanna sahiptir. Narkolepsi hastalan gndzleri dayanlmaz bir ekerleme arzusuna esir derler.45 Yorgunsak, msait bir ke bulduumuzda hepimiz kestiririz. Narkolepsi hastalarmaysa bunun iin msait bir ke gerekmez: Yemeklerde, tuvalette, hatta seviirken uyuyakalrlar ve beraber olduklan kiileri zerler. Bir baka hastalk belirtisi, kesin tehis konulmasnda zellikle belirleyicidir: Duygusal uyanlmlk anlannda ksa sreli fel (katapleksi) ortaya kar. Glme, bu durumu hzlandran en bilinen faktrdr, ama baka duygular da buna yol aar. Fel durumu, tam fel eklinde meydana geldii gibi enenin sarkmas veya dizlerin zlmesi eklinde de meydana gelebilir. Bir hastam, eini ilgilendirdiini bildii bir haber aldnda veya kt oyunu sirasmda eline iyi bir kt geldiinde kendine hkim olamayarak yere dtn anlatmt. Dier iki belirti uyku

186

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ile uyanma arasndaki eikte meydana gelir: Uykunun ilk anlarnda meydana gelen canb halsinasyonlar ve hastann uykuya dalarken veya uyanrken bir-iki dakika hareketsiz kald endie verici bir durum olan "uyku felci." Btn bunlar yetmiyormu gibi bu bozukluklardan mustarip olan kiiler geceleri kt uyurlar. Narkolepsideki temel sorunun REM uykusu dzeniyle alakal olduu fikri, bu muammal belirtilerde anlamldr. I sndrdkten sonra oumuz yava dalga uykusunun dzenli aamalarndan geerken, narkolepsi hastalar neredeyse aniden REM uykusuna dalar. Bu kiilerin grd halsinasyonlar, uyanma ile ryal uykunun bu her an yan yana bulunuundan kaynaklanr; uyku felci, ryada grdmz eyleri hareketlerle icra etmemizi nleyen "motor inhibisyon" beyin yan uyankken devreye girdiinde veya faaliyetini srdrdnde meydana gelir; ayn mekanizma, duygularla tetiklendiinde katapleksi ortaya kar. Narkolepsi yz yldan fazla bir zamandr biliniyor, ama altnda yatan neden hl bir sr. Yalnz, hemen yaknlarda yaplan bir aratrmada bu durumun kesin bir tespiti yaplm olabilir. "Oreksinler", hipotalamus iindeki hcreler tarafndan imal edilen ve oradan tanarak beyin sapnn eitli yerlerindeki sinapslarda salglanan, yenilerde kefedilmi bir peptid nrotransmitter snfdr. "reksin" ad ("anoreksin"in kart anlamndadr), bu madde farelerde itah uyard iin konmutur. nsan narkolepsisine benzer bir narkoleptik duruma sahip kpeklerin reksin reseptrlerinde kaltmsal bir anormallik olduu ortaya km. Narkolepsi leri olan insanlarn beyinlerinde belirgin biimde reksin eksiklii olduu anlalyor.47 Bu aklama zamann testinden geebilir de geemeyebilir de: Ama insanlarda REM uykusunu dzenleyen beyin sapndaki blgelerin hasar grmesiyle birlikte ortaya kan bu bozukluu hayvanlarda grlen benzer bozuklukla ilikilendirdii iin makul bir aklamadr. Narkolepsi hastalan, 1979'da tanmlanan u hastann bana geldii gibi, kt yasal sonular dourabilen skmt verici baka bir belirti daha gsterebilirler: "Kadn market alveriini yaparken bir keresinde market arabasma kavanozlar dolusu hyar turusu yklemi, yapt eyi arabay dan kardktan sonra fark etmi; kimseye belli etmeden arabay tekrar markete sokup hyar turularn yerine koymu... yalnz geenlerde bir hrdavat dkknndan birtakm
46

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

187

aletler alrken yakalanm." Bir sre gz altnda tutulup serbest brakldktan sonra bir gn "yine markete alverie gitmi ve ileri normalde hi almayaca trden etlerle dolu paketleri cebine tktrrken yakalanm... Hasta, arma olaylar srasnda yapt hibir eyi hatrlamadn iddia etmi; ald eyleri saklamak iin aba 48 gstermemi, ald eyler de iine pek yaramayacak eylermi." Bu beceriksiz hrsz narkolepsi hastasyd. Kadn, artk narkolepsinin zelliklerinden biri olarak kabul edilen "otomatik davran" sergilemekteydi. Bu davran genellikle, hastann kurtulmaya alt bir ba dnmesiyle balar, ardndan hastann daha sonra hatrlamad bir "boluk" dnemi yaanr. "Boluk" dnemindeki davranlar maksatl gibi grnebilir, ama "tipik bir biimde tekrarl ve streotiptir." Bu davran nc uyku bozukluu kategorisine, parasomnye dahildir muhtemelen. Parasomni Profesr denen kii, insanlarn uykusunda konuan kiidir. Anonim ... "uykularnda su ileyen kiiler ocuklarla mukayese edilirler... dolaysyla cezalandrlmazlar." Mackenzie, Discourse Upon the Laws ofScoland 49 Parasomnler, uyku srasnda grlen faslal davran veya deneyim anormallikleridir. Bizi ilgilendirenlerden beinden ksaca bahsedeceim: Uyurgezerlik, uyku terrleri ve onlarn yakn akrabas "uyku sarholuu", kbuslar ve yenilerde tespit edilen "REM uykusu davran bozukluu." Uyurgezerlik, yani somnambulizm, salnz iin kesinlikle sakncaldr. Bir hastamn Akdeniz seyahati srasnda, birinci kattaki odasmm penceresinden ktn, gzn dardaki beton zeminde atn anlatt hikyesini dehetle dinledim. Uyurgezerler maksatl hareket ediyor gibi grnrler, ama btn olarak durum hi de yle deildir: Benim hastam gibi, yaralanma riskleri ok byktr. Yrrken sakindirler, uyandrldklannda akllan karr ve yaadklar maceralar hatrlamazlar. Uyurgezerlerin bir ryaya kapld-

188

BLN, KULLANIM KILAVUZU

hayal edilebilir: EEG kaytlan rya grdklerini gsteriyor, yalnz derin yava dalga uykusunu tamamlamadan uyanrlar. Bu gibi ksmi uyanlar da uyku terrlerinin, "gece kbuslar"nn temelidir. Baz ebeveynler, bir ocuun uykusunun ilk birka saati ierisinde ortal ykan bir lkla, gzleri yuvalarndan uram bir ekilde ve soluk solua anszn uyaniyla ilgili tarifi hemen tanyacaklardr: nce yattnlmakta glk ekilen ocuk yava yava tekrar uykuya dalar. "L'ivresse du sommeil", yani uyku sarholuu, benzer bir rahatszlktr; dakikalarca srebildii gibi saatlerce de srebilen, sonrasnda derin uykudan anszn uyanmann grld bir zihin karkl durumudur. Ara sra zihin karklna saldrganln elik ettii de olur: Uyku sarholuu, birok hukuk sisteminde cinayetlerde hafifletici sebep saylr: "Bir adam gece ge bir saatte karsnn 'avluda hrsz var' lklanyla uyanm. Zihni bulank bir halde fevri bir hareketle baucundaki sehpadan silahn 50 kapt gibi n pencereye komu ve sokaktaki bekiyi ldrm." Uyurgezerlik, uyku terrleri ve uyku sarholuu birinci dereceden akrabadr: Hepsi de yava dalga uykusundan uyanrken, tipik olarak da uykunun en derin olduu gece saatlerinde meydana gelir. Bu saatlerde hastalarn uykularna mdahale etmek suretiyle bu rahatszlklar bilinli bir ekilde tetiklemek de mmkndr. Bir aile iindeki eitli kombinasyonlar halinde ortaya kabilirler. Bunlar hi de ender rastlanan bozukluklar deildir: 5-12 ya aras ocuklarn yzde 15'inden fazlasmda en az bir kere uyurgezerlik grld, bunlarn yzde 3 ila 6'snda bu rahatszln sreklilik kazand bildirilmektedir.51 Kbuslar ise evrenseldir. REM uykusunda meydana gelirler ve ocuklarn uykudan uyanmalarnn yaygm bir nedenidir; ocuklarmn bunu artk geceleri yatak odamz ziyaret etmek iin bir bahane olarak kullandklarndan da phe etmiyor deilim geri. Her ryada olduu gibi kbus srasnda da genelde geveizdir. Ama bu kuralm bir istisnas yakn zamanlarda gnna karld. '"Otoyolda motorsikletle gidiyordum. Bir baka motorsikletli yanma gelip motorsikletiyle beni yoldan atmaya alt. Motorsikletine arpp onu yanmdan uzaklatrmaya karar verdim. Tam o anda karm beni uyandrd ve 'Bana ne yapyorsun yle?' dedi. Tekmeler savuruyormuum ona nk.' Ryasnda adam her eyi aka

LMN KARDELER: BN PATOLOJLER

189

gryor, hibir ey duymuyor ve yoldan karlmaktan korkuyormu." Bu szler, her zaman huzursuz uyuyan, ama 63 yandan sonra uyku srasnda kendisine ve karsna tehlike oluturacak ekilde ryalanndaki hareketlerini taklit etmeye balayan, "emekliliinin tadm karan 67 yanda, zarif, ho, ruh sal yerinde" bir adama 52 ait. Ayn aratrmaclarn tarif ettii bir baka hasta, bir keresinde "ryasnda bir geyiin kafasna vurup boazlarken iki eliyle karsnn boazna yapm... O zamandan beri kars genellikle ondan uzakta yatmaya balam." Bu denekler zerinde yaplan ayrntl aratrmalar, bu kiilerin uyku srasndaki faaliyetlerinin REM uykusuyla birlikte baladm ve bu faaliyetlerin ryalarnn ierikleriyle uygun biimde gerekletiini ortaya koymutur. Bu bozukluun nrolojik bir hastalkla ilikili olduu durumlarda, bozukluun merkezi beyin sapdr. Bu bozukluun, son yirmi yl iinde hayvanlar zerinde yaplan almalarda kefedilen bir sendromun insandaki muadili olmas kuvvetle muhtemel. Ponstaki kesin olarak tespit edilmi kk hasarlar, normalde ryal uykuda meydana gelen kas gevemesini ortadan kaldrarak "oneirik" rya davrannn serbest braklmasna zin verir. Bu davranlar ounlukla stereotip saldrganlklar, "REM uykusu davran bozukluu"ndan mustarip olan insanlardaki tehlikeli manevralara ok benzeyen davranlar ierir. Bu blmde karlatmz fenomenlerin ou, sradan bilincin belli vehelerinin zlebilirliinin bir rneidir: Hareket, dil, bellek, ac, bunlarn hepsi belli koullarda zlrler. Uyku bozukluu baka tr bir zlmeyi rnekler, temel uyanlmlk durumunun kark halde ortaya km. ekil 4.4, szn ettiim eitli bozukluklarn uyanklk, rya grme ve yava dalga uykusu arasndaki kesime alanlarna denk geldiim gstermektedir.

Farkndalk lm Bilin bozukluklar yaygn ve nemlidir. Doktorlarn, kafasma darbe alp bilincim yitirmi bir hastann iyilemekte mi, yoksa ktlemekte mi olduuna veya anestezinin etkisi altndaki birinin farkndahnm aradan syrlmasn nlemek iin anestetik maddeyi daha

190

BLN, KULLANIM KILAVUZU

1. uyurgezerlik uyku terr uyku sarholuu 2. katapleksi, uyku felci, hipnagojik halsinasyonlar, REM uykusu davran bozukluu 3. lmcl ailevi insomni

ekil 4.4 Bilin durumlar arasndaki kesiim alanlar Ana bilin durumlar arasnda meydana gelebilen kesiim alanlarnn bir emas. Uyanklk ile NREM arasndaki kesiim (1. blge) uyurgezerlik, uyku terrleri ve kafa karklnn elik ettii uyanklk durumlarnda meydana gelir; uyanklk ile REM arasndaki kesiim (2. blge), narkolepsi (katapleksi, uyku felci ve hipnagojik halsinasyonlar), REM uykusu davran bozukluu ve berrak ryah uykularda grlr; bilin durumunun hepsi arasndaki kesiim (3. blge) seyrek tarif edilmitir.

yksek dozda vermek gerekip gerekmediine karar vermelerini salayan, bilinci lecek bir ynteme sahip olmalar nemlidir. "Bilin aral" bu noktay gzel tasvir eder. u olaylar dizisi kafaya alnan bir darbe sonucunda meydana gelebilir: Olay, diyelim attan dmeyi, bir sre bir bilinsizlik durumu izler. Hasta sonra kendine gelir, neler olduunu hatrlar ve baarismdan ikyet eder. Bu dnem, o kiinin bilin araldr. On dakika sonra kafa karkl balar; yirmi dakika sonra hastann ba dnmeye balar. Bilin dzeyinin azald grlerek beyinde pht biriktii, bunun beyin sapm ezdii ve derhal alnmas gerektii anlalmazsa, yanm saat iinde son kanlmazdr. Bilin azalmasyla ilgili geni szdaan (uyuukluk, stupor, obtundansiyon, yar koma), bir hastann farkmdalk durumunu tammlayamayacak kadar belirsizdir. "Koma endeksi", bilin dzeylerinin "nesnel" olarak tanmlanmasnda bir ara grevi grd iin ileri atlm nemli br adm saylr.

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

191

En ok kullanlan koma endeksi, kafa yaralanmalarna yol aabilen alkol kullanm ve taknlklaryla nl bir ehir olan Glasgow' dan kmtr.53 Glasgow Koma Endeksi, beyin yaralanmasndan sonra yaplan basit bir farkndalk lmdr. ekil 4.5'te rnei verilen ema kullanlarak parametreye (gz ama, en iyi "motor tepki", yani hastann yapt en kastl hareket ve en iyi "szl tepki") deer verilir: Azami 15, asgari 3 deerinden oluan birleik "koma endeksi", bu unsurun toplamdr. Bizim talihsiz binicimiz, attan dtnde geici bir sre 3 deerine dm, hzla kendine gelerek 15'e ykselmi ve komaya girerken tek tek deer kaybetmi olmal mesela. Koma endeksi, beyindeki hasarn ciddiyetiyle aa yukar doru orantldr. Koma endeksinin, ne zaman ameliyat yapmak gerektii, imekte olan bir beynin basncm azaltmak iin ne zaman nlem almak gerektii veya hastann yapay solunum cihazna ne zaman sokulaca gibi tedaviyle ilgili kararlarda temel bir yarar salad grlmtr. lkyardm kouunda ok iyi bir ara olsa da koma endeksi, baz koullarda tam anlamyla yanltcdr. Koma endeksinin farkndalkla ilgili toplad btn veriler hareket etme kabiliyetine dayanr. Ama ayn zamanda hem bilinli olabilir hem de tek bir kasmz bile hareket ettiremeyebiliriz. Bu tr durumlarla ilgili daha nce iki rnek grmtk. Ameliyat ncesinde bir kas geveticiyle fel duruma sokulan hastalarn ameli-

ekil 4.5 Glasgovv Koma Endeksi Yaygn olarak kullanlan bu endeks, doktorlarn gz amalarn, konumalarn ve hareketlerini dikkatle gzlemleyerek hastalarn bilin dzeylerine ilikin nesnel bir deerlendirmede bulunmalanna olanak tanr (her zaman olduu gibi: stisnalar iin metne baknz).

192

BLN, KULLANIM KILAVUZU

yat srasnda bilinlerinin zaman zaman yerine geldii olur: "Tp bilgisine sahip kadn"n basma byle bir talihsizlik gelmiti. Kilitlenme sendromlu hastalarn yapabildii tek hareket, gzlerini aa yukar oynatmak olmasna ramen bu hastalar tamamen ayktrlar. Daha birok baka nrolojik bozukluk ayn duruma neden olabilir. Mesela Guillain-Barre' sendromunda, bir enfeksiyonu takiben evresel sinirler sinyal iletme kabiliyetlerini geici bir sre kaybeder. Ara sra genel fel meydana gelir, ama hasta, sinirler kendilerini yeniden toparken yeterli yaam destei alrsa, merkezi sinir sistemi (ve farkndalk) bu durumdan hi etkilenmez. Bilincin deneyimlerimizi ilettiimiz btn bildik aralar yitirsek bile ayakta kalabilmesi, farkndalk konusunda koma endekslerinden daha dolaysz ltlere ihtiya dourur. Anestezi uzmanlarnn aratrmalarna dayanan iki yaklam mit vaat ediyor: Uyarlm potansiyel kayd ve EEG gzlemi. Bundan nceki blmde grdmz iitsel uyarlm potansiyellerin bu konuda zellikle yararl olduu anlald (bkz. ekil 3.5). Bir sesi iittikten sonraki ilk 10 milisaniye iinde beyin sap boyunca gerekleen faaliyetleri tespit etmek mmkndr. Bu faaliyetleri, sinyal kortekse ulat srada, dikkat nral faaliyeti etkilemeye balamadan nce meydana gelen olaylar yanstan "midlatensi iitsel uyarlm potansiyeller" izler. ekil 4.6'da da grld gibi, bu potansiyeller nispeten dzenli bir dizi tepe ve ukurlardan oluur. Daha nce karlatmz Alman aratrmaclar, deneklerinden hangilerinin anestezinin etkisi altndayken duyduklar hikyeyi hatrlayabileceim bu potansiyeller sayesinde tahmin etmilerdi.54 Anestetik madde, potansiyelin tepe ve ukurlarn geciktirmi veya yok etmiti. Dokuz hastada, ilk tepe olan Pa'nm gecikmesi 12 milisaniyeden az kmt; 21 hastada ise bu gecikme daha fazlayd, ilk kategorideki hastalara rtk hatrlama iaretleri sergileyen yedi hastann yedisi de dahildi, ki bu da midlatensi potansiyelin anestezinin derinliinin (veya tam tersi, baka trden bir farkndaln olabilirliinin) llmesinde kullanlabileceini akla getiriyordu. Profesr Jones ile alma arkadalar bu fikri gelitirerek uyarlm potansiyel tekniinin ilgin bir modifikasyonundan yararlandlar.55 Bu aratrmaclar, denee tek bir sesi defalarca dinletip so-

LMON KARDELER; BLN PATOLOJLER

193

40 60 80 100 (ms) ekil 4.6 Midlatensi iitsel uyan mi potansiyeller V, beyin sap iitsel uyarlm tepkiye karlk gelir (bkz. ekil 3.5). Na, Pa, Nb ve P1 midlatensi itsel uyarlm potansiyellerdir ve bunlar iitsel korteksteki erken faaliyeti yanstrlar.

20

nucun ortalamasn almaktansa sesi belli bir frekansta tekrarlanan seslerin "duraan bir dalga" oluturduunu gsteren bulgulardan yararlandlar. Bu tepki, ses tekrar ettii srece elektriksel arka planda kendini belli eder. Uyank bir denekte, en berrak sinyali reten frekans, yani "dzgn frekans" 40 tekrar/saniye'ye yakndr. Anestezi aratrmalanndaki gelenei srdrerek denek olmay kabul eden meslektalaryla yapt bir almada Profesr Jones, anestezinin etkisi arttka dzgn frekansn azaldm gstermitir. 25 tekrar/saniye civarndaki bir frekans azami duraan dalgay ortaya kardnda, denekler komutlara cevap vermeye devam ediyor, ama kendilerine geldiklerinde bunu yaptklarn hatrlamyorlard. 10'un altndaki bir dzgn frekansta hibir farkndalk biimine dair bir belirti yoktu (bkz. ekil 4.7). Bu alma, anestezinin etkisi altnda eitli farkndalk durumlarnn olabilecei fikrini destekler. Anestetik madde bizi etkisi altna almadan nce, evremizde olan biten eyleri alglayabilir, onlara karlk verebilir ve bunlan sonradan hatrlayabiliriz. Etkisi altna almaya balaymca, kabaca nce acy deerlendirme yeteneimizi, sonra prosedrle ilgili bilinli anlannz, daha sonra taleplere cevap verme yeteneimizi, en sonunda da iinde bulunduumuz durumla ilgili rtk ant kazanma yeteneimizi yitiririz. Bu keifler, anestezinin etkisi altndayken farkndalm ortaya

194

BLN, KULLANIM KILAVUZU

10

15

20

25

30

35

40

45

dzgn frekans (Hz)

kma ihtimali konusunda ie yarar bir lt de salar; ie yarar, ama dolayl bir lt. itsel uyarlm potansiyel, iitme yeteneimize dayanr: Hi kimse, sarln bilinci nlediini dnmez. Tam duyusal yaltmn bile otomatik olarak farkndalk kaybna yol aacama inanmak iin de ortada hibir sebep yoktur. Bilincin varolduu sonucunu, duyulara gerek kalmadan, dorudan beynin faaliyetine bakarak karmamz salayacak bir bilin ls kullanmak ok daha tercih edilebilir bir eydir. EEG byle bir l olmaya uygun mu peki? EEG'nin "orta frekans" diye tarif edilen bir yn, bir bilin ls olma vaadi tar.56 Bundan nceki blmde de belirttiim gibi, EEG'nin karmak izgileri, matematiksel adan st ste akan "sins" dalgalarnn bir kombinasyonu olarak tanmlanabilir. Sins dalgalan, monoton tepe ve ukur dizileridir; yksekliklerine ve frekanslarna gre, yani belli bir zaman aralnda meydana gelen dalga saylarna gre tarif edilirler. Serbeste dolaan sins dalgasna saf not denir; ykseklii bykln, frekans da derecesini tanmlar. EEG'nin orta frekans, st ste binip belli bir rnt yaratan dalga grubunda meydana gelen orta frekanstr. Uyank olduumuzda ve zihnimiz faalken, hkim frekanslar 5/saniye'nin ok stndedir, orta frekans ise 10 civarndadr. Doal derin uyku srasnda bu frekanslar 5/saniyeye kadar der. Anestezi derinletike, uyarlm tepkinin dzgn frekans gibi EEG'nin orta frekans da tedricen azalr: ekil 4.8'de anestezinin, anestetik maddenin dozu yukar aa oynadka deien zelliklerine gre

ekil 4.7 Anestezi srasnda dzgn frekans ve idrak Anestezi derinletike dzgn frekans azalr ve idrak ilevleri giderek bozulur.

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

195

oluan orta frekans grlmektedir.57 Etkileyici bir bant bu, ama burada da biraz temkinli olmakta fayda var. EEG znel durumumuzu gayet iyi yanstsa da, znel durumumuzun dorudan bir yansmas deildir. "Alfa koma" ile "endozepin koma" EEG'nin yetersizliini gsterir. Alfa koma, beyin sap zedelenmelerine bal olan ve (beklenenin aksine) EEG'de alfa ritimlerinin baskn grld koma eitlerini tanmlar.58 Hatrlayacanz gibi, alfa ritmi normalde, beynin uyank olduu dinlenme durumlarnn alameti farikasdr, gzler aldnda veya zihin faaliyete getiinde azalr veya yok olur. Komada olduklar kesinlemi hastalarn EEG'lerinde bu ritimlerin grlmesi, "orta frekans"n farkmdalk konusunda yanltc bir klavuz olabileceini gsterir. kinci rneimiz, yenilerde fark edilmi bir hastalk durumudur.59 Bu hastalktan mustarip olan kiiler kar koyamadklar ve gnlerce sren tekrarl uyku nbetleri geirirler. Biraz abayla hastalar uyandmlabilir, ama birka saniyeliine veya dakikalna, sonra tekrar uykuya dalarlar. Bu durumun aklamas kimyasaldr: Hastalarn beyinleri, yksek dzeyde "endozepin" olarak bilinen Valium adl sakinletiricinin endojen muadilleriyle doludur. Valium gibi endozepinler EEG'yi hzlandrr. Dolaysyla, endozepin komasndaki bir hasta tamamen uykuda olsa bile EEG ritimleri bariz biimde hzldr.

ekil 4.8 Anestezinin etkisi altnda orta frekans Anestezinin derinliini lmek iin alternatif bir yaklamdr. kinin altndaki bir orta frekans, anestezinin gereksiz derecede derin olduuna, drdn zeri ise anestezinin ok hafif olma riski tadna iaret eder.

196

BLN, KULLANM KILAVUZU

EEG farkndalkla ilgili ayrntl bir bilgi vermez, ama u an iin mkemmel olmasa da mevcut en iyi bilin lsdr. EEG'nin ve onun manyetik kardei MEG'nin srekli geliimi ile alan beyni grntleme konusunda kaydedilen hzl ilerlemelerin nmzdeki on on be yl iinde daha gl bir alet ortaya karacan ummak iin ortada her trl sebep var.

Sonu: Bilincin anatomisini karmak Bu blmde eitli farkndalk bozukluklar incelendi. Bunlarn ou, birinci anlamdaki bilince, yani uyanklk durumundaki bilince zarar verir. Fokal nbetler gibi baz bozukluklarla anestetik doza yakn dozlarda alnan uyuturucular bilincin ieriini deitirebilir de. Burada iki sonu zerinde biraz durmamz gerekiyor. Bir kere, bilin krlgandr. Sonra, ne kadar byl olsa da bilin fiziksel bir olaydr: Srekli olarak oksijen ve glikoz, elektriksel denge, temiz kan ve yeterli uyku gerekir, yoksa bilin gider. Bu blmden karlacak nc sonu, deneyim ve davranlarmz ne kadar tutarl grnseler de, stres altnda paralanmaya msaittirler. Birok rnekle karlatk: Baylmalar, nbetler, zehirlenmeler, bunlarn hepsi alglama, hatrlama, hareket ve konumann ayn yetenekler olduunu ortaya koyar. Bu durum, blmn balarnda cevaplamadan braktm soruyu tekrar gndeme getirir: Bunlarn hangisi bilinci meydana getirir? nsandaki gibi bir bilincin olumas iin belki bunlarn drd de gereklidir: Deneyimin artmas, dnyay ve dostlarmz hissetmemizi, onlarla ilikiye girip onlardan bir eyler renmemizi gerektirir. Bilin olutuktan sonra, hareket ve konuma ivedi nemlerini ksmen kaybederler. "Tp bilgisine sahip kadn" ne hareket edebiliyor ne de konuabiliyordu, ama olaylar net bir ekilde hissedebiliyor, hatrlayabiliyordu. Onun bilinli olduunu kimse inkr etmez diye tahmin ediyorum. Bellek yok olup da sadece alg kaldnda ise farkndaln devam edeceinden pek emin olamayz: lan Russel'n eitli anestezi uygulanan hastalar zerinde yapt aratrmada byle bir durum konusuydu mesela. Rahatsz edici belki, ama ben iletiim yetenei (hatta onu hatrlama yetenei) yok olmasna ra-

LMN KARDELER: BLN PATOLOJLER

197

men deneyim kapasitesinin varln srdreceinden phe duyulmas iin ortada hibir sebep gremiyorum. Drdnc sonu, ksmen ncsnn bir devam niteliinde. Bilincin varln veya yokluunu belirlemek son derece g olabilir. Sadece davran, sonrasnda olay ann hatrlama, otonom tepki verilerine, hatta (u anki durumda) beyindeki faaliyetlerin lmne bile gvenemeyiz. Bunlarda bile byle bir sorunla kar karya kalyorsak, hayvan bilinci sorununda aklmzn karmasna amamal. Baz rnekler kolay anlalr: Bugn empanzelerin veya yunuslarn evrelerinin bilincinde olduu grn pheyle karlayan pek kimse bulamazsnz. Bu durumu doal karlarz, nk bu hayvanlar davran, fizik ve fizyoloji bakmndan bize benzerler, yle ki, znel durumlarnn da (br dereceye kadar) bizimkine benzemesi hayli yksek bir ihtimaldir. Benzetmeye dayanarak argman ileri srmek ok cazip grnyor. Peki ama somon, ylan ve rmcekte ne yapacaz? Burada benzerliklerimiz snrl; ayrca insan bilincinin mekanizmas ve ilevleriyle ilgili bilgimiz de, bu hayvanlarn bir eit farkmdala sahip olup olamayacama tam bir otoriteyle karar vermemizi engelleyecek lde az. 60 Bu drdnc sonu, can skc bir sonu ayn zamanda. Hayvanlarn farkndal konusu alengirliyse, bilincin bedenden ayr olabilirlii ok daha sorun yaratan bir konudur. Bu ve bundan nceki blmde incelediimiz her ey, sinir sisteminin bilincin "ana maddesi" olduu dncesini akla getirir. Ama insanlarda, zihni madde d bir cevher, fiziksel bedene psikolojik hayat fleyen ruhani bir varlk olarak alglama eilimi ok gl. Ruha olan inancn ok yaygn oluu, len kiilerin anlarmzda ok canl bir biimde yaadklarn grnce bizleri ebediyen terk ettiklerini bir trl kabul etmek istemeyiimizden kaynaklanyordur belki de. Kayna ne olursa olsun bu inan, beynin hasar grmesi durumunda farkndaln da hasara urayp paralanabildiim gsteren zengin verilerle ciddi biimde sorgulanr hale gelmitir. Bilincin beyindeki balarndan kurtulabileceini inkr etmek kstahlk olur (dnya nfusunun byk bir blm kurtulabileceine iyice inanm durumda zaten), ama byle br eyin gerekletiine dair veriler, en iyi ihtimalle, zayftr. Bilgimizin uurlarna ulatk: "zerine konuulamayan konusunda susmal."61

BLNCN ER

Karanlktan Aydnla: Bilincin Yapsal Temeli (ii)

Veya zihin eterin etkisiyle bilinli, ama hibir eyin bilincinde deilse... T. S. Eliot, "East Coker"'

Giri Bilincimiz yerindeyken, daima bir eylerin bilincindeyizdr. Bilincin ieriiyle ilgili bilimsel yaklama rnek olarak grme duyusunu setim. Grmenin hayatmzda zel br yeri vardr, onsuz zengin bir insani varolu pekl mmkn olsa bile. Grmeye verilen nem soyumuzu yanstr: Afrika maymununun beyninin yarya yakn grmeye ayrlmtr. Grmenin bilim insannn karsna ne denli etin bir sorun kard apak ortada. evreye bakn bir: aba sarf etmeden grdnz ekiller ve renkler, derinlik ve hareket, bunlarn hepsi beyin tarafndan yaratlan eylerdir.2 Nasl? Bu basit soruyu cevaplamak yirminci yzyln byk beyinlerini epey megul etmitir: Grme, insann en ok (ve en baarl ekilde) incelenen duyuudur. Grmenin gzdeki balanglar molekler dzeyde ayrntsyla biliniyor. Olaanst bir keif dizisi bu molekler olaylar, onlarn beyindeki yansmalarndan doan grsel bilinle birletiriyor artk. Bu blm, bu keif dizisini, n gze geliinden grsel farkndaha kadar takip ediyor.

202

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Grmenin buradaki amalarmz asndan cazip bir yan daha var. Grmeye hizmet eden yollar, tpk dier duyulara hizmet eden yollar gibi, beynin aznda yer alr: Bu yollan, labirentvari alarn iinde yolumuzu kaybetmeden izleyebilmeliyiz. "Grme sistemTne ayaklarmz salam bastktan sonra, grmenin bellekle, dille ve deneyimimizin ekillenmesine yardmc olan dier kabiliyetlerimizle bulutuu ufka dikebiliriz gzlerimizi. Sonraki blmde, beyin hasan dolaysyla grmenin bozulabildii (veya beyin hasarndan zarar grmeden kurtulabldii) baz ilgin durumlar inceleyeceiz. Grme, bilinle ilgilenen bilim insanlar iin bir av sahas haline gelmitir. Blm bilimin grme deneyimi konusundaki aklamalarn nereye kadar ilerletebilecei sorusuyla bitireceiz. Hikye gne nda balyor.

Ik ve grme duyusunun evrimi Ik Gndzleri evremiz bol kldr. Gne, gezegenimizi ortaya ktndan beri klaryla dvmektedir; nce hayatn ilk belirtilerini, daha sonra da grme duyusunu ortaya karmtr. Grmeyi anlamamz iin biraz tanmamz gerekir. Ik enerji tar (souk kuzey blgelerimiz gnein dokunuuyla sndnda hep bu durum gelir aklma). 300 yl akn bir sredir yaplan deneyler, memnuniyetle karlanan bu habercinin ift doaya sahip olduuna iaret eder. Ik bazen bir enerji dalgas gibi davranr. Dalgalar (ister denizdeki alalp ykselen dalgalar olsun, isterse beyin boyunca titreen dalgalar) iki zelliklerine gre tanmlanabilir: Arka arkaya gelen tepe noktalan arasndaki uzakla, yani dalga boylarna ve genliklerine, yani yksekliklerine gre. Beyaz k, dalgalarn saf bir karmdr: Prizma beyaz oluturan nlar birbirinden ayrr. Prizma, yamurun gkkua olutururken yapt eyi yapar ve ksa dalga boylu, yksek enerjili mavi klan renk yelpazesinin bir ucuna, uzun dalga boylu, dk enerjili krmz klan da yelpaze-

KARANLIKTAN AYDINLIA

203

nin br ucuna ayrr. Isaac Nevvton prizmalarn bu zelliini on yedinci yzylda tarif etmitir. On dokuzuncu yzyln fizikileri, n dalgaya benzedii inancn destekleyen baka nedenler de buldular: Inlan birbirleriyle su dalgalannki gibi bir iliki iindeydi, tepeler st ste bindiinde toplanyor, tepeler ukurlarla karlatnda yok oluyorlard. "Dalga teorisi"ni destekleyen bu veriye ramen, bugn artk n her biri kk bir enerji paketi, yani "kuantum" tayan sreksiz paracklar dizisinden olutuunu ima eder davranlar sergiledii baka balamlarn da olduunu biliyoruz. Mesela, mavi k kuantumlan krmz k kuantumlanndan daha fazla enerji ierir. "Dalga-parack" kilii, yirminci yzyl fiziinin nemli bir sorunuydu. Bazen k dalgalan parack gibi davranrken, bazen de paracklar dalgaym gibi davranlar sergiler. In bu iki basit "model"inden birinde karar klamam olmak can skc gelebilir, ama k bizim teorilerimize neden uyum salamak zorunda olsun ki? Ik nihayetinde ktr. ster onun dalga olduunu dnelim, isterse parack dizisi, grebildiimiz nm bandnn ok daha geni bir yaylmn kk bir ksm olduunu kesin olarak biliyoruz. "Elektromanyetik tayf, 25 log birim deikenlik gsteren dalga boylan ierir; baka bir deyile, en uzun dalga boylan en kk dalga boylarndan 10.000. 000.000.000.000.000.000.000 kat daha uzundur. Grnr tayf, bu tayfn tek bir log birimi iindedir. Mavinin dalga boyundan biraz daha ksa dalga boylan mortesi dalgalar alanna dahildir; daha da ksa dalga boylan X ve gama nlan alanna, ozon tabakas sayesinde korunduumuz (veya bir zamanlar korunduumuz) enerji dolu, ykc gce sahip ma biimlerinin alanna girer. Krmznn uzun dalga ksmnda yer alan dalga boylan kzltesi dalgalan alanna dahildir; tayf yukar doru biraz daha izlediimizde, yemeimizi piirdiimiz mikrodalgalarla ve bize haberleri ulatran radyo dalgalaryla karlanz.

204

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Ik ve hayat Ne gne gsteriyordu bir eyi brne, Ne ay Evrelerinden geiyordu gkyznde... Ted Hughes, "Creation"
3

Gneten gelen nmlarn yeryznn oluumundan bu yana geen 4.5 milyar yl boyunca hayata byk katks olmutur. Birincisi hakknda ok az ey bilebiliriz. ila drt milyar yl nce, gneten gelen enerjiyle dolup taan dnyadaki kimyasal ortamn, karbon, azot ve su gibi basit atom ve molekllerden karmak molekllerin biimlenmesine olanak tanm olabilecei dnlyor. Tesadf eseri bu karmak molekllerden, nkleik asitlerden bazlar kendi kopyalarn yapma yeteneine sahip oldu. Hayatn kkeniydi bu. Bu tr molekller ortaya ktktan sonra, X ve gama n bombardmanlar yaplarnda deiikliklere neden oldu. Bu deiikliklerin ou molekllere zarar vermi, onlarn yok olmasna neden olmutu, ama ara sra bir mutasyon molekllerin hayatta kalma ve oalma ansm arttrmt. Doal seilimin aralarndan tercihini yapt (ve yapmaya devam ettii) hayat biimlerindeki eitliliin balangcyd bu. Gne nn ikinci byk katks 2 ila 3 milyar yl nce gerekleti. Fotosentezin evrimi, talihli baz organizmalarn gne enerjisinin yardmyla karbondioksit ve sudan eker ve niasta gibi karbonhidratlar mal etmelerine olanak tamd. evremizdeki bol yeillik bu manevrann baarsn kantlar; ve bu yeillikler hayvanlar alemindeki ou hayvann yiyecek zincirinin ilk halkasn oluturur. Fotosentez ayn zamanda havaya oksijen salar ki bu da dnya gezegeninin atmosferini dnme uratmtr. Fotosentez, bizim gibi yeryzne daha sonra gelen canllarn gne sayesinde hayatta kalabilmesini de salamtr; bizler gne nn rettiklerini hem solur hem de yeriz. Fotosentez, klorofil adl pigmentin n etkisiyle aarmasna dayanr. Yakalanan k bir enerji kayna oluturmakta kullanlr

KARANLIKTAN AYDINLIA

205

Gne nc katksn 500 milyon ila bir milyar yl nce, bakan gzleri aydnlatmaya balad sralarda yapmtr. Ondan sonra k enerji kayna olduu kadar bilgi kayna haline de gelmitir.
Hayat ve grme

Bir bor daha olduu kesin. iekler... insan dnyada belirmeden ok nce de ayordu. iekler insan deil, bcekleri cezbetmek iin evrimletler. Kelebekler renk kr olsa, anlar keskin bir koku duyusuna sahip olmasayd, insan doal dnyann sunduu en byk keyiflerinden birinden mahrum olurdu. David Attenborough, Life on Eart Duyularmz deiip de ok daha hzl ve keskin bir hal alsayd, nesnelerin grnyle dzeni ok farkl grnrd gzmze. John Locke, An Essay Concerning Human Understanding
5

Darwn, gz gibi "son derece mkemmel organlar"n doal seilim teorisine kar bir kant olarak ileri srlebileceinin gayet farkndayd. Bu organlarn kusursuz tasarmlan bir Yaratc'nn bilinli bir almasn akla getirir elbette. Danvin'in de yazd gibi: "Btn o esiz tertibatyla gzn... doal seilimle olumu olabileceini varsaymak, aka itiraf ediyorum, samaln daniskas gibi grnmektedir."6 Danvin, Asa Gray'e, "bugne kadar gz bana hep souk terler dktrd," diye itirafta bulunmutur.7 Ama bu terlerin stesinden geldi: Ya "basit ve eksik bir gzn karmak ve mkemmel bir gz haline gelmesini salayan ve her biri organizmann iine yarayan saysz geliim aamalarnn var olduu gsterilebilirse"? O zaman "doal seilim yoluyla tasavvur edilebilir mkemmellik derecesine ulamak mantksal adan hi de imknsz olmayacaktr."8 1859'da, Trlerin Kkeni'ni bitirdii sralarda gzlemleri, bunun "kesinlikle doru" olduuna onu oktan ikna etmiti. Evrim biyologlar bazen "Byle Odu te Hikyeleri", kt kantlar zerine ina edilmi cezbedci hikyeler anlatmakla sulanr. Bilim bu tr hikyelerden ibaret deil elbette, ama Darwin'in iddialarndan kafanz karmsa, konuyu deerlendirmeden nce byle hikyeler oluturmak yardmc olabilir. lkel bir yaratk, suda yaayan

206

BLN, KULLANIM KILAVUZU

bir tek hcreli hayal edin. Kendisine benzeyen dier hcreler gibi proteinlerle bezeli bir yzeyi var. nce bunlarn hibiri "grmyor." Sonra, bu proteinlerden birinde meydana gelen ufack bir deiimin n etkisiyle eklinin deimesine, hcre zar iinde hafife eilip bklmesine yol aacak bir etkiye sahip olduunu hayal edin. Hcre zerinde etkisi olan kuvvetleri deitirdii iin bu durum, hcrenin gnele aydnlanan su iinde dnerek hareket etmesini, gne yla gzelce snm bir halde eskisine gre daha fazla yiyecekle karlamasn salayabilir. Byle bir yaratk "kr" arkadalarndan daha hzl byyebilir, onlardan daha hzl reyebilir. Sonuta, hcreye "grme"yi ihsan eden proteini tayan gen baarl olacaktr. Her zaman olduu gibi, genin oalmasnda zaman zaman doal hatalar meydana gelecektir. Yaratklardan bazlar aleyhlerine ileyecek bir gelimeyle "grme geni"ni yitirecektir. Bazlarnda bu yetenek ki kat artacaktr. "Grme"nin yararl bir ey olduu kabul edilirse, zamanla hcre yzeyi zerinde bir "grme" proteini kmesi oluacaktr: Amibimiz bir eit gze sahip olacaktr; elbette bir de "uyuma-uyanma dongs"ne. Bu yaratn ok hcreli seleflerinde baz hcreler a duyarl proteinlerin imalatnda uzmanlaacaktr. Bu seleflerden biri su solucan olsun mesela. Su solucannn "gz" pigmentli hcrelerden oluan bir topluluktur. Gz zaman zaman anarak hasar gryor. Bu hcrelerin bymesini etkileyen kk bir mutasyon onlarn solucann vcut yzeyinden biraz ieri doru gerilemesine neden oluyor ve bir "gz ukuru" yaratarak bu sorunu gideriyor. Bu mutasyon poplasyon iinde hzla yaylacaktr. Ama ara sra gz ukuruna bir kum tanesi kayor ve solucann grn engelliyor. Baka bir basit mutasyon, gz ukurunun zerinde ince (effaf) bir deri tabakas oluturup kum tanelerini nleyebilir ve solucana kk bir avantaj daha salayabilir. Su solucannn gz tedirgin edici lde bizimkine benzemeye balar. Su solucanmzn sadece gz deil, her taraf evrim geirmektedir elbette. Anatomisinin dier blmlerini etkileyen mutasyonlar su solucannn basit bir sinir sistemine sahip olmasna izin vermitir. Sinir hcrelerinden bazdan pigment hcreleriyle bir iliki gelitirmitir. In massedilmesi sadece hcredeki pigment proteinini

NSZ

207

eip bkmek yerine, pigment hcrelerinde sinir hcrelerinin tetkik edebilecei kimyasal bir deiime neden olmaktadr. Ik, solucann basit "beyni"ni, kaslar harekete geiren sinirleri uyararak solucann yiyeceini temin ettii ve iinde yzd gnele aydnlanm suya doru hareket etmeye tevik eder. Gzn koruyucu derisi baka olanaklar da yaratr. Gz ukurunu kaplayan deri tabakas biraz kalmlarsa, basit bir mercek gibi alabilir. Daha nce salt kla glge arasndaki fark tespit eden gz, imdi d dnyann bir imgesine alabilmektedir. Bunun gibi hikyeler, basit bir gzden karmak bir gze doru atlan her kk admn "canl iin yararl" olmasn makul klacak ekilde geliir. Ama, byle bir eyin gerekten olduuna dair bir kant olmasayd bu hikye pek de ilgi ekmezdi. Darwin'in ngrd gibi, artk epey bir kant var.9 Gzdeki yumuak dokular fosil olarak pek iyi korunmamtr. Gzn evrimine ilikin tam bir kayt oluturmay mit edemeyiz,

ekil 5.1 Gzn evrimi Birbirine akraba trlerden oluan bir grupta giderek karmak bir yap kazanan gzlerin art arda sralanmas, metinde anlatlan hikyeye benzer bir evrim hikyesine imada bulunur (ek = cams kitle; dd = d deri veya kornea; m = mercek; la = lakuna).

208

BLN, KULLANIM KLAVUZU

ama ortada fikir verici birok ipucu mevcut. Anlattm hikyede geen birok "aama" rnei yaayan hayvanlarda da bulunabilir, hatta bazen embriyondaki geliimleri izlenebilir. Birok tek hcreli organizmada a duyarl "ilkel gzler" vardr. ok hcreli deniz salyangozunun gz basit bir ukurdan ibarettir. nsan gznn mercei embriyonda bir deri olarak hayata balar, embriyonun geliimiyle birlikte gzn yzeyinden aynlr. Birbirine akraba eitli hayvan gruplarnda canl rneklerden "daha mkemmel bir gze doru dzenli bir dizi"yi yeniden ina etmek mmkndr (bkz. ekil 5.1). ok farkl trler zerinde yaplan ayrntl karlatrmalar, her trl gzn yeryznde hayat baladndan beri 40-65 kez evrim geirmi olabileceini akla getirir. Ama molekler biyolojide elde edilen son bulgular, meyve sinei ve insan gibi birbirinden apayn hayvanlann gzleri arasndaki baz yakn benzerliklere de iaret eder. Gzleri ok farkl grnr. Bcek gz, her biri a dorudan "bakan" dizi halinde saysz mercekten oluur. 500 milyon yandaki kambriyen dnemi kayalannda bulunan Trilobitlere ait bilinen en eski gz fosillerini andrr bu gzler (bkz. ekil 5.2). Eski veya bugne ait bu bcek gzleri, tek bir byk mercei bulunan (ki insan

ekil 5.2 Tribolit gz Tribolitler, 500 milyon yl kadar nce yaam, tespih bceine benzeyen bltl yaratklard. Bu gzel korunmu (fosillemi) rnein birleik gz, hayvann kafasnn kenarnda rahatlkla grlebiliyor.

KARANLIKTAN AYDINLIA gzbebei

209

kornea gz ak kirpiksi kas

grme snr retina ukuru

ekil 5.3 insan gz ekilde " ekvatoru" ndan kesilmi insan gz grlmektedir; nde kornea ile gzbebei, arkada retina yer alr. Grme siniri retinadan beyne gider.

gz bunun tipik bir rneidir) omurgal hayvanlarn gzleriyle ak bir ztlk gsterir (bkz. ekil 5.3). Ama grn aldatc olabilir. ncelikle, her iki gz eidindeki pigment proteinleri arasnda 10 gl molekler benzerlikler mevcut. Bunlarn ortak bir atadan ktklarna hi phe yok. Grmenin evrimi iin kilit bir nkoul olan a duyarl molekl belki de sadece bir kere ortaya km ve btn hayvanlar lemi iinde bundan yararlanlmt. Birbirine benzemeyen bu gzler arasndaki ilgi ekici baka bir balant ok yakn zamanlarda ortaya kt.11 Meyve sinei Drosophila birok genetik aratrmann konusu olmutur; bu aratrmalarn ou sinein DNA yapsndaki anlk deiimlerle, ayrca anatomi ve davranlarnda meydana gelen deiimlerle ilgiliydi. Bu aratrmalar srasnda gzsz genin, yani gzn geliimi iin gerekli olan DNA'nn bir parasnn insanda gzn

210

BLN, KULLANIM KILAVUZU

geliimini denetledii bilinen Pax-6 adl genle yakndan ilikili olduu ortaya kt. nsandaki bu gende meydana gelen mutasyonlar gzde iris kaybna, yani "anirdi"ye neden olur, ki irisi olmayan gzler a kar an hassastr ve bu durum ocuklukta grmeyi tehdit eden katarakt gibi sorunlara yol aabilir. Pax-6 geninde anormallikler bulunan fareler gzck adyla bilinen bir anormallie sahiptir. Bugnk bceklerin gzleriyle memelilerin gzleri arasndaki arpc yzeysel farkllklara ramen, modern genetik aralarnda eski bir evrim balants olduuna gl bir biimde iaret eder. Gzlerimiz bugnk biimini alana kadar hangi dolambal yollardan gemise gemi ve dnyamz ykayan nmn sadece kk bir ksmn tetkik edecek ekilde bir evrim geirmitir. Peki ama grme duyusu, geni elektromanyetik tayfn neden bu belli parasna bir pencere asn ki? Fotosentez ortaya ktndan ve ozon tabakas olutuundan beri yeryz gneten gelen yksek enerjili nmdan korunmaktadr. Bu hava koullarnda dnya, gzlerimizin hassas olduu dalga boylannda en parlak biimde aydnlanr ve grme yetimiz snrl bir gr alanndan en iyi ekilde yararlanr. Daha yksek enerjilere sahip nmlar her koulda canl dokulara zarar verebilir; gz de bu nmlardan saknmakta fayda vardr. Grnr tayfn dnda yer alan dk enerjili, uzun dalgal nm gze yeterli sinyal gnderemeyebilir. Son olarak, mercek kullanan bir gz, tetkik ettii dalga boylarnn alanm snrlamak zorundadr, yoksa oluan grnt bulanklar. Bu snrlamalar kesin deildir: John Locke'nin de ileri srd gibi, durum sanldndan farkl olabilirdi. Baz hayvanlar iin yledir de. Arlarn gr alanlar mortesi dalgalara kadar uzanr, bizim grmediimiz ieksi "bal klavuzlarn grmelerini salar. Ylanlar, kzltesi nma ayarl, ok duyarl bir scaklk duyusu kullanarak avlarnn yerini tespit ederler. Bu yaratklar, dnyann klavuzsuz duyularmzn da pekl tespit edebilecei, ama bu halleriyle tespit edemedikleri vasflarna tepki verirler.12 Ama hepimiz iin, sizin, benim ve meyve sinei iin, grme sreci pigmentin aarmasyla balar.

KARANLIKTAN AYDINLIA

211

Retina: Hassas pigment En ufak eyleri yakalamak Bir hcrenin a duyarl hale nasl geldii bizi ok da ilgilendirmez... Charles Danvin, Trlerin Kkeni'
3

Muhteem tasarmna ramen gzn ilevi baya basittir: Retina zerine dnyann bir grntsn drmek (bkz. ekil 5.3). Gzn arka duvarn saran ince bir doku tabakas olan retina gelen beynin okuyabilecei ekilde dntrr. Bu mucizevi sonu, emen pigmentlere sahip 100 milyon kadar hcre tarafndan al14 nr. omak ve koni adlaryla bilinen bu hcrelerin kkenleri kk bir anatomik ayrntdan anlalabilir (bkz. ekil 5.4). Hcrenin i ve d paralan birbirine bir titrek tyle baldr. Titrek tyler, genellikle svy dven (ya hcreyi ileri doru hareket ettirmek iin veya svy hareket ettirmek iin) uzun kollara sahip hcrelerde bulunur. Spermin kuyruu ortama uyum salam bir titrek tydr mesela. Ama, solucandan insana uzanan geni tr alan iinde, titrek tyler tespit eden hcrelerin evrimine doru gei noktasn oluturur (bkz. ekil 5.5). omak hcreleriyle koni hcreleri ayrntda birbirinden ayrlr, ama ortak bir temel tasarma sahiptirler. D para, hcre zarnn i kvrmlarnn byk bir ksmm ierir. omak hcrede rodopsin adyla bilinen, tespit eden molekl, bu i kvrmlarda gmldr: Bir omak hcrede 100 milyon rodopsin bulunur. Rodopsin, tmyle deilse bile, temel olarak proteinden oluur. Protein bileii olan opsin zar iinde katlanarak -cis retinal adyla bilinen A vitamini trevi bir maddenin yuvalanmas iin uygun bir ortam salar, -cis retinal zerine bir k kuantumu vurduunda, tpk nceki ksmda bahsettiimiz hayali moleklmzde olduu gibi, bu maddenin eklini deitirir. Bu madde bir kez "all-trans retinal" haline geldiinde, artk yuvasna smaz olur. Bunun sonucunda opsin de ekil deitirir, bylece hcre indeki bir dizi "ikinci haber-

212

BLN, KULLANIM KILAVUZU diskler sitoplazmik alan

ekil 5.4 omak ve koni hcreleri (a) ortalarndan yaradklarnda omak hcreleriyle koni hcrelerinin yukandan aaya doru grnleri tasvir ediliyor; (b) hcre ekillerinin boyutlu grnleri grlyor. "Titrek tyler"in varlklarn srdrdklerine; omak ve koni hcrelerinin ikisinde de ieriinde "k pigmenti" bulunan hcre zarnn i kvrmlarna; tespit etmede zellemi proteinlere; ve omak ve koni hcrelerinin tabannda yer alan, n geliinin nrotransmitter salgs oranndaki deiimle iletildii yer olan sinaptik terminallere dikkat edin.

ci"nin retimini hzlandracak yeni bir kimyasal yetenek kazanr. Bu habercilerin sonuncusu, hcre zarnda omak hcresinin "kara aknts" olarak bilinen srekli bir sodyum ak salayan bir kanal kapatr. Bu akntnn azalmas hcre iindeki pozitif ykn

KARANLIKTAN AYDINLIA

213

ekil 5.5 Ik reseptrlerinin evrimi ekilde birok trde rastlanan k reseptrleri arasndaki muhtemel iliki grlmektedir. Reseptrlerin kkeninin, tek bir titrek tye sahip hcrede olabileceine dikkat edin: Bu yapya sahip, a duyarl basit hcreler baz trlerde hl bulunmaktadr. F, ait olduumuz kordallar (srt iplikliler) filumu (veya grubu) iinde bulunan k reseptr tipidir. D ve M tipleri, salyangozlarla smkl bceklerin de dahil olduu karndan ayakllar filumunda; K ve P tipleri, midye ve istridyenin de dahil olduu ift kabuklular filumuyla bceklerin dahil olduu eklembacakllar filumunda bulunur.

azalmasna yol aar. Bunun zerine omak hcrenin nrotransmitter salgs hcrenin zerine vuran n miktar orannda azalr (k reseptrleri "dereceli" bir sinyal rettikleri iin "ya hep ya hi" sinyalleri reten nronlar arasnda istisnadrlar). Ik ve glge oyunu bu dolayl aralarn yardmyla sinir sisteminin nrokimyasal akna tercme edilir. Rodopsine yakndan bakldnda, bu srecin i hikyesi okunabilir. Opsinde 348 amnoasit ve plazma zanndakinden yedi kat fazla halka bulunur. Bileimi, bykl ve ekli soyuna iaret eder. Rodopsin, sinir sistemi indeki ikinci haberci sistemlerinde bulu-

214

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nan reseptr ailesine dahildir. Retinalin yardmyla rodopsin a vcut iinde yollanm bir sinyal muamelesi yapar. Kimyasal bir hile, kendi iimizdeki iletiimde kullandmz yntemlerden d dnyadaki olaylarla balant kurmak iin yararlanlmasn salar. Zaten baka trl de algnn faaliyete geebilmesi zor olurdu. Ztlarn iletiimi Retinalarmzn her biri 100 milyon kadar omak hcreyle 6 milyon kadar koni hcresine ev sahiplii yapar. Koni hcreleri retinann merkezinde younlamtr; burada gr alannn merkezini tetkik ederler. lerindeki pigmentlerin en ok massettikleri n dalga boyuna gre "mavi", "yeil" ve "krmz" olmak zere eittirler. Bu eit koni hcresinin faaliyetleri arasndaki karlatrma renkli grmenin temelini oluturur. omak hcreleri retinann merkeznden uzakta younlamtr. Lo a kar koni hcrelerinden daha hassas olan, ama birbirlerine onlar kadar yakn olmayan omak hcreleri gece grmz salarlar, ay nda glgeli bir dnyay gzmzn nne sererler. Az nce vurguladm, n omak ve koni hcreleri tarafndan bir nral sinyale "evrilmesi" ilevi, retinann iki temel ilevinden biridir. Retinann ikinci grevi, grsel dnyamz meydana getiren analiz srecini balatmak, k ve glge dansndan bilgi elde etmektir. Bozulmam bir k alan bilgi vermez. evremizi tanmamz keskin parlaklklar, renklerdeki ton farkllklar, zt hareketler ve derinlik salar. Dolaysyla, retina beyinle temel olarak grsel sahnedeki sreksizlikler zerinden konuur. Peki bu dzensizlikleri nasl tespit eder? Retina minyatr bir beyindir. Aslna baklrsa, retina embriyonda beynin bir srgn gibi geliir. nsanda ve dier omurgallarda retina ilgin bir "ters" yapya sahiptir (ama mesela ahtapot ve mrekkep balklarnda byle deildir). omak hcreleriyle koni hcreleri retinann tam arkasnda, yakaladklar n ulat en uzak kede yer alr (bkz. ekil 5.6). Ik onlara ulaana kadar iki sinir hcresi tabakasndan gemek zorundadr. Bunlar retinann beyin gcn oluturur.

KARANLIKTAN AYDINLIA

215

ekil 5.6 Retina ekilde retina iindeki nron tabakalar grlmektedir. ekildeki retina amur semenderinin retinasna aittir, ama genel yap insan retinasnda da benzerdir. ekil, yaplarnn btn halde grlebilmesi iin birka hcrenin boyand Golgi yntemi esas alnarak izilmitir (ak hcreler boyanmamtr). Ik reseptrleri (R) retinann arkasnda yer alr; a verdikleri tepki, aksonlar grme sinirini oluturan ganglion hcreleri (G) araclyla beyne iletilir; aradaki yatay (Y), iki kutuplu (1) ve amakrin (A) nronlar ganglion hcrelerin tepkilerini ekillendirirler, bu sayede ganglion hcreleri beyni en bata grsel sahnedeki zt blgeler konusunda bilgilendirebilir. M, Mler hcresine karlk gelir. Bu hcre nron deildir, glial hcredir.

Retinann "grme siniri" boyunca beyne akson gnderen "kt" hcreleri onun "ganglion hcreleri"dir. Bu hcreler omak hcreleriyle koni hcrelerinin en uzanda yer alr. Her ganglion hcre, k reseptrlerinin faaliyetinin bir rneini retinann kk bir dairesel alannda gerekletirir; buras hcrenin alg blgesi (reseptif alan) adyla bilinir. Alg blgeleri, en ince ayrntlar ayrdmz retinann merkezinde en kk, retinann evresindeyse en geni haldedirler. Alg blgelerinin ounda, blgenin merkezine den k, "evre"ye den n tam tersi bir etkiye sahiptir. Merkeze den k hcreyi uyarrken, evreye den k onun faaliyetine engel olur (veya tam tersi). Bylece, btn alg blgesinin aydnlanmas zayf bir etkiye sahiptir, ama blgeye asimetrik bir ekilde den bir k noktas hcrenin ateleme orann fark edilir derecede deitirir. "Merkezdeki" hcreler byle bir k noktasnn varlyla uyarlrlar; bu noktann yok oluu "merkez dndaki" hcreleri uyarr.

216

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Ztla ynelik bu hassasiyeti, k reseptrleri ile ganglon hcreleri arasna giren nronlar kazanr. ki kutuplu, yatay ve amakrin hcreler, bitiikteki k reseptr gruplarndan gelen sinyalleri birletirir ve ganglion hcrelerine, dolaysyla grme sinirine gidecek girdileri olutururlar. Retinann merkezi ile evresi arasndaki fark, farkl parlaklk derecelerinin sinyallerinin gnderilmesinde olduu kadar renk ztlklarnn sinyallerinin gnderilmesinde de kullanlr. Mesela, baz ganglion hcreleri bunun iin krmz veya yeil k noktalarnn varlndan (veya yokluundan) faydalanrlar. Dierleri mavi n younluu ile krmz kla yeil n kanmndan oluan san n younluunu karlatrr. Btn bunlar, grme sinirinde yolculuk eden ou haberin deiim ve ztlkla ilgili olduunu, yani parlaklk veya renk ztlklanyla ve ara tonlarla ilgili olduunu gsterir bize. Yakn zamanlarda retinal sinyalin karmak bir yaps daha ortaya karld. Baz retinal ganglion hcreleri (magnoseller; bundan byle "M" ksaltmasyla anlacaktr) zellikle byk nesnelerin hzl hareketlerine kar hassastr. Bu hcreler renge pek nem vermezler. Byk gvdeleriyle byk aksonlar sinyallerin hzla beyne geri gitmesini salarlar. "P" hcrelerinin (parvoseller) alg blgeleri daha kk ve genellikle renk tonlaryla srekli aydmha kar hassastr: Sabit biim ve renklerin nce ayrntlarn zecek donanma sahiptirler. ou ganglion hcresi farkl ekillerde snflandrlrlar. Aralarndaki fark, gzden beyne doru gerekleen olaylara aret eder. imdi, her grme sinirinin milyonlarca lifinde meydana gelen ve beyne doru gerekleen sinyal akm takip edelim.

Analiz ve btnleme: Korteksteki grme alanlar Grme korteksine giden yol Grme sinirindeki aksonlar gzden geri dnerken kendilerini yeniden dzenlerler. Bu yeniden dzenlemenin ilkesi son derece basittir. Grsel dnyann sol yansm tanmlayan lifler beynin sa tarafna, sa yansn tanmlayanlar da beynin sol tarafna gider. Bu yeniden dzenleme bylece, beynin her iki yansnn aksi yndeki me-

KARANLIKTAN AYDINLIA

217

primer grme korteksi (17. alan)

ekil 5.7 Grme korteksine giden yol Her lateral genikulat nukleus (LGN) retinalardan meknn aksi ynyle ilgili bilgi tayan lifleri alr (yani, sol LGN grsel sahnenin sa tarafyla ilgili bilgiyi alr). ki gzden gelen sinyaller LGN'de ayr tutulur ve birletirilir; ilk kez grme korteksinde bir araya gelirler.

kndan gelen sinyallere tepki verdii ve beynin bir yarsndaki komutlarn vcudun aksi tarafn ynettii eklindeki genel kurala uyar (ounlukla uyulan bu kuraln neden ortaya kt belirsizdir). Ama basit olsa da, yeniden dzenlemenin ayrntlar epey karmaktr. Meknn sol taraf, sol gzn "nazal" retinas ile sa gzn "akak" retinas tarafndan tetkik edilir (bkz. ekil 5.7): Bu iki "yan-retina"mn aksonunun bir araya gelmesi iin sol nazal yan-retinann aksonlarnn beynin sa tarafna gemesi gerekir. Bu i hipofiz bezinin hemen nndeki "optik kiyazma"da gerekletirilir. Sa yan-retinadan gelen lifler burada aksi yne geerler.

218

BLN, KULLANIM KLAVUZU

Lifler, yolculuklar boyunca dzenli bir iliki srdrrler, bu sayede komu retinal ganglion hcrelerinden komu aksonlarn kmasn ve grme alannn komu noktalarnda meydana gelen olaylar aktarmalarn salarlar. Gelgeldim "M" ve "P" aksonlar ayrlrlar, bylece gz lifleri talamusun lateral genikulat nukleusunda (LGN) lk sinapslann gerekletirecekleri zaman, magnoseller unsurlarla parvoseller unsurlarn birbirinden ayrlmas mmkn olur. Her biri bir gzden girdi alan LGN iindeki iki parvoseller tabakann zerinde, her gze iki tanesi karlk gelen drt parvoseller tabaka vardr. Her tabaka grsel meknm aksi yndeki yarsnn dzenli bir "haritas"na sahiptir, ama bu haritalarn, daha sonra greceimiz gibi, kayda deer bir zellii vardr. LGN bir grsel bilgi istasyonu olmann tesinde bir eydir muhtemelen. Aksonlarnn byk ksmn gnderdii grme korteksi de dahil beynin bir dizi blgesinden girdi alr. yleyse, ne katkda bulunduu hl pek iyi tanmlanamyor demektir. Gzden gelen grsel sinyallerin ilk kkl dnm, grme sistemindeki bir sonraki karakolda gerekleir. Bu da beynin belki de en kapsaml biimde aratrlm alan olan 17. alan, "primer grme korteksi" ya da "VI" alandr. 17. Alan Broadmann'n 17. alan beynin en arkasnda, artkafa korteksinin ucunda yer alr.15 Bu alan gzle seilebilen bir eritle, Gennari izgisiyle ayrt edilir; bu alan LGN'den gelen liflerin younluunu yanstr ve bazen "izgili" korteks adyla anlr. Bu alann grme asndan nemli olduu, Richard Caton gibi fizyologlarn burada grsel uyaranlara kar elektriksel tepkiler kaydettii on dokuzuncu yzyln ortalarndan beri dnlmektedir. "Sava madurlar" sayesinde beynin bu blgesiyle ilgili bilgimiz arttrmtr. Cepheden gelen beyni hasar grm birok gazi zerinde yaplan aratrmalar ngiliz nrolog Gordon Holmes'un insandaki Vl'in grsel bir haritaya sahip olduunu gstermesini ve V1 'in yapsn o zamana kadar hi olmad kadar ayrntl bir ekilde incelemesini salamtr. izgili korteksin en ucunda meydana gelen snrl hasarlar grme alannn sadece merkezini, st ksmm-

KARANLIKTAN AYDINLIA

219

ekil 5.8 izgili kortekste grme alannn haritasn karmak Gordon Holmes,

beynin arkasndaki kurun yaralarnn yerleriyle bu yaralara bal grme kaybn ilikilendirerek grme alannn temsilini kar taraftaki izgili (veya primer) grme korteksinde belirlemitir. Holmes'un I. Dnya Sava srasnda "Fransa'daki sahra hastanelerinde" alrken byle doru bir harita karabilmi olmas olaanst bir ey. V1 'in bir hayli byk bir alannn, ince ayrntlar seme yeteneimizin en yksek olduu grme alannn merkezini tetkik ettiine dikkat edin.

da meydana gelen hasarlar grme alannn alt ksmn, alt ksmnda meydana gelen hasarlar da grme alannn st ksmn etkilemiti. izgili korteksin n ksmlarnda meydana gelen hasarlar ise grme alannn evresindeki daha fazla blgeyi etkilemiti (bkz. ekil 5.8). Harita lee tam uymuyor (daha dorusu, lei geometrik deil, psikolojik bir lek). izgili korteks haritasnn neredeyse yans, retinann merkezinde, ganglion hcrelerin sk bir biimde bir arada bulunduu hassas "retina ukuru"nun denetledii alan inceler (kol mesafesinden bakldnda grlen baparmak trna boyutunda bir alandr bu kabaca). Grme alan kadar bir gr netliine sahip olmayan evresi, daha az temsil edilir.

220

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Bu nedenle VI alam, grsel meknn haritasn karan bir eit "kortikal retina"dr. Hepsi bu kadar m peki? Retinal faaliyetin korteksteki aynas m sadece? Bu soruya ilk tatmin edici cevap Boston' da alan Amerikal psikologlardan David Hubel ile Torsten Wiesel'den geldi; ikisi almalarndan dolay 1981'de Nobel dl ald. Hubel ile Wiesel, anestezi uygulanan hayvanlarn grme kortekslerindeki mstakil hcrelere basit grsel uyaranlar uygulayp faaliyetlerini kaydettiler. Retinadaki ganglion hcrelerini etkili bir biimde uyaran k noktalarnn grme korteksini etkilemeyen uyaranlar olduunu buldular. Her korteks hcresi stunu en ok, grme alanndaki uygun bir yerin belli bir ynnde bulunan bir hat tarafndan uyarlmaktayd. Bir dizi komu stun zerine yaplan aratrmalar, bu stunlarn uygun bulduklar bir oryantasyon iinde dzenli bir ekilde lerlediklerini, bir stundan dierine yaklak 10'lik a deitirdiklerini ve beyin yzeyinin her bir milimetrede birinde bu ekilde 36O'yi tamamladklarn ortaya koydu. Bu keif, grme korteksinin yapsnn grme alannn her tarafnda olas btn oryantasyonlann konturlarn aratrmaya, n keskin tonlarn tetkik etmeye uygun olabilecei fikrini verir. Hubel ile Wiesel, ayrca ikinci bir etkenin, tercih edilen gzn, grme korteksinin her tarafnda dzenli bir ekilde deitiini de bulmulard. Bu eitleme, az nce tanmlanan oryantasyon stunlarndan bamsz olan "okler dominans stunlar"! yaratmtr. Bylece, Hubel ile Wiesel'in ilk almalarndan, grme korteksinin her Imm2'sinde, grme alannn kk bir blgesinde, her iki gzn grd btn oryantasyonlarn temsil edildii sonucu kt: 17. alan boyunca srekli tekrarlanan bu grsel analiz birimi "hiperstun" olarak tarif edilmeye baland (bkz. ekil 5.9). Grme korteksinin hiperstunlann tekrarl matrisi olduu eklindeki imgesi, basitlik gibi byk bir meziyete sahiptir. Ama hayat nadiren basit olur. Son on be yldr ou yine Hubel, Wiesel ve onlarn alma arkadalan tarafndan gerekletirilen almalar ok daha renkli ve akl kartrc bir resim izmitir. VTin dzenlenmesinin bu denli dz olmayabileceine dair ilk net belirtilerden biri fizyolojiden deil, anatomiden gelmiti. Enerji retiminde yer alan bir enzimi (sitokrom oksidaz) belirlemek zere grme korteksi boyandnda, Vl'in "lekeli" (blob) olduu ortaya

KARANLIKTAN AYDINLIA lekeler

221

ekil 5.9 V1 alannn stunlu dzeni Hiperstun grme alannn, her iki gzn grd oryantasyonlar 360'lik ayla temsil eden kk bir blgesini denetleyen ve izgili kortekte yer alan kk bir blgedir. ekle "lekeler" de dahil edilmitir.

kmt: Bu enzim, dzenli aralklarla yerlemi korteks lekelerinde evredeki blgelere oranla daha youndu. Kortekstek anatomik farkllklar genellikle ilev farkllklarna karlk gelir; nitekim lekelerin daha zel bir ey yaptklar ortaya da kmtr daha sonra. Lekelerin iindeki hcreler oryantasyon seici deildirler, "dalga boyu seici "dirier, renk ztlklarnn olduu blgeleri iaret eden LGN'nin aksonlar (nihayetinde gz) tarafndan uyarlrlar. Bu bulgu, VI alannn ikinci bir nemli role sahip olabileceini akla getirmitir: Grsel dnyanm her blmnde biim ve renk gibi zellikleri analiz ettii gibi, ayn zamanda, renkle ilgili sinyalleri (lekeler yoluyla) bir akma, "renksiz" bilgiyi baka bir akma ynlendirerek bu zellikleri tanmlayan bilgiyi ayrtrr da.

222

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Bu fikir, VI iindeki baka karmak bir unsurun kefiyle byk oranda desteklenmitir. Hatrlarsanz, retina iindeki "P" hcreleriyle "M" hcreleri farkl LGN tabakalarna uzanmaktayd. Bu fark izgili kortekste bir dereceye kadar korunur. LGN'nin parvoseller ve magnoseller tabakalar VI alannn 4. tabakasndaki (alc korteks tabakas) birbirinden ok az farkl blgelerine uzanr. "M" hcreleri, hareketli hedeflere hzl aromatik (renge kar duyarsz) tepkilerle 4C alfay nnerve ederler: Daha yava, ama daha kararl kromatik tepkiler gsteren "P" hcreleri 4C beta ile sinaps olutururlar. Bylece VI, grsel bilgiyi analiz eden, onu ayrtran bir grsel dnya haritasna sahip olur. Vl'in giderek kark hale gelen rgtlenii, dikkatin beynin komu blgelerine ynlenmesiyle birlikte yeni bir boyut kazanr.

oklu haritalar

Gnlk grsel deneyimlerimiz birleik ve dzenlidir. Renkli biim, bazen de hareket rntlerini derinlemesine grrz ve genelde grdmz ey anlamldr. Bir resim, onu meydana getiren btn temel unsurlar bir kanvas zerinde yakalayan bu tutarl grsel dnya iin tmyle doal bir metafor gibidir. Grme alanmzn Vl'in arkasndaki korteks blgelerinde yaklak 30 kez "haritaland"n kefetmek ok artc gelir bu nedenle insana (bkz. ekil 5.10). Son yirmi yldr grme alanlarnn bu olaand oalmalarnn gizemini zmek, grme biliminin kilit amac haline gelmitir. Biyolojik grme iinin bu alanlar arasnda bltrldg eklindeki hipotez en rabet gren hipotezdir. En azndan bu hipotezde bir doruluk pay olduu sylenebilir. 2. grme alan, yani V2, izgili korteksin snrlan zerinde yer alr. Vl'in lekeleriyle "ara lekeleri"ni ortaya karan boya, V2'de tekrar eden l bir yap gsteriyordu: V2'nin yzeyini nce ve kaim, koyu boyal izgilerle hafif boyal ara izgiler kaplamaktayd. Bu dzenlenme ve izgilerin iindeki hcrelerin ierikleri zerinde yaplan incelemeler, VI'den bilgi aknn gerekletiini akla getirir. VI iindeki lekelerden giden ktlar V2'nin ince izgilerine, oradan da daha uzak bir alana, V4 alanna gidiyordu: Bu akm, renkli grmenin kortikal temeli olmaya iyi bir adayd. kinci, daha

KARANLIKTAN AYDINLIA

223

ok da parvoseller akm, Vl'in ara lekelerinden geerek hafif boyal ara izgiler zerinde ilerlemekteydi: Biimin ince analizinin burada gerekletii dnlyordu. Son olarak, Vl'in 4C alfa tabakasna ulaan "magnoseller" veri nce V2'nin kaim izgilerine,
INTRAPARYETAL

INFERIOR OKSIPITAL

(b)

ekil 5.10 kortikal grme alanlar: Anatomi ve balantlar ekil a'da kuyruklu maymun beynindeki grme alanlar grlmektedir. MT blgesi, metinde geen V5 blgesine karlk gelir. ekil b'de bu blgelerin aralarndaki balantlar grlmektedir. "Nerede" (koyu olanlar) ile "ne" yollar arasndaki aynm kabaca, yukar ve aa sinyal akmlarna karlk gelir. TF alan, akak lobunun gizli i yzeyinde bulunur.

224

BLN, KULLANIM KILAVUZU

sonra da V5'e ynlendiriliyordu: Bu akmn genel biim ve hareket algisiyla ilikili olduu dnlyordu. Eer renk, biim ve hareket beyinde gerekten de "ayrlyor" ise, bunun dorudan insanda da gsterilebilmesi gerekir. levsel beyin grntleme, insan beynindeki kortikal grme alanlarnn faaliyetlerini incelemeyi mmkn klmaktadr aslmda. Renkli, sabit bir grntnn incelenmesi, nsandaki V4 alanna karlk gelen alan gl bir biimde harekete geirirken, hareketli bir siyah-beyaz rntnn incelenmesi zellikle V5 alannda faaliyeti tetikler. Eer farkl kortikal blgeler insanda farkl gr ynlerine araclk ediyorsa, o zaman beyin zedelenmelerinin zaman zaman yaltlm renkli grme veya hareketleri alglama bozukluklarna yol amas beklenmelidir: Bundan sonraki blmde bunun doru olduunu greceiz. ok yakn bir zamanda gerekletirilen bir alma, bu farkllklar "aydnlatt kadar bunlarn karanla gmlmesine" de neden 16 olmutur maalesef, ama kortekste ok sayda grme alan olduuna ve bunlarn grmeye farkl katklarda bulunduuna phe yok. Grsel bilginin ilenme srecinde benzer basamaklarda bulunan alanlar farkl grevleri yerine getirir, V4 renk grmeye, V5 hareketlerin alglanmasna yardmc olur. Mesela VI ve V2 gibi "yukar" alanlardan V4 ve V5 gibi "aa" alanlara geildiinde, grsel "harita! ama"mn doas deiir. Aa alanlardaki hcreler, grme alannn daha geni bir sahasndan gelen uyaranlara ve daha karmak "ilenmi" zelliklere (mesela, bir sahnenin paralarnn hareketinden ziyade o sahnenin genel hareketine) tepki verebilir. leride de greceimiz gibi, daha aadaki alanlar, yzler ve rntler gibi karmak uyaranlar seebilecek yapdadrlar. Parvoseller akmda ince ayrnt ile renk arasndaki ztlk ve magnoseller akmdaki hareket hkimiyeti, daha nce grme korteksinin kimlikle ilgili blgeleri ile konumla ilgili blgeleri arasnda, yani grmenin "ne"si ile "nerede"si arasnda var olduu belirtilen genel farka uygunluk gsterir. "Ne" akmyla "nerede" akm artkafa korteksinden balar, ama birincisi, yani ventral yol akak loblanna, ikincisi, yani dorsa yol duvar loblanna gider. V4 ventral yol zerinde, V5 dorsal yol zerinde bulunur. Kortikal grme alanlarnn kefi, grme konusundaki kavray-

KARANLIKTAN AYDNLA

225

mzda byk bir ilerlemeyi temsil eder. Geleneksel teoriler, retinadan gelen ham verilerin basit duyumlar uyard duyu korteksi (burada 17. alan oluyor) ile duyu korteksinin evresinde yer alan ve duyu verilerini gizemli bir ekilde "ileyen", onlara anlam veren "balant korteksi" birbirinden ayrrlar. Gnmz aratrmalarnda ise duyum srelerinin bizatihi kendilerinin dnyayla ilgili bilgi saladna dair aklamalar gelmeye balamtr. Ama grmenin yerine getirdii grev zerinde biraz dnnce, henz zmlenmemi rktc sorunlar aa kar.

Nesneleri grmek
Grmenin anatomisiyle fizyolojisine dalnca insan onun amacn kolayca gzden karabilir. Grmenin nihai amac hareketlerimize klavuzluk etmektir. Ara amalarndan biri ise nesneleri tanmaktr. Nesneleri grmemizi hangi yetenekler salar? Aalardan ormana lk yetenek o kadar temeldir ki, dikkatlerden kolayca kaabilir. Retina dorudan btn yzeyi boyunca uyarlr. Gzn hangi blgeleri zerindeki k ve glge oyunlarnn birbirine ait olduunu nereden biliyoruz peki? Beyin bir ekilde, ekli zeminden ayryor ve belli d hatlar seiyor olmal: Aksi taktirde, bir eyleri grme ii asla balamayabilirdi. 1920'li ve 30'lu yllarda "Gestalt" psikologlar, zeminden ekli ayrrken bilinsizce birok ilkeyi uygulamaya soktuumuzu ileri srdler. Onlara gre, kapal alanlar veya dzgn bir sreklilik hatt yaratan, birbirine yakn, benzer nesneleri gruplamaya meyilliydik (bkz. ekil 5.11). Bu ilkeler zamann snavndan baaryla getiler, ama arka zemindeki hangi rntlerin ne kt konusunda genel tahminler getirmenin tesine geemediler. Yakn zamanlarda Bell laboratuvarlanndan Macar asll Amerikal bilimci Bela Julesz'un, Oxford'dan Anne Triesman'n ve dier bilim insanlarnn gerekletirdii almalarda, grsel dnyay "n dikkatle" paralara ayrmada grme sistemine hangi zelliklerin ki-

226

BLN, KULLANIM KLAVUZU

ekil 5.11 Gruplama ilkeleri ve ekil-zemin belirsizliine bir rnek Gestalt psikologlar, ekilleri zeminden semede yardmc olan bir dizi ilke tanmlamtr; Maurits Escher de almalarnda daima ekil-zemin belirsizligiyle oynamtr. Burada grlen almas zellikle cokun bir rnek.

KARANLIKTAN AYDINLIA

227

lavuzluk ettii ayrntsyla incelendi. Karmak olmayan biim, renk, derinlik ve hareket ztlklar nesnelerin iinde bulunduklar diziden ne kmalarm salar (bkz. ekil 5.12). Elbette bunlar, daha nce oluturulmu kortikal haritalarda hcreler tarafndan ifrelenmi zelliklerdir sadece: Bu hcrelerin faaliyeti ekilleri zeminden karmamz salayan kurallar bir araya getirmeye meyilli gibidir. Bela Julesz bu srelerle ilgili en byl ekilleri hazrlamtr. Bir zamanlar Vktorya amm yemek sonras elencelerinden biri olan "stereogramlar" grmsnzdr. Bir sahnenin, ayr ayr iki gzn konumundan bakhyormu gibi, birbirinden biraz farkl iki adan fotoraf ekilir. Bu iki fotorafa "stereoskop" yardmyla iki gzle bakldnda sahne derinlikli grlr. Elde edilen etki gldr, ama bunda alacak bir ey yoktur. Julesz, grme sisteminin steoropsis yardmyla biimi ortada hibir ipucu olmadan ileyebil17 diim kefetti. Onun hazrlad "rasgele noktal steorogramlar"da ayrnt ki grnt ayr ayn, her biri bir gzle, grlene kadar fark edilmez. Her iki gzle byle tek tek bakldnda, genellikle saniyeler sonra, boyutlu ekiller ortaya kar. Bu stereogramlar artcdr, gzlerimizi her amzda biz hi farkna varmadan meydana gelen yaratc ilemlerin bugne kadar grdm en canl kantn olutururlar.

Balama Bir sahneden bir yap (ekil 5.12'deki x'ler gibi) "ne kyorsa", o yapnn farkll beyin tarafndan bir ekilde sinyalle iletiliyor olmal. Grme korteksinde zel ilevlere hizmet eden oklu haritalarn varl da bir baka ihtiya yaratyor olmal: Beynin genelinde yaygn olarak sren faaliyetlerden bir ekilde bir nesnenin tutarl algs yaratlyor olmal. Bir arnn evrenizde vzldayarak dolandn dnn: Annn biimi, renkleri, derinlii ve hareketi ayr ayr analiz ediliyorsa bunlar nasl bir araya getiriliyor? Bu sre "balama sorunu" adyla bilinir.18 Umarm vzldayan an, grmeyi anlamak konusundaki zorluu rnekliyordur, ama sorun aslen grmenin beynin ileviyle fena halde alakal olmasmda. Burada biraz duralm ve bunun neden byle olduunu deerlendirelim.

228

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ekil 5.12 n dikkat ve aba gerektiren grsel aratrma ekilde arplardan oluan kare "ne kar"; L'lerin arasnda T'leri bulmak ise sabrl bir aratrma gerektirir,

ti

Beyin deneyimlerimize araclk ediyor, davranlarmz denetliyorsa (ki sraladm veriler buna iaret ediyor) alglarmzla eylemlerimizi bir ekilde temsil ediyor da olmal ayn zamanda. Bykannenizi tandnzda beyniniz ne tr bir temsil kullanr? Bykannenizin grnnn nihayetinde nemli mstakil bir nronun, bir "bykanne hcresi"nin harekete gemesiyle birlikte sinyalle iletiliyor olmas teoride mmkndr. Ama gerekte byle bir ey hi de mmkn grnmyor. Beynin o devasa nron a iinde bir hcre hayli krlgan bir unsurdur: Bykannenizi byle krlgan bir tekneye emanet etmek pek akllca olmasa gerek. Bunun dnda, tek bir hcre bykannenizin imdiki durumunun btn zelliklerini (mekndaki konumunu, hareket ynn gibi) temsl edemeyecektir elbette. Alternatif bir yaklam da, nesnelerle eylemleri nron alarnn, "birlikleri"nin veya topluluklarnn birlikte hareket ederek temsil ettikleridir. Bu alar basit de olabilir karmak da, hcrece zengin de olabilir fakir de, yerel de olabilir geni bir alana dalm da, ama iin z itibariyle bu alan oluturan nronlar tabiyetlerini deiti-

KARANLIKTAN AYDINLIA

229

rebilirler, bazen bir temsile hizmet ederler, bazen bakasna. Bu durum bir "balama sorunu" yaratr: Her topluluun yeleri her defasnda birbirlerine ait olduklarm nasl biliyorlar? Sorunun zm belirsiz, ama iki gzlem sorunun biraz daha az gizemli grnmesine yardmc olabilir. Bizatihi balama sorununun kendisi gibi bu gzlemler de geni bir uygulama alanna sahiptir, ama biz onlar grme balamnda ele alalm. Birincisi, eitli grme alanlarnn (benzer ilevler gren beyin blgelerinde tipik budunundur) zengin bir karlkl iliki iinde olduklarn grmtk. Bu ilikiler, bizim rneimizdeki an gibi tek bir nesneden gelen eitli grsel veri aklarnn korteks boyunca ilerlerken birbirleriyle balant iinde olmalarn salyor olabilir. kinci gzlem yakn dnemlerde byk bir ilgi uyandrmtr. Farkl alanlarn faaliyetlerinden, bunlar arasnda ezamanllk salanarak yararlanlyor olabilir. Annn siyah ve san renkleri, yuvarlak hatlar ve kararl hareketi, bunlan ifreleyen sinyaller bunlar arasndaki ezamanll koruduu iin beyinde bir araya getiriliyordur belki de (meknsal bir soruna mziksel bir zm). Artk byle bir eyin meydana geldiine dair baz veriler mevcut: Bir tek grme alan iinde, uzun, kavisli bir hat gibi sreklilik arz eden bir uyaran ifreleyen hcreler, salglama iini ezamanl yaparlar; farkl alanlarda bulunan ve bilinen bir uyarann biim ve hareket gibi ynlerini ifreleyen hcreler de birlikte hareket eder.19 Tek bir nesneyi temsil eden nron faaliyetinin beynin farkl blmlerinde ezamanl olarak gerekletiini gstermek teknik adan zor bir eydir ve bunun kilit bir temsil tarz olduuna dair veriler hl baya clzdr. Gelgeldim, nral salgnn oram ve konumu kadar zamanlamasnn da bilgi tad fikri heyecan vericidir ve ileride bunun son derece nemli bir fikir olduunun ortaya kaca sylenebilir. Bu srece dahil olan nral salgnn yaklak 40/saniyelik frekans size bir ey hatrlatyor olmal: Bu frekansla daha nce, uyank beynin "dzgn frekans" adyla karlamtk.

Sreklilik Nesneleri birbirinden ayrmak, onlan tanmann lk nartdr. Ama bir de yle bir sorun var. Tandk bir nesneyi, diyelim kahve finca-

230

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nn, ne zaman grseniz her defasnda fincan gznze biraz farkl bir grnt drr. Kalabalk bir rafta yakndan baktnzda fincan, yere koyup da odann bir kesinden baktnzda grndnden ok daha byk grnecektir gznze. Bulaklk zerindeki fincann grnyle ters evrilmi halinin grn birbirinden ok farkldr. Bir k sabahnn gri altnda tonu, yaz gneinin altndaki tonundan daha koyudur. Bir nesneyi tanmak, btn bu boy, ekil ve renk dnmlerine ramen o nesnenin zelliklerinin "sreklilii"ni tespit edecek bir grme sisteminin varln gerektirir. Son derece zorlu bir ilem gerektiren bir itir bu, ama grme, evremizle ilgili bir bilgi kaynaysa eer, bu i kanlmazdr. Sreklilik kazanm nral mekanizmalar ancak ksmen anlalmtr, ama ekil-zemin segmentasyonuyla zellikleri birbirine balama gibi, sreklilik de kortikal grsel haritalarn faaliyetinden ortaya km olabilir pekl. Renkleri alglama, bu sreci anlamamza yardmc olabilecek iyi bir rnektir. Aydnlatan n dalga boylarndaki belirgin deiimlere ramen bir nesnenin ana renklerini alglamada son derece baarlyzdr. lk kez, grsellik alannda almalar yapan Amerikal bilim insan ve mucit Edwin Land'in gerekletirdii deneyler, bu yeteneimizin, belli bir renge sahip nesnelerin yanstt k ile grme alannda yer alan farkl renklerdeki nesnelerin yanstt k arasndaki bir karlatrmaya dayandn gstermitir.20 Gerekten de, yalnzca yeknesak bir renk tonuna sahip tek bir nesneye baktmzda, nesnenin alglanan rengi aydnlatan n rengine bal olacaktr. Bir nesnenin rengiyle ilgili normal alglaymzn, nesnenin ok tesine uzanan bir alan kapsayan bir karlatrmay ierdiine iaret eder bu. Bu karlatrmann, retinada oluturulan haritann net, grme alannm farkl paralan arasndaki ilikilerime snrl olduu primer grme korteksinde meydana gelmesi pek mmkn deildir. Beklenecei zere, Vl'dek renk hcreleri sadece yerel renk ztlklarna kar hassastr ve bu hcreler sreklilii aklayamazlar. Daha aada, oluturulan haritann pek net olmad, ana kaygnn renk olduu V4 alannda ise nral tepkiler nesnelerin gerek renklerine, alglanan haliyle renge ok daha yakndan tekabl eder. Normal renk alglamasnn temelini tekil eden "karlatrmann

KARANLIKTAN AYDINLIA

231

karlatrlmas" srecinin beynin bu blgesinde meydana geliyor olmas muhtemel. In rasgele oyununa ve perspektife ramen, kahve fincann (ve dier nesneleri) snflandrmamz salayan mekanizma hakknda ne syleyebiriz? Bu stn yetenek konusunda tam bir bilgiye sahip deiliz henz, ama akak Ioblanndaki "ventral" grme yollarnn terminallerindeki alanlarn byle bir ilemden sorumlu olmas gayet makul grnyor (bkz. ekil 5.13). Buradaki hcreler, genellikle odak noktasn ieren geni alg blgelerine sahiptir. Bu blgeler en iyi, baklava ekli gibi, bazen renk veya dokunun da yer ald ortalama karmakla sahip zelliklere tepki verir. Tercih edilen zellikler kortikal stunlarn iinde, daha belirgin bir ekilde de komu stunlar arasnda deiiklik gsterir. Bu karmak tepkilerin ardndaki ama, (grnte meydana gelen yanltc krlmalara ramen) nesnelerin doru biimde snflandrlmas olabilir pekl.

ekil 5.13 Temporal neokortekste grsel tepkiler akak loblarndaki grme nronlar, V1 alanndaki nronlarn htiya duyduu kenarlardaki uyaranlardan daha karmak uyaranlarla uyarlr. ekilde, azami tepkiler alan uyaran trleri ile deneyi gerekletiren kiinin komu hcrelerin nceliklerini aratrrken grd ncelik deiimleri grlyor.

232

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Grme sinirinden akan verilerin birletirilmesi ve snflandrlmas laf olsun diye yaplmaz elbette. Birletirilmi ve snflandrlm bu veriler daima tanmaya ve eyleme ynlendirilir.

Tanma Geceleyin istersen korku yaratmay Pek kolaydr ay sanmak aly Wliam Shakespeare, Bahar Noktas, V.i Tepeleri surlara, gvercin gsne ve sr kaburgalarna benzetirdi. ieklerle mineleri, imenleri eprimi kilimlerle kyaslard... Yani her ey baka bir eydi. Virginia Woolf, Orlando
21

Tanma ylesine hi aba sarf etmeden gerekleir ki, onu olaan sayarz. Zaman zaman grsel bir hata bizi rkterek kaytszlmza son verir: Akam yrynde karmza kan ve zerimize her an saldracak biriymi gibi grnen bir aa gvdesi, yerde RMCEK gibi grnen siyah bir iplik yuma gibi. Shakespeare'in verdii rnekte olduu gibi bu rneklerde de gz ile beyin verilerin tesine geer ve yetersiz bilgiden ok eyler karr (tuhaf bir ey yaparak yanl bir cevaba ular). zerinde biraz dnnce, bu tr srelerin istisna olmad, kural olduu ortaya kar. Dnyayla ilgili bilgimiz algy kaplar: Her zaman anlam peindeyizdir. Bir yol iaretinin ifresini zmemeye veya ay dedenin yzn silmeye altmzda aka grlr bu. Grdklerimiz, daha nce grdklerimizin belleinde yanklanr; yeni deneyimler daima eski deneyimlerin szgecinden geer, geerken de rayihasndan bir para brakr. Bu anlamda, "hatrlanan bir imdi"de yaarz. airler deneyimlerimizin bu tarifi imknsz zelliini daima fark etmilerdir. ki kez, kez sevdim seni Yzn veya ismini bilmeden nce... diye yazm John Donne 400 yl nce.22

KARANLIKTAN AYDINLIA

233

Grsel tanmann beyindeki temeli nedir? Birok basamaktan oluan tedrici bir sre olduu ak. imdiye kadar bu basamaklarn ounu grdk: Grsel sahnenin basit niteliklerinin analizi, biimlerin paralara ayrlmas ve "sreklilik" salama ilemi. Ama baktmz eyi tamyacaksak, nral temsillerimiz bir aamada dn23 yayla ilgili bilgimize ulaabilmelidir. Bir anlamda btn grme sistemi byle bilgileri birletirir. Grme sistemi yz milyonlarca yllk evrim srecinden sonra evremizi alglamamza ve evremizi deitirebilmemize olanak salayacak hale gelmitir: Grme sisteminin genetik adan zellemi yaps, kadim devirlerden bu yana evreyle girilen saysz ilikinin bir rndr (ve evrenin zelliklerini tar). Grme sistemi, baka anlamda daha renmeyle ekillenir: Bir sonraki blmde de greceimiz gibi, grme sisteminin doumdan sonraki geliimi, bebeklik ve ocukluk alarnda edinilen grsel deneyimler tarafndan gl biimde belirlenir. Ama hayat boyu edindiimiz bilginin birikimsel veritabannn, semantik belleimizin, beynin iinde "yerel bir yaam alan"na sahip olduuna dair baya bir kant var artk elimizde. Dnyay gzden geirirken elinizin altnda bulunan engin arka plan bilgileri dnn bir an iin. evrenizdeki nesnelerin adlarn, hatta bildiiniz baka dillerdeki adlarn sayn mesela. Byle bir ey, henz konumaya balamadan nce sizde bir kavramlar ann olumu olmasn gerektirir. Byk bir ihtimalle sandalyede oturuyorsunuzdur imdi: Bu sert, salam, klasik bir sandalye olabilecei gibi yumuak, pofuduk bir sandalye de olabilir; tahta veya plastik olabilecei gibi hasr veya bambu da olabilir. Bu snflamay yapmak aba gerektirmez: Beyniniz bir yerlerinde sandalyelerle ilgili geni bir deneyim birikimi depoluyor olmal. Bu konuda bildiklerinizi sylemeniz istendiinde, sandalyelerin geni mobilya ailesinin bir yesi olduu, mobilya paralarnn bizatihi kendilerinin hayatn keyfini ve rahatn arttrmak iin tasarlanm insan elinden kma aletler olduu gibi aklamalara giriebilirsiniz. nsan elinden kma nesneler de canl nesneler gibi fiziksel nesneler kategorisine girer, ki bunlar hakknda, kendi hallerine braktnzda da varlklarn srdrebilecekleri gibi aa yukar emin olabileceiniz belli beklentilere sahipsinizdir. Bir eyleri tanrken kullandmz devasa bilgi zeminin, dilin

234

BLN, KULLANIM KILAVUZU

zengin kaynaklaryla ittifak eden youn bir kavramlar piramidinin yalnzca kk bir parasdr bu. Elimizde, bu bilgi stouna, ventral grsel akmn var yeri olan akak loblannn ev sahiplii yaptn dndrtecek iyi sebepler var. Aynca, son on be yldr, semantik depo iinde farkl trden bilgilerin anatomik dzeyde ayntnldna dair veriler birikmeye balamtr. Dolaysyla, canl snflar, alet snflan ve bireyler olarak tandmz insan snflaryla ilgili 24 bilgilerin beyinde birbirinden tamamen ayr temsilleri olabilir. Hayalgc Tanma, depolanm bilgiye dayanan yegne grsel sre deildir. Bir eyleri hayal ederken de bu depodan bilgi toplarz. Mutfanz dnn. Evye nerede? Ocaa gre nasl bir konumda? Ocam bulunduu taraftaki duvar ne renk? Reel kavanozunu nerede ararsnz? Buzdolabnn yanna masa yerletirebilir misiniz? oumuz bu tr sorulara mutfa ve mutfak iindeki hareketlerini gznde canlandrarak cevap verir. Bylece bir resim kar ortaya, genelde gerei kadar canl deildir bu resim, ama "grsel"dir yine de. 25 Stanford niversitesi'nden Roger Shepard'm nl deneyleri, bir eyi hayal ederken o eyin imgesiyle tpk gerei gibi ilikiye girdiimiz fikrini destekler.26 Shepard deneklerine kplerden oluan karmak ekiller hayal etmelerini ve bunlar "zihinlerinin gzleri"nde evirmelerini istemi. Bu ekilleri ksa sreli dndrme ileminin uzun sreli dndrme ileminden daha abuk gerekletirildiini bulmu, ki bu bulgu, zihindeki imgenin llebilir bir hzda dndrldn akla getirir. Daha yakn tarihlerde gerekletirilmi olan deneylerde, imge oluturmay gerektiren iler srasnda beynin elektriksel ve metabolik faaliyeti incelenmitir. Harvard niversitesinde alan hayalgcyle ilgili psikolojik almalarn duayeni Stephen'KossIyn, zihinde grsel bir imge canlandrmann grme korteksini harekete geirdiini gstermitir.27 Kosslyn, yakn dnemlerde, bir nesnenin adn duyunca ya da grnce biimlendirilen kk bir imgenin, merkezi grmeye hizmet eden V1 alanndaki faaliyetle ilikiliyken, byk bir imgenin grsel temsilin daha evresel blmlerini harekete geirdiini bildirmitir rnein. Boston'dan Nancy Kanwisher,

KARANLIKTAN AYDINLIA

235

VI alannn epey "aasnda" bulunan iki grme alan tespit etmi ve bunlar incelemitir: Bunlardan fziform girus iinde bulunan zellikle yz imgeleriyle, parahpokampal girusta bulunan da yer imgeleriyle harekete geer. Deneklerden zihinlerinde srasyla yz ve yer imgeleri oluturmalar istendiinde, beyin faaliyeti bu iki 28 alanda srasyla artar ve azalr. Beyinde byle hayal etme faaliyetini nasl olutururuz? Daha nce de grdmz gibi, aa grme alanlar daima girdilerinin kaynana geri yansrlar. Geri-yansma ounlukla ileri-yansma kadar gldr. Hayalgc bu ift tarafl trafikten yararlanyor olabilir. rneimize dnersek, mutfanz hayalinizde canlandrrken muhtemelen akak lobunda depolanm bir any harekete geirdiniz. Bu an harekete geince grme korteksinizdeki bir dizi alan uyarld ve belli belirsiz de olsa grsel bir deneyimi gndeme getirdi. leri srlen bu fikirler doruysa, hayalgc tanmann tersine karlk gelir. Bir sonraki blmde halsinasyonlann (gerek sandmz hayali eylerin) benzer bir aklamas olduuyla ilgili verilerle karlaacaz.

Gz hareketleri Okurken gzleriniz sayfay ileri geri tarayarak retinann hassas ukurunun metni yalayp yutmasn salar. Okurken bir anlna bu gz hareketine mdahale edin, dosdoru bakn, gzlerinizi sabit tutun... Ne oldu? Sayfadaki iki- satrdan ancak birka szc karabildiniz muhtemelen. Okuma, gzlerimizin kesin ve hzl hareketlerine baldr. Bunu elbette biliyordunuz, ama grmeyi kullanma biimlerimizin ounun hareketli baklarmza bu denli baml olduu o kadar da ak deildir. Retinaya tamamen sabit bir biimde tutulan bir grnt, gr alanndan abucak kaybolur. Koltuunuzda otururken gerekletirebileceiniz trden bir deney deildir bu: Birtakm teknik yardmlar sayesinde, mesela grntnn bir kontakt lense ilitirilmesiyle gerekletirilebilir ancak, zira gzlerinizin salkl "mikrotremor"u normalde daima grntde baz hareketlerin gereklemesini temin eder. Bu durum, hareketin grme ediminde bir nkabul olduunu gsterir.

236

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ekil 5.14 Gzden geirme srasnda gz hareketleri Grme, grnlerin srekli aratrlmasn ve sorgulanmasn gerektirir. Gzler, bir eklin en bilgi verici veya cezbedici blmlerinde srekli gezererek, Luria'nn bu almasnda olduu gibi, grntden bir grnt tasla karr.

Gzlerimizi olabildiince sabit tutmak, bir bakta ne kadar az eyi almladmz ortaya koyar: O ufak deneyden de anlald zere, bir cmleyi bile bitiremeyeceimiz kadar az. Retinann grd yksek znrlkl alan artc derecede kktr; kol mesafesinden bakldnda sadece baparman trna kadar bir alandr bu. Grsel evremiz hakknda bilinli bir aba sarf etmeden bilgi ediniriz, ama bu abaszlk ifadesi yanltcdr: Bir manzaray taramak, bir resme veya gzel bir yze hayranlkla bakmak, bunlarn hepsi faal bir aratrma srecini, hassas kas denetimine baml tedrici bir ina srecini gerektirir. Keza, gzlerimizin evremize bakmrkenki hareketlerinin haritasn karmak, baklan nesnelerin nemli zellikleriyle ilgili fark edilir bir grnt oluturur (bkz. ekil 5.14). Gz hareketlerimiz, on iki kasn (her gzde bu kaslardan alt tane vardr) egdml kaslmasnn bir sonucudur. Bu kaslar gz yuvarlan gz ukurunu meydana getiren kemie balar. Gz hare-

KARANLIKTAN AYDINLIA

237

ketlerinden bazlar ban, vcudun veya evrenin hareketlerini dengeleyen refleks hareketlerdir: Mesela "oklosefalik" refleks, banz evirirken baklarnz ilgilendiiniz bir nesne zerinde sabitlemenizi salar (deneyin greceksiniz); "optokinetik" refleks ise siz veya evreniz hareket halindeyken bir manzaray incelemenizi salar (bu durum en iyi tren yolculuu srasnda gzlemlenir). Dier hareketler istemlidir, tenis topu gibi hareketli bir hedefi takip etmemizi veya mesela bir masa banda birka kiiyi muhatap alan konumalar srasnda o kiilerin yzlerine bakarken yaptmz gibi hedefler arasnda baklarmz dolatrmamz salarlar: Bunlar srasyla "takip eden" ve "ani" gz hareketleri olarak bilinir. Btn bu hareketler hzl, kesin ve her iki gzde de eittir. Hareketleri oluturan kaslar vcuttaki kaslar iinde en kesin denetime tabi kaslardandr. Bu hareketlerle ilgili nral yollar karmaksa da artk gayet iyi bilinmektedir. Konunun ayrntlarna girip sizi bunaltmak amacnda deilim, ama ana konumuzla da yakndan ilgili olduu iin, hareket le grme arasndaki ilikinin ynn vurgulamak istiyorum. lki zaten aka anlalmtr. Grme bir faaliyettir. Bir nesnenin karanlkta bir an belirmesi bile retinadan beyne doru gerekleen bir dizi faaliyeti harekete geirir. Daha normal koullar altnda evremize bakmrken, grme edimi duyu ve hareketlerin srekli bir etkileimini ierir. Her izlenim gzlerin karsna sorular karr, bu sorular bir sonraki bakla cevaplandrlr. Bir an iinde ok fazla bilgiyi ileriz: Alglamak aratrmaktr, aratrmaksa hem hissetmek hem de hareket etmektir. Hareket ile grme arasndaki ilikinin ikinci yn, grmenin amacyla ilgili. ngiliz psikolog David Milner ile Kanadal meslekta Mel Goodale, bir dizi makale ve muhteem bir kitapta29 grme biliminin konuyu esas itibaryla skaladn, grmenin temel olarak dnyann bir imgesini yaratmak iin deil, harekete klavuzluk etmek iin var olduunu ileri srer. Milner ile Goodale, grmenin byle bir imge yarattn, bunun ileride nasl hareket edeceimize karar verdiimizde ie yarayabilecek bilgileri derlememizi saladn kabul ediyor. Ama grme sayesinde dorsal akmda harekete geirilen faaliyetlerin ounun an be an gerekleen hareketlerin bilind denetimiyle ilgili olduu grndeler. Milner ile Gooda-

238

BLN, KULLANIM KILAVUZU

le'in grlerini 8. Blm'de daha yakndan inceleyeceiz. Grmenin davrana hizmet etmek zere evrimetiini kabul edersek, argmanlarnn etkisinin gl olduunu syleyebiliriz: "Hayatn ni30 hai amac bilgi deil, harekettir." Hareket ile grme arasndaki ilikinin nc ynne gelince, eer hareket duyumun hem orta hem de nihai amac ise, o zaman beyinde aralarnda yakn bir diyaloga izin veren, mesela grmenin harekete tercme edildii alanlar bulabilmeliyiz. Bu tr birok alan mevcuttur ve bu alanlar son dnemlerde gerekletirilen aratrmalarn ilgi odan oluturur. Bu alanlar gemite nispeten ihmal edilmise, bu ihmalin ksmen, bu alanlarla ilgili aratrmalarn yalnzca uyank olan, hareket halindeki hayvanlarda gerekletirilebilmesinden kaynakland sylenebilir: Kortikal grme alanlaryla ilgili klasik deneyler anestezi etkisi altnda gerekletirilmekteydi. Dorsal grme yolunun nihai dura olan posterior duvar blgesindeki hcrelerin bazlar, bir nesnenin hem grnne hem de o nesneyi kavramada gerekli olan nesnenin hareketlerine tepki verir mesela: Dmeyi geirmek in baparmakla iaretparman belli bir biimde kullanmay gerektiren bir ilik grldnde uyarlan byle bir hcre vardr, stelik bu hareketi bir ey grmeden yaptnz zaman da ayn ekilde uyarlr.31 Bu hcre, nesnenin grnnden ve grnnn maniplasyonundan oluan kombinasyona azami derecede tepki vermitir. Yakn zamanlarda talyan fizyolog Giacomo Rizzolatti ve onun Parma'daki alma arkadalan tarafndan maymun beyninde "ayna nronlar" ad verilen yine ilgi ekici baka bir hcre grubu tanmlanmtr.32 Bir ayna nron zellikle hem belli bir hareketin icras hem de ayn hareketi icra eden baka bir kuyruklu maymunun grn tarafndan uyarlr. Byle bir hcre, el sallama gibi bir jestin tannmas srecinde de yer alabilir mesela. Bu tr hcreler "duyu" hcreleri midir, yoksa "motor" hcreler mi? Bu gck bir soru: Cevabmz ne olursa olsun, bu her iki hcre grubu, srekli olarak duyu sinyallerini motor komutlara dntren byk nron zincirlerine clz balantlarla katkda bulunur.

KARANLIKTAN AYDINLIA

239

Dikkat kesilmek: Gorili grdn m?


Dikkatimi yneltmeye karar verdiim eydir deneyimim denen ey. William James, The Principles of Psychology
33

... otlarn byrken kard sesleri ve sincapn kalp atm iitmek... sessizliin br tarafnda yatan bu grltden lebilir insan. George Eliot, Middlemarch
34

Bu satrlar okurken zerinizdeki gmlein omzunuza yapt basknn veya ayaklarnz saran ayakkablarn basksnn farknda olduunuzu hi sanmyorum: Bunlar alglanabilir eylerdir, ama alglanmazlar. zerine younlaabileceimizden ok daha fazla duyumla beraber yaanz; dikkat, doas gerei seicidir. Dikkati anlamak, bilinci anlamak yolunda ok deerli bir balang olacaktr, zira dikkat bilincin kapsndaki nbetidir. Son yllarda bu ynde ok yol kat edildi. Her eyden nce, dikkatle neyi kastettiimizi aka ortaya koymak nemli. Hangi biimde olursa olsun dikkat, bir para uyankla veya tetikte olmaya baldr (3. ve 4. blmlerin koriusu). Yeteri kadar tetikte olduumuzu varsayarsak, birok dikkat eidi karabiliriz ortaya. "Hazrlayc dikkat", beklenen bir olay beklemeyi ierir, darda park eden bir arabann sesini duyduktan hemen sonra zilin alacan beklemek gibi. lgilerimiz i ie getikten sonra, tek bir duyuya hitap eden hedef alanndan seimlerde bulunabiliriz, orkestrann ald mzikten belli bir mzik aletinin sesini seebiliriz mesela (veya dikkatimizi duyular arasnda gezdirebiliriz, dikkatimizi bir konumadan tandk bir yze kaydrabiliriz). Bu "seici dikkattir. Bu paragraf yazmak veya okumak gibi bir eyleri yerine getirmek ise baka bir dikkat tipini gerektirir: "Devaml" veya "srekli dikkat." Semek, dikkat trnn nn de kalbinde yer alr aslnda: Srekli dikkatte ise seme ii bir kararllkla pekitirilir. evremize olduu kadar kendi dncelerimize dikkatle eilme yolunu da seebiliriz ve btn bu dikkat trleri "ak" olabilecei gibi "rtk" de olabilir. Bir soruya cevap vermek zere banz ki-

240

BLN, KULLANIM KILAVUZU

taptan kaldrp baktnzda, dikkatinizin odam ak bir ekilde deitirmi olursunuz. Ama ayn sonuca tek bir kasnz oynatmadan da ulaabilirsiniz; kitabn sayfasna bakarken kendinizi hlyalara kaptrdnzda mesela. Dikkatimizi ynlendirerek deneyim yaayacamz eyi seeriz. Bu anlalmas g, ama nemli yetenein nral temeli hakknda ne bitiyoruz? Bu yetenein amalan hakknda bir deerlendirmede bulunmadan nce onun nral ifadelerini, mekanizmalarn ve deneti35 mini birbirinden ayrmak yararl olacaktr. Dikkat, hedefinin barizliini arttrr. Nral bir temsilin bariz) , ona yardmc olan hcrelerin faaliyetiyle likilendiritmelidir. Bylece basit bir teori dikkatin, hedefini ifreleyen nronlarn greli boaltm orann arttraca ngrsnde bulunabilir. Durum gerekten de byle grnyor. Kendinizi dikkat konusunda ok ey rendiimiz "deney" maymunlarnn yerine koyabilirseniz, bizi bu sonuca getiren aratrmay daha iyi anlayabilirsiniz. Ortasnda bir "tespit" noktas bulunan bir ekrann karsna oturtuluyorsunuz. Ekrann her tarafna gz gezdirmeniz gerekiyor. Bunu takip eden deneyler basit: Bir "iaret" dikkatinizi neye yneltip tepki vereceinizi size gsteriyor Dikkatinizi nereye yneltmeniz gerektiini size gsteren uzamsal bir iaret olabilir mesela bu (gzlerinizi hareket ettiremeyeceinize gre, rtk bir dikkatten sz ediyoruz elbette). aretin olduu yerde bir uyaran belirdiinde, bu uyarana bir dmeye basarak tepki veriyorsunuz. Bu tr deneylerde kuyruklu maymunlarla nsanlar, aretlenen yerlerdeki uyaranlar iaretle gsterilmeyen blgelere nazaran daha hzl ve daha az bir dikkat younluuyla tespit eder, bu da dikkatin ie yaradn gsterir. Dikkatin beyindeki elikileri nelerdir? Uyank durumdaki maymunlarn bu deneydeki gibi eyler yaparken beyinlerinden alnan kaytlar, grsel meknda belli bir yere yneltilen dikkatin, izgili korteksin tesindeki grme alanlarnda yer alan ve dikkati denetleyen nronlarn faaliyetini arttrdn ortaya karmtr; dikkati bir renge younlatrmak, V4 alanndaki renk seici hcrelerin tepkilerini deitirir; dikkati belli bir hareket ynne younlatrmak, V5'teki hareket seici hcrelerin faaliyetini etkiler.36

KARANLIKTAN AYDINLIA

241

Nancy Kanwisher dikkatin, daha nce grdmz "yz" ve "yer" alanlarnn faaliyeti zerindeki benzer etkilerini gstermitir. Sanda ve solunda yz fotoraflarnn, stnde ve altnda yer fotoraflarnn yer ald bir slaytn ortasna sabit bir ekilde bakldnda, beynin bu ki alanndaki faaliyetler dikkat sayesinde byk oranda deiiklie urar: Dikkat yzlerin ayrntlarna yneltildiinde yz alanndaki faaliyetler, yerlerin ayrntlarna ynlendirildi37 inde de yer alanlarndaki faaliyetler artar. Bu bulgular, dikkatin ilgili nral tepkilerin artmasyla ifade edildiini ve kendi grsel akmda ok daha nce hissettirdiini akla getirir. Grsel dikkati hangi mekanizmalar sayesinde tahsis ederiz? Beynin, duyum ve hareketleri denetleyen alara benzer, dikkati dzenleyen bir "sistem"i ierdii fikri, dnyann sekin nrologlarndan Amerikal Marcel Mesulam ve psikolog Michael Posner gi38 bi bilim insanlar tarafmdan desteklenmektedir. Posner, hayvanlar zerinde yaplan deneylere, beyni zedelenmi insan ve evcil hayvanlarla ilgili aratrmalara (bkz. s. 455, n. 24) dayanarak, rtk grsel dikkatimizi nakletme yeteneimizi birbiriyle balantl alann ynettiini ileri srer. Posner'm meydana getirdii o zarif emada, posterior duvar lobu dikkati mevcut yerinden ayrma ilemi iin gereklidir; orta beyinde bulunan ve gz hareketlerimizin denetiminde grev alan br merkez, sperior kollikls, dikkati bir yerden baka bir yere tar, son olarak eitli grme alanlarm birbirine balayan bir talamik ekirdek olan pulvinar, dikkatimizi henz yeni ynlendirdiimiz bir yerde birletirmemizi salar. Bu fikirlere bir sonraki blmde, baz grsel dikkat patolojilerini incelerken tekrar dneceiz. Bu mekanizmalar, dikkatin bir grsel sahnede daha yakndan baklmas gereken alanlara naklinden sorumludurlar. Dikkatimizi grsel evremize hi yneltmeyip onun yerine ahizedeki sese veya bahar kokularna yneltme karan baka stratejileri gerektirir. Genel olarak dikkatimizi bizi ilgilendiren, bize nemli gelen eylere yneltiriz. Dikkatle ilgili "idari" greve sahip beyin blgelerinin hem duyu kortekslerinde hem de limbik sistem gibi gdlemede arac rol stlenen blgelerde olup bitenleri dikkate aldm varsayabiliriz. Bu blgelerin, genel anlamda dnce ve davran dzenleyen alm loblannda yer ald eklinde bilgi ve tecrbeye da-

242

BLN, KULLANIM KILAVUZU

yanan bir fikir de ortaya atabilir. Bu zelliklere uyan bir alan, Posner ve dierleri tarafndan, dikkatin denetiminde bir dm noktas olarak tanmlanmtr. Anterior singulat girus, yani limbik sistemin kortikal uzants, youn dikkat talep eden grevler tarafndan faaliyete geirilir. Bu alanda meydana gelen iki ynl zedelenmeler "akinetk mutizm"in nedenlerinden biridir: Bu "istemsizlik" durumunda, gzler gzlerin yakalad nesneleri izler, ama bu farknda39 lk grnne ramen, "konuma vaadi" yerine getirilemez. Dikkate araclk eden nral sistemlerdir bunlar. Dikkat nasl bir fark yaratr? Amalan nelerdir? Dikkati bir grev zerine ynlendirmenin hz ve hassasiyeti arttrdn grmtk. ok genel anlamda, dikkat muhakeme gcn arttrr. Ancak dikkatimizi younlatrdmzda halledilebilen birok i vardr gerekten de. DUR yazan bir trafik iaretini herhangi bir aba sarf etmeden bakarak okuruz (o da bakarsak tabii): Ama ekil 5.12'deki T'leri bulmaya almak veya bir kitab okumak bilinli bir dikkati gerektirir. Dikkat, bir trafik iaretinin ifresini zen otomatik, paralel srelerin aksine, bir paragraf anlamaya almak gibi aba gerektiren, "seri" sreleri icra edebilmemizi salar. Grmenin psikolojisi zerine yakn dnemlerde gerekletirilen almalar, dikkat odann dnda meydana gelen deiikliklere hayret verici lde "kr" kaldmz gstermitir. Kevin O'Reagan ve dier bilim insanlar, bir ekilde deiim an maskelendiinde, ou insann grsel bir sahnede meydana gelen byk deiikliklere kar son derece duyarsz olduunu gstermitir. u anda okuduunuz sayfadaki belli bal deiiklikler sizin gz krpmalarnzla veya gz hareketlerinizle tam ayn zamanda meydana gelmi olsayd fark edilmezdi; deiim an anlk k akmalaryla gizlendiinde bir deniz manzarasndaki da ktlelerinin hareketi tmyle grnmez olur.40 Erian Mack ile Irwin Rock'n deneyleri, dikkatimizin evresinde, hatta gzn yakalayabilecei mesafede meydana gelen grsel olaylann bile genellikle skalandn gsterir.41 Kevin O'Reagan, bu fenomenle ilgili harika bir video gsterisi sundu (merak ediyorsanz, bu paragrafn kalan ksmn okumadan nce internetten bakp grmenizi tavsiye ederim).42 Kevin seyircilerden, beyaz formal bir takmla siyah formal bir takm arasnda oynanan bu allmam beyzbol oyununda beyaz formal takmn oyuncularnn

KARANLIKTAN AYDINLIA

243

birbirlerine ka kez pas verdiklerini saymalarn istedi. Hatrladm kadaryla 12 kez pas veriyorlard. Video gsterisi bittikten sonra Kevin bize gorili kimin grdn sordu. Seyircilerin hemen hepsi gibi ben de goril kyafetiyle sadan sakin sakin sahaya giren, man orta yerinde gsn yumruklayp sahay sol taraftan terk eden adam hi fark etmemitim. Dikkat oda dndmzden daha dardr. Bylece tam da bilincin kapsnn eiine adm atm oluyoruz.

Gzlemcinin katks Bir organizmada hissedilen ey daima harekettir. Suzanne Langer Her trl grme "gibi grme"den ibarettir. John Searle Doa sanat taklit eder.45 Buraya kadar grme konusunda yaamsal neme sahip btn sreleri grdk: omak ve koni hcrelerinin, sonrasnda da nronlarn davranlanndaki bir deiimle gnderilen sinyaller sayesinde n alglandn; korteksn grsel meknn haritalarnn bulunduu saysz alanlarnda bu sinyallerin sistemli ve paralel analizlerinin gerekletirildiini; bu analizin sonularnn, tanmay olanakl hale getirecek biimde snrlandrldn; bu tanmann gemi deneyimlerle yorumlandn; gzlerimizin mkemmel bir dorulukla hareket etmeleri sayesinde grsel evremizi faal bir biimde ve dikkatle aratrdmz. Dier duyum tarzlar (dokunma ve iitme mesela) benzer kilit zelliklere sahiptir. Fiziksel uyaranlar, derideki bir deformasyon veya havadaki bir deiiklik, bunlar sinir sisteminin elektrokimyasal dilinde sinyalle bildiren zellemi reseptrlerce tespit edilir. Bunun sonucunda ortaya kan nral faaliyet, dnya hakknda bilgi edinmemizi salayacak ekilde analiz edilip snflandrlr. Dnya hakkndaki bilgimiz gemi deneyimlerimize baldr ve onlarla birlik44 43

244

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ekil 5.15 (a) Lear'in baykuu "Baykula kedi denize alm/ Bezelye yeili gzel bir tekneyle... Bayku yukardaki yldzlara bakp / ark sylemi kk bir gitarla..." Lear'in baykuu izgilerin etkileyici derecede iktisatl kullanmyla izilmi.

te gelecek algmz oluturur. Zaman ve enerji tketen bu faal sreler dnyay dikkatle aratrma srecimizin aynlmaz bir parasdr. Canl dokunun meydana getirdii bu sreler canl bir varlk ortaya karr. Bu hikye, tannm sanat eserlerinden alnan hazz aklama ynnde herhangi bir mesafe kat ediyor mu? Byk sanat teorisyeni ve tarihisi Emst Gombrich'in izinden gidersek, grme biliminin, yanlsamann nasl mmkn olduunu ve nasl haz verdiini aklamamza yardmc olduuna inanyorum.46 ki genel alglama ilkesi bu konuyla zellikle alakaldr. lki bu blmn zerinde srarla durduu ilkedir: Yani, grmenin daima anlama uzanan bir faaliyet olduu ilkesi. Gz ve beyin, grsel sistemimizin bnyesinde bulunan bilgi mirasndan ve mr boyu bi-

KARANLIKTAN AYDINLIA

245

ekil 5.15 (b) Rembrandt'n Uyuyan Gen Kadn' Rembrandt'n o harika "uyu-

yan gen kadn" resmi "dounun hat sanatn andran sade, akc bir zarafetle" izilmitir.

riktirdiimiz beklentilerden yararlanarak evremizi devaml anlamlandrmaya alr. Bu anlamlandrma iini, belirli ayrntlarn izini srerek ve bunlar yorumlayarak gerekletirirler. Sanatlar tam da bu belirli ayrntlarla urarlar. Sanatlar, gz ve beynin ifa ettii grsel dnyay antrmak iin, tanma kilitlerini aacak yapay anahtarlar ararlar. Bu anahtarlar, grmenin ileyiini aratrarak, anlam araymza klavuzluk eden unsurlar deneme yanlma yntemiyle ortaya kararak bulmaya alrlar.

246

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Karikatristler, ok az bir ayrntyla ruh hali ile ifadeyi yakalamann mmkn olduunu gsterirler bize. Onlarn kalemleriyle mrekkepleri, bir yz veya bir insan biimini tanmlayan birka hat ve ynelimin yaratt grsel etkilerden yararlanrlar. Leonardo'dan Hockney'ye izgileri iktisatl kullanmaktan holanan sanatlar gibi karikatristler de, gzlerimizi atmzda farknda olmadan icra ettiimiz yaratm ediminden yararlanr, bu edimi yceltirler (bkz. ekil 5.15 (a) ve (b)). Birinciyle alakal kinci genel ilkeye gre, alglama daima gemiimizle ekillenir. Dnya bize bir yorumlanmam renk ve yemden ina edilmemi izgi akm olarak "verilmemi "tir: Aksine, etrafmza baktmzda, "okuma"y rendiimiz, tandmz bir dnya grrz. lgin bir eyi ima eder bu. Eer yeni olan daima esk tarafndan biimlendiriliyorsa, "grdklerimiz" salt ham fiziksel uyaranlar erevesinde tarif edilemez. Alg daima metaforiktir: Aslnda her ey "baka bir eydir." Alg gibi sanat da batan sona metaforiktir. Ortamn ve tekniin seimi, slup oluturma, ayrnt seimi ve ortaya konacak eserin modellenmesi, bunlarn hepsi metafor meselesidir. Grmenin kendisinin dnyann bire bir, fotorafik tefsirinden ibaret olmadnn anlalmas, sanatn yapay metaforlarmm nasl byle tatmin edici olabildiim, sanatnn evresine ynelik tepkilerini bizde nasl uyandrabildiini, bu sre iinde de bize grmeyi nasl rettiini aklamaya yardm eder. "Doa sanat taklit eder", nk sanat algy eitebilir. Biz de yle bir metafor gelitirelim: Sanat kendinin bilincine varan grmedir, tmyle insana zg bir uratr.

Grnmez var noktalar Bu blmde kasten, grsel sistemde bilinli grme deneyimini aklayabilecek yollar ve sreler zerinde durdum. Ama retinadan gelen bilgi, LGN'den geip grme korteksine giden ana yolun dnda birok baka yol da izler. Bu yollarn kendilerine ait ileri vardr, ama genelde bilinli alglamaya neden olmazlar. Bu durum ok ilgin bir manzara oluturur: Bu "grnmez" var noktalarnda meydana gelen faaliyetler ile kortikal grme alanlarndaki faaliyetler arasndaki farklar anlamak, grsel bilincin nrolojisini tanmlama-

KARANLIKTAN AYDINLIA dLCN

247

ekil 5.16 Retinal projeksiyonlar Retinada oluan grsel bilgi lateral genikulat nukleusa, oradan da V1 alanna (ama ayn zamanda baka birok var noktasna) akar. Kesik izgiler grece seyrek projeksiyonlar temsil ediyor. V2'nin tesindeki kortikal grme alanlar arasndaki karlkl balantlann ou burada gsterilmemitir. Ksaltmalar: SK = suprakiyazmatik ekirdek; MT, LT, DT = srasyla medyal, lateral, dorsal terminal aksesr ekirdekler; O = optik erit ekirdei; O = olivar ekirdek; PG = pregenikulat ekirdek; SK = sperior kollikls; P = inferior pulvinar.

da bize yardmc olabilir. ekil 5.16'da retinadan beyne giden projeksiyonlarn karmak durumu grlyor. Daha byk projeksiyonlar daha koyu ok iaretiyle gsterilmitir. imdiye kadar en stteki iki akm, retinadan LGN'ye, VI alanndan stlerdeki grsel alanlara doru gerekleen akmlar grdk. Grsel sinyallerin getii ve (bir ekilde) bilince doru giden srelerle ayn zamanda gerekleen bilind srele-

248

BLN, KULLANIM KILAVUZU

rin eitliliini gsteren dier ara duraklan ksaca tantmak istiyorum size. Retinadan doruca orta beyinde sperior kolklsn, yani "tektum"un hemen yannda bulunan pretektal ekirdee aksonlar uzanr (aaya baknz). Bu aksonlar burada gzbebeinin apn denetleyen, parlak kta kltp lo kta byten hcreleri etkilerler. Kortikal hasariar nedeniyle kla ilgili btn alglamalar iptal olan hastalarda bu sre srekli devam eder. "Ik refleksi", bir tr uyumlu "davran" ortaya karan, ama ne bilinli algy harekete geiren ne de byle bir algya htiya duyan bir nral srecin tipik bir rneidir. kinci var noktasyla daha nce karlamtk. Hipotalamusun eitli gnlk ritimlerde tempo ayarlayc grevi gren suprakiyazmatik ekirdei, dorudan bir projeksiyon alr: Bu projeksiyon gnlk faaliyeti, gndz grlen karanhk-k dngsne tar. Bir nceki blmde de grdmz zere, bu girdi yok olursa (krlerde byle bir durum sz konusu olabilir mesela) vcudun i gnlk rtimler devam eder, ama oumuzun temposuna ayak uydurduu gne dngsnden muaf olur. nc var noktas, retinadan daha ykl miktarda girdi alr. Sperior kolliklsler orta beynin stnde yer alr, burada bir ikiz tepecik (Latince'de "colliculus" tepecik anlamna gelir) olutururlar. KoIIiklslerde grsel, iitsel ve dokunsal yerlere ait olmak zere duyu haritas ve gz hareketlerimizin denetimine yardmc olan bir "motor harita" bulunur. Birbirinin zerinde tabakalar halinde yer alan duyu haritalarnn de ayn dzen iindedir; bu durum bariz olaylara (bir yzn belirmesinden alan bir telefona veya bir dokunua kadar her trl belirgin duruma) kar gzlerin hzl biimde egdml hareket etmesini salar. nsann durduk yerde gzn baka bir yne evirip de baka birinin baklaryla karlamas gibi aina olduumuz ama biraz tekinsiz deneyimlerde bu sistem rol oynar muhtemelen. Sperior kollikls, retinal balantlarnn yan sra kortikal grme alanlarndan hem girdi alr hem de talamustaki pulvinar ekirdek yoluyla bu alanlara projeksiyon yapar. Bu iki yapyla daha nce dikkat balamnda karlamtk: Sperior kollikls grsel ilgimizi baka yne kaydnr, pulvinar se bu ilgiyi canlandrr. Bir son-

KARANLIKTAN AYDINLIA

249

raki blmde, VI alann atlayp bu ekirdeklerden geerek yksek grsel alanlara ulaan paralel yolun farkndalk ile davran arasndaki baz tuhaf kopukluklara bir aklama getirebileceini greceiz. Btn bu rnekler, grme ziyadesiyle bilinli bir duyu olmasna ramen, beynin her "grme merkezi"nin bilinli grme deneyiminde rol oynadm farzedemeyeceimiz hatrlatr bize. Bu anatomik giri blmn bitirmeden nce, grsel sistemin ana akm boyunca yolculuk eden sinyallerin bu akm tamamen terk ettikten sonra balarna neler geldiine bir bakalm. Beyinle lgili sorduumuz birok soruda olduu gibi bu sorunun da alternatif cevaplan vardr: Bunlarn iinde etrefil hakikat konusunda bilebildiimiz her eyden karlan cevap, umut kinci derecede karmak grnr, dieriyse bilgi verici bir basitletirmedir. Konuyu basit tutmaya alacam. Dikkatimizi daha ok "ventral" grme yolu zerinde younlatrdk. Grsel sinyaller, akak lobunda bu yolun sonuna ulatklarnda, tanma noktasna veya o noktaya yakn bir dereceye ulaana kadar ilemden gemi olurlar. Hayvan beyinleri zerinde yaplan aratrmalarda, bilginin akak grme alanlanndan eitli ynlere, zellikle de limbik sistemin an ve duygusal tepkiden sorumlu blmlerine ve aln lobuyla bazal ganglionlarn davran dzenleyen alanlanna akt fikri ortaya kmtr. Artkafa lobundan duvar lobuna uzanan dorsal yolun, ventral yola nazaran harekete daha ok rehberlik ettii aktr (tahmin edilecei zere, dorsal yol aln lobIarndaki "idari" merkezlerle daha gl bir iliki indedir). Nihayet, sanki beyin belirli blgelere belli sistemler atfetmeye ynelik her trl abaya srarla direniyormu gibi, dorsal yollarla ventral yollar geni apl bir karlkl balant iindedir. nsan beyninde iler daha da karmak bir hal alyordur muhtemelen; zira insan beyn her eyden nce dilin nrolojik temelini oluturur.

Sonu: Grnt ve hareket Bu blmde ok uzun bir yol kat ettik, k fiziinden baladk, grmenin sanatta kendini yeniden kefine kadar uzandk. imdi de blm tekrar gzden geirelim.

250

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Ik, elektromanyetik nmn bir trdr, hem enerji dalgas hem de parack akm zelliklerine sahiptir. Gneten gelen nmlar, kaltm ajanlar olan nkleik asitlerin oluumu iin uygun kimyasal koullar yaratarak yeryznde hayatn ortaya kmasna katkda bulunmutur. Daha sonra k, karbonun suyla birleerek hayvanlar leminin yiyecek zincirinin temeli olan eker de dahil olmak zere karbonhidratlar ortaya karan ilem, yani fotosentez iin gerekli olan enerjiyi de karlamtr. Ik grmenin evrimiyle birlikte dnyayla ilgili bilginin kayna haline gelerek nc bir rol stlenmitir. Gzler birok ynden hayvanlarn ortaya kyla paralel bir evrim izgisi zlemise de, insan ve sinek gibi birbirinden ok farkl trlerin kulland k pigmentleriyle genler arasndaki benzerliklerden gzn ortak bir soydan tredii aka anlalmaktadr. Ik gze ulatnda, bizim iin artk iyice tandk olan bir dizi olay harekete geirir. Retina izgi ve renk sreksizlikleri ara ve bulduklarn beyne iletir. Meknn sol yans sa yarkre, sa yars sol yarkre tarafndan incelenir. Beyinde grsel meknn haritasn karan birok kortikal alan yn, renk, derinlik ve hareketi analiz eder. Analiz btnletirmeyle bir arada gerekletirilerek, depolanm deneyim kaytlaryla karlatrma yoluyla, belirli biimlerin yaltlmasn, snflandrlmasn ve tannmasn salar. akak loblarndaki alanlar grsel dnyamz ayrntsyla incelerken, duvar loblanndaki blgeler hareketlerimize klavuzluk ederler. Bir hareket lp, yani gz hareketlerimiz, srekli olarak grsel farkndal yeniler, zaman iinde bir bakta edinebileceimizden daha ayrntl bilgi ina ederler. Son olarak, dikkati tahsis etme kabiliyetimiz bizi ilgilendiren eyleri aramamz salar. Bu girift faaliyet sayesinde ortaya kan grnt, dnya zerindeki hareketlerimizin verimliliini byk oranda arttran olaanst bir biyolojik basandr. Ama bilin gibi bu da knlgan bir basandr. imdi dt? bu kabiliyetin baansz olduu, k yerine karanl getirdii durumlan incelemenin zamandr.

"Seni gremiyorum Charley, kr oldum": Keskin Grl Krlk ve Krgr

"...elimi tut.. nk seni gremiyorum, Charley; kr odum." Charles Dickens, Kasvetli Ev


1

Giri "Gryor musun gzleri ak." "yle, ama baksa da grmyor o gzler." AVilliam Shakespeare, Macbeth, V.i Krln en yaygn nedenleri gz kaynakldr. Bu aikr gelebilir insana (ta ki grme srecinin, zerine odaklanlm bir grntnn retina zerine dmesiyle birlikte daha yeni baladn fark edene kadar). Beyindeki bozukluklar da birok grme patolojisine yol aar. Bu bozukluklar bu kitab okuyan her on kiiden biri bizzat yaamtr mutlaka. Migren nbetleri ounlukla grme alannda, kale burlarnn mazgall siperlerini andrd iin "kale tayf" olarak adlandrlan zigzagl ekillerin belirmesiyle kendini hissettirir. Bu istenmeyen canl, parlak misafir genellikle on be yirmi dakika boyunca grsel alann bir blmn kaplar, bazen geici bir kr blgenin, "skotonTun olumasna neden olur: Bunu ba ars ve bulant hissi izler. Ben de o talihsiz yzde onun iindeyim, ilk ciddi

252

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nbetimi tpla ilgili birtakm notlan okuduum srada geirdim. ok asap bozucu bir eydi. Migrenin "grsel avras"nn, bir uyarm dalgasnn (bu dalgann ardndan da grme korteksi iindeki elektriksel faaliyet bir "yaylma depresyonu"na maruz kalr) sonucu olduu dnlyor. Migren hastasnn geici skotomu, iyi tanmlanm bir beyin haaryla srekli hale gelebilir. Yirminci yzyln balarnda, ateli silahla oluan temiz yaralarn etkileri primer grme korteksinde ayrntl bir haritann varlna kant oluturmutu. Bu yaralar seyrek olarak V Tin aasndaki grsel alanlarn daha zellemi ilevlerine de zarar verebilir: Renkli grmede, hareket alglamasnda ve aina yzleri tanmada kopukluklar byle bir hasar sonucunda grlebilecek seici kusurlardandr. Seyrek grlen bu doal deneyler, bir nceki blmde tarif ettiim grme korteksi iindeki iblmnn var olduu fikri lehindeki kantlan glendirir. Bu kusurlar zerinde yaplan aratrmalar, bilinli grmenin nrai temelini aydnlatma vaadini tar. Genellikle skotomun "kr" blgesinde, kiinin sahip olduundan bihaber olduu son derece olaand bir grme biiminin var olduunun kantlanabileceinin kefi de grsel bilin iin son derece nemli olan nral sreleri tanmlama frsat yaratmtr. Son derece yerinde bir ifadeyle "krgr" olarak adlandnlan bu tuhaf yetenee daha yakndan bakacaz. Grme kortekslerindeki hasarlann dier ilgin etkileri de bizi ilgilendiriyor. Byle hasarlardan sonra kr olan hastalar bazen durumlanru iddetle inkr ederler. Bu kiilerin grme yetenekleriyle birlikte bu yetenei yitirdiklerini kabullenme yetenekleri de kaybolmu gibidir. Baz hastalarsa grme yeteneklerini srdrrler, ama nlerindeki sahnenin yansn o kadar "grmezden gelirler" ki, grmezden geldikleri blmde krm gibi davranrlar. Grsel beyinde meydana gelen hasarlar bazen de grsel duyumda anha neden olur. Btn bu fenomenler temel olarak, uzun ocukluk dnemlerinde grme sistemleri normal bir geliim seyri izleyen (o talihsiz durumla karlaana kadar) yetikinler zerinde aratrlmtr. Ama bu olaand kabiliyet ve kopukluklara gemeden nce, geliim srec ve bu srecin tamamlanamamasmn grme zerindeki bedelleri zerinde durmak istiyorum biraz. Grsel geliimle ilgili aratr-

SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

253

malar, nceki blmn ana konularndan birini (gemi deneyimlerin imdiki deneyimler zerinde gl etkilere sahip olduu konusunu) aklama konusunda epey yol kat etmitir.

A gz
Grme, renilmesi gereken bir sanattr: Bakmakla gremeyiz. Sir \Villiam Herschel
2

oumuz bizi gzn eitilebileceine ikna eden birtakm deneyimler yaamzdr. Afrika'da hzlandrlm bir kurs grmek zere gittiim Kenya-Uganda snrna yakn bir hastanede drt harika ay geirdim. Kendi lkemde Afrikal meslektalarm ve hastalarm olmasna ramen, Afrika'ya ilk ayak bastm havaalannda birok Avrupal gezgin gibi ilk hissiyatm, bir sr siyah yzden oluan bir denizin ortasnda kaybolmuluk hissi oldu. Birka gn iinde gzm alt, yeni dostlarm ve ahbaplarm her zamanki gibi abaszca tamr hale geldim. Kenya ormanlarnda yaayan, neredeyse mnzevi bir "mzungu" gibi insanlar tanmak konusunda baya bir pratik yapmtm. Her gn karlatklar beyaz suratlar krmz yanakl, gr sakall iki doktordan ibaret olan Afrikal komularmdan bazlar bizi ayrt etmede hep zorlandlar.3 Yzleri ayrt ederken yaptmz gibi incelikli grsel beceriler gelitirmeyi renmemiz gerektii ortada, ama belki de bu beceriler istisnaidir, iin kaymak ksmdr. Grmeyle ilgili temel yeteneklerimiz doutan gelme olabilir: Grmeyi renmemiz gerekmiyor elbette. Ama grnen o ki, grsel geliimde her ne kadar "doal" ve "sonradan edinilen" karm karmak olsa da, grmeyi reniriz. Son otuz ylda yaplan aratrmalar, grme sisteminin geliimi, onun elektriksel faaliyeti ve grsel deneyim arasnda yakn bir karlkl bamllk olduunu ortaya karmtr. Ama, bir mr sren krlkten sonra yeniden grme durumlarnda yaanabilen baz zorluklarla ilgili arpc anlatmlar, bu aratrmalardan ok nce benzer bir sonucu ima etmekteydi.

254

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Molyneux'nn sorusu Kendimi bildim bileli krm ve krlmle barm. B. Magee ve M. Milligan "Onu hissettiime gre artk grebilirim." SB, Richafd Gregory'nin yapt bir alnt
5 4

yz yldan fazla bir zaman nce yazd Essay Concerning Human Understanding adl kitabnda John Locke, arkada William Molyneux'nn bir sorusunun altn izer: "Diyelim bir adam doutan kr ve dokunarak ayn metalden yaplma bir kple kreyi ayrt edebiliyor... Diyelim ki daha sonra bu kple kre bir masann zerine konuyor ve kr adamn grmesi salanyor; bu durumda adam artk dokunmadan hangisinin kre hangisinin kp olduunu bakarak ayrt edebilir mi?" 6 Molyneux gibi Locke' da nesnelerin hissiyle grnleri arasnda ilinti kurmann deneyim gerektirdii gerekesiyle ayrt edemeyecei dncesindeydi. Locke'un Molyneux'nn sorusunu gndeme getirdiinden beri geen yzyllar iinde, doutan katarakt olanlarn gzlerindeki buulu mercei deitirmek mmkn hale geldi. Bu ameliyat kusursuz biimde yaplacak hale geldikten sonra Molyneux'nn sorusu kesin bir cevap buldu. Kr adam kreyle kareyi ayrt edemez, ama sadece grmenin dokunmayla ilintilendirilmesi gerektii in deil: "Ameliyattan hemen sonra grme durumlar test edildiinde, hastalar renkleri ayrt edebiliyordu, ama biim veya ekil hakknda pek bir fikirleri yoktu, mesafe ve derinlik hakknda hibir ey bilmiyorlar, katlk hakknda ise ok az ey biliyorlard... Bizatihi grsel alglar kusurluydu... Aslnda normal insanlar gibi gremiyorlard? Yeni grmeye balayan gzlerde grme edimi, bir "srekli kayan, yerinde durmayp hemen yok olan grnler kaosu"dur.8 Son derece tedirgin edici bir deneyim olabilir bu. Daha sonra edinilmi grme yetenei, kiiyi yeni, deerli bir duyuyla zenginletirecei yerde ona bir zamanlar evinde gibi hissettii bir dnyada kendini

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM

255

bir yabanc gibi hissettiren zehirli bir iecek haline gelebilir. Alberto Valvo, uzun sreli krlkten sonra gzleri iyiletirilen 9 birok hastann durumunu tarif eder. Hastalarnn ou ilk gnlerde aknlk yaam: "Yeni bir hayata baladm duygusunu yayordum, ama baz zamanlar, grsel dnyay anlamann ne kadar zor olduunu fark ettiimde, moralim bozuluyor, evkim krlyordu; evremde k ve glge btnleri, farkl uzunlukta izgiler, yuvarlak ve keli eyler, genelde beni hayrete dren ve anlamn bilmediim bir deiken duyumlar mozayiine benzer eyler gryordum. Akamlan karanlktan holanyordum, bana huzur veriyordu, beni dinlendiriyordu..." Bu aknlk duygusuna bazen hayranlk da karyordu elbette: "Geen akam balkondayken [bykannem] yukar bakmam syledi. Baktm, beyaz, yuvarlak bir ey grdm; onun ne olduunu bilmiyordum; bykannem onun ay olduunu syledi. Ay bana yan bamda oturan biri kadar yaknm gibi gelmiti." Daha talihli hastalar zaman iinde daha iyi grmeye balar, geri bir mr boyu krle altktan sonra bu kiilerde grme hibir zaman dokunma kadar doal veya etkili hale gelemeyebilir. ngiliz psikolog Rchard Gregory, on aylkken grme yeteneini yitiren, 52 yanda bu yetenei tekrar kazanan SB'yi incelemitir.10 SB, ameliyatndan ksa bir sre sonra Londra'ya gerekletirdii bir gezi srasnda hevesi krlm grnyormu. "Uzun zamandan beri alet ve makinelere ilgi duyduu" iin Gregory onu Bilim Mzesi'ne gtrm. Gregory, iinde torna tezgh bulunan bir sandn yanna gtrm onu: Sandk hakknda, en alttaki ksmnn sap olduunu dndn syledi, o kadar... Sonra bir mze grevlisinden (nceden ayarland gibi) sand amasn istedik. SB'nin torna tezghna dokunmasna izin verildi. Sonu artcyd... Gzleri smsk kapal, ellerini torna tezgh zerinde gezdirdi. Sonra biraz geri ekildi, gzlerini at ve "Onu hissettiime gre artk grebilirim," dedi. Daha sradan bir baka gzlem de, grme yeteneinden en verimli ekilde yararlanmak iin gzlerimizi hayatmzn balarnda kullanmamzn ok nemli olduu fikrini dorular. a bakan ocuklarn gzleri zamanla baka ynlere bakar ve bu ocuklar bakarlarken genellikle bir gze arlk verirler (bunun ok geerli bir nedeni var-

256

BLN, KULLANIM KILAVUZU

dr, zira her ki gzle birden baktklarnda ift grrler, bu da akl kartrc, rahatsz edici bir deneyimdir onlar iin). Bu ocuklarn var olan iki grntden birini nasl "bastrd" bilinmiyor, ama sonuta byle bir eyin gerekletii phesiz, ihmal edilen gz "tembelleir" ve zamanla gr keskinliini yitirir. Yedi yandan sonra bu kayp geri dnszdr: Yedi yandan nce, iyi gren gz her gn bir sre kapatmak, ocuu ihmal ettii gzle grmeye zorlamak gibi basit areler, zayf gren gzn gr keskinliini bir mr boyu srdrmesini salar. Bu durum, dnyay berrak grmek istiyorsak grme yeteneimizi kullanmamz, hem de genken kullanmamz gerektii olgusunu destekler. Ama "gz tembellii"nin ok daha derin bir deiime yol amakla sulanmas hakszlktr. Grsel deneyimde meydana gelen bozukluk grsel beynin geliimini derinden etkiler.

Grme gcnn olgunlamas

Grsel sistemin geliimi ve faaliyetinin olgunlamas 1960'lardan beri youn bir ekilde aratrlmaktadr." Grsel sistemin temel plannn ceninin geliimi srasnda grsel bir deneyim gerekmeden olutuu aktr. Nronlarn ortaya k, grme korteksinin tabakalarn oluturmak zere g etmeleri (migrasyon) (bkz. ekil 6.1), aksonlarn hedeflerine projeksiyonu ve geni apl kortikal balant dzenlemesi, bunlarn hepsi doumdan nceki aylarda ana rahminin karanlnda nceden belirlenmi geliim izgisi iinde gerekleir. Ama btn bu sylediklerim, nronlarda ikin olan ve ortaya ktklar andan itibaren balayan faaliyetlerin cenin geliiminin bu erken dneminde meydana gelen olaylarda rol oynamad anlamna gelmez. Top balndan alnan bir toksinin (tetrodotoksin) kullanm sayesinde grme sinirinin elektriksel faaliyetini, sinirin aksonlarna zarar vermeden durdurmak mmkn. Bu talamusa giden grsel girdinin normal tabakalamasn nler mesela. Nitekim nral faaliyet doumdan ok nce, geliimde rol oynayan bir unsur olabilir. Douma yakn zamanlarda nsann grsel sistemi, son derece etkileyici birtakm grsel ayrmlar yapacak kadar olgunlam olur: Bir bebek birka gn iinde evresindekilerin yz hareketlerini, me-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

257

ekil 6.1 Nron g Beyin korteksi, nronlarn beynin derinliklerindeki karncklarn yaknnda bulunan "geliim blgesi"nden beynin yzeyine doru g etmeleriyle oluur. Nron gne glial hcreler klavuzluk eder; glial hcreler, nronlarn izledii yollan radiyal liflerle kaplarlar. ekilde A, B ve C ile iaretlenmi nronun radiyal glialann (RG) refakatinde korteks yzeyine doru yol aldklar grlyor. A nronunda nc knt (), iz src yalanc ayak (YA) ve trtainling knts (T) grlmektedir. Ol = optik nm.

sela az ama veya dil karma gibi hareketleri taklit edebilir.12 Ama grmenin temel plan izilmi olsa da, ayrntlarnn rafine hale getirilmesi ve anatomisinin gzelletirilmesi takip eden aylarda gerekletirilir. Burada basit bir olguya deinmeden gemeyelim:

258

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Doum srasnda grsel beynin btn nronlar mevcutken, snaps13 lann ancak yzde onu kadar mevcuttur. Nronlar arasndaki bu temas noktalan, beyne bilginin akt geitlerdir: Aksonlar doumdan sonra, deneyimin basksyla ekillenirler. ki nl deney dizisi, olgunlamakta olan grsel sistemin plastisitesini ortaya karmtr. Hatrlarsanz, iki gz primer grme korteksinin 4. tabakasn ayr ayr beslemekte, "okler dominans stunlar" oluturmaktayd. Doumda, ki gzden gelen girdiler i iedir: Okler donimans stunlar daha sonra, grsel deneyimin etkisiyle oluur. Ama gzlerden biri hayatn erken dnemlerinde grmekten mahrum edilirse (zeri kapatlmak suretiyle mesela) gren gzn uyard stunlar genilerken, grmekten mahrum edilen gzn uyarmas gerekip de uyaramad stunlar bzlr. Bu etki iki kilit etkene dayanr: Byle bir durum ancak bir gren bir de grmesi engellenen bir gz arasnda rekabet olduunda ve grme korteksini sadece gren gzden beyne giden yol baarl bir ekilde uyardnda meydana gelir. 2. Blm'de vurguladm ve ilk kez Kanadal psikolog Donald Hebb'in tasavvur ettii srele ilgili gzel bir rnek bu. "Hebb yasas" der ki, birlikte faal olan nronlar arasndaki balantlar glenir. Gzlerden biri grmekten mahrum edilirse, sadece dier gzn "harekete geirdii" nronlar hedeflerini faaliyete geirme ve balantlarn glendirme ansna sahip olur. Henz tam olarak anlalmayan nedenlerle grme korteksinin nronlar, kendilerini uyaran aksonlar "dllendirme", uyaramayanlan "cezalandrma" eilimindedir: Baanl aksonlar geliir ve dall budakl tepelerini yaydka yayarlar, umutsuz rakipleri ise solar ve kuruyup yok olurlar. Bu etki ancak belli bir "kritik dnem"de, trden tre deien, kedi yavrulannda birka ay, insanda ise yllar sren br dnem ierisinde elde edilebilir. Bu hassas dnemde bir gzn grmekten mahrum braklmasnn yol at sonular, dier gzn kapatlmas ve mahrum olan gze grme frsat tannmasyla tersine evrilebilir. Kritik dnem srasnda iki gzn srasyla kapatlmas, grme korteksinde her biri iki gz tarafndan farkl zamanlarda ayn ayn uyarlan iki hcre poplasyonunun yaratlmasna yol aar. Bu durum iki gzde de grme yeteneinin muhafaza edilmesini salar, ama bunun bedelleri de vardr. Stereoskopik derinlik algs, normalde iki

SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

259

gzden dengeli bir girdi alan bir nron grubuna baldr: Bu hcrelerin normal geliimi, dolaysyla derinlik algsnn rafine edilmesi her iki gzn srayla kapatlmas yznden engellenmi olur. kinci deney dizisi baz alardan daha arpcdr. Bir nceki blmde primer grme korteksinde, meknn belli blgeleri iindeki yn izgilerini "temsil eden" hcre stunlar bulunduunu grdk. Bir insann veya hayvann grsel deneyimi belli trden eiklie sahip izgilerle (hepsi dikeye yakn veya hepsi yataya yakn izgilerle mesela) snrl olsayd ne olurdu? Grnd kadar tuhaf bir soru deil bu: Astigmat gzlerin mercekleri baz ynlere iyi odaklanabilirken bazlarna odaklanamadndan, ar "astigmat" olan kiiler bazen tam da byle bir durum yaarlar. Bu konu hayvanlarda sistemli bir ekilde incelenmitir; bu incelemelerden alnan cevaplar aktr. Daha ziyade okler dominans stunlar iin kritik olan dnemden nceki kritik bir dnemde, kii daha ok belli trden eildie sahip izgilere maruz brakldnda o tr eiklie kar seici olan kortikal hcrelerin oran artarken, dier oryantasyonlara kar seici olan hcrelerin oram azalr (bkz. ekil 6.2). Keza, belli ynde hareket eden bir evrede yetitirilen

dikey

dikey

yatay

yatay

dikey

dikey

ekil 6.2 Yatay veya dikey oryantasyonlara kar seici grmeye maruz brakl-

mann etkisi Bir hayvan sadece yatay izgileri (solda) grmeye zorland bir ortamda yetitirmek, hayvann oryantasyon-seici hcrelerinin tercihlerini yatay izgilerden yana kutlanmalarna neden olur: Dikey oryantasyonlan tercih eden ok az hcre vardr (ekildeki izgilerin oryantasyonu, grme korteksindeki mstakil hcrelerin oryantasyon tercihlerini yanstmaktadr). Bu deneyin tersi sa taraftaki ekilde tasvir ediliyor.

260

BLN, KULLANIM KILAVUZU

hayvanlarda iinde yetitirildikleri bu evre o yndeki hareketleri seen hcrelerin saysn arttrr (bkz. ekil 6.3). Grme korteksi, evresine neden byle sapkn denebilecek bir tarzda uyum salyor peki? Bu sorunun en kabul gren cevab, grme korteksinin her sinapsnin beynin genetik planndaki gcn tespit etmenin zor ve gereksiz olduudur. Grme yeteneiyle ilgili kaba bir genetik taslak karmak yeterli grnyor. Grsel sistem iinde bol miktarda balant olduu srece, deneyim bunlarn iinde yararl olanlar seme, grme yeteneimizin "ince ayann" yapma, bunlan yaparken de grsel sistemimizi ekillendirme olanan elde edebilir.

normal hayvanlar

hep saa doru hareket ederek byyen hayvanlar

ekil 6.3 Hareket ynlerine kar seici grmeye maruz braklmann etkileri Bir

hayvan yavrusu tek bir ynde (burada sadece sa tarafa doru) hareket eden bir nokta rntsyle evrelendii bir ortamda srekli tutulursa, hayvann hareket seici hcreleri saa ynelik hareketleri seer hale gelir (burada, her ok tek bir kortikal hcrenin yn tercihini temsil etmektedir).

Tartmaya daha ak, ama insan dnmeye kkrtan bir aklamaya gre ise, evremizdeki eyleri grmeye donanml olmak bizim amzdan daha akllca bir harekettir. evremiz arlkl olarak devaml saa doru hareket eden dikey ara kesitlerden oluuyor olsayd, bunlar ayrt etme konusunda uzmanlasak iyi olurdu. Primer grme korteksinin plastisitesiyle ilgili zorlama bir aklama gibi grnebilir bu (zira primer grme korteksinin Iaboratuvar dnda byle tuhaf ortamlarla karlamas pek mmkn deildir) ama ilgi ekici bir dnceyi kkrtr.

SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

261

Aslnda hepimiz, yzlerden Ferrarlere, sa stillerinden zm eitlerine kadar evremizdeki her nesneyi "grme" (ve onlar ayrt etme) konusunda uzmanlamaya eilimliyizdir. Bu durumun, onlar hakknda bir eyler renmemizden, bizi daha sezgili hale getiren beklentiler kazanmamzdan kaynakland ak. Yetikin beyninin grsel hafzas, ocuk beynindeki plastisitenin ortaya kmasn salayan srelerin olgunlam bir uzantsn temsil ediyor olabilir mi? Deneyimin, azami plastisite dneminin sona ermesinden ok sonra bile serebral korteksi "ekillenmeyi" srdrebilecei hipotezi, gnmzde bellekle ilgili dncelerin byk bir blmnn temelini oluturur. Duyu blgelerindeki sinaptik deiimler sayesinde bilgi topladmz, aym zamanda da "ilemden" geirdiimizi ima eden zekice bir fikir bu. Bu fikir doruysa, "plastisite" ve bellek or14 tak temel aklamas "Hebb yasas" iinde bulunabilir. Bu deneyler, hayatn balarndaki hassas dnemlerinde grmenin engellenmesinin neden bu kadar hasar verici sonulan olduunu aklamaya yardm eder. Grme, farkl zamanlarda kaltsal bir plann, bnyedeki faaliyetin ve grsel deneyimin klavuzluuyla gerekleen bir byme srecinin sonucudur. Deneyimimizde gerekleen deiiklikler byme rntsn deitirir. Ayn anda her iki gzn grmesinin engellenmesi gzleri, grmesi engellenen bir gzn etkilendii kadar vahim bir ekilde etkilemeyebilir, ama karanlk iinde geen bir hayatn grme zerinde ok kt etkileri olduu da muhakkak: Normalde deneyim olmadan olgunlaan yetenekler yava yava yok olur, deneyim gerektiren yeteneklerse hibir zaman gelimez. Hassas bir dnemde yaanan ilk deneyimlerin byk nem tamas, psikolojik geliimde genel bir yasa gibidir: Dil renimi ile toplumsal beceri kazanmndan sorumlu olduu kadar duyularn olgunlamasndan da ilk deneyimler sorumludur. "Bakmakla gremeyeceimiz" dncesi bizi artk hi artmamal.

262

BLN, KULLANIM KLAVUZU

Yeni duyumlar "Kr biri olarak lp, gren biri olarak yeniden domam gerekiyordu." Bir hastann szleri, aktaran Valvo
15

Hibirimiz bir duyusunu kaybetmeyi istemez. Ama grme veya iitme duyusunun kayb veya yokluuyla da pekl yaanabilir. Hatta, bu kayb dengeleyecek baz kazanmlar, dier duyularda bir younlama, dokunma ve iitme, tat ve koku alma algsnda bir art sz konusudur. Oliver Sacks, bir zamanlar masrlk yapm, eski mterilerinin ounu hl "dokunsal ayrntlaryla" tanmlayabilen, o16 cukluundan beri kr olan "Virgil" ile ilgili arpc eyler anlatr. Ayrca anlama yetisinin tekeli hibir duyuda deildir elbette: Grme dili bile bir dereceye kadar krlerin eriimine aktr. Kr felsefeci Martin Milligan, lmeden ksa bir sre nce felsefeci dostu Bryan Magee'y e yazd ve sonradan yaymlanan mektuplarda bu konuyu tartmtr.17 Gren ou insann "karanlk" szcnn yananlamlann Milligan kadar iyi tarif edebileceinden pheliyim: "alglamada zorluk, bilinmez ve kavranlmaz bir ey, tehdit ve tehlike, ayn zamanda bazen scaklk, mahremiyet duygusu ve bakalarnn mdahaleci alglarna kar bir emniyet." Krlerin bu derin alglamalarnn nra bir temeli var m? Beynin normalde grmeyle ilgili oan blgelerinin krlerde duyma ve dokunmayla harekete geirilebildiine dair srekli artan veriler var. Norihiro Sadato ile meslektalarnn Nature dergisinde 1996'da yaymlanan ve kr deneklerden Bralle alfabesiyle yazlm yazlan okumalannn, gzleri gren deneklerden de dokunarak ekilleri ayrt etmelerinin istendii bir aratrmalarnda, krlerin grme kortekslerindeki faaliyetler ile gren kiilerin grme kortekslerindeki faaliyetleri karlatrmak iin ilevsel grntleme yntemi kullanlm.18 Gren kiilerde, ekilleri dokunarak incelerken grme korteksinin faaliyetinin dt grlm; dikkatin bir duyuya younlatnlmas dierlerini "etkisizletirdii"nden, tahmin edilebilir bir sonu bu. Buna karlk, krlerin Braille okurken grme kortekslerindeki faaliyetin hissedilir derecede artt gzlemlenmi. Bu bul-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM'

263

guya baka birok aklama getirmek mmkn, ama benzer sonularla birlikte deerlendirildiinde bu bulgu, krlerin beyninde dokunma duyusunun normalde grmeyle ilgili olan alardan yararlanyor olabileceini akla getirir. Bir nceki blmde karlatmz rekabet ve geliim srelerine benzer srelerin doal bir sonucu olabilir bu. Gren bir gz kortekste kr gze ait bir yeri "kazanabiliyorsa", faal bir duyu da faal olmayan bir duyuya ait blgeleri igal ediyordur belki de. Byle bir eyin olduunu dnmek iin elimizde ok sebep var. Kedi beyninin aln lobundaki bir alan, yani "anterior ektosilvian", mekndaki sesin kaynan belirlemek konusunda uzmanlamtr. Bu alan "ok kipli"dir, "grsel", "iitsel" ve "dokunsal" mekn temsillerini ierir. Doutan grsel deneyimden mahrum olan kediler, sesin yerini belirlemede son derece baarldrlar. Dolaysyla, bu kedilerin anterior ektosilvan kortekslerindeki (AEC) ses kaynaklarna duyarl hcre saylan normalden daha fazladr; bu hcrelerin tepkileri normalden daha keskindir; iin en etkileyici yan ise, bu hcreler AEC'de nronlarn normalde sadece grsel tepkiler aldklar blgelerde bulunurlar. Bu hayvanlarda grsel harita hi de kaybolup gitmi deildir. Bunun gibi genel deiimler grme korteksinde, Sadato'nun almasnda grld gibi, dokunsal faaliyetin artmasna neden olabilir. Grsel alanlar birbiriyle zengin bir iliki iindedir: AEC iindeki, normalde grmeyle alakal olan, ama iitsel veya dokunsal girdi tarafndan ele geirilebilen hcrelerin VI alanyla dolayl balant kurmalar halinde, dokunmayla sesin onu uyarabilecek hale geldiini grmek mmkndr. Krlerin "parmaklaryla baktklar", "kulaklaryla grdkleri"ni eskisine nazaran daha bre bir anlamda syleyebiliriz artk. Krlk ara sra meydana gelen, ama baarl bir biimde stesinden gelnebilen bir talihsizlik insanlar iin. Baz trlerde ise krlk bir yaam biimi haline gelmitir. 10 ila 30 milyon yl nce kr sann atalar yeryzn terk edip yeralt hayat srdrmeye balad, Iksz dnyalarnda grme duyular bir ilerine yaramyordu: Gzleri toplu inenin ba kadar kld, zeri deri ve krkle kapland. 2 0 Grmeyle ilgili byle ar mahrumiyet durumlarnda grsel beynin bana neler gelir peki?

264

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Normalde retinadan gelen sinyalleri beyne tayan grme siniri, kr sanda epey incelmitir. Akson gnderdii lateral genikulat, kr sann gren akrabalarnn lateral genikulatlanndan daha kktr, ama hl fark edilebilecek durumdadr. Alman ve sraillilerden oluan bir grup aratrmacnn gerekletirdii deneyler, bu hayvanda LGN'ye ve akabinde LGN'nin sinyal gnderdii artkafa korteksine giden girdilerin grsel deil iitsel olduunu ortaya koymutur. Baka bir deyile, grsel beyni, kr sann karanlk tnellerde dolarken son derece ihtiya duyduu bir duyu, iitme duyusu igal etmitir. Bu blmde tasvir ettiim baz gzlemler tartmaldr. Krlerin dokunma ve iitme duyularnn daha keskin olup olmad ok tartlan bir konudur. Keskin ise, bu stnlkleri dikkatlerini kalan duyular zerinde younlatrdklarn ve bu dikkat younluunun uygulamadaki halini yanstyor olabilir. Ama bir duyunun kayb durumunda nral uyarlamann gerekletiini gsteren veriler sabit bir biimde artmaya devam ediyor; eer byle bir ey varsa bu durum, hayatn sonraki dnemlerinde grmenin iyilemesinin neden kark bir durum olduunun aklanmasna yardmc olur: Bir hayat boyu sren krlk srasnda grme sisteminin keskinliini kaybettii anlamna gelmez sadece bu, dier duyularn grme alann igal etmi olabilecei anlamna da gelir.

Zihin krl: agnozi "Kulpte yabanc birinin bana baktn grdm ve metrdotele onun kim olduunu sordum. Gleceksiniz. Aynada kendime bakyormuum meer."21 Agnozi, kelimesi kelimesine "gnosis", yani bilgi kayb anlamna gelir. Nrolojide bu terimin daha zgl bir kullanm vardr. "Agnoziler" duyumun sonraki aamalarnda ortaya kan, sorunlu duyunun hi bozulmam gibi grnd, ama meydana getirdii algnn veya bilginin bozuk olduu rahatszlklardr. Mesela metrdotele aynadaki kendi yansmasnn kim olduunu soran adam, birisinin kendisine baktn biliyor ("grebiliyor") ama bir ekilde o kiinin

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

265

yzn karamyor. Ben agnozi terimini, beynin incinmesi yznden grmenin belli vehelerinin belirli biimde zarar grd seyrek durumlarn hepsini kapsayacak ekilde kullanyorum. Bu durumlarn bazlar tuhaf bir biimde televizyonlarda beliren arzalan andrr: nsann grme yetenei, evlerimzdeki televizyonlar gibi, birden renkli grntden siyah-beyaz grntye geebilir veya grnty aniden 180 kaydrabilir. Yzleri tanyamama eklindeki seici yetersizlikte olduu gibi, baz agnoziler televizyonumun beceremeyecei alengirli eyler de yapar. Ama btn bu bozukluklar, grmenin karmak bir sre olduu, cepheleri mstakil bir biimde bozulabilen beynin iinde geni bir alana yayld mesajn dorular. Dilerseniz nce, kolaylkla tahayyl edilebilen, ama o kadar kolay tahamml edilemeyen bir soruna gz atalm.

Btnlkl algsal agnozi Renk


"BEN TAM ANLAMIYLA RENK KRYM... Domates suyu siyahtr."
Jonathan I, aktaran Oliver Sacks 22

Renk hayatn en keyifli eylerinden biridir. Zamanmn ou, tuhaf bir biimde renksiz hastane ortamnda geiyor: Parlak klandrma, plak duvarlar ve yavan yapay tonlar gz zerinde monoton bir etki yaratr. Uzun bir gnn sonunda, akam semasnn incelikli renk geileri veya tepelerin mor tonlar la gibi geliyor insana. Ciddi (ama genelde lmcl olmayan) gz al tehlikesi dikkate alnarak, son zamanlarda hastane koridorlarna resimler konmas iin takdire ayan kampanyalar dzenleniyor. Rengin o zengin i aclndan mahrum olmay hi istemezdim dorusu. ok seyrek de olsa, baz beyin zedelenmeleri, grme yeteneinin dier ynlerine zarar vermeyerek sadece renkli grme yeteneini yok eder.23 Epey olaanst bir durumdur bu. Okumaya biraz ara verin ve evrenizin bir ey dnda olduu gibi kaldn, yani renk-

266

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lerinden soyunduunu ve grilerden oluan bir dnyaya dntn hayal edin. Oliver Sacks, usta bir soyut ressam olan "Jonathan I" hakknda yazd makalede, bu tuhaf durum nedeniyle bu ressamn hayatnn ve iinin nasl harap olduunu, sonunda nasl dnme uradn anlatr. Haftalarca her ey rahatsz edici derecede farkl ve yanl grnmt bu ressama: Bay I insanlarn deien grnlerine de ("donakalm gri heykeller gibi") aynadaki kendi grntsne de katlanamyordu:. Toplumsal iliki kurmaktan kamyor, cinsel likiye girmeyi imknsz gryordu. nsanlarn tenlerini, kendi tenini iren bir gri renkte gryordu: Ona "ten rengi" "san rengi" gibi geliyordu artk. Gzlerini kapattnda da durum aynyd, zira canl grsel imgelemi yerli yerindeydi, ama o da renksizdi artk... onun deyimiyle, "kurun kapl" bir dnyada yaamak gibi bir eydi bu. Bay I zamanla tekrar alacak hale gelmi, yllardr izmedii insan yzleri gibi nesnelere tekrar dnm ve onlar siyah-beyaz resmetmeye balam (ilk renkli denemeleri baarsz olmu). Ayrca heykel de yapmaya balam. "Elinde kalan btn grsel tarzlara (biim, hatlar, hareket, derinlik) dnyor ve onlar eskisine nazaran daha youn biimde aratryor gibiydi sanki." Ressamn kiisel hayat da deimi: "Geceden zevk almaya" balam. Arabasyla aklna estii yere, Boston'dan Baltimore'a veya kk kasaba ve kylere gidiyor, akam karanlnda eve dnyor, sonra gecenin bir yarma kadar sokaklarda dolayor, kh sokakta karlat biriyle sohbet ediyor, kh kk lokantalara gidiyordu: "Geceleri kk lokantalar farkldr, hele pencereleri varsa. Karanlk ieri girer ve hibir k onu deitiremez... Geceleri seviyorum." Bu tuhaf rahatszln aklamas nedir? Bir nceki blmde, artkafa korteksindeki oklu grsel alanlarn grsel sahnenin farkl ynlerinin paralel biimde analize tabi tutulmasn saladn grmtk. Korteks boyunca ilerleyen akmlardan biri zellikle renkle alakaldr ve zellikle bir grsel alan, yani V4, renk algs konusunda odak noktasdr. Akromatopsi (Bay I'nin hastal) son derece seyrek grlen bir hastalksa da, eldeki mevcut veriler, buna neden olan hasarn, insandaki V4 alannn muhtemel mekn olan fzi-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

267

form girusta merkezlendiine iaret eder. Hikyenin sonu mu bu? Tam deil: Bilimde ou zaman olduu gibi, burada da hikyeye beklenmedik bir boyut katan bulgular var. Yaknlarda yaplan aratrmalarda, V4 alannn hasar grmesinden sonra renk farkndal yitirilse bile beynin ekilleri alglamak iin farkl renkler arasndaki snrlar kullanabildii grlmtr. Baka bir deyile, "akromatopsi"nin aklamas olarak kabul edilen ey, yani V4 alannn hasar grmesi, daha ziyade renk bilincini zedeler; 24 ille de renk bilgilerinin analizini engellemesi gerekmez. Beynin bilinli olarak deerlendiremedii bilgilerden yine de yararlanyor olabilecei eklindeki bu ilgin fikir, sonraki sayfalarda da sk sk karnza kacak.

Hareket Hareket, zel bir grsel alg olarak kabul edilebilir. George Riddoch
25

1983'te bir Alman nrolog eine rastlanmayan bir vaka bildiriyordu. 26 LM birka yl nce koma halinde hastaneye yatrlm. Yaplan testler, kirli kan beyinden uzaklatran toplardamarlardan birinin bir kan phts nedeniyle tkandn gstermekteymi. LM bu ciddi hastalktan, doru szckleri bulmakta biraz glk ekmesi (ve hi grlmemi bir belirti) saylmazsa kurtulmu: Grsel bozukluk... boyutun nde de bir hareketleri grme kayb eklindeydi. Fincana ay veya kahve koymakta glk ekiyordu mesela, nk sv bir buzul gibi donmu grnyordu ona... fincan iindeki hareketi alglayamad iin svy fincana koyarken ne zaman durmas gerektiini de bilemiyordu... Gelen arabann hzn kestiremedii iin caddede kardan karya geemiyordu, ama arabay hi zorluk ekmeden tanyabiliyordu. "Arabaya bakarken nce ok uzakta gibi grnyor. Ama karya gemek istediimde birden araba yanmda bitiveriyor." Zamanla, sesin gittike artmasna bakarak hareket halindeki aralarn uzakln "tahmin" etmeyi rendi. LM'nin grme yetenei dikkatle incelendiinde hemen her ynyle normal olduu grlm: Uzaktan harfleri okumas, gr mesafe-

268

BLN, KULLANIM KILAVUZU

si ve renkleri tespit etmesi hepsi iyiymi. Ama hareketleri tespit etme yetenei, olmas gerekenin ok altndaym. Hareket halindeki bir hedefle ilgili grsel deneyimini tarif etmesi istendiinde LM, "solda veya sada, yukarda veya aada bir k noktas, bazen de ara blgelerde arka arkaya beliren k noktalan" eklinde bir hareketsiz imgeler silsilesi grdn sylemi. Bu sorun sadece grmesini etkiliyormu: Bir nesnenin hareketlerini ona dokunarak veya sesini dinleyerek muhakeme edebiliyormu. nsan beyninin grd hasarlar genelde pek muntazam olmaz, LM de bu konuda bir istisna deildi. LM'nn beyni zerinde yaplan taramalarda, beyninin arka ksmnda, primer grme korteksi civarnda baya yaygn bir hasar tespit edilmi (geri VI hasarl blge iinde yer almyormu). Bu nedenle LM'yi hareket algsndan mahrum eden hasann yeri konusunda kesin bir ey syleyemeyiz. Ama hasarl blgelerin iinde, hayvan aratrmalarnda tespit edilen ve hareketten sorumlu hcrelerin bolca bulunduu "hareket blgesinin, yani V5'in insandaki muadilinin yer aldn ileri srmek gayet makul olacaktr. Akromatopsi ve "akinetopsi" (LM'nin durumuna verilen isim) "ift zlme"ye iyi bir rnek tekil eder. Renkli grme iptal olurken hareket algsna bir ey olmayabilir (bunun tam tersi de geerlidir). Bu durum, bunlarn noral mekanizmalannn ayn olduunu akla getirir ve grsel sahnenin belli vehelerinin beyinde ayn ayn ve paralel biimde ilemden getii grn kuvvetle destekler.27 Renk ve hareket, grsel evremizin canl niteliklerindendir: Gevek bir durumda olduumuzda onlar alglayabilmek mthi bir keyiftir, stelik genellikle knlgan tenlerimizi de bu alg sayesinde koruruz. Ama en temel grsel nitelik ekildir elbette. Biime kar bir duyu kaybn hayal edebilir misiniz? Biim 1890'da Heinrich Lissauer, agnozilerle ilgili sonraki dnceleri derinden etkiledii ve yanl ynlendirdii sylenebilecek bir aynmda bulundu.28 Grmenin inkr edilemeyecek ekilde bozulduu agnoziler ile ak bir ekilde grlen nesnelerin tannmasyla ilgili sorunlardan kaynaklanan agnozileri birbirinden ayrd. Birinci tr ag-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

269

nozilere "btnlkl algsal agnozi", ikincisine "balant agnozisi" adn verdi. Grmenin yaratclnn karmak ynleri konusunda idrakimiz arttka, Lissauer'in duyum ile bellek arasnda olduunu farz ettii keskin ayrm izgisi ksmen yok oldu. Ama Lissauer'in yapt bu aynmm hl pratik yararlan var; bu bozulduklar iinde en temel olan ise biim agnozisi, en dar anlamyla "btnlkl algsal agnozi" diyebileceimiz agnozi eididir. Biim agnozisinden mustarip kiilerin grsel deneyimleri ok tuhaftr; geri, birok adan grmeleri normaldir. Grsel alanlanmn tam zerinde k akmalar grebilirler mesela; renkleri, hareketleri ve derinlii alglarlar; aynntlan zme yetenekleri (tekbiimli bir zemin zerindeki zgara deseni ayrt etmek gibi mesela) hepimizinki kadar iyi olabilir: Ama biim agnozisi olan hastalar ekilleri anlayamazlar, "X" ile "O"yu, gen ile kareyi, anahtar ile engelli ineyi ayrt edemezler. Byle hastalardan biri "mavi zemin zerine daktiloyla yazlm bir mektubun fotorafn bir 'kumsal resm'ne benzetmiti; mavi zeminin 'okyanus,' kdn 'kumsal,' kk daktilo harflerinin de 'uaktan grlen kumsaldaki insanlar' olduunu sylemitir." Dnya, her trl ekli bulamklatnp tannmaz hale getiren, ama (imknsz baanp) renk, hareket ve derinlik grnn koruyan tahrif edici bir mercein ardndan grlyormu gibidir sanki. Renk ve hareket agnozilerinin, yani akromatopsi ve akinetopsinin, kortikal grme alanlarnda (srasyla V4 ve V5'te) meydana gelen hayli odakl hasarlarla makul bir biimde ilikilendirilebileceini grdk. Biim algs iin byle uzmanlam bir alan yoktur ve biim agnozisine neden olan ey, genelde mstakil bir beyin hasan deildir. Bu hastalktan mustarip olanlarn ounluu zehirlenme tehisi konmu kiilerdir (bunlar kasten zehirlenmi kiiler deildir; grnmez, lmcl bir gazm neden olduu bir zehirlenme, karbonmonoksit zehirlenmesi sz konusudur burada). Karbonmonoksitin kimyas, neden olduu kt etkilerin aklamasn iinde banndnr. Karbonmonooksit, normalde dokularmza oksijen tayan proteini (hemoglobini) artarak kendisiyle birlemesini salar. Oksijenden farkl olarak karbonmonooksit, hemoglobinle birletikten sonra ondan bir daha ayrlmaz. Kurban hemen kurtanlmazsa veya zehirlenme hafif bir zehirlenme deilse, bunu

270

BLN, KULLANIM KILAVUZU

hzla asfiksi (oksijen yetersizlii) takip eder. Ciddi, ama lmcl olmayan karbonmonooksit zehirlenmesi beyinde geni apl, ama yarm hasara yol aar. Grme korteksinde yaanan bu tr bir yarm hasar, biim algsn "ina etmek" iin gerekli olan sinyallerin btnlemesine engel oluyor olabilir. Akromatopsi hikyesinde olduu gibi biim agnozisi hikyesine de yakn zamanlarda ilgi ekici bir haiye dld. Birok gzlemci, biim agnozisi hastalarnn yaadklar sorunlar bazen beklenmedik derecede kolay bir biimde zdklerini fark etmitir. Da29 vid Milner ile Mel Goodale bunun nedenini zm olabilir. Milner'la Goodale'in keifleri, banyoda karbonmonooksit zehirlenmesinden sonra tipik biim agnozisi sorunu yaayan "DF" adl gen bir kadm zerinde yaptklar aratrmalara dayanyor. DF, renkleri ve ince doku farkllklarn ayrt edebiliyor, nesnelerin mekn iindeki ilikileri hakknda basit deerlendirmelerde bulunabiliyor. Hatta, renk ve dokulardan ald ipularn kullanarak, bazen bir nesnenin kimlii hakknda doru saptamalar yapabiliyor. Ama btn bunlara ramen harfleri veya saylan tanyamyor, basit ekilleri ayrt edemiyor, hatta bir izginin ynn tespit edemiyor. Gelgelelim, Milner ile Goodale mthi bir ey fark etmi: Posta kutusuna mektup atmas veya eitli ekillerdeki nesneleri almas istendiinde DF, hepimiz gibi kol ve el hareketlerini yapmas gereken eylere rahatlkla uydurarak kendisinden istenen eyleri normal bir ekilde yerine getirmi. DF hem gryor, hem de gremiyor. Milner'la Goodale, tanma ile hareketin ilemsel taleplerinin birbirinden ok farkl olduunu, bu nedenle bizim evrimsel sreler sonucu birbirinden ksmen bamsz iki grme sistemi gelitirdiimizi iddia ediyorlar: DF'de "hareket sistemi" esas itibariyle salam kalrken, "tanma sistemi" ok zarar grmtr. Bu iddialar doruysa, bu iki sistem nemli bir bakmdan farkllk gsterir: "Tanma sistemi" bilinliyken, "hareket sistemi" deildir. Akromatopsisi olan bir hasta nasl ki renkleri gremedii halde renk snrlaryla tanmlanan ekilleri grebiliyorsa, biim agnozisi olan hasta da hareketlerini hi "gremedii" ekillere gre etkili bir biimde ayarlayabilir.

"SEN GREMYORUM CHARIEY, KR OLDUM'

271

Balant agnozisi Nesneler Anlamndan soyunmu normal bir alg. Hans Teuber
30

Biim agnozisi "btnlkl algsal" agnozinin en ak rneiyse, nesne agnozisi de "balant" agnozisinin en ak rneidir. Psikolog Hans Teuber'n eserinden alman o nl sz sorunun zn yakalar: Gzler grebilir, ama zihin krdr. Nesneler "anlamlann" yitirmitir, artk grerek tannamazlar. Buna karlk, nesnelerin isimleri hasta iin hl nemini korur; klasik nesne agnozisinde nesneler dokunma ve ses sayesinde hl tannabilmektedir. Oliver Sacks'm "Karsn apka Sanan Adam"i nesne agnozisinden mustariptir; her zamanki gibi burada da Sacks'm betimlemeleri bu tuhaf hastalkla ilgili canl br igr sunar:31 Son bir test daha denedim. Baharn ilk dnemleriydi, souk bir gnd ve ceketimle eldivenlerimi kanepeye frlattm. Elimde eldiven, "Bu nedir?" diye sordum. "Bitimsiz bir yzey," dedi neden sonra, "st ste katlanm. eyleri var," dedi duraksayarak, "be kesesi var, kese doru bir szckse tabii." "Evet," dedim tereddtle. "Bana bir tarif yaptnz. imdi bunun ne olduunu syleyin." "Bir eit hazne mi?" "Doru," dedim, "peki bu haznenin ine ne giriyor?" "ine girecek eyler giriyor!" dedi Dr. P glerek. "Birok ey mmkn. Bozuk para kesesi olabilir mesela, be farkl boyda madeni paralar iin. ey de olabilir..." Araya girip bu desteksiz atlara son verdim. "Tandk gelmiyor mu size? Vcudunuzun bir parasn iine alabilecek, o paraya uyabilecek gibi grnmyor mu?" Yznde tandna dair tek bir ifade bile belrmedi... Daha sonra eldiveni tesadfen eline giydi ve "Tabii ya, eldivenmi!" dedi.

272

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Dr. P, nesne agnozisinin kilit niteliklerini rnekler: Muhafaza edilmi genel zek, nesneleri dokunarak fark etme ve isimlerini dokunarak syleme, "normal" grnen bir grme yetenei ama bunun yan sra grnen eyleri anlamlandrmada olaanst bir baarszlk. Yaknlarda agnoziyle ilgili dnya literatr konusunda yaplan dikkatli bir gzden geirme, eski bir soruyu gndeme getirip Teuber'in gr zerine phe glgesi drd.32 Nesne agnozisi gerekten bir bellek bozukluu mu, yoksa grme bozukluu saylabilir mi? Nesneler normal grnyorlar da uygun kaytlan tetikleyemedikleri in tannamyorlar m, yoksa grsel analizin bizatihi kendisinde mi bir bozukluk var? ncelikli bir ayrm bu: Bu iki grten hangisini seeceine insan nasl karar verebilir? Beri yandan, bozukluk temelde grsel ise, hastalarn grsel bellee dayal olmayan ve grsel adan zorlayc (paral veya belirsiz ekillerin zmlenmesi gibi) baz grevleri yerine getiremeyeceini beklemek gerekir. te yandan, bozukluk esasen bellei etkiliyorsa, grnen ey bilinen eyle ilikilendirilemese bile, bu tr grevlerin gayet iyi bir ekilde yerine getirilebilmesi gerekir. Alg ile bellek arasndaki bu i gcklayc ara yzey, bugn aratrmalarn odak noktasn oluturuyor; sorduum sorunun cevabysa belirsiz. Her halkrda, eitli nesne agnozileri var, bazlar aslen grsel analizi etkilerken, bazlar nesnelere dair bilgiyi etkiler, hatta belki de bazlar bellek ile alg arasndaki farklla kafa tutar. Bu farkllk keskinliini gittike yitiriyor: Daha nce de grdmz gibi, grme sistemini deneyimlerimiz ekillendirir ve grme mekanizmasna muhtemelen grsel anlarmzdan bazlar da dahildir.

Yzler Yzler bizi heyecanlandrr ve houmuza gider, bizi cezbeder veya tiksindirir. Ayn zamanda bize bilgi verirler. Bir bakta sizin hakknzda ok ey renebilirim. Daha nce karlatk m? Nerelisiniz? Mutlu musunuz, kzgn m, zgn m? Benimle ilgileniyor musunuz? Grltl bir odada dudaklarnz okuyabilirim. nsan yz insan ruhunun en berrak resmidir (yalan syledii zamanlarda bile). Yzle ilgili toplumsal sinyallerin okluu gz nnde bulundurulursa, beynimizin bu sinyallerin ifresini zmede uzmanlam bir-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

273

takm aralara sahip olmas bizi artmamal. Bu aralarn varl son on be ylda dorudan gzler nne serilmitir, ama ender grlse bile, zerinde ok aratrma yaplm bir bozukluk olan prosopagnoziden de bunlarn varl tahmin edilebilirdi. Prosopagnozi hastalan, kulpte kendi suretinden rahatsz olan hasta gibi, yzleri grebilir, ama onlar tanyamazlar. Bu rahatszlk, yzleri isimlendirememekten kaynaklanmaz: nsanlar yzleriyle ilikilendirememek gibi ok daha temel bir sorunu yanstr bu hastalk. Bu huzursuz edici sorun dnda hastalarn arkada ve yaknlaryla ilgili bilgileri bozulmamtr, hastalar yaknlarm baka yollarla, konuma seslerinden veya admlarnn seslerinden tanya33 bilirler. Gnlk hayatlarmzda karlatmz saysz yz ayrt etmek grsel adan zorlu bir grevdir. Prosopagnozinin gerekten de yzlere zg bir bozukluk mu, yoksa zellikle zor grsel muhakemelerle ilgili bir sorun mu olduu sorusu gayet makuldr. Baz hastalar dier ince grsel ayrmlarda (bitki trleri, yiyecek eitleri veya araba modelleri arasndaki ayrmlarda mesela) sorun yaar gerekten de. Ama bazlarnda bozukluun hayli zgl olduu anlalyor: Bir vakada, "seslerini duymadnda, hastann akraba ve arkadalarn tanmas stesinden gelemeyecei bir sorun oluturuyordu." Ama "tra makinesi, czdan, gzl ve kravatlar ayn kategorideki alt veya on nesneyle bir arada nne srlp de iinden kendine ait eyalar bulmas", veya "bakalarna ait dokuz el yazs rnei iinden kendine ait olan semesi istendiinde... hi tereddt etmemi ve doru olan semiti."34 1980'lerin balarnda, maymunlarda akak korteksinin belli alanlarnn yz seimiyle ilgili saysz grsel nron ierdiinin kefedilmesi, yzleri tanma kaybna getirilecek bir aklamaya kap aralamtr. Dier aratrmaclar gibi Nancy Kanwisher de, ilevsel grntleme kullanarak yapt aratrmasnda insan beyninde de zellikle yzlerle alakal alanlar olduunu gstermitir. nsanda, bu deneylerin ve prosopagnozi (tandk yzleri tanyamama hastal) aratrmalarnn konusu olan bu alanlar dil girusunda ve fziform girusta, yan artkafa lobunun alt yzeyinde, akak lobuyla birletii yere yakn yerde bulunur (bkz. ekil 6.4). Baskn olmayan sa yarkre, yz algsnda baskn rol oynar; geri bu yarkreye ilikin ha-

274

BLN, KULLANIM KILAVUZU gz hmali

prosopagnozi ekil 6.4 Prosopagnozinn konumu nsan beyninde prosopagnoziye, akromatopsiye ve krgrye (V1 alan: Gz ihmali kitabn 280-3. sayfalar arasnda, krgr 283-8. sayfalar arasnda ele alnmaktadr) neden olabilecek blgelerin konumu.

sarn tek bana prosopagnoziye yol at gr hl tartmaldr. Prosopagnozi iin sorduumuz soruyu nesne agnozisi iin de sorabiliriz: Bu bir bellek bozukluu mudur, yoksa grme bozukluu mu? Burada benzer bir cevap ortaya kyor: "Prosopagnoziler" karma bir bozukluktur, bazlar (tasvir ettiim klasik vakalar gibi) aslen yzlerin grsel analizini etkiler; bazlar insanlarla ilgili bilgileri; bazlanysa ikisini de etkiler. Jon Evans'n tasvir ettii ackl bir vaka, bu snrlarn deiebildiim gsterir.35 VH'nin yaad sorunla ilgili ilk belirti, arkadalarnn, aile bireylerinin ve nl kiilerin yzlerini tanmakta glk ekmesiydi. Ama bu evredeyken onlar seslerinden tanyabiliyor, bir arkadann veya akrabasnn ismi sylendiinde sz konusu kiiyle ilgili birok an sralayabiliyordu. Zamanla ektii zorluklar daha da artt. nsanlarla ilgili bilgisini tamamen yitirmeye balad, yle ki, seslerle isimler de yzler gibi gemi anlan uyandrmaya yetmez oldu. Buna neden olan bozukluk, beynin sa akak lobunun giderek klmesiydi (bkz. ekil 6.5). Tandk yzleri tanmlamak zorundayzdr, ama onlarn ifadelerini "okuyabilmek" de bir o kadar nemlidir. lgintir, bu iki yetenein birbirinden bamsz olduu ortaya kmtr. Ortaya karan da korkuyla ilgili aratrmalardr. Bu aratrma alannn babas bizatihi Darwin'dir. Darwin'in duygulara ilgisi bykt, psikolojik durumlarla toplumsal davranlarn da tpk fiziksel biim gibi doal seilimin rn olmas gerektiine inanyordu. lk I872'de yaymlanan nsan ve Hayvanlarda Duy-

SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

275

ekil 6.5 VH'nin MRI filmi lk olarak prosopagnozi belirtisi gsteren, sonra insanlarla ilgili bilgisini tedricen yitiren bir hastann sag akak lobunda meydana gelen klme (okla iaretli).

gularn fadesCnde?6 Darwin, insan yzndeki korkunun imgesini, biraz da ballandrarak anlatr: "Genellikle hayret ifadesiyle balar ve hayret ifadesine o kadar benzer ki, ikisi de grme ve iitme duyularnn birden uyarlmasna yol aar... korkan kii hareketsiz, soluksuz bir heykel gibi olduu yerde dururken... gzleriyle az sonuna kadar aktr, kalar da kalkk" (bkz. ekil 6.6). Korku, btn insan toplumlarnda stereotip (ve belki de igdsel) yz ifadeleriyle ifade edilen kk bir duygu grubunun yesidir.37 Bu grubun dier yeleri mutluluk, znt, fke, aknlk ve irenmedir. Bugne kadar yz ifadelerinin zmlenmesinin tek bir psikolojik yetenee bal olduu varsaym makul karlanrd. Ama ngiliz psikolog Andy Young ile meslektalarmm Cambridge' de, Antonio Damasio iie meslektalarnn ABD'de yaptklar aratrmalar bu varsaym pheli hale getirdi.38 Korku algsnda zel bir eyler olabilecei konusunda ilk ipucu, epilepsiden kurtulmas iin yaplan ameliyat srasnda her iki taraf-

276

BLN, KULLANM KILAVUZU

ekil 6.6 Korku Darvvin, Fransz nrolog Duchenne'in izdii bu resmi (stteki) nsan ve Hayvanlarda Duygularn fadesi adl kitabnda kullanmtr. Alttaki resimlerde, bir bilgisayar program yardmyla oluturulmu, sakin bir ifadeden korku dolu bir ifadeye kadar bir dizi yz ifadesi grlmektedir. Bu resimler Andy Young ile meslektalannn aratrmalaryla ilgili makalelerinde kullanlmtr.

SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

277

taki "amigdala"s zarar gren DR zerinde yaplan aratrmalardan 39 geldi. Amigdala, akak lobunun kortikal yzeyinin altnda, hipokampusun yannda yer alan bir nron grubu kmesi. Amigdalasndan mahrum olan DR tamdk yzleri tanmakta glk ekmiyordu. Mutluluk ve znt, aknlk ve irenme gibi yz iaretlerini okumakta sorun yaamyordu. fke ifadelerini her zaman karamayabiliyordu; ama bir insann yzndeki korku fadesini hibir ekilde tanyamyordu. Anlamlyd bu: Amigdalalarn, korku veya fkeyi kkrtan koullarda faal olduklar bilinir. Amigdala kaynakl epilepsi hastalan bazen nbet srasnda bu duygulardan oluan duygu dalgalanmalar yaarlar. Korku deneyimi ve ifadesinde kritik neme sahip beyin blgesinin baka insanlardaki korku iaretlerini de alglamas gerektii fikri beklenmedik deilse bile akla yakn bir fikirdir. Andy Young ve mesai arkadalar bu gzlemi, salkl insan beyninin korku algs zerine yaptklar bir aratrmayla ileri gtr40 dler. Londra, Queen Square'deki (Hughlings-Jackson'n yz yl nce alt hastanenin karsndaki yol zerindeki) levsel Grntleme Laboratuvan'nda alan bir aratrma ekibi, deneklere mutluluktan korkuya kadar bilgisayarda oluturulmu bir dizi yz ifadesi gstermi. Beyin faaliyeti PET kullanlarak gzlenmi. Aratrma srasnda deneklerden, yz ifadelerinden yola karak duygulan okumalarndan ziyade ekranda grdkleri yzlerin hangi cinsiyete ait olduuna karar vermeleri istenmi. Ama normalde yz ifadesini okumadan edemeyiz; aynca yzdeki korku "yzdesi" arttka, amigdalann faaliyeti de artar. Prosopagnozi bozukluu olanlar zerinde yaplan aratrmalar, yzleri tanmlama srecinde insan beyninin baz alanlarnn zellikle etkili olduunu ortaya koymutur. DR gibi vakalar zerinde yaplan aratrmalar, yz ifadelerinin yzn kime ait olduundan bamsz olarak ilendiini gstermektedir; bu da farkl duygularn farkl beyin sistemleri tarafndan ele alndna iaret eder.41 Yz algs hikyesine eklenen bir dipnot, renk ve biim algs hikyelerini yanklayan baka bir karmaklk hatt daha oluturur. Yzlerin kimlikleri hakknda bilinli muhakemelerde bulunamayan baz hastalar bunlar hakknda "rtk", "zmni" veya bilind bilgiye sahiptir. Bu durum birok ekilde gsterilmitir. Sululuk bilgi testi, derinin otonom sinir sistemindeki uyarlma dzeyine bal olarak k-

278

BLN, KULLANIM KILAVUZU

k bir elektrik akm iletmeye hazr oluundan yararlanr. letimdeki ani bir deiim, otonom sinir sistemindeki faaliyetlerde bir deiiklik yaand sinyalini verir. "Yalan makinesi"nin temelinde de bu vardr. Baz prosopagnozi hastalar bu tr deiiklikleri tanmadklar yzlere deil, tandk yzlere kar gsterdikleri tepkiden 42 sonra gsterirler, geri her ikisini de tanmadklarn bildirirler. Onlarn yalan sylediklerini dnmek iin hibir sebep yok ortada. Kendilerine aina yzleri tandklar, ama bu tanmann ya farkndal tetikleyemeyecek kadar zayf olduu ya da tanmann farkndalkla bir ekilde ayr dt yorumu en akla uygun yorum gibi grnyor burada. Baz prosopagnozi hastalarnn kendilerine isimleriyle birlikte sunulan yz fotoraflar arasndan doru isimlerle yer alan yzleri yanl isimlerle yer alan yzlerden daha iyi rendiini (yzlerden hibirinin kendilerine en ufak ekilde tandk gelmediini srarla belirtmelerine ramen) gsteren aratrmada da 43 benzer bir sonu elde edilmitir. Yerler Yzleri ve yz ifadelerini tanmak, toplumsal dnyamzda ynmz bulmamza yardmc olur. Yerleri tanmak da fiziksel evremizde ynmz bulmada bariz bir neme sahiptir. Mesela yol bulmak, bir yn diziliini hatrlamay ierir, ama bu diziliten yararlanmak iin bu ynlere saparken belirlediimiz yn iaretlerini tanmamz gerekir. Yn iaretleri agnozisi artk ok iyi tanmlanm durumdadr; bazlar tek basma yn kayb eklinde grlen bu agnoziler genellikle yz veya renk agnozileriyle birlikte grlmektedir: 58 yanda bir kadnn, sal gayet yerindeydi, ta ki tramvayla ie giderken anszn evresindeki hibir eyi tanyamadn fark edene kadar. Vatman ok iyi bildii bir yerin ismini anons edince kadn tramvaydan ind, ama ksa bir sre sonra yolunu kaybetmi ve bir eczaneye girip adres sormak zorunda kald... Kadn ksa zamanda ynn szel olarak tayin etmeyi rendi ("evimin kaps, yangn kndan sonra soldaki ilk kap"), ama o mntka ona bir daha asla tandk gelmedi... kadn ayn zamanda kendi elyazs dahil, aina olduu elyazlann, bildii evcit hayvanlar tanyamadn da bildirdi.44

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM'

279

Prosopagnozi gibi yer agnozisi de genellikle sol yarkreden ziyade sa yarkrenin zedelenmesinden sonra grlr ve nesne agnozisiyle prosopagnozi gibi bu agnozi tipi de rahatszln doasyla ilgili bir tartmay gndeme getirir: Bu bir alg bozukluu mu, bellek bozukluu mu, yoksa her kisi mi? Her halkrda beyinde grsel farkndaln paralara ayrlmasna ilikin baka bir rnektir bu da. Burada biraz durup elimizdekileri bir gzden geirelim. Agnozi eitleri, olaan grmenin birbirine dolanan yollan zerindeki yol iaretleridir. Tanmaya giden yolda her basamak tkanabilir (bkz. ekil 6.7). ekil, renk ve hareket alglan kesinlikle "grsel" ilerdir: Her biri greceli olarak yaltldnda grevini yerine getirmede baarsz olur, ama bu grevlerin baaryla yerine getirilmesi tek bana bir nesneyi tanmamz garantilemez. Bir eyi (bir sandalyeyi, bumuzu) trnn bir rnei olarak tanmak, o eyin ait olduu kategorinin kavram uzayna yerletirilmesini gerektirir: Nesne agnozisi olanlar bunu yapamaz. Birok tandk grsel ey daha ileri bir tanma basaman davet eder: Ale yelerinizin ve arkadalarnzn yzlerini, arabanz, evinizin odalarn ve yaadnz ehrin sokaklarn normalde mstakil olarak tanrsnz: Bu nemli yetenek yz ve yer agnozilerinde yoktur. Bu bozukluklar tuhaf ve ciddi anlamda sakatlaycdr. Ama daha nce de grdmz gibi, bu bozukluklar genellikle tam deildir:

ok kipli bilgi temeli

ekil 6.7 Tanmay salayan sinir yolu zerindeki balca admlar yatay oklarla; baz grsel kusurlarn hangi aamalarda ortaya kabildikleri dikine inen oklarla gsterilmitir.

280

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Agnozi hastalan biim, renk ve yz kimlikleriyle ilgili grsel bilgileri bazen hissedebilir ve bunlar ilemden geirebilir. Bu durum, bilind bilginin, farkndaln yzeyini gemeyi baaramad zamanlarda bile, davran etkilediini ortaya karan testlerde grlmtr. Bu tr rtk veya zmni bilgilerin kefi, son yirmi yl iinde farkndalk teorileri iin nemli bir gelime olmutur. Bu konu, deneklerin beklenmedik bir biimde duyularnn varln onaylayamadklan iki balamda yeniden ortaya kar: ihmal ve krgrde.

Gz ihmali Genelde sol beyin ve sa el "hkimiyeti"ne ramen, bizler simetrik varlklarz; evremize ve vcudumuza kar dengeli bir farkndala sahibiz. Lezzetli bir eye her iki elinizle de hemen hemen ayn eviklikte uzanabilir, sol gznz sa gznz kadar rahat krpabilirsiniz. Ama yz yl boyunca nrologlar beyin hasarnn bazen bu nazik dengeyi bozabildiini, meknn br tarafnda cereyan eden olaylarn, on dokuzuncu yzyldaki tabiriyle, "alglanamamas"na neden olabildiini fark etmilerdir. Beynin sol tarafndan ziyade sa tarafnn hasar grmesinden sonra oluan bu durum artk daha gevek br adlandrmayla "gz ihmali" olarak bilinmektedir.45 hmalin bir duyu kaybnn dorudan sonucu olmadna dikkatinizi ekerim: Grme, iitme ve dokunma duyularnn hepsi salam olabilir. Burada daha ok, dnyann yarsnda olup biten eylere ynelik derin bir dikkatini yogunlatramama sorunu sz konusudur. Genellikle etkilenen taraf meknn sol taraf olduundan, hasta tabann so! tarafndaki yemeklere dokunmaz, yznn sadece yansn tra eder4 yazarken kdn yarsn bo brakr. Gz ihmaline ilikin veriler elde etmek zere 1950'lerde baz aydnlatc "baucu" testleri yaplm. Dz bir izginin orta noktasn bulmalan istendiinde hastalarn yanl muhakemede bulunduklar, izginin so! tarafn fark edemediklerini belli edercesine genellikle izginin iyice sanda bir noktay iaretledikleri grlm. Kark halde duran eitli ekiller arasndan yldz ekilli nesneleri semelerinin istendii bir baka testte ise hastalar soldakileri ihmal etmiler. Bir saat izip zerine saat saylarn yazmalar istendiin-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM" (b)

281

ekil 6.8 Gz ihmaline bir rnek (a) izim <b) hastann izdii kopya

de se, hastalarn genelde 6-11 saylann ihmal ettikleri veya btn saylan sa tarafa yazdklan grlm (bkz. ekil 6.8). Milan'da alan talyan nrolog Eduardo Bisiach'm gerekletirdii nefis bir deney, gz ihmalinin hayali sahneleri de gerek sahneler kadar etkilediini ortaya koyar. Bisiach deneklerinden nce Milan katedralinin merdiveninde oturduklanni hayal etmelerini, sonra da merdivenin bakt meydan tarif etmelerini istemi. Bisiach'm da tahmin ettii gibi, gz ihmali olan hastalar, sol taraftaki eyleri ihmal edip sa taraflarndaki eyleri tarif etmiler. Sonra Bsiach hastalardan meydann teki tarafnda oturduklann hayal etmelerini istemi. Hastalar ncekinde ihmal ettikleri ve imdi (hayallerinde) ihmal etmedikleri sa tarafta yer alan eyleri tarif etmiler. Bu deney gz ihmalinin derinlere uzandn gsterir. Yakn zamanlarda yaplan gzlemler, gz ihmalinin aka "meknsal" bir bozukluk olmasma ramen, her zaman meknn sol tarafyla snrl olmadna iaret eder. Bir ift izgiyi bakarak izmeleri istendiinde hastalar her iki izgiyi de izebilirler, ama sistemli bir ekilde izgilerin sol tarafm ihmal ederler. Bu durumda ihmalin kurban meknn sol tarafndan ziyade nesnelerin sol tarafdr. Gz ihmali, mekn ve nesne algsn bozmann yan sra hareket algsn da dorudan etkileyebilir. Sola doru gerekleen hareketleri soldaki nesnelerin alglanmasndan ayran ustaca gerekletirilmi deneyler, baz hastalarda "gz ihmali"nin sol ynl dorudan hareketlere ynelik bir isteksizlikten kaynaklandn gstermi-

282
46

BLN, KULLANIM KILAVUZU

tir. Hastalarn "yakn" mekn ihmal edip "uzak" mekn ihmal etmeyebildiinin veya tam tersinin olabildiinin kefedilmesiyle bir47 likte baka bir gz ihmali eidinin daha olduu ortaya kt. Bu ince farkllklardan gz ihmalinin yekpare, tekil bir bozukluk olmad aka anlalyor. Bu ifade, gz ihmalinin anatomik temeliyle ilgili bilgilerimizle de uyuuyor. Bu bozuklukta yaygn olarak sa yarkrenin alt duvar lobunda hasar grlr, ama sa aln lobunda, sol yarkredeki edeer blgelerde ve talamusta meydana gelen hasarlarn hepsi eitli gz ihmali bozukluklarnn ortaya kmasna neden olabilmektedir. Bu blgeler, evremizdeki nesneler arasndaki ve bu nesnelerin kendi ilerindeki meknsal ilikileri kavramamza imkn veren bir nron a ailesine ev sahiplii yapar. Farkl blgelerde meydana gelen hasarlar birbirinden ince farklarla ayrlm alara mdahale ediyor muhtemelen. Gz ihmali olan hastalarn durumundaki muamma, gayet iyi hissediyor ve etkileniyormu gibi grndkleri nesnelere tepki verememeleridir. Dolaysyla, ihmal edilmi meknda meydana gelen olaylarn bazen davranlar etkilediinin grlebilmesi ok da alacak bir ey deil: Hastalarn, bildiremedikleri olgularla ilgili zmni bilgiye sahip olduklarna dair belirtiler gsterdikleri olur. Mesela, John Marshall ve Peter Halligan adl iki Oxfordlu psikolog, sol tarafl gz ihmali olan bir hastadan iki resmi karlatrmasn istemi. Resimlerden birinde yanan sol tarafndan ince dumanlar ykselen bir ev resmi varm.48 Hasta iki resim arasnda herhangi bir fark bulamam. Ama ona oturursa hangi evde oturmay tercih edecei sorulduunda hasta dier evi tercih etmi ve yanan evi srarla istememi. Daha teknik bir aratrmada, hastann tanmad szcklerin meknn ihmai edilen tarafnda sunulmasmm, daha sonra ihmal edilmeyen tarafta sunulduunda bu szcklerin tannmasnda etkili olduu grlmtr.49 Bu "bilgilendirme" etkisi ancak, ihmal edilen taraftaki szcklerin (bilinsizce de olsa) tannmas durumunda meydana gelebilirdi. Gz ihmali, aslen bozulmam olan yeteneklerin kullanlln kt ynde etkiler. Ama kederlerimizi, kayplarmz da ihmal eder, yani yok kabul ederiz. Nrolojide baya yaygn bir durumdur bu ve sevimsiz "anosagnozi" (Yunanca bilgi anlamna gelen gnosis ile hastalk anlamna gelen nosos szcklerinden tretilmitir ve hasta

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

283

olduunu idrak edememek anlamna gelir) adyla anlr. Bu durumun lml olanndan grotesk olanna eitli tezahrleri vardr. rnen, lml anosagnozi, grme korteksinin hasar grmesiyle birlikte bir tarafla ilgili grme yeteneklerini kaybettiklerini, kaplardan geerken veya arabalarn park ederken arka arkaya yaadklar bir sr kazadan sonra ac bir ekilde renen kiilerin yaadklar durumdur. Anosagnozinin an rnekleri, grme yeteneklerini kaybettikten sonra tamamen kr olduklarn kabul etmeyen veya bakasna ait olduunda srar ettikleri fel olmu uzuvlarn yataktan atmaya abalayan hastalarda grlr. Byle eylerin niye olduu konusunda akla yle bir neden geliyor hemen (birok nedeni vardr muhtemelen): Kaldrmda dp de ayak bileimi incittiimde gururum zedelenebilir belki, ama salkl sinir sistemim ve bileimi kullanmam gerektiren ileri yapamamaktan duyduum hsran sorunun gayet iyi farkmda olmam salar. Meknn sol tarafyla ilgili algm yitirirdiimde se i bambaka bir hal alabilir. Byle bir durum ifte darbe ndirir bana; beni hem yararl bir algsal yetenekten yoksun brakr hem de onun yoksunluunu fark etmemi salayan kstastan. Joni Mitchell, "Bir eye sahip olduumuzu ancak onu kaybettikten sonra m anlayacaz hep" diye figan ederdi. Kaza geirip de bir kere gz ihmalinin glgesine girince, neyi kaybettiini bilmek, o eyi kaybettikten sonra mknsz hale gelebilir.

Krgr ve artk grme Her trl duyumun kayb Her trl duyumun kayb... P. Stoerig ve A. Cowey50 Yirmi be yl nce bilimsel sz daarcna paradoksal bir terim katld. O zamandan beri bu terimin tanmlad fenomen bir nesil psikologun (hatta felsefecinin) ilgisini ekti, bu fenomen zerinde almalar yapld. Eer "bilin bilimi" kendini bir bilim olarak kabul ettirebilecekse, "krgr"yle ilgili almalar bu yolda en vaatkr

284
51

BLN, KULLANIM KILAVUZU

balang noktasdr. Terim basl olarak ilk kez 1974'te, nde gelen Britanya tp der52 gisi Lancefte grld. Lancet'teki makalede tanmlanan hasta (DB), beyninin arka ksmnda bulunan anormal bir kan daman kitlesi ameliyatla alnan 34 yanda bir erkek. Sa yarkresinden primer grme korteksnin alnd bu ameliyat sonrasnda DB'nin sol ksm kr olmu grnyordu. Ameliyat srasnda verilen hasara gre bunun olaca nceden biliniyordu. Ama daha nce maymunlar zerinde yaplan deneyler, primer grme korteksiyle snrl kalan hasarlardan sonra grmenin artc biimde yeniden toparlanabildiim akla getiriyordu. DB "deney maymunu"nda deney srasnda yaratlan durumun insanda rastlanan ender bir rneini oluturuyordu. DB sol tarafnda hibir ey grmediini iddia ediyordu. Ama ya "tahmin etmeye zorlanrsa", o zaman ne olurdu acaba? DB bu iin stesinden gayet iyi geldi, buna kendi de at. Kr alannda bir hedefi doru biimde belirleyebiliyordu; bir izginin yatay m dikey mi olduunu, kendisine gsterilen eyin "X" mi "O" mu olduunu doru tahmin edebiliyordu; kr alannda izgaral bir yap olup olmad sorularak krgr durumunu lmenin bile mmkn olduu grlmt: Sol taraf dier tarafndan sadece braz kt gryordu. "Btn bu deneyler srasnda hasar grmeyen alan dnda hibir ey grmediinde srar etti. Deneylerde elde edilen sonulan grdnde ok ard ve sadece tahmin yrttn syledi tekrar." DB'nin krgrsyle ilgili ilk rapordan beri kr alann kalan yetenekleri daha da akla kavuturuldu ve geniletildi. Vakadan vakaya deiiklikler gstermekle birlikte, krgrden mustarip olanlar kr alandaki hedeflerin konumunu, izgilerin ynelimini, hareketin varln ve ynn, titrek k oluumunu, hatta hedefin rengini bildireblmektedirler. ekilleri, daha nce karlatmz biim agnozisi olan DF'nn grd gibi "grebilirler": Kr alanda nesneleri kavradklannda ellerini buna uygun olarak hareket ettirebilirler.53 Bu kiilerin baz anlamlan deerlendirdiine dair veriler de mevcuttur: Kr alanda sunulan "nehir" veya "para" gibi szckler mesela, bu kiileri ksa bir sre sonra duyduklan "bank*" gibi belir* ngilizcede "bank" hem "banka" hem de "ky" anlamna gelir. (.n.)

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM

285

siz bir szc o szcklerle yorumlamaya tevik eder. Her krgr vakasnda, grdkleri sylendiinde hastalar "tahmin" ettiklerini sandklan zellikleri grebildiklerini reddederler, tahminlerinin doru olduu sylendiinde de ok arrlar. imdi sk durun. Syleyeceim ey ok tuhaf (hatta bazlan bunu inanlmaz bulabilir). Meknn yansn grmeyen insanlann yine de grebildiklerine ve hi bilmediklerini iddia ettikleri her trl eyi iaret ettiklerine inanmanz istiyorum sizden. Bu kesinlikle doru. Byle tuhaf bir iddia birok soruyu kkrtr. Her eyden nce, bu doru mu? Kukuculuuyla nl bir meslektamn belirttii gibi, gerekten de bomba ilemez bir veri mi bu? Sonra, bu iddia doruysa, krgrnn mekanizmas nedir? Krgr diye bir ey gerekten var m? Krgrl hastalardan elde edilen sonularla ilgili iki temel alternatif yorum gelitirilmitir. Bunlardan biri, "krgriTnn gerekten de gren yan alann grme yeteneine bal olduudur. Gren alana k datldnda veya gzler deney srasnda hareket ettiinde, hastalar baka hibir yetenee bavurmakszn hedefleri grebilmekte ve onlan tanmlayabilmektedir. Bu hastalar aka olaan ekilde grdklerini dnmezler, ama hepimiz hata yapabiliriz. Bu fikri en gzel rten, krgry kefeden ve uzun yllar emek verdii Oxford'un Deneysel Psikoloji blmnde imdi Emekli Profesr unvanyla ders veren Lawrence Weiskrantz'n ve meslektalarnn almas olmutur. Retinada srekli ve geri dnsz biimde kr olan bir blge var, optik disk; burada grme sinirinin lifleri toplanr ve beyne gider. Bu durum her iki gzmzn grme alannda bir "kr nokta"nn olumasna neden olur. Bir gznz kapatp bir parmanz dier gznzn grme alannn merkez noktasndan yatay bir ekilde hareket ettirerek bu noktay bulabilirsiniz. Hareketi yava yapn: 15'lik adan sonra parmanzn trna gr alanndan kacaktr. Krgrnn aklamas yaygn k veya ince gz hareketleri olmu olsayd, hepimizin kr noktada "krgr"s olmas gerekirdi, ama yoktur. Bir baka kukucu fikir u ekildedir: "Krgr" hastalan "kr" alanlann kullanyorlardr gerekten de, ama belki de gerekten kr deiller! Kr alandaki grme gc nispeten ktdr, buna phe yok ve hastalar bu yzden cesaretlerini yitirirler: Grebilirler, ama

286

BLN, KULLANIM KILAVUZU

grebildiklerine artk inanamazlar. Kr taraftan gelen sinyaller ok zayf ve grme performans ans eseri grldnden kukulanlan cak denli dk olmu olsayd, krgr hastalarnn "dk nitelikli veriler"den kuku duyduklar iin grdklerini inkr ettikleri fikri makul olabilirdi. Ama grme performansnn "kr" alanda hemen hemen gren alandakine eit olduu durumlarda pek makul grnmyor, ama byle durumlarda bile hastalar kr tarafta hibir ey grmediklerini iddia ederler. Bu kantlanabilir ve krgrl grme ile olaan grme arasnda niteliksel bir farkllk olduunu akla getirir. O halde krgr diye bir ey varm gibi grnyor: Meknn bir tarafndan herhangi bir grsel deneyim bildiremeyen hastalar buna ramen kr alandan baya bir bilgi toplarlar. Peki bu nasl olabilmektedir? Krgrnn mekanizmas tartmal bir konudur. htiyacmz olan aklamann tr krgrnn tam olarak ne tr bir beyin hasarndan kaynaklandna baldr. Bu konuda yazanlarn bazlar hasar grmemi izgili korteks adacklarnn krgrye neden olabileceini belirtir. Eer yleyse, krgr "olaan" grmeninkine benzer mekanizmalara bal olabilir. Ama ok yakndan aratrlm iki vakada eldeki en iyi grntleme teknikleri 17. alanda faaliyet olduunu gstermeyi baaramamtr. Krgr zerinde alan aratrmaclarn ou aklamay izgili korteksin dmda aramamz gerektiinde hemfikirdir. yi de nerede? Birok olaslk var. Retinann primer grme korteksinin yan sra 10'dan fazla yne daha grsel bilgi gnderdiini hatrlayn (bkz. ekil 5.16). Bu yollarn iinde en temel olanlar orta beyinde bulunan ve iitsel, dokunsal ve grsel meknn dzenli bir ekilde yer ald sperior kolliklse giden yollardr. Sperior kollikls, talamusun alanlarndan biri olan ve kendisi de retinadan projeksiyon alp V5'e sinyaller gnderen pulvinar ekirdekle iletiim halindedir. Aynca, retina ile VI arasndaki ana gei istasyonu olan larelal genikulat nukleus da V2, V4 ve dier kortikal grme alanlarna az miktarda dorudan lif gnderir. Bu blgelerden hangisinin krgrnn temelini tekil ettiini henz bilmiyoruz. Yaknlarda yaplan almalar krgr hikyesini tekrar baa dndrd. Hatrlayacanz zere, insanda krgrnn kefini hare-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

287

kete geiren ey, maymunlarn izgili korteksi yitirdikten sonra grsel ilevlerini yeniden kazandklar gzlemi olmutu. Bu maymunlarn deneyimleri hakknda bir ey syleyebiliyor muyuz peki? Onlar da krgr hastas olan insanlar gibi kor olabilirler mi? Cevaplamas zor bir soru gibi grnyor bu, zira maymunlar bize bunu syleyemez. Ama Petra Stoerig'le birlikte alan Oxfordlu nropsikolog Alan Cowey, maymunlara neler grdklerini sormann bir yolunu bulduuna inanyor. Cowey'nin dzenledii deney epey kar54 mak ve biraz aklama gerektiriyor. Cowey ile Stoerig, beyinlerinin bir yarkresinden izgili kortekslerini alp kar yndeki grme yeteneklerini bozduklar makak maymunu zerinde yllarca aratrma yapmlar. izgili korteksleri alnmasna ramen Dracula, Lennox ve VVrinkle adl maymunlar bozuk yan alanlannda grme yeteneklerini gayet iyi bir biimde yeniden kazanmlar. yi eitilmi bu maymun, lo bir n her grnn hem normal hem de bozuk yan alanlarnda tespit edebilmiler mesela (deney srasnda maymunlar yanan dmeye basyor, karlnda da dllendiriliyorlarm). Alan Cowey maymunlara grsel deneyimlerini "sormak" iin bu deneyi biraz deitirmi. Yeni dzenlenmi deneyde maymunlar, normal yar alanda yanan dmeye basyor, ondan sonra dllendiriliyormu. Baz denemelerde bir "deneme"nin yaplacana iaret eden bir sinyal veriliyor, ardndan hibir ey yaplmyormu. Bu "bo denemeler"de maymunlar baka bir dmeye bastklarnda dllendiriliyormu. Bylece maymunlar "hibir ey olmadn" etkili bir ekilde bildirmi oluyorlard. Dier tarafta, hasarl tarafta yer alan bir dme yakldnda ne olacakt acaba? Hatrlarsanz, nceki deneylerde maymunlar bu durumu tespit edebiliyorlard. I yanan dmelere basmak dllendirildiine gre, maymunlar bu dmelere basacaklar myd, yoksa bunu bo bir deneme olarak m, yani hibir ey olmad eklinde mi deerlendireceklerdi? Sonu son derece akt. Beyni hasarl maymun, hasarl taraflannda yanan klan kararl bir ekilde bo deneme olarak deerlendirmi, salkl bir maymun olan Rose ise yanan bu dmelere ayn kararllkla basmt. Tpk DB gibi Dracula, Lennox ve Wrinkle da kr grme alanlannda baanl bir biimde tespit

288

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ettikleri hedefleri gremediklerini mi sylemeye alyorlard yoksa bize? Krgr, hastalarn grsel farkmdaliklan olmasa da gzlerini kendilerini ynlendirmek amacyla kullanabilmelerini salayan gerekten de tuhaf bir fenomen. Ama daha nce farkndaln snrlarnn bularak olduunu grmtk. Krgr, grmenin yerini baz grsel duyumlara brakmasna neden olur mu: Karanlk yerini a brakabilir mi?

Uzaktan gelen silah sesi "ine batmas", "diken batmas" veya "uzaktan gelen bir silah sesi"... (Beyin zedelenmesinden sonra hastalarn grsel deneyimleri 55 hakknda syledikleri eyler) Bu tr zayf duyumlar psikologlar batan aa aratrmal, herkes bunlar iyice ilemeye almaldr... C.S. Pierce ve J. Jastrow56 izgili korteksi hasar grm baz hastalar, hasarl grme alanlarnda grsel duyumlar algladklarn bildirir. Bu duyumlar belli belirsizdir. W. Richards'n inceledii dokuz hastadan , grme alanlarnn "kr" blgeleri uyarldnda bir eyler yaam. Yaadklar duyumlar grmeyle ilgili szcklerden ziyade dokunma veya iitmeyle ilgili szcklerle tanmlamlar: "ne batmas", "diken batmas" veya "uzaktan gelen bir silah sesi"ne benzetmiler bu duyumlar. Primer grme korteksi zarar grdkten sonra grme duyusunun uyard belirsiz, zayf ve tarifi neredeyse imknsz geni eitlilik gsteren bu duyumlar Larry Weiskrantz da belgelemitir.57 Burada anlatlan duyumlar, geirdii bir inme sonucu vcudunun yans fel olan bir kadnn 1983'te tarif ettii duyumlara benziyor.58 Kadn, vcudunun felli blgesinde neresine dokunulduunu doru biimde gsterebildiini ararak fark etmi; bu durum onun krgrdekine benzer bir yetenee sahip olabileceini akla getirmi. Ama deneyin sonraki aamalarnda kadn felli koluna dokunulduunda bir eyler olduunu fark etmi: "Neresi olduunu sy-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

289

leyemeyeceim, ama bir yere dokunduunuzu biliyorum. Ama ok ufak bir ey bu sanki. ok clz, ok clz." Krgr hastalarnda olduu gibi, bu hasta da yaad deneyimi hasarl olmayan duyularna ait terimlerle tarif etmi: "unu bilmek isterdim... onu neden gryorum? Onu 'duyuyorum.'" Primer duyu alanlarnn bilinli duyum iin zorunlu olmadklarn ima ettikleri iin bu duyumlar son derece lgi ekici. Bunun olabilirlii, GY adl hasta zerinde yaplan incelemede daha ayrntl bi59 imde aratrld. zerinde saysz deney yaplm olan bu hasta (imdi otuzlu yalarnda) yedi yandayken bir araba kazas geirmi. Sol artkafa korteksi zarar grm. Beyin taramalarndan anlaldna gre, kaza sol primer grme alann harap etmi. Tahmin edilecei zere, GY'nin sa tarafndaki grme yetenei iyice azalm. Ama tamamen kr deil. Zedelenmi tarafnda akan kuvvetli klan ve hzl hareket eden belirgin hedefleri kesinlikle fark ediyor. GY'nin kalan grsel farkndalnn kayna hakknda bir ey syleyebilir miyiz? Birok kortikal grme alann kefetmi olan Semir Zeki ile alma arkadalar bu soruyu PET taramas yardmyla cevapladlar. GY'nin sabit lo uyaranlara (bunlan gremiyordu) bakarkenki beyin faaliyetlerini, onun grebildii kesin olarak bilinen hzl hareket eden parlak uyarana bakarkenki beyin faaliyetleriyle karlatrdlar. GY'nin arta kalan bilinli grme faaliyetine V5 alannn (hareket algs konusunda uzmanlam olduu kesin olarak bilinen kortikal grme alan), baka bir grme alan olan V3' n ve karmak ilevlere sahip bir blge olan Brodmann'n 7. alannn faaliyeti elik ediyordu. Bu durum, artk dokunma duyusu gibi "artk" grme duyusunun da bazen primer duyu korteksinin zedelenmesinden salam kan kortikal blgelerin (V5 alan gibi) desteini alabildiini gsterir.

Krgr neden krdr?60 Krgr, grsel farkndalk teorisyenleri iin mit verici bir kaynak olmutur. Krgr hastalan bir anlamda gayet iyi grrler, ama hibir ey grmediklerini ifade ederler. Krgrnn neden kr olduu sorusuna drt ba mamur bir cevap verebilirsek, grsel bilincin nral temelini anlama yolunda epey yol kat etmi oluruz: Krgr bi-

290

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ze, deyim yerindeyse, bilinci karanlktan faydalanarak hileyle fethetme imkn verir. Burada mmkn olan baz aklamalara stnkr deineceim: 8. Blm'de bunlar bilinle ilgili imdiki bilimsel teorilerin geni balam iinde ayrntsyla ele alacaz. Krgrye neden olan beyin faaliyeti yanl yerlerde gerekletii iin bilincin ortaya kmasna engel oluyor da olabilir (anatomik bir aklama), yanl bir faaliyet tr de olabilir (fizyolojik aklama), her ikisi de olabilir. En az anatomik fikir ortaya atlmtr: Bunlardan biri krgrnn beynin "alt kortikal" blgelerine bal olduu, ama bilince sadece serebral korteksteki faaliyetin ulatn; bir dieri krgrnn grsel bilin iin gerekli olan VI alannn olmay yznden ortaya ktn, biri de krgrnn "dorsal", yani "nerede" grsel ilem akm faaliyetine bal olduunu, ama grsel bilincin "ventral", yani "ne" akmna bal olduunu ileri srer. Fizyolojik fikirlerden brinde krgrnn ortaya kmasna yardm eden nral faaliyetin bilinci ortaya karamayacak kadar zayf olduu, birinde de bu faaliyetin bilin iin gerekli faaliyet rntsn (belki de 40 Hz'lik salimim) ikmal edemedii ileri srlr. Bu fikirlerin her birinin gl ve zayf yanlan vardr. Hangi aklamamn doru olduu henz belli deil.61 Semir Zeki'nin GY zerinde gerekletirdiine benzer deneyler, yan beynin bilinli grsel tepkileri srasnda meydana gelen faaliyetler ile bilind grsel tepkileri srasnda meydana gelen faaliyetleri arasndaki farklarn aratrld ilevsel grntleme deneyleri, bu aklamalarn hangilerinin mmkn olabilecei konusunda bir karara varlmasna yardmc olabilir. Bugne kadar elde edilmi snrl sayda sonuca baklrsa, beyin faaliyetinin hem yeri hem de nitelii bilince ulama ansn etkiliyor grnyor.62

Halsinasyon: "Omzunda bir mart var" Bu blmn byk bir ksm beyin zedelenmesinin ardndan gelen grme kayplarna, grme bozukluklarna ayrld. Ama beyin zedelenmesinin zaman zaman ani halsinasyonlar gibi arlklara yol at da olur.63 Beyin zedelenmelerinde baya yaygn bir sonu olduu da sylenebilir aslnda bunun. Beyin faaliyeti normalde uyar-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM'

291

ma ile kelleme arasnda bir denge yanstr: Beyin zedelenmesi ketleme kaybna, dolaysyla an deneyim artna neden olabilir. Vaktiyle ar bir rnekle karlatm. Altml yalarda, natkas kuvvetli ve emekli olduu halde hl faal bir insan olan Bay B, yaad baz tuhaf olaylar nedeniyle hastaneye yatrlmt. lk nceleri kn arka arkaya gece yolda kardan gelen arabalarn sadece tek farlarnn ak olduunu fark etmi. Arabalardaki bu genel elektrik arzasna hayret etmi, ta ki uzak mesafelere bakarken sa tarafnda grme kuvvetinin zayflam olabileceinden phelenene kadar. Hastaneye yataca gn direksiyon koltuuna arkadann oturmasn istemi. Onu ok iyi tanyan arkada, onun araba kullanrken sol tarafn ok ak braktn, sadan gelen arabalarla arpmasna ramak kaldn syledi. O gn ge saatlerde Bay B kendini kt hissetmi, konuurken dilinin peltekletiini fark etmi ve soluu hastanede alm. Hastaneye vardktan sonra arka arkaya ilk artc deneyimlerini yaam. Gr alan iindeki nesnelerin zerine renkli harf ve saylarn bindiini grm: Bu harf ve saylar bir an havada asl kalyor, sonra gr alannn sa tarafndan kp gidiyormu. Biraz sonra oradaki btn hastalarda azlarn kulaklarna balayan plastik tpler olduu izlenimine kaplm; lavabolarn ayr olan scak su ve souk su musluklar da birlemimi. in daha da tuhaf taraf, pencereden havada szlen martlara bakarken biraz sonra onlar her yerde grmeye balam; renk ve biimleriyle tektip olan bu martlar gzlerini dikmi ona bakyorlarm. Martlan hastanedeki oda arkadalarnn banda, doktorunun omzunda grm; bir ara martlardan birinin, yatann baucu masasnda duran bardan azna tnediini grm. Martlar yaklatka klyor gibiymi: Bardan azna tnemi olan mart kckm. Harfler, saylar, tpler ve martlar Bay B'ye sonraki birka gn boyunca musallat olmaya devam eden hayali grnt dizisinin ilk rnekleriydi; daha sonra etrafn rahip yakalktan, san ok yaylan, tavana alm delikler, demiryolu makaslan, yerden, hastane kabul masalarndan ve hastalann boyunlarndan kan tpler sarmt. Biraz tedirgindi, ama bu grntlerin gerek olmadndan kesinlikle emindi: Birka saniye canlln srdren bu grntler nadiren uzun sre kalyordu ve genelde gr alannn sa tarafndan kp gidiyordu. Bay

292

BLN, KULLANIM KILAVUZU

B'nin doktorlar bu dnem boyunca aklnn gayet yerinde olduunu bildirmiler. Hastaneden eve dnecei gn t yaparken gmleinin zerinde grd son halsinasyondan (bir denizanasnn yzerken alp kapanan alt ksmna benzeyen ve grndkten bir sre sonra havai fiek gibi patlayp yok olan bir grntym bu) be gn sonra kendini tekrar huzur iinde, makul grnlerine neyse ki yeniden kavuan bir dnyada bulmu kendini yeniden. Bay B'nin bana gelen bu ey neydi peki? Bu tuhaf resim gsterisine neden olan nrolojik sorun yaygn bir sorundu. Bay B kk bir inme geirmiti. Hastanede yaplan ilk inceleme srasnda sa tarafnn grme yetenei snrlyd, ardndan yaplan beyin taramasnda sol artkafa korteksinde (muhtemelen bir atardamarnn tkanmas sonucu) anormal bir alan saptanmt. Bay B'yle karlatktan ksa bir sre sonra tesadfen grmeyle ilgili aym lde garip bir ikyeti olan biriyle daha tantm. Krk yalarnda zinde biri olan Bay John bir gn iyerinde leden sonra sakin sakin otururken sa elinin zerinde el feneri na benzer parlak, sar bir k fark etmi. In nereden geldiini anlamak iin dnp baktnda kimseyi grememi. Ik bir sre daha kalm; k kesildikten sonra John n vurduu yerde hibir ey gremediini fark etmi. Sonraki birka saat boyunca k ara sra yeniden ortaya kp kaybolmu. Ertesi gn durum deimeye balam. John, kr alannda ekose sveterinin bir parasn grd izlenimine kaplm (baka yere baktnda da durum deimiyormu). Bir sre sonra hastane penceresinin dnda krmz bir tp grm; birka dakika sonra ayn tp yeniden ortaya km, bu sefer odann iinde, "kr" grme alannda. Bu arada kr alannda k yeniden ortaya km, bir grnp bir kaybolmu. Birka gn sonra, bunlarn hibirini yaamad sralarda, John karanlk bir sokaktan parlak klarla aydnlatlm bir dkkna girmi: Grme alannn sa alt ksmnda aniden renkli bir k belirmi, bu k iinde John kendi yzn semi, yz aynadan yansyor gibiymi (ama orada ayna falan yokmu). Birka gn boyunca John kr alannda ara ara kendi yansmasn gayet net bir biimde grm; grnt her seferinde birka dakika srm. Bu arada grsel yank deneyimleri devam etmi. Bunlarn en canlsn, bir futbol mandan eve dnerken, bir soka-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

293

m kesinde polis atyla yz yze geldii srada yaam. Bir-ik dakika sonra at kr alannda, o ltl balyla birlikte tam takm yeniden belirmi. Hem grsel yanklar hem de kendi imgesi yava yava kaybolmu. Onu son grdmde kr alan da nemli miktarda gerilemiti. Bay B gibi John da elenerek tarif ettii bu grntlerden hi rahatsz deildi. Bunun gibi belirtilere o kadar sk rastlanr ki, bunlarn kendine ait tanmlayc sz daarcklar vardr. Bay B kark yanlsamalar, gerekten grebildii nesneleri "yanl okumalar" ve halsinasyonlar, gzlerinin nndeki grntde hibir temeli olmayan alglamalar yaamt. John nce "fosfen", sonra "palinopsi" ve nihayet "otoskopi" yaamt. Fosfenler ekilsiz, renkli k patlamalar, k akmalardr; polinopsi, kelimesi kelimesine "tekrar grmek" anlamna gelir ve artkafa lobuyla komu blgelerin hasar grmesiyle birlikte ortaya kan ve daha nce grlen eyierin daha sonra gyaplarnda "yeniden grlmesi" eklinde tanmlanan bir fenomendir. John'un birka dakika sonra tekrar grd polis at mkemmel bir palinopsik imge rneidir. Otoskopi, kiinin kendi imgesini halsnasyonik alglaydr. Grme korteksinin zedelenmesinin ardndan kr alanda ska grlen imgelerden biridir bu. John'un yaad eylere neden olan sorunun Bay B'nink gibi sol artkafa lobunda meydana gelen kk bir inme olduu ortaya kt. Byle bir eyin gen birinde neden ortaya kt belirsiz. Ama inmenin bu kt etkileri grsel beynin yaratcln kantlyor: Artkafa korteksinden her zamanki girdilerin gelmez oluu "aadaki" alanlardan gelen zengin grsel deneyimler yaanmasna neden olabilir. Grsel halsinasyonlar, gz bozukluklarna bal krlklerin ortaya kmasndan sonra da yaygn olarak grlen halsinasyonlardir: Bu fenomen, onu ilk tanmlayan svireli felsefecinin adna atfen Charles Bonnet sendromu olarak adlandrlr. Halsinasyonlar bir gelip bir gittii iin, onlarla ilikili olan beyin faaliyetini ilevsel grntlemeyle incelemek mmkndr. Dominic Ffytche ile alma arkadalar Charles Bonnet sendromu olan hastalar zerinde aratrma yaparken yz, renk, doku ve nesne halsinasyonlarmn primer grme korteksinin tesinde, fziform girusun iinde ve evresinde yer alan grsel alanlardaki faaliyet artyla ilikili olduu-

294
64

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nu buldular. levsel grntleme sayesinde gzlemlenen beyin faaliyeti genelde bu faaliyeti harekete geiren uyaran veya ii takip eder, ama bu deneyde beyin faaliyeti, hastann halsinasyon bildiriminden birka saniye nce balamt (ki halsinasyon deneyiminin kayna beynin kendisi ise beklenebilecek bir ey bu). Sarlk balangcndan sonra meydana gelen mzikse! halsinasyonlardan mustarip hastalar da benzer sonular bildirmitir: Normalde mzik dinlerken faal olan primer iitme korteksnin ardndaki iitme alanlar da mziksel halsinasyonlar (ki bunlarn arasnda rlanda ulusal mar, "Edelweiss" ve "Just a rose in a garden of weeds" de yer al65 yordu) srasnda faaldi. Olaanst bir alma bu. Halsinasyonlar, en znel, tarif edilmesi en g deneyimler olarak snflandnl66 maldir. Bu "pf desen dalacak o hiliin" nedenini beyinde belli bir yere oturtmu olmak, deneyimler konusunda yaptmz her ayrmn beyinde kendine has bir bants olduu grne ikna edici bir arlk kazandrr.

nce bantlar Son iki blm sizi en azndan grsel deneyimin beynimizdeki olaylarla balantl olduuna ikna etmitir umarm. Ama grme zerinde yaplan almalar ak bir sonuca daha iaret ediyor: Grsel beyin iindeki faaliyetlerin sadece bazlarnn grsel farkndal meydana getirdiine. Nron faaliyetinin byk bir ksm "sessiz"dir: Parlak kta gzbebeklerimizi ksan refleksten prosopagnozide yzlerin rtk tannmasna veya DF'nin gremedii bir nesneyi elleriyle kavramasn salayan yetenee kadar. Bu durum farkndalin beyindeki bantlarn kavrama abalarnda zorluklara neden oluyor: Bilince elik eden faaliyetle bilince neden olan faaliyeti birbirinden nasl ayrt edebiliriz? Bu konuda en az iki yaklam mmkn. Krgr gibi rtk srelerin bantlarn grsel uyaranlarca harekete geirilmi beyin faaliyetlerinin toplamndan kartabiliriz: Bilinli grmenin nral imzas kalann iinde yer alacaktr. Br dier yaklamsa, grsel uyarda herhangi bir deiiklik olmad halde grsel deneyimde meydana gelen deiimler sonucu beyin faaliyetinde oluan dei-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

295

(a)

(b)

1c)

(d)

ekil 6.9 Yanltc ztlklar Yanltc ztlklar, bu ekillere yansttmz lgi ekici "hayali" snrlardr. Belli bir eklin evresindeki dier ekilleri kapatarak bunu kendi kendinize kantlayabilirsiniz: Dier ekilleri kapattnzda kenar snrlar yok olur. ekil (c) dairelerin kapal olmas nedeniyle ok az bir yanltc ztlk oluturur.

siklikler zerinde younlamak: Bu deiimler bilinle yakndan balantl olmal.67 Bu trden birok rnekle karlatk imdiye kadar: Zihnimizde bir oda hayal etmek, dikkatimizi baklarmz deitirmeden baka yne ynlendirmek, tandk bir yzn imgesinin halsinasyonunu grmek, bunlardan birka. Bu zihinsel srelerin her biri grme korteksinin blgelerindeki faaliyetlerin modlasyonlanna baldr. Bunlardan baka iki grsel deneyim, nral faaliyet ile grsel farkndalk arasnda ortaya kan ince bantlarn rneini oluturur: Yanlsamalar ve "oklu sabit alglar." nce baz yanlsamalara bir gz atalm. ekil 6.9'da eit "yanltc ztlk" rnei grlyor. Bir sre bu ekillerin yanlsama olduuna ikna etmeye aln kendinizi. Bu yanlsamalarla ilgili yksek dzeyli, "yukardan aaya" inen bir aklama geliyor insann aklna. evre izgilerini, grnrdeki eyleri iktisatl bir yorumlamayla basit ekiller biiminde yorumlamamz saladklar iin gryoruz belki de. Mesela daire zerine binmi bir ekenar gen ekil 6.9 (a)'nn hakikatini deil (yani varolmayan bir genin tepe noktalarnn bulunduu yerde tane tuhaf grnl, yark daire olduunu), onun basit bir "aklamas"m verir. Ama "yksek dzeyli" aklamalara bavurmann hi de gerekli olmayabilecei anlalmtr. izgili korteksten kp 18. alana geince yanltc ztlklara tepki veren nronlan kefedersiniz kolayca. Bu tr hcreler, alc alanlarndan geen daimi bir hatla ve-

296

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ekil 6.10 Necker kb ve Escher 41 Necker kb, baktmz srada dorultu deitike derinlik kazanan oklu sabit algnn ok bilinen bir rneidir. Escher de benzer etkiler yaratr: Batklar m gryorsunuz bir ku mu?

ya gz yanltc bir ztlkla hemen ayn derecede iyi uyarlr (kullanlan eklin sz konusu ztl yok edecek ekilde deitirilmemi olmas artyla). Baka bir muhteem gz yanlgsnn oluturduu bir rnek vardr. "Enigma", ayn merkezden kan siyah ve beyaz izgilerden oluan bir ember modelidir. Bu modele bakan ou kii canl bir hareket yanlsamas yaar, emberleri sabit ortamlar iinde dnyormu gibi grr. Bu hareket yanlsamasnn beyinde bir bants var mdr? Semir Zeki, PET tekniini kullanarak Enigma'nn da tpk gerekten hareket eden bir yap gibi V5 alann, yan "hareket alan"m uyardn gstermitir. Burada grsel bir yanlsama bir kez daha nrolojik hakikati dillendirmi oluyor. oklu sabit alglar hakknda sunu kabilinden bir-iki sz sylemek icap ediyor. Beyin belirli koullar altnda tek bir imgenin iki veya daha fazla okumas arasnda gidip gelir. Necker kb (bkz. ekil 6.10) bilinen bir rnektir: Onu birbirinden tamamen farkl iki yoldan boyutlu ekilde grebiliriz. ki farkl imge ayn anda k gze ayr ayr sunulduunda buna benzer bir ey meydana gelir. Grsel farkmdalk bu iki ekli kaynatrmak yerine genellikle ikisi arasnda gidip gelir. "Gzler aras rekabet" srasnda yaanan bu gidip gelme, hem hayvanlarda hem de insanlarda incelenmitir.

SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

297

Fizyolojik psikoloji uzman Nikos Logothetis, bu "oklu sabit" alglarn nral bantlarn tanmlamak zere maymunlar zerinde 68 bir dizi deney gerekletirmitir. nsan, basit bir mekanizmann nce bir gzn sonra dierinin girdisini bastrdm dnebilir; ama durum yle grnmyor. Logothetis, her iki modelin kortikal alanlarda ayn anda bir tepki uyandrdn kefetmi. Ama maymunlarn o anda grdklerini belli ettikleri imge V4 ve V5 grme alanlarnn 5-6. kortikal tabakalarndaki belli nronlarn (Logothetis'in kaydettii nronlarn toplamnn te biri kadar) davranlaryla bantldr. Bu nronlar tepkilerini, maymunun imdiki algsna ("algTyla burada "alglanan ey", grsel bilincin halihazrdaki ierikleri kastediliyor) gre "deitirirler." Baka bir laboratuvarda gerekletirilen benzer deneyler, maymunun imdiki algsndan sorumlu olan hcrelerin atelemelerini, grsel farkndalkta bu algnn yerine alternatif alg geene kadar ezamanl srdrdn gster69 mitir. Nancy Kanwisher insanda, bir gze bir yz slayt, dierine bir yer slayt gsterildiinde, bilinli algnn bu iki slayt arasnda gidip geldiini gstermitir: Bunlar olurken, daha nce grdmz yz alanlaryla yer alanlarnda faaliyetler bir artar bir azalr. Alg deiirken bu alanlarda meydana gelen faaliyet deiiminin bykl, yz ve yer grntleri srayla sunulduundaki deiimin byklyle ayndr. Bu bulgu, insan beynindeki ilemlerin bu aamasnda faaliyetin, etkide bulunan uyaranlarn fiziksel zelliklerinden ziyade grsel bilince bal olduunu ima eder.70 Bu rnekler, grsel deneyimimizin btn incelikleriyle beyindeki faaliyetlere ballnn altm izer. Krlgan yanlsamalarla deiken alglarn bile grnr nral bantlar vardr.

298

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Gkkua yapmak "ifreleme" ve "ifre zm"nden bahsetmek ie yarasa da... (beyinde) mesajn "anlald" nihai bir aama olduu anlayndan uzak durmaya dikkat etmeliyiz... ifre zm ancak hareket sayesinde tamamlanr... Beyin yararl hareketleri hazrlayan hipotezler gelitirir daima. J. Z, Young
71

Bizi yaratlm btn grnen gzelliklerin sahte, hayali bir parlt olduunu dnmeye sevk eden bu ilkeleri nasl kabul edebiliriz? Piskopos Berkeley (1725)
72

Son iki blmde sralanan verilere baknca, sinirbilim grsel deneyimle ilgili zengin bir aklama getirebilirmi gibi grnyor. Ama bu aklamann tmyle tatmin edici olduu konusuna ou okur mzmin bir pheyle yaklaacaktr. lkbaharda meltem esintisi altnda parldayan taze yapraklarn veya sonbaharda bir gletten ykselen sis huzmesinin neden yle grndn, neden herhangi bir ey gibi grndklerini aklayabilir mi bu bilim? Britanya'nn sekin fizyologlarndan J.Z. Young, bir yazsndan yaplan yukardaki alntda, "beyindeki mesajlardan" deneyimlere ilikin bir aklama beklememek konusunda bizi uyarr gibidir. "O halde deneyim bir yamlsama mdr?" diye sorabilirdi pekl Piskopos Berkeley. Bu kitabn son blmleri tam da bu kaygy dile getirir. Ama grme konusu henz zihinlerimizde tazeliini korurken, bu ikilemi ortaya koymak zere tasarlanm iki dnce deneyinden bahsedeyim size.73 Kr bir fizyologun canla bala grme bilimiyle uratm hayal edin. Bu kii grmeyle ilgili ne varsa hepsini soyut olarak renebilecektir. Peki grme yeteneini bir ekilde tekrar kazandnda grmeyle ilgili yeni eyler renmeyecek midir? oumuz igdsel bir tepkiyle onun yeni eyler reneceini dnr: Grmeyle ilgili, eski haliyle yayor olsayd ilelebet eriemeyecei yeni bir bilgi boyutu kazanarak grmenin nasl bir ey olduunu renecektir. Ya da baz balklardaki elektrik organ veya yarasalarla yunusla-

"SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

299

nn ekolokasyon sistemi gibi bizde olmayan bir duyu organna sahip bir hayvan dnn. lkece, bu duyu sistemlerinin nesnel ayrntlar hakknda bilinmesi gereken her eyi bilebiliriz: Ama onlara sahip olmann nasl bir ey olduunu, yarasa olmann nasl bir ey olduunu bilebilir miyiz? Tekrar sylyorum, ortada nesnel gzlemcinin yok sayld bir bilgi boyutu varm gibidir. Bilimsel aklama, bilincin ona sahip olan varla bahettii "ieriden bak" kapsamay baaramaz. Bu sorunu biraz daha anlalr hale getirmek iin, sinirbHm alanndaki biri deneyime aka atfta bulunmayan, dieri bulunan iki aklama rneini karlatrmaya alalm. lk aklamayla ilgili u rnei verelim. Artk birinin neden epilepsi nbeti geirdiini gayet iyi aklayabiliyoruz.- Tanmlanabilir birok nedenden dolay bir grup nron uyarya son derece ak hale gelir; uyanlmlmm haberini beyindeki birok yoldan gnderir, bylece uzaktaki nronlarn faaliyetlerini kendi ezamanl boalm rntsnn iine katm olur; denetimsiz biimde devam ettiinde bu sre kiiyi yava yava ele geirir ve kii bunun sonucunda kaslabilir, kaskat kesilebilir. Epilepsinin, gzlemlenebilir bir olay (beyindeki elektrik boalm rntsn) baka bir olayla, genel nbetle ilikilendiren, geleneksel bilimsel bir aklamasdr bu. lk olay ikinci olayn ortaya kmasna neden olur: Bunda olaand, sorunlu hibir ey yoktur. Bunu renk algmzla ilgili bir aklamayla karlatralm. ngilizcede aklama anlamna gelen "explanation" szcn oluturan terimlerden biri ("explanans": bir szcn veya ifadenin anlam demektir) epilepsi nbeti rneini yanklar: Renkli grmeyi, retinadan balayp kortikal grme alanlarna ve tesine uzanan eitli tabakalardaki nral faaliyetle aklarz. Bunda bir sorun yok. Dier terimin ("explanandum": anlam aklanacak olan szck veya ifade demektir) bir ksmnda da sorun yok: Renklerin isimlerini syleme, onlar aratrma veya baka ekillerde onlara aka tepki verme yeteneklerimizin hepsi kesin olarak renk algsna baldr ve gzlemlenebilir davranlarn ortaya kmasna neden olur. Ama renk algsnda bu yeteneklerden baka eyler de vardr. Buraya kadar renk algsnn kendisini, bahar yapraklarnn ince tonlaryla veya bir arabn derin krmz tonlaryla ilgili deerlendirmelerimizi

300

BLN, KULLANIM KILAVUZU

iin iine katmadk. Bu grsel niteliklerle ilgili deneyimlerimiz aka gzlemlenebilir deildir. Bir hastalk nbetini aklamak ile renk algsn anlatmak arasndaki fark ite burada. Birincisinde dorudan gzlemlenebilir iki olay dizisini aklamaya alyoruz; ikincisinde ise gzlemlenebilir olaylar ilkece gzlemlenemez olan deneyimlerle ilikilendirmeye alyoruz. Mesele ne tr bir aklamann ortaya konduundan ziyade neyin aklanaca meselesi. Alglarmz gerekten de zelse, znel deneyim gz ard edilemeyecek bir eyse, o zaman bilim eksik kalmaya mahkmdur. Bilim gzlemlenebilir, kamuya ak, nesnel verilerle, her bak asyla deerlendirilebilen dnyayla ilgilidir: Deneyimlerimizin "i dnyas"n btnyle tasvir edemez. oumuzun farkindalmzn doas hakkndaki (doru veya yanl) dncelerini dile getiriyor bu sanrm. Birok felsefeci, farkndalk sorununun beynin faaliyetleri ve ilevleriyle btnyle zlebilecei grnden yola karak bu "saduyu" baknn son derece yanl ele alndna inanr. Durum byleyse, o zaman deneyim hi de grnd gibi bir ey deildir. Bu grn en kararl savunucularndan Amerikal felsefeci Daniel Dennett, kitabnda metaforik bir karlatrma yapar ve kendi yapt ii "deneyim tiyatrosu"nun sahne arkasma bakmaya benzetir: "Sahne arkasna ciddi bir gzle baktmzda, sahnede grdmz sandmz eyi aslnda grmediimizi kefederiz... sahne deneyimleri ile sahne arkas sreleri arasndaki fark cazibesini kaybeder." 74 9. Blm'de bu tartmay daha yakndan inceleyeceiz, o zaman Dennett'in argmannn sizi ikna edip etmediine karar verirsiniz. Bilim grsel farkndalk hakknda tam bir aklama getirecek mi? Beyinle ilgili aratrmalardan "gkkua yapabilir" mi? Bu sorulara verilecek cevaplar, grsel farkmdaln nelerden olutuu konusundaki kararlarmza bal olmak zorunda. Bilim, grsel deneyimlerimizle ilgili olarak anlattklarmz beyindeki faaliyetlerle ilkilendirebilir elbette. Bilim her yl, grme rntsnn oluumunun temelini oluturan nral faaliyet rntleriyle ilgili aklamalara yenilerini katyor. Bu konuda imdiye kadar elde edilen basan etkileyicidir ve deneyimlerimiz konusunda gl bir aklama sunmaktadr. Bu aklama sonunda "tamamlanacak" m? Belki, ama

SEN GREMYORUM CHARLEY, KR OLDUM"

301

ancak deneyimin sz daarc hi kayp vermeden bilim diline evrilebilirce. Yoksa bilimsel tanmlama grmenin nasl bir ey olduunu bize anlatmaktan aciz kalacaktr. Byle bir durum deneyimi gizemli bir ey haline getirir mi? Varoluun kendisinden ne daha az ne daha ok; hem de ayn nedenle: Her ikisi de bizim hareket noktamzdr. Gkkua yapmaya gerek yok: Gkkua karmzda, gzlerimizin nnde.

Sonu: Grme ve bilin imdi de zet zaman. 5. Blm'de, grmemizi salayan o narin ve gzel sistemle ilgili bilinen son eyleri grdk. Byle karmak bir aygt zaman zaman saptabilir: Bu blmde sistemin bozulmasna yol aabilen birok aklayc durumdan birkan inceledik. Grme sisteminin geliimi, kaltsal bilgiler, ikin faaliyetler ve grsel deneyim arasndaki etkileimlerin bir sonucudur. Hayatmzn ilk yllarnda grsel deneyim eksik veya bozuk olursa grmeyi asla renemeyebiliriz. Agnoziler, grmemizi salayan uzmanlam (ve yerellemi) yeteneklerde meydana gelen belirli bozukluklardandr. Renkleri, hareketleri veya biimleri grme, nesneleri, insanlar veya yerleri tanma yeteneimizi yitirebiliriz. Bu kayplar bazen tam olmaz, geriye bir miktar rtk bilgi kalabilir. Bu rtk bilgiler bilinli alg olmadnda da davran etkileyebilir. Agnozide, bilginin korunmas beklenmez. Gz ihmali olan hastalarda bunun tam tersi dorudur: Duyular normal alyor gibidir, ama meknn bir tarafnda meydana gelen olaylar ihmal edilir. Gelgelelim bu olaylar yine de fark edilmeyen bir etkide bulunabilirler. Anosagnozi, eksiklii anlayamama, yetenek kayplarn fark edememe hastaldr. Krgr, zerinde en fazla aratrma yaplm bir "rtk" yetenek rneidir. Grme korteksinin zedelenmesinin ardndan, krgr hastalan gremediklerini iddia ettikleri nesneler hakknda eitli grsel muhakemelerde bulunabilirler (buna kendileri de aar). izgili korteksleri alnm maymunlar gayet yi gryor gibidirler,

302

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ama son yaplan aratrmalar, onlarn da krgrye dayanarak gryor olabileceklerim ima eder. Bu paradoksal yetenek hakknda birok alternatif anatomik ve fizyolojik aklama mevcut. Bu aklamalar, VI'in olmad durumlarda ekstrastriat grme alanlarnn bilinli grmeye neden olabildiine aret eden yeni bulgular dikkate almak zorunda. Beyin zedelenmesi genellikle bizi psikolojik yeteneklerimizden etse de, bazen an deneyim veya davranlara neden olur. Grme korteksinin zedelenmesini takiben yaanablen halsinasyonlar bu tr nrolojik "boalmlar"n canl bir rneidir. Bu gzlemler bilinli grme nrolojisiyle ilgili iki tanmlama yaklamn gndeme getirir: rtk srelerle ilikili faaliyetleri toplam beyin faaliyetinden karmak ve uyaran deiiminin olmad zamanlarda grsel deneyimdeki deiimlerle bantl olan faaliyetleri aratrmak. Sinirbilim sonunda grmeyle ilgili "tam" bir aklama sunacak mdr? Grsel deneyimimizde yaplan her ayrmn kendine zg bir nral faaliyet rntsnde bir yansmas olmas kesinlikle mmkn grnyor. Bu rntlerin tam olarak idrak edilmesinin grmeyle ilgili tam bir aklama getireceini dnp dnmememiz grsel deneyim kavrammza, zellikle de deneyimin "i dnyas"nn bilim dilinde yeniden tanmlanp tanmlanmayacana baldr. Bu merkezi sorun 8. ve 9. Blm'de yeniden ele alnacak. Bu soruna tekrar dnmeden nce farkmdaln kaynamm peine dmeliyz.

BLNCN KKENLER

Her eyin Tarihi

Giri Drt yandaki bir ocuk, kendinden emin bir edayla: "Ben her eyi biliyorum." Babas, pheyle: "Pisagor'un teoremini bile mi?" Drt yandaki ocuk, endieyle: "Sevmedim ben onu. Isrr m?" Bir organizmann her paras ve faaliyeti hakknda drt temel soru sorabiliriz: Nasl i gryor, ne ie yaryor, nasl geliiyor ve nasl evrimlemi? Biyologlar bu sorulan mekanizma, ilev, ontojeni ve filojeni sorular olarak adlandrr (ontojeni bireyin geliimi, filojeni trlerin birok nesil boyunca geliimiyle ilgilidir). Bu sorulan gayet makul bir biimde bilin iin de sorabiliriz. Kitabm bu ksmna kadar daha ok ilk soru, uyanklk durumuyla grmenin mekanizmas zerinde durdum, geliim ve evrim sorularna ara sra girdim. Bu bim dengeyi yeniden oluturacak. Canllar gayet eski bir tarihin yaratklandr. Gemilerinden baz paralan birletiremediimiz srece onlar asla tam manasyla anlayamayz. Bu blmde beynin evrimiyle ilgili bilinen eyleri kabataslak anlatacam. Evrim ve ilev birbiriyle yakndan ilikilidir. Organlar ancak evrimlemeye deerse, evrim sreci bir avantaj sunuyorsa evrimlesin Bilin beynin en dikkati eken ilevlerinden biri olduundan, bilincin neden evrimletiiyle ilgili baz ilgi ekici nedenler bulabilmeyi mit edebiliriz. Uzun bir perspektifi gz nnde bulundurarak, kzmn syledi-

306

BLN, KULLANIM KILAVUZU

gibi yapmayacam ve hikyenin tamamn reneceimizi, hatta renebileceimizi ileri srmeden, en bandan balayacam.

lk eyler Zira binlerce tohumdan geldin vcuda Tozdan ktn ortaya William Shakespeare, Measurefor Measure, IH.i Ruhun ne olduunu bilmiyorum. Ama vcutlarmz sanki daima var olan bir eyi sarmalam gibi geliyor bana. Anne Michaels
1

Astronomlarn evrene her gz atlarnda galaksiler bizden (ve bir2 birlerinden) biraz daha uzaklam olur. Uzaklama hzlar bize olan uzaklklarna bal olarak deiir: Ne kadar uzaklarsa grece uzaklama hzlar o kadar yksektir. Bir patlama sonrasnda da bu beklenirdi. Evrenin her taraf ayn davran gsterdiine gre, patlama mevcut olan her eyi kapsyor olmal. Uzaklama hzlarndan elde edilen bilgilere bakarak galaksilerin ne zamandan beri bu ekilde yol aldklarn kestirmek mmkndr. u anda evrenin standart oluum modeli olan ilk "Byk Patlama"nn 10-15 milyar yl nce gerekletii dnlyor. Byk Patlama'dan sonraki ilk birka dakika iinde hayal edilemeyecek kadar byk bir madde ve enerji younlamas oldu. Bu koullar altnda atomlar, hidrojen atomu gibi en basit atomlar bile var olamazd. O sralarda hkim olan basn ve scaklklarda, ortamda radyasyon ve atomalt paracklarndan baka bir ey yoktu. Evrenin tarihi o ilk anlarndan bu yana bir genileme, souma ve karmakln tedrici evrimi hikyesidir. lk dev patlamadan etrafa sratle parack ve enerji yaylrken, basn ve scaklk hzla dt. Bunun sonucunda meydana gelen daha mutedil koullarda, atomalt paracklar birleip basit hidrojen ve helyum atomlarn meydana getirdi. Ayn zamanlarda, ktleekimi hesaba katlan bir kuvvet haline geldi, madde maddeyi ekti, bo uzayn enginliinde byk atom kmeleri olutu. Bunlar, Byk

HER EYN TARH

307

Patlama'dan sonra bir milyar yl iinde olumaya balayan ilk yldz ve galaksilerin tohumlaryd. lk yldzlarn iinde meydana gelen olaylarn bizim iin zel bir nemi vard. Yldzlar dev doal frnlardr, nemli tek bir farkla. Yeryznde alk olduumuz ate ve motorlar petrol, kmr ve odun gibi karmak maddeleri kl ve karbondioksit gibi daha basit maddelere indirger. Hiroima'da kullanlana benzer atom bombalar da nkleer fizyon srasnda uranyum atomlarn paralamak suretiyle enerji aa kararak karmak bir yapy daha basit bir yapya indirger. Bir yldzn yanan ekirdeinde durum ok daha farkldr. Yldzn ana yakt hidrojendir, ama yldz hidrojeni daha basit bir yapya indirgemekten ziyade hidrojenden daha ar element atomlar oluturmak iin nkleer fzyorin kullanr; bu sre iinde muazzam miktarda enerji aa kar. Her gn bu enerjiyle ykanrz, zira gne nn kayna bu enerjidir. Ama gne yldzlarn hayatmza tek katks deildir: Hepimizi meydana getiren karbon, oksijen, kalsiyum ve demir gibi elementlerin atomlar, ilk nesil yldzlarn frnlarnda yaplmt. Bizim gneimiz 4,5 milyar yldr varln srdryor; yani ya, evrenin Byk Patlama'dan gnmze kadarki yann yaklak te biri kadardr. Gne, baya orta byklkte bir "ikinci nesil" yldzdr, iinde bulunduu galakside, Samanyolu'nda tali bir yere sahiptir. Galaksi boyutlarndaki mesafeler genellikle "k yY'mn, n bir ylda kat ettii mesafenin (n hz yaklak 300.000 kilometre/saniyedir: Dolaysyla, bir k yl yaklak 9,5 milyon kere milyon kilometredir) katlan eklinde ifade edilir. Samanyolu, "spiral" bir galaksidir, uzunluu yaklak 100.000 k yldr: Gne galaksinin merkezine 33.000 k yl uzaklktadr. Galaksimizdeki 100 milyar yldzdan biridir. Bu say tesadf eseri evrendeki gzlemlenebilir galaksilerin sayma yakndr: Evrenin astronomlarn grebildii ksmlarnda birka milyar galaksi vardr. Dnyamz ve gne sisteminin dier gezegenleri gnele karilatnlabilir bir yatadr. Gnein sabit hidrojen fzyonu evresinin yarsna ulamak zere olduu dnlyor. 8 milyar yl sonra hzl genileme evresine girecek: Byyp de "kzl dev" haline gelene kadar yeryz kavrulacak, geride tek bir hayat izi kalmayacak. Galaksimizdeki ve baka galaksilerdeki birok yldz muhtemelen

38

BLN, KULLANIM KILAVUZU

gezegen sistemlerine uygun bir yrngede hareket ediyor. Bu sistemlerde hayat olup olmad, bunlarn gelecekte bize yaanacak bir ortam sunup sunmayacaklar hl ok merak uyandrc, ama henz cevaplandrlmam sorular. Evrenin uzun vadeli gelecei de ayn ekilde belirsizdir. Maddesi, sonu gelmez uzayn iinde snrszca genilemesini srdrp mutlak sfra doru sourken inceldike incelerek yaylmaya devam edecek mi? Yoksa ktleekimsel etki bu eilimin sonunda tersine evirecek de birka milyar yl iinde galaksiler bir "Byk Bzlmekle birbirine mi girecek? Bu olabilirliklerin hibiri arzu edilir deil, ama bunlarn olmasnn dnld gelecek bize derin bir oh ektirecek kadar uzak. Byk Patlama, galaksilerin, yldzlarn ve gne sisteminin oluumu uzak (hi ilginizi ekmeyebilecek veya hi nemli bulmayabileceiniz kadar uzak) gemiimizin hikyesi: "nsanlk zerine 3 yaplan incelemenin esas konusu insandr." yledir de, bizi tekil eden maddeler yldzlarn iinde biimlenmitir. nsanla ilgili inceleme bizi kanlmaz biimde evrenin ilk dnemlerine gtrr. Her birimiz kelimenin tam anlamyla yldz tozlaryz.

Hayatn douu Kart, zgn, kt, tuhaf eyler iin; ... Gzelliini mazideki deiimlerden alan eyleri yaratt iin... Gerard Manley Hopkins4 Biz tarihe ait varlklarz, genel ilkelerin csimlemi hali falan deili.z. Stephen Jay Gould5 Yldzlarn iinde oluan oksijen ve karbon, azot ve demir gibi elementler saysz ekillerde birleebilir ve su, karbondioksit, metan ve amonyak gibi basit molekller ortaya karrlar. Evrenin her yerinde ayn eyi yaparlar. Ama oluumundan ksa bir sre sonra yeryzndeki koullar, zellikle daha karmak kimyasal bileiklerin oluumu iin uygun hale gelmi gibi grnyor. O dnemlerde or-

HER EYN TARH

309

taya kan karmak molekllerin bazlar ilk canllarn atasyd. Onlarn torunlar bilinen ilk fosillerde izlerini braktlar; bu fosiller, tannabilir hayat biimlerinin yeryznn bugnk yann drtte biri kadar bir yaa sahipken, yani 3,5 milyar yl nce varolduunu kantlar. Hayatn kkenleri konusunda ayrntl ve evrensel kabul grm bir aklama mevcut deil. Ama fikir verici gzlemler buna genel anlamda tatmin edici bir aklama getirebileceimizi ima ederler. Mesela, 1.953'te Amerikal biyokimyac Stanley Miller, bir nceki paragrafta geen basit molekllere birka saatlik bir sre boyunca elektrik akmyla enerji verildiinde, bu bulama iinde proteinlerin yap talar olan aminoasitler ve eker gibi daha karmak mole6 kllerin kendiliinden ortaya ktn gstermiti. Bu molekller birbirleriyle youn damlacklar halinde birleme eilimindedir; bu durum kimyasal etkileimlerin daha verimli gereklemesine olanak tanr. Bu molekl topluluklar hayatm gerek anlamda ortaya kndan nce meydana gelen br eit molekler evrimde oyuncu haline gelmi olabilir: Kendi kendini tahrip eden bir kimyaya sahip baz damlacklar ortadan kalkarken, ilerinde meydana gelen tepkimeler sayesinde dayankl hale gelen damlacklar varlklarn srdrmtr. Fiziksel adan optimum bykl getiklerinde bu damlacklar ikiye blnm, ortaya kan "yavru" damlacklar ebeveynlerinin kimyasal bileimini korumu olabilir. Kara hayatn ortaya karan olaylar zincirinin her halkasn asla bilemeyeceiz. Ama biyokimyaclarn ou, nklek asitlerin ortaya k nnn kara hayatnn ortaya kn tanmlayan n olduu, nkleik asitlerin gnmzdeki canllarn hepsinin paylat en temel benzerliklerin bir aklamas olduu konusunda hemfikirdir. Bu molekller genetik ifrenin, yani iinde atadan miras kalan zelliklerin canllar dnyas boyunca nesilden nesile aktarlp deitirildii ortamn temelini oluturur. Organizmalarn byk ounluunda bu ortam salayan nkleik asit, deoksiribonkleik asittir (DNA). DNA bu amaca hizmet eden zellie sahiptir. Her eyden nce, DNA kendi kendine oalr veya kendini "kopyalar": DNA moleklnn ift sarmaln meydana getiren iki kordon ayrldnda, bunlarn her biri "tamamlayc" kordonun yapmna klavuzluk edebilir, tpk bir pasta kalbnn jleyi ekillendirmesi gibi. Bu zelli-

310

BLN, KULLANIM KILAVUZU

i DNA'nn nesiller arasnda sadk bir haberci olarak hizmet grmesini salan kinci zellii, DNA'da "yazl" olan talimatlarn proteinleri meydana getiren aminoasit zincirlerine "tercme edilebilmesi"dir: 2. Blm'de grdmz gibi, engin eitlilie sahip proteinler hayat meydana getiren maddelerdir. Bir "gen" tanm gerei, belli bir proteini ifreleyen bir DNA dizisidir. Genlerin proteinleri "ifrelemeleri", istenen proteini oluturmak iin gerekli aminoas tlerin birbirine balanma srasn belirlemek biiminde gerekleir. DNA ile proteinler artk tmyle birbirine bamldr ve hayatn ilk evrelerinde beraberce geirecekleri uzun bir evrim sreci onlar beklemektedir. nc zelliine gelince, bir dle aktarlan DNA genellikle ebeveynin genetik, yapsnn sadk bir kayd olmasna ramen, zaman zaman "mutasyonlar"a, ender grlen tesadfi deiimlere maruz kalabilir. Bunlar "etkisiz" deiimler olabilir, yani sz konusu DNA'nn ifreledii proteine hi etkileri olmayabilir; dezavantajl olabilirler, yani dln hayatta kalma mcadelesinde yenilmesine neden olabilirler; ama bazen bir deiiklik dln biyolojik baar ansn, yani reme ansn arttrr. Byle bir durumda gen yaylr ve yaratn torunlar bu tesadfi deiikliin nefis meyvelerini toplar. Trn avantajl mutasyonun "doal seilimi" sayesinde evrimlemesinin temeli budur. Yeryzndeki btn canllar kaltm dili olarak DNA'y (veya onun yakn akrabas RNA'y) kullanr; hepsinde birok ortak protein vardr. DNA'nn her yerdelii evrim hikyesinin neden bir sreklilik hikyesi olduunu aklamaya yardm eder; ama ayn zamanda olaanst bir deiim hikyesidir bu elbette. Smklbcekle ayn soydan geliyoruz ve vcut kimyamzn byk blm otun kimyasyla ortak. Bugn var olan drt milyon canl tr arasndaki o muhteem farklla gtren yolun dnm noktalar nelerdi peki?7 DNA ortaya ktktan ve bir protein sentezleme sistemi evrimletikten sonra meydan, hayat biimlerinde snrsz eitlemelere kalmt. Ama deiim ar ar gelmiti aslnda. Fosil kaytlarnda ortaya kan ilk organizmalar (uzun bir sre bunlarn ilkel bakteriler olduklar dnlmt) yaklak 2 milyar yl boyunca yeryzne hkim oldular. ok uzun sren (aa yukar yeryznn yann yansna tekabl eden bir sre bu) bu devreye ait fosillerin mono-

HER EYN TARH

311

tonluu biyokimyasal evrimle ilgili baz nemli baarlar gizliyor olmal. Bu baarlarn iinde en nemlisine, 2 milyar yl kadar nce muhtemelen bakterinin yakn akrabas olan mavi-yeil "cyanophyte" tr iinde evrim sonucu gelien, gne ndan yararlanarak karbon ve sudan organik molekller oluturma yeteneine, yani fotosenteze 5. Blm'de deinmitik. Fotosentez, organizmalara gerekli kimyasal karmaklkla birlikte br yaam destek sistemi salamann dnda oksijen salarak yeryznn atmosferini dntrm ve ileride hayvanlar leminin devamm salayacak olan bir yiyecek zincirinin temelini atmt. 1 milyar 400 milyon yl nce bakteri ve algler, yani "prokaryotlar" tekhcreli birok yaratkla bizler gibi okhcreli her yaratn 8 dahil olduu "karyot" ailesiyle bir arada yayordu. karyotlarn tanmlayc zellii, hcre ilerinin karmak oluudur: karyot hcrenin iinde, btnn daha byk hayat iinde yan zerk hayat srdren, etraf zarlarla kapl "organeller" vardr. Organellerin iinde en nemlisi, hcrenin kaltm bilgilerinin tmn, yani DNA'y ieren ekirdektir. Tek hcreli karyotlar ile bazlar fotosentez yapan, baziar yapmayan prokaryot ortaklar bu ekilde 700 milyon yl daha sahnede kald. Snger hcrelerindeki gibi gevek hcre topluluklar 800 milyon ila bir milyar yl nce grlmeye baland. Bu balantlara sahip hcreler, kelimenin tam anlamyla "okhcreli" deildir: Snger hcreleri bamszdr, uzmanlamam tr ve byk oranda koordineli deildir. Evrimde yaanan bir sonraki srama Avustralya'daki Ediacara fosil tabakasnda ve Burgess isti'ndeki gibi biraz daha ge bir dneme, "Kambriyen patlamas" dnemine ait fauna fosillerinde kaydedilmitir.9 Bu fosiller, 5-700 milyon yl nce denizlerde okhcreli hayatn ortaya knn ilk tanklardr. Bugnn hayvanlar leminin ana gruplar veya "filumlar" bu biyolojik eitlilik patlamasnda ortaya kmtr. Kurtlar, midye ve istridye gibi yumuakalar, bcekleri, stakozlar ve rmcekleri kapsayan eklembacakllar flumu, hepsi Burgess isti fosillerinde grlebilmektedir. Trmz adma ackl bir durum belki, ama ist'te bulunan fosillerden biri, daha nce halkal kurt snfna sokulan Pikaia gracilens fosili, insanln ait olduu filumun kaydedilmi ilk yesi olan kordah can-

312

BLN, KULLANIM KILAVUZU

llarn ilk fosil rnei olabilir. okhcreli hayat denizde evrimlemitir. Yaklak 400 milyon yl nce, ilk olarak ilkel bitkiler, onlarn hemen ardndan krkayaklarn atas olan omurgasz hayvanlar karaya kt. Yaklak 50 milyon yl boyunca krkayaklar, rmcekler ve bcekler karadaki, hatta 380 milyon yl nce bceklerin igal ettii havadaki tek hkim okhcreli trlerdi. Omurgaszlar karada oalrken, uzak atamz, Pikaia'nm ilk omurgal torunlar hayatlarn suda srdrd. Yaklak 540 milyon yandaki kayalann iinde ilkel enesiz balklara ait paralanm fosiller bulundu. Sonraki 100 milyon yl iinde bu balklarn torunlar ehil enelerle gelimi bir srt kemiine ("omurgallar"a adn veren omurga kolonuna) sahip oldular ve saysz tre ayrlp eitlendiler. Bunlardan bazlar deniz tabannda hareket kabiliyeti kazand; zaman zaman kuruyan s sularda yaayan bazlar sudan olduu kadar havadan da oksijen alma yetenei kazand. 350 milyon yl kadar nce ilk omurgal trlerde bu iki yetenek birleerek susuz topraklarda yrmelerine ve havay solumalarna olanak salad: Bunlar gnmzn su kelerleriyle semenderlerine benzeyen amfibilerdi. Amfibiler yumurtalarm suya brakyorlard muhtemelen. Torunlar srngenler (300 milyon yl kadar nce ortaya kmlard) bu gereklilik olmadan yapabilmi, suya dayankl yumurta yaparak kara hayatna tam geii tamamlamt. Srngenler, 65 milyon yl ncesine kadar karadaki en nemli omurgal tryd. Ama o sralarda srngenlerden iki byk omurgal snf evrimleti, scak kanl kularla memeliler. Her iki snfn bariz ortaya k 150 milyon yl nce gereklemiti. lk primatlar, yani lemur, kuyruklu ve kuyruksuz maymunlar gibi prosimianlarm atalar, 60 milyon yl kadar nce evrimleti, ilk hominidler, yani kuyruksuz maymunla insann ilk ortak atasysa 5 milyon yl kadar nce. Bu tr geni bir evrim hikyesinin temelini kavramay kolaylatrd iin, daha bildik zaman lleriyle benzerlik kurmak gelenek haline gelmitir. Ben bunlarn en basitlerini kullanmay severim. Yeryznn hikyesi bir gne srdrlrsa, en ilkel hayat biimleri sabahn erken saatlerinde, 5'ten nce balar; fotosentez gndoumundan sonra, sabah saat 10 sularnda grlr; karyot hcreler ancak leden sonra 5'te, gerek okhcreli hayat 8'de ortaya kar;

HER EYN TARH

313

akam saat 10'da karay amfibiler istila eder; ilk memeliler on biri 12 gee, ilk primatlar on bir buukta, hominidler gece yansna iki dakika kala grnmeye balar.

Beynin ortaya k
Balk anda ilerlersin, Domuzun marur yzyllanndaBa, ayak ve parmak Belirir karanln iinden... Sylvia Plath
10

Sokaktaki adam, Ki hayatn keskin bir gzlemcisidir, kusura bakma, Entelektel lafn duydu mu Karsna sadk olmayan adam gelir ilk aklna. W.H.Auden nceki iki blm, nceleme konumuzun, yani beynin tarihine zemin hazrlad. nsan beynini bu tarihin kahraman (hayatn dier ynlerinin evrimini onun ortaya k iin yaplan skc bir hazrlktan ibaretmi) gibi grmek ok yanl olacaktr. Evrim tuhaf, tahmin edilemez bir eydir ve baarya giden birok yol vardr. Stepnen Gould'un szleriyle, "Bu makaleyi okuyan herkesin barsaklarnda yeryzndeki insanlardan daha fazla bakteri var: Bu onlarn zaman, ders kitaplarmzn ovenist bir ekilde iddia ettii gibi 'memelilerin a' deil." 12 Kkl olsun kksz olsun, yeil yaprakl olsun sekiz kollu olsun, hayatta kalmay salayan birok strateji mevcut. Gelgeldim, atalarmzn izledii yol kendine zg bir baar salamtr. Dnyamz ei olmayan bir ekilde anlamamz salayan bir beynin evrimi bu baarnn alameti farikasdr. Benzersiz evrim hikyemiz tmyle olmasa bile esasen byyen bir beynin hikyesidir. Doamz gerei Doa'nn entelektelleriyiz biz. Her zaman olduu gibi, beynin evrim hikyesi hem srekliliin hem de deiimin hikyesidir.

314

BLN, KULLANM KILAVUZU

Sreklilik En yksek his ve zek melekeleri bile gelimeye dk hayat biimlerinde balar. T.H. Huxley, 1860'
14 3

Beynin gemiinin izini nereye kadar srebiliriz? Beyni meydana getiren unsurlar, 2. Blm'de grdmz "basit sinir sistemi"nm temel yaplan gerekten de ok eskidir. Ama neden o kadar eski olsunlar k, o kadar eski olduklarn nereden biliyoruz? Nedeni grece basit. okhcreli yaplarn hcreleri arasndaki yardmlamalar bariz bir sorun yaratr: Aralarndaki ittifakn verimli olabilmesi iin, yapy oluturan hcrelerin dzen iinde hareket etmelerinin salanmas gerekir. En basitinden, bir sinir sistemi bunu salayan, organizmann hissettii olaylara verdii tepkilerin organizmann genel karna olmasn garantileyen bir aratr. Nronlar, okhcreli bir organizmann denetim konusunda uzmanlam paralardr. Bir denetim arac kanlmaz olduuna gre, sinir sistemlerinin okhcreli hayat kadar eski olduunu dnebiliriz pekl. Sinir sisteminin erken tarihini nasl inceleyebiliriz peki? Bu konuda veri kayna mevcut: Her biri kendince sorunlu. Her eyden nce, yaayan organizmalarn sinir sistemleri arasnda bilgilendirici karlatrmalar yapabiliriz. Her okhcreli trn sinir sisteminde sinyal iin belirli bir kimyasal kullandn bulursak, o zaman btn bu trlerin ortak atalar da uzun zaman nce ayn eyi yapm olabilir demektir. Bu yaklam yzeysel benzerliklerle derin tarihsel likileri birbirine kartrma riski tar: Farkl evrim izgileri bamsz biimde benzer bir sorunun benzer bir zmnde akm olabilir.15 lgili proteinlere, hatta onlarn genlerine en ince ayrntsna kadar bakma mkn veren moekler biyolojinin yardmyla bu phe son zamanlarda genellikle bir kenara fcuraklabilmektedir. Bunun dnda, fosil kaytlarn beynin ortaya k dnemleriyle ilgili veriler elde etmek iin aratrabiliriz. Fosiller birok ekil ve boyuttadr. Organizmalar rrken, ilk yok olan elbette ki yumu-

HER EYN TARH

315

ak blmleridir. Koullar elveriliyse (ki nadiren yledir) l bitkinin veya hayvann sert blmleri yava yava kayann iine szlr, yerini balk veya kum, kireta veya silis alr. Fosil iyi korunur da bulunursa (ki bu da nadiren olur), onu evreleyen kaya "matris"inden ekip karmak mmkndr. Bazen l organizma tamamen rr, ama rrken vcudu bir maddeyle kaplanr ve bulunduu kayann iinde bir "kalp" oluturur. Bazen de bir organizmann yumuak bir yzey zerine brakt iz bir "bask izi" eklinde kalr. Beyin aratrmaclarmn her trl fosiller konusunda kar karya olduklar en byk engel, sinir sistemlerinin fena halde yumuak olmas ve sadece onlar evreleyen kemiklerin veya en iyi ihtimalle yzey ayrntlarnn gnmze kadar kalabilmesidir. Gelgelelim, ileride de greceimiz gibi, fosil kaytlarnn beyin hakknda bize syleyecekleri ok ey vardr. En tehlikelisi de, bireyin geliiminden hareketle evrimle ilgili bilgi toplamaya alabiliriz. On dokuzuncu yzylda yaam biyolog Ernst Haeckl, "bireyoluun, soyoluun zetini iinde barndrd n ileri srmtr. Blmn banda yer alan satrlarda Sylvia Plath'n da ima ettii bu fikre gre, gelimekte olan bir organizma kendi evrim aamalarn tekrarlar. Tamamiyle doru deildir bu: Gelimekte olan organizmalar da yaam mcadelesinin basklarna gelimi biimler kadar maruz kalr ve bu basklara gre uyum salarlar. Bunlarn biyologlarn houna gitsin diye evrimsel gemilerini ortaya sermek gibi bir zorunluluklar yok. Yine de dier etkenler ayn kaldnda geliim, evrimle ilgili ipular verir. Masamda iki kitap ak duruyor u anda: Birinde, 425 milyon yl kadar nce nehir azlarnda yzen enekemiksz bir baln, bir heterostrasitin merkezi sinir sistemini gsteren bir ekil var (bkz. ekil 7.1); dierinde drt haftalk bir insan embriyosunun beyni resmedilmi. Aralarnda farkllklar var, arna bunlarn m, yoksa temel benzerliklerin mi daha etkileyici olduunun kararn size brakyorum. Heterostrasitler bir yana, sinir sistemlerinin eski bir bulu olduuna dair salam kantlar var m? Bu soruyu cevaplandrmak iin, nce szn ettiim ilk yaklam, var olan sinir sistemlerinin karlatrlmas yaklamn deneyelim. ekil 7.2'de var olan organizmalar arasndaki ilikileri gstermek amacyla hazrlanm bir soyaac grlmektedir. 2. Blm'de szn ettiim kurtuk Caenor-

316

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Drt haftalk bir insan embriyosunun beyni ekil 7.1 Heterostrasit fosilinin beyni ile drt haftalk insan embriyosunun bey-

ni Drt haftalk bir insan embriyosunun gelimekte olan beyninin yaps, 400 milyon yandaki enekemiksiz ilkel bir baln, Heterostrasi'rim fosillemi beyninin uzak bir yanksn ierir.

habditis elegans, eklin sol alt kesinde "pseudocoelomate" olarak snflandrlm. Biz elbette memeliyiz. Birbirine daha uzak iki okhcreli bulmak g. Ama basit kurtuun nrolojik kabiliyetlerinin ksa bir tarifini verelim. C. elegans hareket eder, size pek matah grnmeyecek ekilde yapar bunu belki, ama aratrr, bir hedefe ynelir ve kaar. evresini ve kendi durumlarn hisseder, dokunmaya, ekmeye, scakla, cinsel ynden kendisini tahrik eden kimyasallar dahil evresindeki kimyasallara, iinde hareket ettii ortamn younluuna, a ve tehlikeli durumlara tepki verir. Yer, iftleir, yumurta brakr, vcudundaki atk maddeleri dar atar ve mevcut olaylara gre davrann deitirir. Genel anlamda, C. elegans bizim yaptmz ou eyi yapar. Ama burada bizi ilgilendiren soru u: C. elegans davrann dzenlerken uzaktan uzaa bizimkini andran bir sinir sistemi mi kullanyor, yoksa sadece kurtuklara zg beyni bizimkinden bamsz bir evrim mi geirdi? Dorusunu sylemek gerekirse, C. elegans'm bir beyne sahip olup olmad bile pheli; ama 959 hcrenin 302'

HER EYN TARH

317

ekil 7.2 Soyaac ekilde, bir pseudocoelomate olan Caenorhabditis'\e aramzdaki uzaklk grlyor. Bu soyaac, "aa" ve "yukar" trler olduuna iaret etme amac tamyor: Yaayan btn yaratklar biyoloji merdiveninin farkl basamaklarnn sakini olmaktan ziyade bir aacn zarif dallarndaki en gen srgnlerdir.

sini oluturan uzun sinir sistemine epey yatrm yapt kesin. Arlk oranna gre deerlendirildiinde, C. elegans'n nronlan insana nazaran daha fazladr. Yakndan incelendiinde bu hcreler insandaki nronlara kuku uyandracak kadar ok benzer. C. elegans'm nronlan aynen bizimkiler gibi elektrik sinyalleri tar ve bunlan kimyasal sinapslardan iletir. Bu hcrelerin kullandklar kimyasallar, yani asetilkolin, GABA ve serotonin, insan beyninde kilit oyunculardr. C. elegans'ta asetilkolinin ve belki de GABA'nm reseptrleri, insann sinir sisteminde bolca bulunan reseptrlere benzer.

318

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Aslnda, sinir sisteminin temel unsurlarndan bazlarnn gemiinin izi biraz daha gerilere kadar izlenebilir. Elektrik sinyali srasnda iyonlarn nron zarndan gemesine izin veren "voltaj girili iyon kanallar" tek hcreli prokaryotlarda da grlr. Bu ok eski organizmalarda bu kanallar enerji retiminde rol oynarlar. Tek hcreden ibaret en basit karyot organizmalarndan olan gnmzn tekgzelileri, engin imknlar sunan daha farkl bir rol gelitirmilerdir. n ksmna basn uygulandnda, tekgzelilerden Paramecium, iine kalsiyum girii salayan kanallar aar. Kalsiyum pozitif ykldr, hcreye girii tekgzelinin iindeki negatif ykn net dengesini drr. Buna tepki olarak organizmann aya, yani tirtek ty ters ynde hareket eder ve yarat tehlikeden uzaklatrr. Arka ksmna dokunulduunda potasyum kanallar alr: Potasyum hcrenin dna akar, hcre iindeki negatif yk arttrr, bylece titrek tyn hareket hz artarak organizmann kendisine yaklaan eyi geride brakmasna yardmc olur. Omurgaszlar omurgal izgisinden aynlmadan nce, okhcreli hayatn ilk gnlerinde, bu iyon kanal ailesi byyerek sodyumun geiine izin veren bir kana! daha oluturdu. Kalsiyum, potasyum ve sodyumun geiini salayan bu kanallar imdi btn hayvanlar leminde, nron sinyalinin ebedi ve vazgeilmez temelini oluturmaktadr. Bu kanal ailesinin soy aac neredeyse hayatn balangcna kadar uzanr. Bu rnek var olan btn sinir sistemleri arasnda derin yaknlklar olduuna iaret eder.16 Gerekten de, beyinde kullanlan nemli molekl snflarnn soyunun ok eskiye dayanmas istisnai bir durumdan ziyade genel bir durumdur. Nrotransmitter aileleri, reseptr aileleri, nronlarn bymesini salayan etken maddeler ve onlar birbirine yaptran etken maddeler, hepsi Prekambriya amda ortaya kmtr. Ortak bir kaynaktan balayan nral evrim en az 600 milyon yldr devam ediyor.

HER EYN TARH Deiim Byklk nemlidir. Anonim

319

Zeknzn klkuyruk bir kurtuun zeksn andrdna ikna etmeye almyorum sizi gerekten. C. elegans'mki gibi basit sinir sistemleri ile bizim sinir sistemimiz arasnda dern sreklilikler olduunu anlatmaya alyorum size. Ama sreklilik, evrimin iki yznden sadece biridir; dier yz ise deiim. C. elegans ile aramzdaki gizli ilikiler ne kadar gl olsa da, bunlar evrim kollarmz ayrldndan beri epey bir deiiklie uramtr. Ne deimitir ve neden deimitir? En bariz deiim saylarda olmutur. C. eegans'm hermafrodit biiminde 302, erkek biiminde de 381 nron vardr; her birine bir yer bulunur ve her biri kendi yerindedir. Buna karlk, bizim beynimizde yaklak 100 milyar nron bulunur. C. elegans'a iltimas geip sayy ok kltsek bile beynimizdeki nronlarn says kurtuun btn sinir sistemindeki nronlarn saysnn 100 milyon katdr. Tek tek hcreler arasndaki balant saylann da hesaba katarsak (ki karmak sinir sistemlerinde bunlarn says basit sinir sistemlerindekine oranla ok daha fazladr) kurtukla insan arasndaki fark ok daha arpc hale gelir. Bu karlatrmada C. elegans'a kar herhangi bir hakszlk yaplmam gibi grnyor, ama tamamen hakkaniyetli davranld sylenemez. Her eyden nce, kurtuktan ok daha byz. Trler arasnda adil karlatrmalar yapmak iin bykl gz nnde bulundurmamz gerekir. Herhangi bir hayvann nronlarnn belli bir orannn ev iiyle uratn farzedersek, ev bydke daha fazla nrona ihtiya duyulacaktr. Bunu hesaba kattktan sonra, ev ii iin gerekli olan saydan fazla olan hcrelerin hayvann "beyin gc"ne (alg dnyasnn zenginliine, bellek gcne, davranlarnn karmaklna) karlk geldii dnlebilir. Omurgal beyninin evrimini inceleyen aratrmaclar byle bir argman ayrntl biimde gelitirdiler.17 imdi zlerek C. elegans'la omurgaszlardan biraz ayrlp bu ksmn sonuna kadar onla-

320

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nn teorileriyle keifleri zerinde duracam. "Beyin gc"yle ilgili muvakkat sonular karmak istiyorsak, beyin bykln vcut bykln hesaba katacak ekilde "dzeltme"nin bir yolunu bulmalyz. Beyin arln vcut arhma blmenin ie yaramad anlald. e yaramamas belki de arln hacmi yanstmasndan kaynaklanr, oysa sinir sistemi yzeylerle, uyaranlar aldmz ve dnyaya etkide bulunduumuz yzeylerle ilgilidir. Vcudun yzey alan, vcut arlna baklarak tahmin edilebilir (vcudun yzey alan aa yukar, arlnn karesinin kp kkdr); beyin arlnn vcut alanna oran ise bir trn greli beyin geliimi, yani "ensefalizasyonu" hakknda iyi bir fikir verir. Bu ilem bazen "ensefalizasyon oram" (EQ) adyla anlr. EQ, bir hayvann beyninin bir standarda, mesela genelde omurgallardaki veya memelilerdeki veya baka bir gruptaki ortalama ensefalizasyon derecesine gre geliiminin derecesidir. Bu jargonu buraya tadm iin zr dilerim, ama sonunda buna deecek. Canl trlerin ensefalizasyon dereceleri llebildi gibi fosil trlerinki de llebilmektedir. Bunu mmkn klan, ou omurgal trnde beynin kafatasm ok iyi doldurmasdr: Dolaysyla, "i kalp", fosillemi kafatasnn iinden alnan kalp, bir zamanlar iinde bulunan beynin hacmi kadardr. Gzel bir tesadf, beynin hacimsel arl suyun hacimsel arlna eittir. Bu u demektir: Bir i kalbn hacmi (litre cinsinden), benzerlik tad beynin arlna (kilogram cinsinden) eittir. Bir fosil trn vcut arln tahmin etmenin ve bir i kalb incelemenin mmkn olduunu kabul edersek, o trn EQ'sunu hesaplamak mmkn. kalplarla yaayan beyinler arasnda yaplan karlatrmalar, omurgal beyninin evrimiyle ilgili u kabataslak aklamay getirmektedir: Sinir sisteminin omurilik, arkabeyin, ortabeyin ve nbeyin eklindeki alt blmlere aynlmas omurgal silsilesinde devam etmitir. Ama omurgal evrimi srasmda, farkl EQ'ya sahip gruplar ortaya karan birok nemli ensefalizasyon dnemleri olmutur. ekil 7.3'te, " 1 " olarak belirlenmi "ortalama bir memeli" EQ' suyla karlatrlan omurgal EQ'lan grlmektedir. Genel olarak balklarn ensefalzasyonuyla ortak olan srngenlerin EQ'su ortalama bir memelinin 1/20'i kadardr. Bu durum on milyonlarca yldr istikrarl bir biimde devam ediyor. stikrar baardr: Srngen

HER EYN TARH

321

ekil 7.3 Omurgal ensefazasyort oranlan ekilde, yaayan ve fosil haldeki eitli trlerin beyin byklkleri ile lemurlar gibi promisianlar, kedi ve kpekleri ieren bir kategori olarak ortalama" bir memelinin sahip olmas gereken beyin byklnn bir karlatrmas grlmektedir. Daireyle iaretlenen ve yaklak 60 milyon yl ncesine denk gelen dnem, memelilerin byk "uyum yaylm"nn gerekletii dnemdir. Dz izgiler neredeyse tamamlanm kaytlar, kesik izgiler, karsamalar ifade etmektedir.

beyninin srngenlerin ihtiyacn karlayacak yeterlikte olduu ak. 200 ila 150 milyon yl nce srngen soyundan iki nemli grup ayrld: Kular ve memeliler. ekil 7.3'te de grld gibi, srngenlerin selefleri "beyin kazanmaya" devam etti. nsan asndan iki geliim zellikle nemliydi: 60 milyon yl kadar nce primatlarn ortaya k ve son 5 milyon yl iinde son atalarmzn beyinlerinin hzla evrimlemesi. Memeli evriminin son blmleri, yaayan memelilerdeki geni grubu ortaya karmtr. Bunlardan biri, fare ve san gibi kemirgenler ile cce karncayiyen gibi bcekyiyenleri, yani EQ'lan ortalama memeli EQ'sundan ok dk olan hayvanlan kapsayan gruptur; ikinci grup, inek ve koyun gibi toynakl hayvanlan, kedi ve

322

BLN, KULLANIM KILAVUZU

kpek gibi etoburlar ve zeks en dk primatlardan promisianlar, EQ'su ortalama memeli EQ'suna yakn hayvanlar kapsar; maymunlar, insanlar ve memeli deniz hayvanlarn (balina ve yunuslar) kapsayan nc grup dierlerinin ok nne gemitir. "Ortalama" bir primatn EQ'su 2'dr; bizim EQ'umuz 7-8'dir; yunuslannki de bundan aa deildir. Btn bunlar beyinlerin (baz beyinlerin) omurgal evrimi srasnda epey bydn gsterir. ncekilere oranla daha da bymekle kalmayp vcutlarna oranla da bir byme kaydetmitir; ki bu "beyin gc"nde bir art saland anlamna gelir. Bu durum birok soruyu gndeme getirir. "Beyin gc" derken neyi kastediyorum? Kastettiim ey neyse, EQ'nun bu "beyin gc"yle ilikili olduunu gsteren salam veriler mevcut mudur? Eer ikisi arasnda bir iliki varsa, neden vardr? Pek iddiasz "beyin gc" terimini zellikle kullandm. "Zek" ok daha bariz bir tercih olurdu, ama zek insanda "IQ" testleri, sanlarda da labirent renme gibi yananlamlara sahip daha dar anlamlar olan bir terim. Son birka sayfay almalarndan yola karak yazdm beyin paleoantropolou Harry Jarison, ok dar bir yorumda bulunmaktan kanmak in kahramanca bir aba gstermi ve "biyolojik zek"ya mthi kaamakl bir tanm getirmitir: Jerison'a gre zek, "bir tr temsil eden yetikin bireylerdeki rutin vcut ilevlerini denetleme kabiliyetine uyarlanm toplam nral bilgi-ilem kabiliyetinin davransal sonucu"dur.18 Ama Jerison bu tanmlamay kaamakl yapmakta hakl elbette. Bir hayvann fazladan kabiliyet gelitirmesini salayan ne ok yol olduunu dnn: Yeni bir duyum kiplii aratrmasn salayacak, zaten yapmakta olduu algsal ayrmlar keskinletrecek, belleini geniletecek, gelecekle ilgil "model" gelitirip ilerisi iin planlar kurma kabiliyetini arttracak, gdmleyic becerilerini incelikli hale getirecek yollar. Bu yollarn her biri hayvann davranlarn gelitirecek, "biyolojik zeks"n arttracaktr. Farkl hayvanlarn farkl ihtiyalar olacak, bunlar zeknn farkl vehelerini gelitireceklerdir: ou! anlamda biyolojik zeklar tedricen evrimleecektir. Bu durum, EQ'Iarn zekyla ilikili olup olmadyla ilgili sorumun cevaplandrlmasnda bir zorluk yaratr; zira, farkl trlerde zek karlatrmasna olanak tanyacak bir araca ihti-

HER EYN TARH

323

yacmz var. Mkemmel bir karlatrma arac olamaz. unu sylemekle yetineyim, farkl memeli trlerinden basit bir kural ortaya karmalarnn gerektii testlerdeki gibi, dorudan karlatrmalarn yaplabildii durumlarda, sonular EQ'yla tahmin edilir: Primatlar 19 etoburlardan, etoburlar da kemirgenlerden daha stndr. Ama EQ'lar zekyla neden ilikili olsun ki? Bu iliki bariz gelebilir insana: Beyin bydke beyin gc ve zek artar. Ama daha 20 kesin konuan birileri yok mu? kr ki var. Serebral korteksin ilevsel "bilgi-iiem" nitesi, korteks "kolonu" her memelide ortaktr ve sanda, kedide, insanda hemen hemen ayn yzey alanna sahiptir. Buna karlk, korteksin yzey alan dorudan beyin arlyla alakaldr. Bu yzden, memelilerde beyin arl arttka bilgi ilem gc de artar. Vcut byklyle bir oran tespit edildikten sonra, arta kalan her "beyin arl" fazla "ilemci kaynaklan"yla orantl olacaktr. Daha byk beyin, daha byk br beyin gc demektir, bildiiniz gibi! 500 milyon yldan fazla bir dnemi kapsayan omurgal evriminde beyin bykl ve gcnde kaydedilen nemli bir artn krokisini kabaca izdik. Buraya kadar hep btn beyin sanki eit derecede bym gibi yazdm. Peki doru mu bu? Ne tamamen doru, ne de tamamen yanl. Beynin baz kk blmlerinin belli bir ihtiyac karlamak zere iriletiini gsteren ak rnekler var: Bir elektrik duyusuna sahip balklarla yankyla yon bulan yarasalarda byle bir ey sz konusudur mesela. Jerison buna, "ana ktle ilkesi" diyor: Beynin bir ilevindeki "ilem talepleri" artarsa, o ilevi destekleyen beynin hacmi.de artmak zorundadr. Ama genel olarak, beyin byrken tahmin edilebilir eilimleri izler; ayn ey bizim beynimiz iin de geerlidir. nsan beyninin greli oranlan, beynimiz byklndeki bir primat beyninin tahmini oranlan neyse odur.21 Beynimiz standart bir izgide ina olmutur; sadece daha byktr. Bu beyni nasl elde ettik peki?

324

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nsann soyaac nsann soyaac asla sakin olmamtr... A.E. Housman


22

Btn hayvanlarn iinde vcut oranna gre en byk beyne sahip olan insandr. Aristo
23

65 ila 90 milyon yl nce sincapa benzer kk memeliler aalarda bcek avlyordu. Bu hayvanlar muhtemelen daha ok geceleri avlanyordu. Biz ve bizimle birlikte 239 "primat" tr (reis anlamna gelen bu isim, dahil olduumuz hayvanlar snfna 1758 ylnda zoolog 24 Linnaeus tarafndan verilmitir) bu hayvanlarn torunlardr. Yaayan byk primat grubu vardr: lemurlann, gece maymunlarnn ve cad makilerin dahil olduu nispeten ilkel primat tr olan prosimianlar; hem Yeni hem de Eski Dnya'da bulunan kuyruklu maymunlar ve gibbonlarm, empanzelerin, gorillerin, orangutanlarn ve insann dahil olduu hominidler. Prosimianlar primatlar iinde zekca en geri olanlardr; bugn "ortalama memeli" dzeyi l'e yakn bir EQ'ya sahiptirler, ki bu dzey kedi, kpek ve geyiklerinkine yakndr. Kaynamam ene kemii gibi birok baka "ilkel zellik" de prosimianlar beyinleri onlardan daha byk olan kuzenlerinden ayrr. Kuyruklu maymun, kuyruksuz maymun ve insana uzanan kol prosimian soyundan ayrlar 40-50 milyon yl olmutur. Goril, empanze orangutan ve insann ortak akrabalarndan olan Proconsul, Dou Afrika'da 15-23 milyon yandaki kayalarda bulunan birok fosilden tannmaktadr. Be ila sekiz milyon yl nce, Afrika'nn fosil ynnden fakir olduu bir dnemde, kk ama nemli bir yan kol hominoid soyundan ayrlmtr. Bu hominid kolunun balangcyd. Bu kolu bugn tek br tr temsil etmektedir ki o da elbette bizim Homo sapiens'T. Bugn soylar tkenmi olan ilk hominidler "australopithecine" adyla bilinir. Bunlarn en nl temsilcisi herhalde, Amerikal pale-

HER EYN TARH

325

oantropolog Don Johanson'n 1974'te Etiyopya'nn Hadar ehrinin orak tepelerinde bulduu dii australopithecine'e ait AL-288-1, ya25 ni daha ok 'Lucy" adyla tannan iskelettir. Lucy yaklak milyon yl nce yaamt. O ve onun trnden olanlar ksa boyluydu, ama sska deildi: Australopithecus afarensis'in yetikinleri 30-70 kilo arlnda, 1-1.5 metre boyundayd. Beyin arlklar yarm kiloya yaknd; bu da yaklak 3.4 deerinde bir EQ'ya, 7 deerinde olan insan EQ'suna (insan beyninin ortalama arl 1.4 kilo civarndadr) empanzeden daha yakn bir EQ'ya (empanzenin EQ'su 2.6 deerindedir) sahip olduklar anlamna geliyordu. Bu nemli istatistiksel bilgilere baklrsa, Lucy dhi deildi, ama nemli bir zellik asndan insan seleflerine yaayan kuyruksuz maymunlardan daha fazla benziyordu: Lucy kukuya yer brakmayacak ekilde dik yrme alkanlna sahipti. Tanzanya'nn kuzeyindeki Laetoli'de bulunan ayak izleri insan ncesi kalntlar iinde en heyecan verici olanlardan biridir. Laetoli, Kuzey Afrika'nn, Leakey ailesinin birka kua ve onlarn alma arkadalar tarafndan kazlm Kuzey Afrika'nn nemli kaz yerlerinden biridir. Laetoli'deki ayak izleri, aa yukar Lucy'nin ada olan australopithecine'e ait; ayak izleri, bu yaknlardaki Sadiman yanardandan fkran taze volkanik kl zemininden karya geerken olumu. Kl yamur sularyla ykanm; gndzn scaklyla ayak izleri ok abuk kuruyup katlam. Ksa bir sre sonra bir kez daha klle kaplanmlar. zerlerinde bir tabaka daha olumu, ama doal erozyon sonucu izlerden bazlar yava yava aa km. 1970'lerin sonlarnda yaplan dikkatli kazlar bu izlerin gerek nemini ortaya koydu. Bu ayak izleri, kk beyinli australopithecne'lerin basbaya sizin benim gibi yrdn ortaya koymaktadr. Fosillerinden kala ve bacak kemiklerinin, kuyruksuz maymunlarn aalarda sallanmaktan ve drt ayak zerinde yrmekten kaynaklanan biimlenimlere sahip olmaktan ziyade insan biimini almaya doru epey yol kat etmi olduklarn biliyoruz. lk hominidler, kuyruksuz maymunlarn rabet ettikleri sk aalkl ormanlardan ziyade daha seyrek aalkl arazilerde veya savanlarda yaadklar iin dik duru gelitirmi olabilir. Nedeni ne olursa olsun, dik yrme dknlklerinin uzun vadede ok nemli bir sonucu olmutu: ki bacak ze-

328

BLN, KULLANIM KILAVUZU

rinde yrmek elleri, hareket etmekten daha nemli iler yapmak zere serbest brakr. Birok australopithecine tr drt ila bir milyon yl nce Gney ve Dou Afrika'da yaamtr; bu "maymun adamlar"n en genci, ait olduumuz Homo takmnn ilk rnekleriyle akr. Australopithecine trleri arasndaki kesin ilikiler tartlmaktadr, ama imdiki verilere gre, Australopithecus afarensis, yani Lucy'nin ait olduu tr, insana doru uzanan hatta yakn veya ayn hat zerindedir. A.ustralopthecine'lerin elleri, uzayan ba parmaklaryla, gelimekte olan hassas kullanm yeteneiyle, insann el biimine doru evrimlemekte idiyse de, Lucy'nin ve benzerlerinin kuyruksuz maymunlardan daha iyi alet kullandna dair somut kant yoktur. Durum ksa bir sre sonra deiecekti. Afrika'daki fosil kaytlarnda 2.4 milyon yl nce yeni bir hominid eidi ile en eski ta aletlerin hemen hemen ayn zamanlarda ortaya kt grlr. Kenya, Koobi Fora'daki Turkana glnn gzel sahillerinden, Tanzanya'daki Oldivai boazndan ve baka yerlerden Homo habilis numuneleri toplanmtr. Homo habilis'in beyni, ta aletleri ekillendirme yeteneine uygun olarak, ada olan australopithecine'lerin beyninden biraz daha, 5-800 mililitre kadar bykt. Homo habilis'in halefi Homo erectus'a ait en eski rnekler de (1.8 milyon yl ncesine ait) Afrika'da, Turkana Gl'nden karlmtr. 1.5 milyon yl ncesine gelinceye kadar Homo erectus'un isimsiz nesilleri gittike karmaklaan aletler ve gc gittike artan bir beynin zlerini brakmlardr geriye. Grtlak yapsmda da nemli deiimler gereklemekte, Homo erectus'un kard sesler yaVa yava insan sesine benzemeye balamt: empanzeler de bebekler gibi burun yolunu kapatp akcierlere giden hava yolunu kesemez ve [i], [e], [u], [k] ve [g] seslerini karamazlar. Bir milyon yl nce, Homo erectus btn dnyaya, Avrupa'ya, Orta Dou'ya ve Asya'ya yayld. nsan evriminin son blm hararetle tartlan bir konu. "okblgecilik" yanls dnce okulu, Homo erectus'un hkim olduu dnyann genelinde bizim trmze, yani Homo sapiens'e evrimletii grn benimser. Bu gre gre, insandaki rk eitleri derinlere uzanr: Bu rklar bir milyon yl boyunca toplanma imkn

HER EYN TARH

327

bulmu, bu arada da komu grup yeleri arasndaki reme ilikileri trn btnln korumutu. Buna kar "yerine geme" teorisi ise 100.000 yl kadar nce Afrika'dan ikinci bir g yaandn savunur: Bunun sonucunda "Afrikal Havva"nn ocuklar olan Homo sapiens, bulunduu btn blgelerde Homo erectus'un yerine gemi, daha sonra da Avustralya ile Amerika'ya yerleen ilk hominid olmutu. Bu gre gre, bugn grdmz insan rklar arasndaki farkllklar, tek bir temel tipin yzeysel eitlemeleridir. Molekler biyolojiden yararlanlarak yaplan ve farkl rklardan alnan DNA rneklerinin karlatrld son aratrmalar, bugn var olan btn insanlarn ortak bir kkenden geldii biimindeki bu "Afrika'dan k" hipotezini destekler. Bu tartmann Avrupa'da zel bir yanks vardr. Neandertal adam 200.000 ila 35.000 yl nce daha ok Orta Dou ve Avrupa'da bulunuyordu. Homo erectus'un sz konusu yerlere yerlemi torunlarndan olan Neandertaller'in bizimki kadar byk beyinleri ve etkileyici eitlilikte kltrel kazanmlar! vard. Tarihlerinin akbeti, az nce kaba hatlaryla aktardm argmanlara gre deiir. okblgecilere gre Neandertaer, insanln mealesini oralara tayanlard, benim atalanmd, muhtemelen sizin de; yerine geme teorisini destekleyenlere greyse, Afrikal istilaclar tarafndan soylar tkenen, insanln evriminde ara basamaklardan biriydiler. Son 5 milyon yllk evrim insan hayvan maymuna benzeyen bir atadan ekillendirmitir. Burada 1860'larda "zamann ykt ve hayvanlarn en ykseiyle insanlarn en aasn birletirecek olan muazzam byklkte bir kprnn kemeri" 27 eklinde tanmlanm ve ok sk peine dlm bir "kayp halka"dan sz edilmemesi sizi artm olabilir. Yirminci yzyln bulgular bu kprnn hatlarn ortaya karmtr: nemli hibir halka kayp deil artk. Fosil kaytlarn tamamland anlamma gelmez ama bu (asla tamamlanmamtr, tamamlanmayacaktr da) ama insann evrim izgisine ait eldeki kalntlar bile, insanm atas olan kuyruksuz maymundan ada nsana gelinceye kadar yry tarz, eller, ses ve beyinde meydana gelen nemli dnmleri belgeliyor. ninsan anatomisinin deiimiyle ilgili bu tarihsel kaytlar kkenimizin hikyesinin nemli bir parasdr. Ama buraya kadar size hikyenin yalnz yarsn anlattm. Kayp fosiller yznden deil,
26

328

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ilk insanda meydana gelen bambaka bir geliim, o kadar somut olmayan, ama ok daha derin bir geliim yznden yarsn anlattm diyorum. nsan kltr insan biimiyle birlikte evrim geiriyordu. Biyolojiden tarihe Balangta Sz vard... Aziz Yuhanna ncili, 1:1 Esizlik duygumuz anatomimizden veya yry tarzmzdan ziyade ortak kltrmze dayanr; yani, insan toplumunun karmak rgtlenmesine, insan yapm eyalarn eitliliine, her eyden nce de o ok elverili dilimize. Kuyruksuz maymunlarda bu nden de yanklar vardr. empanzeler birok alet hazrlar ve tanzim ederler, dikkatle soyduklar ince dallarla termit avlarlar, yapraklan kullanarak su er ve ykanrlar; insanlarn tevikiyle iki- yandaki br ocuun dzeyinde iaret dili kullanabilirler; toplumsal rgtlenmeleri zayf olsa da, kiisel dzeydeki ilikileri insanlarn ilikilerine ok benzer. empanzeler insanln eiinde, ieri adm atmakla atmamak arasnda kalm gibidir.28 Ama bizim btn bu alanlardaki yeteneklerimiz empanzeleri kukuya yer brakmayacak ekilde geride brakr. Geride brakr, nk 2-3 milyon yl boyunca insan kltryle insan beyni bir arada evrimlemitir. Bununla ne demek istiyorum? Bugn bilinen en eski ta aletler, 2-2.6 milyon yl nce, Homo habilis trnn Etiyopya, Kenya, Zaire ve Malavi'deki ilk homindleri tarafndan yaplmtr. Bu hayvanlarn beyinleri australophitecine'lerden daha bykt, ama yaklak 4.5 olan EQ'lan Homo sapiens'in 7'lik EQ'sundan ok dkt. Sonraki 2 milyon yl iinde hominid beyninin hzl bymesinin artan kltrel baar zenginliiyle birlikte gerekletiine dair kuvvetli veriler var (bkz. ekil 7.4). Hayatta kalma mcadelesi srasnda bunlarn birbirlerini beslemi olmalar muhtemel, zira byyen beyinlerimiz sayesinde kltrel geleneklerimizin inceliklikleri arttka, zekmzn daha da gelimesi ynndeki bask da artmt. lk insann kltrel basanlar nelerdi? En ok insann daha dayankl yaratmlar hakknda bilgi sahibiyiz elbette.

HER EYN TARH

329

3.0

ekil 7.4 nsan evriminde vcut arlyla beyin hacmi Australopithecine'den Homo sapiens'e doru gerekleen evrim srasnda vcut arl grece az deimi; beyin hacmindeki deiim oran ok daha keskin bir art gstermitir.

2.0 1.0 milyon yi! nce

1.8 milyon yl nce, tanmlanan lk ta aleti imalat gelenei olan "Oldowan Sanayii"nin iileri hammadde toplamak iin 18 km. veya daha fazla yol yrmekteydi. Olduvai'de ayn yerdeki kalntlar zerinde yaplan incelemeler, yaplan aletlerin hayvan kemiklerindeki etleri syrmak, ilerindeki ilii almak zere kemikleri krmak iin kullanldna iaret eder. Talarn orta ksmlarndaki akma izlerinin ynleriyle ilgili yaplan oranlamalar, alet yapanlarn ounluunun salak olduuna iaret eder; buradan bu ilk insan beyinlerinde ilevlerin oktan beri "konumland" anlalr. Bu veriye gre, ilk homindler aletlerini dikkatle setikleri malzemelerden

330

BLN, KULLANIM KILAVUZU

yapm, onlar et kesmede kullanm ve bugnk salaklk rntsn gelitirmeye balamt. Yaklak 1.5 milyon yl nce, "Acheulean" el baltalarnda stikrarl bir ekilde grlen tekrarl yap, bunlar yapanlarn kafalarnda nceden tasarladklar bir biime gre altklarm ve bu biimi dikkatle "taa nakettikleri"ni gsterir. Bu tr aletleri imal etmek bir eitim dnemi gerektiriyordu muhtemelen, ki bu da ilk hominidlerin yaam tarzlarna bir baka insani zellik daha katar. 300.000 ila 500.000 yl nce atein denetimli biimde kullanldna, ocak ve barnak na edildiine dair kantlar var. Bilinen lk tahta aletler bu dnemden kalmadr. Bu dnem boyunca beyin bugnk bykln kazanma ynnde hzla bymekteydi. 100.000 yl kadar nce, Neandertal adamndan balayp, Homo sapiens'e ve beynimizin bugnk boyutlarna ulancaya kadar geen sre iinde kltr evrimi hzland. Alet eitlilii artt; lleri bilinli biimde gmme yaygn bir uygulama haline geldi. Modem insan Avustralya'da 50.000, Amerika kitasmdaysa 15-30.000 yl kadar nce grlmeye baland. 40.000 yl nce figratif sanatn ilk rneklerinin ortaya km olmas, o dnemlerde simgecilie tmyle muktedir beyinler olduunu gsterir: "Modern insan o dnemlere kadar konumamsa, ne zaman konumaya baladn renmemizi salayacak bir ey yok artk demektir eimizde."29 Yerleik tarm ve hayvanlarn evcilletirilmesi 9-12.000 yl nce Orta Dou ve Bat Asya'da balad. Bunu hemen ardndan insanlar byk ehirlerde yaamaya baladlar. ekillerle yaz yazma yaklak 5000 yl nce, Dicle ile Frat nehirleri arasndaki Smer'de kefedildi muhtemelen. Kltrel deiimdeki bu ivme insan geliiminde yeni bir evreye iaret ediyordu. Kltr ve beynin uzun sren ortak evrimi nihayet insan kltrnn bamsz bir hayat srdrmesine izin verdi. Dilin de yardmyla hayalgcnde yaanan sramalar (det deiiklikleri gibi) bir zihinden zihne geip medeni varoluumuzu ve kendimizle ilgili idrakimizi srekli ekillendirebilirdi. Kltr ii, bilgiyi, oyunu ve ibadeti biimlendirmeye balad. Kltrn evrimi -ki esasen bir fikirler evrimidir- imdilerde genetik evrimde hayal edilemeyecek bir hzla gereklemektedir. Son 150 yl iinde toplumumuz elektrikte, iten yanmal motor ve jet

HER EYN TARH

331

motorunda, radyo ve televizyonda, nkleer enerji ve nkleer silahlarda uzmanlat (bu iyi mi kt m meselesine girmeyeceim). Hominid beyni, yaratt ve yaratld insan kltryle birleince ne kadar muazzam bir kuvvete sahip olduunu kantlamtr. Uzak mesafeden anlatlan bu hikyede byk boluklar var. En by, insani icatlarn en gls olan dille ilgili boluklar. Talar havann etkisine kar szlerden daha dayankldr. Atalarmzn konumalarna kulak misafiri olmaya ne kadar can atsak da, dilin kkenini kesin olarak asla renemeyeceiz. Bugn konuulan btn dillerin, modern nsann byk g hareketinden nceki ortak bir 30 kayna paylayor olabileceine dair baz verier var ortada. Homo erectus'nn ta teknolojisi ve atee hkmedii, yeni kazanm olduu szl ifade yeteneini kullanan bir n-dilin ortaya k sayesinde mmkn olmu olabilir; ama bu bir speklasyondan ibaret elbette. Son evrimimizle ilgili anlattmz bu ksa hikyeden kesin olarak karabileceimiz bir sonu var ama. nsan tmyle kltrel ve bilisel bir hayvandr; hayvansal varlmzn zerine bindirilmi bir "rasyonel doa"ya sahip olduumuz eklindeki modas gemi anlamda deil, biyolojik kimliimizin znn kltrel ve bilisel yeteneklerimizin evriminde yatt anlamnda. Son 2 milyon yl iinde insan beyninin byme hznda kaydedilen art konusunda insan tarihinin balangcnn insann doal tarihiyle ne gibt bir ibirlii olmutur? nsan beyni ile empanze beyni arasndaki byklk fark, empanze beyni ile "ortalama memeli" EQ'suna sahip kk bir prosimian olan fare maymununun beyni arasndaki byklk farkndan fazladr.31 Yine de geen zamana baklrsa, insan beyninin oluumu byk bir genetik dnm gerektirmi olamaz. Bunun byle olduunu, insan DNA's ile empanze DNA'snn yzde 98'inden fazla bir ksmnn zde olmasndan da anlyoruz. nsan beyninin hzl bymesinin ok daha basit bir aklamas olabilir. Bebeklerin beyni, insann doum srasndaki arlnda olan "ortalama bir primat"n beyniyle ayn byklktedir. Ama nsan beyni, iki yl daha ceninin geliim hznda bymeye devam eder, primat kuzenlerimizde ise doumdan ksa bir sre sonra beynin bymesi durur (bkz. ekil 7.5). Daha nce de grdmz gibi, bu

332

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ekil 7.5 nsan ve empanzede beynin byme sreci Cenindeki hzl byme,

empanzelerde doumdan hemen sonra dururken, insanda iki yl kadar daha srer. empanze beyniyle ilgili saysal veriler kafatas hacmine, nsan beyniyle ilgili veriler de beyin arlna dayanlarak elde edilmitir.

geliimin sonucunda insanda, standart primat beyni tipinde (ama ou primat beyninden daha byk) bir beyin ortaya kar. Bu doruysa, insan beyninin evrimindeki kilit mekanizma, dier primatlarda beynin byme evresini ksaltan srelerin ertelenmesi eklinde olabilir. Beynin byme evresinin uzamas, ocukluk dnemimizin ve mr sremizin uzamasyla (hayatlarmzn biyolojik snrlarm ekillendirmi olan birbiriyle balantl uyum sreleridir bunlar) yakndan alakaldr. nsann beyin ilevleri ile dier primatlarn beyin ilevleri arasndaki bariz bir baka fark da burada rol oynuyor olabilir. 2. Blm'de de grdmz gibi, insan beyninde bariz bir "lateralizasyon" sz konusudur. Salaklarda (hatta birok solakta) sol yarkre aslen dil, hesap yetenei ve beceri gerektiren hareketlerden sorumludur; sa yarkre alglamann eitli vehelerinde, zellikle de meknsal farkndalkta nc bir rol oynar. Bostonlu nrolog Norman Geschwind ile alma arkadalarnn 1960'lann sonlarnda yapt aratrma, sol yarkrenin "baskn" oluunun anatomiyle alakal olduunu gsterir: ou insan beyninde, akak lobundaki, Wemicke alannn bir ksmnn da dahil olduu, dil ilemiyle ilgili alanlar sol yarkrede sa yarkreye gre hissedilir derecede byktr. Ama i o kadar da basit deil: Bu asi-

HER EYN TARH

333

metri bebeklerde, yetikin insanlarda ve kuyruksuz maymunlarda da mevcuttur (ama kuyruklu maymunlarda byle bir ey yoktur). Dolaysyla, sadece insana zg bir geliim deildir bu. Ama salaklk-solaklk insana zg olabilir. Kuyruksuz maymunlarda da arlkl olarak belli bir eli kulanma grlse de, bu bir eli daha fazla kullanmann tesine gememektedir. Homo erectus'nn iki milyon yl nce alet yaparken tercihini istikrarl bir ekilde sa elden yana kullandna dair veriler mevcut. Btn bunlardan nasl bir anlam karabiliriz? Beyin asimetrisi, hominoid beyinlerinin bir zelliidir. Bizde salakhn ortaya kmasna neden olan ilevsel asimetri, insan beyninin ve belki de hominid seleflerinin nemli bir zelliidir. Bu konu daha fazla aratrlmaya muhta. Ama, beyin ilevinde daha sonra meydana gelen ve kortikal kaynaklardan daha etkili bir ekilde yararlanmay salayan bir lateralizasyonun, hominid beyninin bymesinde ve zekmzn gelimesinde nemli bir tamamlayclk ilevi grm olmas da mmkn. Ait olduumuz Homo sapiens tr, o birdenbire bym beyniyle bu blmde yaptmz yolculuun var noktas. Tamam, "binlerce tohumdan gelip vcuda, tozdan ktk ortaya" belki, ama biyolojimizle tarihimiz bilincin meyvelerine bodu bizi sonra. evremizin, kendimizin ve farkindaln farkndayz. imdi sra geldi doann neden byle bir eyi yaratma zahmetine girdii sorusunu sormaya. Bilin ne ie yarar ve ilk ne zaman ortaya kmtr? Bu sorular birbirine baldr. Bilincin ilevi konusunu netletirebilirsek, hangi hayvanlarn neler yaptna bakabilir ve onlarn bilinli olduu sonucunu karabiliriz. Hangi hayvanlarn bilinli olduunu bilirsek, yaptklar eylerde neyin zel olduunu grebilir, bilincin ilevlerine dair karmlarda bulunabiliriz. u durumda, bu iki soruyu nasl cevaplandracamz kesin deil. imdi rahatlayalm, varsaymlarmz askya alalm ve sorunu aratrmac bir burunla koklayahm.

334

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Bilincin gelii Bilincin kullanmlar lk hatam bilince bu kadar nem vermek olabilir. Sorumsuz bilin uyuukluu hakknda sylenecek ok ey var. Philip Roth, The Anatomy Lesson32 ... bilin, canl maddenin eitimine nezaret eden retmendir... Envin Schrdinger33 Bilin neye yarar? Isrgan dikeninin batmasn, baln tatlln, bir blbln tn, gzel bir yz, mide kaztan bir al veya afak vakti gkyzndeki renk tonlann keskin biimde fark etmek hangi biyolojik amalara hizmet eder? Niyetlerimiz, bilinli amalarmz ne ie yarar? Bunlar dnya zerinde bir yol izmede bize nasl yardmc olur? Bu sorular size inanlmaz gelebilir. Deneyim ve iradenin yararl olduu aikr. Derin uykudayken hi kimseye bir faydamz olmaz. Belki; ama bunlarn yararllklar pheyle karlanmtr. Sinir sistemi gerekten de biyolojik bir makineyse, bilin ne gibi bir "art deer" retmektedir? Birka rnek zerinden dnelim. Edinburgh'n kaygan yollarnda ara sra yrye karm. Hemen hemen ylda bir kere bileimi burkarm. Refleks tepkinin ilk yarm saniyesinde bilincin pek rol yoktur, ama sonrasnda kesin olarak rol oynar; bir yandan topallaya topallaya yrrken, hissettiim meum rahatszlk, orada yrmeseydim daha iyi olacam hatrlatr bana. Her sabah yataktan kalkp da dar karken bir sr tehlike atlatrm nce. u anki rutinim epeydir yerleti: Yataktan kalk, merdivenlerden aa ko, bebein biberonunu doldur, ay koy, du al, tra ol, kahvalt et, dar k; mmknse ocuklarn stn ban giydirmeden. Bu faaliyetler pek aklda kalmaz ve genelde yar uykulu haldeyken bile yerine getirilebilir; ama izlediim rnt tmyle otomatik deildir. yle olamazd da zaten: Ufakln yatak-

HER EYN TARH

335

la yatak odasnn kaps arasnda yerlerde brakt sivri nesneler dikkat edilmezse intikamlarn feci ekilde alrlar; aynca uygun alt rutinlerin de dikkatle seilmesi gerekir: Sabah saat 7'de bile, aydanla bir paket ay boaltmayacaksn (kk kutudakini boaltacaksn) ve son zamanlarda ok benzer tplerde satlmaya baladysa da, dileri temizlemek iin di macununun tra kpnden daha uygun olduunu unutmayacaksn. Gnlk hayatm bu sradan faaliyetleri iinde bile esnek tepkiler vermeyi gerektiren tahmin edilemez eyler de oluyor, dikkatle karar vermeyi gerektiren biri sr seenekle de kar karya kalabiliyorsunuz. Evden kmay baanrsam, i yerinde bir sorun zerinde etraflca dnme frsat bulabiliyorum. Bir sorun zerinde dnmek youn bir dikkat gerektiriyor; genelde bir sorunun zerinde aralklar halinde dnyorum, bazen haftalar, aylar, hatta yllarca srebiliyor bu durum. Birok kaynaktan bilgi toplamak, bu bilgileri bir araya getirmek, sentezlemek gerekiyor. Bylece belli bir zm iin gerekli zemin hazrlanm oluyor. Mevcut sorunun zerinde dikkatle younlarken ktphanedeki gzel kzlar gibi dikkat datc uyaranlara kar mcadele vermek gerekebiliyor. Sonunda bir cevap ortaya kabiliyor; veya kmayabiliyor. Cevab ortaya karan srecin bilinli olarak denetim altnda tutulmas snrldr, ama cevap ortaya ktktan sonra artk bilince aittir. Sorun zm genelde bilinli hazrlk ile bilind "ilem" arasndaki narin dengeyi kapsar. oumuz u tuhaf deneyimi yaamtr herhalde: Br smi veya telefon numarasn hatrlamak iin rpnp durursunuz, ama nafile; derken ertesi gn kendiliinden geliverir aklnza. Kimyac Kekule, benzenin halka eklinde bir yapya sahip olduu kefini, byke bir uakta seyahat ederken grd kendi kuyruunu srm ylan benzeri atom zincirleriyle ilgili ryasna atfeder; Otto Loewi de, nrotransmisyonun kimyasal temelini oluturan deneyi ryasnda grm. Her iki durumda da, bilinli aba bilind sorun zmnn nartyd elbette. Her gn bir sohbete vesile kar. Sohbetin sahip olduu imknlar kelimenin tam anlamyla snrszdr. En mitsiz mekanik selamlamalar saylmazsa, her diyalog hatr saylr derecede dikkat talep eder. Sorun zmnde olduu gibi sohbette de bilinli denetim bir srdr: Ne demek istediimizi ancak dndmz eyi syledik-

336

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ten sonra anlarz. Ama iletiim bilinci talep eder ve onu dile getirir. Mesela, masanzda alrken haftasonunu dada geirmi bir meslektanzn iinizi bldn dnn. Meslektanz ne deneyimli bir dacdr ne de daa trmanma merakls. Daa merakl bir arkada onu yamatan kayatlara karm, kayatlardan kayalklara, oradan da bir taraf bir gle, dier taraf buzlu kayalklara bakan bir resife gtrm. Yapt yry anlatrken, onun neler hissetmi olabileceini dnyorsunuz ve dehetle rperiyor iiniz, ona duygularn paylatnz sylyorsunuz. Onun size anlatt bu eyleri yllar sonra da hatrlayabilirsiniz. altm blmden her yl iki yz tp rencisi geiyor. Yansna ders veriyorum. Baka eylerin yan sra bu yz rencimin hastalarn uzuvlarnn katlnn veya gevekliinin "tonu"nu, yani derecesini nasl deerlendireceini ve "diz refleksi" gibi reflekslerden nasl anlamlar karacan da renmesi gerekiyor. Sz konusu manevralar hareketle ilgili sorunlar konusunda ie yarar ipular verir. in pf noktalarn retmek iin iei burnunda doktorlarn bu eylerde neden zorlandklarn kendi aylaklk dnemlerimi hatrlayarak anlamaya alrm. Bunun eitli nedenleri var: Hastann cann actacaklarndan korkuyorlar, hastann pozisyonunu nasl ayarlayacaklarn veya ekici nasl sallayacaklarn bilemiyorlar, neden phelenmeleri ve neye bakmalar gerektiinden bihaberler. Bunu onlara ne derece iyi rettiimi bilmiyorum, ama bunu baarmak konusunda herhangi bir ansm olabilmesi iin bu testlerden benim nasl gemi olduuma dikkat etmem ve kendimi aylak doktorlarn yerine koyabilmem gerekiyor. Bunlar herkesin aina olduu olaylar, gnlk hayatmz meydana getiren unsurlar. Algsal farkndalk ile bilinli ama bunlarn vazgeilmez bileenleri gibidir. Bunlar hangi amaca hizmet eder peki? Kendilerine zg yntemlerle her gn karmza kabilecek tahmin edilemeyen zorluklarla (burkulmu bir bilekle yrmeye almak, yerdeki oyuncaklara basmadan yrmek, sabahn erken saatlerindeki rutini yerine getirmek, zm bekleyen bir sorunla uramak, adabyla sohbet etmek, beceri isteyen bir eyi yaparken ekilen zorluklar) ba edebilmemiz iin gerekli hareketleri seebilmemizi salarlar. Eer bu sezgisel cevap yan yanya doruysa, bilin davrann denetimiyle dorudan ilikilidir.

HER EYN TARH

337

Bunu basit tahmin izler: Genelde etkide bulunabileceimiz olaylarn bilincinde olduumuzu syleyebiliriz; kendi balarnn aresine bakabilen rutin faaliyetlerde bilinli olduumuzu syleyemeyiz; son olarak bir seferde yapabileceimiz i miktar konusunda basit fiziksel snrlamalar olduundan, bilin kapasitesinin de snrlar olacami syleyebiliriz. Bu tahminler doruyu yanstyor mu? Genelde bo bilinle karlamayz. Mesela, yakn zamana kadar, iimizde meydana gelen olaylarla ilgili (bir atardamarn daralmas veya diyabetin erken dnemlerinde kan ekerinin tedrici art gibi) algsal bir farkmdaha sahip olmann bir yaran olmazd; gerekten de, rahatszlk hissedene kadar iimizde neler olup bittiini bilmeyiz. Buna karlk, dehidrasyon, yetersiz beslenme veya burkulan bileim gibi deitirmek iin bir eyler yapabileceimiz baz durumlar vardr. Bu i durumlar stesinden gelebilecek ekilde donatldmz zorluklara neden olurlar: Basit gdlemelerimizin, almzn, susuzluumuzun ve arlarmzn kaynadr bunlar. Otomatik rutinler bilincin denetiminden syrlabilirler. Be yanda bisiklete binmeyi renirken btn dikkatimizi onu kullanmaya veririz. Otuz yl sonra bisiklete bindiimizde ise zihnimiz baka eylere de aktr: Bir yandan bisiklet kullanrken bir yandan slk ttrebilir, yanmrzdakiyle laflayabilir veya dnceye dalabiliriz. Yenilik ve tahmin edilemezlik daima yaplan ie bilinci davet eder: Mesela tek tekerlekli bir bisikleti kullanmaya alrken veya kaygan bir yolda yrrken bilin gerekir. Bilincin snrl kapasitesi hemen fark edilir. Kucamzdaki kitaptan pencereden grlen manzaraya, yoldan gelen seslerden mutfaktan gelen kokulara, bilincin odan kolayca deitirebiliriz. Dikkatimizi blebiliriz, ama bir yere kadar. Mesela bir yandan bu paragraf okurken bir yandan para sayamaz veya darda yapacanz eyleri planlarken dikkatle mzik dinleyemezsiniz. Bilincin tahmin edilemez bir dnyada uygun hareketleri semede bize yardmc olduu eklindeki bariz fikrin birok gl ve zayf yan vardr. Temel gc, sezgilere hitap edebilmesidir: Vcudumuzun ve evremizin farknda olmann bizi, davranlanmz ynlendirmede kullandmz bilgilerle donatt elbette doru olmal; niyetlerimizin hareketlerimizi ynettii doru olmal.

338

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Ama bant nedensellii iermez. Bilin, tasvir ettiim senaryolarla elbette bantldr, ama belki de algsal farkndalmz ve aleni niyetlerimizin davranlarmzla hibir nedensel ilikisi yoktur. ou kii bu fikre isyan eder, ama DF vakas gibi baz rnekler sayesinde bu fikir belli bir gvenirlik kazanmtr. Hatrlarsanz, DF posta kutusunun nerede olduunu szcklerle veya hareketlerle aniatamyordu, ama dikkate deer bir dorulukla iine mektup atabiliyordu. DF vakas, bilincin davranlarmz iin sandmz kadar temel bir neme sahip olmayabileceini gsterir bize. Bu kar rnek o kadar da etkili bir rnek deildir. Krgrs olan hastalar gibi DF de baya engelli bir hastadr: Krgr gerek grmenin ikamesi olamaz. Bu basit fikrin pekl onun gc de olabilecek bir zayf taraf daha var. Bilincin ileviyle ilgili aklamalarm, sinir sistemlerinin ilevleriyle ilgili genel aklamalarmza kuku uyandracak denli ok benziyor: imizde ve evremizde meydana gelen olaylarn tespiti ve onlara verilecek uygun tepkilerin dzenienmesi. Ama son blmde, bilincin yalnzca kompleks sinir sisteminin belli blgelerindeki belli faaliyet trleri sayesinde ortaya kt sonucuna varmtk. Bunlar zel klann ne olduunu sormalyz kendimize. Bu sorunu ele almann yollarndan biri u soruyu sormaktr: Bilin ne zaman meydana kmtr?

Hayvanlarn ruhu ... Ahmaklar, kmaya dnden raz olduklar fazilet yolundan hibir ey, hayvanlarn da bizimki gibi bir ruha sahip olduklar dncesi kadar kolayca karamaz. Rene Descartes34 Pirelerin, ekirgelerin, yengelerin veya smklbceklerin bilinli olup olmad konusunda hibir fikrim yok... imdilik bilincin evrim leinde ne kadar aalara uzandm bilmiyoruz. John Searle35

HER EYN TARH

339

Tmyle davransal adan bakldnda, yaayan bir organizma evresindeki olaylara tmyle otomatik olmayan, uyumlu bir biimde tepki verdiinde burada bilincin varolduu sonucu karlabilir. Marcel Mesulam drak... gerek deneyim dnyasnn inasdr. Harry Jerison
37 36

nsan beyninin uzun evrim hikyesini kaba hatlaryla anlatrken bilin konusunda sessiz kaldm. Ama bilincin evrim emasnda nereye ait olduu sorusunu sormaktan kaamayz. Genelde deneklerin ve talarn bilinsiz olduunu kabul ederiz. Peki ya prokaryotlar, karyot tekhcreliler, C. elegans, bcekler, balklar, kediler, inekler, maymunlar ve insanlar? Bilimde veya felsefede ok az soru bylesine hararetli ve elikili cevaplan kkrtmtr. Buraya kadar bilin hakknda rendiklerimizin ou, bilincin sinir sistemlerinin faaliyetine bal olduunu akla getirir. Bu yaygn varsaym kukuludur.38 Bu varsaymn doru olduunu imdilik kabul edersek, sinir sistemleri olmad iin prokaryotlarla tekhcrelilerin bilinci olmad sonucuna vannz. C. elegans daha byk bir sorun yaratr. Beyin adn almaya layk nemli bir nron kmelemesinden yoksun olsa da, bu yaratn kesinlikle bir sinir sistemi vardr. Daha nce de grdmz gibi, sahip olduu nronlarn says ok azdr. Daha da nemlisi, C. elegans evresini ok zayf bir biimde "temsil eder." Bir dokunuta bzlr veya feromon salglar, ama evresinin ayrntl bir "algsal analizi"ni yapamaz. Uyaran ile tepki ok fazla i ie gemitir. Ayrca, C. elegans'm hareket eidi ok snrl, tepkileri de son derece tahmin edilebilir niteliktedir. C. elegans'm bizdeki uyuma ve uyanma ritminin silik bir glgesi niteliinde, bir eit hareket dngs sergiledii olasl bir kenara braklrsa, oumuz C. elegans'm bilinsiz olduu konusunda hemfikir olacaktr herhalde. Bir kurt gibi olmak diye bir ey yoktur. Ama bunu yazarken bilin hakknda ne kadar az ey bildiimizi dnerek biraz huzursuz olduumu itiraf etmeliyim. te yandan siz ve ben kelimenin her anlamyla bilinliyiz; bylece geriye bceklerin, balklarn, ineklerin ve maymunlarn bilin

340

BLN, KULLANIM KILAVUZU

statlerini zme ii kalr. Bu soru hakknda derin dnenlerin ounun zihninin bulanmas rahatlatcdr. Baz biyologlar aadaki gibi bir cevap nermitir. Memeli beynin yapt en nemli ilerden biri, biyolojik zeknn nemli ynlerinden biri, algsal bir dnya yaratmasdr. 5. Blm'de incelediimiz grsel beynin byk bir blmnn grevidir bu mesela. Biz dahil birok memelinin nesneleri ayrt etmesi, tanmlamas ve tekrar tanmas, brtleni zehirli brtlenden, dostu dmandan, kendi yavrusunu bakalarnn yavrusundan ayrt edebilmesi kendi yararnadr. Bu insani yeteneklere elik eden bilincin bizi primat kuzenlerimizden ayran ksa evrim dneminde birden ortaya km olmas, genel biyolojik ilkeler asndan mmkn grnmyor. Biyolojik yeteneklerimizin ounluu gibi algsal bilincin de uzun bir evrimsel geliimin sonucunda ortaya kp algnn bal olduu nral donanmla birlikte gelimi olmas daha muhtemel grnyor. Bilinli niyetler, alglarn niteliksel dokusuna sahip deildir. Ama benzer bir argman bunlara da uygulanabilir. Algsal dnyamzn varl, nihai olarak yaplacak hareketlerin basiretli bir biimde seilmesiyle dorulanr. Bilinli planlarmz meydana getiren srelerin nclleri hayvan beyinlerinde bulunuyor olmal mutlaka. Termit avlamak iin kendine ince bir dal ayarlayan bir empanzenin, hatta belki de bayla size srtnen bir kpein bunu yaparken aklnda kesin malar vardr. Bu genel sonular, ne yazk ki, belirsizdir. Maymunlann bizimkine benzer bir algsal farkndaha sahip olmalar muhtemeldir. Kr alanlarnda hibir ey gremediklerini bize syleyebilen krgrl maymunlar hatrlayn. Peki ya bcekler, inekler, kediler ve balklar? Bunlarn, varsa ayet, nasl bir bilince sahip olduklarn ayrntl bir ekilde syleyebilecek duruma asla gelemeyebiliriz. Ama bu konuda epey yol kat edebiliriz (hayvanlarn yapabildii algsal ayrmlarla snflandrmalar aratrarak, bunlar davranlarnda nasl kullandklarm kefederek ve bunlarn dayand nral kaynaklan inceleyerek). Algsal ayrmlarn zengin, davranlarn esnek ve sinir sistemlerinin karmak olduu yerlerde bilincin olabilirliini ciddi ciddi dnmeliyiz. Hayvanlardaki farkndalk (hangisinde varsa artk) bizim bildiimiz farkndala ok yabanc olabilir el-

HER EYN TARH

341

bette: Mesela balklar, bizim tanzim edebildiimiz nral kaynaklarn 1/160'yla grr ve bunlar ok farkl amalar iin kullanr. Hayvanlardaki iki reme stratejisi arasnda yaplacak genel bir karlatrma, incelediimiz konuya hi beklenmedik bir k tutar.39 Biyolojik baarnn anahtar, ocuklarnzn reyip oalmasn mmkn olduunca emniyete almaktr. ki zt ekilde salanabilir bu: En azndan bazlar hayatta kain- midiyle ok sayda yavru yapmakla veya birka yavru yapp bunlarn hayatta kalmas iin her trl abay sarf etmekle. Bceklerle balklar birincisini yapar, biz ikincisini yaparz, baz trlerse ikisini birden. Seilen strateji, hayvann bnyesinde yanklar olan ierimlere sahiptir. ok yumurta yapan (ve bunlarn kaderlerini tmyle tesadfn eline brakan) hayvanlar cinsel olgunlua abuk ularlar, ksa mrl olurlar ve beyinleri vcutlarna oranla kktr. Davranlar stereotiptir: renemezler, renmeye de ihtiyalar yoktur. Yavrularn besleyen ve bakan hayvanlarn hamilelik ve ocukluk dnemleri, mrleri daha uzundur, beyinleri daha byktr. Uzun mr ve byk beyin evreniz hakknda daha fazla bilgi sahibi olmanz ve davranlarnz deien koullara uydurmanz hem mmkn hale getirir hem de bu konularda yaamsal bir neme sahiptir. Bunlar bilincin ortaya kmas iin gerekli zemini hazrlar belki de. Harry Jerison, alg dnyalarnn evrimini dnrken benzer bir ey nerir.40 Basit sinir sistemleri, Jerison'n "makine dili" diye tarif ettii eyi, nral ateleme ve sinaptik kimya kodunu gayet iyi kullanr. Makine dili tek bana bilinci ortaya karamaz, ama ou temel duyu motoru btnlemesi iin yeterlidir. Daha karmak sinir sistemleri (ki buna var olan btn omurgal beyinleri dahil edilebilir belki) birbiri ardna gelen bir sr bilgiyi, evrelerini farkl, bilinli bir ifre halinde temsil ederek, bir nesne dnyas, zaman ve mekn ina ederek dzenler. Bildiimiz en karmak sinir sistemi, yani bizimkisi, insan dilinin simgesel kodunda kendi yapt "temsilleri temsil ederek" bir adm daha ileri gider. Bilincin neler yapt ve hangi hayvanlarn bilince sahip olduu konusu byk oranda belirsizdir. Bir "ortodoks" gr varsa, u ekilde olabilir bence: Bilin canllarla snrldr; aslnda, ince algsal ayrmlar yapmalarna olanak tanyacak ve geni bir davran reper-

342

BLN, KULLANIM KILAVUZU

tuvanndan uygun hareketleri seerken bu ayrmlardan yararlanmalarn salayacak denli karmak beyinlere sahip canllarn ait olduu belli bir canl alt kmesiyle snrldr. Baka bir deyile, bilin nral karmakln ocuudur. Tam olarak ne tr bir nral karmakln gerekli olduunu, bunun ne tr psikolojik yararlan olabileceini bir sonraki blmde ele alacaz.

Darvinci bir sonu: Evrim geiren farkndalk


Kendinizi bilincinizi deitirecek bir ikiye vurmadan nce, bu blmde ilediklerimizi zetleyeyim. Gnmz fizik ve biyolojisi evkle alarak balang dnemlerimizi anlatan bir hikye yazmtr. Bu bir bakma bizim, verilerle belirlenmemi, birok ayrnts phesiz doru olmayan ada mitolojimizdr. Gelgelelim bugne kadarki en iyi kozmolojidir ve yeni verilerle dzeltilebilir olmak gibi byk bir nitelie sahiptir. Hikye, 15 milyar yl kadar nce, ok sktrlm bir maddeden oluan bir blgenin patlamasyla balar (bkz. ekil 7.6). Galaksiler, yldzlar, gezegen sistemleri ve ar elementler bu patlamadan sonra olumutur. Gneimizin ve gezegenlerinin ya, Byk Patlama'dan sonra oluan evrenin yann te biri kadardr. Yeryzndeki ilk hayat belirtisi 3.5 milyar yl eskiye dayanr. Prokaryot hcreler karyot hcrelerle yaklak 1.4 milyar yl nce birlemi, okhcreli hayat 5-700 milyon yl nce balamtr. Srt iplikli omurgallar, bu biyolojik eitlilik patlamasnda ortaya kmlardr. Omurgallar 350 milyon yl nce karaya km, ondan sonra srasyla amfibiler, srngenler, memeliler ve kular meydana gelmitir. Sinir sistemlerini meydana getiren unsurlar da (nron, sinaps, nrotransmitter ve reseptrleri) ok eskidir, kkenleri okhcreli organizmalarn ortak atalarna dayanr. Gnmz omurgal beyninin temel yaps, ok eski, 400 milyon yllk fosillerde de grlr. Hayatta kalma mcadelesinde baarl olmu baz omurgallarn beyinleri kk kalsa da, beyin hacminin vcuda oranla artmas ("ensefalizasyon") omurgal soyaacnn dier dallarnda dikkat ekici bir zellik olmutur. Bu durum, srngenlerden balayp memelilere, primatlara ve insana uzanan dal iin zellikle geerlidir.

HER EYN TARH

343

Not: 1 milyar = Bin milyon; 1 k = Bin. Tabloda yer alan saylann hepsi kaba tahminlerden ibarettir. karyot hcrelerin nndeki soru iareti prekaryotlar ite karyotlar arasndaki belirsiz ilikiye iaret eder (bkz. not 7); Homo sapiens'm "Afrika d"na g ibaresinin nndeki soru iareti metin iinde bahsi geen belirsizlie iaret eder (bkz. 'nsann soyaac" blmnn son ksm).

ekil 7.6 Her eyin kronolojisi Benim gibi geni zaman izelgelerini aklnda tutmakta zorlananlar iin bir kronoloji.

Soy aacnda insana kadar uzanan hominid dal, 5-8 milyon yl nce primat dalndan ayrlmtr. Beyinleri gnmzn kuyruksuz maymunlarn beyninden ok da byk olmayan Australopithecne'ler 3 milyon yl nce yrmeye balayarak ellerin hareket serbestisi kazanmasn saladlar. Ta aletleri ilk yapanlar Homo habi/iYlerdi. ki milyon yl nce, Homo erectus'un zamanlarnda, insan kltryle beyni birlikte geliti: Kltrel ilerleme, beynin hzl evriminde nemli bir uyarand muhtemelen. Homo sapiens ortaya kmadan nce, insan atalarmz ta ve ahaptan gzel bilenmi aletler yapm, uzak yerlerden hammadde getirmi ve barnaklar ina etmi. Homo sapiens'in kkeni tartmaldr, ama saylan srekli artan kantlar daha ok onun 100-200.000 yl nce Afrika'da tredii-

344

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ne, sonra da Afrika ve Asya ktasnda Neandertal'ler ile Homo erectus'un yerini aldna iaret etmektedir. Hominid evrimi srasmda, tespit edilemeyen bir zaman dilimi iinde dilin ortaya k yeni, simgesel bir tasvir biiminin ve insanln en gl aletinin gelimesini salamtr. Bu hikye beynin evrimini bir milyon yldan daha eski bir gemie dayandrr. Ayn olaylar farkndaln evrimini de balatm olmal. Bilin nasl bir biyolojik amaca hizmet etmitir? Alg ile niyetin, kendine ynelik farkndalk ile bakalarna ynelik farkndalu yararlar zerinde dnnce, bunlarn tahmin edilemez bir dnyada yaplmas uygun hareketleri sememize yardmc olduklar (en basit "beyinler"in ilevleri zerine ina edildikleri) sonucuna varrz. Hangi hayvanlarn bilinli olduklar konusu ok tartmaldr. Ensefalizasyon, kk csseli yavrular yapmak, uzun mrllk, biyolojik zek art, evrenin srekli daha zengin bir biimde temsil edilmesi ve giderek daha esnek tepki eitlerinin geliimiyle alakaldr. Bir fikre gre, basit sinir sistemleri "alg kodu"na ihtiya duymazken, daha karmak sinir sistemleri, zaman ve meknda rgtlenmi nesnelerin bilinli temsillerini gelitirmeyi yararl grr.

BLN MASAYA KONUYOR

Bilinle lgili Bilimsel Teoriler

Giri
Bilince duyulan ilginin son yirmi yldr bir yeniden dou yaamas bilim insanlaryla felsefecileri bilincin mekanizmalar, ilevleri ve doasyla ilgili genel teoriler ne srmek konusunda cesaretlendirmitir. Bu blmde bilim insanlarnn, dier blmde de felsefecilerin bu alandaki katklar zerinde duracam. Bazlar farkndalrn nrobiyolojisine arlk vermi, bilincin nral bantlar iin adaylar belirlemitir. Bunlar her verili grsel farkmdahk nnn bir beyin blgesi a iindeki faaliyete bal olduunu dnrler: Ama hangi beyin blgesi ve ne tr bir faaliyet? Bilgisayar bilimi altyaps olan baz teorsyenler, bilincin beynin bilgi ilem yollarnda nasl bir rol oynuyor olabilecei sorusunu sormutur: Farkndahn ieriklerini beyinden bolca geip giden bilinsiz bilgiden ne ayrr? Baka bir teorisyen grubu ise baklarn biyolojinin ve lemlemenin (computation) tesine, farkndaln daha geni insani balamna evirmi, farkmdahm amacn zaman zaman aprak olabilen toplumsal ilikilerimizde aramtr. Bu teorilerin ou bilincin kapasitesinden ziyade ieriine hedeflenmitir: "Saha teorileri" her ikisiyle de ilgilidir. Bu fikirlere gz atmadan nce, bunlarn aklama ihtiyacnda olduklar olgular hatrlamamz, bellek ve hareketle ilgili son zamanlarda paralel olarak gerekletirilmi keifleri anlayabilmemiz iin de grme konusu zerindeki odamz geniletmemiz gerekecek. Bilin bilimiyle ilgili incelikli bir soruna dikkati ekmek de boynumun borcu; bu sorun, farkndalikla ilgili bir bilimden ne bekleyip ne bekleyemeyeceimizi aklamada bize yardmc olacak.

348

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Hikyenin buraya kadarki ksm: Grme, bellek ve hareket "O aa konuuyor, br de ban sallyor..." Ormanda esen rzgr seyreden drt yandaki bir olan Penceremden eyll rzgrnda dalgalanan aa dallarm, binlerce yapran zerafetle sallann, yapraklarn yok olmalarna az zaman kald uyarsn usul usul yapan gekin yaz yeilleri zerindeki ilk altn sars rtular grebiliyorum. Grsel bilinle lgili bir teori, biim ve hareket, renk ve derinlik yorumu asndan zengin byle bir grsel deneyimi aklamaldr ite. Daha nce mit vaat eden ipular barndran bir dizi srele karlatk: Grmeyle ilgili saysz kortikal blgedeki grsel sahnenin zelliklerinin analizi; bu blgeler ile anlarmzn depoland akak loblar arasndaki trafik; farkndaln, mesela yandaki odadan geen konuma seslerine deil de grsel deneyime nem vermesini salayan dikkatin ardndaki mekanizmalar. Bilin konusunda hangi nral faaliyetlerin ve nral faaliyet aianlannm kritik rol oynadn tam olarak tespit etme vaadi tayan iki yaklamla karlatk. Bir kere, evremizdeki dnya deimezken deien deneyimlerle birlikte deien beyin faaliyetinin (hayalgc, halsinasyon ve dikkat deiiklikleri) tasviri, grsel deneyime sk skya bal nral sreleri tanmlamaizda bize yardmc olabilir. Sonra, krgr, gz ihmali ve agnozide gizli veya bilind algya hizmet eden beyin faaliyetinin tanmlanmas, hibir deneyim ortaya karmayan nral sreler konusunda bizi aydnlatabilir. Bilinle ilgili bugnk dncelerin ou grme zerine odaklanmtr. Bunda alacak bir ey yok: Grme duyusu, en gelimi ve hakknda en ok ey bilinen duyumuzdur. Ama bilin n zihnin her kesine tutar: Bilinli anlarmz, bilinli planlarmz olduu gibi bilinli duyumlarmz da vardr. Her farkndalk teorisi bunlar gz nnde bulundurmaldr; bellek ve hareket zerinde yaplan aratrmalar da grmeyle lgili yaplan almalarn sonularyla paralellik gsteren nemli baz keiflere kaynaklk etmitir.

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

349

Dn akam hatrlayn. Akam yemeini nerede yediniz? Kiminle? Yemekte ne itiniz? Tabanz bir servisin zerinde miydi, masada rt m vard, masa plak myd, yoksa televizyon seyrederken abur cubur attryordunuz da tabanz kucanza m almtnz? Belki piknik yapmtnz. Muhtemelen bu sorularn hepsini de gayet doru biimde cevaplayabilirsiniz; biraz dndkten sonra. Bunu yaparken, bildirimli episodik bellek olarak bilinen belli bir bellek deneyimi gerekletirilir: Bellek bilinli olmas ve "bildirilebilmesi" babnda bildirimli, gemiinizden esiz bir durumu hatrlamanz babnda da episodiktir. Bildirimli bellek, baka bir ni1 telie de sahiptir, 5. Blm'de grdmz zere anlamsal dr da ayn zamanda: Gemiten belli olaylar hatrlayp bunlar tarif edebilmenin yan sra dnya savalar tarihlerinden bir "koltuun" tarifine kadar engin bir genel bilgiyi de sze dkebiliriz. Bunlar gibi bildirimli bellekler kazanmann limbik sistemin, zellikle de iyan akak loblanndaki hipokamuslardan talamusa, oradan serebral korteks blgeleri zerinden tekrar hipokampuslara doru oluan bir halkann salkl almasn gerektirdiini yaklak elli yldr biliyoruz (bkz. ekil 2.15).1 Bu yolun kritik paralan karldnda veya kt biimde hasar grdnde, onlarla birlikte bildirimli bellek oluturma yetenei de hasar grr. 2. Blm'de karlatmz HM bu rahatszln en nl kurbandr. Epilepsisini iyiletirmek amacyla 1953'te yaplan bir ameliyatta HM' nin beyninin her iki yanndaki iyan akak loblan alnmt. Ondan sonra da ac bir biimde "ebedi bir imdi"nin iine hapsolmutu; kendisiyle her gn ve yllarca yaplan mlakatlar hakknda tek bir bilinli anya sahip deildi. Ama HM ve onun gibilerinin renme yeteneklerini kaybetmedikleri ortaya kt. "Amnezi sendromu"nda birok renme eidi varln srdrr (bkz. ekil 8.1): Klasik koullanma, hazrlanma ve yeni motor becerilerin kazanlmas. Klasik veya "Pavlovcu" koullanma, zilin almas gibi ntr bir olayn bir para yiyecein az sulandnc grnts gibi duygusal bir olayla elendiinde, yava yava elendii olaya verilen "koulsuz" tepkiye neden olmas (bu durumda azdan salya akmas) srecidir. Gl bir renme biimidir bu. Man Denizi'nde gerekletirdiim ok zorlu ve mide bulandrc bir feribot yolculuunun hemen ncesinde aldm ikiyi dnnce hl tylerim diken di-

350

BLN, KULLANIM KLAVUZU

ekil 8.1 Bellek snflandrmas 8u snflandrmada bellek eitleri arasnda yaplan ayrmlar genelde nrolojik sistemler arasndaki ayrma denk gelir. Uzun sreli bildirimli bellek kazanmlar] Papez halkas dahilindeki yaplarn salkl almasna baldr. KSB = ksa sreli bellek; USB = uzun sreli bellek.

ken olur; bir zamanlar bir kz arkadamn kulland gl kokusu en az endam kadar etkilerdi beni. Hazrlanma da bildik bir renme biimidir. Di fras veya aydanlk gibi tandk bir nesnenin allmam bir adan ekilmi fotorafna baktmzda nce tanyamayz. Ama nesneyi "grdkten" soma aknlk duygusunu yaamak gleir: Fotorafa ikinci bakmzda nesneyi hemen tanrz. Psikologlar hazrlamann derecesini lmek in genelde "tahrif edilmi ekiller" kullanrlar (bkz. ekil 8.2): Komu ekillerce "hazrlanmad" srece hi kimse en stteki ekli tanyamaz. Motor renme, aa yukar kendi kendini aklar niteliktedir. HM, nceki teebbslerini bilinli olarak hatrlayamad haide (pek allmam bir yetenek oian) aynaya bakarak yazma yeteneini kazanm ve el becerisi gerektiren dier ilerde hep artan bir ilerleme kaydetmiti. Bu zeIik gerekten de hayret edilecek bir zellik: Btn bu renme biimleri (arzu ve irenme duygularnn koullanmas, tanmann hazrlanmas ve beceri kazanma) renme durumlarm hatrlama1 yeteneinden bamszdr. Beynin eitli bellek sistemleri vardr ve ilerinden sadece bazlar bilinli hatrlamay destekler. Bellekle ilgili bu keifler, grmeyle ilgili aratrmalardan elde edilen sonulara benzerlikler sunar. Episodik bellek, yani gemi

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

351

ekil 8.2 Tahrif edilmi ekiller Buradaki gibi ekiller zihni hazrlama aratrmalarnda kullanlrlar. Bellek kayb olan hastalar, bunun gibi ekil dizilerinden yararlanarak az tahrif edilmi ekillerden balayp yava yava ok tahrif edilmi ekilleri tanmay renirler.

olaylarla ilgili anlan canl biimde hatrlama yetenei, grme deneyimine benzer bilinli bir sretir; ilemse! bellek, yani daha sonra davran bilinli bir hatrlamaya gerek olmadan etkileyebilen olay ve hareket kaytlarm depolama yetenei, krgrde grlen bilind grsel klavuzlua benzer. Hareketle ilgili aratrmalar bellekle ilgili ikinci bir paralellik sunar. Baz hareketlerimiz kastidir: Onlar gerekelendrebIir veya en azndan aklayabiliriz. Birka dakika nce parkta dolatm; nk bacaklarm amak istemitim, sonra bu gzel eyll gn masamdan kaldrmt beni. Yeterince ak grnyor bu. Ama bazen niyetlerimizin ierii altst olur. Yrye kmam masa bilgisayarmn bana emrettiini veya ayaklarmn iradem dnda beni yrttn sylemi olsaydm, hakl olarak benim iin endie duyardnz, zira bu tr "kontrol edilme hezeyanlar" yaygn psikoz belirti2 leridir. Bu hezeyanlar, normal grmede halsinasyonlar ne konum-

352

BLN, KULLANIM KILAVUZU

daysa, normal niyet deneyimlerimizde o konumdadr. Daha da tuhaf bir leme gidecek olursak, "yabanc uzuv sendrom"u olan nrolojik hastalar, istemli grndkleri halde (elleri ceplerine giderken, merubat ierlerken, hatta farkl uzuvlar birbirinin istemli faaliyetlerine mdahale ederken) kol ve bacak hareketlerine bir aklama getiremezler.3 Psikozda, niyet farkndal varln korur, ama bozulmutur; yabanc uzuv sendromunda tamamen yok olmutur. Niyet farkndal bu kadar yabanc olmayan baka bir balamda da kayp gider. Alkn olan iin di fralamak, ayakkab veya kravat balamak ok az dikkat ister. Yaptklarmzn ounu alkanlkla yaparz. Ama bu becerileri reniyorsak, dikkatimizi yaptmz eye ok fazla vermemiz gerekir; her zamankinden farkl eyler yapmak zorunda kaldmz durumlar (mesela ara sra boyun bam papyon ekline getirmem gerektiinde) da bizden ayn dikkat younluunu talep eder. Burada ikinci bir parallellik sz konusudur (bkz. Tablo 8.1). Kasti hareket bilinli grmenin benzeridir. Nasl ki bilinli grme halsinasyon yznden rayndan kabiliyorsa, niyetlerimizin ierikleri de psikoz yznden tahrif olabilir. Otomatik (ve "yabanc") hareket krgrye paralel oluturur: Her ikisi de farkndalik alannn dnda meydana gelir, geri kr bir alandaki grme ediminden farkl olarak, genellikle anlk bir fark edile birlikte otomatik hareketlerle ilgili farkndalmz yeniden harekete geirebiliriz.

Tablo 8.1 Grme, bellek ve hareket arasndaki paralellikler

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

353

Bu bilinsiz srelerin beyindeki temelleri hakknda ok az ey biliyoruz. Klasik koullanmada zellikle beynin genellikle hareket denetimiyle ilgili blm olan beyincik rol oynar.4 Hazrlanma, sz konusu uyaran tarafndan uyarlan yerel beyin faaliyetinde, mesela grsel alanlardaki faaliyetlerde, azalmaya neden olur, ki bu da uyarana tekrar tekrar maruz brakmann uyarlan nral ilemlerin etkililiini arttrdn akla getirir.5 Keza, motor beceriler otomatik hale geldike, kresel beyin aktivasyonu azalr.6 Ayn zamanda aktivasyon rnts de deiir. Bilhassa yeni beceriler kazanmakla megul olan "prefrontal korteks"teki alanlarn faaliyetleri, korteksin daha arka blgelerine ve bazal ganglion gibi baz "korteks alt" blgelere kayar.7 Bu paralel farkllk (bilinli grme ile krgr, bldirimli bellek ile ilemsel bellek, bilinli hareketler ile alkanla dayal hareketler arasndaki) ile bunlarn beyindeki bantlar gnmzn bilin teorilerinin temelini oluturur.8 Ama bunlara gemeden nce, derine uzanan yntembilimsel bir sorunla sizi biraz oyalayacam.

Yntembilimsel bir prz: Bildirme zorunluluu Duyulan nameler tatldr, ama hi duyulmamlar Daha da tatl... John Keats9 Bilim gzlemlenebilir eylerle urar. Bilimden gzlemlenemez eylere (atomalt fiziindeki gzle grlmeyecek denli kk eylere veya evrenin yapsm ve tarihini aratrrken uzayn ve zamann eriilmez noktalarna) doru uzanmak iin yararlanabiliriz. Ama, snanabilir somut tahminlerde bulunamad srece hibir bilimsel teori, teori adn almaya hak kazanamaz. Bu durum, bilin bilimi iin grnte de olsa bir sorun yaratr.'0 Zira normalde deneyimi dorudan gzlemlenebilir bir ey olarak kabul etmeyiz.'1 Belli etmediiniz di arnzdan, mutluluunuzdan veya bir trl aklnzdan karamadnz nameden tmyle habersiz olabilirim. Bana syledikleriniz ve hareketlerinizin aa vurduu eyler genelde bana sizin hakknzda doru bir fikir verir; ama

354

BLN, KULLANIM KILAVUZU

bunlar bilincinizin ieriiyle ilgili ipularndan te eyler deildir. Parack fizii ve kozmolojide olduu gibi bilinle ilgili aratrmalar bizatihi fenomene ok yakn biimde gerekletirilmek, beyanlara ve farkndalk belirtilerine bal olmak durumundadr. in daha da kts, bilinli deneyimin, daima ilkesel olarak bile beyan edilebilir olmasnn gerekip gerekmedii belli deil. Tipik bilin durumlar tasvire tmyle aktr. Penceremzde/ dar bakn: Grdnz manzaray birka szckle tarif edebilir, bir kda taslan izebilir veya bir dizi renk rnei iinden gkyznn rengini bulabilirsiniz. Peki ama deneyimi beyan etme imkn bilin in mutlak bir ngereklilik mi? Zihninizde birka blm geriye gidin. Hareket etme yetenei bilin iin zorunlu deildir elbette: Daha nceki blmlerde de grdmz gibi, fel farkndahn nnde engel deildir. Dil de muhtemelen olmazsa olmaz deildir: Bir yandaki ocuklarn, baz hayvanlarn veya inme yznden konuamayan yetikin insanlarn bilinli olduu konusunda pek kimsenin phesi yoktur. Uzun sreli anlarn olumasna genellikle bilin elik eder: Ama bu tr anlarn olumas iin ille de farkndahn gerekmediini gsteren anestezi aratrmalar olduunu grdk. Belki de, bilin iin en azndan, br deneyimle ilgili br dnce oluturma yetenei gerekiyordur. Bu kavram "bilincin" etimolojisini yanklar: Bilin szcnn kullanm "kiinin kendisiyle bilgi paylamas"n ima eder. Ama bu bile phelidir: Bir aryla lgili bir dnce oluturamadmda o ary hissetmem mi? Yaltlm bilinli bir duyum, "dile getirilmemi bir duyum akmas" mantksal bir imknszlk mdr? leride greceimiz birok bilin teorisi, deneyimimiz zerinde dnemediimiz srece bilinli olamayacamz farzeder. yle midir peki? Bilincin asgari koullarm bilmiyoruz. Sorunu en azndan akla kavuturabilecek u "dnce deneyi"ne bir bakalm. Bir insani grsel sistemini yahtabildiimizi veya doann byle bir sistemi bir ekilde yalttn farzedelim. Byle bir yaltlm sistem grsel deneyime muktedir midir? Tam anlamyla yaltlmisa, genel kanaat byle bir deneyimin asla mmkn olmayaca ynnde olacaktr. Bir kere, bu sistem beyin sapndan gelen ve normalde uyanklk durumunun srdrlmesi iin gerekli olan etkinletiricilerden yoksun olacaktr. imdi daha cmert olalm ve iin ine beyin sapn-

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

355

dan gelen etkinletiricileri de katalm. mdi elimizde, uyank beyindeki gibi beyin sap tarafmdan harekete geirilen yaltlm bir grsel sistem var. Bu sistemin grsel bir girdi, mesela renk bakmndan zengin, soyut bir sahnenin grntsn, almasma da izin verelim. Bilin konusunda bilgi sahibi baz okurlar btn bunlardan huzursuzlanmaya balam olabilir; beyin yekpare br ielik iindedir, "yaltlm" sistemlerdeki faaliyetlerin sonularnn makul biimde tartlabilirlii mulaktr, diye dnebilir. Bana biraz msamaha gsterin: Normalde bu soyut sahnenin alglan srasnda grsel sistemde meydana gelen nral koullan oluturmann nnde ilkece bir engel yok. Ayn ekilde, deneyimlerini bakalarna, hatta kendine bile "bildirecek" aralar olmayan bir sistemde bu koullarn gerekletirildiini varsayarsak, bu faaliyet bir deneyim ortaya karr m? Bu dnce deneyimine verilen tepkiler eitli. Bu koullarda bir deneyimin meydana gelecei fikrini bazlar sama veya yanl anlamalar zerine kurulmu bir fikir olarak grr. Ben ahsen grsel bir deneyimin meydana gelebileceini dnyorum, geri bu deneyimin ok snrl bir deneyim olacan da unutmamak gerek. Bu deneyim, herhangi bir zgndergeden veya kiilikten yoksun olacak, gemi deneyimlerle herhangi bir yanklanm, herhangi bir dilsel boyutu, hareket oluturacak herhangi bir kapasitesi olmayacaktr. Ama bu zel durumda eyann tabiatyla ilgili sezgi, bu durumun vurgulad belirsizlik kadar nemli deildir: nsan beyninde bilincin asgari koullar hakknda bildiklerimiz hayvanlar alemindeki bilincin asgari koullan hakknda bildiklerimiz kadardr. Bildirim imknnn bir ngereklilik olduu aikr deildir.12 ngereklilik deilse, bunun farkmdalk bilimi iin douraca baz sonular vardr. Bir kere, bilincin ierikleri ile bunlar konusunda yapabildiimiz gzlemler arasndaki boluklar, grmezden gelmek yerine ortaya konmas (veya sorgulanmas) gereken bir glk yaratr. Bu sorunu tehis etmek, farkmdalk konusunda son sz sylediini iddia eden her teoriye kar salkl bir kukuculuun domasm salar. Aynca zel olarak, bilincin temelini oluturan nral srelerin, hareket ve bildirime hizmete eden srelere eriebilir olmas gerektiini farzeden her bilin teorisini (en azndan son zamanlarda ortaya konmu etkili bir teori byledir) kukuyla kar-

356

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lamaya da yol aar bu. 3unun dnda genel olarak, deneyim ile gzlem arasndaki boluk, beynin normal btnlemi ilevinin nemini vurgulayan bilin teorilerinin gzlem koullarnn yaratt bir ey zerine ina edilmi olabileceini akla getirir.13 Btn bu noktalar zerinde ileride, sz konusu teorileri incelerken daha fazla duracaz. Bu sorunu nemini abartmak istemesem de ihtiyatl davranmak gerektiini dndm iin biraz uzunca ele aldm. Bir kere, tipik bilin deneyimi durumlar bildirilmeye msaittir ve olaand vakalara ok fazla arlk vermek akllca olmayabilir. Her grsel farkndalk bilimi, gzlemlenebilir olan gzlemlemekle ie balamaldr kukusuz, yani farkndalk bildirimleri ve belirtileriyle. Aynca, bildirilemez farkndalklarn olabilecei tartmaya aktr. Bu dnce birok felsefecinin kar kt bir deneyim kavramn (zel, gzlemlenemez bir deneyimi) varsayar. Felsefecilerin bu tavrlarnn nedenlerine 9. Blm'de daha yakndan bakacaz. Ama nce, deneyimle ilgili bildiklerimizi kapsaml farkndalk teorileri halinde zetlemeye alm olan bilim insanlarna bir bakalm.

Bilinli grmenin "nerede" ve "nasr Yakn zamanlarda bir bilin teorisine el atm olan hemen her bilim insan baz temel noktalarda hemfikirdir. Bilincin, onsuz imknsz olacak her trl eyi yapmamza olanak salamas babnda nemli olduu; bilincin beyinle balantl olduu, ama beyinde meydana gelen btn faaliyetlerin bilinli olmad; beyin sap ile talamuslardaki derin yaplarn uyarlmlk iin byk nem tarken, talamuslarla korteksteki faaliyetin bilincin ieriklerini belirledii; bilinci ortaya karan faaliyetin tek bir yerde meydana gelmedii, beynin eitli yerlerine dald ve birok psikolojik sistemin bu faaliyete katld daima sorgulanmadan kabul edilir (bkz. ekil 8.3). ou teori, aynca, birbirleriyle gevek bir balant iinde olan, ama bir sreliine tutarl olabilen nronlardan oluan, beynin drt bir yanna salm bir nron ann (ngr sahibi Kanadal psikolog Donald Hebb'in "hcre birlii" adn verdii bir nron grubunun) bilincin nral bants olacam farzeder.14

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

357

ekil 8.3 Etkileimden doan bilin Beynin iindeki bilgi aknn yollar. Bu genel yollarla modllerin mevcut olduunu biliyoruz. Bilinle ilgili birok yeni teori, bilincin kkenini bu modllerin ikisi veya daha fazlas arasndaki likilere yerletirilir.

Bu ana karar noktalar kritik ayrntlarla ilgili ihtilaflarn doduu geni bir alan brakr. Bilincin olumas in bir hcre birlii ne kadar byk olmaldr? Bilincin olabilmesi iin birlemi belirli nron tipleri mi gereklidir, yoksa belirli korteks tabakalar m? Hcre birlii iindeki etkileimler belli bir karmaklk dzeyine erimeli midir? Hcre birliinin faaliyeti belli bir trden ya da belli bir zaman aralna sahip mi olmaldr? Belirli kortikal blgeleri mi iermelidir, yoksa baka blgelerle belli bir iliki alanna m sahip olmaldr? Btn bu ayrntlar bilincin psikolojik yapsyla nasl alakaldr? Bu sorulara verilen cevaplar halihazrda nerilmi olan teorileri birbirinden ayrr. Baz teoriler anatomiye, bilincin "neredesine vurgu yaparken, bazlar da fizyolojisine, "nasrna vurgu yapar. nce anatomiyi ele alacaz.

358

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Nerede? her birimi bir hcre olan bir milyon demokrasi... Sir Charles Sherrington Bilin teorisyenleri, grsel farkmdalk iin hangi beyin blgelerinin kritik nem tad konusunda farkl grlere sahip. ok fazla tartlan ve pek tipik olmayan bir fikirden bahsedeceim size, ondan sonra konuyla ilgili eitli fikirler ne sren kar grleri nceleyebiliriz. Gerald Edelman, bilin konusuna ynelmeden nce, 1972'de molekler immnoloji dalnda Nobel dl kazand. DNA'nm kefedilmesinde ortak pay olan Francis Crick gibi Edelman da beynin almasn, zellikle de farkndaln oluumunu, gnmz biyologlarna ynelik en ciddi meydan okuma olarak grmeye balad. Aratrmasnn ana itici gcn, deneyimin znel zelliklerini deneyimi destekledii dnlen beyin yaplarnn bilinen biyolojisiyle ve bu yaplardan kaynakland tahmin edilen faaliyetlerin bilgisayar simlasyonlanyla uzlatrma abas oluturmaktayd. Edelman'n bilincin hem "nerede"si hem de "nas"' zerinde grleri mevcut. Edelman'n anatomi temelli fikrine gre, bilincin nral bantlar, meslekta Giulio Tononi'yle birlikte "dinamik z" adm verdii "birbirleriyle gl bir etkileim halinde olan unsurlar"dan oluan hareketli bir hedef, yer deitiren bir ittifaktr.15 Her verili zamanda, "temel bilin"ten (alg deneyimimizden) sorumlu dinamik z, birbiriyle ve talamusdaki kendileriyle alakal ekirdeklerle canl bir iletiim halinde olan serebral korteks blgelerini kapsar. Korteks blgeleri, duyusal bir rol oynayan kortikal grsel alanlar gibi alanlar ve gemi deneyimler tarafndan biimlenen blgeler gibi duyum akmn anlam ve duyguyla yourabilen alanlar ierir. Edelman ile Tononi, bilincin bu alanlar arasndaki faaliyetlerin btnlemesinden, bilgi hzla ileri geri akp da bir yandan yerel kortikal dnglerin uzmanlam, "ayrlm" ilevlerini yerine getirmelerini, bir yandan da dinamik zn dier unsurlaryla birletirici bir

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

359

diyalog iine girmelerini salarken ortaya ktn tasavvur ederler. Bilincin ortaya kmasna yardmc olan nral srelere dayal bu "model"in bilincin kilit znel zelliklerinin ounu aklayabileceini iddia ederler: Sreklilik ve deikenlik, tutarllk ve deiim hz, dikkat odann ve dikkatin daha dank olduu bir evrenin mevcudiyeti ve bilincin ieriklerinin tm dier psikolojik yeteneklerimize (dil, bellek, duygu ve karar alma) kapsaml olarak eriebilir olmas gibi zelliklerdir bunlar. Daha nce tehis ettiimiz sorunlar babnda Edelman'm teorisi, belirli nron tiplerine veya kortikal blgelere zel bir rol bimez, ama korteks ile talamus iindeki ve ikisi arasndaki karmak etkileimlerin nemini vurgular. Francis Crick ile alma arkada Christof Koch, Edelman'mkine ok benzer, ama aydnlatc farkllklar tayan bir dizi neri ge16 litirmitir. Krick ve Koch, verili her anda bilincin nral bantlarnn, faaliyetleri nral ateleme arka plannn en az 100-200 milisaniye zerinde kendini gsteren dank, ama yaygn bir nron an kapsayaca tahmininde bulunurlar. Bilincin nral bantlanyla dorudan alakal nronlarn "molekler, farmakolojik, biyofizik ve anatomik zelliklerden oluan benzersiz br kombinasyon"a sahip olabileceklerini dnrler: Mesela Crick, kortikal grme alannn 5. tabakasndaki bir yn piramit hcrenin kritik bir rol oynad tahmininde bulunur. Yakn zamanlarda Crick ve Koch, teorilerine tartmal baka bir fikir daha ekledi. 17 1995'te Nature'da. yaymlanan bir makalelerinde, VI alam, primer grme korteksi dahilindeki nronlarn, aadaki grsel alanlarda ilenmi bilgilerin ounu tedarik etmelerine ramen, grsel farkndalk konusunda bilincin nral bantlanyla dorudan balantya gemediini ileri srerler. Bu fikir iki kaynaa dayanyor: Grsel deneyimimizin VI'den ziyade V4 gibi daha yksek grme alanlannda bulunan nronlarla bantl olduunu ileri sren deneysel almalar ile bilince ancak aln loblanyla olan karlkl balantlar yoluyla hareketi dorudan etkileyebilen kortikal blgelerin katkda bulunabileceine ilikin teorik anlay. Bir nceki blmde karlatmz (ve sorguladmz) fikrin, yani harekete daima bilinli bilginin nezaret edebilmesi gerektii fikrinin dorudan bir ifadesidir bu. leride de greceimiz gibi, yeni teorilerde tekrar tekrar ortaya kan bir tema bu.

360

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Primer duyu alanlarnn farkndala dorudan katks yoksa, belki de birok korteks yaps bilin menzilinin dnda almaktadr. DF adl hasta zerinde yapt aratrmalaryla 6. Blm'de kar18 latmz David Milner bu minvalde bir fikir ne srer. Hatrlayacanz gibi, DF "gremedii" ekilleri "postalayabiliyor"du. DF' nin tammlayamad ekillerden dikkate deer bir dorulukla yararlanmas, dier birok veriyle birlikte Milner', grme ileminin "dorsal" akmnn, grmenin nezaretinde gerekleen davrann blind "evrim ii" denetimiyle alakal olduu, ventral akmn da bilinli grme dnyamzdan sorumlu olduu dncesine sevk etti. Edelman ve Crick'n tartmaya at fikir, yani beyin blgeleri arasndaki (veya psikolojik sreler arasndaki) bir etkileim sayesinde, normalde bilinsiz olan nral srelere bnlilik kazandrld eklindeki fikir eitli yazarlar tarafndan farkl ekillerde kabul grmtr. Bu fikri benimseyenler arasnda krgry bulan Weisenkrantz, bilin konusundaki dncelerini bozuk dnce ve duygular zerine yaplan aratrmalara dayandran psikolog Jeffrey Gray ve asl aratrma alann beyin hasarnn idrak ve davran zerindeki etkilerinin oluturduu Antonio Damasio bulunuyor. Weiskrantz, gremedii hedefi gsterebilen bir krgr hastasnda veya eitim ve altrma dnemine ilikin bilinli bir anya sahip olmadan belli bir beceri kazanabilen amnezi hastasnda, eksik olan eyin, hl gerekletirebildii faaliyetler zerine "onaylanm paralel yorumda bulunabilme yetenei" olduunu ileri srer.19 lkel yeti (grme veya bellek yetisi) ayakta kalr, ama bu yetiyi "yorumlama" veya onun zerinde dnme yetenei, onu dncede veya hayalde kullanma yetenei yok olmutur. Weiskrantz bu "yorumlama evresi"yle ilgili iki gr ie yarar biimde ayrr: lk gre gre, bu evre yalnzca baka aralar sayesinde bir ekilde ulalm olan bilincin onaylanmasna olanak tanr; daha radikal olan dier gre greyse, ki Weiskrantz bu gr savunur, yorumu yapmann bizatihi kendisi bize bilinci balar: "Farknda olmakla kastedilen ve bilinci ortaya karan ey budur." Weiskrantz kendi savunduu grle felsefeci David Rosenthal'in gelitirdii bilin kavram arasndaki benzerlie dikkati eker. Rosenthal, kiinin grd eyin bilincinde olmasnn o eyi grd dncesine sahip olmas demek olduunu ileri srer: Baka bir deyile bilin, dnce bi-

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER


20

361

linsiz duyumu aydnlattnda ortaya kar. Weiskrantz, "yorumlama evresi"nin anatomisini btn ayrntlaryla anlatmaz, ama bu anatominin bellek ile hareketi yneten "fronto-limbik" blgeleri ierebilecei tahmininde bulunur, ki Edelman 21 ile Crick de buna iaret etmitir. Jeffrey Gray daha sarihtir. Gray, salt duyumun bilinci ortaya karmakta yetersiz olduu konusunda Weiskrantz'la hemfikirdir. Bilin, akak loblarmn limbik blgeleriyle basal ganglionlarda meydana gelen ve bilinsiz duyum verisinin gemi deneyimlerle ve imdiki niyetlerle oluturulan beklentilerle karlatrld "ikinci gei"in sonucudur. Gray, izofrenide meydana gelen tuhaf deneyimleri, duyu verilerini bu ikincil fitreden (ki bu filtre, normalde ok nemli olaylar tanmlamamz salar) geirememekten kaynakland eklinde izah eder. Antonio Damasio nral bir benlik modeline bavurarak bilincin beyin sreleri arasndaki bir etkileimden ortaya ktn ne s22 rer. Damasio, bilincin yalnzca, beyin "ikincil haritalama" denilen bir sre sayesinde duyu verilerinin organizma zerindeki etkilerini temsil ettiinde ortaya ktn belirtir. Bu teori de salt duyumu farkndalk iin yetersiz kabul eder: Damasio'ya gre, duyumun nce, bilginin etkisini kiiye aikr klacak bir sre tarafndan dntrlmesi gerekir. lgintir, Damasio benliin nral temsilini, beynin grece eski blgelerine, st beyin sapma, talamusa, derin n beyin ekirdeklerine ve vcut-duyu korteksine yerletirir. Bu teorilerin hepsi "etkileimli"dir: Bilincin, beynin genelde alg, duygu, bellek ve hareket gibi az ok bamsz psikolojik ilevlerle ilgili farkl blgeleri arasndaki diyaloga bal olduunu ima ederler. Bilincin beynin grece yerel faaliyetlerinden ortaya kabileceini syleyen modellerle taban tabana zttrlar. Mesela, grme fizyologu Semir Zeki, grsel beyin iindeki her ilevsel sistemin (V5 alann ieren, hareket algs konusunda uzmanlam sistem gibi) kendi "mikrobn"ini oluturduunu ileri srer.23 Bu fikir, grsel uyaranlarn farkl ynlerinin farkna, az ama nemli farkllklara sahip zaman aralklarndan sonra vardmz gsteren verilerden ortaya kar: Br nesnenin renginin "mikrobilinci" ile o nesnenin eklinin farknda olmak arasnda ok az bir ezamanszlk sz konusudur. Bu doruysa, sradan grsel farkndalk, farkl yerlerdeki hcrelerin faaliyetlerinin birbirine balanmasndan ziyade bir grup

362

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ekil 8.4 Bilin teorileri Metinde ele alnan teoriler ounlukla etkileimlidir, bilincin psikolojik sistemlerle nral sistemler veya altsistemler arasndaki diyalogdan doduunu dnrler. Kesik izgiler bilinsiz veya sadece bilin potansiyeli olan (Edelman) sreleri gstermektedir.

"mikrobilin"in birbirine balanmasnn bir sonucu olabilir. Zeki'nin fikirleri daha nce grdmz dnce deneyini hatrlatr. Zeki, yaltlm bir grsel sistemin, hatta alt sistemlerinden birinin bile, pekl bilinli olabileceini ileri srer gibidir. O halde, bu teorilerden hangisi doru? Ortak birok ynleri var, temel iki farkllklar da (bkz. ekil 8.4). Bir kere, beyin blgeleri ile bilin iin zorunlu kabul ettikleri psikolojik ilevler arasndaki diyalogun miktan konusunda aynla dyorlar: Hepsi deilse de ou, duyumlann ancak srecin ileri evrelerinde (gemi armlarla karlatklannda, gelecekteki hareketleri ynetmek zere kullanldklannda, dnmenin nesnesi haline geldiklerinde veya benlik zerinde etkilerinin bulunulduu hissedildiinde) bilinli hale geldiini leri srer. Ayn dtkleri ikinci nokta birincisinden kaynaklanr: Bilin iin kritik nem tad kabul edilen korteks ve korteks-alt yaplarn menzili konusunda farkl eyler sylerler. Hepsi belli serebral korteks blgeleriyle talamusun bilinte rol oy-

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

363

nadn kabul eder, ama korteksin hangi blgelerinin yaamsal nem tad ve basal ganglionlar ve beyin sap gibi daha derin merkezlerin nemi konusunda farkl grler ne srer. Bu teorileri savunanlar genelde bu teorileri geici neriler, yeni verileri bir araya getirip onlar teste tabi tutulabilecek hipotezlere dntrme abas olarak grr. Nihai karar zaman pek yakn deil. Buraya kadar kaba taslak anlattm bu nc teoriler, bilincin nral temelinin hatlarn izmekten bile uzak henz: Zira bilincin beynin iinde olduu kadar evresinde de ne tr faaliyetlerin gerekletiine bal olduu kesin. imdi de farkndalm fzyolojisiyle ilgili fikirlere (cinin lambay nasl okadna) bakalm.

Nasl? Dans et, o halde, nerede olursa, Ben Dans Tannsym, dedi... Sydney Carter, "Lord of the Dance" Bilinci uyarmay baaramayan nral faaliyet trleri hakknda bir eyler biliyoruz. Yava dalga (veya ryasiz) uyku ile genel "byk epilepsi" nbetleri bariz elektriksel zelliklere sahiptir: Her iki durumda da, beynin genelindeki nronlar faaliyetlerini ezamanl yrtr ve yklerini bilinle badamayacak toplu bir ahenk iinde boaltrlar. Beyinde ezamanl gerekleen her trl faaliyetin bilincin aksamasna neden olabileceine mi iaret eder bu? yle bir zorunluluk yok. Hzl nral boalmann snrl, kontroll ezamanllnn alg, belek ve harekette kilit bir rol oynuyor olabilecei fikri, gnmz aratrmalarnda zerinde youn olarak durulan bir fikirdir. Bu fikir 5. Blm'de, grsel deneyimin "balanmas" konusunun bir aklamas olarak kmt karmza. imdi burada biraz duralm ve bu fikrin neden bu kadar dikkat ektiini dnelim. Nronlarn bilgiyi iki yolla "kodladklan" dnlmtr ounlukla: "Yer" kodlar veya "frekans" kodlan kullanarak. "Yer", bir nronun meknsal ilikilerinin nemine atfta bulunur. Dolaysyla, retinadaki belli bir noktadan LGN'deki bir noktaya giden bir nron,

364

BLN, KULLANIM KILAVUZU

meknda belli bir noktadan grsel bilgi kodlar. "Frekans", nronun ateleme sklna atfta bulunur. Nronlar uyaran olmadnda ounlukla kendiliinden ateleme yaptklarndan, ateleme oranlarnn hem art hem de d bilgi tayabilir. Duyu nronlarnda, duyu uyarsnn younluu ile nronun boalm skl arasnda genelde bir iliki sz konusudur. Bu iki bilgi kodlama yntemi, bilginin retina gibi bir duyu yzeyinden duyu analizinin balad korteks alanlarna nasl tandm aklamaya yardmc olur. Daha nce de grdmz gibi, grme korteksnde bu analize yn tayini, biim, renk ve derinlii tespit etme konusunda uzmanlam hcre ve korteks blgeleri dahil olur. Peki ama algladmz nesneler, grsel girdiyi analiz eden hcrelerdeki faaliyetlerden nasl yeniden ina ediliyor? Geleneksel aklamalardan brine gre, "basit" nceliklere (bir izginin bir parasn semek gibi mesela) sahip nronlar daha karmak eylerle ilgilenen (bir kare semek gibi mesela) hcrelerle birleir. Bu hiyerarik sre eitli hcre nesilleri ve balantlar boyunca srer, ta ki grsel sinyal, karmak kategorileri ve tanyabildiimiz benzersiz bireyleri seebilecek donanma sahip nronlara, mesela, bykannenizi benzersiz biimde tanyabilecek bir hcreye ("bykanne hcresi") ulaana kadar. "Hiyerarik" grsel ilemin var olduuna dair veriler var. Ama hikyenin tamam bundan ibaret olamaz. Bir kere, bykanneleri vakumun iinde grmeyiz. Onlar bir grme balam iinde grrz. Grme hiyerarisinin st seviyelerindeki karmak hcrelerin faaliyetlerini grme alannn ayrntl br haritasn kapsayan nceki grme alanlarndaki faaliyetlerle birletiren bir mekanizma olmal. Sonra, grme ilemi eitli alanlarda paralel biimde meydana gelir: Nerede analiz edilirse edilsin, aym nesnenin biimini, rengini ve hareketini birbiriyle ilikilendren bir mekanizma olmal. Nihayet, tanmann temelinde mstakil hcrelerdeki faaliyetlerin yatyor olmas pek muhtemel deildir. Karmak hcrelerden oluan kk alarn birleerek nesne ve insanlar temsil ettikleriyse ok daha muhtemeldir: yle olduunu kabul edersek, ilerindeki faaliyetleri ilikilendiren bir mekanizma olmal. leri srlen yeni fikre gre, nc bir nral kodlama btn bu talepleri karlayacak ortak bir mekanizma oluturur. Yer ve frekans kodlama, tek tek hcrelere hitap eder. Yeni tarz "zaman" veya "evre"

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

365

kodlama, hcre gruplarnn faaliyetiyle balantldr. Fikir znde son derece basit. Tek bir nesnenin ayr zelliklerini temsil eden nronlar (beynin her tarafna geni bir biimde yaylm olabilirler) ayn anda ateleme tarafndan ilikilendiriliyordur belki de. Bunun gib bir eylerin meydana geldiine dair yetersiz, ama srekli artan veriler var. Ezamanllk ille de ritmiklie iaret etmez (hcreler geliigzel aralklarla ezamanl ateleme yapabilirler) ama yle grnyor ki, ortak bir faaliyete dahi! olan nronlarn ezamanl atelemeleri ounlukla ritmiktir. Ritimler, 25 ile 100 devir/saniye "gama" frekans band aralndadr. Birok veri bu ritimlerin bilin iin kritik nem tad konusunda birleir. Grmeyle ilgili almalar, dikkatin odanda olan tek bir nesneye tepki veren hcrelerin faaliyetlerini gama menzilinde yer alan frekanslarda ezamanl hale getirdikleri24 ni; uyanklkla REM uykusunun beynin genelinde ezamanl ger25 ekleen gama frekanslaryla karakterize olduunu; anestetiklerin bilinci yok ettikleri anda, beynin genelinde gama faaliyetinin dtn ve beyin blgelerinin genelinde tutarllm yitirdiini, bilin tekrar yerine gelirken ise gama gc ve tutarllnn yeniden kazanldn gstermitir.26 Bu ezamanl salnmalar bilin iin gerekliyse, bunlar nasl elde edilir? 3. Blm'de grdmz gibi, bunun aklamas hem tek tek nronlarn niteliklerinde hem de karlkl ilikilerinde yatyor olabilir: Nron boalmnn ikin ritmiklii, beynin faaliyetini ritmik bir ekilde srdrmesine olanak tanr; ilgili beyin blgeleri arasndaki yaygn, ift ynl balantlar ezamanll hzlandrr. Ezamanl nral boalmlarn farkndahi ortaya karabilecei fikrinin cinsel cazibesi vardr. Faaliyetin bu dans ritimleri modern bir "musica universalis"* bestelemeye yazmaya ziyadesiyle uygun grnyor. Ama daha akl banda kullanmlar da var. Nronlar "rastlant dedektrleri"dir: Ykl miktarda baka hcreler onlara balanr. Tek bir sinapsm uyarlmas bir nronu atelemeye yetmez: Ayn anda birok sinapsm uyarlmas ateleme ansn arttrr. Daha * Musica universalis (ya da krelerin mzii): Yunanl dnr ve matematiki Pisagor'un ortaya att dnlen, Ay, Gne ve gezegenler gibi gk cisimlerinin hareketlerindeki orantlar bir tr mzik olarak gren felsefi kavram, (.n.)

8LN, KULLANIM KILAVUZU

nemlisi: Hcre alarnn ezamanl atelenmesi, beynin duyumJ'f la ilgili blgelerinin olduu kadar hareketi denetleyen blgelerinin de bir zellii muhtemelen.27 Duyu alanlarnda ezamanl ateleme, uygun motor tepkileri semede gl bir ara salayabilirdi. Teknik olarak test edilmeleri zor olsa da, bu fikirler sinirbilimin tandk, oturmu ilkeleri zerine ina edilmitir. Ama bilinci aklamak, genel grten ok daha radikal bir biimde kopmay gerektiriyordur belki de. Sadece bu da deil, dahas da var. Sekin Amerikal nrofizyologlardan Roy John, yakn zamanlarda bilinle ilgili bir "alan teorisi" nerisinde bulundu.28 Karlatmz birok teorisyen gibi John da birok beyin blgesinde gama frekansh ezamanl faaliyetin bilin iin bir nart olduunu dnr. Ama onun modeli daha ileri bir adm, "rezonans iindeki bir elektronik alan" oluumunu ierir: Bu modelin gze arpan zelliklerinden biri znel farkndalktr. Byle bir alann varl deneysel testlere aktr, geri bu testlerin ayrntlar fiziki olmayan ou kiinin idrakini zorlayacaktr. Bilincin en iyi bir alan eklinde tasavvur edildii ve ieriklerinin bu alann modlasyonlar olarak fade edildii fikrini, uyanklk ve ryal uykunun gama salmmlanyla ilgili almalarn 3. Blm'de grdmz Rudolfo Llinas da savunur.29 Felsefeci John Searle, "bazal bilin"in varln farkndalk biliminin nndeki temel zorluk olarak kabul eden bu yaklama destek verir.30 Searle, beynin "asgari uyanklk" deneyimini (karanlk bir odada ryasz bir uykudan uyandnz sradaki ilk farkndalk anlarnz) oluturmak iin nasl altn anlayablirsek, bilincin temel nrolojisini kavrama yolunda, alg deneyimlerinin tekil nral bantlarn aratrmakla kaydedeceimizden ok daha fazla ilerleme kaydedeceimizi ileri srer. Aratrma gzergh doal olarak, uyuma ve uyanmay dzenleyen kresel beyin srelerinin (4. Blm'de grdmz trden srelerin) nemini vurgular. Bilinle lgili kuantum teorileri, biyolojinin gnlk dnyasndan bir adm ileridedir. Bu fikirlere kukuyla yaklaanlar, "gizemlerin asgariletirilmesi" ilkesinden ilham aldklarn belirtirler: Atomalt paracklarnn davran ile bilincin ileyii ayn derecede gizemlidir; birincinin ikincisini aklayabilecei fikri gizemi asgariye drr. Ama bu fikirlerin daha derin kkleri vardr. Roger Penrose,

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

367

insan idrakinin hesaplanabilir kantlara meydan okuyan biimlerinin (zellikle matematik bilgisinin) varlna dikkati ekmitir.31 Penrose, buradan hareketle insan drakinin, biyologlarn (ve geleneksel bilgisayar mhendislerinin) itirazsz kabul ettii eskimi fizik yasalarndan ziyade yeni fizik ilkelerine uymas gerektiine iaret eder. Anestezi uzman Stuart Hameroff, mikrotbller (sinir hcreleri "iskeleti"nin unsurlar) iinde meydana gelen kuantum srelerinin bilinle alakal olabilecei nerisiyle bu dnce izgisine katkda bulunmutur. Genel anestetikler sz konusu sreleri kesintiye uratr. Bu zgl fikirler hayli ekimelidir, ama bilinci tanmlamann fizik teorisinde kkl bir sarsnty gerektirebileceinin altm izerler.

Bilincin yaptklar: Sanal makinedeki hayalet Bilgisayar zihnin son metaforudur. P. N. Johnson-Laird32 ncelemekte olduumuz teoriler, farkmdal destekleyen nral mekanizmalar zerine, bilincin donanm (hardware) zerine odaklanr. Bu mekanizmann kullanmlarn itirazsz kabul eder. Burada, ilevlerine bakarak bilinle ilgili ne tr karmlarda bulunabileceimizi sormak gibi alternatif bir yaklamda bulunulabilir. Bir nceki blmde bunlar zerinde dndk ve bilincin tahmin edilemez bir dnyada uygun hareketleri (ki ince algsal ayrmlar temelinde devasa bir repertuvardan setiimiz hareketlerdir bunlar) sememize yardmc olduu nerisini gelitirdik. Bu fikir, bilin ile denetim arasnda, zellikle de psikolojik kaynaklarmz eldeki ie seferber etmek durumunda olduumuz zorlu koullardaki davran denetimi arasnda sk bir ba kurar. Modern teknolojilerden bilgisayar da denetimle yakndan ilgilidir. Beyin gibi bilgisayar da bir bilgi ileme aygtdr, nceden programlanm kural ve yerel ilemlere dayanarak eitli girdileri ktlara dntrr. Bir an iin beynin bir bilgisayar olduunu dnn (bir sonraki blmde, bu analojide makul biimde nereye kadar srar edilebileceini soracaz). Bilinci ortaya karan ilemsel sre-

368

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ler hakknda neler sylenebilir? Asla bilince neden olmayan srelerden nasl ayrlrlar? Bu soruya verilecek bir cevap farkndahn "yazlm" (softvvare) hakknda, beynin bilinli olduumuz zaman ifa ettii mantksal ilemler hakknda bize bir eyler sylemelidir. Amerikal psikolog Bernard Baas, bilincin ilemsel royle ilgili bir tiyatro metaforu gelitirmitir.33 Baars, beynimizde her an iki eit bilgi ilem gerekletiini ileri srer. Bir yandan, belli amalara hizmet eden ok sayda korteks modl, uzmanlatklar bitimsiz ama snrl bilgi akyla srekli olarak ilgilenir. Bylece, gzleriniz ak olduu srece, 4. grme alanndaki hcreler, dikkatinizi tamamen kulanzdaki ahizeden gelen sese younlatrdnzda bile, renk ztlklarm ilemden geirmeye devam edecektir. Ama te yandan, sinir sisteminizdeki baz olaylar "kendinize ait olduunu bildirmeniz, zerlerinde alabilmeniz, ayrt etmeniz ve onaylamanz" zere elinizin altndadr. Baars bu olaylar, yani halihazrda bilinci ortaya karan olaylar, "kresel bir alma alam"n ynetiyorlar diye tarif eder: Bunlarn ierikleri, uzmanlam altsistemleri halihazrdaki hkim amacn (ki rneimizde bu ama, ahizenin br ucundan gelen bir soruya cevap vermektir) hizmetine komak suretiyle sinir sisteminin drt bir yanma yaylabilir {bkz. ekil 8.5). Kendi balarna kaldklarnda bu altsistemler otomatik olarak, birbirleriyle paralel, yksek bir ortak kapasiteyle ve yksek bir hzda alrlarken, kresel alma alan yava, snrl bir kapasiteyle a-

birbirferiyle rekabet eden girdi ilemcileri

(bilinsiz)

ekil 8.5 Baars modeli Baars modelinin bu temel versiyonu, beynin evresine uy gun bilginin yaylmasnda bilincin oynad rol vurgular.

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

369

hr, istemli denetim altnda srayla i grr. Baars bu ilem tarzn bir grup uzmann bildiklerini karatahta zerine yazmasyla karlatrr (her ey nceden hazrlanm planlar dahilinde yaplaca zaman gereksiz bir lks, sorunlar ortaya kp da birok uzman zm iin bilgi gncellemeye ihtiya duyduunda ise paha biilmez deerde bir eydir bu). Bu fikirler, itinayla hazrlanm modellerden ziyade ilemsel metaforlar salarlar. Ama bilinle ilgili srelerin bizim in nasl yararl olabileceini aklamamza yardmc olurlar. Biraz nce incelediimiz nral teorilerin ounda olduu gibi, Baars da bilinsiz sistemler arasndaki etkileimleri teorisinin merkezine yerletirir. Fikirleri evrimci grle uyumludur; yani bilincin, kat igdsel tepki rntlerinden esnek davrann ortaya kyla birlikte ortaya kt gryle. Fikirleri ayn zamanda krgr gibi bilind srelere bir aklama getirmeye de msaittir. Beyin hasar grdkten sonra, bilinli ilem srasnda kuvvetlerini birletiren uzmanlam bilinsiz modller, kresel alma alanndan yaltlm halde de grmeye devam edebilir. Bilincin sadece nral faaliyetten (biraz bir gecikmeyle) ortaya kt kabul edilse de, bilincin ne derecede, psikolojik srelerin bir sonucu olmaktan ziyade bu sreleri mmkn klan bir ey olarak grlebeceiyle ilgili tartmalar srmektedir. Bilince beyin iinde icra edilecek iler vermeye alan ilemsel teorilerin ayana ba olabilecek bir engeldir bu. Ama hem biyolojik fikirleri hem de ilemsel hipotezleri ayn derecede ilgilendiren ok daha temel bir sorun var ortada: Bu modellerin bilincin neden sz konusu mekanizmalarn bir sonucu olduunu tam olarak aklad belli deildir: Bunlar neden bilinsiz olarak da ayn randmanla almasn ki? Buna "bilincin nndeki zorlu soru" ad verilmitir. Daha nce, grmeyle ilgili tartmalarmzn sonlarnda da karlatmz bu soru felsefi bir sorudur kesinlikle. Felsefecilerin zinden gitmek zere yola kmadan nce, burada deinmeden geemeyeceimiz, farkndal aklama ynnde gelitirilmi bilimsel bir yaklama daha gz atalm.

370

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Karndakini daha iyi tanmak: Bilinle ilgili toplumsal teoriler Bilin esas itibariyle toplumsal bir fenomendir, tek bir beynin veya zihnin mlk deildir. Steven Rose34 Hepsi de karmak toplumsal etkileimler iine giren kurtlar, empanzeler ve filler muhtemelen bilinlidir; kurbaalar, smklbcekler ve morina balklar muhtemelen deildir. Nicholas Humphrey35 krler olsun sana sevgilim, Kendimi sende buldum. W.H.Auden3 Bilinle ilgili nral ve ilemsel teoriler keskin br biimde birey zerine odaklanmtr. Byle keskin bir odaklanma resmin nemli ksmlarn skalyor olabilir. Manzarada zellikle iki unsur kaybolmu olabilir. Biri fiziksel evre. Ryalarla imgelem evremizle ilgili harika veya korkutucu canl imgeleri hatnmza getirebilir, ama bunlar gerein zavall birer ikamesidir. Deneyimlerimizin zenginliinin byk bir ksm iinde bulunduumuz dnyann zenginliine baldr.37 Eksik olan dier unsur toplumsal evremizdir: Baz yazarlar, bilinle ilgili bir aklama iin toplumsal varoluumuza bakmamz gerektiini ileri srer. Bu fikrin eitli kaynaklar vardr. Bu fikir bir kere, szcn bizatihi kendi etimolojisini yanklar: 1. Blm'de de grdmz gibi, Latince'deki bilin szcnn kkeni bakasyla paylalan bilgiye atfta bulunur: Bu kolektif yananlam "ulus bilinci" gibi ifadelerde varln srdrr. Sonra, yine 1. Blm'de karlatmz ve nsann kendisiyle ve bakalaryla ilgili farkmdahnn paralel biimde kazanldn gsteren ocuk geliimiyle ilgili aratrmalar, toplumsal etkileimin farkn dal iimizi belirledii fikrini destekler. Biz yetikinler bunu ak bir ekilde fark etmeyebiliriz; toplumsal evremiz zerimizdeki en gl etkilerini, bu srele ilgili bilinli

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

'

371
38

bir any saklayamayacamz kadar erken bir dnemde gsterir. nc olarak u sylenebilir: Dilin bilinci ekillendirdii ve ifade ettii phesizdir; dili renmek ve kullanmak konusunda genetik 39 bir donanma sahip olsak da olmasak da, insan dilleri ak bir ekilde toplumsal icatlardr. Ama bilincin toplumsal varoluumuz tarafndan ekiHendirildiini veya aa vurulduunu sylemek, ille de onun tarafndan yaratldn sylemek deildir. Bu belirsizlik, Nicholas Humphrey'nin 1978'de yazd son derece ilgin ve etkili 40 makalede de kendini gsterir. Humphrey, ebakan bilin iin toplumsal bir ilev nerir: Yani, iebakan bilin toplumsal hayvanlarn, birbirlerinin zihin durumlaryla ilgili igrlerine dayanarak birbirlerinin davranlar hakknda tahmin yrtmelerine olanak tanr. Baka ekilde sylersek, sizin ac, alk, kskanlk veya gurur bilinciniz ve bunun davrannz zerindeki etkileri, olaylarn etkisiyle ayn duygulan barlarnda hisseden evrenizdeki insanlarn tepkilerini tahmin etmenizi salar. phesiz, zihinsel faaliyetimizin byk bir ksm, bakalarnn zihin durumlarn anlamaya ve bunlar etkilemeye ayrlmtr: Bir yeniyetme "beni seviyor, sevmiyor..." diye kafa yorarken, anne-baba ocuunun neden kendini yere atp tepindiini merak ederken, bir politikac gazetelerde yazan korkun bir hikyeyi kendi lehine evirmeye alrken, bunu yapar. Bunlar yaparken "zihin teoris i n i ie koarz, yani ksacas "zihinselletiririz". Kendi zihin durumumuzu okuyabilme ve bakalarnn zihin durumlarn fark edebilme yetenei, insandaki daha nce "bilincin bilincinde olmak" diye szn ettiimiz eyi ieren zbilincin merkezi bir parasdr. Ama bu yetenek grebilmemiz, ac ekebilmemiz veya alk deneyimi yaayabilmemiz iin gerekli midir? Humphrey gerekli olduuna inanyor gibidir, geri makalesi bu sorunu tam olarak ortaya koymaz: Larry Weiskrantz'n buna benzer bir ayrm yaparken kulland terimleri dn alarak soracak olursak, Humphrey'nin "ebak" yetisi zihin durumlarna bir bilin vakfeder mi, yoksa bunlarn zaten bilinli olduunu kabul etmeyi mi salar? Bu mkl durum, bu blmde tartlan bilinle ilgili btn yaklamlar birbirine balayan daha byk bir sorunu yanklar: Bilinci oluturmak iin psikolojik sreler veya beyin sistemleri arasnda ne kadar bir etkileime ihtiya var? Humphrey'nin daha temel

372

BLN, KULLANIM KILAVUZU

dzeydeki algsal farkndalk sorununu ele almaktan ziyade bir "zfarkmdalk" veya "yksek dzeyli bilin" teorisi ileri srdne inanyorum. Ama Humphey'ninki gibi teoriler, yalnzca nron ve beyin diliyle erevelenmi fikirlere yararl bir tashih hizmeti grr: Tam anlamyla gelimi bir insan bilincinin oluumunda toplum gl bir rol oynar.

Sonu Grdmz, hatrladmz ve planladmz eyler genelde bilinlidir, ama bu kuraln ilgin ve retici istisnalar vardr. Krgrs olan denekler, grme deneyimini yitirirler, ama basit baz hareketlerde yol gsterici olarak grme duyusundan yararlanrlar; bellek kayb olan hastalar neler olduuna dair hatrlama yetilerini kaybederler, ama neyi nasl yapacaklarn renme yetenekleri varln korur; becerileri otomatikletike icra yetenekleri fire vermeden bilin alanndan syrlr. Bu ztlklar, bilin ieriklerinin nral bantlarn aklamaya yardmc olabilmelidir. Deneyimin evremizde herhangi bir deiiklik olmadan deitii durumlar (dikkatin baka yne evrildii durumlar mesela) bilincin nral bantlar konusunda ikinci bir yaklam gndeme getirir. Bu yaklamlar bilin bilimine ok sayda veri retir. Ama nihayetinde neyi aklamay amalamaktayz? Teorilerimizin hedefi deneyimse, bilinle ilgili aklamalar basit ve aikr bir sorunla arpr. Bakalarnn deneyimini dorudan gzlemleyenleyiz. Bilimsel amalar gerei farkmdaln varlna (veya yokluuna) ilikin dolayl veriler sunan farkndalk belirtilerine ve bildirimlerine dayanmak durumundayz. yle vahim bir sorun deildir ama bu: Kuantum fizii ve kozmoloji gibi dier birok bilim alan da gzlemlenemeyen srelerle urar. Ama bu sorun bilin bilimine hi de gizemli olmayan bir snrlama dayatr; bilin nrolojisinin bildirim nrolojisiyle akmas gerektiini farzeden teorileri biraz kukulu hale de getirir. Deneyimin zel ve gzlemlenemez olduu fikri bertaraf edilebilirse, bu sorun giderilebilir, ki baz felsefeciler bunun olabilecei inancndadr. Bilincin nral bamtsyla ilgili hemen her teori birok kilit var-

BLNLE LGL BLMSEL TEORLER

373

saym paylar, zellikle de bilincin ieriklerinin ekillendirilmesinde korteks ve talamus iindeki "hcre birlikleri"nin nemi konusunda hemen hepsi hemfikirdir. Bilincin anatomisiyle ilgili yakn tarihli teoriler arasnda zellikle, serebral blgeler ile psikolojik sreler arasnda zorunlu olduunu kabul ettikleri etkileimlerin dereceleri konusunda farkllklar grlr. Bu yelpazenin minimalist ucunda, Zeki her grme alannn kendi grsel "mikrobilincni" oluturduunu ileri srer. Teorilerin ounluu, bilin iin daha ileri derecede nral faaliyet yanklanmnn gerekli olduunu, duyulardan gelen girdinin ilk nce bellekte yanklanmas, sonra hareketle beslenmesi, bir yorumlamadan gemesi, benliin nral cisimlemesiyle karlamas veya "bazal bilin alan"n deitirmesi gerektiini dnr. Bu nerilerin her biri, bilincin oluumunda farkl bir nral yaplar dizisinin etkili olduunu ima eder. imdilerde nerilen alternatif anatomik-psikolojik bilin teorisi eidi kafa kartrcdr. Bilincin fizyolojisi, "nasl" meselesi biraz daha aktr. lgi, beyin blgelerinde 40 devir/saniye civarnda seyreden ezamanl faaliyet zerinde younlamtr. Birok veri, bu faaliyetin hem uyanklk durumunun bir imzas olduu hem de bilincin ieriklerinin bir btnlk iinde birlemesini salayan bir mekanizma sunduu fikrinde birleir. Bu fikir, birka yl sonra bilinle ilgili yaplacak deneylerin nemli bir hedefi haline gelecek. Sylemeye bile gerek yok, farkhdalm fizyolojisini tanmlama yansna katlan baka teoriler de var ki kuantum fiziine dayanan ihtilafl teoriler bunlar arasnda yer alr. Bilincin anatomisi ve fizyolojisiyle ilgili teoriler, farkndalk konusundaki iki baka bilimsel yaklamn yannda yer alr. Bernard Baars, davranlarmz dzenleyen bilgi ilem aygt (beyin) ile gnden gne hayatmz daha fazla dzenleyen bilgi ilem aygtlar (bilgisayarlar) arasndaki ilgi ekici analojinin izini srmtr. Beynin, paralel ileyebilen muazzam sayda uzmanlam sisteme sahip bir eit bilgisayar olduunu dnrsek, o zaman bilinli bilgi, byk zorluklarla ba edebilecek psikolojik kaynaklan elde etmek zere geni bir alana yaylan sinyallere tekabl eder. Toplumsal bilin teorileri, insan bilincinin tmnn, hayvan bilincinin ounun toplumsal bir balam iinde geliip varolduunu hatrlatr bize. zellikle nsan farkndal, bakalarnn davrann anlama ve denetim

374

BLN, KULLANM KILAVUZU

altnda tutma ihtiyacyla ortaya km ve yaygm br ekilde dilimizin etkisi altnda olan eski toplumsal etkileimlerce belirlenmitir. Bu teoriler mit vaat eden farkndalk mekanizmalar ve ilevleri tanmlar. Bunlar balang niteliinde, hatta ok erken gelitirilmi olabilirler, ama bilincin bilime ynelttii etin soruyu ciddiye alyorlar. Sizi etkilemi olabilirler, olmayabilirler de. Ama rahatsz edici bir kuku pusuda bekler: Bu tr herhangi bir teori, farkndaln nitelikleri konusunda neler renmek istediimizi bize syleyebilir mi? Bilim insanlarnn nerecei her mekanizma iin u soruyu daima soramaz myz: Bu neden bilinli olmak zorunda? ster beenin ister beenmeyin, bu soru bizi bilimin topraklarndan felsefe krallna gtrr, biz de oraya gidelim.

Bilincin Doas

Giri Bu kitap iki olgudan ilham almtr: Birincisi, dnyamz ve kendimizle ilgili zengin bir bilince sahibiz; ikincisi, bu bilin beynimizin iinde cereyan eden olaylara baldr. Bu olgular, felsefi saldrlar karsnda yzyllarca pes etmemi sorulan gndeme getirir. Kitabn bu blm size, tartmann kalbinde yer alan u konu hakknda son zamanlarda gelitirilen dnceleri tantacak: Bilin durumlar ile onlarla ilikili nral faaliyet arasndaki ilikilerin doas nedir? Bilinli bir makinenin inasnn nnde ilkesel olarak bir engel var m? Bilin ile beyindeki olaylar arasndaki yakn iliki, insan zgrl ve sorumluluu konusunda ne gibi sonular dourur?

Deneyim ve beyin Gneli bir gne dair iki tasvir Bizim Edinburgh caddesinin sonunda baheler bir nehre uzanr. Erken yaz gnei imenliin zerini koca bir papatya halsyla kaplam. Aalarn glgesi altnda oturmakta olduum bankta ku sesleri, yakndaki kprden gelen ksk trafik sesinden daha berrak ve yksek duyuluyor. Bam evirdiimde pembe iekleri comu bir funday grebiliyor, denizde alkalanan su seslerini yarm yamalak duyabiliyorum. Bir meltem aalarn arasnda oynuyor, saysz yaprak parlak gnnn altnda panldyor. Bir hanmeli girite havaya tatl kokular yayyor.

376

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Alelade bir deneyimin bir tasviri bu. Bu tasvir, uyanklk durumunda geen hayatmzn dokusunu meydana getiren duyumlara bavurur. Bu kitab sizi baka bir hikyeyle, grnt, ses ve kokuyu ieren gizli bir hikyeyle, deneyimin nasl meydana geldiini aklamak gibi tuhaf bir amac olan bir hikyeyle tantrmak iin yazdm. Bu hikye, tandk resimden hem daha dsal hem de onun kadar aina olmadmz bir resmi tasvir ediyor. Henz tamamlanm olmaktan ok uzak, ama yamurlu bir gne dair yaptm tasvirde eksik olan baz ayrntlar artk yazabiliriz: Enerji demetleri, zeri alclarla dolu bir organizmay art arda vuruyor. Grnr k fotonlar, havadaki st ste binen titreim rntleri, kabaran karmak molekl bulutlan organizmann gzlerindeki, kulaklarmdaki ve burnundaki hassas alclar uyaryor. Btn bu alclar beyne arka arkaya sinya gnderiyor. Ama onlar uyarm olan grnt, ses ve kokulardan farkl olarak bu sinyaller monotondur: Aksonda ilerlerken elektriksel, bir nrondan dierine atlarken de kimyasaldrlar. Uyku srasnda bunun gibi sinyaller kendilerini saniyenin bir kesri yavalatrlar. Ama beyin sapndaki nrokimyasal atmlar talamus ve korteksi atelemeye devam eder; uyank beynin hzl elektrik ritimleri uykunun ar salnmlannn yerini almtr. Bu yaratk habere atr, dnyaya ardna kadar aktr. Sinir sisteminde dolaan bilgi birbirine paralel birok yoldan geer. Bunlardan bazlar, gn yapraklarn arasndan geerken gzbebeinin kslmas gibi refleks tepkileri ynetir. Bazlar daha karmaktr, dnyamzn hatlarnn (bahenin boyutlu mekn, ieklerin renk yerleri, ku seslerinin ses yerleri gibi) haritasn karan korteks blgeleri arasnda sinyal tarlar. Burada, yeni yeni anlamaya baladmz srelerin yardmyla sinyaller analizden geirilip snflandrlm, birbirinden ayrlp yeniden birletirilmitir, bylece sinyalleri uyarm olan uyaranlarn yaltlmas, snflandrlmas ve tanmlanmas mmkn olmutur. Bu asla nihai bir ama deildir. Duyu sinyalleri ksa bir sre sonra beynin hareketle lgili blgelerine akmaya balar, sz veya hareket zerinde etkide bulunur. Bazlar elbette asla bunu yapmaz ve iz brakmadan yok olur; bazlar gelecek sinyallerin geecekleri yollar zerinde kk deiiklikler yapan ince izler brakr. Bazlanysa u anda okuduunuz szcklere katkda bulunur.

BLNCN DOASI

377

Beyindeki duyumun temellerini tasvir eden, bir bilim insannn izdii bir resim bu. Umarm bu kitap beynin inde cereyan eden olaylarn bilincin fiziksel temelini oluturduuna sizi ikna eder. Ama beynimiz iinde meydana gelen olaylar ile zihnimizden geen eyler arasndaki ilikinin doas nedir? Beynin iindeki olaylar blinci nasl ortaya karyor? Bir asrlk bir soruyu gncellenm haliyle tekrar soralm: Beden zihinle nasl bir iliki iindedir? Sezgiler sava Deneyim le beyin arasndaki iliki zerinde dnrken, birok derin sezgi atmaya girer. Bunlarn hepsine tutunursak, fiziksel olan ile zihinsel olan arasndaki ilikiyi asla anlamlandramayabiliriz. e nsezilerimizi ortaya koymakla balayalm; ak fikirli olalm, sonunda eski inanlanmzdan bazlarn feda etmek zorunda kalabileceimizi kabul edelim. En azndan bir ey kesin: En gzde sezgilerimiz yanl olabilir. Ele alacam ilk nsezi, deneyimin zengin ve gerek olduu. ou ve birok felsefeciye gre, ifade etmeden geilmeyecek kadar aikr bir eydir bu. Bu blmn bandaki tasvir, duyumlarmzn zenginliinin zayf bir rneidir. Grnt, ses, koku ve dokunma hissi snrsz bir eitlilie sahiptir, bitimsiz bir hayret ve haz, dehet ve ac kaynadr. Deneyimin "gereklii", deneyim eitlerinden daha fazla tartmaya ak olabilir. Deneyimin "gerek" olduu iddiasyla tam olarak ne kastedilmektedir? Ne kadar gerek? Yumurta kabuklar kadar m, elektronlar, atlar veya abalar kadar m? Bu soruya tekrar dneceiz, ama oumuz deneyimin (renk, doku veya koku duyumlar gibi) niteliklerinin en azndan aklanmaya muhta gl fenomenler (tam anlamyla yaplm her dnya tanmlamasnn dikkate almas gereken fenomenler) olduunu kabul eder herhalde. Gerekten de, dnyayla ilgili her bilgi kazanmnda deneyimi hareket noktamz olarak kabul etmek gayet doal grnr. kincisi, deneyimin fiziksel varlmzla ilikili olduu sezgisi. Bu inan daha basit biimiyle evrenseldir: Hepimiz biliyoruz ki, yorgun veya a olduumuzda dikkatimizi younlatrmamz zordur, uyku veya yiyecek bu sorunu giderir; bir litre bira imek, etrafmz

378

BLN, KULLANIM KILAVUZU

dnyormu gibi bir duyuma neden olur; vcudumuzun belli ekilde uyarlmas istisnai bir haz ortaya karr; baa alnan sert bir darbe farkndala zarar verebilir v.s. Bilim bu sezgiyi daha da bilemitir. Son yz yl inde, farkndalk durumlarmzn nral temeli ve farkmdahn ieriklerinin nral bantlar hakknda ok ey rendik. Geici bir yasa oluturacak kadar ok ey biliyoruz: "Deneyimlerimiz ve davranlarmz srasnda oluturulan her aynm, zel bir nral faaliyet rntsne yansr." Zihinsel olaylarn nral olaylarla bantsnda elde edilen ilerleme, farkndaln ortaya kn sadece beyindeki baz yaplarla srelerin saladna iaret eden aratrmalarla el ele yrmtr. Bu srelerle yaplarn hangileri olduunu kefetmeye baladk. Bir "bilin nrobiyolojisi" artk uzak bir hayal olmaktan kt. ncs, deneyimin fark yaratt sezgisi. Davranlarmzn byk bir ksmnn zihinsel olaylarca akland aikr gibidir: Gremiyor, duyamyor veya dokunduumu hissedemiyor olsaydm, ac veya haz hakknda hibir ey bilmiyor olsaydm, bilinli arzulara ve niyetlere sahip olmasaydm, imdi yaptm eyleri yapmyor olurdum, yapamazdm. Bu doruysa, deneyim yeteneinin dier biyolojik yeteneklerimiz gibi hareketin hizmetinde evrimlemi olmas muhtemel grnyor. Bu kadar ok eyi deneymleyebilmemizin son derece basit bir nedeni vardr belki de: Byle bir yetenee sahip olmalar atalarmzn hayatta kalma anslarm arttrmt. Tek tek ele aldmzda, u sezginin de yeterince makul grnyor: - deneyim zengin ve gerektir; - deneyim srasnda yaplan her aynm zel bir nral faaliyet rntsne yansr; - deneyim, davranlarmz yneten evrimlemi bir yetenektir. Ama toplu halde bunlar baz vahim sorunlar yaratabilir. Zihinsel olaylarla nral olaylar arasmdak ilikiyle ilgili iki ar gr sadeletirerek anlattmda bunun nedenini hemen anlayacaksnz. Her iki gr de en azndan bir sezgiye hakkn verir (tekini yerden yere vurur). te materyalist veya "fizikalist" gre bir rnek:

BLNCN DOASI

379

Bilim, dnyann tmyle kapsaml bir tarifini yapacak, bir "her eyin teorisi"ni gelitirecek donanma sahiptir. Buna deneyimin bir tarifi de dahil olacaktr; nk deneyimin belli fiziksel sistem trlerindeki belli faaliyet trlerinden ne eksii vardr ne de fazlas. Beyin bu tr sistemlerden biridir. Bir kere mnasip faaliyet trleri tam olarak tarif edildikten sonra, deneyim hakknda sylenecek pek bir ey kalmaz. Bu gr hounuza gidebilecei gibi gitmeyebilir de, ama sezgilerimizin muhakemesiyle belirlenen gl ve zayf yanlan rahatlkla grlebilir. Bu gr, deneyimin fiziksel dnyayla karlkl bir iliki iinde olduu inancna saygldr: Hatta deneyimi fiziksel olaylarla zdeletirir. Deneyimin davranlarmz ynettii inancna hakkn verir: Son zamanlarda beyni, yaplacak ilemleri denetleyen, bnyemizin bir paras olan bir bilgisayar gibi dnr olduk. Eer deneyimler beyindeki olaylardan ibaretse, bizi nasl kontrol ettiklerini anlamada bir sorun yok. Sonra, beynin evrimletiini biliyoruz: Deneyim, sadece faaliyet halindeki beyinse, o zaman deneyim de evrimlemitir. Peki, deneyimin " gereklii "yle ilgili o ilk sezgimiz hakknda ne syleyebiliriz? Fizikalst teori, deneyimin beyindeki faaliyetten baka bir ey olmadn syler bize. Bu yle kolay yenilir yutulur bir lokma deil: Deneyimin znel nitelikleri, az nce sahilde krmzya alan san renkli yosunlarn gzme ilimesi veya rk bir diin bam szlatan ars, ilk deerlendirmede, nral alarn faaliyetinden daha baka bir eymi gibi grnr elbette. Deneyimin gerek olduu sezgisine sadk olan herkes bunlarn daha ileri bir olguyu, nral faaliyetten daha baka, daha te bir olguyu ierdiini srarla savunacaktr. Deneyimin beynin iindeki olaylarla karlkl bir liki iinde olduunu, mesela deneyimin bu olaylardan kaynaklandm, teslim edecektir. Peki deneyim o olaylarla zde midir? Hayr. Birincinin tam kart, "ikici" gre bir rnek: Beyin fiziksel bir sistemdir. Faaliyeti fizik yasalarnca tanmlanr. Ama beynin durumlar ayn zamanda fiziksel bir sistemin durumlaryken, deneyimler gayri maddi bir sistemin (buna isterseniz ruh diyelim) durumlardr. Beynin durumlar, doru aralara sahip herkes tarafndan gzlemlenebilir. Bir ruhun durumlar ancak ona sahip olan tarafndan alglanabilir. Bilim kamusal evreni tarif eder, ama ruh yal-

380

BLN, KULLANIM KILAVUZU mzca kendi znesine aktr. Deneyim asla nesnel bilim tarafndan tasvir edilemez.

Bu teori, bize deneyimin beyindeki faaliyetin tesine uzanan "daha ileri bir olgu"dan mteekkil olduunu syleyen ilk sezgimiz zerine salam bir biimde ina edilmitir: Deneyimin "gerek" olduunu can gnlden kabul eder. Ama dier sezgilerle ciddi zorluklar yaar. Beynin fiziksel ilemlerinden tamamen ayrysa, deneyim fiziksel olaylarla nasl lkilendirileblir veya davranlarmz nasl ynetebilir? Fizik konusunda halihazrda sahip olduumuz bilgiye gre, bamsz gayri fiziksel olaylarn doay gidiatndan saptrma ihtimali yok. Bu teori, fiziksel olanla zihinsel olan arasndaki karlkl ilikileri derin br biimde gizemli hale getirir. zellikle de, deneyimin yararl olduuna dair inancmz, bu teorinin ona verdii zel stat nedeniyle tehlikeye girer (bize deneyimin evrimlemi bir yetenek olduunu syleyen gl sezgiye ramen). Karikatrletirerek anlattm iki fikrin dnda ihtilafl saysz (konuyla ilgili bir aratrma makalesinden yle hzla saydmda on beten fazla diyebilirim) fikir var. Aadaki "-izmler" ksmnda (s. 385'ten itibaren) daha gl alternatif fikirlerden bazlarn tantacam size. Ama salt ortada birbiriyle mcadele halinde bu kadar ok teori olmas bile, bunlarn hibirinin i tam manasyla zmedii konusunda bizi uyarr niteliktedir. Derinden bal olunan inanlarn arpt yerde acsz bir zm bekleyemeyiz: Sayfaya kan bulaacaktr ister istemez. Nasl bir eydir... Bu konularla ilgili yakn dnemlerde kan yazlarda "dnce deneyleri" oka yer almaya balad. Yanl bir adlandrmadr bu yalnz. Bilim nsannn kastettii anlamda, yani ok sayda tekrarlanabilir gzlem reten pratik prosedr anlamnda, deney deildir bunlar. Dnmeye, zihni younlatrmaya yardmc olan aygtlardr. Daniel Dennett bunlara "sezgi pompalar" der gayet yerinde bir adlandrmayla; becerikli biri bunlardan sezgileri istedii yne pompalayabilecek ekilde yararlanabilir. Ama ihtilaf zmeyi baaramasalar bile, bu pompalar ihtilaf konusu zerine odaklanlmasma yardmc olurlar.

BLNCN DOASI

381

Size iki tr deney tantacam. lki bilginin snrlaryla ilgili. Bir hayvann veya bir kiinin fiziksel olgular hakknda her eyi bilseydik, btn hikyeyi bilmi olur muyduk; veya onlarn deneyimlerinden renebileceimiz daha baka eyler olur muydu? kincisi, mantksal imknn snrlarn aratrr: Fiziksel olgular sabit tutulurken, deneyimle ilgili olgular deiebilir mi? Bu sorulara verdiimiz cevaplar deneyim ile beyin arasndaki iliki hakkndaki grmz belirlemeye doru epey yaklatrr bizi. ... yarasa olmak veya Mary gibi kr olmak? bu deneyimler... her durumda kavray yeteneimizin tesinde kalan kendine zg, znel bir zellie sahiptir. Thomas Nagel
1

Yarasann sindirim sisteminin yapsna ne kadar ulaabiliyorsak zihninin yapsna da o kadar ulaabiliriz. Daniel Dennett2 Aadaki deneyleri gerekletirmek iin yapmanz gereken tek ey oturup okumaya devam etmek. Bunlara 6. Blm'de yle bir deinip gemitik (s. 299). nce deney i.'i ele alalm.3 Sahip olmadnz bir duyuya sahip bir yaratn, mesela bcekil yarasann, davranlarn ve fizyolojisini inceleyen bir bilim insan olduunuzu dnn. Gl bir beyne sahip ve memeli olan bu hayvanlar, ynlerini sesle, yksek perdeli bir lk sesiyle etraflarn kolaan ederek bulurlar: Seslerinin yanklar ekilleri, derinlii, hareketleri ve dokular ayrt etmelerini salar. Uzak bir gelecekte, sinirbilimin yarasann i ileyiini tamamen izah edebilecek bir aamada olduu bir ada aratrma yaptnz kabul edelim. Yarasalar da, oumuzun dnd gibi, bilinli yaratklar olsun. Sinirbilimin bu izahn yalayp yutmu olmak, yarasa olmann nasl bir ey olduu konusunda bilgi sahibi olmanz salayabilir mi? Deney ii soruyu daha yaknmza tar.4 Mary isimli bir bilim insannn ayn talihli gelecekte aratrma yaptn farzedelim. Mary' nin zel ilgi alan insann grme sistemi olsun. Mary, grme siste-

382

BLN, KULLANIM KILAVUZU

minin o etrefil anatomisi ve o zamana kadar fizyolojisi hakknda elde edilen bilgilerin tmne vakf. Ama Mary'nin grmeyle ilgilenmesinin kiisel bir nedeni var: Tmyle renk kr. Yapt aratrmalar renkli grmesini salayacak bir ameliyat mmkn klyor. Ameliyat ok baarl geiyor. Mary gzlerini anca yeni bir eyler renir mi? Bu iki dnce deneyinin yazarlar Amerikal felsefeci Thomas Nagel ile Avustralyal felsefeci Frank Jackson, sorduklar sorulara okurlarnn, fiziksel olgularn hepsini bilmenin btn hikyeyi anlatmayaca cevabn vereceklerini mit etmekteydiler. Yarasay inceleyen bilim insan, aratrd hayvann yerinde olmann "nasl bir ey olduunu" veya "yarasa iin yarasa olmann ne demek olduunu" asla bilemeyecektir; Mary ise ameliyattan sonra yeni bir eyler renecektir, renkleri grmenin nasl bir ey olduunu renecektir. Nagel ile Jackson bu sonular konusunda hemfikir olsa da, bunlardan farkl sonular karr. Nagel, yarasa rneinden yola karak, bilin konusunda gerek sorunu bak alarnn, znelliin varlnn yarattn ileri srer. Beynin nesnel bir tasvirinin, bu tam bir tasvir olsa bile, beynin izin verdii znel deneyimi nasl olup da izah edebileceini tahayyl edemeyiz. Nagel, yarasann yaad deneyimin sinir sistemi iindeki faaliyetle bir ekilde "ayn" olup olmad konusunda kesin bir ey sylemekten kanr: Ama byle bir durum varsa bile. u anda bunu grebilecek durumda bile deiliz. Jackson daha dediim dediktir. Mary btn fiziksel bilgilere sahip olduu halde bilgisi tam deilse, "fizikalizm", yani dnyann fiziksel ieriklerinden ibaret olduu tezi yanl olmaldr. ou insan, en azndan balarda, bu felsefecilerin deneylerinden bildirdikleri bu "somlar"dan etkilenir. Peki ama kanlmaz sonular mdr bunlar? Yarasa konusunu biraz daha irdeleyelim. Anatomisi, fizyolojisi ve davranlar hakknda her eyi biliyor olsaydk ok ey biliyor olurduk. Onun hangi dalga boyundaki seslere hassas olduunu, sonarnn ne tr ayrmlar yapmasna olanak tandn bilirdik: Durgun bir gl alkantl bir glden, soyulmu portakal kabuunu soyulmu elma kabuundan, yaprak bitini titrek sinekten ayrt edip edemediini bilirdik. Ayrt ettii eyleri nasl snflandrdn bilirdik: Hayvanlar bitkilerden, bitkileri minerallerden ayrt edip ede-

BLNCN DOASI

383

mediini bilirdik. Nelerin peinden gittiini, nelerden kandn, sevgi hissi gsterip gstermediini, hile yapmasn bilip bilmediini kefederdik. Mevcut bilgimizdeki btn boluklar giderdikten sonra yarasa olmann nasl bir ey olduu konusunda epey ey renirdik: Falanca sesleri duyuyor ama filanca sesleri duymuyor, u nesneleri fark ediyor ama u u nesneleri fark edemiyor, a'ya itina gsteriyor, 6'den nefret ediyor, c'ye kaytsz kalyor...gibi. Yarasa beyinleriyle davranlar konusundaki aratrmalar, yarasann deneyiminin yapsn kavramamza olanak salayacak gte grnyor. Daha renecek bir ey var m? Nagel ile Jackson olduunu dnr; "dardan" elde edebileceimiz bilginin ematik ve eksik olduunu ileri srer. Bu konuda onlarla hemfikir olmayanlar da vardr. Srf bu sorunun cevab son derece belirsiz olduu iin, imdilik bu konuyu burada olduu gibi brakyorum. Mary de elbette yarasayla ayn teknede. Grmeyle ilgili btn fiziksel olgular bilseydi Mary neler biliyor olabilirdi, drst olmak gerekirse bunu kestirmek zor. Belki gzlerini atnda armazd. tiraf etmeliyim ki, renklerle ilgili ilk duyumuna onu hangi fiziksel olgularn hazrlayabileceini hayalimde canlandrmakta glk ekiyorum. Bu deneyleri eletiren saygn birinin syledii gibi, "bir hayal etme basan sizliini bir zorunluluun kefi" zannediyor olabi5 lir miyim? ... veya zombi olmak? Zombi olmak diye bir ey yoktur. David Chalmers6 Hepimiz zombiyiz. Daniel Dennett7 (Dennett bu cmlenin sonuna u notu der: "Bu laf balam dnda kullanmak iren bir entelektel erefsizlik olacaktr.") Mary ve yarasa rnekleri, bir insann veya hayvann kapsaml bir fzksel tasvirinin, deneyimlerinin nemli ynlerini iskalayabileceini gsteriyor olabilir. lk sezgimiz dorultusunda deerlendirildiinde, deneyimin nral faaliyet ile davrann zerinde ve tesinde

384

BLN, KULLANIM KILAVUZU

baka bir dizi olguyu daha ierdiini akla getirir bu. kinci deney ifti ayn sonuca daha farkl bir yoldan ulamaktayd. Bu deneylere verilen tepkiler dikkati ekecek kadar eitli: Bazlar bunlar ikna edici bulurken, bazlar kaytsz kalr. 8 imdi de deney iii.'e bakalm. Sizden ve benden bir kova dolusu renkli plastik ekilleri tek tek rengine gre istiflememiz steniyor. Srayla bir ekil alacaz, onu tanmlayp uygun yere koyacaz. ekiller mavi, yeil, krmz ve beyaz renkte. Herkesten brnn kararlarm yorumlamas isteniyor. Renkler gz alc ve belirgin, iin gzel taraf ikimiz de her seferinde alman kararlarda hemfikiriz. Hemfikiriz ama ayn renkleri gryor muyuz acaba? Sistemli bir ekilde ayn ayrmlar yaptmz halde, benim krmz grdm eyde siz benim mavi olarak adlandrdm (sizse krmz olarak adlandrdnz) rengi gryor, mavi grdm eyde, benim krmz olarak adlandrdm (sizinse mavi olarak adlandrdnz) rengi gryor... olabilir misiniz? An bir hipotez gibi grnebilir bu. Ama ilk bakta, yaptmz ayrmlarn yaps korunmak kaydyla, niteliksel olarak farkl deneyimler yaamamz imknsz grnmyor. Byle bir eyi varsaymakta mantksal bir eliki olmad gibi plak bir anlamdan hareket edersek, bunun "imknsz grnmediini" syleyebiliriz. Ama byle bir ey mmknse, o zaman fiziksel olgular sabitken, deneyimle ilgili olgular deiebilir; bu da bize, deneyimin fiziksel sahadan bamsz olduunu gsteren baka bir veri daha sunar. Daniel Dennett, deneyimi byle farazi olarak ters evirmenin tuhaf olmann tesinde, zrva olduunu ok usta bir dille ileri srer.9 Dennett, bu deneyi btn hareketler tek bir bilin iinde gerekleiyormu gibi dnerek ele alr. Dennett'in affna snarak onun argmanm u ekilde yorumlayarak aktaryorum: Renk duyumlarnzn (benimkinin deil ama) birden tersine dndn dnn. Elmalar domates renginde grnyor artk size, dolaysyla sizinle artk nesnelerin renkleri konusunda anlaamyoruz; benim yeil dediim eye siz artk krmz diyorsunuz. Byle olunca davranlarmz farkllar: Deneyimimiz deiince bizi tanmlayan "fiziksel olgular" da deiecektir. Bu hipotez buraya kadar fiziksel olgularn her ey olduu gryle tutarldr. imdi de duyumlardaki deiime yava yava altnz dnn. Elmalara yine yeil diyorsunuz

BLNCN DOASI

385

(herkes yle diyor, herkesin sylediini sylemek sizi birok aklama yapma zahmetinden kurtarr); gel zaman git zaman elmalar size zmrt ve rlanda'y hatrlatmaya balyor, her zaman hatrlattklar gibi (ne var ki zmrtler ve rlanda gznze artk krmz grnyor). Domateslerle de aranz dzeliyor: Birka ay sonra onlara dnyadaki btn dier insanlar gibi "krmz" diyorsunuz ve domatesin Franszca syleniindeki o iirsellii takdir ediyorsunuz: pommes d'amour. Davrannz yava yava tamamen "normale" dnyor. Renkli grnzn tersine evrilmesinin rahatsz ediciliini unutuyor, bu kt oktan tamamen kurtuluyorsunuz. Derken bir gn size (gayet patavatszca), "imdi domatesler sana yine eskisi gibi gerekten yeil mi grnyor, yoksa domatesler eskisi gibi sahiden krmz m?" diye soruyorum. Dennett, bu soruyu cevaplamakta artk glk ekeceiniz (tersine evrilmeye tam olarak uyum saladnz snr durumda ise, bu soruyu cevaplandrmann imknsz olduunu greceiniz) grnde. Davrannz (dolaysyla da "fiziksel olgular") deneyimizdeki deiiklie yeniden uyum salarken, deyim yerindeyse, deneyiminiz de eski renklerini kazanacaktr. Fiziksel olgularda deiim olmazsa, deneyimde de hibir deiiklik olmaz: Bir kez daha, fiziksel olgular her eydir. Siz deerli okurum, bu deneyin znesi nasl davranrsa davransn, yaad deneyimin u veya bu ekilde (ya krmz ya da yeil!) olmak durumunda olduunu syleyerek buna itiraz edeceksiniz belki. Tepkiniz ne olursa olsun, Dennett'in argmannn beyin, davran ve zihin konusunda gnmzn gl bir dnce okulunun tipik bir rnei olduunu ileride greceiz. imdi de deney iv.'e geelim.10 Sizin gibi felsefeye merakl eski bir arkadanzla buluuyorsunuz. ki bardak biradan sonra bilincin doas zerine bir sohbete balyorsunuz. Beyin, deneyim ve bunlarn mantksal bamszlndan bahsederken yava yava arkadanzn bir zombi olduunu anlyorsunuz, yani felsefi bir zombi olduunu. Haiti'deki gibi gerek zombilerin zihnin felsefesini tartmak gibi bir zellikleri yoktur muhtemelen. Ama felsefi zombiler bunu (ve bizlerin yapabildii her eyi) yapabilir. Fiziksel ayrntlarda bizden hibir farklar yoktur onlarn, ne beyin yaplan ne de davranlanndaki incelikler bakmndan bizden farkldrlar (ama bizimle onlar arasnda bir fark vardr ve bu nemli bir farktr). Farknda-

3BB

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lk diye bir ey asla yoktur onlarda: Drt ba mamur bir otomattrlar. David Chalmers'n ifade ettii gibi. "Zombi olmak diye bir ey 11 yoktur." Bir zombinin ortaya koyduu bir fikrin i elikilerden bamsz olduunu kabul ederseniz (ki herkes kabul etmez), zihinsel olgularn fiziksel olgulardan farkl olduu inancna baka zeminler hazrlanm olur. Sizinle eski zombi arkadanz arasnda fiziksel adan hibir fark yoktur, ama siz bilinli sinizdir, o deildir. Ters evirme deneyi, fiziksel olgular sabitken deneyimle ilgili olgularn deiebileceini gsterme iddiasndadr: Zombi rnei ise, fiziksel olgular sabit kalrken deneyimin yok olabileceini gstermeyi amalar. Bu drt deneyden birinin veya hepsinin deneyimin "daha ileri bir olgu" olduunu tespit edip etmediine varn siz karar verin. Bu inat sezgi, "fizikalist" bilin teorilerinin nndeki en nemli engeldir kesinlikle. Ama gerek ikicilik, yani zihinsel olgularn ayr bir alan olduu gr, gerekse fizikalizm, yani dnyann fiziksel tanmnn her eyi ierebilecei gr eitli ekillerde grlr. imdi daha popler nerilere bir gz atalm. Herkese yetecek kadar "-izm" var Deneyim ile beyindeki olaylar arasndaki ilikiyle ilgili halihazrdaki felsefi aklamalarn hemen hepsi belli noktalarda mutabktr: Deneyimin oluumunda beynin kilit bir rol oynad; deneyimin sonradan akla gelen "doast" bir dnceden ziyade doal dzenin bir paras olduu; zihnn hayaletimsi bir "tz"den ziyade bir sre veya faaliyet olarak dnlmesi gerektii konularnda hemfikirdir. Deneyimle ilgili konumalarn fiziksel konularla, beyin ve davranla ilgili konumalara tercme edilip edilmeyecei konusu bunlar birbirinden ayran temel konudur. "ndirgemeci", fizikalist teoriler bu bak asm benimser; "indirgemeci olmayan", ikici teoriler deneyimin amaz bir biimde "daha ileri bir olgu" olduunu kabul eder. imdi oumuzun balad yerden balayalm.

BLNCN DOASI

387

kicilik eitleri
DESCARTES: TZ KCL
... beni ben yapan zihin, bedenden tamamen ayrdr
Rene Descartes, Metod zerine Konuma12

Doal olan doru olmayabilir, ama oumuz doa! olarak kiciyiz. Zihin ile bedeni, zihinsel olan ile fiziksel olan ayn alanlar oarak kabul ederiz genellikle. Bu inan, zihinle ilgili hastalklann bakm ile bedenle ilgili hastalklann bakm iin ayn ayn oluturduumuz kurumlar (bir yanda akl hastaneleri, bir yanda hastaneler) sayesinde kelimenin tam anlamyla kltrmzn iine ina edilmitir. Bu inan klinikte her hafta birka kez duyduum u szlerde de yanklanr: "Btn bunlann zihnimin bir rn olduunu dnmyorsunuz herhalde doktor?" Bu sz (sannm) ilk anda hepimizin zihin-beden sorunu olduunu dnmeye eilimli olduumuz dncesiyle sylenir: Birbirlerinden en azndan su ve arap kadar farkldrlar. Felsefedeki en nl ikicilik ifadesini, "en uzak llerdeymiesine yalmz ve mnzevi" bir hayat srerken Metod zerine Konus13 ma'y yazm olan emekli bir askere borluyuz. Kitap 1637'de yaymlanm. Descartes bu kitab yazarken, inand eylerden hangilerinin kesin olduunu belirlemek istiyordu. Yanl anlam olabilecei inamlann hepsini hayalinde tek tek ortaya serer. unlan bulur: Vcudum yokmu, iinde yaadm bir dnya, bir yer yokmu gibi davranabilirim, ama... btn bunlara ramen yokmuum gibi davranamam... aksine, baka eylerin hakikatinden phe duymamn bizatihi kendisi benim var olduumu aka ve kesin olarak gsterir; ama te yandan, artk dnemez olsaydm, var olduuma inanmamn bir nedeni olmazd; bu yzden, btn z ve doas dnmeden ibaret olan, var olmak iin bir yere ihtiyac olmayan ve hibir maddi eye 14 bal olmayan bir tz olduum sonucuna vardm... Descartes, bir "dnen ey" olduu sonucuna varmakta haklyd kesinlikle. Bu sonucun ayr bir tinsel "tz"n varlna iaret ettii ise son derece pheli. Ama Descartes'n "dnen eyler" (zihinler) ile "uzama yaylm eyler" (fiziksel nesneler) arasnda yapt

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ayrm son derece etkiliydi.15 Onun bu gr "tz ikicilii" olarak bilinir. Bugnlerde artk ok az felsefeci kendini "tz kicisi" diye tanmlar. Aslnda hangi tanmlamada yer alrsa alsn her ikici bir eit tehlike altndaki tr gibi alglanr artk, ama ikicilikte hl bir hayat belirtisi vardr. Gnmz felsefecilerinden David Chalmers'n zihin-beden sorunuyla ilgili sarih deerlendirmesi, Kartezyen temann gncel bir varyantn savunur.16
CHALMERS: ZELLK KCL

Chalmers, Jackson'n Mary'si, Nagel'n yarasas gibi belli deneyim zelliklerinin indirgenemez olduunu gsteren rneklerden ikna olmutu. Chalmers'a gre, deneyim hakkndaki konuma fire vermeden beyin ve davran hakkndaki konumalara tercme edilemez. Fiziksel olaylarla zihinsel olaylar arasnda "bir aklama boluu" vardr. Bir organizmann i ileyii ve d davrannn tam olarak drakine varsak bile, sorulmas gereken u sorular daima olacaktr: Bu organizma bilinli mi, bilinliyse nasl bir deneyime sahip? Chalmers sinirblimin son yzyl iinde elde ettii basanlar gz ard etmez. Ama geleneksel sinirblimin bilinci aklayacak durumda olduunu inkr eder. Bilincin fiziksel bantsn aklayabilir. Chalmers bu fiziksel durumu "farkndalk" olarak adlandmr (kelimenin tam olarak teknik bir anlam sz konusu burada: Bu yzden farkndalk* diye belirtelim isterseniz). Chalmers farkndal* "bilginin szel bildirime ve davrann bilinli denetimine ak olduu 17 durum" eklinde tanmlar. Chalmers'n deyiiyle, bilgi bildirebilen ve baz ekillerde evresinden gelen bilgiye gre hareket edebilen bilgisayar bu nedenle farkndaha* sahiptir (bilinli olsun olmasn). Bilinci aklamann bizatihi kendisi bir adm daha atmay gerektirir. Beyindeki olaylar ile zihindeki olaylar arasndaki (farkndalk* ile bilin arasndaki) ilikiyi tarif eden bir "psiko-fiziksel yasalar" dizisi oluturmamz gerekir. Chalmers bunu uzun soluklu bir ama olarak grr, ama halihazrda bir-iki geici ilkeyi benimseyebileceimzi syler, mesela "yapsal tutarllk ilkesi" gibi: Deneyimdeki her ayrm nral faaliyetteki bir aynmda kendini gsterir ve deneyim riints farkndalk* rntsyle eleir.18 Dnyayla ilgili tam bir fiziksel tasvire ve psiko-fiziksel yasa dizisine sahip olduumuzda,

BLNCN DOASI

389

"her eyin teorisi"ni yapacak hale geliriz, ama ancak o zaman, daha nce deil. Chamers'n teorisi Descartes'm teorisinden nemli farklarla aynin-. Chalmers, zihinsel bir tz olduunu veya zihinsel alann doast olduunu koyutlamay zorunlu grmez. Gerekliin zihinsel zelliklerini fiziksel varlklarn (hayvanlarn) zellikleri olarak grr. Hayvanlarn zihinsel zelliklerinin fiziksel zellikleriyle yasaya dayal bir iliki iinde olduklanm dnr. Dolaysyla, teorisini bir tr "doalc zellik ikicilii" olarak tanmlar. yi gzel de her trl ikicilik eninde sonunda nemli, muhtemelen de feci bir sorunla kar karya kalr. Bu durumu daha nce, karikatrletirerek anlattm ikinci konuyu incelerken grmtk. kicilik en byk zorluu, zihinsel olaylarn nasl etkili olabildiklerini, nasl bir fark yaratabildiklerini aklama konusunda eker (halbuki, zihinsel olaylann bunlara kadir olduklanna dair gl bir sezgi vardr iimizde). Sorun u: Eer zihinsel zellikler trsel olarak fiziksel zelliklerden farklysa, ikisi nasl etkileime girer? En yi ihtimalle, fiziksel olaylar bir ekilde zihinsel olaylarn bir "glge olay", ilevsiz bir sonu olarak ortaya kmasna neden olur; peki ama zihinsel olaylar fizik yasalarna kar gelmeden doann fiziksel gidiatn nasl etkileyebilmektedir? Descartes bu etkileimin epifiz bezinde gerekletiini ileri srer. Descartes psiko-fzik temas iin epifiz bezini semitir, nk epifiz bezi, ruh gibi tekildir; halbuki beynin ou blgesi iki simetrik versiyon halindedir. Ama Descartes, bu etkileimin nasl gerekletiine dair iyi bir aklama getiremez. Chalmers onun gibi kaak oynamaz, felsefecilerin sevdii tabirle, "bana geleni ekmesini bilir." Zihinsel olaylann doann gidiatn etkilemediini kabul eder. Chalmers'a gre, farkndahk* konusundaki aklama davranmz aklamaya yeter, ama sz konusu farkndalk* yalnz Darvinci evrim srecinden ortaya km bir farkndalk* olmaldr. Gzel ama bir ekilde gereksiz olan bilin, sonsuz (ve ayn ekilde izah edilemez) psiko-fizksel yasalarca aklanr. kiciliin bilincin etkililiini anlaml klma konusundaki bariz baarszl, fizikalizmin radikal alternatiflerinin ana itici gcn oluturur. Ama ikicilik konusundan ayrlmadan nce, yakn tarihlerde zihn-beden sorununu Kartezyen sezgiyi tamamen feda etme-

390

BLN, KULLANIM KILAVUZU

den zme (veya feshetme) ynnde yaplm iki giriime daha gz atmalyz.
MCGINN: KTMSER DOALCILIK

Fiziksel beynin suyu bilin arabna dnt, ama bu dnmn doas konusunda diyebileceklerimiz sfr... kafamzn bu karklnn devas varm gibi grnmyor. Colin McGinn19 nsan zeksnn evrim geirmi olduu phe gtrmez. Nasl ki kouda iyi ama yediimiz imeni sindirmekte ktysek, ayn ekilde zebileceimiz entelektel sorunlar olduu gibi app kaldmz sorunlar da vardr. Hatta ebediyen app kalacamz sorunlar da vardr muhtemelen. Her eyi kapsayacak br teori gelitirmek ne kadar ilgi ekici ve zerinde ok tartlm bir ama olsa da, byle bir "her eyin teorisi"ni asla gelitiremeyebiliriz. Btn bunlar kabul edersek, zihin-beden sorunu ebediyen zlemeyecek bir sorun olabilir mi? u sralarda Amerika'da ders veren ngiliz felsefeci Colin McGnn, bu ktmser sonutan yana. 20 Bu sorun 2500 yldan beri zlmemekte direndiini gstermitir. McGinn, fiziksel evrenin kesini bucan bylesine baarl bir biimde arayp tararken, yaygm ve gayet basit grnen bu biyolojik bilin olgusunu aklamada bu kadar baansz olmamzn tuhaf olduunu belirtir. Ama, bu kitabn da gstermeyi amalad gibi, bilin bilimini balatm bulunuyoruz. Bunun sonu hsranla bitecek diye imdiden karalar m balamalyz? McGinn "aklama" standardn ok yksee koyar. Zihinsel olaylarla fjziksel olaylar arasnda kurulan bantlarn son derece elverili olduunu kabul eder. Ama bunun bize arzu ettiimiz aklamay vereceinden phelidir. McGinn beynin, bize beyinde cereyan eden olaylarn deneyimlerimizi nasl zorunlu olarak meydana getirdiini gsterecek bir zelliinin peinde olduumuza inanr; ama ona gre, insan zihninin doas gerei, bu zellik daima kavraymzn tesinde kalmak zorundadr. Farkl bir zek yapsna sahip bir yaratn, ilkesel olarak, bu zellii kavrayabilir olmas bakmndan, felsefi anlamda bir bilin sorunu yoktur: Bu zellik gerekten de vardr ve bilin mucizevi bir ey deildir.

BLNCN DOASI

391

McGinn bilimin temin etmesi beklenebilecek "psiko-fiziksel yasalar"a ilikin daha derin bir aklamann peinde olabilir. Ayrntl bir ekilde aklanm bir dizi psiko-fiziksel bant, bilinle ilgili bilimsel saygnl olan bir "aklama"ya doru epey yo! alabilirdi. Bilimsel alanda, eylerin neden byle olduklar sorusunu her zaman sormak mmkn: Aklama bir yerlerde son bulmak durumundadr. Ama McGnn, bilin sorununu kavramakta ortalamadan daha fazla bir zorluk ektiimizi sylerken hakldr. McGinn, bilincin zel olduunu kabul ederken Descartes'n izinden gider; bilin o kadar zeldir ki, McGinn onun aklanabileceinden phe duyar. Amerikan felsefesinin duayenlerinden John Searle de bilincin zel olduu konusunda hemfikirdir, ama bunun felsefi dinginliini bozmasna izin vermez. Zihvbeden sorununu zdne ve zmn basit olduuna inanr. Searle, deneyimin gerekleri ile bilimin iddialarnn uzlatrlabileceini dnr. Argmanlar saduyuya da uyar gibidir. Btn o tantana nihayet bitti mi yoksa?
SEARLE: YMSER DOALCILIK

nl zihin-beden sorununun... basit bir zm var. John Searle21 Searle'un deneyimle ilgili izah tamamiyle Kartezyen gelenek dahi22 lindedir. Searle, deneyimle ilgili olgularn "isel olarak znel" olduklarn kabul eder ve znellii "dnyann kaya gibi salam bir unsuru"23 olarak, ama gzleme ilikin standart yaklammz (gerek kendimizin, gerekse bakalarnn gzlemlerinde) benimsememize izin vermeyen bir unsuru olarak grr.24 Bir zihin durumu "daima birinin bilin durumudur" 25 ve dnyaya erimeyi salar, ki bu da mutlaka bir bak asndan gerekleir. Ama bilimsel anlamda bunun gizemli bir taraf yoktur: Ayrntda son derece karmak olan dnya resmimiz bilincin epey bast bir izahn verir. Atom teorisine gre, dnya paracklardan olumutur. Bu paracklar sistemler eklinde dzenlenmitir. Bunlardan bazlar yaayan sistemlerdir ve bu sistem trleri uzun bir zaman sreci iinde evrimlemitir. Bunlardan bazlar evrim geirerek bilince

592

BLN, KULLANIM KILAVUZU

neden olan ve bilinci destekleyen beyinler meydana getirmitir. Bu nedenle bilin, belli organizmalarn "biyolojik" bir zelliidir, tpk fotosentez... ve remenin organizmalarn biyolojik zellikleri olmas gibi.26 Searle burada, bugn bilim eitimi alm birok insann, mesela bilin konusunda dnrken aklndan geebilecek eyleri tarif ediyormu gibi geliyor bana. Searle, bilinci belli fiziksel sistemlerin (sizin benim gibi sistemlerin) "beliren" (emergent) bir zellii olduunu dnr. Bu adan baknca, bilin durumlarnn nasl fark yaratacaklarn anlamada bir zorluk grmez: Fark yaratrlar, nk nedensel zincirinin bir parasdrlar. Ve zihin-beden sorunu diye bir ey yoktur: Bilin "beynin zihinsel, dolaysyla fiziksel bir zelliidir, tpk akkanln bir molekl sisteminin bir zellii olmas gibi."27 Bu zihin ile madde arasnda uzlama salama abasnda asl ii "beliren" zellikler fikri yapar. Peki bu ii yapacak gce sahip midir? Searle'un izahnda sknt yaratan eyi, yapt analojiyi zorlayarak tasvir edebiliriz. Bir svnn mikroskopik zelliklerinin (molekllerinin arasndaki grece serbest ilikinin) akkanln makroskopik zelliklerini nasl ortaya kardm anlyoruz. Bu nedenle, akkanlk zellii, fazla sze gerek kalmadan, fiziksel aklamalarda kullanlabilir. Ama bu tr aklamalarda akkanlk, sistemin mikroskopik zelliklerini ima etmenin ksa yolu olarak kullanlr: Kendi bana bir aklaychk gc yoktur. Bilin ise farkl bir ey gibi grnyor. Beynin mikroskopik zelliklerinin, suyun mikroskopik zelliklerinin akkanln zorunlu kld gibi farkndal zorunlu klp klmadn bilmiyoruz. Zihin ile beden arasndaki iliki konusundaki kafa karklmzn kayna da budur zaten. Beynin bilince sahip olmas daha ileri bir olgu gibi grnyor: Bilince beynin mikroskopik zellikleri neden olmu olabilir, ama bilin beynin mikroskopik nitelikleri tarafndan, akkanlk zelliinin, bu zellii tanmlayan mikroskopik nitelikler tarafndan btnyle akland gibi aklanmaz. Searle'un srarla belirttii gibi, belli olgular "isel olarak znel" ise, o zaman fiziksel nesne ve zelliklere ilikin olaan kavraymzn apn aarlar. Bu znel olgular davranlarmz etkiliyorlarsa, o zaman bunlarn fiziksel ema iinde nereye ait olduklar muammasyla ba

BLNCN DOASI

393

baa kalr ve zmeyi mit ettiimiz soruna tekrar dneriz. Beliren zellik kavram, Searle'un oluturmay amalad uzlamay salayamayacak kadar zayf ya da gl gibi grnyor. Searle, bilinle ilgili sezgilerimizi kendine zg o etkili slubuyla yemden ifade eder, ama bunlarn karlkl bir tutarllk iinde olduklarn ikna edici bir biimde gsteremez. imdiye kadar grdmz felsefecilerin hepsi, sezgisel bilin kavrammza sk skya bal kalmtr. Belki de gerek sorun burada yatyor ve ncelikle bilinle neyi kastettiimiz zerinde tekrar dnmemiz gerekiyor. Bundan sonra greceimiz teoriler "saduy u c a olan ballnzn snrlarm (hatta muhtemelen o snrlarn tesindeki snrlar da) zorlayabilir. Fizkalizm trleri ... ikicilii kabul etmek, pes etmektir. Daniel Dennett28 ... [fizikalizme] ynelik daha derin itiraz basite yle aklanabilir: Sz konusu teori zihni devred brakmtr. John Searle
29

Fizikalizm, zihnin maddeyla ayn ekilde aklanabilecei grdr. Birok dereden beslenen geni bir dnce nehridir bu. lki ikiciliin zihin ile maddenin nasl bir etkileim inde olduunu aklarken kar karya kald zorluklardan kaynaklanr. Bunlar zaten grdk. kincisi, genel (ve tartmal) "fark yaratmayan bir fark, fark saylmaz" ilkesinden kaynaklanr. Bu dnce izgisini hararetle benimseyenlere gre, sadece herkesin dorulayabilecei aleni farkllklar nemlidir. Bu ilkeyi benimserseniz, sizinle zombi ikiziniz (hatrlarsanz, bu kiziniz d grn bakmndan tam anlamyla sizin gibi, ama bilinsizdir) arasnda sahici bir farkllk olamaz. Yani, bu gre gre, bilin kavramnz sizi zombilerin olabilirliini dikkate almaya sevk ederse, kavramnzn gzden geirilmeye ihtiyac var demektir. Dnce nehrini besleyen nc dere, genel bir bilim hayran-

3g4

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lndan (ve bilimin byk srprizler ortaya kard kabulnden) kaynak alr. Bundan iki yz yl nce, n yakn br akrabas olan grnmez bir haberci sayesinde dnyann bir ucuyla annda iletiim kurmann, maddeyi oluturan en kk birimin paralanp bundan muazzam miktarda enerji elde etmenin mmkn olabileceini veya vcutlanmz oluturan harcn vcudumuzun her hcresinde tekrar eden sarmal bir kimyasal yap iinde yazl olabileceini kim tahayyl edebilirdi? Bu olaanst keiflerin yaratt hayret duygusu ok abuk geiveriyor hepimizde. Madde, enerji ve hayat anlamak iin gerektiinde kavramlarmzda devrim yaptk, imdi bilim zihin alanna el atarken benzer srprizler beklememiz gerekmez mi? Zihinle ilgili fizikalist bir teorinin genelde iki seenei vardr: Bilinle ilgili olaan konumalarmz baka br eyle, daha ak syleyelim, fiziksel eylerle ilgili konumalara tercme etmek veya deneyimle ilgili konumalar sakat ilan edip toptan silmek (ve daha etkili bir kavramlar dizisiyle sil batan balamak). Bu iki yaklam indirgemecilik ve tasfiyecilik adlaryla bilinir. Fizikalistler, bunlardan hangisinin daha akllca bir seim olaca konusunda ayn grlere sahip, ama bu gr ayrl, her trden fizikalistin vermesi gereken kararlarda yaanan gr ayrlklarnn yannda hafif kalr: Bilin kavram tam olarak neye indirgenmelidir veya neyin lehine tasfiye edilmelidir? Deneyim kendisi deilse, nedir? Bu soruya ok bilinen cevap verilmitir: Davran, beyindeki faaliyet ve duyumu harekete tercme eden "ilevler." imdi bunlan srasyla inceleyelim.
DAVRANIILIK

Davranlk iki trldr: Yntembilimsel ve felsefi. Yntembiimsel davranlkla, byle kallavi bir isimle olmasa da, daha nce karlamtk. Bakalannn bilinci zerinde aratrma yapmak istiyorsak, bilinli olup olmadklar, bilinlilerse bunun neyin bilinci olduu konusunda onlann davranlanna gvenmek durumundayz. Baka insanlar zerinde aratrma yapyorsak, sz konusu davran genellikle szel olacaktr, yani syledikleri eylerden oluacaktr. artc bir ey yok bunda: Sadece gzlemlenebilir olan gzlemleyebiliriz. Ama felsefi davranlk ok daha byk bir iddiada bulunur: Davrann gzlemleyebileceimiz yegne ey ol30 makla kalmadn, bilinteki yegne ey olduunu iddia eder.

BLNCN DOASI

395

Bu fikir ilk bakta an gibi grnse de, o kadar da an saylmaz. Zihinsel lgatimizin bir ksm hemen bir davran analizi yapmaya hazrdr. Mesela renmek, psikolojik bir sretir, "zihinsel" hayatmzn bir parasdr. Ama bir szck listesini renmek temel olarak bu listeyi belli koullarda (talep edildiinde mesela) ezberden sylemeyi ierir. Bu aka "davransal" bir temayldr ve bu zihinsel srecin davran ynnden bir analizini yapmak baya vaatkr grnr. Peki ya "krmz grmek"? Krmz gryorsam, sonuta kesinlikle baz davransal temayllerim var demektir: Mesela, krmz grdm sylemeye nceden meyilliyimdir. Ama davransal temayllerin benim krmz grme deneyimimi btnyle aktarabilecei iddias olanaksz grnr gerekten. Deneyimin u can alc noktasn skalyor gibidir sanki: Krmz grmenin nasl bir ey olduunu! Bugn felsefecilerin iinde bu yaklamn fizikalizmin derdine are olacan uman pek kii yoktur. Bu yaklamn mezar tama u mehur fkra iyi gidebilir: Davrannn biri sevitikten sonra partnerine, "Senin iin mthiti, benim iin nasld peki?" demi.
ZHN-BEYN ZDEL TEORS

Bilim, daima gerek srprizler retir. Grafit ile elmasn ayn elementin, yani karbonun saf rnekleri olduunu, aralarndaki tek farkn karbon atomlarnn dzenleni biiminden kaynaklandn yen renen herkes bunu hayretle karlyordur herhalde. Isnn (elimizi atee tuttuumuzda fark ettiimiz ey) scak gazlarn atomlarnn hareket etmeleri sayesinde sahip olduklar enerji olarak bilindiini renmek de insan hayrete drr. Baarl bir bilimsel "indirgeme"ye bir rnektir bu: Scak bir nesnedeki ist, o nesnenin molekllerinin enerjisidir. Keza, evremizdeki dnyada varolduu ekliyle grnr k, radyo dalgalarnn, X-nlannn ve gama nlarnn da dahil olduu geni elektromanyetik tayfn bir parasdr aslmda. Bilincin beyinden ortaya ktna dair topladmz btn verileri gz nnde bulundurduumuzda, krmz grmek gibi zihinsel olaylarn, gerekten de onlar ortaya karan beyin olaylarndan ibaret (ne fazla ne eksik) olduu sav kkrtc bir savdr.31 Nasl ki hareket halindeki molekller hakknda rendiklerimiz snn hakiki

396

BLN, KULLANIM KILAVUZU

doasn ortaya kardiysa, beynin iinde olup bitenlerle ilgili keiflerimiz de deneyimin hakiki doasn ortaya karmtr. Bu neri Daniel Dennett'in Consciousness Explainede tartt hayali arkadann kapld gibi bir hisse ("az nce cebimden bir eyler tr32 tklandn hissettim") kaplmanza m neden oldu? Byle bir hsse kapldysanz, iin iinde entelektel bir el abukluu olduundan phelenmekte haklsnz. Bu ikinci ndirgeme rneinde phe uyandracak bir eyler var. smn molekler hareketle zdeletirilmesi, kendi s deneyimimizi bir kenara koyduumuz iin makuldr. Scak eyler karsnda genelde bu yzden alarm durumuna getiimiz kabul edilir. Ama sy molekler hareketle zdeletirirken deneyimimizin doasn analiz etmeyi deil snn fiziksel doasn aklamay amalarz. Deneyimin doasn analiz edeceimiz zaman se "bir kenara koyma" seenei ortadan kalkar. Scaklk hissi, s deneyiminin ayrlmaz bir parasdr; bizi alarm durumuna getiren, ondan sonra da deneyime baka atfta bulunulmadan tamamen tasvir edilebilen bir srecin paras deildir. Zihinsel-fiziksel indirgeme ("krmz grme"yi beyindeki bir srece indirgemek) le fiziksel-fiziksel indirgeme (sy paracklarn hareketine indirgeme) arasnda kurulan analojinin yanl olduunu akla getirir bu. Ama, beyindeki faaliyetler hakknda bir eyler renirken deneyimin ne olduunu reniyor olamaz myz? Deneyimin fiziksel temelinin ne olduunu rendiimizi syleyebiliriz kesinlikle. Ama bu cevap tam da deneyimin daha ileri bir ey olduunu ima eder (daha nce grdmz, deneyimin gerekten de beyindeki faaliyetten baka bir ey olmadn ileri sren fikre kar kar). LEVSELCLK nsan bilinci en iyi... bir beynin paralel mimarisine yerletirilmi sanal bir makinenin... ileyii olarak kavranabilir. Daniel Dennett 3 3 * Grmenin eylemde bulunmann bir yolu olduu dncesindeyiz. Grme, evreyi aratrmann zel bir yoludur... J. Kevin O'Regan ve A. Alva Noe 3 4 fil

BLNCN DOASI

397

Zihin durumlarnn, tmyle beyin durumlarndan ibaret olabilecei fikri, deneyimin fiziksel dnyaya baml olduu sezgisinden kaynaklanr. Fizikalizmin son taktii, deneyimin bir fark yaratt sezgisine dayanr. Zihin durumlar fark yaratmakla kalmaz, farkn bizatihi kendisidir belki de. Baka bir deyile, genel olarak bilincin ve zgl zihin durumlarnn z hizmet ettikleri ilevlerdedir. Mesela grme duyusunu ele alalm. Grme duyusu, grnlerden yola karak saysz ayrm ve snflandrma yapmamza olanak salar. evselcilik, grsel deneyimin bu ayrmlar yapmaktan ve bunlarn zihinsel hayatmzn geri kalan ksm zerinde yaratt sonulardan (ortaya kmasna neden olduu inanlardan) ibaret olduunu ileri srer. Buradan, sizinle ayn grsel ayrmlar yapan ve bunlar ayn ekillerde kullanan her sistemin (sz konusu sistem insan olarak dnyaya gelmi bir sistem de olsa, vida ve cvatalardan yaplm bir sistem de olsa) sizinle ayn deneyimi paylat sonucu kar. Bu teori, daha nce karlatmz tayfn ters evrilebilirlii imknn devred brakr; ikimiz de renkleri ayn ekilde snflyor ve tasvir ediyorsak, renk "alglarmzn" farkl olmasmm mantksal bir gerekesi kalmaz. Aym nedenle, bu teorinin "felsefi zombiler"le de bir alp veremedii yoktur. evselcilik, gelimekte olan yapay zek bilimine ok ey borludur. Bir bilgisayarn yapay beyinleri, tpk insan beyni gibi, girdileri ktlara dntrr. Bilgisayarda bu dntrme ii insan elinden kma bir aygtn insan tarafndan programlanmas eklinde gerekleir: Bir "yazlm" paketi bilgisayann sabit "donanm"na yerletirilir ve bir "sanal makine" ortaya kar. (Gnmz felsefesinin ba ilevselcilerinden Daniel Dennett, "sanal makine"yi yle tarif eder: "Temelini oluturan donanma br program vastasyla dayatlan, birok yapdan oluan bir dizi geici dzenlilik: Donanma, tepkiye girmeye hazr birbirine bal devasa bir dizi alkanlk veya dzen salayan yz binlerce bilgiden oluan yapl bir ynerge."35) nsan bilincinin, beynin muhteem bir "grdi-kt" ileviyle donatlmlndan kaynakland fikri, ilevselciliin zn oluturur. Bu ilevi tarif edebilir ve bunu yapay olarak yrrle koyabilirsek (ki yapay zek almalarnn nihai amacdr bu), ortaya kan sis-

338

BLN, KULLANIM KILAVUZU

tem bilinlilik konusunda sizin ve benim kadar iddial olabilir. Bu fikrin birok ekici taraf vardr. Zihinle ilgili fizikalist modeller gibi bu da bilinci sk bir ekilde matematik ve fizik dnyasna yerletirir. Bu fikir, bilincin etkileri olduu kanaatimizi izah eder, hatta bu kanaatimizden yola kar. Davranlkta olduundan daha "iednk" bir fikirdir ve bu fikir kafamzn iinde neler olmas gerektiine ilikin uygun izahlar getirmeyi amalar. Zihinbeyin zdelii teorisi kadar snrl deildir, bizimle ayn entelektel hesaplamalar yapan dier organizmalarda (hatta makinelerde) bilincin ortaya kacan kabul eder. Daniel Dennett'in sonunda burada bilincin akland iddias bylece dorulanm m oluyor? ok sayda felsefeci, ilevselciliin zihin ile maddesi arasndaki aklama bekleyen boluu kapayacak kadar yol kat ettiine inanr. Ama bu eski muammada son perdenin nihayet kapandna karar vermeden nce biraz durup dnelim. levselcilik, grsel deneyimin btnyle grsel ayrmlarn ve bu ayrmlarn inanlarmz gibi dier zihinsel durumlarmzdaki yansmalarnn tasvirinden olutuunu ileri srer. Bunu gerekten kabul edebilir misiniz? Cevabnz evetse, o zaman bu sreler hakknda her eyi bildiimizde deneyim hakknda her eyi syleyebiliriz. Ama yarasa ile kr Mary'yi hatrlayn: Yarasa olmamn veya renkleri grmenin nasl bir ey olduunu bilmeden de yarasann ve Mary'nin beyininin i ileyileri ve beyin durumlarnn hizmet ettii ilevleri hakknda her eyi bilmek mmkn grnyordu. Buradan otomatik olarak, beyinlerimizin ilevlerini yeniden reten yapay sistemlerin, brakn bizim gibi bilinli olmay, bilinli bile olmayabilecekleri sonucuna m varrz? Byle bir sistem bilinli olabilir: Ama ille de bilinli olaca phe gtrr. Deneyimin "ilevsel" bir fenomenden ibaret olmad sylenebilir: "Krmz grmem", onun hizmet ettii ilevler yznden yle deildir; yle olduu iin yledir! Yapay bir sistemin benim grdm gibi krmz grp gremeyecei (hatta bunu bilinli grp gremeyecei) sorusu, bu sistemin ileyii hakkndaki ilevsel br tasvirin henz cevaplamay baaramad meru bir sorudur.

BLNCN DOASI

399

Tnelin ucu gece mi? Bu noktada kendinizi hsrana uram hissediyorsanz, ok iyi. Bu kitap iini yapm demektir. Dnen zihinleri neredeyse 3.000 yldan beri ikide bir bilin sorununa gtren felsefi heyecan size de musallat olmu demektir. Bu kadim tartmaya yakn zamanlarda yaplan katklarda, genellikle sonucu giri cmlelerinden kestirmek mmkndr. The Conscious Mindn giri sayfalarnda Davd Chalmers, kitab yazarken kendisini snrlandran "ilk ve en nemli" eyin, "bilincin doai bir fenomen, ama her zamanki bilimsel yntemlerce incelenemeye36 cek bir fenomen olarak ciddiye alnaca" midi olduunu yazar. Temel kurallar bunlarsa, tartmaya pek imkn ve ihtimal kalmaz. Daha batan deneyimin bilimin yntemlerinin eriemeyecei bir konumda olduu varsaymyla hareket eden bir anlatm, bilinci gnmz biyolojisinin sahnesi dnda brakmaya meyillidir. Felsefe yelpazesinin kar ucunda ise Daniel Dennett, bilin felsefecisinin nndeki en zorlu eyin, "bilimsel yntemlerin izin verdii verileri kullanarak bir zihinsel olaylar teorisi gelitirmek" olduunu belirtir.37 Ama, bir bilin analizinin sadece bilimin nc ahs verilerini kabul etmesi gerektiini kabul eden her teori tahminen "zihni devred brakacaktr." Bu kmazdan nasl kabiliriz? Bir taraftan veya her ikisinden dn vermeliyiz: Ya zihin kavrammz ya da madde kavrammz deitirmemiz gerekiyor. Hangisini deitireceiz? Gnlmz sezgilerimizden hangisini feda etmeye elveriyor? Beynin ileyii hakknda daha fazla ey rendike ve yeni bilgileri zmsedike bilin kavrammzn yava yava dnme urayabilecei fikri, fizikalistlerin en rabet ettii fikirlerden biridir. Onlara gre, bu sre tamamlandktan sonra, zihnin maddenin bir ilevi olduu bize daha aikr gelecektir. Daniel Dennett, o pek sevdii tiyatro metaforunu kullanarak unlar syler: "Sahne arkasna ciddi bir gzle baktmzda, sahnede grdmz sandmz eyi aslnda grmediimizi kefederiz... sahne deneyimleri ile sahne arkas sreleri arasndaki fark cazibesini kaybeder."38 Bu sz, bilin kavraymzn gelecekte, tpk iki yz yldr de-

40D

BLN, KULLANIM KILAVUZU

imekte olan "hayat"la ilgili kavraylarmz gibi, bir evrim geirecei tahmininde bulunur. Modem biyolojinin geliiminden nce, hayat genellikle fizikst bir zellik, maddeye can veren "hayati bir ruh", indirgenemez bir "ileri olgu" olarak kabul ediliyordu. Son gnlerde oumuz, bu varsaym gereksiz kabul ederiz. Kabaca tarif etmek gerekirse hayat, kendilerini oaltmak, remek iin evrelerindeki enerjiden yararlanabilen fiziksel sistemlerin sahip olduu zelliktir. Modem biyokimyann muazzam incelikteki keifleri, fiziksel sistemlerin bu harikulade zellii nasl uyguladklarn aklar. Hayatn fizyokimyasal analizi, "indirgemeci" aklama rnekleri iinde en dramatik olandr. Bilin de ayn yolu mu izleyecek peki? Buna karar verecek kimse yok. Hayatn ilevsel tarifi kadar tatminkr bir ilevsel bilin analizi yapmak mmkn hale gelirse, ayn yolu izlememesi iin bir sebep yok. Ama, bilincin az nce gzden geirdiimiz nedenlerle bu ekilde tarif edlip edilemeyeceini sorgulamakta fayda var. Dikkatimizin ounu bilin kavramna ynelttik. Peki ya madde kavrammz? Zihnin doasn anlamakta ektiimiz glklerin kayna bu olabilir mi? Maddenin doas konusunda gerekte olduundan daha sahih bir kavraya sahip olduumuzu varsaymak kolaydr. Modem bilim atomu paralamamza, k hznda iletiim kurmamza, koyun klonlamamza ve aya umamza olanak salamtr. Br eyleri doru anlam olmalyz; ama uygulamadaki baarlar, teorilerimizin her eyi kapsadn veya gelitirdiimiz modellerin tam anlamyla doru olduunu garantilemez. Bilim daima geicidir ve srekli tashihten geer. lgi alan son derece kk eylerden hayal edilemeyecek kadar byk eylere kadar uzandndan, bilim gzlemlenemez fenomenlerle gn getike daha fazla ilgilenir. nsann bilimsel anlama yetiside sreklilik arz eden ok eitli snrlar olabilir, hem oluturabileceimiz kavramlar hem de yapabileceimiz gzlemleri kstlayan snrlar. Bilimin her eyi yutan bir bataklk gibi bir ey olduunu fark ettiimizde, deneyimlerimizin nitelikleri gzmze daha somut grnmeye balar. Ne de olsa bizim kalk noktamz bu niteliklerdir. Bilimsel fikirleri bir soyutlama sreci sayesinde, sunduklar verilerden olutururuz. Nesnellie doru bir yolculuktur bu. Yolda elde

BLNCN DOASI

401

edilecek dller muazzam miktardadr; ama belki de hibir zaman ulalamayacak bir hedefe yaplan bir yolculuktur bu. Kendi deneyimlerimizin kalk noktasn unutursak, entelektel yolculuklarmzda bir yanl anlamaya yol aabiliriz. Bilinci "ileri bir olgu" olarak tanmlamtm, ama insani hayatlarmzn temel olgusu olarak tanmlansa daha doru olur. Bu dnce bilin sorununa bir zm getirmez belki, ama aklama iddiasnda olduklar eyi aklamalarnn temeli haline getiren kolay zmlere kar bizi gayet zekice uyarr. Eer imdiki fizik teorileri, zannettiimiz kadar salam deilse, ileride onlar bilinci onlara daha rahat uydurabilecek ekilde geniletmemizin bir yolu var mdr? Gnmz fizyologlar bu fikri cazip bulur. Mesela, daha nce alg farkndalnn bir nian ve "balama" mekanizmasnn bir aday olarak karmza kan "40 Hz'lik salmm"n, bilincin bugne kadarki en ikna edici fizyolojik bants olduu kantlanatoV/r. Byle olduu ortaya karsa, bunun kefi mthi bir yol aabilir. Ama kaba hatlar deneyim profiline izgisi izgisine uysa bile, deneyimin gerek muammas hl bir muamma olarak kalacaktr; bu salnm duyuma neden yol asn ki? 40 Hz fikri yeni ve heyecan verici bir fikir, ama tandk bir ge^ lenee ait. Fizik teorilerimizde daha radikal sapmalar, mesela kuantum fiziinden g alan ve deneyim muammasna daha baanl saldrlarda bulunabilecek sapmalar tahayyl edebilir miyiz? Belli bir fiziksel srecin zorunlu olarak bilince neden olduu iddiasn tamad srece, byle radikal bir sapmann nasl baarl olacam kestirmek g (zaten byle bir iddiay hangi nedenle kabul edeceimizi grmek de imdilik zor). Kstl verilerden byk sonulara srama temayl son derece insani bir zelliktir. Bu temayl insan muhteem basanlara da gtrebilir, daha iin banda yenilgiyi kabul etmeye de. Bilin sorununu henz zemedik, ama sava kaybettiini dnp pes etmek iin de henz ok erken. Zihni anlama abamzda imdilik dilin, biyoloji, davran ve deneyim dilinin hepsini birden kullanmaya devam etmekten baka bir alternatifimiz yok.

402

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Baka zihinler Baka insanlarn zihne sahip olup olmadn sadece fke anlarnda veya allmam felsefi soyutlamalar yaparken merak ederiz. Baka insanlarn bilinleri konusunda gerek bir phe beslemeyiz. Ama hayvanlarn bilinli olup olmadklar (hangilerinin bilinli olduu) konusunda hakiki phelerimiz vardr. Bilgisayarlar hzlanp glendike ve biyolojik beyinlerin yeteneklerini kazanmaya baladka, bilgisayarlarn bilinli failler haline gelip gelmediini renmek isteriz. Evreni aratrrken yabanc hayat bimleriyle karlatmzda (ki byle bir ey mmkn grnyor), onlara kar taknacamz tavrlar, onlarn bilinli olup olmadyla ilgili grlerimizce biimlenecektir: Bizim bilinli olduumuzu onlarn da fark etmesini olsa olsa mit edebiliriz ancak.

nsan zihinleri "Baka zihinler sorunu", normalde olaan kabul ettiimiz "bilgi"nin zeminini acmaszca sorgulayan felsef kukuculuun geleneksel bir rndr. Descartes gibi kendi bilinciniz konusunda hi phe duymayabilirsiniz: Ama, bu dnyada tek bilinli varlk siz olabilir misiniz, sizin dnzda bu dnya otomatlardan oluan bir dnya olabilir mi? Fizikalizmin baz versiyonlar doruysa, bu soru cevaplandrlamayacak bir soru olmaktan kar: Birinin bilinli olup olmadn, o kiinin beynine bakarak veya nceleyerek ya da o kiinin sinir sisteminin yrrle koyduu "sanal makine" hakknda bir eyler renerek kesin olarak ortaya karabilirsiniz. Gerekten de fizkalizmin bizi bu sorunun yknden kurtarmas onu ekici klan yanlarndan biridir, zira bakalarnn bilinci konusunda ciddi phelerimiz yoktur. Fizikalizmi reddedersek, baka zihinler tekrar sorun olmaya balar. Karmzdaki kiinin bilinci, onun beyninin gzlemlenemez ileri bir olgusuysa, onun bilince sahip olduundan emin olamayz. Bu durum o kiinin bilinli oluuna olan inancmz sama klmaz.

BLNCN DOASI

403

Fizikte, en temel paracklardan kara deliklere kadar birok gzlemlenemeyen varlk koyutlanz. Daha bildik baka zihinler balamnda, kendi bilincimizle bakalarnn bilinci arasnda analoji kurarak onlarn bilinli olup olmadklarn syleyebiliriz: Bakalar tarafndan belli ekillerde uyanlrsam veya bakalarna kar bir davranta bulunursam, onlarn bilincindeyim demektir; ayn koullarda bakalarnn da bilinli olmas kuvvetle muhtemeldir. Hepimizin, ayn ekilde dzenlenmi, ayn et ve kemikten olutuunu dnrsek, tpk benim gibi olan birinin bilinli olduu hipotezi gayet makul grnr. Bu bileenler benim iimde bilin yaratr: Bakalarnda niye yaratmasn? Ayrca, baka zihinlerin varoluunu sorgulamann mantksz olduuna dair ilgin bir argman daha var. Bu argman u ekilde geliir:39 Kendi zihin kavrammz baka zihinler kavramyla i ie gemitir ve elimizde zihinleri ayklamann bir yolu varsa, ancak o zaman zihinlerden anlaml bir biimde sz edebiliriz. Zihinleri, ait oiduklar insanlar ayklayarak ayklarz. Bir zihnin kavram, mantksal olarak bir kii kavramna baldr ve ortada "baka insanlar sorunu" diye bir ey yoktur (daha genel bir sorun olan algladmz dnyann var olup olmad sorununun dnda tutulmak kaydyla). Bu nedenle, baka insanlarn bir zihne sahip olduuna phe duyduumuzda, bizatihi bu phenin ifadesinin kendisi onlarn bir zihne sahip olduunu bildiimizi nceden kabul eder. Dolaysyla, bu phe bo bir phedir. Bu argman bizi, zihinlerle ilgili muhakemelerimizde gzlemlenebilir olgularn nemine gtrr tekrar. Bu da bize, zihin durumlarmz tarif eden dili rendiimizde, insanlar ve onlarn davranlaryla ilgili gzlemlenebilir olgulara dayanmak durumunda olduumuzu hatrlatr: Mesela, bir ocuun "fke"nn ne anlama geldiini nasl rendiini dnn. Bu argman doruysa, "zombiler"in olabilirliinin rtlmesine ve baka insan zihinleri sorununun zmne yardmc olur. Ama bu argman baka zihinler sorununa genel bir zm getirememi grnyor; zira insanlara ait olmayan zihinlerin varoluu hakknda ne syleyeceiz?

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Hayvan zihinleri Pralik nedenler gerei, baz hayvanlarn bilinli olduunu hepimiz kabul ederiz. Evcil hayvanlarmz dostlarmz sayarz. oumuz hayvan iftiliiyle ve hayvanlar zerinde yaplan tbbi aratrmalarla lgili yasal dzenlemeler getirilmesi yolunda atlan admlan onaylar, nk hayvanlarn ac ekebileceini kabul ederiz. Avclk Birleik Krallk'ta yaplmas yasaklanm bir spordur. Et retim yntemlerinin insanlk d olduu kanaati vejetaryanlarn saysnda arta neden olmaktadr. Peter Sellers'in kurgusal oban kpei eiticisinin tam br kyl aksanyla, baarsnn srrn anlatrken syledii "biraz sevgi, epey bir zulm" sz bile anssz rencilerinin duygularn st kapal dile getirir. Tutarsz olduumuz sylenebilir: oumuz bir gn canm cicim diye sevdii bir kuzuyu, ertesi gn afiyetle midesine indirir; vejetaryanlann deri antalardan veya hayvan barsandan yaplma ipliklerden imtina ettikleri pek nadirdir. Ayrmcyzdr da ayn zamanda: Kedi yavrusu grnce hemen onu koynumuza sokarz da fare grdmzde ilk yaptmz ey onu imha etmek olur. Hayvanlara bilin atfetmekle doru bir ey mi yapm oluruz, yoksa bodoslamadan Descartes'n uyard o "zayf zihinler" hatasna m deriz? Baka insanlarn bilinli olduunu kabul edersek (ki hepimiz kabul ederiz), birok hayvann da bilinli olduu verisi son derece gl grnr. Bu veriler birok ynden gelir.40 Bir kere, hayvanlar ounlukla, bizimkiyle ayn temel psikolojik yeteneklere sahip olduklarn akla getirecek davranlar sergiler. evrelerindeki dnyay genelde bizimkine benzer ekilde alghyormu gibidirler; haz veren eylere ynelip ac veren eylerden saknrlar, ki bu da balarna gelen eylere nem verdiklerini akla getirir; gemii hatrlyor, basit problemleri zyor gibidirler, ki bu da dncenin temel ilkelerine sahip olduklarna iaret eder. Bu iddialarn hayvan davranlar gzlemlerine dayand dnlrse, ortada hayvanlarn "i hayatlan"nn doalanyla ilgili bir anlamazlk daima olacaktr. gdsel tepkilerle duygusuz tepkilerin alg, duygu, bellek ve dnce rnleri kisvesine brnyor olmalar mmkndr ve tek tek her hayvan

BLNCN DOASI

405

"farkndah" rneinde bu basit mekanizmalarn verileri aklayp aklamad sorusunu sormak gerekir. Ama bunlarn her durumu akladklar iddias, ikna ediciliini gittike kaybediyor. Hayvan davran grlebilecek ekilde herkese ak. Baz hayvanlarn bilinli olabileceine iaret eden ikinci veri izgisi, hayvan beyinleri zerine yaplan aratrmalardan gelir. Bu konuyu 7. Blm'de grmtk, o yzden buna tekrar girmeyeceim. nsan beyni istisna saylabilecek derecede gldr, ama yaps omurgallarn temel beyin yapsn izler. Omurgal normundan ayrld ksmlar dier memeli ve primat sinir sistemlerinin izini takip eder. Beyinlerimiz byktr ve bykln nemli olduu aikr, ama o farazi bilin "e"ni yalnzca insan sinir sisteminin getiini gstermek iin ok salam argmanlar gerekecektir. nc argman, dier organlarmzn ve ilevlerinin evrimsel srekliliinden tremitir. Dier hayvanlarda kalbimizin, akcierlerimizin ve karacierimizin muadillerinin bulunduuna kimse itiraz etmez. Bu organlar bir trden dierine saysz ayrntda farkllklar gsterir, ama aralarndaki iliki yadsnamaz. zelde, birbiriyle ilgili trlerde birbiriyle ilgili ilevleri yerine getirirler. Bilin, beynimizin kilit bir ilevidir. Biyolojinin dier alanlarndaki bilgilerimizi gz nnde bulundurduumuzda, bilincin en azndan baz hayvanlarn beyinlerinin de bir ilevi olabileceini beklemek iin gl nedenler bulunduunu syleyebiliriz. Bu veri izgisini siz de benim gibi ekici bulduysanz, birok dnrn baz hayvanlarn zihne sahip olduunu neden pheyle karladklarn anlamakta glk ekebilirsiniz. Ama btn hayvan komularmzla aramza nemli bir uurum (insan kltrnn yaratt uurum) girmitir. Bildiimiz kadaryla hibir hayvan ap veya inceliklii bakmndan bizimkiyle boy lecek bir dile sahip deildir ve hibirinin bizimki kadar zerinde konuacak konusu yoktur. nsan bilinci, kltrmz tarafndan geniletilmi ve artlanmtr phesiz; ama basit bilin biimlerinin kltre ihtiya duymadan da varlklarn srdrebildiklerini farzetmek iin iyi nedenler var ortada.

4 6

BLN, KULLANIM KILAVUZU

mal edilmi zihinler Makineler dnebilir mi? sorusunu ele almay neriyorum. Alan Turing
41

Mesele makineler dnyor mu meselesi deil, insanlarn dnp dnmedii meselesi. J.B. Watson Giri: Nelson'u artmak Gneli bir temmuz sabah erken saatlerde, aile fertleri ayaklanmadan nce kalktm ve yazlk evimizden grnen manzaray seyre koyuldum. Koy geni bir ayr ve tuz batakl iinden enginlere uzanyor. Halatlar yelken direklerini dvyor, yelkenler iddetli rzgrn altnda hrdyor. Denizle kara arasndaki snr belirleyen mor hatmi srasnn hemen yannda birka tekne yan iin ak denize doru yol alyor. Havada cvl cvl ku sesleri, Etrafm zamandan arnm bir sr canl grnt ve sesle dolu. Horatio Nelson'un yelkencilii rendii liman buras. ki yz yldan beri ok az ey deiti buralarda. Nelson burada olsayd, plak tahta demeleri ve hav dklm hallariyla yazlmzda kendini evinde hissederdi. Ama bu szleri Nelson'u kesinlikle artacak bir nesne zerinde yazyorum: Mtevaz, hafif bir dizst bilgisayarda. Bu iyi huylu plastik dost benimkinden kat kat stn bir bellek kapasitesiyle matematik yeteneklerine ve hibir insan elinin sahip olmad kadar dzgn yazabilme yeteneine sahip. Bu alet, hayatmzn ileyiini dntren zeki aletler ailesine mensup. Sanayilerimizin, mali ilerimizin, hava alanlarmzn, hatta kullandmz arabalarn dzenli ileyileri konusunda bunlara gittike daha baml hale geliyoruz. lk temel bilgisayarlarn tasarland kinci Dnya Savai'mn son dnemlerinden bu yana, bilgisayarlarn hz ve gcn arttrmak iin ok aba harcand. Bu makinelerin ou (benim dizst bilgisayarm gibi) onlara zaman zaman ayrntl talimatlar vermemize gerek duyar. Bu durum deiiyor. Bir derece zerklie sahip zek makineler yaratmaya ba-

BLNCN DOASI

407

ladk. Dnyann eitli aratrma laboratuvarlanndaki bilgisayarlar yava yava yapay duyularla (yapay beyinlerin ynettii) yapay uzuvlara sahip olmaya baladlar. Byle bir makine bir gn yapay bir bilince sahip olabilir mi? Bu kk soru, son zamanlarda kan yazlarda ok tartlm birok soruyu harekete geirir. Bilin gerekten hayattan ayr deerlendirilebilir mi? nsan dncesi ilkesel olarak, bir makinenin yerine getiremeyecei zelliklere sahip midir? Bilgisayarlarn bilinli olabileceini ileri srenler simlasyonu gereklikle kartrmyor mu? Hepsinden nemlisi (ve de iin en garibi) bir bilgisayarn bilinli olup olmadn nasl anlayacaz'} Siz de benim gibi makinelerin bilinli olduuna ilk anda pheyle yaklayorsanz, bu phenin altndaki baz nedenleri maddeler halinde sralamak ve onlar daha yakndan incelemek yararl olacaktr.

BLGSAYARLARIN NEDEN BLNL OLAMAYACAINA DAR BE NEDEN

1. Grn her ey mi demek ?


Sorunlardan bazlarnn bilgisayarlarn grnnden kaynaklandn batan itiraf etmeliyim. zerindeki bir sr yuva ve telle fena halde makinedirler. Yapay zek aratrmalarnn yapld laboratuvarlann dndaki bilgisayarlar, klavye ve yazc haricinde, hatr saylr duyum veya hareket aralarndan yoksundur. Postlarn okayabilseydik eminim bilgisayarlara bilin bahetmeye daha meyilli olurduk. Ama grnn aldatc olabileceini hepimiz kabul ederiz. ok satan Kelebek ve Dalg Giysisi42 adl kitabn yazar Jean-Dominique Bauby 40 yanda inme geirdikten sonra, gzlerini ve gzkapaklann hareket ettirmekten baka dnya zerinde eylemde bulunabilecei bir hareket arac kalmamt: Onun o canl yazlan szcklerin eylemlerden daha yksek sesle konuabildiinin bir kantdr; Hellen Keller gzlerini ve kulaklarn kullanamyordu, ama bu i hayatn zenginletirmesini engellemedi.43 Bilgisayarlarn bize benzememeleri elbette onlarn bilince sahip olma ihtimallerini bertaraf etmez (ki bize daha fazla benzeyecek hale geleceklerdir zaten).

408

BLN, KULLANIM KILAVUZU 2. Bilgisayarlar sadece yapmalar istenen eyleri yaparlar

kinci phe kayna daha nemlidir. Bilgisayarlarn yapt her eyin programl olduunu kabul edebiliriz. Bir bilgisayar, bir programcnn planlarn, kendisiyle ilgili hibir idrake sahip olmadan yerine getirir sadece. Bizim yaptmz gibi dnya hakknda bilgi edinmek ve dnya hakknda dnmek le pek yceltilmi bir hesap makinesinin kr ilemleri arasnda dalar kadar fark var elbette. Var olmasna var da, zerinde biraz dnnce, bu fark ilk anda grnd kadar keskin gelmeyebilir bize. Bir kere, daha nce de grdmz gibi, insan beyni esas itiba1 riyla "nceden programlanm "tu : Mesela, grme sisteminin girift anatomisi, grme deneyimi imkn bulmadan nce geliir. Tamam, doumdan sonraki deneyim temel yapy ekillendirir ve ona incelik kazandrr, ama dnyadaki dzene uyum gsterme yetenei, bir bilgisayara da verilebilir. Bunu aklamak in konudan biraz uzaklamamz gerekiyor. Elli yl nce, ortaya kan ilk bilgisayarlar, art arda hzl ilemler yapan hantal canavarlard. Yani, makinenin ana ilemcisi her seferinde tek bir ey yapyordu. Yapt ey son derece basitti, ama zekice yaplan programlamalar, tek tek her ilemin sonucunu kaydetme yeteneiyle birleince bilgisayarlarn, karmak hesaplamalar gibi bize yorucu ve zor gelen eyleri hzl ve etkili biimde yerine getirmelerini salad. nsan dncesinden veya deneyiminden tmyle farkl bir eydir bu. Ama beyinle ilgili elde ettiimiz yeni bilgiler, mesela grme sisteminin yapsyla ilgili bilgiler, bizimkini daha yakndan andran "dnce alkanlklar "na sahip makinelerin yaratlmasna nclk ediyor. Bu makineler "paralel ilem" yapyor ve kendi kendini eitebiliyor. Paralel ilem, birok bilgi kanalnn ezamanl olarak sevk ve daresidir. Bizde bu ilem ok daha muazzam boyutta gerekleir, beynimiz ayn anda tat ve koku, grnt ve ses, hatralar, dnceler, duygular ve planlarla urar. Bilgisayarlar buna benzer bir ok-modlllk zelliiyle ina edilebilir. Kendilerini eitebilen makinelerin yaratlmas, mekanik zihin ile insan zihni arasndaki uurumu hatr saylr derecede kapatr, zira bu zellik onlarn, tpk ocukluumuzda yaptmza benzer bi-

BLNCN DOASI

409

imde "dnya konusunda bilgilenmeleri"ni salar. Bu srelerin ayrntlar u anda nemli deil, ama u senaryoyu da kafanzda bir canlandrn: Bilgisayarl bir robot "gz"e benzer bir alc, "kol"a benzer bir etken doku ve karsna kan her trl engeli ap ucunda "dl" olan bir hedefe ulamak gibi bir hayat amacyla donatlm. Bileenleri nce rastgele balanm bir "beyni" var. Hareketlerini yneten devrelerde bir renme kural, robotun deneme ve yanlmayla tepkilerini ekillendirmesini salayacak bir renme kural ina etmek mmkn. Bu kuraln yardmyla robot, yava yava engellerin grnyle hedefin grnn ayrt etmeyi ve amacna ulamasn salayacak en etkin yolu bulmay reniyor. Yrmeyi renen bir bebei seyretmi veya konumay yeni yeni renen bir ocuun konumasn iitmi olan herkes robotun bu yetenekleri kazanma yolunda ilerlerken getii aamalarn ocuun getii aamalarla olan benzerliinden etkilenecektir. Sz konusu devreler kasten nron yollarn taklit eder ve "nral alar" adyla bilinir. eyi tarzlar beynin ileyi tarzna yakndr. Bu yaknl daha da yakn hale getirebiliriz: Birka yl nce iki Amerikal bilim insannn "silikon nron"u ortaya kartmasndan sonra, beynimizin elektrik davranlarn yeniden reten yapay birimler kullanlarak nral alar ina edildi.44 nsan beynini andran kendi kendini eiten sistemlerin kefi, ikinci trden phelerimizi epey bir giderir gibidir. Bu tr bilgisayarlar gerekten de programlanmtr (kabaca hepimizin genlerimiz tarafndan programlandmz kadar) ama bunlar "yceltilmi hesap makinesinden te bir eydir. 3. Bilgisayarlar duyguyu gerekten dnemez (veya duygu ortaya karamaz) veya duygu deneyimi yaayamaz te sze nc phe. Bilgisayarlar, aya yaplacak yolculuun rotasn belirlemek gibi akl gerektiren her trl eyi yapabilecek gteler belki, ama insan dncesinde, yaratclnda veya duygusunda asla ulaamayacaklar snrlar olmal. Oxfordlu matimatiki Roger Penrose insan dncesinin snrlar hakknda kapsaml eyler yazmtr.45 Doru olduunu bildiimiz ama kantlayamadmz matematik teoremleri vardr. Bir bilgisaya-

410

BLN, KULLANIM KILAVUZU

r matematii kullanacak ekilde programlamak sz konusu teoremleri kantlama yeteneine dayanr. Dolaysyla, insan dncesinin "hesaplanamaz" ynleri vardr. Bu iddia tartmaya aktr, ama bunun bizi ok da engelleyeceini sanmyorum. Bizi ilgilendiren ey, bilgisayarlarn bilinli olup olamayacaklar: Bu sorunun cevabnn, bilgisayarlarn insan idrakinin her zelliini yeniden retip retemeyecekleri sorusuna dnmeyecei aikr. Hayvanlar bunu baaramaz, ama biz onlarn bilinli olabileceini dnrz yine de. Bilgisayarlarda aka her halkrda insan dncesinin byk blmlerinin modellerini karabilir. Yaratclk bilgisayarlarn nnde bir engel mi? Pek deil. Yaratclk, iyi fikirleri, ho biimleri veya gzel tnlar semeye yarayan o ok nemli sap saman ayrma yeteneiyle birlikte yeni malzeme gelitirmeye baldr: lkece, bilgisayarlarn bu ilevleri yerine getirememesi iin bir sebep yok. Peki ya duygular? Bir bilgisayarn bir fke nbetine tutulabilecei veya sevgiyle dolup taabilecei ilk anda size son derece imknsz gelebilir belki, ama yarnn bilgisayarlar bu duygulara kaplabilir. Mekanik yardmclarmza bir nebze zerklik tanmann avantajl bir ey olduunu kefedersek, onlar amalarla donatmamz gerekebilir. Amalar gdleme yaratr ve gdlemeler insan duygusunun kalbine yakn bir yerdedir: Arzuladmz eye ulamaya alrz; bizi hedefimize yaklatran her adm bize sevin verir; yaptmz aratrma hsranla sonulandnda fceye ve umutsuzlua kaplrz. Bilgisayarlar bu tr duygulara hibir zaman sahip olamayabilirler, ama yine de sahip olabilirler mi sorusu geerliliini korur. Bilgisayarlarn bu duygular deneyimlemek konusunda nedenleri olabilirmi gibi grnyor kesinlikle. 4. Sadece canllar bilinli olabilir Bir phe kayna daha var. Bilinli olduklanndan emin olduumuz yaratklar var; ama sonuta onlar yaratk. Bilin, biyolojik bir baar, canl beynin iindeki bir dans gibi grnyor. Canl beyinler bilince neden oluyorsa, cansz bilgisayarlarn bilince neden olduunu dnmeye gerek var m? Bu sorunun cevab, beynimizdeki nelerin bizi bilinli kldna

BLNCN DOASI
46

411

baldr. Gnmz teorilerinin hepsi olmasa bile ou, bilincin beynin belli blgelerindeki nral evrimlerinin zelliklerine (ilgili nronlarn elektriksel davranlarna ve aralarndaki ilikinin gcne ve yapsna) bal olduunu varsayar. Bir bilgisayar bu temel zellikleri pekl yeniden retebilir, bilinlilik konusunda grnr bir hak iddia edebilir. Bu argman bir dnce deneyinin yardmyla kuvvetlendirilebiiir. leride bir tarihte silikon nron alannda alan bilim insanlarnn bu sanatlarn mkemmelletirdiklerini farzedelim. Nronlarn sinyal zelliklerini mkemmel biimde taklit eden paralar imal edebiliyor olsunlar. Grme sisteminizdeki milyarlarca nrondan birinin yerine bu silikon versiyonu yerletirildi diyelim. Farkindalmz muhtemelen (kesin konumuyoruz, zira bir dnce deneyi bu!) deimeyecektir. imdi de beyninizin btn hcrelerinin tedricen alnp yerlerine tek tek silikon nronlar yerletirildiini farzedelim. lem bittiinde, sinyaller nceki gibi "ilenmeye" devam edecektir: Farkndahk varln hi bozulmadan korur mu peki? Bu da mmkn, ama kesin deil. Beyinde soyut bir bilgi-ilem rntsnn yan sra birok ey daha meydana gelir. Bunlardan bazlarnn bilin iin gerekli olduu kuvvetle muhtemel. Beynin bilgi-ilemsel modelleri, beynin kimyasal faaliyetinin ok azm yakalar veya hi yakalayamaz (veya nronlar ile beyinde nronlardan daha fazla miktarda bulunan glial hcreler arasndaki baz etkileimler farkndaln olumasnda zorunlu da olabilir). Baka bir deyile, bir ihtimal, silikon nronlarn gcnn yetmedii, ama bilin iin gerekli olan sreler kefedebiliriz. Bilindii zere, bunlar henz kefetmedik, ama sinirbilimin tamamlanm saylmasna daha ok var. 5. Bilgisayara bilin atfetmek, taklit ile gerekliin birbirine karmasna neden olur Benzer deerlendirmeler bu son phe maddesi iin de geerli. Bilgisayarlar insan dncesinin vehelerini bariz biimde taklit edebilir; mesela aritmetikte gayet iyidirler. Ama simlasyonlarn taklit ettikleri srelerin btn zelliklerini tamalarn beklemeyiz: Meteorologlar, gelitirdikleri hava modellerini incelerken slanmazlar ve cinsel cazibe sahibi bir manken, normalde her nne gelene p-

412

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ck datmaz. O halde, insan idrakini taklit eden bir bilgisayar modelinden bilin oluturmasn niye bekleyelim? Bu soru, aslnda bir ncekinin bir etlemesidr. Bilincin anahtar, karmak bir an biimsel dzenlenmesi ise, o zaman bilgisayarlarn bilin konusunda utanga olmaya haklan var. Beynimizin dzenini yeniden retebilirlerse, onlarn farkndalk imknlarn ok ciddiye almamz gerekir. Ama bilincin beynin dier zelliklerine bal olduu sonucuna varrsak, insan idrakini taklit eden bilgisayar modelleri farkndala (ve muhtemelen insan performansna) ulaamayacaktr. Turing Testi'ne tabi tutmak Konunun can alc noktasna geldik. Bir bilgisayar bilinli olsayd, bunu nasl bilebilirdik? Birka yl nce, bu konulann tartld bir toplantnn yemek molasnda katlmclardan biriyle yemee gittik. Bana lk syledii eyler beni biraz afallatt: "Beni bir kadn dourmad. Beni yapan kii 50 yl kadar nce bu gezegende ina etti. O zamandan beri bu gezegenin insanlarn ve tuhaf hallerini inceliyorum. Kulaklarnzla da ahit olduunuz gibi, dillerinize ok iyi uyum saladm..." Bunu syleyen adamn acayip-hezeyanlardan mustarip olmad, tartmal bir noktaya dikkat ekmeye alt ok gemeden anlald: Eer bir makine srekli ve zeki bir konuma gerekleti rebiliyorsa, onu bilinli kabul etmemiz son derece muhtemeldir. Bu makine bir de sizin benim gibi grnseydi, konu kesin denebilecek byk bir ihtimalle onun lehinde kapanrd. Yani, bilinlili konusunda karar verirken davranlarna bakar, yle karar verirdik. Sava yllarnda ifre kmc olarak alm ngiliz matematiki Alan Turing, 1950 ylnda yaymlanan etkili bir makalesinde tam da bu cevab verir.47 yle ya, baka nereye baklabilir ki? nsan beynindeki bilin hakknda daha fazla ey biliyor olsaydk, bilgisayarn evrimlerini inceleyerek baz ipular yakalayabilirdik; ama bilince giden birok yol olabilir. Gerekli alc ve etken dokularla (belki bir de okanabilecek bir krkle) donatlm bir bilgisayar, insan davrann her eyiyle yeniden retmi olsa, onun bilinliliini inkr etmeyi gerektirecek nasl bir sebep olabilir ki, dediim dedik bir

BLNCN DOASI

413

dogmatizmden baka? Ama, henz ok uzak bir gelecee ait bir olaslk bu elbette. Bu sayfalarn sizi gtrd istikamete gitmek gelmeyebilir inizden. Birka milyon silikon cipten, tel ve cvatadan oluan bir makine, bilinli olmasn bekleyebileceimiz doru ey mi? Bilinli bir makine (veya dnen bir sustal fare) tahayyl edebiliriz elbette, ama bu numaralan ok fazla ciddiye almak ocuka bir eydir. yle inidir? Beyin de milyonlarca unsurdan olumutur. Bir eit biyolojik makinedir, zamann snavndan gemi ve pek de gizemli olmayan yntemlerce gvenilir biimde imal edilmitir. Temel olarak karbondan oluan, yaca zengin, kemik yapl bu aygt neden bilincin tekeline sahip olsun ki? Byle olduu ortaya kabilir, ama durumun byle olduunun hl kantlanmaya ihtiyac var. imdilik yapay bilin imkn aleyhinde tmyle etkili bir argman yok. Yabanc zihinler: Bir yazdnm gecesi ryas inde yer aldmz Samanyolu Galaksisi'nde ok kaba bir tahminle 100 milyar yldz, gzlemlenebilir evrende de 100 milyar galaksi var. Her bir milyon yldzn bir tanesinin yrngesinde gezegenler bulunduu eklinde muhafazakr bir varsaymda bulunursak, evrenimizde 10.000 milyon kere milyon gezegen sistemi var demektir. Bizleri oluturan atomlardan ok var ve bu atomlar uygun koullar altnda birleip karmak hayat moleklleri haline gelme ynnde doal bir eilime sahip. Baz baarl organizmalarn dnyay daha zengin bir biimde temsil etme ve anlamaya doru izledii evrim yolu, evrimin gerekletii her yerde verimli bir seenek olacaktr. Bu varsaymlar, evrende yalnz olmadmz ve zaman iinde baka zihin trleriyle karlaacamz dncesini makul klar.48 Henz bir tanesiyle bile karlamadk tabii. Veya ben yle biliyorum. Ama kk ocuklar olanlarn sk sk keyfini karma frsat bulduu uzun, sakin bir akamst, ok kk ksa dalga alcmn ayaryla tembel tembel oynarken aadaki mesaj yakaladm. Hatrladm kadarn tekrar yazyorum: Teknik Servis Yaynlar'n dinliyorsunuz. Galaksileraras Gvenlik Birimi blge amirinin XP4530 galaksisinin d spirallerinde yaplan son keiflerden birine dayanan raporu u ekildedir: Bu blgede ya-

414

BLN, KULLANIM KILAVUZU plan saha almas hsranla sonulanmtr. Aratrdmz gezegen sistemleri iinde halihazrda hayat biimleri bulunduunu saptadmz gezegen says 500'den az (yzde 0.05). Sadece bir gezegende teknoloji bulunduuna dair veriler tespit ettik. Bu gezegen, bu raporun hazrland galaksi merkezinden 33.000 k yl uzaklkta. Gezegen, sakinleri tarafndan dnya adyla anlyor. Mtevaz boyutlarna gre bu gezegen gerek habitat gerekse hayat biimleri bakmndan son derece byk bir eitlilie sahip, Kalabalk olsa da orasnn gzel olduunu dnyoruz. zerindeki organizmalar karbon temelli. Bunlarn ou zihin belirtileri gsteriyor. Gelgelelim, ilk bulgularmz, iletiimde esnek simgesellik ve geni kapsaml teknoloji kullanmnn sadece tek bir grupla snrl olduu ynnde: nsan rkyla. nsanlarn konutuu diller, mtevaz teknik baarlarna oranla son derece etkileyici. Bilime de sanata da deer veriyor, bunlardan yararlanyorlar, ama tuhaf bir biimde bu ikisini farkl alanlar olarak gryorlar. nsan matematii daha fazla teori gelitirilmesine msaitse de fizik bilimleri, meknla biri de zamanla ilgili olmak zere sadece drt boyutu tanyor. Beinci boyutu ifade eden bir terimleri olup olmadn anlamak iin yerel terimleri aratrdk. En yakn terimler sevgi, arzu ve modas gemi bir terim olan erdem terimleri gibi grnyor, ama bunlarla ilikili insan kavramlar fizikle ok zayf bir btnleme iinde. Altnc boyuta karlk gelebilecek herhangi bir terime veya kavrama sahip deiller. Bu nedenle insanlar, bilincin doasn zm olmayan bir muamma gibi gryor ve zihinsel olanla fiziksel olan arasndaki iliki konusunda verimsiz tartmalara ok fazla arlk veriyorlar. Dier birok ynden ilkeller. Tek uydular olan Ay dnda yakn evrelerini kefetmemiler. Savan bounaln hl anlam deiller. Yine de bu ok renkli biyosferi koruyabilirler diye mit ediyoruz. Ama mit etmekle yetinmeyip bizi de iine alabilecek daha byk bir atma kmasna kar acil nlem alnmasn tavsiye ediyoruz.

Galaksileraras bir yayna gre yayn kalitesinin baya dk olduunu dnmtm. Eli kulanda bir "Dnyalar Sava"ndan bahseden bu meum mesajn ngilizce olmas da garipti. stn zekl bir uygarla ait lk iletiime tank olduum iin kendimi sekin biri olarak hissettim, ama bu bir akayd galiba. ocuklar yine kulaklm kurcalamlar herhalde.

BLNCN DOASI

415

nsan zgrl Tout comprendre c'est tout pardonner. (Her eyi anladmzda, her eyi affederiz.) mknsz bir eyi istemeye mahkmuz anlalan. Thomas Nagel ngr ihtimali Beyinle ilgili yeni bilgilerimiz, eski bir felsefi tartmann, insann seim zgrlyle ilgili tartmann bam biledi. Hareketlerimiz beynimizin iindeki olaylarca belirleniyorsa ve bu olaylar fizik ve kimya yasalarna uyarak gerekleiyorsa, ilkesel olarak onlarn olacam (tpk ay tutulmalarnn zamanlan veya kimyasal tepkimelerin oranlan gibi) ngrmek mmkn olmal. Sinir sistemi 302 nrondan oluan C. elegans' ele alalm: Bu kurtuun davranlarm tahmin edecek bir model tasarlamak ok da imknsz grnmyor. Byle bir ey C. elegans iin mmknse niye bizim iin de mmkn olmasm? Kurtuk ile insan arasndaki farkn tre zg bir farktan ziyade bir derece fark, basit bir sinir sistemiyle karmak bir sinir sistemi arasndaki fark olduu sylenebilir. Hatta, halihazrda nron davranlaryla ilgili bilgilere dayanlarak insan davranna ilikin baz ngrlerde bulunuabilmektedir. Mesela Bereitschaftspotential, biz harekete gemeden bir saniye kadar nce harekete geme niyetimizin sinyalini verir. Bu olabilirlik can skc bir kaygya neden olur. Hayattaki seimlerimiz ngrlebilirse, bu seimler zgr olabilir mi? Bunlar ngrlebilirse, olduklanndan farkl "olamayacak olan" kararlardan kendimizi veya bakalarn sorumlu tutabilir miyiz? Eer bilim sonunda davranlar hakknda en ince ayrntsna kadar kapsaml bir aklama getirilmesine olanak salarsa, yaptmz veya bakalarnn yapt eylerden "daha yisini" veya daha ktsn "yapabileceimizi" veya "yapabileceklerim" nkabul sayan yarglarn ve duygularn hepsini (alnma, sulama, utanma, minnettarlk, hayranlk, gurur) terk etmeye hazrlanmal myz?
49

416

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Bu sorular yzyllardr, sinirbilimin kefinden ok nceden beri, felsefenin dikkatini fazlasyla ekmektedir, zira ne yapacamz herhangi birinin bilebilecei dncesi kafalarda belirir belirmez zgrlk konusundaki kayglar yzeye kar. Bu herhangi biri bir sinirbilimci de olabilir, bir fiziki de, Tanr da. 1820'de yazd bir yazda Laplace, dii veya erkek zamiri kullanmayarak o aikr kimliinin ucunu ak brakr: "Bir anlna, doaya can veren btn gleri ve onu meydana getiren varlklara zg durumu kavrayacak bir zek, btn bu verileri analiz edebilecek kadar geni bir zek verilmi olsayd... hibir ey belirsiz kalmazd ve gelecek tpk gemi 50 gibi gzlerinin nnde beliriverirdi." Hayatnzn ilk gnnden son gnne kadar her hareketinizi nceden gren allame bir zek fikrinden rahatsz olduysanz ve birden kendinizi aresiz hissettiyseniz, felsefe size iinize su serpecek bir sr teselli sunabilir. imdi bunlar neymi, bakalm. Felsefenin sunaca eylerin rahatlyla silahlandktan sonra, determinizmin, eylemlerimizi nedenlerinin belirledii grnn, bizi nas tehdit altnda veya klm hissettirebilecei sorusuna tekrar dneceiz. ktle iin zm lk tepki, ngrnn pratik snrlaryla ilgilidir. Bir kiinin davrann fizik ve kimyayla aklayabileceimizi hayal ediyoruz. Bunun "ilkece" mmkn olduunu sylyoruz. Bilimsel tahminin ve mhendisliin sorgulanamaz basanlarna (kpr inas, ay yolculuu vs.) dayanarak uzak bir gelecei ilgilendiren insan tercihlerini ngrme karsamalannda bulunuyoruz. Bu hayali sramann muazzam bykl zerinde biraz dnelim. Kuantum fizii, atomalt paracklan arasndaki etkileimle ilgili halihazrdaki en iyi tanm verir. Kuku duyulmayacak derecede "temel" bilimdir bu. Bizler atomalt paracklarndan oluuruz, ne eksik ne fazla. Atomalt paracklarnzn kuantum mekaniindeki tasvirine dayanarak baka bir eve ne zaman tanacanz veya ne zaman ak olacanz konusunda ne zaman kesin bir ngrde bulunulacan mit edebiliriz? Hemen heyecanlanmayn, derim ben. Son olarak, fizikiler modas gemi Newton mekaniini kullanarak iki ktle arasndaki etkileimi zl matematik terimleriyle ta-

BLNCN DOASI

417

nimlayabilmilerdi. veya daha fazla ktlenin davrann tahmin etmek hl meakkatli bir i. Beyninizin iindeki paracklarn saym tahmine kalkmyorum bile, ama nronlarn saysndan milyarlarca kez daha fazla olduunu syleyebilirim. Bu durum, doamzn kolayca dikkatimizden kaan, ama aklda tutulmasnda yarar olan bir zelliiyle alakal: Bizler son derece karmak varlklarz. Beyinle ayn byklkte bir demir veya bakr parasnn tarifi, boyutlarnn, eklinin ve her apak izinin ayrntlarn veren birka cmleyle yaplabilir, zet tanmlama, doal bir metal topann monoton yapsnn dzgnlnden yararlanabilir. Ama beyinle ilgili benzer bir tanmlama, beyindeki incelikle dzenlenmi saysz tabaka nedeniyle, byk bir i olacaktr. plak gz karmak eyleri semede pek iyi olmad iin, bu kartlk dikkatimizden kaabilir. Ama eylemin ngrlmesi asmdan nemlidir bu elbette. Eylemin ngrlmesine engel oluturan karmakln 51 ou kafamzn iindedir. En azndan, neden kendimizi zel hissettiimizi aklamaya yardmc olur bu. Bence bu ayn zamanda, eylemlerimizin belli nedenlerden kaynaklandn neden hemen kabul edemediimizi aklamaya da yardmc olur. Sz konusu nedenlerin ou, balarmzn iindeki ayn ekingen mekn iinde yer alr. Daniel Dennett'in syledii gibi: "Dramatik etkilerin ktn grrz: Nedenleri girerken grmeyiz; o yzden de ortada neden filan olmad hipotezi bize cazip gelir."52 Dolaysyla, ngrlebilirliimiz konusundaki ilk tesellimiz, pratikte o kadar da ngrlebilir olmadmzdr.
Che sara sara? (Ne olacaksa o mu olur?)

Allame bir gzlemcinin btn kararlarmz nceden grd fikri, bazen gelecek imdiden belirlendiyse, uramaya gerek yok eklindeki mitsiz dnceyi tahrik eder. Che sara sara: Ne olacaksa o olur. yleyse, strap ekmeye, endielenmeye, banz Kaderin tula duvarlarna vurmanza ne gerek var? Ama ne yaparsak yapalm, kasak da, saklansak da kaderimizin yazh olduu iddias, eylemlerimizin ngrlebilir olduu nclnn ok tesine gider. Aslnda bu iddia doru olamaz. Yapmaya altmz her eyin (temizlii bitirmek veya kitab yazmak gibi) bir fark yarattn ve

418

BLN, KULLANIM KILAVUZU

o eyi yapma "zahmetine girmediimizde" o eyin yaplmayacan kesinlikle biliriz. Birok ite yapacamz eyi nceden dndmzde o eyin yaplmasn baaryla gerekletirme ansmz arttrdmz biliriz: Sramadan nce bakmak gerekten ie yarar. Bunu nereden karyoruz? Cevab basit, sizin de aklnza gelmitir zaten. Gelecek ngrlebilir olsa bile, abalarmz ve temayllerimiz gelecein sonularn etkileyebilecek olgulardandr. Allame gzlemci, ngrlerine bunlar da eklemek durumundadr. Ne yaparsak yapalm kaderimizin deitirilemez olduu inanc "kadercilik" adyla bilinir. Bazen ne yaparsak yapalm olacak olan eyleri deitirenleyiz gerekten de (ama byle bir ey sadece istisnai durumlarda, elimizde olmayan nedenlerin sz konusu olduu durumlarda geerlidir). Genellikle bir eyi nceden dnmek ve onun iin aba gstermek bir fark yaratr. Bu da ikinci tesellimiz.

Serbest d ncitecek gce sahip olup da incitmeydiler... Cennetlik insanlardr Ve onlar tabiatn zenginliklerini iktisatl kullanrlar. William Shakespeare, Soneler XCIV Buraya kadar her ey iyi. Gelecei ngrmek son derece zordur. aba ve dikkatli dnme, ngrlebilir sonularda fark yaratabilir. Bu dnce altrmalar sizi biraz neelendirmi olabilir. Ama, eer aldm kararlarla hareketlerim ngrlebilirse, hangi ynde seyredecekleri nceden belirlenmise, gerekten zgr olamam ki, diye kayglanyor olabilirsiniz hl. Bu kaygdan mustarip olanlar geleneksel olarak gvenilir bir felsefi msekkinle, nc bir teselliyle tedavi edilir. Bu teselli, "Normalde birinin eylem zgrlne sahip olduunu nasl syleriz?" sorusunu ierir. Bu soruya verilmesi beklenen teselli edici cevap, "Ne d kuvvetlerin ne de i zorlamalarn engellemelerine maruz kalmadan istedii gibi hareket ettiinde", eklinde olacaktr. Genellikle bu ekilde hareket ederiz: Bamza silah dayand en-

BLNCN DOASI

419

der grlr ve zihin dengemiz genelde salkldr. Ama davranlarmz tanmlayan yasalarn kefi bu ekilde yorumlanan zgrle mdahale edecek deildir. Yemek istediim ikolatay yediimde, bu hareketim ne kadar tahmin edilebilir bir hareket olsa da, istediim eyi yapm, dolaysyla "zgrce" hareket etmi olurum. Kukularnzdan hemen synlamayabilirsiniz. yle bir ey syleyebilirsiniz: "ekmeceden ikolatay kardnzda istediiniz gibi hareket etmi oldunuz elbette. Ama tesadf bu ya, ikolatay ben de severim, en azndan bana da bir para vermeniz gerekirdi. Peki bu durumda, davranlarnz son derece ngrlebilir olduuna gre, sizi bencil olduunuz iin sulayabilir miyim? Baka trl davranamazdnz zira. zgrlk iddianz bol keseden atan bir kuruntudan ibaretmi gibi geliyor bana: Deceiniz varm dtnz." "Baka trl davranamayacan" iddiasn daha yalandan incelemekte yarar var. Yakn zamanlarda yznz hafife kzartan bir olay zerinde dnn ve o olayda baka trl davranp davranamayacanz sorun kendinize. Bu oyunu her oynadmda bu sorunun cevab daima "Elbette davranabilirdim," olur. Aslnda byle bir eyin olabilirlii utanmann bir kouludur: Farkl davranabileceimi dnmeseydim, utanmak iin bir sebebim olmazd. Ama davranm ngrlebilir idiyse eer, buradan, farkl davranamayacan imas m karlmaldr? Utanmam yanl m? yle olmad sylenebilir. "Farkl davranma"y hayal ettiimde, davranmn baz koullarnn basit ve makul ekillerde deitiini hayal etmi olurum: ikolataya olan dknlme kaplp hepsini mideme indirmek yerine, yanmdaki arkadamn zellikle o marka ikolatay sevdiini hatrlayp ona da ikram edebilirim. Byle bir eyi neden yapmayaym? Her zaman bu kadar bencil deilimdir. Bir dahaki sefere daha iyi olmaya alrm. Bunu yaparsam kendimi gelitirmek konusunda ufak bir adm atm olurum, yapmazsam da, herkesin bir zaaf var, benim de byle bir zaafm var ve bu zaafm baya bir nasr balam demektir. Hareket zgrlmden hl phe duyuyor musunuz? Duyuyor olabilirsiniz. O zaman u dnce yolunu deerlendirin: "zerinde daha fazla dnm olsaydm farkl davranrdm diyorsunuz. Kabul. Ama az nce szn ettiimiz durumda, tamamen ayn koullan gz nnde bulundurduumuzda, hareketleriniz ngrlebi-

420

BLN, KULLANIM KILAVUZU

lir hareketlerdi ve farkl davranamazdnz. Koullar tpk nceki gibiyken farkl bir karar alma imkn, ite gerek zgrlk iin gerekli imkn budur. Bol keseden atan bir kuruntu iindesiniz hl." Kendi iinde sknt yaratacak eylerin okluuna ramen, baz felsefeciler bu dnce yolunu benimsemitir gerekten de. Sknt yaratacak bu eylerin en barizi u: Genelde kendimizi, belli snrlar dahilinde, zgr sayarz. Eer, hareketlerimizin ngrlebilir nedenleri zgrlkle badamyorsa, zgrlmz iin bulabileceimiz baka kaynak var m? Hareketlerimizin nedeni yoksa, nedensiz demektir; nedensizse, bu durumda rasgeledir. Rasgele tercih, zgrlk ve sorumluluk konusunda ngrlebilirlik kadar bile vaatkr bir zemin sunmuyor gibi grnyor. Asl, hareketlerimizin bir nedenler zincirine bal olduunu reddederken irade zgrln savunanlar "imknsz bir eyi istemeye mahkm"mu gibi grnyor. zgrlmz ya bir yanlsamadan ibarettir ya da bir ekilde nedensellikle badar. Felsefenin insan hareketinin bilimsel aklamas karsnda sunduu teselliler bunlar. Uygulamada tercihlerimiz ngrlemez bir eydir; hareketlerimizin teoride ngrlebilir oluu, hepsi hepsi aba ve n dnme iin bir alan sunar ve saduyuya dayanan zgrlk kavrammza kar sadece snrl bir tehdit oluturur. Bu dnceler tercihlerimizin zgr tercihler olduunu dorulamaya doru gtrr bizi: lk anda hayal ettiimiz kadar drt drtlk, mutlak bir zgrlk olmayabilir bu, ama sahip olmaya deecek bir zgrlktr yine de. zgrln gerekten bilimin ngr gcnn tehdidi altnda olmad sonucu, "badamacilk" adyla bilinir. Mmkn olan tek sonu deildir. Baz felsefeciler, eer belirlenimcilik doruysa, o zaman zgrlmz yanlsamadan ibarettir ve ahlaki yarglarmz temelsizdir diye dnr: Bakalarn sularken, onlarn baka trl davranamayacaklan gereini grmezden geldiimizi fark edemeyiz.53 Bazlar, bilimin dileri arasndan bir eit radikal zgrlk koparacan ummu 54 veya ahlaki tavrlarmzn doamza, onlar dorulama uralarn yersiz klacak kadar kk saldn ileri srmtr.55 Kendimizi yoktan var edemeyeceimiz ak: "Bir ey yapmak iin ncelikle bir ey olmamz gerekir."56 O bir ey de bizim seti-

BLNCN DOASI

421

imiz bir ey deil; zgrlmzn kanlmaz bir snrdr bu. Ama seemeyeceimiz srelerden ortaya ksak da, btn sradan insanlar bir eit zgrlk kazanr. Pratikte ngrlenleyiz ve bunun nedeni karmaikl/mzda yatar. Eylemin nedenleri zerinde durabilir, olumlu olumsuz ynlerini karlatrabiliriz; Bunu nispeten makul bir biimde yaparz ve bu sre kararlarmz etkiler. Amalarmza ulamak iin aba sarf edebiliriz: Baar ansmz arttrr bu. ou zaman dardan veya ieriden zorlamalarn engeli olmadan hareket ederiz. Btn bunlar bir arada gerek zgrle neden olur ve bize gerek seim olana sunar m? Bu umut ettiimiz zgrle en yakn olan olabilir ve olabilecek btn seimleri temsil ediyor olabilir. Bunun ihtiyalarnz iin yeterli olup olmadnn kararn size brakyorum.

Sonu: Zihnin maddesi Bu kitap, beni hayrette brakan iki olgu zerine yaplm geniletilmi bir dnme altrmas: Deneyimimiz olaanst zengin ve tmyle beyne bamldr. Bilincin doasyla ilgili her izah bu olgulara ve belki de nc bir sezgiye, yani deneyimin yararl olduu sezgisine hakkm vermek zorundadr. kicilik, deneyimin zel olduu ynndeki inancmza sayg duyar, ama zihin ile maddenin etkileimi konusunu son derece mulak brakr. Deneyimi u veya bu trden fizik lgatiyle yeniden tanmlamaya alan fzikalizm, zihnn maddeyle nasl alverite bulunabdiini aklar, ama bunu ilk sezgimizi aldatarak yapar (ve "zihni devred brakr."). Bu kmazdan sonraki yol ak deildir. Deneyimle onun nral temelini tek bir srecin ayrlmaz veheleri olarak tasvir eden teoriler en vaatkr olanlar olabilir. Ama tek bir srecin nasl byle iki farkl vehesi olabileceine dair net bir fikre sahip deiliz. Suyun akkanlnn, suyun molekllerinin zelliklerinin zorunlu bir sonucu olduunu grebiliyoruz. Deneyim ile beynin moleklleri arasnda, bununla karlatnlabilir herhangi bir igrye sahip deiliz. Bilimin bunu karlayabilecei henz kesin deil. Deneyim ile beyin moleklleri arasnda bir ilikiyi anlaml klmak maddenin, zih-

422

BLN, KULLANIM KILAVUZU

nin veya her kisinin doas hakknda yeniden dnmemizi gerektirebilir. Hayvanlarda ve makinelerde bilin olabilecei konusuyla ilgili tavrlarmz bu pheler nedeniyle belirsizdir. nsann zihin kapasitesi ve sinir sistemi ile dier hayvanlarn zihin kapasiteleri ve sinir sistemleri arasndaki benzerlikler ve evrimle ilgili savlar, baz hayvanlarn bilinli olduuna dair kuvvetli bir veri oluturur. Zeki ve zerk robotlar yava yava ortaya ktka, makinelerin bilinli olmad inancmz da sabit bir biimde amacaktr. Beynin bilgi-ilemsel dzeni bilincin anahtarysa, bilinli makinelerin nnde karmaklktan baka hibir engel yok demektir. Eer bilin beynin baka bir fiziksel zelliine dayanyorsa, ilkece yapay olarak ina edilebilir. imdilik yapay bilincin olabilirliinden phe etmeyi gerektirecek ikna edici bir neden yok ortada (byle bir phe olursa ancak uzak bir gelecekte olabilir). Bizler bir anlamda biyolojik makinelersek eer, eylemlerimiz ilkesel olarak ngrlebilir niteliktedir. Bu durum bizden zgrl esirger mi? zerinde fazla dnmeden, eylemlerimizin nihai yazarlar olduumuzu dnrz. Bu varsaym, eylemlerimizi krlmaz bir neden ve etki zincirinde yer alan dier olaylar gibi tasvir eden bilimsel resmin tehdidi altmdadr. Ama birok dnce darbeyi yumuatr. Teorisyenler ne derse desin, karmaklmz bizi pratikte ngrlemez klar. ngrlebilirlik, ne dnyada bir fark yaratma abalarmza ve n dncelerimize engel oluturur ne de bizi stediimizi yapmaktan alkoyan Bu da yeterince zgrlk saylr herhalde.

Sonsz

Duvarn br tarafnda Hep sknet gerisi Ve sknet olgunluk Olgunluk da her ey demek W.H. Auden1

Neden bilinliyiz? Beynimizdeki olaylar zihnimizdeki olaylar nasl ortaya karr? 100 milyar sinir hcresinin karmak faaliyeti bilinci nasl ortaya karr? Buraya kadar kat ettiimiz zemine dair uzun bir perspektif elde etmek iin, daha basit bir soru sorarak kapatmak istiyorum: Biz neden bilinliyiz? Basitliine ramen bu soru ok farkl yollardan ele alnabilir. Mekanizmalar lk yaklamlardan biri bilincin mekanizmalarnn ana hatlarn ortaya karmak: Farkndal ne mmkn klar? 3. Blm'de de grdmz gibi, uyanklk durumu hakknda epey ey biliyoruz. "Beynin elektrii" bilin durumlarmzn izini srer. Biz uyanrken, beynin yzeyinde, korteks iindeki nron birliklerinin yer deitirmesi sonucu retilen gelge ritimler oynar. Bu ritimler, daha sonra, st beyin sapnn ortasndaki ve talamusta-

424

BLN, KULLANIM KILAVUZU

ki bir aktivasyon sistemi sayesinde devam eder. Aktivasyon sisteminin salglad kimyasallar, beynin yarkrelerini duyulardan gelen bilgilere aar, onlar bu bilgileri mevcut ihtiya ve taanlarmza gre ileyecek hale getirir. Uyku da uyanklk gibi beyin sap tarafndan dzenlenir. Uykunun kendine zg gizli bir yaps vardr: Gece boyunca hafif uykudan derin uykuya, derin uykudan ryal uykuya doru seyreden bir dng srekli iler. Beyin sap, beyin yarkreleri hasar grdkten sonra, mesela "bitkisel hayat durumunda" da bu ritimleri oluturmaya devam eder. Buna karlk, beyin sapnn lmn, birka saat iinde, hemen her zaman kesin lm izler. Bilincin ieriklerini salayan mekanizmalar hakknda da bir eyler biliyoruz. 5. Blm, grsel farkndahm nral temelini konu alyordu. Hayatmzda by bir rol oynad iin gze arlk verdik, ama insan duyularnn her biri zerinde de ayn arlkta durulabilirdi. In retina tarafndan nasl tespit edildiini, kartlklarn beyne sinyalle nasl iletildiini, biim, renk, derinlik ve hareketin grme korteksinin blgelerinde nasl analiz edildiini grdk. Beynin grsel dnyann zelliklerini yeniden birletirmede yararland, grdmz eyi tanmamz ve hayalgcnn oyuncaklarn oluturmamz salayan mekanizmalara yle bir deindik. Bilincin bekisi olan dikkatin nral temelini inceledik. Grme srecinin hareketle nasl i ie gemi olduunu, grme duyusunun gz hareketlerine nasl klavuzluk ettiini, gz hareketlerinin de bu sayede grmenin mmkn olmasn nasl saladn grdk. Geni bir alana yaylm hcre gruplar arasndaki ezamanl gerekleen hzl faaliyetin bilinlilikte bir rol olabilecei fikri, zaman zaman gndeme gelen bir fikir. Bu faaliyet, sradan uyanklk durumunun, ryal uykunun ve anestezinin etkisi altndaykenki farkndalk durumunun bir zelliidir; bu faaliyetin, tekil bir grsel nesnenin birbirinden ok farkl zelliklerini "balayan" mekanizma ve bilincin nndeki maddeleri semede kullanlan bir ara olduu dnlmtr. leride bu fikrin bilincin biyolojisinde kilit neme sahip bir fikir olduu ortaya kabilir.

SONSUZ

425

Soyolu

Bunlar gibi bir dizi mekanizmay masaya yatrmak, bilinci aklamann yollarndan biridir. Bu mekanizmalar, nihayetinde, bizim bir paramzdr, kafatasmzn iindeki eylerdir. Ama, "Neden bilinliyiz?" sorusuna tarihsel bir cevap da arayabiliriz, bu mekanizmalarn nasl ortaya ktna, atalarmzn evrim gemiimiz iinde nasl bilinli olduklarna dair bir aklamann peine debiliriz. Szn ettiimiz bu ey bilincin soyolusal yapsdr. Sinir sisteminin unsurlarnn (nron, onun iyonik kanallar ve kimyasal transmitterleri) gemii, okhcreli hayatm ilk ortaya kt dnemlere kadar uzanr. Hemen her karmak organizmada bu ortak unsurlardan yararlanlarak, hayvanlarn evrelerindeki olaylara uygun hareketlerle tepki vermelerini salayan bir sinyal sistemi meydana getirilmitir. Baz hayvan soylarnda bu sinyal sisteminin geliiminde srekli art yaanm, bunun sonucunda srekli daha zengin algsal ayrmlar ve daha esnek tepki trleri ortaya kmtr. Bu "ensefalizasyon" sreci, lerinde balklarn, srngenlerin, memelilerin ve bizim de dahi! olduumuz primat takmnn bulunduu baz omurgal soylarmda zellikle arpcdr. Bizi en basit sinir sisteminden en karmak olanna gtren, filizlenmekte olan hayat ormannda bir yerlerde hayvanlar deneyim yaamaya balad: Bilin ortaya kt. Bu olayn etrafndaki belirsizliklere 7. Blm'de deinmitik. Beynin bymesine yaplan dev yatrm, 5 milyon yllk insan ncesi evrimin en arpc zelliiydi. Beynin bymesi uygarln (teknoloji, kltr ve dil) ortaya kn hem salam hem de uygarln ortaya kndan etkilenmitir. Genel olarak sinir sistemleri hayvanlarn evreleriyle ilgili bir i model gelitirmelerini salamtr: nsan beyninin evrimi yeni bir temsil dzeyini, dnyann simgesel tasvirini ortaya karmtr. Biz de bizatihi bu tasvirin iinde bydke bydk.

426

BLN, KULLANIM KLAVUZU

Bireyolu Soyolu, genel tarih, geni yaratk gruplarnn doal tarihidir. Ama her hayvann kendine zg bir hikyesi de vardr; hepimizin olduu gibi. Bu durum, "Neden bilinliyiz?" sorusuna ikinci trden bir tarihsel cevabn, tekil byme ve geliim balamnda verilecek bir cevabn nn aar. 300 yl kadar nce John Locke bu balamda unlar yazar: "Bir ocuu doumundan itibaren izleyin ve zamann zerinde yaratt deiiklikleri gzleyin; bilinli zihni fikirlerle dolmaya baladka zihninin srekli daha fazla uyandn greceksiniz. '2

Bu srecin eitli ynlerine deinmitik. Anne karnnda, beyin geliiminin ilk aylarnda, bir noktaya kadar "bireyolu soyoluu tekrar eder." Evrim gemiimizin bu yeniden canlandrmas stnkrdr, ama drt haftalk bir insan embriyosunda 400 milyon yl nce denizlerde yzen bir baln beyninin mkemmel bir benzerini bulabiliriz. Beyin "fikirlerle dolmaya" baladnda, onun olaanst bir kavraya ve saklama gcne sahip bir mahfaza olduunu grrz. Bu glerin nronlarn etkileime girdii sinapsann plastisitesinden kaynaklanyor olmas kuvvetle muhtemel. Deneyim, bazlarn glendirip bazlarn zayflatarak, dnyamzn ieriklerini temsil eden nron birlikleri oluturarak bu gleri ekillendirir. Beyindeki muazzam snaps says (ki trilyonlara varan br saydr bu) insan belleinin gcn anlatmaya yeter. Geliimimizin nemli bir boyutu daha var. Bizler esasen toplumsal hayvanlarz, ait olduumuz ailelerin, toplumlarn ve kltrlerin yaratklaryz. Bu gerek biyolojimizin kalbinde yer alr. Baka insanlarn iinde byrken, onlarn dilini rendike yava yava kendimizle ilgili bir farkndahk kazanrz. Onlar gibi bedenlere sahip olduumuzu, onlarnki gibi duygulara, zamanla da onlarnki gibi bir zihne sahip olduumuzu kefederiz. "Bir zihin teorisi" edindiimizde, insanlk durumuna doru byk bir adm atm oluruz.

SONSZ

427

lev Bu mekanizmalar ve onlarn tarihi, bizde bilinci mmkn klar. Ama bilin neyi mmkn klar peki? Ne iindir? Bilinle ilgili bilimsel sorularn belki de cevaplamas en zor ve en tartmal olandr bu. imdilik bilincin bir ilevi olduunu farzedelim: En azndan igdsel olarak, hibir ilevi olmadn sylemek mmkn deildir. 7. Blm'de yaptmz deerlendirmeler bilincin, otomatiklemi, rutin zmler ie yaramad zaman devreye girdii ynndeydi. Ortak bir tepki gerektiren yeni zorluklar bilinli dikkatin toplanmasn salar, bilinli dikkat de tahmin edilemez bir dnyada uygun hareketleri sememize yardmc olur. Temsillerdek zenginlik, tepkilerin esnek olmasn salar. Beynimizdeki kontrol sistemini, bir robotun beyni yerine geen bir bilgisayarla karlatrrsak, "bilinli" bilgi, sistemin iinde, benzer grevlerin dzgnce icra edilmesini salayan otomatik modller arasnda geni bir biimde yaynlanan veriye karlk gelebilir. Geni bir alana yaynlanan bu bilgi, kendi kendine bildirimde bulunma (ki bu, zihnimizden geenleri anlalabilir klmamz salar) dahil, geni bir tepkisel davran alann ancak bundan sonra denetlemeye hazr olacaktr. Peki ama neden bilinliyiz? Mekanizmalar, tarih ve ilev hakknda rendiklerimiz bizi neden bilinli olduumuz sorusuna bir para aklk getirebilecek bir duruma getirmi gibi grnyor. Peki bu rendiklerimiz bizi yolun sonuna kadar gtrebilir mi? Bazlarnn gitmek istedii yere kadar deil. u tr bir kayg her zaman olacak: "Evrim, mekanizmalar ve ilev hakknda konumak bir noktaya kadar yardmcdr. Bunlar beyin hakknda epey ey syler. Ama gerekten zor ve ilgin soru hakknda, gerekten cevaplamak istediimiz soru hakknda bize hibir ey sylemez: Beynimizin iinde olanlar neden deney imlediimizi, renkleri neden grdmz, neden mzii duyduumuzu, neden tat aldmz bize aklayamaz. Tarif ettiiniz sreler karanlkta ve sessizlik iinde

428

BLN, KULLANIM KILAVUZU

de, bilincin olmad bir dnyada, zihinleri olmayan karmak bedenlerin dnyasnda da gerekleebilir." Bu cevap insana son derece yanl, ama yine de iten ie ok doru geldii iindir ki, zihin-beden sorunu zmlenmesi zor bir sorundur. Fizikalistler, bu sorunun varsaymlarm rtebileceklerini, bilincin mekanizmas, tarihi ve levi aklandktan soma, geriye belirsizlikten tek bir iz bile kalmayacan mit ederler. Bazlar, yani ikiciler, bilimin bilincin tam bir aklamasn yapacama kar kuku duymann bu ikilemin devam etmesine neden olacana, bu kukunun meru bir nedeni olduuna nanr. Onlarn kukulann ben de paylayorum, ama bunun ksr bir kuku olduundan kukulanyorum. Bilim sayesinde renmeyi umut edebileceimiz ne varsa hepsini iin iine katarak sylyorum, bilinci aklamada yaadmz zorluk, varoluu aklamada yaadmz zorlua edeer. Hatta, insan drakinin snrlarn izen ayn zorluun klk deitirmi hali kesinlikle.

Szlke

Afferens: Bir sinir hcresine veya sinir sisteminin bir blgesine giden uyarmlar iin kullanlan ortak bir terim. Afyon trevleri: Ary hafifletmede nemli bir rol oynayan peptit nrotransmtter ailesinden biri. Hasar grmemi beyinde bulunmalar, eroin gibi afyon trevlerinin hem ila olarak tavsiye edilebiliyor hem de kt etkiler yaratyor olabilmelerini anlamaya yardmc olur. Agnozi {Duyu Kayb): Dorudan duyu organlarndaki sorunlarla veya beynin temel duyu blgelerindeki hasarlarla ilgili olmayan alglama bozukluu. Grmeyle lgili bozukluklardan "alglama bozukluu"na bal agnozik kusurlarda grsel imgeyi oluturma yetenei etkilenirken, "arma" bal agnozik kusurlar imgenin yorumuna mdahale eder. kisi arasndaki fark belirlemek bazen ok zor olabilir. Ak madde: Aksonlann etrafn saran yaltkan myelinlerin youn oluu nedeniyle beyin alanlarn birbirine balayan lif demetleri beyazdr. Ak madde, beyin korteksinin "gri maddesi" ve sinir hcresi gvdelerinden oluan kmeleri ieren beynin derinindeki ekirdeklerle ztlk oluturur. Akromatopsi: Renkli grme kayb. Bu kusur retinadaki anormalliklerden kaynaklanabildii, yani evresel olabildii gibi beyindeki renkli grmeden sorumlu blgelerde meydana gelen bozukluklarn sonucu, yani merkezi de olabilir. Akson: Sinir hcrelerinden giden sinyalleri tar. Sinir hcresinden tek bir akson kar, ama hedefine yaklarken genellikle kollara ayrlarak tek bir sinir hcresinin dier hcrelerle saysz sinaptik balant kurmasn mmkn klar. Alfa ritmi: Gzleri kapal ve sakin vaziyette yatan bir denein bann arka ksmndan kaydedilebilen beyin kaynakl 8-13 devr/saniye'lik bir elektrik ritmi. Alg: Duyu deneyiminin imdiki ierikleri; u anda grebildiiniz (iitebildiiniz ve dokunabildiiniz...) eyler. Terim bilimsel ve felsefi belirsizliklerle doludur.

430

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Aln lobu/Frontal lob: Beynin drt lobundan en nde olan. Motor korteksi barndrr ve genel olarak beynin ktlarn yneten, hareketlerimizi rgtleyip dzenli almasn salayan Iobdur. Aminoasit: Aminoasitler proteinlerin yap tadr. Bizler 20 kadarndan faydalanrz. Genetik kod, aminoasitlerin protein oluturmak zere hangi srayla dzleceklerini belirleme esasna gre alr. Aminoasitler baka biyolojik ilevlere de hizmet eder. rnein, aminoasitlerden glisin ikiye katlanarak nrotransmitter haline gelir ve bizatihi bir uyarc nrotransmitter olan glutamat inhibitr nrotransmitter gama aminobtrik asitn (GABA) kimyasal akrabasdr. Amnezi: Yeni anlar oluturamama kusuru. nsanlarda bu kusur genelde ksmidir: rnein, yeni motor yetenekleri kazanma kabiliyeti hasar grmeyebilir. Anosagnozi: Bir kusurun farknda olmama; nrolojik bozukluklarda ok yaygndr. rnein, hastalar bazen inme geirdikten sonra grme yetilerini yitirdiklerini veya fel olduklarn inkr eder. Artk grme: Beyindeki grme alanlarnn hasarndan sonra fakirlemi, ama bilinli gr: Grmenin refakatinde davrana izin veren ama kiide hibir grme deneyimi yaratmayan krgriinn tersi bir durum. Artkafa lobu/Oksipital lob: Beynin drt lobundan en arkada olan. Beynin en arkasndaki ("arktafa kutbu") primer grme korteksini ve birok baka grme alann kapsar. Asetilkolin: Sinir le kas arasndaki uyarm aktaran bir kimyasal. Ayn zamanda, beyinde bulunan ve uyankln srdrlmesi ile renmede nemli bir rol olan temel nrotransmitterlerden biridir. Beyin asetilkolini Alzheimer hastalnn erken evrelerinde tkenir. Astrosit: eit glial hcresinden bri. Beyin hcrelerini destekler ve besler. Atrositler, gelimekte olan sinir hcrelerine hedeflerine ulaana kadar klavuzluk eder ve kan ak ile beyin arasndaki alverilerin dzenli bir ekilde yrtlmesine yardmc olur. Atom: Atomlar maddelerin yap talardr: Bir atom, oksijen, hidrojen, sodyum, altn gibi bir maddenin mmkn olan en kk niceliidir. Ayn veya farkl maddelerin atomlar bir araya gelip molekl oluturabilir (bir su molekl iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluur: H2O). Bant (Correlation): Deiken nicelikler arasndaki ngrlebilir iliki: rnein, grsel deneyimimiz . grsel blgedeki faaliyetle (bir noktaya kadar) bantldr. Ama yaygn kannn aksine bant nedene iaret etmez: ki deiken arasndaki bant, nc bir etkenle ortak bir iliki iinde olunduu eklinde aklanabilir.

SZLKE

431

Balama: Beynin eitli yerlerindeki faaliyetlerin ahenkli hale getirilerek uyumlu bir ilev meydana getirilmesi: rnein, saysz grme blgesindeki faaliyetlerin ahenkli hale getirilerek birleik bir grsel imgenin ortaya karlmas sreci. Bazal ganglia: Beyindeki, caudate, putamen, globus palldus ve substantia nigradan oluan nemli bir derin ekirdek grubunun ortak ad. Byk bir sinyal halkasnda, korteksin saysz blgesinden kan sinyaller caudate/ putamene (tek bir birim olarak ilev grrler) gider, oradan globus palludusa, talamusa geer ve tekrar korteksteki ilk ktklar yere geri dnerler. Parkinson hastal ile Huntington hastal bazal ganglia bozukluklarndan kaynaklanan insan hastalklardr. Bu grup zellikle hareket kontrolyle ilgiliyse de kiilik ve davranlarn sinirsel kontrolne de katk salarlar. Bereitschaftspotential: stemli bir hareketten yarm saniye kadar nce oluan, "hazrlk potansiyeli" de denilen ve kafatasndan kaydedilen bir potansiyel elektrik. Beta ritmi: Zihinsel faaliyet srasnda insan kafatasndan kaydedebilen 1325 devir/sanye'lik hzl ritimler. Beyincik: Beyin sapnn arkasnda ve beyin yarkrelerinin altndaki blge. Geleneksel olarak hareket koordinasyonuyla lklendirilen (ama muhtemelen ayn zamanda dnce ve duygularn "koordinasyonu"yla da ilikili olan) ok sk tekrara dayal bir nron yapsna sahiptir. Sinyaller bazal gangliadakine benzer bir kontrol halkasn izleyerek serebral korteksten beyincie, oradan talamusa geer, oradan da tekrar serebral kortekse dner. Beyin sap: Beynin, aadaki omurilii yukardaki serebral yarkrelere balayan blgesi. Beyin sap, medulla (omurilie en yakn olandr), pons ve orta beyinden oluur. Dier ilevlerine gelince: Beyin sapnn alt ksm solunumu ve kalbi kontrol eder; st ksmlar beyin yankreleriyle aralarndaki yaygn balantlar sayesinde uyku-uyanklk dngsn dzenlerler. ngiltere'de beyin sapnn lm "beyin lm" saylmaktadr. Beyin yarkreleri: Beynin her biri bazal ganglia dahil derin yaplar tayan, kvrml serebral korteksle kapl yarm daire ifti. Bildirimli bellek/an: fade edebildiimiz veya aka dile getirebildiimiz an/bellek. Bildirimli bellek, epizodk, yani bir kere olan olaylara ynelik ve semantik, yani dil ve dnyaya ilikin bilgi veritabanmzla (masann ne olduu, ABD'nin bakannn kim olduu gibi) ilgili olmak zere ikiye ayrlr. Bildirimli bellek, motor becerilerin elde edilmesini, hazrla(n)may ve klasik artlanmay kapsayan ilemsel bellein aksidir.

432

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Bilgi (Information): Mulak bir terim. Konuma dilinde bilgi, bir eyler hakknda haber anlamna gelir; bilgisayar biliminde bu terim, daha soyut bir biimde, bir imknlar topluluu arasndan belli bir durumun zglletirilmesine atfta bulunmak iin kullanlr. Bilincin noral bantlar: Bu terim, bilinli deneyimin nral temeline iaret eder: Yap (bilincin "nerede'si) ile fizyoloji (bilincin "nasl") bir araya gelerek deneyimin olumasn salar (daha dorusu, bilinle lgili revata olan bir gre gre yle). Bireyolu: Bireyin geliimi; trlerin geliimi anlamna gelen soyoluun kart. Bitkisel hayat durumu: Beyin yarkrelerinde veya talamusta nemli, beyin sapndaysa ksmi bir hasar olumas sonucu meydana gelen "farkndaln olmad uyanklk" durumu. Ba yaralanmalarndan sonra veya beynin yeterince kan veya oksijen alamamasn takiben grlebilir. Bitkisel durum "kalc" olarak adlandnlyorsa, bir sredir, genellikle bir aydan fazla bir sredir devam ediyor demektir. Brodmann blgesi: Nroanatomst Korbinian Brodmann'n (1868-1918) k mikroskobuyla fark ettii serebral korteks blgelerinden biri. Onun bulduu blgeler, korteksn belli katmanlarndaki hcrelerin younluklar gibi incelikli anatomik zelliklerde farkllk gsterir. Ama aralarndaki snrlarn genellikle ilev farkllklarna karlk geldii ortaya km olduu iin Brodmann'n kard harita hl kullanlmaktadr. ekirdek: Birbirinden tamamen ayn iki biyolojik anlam olan bir terim. Hcre biyolojisinde ekirdek, hcrenin DNA tayan paras, kimyasal ilemlerin kararghdr. Nrolojideyse, "ekirdek" genelde ortak ilevlere sahip nronlardan oluan kmelere denir. evresel sinir sistemi: Beynin ve omuriliin dndaki sinirler: 1-12 tane bulunan bataki kranyal sinirler, uzuvlardaki ve gvdedeki, kaslara giden ve duyu organlarndan geri dnen saysz sinir, ayrca deri ve eklem yerlerindeki sinirler. izgili korteks: VI alan, yani primer grme alan bazen izgili korteks adyla anlr: "izgili" korteks denir, nk plak gzle yakndan bakldnda bile, lateral genikulat nukleus yoluyla retinadan youn girdi alan 4. korteks tabakasnn burada hkim oluu nedeniyle, "izgi izgi" grnr. omak hcre: Retinann n varln tehis eden iki hcresinden biri (dieri koni hcresidir). omak hcreleri, ay yla aydnlanm gecelerde kullandmz trden gri ton grs salar. omak hcreleri retina merkezinin uzanda yer alr. Davranlk: Metodolojik davranlk, psikolojinin inceleme konusunun nesnel olarak gziemlenebilen davranlarla snrlandrlmas gerektii
73

SZLKE

433

grdr. Felsefi davranlk se zihinsel durumlara dair tasvirlerin, sadece davranlardan veya belli ekillerde davranma eilimlerinden sz ederek yeniden ifade edilebilecei grdr. Delta ritmi: Derin uyku, bazen de koma halindeyken kafatasndan veya beyinden kaydedilebilen 4 devir/saniye'den dk, yava bir elektrik ritmi. Dendrit: Nronlarn dier nronlardan gelen sinyallerin ounluunu alan dallanp budaklanm ular. Diensefalon: Talamus ile hpotalamusu kapsayan, beyin yarkrelerinin ekirdei. Dikkat: Genel olarak zihni odaklatrma kabiliyeti anlamndadr. Ama bu terim son derece mulaktr. Nitekim, dikkat hazrlayc nitelikte olabildii gibi seici, srekli, paral, ak ve gizli de olabilir ve geni bir farkllk gsleren sre ve ilere yneliktir. DNA: Deoksiribonkleik asit, bedenimizin inas ve varln srdrmesi (genetik yapmz) iin gereken talimatlar tayan kimyasal maddedir. Doalclk: Bilincin, doann temel zellik ve yasalarnca, bilimin lkelerine ters dmeden, aklanabileceini iddia eden felsefi gr. Dopamin: Beyin sapndan kan aksonlar tarafndan beyin yarkrelerine salnan bir nrotransmitter. Uyanklk, motivasyon ve motor kontrolde rol oynar. Parknson hastal, beyin sapndak dopamin yapc nronlarn kayb sonucu oluur. izofreni, bazal gangliadaki dopamin hareketini engelleyen ilalarla tedavi edilmektedir. Dorsal akm: Artkafa lobundan (occipital lobe) duvar lobu (parietal lobe) ynnde gerekleen grme sinyali akm. Temel olarak mekn ve hareketle ilgili bilgilerin ilenmesinden sorumludur. Artkafa lobundan akak lobuna (temporal lobe) doru gerekleen ventral akm ise, temel olarak nesne tanmayla ilgilidir. Duvar lobu/Paryetal lob: Arkasnda artkafa, altnda akak, nnde de aln lobunun bulunduu beyin lobu. Dokunma ve birleik pozisyonlarla ilgili duyusal bilgileri alan "bedensel-duyusal korteks"i ierir ve meknsal ilikileri alglamamzda nemli bir rol oynar. Duyu-motor btnlemesi (Sensori-motor integration): Sinir sisteminin duyu sinyallerini motor ktlara dntrme sreci. EEG: Elektroansefalogram; beynin elektriksel faaliyetinin bir kayd; genellikle kafatasndan alnr. Efferens: Br nrona veya sinir sisteminin bir blgesine giden uyarmlarn genel ad.

434

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Elektromanyetik radyasyon: Enerji spektrumunun orta enerji alannda yer alan ve yksek enerjili gama nlaryla X nlarn, dk enerjili mikrodalgalarla radyo dalgalarn ve kapsayan enerji spektrumu. Ensefalizasyon (katsays): Bkz. EQ. Ensefalit: Beyin maddesini etkileyen bir enfeksiyon. Ensefalitis letarjika (Von Economo ensefaliti): I. Dnya Sava'nn sonlarnda salgn hale gelen bir beyin enfeksiyonu. Hastaln ilk evresinde ve uzun sren nekahet dneminde uyanklk durumunda dzensizlikler gze arpmaktayd. Hastalk tamamen ortadan kalkmtr. Endorfin: Ac sinyalinde nemli olan opioid nrotransmitter ailesinden biri. Afyon ve eroin gibi opioidler beyinde bu nrotransmitterlerin hareketlerini taklit eder. Epilepsi: Sara da denir. Beynin elektrik faaliyetinde meydana gelen ve harekette lokal olarak ("ksmi epilepsi") veya genel olarak ("genel epilepsi") anormal senkronizasyona neden olan bir bozukluk. O pek bilinen "byk epilepsi"nin yan sra duyu, bellek ve dnce zerinde de ok eitli hasarlara neden olabilmektedir. EQ: "Ensefalizasyon katsays" bir trn beyin geliimini gsteren bir ldr. Bir trn ortalama bir yesinin beyin bykl ile bu trde olaca tahmin edilen (trn ortalama arlna veya beden yzeyine ve sz konusu trn beyin bykl ile beden bykl arasndaki genel ilikiye bakarak) beyin bykl arasndaki oran yanstmay amalar. Ezamanllk: Nronlarn aym anda atelemeleri Evrim: Canl biimlerin eitliliine neden olduu, bu eitlilii biimledii dnlen sre. Bir canlnn temel zellikleri (artk DNA olarak bilinen) genetik malzeme halinde sonraki kuaklara aktarlr. Genetik malzemede meydana gelen tesadfi deiiklikler (mutasyonlar) sonraki kuaklarn zelliklerinde eitlemelere neden olur. Bunlarn bazlar bireye avantaj salar ve onun reme ansn arttrr. Bu yzden btn poplasyon iinde yaylrlar. Fizikalizm: Gerekliin tmyle fiziksel olduunu savunan felsefi gr. Fizyoloji: Vcudun nasl altn, vcut ksmlannn ilevini inceleyen bilim dal. FMRI: Fonksiyonel manyetik radyo rezonans grntleme: Canl beynin belli ileri yaparkenki faaliyetlerini ortaya karmak iin kullanlan iki temel teknikten biri. Fonksiyonel grntleme: Beynin belli fonksiyonlarla harekete geirilmi blgelerinin grntlenmesini mmkn klan bir grup teknik; bir k ak-

SZLKE

435

mas grmekten matematiksel d n m e y e kadar eitlilik gsterir. ki temel teknikten biri P E T (pozitron emisyon tomografi) dieri de fMRI7dir (fonksiyonel manyetik rezonans grntleme). Bu teknikler, aktif beyin blgelerinde kan akyla enerji tketiminin artmas esasna dayanr. GABA: G a m a amino btrik asit, sinir sistemindeki ana inhibitr nrotransmitter. G a m a ritmi: Kafatas yzeyinden kaydedilebilen 25-100 devir/saniye'lik beyin ritimleri; uyankln srdrlmesinde ve bilin ieriklerinin birletirilmesinde rol oynad dnlmektedir. Gen: Genlerimiz, bedenlerimizi ina e t m e y e salayan, D N A ' d a yazl kaltmsal talimatlardr. Her gen, belli bir protein molekln oluturan belli aminoasit srasn ifade eder. nsan G e n o m u Projesi'nde, insan bedeninde 30-50.000 genin faal olduu belirtilmitir . Getalt: Bir getalt, kelimenin dz anlamyla bir biim veya biimlenimdir. Psikolojide bu terim, kasten modellenmi olmayabilecek maddelerde bile alglama eiliminde olduumuz gruplamalara karlk gelir. Getalt psikologlar, bu eilimi tarif eden bir dizi kural gelitirmitir. Glia: Beyinde nronlarn yannda ok sayda bulunan, eitli destekleyici roller oynayan hcre tipi: Astrositler, oligodendrositler ve mikroglia. Glisin: N r o n atelemesini ketleyen bir aminoasit nrotransmitter. Glutamat: Mesela talamustan kortekse ve ters ynde uzanan aksonlarn sald yaygn bir uyarc nrotransmitter. Bir aminoasttir. Gri/boz madde: Beynin, esasen birbiriyle likili lif demetlerinden oluan "ak m a d d e " n i n kart olan, nronca zengin alanlar. Girus: Kvrml serebral korteksin "tepe"lerinden biri; vadilerinin, yani "sulkuslar"n kart. G r m e korteksi: Primer grme korteksinin ve ayn z a m a n d a grme ileminde u ya da bu lde uzmanlam rollere sahip dier 30 kadar g r m e alannn da dahil olduu beyin korteksinin grmeyle ilgili ksmlarna verilen genel ad. Hareket Potansiyeli: Yeterince uyarlm bir sinir hcresinin ilettii ya hepya hi elektrik sinyali. Hebb yasas (veya kural): Psikolog Donald Hebb'in renmenin nral temelini aklamak iin teorik zeminde gelitirdii bir yasa. Bu yasaya gre, A nronu ile B nronu arasndaki sinaps balants, A ateleyip de B baarl biimde uyarldnda salamlasn

436

BLN, KULLANIM KLAVUZU

Hipokampus: Yunanca denizat anlamna gelen hpokampus, akak loblarnn i yzeyinde yerleik, kvrml bir yapdr. Yeni uzun vadeli bildirimli anlarn oluturulmas ve bir derece de tekrar ele geirilmesi iin gereklidir. Histamin: Uyanklk durumunun desteklenmesinde rol oynayan uyarc bir nrotransmitter. Hominid: Trmzn en yakn soyu: Bizler yaayan tek hominidleriz. Hominoid: Gibbonlan, empanzeleri, gorilleri, orangutanlar ve insanlar kapsayan grup. Hcre: Hcreler biyolojinin atomlar, karmak hayat biimlerinin yap talandr; dikkatli bir ekilde beslendikleri takdirde ait olduklar yerden bamsz olarak tek balarna varlklarn srdrebilirler. Her hcrede bedeni meydana getirmek iin gerekli olan genetik maddenin tamam bulunur, geri bizdeki gibi bedenlerde farkl organlara ait hcreler sadece ihtiyalar iin gerekli olan talimatlar kullanrlar. Nron, sinir sistemindeki temel uzman hcredir. Beyinde 100.000 kadar nron vardr. Hcre zar: Hcrenin d dnyayla liki kurmasna mkan veren yan geirgen snr. ki kat (su geirmeyen) ya moleklnden oluur. Bu molekller, komu nronlarn aksonlarnn meydana getirdii sinapslardan salnan nrotransmilterlerin varln kefeden protein reseptr moleklleri gibi dier hcrelerle iletiime giren saysz protein barndrrlar. Ik reseptr: Nrotransmitter salgsn ayarlayarak gelen kaydeden bir hcre: nsan gznde k reseptrleri retinadaki omak ve koni hcreleridir. drak, Bili, Bilme Yetisi (Cognition): Entelektel faaliyetlerimizin toplam. Bilisel ilevlerin bilinen listesi aa yukar u ekildedir: Dikkat, bellek, ynetsel ilev (dnce ve davranlarmz dzenleme kabiliyeti), dil, prakss (beceri isteyen ilevleri yerine getirme kabiliyetimiz), alglama (meknsal farkndalk dahil). Bilin bu listeye dahil edilebilir de edilmeyebilir de. kicilik: Zihinsel ve fiziksel olaylar arasna derin bir ayrm koyan felsefe gelenei. Tz ikicilii, zihinsel tzler ile fiziksel tzleri birbirinden ayrr; zellik ikicilii ise zihinsel zelliklerle fiziksel zellikleri birbirinden aykinci haberci: Bir nrotransmitterin geliine, bir iyon kanaln dorudan amak veya kapamak suretiyle tepki vermekten ziyade hcre iinde baka bir kimyasal sinyalle karlk veren reseptr ailesinin faaliyeti sonucu ortaya kan bir kimyasal. ndirgemecilik: Bir bilin durumu gibi karmak veya gizemli bir ilev veya varlk hakkndaki konumann beyindeki faaliyet gibi daha basit veya

SZLKE

437

daha iyi anlalm ileve veya duruma indirgenebilecein i savunan felsefi gr. nme: Bir kan damannda yaanan bir sorun nedeniyle (genellikle tkanma eklinde gorulur) beynin bir ksmnn lmnn neden olduu nrolojik zedelenme epizodu iin kullanlan genel bir terim. nme ok yaygndr insan beyninin ilevleriyle ilgili yerleik bilgilerimizin ou inmenin etkilen zennde yaplan almalardan gelmektedir. nternron: Ksa menzilli iletiimle ilgili kk bir nron: Beyne bilgi gtren duyu nronlan ile beyinden bilgi alan motor nronlar arasnda gerekleen nronal evrimin bir unsurudur. lemsel bellek/an: Bilinli hatrlamadan ziyade performans deiikliiyle kendim gsteren anlar. Mesela, bisiklet kullanp kullanamayacanz en iyi, bisiklet kullanp kullanamadnza bakarak anlalr (bisikletin nasl kullanlaca zerine bir makale yazp yazamayacanzla deil). levselcilik: Zihinsel durumlarn sinir sisteminin ilevleri olarak kabul edilebileceim one sren felsefi gr. Bu ilevler ounlukla biliimsel anlamda dnlr. yon: Net elektrik yk tayan atom veya molekl. yonlar nron sinyalleri iin nemlidir: Sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi iyonlarn (pozitif elektrik vuku tarlar) veya klor biieimli iyonlann (negatif elektrik yk tarlar) nronlara giri klar hareket potansiyelini ekillendirir. Kanal: Nronlann elektriksel faaliyetleri, sodyum, kalsiyum, potasyum gibi ykl paracklann hcre iine girip kmasna izin veren por veya kanallar ieren hcre zarndak proteinler tarafndan denetlenir. Hareket potansiyelinin iletiminde kullanlanlardaki gibi baz kanallar voltaj deiikliiyle alr ("voltaj girili'1); bazlar da nrotransmitterlerin geliiyle alr Ogand girili-). Nrolojik bozukluklar arasnda kanallardaki hasarlardan kaynakl olduklan anlalanlarn says her geen gn artyor baz epilepsi ve migren trleri de bunlar arasndadr. Karnck: Beynin merkezindeki sv dolu meknlardan biri "Hdrosefalus"ta (beyinde ar su) bu meknlar bask altnda kald iin byr. Koma: Beyin faaliyetinin eitli derecelerde baskrya maruz kalmasyla ilikili bir bilin bozukluu. Gzler kapaldr. Koma temel olarak beyin faaliyeti zerinde geni bir bask oluturan madde v e y a kazalardan veya normalde uyankl salayan beyin sap ile talamus blgelerinde meydana gelen daha odakl hasarlardan kaynaklanr. Koni: Retinadaki, renkli .m varln tespit eden, elektrik sinyallerini art arda sralayarak bunlarla grnty oluturan hcre tipi. nsan retinasnda, n farkl dalga boylanna son derece duyarl eit koni bulunur

438

BLN, KULLANIM KILAVUZU

bunlarn de normal renkli gr in gereklidir. Koniler retinann merkezinde, grsel ayrntlar tahkik etmek iin kullandmz blgede toplanmtr. Fotoreseptrierden dieri olan rod, lo kta gri tonlu gr konusunda yetkinlemitir. Kore: Bazal ganglianm ileyiindek aksaklktan kaynaklanan istemd huzursuz hareketler. Korteks: Adn "aa kabuu" anlamndaki Latince szckten alan korteks, beyin yarkrelerinin bkml d yzeyi, onlarn "gri maddesi"dir, katmanl sinir hcreleri ynnden zengindir. Krgr: Primer grme korteksi hasarndan etkilenmedii halde kiinin znel olarak grmediini dnmesine yol aan grme yetenekleri. Bu yeteneklerin srd, deneklere gsterilen nesnelerin konumunu, eklini vs. tahmin etmeleri istenerek kantlanr. Kromozom: Her hcrede genetik madde 23 ift kromozom ine sktrlm haldedir; bunlarn iinde cinsiyet kromozomlar da vardr (kadnlarda bu kromozom iftinde iki X kromozomu, erkeklerde ise bir X bir de Y kromozomu bulunur). Nitekim her gen belli bir kromozom zerinde yer alr ve genler her birimizde, biri babamzdan, biri de annemizden gelen iki versiyon halindedir (Y kromozomundaki genler ve erkeklerdeki X kromozomlar sadece tek kopya halindedir). Kresel alma alan: Bernard Baars'n bilincin bilgi-ilemsel ilevi in kulland metafor: Uzmanlam psikolojik altsistemlerde yaygn biimde bulunan merkezi bir bilgi kayna sunar. Lateral genikulat nukleus: Talamusun retinadan ana girdileri alan, grsel imgeye ifreli bir tanm veren paras. Lezyon: Doal veya insann neden olduu ("deney lezyonu") hasarl veya hastalkl blgelere verilen genel bir isim. Lif: Akson yerine kullanlan bir terim. Limbik sistem: Beynin "limbus"unda, yani snrnda yer alan ve duygu ve hatrlamada kilit bir role sahip bir yap a. Hipokampusu ve iyan akak lobunu saran korteksi, talamusun bir ksmn ve (arzuya gre) iyan aln lobu iindeki kuak girusu le amigdala dahil dier balantl alanlar kapsar. "M" hcresi: Byk hcre. Grme sisteminde, retina ve tesinde bulunan byk magnoseller nronlar, zellikle hareketli uyarmlar hzla haber veren sinyallerle ilgilidir. Medulla: Beyin sapnn omurilie en yakn ksm; solumann devamnda ve kalbin faaliyetinde rol oynadmdan hayat in son derece nemlidir.

-/S

SZLKE

439

MEG: Magnetoensefalografi: EEG'nin modern versiyonlarndan olan MEG, beyin indeki kararsz elektrik alanlarnn oluturduu manyetik faaliyetleri kaydeder. Merkezi sinir sistemi: Beyin ile omurilik (kollar, bacaklar, gvde ve bataki kaslarla duyu organlarna giden ve oralardan gelen periferik sinirleri hari). Milisaniye: Saniyenin binde biri. Mitokondri: Hcre iindeki ok kk kimyasal makineler veya organeller. Mitokondriler hcre iinde enerji retiminde gereklidir ve kendi DNA'lar vardr (dier organellerden farkl olarak). Bunlarn 1,5 milyar yl kadar nce hcrelerimizin atalaryla bir sembiyoz ilikisine giren bamsz organizmalardan tredikleri dnlmektedir. Miyelin: Sinir sistemindeki aksonlarn zerini kaplayan ve aksonlarn sinyalleri ynlendirme hzlarn arttran yal yaltm klf. Molekl: Birbirlerine kimyasal balarla bal iki veya daha fazla atom: Su basit, proteinlerse karmak molekllerdir. Motor: Hareketle ilgili. Dolaysyla, "motor korteks", korteksin hareket tercihimizi dorudan etkileyen ksmdr. Noradrenalin: Bu nrotransmitter ABD'de nropinephrine adyla bilinir. Adrenaline benzeyen, bbrekst bezi tarafndan salglanan ve vcudun "ya dv ya ka" kaynaklarnn harekete geirilmesine yardmc olan bir hormon olan noradrenalin, beynin "aktivasyon sistemi"nin nrotransmitterierinden biridir. Beyin sapnda sentezlenir ve beynin geni bir alanna salglanr. Nbet: ounlukla epilepsi sonucu deneyimin veya davrann aniden bozulmasna verilen genel ad. Nroloji: Sinir sistemi hastalklaryla lgili bir tp dal (sinir sistemini bilimsel inceleme konusu yapan sinirbilirrile, yakn bir iliki iindedir). Nron: Sinir hcresi. Nrotransmitter: Bir nronun bir baka hcreyle arasndaki bitime yerinde (yani "sinaps"ta) salglad ve genelde ikinci hcrenin uyan dzeyini artrma veya azaltma etkisine sahip olan, bu yzden de hcrenin sinyal letme orann etkileyen bir kimyasal. Oligodendrosit: Beynin tip glia hcresinden biri olan oligodendrositler, aksonlarn zerini kaplayan ve onlarn sinyal iletim hzn arttran "miyelin" klflarm imal eder. Organeller: Hcrelerimizin i meknlarnn, ekirdek ve mitokondri gibi sakinleri.

440

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Ortabeyin: Beyin sapnn ana beyne en yakn ksm. Bu ksmn hasar grmesi, byk ihtimalle bilin kaybna neden olabilir. Otizm: Dil geliiminde, toplumsal ilikilerin kurulmasnda zorluklar yaanmasna ve hayalgcnn zayflamasna neden olan bir bozukluk. Genellikle erken ocukluk dneminde fark edilir. ounlukla zek bozukluu grlr, ama ille de grlecek diye bir kaide yoktur. Otonom: Sinir sisteminin stemli denetim dndaki ksmna verilen addr. Kan damarlar, barsak, mesane v.b.'deki yumuak kaslarn dzenli almasn salar, kalbin at hzn ve gcn ayarlar. Bedenin kan basnc, terleme ve ereksiyon gibi i levlerini kontrol eder. "P" hcresi: Parvoseller nron: Grme sisteminde, hareketle ilgili bilgilerin sinyalle hzl biimde iletilmelerinden sorumlu magnoseller nronlarn aksine, ince ayrnt, renk ve biimin nispeten daha yava znrlyle ilgili kk bir nron. P 300: Ender karlalan bir olaydan (sk sk tekrar eden "bup" sesi arasnda seyrek olarak "bip" sesinin gelmesi gibi) 300 milisaniye kadar sonra denein kafa derisi zerinden kaydedilebilen bir tepki (tabii denein bu aralklara dikkat etmesi art). Peptit: Ksa bir aminoasit zinciri. Piramit hcreler: Piramit eklinde byk korteks nronlar. Aksonlan piramidin tabanndan kar; hcrenin tepe noktasndan kan ana dal da geni dendrit aalanndan biridir. ou piramit hcresi aksonlarn civanndaki yakn yerlere, ak maddeye gnderir: Dolaysyla bunlar serebral korteksin "projeksiyon" veya kt hcreleridir. Plastisite: Sinir sisteminin deimeye uyum salama yetenei. renmenin ve bellee yerletirmenin temeli olan nral plastisite, aslen snapslann, yani nronlar arasndaki balantlann deiebilrliine baldr: Nronlar arasndaki balantlar oalabilir, aralarndan geen sinyallerin oyununa bal olarak gleri azalr veya oalr. Pons: Beyin sapnn, medullanm stnde ve ortabeynin altnda yer alan merkezi blm (Latince'de "pons" kpr anlamna gelir, hasar grmemi bir beyne nden bakldnda, beyinciin ki yans arasnda bir kpr gibi grnd iin bu ad almtr). Prefrontal korteks: Frontal lobun/ahn lobunun, motor korteksle premotor korteksin tesinde yer alan bir blgesi. Motor ve premotor korteks iindeki faaliyet hareket denetimiyle nispeten sk bir biimde balantldr; prefrontal korteksin davran zerinde (karar verme zerinde mesela) ok fazla dorudan etkisi yoktur.

SZLKE

441

Primer grme korteksi: VI alan veya "izgili korteks" adyla da bilinen primer grme korteksi girdilerin byk bir ksmn talamustak lateral genikulat nukleus yoluyla retinadan alr. Grsel dnyann bir "haritas"na sahiptir. Brodmann snflamasnda 17. alandr. Projeksiyon: Sinir sisteminin bir tarafndan baka bir tarafna sinyal tayan akson demeti: Mesela, beyin sapndan beynin yarkrelerine uzanan ve uyanlmlik durumumuzu etkileyen birok nemli projeksiyon vardr. Prosopagnozi: Yzleri tanma yetenei kayb (ama dier grsel yetenekler iyi korunmu olabilir). Protein: Bir gen tarafndan belli bir nitelik kazandrlan, bir dizi aminoasitten oluan bir molekl; ad Yunanca "ilk ey" anlamna gelen szckten tretilmitir. Proteinler, insan vcudunu ina eder, korur, onun devamn ve almasn salar (hayatn ivedi ilerinden onlara nazaran bir basamak daha uzak olan genlerin klavuzluunda yaparlar bunlar). Psikoz: Hezeyanlar (sabit yanl inanlar) ve halsinasyonlarla kendini belli eden psikiyatrik bozukluk grubu. Refleks epilepsi: Belli bir tetikleyci tarafndan dzenli olarak kkrtlan epilepsi: Ik patlamas veya krpk k bilinen bir tetikleyicidir, ama okumak, hesap yapmak ve belli bir any dnmek gibi eylerin dahil olduu geni bir faaliyet alan da tetikleyici olarak tanmlanmtr. REM: Hzl gz hareketi: Ryal uykunun karakteristik zelliklerinden biridir. Reseptr: Baka bir molekle sonunda bir etkiye (iyon kanal amak gibi) neden olacak ekilde kilitlenmek zere tasarlanm bir molekl. Sinirbilimde reseptrler genellikle nrotransmkterleri kollarlar (mesela, kastaki asetilkolin reseptr, motor nronun salglad nrotransmitteri seerek kasn kaslmasna neden olur). Retikler formasyon: Latince'de a anlamna gelen reticularis szcnden tretilmi olan retikler formasyon, beyin sap boyunca uzanr ve aa ksmlanyla soluma ve kalp ilevleri gibi ilevleri, yukar ksmlanyla uyanklk ve uyarlml dzenler. Retina: Gz mercei tarafndan biimlenen grntnn odakland gzn arka blgesi. In varlm tehis eden omak ve koni hcreleri ile grsel bilgilerin grme siniri yoluyla beyne iletilmeden nce bu hcrelerden gelen sinyalleri ileyen eitli tipte nrondan oluur. Serebrum: Serebral yarkreleri, "diensefalon", talamus ve hipotalamusu kapsar, ama beyin sap veya beyincii kapsamaz.

442

BLN, KULLANIM KILAVUZU

Serotonin: Esasen beyin sapndan salglanan ve uyanlmln, itahn ve ruh halinin dzenlenmesinde nemli bir role sahip oan bir nrotransmitter. Sinaps: Bir nronun baka bir nronla temas kurduu (genellikle kimyasal br temastr bu) nokta. Bu temas, presinaptik ("sinaps ncesi") hcrenin kimyasal nrotransmitter salglamas, bu nrotransmitterin postsinaptik ("sinaps sonras") hcrenin yzeyindeki reseptrler zerinde tanmas srecini kapsar. Sinir: Birlikte hareket eden nron gruplarna verilen ortak isim. Genelde, bunlardan bazlar kaslara destek verirken bazlar duyu organlarndan geri dner (geri, grme siniri gibi baz sinirler tmyle duyularla ilgilidir). Sinir sistemi: Beyin, omurilik ve evre sinirleri: Vcudun btn sinir dokular. Sinkop: Yunanca'da kesmek anlamna gelen syhcoptein szcnden tretilmi olan bu terim, baylmada olduu gibi, beyne giden kann aniden kesilmesine bal geici bilin kaybn tanmlar. Soyolu: Trn geliimi; bireyin geliimi anlamna gelen bireyoluun kart. Subkortikal: Korteksin alt: Bu terim, korteksin altndaki yaplara ve orada meydana gelen srelere atfta bulunmak iin kullanlr. Talamus nemli bir subkortikal ekirdektir. Sulkus: Kvrml serebral korteksin derinliklerinden veya vadilerinden biri; serebral korteks tepesinin, yani "girus"un tersi. Sreklilik: Deien gzlem koullarna ramen nesnelerin deimeyen zelliklerini sememizi salayan ilem. rnein, parlak k yznden rengindeki farkllklara ramen beyin bir nesnenin ana rengini hesaplar (biz de o rengi grrz). akak lobu/Temporal lob: Gz hizasnn biraz stnde yer alan, itme, koku alma, grsel tanma, dil idraki ve bellek konusunda zel bir neme sahip, beynin en alt lobu. Talamus: nc karncn kenarlarndaki beyin yarkrelerinin ortasnda bulunan byk bir ekirdek. Talamus, sonunda serebral kortekse ulaan duyusal bilginin ounu (grme, itme ve dokunmayla ilgili), beyin sapndan kp beyin korteksine giden etkinletirici girdinin ounu alr ve korteks, bazal ganglionlar, korteks ve beyincik arasnda dolaan sinyaller tar. Dolaysyla kortikal faaliyetin bir mikrokozmozudur ve burasnn grd hasar beynin dier blgelerinde de derinden hissedilir. Tasfiyecilik: Zihinsel durumlara yaplan atflarn nesnel fiziksel durumlara yaplan atflar lehinde tasfiye edilmesi gerektiini veya eninde sonunda tasfiye edileceini savunan felsefi gr.

SZLKE

443

Teta ritmi: Uyku, bazen de koma srasnda kafa derisi veya beyin zerinden kaydedilebilen 4-8 devir/saniyelik yava bir elektrik ritmi. Transdksiyon: Bir aracn baka bir araca dnmesi: Bizi lgilendiren transdktrler bir enerjiyi (retina zerine den k gibi) sinir sistemindeki elektrokimyasal sinyal aracna dntrr. Uyaran: Artk biraz gevek bir biimde, bir deneyde hedef veya tetikleyici olarak kullanlan bir nesneye veya verili bir davran tipine atfta bulunmak iin kullanlan bir terim. Uyarlm Potansiyel: Kafatasndan kaydedilen ve duyumlarla veya bilisel bir srele ilikili olan elektriksel tepki. Bu kk elektriksel olaylar gstermek iin genellikle tekrar tekrar kayt alp sonra da kaytl sinyallerin ortalamasn almak gerekir. Uyku evreleri: Uykunun bir i yaps vardr: Uykunun gittike derinletii drt evreye sahip yava dalga uykusu ile rya grdmz daha ileri bir uyku evresi olan "paradoksal" uyku veya "hzl gz hareketi" uykusu eklinde ikiye ayrlr. Ventral akm: Aitkafa lobundan akak lobuna doru ve ilkesel olarak nesne tanmalar srasnda gerekleen grme sinyali akm. Aitkafa lobundan duvar lobuna doru gerekleen ve ilkesel olarak mekn ve hareketin ilemden geirilmesiyle lgili olan dorsal akmn tersi. Yava dalga uykusu: "Yava elektrik dalgalan"nn (teta ve beta dalgalan) hkim olduu uyku. Derin yava dalga uykusu, gecenin ilk ksmlarnda hkimdir, yerini gittike daha hzl dalgalara ve gecenin ilerleyen zamanlarnda REM uykusuna brakr.

Notlar

Giri 1 Erwit Schrdnger, Mind and Matter, Cambridge: Cambridge University Press, 1977, s. 99. 2 G. K. Chesterton, Autobiography, Londra: Hutchinson, 1937, s. 32. 3 Bu unutulmaz deyii u kitaptan aldm: Thomas Nagel, The View from Nowhere, Oxford: Oxford University Press, 1986. Kitap nesnelliin snrlaryla ilgili. 4 Samuel Taylor Coleridge, Biographia Literaria, Londra: Everyman's Library, 1971, 13. Blm. 5 Platon, Sokrates'in Savunmas. 6 S. Langer, Mind: An Essay on Human Feeling, Cilt 1, Baltimore: John Hopkins University Press, 1980, s. 24. 1. Ad Ne Olursa Olsun Gzellii Baki mi? Bilin, zbiln ve Vicdan 1 J. Hodges, Cognitive Testing for Clinicians, Oxford: Oxford University Press, 1994. 2 N. Humphrey, Consciousness Regained, Oxford: Oxford University Press, 1983; J. Searle, The Rediscovery ofthe Mind, Cambridge, Mass.: MT Press, 1994; O. Flanagan, Cosciousness Reconsidered, Cambridge Mass.: MT Press, 1995; D. Dennett, Consciousness Explained, Londra: The Penguin Press, 1991. 3 http://www.consciousness.arizona.edu. 4 http://assc.caltech.edu/ 5 Bkz. rnein, K. VVilkes, "-yishi, duh, um and consciousness", A.J. Marcel ve E. Bisiach (haz.), Consciousness in Contemporary Science iinde, Oxford: Clarendon Press, 1992. 6 C.S. Lews, Studies in Words, Cambridge: Cambridge University Press, 1972. 7 Age., 8. Blm: Bu paradaki alntlar ya bu blmden ya da Oxfordng-

lish Dictionary'dm.

446

BLN, KULLANIM KILAVUZU

8 W. L. Davidson, Logic of Defnition, 1885, Oxford English Dictionary'nin "consciousness" (bilin) maddesinde alntlanm. 9 Bkz. T. Nagel, "What is t like to be a bat", Morta Questions iinde, Cambridge: Cambridge University Press, 1979. The View from Nowhere'de (Oxford University Press, 1989) Nagel'in belirttii gibi, Edinburghlu felsefeci Timothy Sprigge de bu durumu daha nce ayn szcklerle ifade etmitir ("bir kii... ancak ve ancak ortada kendisi olmann nasl bir ey olduunu hissettirecek bir ey olduu takdirde bilinlidir..."): Bkz. T.L.S. Sprigge, "Consciousness", Synthse, 1994: 73-93. 10 G. N. Edelman, The Remembered Preseni: A Biological Theory of Consciousness, New York: Basic Books, 1988. 11 W. James, The Principles ofPsychology, New York: Holt, 1890. Onun bu grnn gnmzdeki temsilcilerinden bazlar: T. Shallice, "Information-processing models of consciousness", Marcel ve Bisiach (haz.), Consciousness in Contemporary Science iinde; J. Searle, The Rediscovery of the Mind, Cambridge, Mass.: MT Press, 1994; F. Crick, The Asionishing Hypothesis, Londra: Simon and Schuster, 1994 (Trkes: artan Varsaym, ev. Sabit Say, Ankara: Tbitak, 1997) ; D. Chalmers, The Conscios Mind, New York: Oxford University Press, 1996 (Trkesi bilim dizimizden yaynlanacak); S. Greenfield, "How might the brain generate consciousness?" S. Rose (haz.), From Brains to Consciousness iinde, Princeton, NJ: Princeton University Press, 1998; G. Tononi ve G. M. Edelman, "Consciousness and the integraton of informaton in the brain", H. H. Jasper, L. Decarries, V. F. Castelluci ve S. Rossignol (haz.), Consciousness at the Froners of Neuroscience iinde, Philadelphia: Lipincott-Raven, 1998. 12 Nagel, "What is it like to be a bat." 13 G. Ryle, The Concept of Mind, Harmondsvrorth: Penguin University Books, 1978, s. 150. 14 R. Schafer'den aktaran R. W. Mitchell, "Multiplicities of elf, S. T. Parker, R. W. Mitchell ve M. L. Bocca (haz.), Self-Awareness in Animals and Humans iinde, Cambridge: Cambridge University Press, 1994. 15 AIexander Pope, The Rape of the Lock (1714), Oxford English Dictionary'de "bilinli" maddesinin giriinden alnt. 16 R. J. Beninger vd., "The ability of rats to discriminate their own behaviour", Canadian Journal of Pschology, 28 (1974): 79-91. 17 M. Merleau-Ponty, The Child's Relation with Others'den aktaran Mitchell, "Multiplicities of elf." 18 G. G. Gallup, "Chimpanzees: self-recogntion", Science, 167 (1970): 867. 19 R. Thompson ve C. Contie, "Further lessons on mirror usage by pigeons: lessons from Winnie-the-Pooh and Pinocchio, too", Parker vd., Self-awareness in Animals and Humans. 20 L. Moses, Self-awareness inAnimals and Humans'm nsz' iinde. 21 Age.,

NOTLAR

447

22 M. Lewis, "Myself andme", age. 23 Bkz. rnein, S. Baron-Cohen, Mindblindness: An Essay on Autism and Theory ofMind, Cambridge, Mass.: MT Press, 1995 ve C. ve U. Frith, "Interacting minds - a biological basis", Science, 286 (1999): 1692-5. 24 Baron-Cohen, Mindblindness. 25 O. Sacks, An Anthropologist on Mars, Londra: Picador, 1995 (Trkesi: Mars'ta Bir Antropolog, ev. Osman Yener, stanbul: letiim, 1997). 26 Lewis Carroll, Alice Through the Looking Glass, Londra: Macmillan, 1872, 6. Blm (Trkesi: Aynann inden, ev. Tomris Uyar, stanbul: Can, 2001). 27 A. Cowey ve P. Stoerig, "Blindsight in monkeys", Nature, 373 (1995): 247-9. 28 Tekvin 3:6-7. Kitab Mukaddes Yaynlan, stanbul, 1974. 29 C. Danvin, The Descent of Man, and Selection in Relation to Sex, Londra: John Murray 1871, s. 47'den, aktaran Self-awareness in Animals and Humans; (Trkesi: Darwn, nsann Treyii, ev. Orhan Tuncay, stanbul: Gn, 2002.) 30 Danvin, Descent of Man, s. 72. 31 Bu durum 4. Blm'de ele alnyor. Konu hakknda ksa bilgi iin bkz. A. Zeman, "Persistent vegetative state", Lancet, 350 (1997): 795-9. 32 Dil konusundaki yardmlarndan dolay birok dostuma ve meslektama minnettarm: Danca ve Rusadaki bilinle ilgili szckler hakknda bana bilgi veren Sally Laird'a, Macarcadaki edeer szckler konusunda yardmc olan Judith Osman-Sagi'ye, ince iin Yin-Bin Ni'ye, Afrika dili in de Charles Jedrej'e ok teekkr ederim. 33 D. Brown, Human Universals, New York ve Londra: McGraw-Hill, 1991.

2. "Beyinde sinirler, ne iren" 1 Fyodor Dostoyevski, The Brothers Karamazov, Londra: Penguin Books, 1979, s. 691 (Trkesi: Karamazov Kardeler, ev. Leyla Soykut, stanbul: Sosyal, 2001. 2 Farkl derecelerde ayrntya giren, birok iyi biyolojiye giri kitab var. Biyokimyaya ksa bir giri iin Steven Rose'un The Chemistry of Life\ (Londra: Penguin, 1991) ok uygun. MichaelBliss Vaughan Robert'in Biology: A Functional Approach (Londra: Nelson, 1980) adl kitabn niversite mzesinde altm sralarda beeniyle okumutum. Bu konular sizde ciddi bir bamllk yapmaya baladnda Bruce Albert ve dierlerinin The Molecular Biology of the Celi (New York: Garland, 2002) adl kitaplar gibi antsal kitaplar sizi bekliyor. 3 E. R. Kandel, J. H. Schwartz ve T. M. Jessell, Principles of Neural Science (East Norwalk, Conn.: Prentice-Hall, 1991), bu alanla ilgili muhteem bir ansiklopedik inceleme: Bu blmde ele alnan konularn ou

448

BLN, KULLANIM KILAVUZU burada geni haliyle mevcut (bugnn dzenleyici ilkelerinin yarnn kt hatalar haline gelebileceini de unutmayn ama). Bugne kadar nronlarn doumdan sonra remedii eklindeki Ortodoks gr hkimdi. Ama zaman deiiyor. nsan mr boyunca nronlarn srekli rediine (nrojenez) dair kantlar var elimizde artk. Bkz. P.S. Erkkson vd., "Neurogeness in the adult human hippocampus", Nature Medicine, 4 (1998): 1313-17 ve E. Gould vd., "Neurogeness in the neocortex of adult primates", Science, 286 (1999): 548-52. W. R. Wood, "Introduction to C. elegans biology", The Nematode Caenorhabditis elegans iinde, Cold Spring Harbor, N.Y.: Cold Spring Harbor Laboratory, 1988. Bkz. Kandel, Schwartz ve Jessell, Principles, 65. Blm. Tiroid hormonlar vcudun metabolizma orann denetler: Tiroidin fazla aktif olmas ate basmasna ve huzursuzlua, az salglanmas uyuuklua ve me hissine neden olur. Bbrekst bezi hormonlar, yani "steroidler" vcudun strese tepki vermek zere harekete gemesinde hayali bir neme sahiptir. Bbrekst bezinin yetersizlii sonucu oluan Addison hastal, yapay bbrekst bezi hormonlaryla (bunlar azdan alnabilmektedir) takviye edilmedii srece hastann stres altnda an halsiz kalmasna (kollaps) neden olur. Oliver Sacks'in Awakenings'i (Londra: Picador, 1982) Birinci Dnya Sava'nn ardndan "Ietarjik ensefalit"in ortaya kmasndan sonra Parknson hastalndakine benzer bir durumda olan hastalarn tedavisinde Ldopa kullanmyla lgili etkili bir anlatm (Trkesi: Uyanlar, ev. E. Ycesoy, stanbul: YKY, 2003). Bu konu 3. blmde daha ayrntl ele alnacak. Korpus kallosumu ayrp "yark beyin" oluturmann sonular M. S. Gazzaniga'nm u yazsnda ele alnr: "Cercbral specialsation and interhemispheric communication: does the corpus callosum enable the human condition?", Brain, 123(2000): 1293-326. Grmeyle ilgili daha ayrntl bilgi iin bkz. 5. ve 6. Blm. "Kortikal lokalizasyon" konusu bir sonraki blmde daha ayrntl bir ekilde ele alnyor. Hl tartlan bir konu bu: rnein bkz. A. Chatterjee ve M. Farah, "Face modle, face network", Neurology, 57 (2001): 1151-2. "Paralel ilem", olduundan daha teknik bir eymi gibi geliyor kulaa, ama bu tanm beynin ayn anda birbirinden grece bamsz birka bilgi ak zerinde altn ima eder. Bir yandan arkadanzla hararetli hararetli konuup bir yandan da arabanzla manevra yaparken beyniniz byle bir faaliyet iinde olmal rnein. Antonio R. Damasio'nun Descartes' Error (Londra: Picador, 1995) adl kitabnda bu durum gzel bir ekilde ele alnyor (Trkesi: Descartes'n Yanlgs, ev. B. Atlamaz, stanbul: Varlk, 1999). S. Corkin, "Lasting consequences of temporal lobeetomy: clnical course and experimental findings in HM", Seminars in Neurology, 4 (1984): 249-59.

6 7

10

11

12 13

NOTLAR

449

14 HM'nin dier yetenekleri de bozulmadan kalmt, zellikle de ksa aralklarla bilgiyi tekrar etme ve ileme ("ksa sreli" bellek veya "alma bellei") yeteneiyle yeni beceriler edinme yetenei ("ilemsel bellek"); ama ald eitimleri hi hatrlamyordu tabii. Bu tr bellekler akak loblanyla pek ilikili deildir: alma bellei, beynin sz konusu bilgiyi ilemeden sorumlu alanlarndan (sz malzemesiyle ilgili dil alanlarm rnein) ve alma belleini "rgtleyen" aln lobu blgelerinden yararlanr; lemsel bellekler ise bu konuda daha gevektir, farkl birok beyin blgesinden (motor anlarn yer ald motor alanlar rnein) yararlanrlar. 8. blmde bu konu daha ayrntl ele alnyor. 15 Bu bilgi veritabann yitiren hastalann durumuyla lgili aklama iin bkz. John Hodges vd,, "Semantic dementia", Brain, 115 (1992): 1783-806. 16 Bkz. M. Mesulam, "From sensation to cognition" (aratrma makalesi), Brain, 121 (1998): 1013-52. 17 Burada baka eylerin gizli kalmas da benim suum. Bu altblm, "transmitter kontroll yon kanallar" ile ikinci haberci sistemlerini harekete geiren reseptrleri konu alyor. (Grece) basit bir anlatm korumak adna zerinde durmadm bir sr baka kanala da nron zar ev sahiplii yapar. Burada onlardan bahsetmeden olmaz. Transmitter kontroll kanallardan akan ykl paracklar yeterince faalse, baka bir tr iyon kanal alr (voltaj kontroll iyon kanal) ve kendi kendine yenilenen bir uyan dalgasnn reyerek hcre boyunca yolculuk etmesini salar. Bu "hareket potansiyeli "dr. Burada sz konusu iyon esasen sodyumdur: Ama potasyum, kalsiyum ve klor bileikleri iin alp kapanan dier voltaj kontroll kanallar da hareket potansiyelinin ekillenmesine yardmc olur. Bu kanallar zehirli hayvanlarn en gzde hedefleridir: Top balklan, akrepler ve zehirli kurbaalar sodyum kanaln etkisiz hale getiren zehirler retir. Buralar ayn zamanda hastalklann da hedefidir: Geici veya srekli takatsizlik veya dengesizlikten, ar irkilme eilimine ve epilepsiye kadar eitli rahatszla neden olan ve kaltmla tanan birok "kanalopati" olduu gn na karlmaktadr. Baz kanal trleriyse srekli aktr veya kanal zerinde etkisi olan hareketin denetimi altndadr. 18 Bkz. S. Rose, The Conscious Brain, Londra: Penguin, 1976, s. 217. 19 Bkz. 6. Blm, s. 252-7. 20 8. ve 9. blmlerde. 3. Farkndalk Kaynaktan: Bilincin Yapsal Temeli (i) 1 Sir Thomas Browne, Christian Morals (1716) pt. I, xxi: "Nankrln Unutuuna kaplp Tann'nn nimetlerini yok etme. Zira Unutu bir eit Yokedtir ve eylerin sanki hi olmam gibi olmalar hi domam olmalanna benzer." The Prose of Sir Thomas Browne iinde, New York: New York University Press, 1967.

450

BLN, KULLANIM KILAVUZU

2 H. Berger, "ber das Elektroenkephologramm des Menschen", Arch Psychiatr Nervenkr, 87 (1929): 527-70. Berger'in nemli makalelerin ngilizce evirisi u kitaptadr: Hans Berger on the EEG of Man, der. ve ev. P. Gloor, New York: Elsevier, 1969. 3 Aktaran S. Finger, Origins ofNeuroscience: A History ofExplorations ino Brain Funcion, Oxford: Oxford University Press, 1994, s. 431. 4 Age.,&. 432. 5 Johann Friedrich Blumenbach, aktaran age. 6 Aktaran M. A. B. Brazier, The Ekctrical Activity of the Nervous System, Londra: Pitman Medical, 1960, s. 50. 7 Aktaran Finger, Origins, s. 36. 8 Bkz. F. Schiller, Paul Broca, Oxford: Oxford University Press, 1922, 10. Blm: "A manner of not speakng." 9 Bu blmn kalan ksmlarm yazarken arlkl olarak Mary Brazier'in A History of the Electrical Activity of the Brain: The First Half Century (Londra: Pitman, 1961) adl kitabndan yararlandm. 10 Bu bilim insanlarnn ortaya attklar eitli iddialar, sonraki on yl boyunca irkin bir "ncelik karmaas"na yol at. Avusturyal bilim nsan Emst Fleischl, akademik kariyer uruna, kefiyle ilgili kaytlan yaymlamak yerine bunlan gizli tuttu. Polonyal bilim inam Adolf Beck onun bu tavrna u unutulmaz szlerle sert bir tepki gsterdi: "Doa, sr mhryle mhrled saysz bilmeceyi barnda saklamtr ve saklamaya da devam etmektedir. Bu bilmeceler ister Doa'nn mhr altnda saklanyor olsun isterse Vyana'daki mparatorluk Bilim Akademisinin mhr altnda, bilim iin hi fark etmez. Bana gre, keif ncelii o mhr krana aittir...": Aktaran Brazier, A History. 11 Age., 12 H. Berger, "On the electroencephalogram of man, second report", Journal fr Psychologie und Neurologie, 40 (1930): 160-79, ngilizce evirisi Gloor (haz.), Hans Berger iinde. 13 EEG'ye giri iin bkz. F.M. Dyro, The EEG Handbook, Little, Brown, 1989 veya daha ayrntl bilgi iin bkz. B.Frisch, Spehlman's EEG Primer, Elsevier, 1991. 14 Bkz. E. R. Kandel, J.H. Schwartz ve T. M. Jessell, Principles ofNeural Science, East Norwalk, Conn.: Prentice-Hall, 1991, 50. Blm. 15 M. Streriade, D. A. McCormick ve T. J. Sejnovvski, "Thalamocortical oscillations in the sleeping and aroused brain", Science, 262 (1993): 67985. 16 W. B. Matthews, PraciicalNeurology, Oxford: Blackwell Scientifc Publications, 1975, s. 54. 17 E. Aserinsky ve N. Kleitman, "Two types of ocular motilty occuring during sleep", Journal of Applied Physiology, 8 (1995): 1-10. 18 W. Dement ve N. Kleitman, "Cyclic variations in EEG during sleep and their relation to eye movements, body motility and dreaming", Electroencephalography and Clinical Neurophysology, 9 (1957): 673-90.

NOTLAR

451

19 S. Chokroverty, "An overview of sleep", S. Chokroverty (haz.), Sleep Disorders Medicine iinde, Boston: Buttenvorth Heinemann, 1999. Bu kitap, uyku ile uyanklk dunmlann denetleyen mekanizmalarla ilgili son bilgilerin zetlerinin yer ald birok faydal blm ieriyor. 20 R. Lnas ve U. Ribary "Coherent 40-Hz oscillation characterises dream state in humans", Proceedings of the National Academy of Sciences USA, 90 (1993): 2078-81. 21 T. S. Kilduff ve C. A. Kushida, "Circadian regulation of sleep", Chokroverty (haz.), Sleep Disorders Medicine iinde. 22 Brazier, A History. 23 M. Kutas ve A. Dale, "Electrical and magnetic readings of mental functions", M.D. Rugg (haz.), Cognitive Neuroscience iinde, Hove: Pschology Press, 1997. 24 W. B. Yeats, "The Circus Animals' Desertion" (1936-39), Collected Poems iinde, Londra: Macmllan, s. 391-2. 25 C. Von Economo, Encephalitis Lethargica: Its Sequela and Treatment, Oxford: Oxford Universty Press, 193126 O. Sacks, Awakenings, Londra: Pcador, 1982. 27 F. Bremer, "Cerveau 'isol6' et physiologie du sommeil", Comptes rendus de la Societe de Biologie, 102(1929): 1235-41. 28 G. Morazzi ve H.W. Magoun, "Brain stem reticular formation and tha activation of the EEG", Electroencephalography and Clinical Neurophysiology, 1 (1949): 455-73. 29 N. Hofle, T. Paus, D. Reutens, P. Fiset, J. Gotman, A. C. Evans ve B. E. Jones, "Regional cerebral blood flow changes as a function of delta and spindle activity during slow wave sleep in humans", Journal ofNeuros' cience, 17 (1997): 4800-8; P. Macquet, J. M. Peters, J. Aerts, G. Delfiore, C. Degueldre, A. Luxen ve G. Franck, "Functional neuroanatomy of hu, man rapid-eye-movement sleep and dreaming", Nature, 383 (1996): 1636; P. Macquet, C. Degueldre, G. Delfiore, J. Aerts, J. M. Peters, A. Luxen ve G. Franck, "Functional neuroanatomy of human slow wave sleep", Journal ofNeuroscience, 17 (1997): 2807-12. lgin bir ekilde, REM uykusunda limbik blgelerde de faaliyet artar, ama prefrontal kortekste faaliyet azalr: Duygu ykl ama manta kafa tutan ryalarn znel karakteriyle tam anlamyla uyumlu bir eydir bu. lev grntleme, uyankken uyanlmlk dzeyinin ayn zamanda orta beyin ile talamustaki faaliyet dzeyiyle de uyum iinde olduunu ima eder: S. Kinomura, J. Larsson, B. Gulyas ve P. E. Roland, "Activation by attention of the human reticular formation and thalamic intralaminar nuclei", Science, 271 (1996): 512-15; T. Paus, R. J. Zatorre, N. Hofle, Z. Caramanos, J. Gotman, M. Petrides ve A. C. Evans, "Time-related changes in neural systems underlying attention and arousal during the performance of an auditory vigilance task", Journal of Cognitive Neuroscience, 9 (1997): 392-408. 30 Floyd Bloom'un u kitap iin yazd bir blmn bal: F. G. Worden vd. (haz.), The Neurosciences: Paths of Discovery iinde, Cambridge,

452

BLN, KULLANIM KILAVUZU

-!$

Mass.: MT Press, 1975. 31 R. McCarley, "Sleep neurophysiology: basic mechanisms underlying control of wakefulness and sleep", S. Chokroverty (haz.), Sleep Disorders Medicine iinde, Boston: Butterworth Heinemann, 1999. 32 Michel Jouvet'nin 1960'larda yapt deneyler bu ekirdeklerin REM uykusunu ynlendirici roln ortaya karmtr. 33 R. K. Zoltoski, R. J. Cabeza ve J. C. Gillin, "Biochemical pharmacology of sleep", S. Chokroverty (haz.), Sleep Disorders Medicine iinde, Boston: Butterworth Heinemann, 1999. 34 T. W. Robbins ve B. J. Everitt, "Arousal systems and attention", M. S. Gazzaniga (haz.), The Cognitive Neuroscience iinde, Cambridge: MT Press, 1993; bu blmde, kimyasal altsistemlerin farkmdalk durumlar zerindeki mstakil etkileri hakknda daha fazla bilgi sahibi olmann bizatihi "uyanlmlk" (arousal) kavrammz, dikkati srdrme veya dikkati baka bir eye yneltme kabiliyeti, zor durumlara hzl tepki verme kabiliyeti gibi daha zel ilevlere blecei belirtilerek konu daha ileri noktalara tanyor. 35 Aktaran A. Brodal, Neurological Anatomy, in Relation to Clinical Medicine, 3. Basm, Oxford: Oxford Universty Press, 1981, s. 447. 36 4. Blm'de ele alnan kalc bitkisel hayat durumunun aklamasdr bu. 37 M. R. Ralphs vd., "Transplanted suprachiasmatic nucleus determines circadian period", Science, 247 (1990): 975-8. 38 cikler, saniyede 12-14 kez meydana gelen, yava dalga uykusunun erken evreleri srasnda yarm saniye veya biraz daha uzun bir sre boyunca bykl artp azalan, kendine zg bir dalga grubudur. Kabaca u ekilde meydana geldikleri sylenebilir: Retikler ekirdein mstakil hcreleri, uygun koullarda onlar iciklerin frekansnda ritmik olarak atelemeye hazrlayan bir iyonik kanal takmyla donatlmtr. Uyankken koullar uygun deildir, nk aktivasyon sisteminden, zellikle de kolinerjik hcrelerden gelen girdiler bu nronlar ketler. Bu girdi uyku balangcnda durduunda, retikler ekirdekteki nronlarn faaliyetleri serbest kalr. Bu hcreler ("retikler" bir a halinde) sk bir iliki iinde olduklarndan, ritmik boalmlar ezamanl gerekleir. Bu hcrelerin ktlar talamusun kalan ksmna ezamanl bir sinyal tarlar ve aksonlar talamusun bu ksmlarnda GABA (hedef noktalarnda faaliyeti srekli olarak ketleyen bir nrotransmtter) salglar. GABA nce, kortekse sinyal gnderen "talamokortikal" hcrelerin zar potansiyelini drr, bylece bu hcreler etkilerini yitirir. Talamokortikal hcrelerin zar potansiyeli, uyank olduumuz zamanlarda normalde onlar harekete geiren dorudan kolinerjik girdinin yokluuyla daha da der. Ama talamokortikal hcrelerin kendilerine ait uzmanlam iyonik geitleri vardr ve bu geitler zar potansiyelinin azalmas durumunda alarak kortekse giden ksa, gl sinyalleri tetiklerler. Bunun sonucunda korteks neronlannda uyarc postsinaptik potansiyeller ortaya kar; bu potansiyeller yzey EEG'sinde kaydedilen iciklerin kaynadr. Retikler ekirdekteki, asl

'-'; | "'

:;|f| 'jm ;,n||| 'f

J| #

J|| .j; \m' ,;||

NOTLAR

&3

talamustaki ve korteksteki hcrelerin bilinen zelliklerini birletiren bilgisayar modelleri, bunun gibi salnmlann ortaya kacan nceden tahmin ediyor. Uyku ilerledike, talamokortkal hcrelerin zar potansiyelleri daha da der. Bu durum bu hcrelerin davranlarn bir kez daha deitirir ve hafif uykuya zg icikler gibi elektriksel fenomenlerin yerini elerin uykunun monoton yava dalgalan alr. 39 James Horne'un Why We Sleep (Oxford: Oxford University Press, 1988) al mkemmel kitab, uykunun ilevlerini geni bir biimde ele almaktadr. 40 R. Passingham, The Human Primate, Oxford: Freeman, 1982, s. 230.

4. lmn Kardeleri: Bilin Patolojileri 1 Thomas Browne, On Dreams, Sir Thomas Browne, Selected Writings iinde, der. Sr Geoffrey Keynes, Londra: Faber and Faber, 1968. 2 Bu filmden ve havaclk nrolojisi konusundan beni ilk haberdar eden kii, meslektam ve arkadam Dr. Colin Mumford'dur. 3 T. Lempert ve M. Bauer, "Mass fainting at rock concerts", New England Journal of Medicine, 332 (1955): 1721. 4 T. Lempert, M. Bauer ve D. Schmidt, "Syncope: a videometric analysis of 56 episodes of transent cerebral hypoxia", Annals of Neurology, 36 (1994): 233-7. Ayrca bkz., D. Schmidt, "Syncopes and seizures", Current Opinion in Neurology, 9 (1996): 78-91. 5 J. Whnnery ve D. Jones, "Recurrcnt +Gz induced loss of consiousness", Aviation, Space and Environmental Medicine, 58 (1987): 943-7; J. Whinnery, "Observations on the neurophysiology of acceleraton induced loss of consciousness", Aviation, Space and Environmental Medicine, 60 (1989): 589-93; J. Whinnery, "Acceleration-induced loss of consciousness: a review of 500 episodes", Archives of Neurology, 47 (1990): 764-76. 6 nceleme sonularnn zeti iin bkz. J. Ernsting ve P. King, Aviation Medicine, Londra: Buttenvorths, 1088; R. M. Harding ve F. J. Mills, Aviation Medicine, Londra: BMJ Publshing Group, 1993. 7 J. Hughlings-Jackson, "On a particular variety of epilepsy", Brain, 11 (1889): 179-207. 8 J. Duncan vd., Ctinical Epilepsy (New York ve Londra: Churchill Livingstone, 1995) konuyla ilgili iyi bir giri kitabdr. 9 Bkz., rnein, M. Critchley, "Musicogeniceplepsy", Brain, 60 (1937): 13-27; F. M. Forster vd., "Reflex epilepsy induced by decision making", Archives of Neurology, 32 (1975): 54-6; V. Ramani, "Primary reading epilepsy", Archives of Neurology, 40 (1983): 39-41; P. B. C. Fenvick ve E. S. Brown, "Evoked and pschogenic epileptc seizures: I precipitation", Ata Neurologica Scandinavica, 80 (1989): 335-40; A. VVilkins ve J. Lindsay, "Common forms of reflex epilepsy", II. Blm, Recent Advances in Epilepsy iinde, 2. Cilt, Edinburgh: Churchill Livingstone, 1985;

454

BLN, KULLANIM KILAVUZU

O. Martinez, R. Reisin, F. Andermann, B. G. Zifkin ve G. Sevlever, "Evidence for reflex actvation of experiential complex partial seizures", Neurology, 56(2001): 121-3. 10 Citchley, "Musicogenic epilepsy." 11 D. Anteb ve J. Bird, "The facilitation and evocation of seizures", British Journal of Pschiatry, 160(1992): 154-64. 12 Hughlings-Jackson, "On a particular variety of epilepsy." 13 A. Z. J. Zenan, S. J. Bonface ve J. R. Hodges, "Transcient epileptic amnesia: a description of the cnical and neuropsychological features in 10 cases and a review of the literatre", Journal ofNeurology, Neurosurgery and Psychiatry, 64 (1998): 435-43. 14 Pierre Gloor bu konu hakknda ok itinal bir makale yazmtr: "Consciousness as a neurological concept in epileptology: a critcal revew", Epilepsia, 27 (186) (ek 2): SI4-26. 15 T.M. Cox vd., "An independent diagnoss", British Medcal Journal, 300 (1990): 1512-14. 16 Thomas Sydenham'dan aktaran Goodman ve Gilman, Pharmacological Basis ofTherapeutics, 9. Basm, J. G. Herdman ve L. K. Limebird, der., New York ve Londra: McGraw-Hill, 1996: 23. Blm, T. Reisine ve G. Pastemak, "Opioid analgesics and antagonists." 17 I. Welsh, Trainspoiing, Londra: Minerva, 1993, s. 177 (Trkes: Trainspotting, ev. Sabri Kali, stanbul: Stdyo mge, 2001). 18 Bu hikye Jeff Goldberg'in u kitabnda elenceli bir slupla anlatlr: Anatomy of a Scientifc Discovery, New York: Bentam Books, 1988. 19 Aktaran Roy Porter, The Greatest Benefit to Mankind: A Medical Hstory of Humaniy from Antiquity to the Preseni, Londra: Harper Collins, 1997. 20 W. E. Henley, "Before" ("Bakn bekliyorum - bekliyorum ite ba / Ksa bir sre ve eriiyorum bir srayla / Kloroformun koyu, tatl srrna, / Sarho karanlk, hayatn lm kaama.../ Kfe mi geldi? Eyvallah. Ben hazrm. / Hammal beyler, hayat nazik unutmayn: / Tadnz Sezar ve onun hazineleri - Amman sarsmayn!"). Bu iire Richard Gordon'un Literary Companion to Medicine (Londra: Sinclair Stevenson, 1993) adl kitabnda rastladm. 21 Anestezinin tarihi iin, Goodman & Glman'n Pharmacological Basis of Therapeutics adl kitabnn 13. Blm'de yer alan S. K. Kennedy ve D. E. Longnecker'in "History and principles of anaesthesia" balkl yazlarndan ve Porter'n The Greatest Benefit adl kitabndan yararlandm. 22 D. R. Laurence ve P. N. Bennett, Clinical Pharmacotogy'en, 14. Blm, Londra: Churchill Livngstone, 1980. 23 M. V. Boswell ve S. R. Hameroff, "Theoretic mechanisms of general anaesthesia", 25. Blm, The Principles ofAnesthesiology: Volume 3, Physiologic and Pharmacologic Basis of'Anesthesia iinde, VJ. Collins, der., Philadelphia: Lea and Felbiger, 1996. 24 nceki blmde de bahsi gemiti, bu teknikler beynin bir alannda nron faaliyeti arttnda, kan akyla metabolik faaliyetlerin de artt fik-

NOTLAR
a a

455

25

26 27 28

29

30 31 32

33

rine dayanrr. Bu ikincil deiiklikler, beynin seilmi faal l n l g J n ( j a ra j_ yoaktif bir madde kullanlarak gerekletirilen pozitron e m i s y O n t o m o e raf veya bu iin radyoaktif madde olmadan gerekletirildii f o n ksivonel manyetik rezonans grntleme (fMRI) sayesinde grntlenebilir a Bu yntemler, yirmi yl nce sadece hayvan beyinlerinde y p j l a h u e n incelemelerin insan beyninin fonksiyonlar zerinde gerekletii mein; mmkn klar. Ne var ki bu yntemler, "zaman"la snrldrlar; g u t e , n ;lerin dayand metabolizma ile kan akndaki deiiklikler f u ^ r t - j . ama ani deildir ve baka tekniklerin yardm olmadan beynin genelindeki hzl faaliyetleri izlemenin olana yoktur, A. Fiset, P. Fiset, T. Paus, T. Daloze, P. Gilles, P. Meuret, V. Bonhomme N. Hajj-Ali, S. B. Backman ve A. C. Evans, "Brain m e c h a n i s ^ * '_ pofol-induced loss of consciousness in humans: a P^tron-eijjjssion t o mographic study", Journal of Neuroscience 19 (1999): 5506^13- M T Alkire, R. J. Haier ve J. H. Fallon, "Toward a unifed theory O j nrco'sisbrain imaging evidence of for a thalamocortcal switch of t h e neumnhv siologic basis of anaesthetic-induced unconsciousness", Corsc; and Cogniton, 9 (2000): 370-86. Belki de zellikle 40 Hz menzilindeki faaliyetlerde: Bkz. J o h n v J <-, variant reversible QEEG effects of anesthetics", Consciousnes and Ca 8 nilion, 10(2001): 165-83. ~ Yayn Kurulu'nun Sunuu: "On being aware'\ British Journal o J hesia, 51 (1979) 711-12. J. G. Jones, "Perception and memory during general anaesthesj a " British Journal of Anaesthesia, 73 (1994): 31-7; "Memory of t j events", British Medical Journal, 309 (1994): 967-8. Bu k le tartt iin Profesr Gareth Jones'a ok teekkr ederim. I. F. Russel, "Midezolam-alfentanil: an anaesthetc? An m v e s t i e a t ; o n us ing the isolated forearm techniaue", British Journal Anaesthoc.;* nc\ (1993): 42-6. lesta, 7U D. Schwender, A. Keiser vd., "Midlatency auditory evoked pot e n tials and explicit and implicit memory in patents undergoing cardia c sureerv" g y Anesthesiology, 80 (1994): 493-501. ' A. Culebras, "Neuroanatomic and neurologic correlates of s l e e D bances", Neurology, 42 (1992), Ek 6: 24. F. Plum ve J. B. Posner, The Diagnosis ofStupor and Coma, hia: F. A. Davs, 1982; F. Plum, "Coma and related global distujbaces o f the human conscious state", A. Peters ve E. G. Jones, der., Cerehra Cor tex iinde, New York: Plenum, 1991; N. D. Schiff ve F. Plum, "The neurology of impaired consciousness: global dsorders and iinplied models", 2000: http//www.phil.vt.edu/assc/niko.html "The Multi-Socety Task Force on PVC I", New England Jout-fMi nfMe dicine, 330 (1994): 1499-508; "The Multi-Society Task Force O n PVC II" age.: 1572-79; A. Zeman, "Persistent vegetative state", Lancel ^cn (1997): 795-9.

456

BLN, KULLANIM KILAVUZU

34 C. Pailis ve D. H. Harley, ABC of Brainstem Death, 2. Basm, Londra: BMJ Publications, 1996. 35 T.P. Hung ve S.T. Chen, "Prognosis of deeply comatose patients on ventilators", Journal of Neurology, Neurosurgery and Psychiatry, 58 (1995): 75-80. 36 J.-D. Bauby, The Diving-Bel! and the Butterfly, Londra: Fourth Estate, 1997 (Trkes: Kelebek ve Dalg Giysisi, ev. Burin Gerek, stanbul: Arion, 1997). 37 Britanya hukukuna gre yle. 38 Bu konuyla ilgili yakn zamanlarda leri srlen dnceler iin bkz. P. W. Halligan ve A. S. David, Conversion Hysteria: Towards a Cognitive Neuropsychologicai Account, Hove: Psychology Press, 1999. 39 Aktaran, Oliver Zangwill, The Oxford Companion to the Mind&ki "Freud on Hypnosis" balkl giri yazsndan, der. R. Gregory, Oxford: Oxford University Press, 1987. 40 Virginia Woolf, Orlando (1928), Londra: Granada Publishing, 1983, s. 42 (Trkesi: Orlando, ev. Seniha Akar, stanbul: Ayrnt, 1994). 41 Yaplan son aratrmalarda bu tavuklarn durumunu aydnlatacak heyecan verici bulgular elde edilmitir. Ailevi uzun sre uyuma sendromundan (fasps) mustarip olanlar genellikle akam saat 7'de yatp sabah saat 2 ile 4 arasnda kalkarlar. Bu naho durumdan sorumlu genetik mutasyon, hPer2 geninde meydana gelir. Bu gen, meyve sineklerinde, hamsterlerde, farelerde (ve muhtemelen insanlarda) vcut saatini dzenledii bilinen bir proteini denetler (L. Ptacek vd., "An hPer2 phosphorylation site mutation in familial advanced sleep phase syndrome", Science, 291 (2001): 1040-43). 42 Bkz. S. Chokroverty, der., Sleep Disorders Medicine, Boston: Butterworth Heinemann, 1999. 43 Age., 44 Bkz. R. Medori vd., "Fatal familial insomnia, a prion disease with a mutation at codon 178 of the prion protein gene", New England Journal of Medicine, 326 (1992): 444-9; V. Manetto vd., "Fatal familial insomnia", Neurology, 42(1992): 312-19. Prion hastalklar konusunda yakn dnemde yaplan deerlendirmeler iin bkz., S. Prusiner, "The Shattuck Lecture -neurodegenerative diseases and prions", New England Journal of Medicine, 344 (2001): 1516-26. 45 Narkolepsi hakknda ok ey yazlmtr. Daha nce bahsi geen Chokroverty'nin ders kitabnda bu konuyla ilgili gzel bir blm vardr. Yakn zamanlarda narkolepsi tedavisiyle ilgili nerileri ieren yazlar yaymlanmtr: "Practice parameters for the treatment of nareolepsy", Sleep, 24 (2001): 451-66. 46 Narkolepsi terimi lk kez Gelineau'nun 1880'de Gazette des hopi(aux de Paris'de yaymlanan yazlarnda kullanlmtr: s. 626-8 ve 635-7. 47 Yeni yaymlanan bir dizi makalede belgelenen bu bilgi ok taze: S. Nishino vd., "Hypocretin (orexin) defciency in human nareolepsy", Lancet,

NOTLAR

457

355 (2000): 39-40; C. Peyron vd., "A mutation in a case of early onset narcolepsy and a generalsed absence of hypocretin peptides n human narcoleptk brains", Nature Medicine, 6 (2000): 991-7. 48 F. J. Zorick vd., "Narcolepsy and automatic behaviour: a case report", Journal ofClinical Pschiatry, 40 (1979): 194-7. 49 Aktaran A. Bonkalo, "Impulsive acts and confusional states during incomplete arousal from sleep: criminological and forensic impHcations", Psychiatric Quarterly, 48 (1974): 400-9. 50 Aktaran age. 51 J. D. Parkes, Sleep and its Disorders, Londra: W. B. Saunders, 1985, s. 205-6. 52 Bu vaka C. Schenk vd., "Chronic behavioural disorders of human REM sleep: a new category of parasomnia", Sleep iinde tarif edilmektedir, 1986: 293-308. Yeni yaymlanan bir makalede buna benzer 93 vaka tarif edilmektedir (E. J. Olson vd., "REM sleep behaviour disorder: clinical, demographc and laboratory fndings n 93 cases", Brain, 123 (2000): 331-9). 53 G. Teasdale ve B. Jennett, "Assessment of coma and impaired consciousness", Lancet, 2 (1974): 81-4. 54 Schwender vd., "Midlatency auditory evoked potentials." 55 R. Munglani vd., "A measure of consciousness and memory during isoflurane administration: the coherent frequency", British Journal of Anaesthesia, 71 (1993): 633-41. 56 H. Schwilden, "Use of the median EEG frequency and pharmacoknetics in determining depth of anaesthesia", Baliere's Clinical Anaesthesiology iinde, 3 (1989): 603-21. 57 "Bispektral endeks" gibi dier EEG endeksleri henz geliim aamasndadr: Bkz., Medical Journal ofAustmiia, 174(2001): 212-3. 58 Bkz., Plum ve Posner, Diagnosis. 59 E. Lugaresi vd., "Endozepne stupor: recurring stupor lnked to endozepine-4 accumulation", Brain, 121 (1998): 127-33. 60 Hayvanlarn farkndal meselesi 7. ve 9. blmlerde daha ayrntl ele alnyor. 61 Ludwig Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus, ev. O. Aruoba, stanbul: Metis, 2006.

5. Karanlktan Aydnla: Bilincin Yapsal Temeli (ii) 1 T. S. Eliot, The Four Quartets, Collected Poems inde, Londra: Faber andFaber, 1970. 2 Bu cmle tartmal br cmledir. Bir kere, d dnyann deneyimlerimiz zerindeki rollerini (ben bir manzaraya bakarken, manzarann Fiziksel unsurlar edindiim deneyimin oluumunda nemli bir rol oynar) azmsar veya grmezden gelir. Sonra, beynin "deneyim oluturduu" fikri akllarda baz sorular uyandrr. Bu konular 9. Blm'de ele alnmaktadr.

456

BLN, KULLANIM KILAVUZU

3 T. Hughes, "Creation", Talesfrom Ovid: Twenty-four Passages from the 'Metamorphoses,' iinde, Londra: Faber and Faber, 1997. 4 D. Attenborough, Life on Earth, Londra: Reader's Digest, 1980. 5 J. Locke, An Essay Concerning Human Understanding (1690), II, 23, XII (Trkesi: nsan Anl zerine Bir Deneme, ev. V. Hackadirolu, stanbul: Kabala, 1996). 6 C. Darwin, The Origin of Species (1859), Londra: Everyman's Library, 1971, s. 167 (Trkesi: Trlerin Kkeni, ev. Orhan Tuncay, stanbul: Gn Yaynclk, 2003). 7 Charles Danvin'in Asa Gray'e yazd mektuptan aktaranlar L. V. SalviniPlawen ve E. Mayr, "On the evolution of photoreceptors and eyes", Evolutionary Biology, 10 (1977): 207-63: "Bugne kadar gz bana hep souk terler dktrd, ama ne zaman ince ayrntlarna kadar bilinen o geliim aamalarn dnsem, mantm bu souk terlerin stesinden gelmem gerektiini syler bana." 8 Darwin, Origin of Species, s. 190. 9 Salvini-Plawen ve Mayr, "On the evolution." 10 J. Nathans, "Molecular biology of visual pigments", Annual Review of Neuroscience, 10(1987): 163-94. 1 C. S. Zucker, "On the evolution of eyes: would you like it simple or compound?", Science, 265 (1994): 742-3; G. Halder vd., "New perspectives on eye evolution", Current Opinion in Geneics and Development, 5 (1995): 602-9; V. Van Heyningen, "The tale of a troublesome gene", MRC News, K 1995: 24-7. Bu konuyu aratrmamda bana yardmc olan Edinburgh'tan Dr. Veronca van Heyningen'e minnet borluyum. 12 I. Droscher'in Magic of the Senses (Londra: Panther, 1971) adl kitab, hayvanlar alemindeki duyu sistemi eitleri zerin yaplm harika bir almadr. 13 Danvin, Origin of Species, s. 167. 14 E. R. Kandel, J. H. Schwartz ve T. M. Jessell, Principles ofNeural Science (East Nonvalk, Conn.: Prentice Hail, 1991) grmenin temel nrobyolojsi hakknda yi bir aklama sunar. Richard Gregory'nn Eye and Brain (2. Basm, New York, World University Library, 1973) adl kitab mkemmel bir giri kitabdr. 15 Semir Zeki'nin A Vision of the Brain (Oxford: Blackwell Scientific Publications, 1993) adl kitab grme korteksleriyle ilgili, ksmen tarihe de deinen izahlara yer veren, son derece okunakl bir kitap. Konuyla ilgili dier bir kaynak da A. Cowey, "Cortcal visual areas and the neurobiology of higher visual processes" balkl makalesi, M. Farah ve G. Ratcliff, der., The Neuropsychology of High-level Vision inde, Hillsdale, NJ: Laurence Erlbaum,. 1994. 16 Alan Cowey'nin yukardaki makalesinde geen bir sz. Sorunlar unlar: Bir kere, korteksteki "M" ve "P" yollan arasndaki farkn sanldndan daha az keskin olduu, M hcrelerinin V4'e doru gerekleen sinyal akna nemli bir girdi salad ortaya kmtr. Sonra, kortikal grme

NOTLAR

459

17 18

19

20 21 22 23 24

25

26

alanlar birbirleriyle son derece sk bir balant indedir; bu da birbirlerine baml olduklarn akla getirir: Cowey, bunlar arasndaki balanty gsteren diyagramn "her yl byk bir ehrin metro haritas gibi bydnden, ama metro haritalar gibi yolumuzu bulmamza yardmc olmadndan" yaknr. Dorsal ve ventral alanlar arasndaki iletiim bu balantlar araclyla salanr. Bir de, grme korteksinin her alannn grme alannn her zelliinin ilenmesinde oynad rol hi de dz ve tek ynl deildir: Grsel alanlarn ilevleri arasnda ounlukla bir tr fark deil de bir derece fark olabilir. B. Julesz, Foundations ofCyclopean Perception, Chicago: University of Chicago Press, 1971. Balama sorununu konu alan yazlar: C. von der Malsburg "Binding in models of perception and brain function", Current Opinion in Neurobiology, 5 (1995): 520-6; A. Treisman, "The binding problem", Current Opinion in Neurobiology, 55 (1996): 171-8; W. Singer, "Synchronisation of cortical activity and its putative role in information processing and learning", Annual Review of Physiology, 55 (1993): 349-74; W. Singer ve C. Gray, "Visual feature integration and the temporal correlaton hypothesis", Annual Revieyv ofPhysiology, 18 (1995): 555-86; ve aadaki 19. dipnotta zikredilen makale (Engel vd.). Konuyla ilgili olarak bkz. P. Brown ve C. D. Marsden, "What do the basal ganglia do?" Lancet, 351 (1998): 1801-4. A. K. Engel, P. Fries, P. R. Roelfsema, P. Kong ve W. Singer, "Temporal bilding, binocular rivalry, and consciousness", http://www.phil.vt.edu/ ASSC/engel/engel.html2000 Bu durum Zeki'nin Vision of the Brain adl kitabnda anlalr bir dille aklanmaktadr. Virginia Woolf, Orlando, Londra: Granada Publishing, 1983, s. 90. John Donne, "Air and Angels." Bir sonraki blmde, grsel temsillerin bellee ulamay baaramamas dahil eitli tanma bozukluklanyla ilgili rnekler veriliyor. Aratrmalarn faal olarak srd bir aratrma alandr bu. Ayrma dereceleri ve ayrmayla ilgili aklamalar konusunda tartmalar srmektedir. Mesela bkz. E. K. Warrington ve T. Shallice, "Category specifc naming impairments", Brain, 107 (1984): 829-54; A. Damasio vd., "A neural basis for lexical retrieval", Nature, 380 (1996): 499-505; J. J. Evans vd., "Progressive prosopagnosia assocated with selective right temporal lobe atrophy: anewsyndrome?"ram, 118 (1995): 1-13; A. Caramazza, "The interpretation of semantic category-specific deficits: what do they reveal about the organisation of conceptual knowledge in the brain?" Neurocase, 4 (1998): 265-72. Konuya giri bakmndan yararl bir kaynak aryorsanz bkz. S. M. Kosslyn ve L. M. Shin, "Visual mental images in the brain: current issues", Farah ve Ratcliff, haz., Neuropsychology iinde. R. N. Shephard, "The mental image", American Psychologist, 1978: 125-

460

BLN, KULLANIM KILAVUZU

37. 27 S. M. Kosslyn, W. L. Thompson, I. J. Kim ve N. M. Alpert, "Topographical representations of mental images in primary vsual cortex", Nature 378 (1995): 496-8. 28 Nancy Kanwisher yakn zamanlarda bu harika almasna iyi bir giri imkn sunan bir tantm yazs yazmtr: "Neural events and perceptual awareness", Cognition, 79 (2001): 89-113. 29 A. D. Milner ve M.A. Goodale, The Visual Brain in Action, Oxford: Oxford University Press, 1995. 30 T. H. Huxley alnts, Milner ve Goodale'in Visual Brain adl kitaplarnn giri blmnden. 31 Age., s. 52. 32 V. Gallese vd., "Acton recognition in the premotor cortex", Brain, 119 (1996): 593-609. 33 W. James, The Principles ofPsychology (1890), Cambridge, Mass.: Harvard University Press, 1983, II. Blm, s. 380. 34 G. Eliot, Middlemarch (1871-2), 20. Blm. 35 Bu ayrmlar, Davd LaBerge'in Attentional Processing (Cambridge, Mass.: Harvard University Press, 1995) adl kitabna dayanlarak yaplmtr. 36 J. Moran ve R. Desimone, "Selectve attention gates visual processing in the extrastriate cortex", Science, 229 (1985): 782-4; S. Treue ve J. R. Maunsell, "Attentional modulation of visual motion processing in cortical areas MT and MST", Nature, 382 (1996): 539-41. 37 Bkz. Kanwisher, "Neural events." 38 M. I. Posner ve M. E. Raichle, images of Mind, New York: Scientifc American Library, 1994, 7. Blm, "Networks of attention." 39 H. Carns vd., "Aknetic mutism with an epidermoid cyst of the mind ventricle", Brain, 64 (1941): 273-90. Konuyla ilgili daha yeni bir aklama iin bkz. E Plum, "Coma and related global disturbances of the human conscious state", A. Peters ve E. G. Jones, der., Cerebral Cortex iinde, New York: Plenum, 1991; N. D. Schiff ve F. Plum, "The neurlogy of impaired consciousness: global disorders and implied models", 2000: http//www.phil.vt.edu/assc/niko.html 40 Deiim krlyie ilgili bir aklama, bununla ilgili referanslar ve bu konuyla balantl grme teorisiyle ilgili bir giri yazs iin bkz. J. K. O'Reagan ve A. A. Noe, "A sensorimotor account of vision and visual consciousness", Behavioural and Brain Sciences, 24 (5), 2001. Kevin O'Reagan'n deiim krlyie ilgili on-line sunumlarn ve makalesinin (henz son haliyle yaymlanmamtr) daha belirgin ayrntlarn grmek iin internette http://nivea.psycho.univ-paris5.fr sayfasn ziyaret edebilirsiniz. 41 A. Mack ve I. Rock, Inatlentional Blindness, Cambridge, Mass.: MT Press, 2000. 42 www.wjh.harvard.edu/-viscog/grafs/demos/gorilla.mov.

NOTLAR

461

43 S. K. Langer, Mind: An Essay on Human Feeling, Baltimore: Johns Hopkins University Press, 1980, s. 24. 44 J. R. Searle, The Rediscovety ofthe Mind, Cambridge, Mass.: MT Press, 1994, s. 131 (Trkesi: Zihnin Yeniden Kefi, ev. M. Macit, stanbul: Litera, 2004). 45 Ernst Gombrich'in Art and Illusion adl kitabnda alntlad nkteli bir sz, Londra: Phadon Press, 1986, s. 275 (Trkesi: Sanat ve Yanlsama, ev. Ahmet Cemal, stanbul: Remzi, 1992). 46 Bkz. age. ve Illusion in Nature and A/Y'taki Gombrich'in yazd blm, R. L. Gregory ve E. H. Gombrich (haz.), Londra: Duckworh, 1973.

6. "Seni gremiyorum Charley, kr oldum": Keskin Grl Krlk ve Krgr


1 Charles Dickens, Bleak House (1852-3), Londra: Penguin Books, 1981, 31. Blm (Trkesi: Kasvetli Ev, ev. Asl Bien, stanbul: YKY, 2001). 2 On sekizinci yzyl astronomlarndan Sir WilHam Herschel'in bu szn duymutum, ama kaynana ulaamadm. Bilen varsa ltfen bana bildirsin! 3 Bu fenomen yakn zamanlarda ilevsel grntleme sayesinde biraz aydnland: A. J. Goldby vd., "Differential responses n the fusiform region to same-race and other-race faces", Nature Neuroscience, 4 (2001): 845-9. 4 B. Magee ve M. Milligan, On Blindness, Oxford: Oxford University Press, 1995, s. 154. 5 R. Gregory, Concepts and Mechanisms of Perception, Londra: Duckvrarth, 1974, s. 108. 6 J. Locke, Essays Concerning Human Understanding (1960), II. ix. 8. 7 Nigel W. Daw, Visual Development, New York ve Londra: Plenum Press, 1995, s. 2. 8 O. Sacks, "Grmek ya da Grmemek", Mars'ta Bir Antropolog inde. 9 A. Valvo, Sight Restoration after Long Term Blindness: The Problems and Behaviour Patterns of Visual Rehabilitation, New York: American Foundation for the Blind, 1971. 10 Gregory, Concepts and Mechanisms. 11 Bu blm yazarken Nigel Daw'un Visual Development adl kitabndan yararlandm. 12 A. N. Meltzoff ve M. K. Moore, "Imitation of facal and manual gestures by human neonates", Science, 198 (1977): 75-8. 13 Yavru kedilerde doum srasnda sinapslarn ancak yzde biri mevcuttur: Bkz. Daw, Visual Development, s. 72. 14 Yani, 2. Blm'de tantlan ve birka paragraf nce tekrar bahsi geen, bir nron baka bir nronu baarl bir ekilde uyardnda, ikisi arasndaki sinaps balants gl olur ilkesi. 15 Valvo, Sight Restoration, s. 4.

462

BLN, KULLANIM KILAVUZU

16 Sacks, Mars'ta Bir Antropolog iinde. 17 Magee ve Milligan, On Blindness. 18 N. Sadato vd., "Activation of the primary visual cortex by Braille reading in blind subjects", Naure 380 (1996): 526-8. 19 J. P. Rauschecker, "Compensatory plasticity and sensory substitution in the cerebral cortex", Trends in Neurohgica! Sciences, 18 (1995): 36-43. 20 P. Heil vd., "Invasion of visual cortex by the auditory system in the blind mole rat", NeuroReport, 2 (1991): 735-8. 21 C. A. Pallis, "Impared identification of faces and places with agnosia for colours", Journal ofNeurology, Neurosurgery and Psychiatry, 18 (1955): 218-24. 22 O. Sacks, "Renkkr Ressam Vakas", Mars'ta bir Antropolog inde. 23 Konuyla ilgili daha kapsaml bir tartma iin bkz. Semir Zeki, A Vision of the Brain, Oxford: Blackwell Scentific Publicatons, 1993. Renkli grme yetenei kayb genellikle grsel alann bir yansnda meydana gelir. 24 C. A. Heywood vd., "Behavoural and electrophysiological chromatic and achromatic contrast sensitivity n an achromatopsic patient", Journal of Neurology, Neurosurgery and Psychiatry, 61 (1996): 638-43. 25 Aktaran S. Zeki, "Cerebral akinetopsia (visual motion blindness)", Brain, 114 (1991): 811-24. 26 J. Zihl vd., "Selective disturbance of movement vsion after bilateral brain damage", Brain, 106 (1983): 313-40. 27 Yan bir bilgi olarak belirtelim, Semir Zeki hareket konusundaki aratrmalarla renk algs konusundaki aratrmalarn tarihleri arasndaki belirgin kartla dikkati eker. Akromatopsiyle ilgili ilk izahlar son derece tartmaldr; aynca izgili korteksin grme duyumunun tek merkezi olduu dnld iin bu izahlara genelde itikat edilmemitir. Yirminci yzyln ilk yansnda hkim gr yleydi: izgili korteks hasar grmse, grsel duyumun btn veheleri bundan etkilenir; grmemse, hibirinin grme asndan bir sorun tekil etmemesi gerekir. Ama LM' nin 1983'te yaymlanan ve daha nce benzeri bulunmayan vaka raporu hemen kabul grmtr (yakn dnemlerde "ekstrastriat" alanlarn ve bu afanlann levsel zelliklerinin kefinden dolay bu tr vakalara hazrlkl olan bilim insanlar tarafndan). 28 M. J. Farah'n Visual Agnosia: Disorders ofObjectRecognition and What They Teli Us about Normal Vision adl kitabnda geen bir tartma, Cambridge, Mass.: MT Press, 1991. 29 Bkz. A. D. Milner ve M. A. Goodale, The Visual Brain in Action, Oxford: Oxford University Press, 1995. 30 Aktaran Farah, Visual Agnosia, 31 O. Sacks, The Man Who Mistook his Wifefor a Hat, Londra: Duckworth, 1985 (Trkesi: Karsn apka Sanan Adam, ev. idem alkl, stanbul: YKY, 1996). 32 Bkz. Farah, Visual Agnosia. 33 Bkz. A. Young, "Face recognition mpairments", Philosophical Transac-

NOTLAR

463

tions ofhe Royal Society, B dizisi, 335 (1992): 47-54. 34 De Renzi, aktaran Farah, Visual Agnosia, s. 74-5. 35 J. J. Evans vd., "Progressive prosopagnosia associated with selective right temporal lobe atrophy", Brain, 118 (1995): 1-13. 36 C. Darwin, The Expression of the Emotions in Man and Animals (1873), Chicago: University of Chicago Press, 1965, s. 289-90 (Trkesi: nsan ve Hayvanlarda Beden Dili nsan ve Hayvanlarda Duygularn ifadesi, ev. Orhan Tuncay, stanbul: Gn, 2001). 37 D. Brown, Human Universals, New York: McGraw-Hill, 1991, s. 23. 38 R. Adolphs vd., "Impaired recognition of emotion n facial expressions following bilateral damage to the human amygdala", Nature, 372 (1994): 669-72; A. W. Young vd., "Face processing impairments after amygdalotomy", Brain, 118 (1995): 15-24; J. S. Morris vd., "A differentia! neural response in the human amygdala to fearful and happy facial expressions", Nature, 383 (1996): 812-15. 39 Young vd., "Face processing impairments." 40 Morris vd., "Differential neural response." 41 Andy Young, aratrmalarn daha da leri gtrerek, irenme algsnn bazal gangliann faaliyetlerine baml olabileceine dair kantlar elde etmitir. 42 R. M. Bauer "Autonomic recognition of names and faces in prosopagnosia: a neuropsychological application of the guilty knowledge test", Neuropsychologia, 22 (1984): 457-69. 43 J. Sergent ve M. Poncet, "From covert to ven recognition of faces in a prosopagnosic patiem", Brain, 113 (1990): 989-1004. 44 T. Landis vd. "Loss of topographic familiarity: an environraental agnosia", Archives of Neurology, 43 (1986): 132-6, 45 Daha ayrntl bilgi iin bkz.: I.H. Robertson ve J.C. Marschall, haz., Unilateral Neglect: Clinical and Experimental Studies, Hove: Lawrence Erlbaum, 1993. 46 R. Tegner ve M. Levander, "Through a looking glass. A new technique to demonstrate directional hypokinesia in unilateral neglect", Brain, 114 (1991): 1943-51. 47 P. W. Hallngan ve J. C. Marshall, "Left neglect for near but not far space in man", Nature, 350 (1991): 498-500. 48 J. C. Marshall ve P. W. Halligan, "Blindsight and insight in visuo-spatial neglect", Nature, 336 (1988): 766-7. 49 A. Berti ve G. Rizzolatti, "Vsual processing vvithout awareness: evidence from unilateral neglect", Journal ofCognitive Neuroscience, 4 (1992): 347-51. 50 P. Stoerig ve A. Cowey, "Blindsight n man and monkey (reviw artcle)", Brain, 120 (1997): 535-59. 51 Krgrii (Blindsight) teriminin isim babas olan ve bu bozukluu derinlemesine aratran Larry Weiskrantz, konuyla ilgili olarak, ele ald ilk vakaya dayanan bir aklama yazs kaleme almtr: L. Weiskrantz, Blind-

464

BLN, KULLANIM KILAVUZU

sight: A Case Stdy and Implications, Oxford: Oxford University Press, 1998. Cowey ve Stoerig'n konuyla ilgili daha kapsaml bir makaleleri Brain dergisinde yer almtr: Stoerig ve Cowey, "Blindsight." 52 M. D. Sanders, E. K. Warrington, J. Marshall ve L. Weiskrantz, "'Blindsight,': vsion n a feld defect", Lancet (1974): 707-8. 53 Perenin veRosetti, 1993, Mlnerve Goodale'in Visual Brain adl kitaplarnn iinde. 54 A. Cowey ve P. Stoerig, "Blindsight in monkeys", Nature, 373 (1995): 247-9. 55 W. Richards, "Visual processng in scotomata", Experimental Brain Research, 17 (1973): 333-47. 56 C. S. Pierse ve J. Jastrow'dan aktaran J. Kihlstrom vd., "mplicit percepdon", R. F. Bomstein ve T.S. Pittman, haz., Perception without Awareness iinde, New York: Guilford Press, 1992. 51 L. Weiskrantz, "Varietes of residual experience", Quarterly Journal of Experimental Psychology, 32 (1980): 365-86. 58 J. Paillard vd., "Localsation without content: a tactile analogue of blindsight", Archives ofNeurology, 40 (1983): 548-51. 59 J. L. Barbur, J. D. G. Watson, R. S. J. Frackowiak ve S. Zeki, "Conscious visual perception without VI", Brain, 16 (1993): 1293-302. 60 Bu bal Alan Cowey'den aldm. Bkz. Cowey'nin "Reftections on blindsight" balkl blm, A. D. Milner ve M. D. Rugg, The Neumpsychology of Consciousness iinde, Londra: Academic Press, 1992. 61 Anatomik fikirlerin arts eksisi unlar: (1) Krgrii krdr, nk beyin korteksi altndaki (subkortika!) yaplara baldr. Serebral korteksin zellemi alt blgelerinin insan bilincinin zengin eitlerini kmal ettii kesindir, evet. Ama beyin korteksinin altndaki merkezlerin katksn tamamen yok saymak da olmaz. Beyin korteksi altndaki faaliyetler bilin iin yetersiz olabilir, ama bunlarn bilin iin zorunlu olduu aktr. Korteksin talamus ve beyin sapndan gelen faaliyete geirici girdlerce uyarldn destekleyen birok veri aktardm size. Bu girdinin yokluu durumunda koma meydana gelir. Her halkrda, korteks alt yaplann grsel bilinci oluturamamas krgrnn "kri"nden tmyle sorumlu tutulamaz. Zira biliyoruz ki, kortikal faaliyetin bizatihi kendisi bilinci uyaramayablr; rtk tanmann muhafaza edildii prosopagnozide byle bir durum sz konusudur mesela. Birok aratrmac da, krgrnn temelinin Vl'in dnda kalan grme korteksi alanlarndaki srekli faaliyet olduuna inanyor zaten. (2) Krgrii VI tahrip olduu iin krdr. lgi ekici br fikir: 5. Blm'de de grdk, VI kortekste grsel ilemleri ynetir, LGN'den gelen girdilerin ounu alr ve bunlar parallel yollardan uzaktaki saysz grme alanna yollar (beklenecei zere, VI olmadan grme yetenei en iyi ihtimalle kt ve anormaldir). Ama bir bilinli grme eidinin V1 olmadan da varln srdrebildiine dair kantlar vardr. GY'nin artk hareket farkmdal, baz hastalarn skotomlannn iinde olduunu syledikleri "ine batmalar" grsel farkndaln asgari ko-

' .
:

.:' \ $' -jt B,; 'f, !'$ -f % |, ''$" '|r *7; "': ,!(; ' :$ , ; , ' Cl'i, ' {[ V f .,; ' ',, ; ''

; , . ^

NOTLAR

465

ullanna Vl'in btnlnn dahil olmadn akla getirir (Francis Crick'in bizatihi VI iindeki faaliyetin hibir zaman bilinli olmadyla ilgili grleri iin bkz. 8. Blm). (3) Krgr krdr, nk grsel bilinle ilgili yanl kortikal yaplan ierir. Milner ve Goodale'in ileri srd gibi, krgriideki korunmu yetenekler, grsel olarak ynlendirilen davranlarn otomatik tanzimiyle ilgili olduklar iin normalde asla bilincin ortaya kmasna neden olmayan kortikal yollara bal olabilir mi? Bu izaha gre krgr, grsel ilemdeki normalde farkndala neden olan artkafa-akak akm durduu iin krdr. Bu farkllk sezgisel anlamda ekicidir. Ama GY'nin hareket konusundaki bilinli farkndal, genelde "dorsal" grme akmna ait olduu kabul edilen V5 alannn faaliyetine atfedilmektedir. 62 A. Sahrae, L. Weskrantz, J. L. Barbur, A. Simmons, S. C. R. Williarns ve M. J. Brammer, "Pattern of neuronal activty associated with conscious and unconscious processing of visual signals", 94 (1997): 9406-11; J. S. Morris, A. Onman ve R. J. Dolan, "Conscious and unconscious emotional learning in the human amygdala", Nature, 393 (1998): 467-70; S. Dehaene, L. Naccache, H. G. Le Clec, E. Koechlin, M. Mueller, G. DehaeneLambertz, P. F. van de Moortele ve D. Le Binan, "Imaging unconscious semantic priming", Nature, 395 (1998): 595-600; S. Zeki ve D. H. Ffytche, "The Riddoch syndrome: insights into the neurobiology of conscious vision",fram, 121 (1998): 25-45. 63 Grsel halsinasyon eitleri ve bunlarn nedenleri M. Manford ve F. Andermann'n "Complex visual hallucinations: clnical and neurobiological insights" balkl inceleme makalelerinde ele alnmaktadr, Brain, 121 (1998): 1819-40. 64 D. Ffytche, R. J. Howard, M. J. Brammer, A. David, P. Woodruff ve S. Williams, "The anatomy of conscious vision: an fMRI study of visual hallucinations", Nature Neuroscience, 1 (1998): 738-42. 65 T. Griffiths, "Musical hallucinosis in acqured deafness", Brain, 123 (2000): 2065-76. 66 "...hayalinden imlenip reyen bilinmedik biimlere bir cisim, ve pf desen dalacak o hilie bir yer, bir yurt, bir isim bulabilmek iin...." Shakespeare, A Midsummer Night's Dream, VI (Trkesi: Bahar Noktas, ev. Can Ycel, stanbul: Okuyanus, 2003). 67 Deneyimdeki deiimin altnda bunlarn hepsi birden yatyor olabilir: Bazlar, farkndalk konusunda kritik neme sahip nral olaylarn ikincil etkileri olabilir. 68 N. K. Logothetis ve J. D. Schall, "Neuronal correlates of subjective visual perception", Science, 245 (1989): 761-3; D. A. Leopold ve N. K. Logothetis, "Activity changes in early visual cortex reflect monkey's percepts during binocular rivalry", Nature, 379 (1996): 549-53. 69 A. K. Engel, P. R. Roelfsema, P. Konig ve W. Singer, "Tempora binding, binocular rivalry, and consciousness." http//www.phil.vt.edu/ASSC/engel/engel.html2000.

466

BLN, KULLANM KILAVUZU

70 Bu ve ilgili almalar hakknda mkemmel bir eletiri makalesi var: Geraint Rees, "Neuroimaging of vsual awareness n patients and normal subjects", Current Opinion in Neurobiolngy, II (2001): 150-6. 71 J. Z. Young, Programs of the Brain, Oxford: Oxford University Press, 1978, s. 57. 72 Piskopos Berkeley, Three Dialogues between Hylas and Philonous, Londra: Fontana, 1975. kinci diyalog (1725), s. 197 (Trkesi: Hylas ile Philonous Arasnda U Konuma, ev. K. S. Sel, stanbul: Sosyal, 1996). 73 Bu dnce deneylerini ilk gerekletirenler Frank Jackson ile Thomas Nagel'dr; onlardan 9. Blm'de daha aynnth sz edilecek. 74 D. Dennett, Consciousness Explaned, Londra: Penguin, 1991, s. 434. 7. Her eyin Tarihi 1 A. Michaels, Fugitive Pieces, Londra: Bloomsbury, 1996, s. 176-7 (Trkesi: Blk Prk Yaamlar, ev. K. Atakay, Adam: stanbul, 1998). 2 Bu fikirlere okunmaya deer iki kitapta rastladm: L.S. Shklovskii ve C. Saan, Intelligent Life in the Universe, Londra: Picador, 1977; S. Weinberg, The First Three Minutes, Londra: Fontana, 1978 (Trkesi: lk Dakika, ev. Zekeriya Aydn, Zeki Aslan, Ankara: Tbitak, 1996). 3 Alexander Pope, An Essay on Man, 1733-4, Blm ii, 1.1. 4 Gcrard Manley Hopkins, "Pied Beauty" Poens iinde, Oxford University Press, 1930. 5 Stephen Jay Gould, Wonderful Life, Londra: Penguin, 1989, s. 319. 6 Steven Rose, The Chemistry of Life, Londra: Penguin, 1991. 7 Sylemeye bile gerek yok, bu srecin ayrntlar hl aratrma ve tartma konusudur. Bu konuda M.B.V. Roberts'in Biology: A Functional Approach (Nelson, 1980) adl kitabyla DavidAttenborough'unL//^ona/ (Reader's Dgest, 1980) adl kitab gibi giri kitaplarndan yararlandm. 8 karyotlarn prokaryotlardan evrimleip cvrimlemedi konusu tartmaldr. Ben hayatn ilk dnemleriyle ilgili geleneksel aklamay esas aldm. Ama "Son Evrensel Ortak Ata" (LUCA) ile ilgili bugnk dnceye gre, geleneksel hikyenin tam tersi geerli olabilir: Yani prokaryot bakteriler karyot hcrelerden evrimlemi olabilir. M. Rdley, "The search for LUCA" balkl yazsnda bu gr destekleyen verileri ksaca sunar, Natura! History, 109:9 (2000): 82-5. 9 Bu konu Stephen Jay Gould'un Wonderfl Life adl kitabnda son derece ilgi ekici biimde anlatlr. . 10 Sylvia Plath, "The ManorGarden" (1959), The Colossus iinde, Londra: Faber and Faber, 1972. 11 W. H. Auden, Collected Shorter Poems 1927-1957, Londra: Faber and Faber, 1966, s. 190. ' 12 Stephen Jay Gould, Eight Little Piggies, Londra: Jonathan Cape, 1993. 13 T. H. Huxley, Six Lectures to Workingmen, 1860, aktaran H. Jerison, 12.

. .

&i -Jl >S f< .. W} ;& fh -:? , '' '^ '- \r vVj; ?j 'M ;Jj

NOTLAR

467

14

15

16 17

18 19 20 21

22

23 24

25

Blm, "The evolution of biological intellgence", Handbook of Human Intelligence iinde, Cambridge: Cambridge University Press, 1982, s. 723. Bu blm yazarken yararlandm kaynaklar: E. A. Arbas, "Evolution in nervous systems", Annual Review of Neuroscience, 14 (1991): 9-38; H. Jerison, Evolution of the Brain and Intelligence, New York: Academic Press 1973; Jerison, "The evolution of human intellgence", Handbook of Human Intelligence inde; R. G. Northcutt, "Evolution of the vertrebrate brain", G. Adelman, haz., Encyctopedia of Neuroscience iinde, Boston, Mass.: Birkhauser, 1987. Bu kaynaklardan bazlarn bana neren Cambridge'den Dr. Matthew Freeman'a teekkr ederim. Ahtapotun gz yndeik evrim konusunda en bilinen rnektir: Omurgal gzne ok benzer, ama ayrntda farkldr; aslmda bambaka denebilecek bir evrim yolu izlemesine ramen ahtapot gz omurgal gzne benzer bir tasarmda akmtr. Arbas, "Evolution." Bkz. Jerison, "The evolution of human intellgence"; Northcutt, "Evolution of the vertabrate brain"; ve R. Passingham, The Human Primale, Oxford: Freeman, 1982. Jerison, "The evolution of biological intellgence", s. 723. Passingham, The Human Primate, 5. Blm. Jerison, "The evolution of biological intellgence", s. 742. Passingham, The Human Primate, 4. Blm. Bu gr sorgulanmtr. Terence Deacon, The Symbolic Species'de (Londra: Penguin Books, 1997) insanda prefrontal korteksin mit krc biimde byk olduunu belirtir. Bu durum, insan beynini maymun veya hominid beyinlerinden daha incelikli zelliklerin (prefrontal korteksteki piramit hcrelerin dendritlerindeki dal ve diken says mesela) ayryor olabileceine iaret ediyor olabilir (G. N. Elston vd-, "The pyramidal celi n cogntion", Journal of Neuroscience, 21 (2001=: RC163 (1-5). nsann soyaac asla sakin olmamtr: Eskiden Romallar vard imdi ben. A. E. Housman, A Shropshire Lad, XXXI, Collected Poems iinde, Londra: Jonathan Cape, 1982. Aristoteles'ten aktaran Jerison, "The evolution of biological intellgence" iinde, s. 727. The Cambridge Encyclopedia of Human Evolution, Cambridge: Cambridge University Press, 1992. Bu ksm yazarken bu ansiklopediden ve Richard Passngham'n The Human Primate adl kitabndan yararlandm. nsan evrimini anlatan birok harika popler hikye var; yeni fosiller ortaya ktka deiebilecektir bunlar tabii. Konuyla ilgili okumaya deer dier bir kitap da Richard Leakey ile Roger Levin'in Origins Reconsidered (Londra: Little, Brown, 1994) adl kitaplar. Don Johnson, Lucy: The Beginnings of Humankind (Londra: Granada, 1981) adl kitabnda bu kesifin hikyesini herkesin okuyabilecei bir dille anlatr.

468

BLN, KULLANIM KILAVUZU

26 C. Stringer ve C. Gamble, in Search ofthe Neanderthals, Londra: Thames and Hudson, 1993; E. Trinkaus ve P. Shipman, The Neanderthals, Londra: Jonathan Cape, 1993. 27 T. H. Huxley'den aktaran age., s. 81. 28 Richard Passingham'm The Human Primate adl kitabnda bu konu mkemmel anlatlr. 29 Age., s. 233. 30 L. Cavalli-Sforza, "Genes, peoples and languages", Scientifc American, Kasm 1991: 72-8. 31 Ya da empanze beyniyle soreks gibi bir bcekyiyenin beyni arasndaki byklk farkndan. Bkz. Passingham, The Human Primate, s. 78 ve 90. 32 P. Rolh, The Anatomy Lesson, Londra: Cape, 1984. 33 E. Schrdinger, Mind and Matter, Cambridge: Cambridge University Press, 1977, s. 103. 34 R. Descartes, Discourse on Method (1637), Londra: Penguin Books, 1976, s. 76 (Trkesi: Metot zerine Konuma, ev. K. Sahir Sel, stanbul: Sosyal, 1994). 35 J. Searle, The Rediscovery ofthe Mind, Cambridge, Mass.: MT Press, 1994, s. 74 ve 89. 36 M. Mesulam, "From sensation to cognition" (eletiri makalesi), Brain, 121 (1998): 1013-52. 37 Jerison, "The evolution of biological intelligence", s. 764. 38 Her trl maddenin bir "i" veya zihinsel yn olduuna nanan panpsistler (panpsychist), bilincin sinir sistemine sahip yaratklarla snrl olduu grn kabul etmez. Bilincin "atomik" bir biim halinde varolduu ve maddenin her parasyla iliki iinde olduu grn savunurlar. Bu grn ekici yanlan vardr: zellikle de, en kk paras bilince sahip olmad halde maddeyi meydana getiren karmak paralarn neden bilince sahip olduu belli deildir (bilinle lgili davransal veya ilevsel bir aklama benimsemedii srece). Bu konular 8 ve 9. blmlerde daha ayrntl ele alnyor. 39 Bkz. Passingham, The Human Primate, s. 136-41. 40 Bkz. Jerison, "The evolution of biological intelligence", s. 778. 8. Bilinle lgili Bilimsel Teoriler 1 Mesela, L. R. Squire, S. Zola-Morgan, C. B. Cave, F. Haist, G. Musen ve W. A. Suzuki'nin Memory: organisation of bran systems and cognition" balkl yazlarna baknz, Cold Spring Harbor Symposia on QuantitativeBiology, 55 (1990): 1007-23. 2 Psikoz, hezeyan (saplantl yanl inanlar) ve halsinasyonlarla belirgin psikiyatrik bir bozukluktur. 3 T. E. Feinberg, R. J. Schindler, N. G. Flanagan ve L. D. Haber, "Two alien hand syndromes", Neurology, 42 (1992): 19-24; S. Della Sala, C.

NOTLAR

469

Marchetti ve H. Spinnler, "The anarchic hand: e fronto-mesial sign", F. Boller ve J. Grafmann, haz., Handbook of Neuropsychology iinde, 9. Cilt, Amsterdam: Elsevier Science, 1994. 4 R. E. Clark ve L. R. Squire, "Classical conditoning and brain mechanisms: the role of avvareness". Science, 280(1998): 77-81. 5 R. L. Buckner ve W. Koutstaal, "Functional neuroimaging studes of encoding, priming, and explicit memory retrieval", Proceedings of the National Academy of Sciences USA, 95 (1998): 891-8. 6 R. J. Haier, B. V. Siegel, A. MacLachlan, E. Soderling, S. Lottenberg ve M. S. Buchsbaum, "Regional glucose metabolic changes after leaming a complex visuospatial/motor task: a positron emission tomographic study", Brain Research, 57(1992): 134-43. 7 R. Passingham, "Functional organisation of the motor system", R. S. J. Frackowiack, K. J. Friston, C. D. Frith, R. J. Dolan ve J. C. Mazzotta (haz.) Human Brain Function iinde, San Diego: Academic Press, 1997; S. E. Petersen, H. Van Mier, J. A. Fiez ve M. A. Raichle, "The effects of practce of on the functional anatomy of task perfomance", Proceedings of the National Academy of Sciences USA, 95 (1998): 853-60; M. E. Raichle, "The neural correlates of consciousness: an analyss of cognitve skH leaming", Philosophical Transactions of the Royal Society London, B Dizisi 353 (1998): 1889-901. 8 Bu analojiler C. Firth, R. Perry ve E. Lumer tarafndan "The neural correlates of conscious experience: an experimental framework" balkl yazda anlalr biimde ele alnyor, Trends in Cognitve Sciences, 3 (1999): 105-14. 9 John Keats, "Ode on a Grecian Um", The Poetical Works of John Keats iinde, Oxford: Oxford University Press, 1962. Duyulanlar tatldr, ama hi duyulmam nameler Daha da tatl; varn aln asude kavallar; Hisseden kulak deil, dinlesin ondan da deerli hisler, aln sessiz ruhani arklar... 10 Bu sorunu Tuscon 2000'de inceledim: "The problem of unreportable consciousness", Toward a Science of Consciousness iindeki zet 96, Tuscon 2000, Consciousness Research Abstracts. 11 J. Searle'in u szn karlatrn: "... bakasnn bilincini tam manasyla gzlemleyeblmemin imkn yok", The Rediscovery of the Mind, Cambridge, Mass.: MT Press, 1994, s. 97. 12 Burada yatan sorun Merikle tarafndan gayet gzel tanmlanmtr: "Yalnz uygun bilinli alg deneyimlerini dizinleyecek kapsaml bir lm" mevcut deildir (P. M. Merikle ve E. M. Reingold, "Measuring unconscious perceptuat processes",den, R. F. Bornsten ve T. S. Pttman (haz.), Perception without Awareness iinde, New York: Guilford Press, 1992). Buradaki tartma arlkl olarak kapsaml bir lmn olmamas zerinedir. Kapsaml bir lm bulmaktaki zorluk farkl bir sorun: Bilinle ilgili ak bir veri bazen bilinsiz srelerin ktlar yznden kirlenebilir.

470

BLN, KULLANIM KILAVUZU

imdiye kadar burada szn etmediim bir baka sorun da, bilincin varlna iaret eden bir verinin belirsiz olabilmesidir: Bir olayn tespit edlip edilmedii sorusuna iki farkl bildiri tarz iki farkl cevap verirse, buradan nasl bir sonu karlabilir? Bu sorunu Eduardo Bsiach, Consciousness in Contemporary Science'ta (A. J. Marcel ve E. Bisiach, der, Oxford: Oxford Science Publcations, 1992) yer alan "The (haunted) brain and consciousness" balkl yazsnda ele alr. 13 Bu dnce izgisi krgriiyle ilgili alternatif bir yorumlama mknn gndeme getirir (maalesef demek gerekir herhalde burada, zira krg'r bilincin bilimsel aratrmas konusunda mit verici bir veri oluturmaktadr). Alternatif imkn yledir: Krgriiye doru "tahminde bulunma"y ynlendiren grsel ilem bilinli, ama bilincin temel eilimlerinden bilinli olduunu gsteremeyecek kadar yaltlm olamaz m? 14 D. Hebb, The Organisation ofBehaviour: A Neuropsychological Theory, New York: John Wiley, 1949. 15 Edeiman ve onun alma grubu yayn konusunda ok retken. Bright Air, Briiliant Fire (Londra: Pengun, 1992) Edelman'm grlerini kendi kaleminden aktaran ender eserlerden biri; "Consciousness and the ntegration of informaton in the brain"de (H. H. Jasper, L. Descarries, V. F. Castelluci ve S. Rossignol (haz.), Consciousness at the Frontiers ofNeuroscience iinde, Philadelpha: Lippincott-Raven, 1998) Edelman'n alma arkada Giulio Tononi, teorilerinin zl bir taslan karr. G. Tononi ve G. M. Edelman'n "Consciousness and complexity" {Science, 282, 1998: 1846-51) balkl yazlan bunun alternatif bir versiyonudur. 16 Edeiman gibi Crick de bilin bilimi hakknda popler bir giri kitab yazmtr: The Astonishing Hypothesis, Londra; Simon and Schuster, 1994 (Trkesi: artan Varsaym, ev. Sabit Say, Ankara: Tbtak, 2000). Bu grlerin gncellenmi ve daha teknik versiyonunu C. Koch'un "The neuroanatomy of visual consciousness", balkl yazsnda bulabilirsiniz, Jasper vd., Consciousness at the Frontiers ofNeuroscience iinde. 17 F. H. C. Crick ve C. Koch, "Are we aware of neural activty in primary visual cortex?" Nature, 375 (1995): 121-4. 18 A. D. Milner, "Cerebral correlates of visual awareness", Neuropsychologia, 33 (1995): 1117-30. 19 Larry Weiskrantz'n fikirleri en kapsaml biimde Consciousness Lost and Found adl kitabnda aklanmaktadr (Oxford: Oxford University Press, 1997). 20 D. M. Rosenthal, "Two concepts of consciousness", Philosophical Studies, 1986: 329-59. 21 Bkz. J. Gray, "Abnormal contents of consciousness: the transtion from automatic to controlled processing", Jasper vd., Consciousness at the Frontiers of Neuroscience inde. 22 Bkz. Damasio, "A neurobiology for consciousness", T. Metznger, Neural Correlates of Consciousness: Empirical and Conceptual Questions iinde, Cambridge, Mass.: MT Press 2000.

NOTLAR

471

23 S. Zeki ve A. Bartels, "The asynchrony of consciousness", Proceedings ofthe Royal Society of London, 265 (1998): 1583-5. 24 Bkz. A.K. Engel, P. Fries, P.R. Roelfsema, P. Konig ve W. Singer, "Temporal binding, binocular rivalry, and consciousness", http://www.phil.vt. edu/ASSC/engel/engel .html2000 25 R Llinas ve U. Ribary, "Coherent 40-Hz oscilllaton characterises dream state in humans", Proceedings ofthe National Academy of Science, USA, 90 (1993): 2078-81. 26 E. R. John vd., "Invariant reversible QEEG effects of anaesthetics", Consciousness and Cognition, 10(2001): 165-83. 27 P. Brown ve C. D. Marsden, "What do the basal ganglia do?" Lancet, 351 (1998): 1801-4. 28 E. R. John, "A feld theory of consciousness", Consciousness and Cognition, 10(2001): 184-213. 29 R. Llinas vd. "The neuronal basis for consciousness", Philosophical Transactions of the Royal Society of London, B Dizisi, 353 (1998): 1841-9. 30 J. R. Searle, "Consciousness", Annual Review of Neuroscience, 23 (2000): 557-78. 31 Roger Penrose fikirlerini iki kitapta gelitirmitir: The Emperor's New Mind (Trkesi: Kraln Yeni Usu, ev. Tekin Dereli, Ankara: Tbitak, 1999) ve Shadows ofthe Mnd, Oxford: Oxford Unversity Press, 1994. Steven Rose'un derledii ve eitli yazarlarn makalelerinden oluan From Brains to Consciousness't (Oxford: Oxford University Press, 1998) Penrose, kendine den blmde konunun bir zetini verir. 32 P. N. Johnson-Lard, "Acomputational analysis of consciousness, Marcel ve Bisiach, Consciousness in Contemporary Science iinde. 33 B. Baas, A Cognitive Theory of Consciousness, Cambridge: Cambridge University Press, 1988. B. Baas ve K. McGovern'in "Cognitive views of consciousness" balkl yazlarnda konuyla ilgili ksa bir aklama yer alr, M. Velmas (haz.), The Science of Consciousness iinde, Londra: Routledge, 1996. 34 Rose, From Brains to Consciousness iinde. 35 N. Humphrey, "Nature's psychologists" iinde, New Scientist, 29 Haziran (1978): 900-3. 36 W. H. Auden, "Heavy date", Collected Shorter Poems 1927-1957 iinde, Londra: Faber and Faber, 1966, s. 154. 37 Bu konu Kevin O'Rcgan tarafndan A.A. Noe ile birlikte yazd "A sensorimotor account of vision and visual consciousness" balkl makalesinde {Behaviouraland Brain Sciences, 24 (5) 2001) "bellek harici olarak dnya" fikri eklinde gelitirilmitir; Daniel Dennett'in Consciousness Explainedteki (Londra: Penguin, 1991) giri yazs, grmenin hayalgc zerindeki stnlne sarih bir ekilde dikkati eker. 38 Nral ezamanllkla ilgili aratrmalaryla tannan Wolf Singer, "Consciousness from a neurobiological perspective" balkl makalesinde bu konuya deinir, Rose, From Brains to Consciousness iinde.

472

BLN, KULLANIM KILAVUZU

39 Bkz. S. Pinker, The Language Instinct: The New Science of Language and he Mind, Londra: Ailen Lane, 1994. 40 Humphrey, "Nature's psychologists."

9. Bilincin Doas 1 T. Nagel, "What is it like to be a bat?" Mortal Questions iinde, Cambridge: Cambridge University Press, 1979, s. 170. 2 D. Dennett, Consciousness Explaned, Londra: Penguin, 1991, s. 447. 3 Nagel, "What is it like to be a bat?" 4 F. Jackson, "Epiphenomenal qualia", Philosophical Quarterly, 32 (1982): 127-36. 5 Dennett, Consciousness Explained, s. 401. 6 D. Chalmers, The Conscious Mind, Oxford: Oxford University Press, 1996, s. 95 (Bu kitap Metis'in yayn programndadr). 7 Dennett, Consciousness Explained. s. 406. 8 Chalmers, Conscious Mind, s. 398. 9 Dennett, Consciousness Explained, s. 398. 10 Chalmers, Conscious Mind, s. 94. 11 Age., s. 95. 12 R. Descartes, Discourse on Method (1637), Londra: Penguin Books, 1976, s. 54 (Trkesi: Metot zerine Konuma, ev. K. Sahir Sel, stanbul: Sosyal, 1994). 13 Age., s. 52. 14 Age., s. 54. 15 Descartes'n gizli gndemi, maddi dnyay bilime ap dine sadece ruhu brakmakt belki de (J. Searle'n "Consciousness" balkl makalesiyle karlatrn, Annual Review ofNeuroscience, 23, 2000: 557-78): Ama bilin aratrmasnn ba entelektel ganimetlerin bu paylamyla sk sk belaya girmitir. 16 Chalmers, Conscious Mind. 17 Age., s. 225. Farkndalk* tanm Baars'n kresel alma alannn ilevlerini hatrlatr. 18 Age., s. 222. 19 C. McGinn, "Can we solve the mnd-body problem?" The Problem of Consciousness iinde, Oxford: Blackwell, 1991, s.l. 20 Age. 21 J. Searle, The Rediscovery of the Mind, Cambridge, Mass.: MT Press, 1994, s.l. 22 Searle: Grlerinin hepsi The Rediscovery of the Mindda yer alr. Yenilerde kan "Consciousness" balkl makalesinde Searle, bilinle ilgili ortaya atlm yeni bilimsel teoriler hakknda ilgin yorumlarda bulunarak konuyu zetlemektedir. Searle bu makalede, bilinle lgili "yap ta teorileri "nden ziyade "alan teorileri"ni tercih ediinin nedenlerini sralar.

NOTLAR 23 24 25 26 27 28 29 30

473

Searle, The Rediscovery ofthe Mind, s. 95. Age.,&. 97. A#e., s. 95. Age., s. 92-3. Age., s. 14. Dennett, Consciousness Exp!ained, s. 37. Searle, Rediscovery ofthe Mind, s. 30. J. B. Watson ve B. F. Skinner davran psikologlardandr. Gilbert Ryle' in The Concept of Mind (Londra: Penguin University Books, 1973) adl kitab, zihin durumlarn davrana ve belli teammiillere dayanarak aklamaya alr. 31 Bkz. P. Churchland, Matter and Consciousness, Cambridge, Mass.: MT Press, 1993, s. 26-35. 32 Dennett, Consciousness Explained, s. 367. 33 Age., s. 210. 34 J. K. O'Regan ve A. Noe, "A sensimotor account of vision and visual consciousness", Behavioural andBrain Sciences, 24 (5), 2001. 35 Dennett, Consciousness Explained, s. 216. 36 Chalmers, Conscious Mind, s. iv. 37 Dennett, Consciousness Explained, s. 71. 38 Age., 434. 39 P. Stravvson, "elf, mind and body", Freedom and Resentment iinde, Londra: Methuen, 1974. 40 Bu sorunla ilgili iki muhteem eser mevcut: D. R. Griffn, The Question of Animal Awareness, Los Altos: William Kaufman, 1981; ve M. Stamp Dawkins, Through our Eyes Only? The Search for Animal Consciousness, Oxford: Oxford University Press, 1998 (Trkesi: Hayvanlarn Sessiz Dnyas, ev. Fsun Baytok, Ankara: Tbitak, 1999). 41 A. Turing, "Computing machinery and intelligence", Mind, 59 (236) (1950). 42 J.-D. Bauby, The Diving-Bell and the Butterfly, Londra: Fourth Estate, 1997 (Tiirkesi: Kelebek ve Dalg Giysisi, ev. Burin Gerek, stanbul: Arion, 1997). 43 H. Keller, The Story ofMy Life, New York: Doubleday, 1903 (Trkesi: Her ey Su ile Balad, Hayatmn Hikyesi, ev. pek van den Born, stanbul: Aykr, 1999). 44 C. Diorio ve R. P. N. Rao, "Computational neuroscience: neural circuits in silicon", Nature, 405 (2000): 891-2. 45 Bkz. 8. Blm, 31 numaral dipnot. 46 Bilgisayarlarn bilinli hale gelip gelemeyecei konusundaki tartmaya Scientifc American dergisinde birka yl nce iyi bir giri niteliinde yazlar yaymlanmtr: J. R. Searle, "Is the brain's mind a computer program?" ve P. M. Churchland ve P. Smith Churchland, "Could a machine think?" Scienfic American, Ocak 1990: 20-31. 47 Turing, "Computing machinery."

474

BLN, KULLANIM KILAVUZU

48 L. S. Shklovskii ve C. Saan, IntelligentLife in the Universe, Londra; Picador, 1977. Drake denklemi, evrenin herhangi bir yerinde iletiim kurulabilecek uygarlklarn saysn (AO tahmin etmeye alr: N = R* x fp x ne x fi x fi x ft x L'dir; burada R* gne benzeri uygun yldzlarn oluum orann, fp bu yldzlarn gezegenlere blmn, ne gezegen sistemi bana den uygun gezegen saysn, fi hayatn gelitii gezegenlerin blmn, fi bu gezegenlerin iinde zeki hayat biimleri bulunanlarn blmn, ft bunlarn iinde teknolojik geliime ulam olanlarn blmn, L de iletiim kurabilen uygarlklarn mr srelerini temsil etmektedir. Sonu ne srlen varsaymlara gre deiir! Jodrell Bank Observatory muhtemel varsaymlara dayanarak, 200 k yl menzili dahilindeki iletiim kurabilen uygarlklarn saysnn 10 ila 10.000 arasnda olmasnn muhtemel olduunu ileri srer (Jodrell Bank Observatory internet sitesi). 49 T. Nagel, The View from Nowhere, Oxford: Oxford University Press, 1986, s. 113. 50 Aktaran D. Dennett, E!bow Room, Cambridge, Mass.: MT Press, 1996, s. 50. 51 Giulio Tononi, beynin karmakln matematiksel olarak tanmlamaya almtr. Yaklam, beynin tasarmm olduu kadar beyin faaliyetini de dikkate alr. Tononi'ye gre, beynin karmakl esasen, onun grnr derecede ayrlm yerel faaliyet ile yksek dereceli bir kresel etkileimden oluan karmndan kaynaklanr. Bkz.: G. Tononi vd., "A measure for brain complexity: relating functional segregation and integration in the nervous system", Proceedings of the National Academy of Sciences, USA, 91 (1994): 5033-7 ve G. Tononi ve G. M. Edelman, "Consciousness and complexity", Science, 282 (1998): 1846-51. 52 Dennett, Elbow Room, s. 77. 53 Thomas Nagel bu gr The View from Nowhere'in 7. Blm'nde ele alr. 54 K. R Popper ve J. C. Eccles, The elf and its Brain, New York: Springer, 1977. Popper ve Eccles, fiziksel dnya ile bilinli benlik arasndaki etkileimden sz ederek bir ikicilik tartmasna girer. Bu tartma "radikal zgrlk" iddialarna (en azndan fiziksel dnyay yneten yasalardan zgrleme iddialarna) yol aar. 55 P. F. Strawson, "Freedom and resentment", Freedom andResentment and Other Essays iinde, Londra: Methuen, 1974. 56 Nagel, The View from Nowhere, s. 118. Sonsz 1 W.H. Auden, "The Sea and the Minror", nsz, Collected Longer Poems iinde, Londra: Faber and Faber, 1968. 2 J. Locke, An Essay Concerning Human Understanding, kinci Cilt, 1. Blm: 22, der. A. D. Woozley, Londra: Fontana, 1975.

Konuyla ilgili baka kaynak nerileri

Bilinle dorudan ilgili yazl kaynaklar ok sayda. Dipnotlarda verilen ayrntl referanslarn belirli konulan takip etmek isteyenlere yardmc olacaktr. Aada kiisel tercihlerimden yola karak nerdiim baz kaynaklar yer alyor. Genel ve bilisel sinirbilim E.R. Kandel, J.H. Schwartz ve T.M. Jessel'in Principles of Neural Science (East Norvvalk, Conn.: Prentice-Hall, 1991) adl kitaplan ve Peter L. Williams'n editrln yapt Gray's Anatomy'nin (38. Basm, Edinburgh: Churchill Livngstone, 1995) sinir sistemini konu alan uzun blm sinirbilimin ansiklopedik bir zetidir. Michael S. Gazzaniga, Richard B. Ivry ve George R. Mangun'un Cognitive Neuroscience (New York: W.W. Norton, 2002) adl kitaplar bilinle dorudan doruya alakal sinirbilim zerine odaklanr. Klinik nroloji Szn ettii vakalar nrolojinin her gn karlat trden vakalar olmasa da, Oliver Sacks'n vaka analizleri [Karsn apka Sanan Adam (ev. idem alkl, stanbul: YKY, 1996) ve Mars'ta Bir Antropolog'daki (ev. Osman Yener, stanbul: letiim 1997) vaka analizleri] nrolojik bozukluklann deneyim ve davran zerindeki tuhaf etkilerini konu alan son derece scak anlatmlar. Grme Semr Zek'nin A Vision ofthe Brairii (Oxford: Blackwell Scientific Publications, 1993) ile A. David Milner ve Mel A. Goodale'n The Visual Brain in Acon' (Oxford: Oxford Universty Press, 1995) grmenin nrolojisi ve nropsikoloj isiyle ilgili harika bir giri sunuyor. Richard Gregory'nin Eye and Brain (2. Basm, New York: World Unversity Library, 1973) adl kitab konuyu daha geni kapsaml ele alyor. insann evrimi The Cambridge Encyclopedia of Human Evolution (Cambridge: Cambridge Universty Press, 1992) ansiklopedisi gz gezdirmeye deer. Richard Passingham'n The Human Primate (Oxford: Freeman, 1982) adl kitab kuyruk-

476

BLN, KULLANIM KILAVUZU

suz maymunlarla insan arasndaki farkllklarn anlalr bir dille anlatld gzel bir eser. Rchard Leakey ve Roger Lewin'in Origins Reconsidered (Londra: Little, Brown, 1994) adl kitab insan evriminin (srekli deien) hikyesini gzel anlatyor. Robin Dunbar'n Grooming, Gossip and the Evolution of Language (Londra: Faber and Faber, 1996) adl kitab beyinle dilin ortak evrimiyle ilgili hem dndren hem de elenceli bir alma. Bilin bilimi Krgr konusunda nde gelen isimlerden Larry Weiskrantz'n Cosciousness Los and Found (Oxford: Oxford University Press, 1997) adl yapt, bilincin nropsikolojisi zerine yazlm, okunmasn hararetle tavsiye edebileceim giri niteliinde bir alma. Francs Crick'in artan Varsaym' (ev. Sabit Say, Ankara: Tbitak, 1997) ile Gerald Edelman'n BrightAir, Brilliant Fire' (Londra: Penguin, 1992), genel bir okur kitlesine seslenen, sinirbilimin bilinle yakndan ilgili ksmlarn tantc kitaplar. Bu konuda ok sayda makale var: zellikle H.H. Jasper, L. Descarries, V.F. Castellucci ve S. Rossignol (haz.), Consciousness at the Frontiers of Neuroscience (Philadelphia: Lipincott-Raven, 1998) son zamanlarda yazlm en nitelikli almalardan bri. Bilin felsefesi Yakn zamanlarda yaymlanm kitaplardan Daniel Dennett, Consciousness Explained (Londra: The Penguin Press, 1991); John Searle The Rediscovery of the Mind (Cambridge, Mass.: MT Press. 1994) ve David Chalmers, The Consciotts Mind (New York: Oxford University Press, 1996) balang iin iyi. (Chalmers'n ad geen kitab Bilinli Zihin adyla yaynevimiz tarafndan yaymlanacaktr.) Erwin Schrdinger'in The Conscious Mind (Cambridge: Cambridge University Press, 1977) adl kitab daha ok tannmay hak eden, ayrks bir klasik. Kurgu David Lodge'un Thinks (Londra: Penguin Books, 2002) adl kitabnda, bu kitapta geen birok fikir elenceli biimde ele alnyor.