Anda di halaman 1dari 167

MAM-I RABBAN - MEKTBAT / DN VE TASAVVUF

ESER
80
lk Basm Tarihi : 1956

4. Basm / Austos 2005


b. d. yaynlar: 76
Bask: Eko Matbaas

b. d. yaynlar
Kurucusu: Necip Fazl Ksakrek
Sahibi: Mehmed Ksakrek
Yayn sorumlusu: Suat Ak
Genel Koordinasyon (Eser Kullanm ve Telif Haklar)
Sorumlusu: Emrah Ksakrek
Datm sorumlusu: Osman Ksakrek
Her hakk mahfuz ve "b. d. yaynlar"na aittir.
b. d. yaynlar, Ankara C. Vilyet Han 10/3
Caalolu stanbul
Telefon: (0212) 5285551-5125922-5110873
www.necipfazil.com.tr / www.buyukdogu.com.tr
ISBN 975-8180-62-2

MEKTBATI TAKDM

Allah ve Resulnn kitaplarndan sonra dinin en byk eseri


Mektubat- mam-Rabbani...
Eser sahibi, kinci Bin Yln Yenileyicisi eyh Ahmed-i Faruki Serhend (mam-Rabbani) Hazretleri de, resuller, nebiler
ve sahabilerden sonra mmet kadrosunun en byk ferdi...
Baz maruf ve avam diline dm din byklerine nispetle
ancak havs tabakasnn tand bu byk zt, umum
plana karan ilk teebbs de Byk Doudan...
Byk Dou, bu aziz teebbse 1945den sonraki ikinci
devresinde balad ve bugne dek kinci Bin Yln
Yenileyicisine ait mektuplardan sistemsiz ve nizamsz,
kark ve rastgele semeler takdim etti ve yce eseri
btnletirmeyi istikbale brakt.
Denilebilir ki, bu teebbsten sonra mam- Rabbani zevki
hayli yaylm, umumilemi ve Mektbatn kitaplk apta
ksm tercmelerine kadar giriilmitir.
Ne are ki,bu teebbsten sonra mam- Rabbani
Hazretlerine layk, yahut layk olamamaya layk bir slup ve
anlay, hibir kalemde belirememitir.
Byk Douculardan mam- Rabbaniye sarlmay Allah ve
Resulne sarlmann en mkemmel art bilmelerini, olanca

dikkat, hayet ve basiret nazarlarn bu mektuplar zerinde


toplamalarn, her kelimesi derya kadar derin mektuplara
kar anladm, anlayamadm demeden, bir mektuptaki
mkl br mektupta zmeye almalarn dilerim.
Allah muvaffak etsin...
Necip Fazl/1965
Mceddid-i Elf-i San Ahmed-i Faruki Serhend

MAM-I RABNNN HAYATI

Eseri, Allah ve Resulnn kitaplarndan sonra dinin en


by... Zat da, vellik ikliminin ufku...
*
Hicretin 971inci ylnda Hindistann Serhend kasabasnda
dnyaya geldiler.
Lahor ve Delhi arasndaki Serhend Serhend, siyah arslan
demek Vaktiyle buras arslanlar ormanym Sonradan
orman kesilip yerine, mmet ve hakikat ormanlarnn en
byk arslanna yataklk etmek zere ehir bina edilmitir...
*
smi Ahmed... Babas Abdlahad... Yirmi dokuzuncu babas,
byk sahabi Hazret-i mere varncaya kadar dedeleri, ilim
ve fazilette mstesna kimseler...
*
ocukluunda ar hastalanyor. mid kesilecek kadar...
Onu byk bir Kadir eyhine gtryorlar. eyh ocuu
pyor:
-Korkmayn, diyor; uzun yaayacak ve pek byk insan
olacak...
*
Kk yata Kurn ezberliyor. Her ubesiyle bir ok

bykten devirdii ilim... Onyedi yanda tamamlanan


tahsil... Edebiyata byk alaka ve istidat... Esiz zeka,
muhteem belgat, parlak fesahat, keskin gr, bandaki
tacn elmaslar... Bu srada (Tehlil Risalesi), (Rafizileri Red
Risalesi), (Nbvvetin spat Risalesi) kaleme alnyor.
leride, dnya apndaki (Mektbat)n ncleri...
*
Genliinde merak tek: Tasavvuf, marifet, hakikat... Ve bu
iin mektebi tarikat... Hususiyetle Naklik...
Okumad kitap kalmyor.
Fakat kitap, kelimeler, harfler, sadece gnein aynada
aksi... Gnei bulmak lazm... Reetenin kendisi, kad
dev deildir. ilata... la da mrit...
*
Babasnn vefatndan sonra Hacca gitmek zere Serhende
kyor, Delhiye uruyor. Orada Muhammed Bkibillh...
te Mrid...
Bir anda kalbini saran feyz...
Hacc tamamlayaym da dnmde hizmetine gireyim ve
artk yanndan ayrlmayaym diye dnrken, gnl
tutumas o hle geliyor ki, Hacdan vazgeiyor ve eyhe
balanp kalyor. Tam iki ay...
eyhinin etei dibinde geirdii zaman bu kadar... ki ay
iinde yle hallere eriiyor ki, bakalarnnki ses hzysa
onunki k srati...
stadndan emir alyor:
-Yolun tam icazetini aldn... Memleketine dn ve rad
halkan kur! Bundan byle senin eteklerine yapsnlar!..
*
Yzgeri Serhend... eyhi, yola denlerden ounu, onun
arkasndan Serhende gnderdi.

te rad edicilerin rad edicisi, mam- Rabbni,


Mceddid-i Elf-i San, eyh Ahmet-i Faruk-i Serhend
Hazretleri...
*
Dnya eteklerinde...
Hatta eyhi bile...
Muhammed Bkibillah Hazretleri Delhiden kalkp Serhende
geldi ve eski mridinin kapsndan girdi. Ahmed, ieride,
kalbine eilmi, kendi halinde...
-Rahatsz etmeyin, diyor; ben darda beklerim.
Biraz sonra mam- Rabbni darya kyor:
_Kim var orada?
-Benim; fakir Muhammed Bki...
mam- Rabbni Hazretleri, krk ve dkk, mrid klkl ve
dk halli, bir kede bekleyen stadn hrmetle
karlayp ba keye oturttu.
*
Muhammed Bkibillah Hazretlerinin mridlerinden Seyyid
Muhammed Numan:
-mam- Rabbniye balanmam emrolunca, byme,
bunu yapamayacam ve kalbimin kendi kalbine kar
olduunu syledim. eyhim kzd: Sen Ahmedi ne
sanyorsun? Onun gne kalbi bizim gibi binlerce yldz
rter! buyurdu; Teslim ol!
*
eyh Muhammed Bkibillah:
-Kalblere deva, gnllere ifa olan bu tohumu, Semerkand
ve Buharadan getirip Hindistann bereketli Toprana
ektim. steklilerin yetiip kemale ermesi iin uratm.
Ahmed her dereceyi ap stnlklerin sonuna varnca da,

kendimi aradan ektim ve isteklileri ona braktm.


*
Nak...
Kadir...
et...
Shreverd...
Kbrev...
Yollarn daha niceleriyle beraber kuts nefeslerinde
topladlar...
*
(Mektubat)da buyurduklar gibi:
Bir mrakebe n... Allah Resl tecelli ediyorlar...
-Sana, imdiye kadar hi kimseye verilmeyen izni vermee
geldim.
Ve ilave ediyorlar:
-Sen hangi cenazenin namaznda bulunursan o affedilecek
ve cennete girecektir.
*
eyh Hasan (Gavs):
- mam- Rabbni; mahbubiyet makamnn sahibi ve
hidayet meclisi krssnn ziyneti, ferdiyet derecesinin
ehli, kutbiyet mertebesinin reisi...
*
Haklarndaki Mceddid-i Elf-i Sni tabiri Mevln
Abdlhkim (Syalkt) tarafndan... Kendilerini ilk defa
kinci Bin Yln Yenileyicisi ilan eden, bu zat...
kinci Bin Yl, topyekun zaman da iine alarak, Allahn
Resulne bal... eyh Ahmed Faruk Hazretleri ise,
topyekun zamann Sahibine tam teslimiyet halinde, Ona ait

ller ve hikmetlerin kinci Bin Ylda Yenileyicisi... Byle


olunca, daima babu emrinde, en byk birliin
kumandan, mam- Rabban hazretleri... Zamanmz onun
armasn tayor. Daha alt yz sene tayacak... Aradaki
asr yenileyicileriyse, hep onun emrinde; ve hep onun
emrinde kalacak...
Bu, mam- Rabbnyi anlamaya doru bir d ldr.
*
Buyuruyorlar:
-Kyamet gnne kadar bu yola girecek olanlar, tek tek
grdm ve bildim. Allahn izniyle hepsinin ismi ve cismi
bana bildirildi. Bu yola gireceklerin de batanbaa ateten
kurtulacaklar bana mjdelendi.
*
Peygamber Mjdesi:
mmetimden (Sla) lakapl birisi gelecektir. Onun
efaatiyle Cennete ok kimse girecek...
Sla; arasn bulmak, birletirmek, vasletmekten geliyor. O,
veliler velisi, Vahdet-i vcut meselesini dibine ve kkne
kadar hal ve fasl etti ve eriatla tarikat birletirdi.
*
Tasavvuf alimleri ve kendi yaknlar arasnda, mam-
Rabban Hazretleri, (Sla) diye anldna ve kendilerinden
evvel hi kimseye bu taklmadna gre, ite Peygamber
mjdesinin mazhar!..
Bir mektubunda buyuruyor:
-Beni iki derya arasnda sla eden Allaha hamd ederim.
*
eyhlislam Ahmed Cmi:
-Allah her drt yz senede bir, Ahmed isimli bir kuluna
byk ihsanlar verir ve bu ihsanlar herkes grr.
Yine eyhlislam Ahmed Cmi:

-Benden sonra Ahmed isminde on yedi kii gelir. Bunlarn


sonuncusu bin tarihinden sonradr ve en by odur.
mam- Rabbanden drt ksur yl evvel syledi bu szler...
*
Zikir halkasnda gibden bir nida duyuyorlar:
-Sana ve kyamet gnne kadar seninle bana ynelecek
olanlara mafiret ettim.
*
lk halifeleri eyh Numan, ryasnda Allahn Resulyle Ebu
Bekir Hazretlerini gryor.
Kainatn Efendisi, Ebu Bekir Hazretlerine diyorlar ki:
-Numana haber ver; kim Ahmedin makbuliyse, benim de
makbulm, Allahn da... eyh Ahmedin istemediini ben de
istemem, Allah da ...
*
Mridlerinden biri ryasnda Hzr gryor ve el almak
istiyor:
Ald cevap:
-Sen yle birine balsn ki, irad sana ve btn aleme
yeter!
*
Seyyid Salih:
-eyh Ahmed Faruk Hazretleri beni bir i iin uzaka bir
yere gnderediler. YoldaLilfi suresini sk sk okumam
emrettiler, ve eer bir skntya urayacak olursam,
kendilerine, isimleriyle nida etmemi tembihlediler. Yolda
ssz bir sahraya dtm. allklardan mthi bir canavar
kt. Hemen, Efendimi isimleriyle imdada ardm.
Canavar bir anda durdu, geriye dnd ve koarak kayboldu.
Yoluma devam ettim.
*
(Ravt-tl slm) sahibi:

-eyh Ahmed Faruk Hazretlerinin, kendilerinden sonra


dnyada iki byk harikalar kald. Biri Mektubat... Ondaki
hikmet ve hakikat derecesine kimse ulaamad. br de
ocuklar... Hibir baba, oullarna bu derecede tesir
edemedi ve onlar kendi dengine karamad.
Bata, kaniyle olduu kadar ruhiyle de babasnn mirass,
Altun Silsile iinde mukaddes emanetin ilk defa baba
elinden alcs eyh Muhammed Masum Hazretleri... Hepsi
yedi oul...
*
Mrakabede kendilerine, Kadir nisbetini veren eyh zuhur
edip, omuzlarna Abdulkadir Geylan Hazretlerinin hrkasn
koyuyor. Kadirlik feyzi iinde uarlarken hatrlarna bir
incelik geliyor:
-Ben Nak yoluna balym. imdi de beni Kadirilik bann
tecellileri sarmakta... Sakn bu hal Nak byklerini
incitmesin?..
O zaman, zerinde ne kadar ba varsa hepsinin birden
byleri tecelli edip bir azdan hitap ediyorlar:
-eyh Ahmed bizdendir!
Ana cadde Naklik... Her nisbetten de kendilerine birer
yol...
Btn yollar Romaya kar sz madde lsne gre di
bir lftr; asl btn yollar, ruh yollar mam- Rabbanye
kar.
*
eyhin uzaktan cazibesine tutulanlardan biri, gnlerce yol
alp Serhende geliyor. Kasabaya akam st vard iin
eyhi rahatsz etmek istemiyor ve bir tandnn evine
misafir oluyor.
Gece, tandiyle eyhten konuuyorlar. Meer bu tandk,
mam- Rabbanyi inkar edenlerdenmi... Kt konuuyor.

Ertesi sabah, uzaklarn yolcusu huzurda... mam- Rabban


Hazretleri, hibir sz almadan buyuruyorlar:
-Gece, evinde misafir kaldn adam sana, bizim hakkmzda
bir sr yalan syledi.
*
Kendilerine kinci Binin Yenileyicisi ismini veren byk zat
da balangta inkar edenlerden... Ryasnda kendisine
okutulan bir ayet, gzlerini ve ruhunu yle ayor ki, mam Rabban Hazretlerinin delisi, divanesi oluyor...
*
Hastalandlar, ceviz istediler. Bir kab iinde, yanbalarna
ceviz konuldu. Eleriyle kab kartrdlar ve ancak bir
tanesini yediler ve buyurdular:
-Bu cevizleri aln! Hastalara verirsiniz...
Cevizden yiyen her hasta iyi oldu.
*
Seyyidlerden, Kainatn Efendisine bal mukaddes slaleden
birisi, Muaviye Hazretlerine dmanlk edermi... Bir gn bu
seyyid, (Mektubat) okurken orada Muaviyenin
methedildiini grr ve fkeyle (Mektubat) yere atar. Ayn
gnn gecesi, ryasnda, mam- Rabban Hazretlerini...
Seyidi kulandan tutmu, haykryor:
-Cahil! Szmze ve lmze gvenmiyorsun, yle mi?
Gel, seni, ceddin ve Peygamber Evinin temsilcisi Hazret-i
Aliye gtreyim de iin gereini ondan ren!
Huzura kyorlar. Peygamber Evinin temsilcisi ve gya
kendisine sevgi iddia edilerek kprtlen Muaviye nefretinin
vesilesi, Byk mam, buyuruyorlar:
-Sakn Allah Resulnn sahabilerine dmanlk etme!
Peygamber dostlarna atan ve eyh Ahmedin bu davadaki
hak lsn dinlemeyen, felakettedir.
Peygamber Evinin temsilcisi byk sahabi, ayrca mam-
Rabbanye emir veriyorlar:

-Bu cahil, szden anlamyor. Gsne vurun da akl bana


gelsin ve tvbe etsin!..
Emir yksek yerden geldii iin yerine getiriliyor. mam-
Rabban Hazretleri Seyidin gsne vuruyor.
Seyydi, uyannca, gsnde mthi bir sz Ve kalbinde
derin bir nedamet, yeni bir anlay ve tvbe istei...imam-
Rabbannin mbarek ellerinden pmee koan ve bir daha
bu eli brakmayan Seyyid...
*
lk genlik alarnda yazdklar risalede sonra, tam
olgunluk devirlerinde, yalnz mektup yazmakla, suallere
cevap vermek ve hakikati tamimlendirmekle yetindiler.
Sonradan bunlar toplanp (MEKTBAT) tekil etti ve
insanolunun en stn eseri oldu.
Mektubat cilddir ve esas Farsadr. inde birka Arapa
mektup da vardr. Btn Slam dillerine tercme edilmitir.
*
mam- Rabbannin anlatlmaz bykln yine eseri
anlatr:
(Mektubat)n getirdii, kinci Binin Yenileyicilii apndaki
yenilik; Vahdet-i Vcud meselesini akln son haddiyle
tesbit etmesi; ve Muhyiddin-i Arab hazretlerinin yanl
anlalan ve eserle messiri bir gsterdii vehmine dlen
Vahdet-i Vcud davasn tam geree balamasdr.
-Allah, telerin tesinde, telerin tesinde; telerin
tesinde...
Yani, nerede onu buldum ve tehis ettim sanrsan onun da
tesinde, namtehani tesinde...
Mehur dstur;
-Ne ki, o zannedersin; zannettiin o ey, ona perdedir.

Bylece:
-Heme ost deil; Heme ez ost Her ey o deil; her
ey ondan...
(Mektubat), kinci Bin Yla girerken bir bir fesada bulanan
slam hakikatinin en mahrem inceliklerini, kinci Bin Yln
Yenileyicilii haysiyetiyle billrlatrm; ve datln,
kayboluun, kaybediliin son haddinde, her eyi merkezxde
toplam ve kazandrm, muazzam eser...
l:
-Allah ve Resulnn kitaplarndan sonra dinin en byk
eseri Mektubattr.
*
lahi tecellilere; ve mam- Rabban Hazretlerinin
byklne ve derecesine ait btn ller (Mektubat)da:
-Allah bana rahmetiyle tecelli etti; rametinden baka hibir
ey gremedim. Kahriyle tecelli etti; kahrdan baka hibir
ey gremedim.
*
Mrid, eyhine yle balanmaldr:
-Gassl (ykayc) elindeki l gibi...
*
Mihnet ve strap m dediniz:
- Mihnet ve strap, akn levazmndandr. aresiz
katlanlacak Yoksulluk, dert ve gam... Bunlar Lazmdr.
Dost, sevdiini, kendisinden baka her eyden kesilmi ve
syrlm grmek ister. Bu makamda huzur, huzursuzlukta;
karar, karaszlkta; rahat, rahatszlkta... Bu makamda
nefse are aramamak, kendisini mihnet ve straba
brakmaktr ki, devann t kendisi... O zaman da insan,
kendisini sevgiliye smarlam ve brakm olur; devlet
bundadr. Devlet, ondan ne gelirse raz olup onu kabul
etmektedir.
*

Yaknlk, sadece yaknlk:


- Bu yolun divaneleri, elde ettikleri hibir yaknlkla teselli
bulamazlar. yle bir yaknlk isterler ki, uzakla benzer; ve
yle bir visal dilerler ki, gurbeti andrr olsun. Yoksa
yaknla benzer ve visali andrr gurbetlerden ne fayda?..
*
Ve tek yol:
- erif ve latif mektubunuz, zayf ve nahif klenize ulat.
Sevenlerimiz bilsin ki, Allah ehlinin (Fen) diye
isimlendirdii ve tabi lmde evvel gelen lmle
lnmedike kusd alemine ykselmek mmkn deildir.
Yoksa kalb, btl dnya mabudlar ve nefs putlarna
tapmaktan kurtulamaz. slamn hakikati ve imann kemaline
de eremez.
*
En byk mesele:
-Vahdet-i vcud ve Zat tecelli davasnn belirttii
nisbetlerle Allah arasnda hibir mnasebet olmad, bizce,
yaknin yakni halinde sabittir. Hak ehlince oktan beri
bilindii gibi, ihata ve yaknlk ancak ilimledir; ve Allah
hibir eyle ittihat halinde deildir. Vcudu vcib olann,
vcudu mmkn olanla ittihad muhaldir. Gariptir ki,
Muhiddin-i Arab ve ballar, Allaha (Mutlak mehul) derler,
onu hibir hkmle mahkum bilmezler de, byleyken Zat
ihata, yaknlk ve mahiyet ispatna kalkarlar. Bu, byk bir
yanltr ve Allahn zatn tehis yolunda yersiz bir
cesarettir.
*
Nihayet
-Bu dava, bu fakire pek giran gelmekteydi. Bana en byk
strab veren bu trl tevhid ifadesinin verasndaki son
hakikati ve o hakikatin ulvlii henz kavrayabilmi
deildim. Allaha btn kalbimle ynelerek yalvardm ki,
bendeki ilm ve er inan kaybolmasn; ve ben, en ileri
keif noktasndan bu inan gerekletireyim... Duam kabul
edildi. nmde hibir hicap kalmad, hakikat bana olduu

gibi grnd. Grdm ki, alem, sfat kemallerin


aynalarndan ibarettir ve ilahi isimlerin zuhuruna yerdir.
Yoksa, (vahdet-i vcut)cularn vehmettii gibi, (Zahir) ile
(Mazhar), (Glge) ile (vcut), birbirinin ayn deildir.
*
Deryadan daha ne gstereyim?.. Ha birka damla, ha
dnyann tayamayaca kadar su...
(Mektbat): nsann; insan ruhunun, ilahi hikmetlerin ve
telerin, riyaz bir kesinlikle izilmi toporafyasdr.
*
Buyurmulardr li:
-Daha stmde bir ok derece var... Oralara ancak sert
terbiye, Celil terbiyesiyle, bela ve mihnetle ykselinebilinir.
Ve buyurmulardr ki:
-Elli ile altm yam arasnda zerime trl belalar
yaacak
Dedikleri gibi oldu.
Zamann padiah, insana mahsus ulvlik sfatlarnn,
zerinde misilsizlie kavutuu bu veliler velisini hapse att,
bir kalede iki, sene hapsetti.
*
Bir ok alim ve eyh taslann etraf kendilerinden zlp
mam- Rabban Hazretlerinin evresinde toplanmaya
balamt. Bu akn, bu kk insanlar telaa drd.
Veliler velisi hakknda bir kin, kskanlk, iftira frtnasdr
koptu.
-Cneyd, Beyazid gibi bykleri inkar ediyor, onlar aa
gryor!
Buradan da iftira, u nazik noktaya evrildi:
-Hkmeti tanmyor! Ben hkmet, mkmet tanmam
diyor!

Zamann Sultan Selim Cihangir, btn etrafyla Rfz...


Bundan da faydalandlar; ve sultana mam- Rabbannin
Rfzlik aleyhindeki mektuplarn gsterip:
-te!
Dediler.
Sultan, kendisine secde edilmesinin caiz olduuna dair
elinde bir fetva, olunu mam- Rabbaniye gnderdi.
-Bu fetvay dorularsan kurtulacaksn!
Cevaplar:
-nsan, byle bir fetvay dorulamas iin lmle
korkutulacak olursa (evet!) diyebilir, izin vardr; fakat
gerek din ls ve izinden faydalanmakszn azimet ruhu,
sultana secdenin caiz olmadn sylemektedir. Ecel gelince
de zaten kimse kimseyi korkutamaz.
Ve kaleye hapis...
mam- Rabbannin etrafnda btn zindan Mslman...
Kalenin muhafzna kadar... Nihayet sultan, ettiine piman,
zindan kapsn ayor ve byk velden af diliyor.
*
Hicri 1031 Safer aynn 28inci Sal gn, yeniledikleri asrn
banda, gzleri bu asrn Muhammed nuru karartan
zulmetlerinde, btn dnyaya veda ettiler. Fakat yle bir
nur iplii braktlar ki, karanlk btn fezay tsta onu yine
bir paket iinde sarar ve ebediyet istilasn karanla
brakmaz.
Galib, Allah; ve ebediyet, nur...
*
Vefatlarnda, Hindistan usulnce ellerini gslerinde
birletirip baladlar. Biraz sonra ellerinin titredii,
kmldad, ban gevettii, zd ve serbest kald

grld. mam- Rabban hazretleri, kollarn, Slam


adetince yanlarna uzattlar be ylece hareketsiz kaldlar.
Bu kck riayette, kinci Bin Yln Yenileyicisine ait, en
byk hakikat ve marifet iinde, eraite noktas noktasna
bal olmann ne harikulade misali var!.. Kerametin st!..
*
O, Peygamber yolundan kl kadar darya sekmedi ve
yalnz bu srr talim etti.
*
Alayisiz, gsterisiz, kerametin belirtilmesini hiyanet bilen,
eraitten baka mizan ve l tanmayan, bo ve manasz
tek kelimesi ve hareketi olmayan, dardan sarp ve kuru
grnp de ieriden avizelerinin her mumunda bir gne
prldayc sarayn sahibi, bykler by...*
Keifte, Allahn Resulne mam- Rabbanyi soruyorlar; ve
emir zerine onun Allah telerin tesinde dsturunu
okuyorlar.
Kainatn Efendisi, bu dsturu kere okuyorlar ve
buyuruyorlar:
-mmetimin iinde var m onun gibisi?..
mmetin, sonsuzluk mmetinin, Peygamberi gzyle
grenlerden sonra en by...
*
mam- Rabban Hazretlerinden birka kol sonra, kurtulu
kervannn kol balarndan olarak gelen Mevlana HAlid
Hazretlerinin Farisi Divanndan:
Rabbim;
O sonsuzluk yolcusu,
lim sahiplerine ba,
Gzle grlmez, aklla erilmez srlar kayna,

nsanlarn anlayamad, ancak senin bildiin byklerin


mazhar,
Kpren, dalgalanan, ykselen manalarn deryas,
Maddesizlik, mekanszlk aleminin ah,
Nuriyle Hind illerini ldatan,
Serhend beldesini; Musa Peygambere Allah kelamnn indii
erefli vadiye eviren,
Sevgilinin getirdii dinin ululuuna sened,
Dibsiz gr meclisinin ,
Hayal umaz yksekliklere ulaan,
Dini btnler ordusunun babuu ve eteindekileri ortaya
eken
Ahmed-i Faruknin gzleri nuru hrmetine beni affet!
*
(Allahm, ben de bu yalvar hrmetine senden af
diliyorum... Mevlana Halidn eteini tutann, eteini
tutann, eteini tutann, eteinden bir iplikik tutan ben...
Abdulbaki fazl olu Ahmed Necib...)

MEKTBATTAN PARALAR
Cilt: 1 Mektup: 1
(eyhi ve rad edicisi Muhammed Bki Hazretlerine
yazdklar mektupdur ki, Allahn isimlerinden Ez-zhir
adna uygun baz halleri, Tevhid ksmlarnn baz hususi
noktalarn ve Cennetteki dereceleri ele almaktadr.)

Kleleriniz iinde aas Ahmed, emrinize uyarak size kendi


perian hallerini arzetmek kstahln gsterir. Yolculukta o
kadar Zhir ismi belirdi ki, btn eyada, her eyin had
erevesi iinde hs tecelli zuhura geldi. Hususiyle kadn
klnda... Belki bunlarn ayr ayr btn paralarnda...
Bu tecellilerin sevkiyle yolumuzun ballarna o kadar boyun
edim ki, nasl arzedeyim, bam kaldramaz oldum. Bu
klkta zuhur baka hibir yerde olmad; bu klkta tecelli
eden gzellikler ve acayip belirtiler, hibir zuhur
noktasndan kt grlmemi yle eyler ki, byklerimin
karsnda utancmdan su kesildiimi sandm.
Yine her yiyecek, iecek ve giyecekte ayr ayr beliren yle
lezzetlerle karlatm ki, alarak meydana getirilen
lezzetlerin tesinde bile mevcut deildi. Tatl sudan ac suya
kadar her eydeki fark byleydi. Belki her tatl eyde, bir
derece farkla baka bir husus kemal vard; yle bir sr ve
incelik var ki bu tecellide, huzurunuzda olsaydm belki
anlatmaya imkn bulurdum. Fakat yaz ile bildirmeye
gcm yetmez.
Bu tecelliler iinde, gnlme Refik-i l dilei, Allah
istemek arzusu dt. Bu duyguya, elimden geldii kadar
kar durdum ve iltifat etmedim. Fakat bir an geldi ki,
malup oldum ve arem kalmad. O aralk bildim ki, bu
tecelli, Allah tenzih etmek nispetine aykr deildir ve ruh
da ayn nisbete baldr. Zahir ise bu nisbete asla iltifat
gstermez. te bu nisbete yabanc, ondan bo ve mahrum
olan zahir, bende, bildirdiim tecelli ile ereflendi.
Gerekten grdm ki, i lem, gzn hedefi kaybetmesi
illetine uramaz ve btn grnrlerin bilgisinden kanr.
te, oklua ve iyilie bakan zahir, bu tecellilerle
mutlulua ermitir.
Bir zaman sonra da gnl, bu gizli tecellilere ynelip
aknlk ve bilgisizlik iinde kendi haline dald ve sanki bu
tecelliler meydana gelmemi gibi oldu. Ondan sonra hususi
bir yokluk zevki balad ve bu dnn arkasndan gelen

taayyn- ilm bilgi ile beliri bu yoklukta kayboldu. O


zaman da slamiyetin eserleri meydana kmaya ve gizli
irkin yklma alametleri grlmeye balad. Ve
amellerimdeki kusurlar, niyetlerimi ve duygularm
sulamak duygusu, kulluk ve yokluk farikalar yeniden
zuhura gelmeye koyuldu.
Allah, sizin gibi bir bymn tevecchleri bereketiyle,
beni, kulluun hakikatine erdirsin ve ak yolunda
ykseltsin...
Ykseldiim birinci mertebede mesafeyi anca, son
noktann stne eriip sonsuzluk yeri olan oradan, alt
taraflar grmek nasip oldu. Bazlarnn makamn bu yerden
grmek istedim; yneldim ve grdm. O kiileri, evk, zevk
ve mekn bakmlarndan birbirlerinden farkl buldum.
Yine ykseldiim baka bir mertebede, byk eyhleri,
Ehl-i beyt Peygamber evi ballarnn imamlarn, drt
byk halifeyi, Allah Resulne has makam ve br neb ve
resulleri ve son nokta st lemlerdeki melekleri grdm.
Son noktann stnde yle ykseliler oldu ki, topran
merkezindeki son noktaya veya pek yaknna, t ayh-
Nakibend hazretlerinin makamlarna kadar eritim. O
makamn stnde baz eyhler vard. O makamlar veya
onun biraz stnde bulunuyorlard. eyh Maruf (Kerh) ve
eyh Ebusaid (Harraz) gibi. Orada grdm eyhler o
makamla ayn hizada, bir ksm da o makamn ta
merkezinde idiler. O makamn altnda Alddevle ve eyh
Necmeddin-i (Kbr) gibilerin, stnde de Ehl-i Beytin
yerleri vard. Drt byk halifenin makamlar, hepsinin
stndeydi. Neb ve resullerin makamlar, derecelerine
gre, Resuller Resulnn yanndayd. Byk meleklerin
makamlar br yanda ve o makamdan ayryd. Fakat
Kaninatn Efendisine ait olan, btn makamlarn
stndeydi.
Hak, her iin zn ve gereini bilir; ne zaman istersem,
Allahn ltfiyle ykselebiliyordum. Bazen bu hal, istemeden
de oluyor. Bazen de olanlar hatrmda kalmyor. Ne kadar

hatrlamak ve arz etmek istesem kbil olmuyor. Zira yle


haller oluyor ki, gze hakir grnmekle beraber, yazmay
deil, ancak istifar gerektiriyor. Mektubumu kaleme
alrken hatrmda olan baz eyleri, bu bakmdan kstahlk
olur kaygsiyle yazamadm.
*
Molla Kasm Aliye ho bir hl, kendini kaybetme hali
hakimdir. O, btn cezve makamlarnn stne kt. O,
asldan bildii sfatlar da kendisindeyken kendinden ayr ve
nefsini btn sfatlardan bo grmee balad. O, sfatlarla
kaim olan nuru bile, kendinden ayr ve kendisini o nurun
baka tarafnda grme makam...
br arkadalarn halleri de gnden gne gzellemektedir.
nallah yaknda uzun uzadya arz ederim.

Cilt: 1 - Mektup: 2
(Yine eyhi ve irad edicisine yazlmtr...)
Ballarnzn en aas olan Ahmed'in diyecekleri udur ki,
Mevlana ah Muhammed, Ramazana yakn istihare emrini
bildirdi. Lakin Ramazan ay gelinceye kadar bu ie frsat
bulamadk. Vaktin hep ayn hal zerinde gemesiyle de
teselli bulmak zorunda kaldk. Tevecchlerinizin
bereketleriyle ilahi inayetler o trl birbirini takip etti ki, arz
olunabilmeleri imkanszdr.
Mesnevi:
''Her ne kadar baz hallerin aa vurulmas
kstahlkla vnme gibi dursa da, madem ki beni
yerden kaldran ahtr, bam feleklerden de yukarya
ykselebilir.''
Rebilahir aynn sonlar... Hususi devaml hal (beka-y has)
ile her vakit iin ereflendirildim.
Zat tecellinin balangc, eyh Muhiddin-i Arabi

hazretlerindendir. Beni bulduum halden alp kendime


getirdiler ve o halden yine manevi sarholua, kendini
kaybetme durumuna geirdiler. ni, klarda bana, arabi
ilimler, garip bilgiler, esrarl anlaylar bahettiler. Her
derecede, o makamn devam iin gereken ihsanlarda
bulundular. Hususiyle grnen eylerin iyzlerini
gsterdiler.
Mbarek Ramazan sekizinde, beni, ''beka'' derecesiyle
ereflendirdiler ki, zerime ylan ihsanlar dile
getirebilmek haddim deil...
Bilinen bir eydir ki, istidadn sonu bu makam kadardr.
Hale uygun olan ulama, kavuma (vasl) bu makamda ele
geer. Cebze hali de bu makamda tamamlanp, ondan
sonra Allahta yok olmak, (seyr-i fillah) balar.
te bu haller zuhura geldi.
Yokluk (fena) hali stn olduka ''beka'' sfat o nisbette
yksek, ''beka'' hali stn bulduka da, ayklk ve kendinde
olma vasf o kadar kuvvetli olur. Ayklk, kendimde olma
stn kaldka da, kalbe dolan ilim ve marifet daima eriate
uygun kar. Bu trl ayklk (saha), kemal halinde nebilere
mahsustur. Onlardan gelen bilgiler din llerini ereveler
ve onlarn ilahi zat ve sfatlar zerinde bildirdikleri,
inanlmas gereken itikat temellerini gsterir. eriatn
zahirine an kk aykrlk, sahibinde, mutlaka manevi
sarholuk halinden bir para kalmas yznden olur.
Bu acize doan bilgiler, umumi olarak eriat ilminin inceden
inceye aklanmas ve bildirilmesi olmutur ki, d bilgiyi i
bilgi haline getirmek ve ilim yoliyle kabul edilen eyleri keif
yoliyle gerekletirmek gibi bir nimete yol amtr. Bylece
byk eriat bilgileri ksalp zlemi, ksa ve z halinde
olanlarsa genileyip derinlemitir.
Eer bu bahsi incelersem sonu gelmez. Kula haddini bilmek
gerektir.

Cilt: 1 Mektup: 3
(Yine eyhi ve rad edicisine... )
Arzetmek istediim udur ki, buradaki istekli dostlar da,
oradaki yola girmi arkadalar gibi, fert fert, birer
makamda hapsedilmi bulunuyorlar. Bulunduklar
makamlardan kendilerine yol vermek ok g; zaten o
kuvvet de bizde mevcut deil, meerki Hak, sizin gibi
byklerin tevecchleriyle yol asn ve ilerleme nasip
etsin...
Arkadalardan biri, bulunduu dereceden geip Zat tecelli
makamnn balangcna erimi ve hali ok gzellemitir.
O, bu fakirin izindedir ve bir kere daha edeceimiz himmete
mit balamtr. Bunu bylece bilmesi, kendisi iin ne
byk kazan!..
Msra: Herkes bir ey iin didinir durur.
Yksek ahsnzdan gizli olmadn bildiim halde bunlarn
isimlerini kaydetmeye cesaret gsteremedim.
Mir Seyyid Hseyin, kendi almalarnda yle bir tecelli ile
karlam: Bizim kapmza geldiini grm. Ona bu,
hayret kapsdr! Demiler. Kapdan ieriye gz atnca
ieride, yksek ahsnzla bu aciz bendeyi grm. Kendisi
eikten ieriye atmak iin btn gcn kulland halde
ayaklarn kmldatamam...

CLT: 1 - MEKTUP: 4
(eyhine...)
Hizmet edicileriniz arasnda en dk derecede olann

arzetmek istedii:
Mbarek eiinizdeki hizmet edicilerin hallerinden, feyz alp
verme yoliyle haber sahibi olamyor ve daima bekliyoruz.

Mbarek Ramazan tebrik ederim.


Bu ay, messir ve esere ait btn kemalleri toplaycdr. Bu
ay, asln dairesi iindedir ve hi bir glge ona yol bulamaz.
Kainat, zaman ve mekan bakmndan ilk olu, onun
glgesidir ve Kur'ann indii zaman erevesi olarak ''o
mbarek ay ki, Kur'an onda nazil oldu'' mealindeki
ayete uygun bir stnle sahiptir. Btn hayr ve
bereketleri ereveleyici ay... Bir yl btn iinde kime bir
hayr ve bereket erise ve o nimetler hangi yoldan gelse
daima bu ayn nihayetsiz bereketler dnyasndan bir damla
olarak zuhur eder. Bu ay iinde toplayclk, verimcilik btn
senenin toplayc ve verimci olmasna; bu ay iinde
danklk ve ksrlk da yine btn senenin danklk ve
ksrlna sebeptir. Ne mutlu o kimseye ki, Ramazann
gelmesiyle saadet kazanr ve oru ayn kendisinden raz
eder. Ne yazk o kiiye ki, mbarek ayn kendisinden raz
olmamasiyle hayr ve bereketinden yoksun kalr.
O ayda Kur'an hatmenin snnet oluundaki hikmet, belki
asli-zata mahsus, yahut zilli-glge kemallerin her cihetten
zuhuru iindir. Ramazan aynda Kur'ana kapanmay usul
edinen kimse, umulur ki, o ayn gndzlerine ait
bereketlerinden mahrum kalmaz. Bu ayn gndzlerine ait
bereketler ayr, gecelerine mahsus bereketler ayrdr. Bu
bakmdan iftarda eline abuk tutmak ve sahur vaktini
uzatmakta faideler vardr. Bylece gece ve gndzn
birbirinden ayrlmas, birbirine karmamas ve ayr ayr
yaanmas kabil olur.

Yukarda dokunulan birinci nokta, ''Hakikat-i


Muhammedi'ye- Peygamberimize mahsus hakikat''den
ibarettir. Bu hakikatin sahibine salat ve selam olsun... Bu
nokta, zata mahsus kabiliyeti gsterir ki, bazlarnca, btn
sfatlarla hallenmek iin zata mahsus diye belirtilmitir.
Yine yukarda iaret edildii gibi Kur'an hakikatnn verimi
olan zati (messire bal) ve uuni (esere bal) kemaller,
bir ksmiyle ilmi ller ve sfat ereveleri iindedir.
Bunlar, Allah ile sfatlar arasnda bir berzah, geittir ki,
onlarla sfatlanmak imkan dairesi iindedir. Hakikatlerin
eitli oluu, br Peygamberlerin hakikatleriyle
Muhammedi hakikatin nisbet ve itabari kyasndan dolaydr.
Muhammedi hakikat asla ve zata nisbetiyle yine glge
makamnda ise de, nefsin kt sfatlar bu hakikate yol
bulamad iin arada perde yok gibidir. Bu yzden de
Muhammedi hakikat ve ayn merep zerinde olanlarn
hakikati, zat kabiliyete ynelmitir. Ve ite bu kabiliyet, zat
ile br kabiliyetler arasnda berzah mevkiindedir.
Baz byklerin ls udur ki, sfatlar erevesi ancak ilk
admn atlaca basamaktr ve merdivenin son basama
zati kabiliyetin eiidir. phesiz ki, bu mekann sahibi de
Kainatn Efendisi'dir. Bu kabiliyetle sfatlanmak,
vcudsuzlua, bu hal de Muhammedi hakikate engeldir,
diye hkmedenler olmutur.
Muhammedi hakikat ki, zat ile mcerret itibar
mevkiindedir; gzden silinmesi mmkn, hatta vaki bir
keyfiyettir. Sfatlanma kabiliyeti de berzahlk olmak
hususiyeti bakmndan kendisinde sfatlarn rengi vardr ve
o darda, glge vcutla mevcuttur. Bu vcudun ortadan
kalkmas mmkn deildir. Bu bakmdan, Zati sfatlarla, bu
sfatlara brnm olanlar arasnda perdenin vcuduna
hkmedilmitir.
Buna benzer hkmler ve asl ile glgenin toplanma noktas
zerinde bir takm fikirler ok grlmtr.

Kutupluk makam, glge hakikatlerine ait bilgilerin


inceliklerine kaynaktr. Ferdiyet dairesi de, asl'a ve Zat'a
mahsus daire bilgilerinin aydnlanmasna vastadr... Asl ile
glgenin aralarn semek ve ayrd etmek ancak bu iki
devletin toplanmasiyle olur. Onun iindir ki, baz eyhler,
stn-birinci derecelik kabiliyete ''taayyn- evvel - ilk
beliri'' derler ve onu Zat'a nisbetle glge bilecekleri yerde
Zati tecelliyi o kabiliyet tarafndan grlebilir bir keyfiyet
sanrlar,
Bu etin mesele, tahkik ettiim gibi ve izah erevesine
alabildiim kadardr.
Allah, hakk yerine getirir ve doru yola gtrr.
Sz fazla uzatmak kstahlk ve edebe aykrlktr.

Cilt: 1 Mektup: 5
(Hoca Burhan eyhinin mbarek eiine gnderirken, baz
hallerini bildirmek iin yazdklar mektup...)
Hizmet edicileriniz arasnda en aa derecedeki insann
bildirmek istedii:
Hcegn (Nak bykleri) yolunu anlatmak iin bir risale
kaleme alnp takdim edilmitir. Mbarek nazarlarnza
arzedilmesi dileimizdir. Risale msvedde halindedir ve
Hoca Burhan ni olarak yola kt iin temize ekilmesi iin
frsat bulunamamtr. mkn bulunsayd daha baka
bilgilerin msveddeye eklenmesi uygun olurdu.
Bir gn Silsile-tl-Ahrr isimli kitab okurken byle bir
risaleyi kaleme almak ve yksek huzurunuza takdim etmek
emeline dtm. T ki, o kitapta bulunan bilgilerden
fazlasn bana emredesiniz de risalemizde bir ziyadelik
belirsin... Risalemiz Silsile-tl Ahrrn ilavesi olabilir veya
bizimkinden baz noktalar seilip ona eklenebilir.

Fazla cret edebi tarmaktr.


*
Hoca Burhan u esnada gzel bir hl ve i stndedir.
Cezbe makamna uygun olan nc seyrden pay almtr.
Geim noktasndan alk olduu artlar bozuk ve gnl
krk olduu iin yanmza gelmitir.
Buyuracanz her emir mbarek olsun...

Cilt: 1 - Mektup: 6
(Cezbe, slk -yola giri-, cemal sfatlar, fena ve beka
alemleri, Nakilik yolunun stnl hakkndaki bu
mektupta eyhlerine hitap etmektedir.)
Bendenizlerin en hakiri Ahmed arzeder ki, mutlak mrid
olan Allah, yksek tevecchlerinizin bereketiyle, cezbe ve
slk yollarnn ikisiyle birden, cemal ve celal sfatlarnn da
her biriyle ayr ayr bu kulunu terbiye buyurdular. u anda
bende cemal celalin, celal de cemalin ayndr.
''Risale-i Kutsiye''nin baz kntlarnda, kendi ak
mefhumlarn bu ibaretlerden ayr tutmular ve onlar hayali
mefhumlar olarak keydetmiler...
bareler kendi zahirlerine gre mana alr ve olduklarndan
baka trl yorumlanmaya gelmez. Bu anlay bir terbiye
iidir ki alameti, zat muhabbetdir. Bu terbiye zat
muhabbetle gereklemeden elde edilemez ve onsuz hibir
ey anlalamaz. Zat muhabbet, fena'nn (yok olmann)
alametidir ve yok olmaksa masiva alemini (Allahtan gayr
olanlar), mahluklar dnyasn unutmaktan ibarettir; ta
bilgiler gnlden boalp mutlak bilgisizlik zuhura gelinceye
kadar... Bu olmadka fena gerekleemez. Bu hayret ve
bilgisizlik halinin de devaml olmas arttr. Bir gelip bir
gitmesi deil... Gaye beka'dan evvel fena'y tadmak yoluyla
tam bilgisizlik ve ilgisizliin kendisidir. Beka'dan sonra ise

cehaletle ilim, bilmemekle bilme bir araya gelir. yle ki,


cehalet gznde bir uur ve hayret nazarnda bir huzur,
birbirine perde olmakszn birbirini tamamlar. te bu
bilgisizlik iindeki bilgiye ve hayretten huzura ''Hakk-elyakin'' makam denilir ve orada bilgi ve bili, gz ve gr
birbirine engel olmaz. Bu bilmeyiin ncesi her bilgi, bu
cehaletten evvel ki, her ilim deersizdir. lim ister habere
ve gre dayansn, ister marifet ve hayret yoluyla gelsin,
mutlaka sahibinin kendisinden ve iinden gelmelidir. Nazar
darda ve ile alakasz olduka verimsizdir. Eer nazar
ieriye doru ise dardan kesilmelidir ki, netice versin...
ah- Nakibend Hazretleri buyurdular ki:
''-- Allah ehli, fena ve beka mertebelerinden sonra ne
grrlerse kendilerinde grrler. Anladklar her ey
de kendilerindendir. . Hayretleri ise kendi
vcutlarndandr.''
Bundan aka anlalacak olan, uhud (grme), marifet
(bilme ve ileme) hayret (arma, nisbetleri kaybetme)
hep kiinin nefsindendir. nsann dndan bunlar mevcut
deildir. Bu hasseden biri darya takldka fena'dan
pay alnmam olur. Nerede kald beka derecesi? Fena ve
beka mertebesinde son had ite bu ie dntr. Bu trl
fena mutlaktr ve beka ile beraberdir. Onun iindir ki, Allah
ehli, fena ve beka ile gerekletikten sonra Nakilik
nisbetleri bozulmakszn dary da grme imkanna ererler.
unu da bilmelidir ki, Nakilik nisbeti btn nisbetlerin
stndedir.
Bu silsilenin ballarndan bir veya ikisini uzun
tecrbelerinden sonra bu nisbetle ereflendikleri vakit,
baka silsilerden bahsedilemez. Yani deryaya ulaan havuzu
grmez. Bu nisbet Abdlhalik Gucdevani'ye baldr ve onu
kemale erdiren din eve milletin bekas, ah- Nakibend
(Bahaeddin)) Hazretleridir. Halifeleri Alaeddin Hazretleri de
ayn devletle ereflendiklerinden...
Ne garip, ne acayip ilerdendir ki, bu gibi byklere hangi

bela ve musibet erise ancak sevinmelerine,


ferahlamalarna vesile olur. ''Daha yok mu, fazlas yok
mu?'' diye el aarlar. Bela ve musibetin fazlasn isterler ve
dnya matahlarndan ne kaybetseler sadece holanrlar.
Ellerini sebepler ve tedbirler alemine uzattklar zaman da
aciz ve mutalklarndan baka bir ey gremezler. lk anda
gsterecekleri hzn hemen kaybolur ve belann
kaldrlmas iin edecekleri dua, ''Bana yalvarn!'' emrini
veren Allahn emrine uymaktan baka hi bir sebebe
dayanmaz. Eer duadan muratlar belann kaldrlmas olsa
da bu yzden hzn ve korkular gese, hemen geriye
dnerler ve byle bir eyi istememi olmak isterler. Ama bu
hal, yani murada aykr tavr Allah ehlinde manevi
sarholukta olur. Halka korku, hzn, snma, szlanma,
keder ve sevinten gelen edalar bunlara manevi sarholuk
annda gelir.
Bende de byle oldu. Balangta duadan murat belann
kalkmas deildi. Fakat o andaki hal ar bast. Sonra
hatrma geldi ki, nebilerin duas da halkn dileklerine
uygundur. Bu son hal ile de ereflenip iin hakikatini
anlaynca grdm ki, peygamberlerin dualarna da acizlik,
ihtiyai, snma, korku ve hzn hakimdir ve sadece emre
uymakta bir nevi istina, ihtiyaszlk edas vardr. En byk
derece phesiz ki, halktan balayan ve halkta nihayete
erendir.
Bu bahtllar yz gsterdike emrinize uyup arzedeceim.

Cilt: 1 Mektup: 7
(Kendi garip hallerini anlatmak, bunlarn esrarn sormak ve
baz istirhamlarda bulunmak zere eyhlerine yazlmtr...)
Bendelerinizin en k Ahmed, arzeder:
Ruhumu uruc (ykselme) yoliyle melekler leminde

buldum. O makam ki, sonun sonudur, ismine muhted


denir ve bymze (ah- Nakibend Hazretlerine)
mahsustur; ite o makama kadar ykseldim. Orada madde
ve madd unsur adna hibir ey gremez oldum ve
velilerden bazlarn o makamda buldum. Ve o makamda
kendimi btn lemle kaynam hissettim. Hayrete
dtm. Bu hisse ne kadar yabanc olursam olaym,
kendimi aka ve tastamam lemle beraber grdm.
Bu hlin ondan sonra zuhurunda ne kendim kaldm, ne de
lem... Sade nazarla deil, bilgi ve anlay gzyle de hibir
ey kalmad. Bu son hl devam etmekte ve yerlemi
grnmektedir. lemin yaratlm vcudu grlp
bilinmekten silindi. Ve o an; o makamda bir yksek kk
peydahland. Makam da, lem gibi yava yava zuhura
kt. Kendimi her an ykselir, yukarlara kar buldum.
kr abdesti alp kr namaz klnca, daha yksek bir
makam belirdi. Yolumuzun (Naklik yolu) drt by ite
o makamdayd. Ayrca baz bykler, bu taifenin efendisi
Cneyd (Badad) de oradayd. Bazlar da daha yukarda...
Fakat kkn ayaklarna yapp rtbelerine gre yer
almlard. Ben kendimi o makamdan ok uzak grp arada
hibir nisbet kuramadm. Bu vaziyetten o kadar strap
duydum ki, deli oluyorum sandm. ektiim acnn
dehetinden, vcut kalbmn boaldn duyar gibi oldum.
Uzun zaman bu halde kaldm. Sonra yksek
tevecchlerinizin tesiri eriti. Kendimi o makama uygun
bulmaya baladm. Kendi yol alm o makama denk ve
yolumu ona ular grdm. Yava yava ilerleyip o
makamn yksek noktasna oturdum. Yksek
tevecchlerinizden sonra hatrma geldi ki, o makam tam
keml noktasdr ve o makama, yola giri (slk)
tamamlandktan sonra erilir. Slk derecelerini
tamamlamayan cezbe sahibi, o makamdan pay alamaz.
Yine dndm ki, bu makama ermek, bymn
tevecchndeki bereket sayesinde olmutur.
Hazret-i Ali (Allah yzn keremlendirsin) yle buyurdu:
-Gel de sana gklerin ilmini reteyim!

Baktm ki, br halifeyle beraber, o makamda Hazret-i


Ali de var... Ve bu makam onlara mahsus...
Allah hepsinden raz olsun...
Allah her eyi en iyi bilir.
O makamda, kt ahlakn n-be-n uup gittiine ahit
oldum. Kt ahlakn bir ksm iplik gibi, bir ksm kurt gibi
vcudumdan kt. Nihayet bir an geldi ki, kt ahlak adna
bende hibir ey kalmad duygusuna erdim. Byleyken
vcudumdan yine bir eyler kp gidiyor.
*
Arzetmek istediim ikinci nokta:
Baz hastalklar ve iddetli hallerde, bunlarn defi iin
ynelirken, hastann Allah bilmesi ve yzn ona
evirmesi art mdr, deil midir? Reahat isimli kitaba ve
o kitapta ah- Nakibendden nakledilen lye gre,
byle bir uur, hastada art deildir. Bu bahiste yksek
grnz nedir? Allaha ynelmemek bize ho gelmiyor.
*
nc maruzatm ve sualim:
Huzur gerekletikten sonra, isteklilere (Allaha erme
yolunun ballarna) zikri brakp huzura yapmak m
lazmdr, zikre devam etmek mi? Yahut huzurun hangi
derecesidir ki, zikir onda braklabilir. Bazlarn grdk ki,
bandan sonuna kadar zikreden geri kalmazlar ve geri
braklmazlar. Bylece de i abuk nihayete erer. in
dorusu nedir ve ne emir buyurulur?
*
Drdnc sual ve istirhamm:
Hce Ubeydullah (Ahrr) hazretleri, Fkarat isimli
teliflerinde son olarak yine zikri emrederler ve yle
buyururlar: Baz maksat ve gayeler vardr ki, zikirsiz ele
gemez.

O maksat ve gayelerin neler olduunu gstermenizi rica


ederim.
*
Beinci istirhamm:
Tarikat bilgi ve llerini renmek isteyen talipler,
yemekte ve imekte hesapl ve ihtiyatl olamyorlar. Buna
gleri yetimiyor. Byleyken huzur ve kendinden geme
haline erebiliyorlar. Eer kendilerine yeme ve ime ls
verilecek olsa yola devam etmemeleri korkusu var... BU
mevzuda da emrinizi beklerim.
Fazla kstahlk ettim; edep hatasna dtm; af dilerim.
CLT: 1 - Mektup: 8
(Ayrlma, kendine gelme (sahv) halinin devamllna dair,
eyhlerine...)
Ballarnzn en deersizi Ahmed bildirir ki, aykla geerek
beka (devaml hal) ltuf edildiinden beri, garip bilgiler ve
grlmedik tecelliler birbirini kovalamaktadr. Fakat
bunlarn ou, baz tarikat ulularnn sylediklerine ve
tariflerine uygun dmyor. ''Vahdet-i vcut'' ve ona bal
eyhler, bize, halin balangcnda tecelli etti. oklukta
tekliin mahedesi nasib oldu. Hatta o makamdan
ykselerek onun zmnnda (perdesi altnda) nice bilgilere
erdik. Ama u var ki, o makamn delalet ettii mana bu
bahiste sylenen ve ileri atlanlara uymamtr. Baz
byklerin szlerindeki remzler, ifreler ve iaretler ancak
eriatn zahirine uygun dmekle deer kazanabilir. eriatin
zahirine en kk aykrlk, ortada hi bir hakikat brakmaz
ve hikmet iddiaclarnn (filozoflarn) akl usullerinden
hakikat devirilemez. Snnet ve cemaat ehline aykrlk
gsteren baz slam alimlerinin fikirlerine bile, byle iddialar
zt der.
O alimler ki:
''Kuvvetin yetmesi fiille meydana kar. Kuvvet fiilden

evvel deildir; onunla beraberdir. Mkellefiyet,


sebeble, ii ileyecek uzuvlarn selametine baldr.''
Derler.
Hakikat, sadece snnet ehli byklerinin ereveledii
gibidir. Bu makamda ben de kendimi ''ah- Nakibend''
hazretlerinin yolunda buldum. Hace Abdlhalik ve eski
eyhelerden ''Maruf-u Kerhi'' ve ''Davud-u Tai'' ve ''Hasan-
Basri'' ve ''Haibib-i Acemi'' hep ayn hakikat makamnda...
Byle iddialarn neticesi gayeye ve hakikate tam uzaklk ve
yabanclktr. Bu i tedavi imkanlarn kaybetmitir. Halin
balangcnda, kendilerine engel olan perdeleri, almak ve
himmet gstermekle ortadan kaldrmak mmkn olabilirdi.
Fakat imdi perdeleri gurur ve byklktr.
Msra:
''Ona ne hekim, ne ila vardr.''
Onlar, Allaha yabanclk ve uzakln son derecesini, erme
ve kavuma sanmlar, bu hale ''birleme'' demilerdir.
Heyhat ki, Yusuf ile Zleyha'daki u msralar hal'in ta
kendisini gsterir:
''Bu ses dosttan geldi ve tefin iine dt.
Onun ii tefi ellerde gezdirir ve alarlar.
Grmek nerede, gren kim, grlen nerede?''
Ayrca:
''O yzn halka gsterir mi hi?
Toprak nerede ve Rabbin nerede?''
Ben kendimi ve btn alemi yaratlm, hibir eye g
yetmez bilirim; Yaratcy da hereye gc yeter tanrm ve
bundan baka nibet ve manaya yanaamam. Onun ayn
olmak ve ona ayna olmak diye birey yoktur.

Snnet ve cemaat ehli bilginlerinin amellerinde su ve


kusur olsa da, Allah zat ve sfatlar zerindeki inanlar o
kadar gzel ve nurludur ki, sularnn karanl bu k
yannda uup gider. Baz sofi geinenler de bunca ile
riyazet ekmelerine ramen, iddialarnda devam ettike
onlarn derecelerine ulaamazlar. Bu bakmdan zahir
alimlerine ve bu ilmin isteklilerine iimde byk bir sevgi
vardr. Onlarn gidileri bana ho gelir ve ben, onlarla
beraber olup kendileriyle eriat gereklerini konumay,
fkh inceliklerini grmeyi arzularm.
Hakikat udur ki:
Allah, ne alemin ayn, ne de gayr, ne alemle birleik, ne de
ondan ayr, ne alemi kuatm, ne de ona ilemitir.
Zatlar, sfatlar ve fiiller onun mahluklardr ve ne
mahluklarn sfat onun sfat, ne de fiilleri onun fiilidir.
Fiillerde tesir sahibi Kudret odur ve mahluklarn
kudretlerinde tesir yoktur. Snnet ve cemaat ehli
kelamclarnn da mezhebi budur.
Allah, mrid (murad edici, dileyici)dir. Bu sfat Kudret
manasndadr; isterse iler, istemezse ilemez, manasna
deil... Baz hikmet iddiaclar ve sofilik taslayanlarn sand
gibi, istememek art Allah kayt altna alamaz.
Kaza ve kader davas da, ayniyle eriat lsne uygundur.
Allah kendi mlknde diledii gibi tasarruf edince sana ne
der?
Bu kyaslara gre hali bildirmek zorunda kaldm ve bu
yzden kstahla kalktm.
Kul, kendi snrn tanmaldr.

Cilt:1 Mektup: 9

(Makamdan tenezzl (aalara dme) ve gnah haliyle


alkal baz tecelliler mevzuunda eyhlerine yazdklar
mektup.)
O kimse ki, en aalarda ve sua batm, kt huylu ve
hline marur, hi alkas yokken keml ve vuslata
(ermee) tutkun, ii hep Allaha isyan, ameli de daima
stn olan brakmak ve aay tutmaktr; ne yazk ona!..
O kimse ki, halkn nazar ettii yer olmak ister ve halkn
nazar edecei yeri harap eder; ne yazk ona!.. Himmeti d
perdeye balanm, msivnn (Allahn gayri olan mahlklar
leminin) yolda olmutur, sz iine uymaz, hli de hayal
zerine dayanr; ne yazk ona!..
Bu vehim ve hayallerden ona ne fayda gelebilir ve byle sz
ve tavrlardan ona hangi keml yolu alabilir? Daima vebal
ve su zerinde olmak onun vaktinin verimi; anlayszlk ve
sapklk da sermayesidir.
Bu seciye, fesat ve irretliin balangc, zulm ve isyann
kaynadr; ve btn ayplarn yuvas ve btn gnahlarn
topland yer... Bylelerinin hayrlar lanete layk ve
iyilikleri red ve tard olunmaya mstahaktr.
-Nice Kuran okuyucusu vardr ki, Kuran onlara
lnet okur!
Ve:
Nice orulular vardr ki, onlara orutan, yalnz
susuzluk ve alk zahmeti eriir.
Melindeki hadsler, bu hllerin adil ahitleridir.
Sonunda hasret, pimanlk ve dvnme, byleleri iindir.
Bunlar istifarlar, gnahlar gibi, belki onlardan daha
iddetli bir gnah; tevbeleri de, isyanlar gibi, belki
onlardan daha iddetli bir isyandr.

Bunlar:
-irkinin yapt her ey irkindir!
lsnn amaz misalleridir.
Msra:
Buday budaydan bekle; arpadan buday olmaz.
Byle olann hastal kendi zatndandr. la kabul etmez,
dert asldir ve devas imknszdr. Zattan olan ey zattan
ayrlmaz. Zenci, Habeden nasl uzaklaabilir ki, ikisi de
ayn renktedirler.
Allah ki, kudreti her eye yeter, onlara zulmetmemitir;
belki kendilerine zulmeden yine kendileridir.
Hayrn ta kendisi karsnda errin ta kendisi bulunmaldr
ki, iyiliin hakikati belirsin... nsan terbiye eden
Peygamberler Peygamberinin terbiyesinden geenler
olmaldr ki, bu incelikler meydana ksn...
Her eyin dorusunu bilen, dnmek ve ynelmeye lyk
yolu gsteren, kendisine bal istikmeti aan, Allahtr.

Cilt: 1 - Mektup: 10

(Yaknlk ve uzaklk, ayrlma ve kavuma ve bunlara bal hller


ve faydal bilgiler mevzuunda mridlerine yazdklar
mektup...)
Hizmetkrlarnzn en disi, bir mddetten beri eiinizdeki
hizmet edicilerin hllerinden bilgi alamad iin onlarn salk

ve safa haberlerini muhakkak ister.


Beyit:
"Aziz can yaamakta devam ediyorsa eer amamak lzm...
Zira yardan ayrlsa da haberini olsun almaktadr."
Ve siz bymn huzuruna mektupla da olsa kmak
lzmdr.
Msra:
"Uzaktan sesimi ulatrabilmem yeter!"
Ne acayiptir ki, uzakln nihayetine yaknlk, ayrln sonuna da
kavuma deyip, bu kelime klielerinin altnda yaknlk ve
kavumadan eser bulunmadna iaret edenler olmutur.
iir:
"Murada ermek nasl mmkn olabilir ki, arada
dalardan byk engeller ve lp yoklara karmak bile vardr."
Sonsuz hzn ve sresiz dnce, etei tuttuuna gre, murad
etmekde, murad olunmak derecesinde bulunanlar bile murad
edenin iradesine muhtatrlar. Sevilene de sevmek arttr. Allahn
sevgilisi de, murad olunmak ve sevilmek makamnda
bulunuyorlarken, murad edenler ve sevenlerin yolunda yol
gstericiydiler ve beraber yryorlard. Allah Resul daima
hznlydler ve aralksz dnce halinde bulunuyorlard. Ve
yle buyuruyorlard:
"- Hi bir nebiye, bana olduu kadar mihnet
ektirilmemitir."
Sevenler mihnet ykne katlanrlar; lkin sevilenler iin
acya katlanmak zordur. Bu meselenin de sonu olmad aktr.
Msra:
"Ak hikyesi kesilmez; sonu yoktur.*'

Dilek ve niyazlarm dktm mektubu getiren zat,


sevgi ve cezbe haline ermi bir ahs olup, sizin gibi bir ak

sultannn eiindedir. Hayatta saadet bildii, yalnz sizi


grmekten ibarettir ve benden bu mektubun yazlmasn
istemitir.
Bu bakmdan daha fazla ileri gitmeyi kstahlk ve
edeb d saydm iin sktu tercih ediyorum.

Cilt: 1 - Mektup: 11

(Kendi kusurlarn grme makamnn ele gemesi, eyh


Ebu Said Hazretlerine ait bir szdeki hikmetin belirmesi, bir
takm gnldalarn hlleri ve baz keifler hakknda,
mridlerine...)
Her ey meydana kar ve keml belirince ktlk ve
eksiklik silinir. yilik ve gzelliin tezahr iin ayna arttr.
Aynada bireyin grnmesi iin de o eye ihtiya vardr. Byle
olunca, hayra er, kemle de noksanlk, ayna yerine geer.
Ne acayip nisbet ki, ktlklerin bu ekilde gsterilmesi
adet onlarn medhedilmesi gibi birey oluyor. er, hayra,
noksan da kemle bir nevi yardmc olarak meydana kyor.
Kulluk makamnn her makamdan stn olduu
phesiz... Bu mna, hepsinden fazla kulluk makamnda
kemlini bulur. Sevilenler bu makamda saadete erer, sevenlerse
bu makamda gz zevkiyle sefa srerler. Sevgiliyle yaknlk ve
onunla olmaktan zevk duymak sadece kullua mahsus; sevenlerin
yaknln salayan grme imtiyaz ise yine kullukla kabildir.
Sevilenlerle sevenlerin bu devlet ve nimete ermeleri de,
gnl meydannn sultan, din ve dnyann ycesi, Yradann
Sevgilisi yoliyledir. Bu devlet ve nimete erimek isteyen kimse,
btn midini Allahn fazlna balarken Peygamberler
Peygamberinin izinden gitmeyi ve her noktada O'na tbi olmay
esas bilmelidir. Yksek dereceye erimenin art sadece budur.

Bu yle bir fazldr ki, yalnz Allah verir; byk fazl sahibi
Allah...
errin ve noksanln kemlinden murad, zevkle elde
edilen ilimdir, yoksa ktlk ve eksiklikle sfatlanmak deil... Bu
ilmin sahibi, Allahn ihlsyla ahlklanmtr. Ve ite bu ilim, o
ahlkla ahlklanmann meyvasdr. Ktlk ve noksanlk bu
makamda yer edinemez. Bu makam, ancak bilginin ona alka
balamasiyle meydana gelir ki, bu bilgi, tam ve hatasz grme
yoliyle haberin ta kendisidir. Ona nisbetle herey ktlktr.
Nefs kendi makamna inince (mutmainne-huzur ve skn
bulmu) olur. Ama bu hl ve derece kendisinde iyice
yerlemedike ve bu seviye smsk tutulamadka Hakkn
Kelmndan nasib alnamaz.
Kendisini Allahn ayn ve sfatlarn Allahn sfatlariyle
bir bilmek nerede, bu l nerede?.. Allah bu zan ve hayllerin,
ok ok stndedir. Byle grler ilhad (Allaha erik koma)dr
ve Allahn isimleriyle sfatlar nnde tecelli etmektedir. Bunlar:
"-Allahn isimlerinde ilhada denlerin terkettiini!"
Mealindeki yetin ereveledii zmredir.
Cezbeleri yola girilerinden evvel olanlar sevilme
derecesine eriemez. Byleyken sevilmekte yine cezbenin ncelii
arttr. Her cezbede sevgilinin makamndan bir pay vardr.
O pay olmadan cezbe olmaz. O pay da, gelip geici eylerden
hsl olur, asl ve zat (kendinden) deildir. Mn asl ve zat
olunca eyadan herhangi bireyle zeval bulmaz.
yle ki, byle bir cezbe, ancak bunun sonundakine
nasip olur. O, yine de sevenler zmresine olan ban muhafaza
eder. Cezbesi yola giriten evvel olanlara, bu mn, arz
(dardan) ve gelip geici ekilde uramtr. Bu da yeter
derecede deildir. br trl olmas iin tezkiye (temizlenmek)
ve tasfiye (szlmek) icabeder. Baz balangta olanlar iin
Allahn Sevgilisine uymak netice itibariyle bu mnnn
domasna yardm etse de, son durakta bulunanlara Snnete
balanmak ekliyle tecelli eder ve yeter. Sevenlerde de bu
mnnn belirmesi, daima Peygamberlerin Efendisine
uymakla meydana gelir.

En aa kleniz Ahmet arzeder ki, evvelce kendimde


grdm makam, yksek iaretiniz zerine tekrar murakabe
edildi ve halifenin yolu o makamda grld. Fakat o yerde
makam ve yerleme grlemedi. yle mahede edildi ki,
Peygamber Evinden mam- Hasan, Hseyin ve Zeynel
bidinden bakalar o makamda kalamadlar; blndkleri
halde devam salayamadlar.
Ben evvel kendimi o makama uygun grmemitim.
Makama uymamak iki trl olur:
Birincisi, mnasebet yollarndan birinin almamas...
Bu vaziyette yolun byklerinden biri mnasebeti aka
bildirecek olursa uzaklk hemen kalkar.
kincisi, mnasebetten mutlak olarak uzak bulunmak...
Bu vaziyette uzakln kalkmas iin hibir tedbir fayda
vermez.
Neticede o makama ulatran yol, iki olarak ve ncs
olmayarak meydana kyor:
Birincisi, daima noksann ve kusurunu grmek, hayrl
ilerde kuvvetli ve azimli davranmak ve kendi niyetlerine
dikkat ve onlar murakabe etmek...
kincisi, yola giriin hakikatine erdirici kmil mride
kaplanmak, onun sohbet ve hizmetinde bulunmak...
Allah, bize, yksek himmetinizle birinci yolu, istidadmz
nisbetinde ihsan buyurmutur. Her ite kendimi sulandrmdan
baka hibir iyi iim yoktur. yle ki, bu sulandrlar olmasa,
huzurum ve kararm gidebilir. Yani kendime atacam bir i
olmasa, strabm artabilir. Benden, sa tarafmdaki melein
yazabilecei hibir i ktn gremem. Sa tarafmdaki melein
daima bo ve isiz olduunu grrm. Byle bir insan, Allaha
nasl lyk olabilir?
Bu duyguya bir kere kaplan, kendisini, kfir ve
zndktan daha aa bilir.
Cezbe noktas, bizde, Allaha doru seyretmenin
tamaml iinde nihayete ermiti de, onun baz gerekleri ve
dallar kalmt. Allahta seyretme makamnn merkezindeki
fena (yokluk) mertebesi de tamam oldu. Bu yokluk mertebesinin
hlleri ise evvelki mektuplarmda bildirildi. Hce Ahrr
Hazretlerinin "fena iinde fena" dedikleri, bunun nihayetine

mahsus, zat tecelliden ve Allahta seyretmeden sonra gelen fena


makam da gerekleti.
Beyit:
"Kimse iin yoklua erimedike,
Allahn kapsna yol yoktur..."
Bu makama eriemiyenler iki zmredir: Biri o makama
ynelmi olup da onu istemekten ibaret kalanlar... br, o
makama hi ynelmeyenler ve alka gstermeyenler...
Yksek tevecchnzn nisbeti ikinci yoldakilere aittir.
Tarafnzdan memur bulunduum emirlerinize uyarak
kstahlk gsterdiim iin af dilerim.
Kleniz o makam dnrken, bazlar bazlarndan
yksek daha baka makamlar tecelli etti. Krk kalb, yalvarma,
snma ve klme sayesinde elde edilen derece, en
ykseklerden biridir ve bu makam Hazret-i Osman'a hstr, br
halifeler de bu makamdan gemilerdir. Bu makam, tamamln
ve irad mertebesinin makamdr.
Bu anlattm makamlarn stnde bir baka makam
vardr ki, ona ulanca, Hazret-i mer'e mahsus olduunu
anladm. br halifeler de bu makama uramlardr. Onun da
stnde Hazret-i Ebubekr'in makam... Ona da erdim ve orada
byklerimizden ah- Nakbend Hazretlerini kendime yolda
buldum. br halifeler bu makamdan da gemilerdi ve
aralarndaki fark, esasda deil, ancak yryte, geite ve
kaltayd.
O makamn stnde baka bir makama eriilemedi.
Ancak Resullk makam grld ki, Hazret-i Ebubekir'in
makamna yakn ve anlatlamaz ekilde nurn, heybet ve ihtiam
sahibi ve hi bir trl hayal edilemez bir makam... Anlald ki
o makam, sevilmenin, sevgilinin derecesidir ve sonlarn
sonudur.
Kendimi o makamda buldum.
O makam renk ve nak iindeydi. O makamn
aksetmesinden kendimi de renk ve nak iinde grdm.
Ondan sonra bana bir hl oldu. Kendimde ltif bir keyfiyet
duymaya ve rzgr gibi, bulut gibi, etrafa yayldm

hissetmee baladm.
Bu hl, fenann gereklemesi ve ilmin tap yaylmas
annda vahdet (birlik) tesi hususi bir gr peydahlanmasndan
nianedir ve bunun tesinde nazar mevcud deildir.
Ne zuhura gelirse arzolunacaktr. Elverir ki, yakne
erimek mmkn olsun... Yoksa arzetmee cret olunamaz.
Vahdetin tesinde bu makamn sureti yle mahede
olundu ki, belirsizlik halinde hakikat hereyin tesindedir ve ona
hibir phe tesir edemez. Grte ne vahdet, ne onun tesi, ne
de hakikat ismiyle birey malm olmayarak, byle... O makam
sadece hayret ve tam cehil mertebesidir ki, grdnden hibir
ey deitirmez.
Ne arzedeceimi bilemiyorum. Ne desem noksan
kalacana ve kelimeler ifadeye yetimeyeceine gre... mkn
var m?.. Muhakkak olan u ki, hli gereklemitir.
Hakdan istifar ederim ve hlimi anlatrken ona ho
gelmiyecek kelime ve tbirlerden, bak ve duyulardan Allaha
snrm.
imdi bana malm olan, sfatlarn fena bulmasndan
murad, sfatlarn keyfyetlerindeki yok olutur. Ve aralarndaki
farkn, ne ynden olursa olsun, kalmaydr. Ve ilim yoliyle hibir
temyize, ayrd edie, ahadiyet (teklik) karsnda yer
kalmaydr.
O mertebede yalnz Allah vardr ve onunla beraber
hibir ey yoktur. imdi de ve daima yledir.
te bu hlde mna, bir Hadsin erevesi iinde
tamamiyle tecellisini bulmaktadr.
mit ederim ki, ifadelerimdeki doruluk ve yanll
ihtar buyururlar.

Sanrm Mevlna Kasm Ali'nin btn makamlardan


nasibi vardr. Ayrca bu makamdaki baz yol arkadalarmzn
nasibleri olduu gibi...
Allah, her hlin gereini en iyi bilendir.

Cilt: 1 - Mektup: 13

(Mridlerine yazdklar ve hakikat yolunun sonsuzluunu ve onun


mutlaka eriat beldesine bal olduunu izah ettikleri mektup...)
Ballarnz arasnda en ciz ve zayf ferd olan Ahmed arzeder:
Yollar iinde en hayrls olan yolumuz, yry ve koulann en hzls
iin bile sonsuzdur. Byk eyhler "Meleklerin ve ruhun ona ykseldii
elli bin yllk gnde" mealini tayan yete gre:
- Allah'da seyr elli bin yllk yoldur.
Buyurdular.
Bu szden muradlar, belki de iin sonunda mitsizlie dp yoldan
kesilmektir.
"O Allah ki, onlar mitlerini kestikten sonra yamuru indirir ve
rahmetini yayar."
Neticede asl maksadn meydana gelmesi muhakkaktr.
Her eydeki seyirle birlikte doru yoldan gitmek ve irad
olunmak isteyen kimseler, bu emellerinde taknlk gsterip sizin
yolunuzdan yrmee koyulmulardr. Ama henz bu bendeniz
o makama lyk olamam ve sadece halkn srar gstermesi
zerine mrvvet borcu ve hay zoruyla sohbete raz olmutur.
Balca mesele, evvelce ve defalarla arzolunduu gibi
Tevhit davasdr.
Fiiller ve sfatlar asl'a dnp iin gerei belirince bu
halde fazlasiyle keml grlm, fiillerle sfatlar da baka renk
alarak her hakikat tek tek meydana kar kmaz ek ve
pheye yer kalmamtr.
eriatin zahirine aykr den btn keifler, u iki
halden birini ihtar eder: Yanllk veya manev sarholuk eseri
olmak... Zira "btn" dedikleri i dnya ile "zahir" ismi verilen
d lemin, hakikatte birbirinde hibir ayrl ve birbirine kar

aykrl yoktur. Aralarnda aykrlk olduunu sananlarn


gr te'vil ve tefsire muhtatr ve bu grleri eriat lsyle
uzlatrmak kat'i bir vazifedir.
Ancak nihayete gelenler ve dvann sonuna ulaanlardr
ki, "btn" lemini eriatin zahirine uygun bulurlar. Aralarndaki
btn fark undan ibarettir: Zahir ehlinin usulleri ameli ve
istidlal yoluna bal, "btn" taifesininkiler ise kefi ve zevk
yoluna baldr. te bu uygunluktan baka, her iki tarafn
hallerindeki dorulua baka bir iaret mevcut deildir.
Bu incelik benim gsm tazyik ediyor, fakat lisanm
anlatmaya yol bulamyor. Nasl izah edebilirim ki, baz hlleri
yazmaya asla muvaffak olamyorum. Mektup gerek!.. Bu,
uzaklara dm yoksunu, gurbettekilere el uzatc
tevecchnzden mahrum etmeyiniz ve yolda brakmaynz!

Cilt: 1 - Mektup: 14

(Yine mritlerine yazdklar bu mektupta, manev yolculuun


baz hlleri ve irad olunmaya istekli bir takm kimselerin
vaziyetleri anlatlyor...)
En aa bendeniz Ahmed, evvelce yazd birinci
mektupta biraz belirtilen tecellilerden sonra, btn sfatlan
toplayc vcud mertebesinin zahir olduunu arzeder. Bu
mertebe, kendisine, kara renkli irkin bir kadn eklinde
grnmtr. Arkasndan "ahadiyet" mertebesi... O da, geni bir
duvar stnde oturan uzun boylu bir erkek biiminde grnd.
Bu iki tecelliden her biri de, hakkaniyet, adalet ve insaf
sfatlaryle meydana ktlar. Bu tecelliler, daha evvel olanlara
aykr dyordu ve onlarda, bunlardaki sfatlar mevcut
bulunmuyordu.
Bu esnada lm istei yz gsterdi. yle grdm ki, ben
muhit deryasnn sanki kenarndaym ve kendimi sulara atmak

niyetindeyim. Beni, sulara gmlmekten kurtarmak iin bir


iple zaptettiler. Hemen anladm ki, o ip, benim, madd
vcuduma bal olmamdan kinayedir. Ben o ipin zlmesini,
kopmasn istedim. Ve ite o zaman, zevk yoliyle husus bir
keyfiyet sard beni: Gnlmde Allahtan bakasn
bulundurmamaya gayret ettim. Ondan sonra Allahn kll
sfatlar, onlarn takip ettii mecralar, akt yerler ve zuhura
geldii, aa kt noktalar zerinde mahede balad.
Derken bu husus keyfiyet de silinip gitti. Yalnz kll
sfatlar kald. Bunlar da kelimelerin stnde bir mahiyet ald ve
ancak mecaz (bir sfatn baka bir sfatla mnalanmas) yoluyle
ifadesi mmkn bir hl ald. te o zaman tam fena
gerekleti.
Bu gereklemeden sonra kendimde ve bakasnda olan
sfatlar bir tek nizam zerinde birleti ve aralarndaki imtiyaz
ortadan kalkt. te bu ndadr ki, gizli irkin ince
tezahrlerinden kurtulu nasip oldu. Bu yle bir nd ki, onda
ne ar kald, ne fer, ne snr... yle ki, yllarca dnsem, byle
bir lemden zerre yaratlm olduunu hayal edemezdim.
Peinden, kendi beliriim ve husus ehrem meydana
kt. Bu beliri, parampara olmu elbiselerimi giyen bir ahs
gibi grnd. Ama onda hakkaniyet unvann bulamadm.
Derken o ahsn zerinde bir ince post grdm, kendimi postun
ayn bulmuken bu defa yabanclk balad. O posttaki nuru da
mahede ettim. O nur bir saat kadar karar kldktan sonra
nazardan silindi, arkasndan elbise de ortadan kalkt ve eski
bilgisizlik hli avdet etti.
Bu ryann tbirini arzedeyim ki, onun doruluu veya
yanll meydana ksn:
O suret, sabit ayn, yani zttr. Vcup ve imkn lemleri
arasndaki berzah gibi ki, onun her taraf birbirinden ayr ve
kemliyle fark ifade edicidir.
Ve o eski elbise ve nur arasndaki post, varlkla yokluk
arasndaki geittir.
Evvelki ryalarda, kendimi, varlkla yokluk arasnda
berzah olarak grmtm. Onun zahiri, d leme balyd. Bu
bak nefsedir ve fark ondan domaktadr. Ama yazdm
zaman bu nokta hatrmdan silindi.

Netice, arada srada zuhura gelen oyunlara ramen,


daima hayrettir.
Baz ryalarn tbiri hatra gelse de, daima size yazp
sormalym ki, aa hkmlere bal kalmaktan
kurutabileyim... Yoksa i pek etindir.
Mesnev:
"Eer Hak'kn ve onun sekin kullarnn inayetleri
olmazsa, insan padiah olsa defteri simsiyah kalr."

Serhend eyhlerinin ulularndan ve Hac Abdlziz'in


hizmetini grenlerden eyh Abdullah Niyazi'nin olu, sizi
yakndan tanmaktadr. Niyazlarn arzederken ayaklarnzdan
ptn bildirir. Orada bu erefi stn tarikate balanp doruluk
ve niyaz ile snmaktadr. Onun istiharesinde de tarikatle
mnasebet vardr. Bu taraftaki ballar, kendilerine retilen
zikir ve rabta (hayalen mridin klna brnmek) yoliyle
hedefi bulduklar gibi, bazlar da rabtalarn ok uzaklardan
etmiler ve beraber getirmilerdir. Bazlar huzur ve istirakta,
bazlar sfatlan asla vermekte ve bazlar safa haliyle karar
klmaktadr.
Molla Kasm Ali, Molla Mevld, Muhammed ve
Abdlmmin, zahirde cezbe makamndan fark noktasna
ermilerdir. Lkin Molla Kasm Ali, makamndan inmee
ynelmitir. Amma, iner mi, kalr m, malm deil...
eyh Nuri de noktaya yaklam fakat ulaamamtr.
Molla Ahdurrahman dahi noktaya sokulduka sokulmu ve pek
az mesafesi kalmtr. Molla Abdlhdi'de ise huzur ve istirak
peydahlanmtr. O, diyor ki:
- Allah eyada tenzih sfatiyle grrm ve btn fiilleri
Allahtan bilirim.
steklilere ve istidatllara feyiz dolup tamas, siz,
bymzden gelen devlet ve nimet yzndendir, Ben,
cizlerinin, bu terbiye, bu feyiz verme iinde asla bir nasip ve
alkas yoktur.

Bir gn bir ryada:


- Eer onda sevilmek, sevgili olmak mnas yoksa,
muradna ermei bir hayli etinlemi grmek gerek...
Buyurulmutu.
O sohbetin sonunu bekliyor ve umuyorum.
Bu cr'et ve kstahlm da hep o yzden..

Cilt: 1 - Mektup: 15
(Mridlerine yazdklar bu mektup, baz ini hallerinin
balangcna ait srlardan bahsediyor...)
Bu ciz demek ister ki; o, dilediini arad her yerde
kendisini bulmutur. Kendisini istedii zaman da onu buldu. u
andaysa, onu kaybedip yine kendisini buluyor. Kaybettiinin
isteklisi deil, mlik olduu eyin de yokluu kendi dilei
olmaktan uzak... Bir makam ki, ilim noktasndan hazr
grnc, zevk noktasndan da huzur verici... Bu makamn d
beka ve ii yokluk zeminidir. Bekada fni ve fenada bak olmann
ahenk noktas... Bu noktada zevk ve ilim iiedir. Bu noktada
bulunann gidii aalara dorudur ve ykselmeye uzaktr.
Onu, kalb yoliyle, kalbin deitiricisi olan Allaha
gtrmlerdi. Tekrar kalb deitiricisi tarafndan yine kalb
makamna iade ettiler ve ruhunu nefsten korudular. Ruh
klarnn nefse galebesinden huzur ve skn meydana geldi.
Sonra nefsin k hareketi, ruh ve nefsi her iki ynden birletirici
oldu. Bylece ruh ve nefs arasndaki balayc geit, yni berzah
tamamland. Bu tamamlk yznden de, ykseklerden alp
aalara verme mertebesi ele geti. Faydalanrken
faydalandrma ve faydalandrrken faydalanma mertebesi.
Msra:

"Bu srr zmeye kalkrsan dibini bulamazsn!"


Kalbin sol cenah onun asl makamndan ibarettir ki,
kalbde ilk noktadr. Ykseklerden indikten sonra kalb makamna
dnlr ki, o da ayr bir noktadr ve kalbin sa ve sol cenahlar
arasndaki berzah yeridir. Bu hususilii tarikat erbab bilir.
Tarikate girmemi olan meczuplar sadece kalb noktasndadrlar
ve kalbin deitiricisi olan Allaha ermeleri iin yol edebine
muhtatrlar. Bu makamn bir ahsa taallku, onda hl denilen
keyfiyetin meydana gelmesinden dolaydr. Bu noktada
makam ve imtiyaz ayr ayrdr. lk hususlik, cezbe dedikleri,
kalbin ekilmi olmasdr. Hs olan beka byle elde edilir ve
bylece marifete kaynak alr. Kalb ilimlerine ait incelikler,
cezbe ve slk (tarikate girme), fena ve beka ve buna benzer
hllerin izah "Risale-i Mev'de" adl eserde uzun uzadya
gsterilmitir.

Mir Seyyid ah Hseyin aceleyle yola kt iin


mektubumu temize ekmeye vakit bulamadm. Yaknda yksek
dncelerinizle o eserin eref kazanmasn dilerim.
Aziz Mtevakkf, ykseklerden cezbe makamna inmi
bulunuyor. Ama yz dnya ynnde deil de, yine ykseklere
doru... nk ykselmesi bakasnn delaletiyleydi ve o
vastayla cezbe halini bulmutu. Yukardan ini zamannda onun
yolda aalk bir ey getirmitir. yle bir nisbet ve

ballk cevheri ki, ykselme yalnz o tevecchn eseri oldu. O


eser de hl devamdadr. Cezbe nisbetiyse cesette ruh ve
karanlkta k gibi... u var ki, bu cezbe, "Hcegn- Nak
Bykleri" zmresinin dnda olanlara mahsus iptida bir
hldir. O byklerin cezbesi "Hce-i Ahrr"a mritlerinin
yolundan erimitir ve ayr bir keml ifade eder. Onlarn
hususilii ruhan rya yolundan alm olmaktr. Ayn hl
kendilerinin mritlerinde de tecellidedir. Bu cezbenin irad
makamiyle alkas mevcut deildir ve bu makamda yneli
daima yukarya dorudur. Devaml "sekr - mnevi sarholuk"
hli de bu makamn icaplanndandr. Cezbe makamlarndan
bazsnn slk (tarikate girme) iine bir manii yoktur. Tarikate
girdikten sonra kabuln beklemek lzmdr. Fakat bu cezbe,
giriten sonra kendi bana olursa kabule mnidir.
Mektubu yazdm zaman bu makamn baz incelikleri
grnd. Sebep ve tesir olmadan tevecch myesser olmaz.
Allah, her hlin gereini en iyi bilendir.
Hayli zamandr ki, o azize aaya doru inme hli
vki oluyor. Ama belirttiim cezbe makamna giremiyor.
Dank ynelilerle aryor ve o makamn hedefini bulamyor.
mit ederim ki, bu karmakark kelimeleri okuduunuz
zaman o makama girmesi nasip olur ve "Hce" Hazretlerinin
tenezzl eriir.

Cilt: 1 - Mektup: 16

(Yine ykselme ve inme bahsine ait ve yine mridlerine


yazlm olan nme...)
Talebeleriniz arasnda en hakirinin maruzat:
Mevln Aleddin nvazili ltuf mektubunuzu getirdi.
Vaktin icab, bahsedilen mukaddimenin (nsz) zm
olarak baz eyler yazlmt. O yazlanlar tamamlayc baz
eyler de hatrdayd. Fakat bunlar kaydetmee frsat olmadan,
mektubu getiren zat yollara dt. nallah, ilk frsatta yksek

huzurlarnza takdim edilir. Gereince i grlmek zere


tarikata faydal baz tlerin yazlmas dostlar tarafndan
iltimas edilen ve bylece temize ekilen ikinci risale, ok hzl
bir eser...
Bu risale kaleme alndktan sonra yle bir tecelli oldu:
Allahn Resul, yolumuzun byklerinden bir topluluk
iinde bulunuyorlard. Risaleyi mbarek elleriyle alp kerem ve
ltuflarndan ptler. Sonra da eyhlere gsterip buyurdular:
- te byle inanlarn meydana gelmesi lzmdr. Ve bu
ilim sahipleri, nurlu ve imtiyazl kimselerdir.
Bu szlerden sonra da bu tecelliyi herkese bildirmemi,
yaymam emir buyurdular.
Msra:
"Keremliler iin g i yok!.."
Yksek huzurlarnzdan ayrlp dndmden beri
ykselmee meylederek irad makamna hi bir yol
bulamaynca bir keye ekilmei ve inzivada kalmay murad
edindim fakat istiharem murada uygun dmedi.
Gayelerin gayesi olan menzillere ykselme, gayesi ve
sonu olmayan bir eydir.
Her an ykselme nasip oluyor ve bizi gtrp
getiriyorlar.
Allah her n bir andadr ve bizi btn byklerin
makamlarndan geirmektedirler.
Beyit:
"Bu aa mahzenden bir gl gtryorlar, Elden
ele, o yksek saraya"
O anlara mahsus bahtllar iinde, byklerin
ruhaniyetlerine ait mahedelerimi sayarsam ok uzun srer.
Beni, btn asi ve glge olan makamlardan glge gibi
geirdiler... Grdklerim ve erdiklerimin yazlmas mmkn
deildir. Kabul eden, sebepsiz kabul etsin... Her an ahit olunan
vellik ve keml noktalarn saymak kabil olamaz.

Nihayet Zilhicce aynda, inilen derecelerden geirip kalb


makamna getirdiler ki, ite bu, tamamlanma ve irad ehliyetine
erme makamdr. Ama bu makamn da kemli iin baz
hususiyetler lzm...
Msra:
"Kolay olmayan ey ne zaman ele geer?"
Murad etmekle o kadar derece almtr ki, eer mrid
Nuh'un mrne malik olsa, kendisine myesser olup olmyaca
bilinemez.
Belki bu nokta "murad"a, irade edilene mahsustur;
"mrid", irade eden ona eriemez.
Umumiyetle insanlarn ykselebilecei makamn sonu, asl
makamlarnn balangcdr. Bunlar irad dvasnda yol gsterici
olamazlar. Bu, Allahn, dilediine verdii bir fazldr. Byk fazl
sahibi Allah... Ve ite, tamamlanma ve irada ehliyet kazanma
makamndaki duraklay bu yzdendir. Ve bu makamda
nursuzluk, nurun zuhuru yznden gaibin karanl grnd
iindir ve baka hibir ey deildir. nsann hayaline gelen
hereye itibar edilmez.
Bu dvada zan ve hayalin zarar ise galip ihtimaldir. Bu
gnl hastasnn halleri bir tarafa, hayl ile emir buyurduunuz
topluluun gzle bakmaya bile mecali kalmamtr.
Beyit:
"Ben kaybolmuum, beni aramayn!
Kaybolmularla konuulmaz!"
Efendimin gayreti, Allahn kelmn dnmei
emrediyor. Yoksa hikmet ve hakikattan mahrum dedikodular
yapmay deil... Kalb makamna inmekse "fark-eya ve hdiseleri
ayrd etme" makamna nzul etmektir ki, irad makam ite budur.
Ve fark, bu makamda, nefsin ruhtan ve ruhun nefsten ayrlmas ve
yeni nefsin ruhla birlemesidir. Bykler arasndaki "fark" ve
"cem" ise yine budur. Bu noktaya gelinceye kadar da ne grlm
ve sanlmsa hepsi manev sarholuktandr, hakikatla alkas

yoktur. Bunlar, Hak'k halktan ayr grmei (fark) zannederler,


ruhu nefsten ayr bilmei de ayn zanna balarlar. kr ehlinin
bilgileri hep bu kyas stndedir. Halbuki bu makamda hlin
hakikati yoktur. Emir Allahtandr. Risalede cezbe ve tarikata
kaplansn bu iki makamna ait hakikat yazlmt. Her halde
yksek nazarlarnza demitir.

Cilt: 1 - Mektup: 17

(Kendi hlleri hakknda mritlerine yazd mektup...)


Hizmet edicilerinizin en aas olan bu ciz, bildirir ki, o,
oktan beri duraklama vaziyetindeydi.
Bu mektubu kaleme aldm gn bir tecelli zahir oldu ve
bulunduum hlden ykselme balayp sona eriti. Fakat eri
henz tamamlanmad. O makamn geri kalan ksmlarnda da
ykseli eseri baki kald ve yksek makamdan inmek iin gayret
sarfedildi.
Bundan byle her ne hl zuhur ederse bildirmek
vazifemdir.
Nefsiyle uraan i sahibi kendi hlinin gelimesinden
sonra ne yazacak olsa doruya yakn olur.
Ykseldikten sonra ini keyfiyetinin meydana gelmesi
ok zordur.
Bu hakir, vcuduna arz olan rahatszlk dolaysiyle zaafa dt
iin ini keyfiyetinin zuhurunu idrak edemedi. nallah nasip olur.

Cilt: 1 - Mektup: 18

(Renklendirme ve sabit klma ve veliliin derecesi ve


ayrca ilah varln Zat'a nisbetle deersizlii mevzuunda
mritlerine yazd mektup...)
Abdlahad olu Ahmed isimli bu hizmetkrnz ki,
ballarnz arasnda en aasdr ve sulan ok ar olan bir
insandr, kendisinde tecelli eden hlleri mridine kstaha
bildirmeye cret eder:
Allah, beni, yksek tevecchlerinizin bereketiyle bir takm
hllerin fsun ve cazibesinden kurtarnca, (telvin- renklendirmeden
sonra (temkin- sabit klma) makam ile ereflendirdi. O zaman
hayret ve perianlk yz gsterdi. O zaman grdm ki,
ulamakdan ayrlk, yaknlktan da uzaklk douyor. Tpk,
bilmekten bilgisizlik doduu gibi... "Cehil-ilmi anca meydana
gelen hl", elbette ki, halimi arzetmek hususunda bana durgunluk
verecekti. Bu yzden yazlamad ve kk, gnlk haberleri
arzetmeye cesaret edilemedi. Bununla beraber abucak yle bir hl
grld ki, her emre tek tek alka gstermek kabil olamad ve i
iradesini kaybetmi insanlar gibi, nefste teebbse kudret kalmad.
Beyit:
'Ben hiim, hiten de aadaym, sen okluksun!
Hi olandan, hiten aa bulunandan i gelmez."
Asl mevzuya dnelim:
Acayiptir ki, u anda beni "hakk-el yakn-hakikatn iinde
kaybolma" mertebesiyle ereflendirdiler. O makamda bilgi ve
aynen olu, birbirine perde deildir. Fena ve beka, yokluk ve
devaml varlk o makamda birlemitir. Aynen olu, hayret ve
nianszlk da, ilim ve uur iledir, nefs ise yoklukta huzur iindedir.
lim ve marifetin varl, yoklukta, belirsizlikten baka bir eye
el uzatmaz.
Msra:

"Ne acayiptir ki, ben kendimi bilmez bir ermilikteyim."


Allah, kendi sonsuz inayetiyle, kemal derecelerinde
terakkiler ltfetmitir.
Velilik makamnn st ahitlik makamdr ki, veliliin
ahitlie nispeti gibidir. Belki velayetle ahadetin aras, bu iki tecelli
eklinin arasndan da aktr.
ahadet makamnn st ise sadakat (sddk) mertebesidir.
Bu iki makamn arasndaki keyfiyet, kelimelere smaz ve
remzlerle belirtilmez. Bu makamn stnde de nebilikten baka
mertebe yoktur. Salt ve selmn sahibi nebiler makamiyle
sddkler makam arasnda baka bir mertebe bulunmay da
hakikate uygun; ve olabilmesi muhaldir.
Ara yerde bir baka makamn bulunmasndaki muhal
sfat, bize doru ve ak kef ile gsterilmitir.
Allah ehlinden bazlar bu iki makam arasnda bir vasta
kabul etmiler ve ona "kudret" ismini vermilerdir. Onunla da
ereflenip o derecenin hakikatna ermilerdir.
Uzun ynelilerden ve sonsuz yalvarlardan sonra
byklerin bahsettikleri tavr ve tarz bize de zahir oldu ve iin son
hakikati ayan beyan belirdi.
Evet; ykselme zamannda o makamn ele gemesi,
sddkiyet makamnn husulnden sonradr. Lkin "vasta" tehisi,
zerinde dnlecek bir mesele ifade eder. D mnasebetlerden
sonra ele geenler, inallah tarafnza arzedilir.
O makam ok yksektir ve onun stnde bir mertebe
malm deildir.
Allahn zat zerine vcudunun zaid oluu hak ehli limleri
arasnda bilindii gibi, bize de ayniyle o makamda zahir oldu. Bu
makamda, vcudun stne bile ykseli mmkndr. Eblmekrim
Rkneddin eyh Alddevle, baz eserlerinde yle buyururlar:
"- Vcut leminin stnde mlk lemi olan sddkiyet, beka
makamlarndandr ve leme dorudur. Onun nihayeti nbvvet
makamdr ve onda uurluluk ve muvazene kemal halindedir.
Yaknlk makamnn bu iki niha derece arasnda berzah olmaya
ehliyet ve liyakati yoktur. Bu makam mutlak tenzihe (Allah
noksan sfatlardan beri grmeye) baldr ve ykselmenin
tamamdr. Baka makamlarla da hibir mnasebeti yoktur."
"Aynann karsnda bir papaan gibiyim...

Ezelin stad ne syle derse onu hecelemekteyim."


Bu makamda, eriat ilmi, kef olarak tahakkuk eder ki,
insan, eriat limlerinin lleriyle kefettikleri arasnda kl kadar
fark gremez. Btn elde edilen, ksa bilgilerin uzatlm ve
inceliklerine kavuturulmu olmasndan ve nazar bilgilerin zarur
hale gelmesinden ibarettir.
Byk Hce, ah- Nakibend Hazretlerinden, bir ahs, "tarikate
giriten maksat nedir?" diye sorar. Ve u muazzam cevab alr:
"- Ksaca bilineni uzun uzadya bilmek ve aklla bildiini
keifle grmek..."
Evet; bu yolculukta ok bilgiler ve marifetler vardr. Fakat
gaye onlar deildir. Asl marifet, onlardan geip sddkiyet
makamna ulamaktadr. Ona ulamadka eriilen hakikatler ve
varlan bilgilerden pay alnmaz.
Ama, bu makamn ilim ve marifetle mnasebeti olmad
halde baz Allah ehlinin sadece bu makamn gereklemesine
bakmalarndaki hikmet acaba nedir? Bu makam ki, sadece
balanmann ve her lye smsk sarlmann yeridir ve onda,
Allah, btn bilgi sahiplerinin stnde bilici bilmek ve ulv eriat
erevesi iindeki emirleri hibir ekilde kmldatlamaz grmek
vardr. Kader srrndan en ufak meseleye kadar her ey, en
kuvvetli nizam iinde halkalanmtr ve hikmetler bedr halindeki ay
gibi ak ve nur yaycdr.
Keml yolunda eriate aykrlk diye birey hibir suretle
olamazken, gariptir ki, bu meseleyi kapal tutarlar ve ilk l olan
"keml, ancak eriate uygunlukla elde edilir" hkmn baa
almazlar. Eer byle bir eye imkn olsayd belki onu rtmek
gerekebilirdi. Fakat yoktur! Allaha, iinden ve kanunundan sual
sorulamaz.
Kime ve neye, ona teslim olmaktan baka yol
dnlebilir? limler ve marifetler Nisan bulutlar gibi yamur
yadrr, bulut bitince su kalmaz ve anlamaya almann sonunda
anlama aczinin tecellisi balar. Anlama mcerret bir tabirdir ve
nihayeti yoktur. Sultann ihsanlarn ancak onun bendeleri
yklenebilir.
Gnldeki evkin icab, bu garip bilgileri satrlara

dkmekti. Ama yardm elvermedi, bu dilek de iinde kald.


Sonunda beni yle teselli ettiler: Bu bilgilerin takn ekilde
gelmesinden murad, bir meleke hasl etmektir ve gaye bunlar yazp
izmek eklinde ve akl plannda muhafaza etmek deildir. Talebe,
ilim ve fazilet mayasn ruhunda tutturmaya bakmaldr; yoksa
ekil ve kaide ezberciliinde kalmak, hikmetleri kaybetmek olur.
Allah, "hibir eyin kendisine misil olmad ve iitenle
grenin bizzat O olduu" mealindeki yetiyle, tamamlanma ve
keml bulmann srrndan bir iaret vermektedir. Mahlklarn iitip
grmesiyle bu iitme ve grmenin hibir alkas olamaz.
Kullardaki bir nev vehim, Allahtaki ise mutlak hakikat... Allahtaki
lh sfat olan iiticilik ve grclkle onun, kulunda mahlk
olarak yaratt arasnda, d tabirlerdeki benzerlie ramen ne gibi
bir fark bulunduunu akla sdrmak muhaldir. Yaratcdaki iitme
ve grme, zatiyle kaim iken, kuldaki kendisi gibi mahlktur ve her
iki fiil ve sfat arasnda, mahlk olmayanla olan arasndaki fark
mevcuttur. yle ki, mahlklarn zat ve sfatlar Allaha nispetle
cemat, cansz eya gibidir ve kendi kendilerine hibir eser ve tesir
sahibi deildir. Mesel, tata konuma hassasn yaratan Allah,
hakikatte ta cemat ve cansz olmak sfatndan uzaklatrm ve onu
asil bir sfatla sfatlandrm deildir. Btn bu arz sfatlar olan
iiticilik ve grcl, bylece kuldan nefyetmesi, btn sfatlarn
da ayn ekilde bilinmesini gerektirir.
Hak, evvel ilim sfatn yaratt. Daha sonra da bilinen ve
bilinecekleri ona at. Bylece lah hikmetin cereyan iin ilim
sfatn yaratp onu da inkiaf derecelerine balad.
Ayn ekilde, evvel grmei yaratp ondan sonra
gzbebeini ve grlen eye bakmay, daha sonra grmei; en
sonra da grlen eyi bilmeyi halketti. te bu lye gre, iitici ve
grc ancak odur ki, iitme ve grmesinin kayna bu sfatlarn
asl olsun... Byle olmadka, iitici ve grc yok demektir.
Byle olunca da, kolayca anlamak kabildir ki, bu sfatlarn asl
ancak Allah iin sabittir. Kendi bana bu sfatlar ve taallklar iin
mecal yoktur. Bundan dolay yet, tenzihi ispat ve sfatlarn
mutlak ifadesiyle taalluklar arasndaki benzeyii nefyetmekte...
lim, ite bu velilik makamna uygun olandr. Yani bu
sfatlarn hakikatini ancak Allah iin sabit ve mahlklarda olan,
cemad, canszlar soyundan bilmek... Nefsini, iinden su geen oluk

veya su dolu desti bilmek; olukla destinin suya sahip olmadn


anlamak...
kinci ilim, grme makamna uygun olandr. Yani bu
mevzudaki sfatlan da insanda, cemad, cansz ve hayatsz bilmek...
"Muhakkak ki, sen lsn ve onlar ldrler!"
Bu iki makam arasnda da baz farklar grld. Az, oktan bir
habercidir; ve bir damla, deniz suyunun nasl olduunu
gstermee yeter.
Msra: "Hayrl sene, baharndan sezilir."

Yine bu makamn sahipleri, mahlklarn fiillerini de l ve


cemad soyundan bilirler. u var ki, bu bilgi, o fiillerin -hAllaha atf mnasna gelmez. Allah, esasta cansz olan mahlk fiilini
bizzat icra vehminden mnezzehtir. Bir kimse herhangi bir ta
oynatsa ve hareket ettirse, bunlar yapan, mutlak mnada kendisi
demek deildir. Belki o, tataki hareketin uyandrcsdr ve hareket
tatadr. Halbuki ta, hem zat, hem hareket olarak cemaddr,
byleyken, o hareketten bir insan lse, ldren tatr, denemez; o
taa hareket getiren ahs ldrd, denir. eriat limlerinin hkm
bu bilgiye baldr. Derler ki: Fiillerin meydana geliindeki varlk,
mahlklarn iradesiyle olsa da o fiillerin hedefi Allahn sfatiyledir.
O fiillerin, kendi neticeleri zerinde hi bir tesirleri yoktur. O fiiller,
yapmack nevinden hareketlerdir. Bu takdirde, fiiller mkfat veya
cezaya nasl mstahak olabilir, sualine yol alacak ve byle bir
istihkakn uursuz bir maddeyi sorumlu tutmak kadar abes olaca
iddia edilecek olursa, cevap udur: Ta ile insan arasnda teklife esas
olan sadece kudret ve iradedir, tada ise irade yoktur. u incelik
farkiyle ki, irade sahibi kulun bu iradesini gstermesi yine Hakkn
iradesiyledir ve kul iradesi Hakknkine nisbetle l gibidir ve
mahlktur. Ve bu hl sorumlulua mni deildir.
Eer mahlkun kudreti tesir sahibidir, denilecek olursa,
kendilerine "Mverannehr" byklerinin u cevab verilir:

- Allah, kudreti yaratt gibi ondaki tesiri de yaratcdr; ve


kulun, iradesiyle yapt iin tesirinde hi bir rol mevcut
deildir.
Bu takdirde irade sahibinin tesiri de cemad nevinden olur.
Mesel bir kimse, bir tan yukardan dmekte olduunu ve bir
hayvann bana dp onu ldrdn grr. O kimse ta da,
onun hareketini de, cemad, cansz bilir. Bu hareketin neticesi olan
lm de ayn ekilde cemad telkki eder. Bylece anlalr ki,
zatlar, sfatlar ve hareketlerin yeknu, mahlk messirler
erevesinde, batan baa llerden ibarettir. Mutlak diri ve ebed
kayym (durucu, kalc) yalnz Odur; bu mnada iitici ve grc
de yine O'ndan bakas olamaz. Bilici ve dileyici de yalnz O...
Deniz, Rabbin szlerini kaydetmek iin mrekkep olsa kurur ve
misillerce suyu tazelense yine baka bir ey yapamaz.
ok kstahlk ve snrsz cr'etler gsterdim. Mutlak
gzelden gelen gzel bir sz zabtetmek mmkn deildir. Ondan
gelen ve O'na ait olan her sz gzeldir. Yksek ztnz hakknda sz
etmek ve adnz dile alabilmek ne haddime?..
Azm misk ve gl ile bin kere trlandrsam, yine adnz
azma almaya lyk olamam.

Tevecch ve inayetinizi mit ederim. Kendi harab halimi nice


arzedeyim?.. Kendimde grdm inayetlerin hepsine
balang olarak inayetinizi grmekteyim.

Miyan ah Hseyin, tevhid yolundadr ve ondan zevk


almaktadr. O makamdan ileriye gemesi ve hayrete ulamas
umulur.
Muhammed Sadk, kendi halini zaptetmekten cizdir.
Eer bir seferde yolcu olsa terakki kazanaca phesizdir.
Dmenkh da yoldamzd, ok ilerlemeler gsterdi ve
hayret makamnda yzmee balad. Hayrette benimle tam
mnasebet halindedir.
eyh Nur da ayn makamda ve terakkide... Bu fakirin
yaknlarndan bir gen vardr ki, hli ok yksektir ve yldrm
gibi tecellilere hedeftir.

Cilt: 1 - Mektup: 19

(Mridlerine yazdklar, baz yardmlarn kimlere verilecei


hakkndaki mektup...)
Cilt: 1 - Mektup: 20

(Yine baz yardmlar ve dilek sahipleri hakknda.)

Cilt: 1 - Mektup: 21

(eyh Muhammed Hemekye yazlmtr)


erif ve ltif mektubunuz bu zayf ve nahif abde eriti.
Hak, ecrinizi ykseltsin, iinizi hafiflettirsin, gsnz
geniletsin ve zrnz kabul buyursun... nsanln Efendisi
yzsuyu hrmetine...
Sevenlerimize malm olsun ki, Allah ehlinin "fena"
diye isimlendirdii ve tabi lmden evvel gelen lmle
lnmedike kuds lemine ykselmek mmkn deildir.
Yoksa, kalp, btl dnya mabudlar ve nefs putlarna tapmaktan
kurtulamaz. slamn hakikati ve imann kemline de eremez.
Bu halle, salam kullarn, insanlar zerine bel yamasna
engel olan din byklerinin velayet derecesine ulamak kabil
olamaz.
Bununla beraber "fena" makam, velilik menzillerinde
ilk admdr. Balangta ele geen keml de, ayniyle geride
kalandr. Bu suretle, balangtan sonun hli belli olur.
Msra:
"Gl bahemizden baharmz anla!"
Msra:
"yi sene baharndan anlalr.
Veliliin, birbirinden farkl ve ayr dereceleri vardr.
Zira her peygamberin yolunda husus bir velayet tarz
mevcuttur ve bunlardan en stn, Kinatn Peygamberine
mahsus olandr. nk Zat tecelli O'nda karar klmtr. Zat
dururken, isimlere, sfatlara, hdiselere ve itibarlara deer
biilemez. Byle tecelliler, O'nun izinde bulunanlardadr;
vcut ve itibar perdelerinin yanp kl olmas da, O'na bal
makamda zuhur eder. Byle olunca, rlplak erimek ve
zan d vecde ulamak, akldan syrlp hle yerlemek o
makamda hakikatlesin Ve Kinatn Fahrine bal olanlardan

kemle ermiler iin bu aziz makamdan duyulan haz esiz


olur.
te, kardelerim!
Bu byk devletin elde edilmesine ve bu yksek
derecenin kazanlmasna ynelenleri yle aydnlatnz:
lk art, btn artlarn tek art, Peygamberler
Peygamberine uymaktr. Bu uygunluktan sonra, tecelli,
yldrm gibi gelir. Yni, lh zat ile aradaki perdelerin yanp
ortadan kalkmas, yldrm hziyle vki olur. Ve lh isimlerle
sfatlar Zat nur altnda rtl kalr; ve Zat yine yldrmvri,
tek lhza iinde tecelli eder.
Zat huzur, birounda bulunmasa da, Nak
byklerinde daimdir, gidip gelen ve deien huzur hli,
yolumuzun bykleri gznde muteber deildir. Onun iindir
ki, onlardaki keml, her kemlin stndedir. Nisbetleri de her
nisbetin stnde...
Nitekim onlar buyurmulardr ki:
- Bizim nisbetimiz her trl nisbetten yksektir.
Bundan muradlar, Allahn Zatna mahsus olan nisbet ve daim
huzur...
Bu hlden daha acayip olan u ki, bu keml ehlinin
son dura, balanglarnda gizlidir. Rehberleri de, Allah
Resulnn muazzez sahabileridir. O sahabiler ki,
Peygamberler Peygamberinin bataki ve sondaki sohbetleriyle
hereye nail oldular. te, nihayetin bidayette gizli olmasndaki
hikmet...
Nasl Allah Resulnn velayeti, gelmi ve gemi
btn neb ve resullere ait velayetlerin stndeyse, O'na bal
en stn velayet ise, Sddik-i Ekber Hazret-i Ebubekir'e
mahsus olandr. te birok byn tahsil ettii nisbet yolu...
Bu nisbet, Allah Resulnn btnna giden yol olarak en
byk caddedir. "Nefahat" isimli eserin sahibi de Hazret-i
Ebubekir'in cbbesine tutunanlarn nasl Ebu Said'den
getiklerini anlatr.
Naki tarikatine mahsus bu kemlleri bildirmekten
muradm, isteklileri bu yola ekmek ve kemllerini
salamaktr.

Mevln Hazretleri Mesnev'de yle buyuruyor:


" Dnya ehline yolu anlatmaya almak ne yazk!..
Ak srr gibi onu gizli tutmal..."
Ben unun iin aklyorum ki, yol grnsn ve ona
hasret ekenler ynn sesin...
Size ve btn doru yolda gidenlere selm olsun...

Cilt: 1 - Mektup: 22

(Ruh ile nefs arasndaki alkadan ve baz ini, k,


geriye dndrl ve istihlk edili hllerinden bahseden bu
mektup Lahor'lu Mft eyh Muhammed'e yazlmtr...)
O pk ve mcerred zt tebih ve tenzih ederim ki,
nr ile karanl cemedip, cihet ve istikmetten kurtulmu
olan imkn hakikatlerle, cihet ve istikmet iindeki mekn
eyay birbirine yaknlatrm, birbiriyle karlatrmtr. Bu
yzden, karanlk nura k ve birbirlerine tutkun olmaktan
tr aralarnda bir imtiza ve incizab domutur. Bylece
nr, karanla komu olduu iin cils ziyade ve sefas
kemldedir. Ayna misali... Celli ve sf olmas iin evvel
topran ve maddenin siyahlk ve kesafetiyle terbiye ve
muamele grr. Byle olunca safa bulur ve amurun kesafeti
yolundan gzellii ve deeri artar.
te o nr, evvel kendisine zahir olan kuts
mahedeyi unutur ve belki hereyi karanlk isimli
sevgilisinin gzliyle grmee balar. D grnlerin
heykellerine balanmaktan dolay kendi z vcudunu ve o
vcudun mahiyetini unutur. Bu yoldan, solun eamet cephesine
geer ve san keramet ve hakikatini kaybeder. Eer bu
kaplmann darlnda skp kalacak ve kurtulu yolunu
bulamyacak olursa, asl cevher ve istidadn ayak altna
alaca iin ona "yazklar olsun!" demek icabeder. Artk onun
iin hsran ve dallet gereklemitir. Eer ulv gayeyi ve

ebed gzellii bir anda sezip uyanacak olursa kahhar bir


ekilile geriye dner ve u msralar dilinden dnmez:
"Ey benim muradm ve midim; haccm ve ibadetim
senin iin...
Geride kalanlar, ister Allaha, ister taa
tapsnlar..."
Eer kendisine en gzel yolla alan murad grmek
ve Hakka ynelmek nasip olursa, bu defa karanlk nura tbi
olur ve nurun hkimiyeti altna girer. Ve eer bu yneli,
karanl unutacak ve nefsine ait eyleri btn halinde
iinden karp atacak dereceye ularsa, nurlarn nuru tecelli
eder. Ve perdenin tesindeki huzur meydana gelir.
Cesed ve ruh fenasna (yokluuna) ermenin yolu budur.
Eer bu yokluktan sonra bir de onda istikrar ele geecek olursa
sahibine, "vel" isim ve sfat yaktrlabilir. Bu takdirde o
velnin hli, u iki tarzdan biridir:
Ya mahedede istirak (kendinden geme) ve istihlk
(zaptedilmi, akl muvazenesi alnm, harcanm) haldedir.
Yahut, halk Hakka davet etmenin makamna erimi
olarak muvazenede, ii Hakla ve d halkladr.
Bu makam ise, sa taraftan, iyilerden ve mutlulardan
olma noktasdr.
Geri onun iin sa ve sol yok ve makam her taraf
tutmu ise de, uygun vaziyet, her hayrn karargh olan sadr.
Nitekim Allah ehli iin, "iki eli de hayrldr" denilmitir. Ve
artk ibadet ve kulluk makamnda, karanlk, nur karsnda
azalr.
mkn nr ile ruhu ve onun selyetini murad
etmekteyiz. Cihet ve istikmetle kaytl olan karanlktan da
muradmz nef'stir. Ayn ekilde btn (i) ve zahir (d)dan
muradmz, yine ruh ile nefs...
Biri ksa da sorsa:
- Halk davet etmek iin, erdikten sonra geriye
dndrlm vellerle, istihlk halinde (yoklua karm ve
kendisini kaybetmi) evliyay insanlarla temas halinde

gryoruz. O halde, devaml olarak ynelme ve istihlk


halinde olmann mnas nedir? stihlk edilmilerle, halk
davete mezun
bulunanlar arasnda ne fark vardr?
Cevab udur:
- stihlk hali, ruhun nefs ile beraber yneliinden ve
d lemi kaybediindendir. Ama d dnya uuru, duygular,
hasseler, kuvvetler ve uzuvlarla nefsin alkasdr. O alkay
bu melekelere kaplmadan muhafaza edebilmek, ancak
"mutmainne" derecesine, yni tatmin edilmi ve darda gz
kalmam olma seviyesine km olan nefs iindir.
Yahut da o nefs, toplayc, zletirici mnasna
(mcmele)dir. Ve artk duygular ve herey onun tafsiltdr.
Zira nefsin yrek dediimiz et parasna balan vardr ve
kalbin maddesi zerinde ruh ile nefs, kalbe ait toplayc
hakikati meydana getirmek zere balant halindedir. Ruhtan
gelen fsklar dorudan doruya nefse urar, orada icmale
(zlemee, hlsalamaya) kavuur ve nefsten uzuvlara
geer. Ruhla nefs, biri brnn icmali olarak anlanca da,
nefsin, istikllini kazanmasnda mahzur kalmaz, nefs ruh olur ve
sahibi tam muvzene halinde geriye dndrlm ekilde
halk irada memur olur. Bylece iki snf vel arasndaki fark
meydana kyor.
unu da bilmek lzmdr ki, snflardan ilki daima manev
sarholuk halinde, br ise uur ve temkin vaziyetindedir.
Derece olarak da ilkine eref, ikincisine de fazilet der.
Birinci makamda ak olan velilie kar, ikinci makamda
peygamber hviyetinden bir mna pay vardr.
Allah bizi vellerinin kerametiyle ereflendirsin ve
Peygambere bal kalmakta daim etsin...
Peygamberimize ve btn peygamberlere ve hepsinin
yaknlarna ve Allaha yakn olan meleklere ve salih kullara,
Kyamet Gnne kadar salt ve selm olsun...

Cilt: 1 - Mektup: 23

(Kmil olmyanlardan tarikat tahsil etmenin ve kfr


ehline mahsus tbirleri kullanmann felketlerinden bahseden
Abdurrahman isimli bir ahsa yazlm olan mektup...)
Hak, bizi ve sizi hlden uzak ve bo szden ibaret
ilimlerden korusun... nsanln Efendisi, siyah ve kzl derililere
de gnderilen Peygamber'e ve O'nun soyundan gelenlere ve
sahabilerine salt ve selm olsun...
Msra:
"Szne inanlana rahmet olsun..."
Benim doru ve iyi kardeim!.. Mektubunuz gelip de olup
bitenleri renince zevk ve saadetimden u beyti syledim:
"Gnderenin yzne hasretimi,
Gnderilenin vznde dindirdim..."
Benim, kemle kabiliyetli kardeim!.. Hak, muradnz
gerekletirsin.. Bu dnya, sadece hiret ekininin tarlasdr.
Yazklar olsun o kimseye ki, bu dnya frsatn karr, kabiliyet
topran ekmez ve fazilet tohumlarn heba eder.
Tarlann bo braklmas veya heba edilmesi, ya ona bir
ey ekmemek ve onu kendi haline brakmakla, yahut ve en fenas,
kt tohum atmakla olur ki, ikincisi ilkinden, kyas kabul
etmiyecek derecede zararl ve fesaddr. Tohumun kt ve zararl
olmas gibi saptr.
Keml, keml sahibi bir rehberden sohbet tahsil etmekle
meydana gelir. Zira kemlsiz rehber, Allaha eren yolla ermeyeni
birbirinden ayramaz. steklilerin de kabiliyetlerini tanyamaz ve
cezbe yollarn slk yollarndan ayrp meydana karamaz.
Byle olunca da isteklinin hli cezbeye uysa bile slk lsne
uymaz. Zira kemlsiz rehber, hli cezbeye msait olan istekliyi,
slk yollarndan geiremeyince onu da kendisi gibi saptr. Ama
keml sahibi rehber, eline bylesi geince, ilk i olarak, ondaki

fena tesirleri silip yok etmee bakar ve hereye yeniden


balamay esas tutar. steklinin kabiliyet tarlasn iyi tohumlarla
ekmek, ancak bu temizlikten sonra olabilir. Kt sz,
yeryznde karar klmaz, dalr, gider. yi sz ise aa gibidir ve
kk zerinde karar klcdr. Dallar ve yapraklan ge
dorudur.
mdi:
Kmil ve kemle erdirici rehberin sohbeti, topra altna
evirici ve hayat verici iksir gibidir. Nazar da deva ve ifadr.
Onun sohbeti olmadan Allaha eri imknszdr.
Allah, bizi ve sizi, Mustafa'nn eriat caddesinde sabit ve
devaml yryenlerden eylesin... Salh bulmann usul, kurtulu
ve saadetin yolu, mutlak olarak odur.
Beyit:
"O, iki cihan saraynn yz suyudur;
O kapnn topra olmayann bana toprak...
Bu bahsi O'na salt ve selm ile bitirelim...

Gnderdiiniz ztn naklettiine gre oradaki airlerden


biri, "Kfr" lkabn kullanyormu... Halbuki kendisi
seyyidlerden ve byklerdenmi... O hlde bu ktler kts
ismi nasl kullanabiliyor? Mslmana lyk olan, byle isim ve
sfatlardan, ldrc canavardan kaarcasna kamasdr. Kfr
ehline aykr bir insan, Allah ve Resuln ve btn
mslmanlar inkr edici bir sfat nasl mahlas olarak
kullanabilir?
Baz bykler, manev sarholuk halinde kfr szleri
etmiler ve bu soydan hareketlerde bulunmularsa da, bu szler
ve hareketler te'vile tbi ve msaittir. Te'vil ise, "sekr" dediimiz
manev sarholuk haliyle baz byklerde, baz haller ve artlar
altnda zuhur eden szler ve hareketlerin uur ve tekliften uzak
olmasdr. Byleleri, halleri yznden, mazurdurlar. Fakat bu
mazur uursuzluk halini uurla taklit etmee kalkmak, kfr ve
dalletten baka birey olamaz. Herey iin bir mevsim ve art
vardr ki, o ey ancak o mevsim ve art iinde gzel,

bakasnda ise irkindir. Akl ve sezii yerinde olan, bu


mevsim ve art farklarn kestirir.
Bu taraftan edilen srar ve iltimas, o airin bu ismi
deitirmesi yolundadr. Mesel "Kfr " lkabn "slm" ile
deitirebilir. Mslmana yakan sadece budur ve
mslmanlarca sulanmadan kanmak gerektir.
Bize: "Mslmanlarca sulanacak ilerden saknnz!"
diye emir buyurulmutur.
Hidayette olanlara selm olsun...

Cilt: 1 - Mektup: 24

(Kl Hana yazlmtr...)


Allah size selmet ve afiyet ihsan etsin... nsan daima
sevdiiyle beraberdir. Bu l o kimseye aittir ki, kendisinde
Allahla olmay sevmekten baka alka bulunmasn... Ve
Allahtan baka kimsenin yzn grmee iktidar olmasn...
Bylelerinin d grn her ne kadar halkla beraber ve
onunla uramakta hissini verse de, ileri Hakka bal ve yalnz
onunla meguldr. te zahirde halk ve btnda Hakka iliik
sofinin hli budur. Bunlar, hakikatta Allah ile olucu ve insanlarla
ilikisizdir. Sevgilerinin asl halka taallk etmez, yalnz Allaha
baldr. Bu muhabbeti halka yneltip paralamazlar ve "masiv"
dedikleri d leme dlmezler. Herhangi bir dilek sahibi olmak,
mal, mlk, evlt, mevki, eref, halk nazarnda itibar gibi eylere
kymet vermezler. Onlara mlik olsalar da sevginin topyekn
Allaha mahsus yekpreliinden feda etmezler. Halka kar
muhabbeti de nefse mahsus sevginin teferruatndan bilirler. Nefse
mahsus muhabbet zail olduka halka olan da snp gider. Her
zaman ve her mnasebetle grlyor ki, kulun Allahtan hicab
daima nefsi yzndendir. Yoksa hicap, perde, d lem deildir;
daima nefs, daima nefs... Zira lem, ztiyle kulun murad
deildir ki, perde olabilsin... Kulun murad daima nefsidir, Allah

ile kul arasndaki perde, daima kuldur, bakas deil... Nefsin


arzularndan boalp temizlenmedike Allaha ermek ve Hakk
murad edinmek mmkn olmaz. Allah sevgisi de kalbe
yerleemez. Byk devlet, ancak ztn tecellisine bal olan
mutlak fena (yokluk)dan sonra gerekleir. Zira karanln
kalkmas, gnein domasiyle olur. Zat muhabbet dedikleri
sevgi hsl olunca sevenin gznde, sevilenin zevk veya elem
vermesi msvileir ve ite o zaman insan nefsten kurtulup
ibadetini Allah iin etmee balar. Zira zevk istemek veya
elemden incinmek, yine nefse mahsus hallerdendir ve Allahn
yaknlar bu kayttan kurtulmulardr. Ama "ebrar" denilen,
ibadetleri yerinde cennetliklerin gsterdikleri kulluk, korku ve
tamah yzndendir ki, bu hl, dorudan doruya nefsin
eseridir. Bunlar, Allahn ztna ak seviyesine henz
ulaamamlardr.
Onun iin:
-"Ebrar"n iyilikleri, "mukarrbn"in ktlkleridir.
Denilmitir.
Yni nefsiyle hareket eden cennetliklerin sevab, Allaha
yakn olanlarn gnahdr. nk ilk ksmn iyi hareketleri bir
cepheden iyi iken baka bir cepheden ktdr. Allaha yakn
olanlarn iyiliklerinde ise hi bir ktlk bulunmaz.
Hatt "mukarrib"lerden, yni Allaha yakn olanlardan
"bek-y ekmel" ismi verilen en stn beka haliyle tahakkuk
etmi olanlarda bile, sebepler lemine indikten sonra korku ve
tamahla ibadet edenler grlmtr. Lkin onlarn korku ve
tamahlar kendi nefslerine bal deildir. Belki onlar tamahlarn
Allahn rzasna balayarak ve onu gcendirmekten korkarak
ibadet ederler. Yine onlarn cenneti istemeleri, Allah rzasnn
makam olduu iindir. Nefsin hatr iin deil... Yine onlarn
cehennemden korkmalar, orasnn ilh gazab yeri
olmasndandr, nefslerinin esaretinden kurtulmular ve Allaha
kar tam ihls ehlinden olmulardr. te bu rtbe orta
"mukarrip'lerinkinden ok stndr. Bu rtbeye ulaanlara,
husus velilik derecesiyle tahakkuktan sonra neblik
kemllerinden bir nasib pay vardr.
Sebepler lemine dndrlmeyen kimse "mstehlek",
harcanm evliyadan olduu iin neblik makamnn

kemllerinden pay alamaz. Byle olunca da bakalarn


kemllendirmek ehliyetine eriemez.
Allah bizi onlarn ruhaniyetinden faydalandrsn...
Cilt: 1 - Mektup: 31

(Tevhid'e dair...)
Benim iin bir dervi, bir eyhin huzurunda yle demi:
- O, "Vahdet-i vcut"u inkr eder.
Bana bunu nakleden zat da, bu bahisteki grm
anlamak istiyor. Mademki sual var, cevabna katlanmak
lzm...
Biz, tevhit ehli merebi zerindeyiz. Pederim de zahirde
bu merep zerindeydi; her trl tarikat ve btn kemallerine
ulamt. Benim yolum da ayn oldu. Ben de ayn merepten,
ilim ve btn vastasiyle hissemi aldm.
Allah, beni sadece fazl ve keremiyle, bir mridin
eteine yaptrd. Bu mritten yolun edeplerini rendim.
Onun sayesinde en dakik srlar zebildim. Vcud tevhit,
bana, en mahrem tecellileriyle grnd. Yalnz bir tanesi
mstesna... Bu, Muhiddin-i Arab Hazretlerinin mizac ve
anlayna bal bir incelik ve tecelli beyandr.
"Fsus" sahibi (Muhiddin-i Arab) Zat tecelliden bahsetmiler
ve onun daha ilerisinde herhangi bir ykselme olmadn,
tesinin srf adem (yokluk) olduunu sylemilerdir. eyh
hazretleri, o tecelliye (Zat tecelli) ve ona bal ilme mazhar
olanlarn, velilikte niha dereceye ykselmi bulunduklar
kanaatindedir.
Nihayet bu tecelli beyannn da iyz bize malm
oldu. O zaman bize yle bir sekr (manev sarholuk) musallat
oldu ki, eyh hazretlerinin halini anlamak kolaylat. Bylece,
en ileri derecede bir manev sarholuk nnn, insan
srkliyecei galatlar, nazarmda tamamiyle belirmi oldu.
"Vahdet-i Vcut" ve Zat tecelli dvasnn belirttii
nisbetlerle Allah arasnda hibir mnasebet olmad, bizce,

yakinin yakini halinde sabittir. Hak ehlince oktan beri karar


verilmi olduu gibi, ihata ve yaknlk ancak ilmdir; ve Allah
hibir eyle ittihat halinde deildir. Vcudu vacip olann, vcudu
mmkn olanla ittihad muhaldir. Gariptir ki, Muhiddin-i Arab
ve ballar, Allaha "mutlak mehul" derler ve onu hibir
hkmle mahkm bilmezler; buna ramen Zat ihata, yaknlk
ve mahiyet isbatna kalkarlar. Bu, byk bir yanltr ve Allahn
zatn tehis yolunda yersiz bir cesarettir. Doru olan, Snnet ve
Cemaat Ehli limlerinin buyurduklar ilm ihata ve yaknlktr.
Yani Allah, ki btn lemlerden mnezzeh ve mcerrettir,
lemleri zatiyle deil, ilmiyle ihata etmi ve ona yaklamtr.
Baz mnevi hallerin istils ve niha murakabe
melekesinin kaybolduu anlarda aza alnan "Vahdet-i vcut"
dvas, bu fakire pek giran gelmekteydi. Bana en byk
strab veren bu trl tevhit ifadesinin versndaki son hakikati
ve bu son hakikatin ulviyetini henz kavryabilmi deildim.
Allaha btn kalbimle ynelerek yalvardm ki, bendeki bu ilm
ve er' kanaat zail olmasn; ve ben en ileri keif noktasndan
bu kanaati gerekletirebileyim..
Nihayet duam kabul olundu, nmde hibir hicap kalmad,
hakikat bana olduu gibi tecelli etti. Grdm ki, lem sfat
kemllerin aynalarndan ibarettir ve ilhi isimlerin zuhuru
mahallidir. Yoksa "Vahdet-i vcut" ehlinin vehmettii gibi,
"zahir" ile "mazhar" ve "glge" ile "vcut" birbirinin ayn
deildir. Bu nokta yle derin ve girift bir incelik merkezidir ki,
orada oklarnn aya kaym ve oklarnn kalbindeki hiss
selmet bozulmutur.
Bu incelii bir misal erevesi iinde belirtelim:
Mcerret bir ilim ve o ilme sahip bir lim tasarlyalm!
te bu ilim ve limin kemllerini zuhur arsasna karmak iin
icat edilen harfler ve sesler, o mcerret hakikatlerin aynalar
mevkiinde kalr, bizzat asllar ve kendileri olmaz. Harfler ve
sesler mnann bizzat kendisi, ihata edicisi, yakn ve mahiyeti
olmad gibi, asl mnann onlardan da mcerret bir seviyede
kald, her selim akla malmdur. Aradaki btn alka, zhiriyet
ve mazhariyet mnasebetinden ibarettir. te bu mnasebettir
ki, bazlarn hakikatsiz vehimlere drr ve "nefs-l-emr"in her

dellet ve iaretten stn olduu prensibini unutturur. Btn bu


lem, "mazhar"lar ve "medll'ler plnndan ibarettir; ve
lemdeki tecellilerin, ayn zat olarak aslla hi mnasebeti
yoktur. Gerisi sadece evham ve hayal!..
Bu evham ve hayallere dmenin baz sebepleri vardr.
Balca sebep, ak ve muhabbetin istilasdr ki, o anda sevenin
gznde sevilenden baka hibir ey kalmaz ve bu vaziyette k
kendisini yokluk lemine ataca yerde, kk bir his
srmesiyle, varlk isnat ettii eyleri sevgilisinin kendisi
zannetmee balar. Nihayet Zat yaknlk hkmn verir. Bu
nevi tevhit, dorudan doruya uurla Vcud Tevhide kail
olmaktan daha stn ise de, yine hakikatin ruhuna ve eriate
uygun deildir.
"Vahdet-i vcut" mezhebinin srf zevk ve hal galebesi
yznden mazur telkki edilmeleri icap eden byk, fakat en
bynden daima kk velileri sulandrlmaz iseler de,
bunlar taklit yolunda lfazanlklara girienler, son derece
suludurlar. Mtehitlerin mukallitleri hata etseler bile sevaba
nail olurken, bu gibi keif ehlinin taklitileri, taklitleriyle sadece
hata kazanrlar.
Velilik dairesinin kutbu olan ah- Nakibend Hazretleri,
gze, kulaa, hisse ve btn idrak vastalarna tecelli eden her
eyin "O"ndan olduunu, fakat "O" olmadn beyan
buyurmulardr. Bu hikmet, tevhit bahsinin ruhudur.

Cilt: 1 - Mektup: 36

(eriat ve ibadet hakknda...)


eriat ksmdr: lim, amel, ihls... Bu esaslarn
herhangi biri insanda yerine gelmedike, onda, eriat
gereklemez. nsanda eriat gerekleince de, o insan zerinde
Allahn rzas karar klar. te btn dnya ve ahiret byklerine
kefil olan sonsuz kymet, bu rzadadr. Tasavvuf ehlinin bal
bulunduklar tarikat ve hakikatten her biri, nc esas olan
hlasn tamamlanmasna dayanr. Bylece tasavvuf ehli, eriatin
en gerek hizmetileridir. Hedefleri de tek kelimeyle eriati tekmil
etmektir; yoksa ondan baka, ayr ve mstakil bir yola girmek
deil. eriat btn ruhuyla kavramak ve btn ruhuyla eriate
balanmak demek olan bu nokta, ona en salam ball
gerektirir. Sofilere, tarikat yolunda zuhur eden baz hller,
marifetler ve ilimler, l maksat ve dvadan deildir. Belki, tarikatte
ocuk derecesinde bulunanlarn terbiye ve oyalanmasna yarayan
vehim ve hayal kabilinden eylerdir.
Bizzat Sofilikte de en stn gaye, her eyden vazgeip ve her
mazhariyete yz evirip intisap ve cezbe yolunun nihayeti olan
rza makamna ulamaktr.
Bizim, tarikat ve hakikat yolunun menzillerinde saplanp
kalmamak gerektiini belirtiimiz, sadece, rza makamnn kaidesi
olan hlasn elde edilebilmesi iindir. Bin tecelli ve mahede
geirmilerden sade biri bile ihls devletine ve rza makamna
varamaz. Ruhu ve kafas dar olanlardr ki, baz tecelli ve
marifetleri asl gaye sanrlar ve yalnz onlar elde etmee
alrlar. Bunlar, vehim ve hayal zindanna tklp eriat srrnn
kemlinden ksz kalmaya mahkmdurlar.
Elbette, son makam olan ihlsa erebilmek, yolun br
menzillerinden de gemee baldr. Fakat bu menziller daima
vasta ve balang bilinecek, asla gayenin kendisi sanlmyacaktr.
Bu fakire, bu sr, tarikat yolunda ve nice senelerden sonra
akland; ve eriatin btn hakikatiyle gereklemesinden baka

bir emel, nazarmzda tutunamad.


Size selm olsun...

Cilt: 1 - Mektup: 39

Evet, btn eser ve kazan kalb vastasiyledir; ve


mcerret sur amellerden ve resm ibadetlerden bir ey
beklenemez.
Allah, bize, kendisinden gayri her eyden kamak ve
yalnz kendi kuds canibine ynelmek nimetini ihsan buyursun;
btn beeriyetin Efendisi yz suyu hrmetine...
Evet, btn kr kalb yoluyladr; ve o, Allahtan gayrisiyle
megul ve baka eylerle giriftar olduka haraptr. Sadece d
plna bal ameller ve ibadetler hi bir kapy amaz. Allahn
(masiva-d lem)ine balanmamaktan kalbe selmet gelmeli...
Ve bunun iin, buna taallk eden iyi amellere -ki eriat onlarn
kadrosudur- balanmak zevk ve teebbs domaldr ki,
maksat yerine gelsin...
Amelsiz selmet davas da batl kalpten gelir. Allah bizi
kt zan ve itikatlardan korusun...
Allah Sevgilisine sonsuz salt ve selm...

Cilt: 1 - Mektup: 41

Peygamberler Peygamberinin Snnetine rabet... Tarikatla


hakikatin, eriati tamamlayc bilinmesine dikkat... eriat ilmiyle
de gerek tasavvuf ilmi arasnda hi bir fark olmadn
anlamakta basiret...
Btn keml dvas bu incelikler zerinde toplanr ve
velayet makamnn son basama, btn bu inceliklerin niha
ifadesiyle (Sddkiyet - Hazreti Ebu Bekirin makam) derecesinde
karar klar.
Efendimiz, lemlerin Rabbinin Sevgilisidir. yi ve gzel
olan her ey o Sevgili iindir. Onun iindir ki, Hak, Kitabnda,
Sevgilisine byk ve esiz bir yaradl ve ahlkla vcud verdiini
haber verdi. Cihann Efendisinde i ve d lemler keml
halindeydi ve birbirlerine asla aykr bulunmuyordu. Bu bakmdan
gerek marifet ve eri, zahirle btnn birbirinin tamamlaycs
halinde, birbirleriyle ahenk belirtmesi ve hi bir aykr ifadeye
imkn brakmamasdr.
Mesel: Yalan aza almamak eriattr. Kalbe giren yalan
nefyetmekse tarikat... Kalbe giren yalan cehd sarfederek
nefyetmek tarikat iken, cehdsiz ve emeksiz atmak da hakikattir.
Tarikat ve hakikat yolcularna, eriatin zahir plnna aykr
bir hl zuhur edecek olursa, bu, mutlaka, yolun baz hususiyetleri
yznden dlen manev sarholuk sebebiyle olur. Onlar aylp
tabi hle geldikleri zaman btn ayrlklardan hi bir ey
kalmadn ve btn mesafelerin kaybolup gittiini grrler.
Birde bakarlar ki, eriate zd gibi duran ilim ve idrk adna
ellerinde hi bir ey kalmamtr.
Bir zmre srf manev sarholuk ve
muvazenesizliklerinden dolay zat ihataya, yani Allahn ztile
kavranlabileceine inanmtr. Onlar bizzat Allah, lemin muhiti
bilirler. Bu anlay, Hak ehli limlerinin anlayna zddr. Zira
onlar Allahn, ztile deil, ilmiyle lemi muhit olduu
kanaatindedirler. Gerekten bu zahir limlerinin kanaati, hakikate
brlerinin anlayndan ok daha yakndr. Allah, hi bir hkmle
mahkm ve hi bir ilimle malm deildir. Onu, mahlkunun

kavray haddine sokarken, her hkm nasl ve ne trl olursa


olsun, yanltr. Oras, insan iin niha hayret ve mutlak gaflet
makamdr ve o diyarda mnhasr bilgisizlikten baka bir eye yer
yoktur. Her trl idrk ve mefhum oyununa kar asla amaz bir
mizan halinde, Hakkn, hi bir beer ihataya smayaca, giriftlii
nisbetinde basit, yle bir bedahettir ki, bunun aksini iddia
edenler, zatn ihatas tabiriyle onun ilk taayynn kasdetdiklerini
syleyerek nefslerine bir zr tedarik etmedike asla
affedilemezler. Fakat bu taayyne, zatn ayni diyenler; biroklarn
artan, ba dnmesine uratan ve derinliine doru eken lm
uurumuna yuvarlanp giderler. Onun taayynn bilmeyenler bu
taayyne zt derler. "Vahdet-i vcut" tabir edilen ilk taayyn
btn mmknler lemine saridir. Bu bakmdan zatn ihatas gibi
bir hkm doru grnr. Fakat bu incelerin incesi noktada u
sonsuz nkte vardr ki, Allah kendi (Msiva-D dnya)snda
mevcut her eyden mstani, mcerret ve mnezzehtir. Elde bu
mizan bulunduka bu taayynler hakikat yolunun gerek
kahramanlar gznde de sabit olsa yine onlara Allah iin zait
nazarlarla bakarlar ve Hakk onlardan tecrid imknna ererler.
Bylece taayynlerin ihatasna, zatn ihatas demezler ve demek
istemezler.
mdi, bu lyle zahir limlerinin gr, br trl gren
tasavvuf ehlinin grnden daha ulvdir. nk o trl tasavvuf
ehlinin ne kadar mcerret olursa olsun grebilecei zat, ilim
ehlinin gznde yine ve daima (Msiva - D lem)e dhil
olmak icap eder. Byk srra varanlarn indinde, btn irfannn
eriate uygunluu o nisbette tamamdr ki, kprdamaya imkn
bulunamaz. Velayet makamndan stn olan "Sddkiyet"
makam budur ve bu makamn fevkinde yalnz nbvvet makam
vardr. Selt ve Selmn hedefi olan Peygamberler Peygamberine
vahy yoliyle gelen ilim, "Sddk"a ilham vastasiyle almtr. Bu
iki ilim arasndaki fark sadece vahy ve ilham arasndaki farktan
ibarettir. Sddkiyet makamndan aa her makamda ise bir para
"sekr-manev sarholuk" daima mevcuttur. Tam ve kmil ayklk
ve tam ve muhteem muvzene, yalnz "Sddkiyet"
makamndadr. "Sddkiyet" makamnn yolu olan ilham ile
nbvvetin vahyi arasndaki fark ise, vahyin melek vastasiyle
oluundan asla hataya yer brakmamas, ilhamda ise en ulv

merkeze, kalbe hitap etmesine ramen kalbin akl ve nefsle alkas


yznden asgar bir hataya imkn gstermesidir. Nefs itminan
derecesine kt zaman bile kendi asl sfatlarndan uzaa
dmez. Hatt sfatlarn kaybetmemesinde bir takm faydalar
vardr. Eer nefs kendi sfatlarnn bir daha zuhuru imknndan
tamamile uzak dseydi terakki ve tekml yolu kapanm olurdu.
O zaman ruhta meleklik hkm srer ve o bir makamda mahpus
olur, kalrd. Ruhun terakkisi nefsin muhalefetiyledir. Nefste
muhalefet kalmaynca terakki nasl olur? Kinatn Efendisi bir
cihaddan dnlerinde yle buyurdular:
"- imdi kk cihaddan byk cihada gidiyoruz."
Ve byk cihaddan maksatlar, milyonluk ordularn
milyonluk ordularla enginden milyonlarca defa byk bir man
halinde, tek ferdin kendi nefsiyle cihada girimesiydi.
Nefse muhalefet, onun ektii istikmete gitmemekle olur.
Belki de imkn nisbetinde o muhalefeti murad etmekle.. Zira
nefsin srkleyilerine tam mansiyle kar koyabilmek,
tasavvuru kabil bir i deildir. Olsa olsa mukabil iradeyle olur. Ve
nedamete, pimanla, tvbeye dmek ve Allaha snmak
yoliyle... Bu ekilde yle nlar ele geer ki, bir yllk kr bir
saatte gerekleiverir.
Bu mevzuun esas, mektubumuzun banda sylediimiz
gibidir. Sevgilinin ahlk ve ekli bulunan her nesne yine Sevgiliye
olan balliyle sevgili olur. lemlerin Efendisine uymakta
gayret ve hassasiyet, sevgililik makamna gtrr. Her akll, zahir
ve btn yoluyla Beeriyetin Fahrine uymaktaki srr anlyabildii
nisbette akl bulur.
Uzun konutuk; af buyurunuz! Mutlak gzelden, sze
gzellik geldike, lf ne kadar uzasa yine ksa deil midir?

Cilt: 1 - Mektup: 43

Tevhit iki ksmdr: uhd ve vcd.. uhd tevhit odur


ki, madde ve mna gzne grnen her eyde bulunacak messir
(Bir)den ibarettir. Vcd tevhit ise var olarak yalnz (Bir) mevcut
tanmak ve ondan bakasn yok bilmek ve grmemektir.
Bylece vcd tevhit (ilmel-yakn-ilimle grlr),
hud tevhitse (aynel-yakn-ayniyle grlr) cinsinden oluyor.
hud tevhit, bizim tarikat yolumuzda bir zarurettir. Halis
fenay bulmak ancak bu tevhitle gerekleebilir. (Aynel-yakn)
onsuz ele gemez. Zira (Bir) olan grmek, onun istils
zamannda O'nun (msiva-mahlklar lemi)ni grmemek gibi bir
netice dourur ve bu yzden mth ayak srmelerine yol alr.
Vcd tevhit zarur deildir. (lmel-yakn) onsuz hasl
olabilir. Yine (ilmel-yakn) O'nun (msiva)snn yok bilinmesini
art komaz. Mesel bir insan gnein vcudunu grse, bu
grn kendisini istil etmesi, br yldzlarn yok bilinmesini
gerektirmez. Fakat gnei gren, elbette yldzlan grmek
istemez ve grmez. Amma bilir ki, yldzlar yok deildir, vardr,
sadece gizlenmi ve gnein nur aaas altnda malp hale
gelmilerdir. Byle bir nda yldzlarn vcudunu nefyetmek,
inkr makamnda kalmaktan baka bir ey olmaz. te bu
bakmdan, Allahn (msiva)sn nefyetmekten ibaret olan vcud
tevhit, akla ve eriate muhaliftir.
hud tevhitde, yni her eyde (Bir) olan messiri,
messir olarak grmekte, akl ve eriate hi bir aykrlk yoktur.
unun gibi ki, gne doarken yldzlan yok bilmek, hakikate zd
durmaktan baka bir ey deilken, o nda yldzlar sadece
grmemek ve grmek istememekte, doruluk ve iyilikten baka
ne olabilir.
Vcud tevhidin insana verdii ba dnmesi ve sarholuk,
hakikatte gzn kararmas ve her nisbet lsn kaybetmesidir.
Bu vaziyete den insan, eriatin zahirine muhalif szler etmee
balar. Bir oklan vcud tevhide malup olmular ve gerek
kemli hi bir bakmdan zedelemesine imkn bulunmayan eriatin
zahirini zedeleyici edalar taknmlardr.

Mansur (Hallac)n "Hak benim!" ve Bayezid (Bestam)nin "Sbhan benim!" gibi szleri, ite bu halden gelir. "Hak
benim" sznn gerek mna ve hikmeti, "Hakdr, ben deilim"
demek isterken, Mansur kendini gremedii iin bu hikmeti
bylece yerine getiremedi ve sarholuktan "Hak benim!" dedi. Bir
insan ki, hem kendisini grr, hem de "Hak benim!" der, onunki
sadece ve btn iddetiyle kfrdr. Fakat Mansur ve Bayezid'lar
mevkiindeki insanlar hayret makamnda eridikleri iin o nda
kendilerinden hkm sukut etmitir. Mazurdurlar. Bayezid'in
"Sbhan benim!" sz de yine hakikatte (Sbhan) tenzihtir;
kendisini, kendi nefsini tenzih deil... Bayezid bunu, kendini
kaybettii ve bir trl bulamad iin byle sylyor. Ona da bu
manev sarholuk halinden dolay bir hkm terettp etmez.
Fakat en basit ve umum mnada bu szleri kyaslar lemine ekip
taklit ve mdafaa edenler, derhal kfre derler. Byk keml
yolunun byk kahramanlar ise, bu makamlardan ileriye geip
(Hakkelyakn-bizzat onu onunla grmek ve onda yok olmak)
makamna varnca byle kelimelerden hi birini kullanmazlar,
onlardan ok ekinirler ve itidal terazisinin muvazenesini daima
muhafaza ederler.
Zamanmzda Sofi geinenlerden bir ou, bilir bilmez,
vcud tevhidi ortaya atp ondan baka keml kabul etmezler;
bylece ilimde kalp (Ayn)a eremezler; stelik, vcud tevhidin
manevi sarholuktan gelen kelimelerini kendi hayallerine nisbet
ederek, kendi nefs ve nevalarna gre lf eder, dururlar. Bilmezler
ki, hayret ve ilim bir yerde toplanamaz. Belli olmutur ki, vcud
tevhit sahibi (Aynel-yakin)den hisse almamtr. Halbuki hud
tevhit sahibi, hayret makamndan terakki edip marifet makam
olan (Hakkel-yakin)e eriince orada hayretle ilmin bir araya
geldiini grrz.
Bir misal daha: Ryada kendisini padiah gren ve
padiahlk artlarn nefsinde bulan, malmdur ki, padiah deildir;
padiahn sadece misali suretini kendisinde bulmutur. Halbuki
padiahln, misal suretle hi bir mnasebeti mevcut deildir.
Ama bu hal, hut yolundan, yni misali suretlerden toplanacak
mna ve dellet yolundan olur; ve o ahs, kendisini gre gre, ne
olduunu ve olmadn tanmakta devam eder ve yok sand
nefsinin an tuzana dmekten korunursa, Allahn inayetiyle bir

gn gerek padiahla erebilir. Olmak yolunda olmakla, bilfiil


olmak veya oldum sanmak arasnda byk fark vardr. Birok
maden vardr ki, ayna olmaya istidatldr; ama tamamiyle ayna
haline gelmedike ele alnmaz ve iine aksedecek gzelliin ne
olduunu hayal ettiremez. Din ve tasavvufun en ince, en girift ve o
nisbette tehlikeli, etin noktas ite budur. Btn bu incelikleri,
nefslerine, keyiflerine, son derece dar ruh yuvalarna
sdramadklan ve doru bildikleri halde bu "doru"yu
tamamlayc doruya erimedikleri iin boyunlarn mukaddes
eriat boyunduruundan zerler ve dallet ukurunda yatarlar.
Duamz, Allahn bizi kt inan ekillerinden
korumasdr. Allahn selmeti zerimizde olsun.

Cilt: 1 - Mektup: 44

nsanolunun efendisi...
Kyamete kadar insan ynlarnn doru yol hedefi...
Balarn ve sonlarn tac...
Hakkn izniyle efaat makam...
Kyamet gn Hamd sancann taycs...
Allahn Sevgilisi...
Nebiler zincirinin tamamlayc halkas...
Evet, o, Hazreti dem evldnn efendisi ve smadr.
Allah nebilerinin mmet bakmndan da en zengin olandr. Hair
gn, mezarlar yarld zaman, hepsinden evvel onunki
akkolacaktr. O andan itibaren gnahkrlar, hairleriyle beraber
efaatlarna maliktirler. Cennet kapsn evvel o alacaktr ve
Allah, evvel ona kapy aacaktr. Ellerinde tayacaklarn Hamd
sancann altnda Hazreti Adem'den balayarak btn nebiler
huzura kavuacaklardr.

O, o Peygamberdir ki, buyurdular:


- Dnyada ballarn sonu ve hirette ihsan
greceklerin ba biziz! Ben tefahr iin sz sylemem!
lemlerin Rabbinin Sevgilisi ve peygamberlik atllarnn ba
svarisi benim! Peygamberlik bende nihayet bulur ve bunlar
tefahr iin sylemem! smim Md ve babamn ismi Abdullah
ve ceddimin ismi Abdlmuttalip'tir.
Allah dnyay yaratt zaman, beni onun hayrls kld
ve mahlklarn iki frkaya blp bana hayrllarn frkasn
balad. Sonra insanlar binbir kabileye ayrd ve beni hayrllarn
kabilesinden eyledi. Sonra onlara birok evler ve meknlar
verdi ve beni evlerin ve meknlarn en hayrlsna emnet etti.
Ben, her cihetten ve her noktadan en hayrlym. Maher gn
ben, btn mahlklardan evvel zuhur ederim. Maher arsasnda
toplananlarn mnada yol gstericisi ve rehberi benim. Tekrar
dirilmenin korkun gnnde, insanlar sz sylemee kudret
gstermiyecekleri zaman, ben, efaat iin koacak olanm...
Durak noktasnn dehet saan caddesinde btn mustariplerin
efaatisi, ellerinden tutucusu, kurtulu mjdecisi, benim...
Cennet kaplarnn anahtarlar elime teslim edilecektir. Kyam
saati Hamd Livasnn altnda, benim himaye kanadm
alacaktr.
Allah derghnda zatiyle ve sfatiyle insanolunun en
ereflisi, benim... Cennet bahelerinin hcrelerindeki ince
endamlar berrak ve saf hizmet ediciler benim vcut evimi Ka'be
gibi tavaf edeceklerdir. Kyamet gn, phesizdir ki, nebler
cemaatinin imam ve efaat minberinin hatibi, benim... Ve btn
bunlardan tefahr etmem, gurur duymam...
phesizdir ki, hilkatin gaye illeti olan (Selt ve Selmn
sahibi yaratlacak olmasayd, Allah, bu dnya ve kinat
yokluun karanlndan, icad meydannn na karmazd,
Yaradc rbubiyet srrn aa vurmazd.

te Beeriyetin Efendisini tasdik ve kabul etmi


olanlardr ki, mmetlerin en hayrlsdr; onu tasdik ve kabul
etmeyenler de insanolunun en beterleridir.
Cihanda herey, hereyin kurtulu ve ebed saadete eri
dvasnda O'nu tasdik ve kabule mahkm... Bu itikat noktas bir
kere yerine geldikten sonra, insan, slm yolunda gerek bir
devlet sahibine rast gelip, Bykler Bynn Snnetine,
eriatna davet edilince iyilii ve ameli ne kadar az olsa da, az
oa ve yoku vara ulatrr.
nad ve inkr ehlinin istils vaktinde, balln en
k bile kazanlarn en byn seer. lemlerin Rabbinin
Sevgilisine bal olanlar sevilmi olmak mertebesine ererler;
bunun yannda sevmi olmak mertebesi nerede kalr? Herkes bal
olduu ruh ve maddeyi kimde grrse onu sever, mnkirleri de
buna kyas etmek ve ayn lyle muhakeme etmek lzmdr.
Selm, Kyamet gnne kadar btn kinatn balsna
olsun!..

Cilt: 1 - Mektup: 46

Allah Resulnn Haktan getirdii ve bildirdii eylerin


hepsi, btn halinde bedahet ifade eder ve hibir delile muhta
deildir. Allahn vcudu, birlii ve Peygamberinin doruluu
idrak kuvvetinin manev marazlardan ve kt illetlerden uzak
olduu nisbette bedahete yaklar. Bedahete yaklatka da fikir ve
delil kymetten der, lzumsuzlasn drak kuvvetinde fikir, nazar,
delil ve isbat, ancak illetin vcudu ve marazn tezahr
zamannda olabilir.
Kalbdeki marazn ve gzdeki lekenin silinmesinden
sonraysa, bedahet ve aklktan baka hibir ey kalmaz. Mesel
safrav olan bir kimse iin, bu illet zamannda, baz nebatlarn

tatl olmas, ancak delile muhta bir hdisedir. Fakat illet geince,
hi de byle olmaz. Netekim, biri iki gren bir ann hali,
mazeret ifade etmez mi? Anlalyor ki, delil yoluyla gelen bir
inan hem ok zor, hem de byk feyzden mahrum bir olutur.
Onun iindir ki, kemlli iman mevzuunda, kalbdeki marazn
giderilmesi balca dvadr.

Cilt: 1 - Mektup: 47

Devlet reisinin halka nisbeti, kalbin bedene nisbeti


gibidir. Eer kalb salhta olursa vcut da salhta olur. Eer kalb
fesatta olursa, vcut da fesatta... Devlet reisinin iyilii lemin
iyilii, ktl de lemin ktldr. Gemi devirlerde
Mslmanlarn bana neler geldiini bilmezler mi? lk ve slmn
henz meydana hkim bulunmad devirlerde bile, zaaf bu
dereceden fazla deildi. O zamanlar Mslmanlar kendi dinleri,
kfirler de kendi yinleri zerindeydi. Kfrdekiler, kfr
hkmlerini aka yerine getirirken, Mslmanlar, slmlk
kanunlarn belirtmekten cizdiler. Allahn Sevgilisini tasdik edenler
zell ve hakr, inkr edenler de izzet ve itibar mevkiindeydi.
Dnyaya bal din limlerinin sohbetleri ldrc zehir,
fesatlar da sari hastalktr. Eski devirlerde meydana gelen her bel,
bunlarn eameti yznden oldu ve i bandakileri bunlar yoldan
kard. Dallet yoluna sapan yetmi iki milletin rehberleri hep
bu trl kt yol limleridir. Bu zamann sofi grnen cahilleri de
bu ktlk limleri mevkiinde... Fesatlar ise iradeli ve kastl
fesattr.
Ve yol, lemlerin Fahrinin tebli ettii, eriate btn
saffet ve asliyetiyle uymaktan ibarettir.

Cilt: 1 - Mektup: 48

Kyamette eriatten sorulur, tasavvuftan sorulmaz. Ebed


hayata giri ve azaptan kurtulu, eriatn icrasna baldr.
Kinatn ruhu olan btn peygamberler, insanlar eriata davet
ettiler. Kurtulu sadece eriattedir; ve peygamberlerin
gnderilmesinden gaye, kurtulu aresi olan eriatlerin
bildirilmesidir.
Hususiyle slmln harap bir devrinde, Allah yolunda,
hazineler dolusu altn sarfedip muhtalara bakmak, eriat
meselelerinden bir tanesine reva vermekten ok daha hafif kalr.
Zira bu fiil, Mahlklarn Fahri olan Peygambere balanmay
gerektirir. eriat nefse zt olarak gelmitir; eriatn icrasnda nefse
muhalefet vardr. nsan, nefsinin de arzusuyla malndan birok ey
verebilir; fakat bu eriatn teyit ve tervici iin yaplan
fedakrla benzeyemez.

Cilt: 1 - Mektup: 49

eyh Feride ddr ki; d saadet, (Salt ve Selm)n


Sahibinin eriatiyle zahirinizin prldamasdr. devlet ve
saadetse, Allahn (Masiva-mahlklar lemi)ne giriftarlktan
iinizin kurtulmas...
Bu iki nailiyetle merref olan, kurtulmutur. Sylenecek
baka bir sz de yoktur.

Cilt: 1 - Mektup: 50

Allah bizi, msiva lemine balanmaktan azad ve yalnz


kendisine balayarak ihya etsin; Beeriyetin Efendisi'nin
hrmetine... Dnyann zahiri lezzetli ve ehresi dardan
taravetlidir. Ama hakikatte bir zehirdir ki, katil; ve bir metadr ki
btldr. Btn bu tadlarn altnda ve iinde yalnz aclk vardr.
Akll, sonu ve temeli olmayan bu fesat dairesinin dna
kan ve gerek kurtulua yol arayandr. Zenginlerden biri btn
servetinin dnyada en akll adama verilmesini vasiyet etse, onu
dnyaya ve servete hibir rabeti olmayan bir zahide vermek
icap ederdi.
Akl, fni olana, geiciye ve temelsize rabetsizlik
idrkinden baka ne olabilir?
Vesselam...

Cilt: 1 - Mektup: 51

Mslmanlarn bu dallet girdabndan kurtulu midi,


beeriyetin en hayrls'nn ats altnda bulunanlar yzdren
gemidedir. Himmet ve gayretler iinde en stn bu azim
saadeti ele almaktadr.

Cilt: 1 - Mektup: 52

nsanda (Nefs-i Emmre) ilk haliyle, daima mevki ve


riyaset dvasnda ve benzerlerinden stn olmak himmet ve
gayretindedir. Her n istedii eyse, btn mahluklarn
kendisine muhta olmas ve emirleriyle yasaklarna ba
kesmesidir. O, kendisinin hi kimseye muhta ve mftehir
olmasn kabul etmez. Bu, lhiyet davasndan baka bir ey
deildir ve Allahla eriklik iddiasdr. Hatt (Emmrelik)
vasfndaki nefs -ki btn saadetlerden uzaktr- Allahla irketi
bile kabul etmez. Onun da hkimi olmak; var ve yok ne varsa,
kendisinin mahkmu grmek ister. Bundan dolaydr ki, Allah
dman nefse, en haris olduu mevki ve riyaset yolunda imdat
ederek kuvvet vermek, kendi kendisini mahv ve izmihlale
atmaktr.
Allahn lanet ve buz hedefi olan dnya, nefsi
beslemekte ve alabildiine hrs yolunda koturmakta birebirdir.
Fakr, Peygamberler Peygamberinin fahridir. yice
anlalmas gereken bu fakr ise, nefsin nmurat olmas,
dileklerinden hi birine erememesinden baka bir ey deildir.
Peygamberler Peygamberinin fakri, nefsin acze ulatrlmasdr.
Zaten nebilerin gnderilmesinde ve insanlarn eriatle mkellef
tutulmasndaki hikmet, nefsin taciz ve tahribidir. eriatler, nefs
hev ve hevesinin defi iindir. nsan eriate baland nisbette
nefsaniyetten uzaklar ve eriate olan alkasnn kemli
kadar nefsi zevale uratr.
unu da bilmek lzm gelir ki, eriate uygun olmyan ve
szde nefsin krlmasn gaye edinen baz mcahede ve
riyazetler, nefsi krmak yerine kuvvetlendirir. eriat, o ince srlar
manzumesidir ki, hi bir ey ona mutabk olmadka asl
gayesini bulamaz. Nitekim bir takm Hintliler riyazet ve
mcahedede hi kusur etmezler; fakat nefslerinin
kuvvetlenmesinden baka da hi bir ey elde edemezler.
Mesel, zekt olarak bir dirhem vermek, kendi nefs ve
arzusiyle bin altn vermekten stndr ve nefsi tahripte

faydaldr. Zira onu emreden, insann kalbi deil, eriattir. Ve


bayram gn eriat emriyle yemek yemek yllarca nafile orucu
tutmaktan menfaatlidir. Ve yerine getirmek emeliyle iki rekt
sabah namazn cemaatle klmak, bir yl nafile namazndan
faziletlidir.
Her eyden evvel bu mthi illetin ifaya
kavuturulmas fikri, nefs ebed lme varncaya kadar
zaruridir. Tevhit kelimesi, nefsin temizlenmesi ve Hakka ba
kesmesi iin gelmitir. Btn bykler nefsi krmak
mevzuunda hep bu kelimeden faydalandlar. Nefsin her
serkeliinde Tevhit Kelimesine sarlarak iman tazelemek
lzmdr. Bu hususta Peygamberler Peygamberinin ak bir
emirleri de vardr:
" mannz, Allahtan baka Allah yoktur diyerek
yenileyiniz!.."
Tevhit Kelimesinin boyuna tekrar, nefsi ba stne
bala balar.
Yine Hadiste buyurulmutur ki:
" Arz ve semalar bir kefeye, Tevhit Kelimesini de bir
kefeye koysalar, o kelimenin bulunduu kefe ar gelir."
Yol, ona bal olan yoldur.

Cilt: 1 - Mektup: 53

Zamann padiah, gnlnde yatan mslmanlk


evkinden dolay bizden unu istediler:
- Din limlerinden bana drt ahs bulunuz ki, onlara
er'i meseleleri danabileyim... T ki ilerde eriate aykr bir
ey olmasn...
Hamdler olsun; mslmanlara bundan daha yksek bir
bearet olabilir mi?
Lkin unu iyice bellemek lzmdr ki, eriat tervi ve
milleti teyidden baka dilei olmayan din limleri, asrmzda azn
az vaziyetindedir. Mevk ve eref hrs mevcut olduka,
limlerden kim olsa bir taraf tutup kendi fazilet ve stnln
belirtmek isteyecektir. Bylece ihtilf oalacak ve zamann
hkmdarna yaranmak kaygsiyle din zarar grecektir. Gemi
devirlerde lemi belya uratan, limler arasndaki ihtilftan
baka bir ey olmad. Bu gibilerin arasnda sohbet zuhur eder
etmez dini tahribe vasta olanlar peydahlanr. Allah bizi kt
limlerin errinden korusun!..
Eer bir ilim adamn bu lye gre seerlerse pek gzel olur.
Ve eer hiret limlerinden seerlerse onun sohbeti ayniyle ifa
ve aredir. Bylesini bulamazlarsa yine ana ly elden
brakmayp seeceklerini ona tatbik etmelidirler.
Bilmem ki, ne syliyeyim?
nsanlarn kurtuluu din limlerinin varlna bal
olduu kadar, uuruma yuvarlan da yine onlarn yzndendir.
limlerin iyisi her eyin en iyisi; kts de her eyin en
ktsdr. Allah, kurtulu veya mahvoluu onlara balamtr.
Azizlerden biri, eytan, u sz sylerken grd:
- Zamann limleri bizim yolumuzda yeter derecede
dallet vastas olmutur!
Bu mnalar kendime saadet vesilesi bildiim iindir ki,
sizi rahatsz ettim.
Selmet niyaz ederim.

Cilt: 1 - Mektup: 54

Dileim odur ki, Allah sizi dnya ve ahirette el atmaya


demeyen eylerden muhafaza etsin!
Yakndan bilelim: Bid'at sahibinin fesad kfrdekilerin
bile fesadndan ziyadedir. Btn bid'at ehli frkalar iinde en
beteri yle bir cemaattir ki, Peygamberlerin Sahabilerine kar
kin ve garez gderler. Allah, Kitabnda bunlar "kfirler" diye
isimlendirmitir. Kur'an ve eriat sahbiler tebli etmilerdir.
Eer onlara kin ve garez gtmek mmkn olsayd Kur'an ve
eriatn de byle bir kin ve gareze hedef olmas lzm gelirdi.
Kurann cemedicisi Hazreti Osmandr. Eer Hazreti
Osmana taan edilebilirse Kurana da taan edilebilir demektir.
Sahbiler arasnda olan ihtilf ve kavga, nefs hevsna
balanamaz. Hazreti li ve Muaviye meselesinde, mutlaka
mminlerin emiri hak yolunda ve muhalifi de hata stndeydi.
Fakat bu hata itihat hatasdr ve asla ktle gidemez.
Hatt bu yanllk, neticede pimanlk ve strab dourmakta da
mil olur ki, bundan da hata edene ait bir sevap pay doar.
Muaviye'nin olu Yezid, Sahabilerden deildir. Bu
betbahta, betbahtlnda rakip olacak kimse dnlemez. O
kadar ki, onun let olduu betbahtla bir kfir bile cesaret
edemez. Fakat onun gibi bir insan lnetlemekte bile Snnet Ehli
limlerinin tereddd etmesi, ondan raz olduklar iin deil,
sadece kendisinin tvbe ve Hakka yneli ihtimalini hesab
ettikleri iindir.
Allah bizi rzasnn yolundan ayrmasn.

Cilt: 1 - Mektup: 59

Kurtulu, Snnet ve Cemaat Ehli yolunun dnda tasavvur


edilemez. hls ise Sofilerin yolundadr. nsana, sonsuz kurtulu
iin ey lzmdr: lim, amel, ihls... lim iki ksmdr: Birisi
amel ve vazifelere ait ilim ki, fkh onu tekeffl eder. kincisi de,
itikatta kurtulu frkasnn bal olduu iman manzumesine ait
ilim... Bu yoldan karnca ba kadar ayrlmak, tehlikedir. Bu
hakikat, bize apak kef ve dosdoru ilham yoluyla da
belirmitir.
Saadet onlara ki, yollar kurtulu zmresinin ayak izleridir.
Felket onlara ki, bu zmrenin iinden kaymlar, dallete
dmler ve Allahn ryet ve mahedesiyle, Resulnn
efaatini inkr etmilerdir. Bylelerine, Peygamberin sohbetindeki
fazilet ve Sahablik rtbesindeki byklk, gizli kalmtr.
Btn Sahabler mttefiktir ki, Sahabler iinde en yksei
Hazreti Ebu Bekir'dir.
Allah Resulnn evlatlar da Nuh'un gemisine benzer;
iine atlyan kurtulmu ve dnda kalan helake kavumutur.
Arifler, Allah Resulnn, Sahablerini yldzlara
benzettiini sylemilerdir. Bunda "Beyt Ehli"nin de Nuh'un
gemisine benzetildiine bir iaret vardr. Gemiye binenin, yolu
bulmak iin mutlaka yldzlara dikkat ve onlarn hkmlerine
riyet etmesi lzmdr. Sahabiler bir btndr. Bazs inkr ve
bazs kabul olunamaz. Onlardan bir ksmn inkr, hepsini
inkrdr. Zira onlar, Beerin En Hayrls'nn sohbetinde
mterektirler. Sohbetin fazileti ise, btn faziletler ve
kemllerin stndedir. Onun iindir ki, Veysel karni,
Sahabilerden sonra gelenlerin en yksei olduu halde, srf
Peygamberler Peygamberini gziyle grmedii ve sohbetine nail
olamad iin, Sahablikte en aa olan zatn derecesinden bile
aada kalmtr. Sahablerin, sohbetteki bereket ve vahyin
nzuliyle imanlar hudlik mertebesine ulamtr.
Sahablerden sonra bu rtbeye, hud iman rtbesine hi
bir fert nail olamad. Aralarndaki muhalefet sadece iyi niyet,

dva ve hayr muradiyle olabilir. Heva ve cahillik dolaysiyle


olamaz. Onlarn arasnda itihadnda hata edecek kimse
bulunursa, tpk sevap eden gibi sevaba nail olur. te Snnet ve
Cemaat Ehlinin ifrat ile tefrit arasnda setikleri orta yol budur.

Cilt: 1 - Mektup: 61

Allah bize, kendisini dilemek yolunda terakki ihsan


etsin... Ve dileimizin yerine gelmesine engel olacak her ne
varsa ondan saknmak nasib etsin...
unu bilelim ki, dilemek, istemek, dilenen ve istenen
eyin meydana geleceine ait bir mjdedir ve murada ermenin
bir balangcdr.
Bir aziz yle buyuruyor:
- stein yoksa, istein meydana gelmesini iste!
Gerekten, istek byk bir devlettir, bir nimettir. Bu
harareti brudetten saknmak iin elimizden ne gelirse yapalm!
Bu, bylece, kmil bir mride varncaya kadar devam
edecektir. Kmil mride rast gelinince de yaplacak i,
gasledicinin elindeki l gibi kendisini ona brakmaktr.
lk fni olu, mritte, eyhte fni olutur. Bu fni olu, fni
oluun tek gayesi olan Allahta fni oluun vesilesidir.
Byle bir mridin huzuru, insan iin ne mikyasta
devletse, kendisini eyh sanan, satan ve eyhlik postuna kurulan
bir naksa balanmak da o nisbette byk bir hsrandr.

Cilt: 1 - Mektup: 63

Peygamberler (salt ve selm onlara olsun) dinin esasnda


mterektirler. Ayrlklar, esas deil, fer'i hususlardadr.
Alem, Peygamberlerin vasta oluuyle kurtulua erdi ve
ebed hsrandan kurtuldu. Eer Peygamberler olmasayd, her
eyden ve her ihtiyatan mnezzeh olan Hak, leme kendi zat ve
sfatlarndan haber vermez, kendisine giden yolu bildirmez ve
kimse onu bilmezdi. Bylece Hak, kullarna, srf onlarn
menfaati iin bitii emirleri ve yasaklan gstermezdi. Allahn
raz olduu eyler de, raz olmadklarndan ayrt edilemezdi.
imdi dnlsn, bu azim nimetin teekkrn hangi
lisan ifade edebilir; byle bir ie kimin gc yetebilir?
Dediimiz gibi, btn Peygamberler, dinin usul ve
esas zerinde birdirler. Allahn zat ve sfatlan, har,
Peygamberlerin gnderilmesi, meleklerin indirilmesi, vahiy,
ebed Cennet saadeti, Cehennem felketi gibi esas meselelerde,
btn Peygamberler, kelimesi kelimesine ayn nokta
zerindedirler. Ayrlklar yalnz teferruat sahasndadr.
Allah, her zaman iin o zamana uygun hkmlerle bir
Peygamberini gnderdi. eriat hkmlerinde baz icaplara gre
baz llerin Allah tarafndan deitirilmesi haktr, ve baz
zamanlarda eriat sahibi bir Peygambere evvelki hkmleri
deitirici hkmler geldii oktur; fakat daima son hkmle
deien ve son Peygamberle en ileri ekline kavuan eriat
llerine karlk, esas, btn Peygamberler arasnda daima
ayndr, sabittir ve mahfuzdur.

Cilt: 1 - Mektup: 64

Dnyann lezzet ve elemi iki trldr: Cisman ve ruhan


hasseler... Cismin lezzet ald herey ruha elem verir. Cismin
elem duyduu hereyden de ruh lezzet bulur. Cisimle ruhun
birbirine ne kadar aykr olduklar bundan bellidir.
Ruh, gitgide cismin makamna tenezzl eder, cisme
giriftar olur ve cismanleir. Bylece cismin lezzetleriyle lezzet ve
elemleriyle elem duymaya balar ki, ite avamn ruh mertebesi
bu haldedir. Kuran'n (esfeli safilin)e atldn bildirdii insan, en
aa mertebesiyle bu makamdadr. Ruh, bu giriftarlktan kurtulup
asl vatanna dnmedike insan hep bu makamda kalr. Ruhun,
bazen, kendi elemini lezzet, lezzetini de elem sanmas, hep bu
hastalk yzndendir.
Akln gayesi, bu hastaln giderilmesi fikrine
ulamaktan baka bir ey deildir. T ki, cisimle ruh arasndaki
muvzene yerine gelsin ve ruh gerek lezzetini bulsun.
Allahn, insanlar ve cinleri sadece kendisine ibadet iin
yaratt, mutlak bir nastr. badet ise tezell ve inkisardan
ibarettir. yle ise insann halkediliinden murad, nefsinin
horluudur. Hususiyle Mslmanlar iin dnya, ancak kurtulu
arelerini dndrmee yarayacak bir zindandr; zindanda zevk
ve elence istemek ise aklllarn kn deildir. nsan olana bu
dnyada mihnet ve meakkatten baka are yoktur.
Allah, bizim gibi tkatszlara bu mna zerine yolculuk ve
doruculuk nasip etsin...

Cilt: 1 - Mektup: 65

Sadk Habercimiz, Kinatn Fahri, slmn balangcnda


ve devamnda gurbet hli bulunduunu bildirmilerdir
Garip balad, garip gidiyor ve garip gidecek.
imdi slmn gurbeti yle bir hldedir ki, herkes
slmla dil uzatmakta, Mslmanlar hor grmekte, kfr
hkmlerini icra etmekte, toplant yerlerinde kfr ehlini
alklamakta ve Mslmanlk hkmlerini yerine getirmekten
Mslmanlar alkoymaktadr.
eriatn cras cemiyet rehberlerine ait bir iken, imdi
vaziyet tersine dnm ve muamelelerde inklp olmutur.
yle bir vakitte yayoruz ki, slm gayreti bakalarna
cinnet gibi grnse de bizim u mecnunluu kabul etmemiz ve
ona gre savamamz lzmdr. Byle bir gnde cihad, "Cihad
Ekber"dir, ve kck bir amel ve balln hudutsuz ecri
vardr. Byle bir gnde sz ve fikir cihad, her cihaddan
stndr.
Yolumuzun By buyurmulardr ki: - "Eer ben eyhlik
edecek olsam, lemde hi bir eyh kendisine mrid
bulamazd. Fakat bize baka bir i ve dva ferman
olunmutur. Bizim vazifemiz, eriatn teyid ve
tervicinden ibarettir."
Akran arasnda slmn azametini stnlkle temsil
edenlere den bor, hi deilse kfr ehlinin slm
vatannda yaylan fikir ve grlerini ykmaktr

Cilt: 1 - Mektup: 66

Nakibend Hazretleri buyurdular:

"Biz, sonu baa getirdik!.."


Evet, bu yolun ba, br yollarn sonudur. Zira
Sahabiler yolu, bu yol... Kinatn Efendisinden sohbet yoluyla
nur alanlara ayak uyduranlar, elbette ki, onlarn kemlinden bir
zerre kapar. Onun iindir ki, bu silsileye "Altun Kol" denildi; ve
yine onun iindir ki, bu yolun baka yollara nisbetle stnl,
Sahabiler asrnn baka asrlara nisbetle stnlne benzedi.

Cilt: 1 - Mektup: 68

Zenginler iin tevazu ve alak gnlllk ne kadar yakkl bir


ise, fakirler iin de istina ve ihtiyaszlk ifadesi yledir. Zira
il ve tedbir daima hdiselerin zddyledir.
Bu yolda edebe riayetsiz hizmetin faydas yoktur.
Dikkat edilecek en ince nokta, tekebbrden kamaktr.
Allahn Resul:
- "Mtekebbirlere tekebbr sadakadr!"
Buyurdular.
ah Nakibend hakknda birisi, "Mtekebbirdir!"
deyince, Yolumuzun By, hakkndaki ittihama kar
yle cevap verdi:
- Benim tekebbrm, Allahn byklnden gelir...
Dva, bykl nefse balamamaktadr. Ayn
zamanda bunlarn aksini gstermek iin kendisini zillet ve horlua mahkm etmek de caiz deildir. Her ey itidal ve derece
srrnda toplanyor.

Cilt: 1 - Mektup: 70

nsanda btn "esma" ve "sfat"n topluluu, byk


kemle yaknlk sebebi olduu kadar uzaklk sebebidir.
nsandaki btn "esma" ve "sfat"a ve belki Zat
Tecelli'nin zuhuruna olan kabiliyettir ki, onu, msbet veya menf
olularn birbirine zt iki kutbu arasnda bulunduruyor.
"Arz ve semaya smadm; lkin mmin kulumun
kalbine sdm."
Mealindeki Kuts Hads, bu srdan bir nianedir. nsann
btn eya ve hdiselere toplu olarak giriftarldr ki, iyiyi ve
kty de topyekn hmil olmasn veya (iyi)de, yahut (kt)de
yol almasn gerektirmektedir. Neticede, varlk leminin en stn
unsuru insan, en alak unsuru da yine insandr. Unutmayalm
ki, Kinatn Mefhari olan zat, insan, onun karsndaki inkr ve
kfr rnei Ebucehil de yine insandr.
nsan btn giriftarlklardan kurtulmadan giriftarln
asl gayesi olan Allahn giriftarlna nail olamaz.
Allahn giriftarlndan baka giriftarlk ise, harab olmaktan baka
bir ey deildir. Birka gnlk mrn fni lezzetleri urunda
ebed hayat ve kurtuluu feda etmek, nefse ok giran gelen bu
mnay anlayamamak, reva mdr?
Ebediyen nail olmann yolu da, birka gn iin mahrum
olmaktan baka bir ey deildir.

Cilt: 1 - Mektup: 71

Nimetin sahibine kar nimet grcnn teekkr er'an


ve aklen vaciptir. krn vaciplii, nimetin derecesi nisbetinde
ykselir. Fakirlere nisbetle zenginlerin kr borcu, zenginlerin
ruhunda pek byk bir ile tekil etmelidir. Yoksa fakirlere, kendi
kr borcunun zenginden eksik olduu fikri gelemez.
Mslmanlarn fakirleri Cennete, zenginlerinden evvel
gidecektir.
krn usl, Snnet ve Cemaat Ehlinin anlayna gre
evvel itikadn tashihle balar. Sonra ayn kurtulu cemaatinin
tarzna gre amelle devam eder. Ondan sonra da batn feyz
yolunda nefsin tasfiyesi ve tezkiyesine...
u ciheti kaydetmek lzmdr ki, gya nefsin tasfiye ve
tezkiyesini elde etmek gayesiyle giriilen nefs ikenceleri ve
iddetli riyazet ve mcahedeler, eriatn tesbit ettii itidal
derecesini aar amaz, hemen gnah ve su sahasna girer ve
maksada hizmet yerine, maksad tahrip etmee yarar.

Cilt: 1 - Mektup: 72

Din ve dnyann bir arada cem'ine almak, iki zdd


cem'e almak olur. Ahiret isteklisine mutlaka dnya isteini
brakmak lzmdr. Fakat bu devirde dnya terkinin hakikatine
ulamak mmkn deildir. Byle olunca dnya terkini bir hkm
ve itikad ii olarak muhafaza etmek lzm gelir. Dnyann
hkm ve itikadda terki, dnya ilerinde eriat lsne gre
hadler ve alkalar muhafaza edip onu amamaya almaktan
ibarettir.
Dnya alkas eriat hududu iinde ereveli kalacak
olursa, dnyann mazarratndan kurtulu hasl olur. slmn
dnya alkas, onun, ancak Ahirete ekim sahas tekil etmesi ve
ebed kurtuluun yolunu aramaya bir vesile zemini amas
bakmndan olabilir; ve bu lyle dnya alkas ne kadar fazla
olursa olsun, hakikatte dnya hesabna menf ve Ahiret hesabna
msbet bir netice dourur.

Cilt: 1 - Mektup: 74

Dnya Allahn buz hedefidir. Allah indinde dnyann


kadr ve itibar yoktur. Bunun iindir ki, kula den, dnyann
yokluunu varlna tercihtir. Dnyann vefaszlndaki dehet ve
zevlindeki srat her akll ve hassas insann grd bedahettir.

Cilt: 1 - Mektup: 77
Allaha, yalnz Allah iin ibadet ne zaman myesser olur?
Evet, sual budur ve bundan baka sual yoktur.
Allaha, yalnz Allah iin ibadet, (Masiva-mahlklar lemi
ve d plniyle kinat)tan tam bir kurtulu nasib olduu ve
Allahtan gayrsna tevecch kblesi kalmad zaman myesser
olur. Bu, yle bir mertebe ve hldir ki, onda, Allahn ihsan ve
nimetlerinden mahrum brak ve ezalar, birbirine msavidir. Hatt
bu makamn balangcnda, Allahn ezas, nimetinden daha gzel
grnr. yle ki, Allahtan ne gelirse, gzel ve yakk alan, o olur.
Bir ibadet ki, iinde herhangi bir menfaat ve emel bulunur, o ahsn
kendi kurtulu ve saadetini hedef tuttuu ibadettir; ve Allaha,
yalnz Allah iin ibadetten hudutsuz uzaktr. Her trl emel ve
kasttan geip Allahtan baka murat sahibi olmamann devleti, her
eyde mutlak fnilii bulmak ve her eyde fan olmakla
mmkndr. Onun yolu da Peygamber Peygamberinin eriatine
tam ve derinden bir ballkla alabilir.
Her Nebnin eriatine gre o Nebnin yolunda bir velayet tarz ve
mizac bulunduu malmdur. Peygamberler Peygamberine bal
olan velayetin ruhu da, topyekn Allaha bal olmak ve Allahtan
baka her eyden gemekle hulsa edilebilir.
"Allahtan baka her eyden gemek..."
Bu, o kadar ince ve girift bir meseledir ki, btn bir mr
boyunca izaha allsa yine derinliine nfuz edilemez.
Allahtan baka her eyden gemenin kadrosu iinde, nefse
bir haz pay veren, iyi ve kt ne kadar i varsa hepsi birden
toplanmtr. Cennet ve ebed saadet istei. Allahn rzasna bal
bir gaye olduu halde, Allahtan baka murad sahibi olmamann
karsnda bu istek de mflistir. Nefs namazdan ve orutan
hazzetmeye ve bunlardan bir pay almaya balarsa bu duygu da
byk gayeye zdlar.
Allah, yalnz Allah iin istemek ve Allaha, yalnz Allah iin
tapmak...
Gaye budur!..

Cilt: 1 - Mektup: 79

Allahn Son Resul, btn isim ve sfat kemllerinin


hepsini zerinde toplamtr; ve itidal haddi iinde hepsinin
mazhardr. Ona nazil olan Kitap da, kendisinden evvelki
Peygamberlere indirilen btn semav kitaplarn zdr. Ve
yine, o Kinat Efendisinin eriati evvelki eriatlerin zpdesidir;
bu eriatte evvelki eriatlerin amellerinden baka, meleklerin
baz amellerinden de seilenler vardr. Zira baz melekler rk,
bazlar scud, bazlar da kyam ile memurdurlar. Bu eriati
tasdik ve gereince amel, btn eriatleri tasdik ve gereklerince ameldir. Bu eriati inkr btn eriatleri inkr; ve o Kinat
Efendisini kabul etmemek, btn isim ve sfat kemllerinin
hepsini reddetmektir. Bu da kfr uurumunun son
merhalesidir.

Cilt: 1 - Mektup: 80

Allah bize, nurlarn nurunun at eriat caddesinde kadar


saa sola sekmeden dosdoru bir istikmet nasib etsin!
Mehur msra:
" budur ve gerisi Hi'dir."
slmn 73 frkaya ayrldn gryoruz. Bu frkalardan
her biri eriate yalnz kendisinin uygun olduu iddiasndadr.
Fakat Habercilerin En Dorucusunun kurtulu frkas zerinde
iaret buyurduklar bir delil vardr.
- "Kurtulu frkasnn kadrosu iindekiler, unlardr ki,
tek yol zerindedirler... Ben de o yol zerindeyim. Sahablerim
de o yol zerindedir."
eriat Sahibinin, o yol zerinde mukaddes varlklarn
bildirmeleri yeterken, buna bir de Sahablerini ilve buyurmalar
kurtulu yolunun ktle ifadesiyle ancak Sahablerin yolu
olduunu anlatmak istedikleri iindir.
Allah, bizzat:
"Resule itaat, Allaha itaattir!"
Buyurduuna gre, Resulnn gerek yolundan inhiraf ve
ona itaatsizlik, Allah yolundan darya kmak ve Allaha itaat
etmemektir.
Allaha balanmay, Resuller Resulne balanmann hilaf
sananlar, yine Allah tarafndan kfrle vasflandrlmtr.
Resuller Resulne ballk iddia edip Sahablere
balanmakta tereddt gstermekse, dvalarn en btldr. Zira
Bykler Bynn yoluna nasl dleceini en halis mikyasta
temsilden baka hi bir rolleri olmyan ve en sadk balln birer
remzi bulunan Sahablere muhalefet, netice bakmndan Resuller
Resulne muhalefetten baka birey deildir.
te, yolunu, son ve mutlak Kurtarcnn muazzez
Sahablerine ait yol kabul etmi olan Mslmanlarn topluluuna
"Snnet ve Cemaat ehli" ismi verilir ki, bu da, bizzat lemlerin
Mefharince iaret buyurulmu olan yolun ta kendisidir.
Sahablere taan ve husumet dilini uzatanlar, bu kurtulu
frkasnn kadrosu dnda kalrlar ve mahrumiyetlerin en

hazinine derler. Tekrar u incelie iaret edelim ki, onun


Sahablerine taan ve husmet, ona dil uzatmak ve dmanlk
gstermektir.
Baz dallet yolunda gidenlerin yle bir tesellisi vardr:
- "Biz Sahablere balyz; fakat hepsine birden deil...
Zira onlarn da grlerinde tenakuz ve ihtilf vardr."
Cevap:
- Sahablerden bazsna balanmann faydal olmas
iin, brlerine inkr gziyle bakmamak lzmdr. Bazs inkr
ve bazs kabul edildike, yekpare bir btn olan Sahabler
erevesine uyulmu ve onlarn tek dva ve istikmet zerinde
toplu bulunduklar kabul edilmi olmaz. Sahabilerin
aralarndaki ihtilflar hi bir zaman di nefs ve hev
meselelerinden doma birey olmayp esas mahfuz tutan baz
teferruat anlaylar zerindeydi ve bir itihat kymeti temsil
ediyordu. Bu incelii kavramayp da Sahablerden bir veya
birkan tutmak iin bir veya birkan batrmak, dorudan
doruya Sahabler btnn zedelemektedir ki, bu yol sonunda
Bykler Bynn yolunu inkra kadar varmaya mahkmdur.

Cilt: 1 - Mektup: 81

slmlk yle bir devre yaklayor ve slmn gurbeti yle


bir hl alyor ki, kfr ehli, sadece kfr hkmlerini aka
yerine getirmekle kalmyor da, slmlk hkmlerinin kknden
silinmesini ve Mslmanlardan ve mslmanlktan hibir iz
kalmamasn istiyor. yle ki, mslmanlk irnn izhar
edilmesi, bunu izhar edenin lm cezasna arptrlmasna kadar
gidebilir.

Cilt: 1 - Mektup: 84

Allah bizi, hi bir doruluun o derecede doru


olamyaca eriat caddesi zerinde dosdoru yrtsn... Allah
bizi kendi kuds istikmetine yneltsin ve bizi bizden alp d
alkalardan giriftarlmz kessin...
"Hakkelyakn"e erimenin almeti, o makamn ilmiyle
eriat ilminin birbirine tam mutabk kmasdr. Arada muhalefet
olduka, makamlarn nihayeti olan makama eriilemediinin
almeti belirmi olur.

Cilt: 1 - Mektup: 85

Namazlarna sadakatle devam eden ahs, btn


ktlklerden memnu ve mahfuzdur. Bu neticeyi vermiyen
namaz namazn suretidir, hakikati deildir; fakat namazn hakikati
ele geinceye kadar suretinin braklmamas lzmdr. Tehlikeye
kar askerin gsterecei metanet, ne kadar az olursa olsun,

makbul tutulaca gibi, nefs ehvetlerinin hcum ve taarruzu


karsnda bir gen adamn elinden gelebildii derecede kar
koymaya almas fevkalde kymetlidir.

Cilt: 1 - Mektup: 88

man ve nefs cihad yolunda simsiyah sakaln bembeyaz


edene ne mutlu!. Genliinde Allahtan korkusu ve hayeti bol,
ihtiyarlnda da midi ve ricas fazla olana ne devlet!..

Cilt: 1 - Mektup: 89

Her nefs lm tadacaktr.


Bu bir emirdir. leceiz.. lmden kurtulmaya are
yoktur. mrnn saadet gnleri uzun ve ameli fazla olan kimse,
lmle ancak itiyakn dindirmi olur. lm, yalnz byleleri
iindir ki, dostun dosta kavumas demektir.
Dnya hayatn gurur matahlarndan saymaynz! Eer
dnya matahnn zerrece deeri olsayd, Allah onu dalletteki
kullarndan esirgerdi. lm dnnz ve llerin suda
boulmular gibi imdat beklediklerini unutmaynz! Bu, imdat
akrabalarndan ve dostlarndan dua bekliyen, btn gdas bu
duadan ibaret olan llerin hlidir.

Cilt: 1 - Mektup: 90

Bu zamanda, aranlan devletin yerine gelmesi iin, Nak


byklerinin yoluna balanmak ve ihlsla sarlmak lzmdr.
Baka yollarda trl mcahedeler, riyazetler ve ilelerle ele
gemiyen gayeler, o yolun byklerinden birinin bir sohbetiyle
elde ediliverir.

Cilt: 1 -Mektup: 91

tikad dzeltmek ve amelleri yerine getirmek iki kanattr


ki, umak, sadece bu iki kanad takmakla mmkndr. eriatn de
tarikatin de gerek yolu, nefsin tezkiyesi ve kalbin tasfiyesidir.
Nefs temizlenmez ve kalp ayklanmazsa byk kurtuluun bal
olduu byk ve gerek iman myesser olmaz.

Cilt: 1 - Mektup: 96

Olum, zaman, frsat zamandr. Dva ve gaye,


aldrmamaya ve bugnden yarna atlmaya tahamml edemez.
Zamann en gzel ve verimlisi olan genlii, iin en gzel ve
verimlisi olan ibadet yolunda kullanmak gerek... Dinin "yap!"
emrini verdii hereyi yapmak ve "yapma!" emrini verdii
hibireyi yapmamak...
nsan "Nefsi Emmare"nin saltanat vakti olan genliinde
nefse zt hareket edebilirse, en kk bir amelle sevaplarn en
byn kazanr. Yoksa bu hlin sonu nedamet ve ztraptr.
ok defa olur ki, bir nedamet ve ztraba kadar olsun, vakit
msait olmaz. O zaman herey kaybolmutur. "Rahmetim

hereyi geti" emrini veren Allah, bu rahmeti iman esasna


balad.
Mutlaka kavramak lzmdr ki. din byklerinin dedii
gibi, kk gnahlar byklerine, bykleri de kfre kadar
gtrr. O vakit tvbe ve ztraba da zaman ve imkn kalmaz; ve
bir anlk nefs hazz yerine ebed hayat elden kar.
Evet, frsat, daima iinde bulunduumuz ndr!

Cilt: 1 - Mektup: 104

Marifet kaynandan gelen bel ne kadar iddetli olursa


olsun, kullara, sabr ve rzadan baka are yoktur. Eer bu bel
yaknlarmzn lm dolaysiyle gelmise, u teselli bizi
koruyabilir:
Biz buraya kalmak iin gelmedik; sadece bir ey
kazanmak iin geldik. Eer len, bunu kazananlardan biri ise
(lm, sevgiliyi, sevgiliye ulatrr) lsn yerine getirmi bir
bahtiyardr.
lm bir musibet deildir. Belki musibet, lnn
arkasndan ne yapacaklarn bilmiyenlerin halidir. Dua, istifar ve
sadaka yoluyla imdada komak lzmdr. Allah Resulnn bir
Hadslerinde, lnn kabirde, dalgalar arasnda rpnan bir
boulana benzetildiini dnnz. O, annesinden, babasndan,
kardelerinden ve yaknlarndan her n bir dua beklemektedir; ve
bu dua kendisine eritike, verimi, btn kinatn kendisine
balanmasndan daha sevgili olur.
Hak, kabir ehli zerine, arz ehlinin duasndan, dalar gibi
rahmet yadrr. Yaayanlarn llere en byk hediyesi, onlar
iin istifarlardr.
te Peygamberler Peygamberinin Hadslerinden kan
hkmler bunlardr. Allahtan her ide rza ve kr zerine
olalm.

Cilt: 1 - Mektup: 105

Hasta, hastalktan kurtulmadka, ald her gda onun


iin zehirdir. sterse yedii dnyann en makbul ve faydal yemei
olsun. Batn marazlarda bu kanun, hatta bir derece daha iddetle
hkm srer. Onun iindir ki, dnlecek ve yaplacak olan ey,
evvela bu marazn giderilmesini fikretmek, sonra da mnasip
devlarla ve bilhassa tedri usulyle maraz defetmee
almaktr. Tpk hasta bir bnyenin kuvvetli gdalarla bsbtn
hastalanmas gibi, kalp ve gnl hastalarna ibadet ve namaz gibi
hususlar fayda etmek yle dursun, zarar verir. Zira maraz,
(masiva - dnya ve d lem) giriftarlndan domaktadr ve bu
giriftarlktan kurtulmak, ancak bu iin gerek tabibini bulmak ve
onun harikulade ince usullerine tbi olmakla mmkndr.

Cilt: 1 - Mektup: 106

Allah bulmann yolu, bir Allah dostunu bulmakla


balar.
Hirev Hazretleri buyurdular:
- lhi, ne hikmettir ki, senin dostlarn bilen seni bulur,
seni bulan da dostlarn bilir.
Allah dostlarna buz, ldrc zehirden baka bir ey
deildir.
Allah bize dostlarnn yolu zerinde yalnz istikmet nasip
etsin!

Cilt: 1 - Mektup: 107

Soruyorsunuz:
-Eski devirlerin velilerinden ok keramet ve harikuladelik
zuhur ettii halde yenilerden o derecede zuhur etmiyor; acaba
bunun sebebi nedir?
Eer bu sualden gaye, keramet ve harikulade hllerin az
zuhurundan dolay bugnn byklerinin nefyi ve inkar ise,
bundan Allaha snmak lazmdr.
Bilelim ki, harikuladeliin zuhuru, velayetin erkan ve
artlarndan deildir. Nebilerde bu byle deildir. Mucize,
Nebilerde, Peygamberliin artlarndandr. Umumiyetle bir
vel'den harikalar zuhuru fazilete bile dellet etmez. Biricik gaye,
ilah yaknlktaki derecededir. Mmkndr ki, en yakn vel'den
harikalarn zuhuru en az, en uzak vel'den de en ok olsun...
Bu mmetin evliyasndan zuhur eden harikalarn binde biri
Sahabilerden zuhur etmemitir. Halbuki vel'liin en yksek
derecesi Sahabiliin en alt mertebesinden daha aadr.
Bir vel'den harika zuhurunu gzlemek, ancak nazarn
sathiliinden gelir.

Cilt: 1 - Mektup: 108

Baz bykler, mnevi sarholuk vakitlerinde, velayetin


nbvvetten stn olduunu sylemilerdir. Baz bykler de
(bu velayetten maksat, nebnin kendi velayetidir) demilerdir. T
ki, velinin nebden stn olduu vehmine yer kalmasn.
Ama hakikatte mesele tamamiyle makstur. Zira nebnin
nbvveti, kendi z velayetinden de efdaldir. Velilik
makamnda, sinenin o nisbette vsi olmamas yznden, halkla
uramak mmkn deildir. Lkin nbvvette, sadrn tam olarak

inirah ve vs'at bulmas, Hakka tevecchle beraber halka


tevecch de mmkn klar; bu iki tevecch birbirine mni tekil
etmez. Nbvvette tevecch yalnz halka kar deildir ki,
velayette tevecch yalnz Hakka kar olmakla velayet
nbvvete tercih olunsun.
Nbvvette, halka kar olan tevecchn stnde
bulunarak Hakka kar tevecch, tam ve esizdir. Yoksa, esas Hak
olmadan sadece halka tevecch, aa snf halkn mertebesidir.
Nbvvet btn bunlardan stn ve mnezzeh olduu gibi lhi
marifet yolunun velayet derecelerine bal btn mertebelerinden
de her bakmdan yksektir. Fakat mnevi sarholuk sahipleri o
hl iinde bunu anlyamazlar.

Cilt: 1 - Mektup: 109

Allah ehli, kalb marazlarnn doktorudurlar. Batn illetlerin


giderilmesi, bu byklerin tevecchlerine baldr. Onlarn
szleri deva ve nazarlar ifadr. Onlar yle bir topluluktur ki,
aralarnda oturanlar ve kendileriyle dp kalkanlarda ktlk
yaayamaz. Onlar Allah yaknlnn kahramanlardr; ve gkte
yamur, toprakta rzk, yzleri suyu hrmetine husul bulur.
Kalb illetleri arasnda btn marazlarn ba dnya ve d
leme gnln giriftarldr. Bu giriftarlktan tam kurtulmadka
selmet dnlemez.
Allaha, hibir ey e ve yakn olamaz. Hele Allahtan
gayrisinin sevgisini Allah sevgisini ldrecek kadar galip klmak,
hayszln son mertebesidir. Hayann imandan bir ube olduu
srrm, bu lyle grebilmek lzm...
te bu hayann ve kalb selmetinin biricik nianesi,
(Masiva - Dnya ve d lem)in unutulmasdr. Kalbde btn eya
ve haric hdiseler tam bir yokluk ve unutkanla brnmelidir.
yle ki, insana zorla bunlar hatrlatsalar yine hatrlamak mmkn
olmamal... te Allah ehlinin "fena" diye isimlendirdikleri hl,
budur.

Cilt: 1 - Mektup: 123

Nafile ibadet, eer Hac bile olsa, farzlardan birinin


kaybn gerektirirse hibir bakmdan deerli deildir.
Kulunun Allahtan yz evirdiine biricik iaret, onun,
(malyni - lzumsuz ve mnsz iler) ile uramasdr. te,
farzlardan her hangi birini brakp nafilelerden her hangi biriyle
uramak, (malyni)nin ta kendisidir. Borcunu demek
mevzuunda, borcu yerli yerinde brakp, kendinden ve borlu
olmad eyleri yerine getirmee almak, dnelim, ne
nisbette manal olabilir?

Cilt: 1 - Mektup: 125

lemlerin, kendi yaratcsiyle hibir nisbeti yoktur.


lemler, sadece Allahn mahlklar ve onun isim ve sfatlarnn
tecelli aynalardr. lemle Allah arasnda ittihat, ayniyet, nisbet,
beraberlik gibi gr galatlar, insana ancak manev sarholuk
vakitlerinde gelir. Doru halli olanlar ve srlan, kmil mrid
elinden alanlar, lemin sadece mahlkiyet ve mazhariyetinden
baka bir eye kani deillerdir.
Bu hususta en yksek tasavvuf ehliyle zahiri ilim erbab
birbirine mutabk olmak vaziyetindedir. Kendilerine sof ss verip
eya ve hdiselere zat nisbet gibi mnalar veren baz kimseler,
bilmezler ki, "Zat" nnde btn nisbetler "gayr"dr. Gerek
keif sahipleri, "Zat"n maverasn, her ne olursa olsun, isim ve
sfatlarn tecelli erevesinde grrler ve "Zat" kabul etmezler.
Bu, incelerin incesi ve giriftlerin girifti olan noktay biraz
aydnlatabilmek iin bir misal verelim:
Bir yaz ve sz kahraman dnelim ki, kendi gizli
kemlini gstermek iin harfleri ve sesleri icat etmitir. te onun
kemli, bu perdelerde zuhur edecektir. te bu kemlin zat
mevkiinde olan mnalarla, o harflerin ve seslerin "zat"

bakmndan hibir nisbet ve alkas yoktur. Ancak harfler ve


sesler, o gizli mnann mazharlar ve tecelli aynalardr. Mnalar,
harf ve sz aynalarna aksetmekle kendi zatnda hibir deiiklik
ve tagayyre uram deildir. Hakikatte ve zatiyle o mna,
harflerin ve seslerin aynasndaki akislerinden mnezzeh ve
mcerreddir.

Cilt: 1 - Mektup: 131

Bizim yolumuz, bu yol, "Hcegn" yolu, eritirici


yollarn en ksas, yani en doru olandr. Baka yollarn son
mertebesi, bu yolun ilk mertebesidir. Onun iindir ki, bu yolda,
"Snnefe smsk yapmak ve "bid'at"ten taraf taraf kamak,
esastr...
Bu yolda btn hl ve tecellileri eriat hkmlerine
balamak, tbi klmak, tasavvuf zevk ve irfann eriate hizmet
edici bilmek, yine en belli bal esastr. Bu yolun yolcular, eriatn
pahada hudutsuz cevherlerini, baz tarikat ocuklarnn "hl" diye
isimlendirdii ceviz-meviz gibi oyuncaklara feda etmezler ve
gya tasavvuf aziyle konuanlarn "sama sapan"larna en
kk iltifat gstermezler.

Cilt: 1 - Mektup: 140

Mihnet ve strap, akn levazmndandr, aresiz


katlanlacak... Yoksulluk, dert ve gam; bunlar lzmdr. Dost,
sevdiini, kendisinden baka her eyden kesilmi ve syrlm
grmek ister. Bu makamda huzur, huzursuzlukta; karar,
kararszlkta; rahat, rahatszlktadr. Bu makamda nefse are
aramamak, kendisini mihnet ve ztraba brakmakla olur. O zaman
da insan kendisini sevgiliye smarlam ve brakm bulunur.
Devlet bundadr.
Devlet, ondan ne gelirse raz olup onu kabul etmektedir.
Bu rahatszlklar gerek rahatn ta kendisi bilin! Bu hale dp de
kendisini ona terk edebilen, kazanlarn en byne ermitir.

Cilt: 1 - Mektup: 144


Allaha doru seyr, esfel lemlerden llara giden yoldur. Bir
ldan, baka bir lya geilir ve sonunda mmknler lemi
tamamiyle silinir ve zevale urar. Bundan sonra vcup lemi
balar ki, o leme erimek ancak Allah'ta yok olmak, yni fena
bulmakla kabil olur. Artk, balayan bu lemde tecelliler hi bir
isimle isimlendirilemez ve hibir tarifle erevelendirilemez.
Hibir limin ilim ve hi bir idrk sahibinin idrk snn iinde
ihatas mmkn olmyan bu hlin ismi de fenadan sonra
bekadr.
Bunlardan sonra nc yol, eriilen llardan esfellere
doru nzul ederek mmknler lemine rc etmektir.
Drdnc yol ise, yine eya ve hdiseler ilminin btn
btn zevalinden sonra tekrar ve yeni batan bu ilme
malikiyetidir.
Her ey, Peygamberlerin Serverine smsk mutabakattan
ibarettir.

Cilt: 1 - Mektup: 147

Byklerden biri demitir ki:


"Gitmedike bulamaz ve bulmadka gidemezsin."
Biz de, diyoruz ki, gitmekle bulmak ve bulmakla gitmek
ayn zamanda olmaldr. Birinin brnden ayr bulunmas caiz
deildir. Bu iki mertebeye bir arada erimeden velilik
gerekleemez. Byklerden bir ou, iki mertebeden birincisini,
bir ou da ikincisini brnden stn grmlerdir. Fakat,
aralarndaki ayrlk, nihayet lfz derecesini aamaz ve gaye
daima ayn kalr. Mertebelerin biri "Allaha seyr" ikincisi de
"Allahta seyr" diye tabirlendirilebilir. Her ne olursa olsun, biri
brnden ayr ve mcerret kaldka, keml tamam olmaz.
Gitmekle bulmak ve bulmakla gitmek arasnda hi bir zaman ve
mekn fark sezilmeden ikisinin de birlemesi ve kemli
btnletirmesi lzmdr.
Allah, bize Resullerin Efendisi hrmetine, keml
yollarnda ilerleme nasip etsin...

Cilt: 1 - Mektup: 148

Birbiri peinden iki mektup geldi. Birinde, gayenin


yava yava ele gemiye balamasndan, brnde de bir trl
hibir ey hsl olamayndan bahsedilmekte... Hakka hamd
ve senalar olsun ki, itibar, iin sonunadr. Kendisini "vardm!"
sanan, hibir eye varm deildir. Mahrum bilen de, mliktir.
Size tekrar sylenmitir ki, byklerin ruhaniyetleriyle tavassut
ve imdatlarna marur olmasaydnz... Size imdat eden o
suretler, bal olduunuz byn ruhaniyetidir ve geldii gibi
gider.

Tevecch kblesini tek ve salam tutmak gerektir.


Tevecch datmak, gayeyi paralamak olur. Zarur yollar nasl
olsa geilmek zorundadr ve "zarur" dururken faydasz
"kolay"a sapmak, uza grenlerin ii deildir: Eer kendi
reyinize itimatta devam edecek olursanz, kaybolur, gidersiniz!
Bakalar sizin hakknzda ne derse desin, elverir ki, o
hl sizde bulunmasn... Ne devlettir o adama ki, herkes onu kt
bilir, fakat kendisi iyidir. Eer bu lnn aksi gerekleecek
olursa ite bu, sahibi iin en byk felket...

Cilt: 1 - Mektup: 149

Ne gariptir ki, kendinizi sebepler lemine brakyor ve


msebbibi grememi oluyorsunuz. Evet, msebbip, eyay
sebeplere balamtr, fakat hangi ide sebebe, hangi ide
msebbibe baklr, bunu ayrdetmek lzm... Neticeyi sebepler
lemi iinden devirmek istiyenler; msebbibten,
mnasebetsizlik istemi olurlar.
Bir saat iin kendine gel ve bu enaati dn!..
Baz ihtiyalarn elde edilmesi yolunda, ancak gerektii
kadar almak lzmdr; btn himmeti ona sarfetmek ve btn
mr olmyacak eyin talebi yolunda geirmek, sefahatin t
kendisidir.
Frsat ganimettir. Onu, neticesi hi olan ilerde ifls
ettirenlere acyalm...

Cilt: 1 - Mektup: 152

Allah, Resulne itaati, kendisine itaatin ayn kld.


Baz din by sanlanlarn, manev sarholuk tesirile,
bu ly deitirici szlerini katiyyen itibara almamak
lzmdr. Resulne itaati kendisine itaatin ayn klan, yine
Allahtr.
Eski sultanlardan birisi, bykln duyduu bir
eyhin bulunduu yere gidip, maiyetindekilerden birini eyhi
davet etmek zere gndermi ve u cevab alm:
- O kadar Allaha itaat emrine giriftar bulunuyorum ki,
Allah Resulnn emrine itaat edememekten strap iindeyim!
Sultann emirlerine itaat nerede kald?
eyhin, Allaha itaati, Resulne itaatin gayri olarak
bilmesi ve bildirmesi, tek kelimeyle, yanltr. Yollan doru
olan bykler, byle lflardan tenezzh gsterirler; ve hem
eriat, hem tarikat, hem de hakikatin btn basamaklarnda,
Allaha itaatin Resule itaatle iice ve bir arada olduunu
unutmazlar.
Resule itaatten ayr olan Allaha itaat iddias dalalatin ta
kendisidir!
Allah cmlemizi, kendisine varan yolun klavuzu
olarak gnderdii Resulnn ayak izlerine bal olmaktan
ayrmasn!.

Cilt: 1 - Mektup: 154

Dva kendi kendinden kurtulabilmek... Hepsi bu kadar...


Kendimizin iinden geip kendimizi arayacak, kendimizde
bulacak ve bylece kendimizden kurtulmu olacaz. l de bu
kadar. Allah bizi yalnz kendisiyle megul edip, tek lhza iin
olsa bile gayre meylettirmesin...
En byk gayeyi aramann yeri kendimiz olduu kadar,
Allah kaybetmenin ve bsbtn peelemenin yeri de
kendimizdir. Dnyada her bel kendi kendinin giriftar
olmaktan gelir. Kendisini kendisinden kurtaran, Allahn (masivd lem)ine giriftarlktan da kurtulmu olur. Gerekten, puta
tapan bir insan kendisine tapyor demektir. Bylece kendisinden
gemek ve gayeyi yine kendinde aramak farzdr. Zira hibir ey,
insann dnda deildir.
Bu szlerimizden kimse hulul ve ittihat mnasna bir ey
karmasn. Her trl akl ve kelm nisbetinin yanp kl olduu
bu makamda byle zanlar sadece kfrdr. Bu makamla
gereklemeden evvel onun tefekkr yasaktr. nsan, dinimizin
gittike incelen ve inceldike gidip tekrar incelen nazik
mntkalarnda doru adm kaybederse helak olur gider. Evet;
btn gaye kendimizde... Fakat bunun iin kendimizden
kurtulabilmemiz lzm...

Cilt: 1 - Mektup: 157

Allah ehlinin huzuruna gelen bir kimse, kendisini


boaltmaldr ki, onu doldurmak mmkn olsun.. Sohbet ve
cemiyetten maksat, ya ifde, ya istifdedir. stifde bekleyenlerse,
bombo gelmelidirler; zira dopdolu dnerler... Bu yolun gerek
kahramanlarna kar kendi mnevi iflsn aa vurmayan,
gereken sermayeyi onlardan alamaz.
ah- Nakibend Hazretleri buyurdular: "Her eyden evvel, hasta
ve mariz olan kimsenin, halini bilmesi ve deva istemesi, shhat
bulmak iin arttr."
Bize ve size lzm olan, evvel Kitap ve Snnet yoluyla
itikadn dzeltilmesidir. Sonra hell ve haram tanmak ve farz ve
vacipten eriat hkmlerini bilmek gelir. Ondan sonra, bu ilimle
amel etmek... En sonra da, kalbin tasfiyesi ve tezkiyesi yolu ki,
tasavvuf caddesidir.
tikat dzeltilmeyince, eriat hkmlerini bilmek fayda
vermez. Bu ikisi olmaynca, amelden hi bir menfaat hsl olmaz.
birden meydana gelmeyince de, kalbin tasfiyesi ve tezkiyesi
muhal olur.

Cilt: 1 - Mektup: 160

Tarikat bykleri snftr: Birincisi, lemin, Allah icad


olarak bir d mevcut olduuna ve lemde keml adna her ne
varsa Allahn icadiyle meydana geldiine inanr. eyhlerini
olduundan ziyade bilmezler. Onun da Allahtan bir hilkat nuru
tadn kabul ederler. Hilik denizinde yle batmlar ve
kaybolmulardr ki, ne lemden, ne de kendilerinden haberleri
vardr. rlplak bir insann, srtna gnbirlik geirilmi bir
gmlei tanmalar gibi bir hl iindedirler ve plaklklarn hi
unutmazlar. Eer byle bir ahs uursuzluk ve manev
sarholuktan ekip ayltacak olsalar, onu, "Fenadan sonra Beka"
ile merref klarlar. yleleri her ne kadar gmlei kendisinde
bulursa da pekl bilir ki, o kendisinden ayrdr. Onlarda gmlee
ve ariyet eya kabilinden olan eylere hibir giriftarlk ve alka
kalmaz. Kendi keml vasflarn ariyet gmlek sayarlar; onun
mevcudiyetini vehim perdesinde bir akisten farkl tutmazlar ve
hakikatte gmlek sahibi olmadklarn plak olduklarn hibir n
hatrdan karmazlar. Bu mesut ahslar. Kitap, Snnet, cma
erevelerinde sabit olan btn kelm meselelerde snnet ehli
limleri ve cemaatle mttefik bulunurlar.
Zahir ehliyle aralarnda u fark vardr ki, onlarn ilim ve
istidlal yoluyla bildiklerini, bunlar, keif ve zevk yoluyla bulurlar
ve iki bulu arasnda en kk fark grmezler. Bu yksek
insanlar, Allah lemden son derece tenzihe alrlar, asla nisbet
isbatna kalkmazlar, btn nisbetleri nefyederler. Allah adna
isbat ettikleri, sadece Rabbin ve bilmukabele kulun vasflandr.
Belki bu nisbeti bile aa vurmazlar ve ite o zaman gerek
"Fena" ile merref olurlar. Zti tecellinin kabul istidadn
kazanrlar ve sonsuz tecellilerin mazhar olurlar.
kinci snf, lemi, Allahn glgesi bilirler. Fakat lemin,
darda bir mevcut olduuna inanmlardr. Fakat bu
mevcudiyet bir glgenin varldr, asaleten varlk deildir.
Glgenin asl ile kaim olmas gibi bunlarn vcudu ile kaimdir.
ahs irade ve hamle kabiliyetlerini o derecede kaybetmilerdir ki,
atee dseler de yansalar, kendilerini grenlerden hi kimse

yandklarn ve ac duyduklarn kabul etmez. Bunlarca her fiil


Allahndr; hlbuki ona kudret ve iradesinin eseri demek
lzmdr.
Her fiil Allahn iradesiyle meydana gelirken, hatrdan hi
karmamak lzmdr ki, kty yaratmak kt deildir, kty
kazanmak ve ilemek ktdr.
nc snf, (Vahdet-i vcud) mesleine baldr.
Onlarca darda mevcut olan yalnz Allahtr. Alem iin darda
hibir tahakkuk yoktur. "Ayan vcud rayihasn koklamamtr"
derler. Bunlar da, lemi, Allahn glgesi bilirlerse de, aslda ve
darda mutlak ademden baka bir ey tanmazlar. Allahn zatn,
vcubiyet ve imkniyet vasflariyle sfatlandrrlar ve tenezzl
mertebeleri isbat ederler. Her mertebede Allah o mertebeye lyk
olan llerle ifade ederler. Onlarca Allah'dr ki, lezzet ve elem
duyar. Lkin bu hli vehim ve his perdesine atfederler.
Akl ve eriat bakmndan bu insanlara kar bir ok
tehlike srar; bu suallere karanlk ve tekellfl cevaplar verirler.
Keml devrelerinin fark mahfuz olmak zere bu snf bykler
de kmil telkki olunsa bile, szleri, halka dallet ve kfrden
baka bir ey retmez. Kendilerine yokluk isnat ettikten sonra
kendileri dallet ve kfrden baka bir akl nisbetine smaz.
Derecelerin derecesi, hakikatle eriati, birbirinin btn ve
zahir gren ve gsteren birinci snftadr.

Cilt: 1 - Mektup: 161

Slk ve tarikatn gayesi gerek imandr. Gerek iman


nefsin itminanna baldr. Nefs itminana varmadka kurtulu
dnlemez. Kalb, gereken hkm giymeyince de nefs itminana
ulaamaz. Nefsin itminan, kalbin kendi kendisini iltizamdan
vazgeip Allahtan baka hereye giriftarlktan selmete kmasiyle
olur. Bu selmetin tek almeti de Allahn "masiva"sn, d lemini
unutmaktr. Bu noktaya ulancaya kadar durmadan almak
lzm.

Cilt: 1 - Mektup: 162

Ramazan ay btn hayr ve bereketleri toplamtr. Her


hayr ve bereket Allahtan gelir. Ramazan aynn hayr ve
bereketleri de, Allahn zat kemlinin neticesidir ki, kelm an,
btn bu kemlleri cemeder. Kur'an, ite o cemedici ann, tam
husul buluudur.
Mbarek Ramazan ay iin Kur'ann belirttii mnalardan
biri yledir:
"Kur'an btn kemlleri, Ramazan ise btn hayrlar
toplaycdr."
Hayrlar ise Kurandaki kemllerin netice ve semereleridir.
te bu mnasebettir ki, Kur'ann Ramazan aynda nzuln
gerektirmitir. Ramazan aynn hulsa ve zbdesi Kadir gecesidir.
Adeta, Kadir gecesi, z; Ramazan ise bu zn kabuu. Bu ayda
vaktini cemiyetle geirip Ramazann hayr ve bereketlerinden
faydalananlar, btn seneyi cemiyetle geirir ve btn sene iinde
hayr ve bereket elde ederler.
Saadetin tek dsturu, O'na, Peygamberler Peygamberine
her ide balanmaktr.

Cilt: 1 - Mektup: 163

Mslmanlkla kfr, dnya ile hiret, birbirinin zdd ve


aksi davasdr. Bunlardan birini ispat, brnn nefyini meydana
koyar. Bunlardan birini aziz grmek brn hor grmek olur.
Dnelim, stn ahlkla yaratt Sevgilisine, Allah,
kfirlerle savamak ve onlar hor tutmak emrini verdi. Demek ki,
kfiri hor tutmak, ona glzetle muamele etmek, en stn ahlk
icab. slmn izzet ve ykseklii de, kfrn hor ve alak
tutulmasndandr. Kfr ehlini aziz tutmak, yalnz, ona sayg
gsterip en yksek dereceyi vermek deildir. Onunla dp
kalkmak, gnl ve dil birlii etmek de, dman aziz tutmaya
almettir. Kpekler gibi... Kpeklerin herkese nasl kuyruk
salladklarn bilmez miyiz? Bylelerinden bucak bucak kamaldr.
Eer bir i zoru, temas emrediyorsa, en kk nezaket haddi
dna kmadan tam bir itibarszlkla lfet etmek lzmdr. slmn
kemli, hatt herhangi bir lzumu bile feda edip byleleriyle
lfet etmemekte.
Allah, Kitabnda kfr ehlini kendisinin ve Resulnn
dmanlar diye gsterdi. Allah ve Sevgilisinin dmanlarile
dostluk etmekten byk cinayet ne olabilir? Bir Mslmann
karsnda, azndan ve halinden kfr tten bir ihsandan daha
kirli, pis ve iren bir manzara dnlemez. Mslman, bu
pislerin en pisi manzaraya tahamml edemez.
Ahiret de dnyann zdd. kisi bir araya gelmez. Birinden
birini asl gaye sayan, brnden mahrum olur.
Yol, O'nun yoludur.

Cilt: 1-Mektup: 165

lemlerin efendisinin iki trl miras vardr: Sr ve


mnevi miraslar... Sr miras da emr lemine taallk eder. Btn bir
nimet olan sr mirasn kr, manev miras ile de ziynetlenmeyi
gerektirir. Manev miras elde etmek de, Peygamberler
Peygamberine tam uygunluk ve ballkla mmkndr. Salt ve
Selmn Sahibine tam uygunluk ve ballk, Ona kar duyulacak
tam sevgi ve gvenin bir parasdr. Ona kar tam sevgi ve
gvenin almeti ise, Onun dmanlarna tam buz ve nefret yz
gstermekten ibarettir. Gerek muhabbete mdahene smaz; ve
seven, sevilenin divanesi olur. Sevende muhalefete hibir kudret
yoktur; seven sevilene kar hibir ekilde ban kaldramaz. Akta
iki zt kutup bir araya gelmez. Onun iindir ki, iki zddn cemi
muhal bilindi. Sevilene ak onu sevmiyene dmanl eker; ve
nihayet lemlerin efendisini seven iin onu sevmiyenlerden nefret
etmek kadar tabi ve hakiki bir duygu olmaz.
Dnya meta gururdur ve hiret muamelesi onun zerine
tereddp eder. Birka gnlk mr, eer Evvellerin ve Sonlarn
Seyyidine teslimiyetle bitecek olursa ebed kurtulu ele geer.
Yoksa hayr erevesinde her ne i ilenirse ilensin neticesi hitir.

Cilt: 1 - Mektup: 167

Mektubunuz elimize eriti. Evvelkisi de beraber olarak iki


mektubunuzdan anladmz u oldu ki, siz fakirlere muhabbet
ve bizim taifeye snma hli zerindesiniz.
Byle bir devletle okanm olmanz, sizin iin byk
nimettir. lemlerin Rabbi semlarn ve topraklarn, ulvlerin ve
sflilerin yaratcs olarak birdir. Her trl benzeyi ve andrtan
mnezzeh, her trl ekil ve mislden mberradr. Btn noksan,
eksiklik ve fazlalk kabul eden sfatlardan tenezzh onun ilk
andr. Domu veya dourmu olmak, onun hakknda muhaldir.
Onun hakknda btn tehis ve tenzili ifadeler yanltr. Onun
hakknda hulul ve ittihat aibesi, mstahcenlerin en bydr.
Ona kar, onu kayt altna alacak hibir mevcut yoktur. Ne
zaman, ne mekn, ne bir ey... Zaman onun mahlkudur, mekn
onun masnuudur. Vcudunun bidayeti ve beksnn nihayeti
yoktur. Hayr ve kemlden herey ona ait; er ve zevalden her ey
de ondan ayrdr. mdi, ibdete mstehak ve taplmya lyk
sadece odur. Allah bylece tenzih ettikten ve onun bir takm
putlarla ittihat ve hulul gibi alkasn muhal bildikten sonra, yol,
peygamberlerin yoludur. Peygamberlerin yolu da tektir: Onun
yolu...

Cilt: 1 - Mektup: 168

Malumunuz olsun ki, topluluumuzun ykseklii,


mutlak olarak Snneti iltizam ve bid'atlerden itinap ettii
iindir. Bu yzdendir ki, bu yolun bykleri, alen zikirden
kanp haf zikre yapmlardr.
Byklerimiz, Peygamberler Serverinin ve Drt Byk
Halifenin zamannda olmayan ses, raks ve madd vecd hllerini
yasak etmilerdir. Daha nice, (halvet-erbain) gibi tarikat
hususiyetleri, yine saadet kayna zamannda bulunmad iin
byklerimizin nazarnda makbul deildir. Bizimkilerin halveti,
"halvet der encmen" tabirile ifade edilen topluluk iindeki
yalnzlk halidir. Bizim yolumuzun byklerine ait makam o
kadar yksektir ki, onun ba, br yollarn sonudur. Onlarn
kelm kalbin marazlarna, ve nazarlar, manev illetlere devadr.
Bu byklerin kk bir tevecchyle insan, bu ve br leme
giriftar olmaktan kurtulur. Lkin bu devirde nktelerin nktesi ve
inceliklerin inceliiyle dolu olan bu yolun gerek klavuzlar,
hemen hemen tehis edilemiyecek ekilde birtakm sahte
tavrlarn kesafeti altnda gizli kalmtr. Bunlar tahribi tamir diye
iln ederler ve hakikati bsbtn karartrlar. Canna bir keml
rayihas dm olan insan, gerei her zaman bulur ve kurtarc
istikmeti semekte zahmet ekmez.

Cilt: 1-Mektup: 172

Hamd ve Salttan sonra...


Aziz kardeim! Bilelim ki eriatn bir sureti, bir de
hakikati vardr. Yani bir d bir de i yz... eriatn suretine zahir
ehli dediimiz ilim adamlar memurdur. eriatin hakikatine ise,
Tasavvuf adanlan...
eriat, suretiyle mmknler lemini son mertebesine kadar
kuatr. Ondan sonra, vcup lemi balar. Eer bu lemde de seyr
vki olursa, eriatin hakikatiyle temasa gelinir. Bu mertebede, arif,
kendisini eriat dairesinden darda hissederse de mahfuz olduu
iin, enat inceliklerinden hibirini kaybetmez. Bu azim devletle
merref olan mritler, zamanmzda azm azdr. Eer bunlarn
says bildirilirse azdan da daha az olduklar belli olur. Tasavvuf
ehlinden kalabalk bir cemiyet vardr ki, bu li makamn dallet
noktasna sapmtr. Zira her yksek makamn, aalarda bir de
glgesi bulunur. Makama ykseldikten sonra glgeye denler
eriat dairesinden darya karlar ve hsran arsasna post atp
stne kurulurlar. te bu inceler incesi merhale, kemlin gerek
mensuplariyle sahte iddiaclar arasndaki fark tayin eder.
aret ettiimiz gibi, naks ve btl bir topluluk bu yol
zerinde ararak ilhad ve zndkaya derler ve balarn eriat
boyunduruundan koparrlar. Kmillerden bir topluluk ise,
velayetle merref olduklar iin bu makamda asln hakikatine
ererler ve eriatten hibir edebin kaybolmasn istemezler.
Allahn inayeti ve Resulnn sadakasiyle cze bu
muammann srr mnkeif oldu. Herkese bilinmesi lzmdr ki,
eriatn teklifleri nefse kardr; ve latifesinin tezkiye ve tasfiyesi
sonsuz olmak gerektiine gre teklif de devaml olmak lzm
gelir. Aslnda mkellef olmyan ise hi bir zaman mkellef
olmamtr.

Cilt: 1 - Mektup: 174

Bu yolun divaneleri, elde ettikleri hibir yaknlktan


tesellilerini bulamazlar. yle bir yaknlk isterler ki, uzakla
benzer ve yle bir visal dilerler ki gurbeti andrr olsun... Yoksa
yaknla benzer ve vatan andrr gurbetlerden ne kar. Onlar bu
en etin sr kapsnda byle bir iddia ve dvay mstahcen bilirler
ve vakit nakdini mzahrafata sarfetmezler. mr sermayesini
lzumsuz ilere yedirmezler, erif dururken hasise meyil
gstermezler. irin lokmalara kendilerini satmazlar. Bu mevzu,
dinin en nazik noktasdr. Bu noktada irk ve dalletin bir toz
zerresi bile gze arpar. Dileyelim ki hak zuhur etsin ve btl
tasarruf eylesin...
Ne kadar mklmz varsa hepsinin birden tutunaca,
Allah Sevgilisinin eteidir. Bu etee yapacaklarn son dura
ebed kurtulutur.

Cilt: 1 - Mektup: 177

Size, kurtuluun yollarn ksaca bildireyim. Siz de


genlik frsatn ganimet bilip Allahn rzas yoluna atlmann
aresine baknz! Yol, en kat'i ve sarih ifadeyle kademelidir:
1 - Evvel iman ve akide tarafnn tashihi... Bu sahada
klavuzumuz, gerek Snnet ve Cemaat ehlinin doru olan
reyleridir. man ve itikat tam mnasiyle dzeltilmeden yaplacak,
yaplabilecek hibir ey yoktur. Ne amel, ne slk, ne bir ey...
2- tikadn tashihinden sonra, eriat hkmlerine gre
amel...
3 - Bu iki dereceden sonra da, btn yolcular olan
byk marifet kahramanlarnn yoluna slk...
Azim olan feyz, byk kurtulu, ite ifadesi bu kadar basit
grnen bu kademenin birbirini takip ederek ve birbirinin
iinde meydana gelmesine baldr.

Cilt: 1 - Mektup: 178

Peygamberler Peygamberinin ahlkiyle ahlklananlar iin


kimsenin ve hibir kaynan delletine ihtiya olmaz. Ondan
sonra btn delletler kt edep faslasna girer. Bykler
bynn, bykler by ahlknda, komuya ve yakn
mnasebet ve muarefe belirten insanlara itina, yardm ve ihsan
seciyesi o kadar mbalaal idi ki, baz sahabiler, deta
Peygamberler Peygamberinin komuyu komunun vrisi
gstermeye kadar gideceinden phe ettiler. Komuluk vastasiyle
bir cemiyetin kazanaca karlkl tesant ve teavn rgs itima
srlarn en byklerinden biridir.

MEVZULARINA GRE
MEKTBAT'TAN PARALAR

TKAT

1 - tikat ve Amel
Evet; grnen-grnmeyen, bilinen-bilinmeyen btn
nimetleri gnderen, bizlere kurtulu yolunu gsteren ve
bizi ok sevdii M . 'in (selt ve selam ona) mmeti yapmakla
ereflendiren Allah Tealaya hamd olsun.
Btn mahlklara her trl nimeti, iyilikleri veren yalnz
Allah... Her eyi var eden, var olmak nimetini veren o'dur. Her
an, varlkta durduran da o'dur. Kmil, iyi sfatlar, insanlara,
o'nun rahmetiyle verildi.
Hayat, ilim, semi', basar, kudret ve kelam sfatlannz hep
o'ndandr. Saylamayan eit eit nimetleri hep o vermekte.
nsanlar skntdan kurtaran o'dur. Dualar kabul eden,
bellardan kurtaran hep o'dur. yle bir Rezzk'tr ki, kullarnn
rzklarn, gnahlarndan dolay kesmez. Af ve merhameti o kadar

boldur ki, gnah ileyenlerin yz karalarn meydana karmaz.


Sabr o kadar byktr ki, kullarnn cezalarn vermekte acele
etmez.
Btn nimetlerinin en ereflisi, en kymetlisi, en stn
olarak da, kullarna mslmanl aka bildiriyor, beendii yolu
gsteriyor ve mahluklarn en iyisine uyarak, saadete kavumay
emir buyuruyor. O'nun nimetleri, ihsanlar gneten daha ak ve
aydan daha aikr. Bakalarndan gelen nimetleri de gnderen
o'dur.
Bakasnn ihsan etmesi, bir emanetinin birisine emnet
vermesidir. Bakasndan birey istemek, fakirden birey
beklemektir. Cahil olan da, bunu lim gibi bilir; kaln kafal olan
da, zeki ve uyank kimse gibi bunu anlar.
yilik yapana teekkr edileceini herkes bilir. Bu,
insanlk icabdr. yilik edenlere hrmet edilir, nimet sahipleri
byk bilinir. O halde, her trl nimetin hakiki sahibi olan Allaha
kretmek insanlk icabdr ve akln lzum gsterdii bir vazife,
bir bortur. Fakat Allah, her trl ayp ve kusurdan uzak,
insanlar ise ayp kirlerine ve noksanlk lekelerine bulam
olduundan, onunla hi mnasebetleri, iliikleri yoktur. Onu nasl
byk bileceklerini, nasl kredeceklerini anlayamazlar. Ona
kar sylenmesini gzel sandklan baz eyler, ona irkin
gelebilir; o'nu bytc sandklar eyler, kltc olabilir. O'na
hrmet ve kr ekilleri, yine ondan bildirilmedike, o'na layk
olacana gvenilemez ve o'nun kabul edecei bir ibadet olamaz.
nk insanlarn hamdetmeleri, ona belki hakaret olur.
te, o'nun tarafndan bildirilen, tazim, hrmet ve kr
ekli, Peygamberlerin bildirdikleri dinler, eriatlerdedir. Ona kalp
ile yaplacak hrmetler, eriatle bildirilmitir; dil ile yaplacak
krler orada gsterilmitir. Her uzvun yapaca ileri, ibadetleri,
ak ve geni olarak eriat beyan buyurmutur. O halde, Allaha
kretmek ancak eriati gzetmekle olur ve Allaha eriat dnda
yaplacak hibir hrmet ve ibadete gvenilemez.
Bu sylenilenlerden anlalyor ki, eriate uymak insanlk icabdr
ve akln istedii ve beendii bir eydir. Btn nimetlerin sahibi
olan Allaha eriat dnda kredilemez.
Din ve bu mnada sylediimiz eriat iki ksmdr: tikad ve

amel. Yani, iman ve ibadet. Bunlardan itikad, dinin asl ve


temelidir ve din aacnn gvdesidir. Amel ise aacn dallar,
yapraklan gibidir. tikad olmayan cehennemden kurtulamaz,
kyamette azaptan kurtulmasna imkan yoktur. Ameli, ibadeti
olmayanlarn kurtulmas umulur; bunlarn ii, Allah Tealann
iine kalm olup, isterse af eder, isterse gnahla-n kadar azap
ederek sonra cehennemden karr. Cehennemde ebed kalmak
itikad olmayanlar, yani dinden olan eylere inanmayanlar iindir.
tikad olup da, ameli, ibadeti olmayanlar cehenneme girseler bile
sonsuz kalmayacaklardr
tikad edilecek eyler, dinin esas, mslmanln zaruri,
lazm temeli olduundan bunlar bildirmek ve renmek herkese
lazmdr. Amel ve ibadetler uzun ve geni olduundan bunlar fkh
kitaplarna brakarak incelemek mmkndr.
man ve itikad ayndr. Bunlar anlatan geni ve derin ilme,
(ilm-i kelam) denir. Kelam kitaplar pek oktur. Bu kitaplara,
Akaid kitab da denir. Amel edilecek, yaplacak ve saknlacak
eylere eriat diyoruz. Drt mezhebin kelam kitaplar ayn olup,
fkh kitaplar ayrdr. Avam iin, yani halk iin yazlm olan ve
herkesin bilmesi ve yapmas gereken kelam (yani iman) ve fkh
bilgilerini ksaca ve aka anlatan kitaplara (ilm-i hal) kitaplar
denir. Dinini bilen ve seven ve kayran mbarek insanlarn bu
kitaplar alp, oluuna ve ocuuna retmeleri her mslmann
birinci vazifesidir. Kendilerine din alimi ismini ve ssn veren,
cahillerin szlerinden ve yazlarndan din renmeye kalkmak
kendini cehenneme atmaktr.
tikad edilmesi ok lazm olanlar:
Allah kendiliinden vardr; imdi var olduu gibi, hep
var idi ve hep var olacaktr; varlnn nnde ve sonunda yokluk
olamaz. nk o'nun varl zaruridir. O meknda, olamaz. Allah
birdir, yani eriki, benzeri yoktur. Vacib'l vcud olmakta ve
ulhiyette ve ibadet olunmaya hakk olmakta orta yoktur. Orta
olmak iin Allahn kfi olmamas, mstakil olmamas lazmdr;
bunlar ise kusurdur, noksanlktr. Vcup ve uluhiyyet iin
noksanlk olamaz. O kfidir, mstakildir, yani kendi kendinedir;
o halde erike, ortaa ihtiyac yoktur. Aksi, bir kusurdur, ve
vcuba ve uluhiyyete yakmaz. Grlyor ki, eriki olduunu
dnmek ortaklardan her birinin noksan olacan gsteriyor.

erik bulunmasn dnmek, erik bulunmayacan meydana


karyor. Demek ki, Allah birdir.
Allahn kmil, noksan olmyan sfatlan vardr ki, hayat
(diri olmak), ilim (bilmek), sem' (iitmek), basar (grmek),
kudret (gc yetmek), irde (istemek), kelm (sylemek) ve
tekvin (yaratmak)tr. Bu sekiz sfata, subut sfatlar denir. Bu
sfatlar da kadim'dir, yani sonradan olma deildir ve kendinden
ayr olarak, ayrca vardr. Ehl-i snnet limleri byle
bildirmektedir.
Allah cisim deildir, cisimden deildir, madde deildir,
araz, yani hl deildir. Mekn yoktur, zamanl deildir, bir eye
girmi, bir yere yerlemi deildir. Hudutlu, bir eyle evrilmi
deildir. Bir tarafta, bir cihette deildir. Bir eye mensup
deildir, bir eye benzemez, misli ve zdd yoktur. Anas, babas,
zevcesi, ocuklar yoktur. Allah baba, diyen kafir olur. Bunlarn
hepsi mahlukta, sonradan yaratlanlarda olan eylerdir ve hepsi
noksanlk ve kusur almetleridir. Btn bunlar ise selb
sfatlardr.

2 - Allah ve Alem
Allaha hamdolsun... Onun setii, beendii kimselere de
selm olsun... Kymetli mektubunuz geldi. ok zahmet
buyurmusunuz. Allah almalarnz mbarek etsin...
Soruyorsunuz:
Allah ve fiilleri bu leme hereyden yakn deil midir? Bu
ince hakikati izah eder misiniz? Cevabnz son derecede merakla
bekliyoruz.
Cevabmz:
Her ey, kendi mahiyeti, hakikati, zyle o eydir. Bir
eye kendi mahiyetini vermeye imkn yoktur. Her ey, o mahiyet
iindedir. Cisimlere, mahiyetlerini vermek iin bir i grmek icap
etmez. Fakat bir eyin esasen mevcut mahiyetini baka bir eyde
gstermek iin ie ihtiya vardr. Mesela, boyacnn ii, kuma
boyamak iindir, yoksa kuma kuma ve boyay boya yapmak

iin deil...
O halde, hibir mahiyet, mcerret ve mstakil mahiyet
olarak sonradan verilemez. Mahiyet olmadan ey yoktur.
te bu gr, "Zl-glge" ve akiste doru olmuyor. Bir
eyin zlli, glgesi, aksi, hayali, kendi z mahiyetiyle zl ve hayal
olmayp, kendisine vcud veren asln mahiyetiyle byle oluyor.
nk zllin, glgenin, aksin, hayalin kendi mahiyeti mevcut
deildir.
Bu ok ince ly anlaynca hemen kavrarz ki, asi, asi
olan zat, glgesine, glgenin kendisine yakn olmasndan da
yakndr.
Bu lem, mahlklarn hepsi, ilah fiillerin zilleri, glgeleri,
hayalleri ve akislerine bir perde olduklar iin, asl fiiller de lemin
fiillerine kendilerinden daha yakndr. Fiiller de ilahi sfatlarn
glgeleri olduundan, Allahn sfatlat, alemin sfatlarna, onlarn
kendi sfatlarndan daha yakndr. Zira, asln asldrlar. lah sfatlar
ise lah zatn glgeleri olduu iin, Allahn zat, leme, lemden
ve ilah sfat ve fiillerden daha yakndr.
Sz bu kadardr ve anlayanadr, anlamayan ve
inanmayana szmz yok...

3 - Mabud
Uluhiyyete, mabudiyete hakk olan yalnz Allah'tr.
Orta yoktur. Vcudu vacip, zaruridir. Varl mutlak lazmdr.
Noksanlk ve yaratlm olmak sfat onda olamaz.
Mabud, ibadet olunan, tapnlan demektir. badet, kulluk
etmek, tapnmak, yani hud' ve tezellldr. Kendini
aalamak... Btn ykseklikler, iyilikler, kendisinde bulunan,
hibir noksanl olmyan ve herey, var olmak iin ve varlkta
kalabilmek iin ona muhta olan ve kendisi hibir ey iin, hibir
eye muhta olmayan ve herkese fayda ve zarar yalnz ondan
gelen ve onun izni ve emri olmadka, hibir eyin hibir eye zarar

ve iyilik yapamyaca, ondan baka her-eyin n ve sonu yokluk


olup, hep var olan bir kimseye ancak ibadet olunur. badet yalnz
byle bir kimsenin hakkdr. Allahtan baka byle bir kimse
yoktur ve olamaz. Bu kmil, yksek sfatlar bakasnda da var,
dersek, ona bakas denilemez; baka olmak iin farkl olmak
lazmdr. Sylediimiz artlar, iyi dnlrse, mbud iin bir
olmak, ayrlk olmamak lazmdr. Byle bir bakasn, ondan farkl,
ayr dnrsek, uluhiyyet ve mabudluk artlar, bu ikincisinde
noksan olur ve uluhiyet ve mabudluk, hakk olamaz. nk
bunun birinciden ayr olmas iin mabudluk sfatlarndan
birinin, bunda bulunmamas lazmdr; bu da noksanlk ifadesidir.
Bu ikincisinin keml sfatlarn tamamen kabul edip de, ayrlk
olmak iin, noksan sfatlardan bir tanesini kendinde brakrsak,
yine kendisi kusurlu olmu olur. Mesela, herey ona muhta
olmasa, muhta olmayanlarn, ibadet etmesi niin lazm gelsin? Ve
eer bir ide, bir eye muhta olursa, yine noksanlk olur; ve eer
hereye iyilik ve zarar ondan olmasa, ona ne lzum olur ve
ibadete nasl layk olur? Ve eer onun izni, haberi olmadan bir
kimse, bir eye iyilik ve zarar yapabilirse, ona yine lzum kalmaz
ve ibadet olunmaa hakk olmaz. Btn kmil sfatlar kendinde
toplayan, ancak bir olmak, eriki, orta bulunmamak lazmdr.
O da Allahtr.
te, "La ilahe illallah" kelimesini tekrar tekrar sylemekle,
vcudu lazm olann, Allahtan bakas olmad ve ondan
bakasnn ibadete hakk bulunmad bildirilir. Bu ikisinden en
fidelisi, bakasnn ibadete hakk olmaddr ki, bunu ancak
Peygamberler bildirmitir. Peygamberlere uymayanlar da,
Allahtan bakasnn vcudu lazm deildir diyorlarsa da, ibadete
mstehak olmakta aldanyorlar ve Allahtan baka, ibadet
olunmaya layk kimse olmadn anlyamyor, bakalarna
tapnmaktan sklmyorlar; ve bir nevi puthaneler yapmaktan
ekinmiyorlar.
Puthaneleri ykan, putlara, heykellere, diri veya l bir
insana tapnmay nleyen, yalnz Peygamberlerdir.

RUH

1-Ruh
Allah sizi her trl skntdan korusun ve dnya ve ahiret
Efendisinin hrmetine, dnya ve ahiret nimetlerine kavutursun...
Dnya lezzetleri ve elemleri iki trldr: Birincisi
cismin, ikincisi ruhun zevk ve aclan... Cisme lezzet veren
herey, ruha elem verir; ve cismi inciten herey ruha tatl gelir.
Demek ki, ruh ile ceset, biribirinin zdd, aksi... Fakat bu
dnyada ruh, cisim makam ve derecesine dt ve cisimle
birletii iin kendisini cisme kaptrm, cismin hlini alm,
cisme lezzet veren eylerden elem duyar olmutur. te avam, yani
aa tabaka halk byledir.
"Ruhu, sonra en aa dereceye indirdik!"
Mealindeki yet, bunlarn halini belirtir.
nsanda ruh, bu esirlikten kurtulmaz, bu balardan
zlmez, kendi z derecesine ykselmez, gerek vatanna
kavumazsa, onun sahibine yazklar olsun!..
Beyit:
Mahlklarn en stn insan...
O yksek makamdan mahrum kalan da o...
Bu mahrumluk yolundan geriye dnmezse.
Hibir mahrumluk onunkine e olmaz...
Ruhun hastalklarndan biri, elemini lezzet sanmas,
lezzetini elem saymasdr. Onun bu hli, midesi bozuk bir
kimseye benzer ki, tatly ac hisseder. Bylelerini tedavi etmek
nasl gerekirse, ruhu da bu hastalktan korumak icap eder.
Ruhun, tedavi gre gre, cisim aclarndan lezzet bulacak hle
gelmesi lazmdr.
Beyit:
Kavumak iin bu lezzet ve neeye,
Can kasya almak, didinmek gerek...

yice dnr ve incelersek anlarz ki, dnyada eer dert


ve musibet olmasayd, dnyann hi deeri olmazd. Dnyann
karanln, onun aclk veren hdiseleri gidermektedir. Dertlerin,
straplarn aclklar, hastaya iyi gelen ilacn acl gibi.
Bu fakir, gryorum ki, kt niyetle gsteri iin, menfaat
kaygsndan tertiplenen ziyafetlerde, mesel, yemee kusur
bulmak ve ziyafet sahibinin hatrn krmak, yemekteki karanl
gidermeye ve ziyafet sahibinin kt niyetini temizlemeye, ziyafet
sevabnn kabul edilmesine yetiyor. Eer misafirlerin ikyet ve
hakaretleri olmasayd ve ziyafet sahibinin kalbi krlmasayd,
yemek karanlk ve gnah olacak, sevab kalmayacakt. Kalbin
krlmas kabule sebep oldu. O halde, hep cisim ve cesedimizin
rahatn ve tadn dnen ve hep bunun peinde koan bizler,
ok zor durumda bulunuyoruz. Allah,
"nsanlar ve cinleri, yalnz ibadet etmeleri iin yarattm!"
Buyuruyor. badet de, kalbin krkl, kendini aa
bilmesidir. O halde, insann yaratlmas, kendini hakir bilmesi,
aa grmesi iindir. Bu dnya, mslmanlarn ahiretlerine,
Cennetteki nimetlere gre, bir zindan gibidir. Mslmanlarn, bu
zindanda zevk ve safa aramalar, akla uygun olmaz. O halde,
dnyada eziyet, sknt ekmeye almak lazmdr ve mihnetlere
katlanmaktan baka are yoktur.
Cilt: 1 - Mektup: 64'den

2 - Ruhun Terakkisi
Kymetli mektubunuzu okumakla ereflendik. Bu yolun
byklerinden bazlar, Allaha her n agh olduklarn, uyku
esnasnda bile O'nu daima hatrda tuttuklarn haber vermilerdir.
Bunun nasl olacan soruyorsunuz. Bunu anlatabilmek iin nce
birka eyi bildirmek lzm:
nsan, ruhu bu cesetle birlemeden nce terakki edemez,
ilerliyemezdi; kendi makam ve derecesiyle hudutlu, mahpus
gibiydi. Fakat, ruhu cesede indikten sonra insana tekml hassas,
ykselme kuvveti verilmitir. Bu hassadr ki, onu melekten stn

ve erefli yapmtr. Allah, ltfen ve ihsan neticesi, ruhu, bu


hissiz, hareketsiz, karanlk, hibir eye yaramayan ceset ile
birletirdi.
Ruh n, karanlk cesetle birletiren, madde olmyan,
zaman ve meknla kaytl bulunmyan ruhu, madd cesetle
birletiren, onlar bir arada tutan Allah, ne byktr... Btn
byklk ve stnlkler yalnz O'na mahsus... O'nda hibir eksiklik
olamaz. Bu szn mnasn, ilmini, iyi kavramak lzm...
Ruh ile ceset, her bakmdan birbirinin zdd olduundan,
bir arada kalabilmeleri iin, Allah, ruhu nefse k etti ve bu sevgi
onlarn birlemesine sebeb oldu. Kur'an, bu hli bize haber
veriyor:
Melen,
"Biz insann ruhunu, gzel bir suretle yaratp, sonra en
aa dereceye indirdik"
Buyurulur. Ruhun bu dereceye drlmesi ve bu aka
tutulmas ktlemee benzeyen bir medihtir.
te ruh, nefse kar bu ak sebebiyle, kendini nefs
lemine att, ona tbi ve esir oldu. Hatt kendinden geti, akn
unuttu, "emmre nefs" halini ald; sanki en aa derecesiyle nefs
oldu.
Ruh, hereyden daha ltif olduundan, her ne ile birleirse
onun hline, ekline, rengine girer. Kendini unuttuu iin, evvel
kendi leminde iken Allaha olan bilgisini de kaybetti, cahil ve gafil
oldu; nefs gibi, cehalet karanl ile karard.
Allah ok merhametli olduu, kullarna ok acd iin,
Peygamberler gnderip, bu byk davetiler vastasiyle, ruhu
kendine ard; sevgilisi olan fsid nefse uymamasn ona
emretti. Ruh, bu emri dinleyerek, nefse uymazsa felaketten
kurtulur; nefsten yz evirmez, madde dnyasndan ayrlmamak
isterse, saadetten uzaklar, yolunu arr, karanla batar gider.
Demek ki, ruh, nefsle birlemi, hatt kendisini unutup nefs halini
almtr. te ruh, bu halde kaldka, nefsin gafleti, cahillii, ruhun
da gafleti, cehaleti olur. Yok eer, ruh, nefsten yz evirir, ondan
sour, kendi gibi bir mahlku sevmekten kurtulup sonsuz var
olan, hakiki bakiye k olup bu ak ile kendinden geerse, zahirin,
yani nefsin gaflet ve cehaleti, btna, yani ruha, sirayet etmez,

Allah bir n unutmaz. Nefsin gafleti ona nasl tesir eder ki, o
nefsten tamamen ayrlm, zahirden batna hi bir yol kalmamtr.
te bu vakit, zahir gaflette iken btn uyanktr, her an Rabbi
iledir. Mesel badem ya, badem ekirdeinde bulunduu
mddete ikisi de ayn ey gibidir. Ya, posadan ayrldktan sonra,
hassalar baka, her bakmdan ayr iki ey olurlar.
te bu hle ykselmi, bahtiyar bir kimseyi, bazen, tekrar bu
leme indirirler. Allaha arif ve lim olduu halde bu madd
leme dndrlen o mbarek kimsenin erefli varl vastasiyle,
lem, nefslerin karanlndan kurtarlr. Byle ulv bir kimse,
insanlarn arasnda bulunur, grnte herkes gibidir; fakat ruhu
hibir eyi sevmez, hatt hatrlamaz. nk ezeldeki Allah bilgisi
ve sevgisiyledir ve istemedii halde onu bu leme
dndrmlerdir. Ruhun terakkisi, neticede, sahibini bu hakikat
memuriyetine eritirir.
Byle bir mntehi, grnte, bakalar gibi Allahtan gafil
mahlklarn sevgisine tutulmu sanlr. Halbuki, hakikatte, onlarla
hibir benzerlii yok... Bir eyin sevgisine tutulmakla, ondan
souyup yz evirme alkas arasnda ok fark var... unu da
bildirelim ki, byle bir mntehinin yaratklara olan alka ve
sevgisi, kendi meylinden dolay ve kendi ihtiyarnda deildir. O,
dnyaya rabet etmez; ancak, Allah, bu alkay istemekte ve
beenmektedir. Bakalarnn sevgisi ise, kendilerindendir ve
Allah bu alakalarndan raz deildir, onu beenmez. Dier bir fark
da, bakalar, bu lemden yz evirip Allah tanmak ve sevmek
derecesine kavuabilirler. Mntehinin halktan yz evirmesi ise,
imknsz... Halk ile olmak, onun vazifesidir. Ancak, vazifesi biterse,
o zaman onu, bu muvakkat dnyadan ebed leme ve oradaki
hakik makamna naklederler.
Tarikat bykleri, davet makam ile irat derecesini baka
baka anlatmlar... oklar, "Halk arasnda, hak ile olmaktr."
dedi. Szlerin bakal, sz sahiplerinin hl derecelerinin baka
baka olmasndan... Herkes, kendi makamna gre sylemitir.
Hereyin dorusunu, Allah bilir.
Cneyd-i Badadi'nin, "Nihayete varmak, balangca
dnmektir/ buyurmas, yukarda bildirdiimiz davet makamna
uygun bir tariftir. nk, balangta hep mahlkat
grlmektedir.

Nitekim;
"ki gzm uyur, fakat kalbim uyumaz."
Mealindeki hads, Peygamberler Peygamberinin Al-laha
olan daimi ballk ve uyankln deil, belki kendilerinin
hllerine kar gafil olmadn, uyank bulunduunu
bildirmekte... Bunun iindir ki, Peygamberin uyumas abdestini
bozmazd. Peygamber, mmetini korumakta bir srnn oban
gibi olduundan, bir n mmetini unutmas Peygamberlik
makamna uygun olmaz.
Bunun gibi;
"Allah ile yle vakitlerim oluyor ki, o zamanlarda
aramza hibir stn melek ve Peygamber giremez."
Mealindeki hadsin ifade ettii hl, her zaman deil
bazendir. Byle nlarda Peygamberin, yaratklardan yz evirip
ayrlmas icabetmez. nk, Allah, ona tecelli etmektedir; yoksa
O, mahlkat unutup tecellileri aramakta deildir. Maukun ka
cilvesi gibi olup, k, maukun peinde, arama halinde deildir.
Ruhun terakkisiyle varlan bu mertebede, mahlklara
dnlnce, nce kalkm olan perdeler geri gelmez. Onlar bir defa
almtr. Arada perde olmakszn, onu, yaratklar arasna salp
mahlklarn uyandrlmasna, kurtulmasna vasta klarlar. Byle
kimse, byk bir padiaha ok yakn devlet adam gibidir. Bununla
beraber kendisine millet ilerini grp dertlerine are olmak
vazifesi de verilmitir.

3 - Tenash
Kalbleri hasta, bilgileri az baz kimseler, lemin, kadm
olduunu, yoktan var edilmediini sylyorlar ve tekrar yok
olacam, kyametin kopacan inkr ediyorlar. Kendilerini, eyh,
mrid diye tantan baz sapklar, tenasuha inanyorlar ve ruhlar,
olgunlancaya kadar, bir bedenden ayrlarak bakasna geer,
kemle erince, insanlara gelmez, bu yolla olgunlar, diyor ve
tenash hakknda birok hikyeler uyduruyorlar.
Halbuki tenasuha, yani len insan ruhunun bir ocua

geerek tekrar dnyaya gelmesine, inanmak kfrdr. Tenash


vardr diyenler; slama inanmam, mslmanlktan km
kimseler... Anlamyorlar ki, tenash ile ruhlar keml bulursa,
cehennem ve azab kimler iindir?.. Buna inanmak, cehennemi ve
hatta lmden sonra dirilmeyi inkar etmektir.
Tenash, bir insan ruhunun, kendi bedenine gelmeden
nce baka bir cesede taallk etmesi... Bir ruhun, beden eklinde
grnmesi tenash deildir. Melekler ve cinler de insan ekline
brnp birok eyler yapmaktadr ki, bu, bir insana hulul
etmek, tenash, deildir.
Allah, meleklere, cinlere, eitli ekiller alabilmek
kuvvetini verdii gibi, ok sevdii kullarnn ruhlarna da bu
kudreti bahetmi... Onlarn bahtiyar ve mbarek ruhlar her
ekle girebilir; baka bir bedene ihtiya yoktur. Bunun gibi,
mesel, Hindistanda oturan ve ehrinden hi kmam bir velyi,
haclar Kbede grp konutuklarn, bakalar, ayn gn am'da,
bir ksm kimseler de, yine o gn, stanbul'da grdklerini
sylemitir. Bu da, o velnin latifelerinin muhtelif ekiller
almasdr. Bazen o velnin bunlardan haberi olmaz.
Yine bunlar gibi, glk iinde bulunan kimseler, korku
ve tehlikeden kurtulmak iin, l veya diri baz evliyalardan
yardm istemiler ve o byklerin, kendi ekillerinde olarak
hemen orada belirdiklerini ve imdatlarna yetitiklerini
grmlerdir. Bu evliyann, yaptklar yardmdan bazen haberi
olmakta, bazen de olmamakta... Byle yardmlarda bulunan, o
din byklerinin ruhlar ve latifeleridir. Latifeler bazen grnr
lemde, bazan da misal leminde ekillenir... Nitekim
Peygamberimiz Efendimizi bir gecede binlerce kimse, ryada
grp saadet bulur. Grdkleri, hep O'nun latifelerinin ve
sfatlarnn misal lemindeki ekilleri... Yine bylece slikler,
mridlerinin misal lemindeki suretlerinden istifade etmi,
skntlardan kurtulmulardr.
Baz evliyann, "kmn" ve "brz" etmesi, tenash
deildir. nk, tenasuha gre ruh, ikinci bir bedene hayat
vermek, onda his ve hareket dourmak iin taalluk eder. Brzda
ise ruhun baka bir bedene taalluku, bunlar hsl etmek iin deil, o
vcut sahibini olgunlatrmak, yksek derecelere ve kemle

ulatrmak iin... Nitekim cin de bir insana taalluk, onda bruz


eder. Fakat bu alka, ona hayat vermek iin deildir. nk, o
kimse, taalluktan nce esasen diridir, duyar ve hareket eder.
Taalluktan sonra bu kimsenin hareketleri, ileri, o cinin sfat ve
hareketleri gibi grnr. Ruh hakikatine erenlerin bykleri,
kmn ve brz iin, birey sylememiler; bylece cahilleri
yanl yola sapmaktan uzak tutmulardr.
Bu fakire gre, kmil mrid, bir cahili terbiye iin, brz
etmeksizin, Allahn verdii bir kuvvetle kendi yksek sfatlarn o
kimseye aksettirip yerletirir. Bylece aa derecedeki insan
ykselip keml bulur; d sfatlardan arnp iyi hallere kavuur.
Bunun iin de, kmn ve brza hi hacet yoktur.
Bu yle bir byk nimettir ki, Allah, dilediine ihsan
eder; O'nun nimetleri, ihsanlar pek oktur.
Baz kimseler de, ruhlar nakledilir, yni ruh, kemle
erdikten sonra kendi bedenini brakp baka bir vcuda girebilir
diyor. Bunlar da tenash zannndan gelen birtakm sapklklar...
nk, bir ruhun l bir bedene hayat vermek iin taalluku,
tenash demektir. Ruh naklinin tenasuhtan fark: Tenasuhular,
ruhun noksan olduunu tenash yolu ile keml bulduunu
sanyorlar. brlerine gre ise, ruh, kemle erdikten sonra baka
bedene nakl edebiliyor...
Bu fakire gre, ruhun nakline inanmak, tenasuha
inanmaktan daha ktdr. nk tenash, ruhu olgunlatrmak
iin, diyorlar. Bu szleri yanl olmakla beraber, ruh kemle
erdikten sonra, baka bedene niin gesin? Keml bulan kimse,
dnyay seyr ve temaa iin, gen bedenlere neden nakl etsin?..
Keml bulmu ruh, bedenlere girmek deil onlardan
kurtulmak ister. nk ruhun bedenle birlemesinden maksat, ele
gemi, keml hasl olmutur.
Ayrca ruh naklinde, birinci beden lerek ikincisi
dirilmektedir. Halbuki birinci bedenin, mezarda azap veya sevap
grmesi lzm... kinci bedenin dirilmesi, dnyada kyameti
kopup harolmas demektir. Ruh nakline inananlar, acaba, kabir
azabna, kyamet gnne, iman ediyorlar m?..
Rya, ruhun mekan deitirmesi deil, ona misal
aleminden baz suretlerin grnmesidir. Baz kimseler, ryada

kendilerini ok zengin, yksek mevki sahibi veya ilim renmek


iin herkesin etrafnda topland byk din limi olmu grrler.
Halbuki grnr lemde, uyank iken bunlarn hibiri mevcut
deildir. Bunlar doru mu, yoksa asl, esas yok mu?
Byle ryalar bo ve esassz deildir. Bu ryay gren
kimsede, mevki sahibi olmak, lim olmak hli ve kabiliyeti var
demektir. Fakat kuvveti az olduundan grnr leme
kamamakta... Eer bu hl, zamanla kuvvetlenirse madde
leminde de hsl olur. Aksi hlde misal leminde grnmekle
kalr ve kuvveti derecesinde devam eder.
Tasavvuf yolu saliklerinin ryalar da byle... Kendilerini
yksek makamlarda, velilerin mertebelerinde grrler. Bu hl,
grnr lemde nasip olursa pek byk nimettir. Yok eer misal
leminde belirmekle kalrsa hi kymeti yoktur.
Bunun iin Nak bykleri, ryalara ehemmiyet
vermemiler, talebenin ryasn tbir etmeye lzum grmemiler,
yalnz uyank iken ele geene bakmlar... Bundan dolay devaml
grnmelere ynelip, hi kaybolmayan huzura komulardr.
Allahtan baka her eyi unutmak, hibir eyi
hatrlamamak... Bu hl, onlar iin daimidir.
Cilt: 2 - Mektup: 371 'den

NEFS

1 - Nefs
Allah Tel hayrl mrler ihsan buyursun!.. yilikler
verip banzdan geen aclan unuttursun...
Yavrum!
Genlikde, nefsin arzular, insan kaplad gibi, ilim
renilecek, ibdet edilecek en krl zaman da genlikdir.
Genlikde ehvetin, asabiyyetin kaplad anlarda, eriatin bir
emrini yerine getirmek, ihtiyarlkta yaplan ayn ibadetten ok
stn ve kymetli olur. nk mni'ler karsnda, ibdeti
yapmak gl, sknts, o ibdetlerin ann, erefini gklere
karr; mni olmayarak, kolay yaplan ibdetler, aada kalr.
Bunun iindir ki, insanlarn yksekleri, meleklerin ykseklerinden
daha stn olmutur. nk insanlar, mniler arasnda ibdet
ediyor, melekler ise, mni olmadan emre itaat ediyorlar. Harb
zamannda askerin kymeti artar ve muharebede ufak bir hizmet,
sulh zamanndaki byk gayretlerinden daha kymetli olur.
Genlik arzulan, Allahn dman olan nefsin ve eytann,
sevdii eylerdir. eriata uygun eyler ise, Allahn sevdii eyler...
Allahn dmanlarn sevindirip, btn nimetleri veren, hakiki
sahibi gazaba getirmek, akll ve zeki insanlarn yapaca ey
deildir. Allah hepimize akla uygun hareketler nasip edip, nefse,
eytna ve din dmanlarnn szlerine ve yazlarna
aldanmaktan muhazafa buyursun!

2 - Gnahtan Saknmak
Allaha hamd olsun ve onun seip beendii kimselere
selm olsun!
Kymetli dostlarmn, dnyann yaldzl, ssl
gnahlarna aldanm olmasndan korkuyorum. Bunlarn gzel
ve tatl grnlerine, ocuklar gibi kaplacaklarn dnerek
zlyorum ve blis ve insan eytanlarnn drtmesi ile

mubahlardan ve phelilerden ayrlarak, harama dalmalarndan


ve sahibimize mahcup ve utanacak hle deceklerinden ok
sklyorum. Tvbe ve istifar etmek, yalvarmak lzmdr.
Haramlar, pheli eyleri ldrc zehir bilmelidir.
Szn ksas sana, udur;
Ki, daha ocuksun ve yol korkuludur.
Allh Tel ltfederek, kerem ederek, acyarak, kullarna
ok eyi mubah klmtr. Ruhu hasta, kalbi bozuk olduu iin,
mubahlarla doymayp, eratin hududundan dar taanlar,
pheli ve haramlara uzananlar, ne kadar bedbaht ve zavalldr.
eriatin hududunu gzetmek, buradan dar tamamak lzmdr.
det zere, alkanlk ile namaz klanlar ve oru tutanlar oktur,
fakat eriatin hududunu gsteren haram ve phelilere
dmemee dikkat eden pek azdr. DORU ve hlis ibadet
edenleri, det zere, bozuk ibdet edenlerden ayran fark, eriat
gzetmektir. nk namaz ve orucun hlisi de bozuu da,
grnde beraberdir.
Peygamberimiz buyurdu ki:
"Dininizin direi, temeli vera'dr"
Ve bir Hads-i erifde;
"Hibir ey vera' gibi olamaz."
Buyurdu.
Oradaki sevdiklerimiz, her ne kadar tatl yemeklere,
ssl elbiseye dkn ise de, hakik lezzet ve fayda, vera'
sahiplerinin yediklerinde ve giydiklerindedir.
Onun ile bunun arasndaki fark, ok byktr. nk
Allah onu beenmez, bundan ise razdr. Sonra, kyamette onun
hesab g, bunun ise kolaydr.
Y Rabb, bizlere ac, doru yoldan ayrma!
(lmi hidin, mamln artlarnda buyuruyor ki;
phelilerden saknmaa, vera' denir. Haramlardan saknmaa,
takva denir. pheli olmak korkusu ile mubahlar yani hell
eyleri terketmee de zhd denir.)

3 - Vazife
Ey kymetli olum!
Bugn her istediini kolayca yapabilecek haldesin.
Genliin, shhatin, gcn, kuvvetin, maln ve rahatln bir
arada bulunduu bir zamandasn. Saadete kavuturacak
sebeplere yapmay, yarar iler yapmay, niin yarna
brakyorsun?
nsann mrnn en iyi zaman olan genlik gnlerinde,
ilerin en iyisi ve faydals olan, Yaradann emirlerini yapmaya,
ona ibadet etmeye almal, eriatin yasak ettii haramlardan,
phelilerden saknmal, be vakit namaz cemaatle klmay elden
karmamaldr. Nisap miktar mal olan mslmanlarn zekat
vermeleri emrolunmutur; bunlarn zekat vermesi muhakkak
lazmdr. O hlde, zekat seve seve ve hatta fakirlere yalvara
yalvara vermelidir. Allah ok merhametli olduu, kullarna ok
acd iin, yirmi drt saat iinde ibadete, yalnz be vakit
ayrm, ticaret eyasndan ve ayrda otlayan drt ayakl
hayvanlardan, tam veya yaklak olarak, ancak krkta birini
fakirlere vermeyi emir buyurmutur. Birka eyi haram edip,
pek ok eyleri mubah etmi, izin vermitir.
O halde, yirmi drt saatte bir saat tutmayan bir zaman,
Allahn emrini yapmak iin ayrmamak ve zengin olup da, maln
krkta birini mslmanlarn fakirlerine vermemek ve
saylamayacak kadar ok olan mubahlar brakp da haram ve
pheli olana uzanmak ne byk inad ve ne derece insafszlk
olur.
Genlik a, nefsin kaynad, ehvetlerin oynad, insan
ve cin eytanlarnn saldrd bir hengmedir. Byle bir ada
yaplan az bir amele pek ok sevap verilir. htiyarlkta, dnya
zevkleri azalp, g, kuvvet gidip, arzulara kavumak imkan ve
mitleri kalmad zamanda, pimanlktan, ah etmekten baka
birey olmaz. ok kimselere bu pimanlk zaman da nasip olmaz.
Bu pimanlk da, tvbe demektir ve yine byk bir nimettir;
oklar bugnlere kavuamaz.
Peygamberimizin haber verdii sonsuz azaplar, eit eit
aclar, elbette meydana kacak, herkes cezasn bulacaktr. nsan
ve cin eytanlar, bugn, Allahn affn, merhametini ileri srerek

aldatmakta, ibadetleri yaptrmayp gnahlara srklemektedir.


Halbuki iyi bilmek lazmdr ki, bu dnya imtihan yeridir ve bunun
iin burada, dostlarla dmanlar kartrmlar, hepsine
merhamet etmilerdir. Nitekim Kuran'da, "Merhametim hereyi
at" Duyurulmutur. Halbuki, Kyamette dmanlar
dostlardan ayracaklardr. Nitekim Kuran'da, "Ey kafirler bugn
dostlarmdan ayrlnz!" yeti bunu haber vermektedir. O gn,
yalnz dostlara merhamet olunacak, dmanlara hibir suretle
acnmayacak, onlar, muhakkak melun olacaktr.
Nitekim;
"O gn, merhametim, yalnz benden korkarak kafir
olmaktan ve gnah ilemekten kananlara, zekatn verenlere,
Kurana ve Peygamberime inananlara mahsustur!"
yeti byle olduunu gstermektedir. O halde, o gn,
Allah Tealann rahmeti, ebrra, yani mslmanlardan, iyi huylu
ve yarar ili olanlara mahsustur. Evet, mslmanlarn zerre kadar
iman olanlarn hepsi sonunda, hatta ok zaman cehennemde
kaldktan sonra bile merhamete kavuacaktr. Fakat rahmete
kavuabilmek iin lrken iman ile gitmek arttr. Halbuki,
gnahlar ilemekle kalp kararnca ve Allah Tealann emirlerine
ve haramlarna ehemmiyet verilmeyince, son nefeste, iman nuru,
snmeden nasl geebilir?
Din bykleri buyuruyor:
"Kk gnaha devam, byk gnaha sebep olur.
Byk gnaha devam da, insan kfir olmaya srkler."

NAMAZA DAR

Be vakit namazn ilk vaktinde klnmas lazmdr. Kn


uzun gecelerinde yats namaznn gece yansna kadar braklmas
mstehb denilmi ise de, fakir, bu ide irde sahibi deildir;
istemez ki, namazn edasnda kl ucu kadar bir tehir vki olsun.
Beeriyet aczi mstesna... Beeriyet aczi, er'i zrden kinayedir
ki, mesela, uzuvlarn birinden kan kar da ilk vakitte kesilmezse
namaz son vakte kadar tehir eder.

Cilt: 1 - Mektup: 37'den

Kendisinde en ok ibadetleri toplayan ve insan Allaha itaate en


ziyade yaklatran amel, namaz klmaktr. Allah Resul buyurdular
ki;
"Namaz dinin direidir. Kim namaz tamam, doru ve
devaml klarsa dinini ayakta tutmu olur; namaz terkedenler de,
dinini ykm olur."
Bir kimse daimi olarak namazn klmakta muvaffak olursa men
edilen eyleri ilemekten uzak kalr. Bu sz teyid eden bir yet de
vardr. Byle olmayan, yani men olunan eyleri ilemeye mani
olmayan bir namaz, hakiki namaz deil, namazn suretidir.
Bununla beraber hakiki namaz hasl oluncaya kadar bu suret
namaz brakmak olmaz. Bir eyin hepsini idrk mmkn olmaynca
hepsini terk etmemek lazmdr. kram edicilerin ikram edicisi
Allah'n surete dahi hakikat gibi itibar etmesi uzak deildir. Size
den, huu, huz ve cemaatle namaz klmaktr. Kurtulu ve
saadetin sebebi ancak budur.
Allah, kitabnda, melen buyurdu ki;
"Skn ve hayet ile namaz klan mminler muhakkak
saadet buldular."
ancak budur...
Tehlike meydana kt anda, galip bir dman karsnda,
askerlerin az bir metanet gstermeleri itibar kazanr. Onun iin

nefsan ehvetlerin galebesi mevcut iken civanmertlerin nefslerini


salaha doru gtrmeye almalar ve salah halleri pek fazla
makbul ve muteberdir. Ashab- Kehf, dine muhalif zuhur eden bir
meseleden dolay hicret etmeleri sebebiyle bykle nail
olmulardr.
Peygamberler Peygamberi bir hadsleriyle ifade buyurdular
ki:
"Herc- merc (yani fitne) vaktinde ibadet etmek, bana
hicret etmek gibidir."
Cilt: 1 -Mektup: 85'den

badetlerde, hususile namaz edasnda ve bilhassa farz


namazlar klarken lezzetlerin husul, klfet ve zahmetlerin
kalkmas, Hak'kn byk nimetlerindendir ki, nihayete
varmamlara myesser olmaz. Zira, balangta hidayete erenler
nafile namazlar klmaktan byk lezzet alrlar. Nihayetin
nihayetindekilerde bu nisbet, farzlara mahsus olup mntehiler
nafile namaz klmakta kendilerini krsz sayarlar. Bunlarn
nazarnda, asl byk kr bilhassa farzn edsdr. Bu i byk bir
devlettir; bakalm kime eriir?..
Bilinmelidir ki, namaz klnrken hsl olan lezzetlerden
nefsin asla nasibi ve hazz yoktur. Bu esnada nefs, yine feryad ve
figandadr. Yarab, bu ne rtbedir!.. Erbabna bu nimetler afiyet
olsun!.. Bizim gibi hev ve hevesine uyan kimselerin, byle szleri
sylemeleri ve iitmeleri de byk ganimettir.
u da bilinmelidir ki, dnyada namazn rtbe ve mevkii,
ahirette Allahn cemlini grme mertebesi gibidir. nk dnyada
Allaha yaknln nihayeti namazdadr. Ahirette yaknln sonu ise,
Allahn cemlini grmektedir.
Dier ibadetler namaz iin vesiledir. Namaz ise, asl
maksatlardandr.
Cilt: 1 - Mektup: 137den

Ey, oul !
it, iit ki, salavat sahibi nebiler, daveti, "yaratk leme"
hasretmilerdir. Kalbin "yaratk lem"le mnasebeti daha ok
olduundan onu da tasdike davet buyurmular ve kalbin versndan
sz sylememiler, onlar maksatlardan saymyarak terk
etmilerdir. Cennetin nimetleri, cehennemin aclar, Hak' ryet
devleti ve bu devletten mahrumiyet; bunlarn hepsi "yaratk leme"
baldr. "Emr lemi"nin onlarla bir alakas yoktur.
Dier ameller, - ki, farz, vacip ve snnettir- bunlarn ifa ve
icras da, "yaratk lem"den olan kalbe taalluk ettiinden "emr
lemi"nin nasibi, nafile amellerden oldu. yle bir yaknlk ki,
semeresi bu amellerin edas olan amellere gre olmas lazm
geldiinden, farzlarn semeresi olan bir yaknlk, aresiz "yaratk
lem"in nasibi oldu. Nafilelerin semeresi olan bir yaknlk ise, "emr
lemi"nin nasibi olur ve phe yoktur ki, farza nisbetle nafilelerin
hi itibar yoktur.
Eer deryann muhite nisbeti olsayd belki nafilelerin
snnete nazaran nisbeti de yle olurdu. Ve snnetin de farza
nisbeti damlann denize nisbeti gibidir. yle ise, iki yaknln
arasndaki fark bundan kyas etmek ve "yaratk lem"in, "emr
lemi" zerindeki mertebesini bu farkla bilmek lazmdr... Bu
mnada nasibi olmayan kimselerin ekserisi, nafilelerin tervicine beli
gayretler gsteriyor ve farzlar harab ediyorlar.
Ham sofular, zikir ve fikri en mhim i addederek farz ve
snnetlerin ifsnda geveklik gsteriyor, (erbainat) ile ve riyazeti
tercih ederek cuma ve cemaati terk ediyorlar. Bilmezler ki, bir
farz cemaatle ed etmek, onlarn binlerce (erbain)inden daha
iyidir. Evet, er'i edeplere riyetle beraber zikir ve fikir ok mhim
ve pek iyidir.
Ba bo limler de, nafilelerin tervici iin alyor ve
farzlar harab, feyizsiz hle getiriyorlar.
Mesela; Aure namazn -ki, selam ve salavat sahibi
Peygamber tarafndan shhate varmam olduu halde- cemaatle ve
tam bir cemiyetle ed ederler. Halbuki nafilelerin cemaatle
klnmasnn mekruh olduuna dair fkh rivayetin bulunduunu da

bilirler ve farzlarn edasnda yine geveklik izhar ederler.


Farz namazlarn mstehab olan ilk vaktinde klanlar azdr;
belki asl vaktini dahi tecavz ederler ve cemaatle klnmasna o
kadar mukayyet olmazlar; bir iki kiilik cemaatle kanaat veya ok
defa yalnz klmakla iktifa ederler. slamn ittika sahipleri byle
yaparlarsa avam iin ne syleyelim?
Bu amelin takdirsizliindendir ki, slamiyette zaaf
meydana km, byle hareketin zulmetinden de hayal ve
bid'atler zahir ve aikar olmutur.
Bunun gibi, nafilelerin edas glgeden "glge yaknlk",
farzn edas ise glge korkusundan uzak "asl yaknlk" baheder.
Meer ki, farzlarn tekmili iin ed edilen nafileler olsun. Onlar da,
farza ballktan "asl yaknla" yardm eder. yle ise, aresiz farzn
edas asla mteveccih olan "yaratk leme" nisbetlenmi oldu.
Nafilelerin edas ise glgeye mteveccih olan "emr lemi"ne
nisbetlenmitir.
Btn farzlar, her ne kadar asim yaknln bahederse de,
bunlarn en stn ve en kemallisi namazdr. Namazn mminin
mirac olduunu iitmisinizdir. Kulun rabbine en ziyade yaknl
namazdadr. Salat ve selam sahibi Peygamberin buyurduu
"vakit", hususiyle, bu fakir indinde namazdaki vakittir. Namazdr ki,
yasak edilmilerden uzak tutar. Namazdr ki, lemlerin Efendisi,
kendi rahatn onda isteyip, onun iin; "Beni rahat ettir, ya Bilal"
buyurmutur.
Cilt: I - Mektup: 260'dan

slamn be rknnden ikincisi namazdr. Namaz, btn


ibadetleri iine alr; btn yaklatrc amellerin en stndedir.
Alemlerin Efendisine "Mira Gecesi'nde, Cennetle nail olunan ryet
devleti; indikten sonra dnyada, bu ne'eye nisbetlenmi olarak

namazda myesser olmutur. Onun iin nsanln Efendisi,


"Namaz mminin miracdr." buyurdular. Ve yine;
"Kulun Rabbine en yakn vakti, namazdaki vakittir."
Buyurdular.
Peygamberler Peygamberine tam manasiyle tbi olanlarn
o devletten gelen bu ne'ede, namazda, geni bir haz ve stn bir
nasipleri vardr. Geri "ryet" olmad iin bu ne'e, ona e
olmaz; fakat dnyada namaz klmak emrolunmasayd Maksudun
yznden rty kim aard? Talibin matluba erimesine kim
delalet ederdi?
Namazdr ki, gamllara lezzet baheder, namazdr ki,
hastalara rahat verir...
"Beni rahat ettir, ya Bilal!"
Bu hikmetin bir remzidir.
Ve;
"Ayn yaknlk namazdadr." fadesi bu talebten bir iarettir.
Zevkler, vecdler, ilimler, irfan halleri, makamlar, renkler,
imkanlar, nurlar, itikaf tecellileri, renkli ve renksiz tezhrler...
Bunlardan herhangi biri, namaz dnda ve namazn hakikatinden
habersiz iken zuhur ederse bunun menei glge ve misldir; belki,
vehm ve hayalden domaktadr. Namazn hakikati iinde olan bir
kimse ise, namaz klarken sanki dnya neesinden kp hiret
neesine girer. O vakit de hirete mahsus olan devletten byk bir
nasip ve glgelik zamanndan uzak asl bir haz elde etmi olur.
nk dnyaya ait nee, glgenin stnlklerine bal ve
glgelerden uzak muameleler ise hirete mahsustur. yle ise namaz,
elbette, mira olmu olur. O namaz da mminler hakknda olup bu
devlet, bu mmete mahsustur ki, kendi Peygamberleri salt ve
selm Sahibine ballklar sebebiyledir. Peygamberler Peygamberi,
mirac gecesinde dnyadan hirete gitti; Cennete dahil ve ryet
devletiyle merref oldu. Ona balananlar da, namazda bu stnlk
ile ereflenir ve bu bahtiyarlkla saadetlenirler.
Namazn hakikatine agh olmayan ve namaza mahsus
stnlklerden haberdar bulunmayan bir topluluk, kendi dertlerinin
ilacn baka eylerde arar. Bunlar kendi muratlarnn hasl olmasn
dier eylere balamlardr. Belki bunlardan bir gruh, namaz
maksattan uzak bilip namazn esasn baka eyler zerine zan ve
bina ederler; orucu namazdan stn addederler. Onlarn halleri

sarholuk halidir.
Namazn hakikatine agh olmadndandr ki, bu
topluluktan byk bir kalabalk, ztraplarnn teskinini oyun,
name ve sarholukta arar. Onlar, istediklerini name perdelerinde
bulacaklarn zannederler. Bu yzden raks ve rakkaseleri grmee
giriftar olmulardr. Bununla beraber iitmilerdir ki, Allah,
haramda ifa yaratmamtr.
te bunlarn hli, suya derek boulmaktan kurtulmak iin
nne rastgelen otlara yapan kimselerin hline benzer.
Bir eyde muhabbetin fazlal o eyin kusurlarn gizler;
gzler grmez, kulaklar sar olur. Eer namazn hakikatine ait
stnlklerden bir koku onlarn zerinde olsayd oyun ve
nameden asla dem vurmaz, sarholuu istemezlerdi. nk
hakikati grmediklerinden efsne yoluna sapmlardr.
Ey karde! Namazla name arasnda ne kadar fark varsa
namazn menei olan kemllerle namenin menei olan kemller
arasnda da o kadar fark vardr.
"Akl olana bir iaret kridir".

Cilt: 1 -Mektup: 261'de

Alimler, namazda niyetin kalb ile beraber lisan ile de


sylenmesi lzm ve gzel demilerdir. Halbuki lisan ile niyet,
Yaratlmlarn En By Selm ve Salvat Sahibinden ne sahih
ne de zayf bir rivayetle sabit olmutur. Ashabndan ve onlara tbi
olmu byk insanlardan da lisan ile niyet sabit olmamtr.
kmet edildiinde -namaza balarken- "Allah Ekber"
buyururlard. yle ise lisan ile niyet, "bid'at" oldu. Bu "bid'at'n,
"hasene", gzel olduunu sylemilerdir. Halbuki fakire malum
olduu zere, bu bid'at, yalnz snnetin deil farzn ref'ini de iktiza
etmektedir. nk insanlarn ou, lisan ile niyeti kafi grp kalbin
gafletinden hi tasa duymazlar. Ve bu, bylece namazn
farzlarndan olan kalb niyeti terketmek yznden namazlar fesada
uratmaktadr.

Dier sonradan kmalar ve bid'atler de bylece kyas


olunsun.
Cilt: 1 - Mektup: 186'den

Namaz -ki, mminin miracdr - sanki dnyadan ahirete


gitmektir. Ahirette miracdan ne nasib olursa namazda da o haz
myesser olur. Bu devletin husulne sebep, zannederim ki,
musallinin, namazda, ilh hakikatlerin zuhur yeri olan Kabe
cihetine ynelmesidir. O halde Kabe, yle esrarl bir eydir ki,
sureta dnyadan, fakat hakikatte hirettendir. Namaz da O'nun
vastasiyle bu nisbeti peyda etmitir. Ayn zamanda suret ve
hakikati kendinde toplam ve bu, tahkike ve ispata ulamtr.

Namaz klarken elde edilen bir hl namaz haricinde hsl


olan btn hllerin stndedir. nk o hl, glge dairesinden
gelmemitir. Namazn haricinde hller, her ne kadar ykseklik
gsterirse gstersin, glgeden, namaz dahilindeki hller ise
asldandr.
Glge ile asln arasndaki fark ne kadarsa, o hllerle
bunlar arasnda da o kadar fark vardr.
Cilt: 1 - Mektup: 263'den

Akl sahipleri zerine evvel farz olan udur: Kurtulu


zmresi olan Snnet ve Cemaat Ehlinin -Allah say'lerini mekur
etsin- isabetli reyleri mucibince akidelerini dzelttikten sonra
fkh hkmlerini, yani amele taalluk eden ilmi renmek...
aresiz, farz, vacibi, helali, haram, snneti, mendubu,
mebbihi ve mekruhu bilmek ve bu ilmin iktizasnca amel
etmek de zaruridir.
Fkh kitaplarnn mtalaas zaruretten saylmal; gzel ve
doru iler icrasna fevkalde gayret sarfna riayet edilmelidir.
Burada, dinin direi olan namazdan bir miktar bahsedilecektir;
ltfen dinleyiniz.
Evvela abdest alrken her uzvu tamamiyle ve kemliyle
kere ykamak lazmdr ki, snnete uygun olmu olsun. Ba her
tarafn kapsayacak ekilde meshetmek ve boynun meshinde
ihtiyat gstermek lazmdr. Sol elin sere parmaiyle, sa ayan
kk parmandan balayarak ayak parmaklarn, altndan,
hilallemee dikkat ediniz. Bu fiil mstehabtr. Mstehabn
yaplmasn kk grmeyiniz. Zira mstehab, Hak'n sevdii ve
raz olduu bir idir. Hak'n sevdii ve raz olduu bir fiili ifa
etmek iin dnyann tamam sarfedilerek o amel kazanlsa bu bir
ganimettir. Bu fiil, bir ka cam paras mukabilinde ok kymetli,
nefis mcevherler satn almak, camid olan bir eyle ruhu elde

etmek hkmndedir.
Kmil olan bir temizlikle kusursuz ve eksiksiz abdest
aldktan sonra m'minin mirac olan namaz klmaya kastedmeli,
farz namazlarn cemaatle klmaya ihtimam gstermeli ve ilk
tekbiri imamla beraber almay brakmamal... Namaz mstehap
olan vaktinde ed etmeli ve kraatte snnet miktarna riayet
olunmaldr.
Rkda ve secdede farz, veya sekin bir rivayete gre,
vacip olan (duraklamaya) riayet, elbette lzmdr. Ayn zamanda
rkdan kalknca her kemik yerine oturuncaya kadar dorulmak
ve bir miktar duraklamak icap eder. nk muhtelif szlere gre
bu duraklama ve skn, farz veya vacib yahut snnettir. ki secde
arasndaki oturmada da, burada olduu gibi, her uzvun yerli
yerine gelmesi ve duraklamas lazmdr.
Muhtelif rivayetlere gre rk ve secdedeki tebihlerin en
az kere, ou yedi veya onar keredir. mamn tebihleri de ona
uyanlarn hl ve takatnca olmaldr. Fakat bir kimsenin, kuvvet ve
istidad varken, yalnz bana namaz kld zaman tebihlerin en
az ile iktifa etmekten utanmas, hicap etmesi gerekir. Fazlasna
kadir deilse be kere tebih etmelidir.
Secdeye geldii zaman hangi za yere yaknsa onu yere
koymal; yani nce iki dizi, sonra iki eli, daha sonra burnu, nihayet
aln... Dizler ve eller yere vazedildii zaman evvel san koymak
ve secdeden kalkarken ge yakn olan kaldrmak, yani evvela
aln, sonra bumu, daha sonra elleri, en sonunda dizleri kaldrmak
lzmdr. Kyamda iken secde yerine, rkda iken de ayaklar
zerine bakmak, secde vaktinde burun ucuna ve secdeden
kalknca, clusta iken de eller veya dizler stne...
Bu suretle, nazar danklktan muhafaza ve sylenen
yerlere hasredince namaz toplulukla klmak myesser, ve namaz,
huu ile ed edilmi olur. Salt ve Selm Sahibi Nebiden byle
naklolunmutur.
Bundan baka, rkda iken iki elin parmaklarn amak
ve secdede de birbirine yaptrmak snnettir. Bunlara da riyet
etmek gerekir. Parmaklarn amak veya kapamak sebepsiz
deildir. Bu amelin altnda meknuzdur. eriat Sahibi, bunu
yapm olduundan, bizim iin O'na ballktan daha faydal

bir i yoktur.
Bu hkmlerin hepsi, fkh kitaplarnda teferruatiyle zikr
ve izah olunmutur. Burada bahsetmemizden maksat, fkh
ilminin iktizasnca hareket etmee tergip ve teviktir.
Allah bizi ve sizi eriat ilimlerine uygun, gzel
hareketlere ve dini akidelerin tashihine muvaffak etsin.
Cilt: 1 - Mektup: 266'den

Ey, oul! Bu fakir, risalelerinde, Peygamberler


Peygamberi iin vaktin semerelendirilmesi haliyle beraber nadir
vakti de yazmtr. Bu nadir vakit, namazlarn ed ettikleri
zamandadr.
Namazn mminin mirac olduunu iitmisinizdir.
Kinatn Efendisinin, "Beni rahat ettir, ya Bill!" hitaplar da dil
bir ahittir.
Cilt: 1 -Mektup: 293'den

Allahn Kur'an yetlerinin ekserisinde Cennete girme


vaadini salih ameller artna balad malmdur. Ancak bundan
kasdn, salih, amellerden bazs m, yoksa hepsi mi olduunda
tereddt edilmitir. Eer hepsi kastedilmi ise, bu pek gtr ve
az kimse, salih emellerin tamamn ifaya muvaffak olabilir. ayet
bazlar istenmise, hangileri olduu malm ve muayyen deildir.
Nihayet Allah sadece fazl neticesi, hatra getirdi ki, salih
amellerden maksat islmn binas olan "be art"tr.
Eer bu slmn be art (namaz, oru, hac, zekat ve
ehdet kelimesi), kemliyle yerine getirilirse, kurtulu ve saadet
vaktin nakdi olur; yani kurtulu midi ele gemi bulunur. nk
bunlar, haddizatnda, salih ameller bulunduundan, yasaklan ve
ktlkleri ilemeye mnidir. Bu mnaya ahadet eden bir yet
de vardr.
slmn bu be artn ifa myesser olunca kr ed
olunmu saylr. kr ed olunduu vakit de gadabdan kurtulu
hasl olur. O halde, slmn bu be artn kemliyle ifa
hususunda canla bala almak gerek... Hususiyle dinin direi
olan namaz ed ederken, mmkn olduu kadar, onun dabndan
birisini dahi terke raz olmamal... Eer namaz, tamamiyle ed
edilirse, slmdan byk bir esas ve gadabdan kurtulmak iin
salam bir tutamak ele gemi demektir.
Biliniz ki, namazda ilk tekbir, kullarn ibadetinden ve
msallinin namazndan Hakkn mstani olduuna iarettir.
Namazn rknlerinden sonraki tekbirler, Allaha ibadet hususunda
her rkn edaya liyakat olmadna rumuzdur. Rk tebihinde
ilk tekbirin mnas mlhaza edilmekte olduundan rk
sonunda tekbir eylemek emir buyurulmamtr. Ama ikinci secde
buna aykrdr; onlarda tebihler mevcut olduktan baka banda
ve sonunda tekbir eylemek de emir Duyurulmutur. T ki, dme,
hazlanma, teslimiyet ve inkisarn gaye ve nihayet yeri olan
secdeleri, hakkiyle ed etmek vehmine Kimse dmesin. Bu vehmi
uzaklatrmak iin secde tebihinde "A'l" kelimesi seildi; ayn
zamanda tekbiri de snnet oldu. Namaz, mminin mirac
olduundan namazn sonunda, Peygamberler Peygamberinin
Mira Gecesinde merref olduklar kelimelerin okunmas emir
buyuruldu. yleyse namaz kendine mira yapp yaknln
nihayetini namazda aramak lzm...

Allah Resul, melen buyurdu ki:


Kulun, Allaha en yakn zaman, namazdaki zamandr."
nk o vaktinde kul, Rabbine mnacat edip O'nun
azamet ve cellini mahede edicidir.
Namaz klarken musallide korku ve heybet peyda olmak
gerektir ki, onun tesellisi iin namaz teslimiyetle bitirilirdi. Bir
hadsle geldii gibi, farz namazndan sonra yz kere okunan
tebih, tehlil ve tekbirin, bu fakir indinde srr: Namaz klarken
vaki olan kusur ve noksanlarn telfisi o tebih ve tekbirlerle
olur. Namaz lykiyle klamadn ve ibadeti noksan olduunu
itiraf etmek lazm... Hakkn yardmiyle ibadetin edas myesser
olduu vakit, o nimetin krn hamd ve sena ile yerine getirmek
ve ondan baka mstehak ibadet yok bilmek icap eder. Namazn
edep ve artlarna uygun olarak edasndan sonra kalb
samimiyetiyle bu gzel kelimeler okunarak noksanlar telafi edilir
ve nimetin krn ifaya muvaffak ve Allahtan bakasnn
ibadete istihkak nefyolunursa mid edilir ki, o namaz Huda'nn
kabulne ayan ve sahibi de musalli ve felah bulucu olur.
Cilt: 1 - Mektup: 304'den

Biliniz ki, namazn tamam olmas ve onun Kemali, bu


fakirin nazarnda, fkh kitaplarnda etraflca beyan buyurulduu
zere, namazn farzlarn, vaciplerini, snnetlerini ve
mstehaplarn ifa ve beyan etmekten ibarettir. Bu drt hususun
tesinde, namaz tamamlayc baka bir icap yoktur. Namazda
huu, bu drt arta baldr.
Bu icaplar bilmek kfidir diyerek onlar yerine getirmekte
geveklik gsterenler var. Bunlarn, phesiz, namazn
stnlklerinden nasipleri azdr. Baka bir topluluk da, Hak ile
kalbin huzuruna ihtimam edip amellerin d llerine az
ehemmiyet verirler. Bunlar amellerini yalnz farz ve snnete
hasretmilerdir. Bunlar da namazn hakikatine vkf olmamlardr;
namazn kemlini namazn gayrinden beklerler. nk kalbin
huzurunu namazn hkmlerinin topluluundan
addetmemilerdir.
Hadiste, "Namaz, ancak kalb huzuru ile olur." diye
buyurulmutur. Mmkndr ki, bu huzurdan maksat, bu drt
icapla tamamlanan kalb huzuru olsun; t ki, bu drt icaptan biri
yerine getirilirken bir ftur vaki olmasn. Bu huzurun tesinde bir
huzur, bu fakirin aklna gelmiyor.
Sual: Mademki namazn tamam olmas ve onun kemali bu
drt icaba bal ve bunlarn tesinde tamamlayc baka bir art
melhuz deildir; yleyse bu drt icab yerine getiren sondaki ile
batakinin ve umumun namazlar arasndaki fark nedir ?
Cevap: Aralarndaki fark amel ynnden deil, amel
sahiplii ynndendir. Bir amelin mkfat, amel sahiplerinin
deimesinden dolay farkldr. Hakkn makbul ve sevdii bir
kimseden meydana gelen bir amelin sevab, byle olmayan bir
amel sahibininkinden kat kat fazladr.
Onun iin;
"Arifin riya ameli mridin ihlsl amelinden daha iyidir."

Demiler. Bu byle olunca ihlsa kavumu arifin ameli


ne kadar makbuldr?..
Bundan dolay Hazret-i Sddk, Peygamberler
Peygamberinin sehvini istemitir. Kendisi lemlerin Efendisinin
bir sehvi olmak arzu ederdi. Bunun iin, Allah Resulnn sehiv
amelinden, kendi hl ve amellerinin tamamn daha az bilir.
Rivayet olunduu vehile lemlerin Efendisinin sehiv ameli
drt rek'atli farz namaznn ikinci rek'atinde sehiv yoliyle selam
vermi olmas gibi...
yleyse sona ykselmilerin namaz zerine dnyev
semere ve neticelerle beraber anketin byk mkafat dahi
terettp eder. Ama balangtakinin ve umumun namaz byle
deil... Pak lemle halkn nisbeti nedir?
Sona ykselmilerin namaz hususlarndan bir emme
beyan olundu ki, ona gre kyas olunsun. Zaman olur ki, sona
ykselmi, namazda, kraat, tebih ve tekbirlerin sylenmesi
vaktinde lisann ecdat eceresi gibi bulup kendi kuvvet ve
yaralarn alet ve vastalardan fazla bilmez. Zaman olur namaz
edas vaktinde batn hakikati tamamiyle zahir ve suretten ayrlp
gayb lemine dahil olmu olur. Gayb alemiyle, keyfiyeti mehul
olan nisbet peyda eder. Namazdan uzaklama vaktinde yine
geriye, eski hle rc eder.
Bununla beraber asl suale u ekilde de cevap verilir:
Zikrolunan drt icabn tamamiyle ve kemliyle ifa ve beyan
edilmesi sona ykselmilerin nasibidir. Her ne kadar mmkn
ve caiz ise de mptedler ve avam bu icaplarn tam ve keml
zere yerine getirilmesine muvaffak olmaktan uzak kalr.
Cilt: 1 - Mektup: 305'den

Bu dnya amel yeridir, ceza yeri hirettir. Bunun iin dnyada


gzel iler ifasna almak lazm... Ve amellerin en iyisi ibadetlerin en
stn namazdr ki, dinin direi ve mminin miracdr. yleyse onun
edasnda ihtimam ve ihtiyat etmek gerek... Namazn erkn ve artlarn,
snnetlerini ve adabn lyk zere yerine getirmek hususunda dikkat
etmeli, tadili erkan ve duraklamalara riayette ziyade mbalaa
olunmaldr.
Namaz iyi muhafaza etmek gerek... Zira muhafazann yokluu
yznden ekser insanlar namazlarn zayi edip duraklamalar ve tadili
erkn perian etmilerdir. Bu topluluk hakknda vaidler vrid olmu ve
tehditler gelmitir
Ne vakit ki, namaz drst olur, o zaman kurtulu ve necat
myesser olmaya byk mit vardr. nk din yksek olup O'na mira
ve uruc bylece tamamlanm olur.
Cilt: 2-Mektup: 20'den

Be vakit namaz, geveklik gstermeksizin cemaatle ve "tadil-i erkna"


riayetle klmak gerek... Zira slm ile kfrn arasn aan ancak
namazdr. Namaz, snnet olduu zere klnd vakittir ki, slmiyetten
kuvvetli bir tutamak ele gemi olur. nk namaz, slmn be
artndan ikinci asldr. Birinci asl, Allaha ve Resulne iman etmek...
kinci asl, namaz klmaktr. ncs zekt vermek, drdncs
Ramazan orucunu tutmak, beincisi "Allahn Evine" hac etmektir. Birinci
art imana; ve sonraki drt asl amele taalluk eder.Btn amel ve
ibadetlerin en ziyade toplayc ve en stn olan namazdr. Kyamet
gnnde en evvel muhasebe namazdan olsa gerek... Eer namazn
muhasebesi drst ise dier ibadetlerin de Allahn ltfiyle, hesab
kolaylkla geer...
Cilt: 2-Mektup: 67den

Bir ok insanlar, bu devirde, namaz klmak hususunda

geveklik gsteriyor, duraklamalara ve "tadil-i erkna" itina


gstermiyorlar. Zaruri olarak bu bahiste siz dostlara etraflca
yazyorum; dinleyiniz:
Sadk Haberci, buyurmutur ki, "Hrszlarn hrsz, kendi
namazndan alan kimsedir". Bu almann ne suretle olduu sualine
cevaben Kainatn Efendisi, "Namazn rk ve secdesini tam yapmazsa"
buyurdular. Ve yine dediler ki: "Rk ve secde ettii zaman vcudunu tam
dorultmayan bir kulun namazna Allah nazar etmez."
lemlerin Efendisi, birinin namaz kldn, fakat rk ve secdeleri
tam yapmadn grd ve buyurdu:
"Bir zannedicinin senin fiilini grd zaman, bu
adam M.. d'in dini zre deildir, diye sana levmetmesinden
korkmaz msn?"
lemlerin Efendisi yine buyurmulardr ki: "Sizden birinin namaz,
rkdan sonra tamamiyle dorulmadka, belini sabit ve her uzvu kendi
yerinde karar klmadka tamam olmaz."
Ve buyurdular ki:
"ki secde arasnda dikliiniz sabit ve doru olmadka namaz
olmaz."
Allahn Resul namaz klanlardan birinin yanndan geerken
duraklama ve oturmann hkm ve artlarn yerine getirmediini grd.
O ahsa buyurdular:
"Eer sen bu hl zere namaz klc olarak vefat edersen Kyamet
Gnnde sana M..d mmetindendir demezler."
Baka bir yerde de yle buyurdular:
"Altm sene namaz klp ve fakat yine namaz ed edilmi
olmayan, yani hibir namaz makbul saylmayan o kimsedir ki, rk ve
secdeyi tamamiyle yerine getirmez."
Rivayet olunur ki, Zeyd ibn-i Veheb, birisinin, namaz klarken
rk ve secdesini tamamiyle yerine getirmediini grd. O ahs
ararak sordu: "Ne kadar zamandan beri bu suretle namaz klarsnz?"
Krk sene, cevabn aldktan sonra ilave etti: "Sen krk senedir namaz
klmamsn. Eer vefat edersen Allah Resulnn yolu zere lm
olmazsn."
Nakledilmitir ki, mmin olan namazn klarken rk ve secdesini
tam yapt vakit o namaz, gler yzl ve nuran olur, melekler onu
gklere ykseltir ve o namaz, kendi sahibine hayr dua edip der ki: "Allah
seni muhafaza etsin; senin beni muhafaza ettiin gibi." Eer namaz gzel

ve ho klmazsa, o namaz zulman olur, melekler istikrah ederek onu


gklere karmazlar ve o namaz da sahibine kt dua ederek der ki: "Ben
Hakkn huzurunda nur olacak bir cevherdim, beni zayi ettin; Allah da seni
zayi etsin, beni zayi ettiin gibi!.."
yleyse namaz tam olarak klmak, "tadil-i erkn'la rk, secde,
duraklama ve oturmalar da namaz tamamlamaya tevik ve dellet etmek
"tadil-i erkn"a ve duraklamalara yol gsterici olmak lazmdr.
nsanlarn ekserisi bu devletten mahrumdur. Bu i terkedilmitir.
Onu ihya etmek slamiyetin, mhimlerinden en ehemmiyetlisidir.
lemlerin Efendisi buyurmulardr ki; "Bir kimse, terk edilmi
snnetlerimden birisini ihya etse, o kimse iin yz ehid sevab hsl olur."
Ayn zamanda bilinmelidir ki, cemaatle klnan namazlarda
saflar dz tutulmal, hi kimse saflardan ilerde veya geride durmam
olmal ve hepsi dierleriyle bir ve beraber bulunmaldr. Kinatn Efendisi
nce saflar dzeltip ondan sonra "Allah Ekber" derlerdi.
Ve Allah Resul buyurmulardr ki, 'Saflarn dz olmas,
namazn ikametindendir."
Cilt: 2 - Mektup: 69'dan

1. Mektup: (eyhi ve irad-edicisi Muhammed Baki Hazretlerine


yazdklar mektuptur ki, Allahn isimlerinden "Ez-zhir" adna uygun
bz halleri, Tevhid ksmlarnn bz husus noktalarn ve
Cennetteki dereceleri ele almaktadr.) ... Sh.:25
2.Mektup: (Yine eyhi ve irsad edicisine yazlmtr...)

Sh.:29

3.Mektup: (Yine eyhi ve irad edicisine...)Sh.: 31


4.Mektup: (eyhine...).........................Sh.: 33
5.Mektup: (Hoca Burhan' eyhinin mbarek eiine gnderirken,
baz hllerini bildirmek iin yazdklar mektup...)
Sh.:36
6.Mektup: (Cezbe, slk -yola giri-, ceml sfatlar, fena
ve beka lemleri, Naklik yolunun stnl hakkndaki bu

mektupta eyhlerine hitap etmektedir.) Sh.: 38


7.Mektup: (Kendi garip hllerini anlatmak, bunlarn esrarn sormak
ve baz istirhamlarda bulunmak zere eyhlerine yazlmtr...) Sh.:
41
8.Mektup: (Aylma, kendine gelme (sahv) halinin devamllna dair,
eyhlerine...) ...................................... Sh.: 45
9. Mektup: (Makamdan tenezzl (aalara dme) ve gnah
haliyle alkal baz tecelliler mevzuunda eyhlerine yazdklar
mektup.) ...........................................Sh.: 48
10.Mektup: (Yaknlk ve uzaklk, ayrlma ve kavuma ve
bunlara bal hller ve faydal bilgiler mevzuunda
mridlerine yazdklar mektup...) Sh.: 50
11. Mektup: (Kendi kusurlarn grme makamnn ele gemesi,
eyh Eh Said Hazretlerine ait bir szdeki hikmetin belirmesi, bir
takm gnldalarn hlleri ve baz keifler hakknda,
Mridlerine...)................................... Sh.: 52
13.Mektup: (Mridlerine yazdklar ve hakikat yolunun
sonsuzluunu ve onun mutlaka eriat beldesine bal olduunu izah
ettikleri mektup...) ...............................Sh.: 58
14.Mektup: (Yine mritlerine yazdklar bu mektupta,
manev yolculuun baz hlleri ve irad olunmaya istekli
bir takm kimselerin vaziyetleri anlatlyor...)Sh.: 60
15.Mektup: (Mridlerine yazdklar bu mektup, baz ini hallerinin
balangcna ait srlardan bahsediyor...) . Sh.: 64
16.Mektup:(Yine ykselme ve inme bahsine ait ve yine
mridlerine yazlm olan nme...) ........ Sh.: 67
17.Mektup: (Kendi hlleri hakknda mritlerine yazd mektup...)
.................................................... Sh.:71
18.Mektup: (Renklendirme ve sabit klma ve veliliin derecesi ve
ayrca ilah varln Zat'a nishetle deersizlii mevzuunda
mritlerine yazd mektup...)............... Sh.: 73
19.Mektup: (Mridlerine yazdklar, baz yardmlarn
kimlere verilecei hakkndaki mektup...) . Sh.: 81
20.Mektup: (Yine baz yardmlar ve dilek sahipleri hakknda...)
Sh.:81

21.Mektup: (eyh MuhammedHemek'ye yazlmtr...) Sh.: 82


22.Mektup: (Ruh ile nefs arasndaki alkadan ve baz ini, k,
geriye dndrl ve istihlk edili hllerinden bahseden bu mektup
Lahor'lu Mft eyh Muhammed'e yazlmtr...)
Sh.: 85
23.Mektup: (Kmil olmyanlardan tarikat tahsil etmenin
ve kfr ehline mahsus tbirleri kullanmann
felketlerinden bahseden Abdurrahman isimli bir ahsa
yazlm olan mektup...)
Sh.: 89
24. Mektup: (Kl Hana yazlmtr...)...

Sh.: 92

31. Mektup: (Tevhide dair...) ..............

Sh.: 95

36. Mektup: (eriat ve ibadet hakknda...) Sh.: 99


39. Mektup: (eriat ve ibadete dair...)..

Sh.: 101

41. Mektup: (Keml dvas... Ona uymak...)Sh.: 102


43.Mektup: (Tevhide dair...)................ Sh.: 106
44.Mektup: (O Peygamber...)............... Sh.: 110
46.Mektup: (Bedahet...) ...................... Sh.: 113
47.Mektup: (Devlet Reisi...)................

Sh.: 114

48.Mektup: (eriat ve Tasavvuf...) ........ Sh.: 116


49.Mektup: (eyh Feride t...).......... Sh.: 117
50.Mektup: (Dnya...) ........................ Sh.: 118
51.Mektup: (Kurtulu midi...).............. Sh.: 119
52.Mektup: (Neft,..) ..........................

Sh.: 121

53.Mektup: (Din limi...) ..................... Sh.: 123


54.Mektup: (Bidat sahibi...)................. Sh.: 125
59. Mektup: (Sahabi.) .......................

Sh.: 131

61. Mektup: (Allah dilemek...) ............ Sh.: 129

63. Mektup: (Peygamberlerin dinin esasnda mterek


olduklarna dair...) .............................. Sh.: 131
64.Mektup: (Dnyann lezzet ve elemi...) Sh.: 133
65.Mektup: (slmn balangcnda ve devamnda gurbet
hali bulunduuna dair...)......................

Sh.: 135

66.Mektup: (Sahabiler yolu...).............. Sh.: 137


68. Mektup: (Tevazu ve alakgnllle dair...)Sh.: 138
70.Mektup: (insanda btn "esma" ve "sfat" in topluluu,
byk kemle yaknlk sebebi olduu kadar uzaklk sebebi
olduuna dair...) Sh.: 139
71. Mektup: (Nimet sahibine kar nimet grcnn teekkr...)
................................................... Sh.: 141
72.Mektup:
Sh.: 142

(Din ve dnyann birarada cem'ine almak...)

74. Mektup: (Dnya...) ....................... Sh.: 143


77. Mektup: (Allaha, yalnz Allah iin ibadet...) Sh.: 144
79.Mektup: (Allahn son Resul, btn isim ve sfat kemllerinin
hepsini zerinde toplamtr...) .............. Sh.: 146
80.Mektup: (Sahabi.) ......................... Sh.: 147
81.Mektup: (slmn gurbeti...) ............ Sh.: 150
84.Mektup: (eriat...) ......................... Sh.: 151
85.Mektup: (Namaza dair.) ................. Sh.: 152
88.Mektup: (man ve nefs cihad..) ....... Sh.: 153
89.Mektup: (Her nefs lm tadacaktr...) Sh.: 154
90.Mektup: (Nak Byklerinin yolu...)

Sh.: 155

91.Mektup: (Nefsin tezkiyesi ve kalbin tasfiyesine dair...)..Sh.: 156


96. Mektup: (Btn Hastal...)................

Sh.: 157

104.Mektup: (Mafiret kaynandan gelen bel ne kadar iddetli


olursa olsun, kullarn sabr ve rza gstermekten baka aresi
olmadna dair..) Sh.: 158
105.Mektup: (Btn Hastalna dair...) ...

Sh.:160

106.Mektup: (Allah bulmann yolu...) .....

Sh.: 161

107. Mektup: (Keramet ve harikuladeliin zuhuru


hakknda.)..........................................
Sh.:162
108.Mektup: (Nebi - Veli..)......................

Sh.:164

109.Mektup: (Btn Hastal...) ...............

Sh.:166

123. Mektup: (Nafile ibadet...).................

Sh.: 168

125. Mektup: (tikada dair...)..................

Sh .:169

131. Mektup: (Hacegn Yolu...) ................

Sh. 171

140. Mektup: (Mihnet ve starabn akn levazmndan


olduuna dair...)....................................

Sh.: 172

144. Mektup: (Allaha doru seyr...) ..........

Sh.: 17 I

147.Mektup: (Allaha seyr, Allahta seyr...) ....

Sh.: 174

148.Mektup: (Haller ve gaye...)................

Sh.: 175

149.Mektup: (Sebep ve Msebbibe dair) .....

Sh.: 176

152. Mektup: (Resule itaat...) ..................

Sh.: 177

154. Mektup: (Dva kendi kendinden kurtulabilmek...) Sh.: 179


157. Mektup: (Allah ehlinin huzurunda) .....

Sh.: 181

160. Mektup: (Tarikat Bykleri snftr...)

Sh.: 183

161.Mektup: (Slk ve tarikatn gayesi...) Sh.: 186


162.Mektup: (Ramazan- erife dair ...)

Sh.: 187

163.Mektup: (Ztlar: Mslmanlkla kfr, dnya ile


ahiret...) ............................................ Sh.: 188
165. Mektup: (lemlerin Efendisinin iki trl miras
olduuna dair...) ................................. Sh.: 190
167.Mektup: (Allaha kar onu kayt altna alacak hibir
mevcut olmad hakknda...) ................

Sh.: 192

168.Mektup: (Snneti iltizam..) ............

Sh.: 193

172. Mektup: ( ve d cepheler..) .......

Sh.: 194

174. Mektup: (Bu yolun klar,..)........

Sh.: 196

177. Mektup: (Kurtulu yolunun kademeleri..)Sh.: 197


178.Mektup: (Komuluk ve Birlik hakknda..)Sh.: 198

TKAT
1-tikat ve amel ....................... Sh.: 201
2-Allah ve lem ........................ Sh.: 205
3-Mabud ................................ Sh.: 206
RUH
1-Ruh..................................... Sh.:209
2-Ruhun Terakkisi ................... Sh.: 211
3-Tenasuh ............................... Sh.: 215
NEFS

1-Nefs ..................................... Sh.:219


2-Gnahtan Saknmak ............. Sh.: 220
3-Vazife .................................. Sh.: 221

NAMAZA DAR .................................. Sh.: 225