Anda di halaman 1dari 164

Bir Kitabevi

Selim leri
( ... ) BEYOGLU'ndaki kitabevlerinin en yenisi Adam Yaynla
r'nn. Mezun olduum Atatrk Lisesi'nin sokanda. Kkpar
makkap deil miydi sokan ad?
Geen akam Adam Yaynlar'nn kocaman kitabevine gittim.
Kapda sevgili Turgay Fieki'ye rastladm. Derken sevgili inci
Asena. Eski bir Beyolu apartmann sil batan dzenlemiler
katl bir kitabevi oluturmular. Drdnc katta yaynevi. Ger
ekten grlmeye deer. ( ... )
Tam yanmda, tam arkamda Zeki Faik lzer'in iki resmi. Bi
rinde babacan. deniz renkli bir balk. tekisinde Uzakdou
esintili efl3tun figrler. figrmsler... ( ...)
Sonra beinci katta yine resimler. Burhan Uygur eski bir dost
olarak aramzda. Cihat Burak, Metin Elolu, Bedri Rahmi...
Adeta kk bir mze. Burada yalnz kitaplar elik etmiyor, her
gn urayp grebileceimiz resimler de bizimle birlikte.
Kitabevlerinin oalmas. kitaba, edebiyata yeniden gnl ve
riin ilk adm. Bir mr boyu kitaplarla mutlu oldum. Mutluluk
nedir diye sorulsa. kitaplar okumak, kitaplar edinmek. kitaplar
arasnda yaamaktr derim.
Kutlu olsun Adam Yaynlar'nn kitabevi giriimi!

20 Aralk 1996, "Cumhuriyet"

Adam Kitabevi
Turgay Fieki
ADAM YAYINLARl'nn Maslak'taki ynetim yerinde bir yl ka
dar nce bir gn, Semih Gm'le birlikte, yneticimiz inci
Asena'ya, pek ok yaynevinin Beyolu'na tandn. bizim de
byle bir giriimde bulunmamzn ne denli yararl olabileceini
dillendirmitik. ( ... )
O gnden bu yana bir yl geti. Borlar. tasarlar. onarmlarla
geen zorlu gnler ve haftalar. ( ... )
Adamevi'nin ilk katnda yer alan AdamKitabevi, okurlara

lkemizin nde gelen yaynevlerinin btn kitaplarn eksiksiz


sunuyor. Yan sra iinde yer alan kahve salonuyla, okurlara ki
taplar arasnda saatler geirirken dinlenebilecekleri bir ortam
sunarken, eitli kltrel etkinliklerin gerekletirilecei bir de

salon ieriyor. ( ... )


AdamKitabevi'yle okurlar, her kesinde ince bir beeninin
izlerini grebilecekleri, yalnzca alveri deil, kitaplarla birlikte
olabilecekleri. kimi zaman zaman ada bir ressammzn bir
tablosuna. kimi zaman mimari ayrntlarn inceliklerine taklp
kalacaklar bir kitabevi ortamna kavutular. ( ...)

18 Aralk 1996, "Cumhuriyet"

------ -- ------

ADAM yaynlar
YK

ZDEMR ASAF Dn Yamur Ya/f,acak


SEVM BURAK Afrika Dans
MUZAFFER BUYRUKU arklar Seni Syler
NURSEL DURUEL Geyikler. Annem ve Almanya

LEYLA ERBL Gecede


LEYLA ERBL Eski Sevgili
NECAT GNGR Bu Sevda lmek
KEMAL TAHR Gl nsanlar
LK TAMER Allebe ykleri

SHERWOOD ANDERSON Kasabamz (Saydam zel)


ERSKINE CALDWELL Kuyudaki Zenci (Memet Fuat)
TRUMAN CAPOTE Gece A,ac (Memet Fuat)

RAYMOND CARYER Ateler (Zafer Aracagk)


ERNEST HEMINGWAY Denizin Deitirdii (Memet Fuat)
JACK LONDON Ate Yakmak (Memet Fuat)
KATHERINE MANSFIELD l Albayn Kzlan (Memet Fuat)
EDGAR ALLAN POE Morgue Soka/f, Cinayeti (Memet Fuat)
WILLIAM SAROYAN Yoksul nsanlar (Memet Fuat)
JOHN STEINBECK Kasmpatlan (Memet Fuat)
VASL UKN Yaamak Tutkusu (Yurdanur Salman)
MARGUERITE YOURCENAR Dou ykleri (Hr Yumer)
ERNEST HEMNGWAY Kadnsz Erkekler (lk Tamer)

____

deerli kitaplar yaymlar.

____ _______

OCAK 1997 SAYI

134 200.000

LRA (KDV dahil)

NEYD STEDKLER?! Menet Fat


KAAN ARSLANOGLU'NDAN BR ROMAN:
"AGRISIZ HAYALM" I Fethi Naci

RCE/ Mehmet H. Doan

"BR EGRETLEME OLARAK" HASTANE/ Orhan Barlas


TRKYE'NN SUSURLUK'TA KARILATII... /Vakur Kayador
OK/ Mehmet Serdar
TRK RESMNDE BR KETAI : ERCMEND KALMIK
Tlay Elgn
"ARI KOVANI"NDAK "HINZIR KIZ"/ M. Sadk Aslankara
YLESNE/ i. Kuban Altmel
BERLN DUYARI'NIN R I Grhan Tmer-1. Miiller
KK BR ANI YAZISI/ Giirlan Tmer
NAHT ULV LE KARILAMA/ Ziya Giirel

iir: lhan Berk, Salah Birsel, Arif Damar, Glten Akn,


Ruen Hakk, Yeim Salman, Ahmet Ada, nci Asena,
Enis Batur, Mslim elik, Roni Margulies, Mim Kaf Agayef,
Tark Gnersel, Memet Baydur, Ergin Yldzolu, Rfat nkaya,
kk skender, Elif, Akgn Akova.
Bu Saydaki Resimler

Ercnend Kalnk.

l\:Crkp:urn;kk;p S< <k. :\< : - Xir, ile-'< glu


(iJ2!2l 2'!.1 l O'i: FAX: (()21212'):\ il OX: Datm: lllfY..\Y :\.S. ABO
N E KOSULL\RI: Yllk ( 12 s:n) 2. iOfJ.0()0 TL s;;,. 111.1 ik \irlikll' 2 (')(IJ]()() Tl..1 .\l
1.200.oOO Ti.. Yuntls (O D\I: Abone ve Eski Saylar in Hesap No: .\:< l lu Y:;dk
.
rclk A.S. :tl: (h2 :c20 olu pos: cl'ki.

Ynetin Yeri ve Yazna Adresi :


h:lul: Tl'i

lh...:.c..rli kit,:,pbr '..1\ mLr.

ATAOL_
BEHRA/v\OGW
BR GN MLJTLAKA
TopluSiirler-1

YASADIKLARIMDAN
GRENDGM BR SEY VAA
Toplu Siirler-11
Kusatnadi
Trkye. z Yurdum. Glzel
Esk Nsal'

Yurci:.m

aqr51nlar

KIZIMA MEKTUPLAR
Toplu Siirler-111
Drtlkler
Mustafa Suph Destan
Iy Bir Yurtta Aranyor
Kzma Mektuplar
Bebeklern Ulusu Yok

Adam yk
ki Aylk yk Dergisi
Say8
Ocak-ubat1997

ADAMYK

ISSN1300-7556

YK
Anadolu Yaynclk

Masum Gralam Greem

Ifigenya Hampstead'de Barry Uswortl

12

Sorumlu Yaz leri

Dalavere Memet lsan Kudret

15

Mdr:

Kasabada Orkideler Zeynep Avc

19

pck Argela Carter

49

K Gnei David Malouf

53

Gecenin Bedeline Dnmeden Fatma Murat

70

A.. Adna Sahibi ve

nci Asena
Genel Yayn Ynetmeni:

Semih Gm

Sonra. . . Necati Tosuner

Mutluluk yks Pater Carey

74

Ses krar Ycel

78

Atlantis Vecihi Sarszen

92

yle Bir Sevda ki Jale Sancak

Tlay Ulukl Ynetim

Yeri ve Yazma Adresi:


Kiikpannakkap Sokak,

No: 17, 80060

94

Olmuyor, Olmuyor, Olmuyor mer Asan

100

nce ve Gzel Hrriyet Yaar

103

Eyll Dost Krpe

Kapak ve i tasarm :

63

118

itlembik Yiyen ller Sema Kaygusuz

131

Memleketin Yksek Menfaatleri Ceap Gven

150

Biz Namuslusuna attk Atay Szer

153

BU SAYININ KONUMASI
Hulki Aktun ile Dnden Bugne

37

Beyolu-sanbul,

YAZILAR

(0212) 293 41 05
Fax: (0212) 293 41 08
Fiyat : 500.000 TL (KDV
iinde) - Kbrs 600.000 TL

yk Anlatmnn ekicilii Bill Buford

59

Necati Tosuner'le Konuma

66

Scak le zerine lker nce

85

Tel:

Abone Koullar : Yllk

Yordan Radikov zerine Boyan Niev

Aylk

"nlama"da Anlat zmlemesi Nedret Tanyola ztokat 113

(6 say) 3.000.000 TL - Alt


(3 say) 1.500.000
TL - Yurd Yllk 100

DM Abone in Hesap

No: Anadolu Yaynclk


A.. adna.

662720

numaral posta eki. lan

Koullar : Tam sayfa

40.000.000 TL;
yann sayfa 20.000.000 TL:
eyrek sayfa 10.000.000 TL
(siyah-beyaz)

Dizgi : Anadolu

Yaynclk A.. Dizgi

Birimi Bask : efik


Matbaas Kapak Bask:
Ana Basm Genel

Datm : Biryay A..


Gnderilen yazlar

yaymlansn
_Yaymlanmasn,
verilmez.

geri

yk Yazmak Sevim Gndz Raa

89
108

Dnence/ yknn Anlamsal Boyutlar Feridun Anda,

Aye Kilimci, Ahmet Yurdakul

141

UNUTULMU YKLER
ecek Su Halit Ziya Uaklgil

137

BR KTAP BR YAZI
izgili Sar Defter. Grsel Koral

155

Mucizevi Mandarin, Asl Erdoan

156

Kra palar Kar Tuttu. Suzan Samanc

157

eviriler: lker nce, avkar Altnel, Gamze Yarm, Pelin zer,


Deniz Hakyemez, Yavuz Yener, Zeynep Ccnolu
Desenler: Semih Poroy, Necati Abac

Yaar Kemal
Sar Scak

- ,--Birinci basm San Scak adyla 1952 ylnda yaplan bu


kitap, baka ykler eklenerek geniletilmi ve Sar Scak
- Btn Hikayeler adyla ilk olarak 1967 ylnda yaym
lanmtr.
"Korkun bir duyarlk ve acmasz bir iir ..."

( Observer, ngiltere)
"Sadelik ve drstlkle anlatlan bu ykler insann
belleine kaznyor."

(The Milwaukee Journa/, ABD)


"Yoksulluk, bo inanlar, sinekler, toz, lmne al
ma, usuz bucakszlk, bitkinlik, yabanlk, ylmazlk.
( ...) aresizlikten doan acma ve duyarln evrensel
butlar."

(The Guardian, ngiltere)

0_kt

---

--

...

GRAHAM GREENE
Masum

RAYA Lola'y gtrmek bir yanllkt; kk ky istasyonunda trenden


indiimiz anda anlamtm bunu. Yln herhangi baka bir anndan ok,
bir sonbahar akam ocukluunu anmsar insan. Lola'nn aydnlk, gzel yz
ve gece iin gerekli olan "eyler"imizi pek de iinde barndryormu gibi grn
meyen ufak anta, kk kanaln kar kysndaki tahl ambarna, tepedeki birka
clz a ve ok eski bir film afiine tek kelimeyle sylemek gerekirse hi mi hi
uymuyordu. Ama Lola " ehir dna gidelim," demiti. Aklma gelen ilk isim,
elbette ki, Bishop's Hendron'd. Orada artk beni hi kimse tanmazd. Ama be
nim bir eyler anmsayacam hi aklma gelmemiti dorusu.
Yal beki bile baz eyler anmsatt. Oradaki iki taksiye bakp dnrken,
ilk bata farknda olmadan, " Drt tekerlekli bir araba olacakt girite," dedim.
" Ky geliiyor." Hava ok karanlkt. Hafif sonbahar sisi, nemli yapraklarn ko
kusu ve kanaldaki su son derece bildikti.
Lola, "Neden buray setin? Korkun bir yer," dedi. Bana neden korkun
grnmediini, kanaln kysndaki kum ynnn hep orada olduunu ona
aklamak olanakszd. ( yamdayken teki insanlarn deniz kenar derken
buradan sz ettiklerini sandm anmsyorum.) antay kaldrp (hafif olduu
nu sylemitim; sadece sahte bir saygnlk belgesiydi) yrmemiz gerektiini
syledim. Kk tmsek kprden geip gecekondular ardmzda braktk. Be
yamdayken orta yal bir adam bunlardan birine intihar etmek iin girmiti;
ba vard, btn komular onu st kata kadar izlemilerdi. Lola, " Kyn byle
olacan hi dnmemitim," dedi. irkin gecekondular, tatan kk gri ku
rular - ama ben her eyden iyi tanyordum b unlar. Mzik dinlemek gibi bir eydi
btn yrymz.
Ama Lola'ya bir eyler sylemek zorundaydm. Buraya ait olmamas onun
suu deildi. Okulu ve eski kiliseyi geip bizim eski geni High Street'e ve dola
ysyla mrn ilk on iki yl duyumsamasna vardk. Eer gelmemi olsaydm, bu
duygunun bylesine gl olacan bilemezdim, nk o yllar zellikle yok
sunluk dolu yllar deildi; sradan yllard, ama imdi yanan odunlarn kokusun
dan, siyah rutubetli kaldrm talarndan yaylan souktan, beni tutan eyin ne
olduunu bildiimi dndm. Masumiyetin kokusuydu bu.
Lola'ya, " yi bir oteldir, bak greceksin, bizi hibir ey uykusuz brakmaz
burada. Bir eyler yiyip itikten sonra yararz, " dedim. Ama c kts, tek bama
A D A M

+ GRAHAM GREENE

olmay stemekten kendimi alamamamd. Onca yldr buraya hi dnmemitim,


buray ne kadar iyi anmsadm fark etmemitim. Unuttuum eyler, o kum
yn gibi rnein, kedere hasret grnmnde geri dnyordu. O gece, me
lankoli ve sonbaharn hznyle dolu, yaammzn en umarszken bile umudu
muzu yitirmediimiz dnemlerine ait noktalar yakalayarak ok mutlu olabilir
dim. Dndmde ayn olmazd, nk o zaman Lola'ya ait anlar olurdu ve Lala
da hibir anlam ifade etmiyordu. Bir gn nce barda tanm ve birbirimizden
holanmtk. Lala iyiydi ve geceyi birlikte geirebileceim daha iyi biri de yoktu,
ama, o, bu anlara uymuyordu. Buraya gelmeyip Maidenhead'e gitmeliydik.
Kyse, oras da ky.
Otel tam olarak anmsadm yerde deildi. Belediye binas yerinde duru
yordu, ama Fas biemi kubbesi olan yeni bir sinemayla bir kafe yapmlar, ayrca
benim ocukluumda olmayan bir garaj da grdm. Evlerle dolu, sarp bir tepeye
kan soldaki dn de unutmuum.
"ocukluumda bu yolun burada olduuna inanamyorum," dedim.
"ocukluun mu?" diye sordu Lala.
"Sana sylememi miydim? Ben burada dodum."
" Beni buraya getirmek houna gitmi olmal," dedi Lala. "ocukken buna
benzer gecelerin hayalini kuruyordun herhalde. " "Evet, " dedim, nk onun su
u deildi. Ho kzd. Kokusunu seviyordum. Kulland ruj un rengi gzeldi.
Bana ok pahalya mal oluyordu - Lola'ya bir belik, sonra tm faturalar, yo
masraflar ve ikiler; ama baka bir yere gelmi olsak, bunu dnyada en akllca
harcadm para olarak grrdm.
Yolun sonunda oyalandm. Kafam bir ey kurcalyordu, ama keskin ve tiz
sesleriyle, lambann altndan geerken buharlaan nefesleriyle bir ocuk topluluu
tepeden nerek buulu a gelmi olmasayd bunu anmsayabilecek miydim,
bilemiyorum. Hepsinin keten torbalar vard ve torbalardan bazlarna adlarnn
ba harfleri ilenmiti. En iyi giysilerini giymilerdi ve biraz utanga grnyor
lard. Kk kzlar kendi aralarna kimseyi almyorlard. nsann aklna sa kur
deleleri, parlak ayakkablar ve bir piyanonun arbal tns geliyordu. Hepsi ye
niden canland aklmda : Dans dersinden geliyorlard, tpk benim de bir za
manlar gittiim kk kare bir evden. "Resimde bir eyler eksik," diye geirirken
aklmdan, bir yandan da her zamankinden daha fazla, hem keke Lala yanmda
*************************************************
Graham Greene (! 904) ngiliz yazar ve gazete ci . lkin gazetecilik yapt, son ra e le tirmenlie ba
l ad . Dileri Bakanl
'n da g rev yapn. lk romanlar nda yalnzla i rilmi insanlarn ruhsal so

runla rna eildi. nsann evresiyle, bireyin toplumla ilikisini irdeledi . Sonraki yllarda siyas . ba
lanmay se ti , em peryalizme kar verilen savamlar destekledi. Graham Green ge rek i edebiya t
an layyla n ka zanmann yan sra, insanlar arasndaki atmalarn psikolojik yanlarn da siyasal
ba nr la r iind e veriiyle nem kazanm bir yazardr .
*************************************************

Desen: Necati Abac

olmasayd diye dnyordum, hem de onun buraya uymadn. Bir ac hissi


beynimin altnda yava yava alevlendi.
Barda birlikte birka iki itik, ama akam yemei servisine daha yarm saat
vard. Lola'ya, "Kyde dolamak istemezsin sanrm. Eer kusura bakmazsan, on
dakikalna dar kp bir zamanlar bildiim bir yere bakmak istiyorum , " de
dim. Kusura bakmyormu. Barda oturan, kyden bir adam vard, belki de bir
okul mdryd, Lola'ya srf bir iki smarlayabilmek iin can aryordu : Sadece
bir geceliine onunla kentten gelmi olan beni ne kadar kskandn grebili
yordum.
Tepeye kmaya baladm. lk bataki evlerin hepsi yeniydi. Onlara gcen
dim. Tarla ve bahe kaps gibi anmsayabileceim eyleri saklyorlard. Sanki
cepte nemlenip paralar birbirine yapm bir harita gibiydi; hani alnca ko
caman yamalar okunmaz olur ya. Ama yolun yarsnda ev orackta duruyordu ite,
yol da; belki de ayn yal kadn ders veriyordu. ocuklar ya konusunu abartrlar.
Kadn o gnlerde otuz beten fazla olamazd. Piyanoyu duyabiliyordum. Kadn
ayn dzeni srdryordu. Sekiz yan altndakiler akam 6-7 aras, sekiz on
ya arasndakiler 7-8 aras. Bahe kapsn ap ieriye doru biraz ilerledim.
Anmsamaya alyordum.
Bunu anmsatann ne olduunu bilemiyorum. Sanrm o gnlerde baka
paralar alan piyanodan ok, yalnzca mevsimin gz olmas, souk hava, nemli
donmu yapraklard. nsan fotorafa bakmadan birini nasl anmsarsa, ben de

----+

+ GRAHAM GREENE

yle anmsyordum kk kz. Benden bir ya bykt : Tan sekizinde olma


lyd. Sonradan eminim kimse iin duymadm bir younlukla seviyordum onu.
En azndan ocukluk aklarna glme yanlna dmedim hibir zaman. Ayrlk
korkun derecede kanlmazdr, nk hibir doyum olasl yoktur. Elbette ki,
insan, kza cesaretini kantlayabilmek iin yanan evler, sava ve zor grev ykleri
uydurur; ama evlilii asla. nsan bunun olamayacan sylenmeden bilir, ama
bilgi insann acsnn azalmas demek deildir. Doum gn partilerinde oyna
dmz btn o krebeler geldi aklma. Ona dokunup tutabilmek bahanesiyle
aresizce yakalamay umardm, ama hi yakalayamazdm onu; hep kaard ben
den.
Ama iki k boyunca haftada bir kez bu frsat yakaladm : Onunla dans edi
yorduk. Kn son derslerinden birinde bana gelecek yl bir st snfa katlacan
sylediinde daha beter oldu durum (tek balantmz da kesiyordu bu) . O da
benden holanyordu, biliyordum, ama bunu dile getirmenin hi yolu yoktu. Ben
onun doum gn partilerine giderdim, o da benimkilere gelirdi, ama dans der
sinden kta hi birlikte komadk eve. Bu garip grnebilir; aklmza bile gel
miyordu herhalde. Tepeden aa inerken, ben taknlklaryla rahatszlk veren
erkek arkadalarmza taklmak zorundaydm, o da birbirlerinden ayrlmayan,
itiip kakan, gck hemcinslerine.
Orackta, sisin iinde titriyordum, paltomun yakasn kaldrdm. Piyano eski
bir C. B . Cochran revsnden bir dans paras alyordu. Sonunda yalnzca Lo
la'y bulmak iin ne uzun bir yolculuk olmutu bu. Masumiyet konusunda insa
nn kaybetmeyi pek kabullenemeyecei bir eyler var. imdi ben bir kzdan ho
nut deilsem, paray bastrp bakasn alabilirim. O zamanlar, aklma gelen en iyi
fikir tutkulu bir not yazp bahe kapsnn parmaklklarnn arasndaki delie s
ktrmak olurdu (ne tuhaf, olup bitenleri nasl da anmsamaya balamtm). Ona
bir keresinde bu delikten sz etmitim, ve er ge parmaklarn sokup notu bula
candan emindim. Notun nasl bir ey olabileceini bilmiyordum. Kendimi iyi
ifade edemiyordum o gnlerde; ama anlatmmn yetersiz olmas o zamanki ac
mn, imdi bazen ektiim acdan daha s olduu anlamna gelmezdi. Gnler
boyunca o delii merak ettiimi ve notu hep yerinde bulduumu anmsadm.
Sonra dans dersleri sona erdi. Herhalde bir sonraki ka kadar unutmuumdur.
Bahe kapsndan knca deliin yerinde olup olmadna baktm. Oradayd.
Parmam soktum, mevsimlere ve yllara kar korunakl barnanda, kat par
as hala duruyordu. karp atm. Sonra bir kibrit aktm - sisin ve karanln
ortasnda ufak bir parlt. Kibritin kck alevinde ak sak bir resim grmek
bir darbe oldu. Yanllk olamazd; bir adam ve kadnn ocuksu, hatal iziminin
altnda benim admn ba harfleri vard. Ama b uharlaan nefeslerden , keten tor
balardan, nemli bir yapraktan ya da kum ynndan daha az ey hatrlatt. Tan
yamadm; kt dnceli bir yabanc tarafndan tuvalet duvarna izilmi bir re
sim bile olabilirdi bu. Benim tek anmsadm, o tutkunun safl, younluu ve
acsyd.
lkin kendimi aldatlm hissettim. "Demek ki," dedim kendi kendime, "Lola
buraya o kadar da uygunsuz deil. " Ama sonra, geceleyin, Lola bana arkasn
dnp uykuya daldnda, o resmin derin masumiyetinin farkna varmaya balaA

MASUM +

dm. O zamanlar esiz ve gzel anlaml bir ey izdiime inanarak izmitim bu


resmi; ancak imdi, otuz yllk bir yaamdan sonra ak sak grnyordu. e

ngilizceden eviren : Zeynep Cnnolu

Hazr bir yk tanm verebilseydim imdi size. "adam bir eyler yapyor
da yaptnn ne olduunu, nasl olmas gerektiini bilmiyor; yapt i zerine
dnmemi, dnmyor," diye knanabilecek bir alk durumuna dmekten
kurtulur muydum?
- Bilge Karasu

BARRY UNSWORTH
Ifgenya Hampstead'de

EN Christine Grainger'm. Bir solukta syleniveriyor, insann yabanclara


kendini tantrken yapt gibi. Tpk, Bakn, der gibi, bunca larva evresi
geirdikten sonra yzeye ktm, bunlar benim gzlerim, bu da benim sesim, sa
kalmam salayabilecek tonlamalar aryor.
Bunlardan sonra, balayacak bir yer semek kolay grnyor. 1 9 53 Kas
m' nn ortalarnda, Ronald Seymour' un arayp beni akam yemeine davet ettii
bir gn. Giriim' den bir ay kadar sonra.
Hampstead'deki dairemin yedek yatak odasndaydm. nc Kanal'da
Bach'n "ST. Matthew Passion"n dinliyor, iinde insan figrleri olan bir man
zara resmi yapmaya alyordum. Nekahet gnlerimin hepsi birbirinin aynym
gibi grnyordu, ayn cereyana kaplm gidiyorlard, aralarnda snr yoktu, d
gibiydiler ve bir bakma korkutucuydular. Zamanm, yaptm resim zerinde
alarak ya da buulu sonbahar havasnda, Fundalk' ta yryler yaparak gei
riyordum.
B tn gnlerin ayn olmasna karn, her eyi allmam bir kendine zg
lkle gryordum. Bulut oluumlarn, bir yzn grnn, inaatlarn evre
sindeki tahta perdelere yaptrlm afileri. Nesnelerde, beni seyreden, tutuk
lanm bir nitelik, resmime geirmek istediim, hafife parldayan bir aslm ol
ma duygusu vard. Yaz, o yl gitmekte gecikmiti. Fundalk'taki kayn aalarnn
yapraklar pas rengine brnmeye balamt, ama dibudak aalar hala yeildi;
tohum kesecikleri i saryd ve patlayp alvereceklermi gibi iddet doluydu.
Grmdeki bu keskinlik, arkadalarm tarafndan umut verici bir iaret
olarak alglanmt. Ama hayatm sona erdirmeye kalkmamdan nceki gnlerde
de, eyler dikkatimi ayn kar konulamaz itilmeyle ekiyordu ve o zamanlar,
grdm her ey, lm ihtiyacm pekitiriyordu. Doru olduu bilinen ama
kantlanmas gereken bir eyi kantlamak iin kant topluyordum sanki.
imdi kantlanmas gerekenin ne olduu konusundaysa hibir fikrim yoktu.
Fram kullanrken yaptm hareketler, sa bileimin i tarafmdaki yara izini sk
sk grmeme yol ayordu. Bilek, bu yara iin, bir bakma ok ince grnyordu
- uzun boylu olsam da ince kemikli bir yapm var. Yara izleri o zamanlar daha tam
gememiti; nasl bir iz kalacan kestirmek henz mmkn deildi.
O i sar kesecikleri resmime geirmeye alyordum. Puslu, lo havada,
tohum kmeleri, su altnda alm deniz kabuklarna benziyorlard. Arka tarafta,
daha aalarda, k younlayordu. Bu aa kesimlerde, tamamlanmam, ka-

--

I FIGENYA HAMPSTEAD'DE +

dnl erkekli insan figrleri vard. Telefonun ald an ok iyi hatrlyorum,


nk beni bu figrlerin yaratt bir tr korku ya da kayg duygusundan kur
tarmt. Figrler, rastlantsal grnyorlard, ama yle deildiler.
"Rachel'la ben, senin ok fazla yalnz bana kaldn dnp endieleni
yoruz," dedi Ronald. Bununla birlikte, sesinde her eyden ok sulama varm
gibi gelmiti. "Son zamanlarda ikimizin de ok ii vard. O mzik de ne? Ne ya
pyorsun sen?" Bunu, sanki oratoryonun heyecanl bir yerinde kendime zarar ve
recek bir eyler yapmay planladm dnyormuum gibi, kukulanan bir
sesle sylemiti.
" Resim yapyorum," dedim. "Yeniden resim yapmaya baladm, nedenini
tam bilmiyorum. Rachel'n da, senin de beni dnmeniz ok ho, ama -"
"Baka plann yoksa, Cumartesi akam bize yemee gelmeni istiyoruz. Birka
kii daha aryoruz. Gece bizde kalabilirsin, ertesi gn ben seni arabayla eve
brakrm. Pazar sabah nasl olsa ehre nmem gerekiyor. "
tenlii ve dorudanlyla bu, tam da Ronald'n syleyecei bir szd; o size
hep bir programn paras olduunuzu hissettirirdi. "Kahvaltdan sonra hemen
yola kmamz gerekecek, " dedi sonra da, ikna etmek iin eklemi gibi.
ok memnun olacam syledim, abartyordum aslnda. Sonra resmime
dndm. Tan olarak hatrlayabildiim bir sahne deildi bu; yine de ok iten
tandm hissediyordum : yama, stnde kpr bulunan bir rmaa doru
iniyordu, aalar kk bekler halinde toplanmt, aalarn arasndaki bo
luklar sis ve szan gne nlar yznden matlamt ve figrler, bu derinliklerde
kmldayordu, salt renk bulam lekeler, hem suda hem karada yaayabilen be
lirsiz yaratklar. Aalarn altndaki allarn uzayp giden bir grnts vard,
suyun altndaki yosunlar gibi . . . Yunanistan'da, lk bir denizde, suyun altnda
yzm hatrladm; oraya figenya'nn kurban edildii yeri, Auslis'i grmeye
gitmitim. Suyun iinde gzlerimi amtm; nce sarya, sonra koyulaarak keh
ribar rengine dnen kzl bir k; omuzlarma dokunan yass, kahverengi yo
sunlar; su, bu uzayp giden, parldayan yosunlardan sonra soluk renkli bir kaya
dan aaya doru hzla derinleiyordu, yosunlarn dokunduu yerin altnda da su
birden soumutu . . .
Resimdeki insanlar beni yine rahatsz etmeye balamt, gerekte varolan in
sanlard bunlar. Korkuyu, belirsiz klarak kendilerinden uzak tutmaya alanlar

Barry Unsworth (1930) D urham 'da kk bir made nci kasabas nda dodu. Sro ckro n-o n-Tees

Grammar School ve M a nchesr er niversir esi 'nde re ni m grd. Dou Akdeniz blgesi nde birka
yl kald. Ari na ve sranbul d
' a ngiliz ce rerme nlii yapt. imdi ralya'da o ruruyor. O n roma n
yazd. Bu nlarda n Mooncrankr's Gift (Moo ncra nker ' n Armaa n) 1973're Hei nema nn dl' n
kaza nd ; Pascali's Adas da 1 980'de Booker dl' ne aday oldu ve filme ekildi. E n so n roma n,
Sacred Hunger (Kursal Alk) 1 992 Booker dl 'n paylat. Bar ry Uns worrh, Kraliyet Yaz n
Der ne i yesidir.

+ BAR RY UNSWO RTH

gibi, ben de onlarn kim olduklarn bilmek stemiyordum. Siyaha boyam ol


duum biri vard. Tozluklar ve kafasnda yass bir knt; aalarn arasndaki
bolukta titreen bu adam da kimdi? Korkunun nne gemek iin, fram ace
leyle toprak boyasna batrp kafayla ayaklara darbeler vurdum. imdi adam bir
iriba gibi siyah, kafasz, kolsuz yzyordu ama onun babamn ofr, yirmi se
nedir grmediim Spencer olduunu biliyordum. Yaratn kafas yok deildi
aslnda; toprak boyasyla vurduum darbe bir yz oluturmutu. Siyah, dar bir
ece elbisesi giymi figenya'yd bu. Boynu, hayrl bir rzgar ksn diye kesilen
Ifgenya. 0

ngilizceden eviren : Deniz Hakyemez

Kurmaca, gncellik duygumuzu tazeleyen ve aydnlatan szl yalanlardan


rlm bir dokudur. Gereklik de kimyasal, atomsa!, dirimsel adan mik
roskopik doruluklardan oluturularak dokunan bir kumatr. Bylesi doru
luklarn yakalanmas. bir yazara ksmet olacak en amaz zevklerdendir.
- John Updike

....

- - -----

----

-+

---

--------

Y K

IHSAN KUDRET
Dalavere Memet

EZARLIKsal sollu yayld arazinin ereklerinden yava yava bir nok


taya doru ykseliyordu. Yeni alan ukur o noktann tam stndeydi.
Annemin taburunu birka balk tayordu. Oraya vardmzda, Dalavere Me
met ukurun banda, nemli topran bulat eski kreine yaslanm duruyor
du. evreyi allmam bir toprak kokusu sarmt. Bu, ieklerimizin diplerini
eelediimiz zamanlarda duyduumuz toprak kokusundan apayr idi. Ne ona, ne
yamurdan sonraki mis gibi kokuya benziyordu. nsan ten, rperten bir nitelii
vard. Gzm ukurun iki yanna ylm topraa iliti. Arasndan koca bir so
lucan kvrla bkle yeryzne kmaya alyordu. Be on adm geriye sradm.
imi bir titreme ald. Her ey abucak olsun birsin, hemen buradan gidelim is
tiyordum. Dalavere'nin krei elden ele dolayordu. lmn titreten soukluu
her tarafm sarmt. Dmemek iin gvdemi kendi kollarmla sarp smsk
tuttum. Duyulur duyulmaz bir ses kulamn dibinde mrldand.
"Nasl beendin mi?"
Bam aknlkla evirdim. Bir adm arkamda Dalavere duruyordu. G
lmsyordu. Neyi beenecektim? .. Sanrm gzlerimde bu soruyu bulmutu.
"Bak. .. " dedi. Ban uzaklara doru kaldrd. "Yemyeil. . . Uzakta deniz. O
bana yaylalarda bydn sylemiti. Severdim onu. B uray aradm bul
dum. "
ki gn bardaktan boanrcasna yamur yamt. Durmakszn yaan bir
gney yamuru. Dalavere, demek bu yamurun altnda dnm dolanmt me
zarlkta. . . Ben de glmsedim. Bu adam ilk grdm gn anmsayverdim.
Olmadk yerde olmadk dnceler birbirini kovalyordu.
Bu kasabaya geldiim ilk aylar. Scak m scak bir le saati. Yerliler serin izbe
evlerine ekilmiler. Be on turist kyda. sokaklar bombo. Kasabann kam
kuyruklu kedileri, kara kpekleri zar zor bulduklar yar glgelerde yatyorlar. te
byle bir le saati. Dar uzun bir sokak. Grnmeyen gnei yanstan snm
beyaz duvarlarn arasnda tek bama yryordum. Bu kprtsz renksizliin r
ktc bir gzellii vard. Sanki eskitilmeden terk edilmi tarih-ncesi bir kem
teydim. ki yanmda uzanan yamru yumru talarla rlm beyaz duvarlardan,
bir de bam iyicene kaldrnca grebildiim bir avu masmavi gkyznden
baka beni balayan hibir ey yoktu yeryzne. Yllardr yaammn drt yanna
ekilmi izgiler belleimden silinivermiti. Nasl oldu da bilmem byle domu
A

+ HSAN KUDRET

byle yaam, byle yaayacakmm gibi bir zgrl zmsemitim. Yr


dm yrdm . . . Kar uta bir adam belirmiti. Tok bir ayak sesi sokan sihrini
bozdu. Omuzunda kazma krek tayordu. Gs akt. Kl diplerinden gbe
ine doru terler szyordu. Sa sakal, st ba toz toprak iinde bir adam. Bu
pisliin arasndan parlayan, fldr fldr iki gri gz. Bana merakla bakan, birden
bire iimi rperten bu gri gzler beni nerdeyse unuttuum gerek dnyaya dn
drmt . . .
Btn b u sayp dktklerim, belleimden belki de bir saniye iinde gelip
geti. nsan beyni bilgisayardan da daha abuk alabiliyordu kimi zaman.
Gene bir ubat ay. B uraya yerletiim ilk yllar. Bahedeki aalar butlana
cak, iekler dikilecek, avlunun kayrak talarnn aralar beyaz badanayla gzel
letirilecek. Daha bir sr i. Bunlar yapacak bir adam aryorum. Ee dosta sor
dum. Hseyin kaptan, " Sana," dedi, " Dalavere'yi gndereyim. Her ii yapar. "
"Ne Dalavere'si? . . " dedim. " Ben byk kentlerin dalaveresinden kap gel
dim buralara. . . "
H seyin Kaptan glmsedi. " Korkma, " dedi. "Burda yle adam bulunmaz. "
Dorusu bu ilgin adl adam merak da etmitim.
" Gnder bakalm, " dedim. Gene de tetikte olmalydm.
Dalavere bir gn kageldi. Aman Tanrm! .. Bu adam ok scak bir yaz le
sinde uzun beyaz bombo bir sokakta rastladm o uzun adam deil miydi!
imden yanlmay ok istiyordum. Ama bu adam o gri gzl adamn ta kendi
siydi . . . Biraz elim ayama doland. Nasl bir dalavereyle atlatabilirim diye d
ndm. Beceremedim. Yapaca ileri anlattm. Gzm drt aacaktm.
Dalavere var gcyle alyor, ben de etrafnda fr dnyordum. Birka kez
ieri girmem gerekti. Son kez geri dndmde Dalavere ortalkta yoktu. eri
dar kouturdum. Yok. "Alt kata inmitir, " dedim. Merdivene seyirttim. Basa
maklar ikier atlamaktan nerdeyse yuvarlanacaktm. Bir de baktm Dalavere avlu
duvarna oturmu sigara iiyordu. Oh! . . ok kr. . . Kalbim baya da atm.
Telam rtbas ederek,
"Ne o dinleniyor musun?" dedim. dudaklarma yapay bir glmseme kon
durup, bir, " yi, iyi, " ektim.
Dalavere' nin, gzlerinin renginden baka o ilk rastladm gndekine benze
yen bir yan yoktu. st ba tertemiz, terbiyeli, insancl. ini kusursuz bitirdi.
Parasn ald gitti. "Ne olur ne olmaz," dedim. Kyy keyi gzden geirdim.
Eksilen, krlan dklen hibir ey yoktu. "Bu ilk geli, " diye dndm, "nce
leri gven kazanacak." imdeki kuku yok olmamakla birlikte iim olduka,
Tarla Soka'nn kesindeki kahveye haber brakyorum, geliyor, akama kadar
alt gnler le yemeini birlikte yiyoruz. Bu kasabada ii i veren ilikileri
kenttekilere benzemiyor. nsanlar snflandrlmam. Kimse kimseyi horlamam.
Buraya sonradan yerleen bizler eski alkanlklarmz brakp daha insancl huy
lar edinmek, onlara ayak uydurmak zorundayz. Biz de Dalavere'yle bylece ka
rlp katldk. Bir iki ylda neredeyse ailemizden biri olup kt Dalavere. Byle
A

Desen : Semih Poroy

olmasna dein gene de ben tedirgin ve hep tetikteydim. Onun geldii gnler
bana dikilmekten ayaklarma karasular iniyor. Adamcazn bir dalaveresini de
yakaladm yok. Hep mat oluyorum. "Bu da beni deli ediyor. Kendimle bir i
ekimesi indeyim. Bitmek tkenmek bilmeyen kukularmn hakllk kazana
mad adeta onuruma dokunuyor. Kk b dyk bir zarar versin istemiyorum
iin iin.
Ona ara sra le saatlerinde rastlyorum. Tpk ilk grdm gn gibi kaz
mal krekli. Toz toprak iinde. O halinde gzleri bir baka bakyor. Fldr fldr.
Bize geldii gnlerdeki o sevecen, yumuak baklar yok gri gzlerinde. Beni
grmemezliken gelmeyi yeliyor. Belki de grmyor. Bir baka dnyadan geli
yormu gibi . . . Anlayamyo"rum. Ben de stne stne gidip ainalk etmiyorum.

Y K

---+---

+ HSAN KUDRET

Bir gn, bana Dalavere'yi gnderen Hseyin Kaptan' yolda yakaladm. Ko


lundan tuttuum gibi Azmakba kahvesine gtrdm.
"Yahu. . . " dedim. "Anlatsana bana bu Dalavere ad nereden km? .. "
Kaptan glmsedi. " Hala onu mu dnyorsun . . ?" dedi. "Burda ok insa
nn lakab vardr. Bir nedenle uydurulur gider. flas, Herkl, Paluka, Kofos, Arap.
Ne bileyim daha bir sr ite . . . "
"Sen Dalavere'yi anlat," dedim. " Kime ne yapm bu adam?"
Hseyin Kaptan kahvesini hprdetti. " lnn ardndan sylenmez ama,
anlataym," dedi. " Dalavere' nin babas biraz dalavereler yapm iinde gcnde.
Bin ylda bir oluyor ite! .. Dalavere aa dalavere yukar . . . Byle sz edilirdi on
dan . . . Adam ld. Bu defa da oluna Dalaverenin Memet dendi. Zamanla Da
laverenin Memet oldu Dalavere Memet. Babadan kalan tek miras . . . Bu lakap ona
epey pahalya oturdu. lk zamanlar yerli evine sokmak istemedi. A durulmaz,
fukarack mezar kazc oldu sonunda. Her gn l gmecek deil ya! .. Bo kald
zamanlar bahe bakar, badana yapar, yapda alr. . . Geinir gider. "
"Ne diyorsun! . . " dedim. Allak bullak olmutum. Hseyin Kaptan kahvesinin
son yudumunu da dikti tepesine,
"Ya. . . te byle . . . " dedi.
Gncel bir eylerden sz eder gibi rahatt. Kaptann sesi kulaklarmda vnl
yor, dudaklarnn kprtsn gryorum, ama anlattklarnn tek szcn bile
anlamyordum. Ona ilk rasdidrri gn btn ayrntlaryla bir kez daha
anmsadm. O ne baklard yle!;. Sanki alp bir sonsuza gtrmek iin gzne
kestirmiti beni! .. Kukusuz bir mezar kazmadan geliyordu! . . Evet evet, bu dnya
ile tekinin arasnda gidip gelen gizemli bir adamd. .. Bundan byle mezar top
rakl ayaklaryla onu evime sokamazdm! .. Belki beni de o gmecekti! . . Onu her
grmde bunu mu dnecektim! .. Ne rastlant! . . lerim ne olacakt! . . Her ey
bama kalmt! . .
'
O gnden sonra Dalavere'yi ie aramyordum. Gelip getike uruyor, "i
var m? Anne nasl?" diye soruyordu. Bizim evin ileri birdenbire tkenivermiti! ..
imdi d e onun gzlerinde kukulu baklar ben yakalyordum. zlyordum.

1 965-75 yllar arasnda "Celile Cem" takma adyla yaymladm yklerim, kimliim bilinmeden
"Dosr Dergisi "nde yay m land . Naslsa bir g n k im oldu um o naya kt . yk le rimin dikkat
ekmesine karn ben yazma cesaretimi yitirdim. Daha sonraki yllarda bir ka yk yazdmsa da
y aymlama cesaretini bulamadm. Aradan 30 y l g ibi mrlk bir zaman geti. Hep tedirgin yaa
dm . ah vah da ettim, ama kalemi tekrar elime alamadm. Geen bu uzun zaman iinde, bata Ne
zihe Meri ve "Celile Cem "in yklerini tarafsz ve aralksz "Dost Dergisi" nde yay mlayan sevgili
Salim engil 'in " Neden . . . " e! ri , u son gnlerde de, "Sen de annen gibi uzun yaarsan yllar nasl
geireceksin ?" sorular , beni, elimde 80'li yllardan ka la n birka ykm yaymlamaya ve yeniden
denemeye tti. Ce sare di deilim. Vebali onlarn boynuna. Eer zamanlarnz bo yere alrsam af
fola . . - hsan Kudret
.

DA LAVE RE MEMET +

Dalavere'nin, bahemizde aan her iekte emei vard. Duvardaki badanalar


onundu. Bacalarmz her yl o temizlemiti . . . Uradka, onu kapdan eviremi
yordum. Biimine getirip avluya inen merdivenin alt basamana oturtuyordum.
Kazara bizimkilerle karmasn diye atlak bir kahve fincan ile plastik bir bardak
koymutum bir kenara. Bazen kokakola, bazen de bir kahve piirip veriyordum
eline. Onlar iecei kadar bir sre sohbet ediyorduk. Artk yatandan kalkama
yan annem, onun sesini duyunca dirseklerine yaslanp vcudunu biraz kaldrr,
Dalavere' nin oturduu merdiveni penceresinden yarm yamalak grr, "Nasl
sn?" diye hatrn sorard.
Aradan ok gemeden bir gn annemi yatanda l bulduk. O yz yandaki
insann ani lm bizi artmad ama dnya bama yklmt. Ona annem ola
rak deil, bir doa harikasnn yok oluu diye yandm.
Dalavere, anlattm o yamurlu gnde onu gmd. ubat, ieklerin dikil
me aydr buralarda. Dalavere, annemin mezarna gzel sardunyalar diktiini,
oralara ii dtke onlar suladn anlatyordu uradnda. Mays geldi. Sar
dunyalar rengarenk at. O nlar da annem gibi bir bakayd. Ama, yaplmam bir
. mezar beni rahatsz ediyordu. O gzel ieklerin etraf koca koca yann yumru
talarla evrilmiti. Mermer bir mezar yaptrtmaya karar verdim. Bu yksek te
pede her yerden grnecekti. O grkemi severdi. mrnn te ikisini yle de
yaad. Mezar yeniden alacakt. Bu ii ancak Dalavere'ye yaptrtabilirdim. Onu
buldum. Durumu anlattm. Mermercilerin gelecei gn syledim. Beni dinledi.
Gnlsz bir hali vard. Biraz dnd.
"Yapda alyorum," dedi.
"Kimde alyorsan syle. zin alaym, " dedim. imden, " Bak kerataya, ya
lan syledii belli . . . Seni dalavereci seni . . . Beni atlatamazsn," dedim. Gznn
iine dik dik baktm. aresiz,
" Peki," dedi.
Sabah erkenden onu Azmakba kahvesinde bulacaktm. Gittim. Yok. So
ruturdum. " Uramad," dediler. Evine kotum. "Yok," dediler. Sokaklar dola
tm. Yok. Mezarla kotum. Orada da yok. Mermercileri geri gnderdim. Eve
dndm. "te, " dedim, "sonunda yapt yapacan. Bugn bekliyordum zaten. "
Kukularm hakllk kazanmt. Bundan adeta bir sevin, bir haz duyuyordum.
Telefon ald. Atm. Kardaki ses :
"Abla, ben Memet," dedi.
Baka bir ey sylemesine f.rsat brakmadan barmaya baladm. Ona ilk kez,
"Dalavere," diye seslendim.
"Yaptn yapacan sonunda, " dedim. "Defol!" demeye kalmadan, telefonda
alamakl bir ses,
" Ben bir nsan iki kez gmemem," dedi. "Yapabilirim sandm . . . yapamadm.
Ya stndeki iekler. .. Nasl kazma vururum onlara! .. " 0

ZEYNEP AVCI
Kasabada Orkideler

'7ALI

kondktr drt iri, hamal bavulu indirdi. Ar hareketlerle, teker

I eker, dzenli bir biimde perona dizdi. apkasna ylece bir dokunarak

selamn akt. H znl bakl kadnla kondktr yol boyunca pek iyi gein
milerdi. Vedalarken birbirlerine krk yllk ahbap gibi glmsediler.
Aklnda kald kadaryla, istasyon knda faytonlar olmalyd. Hevesle
arand, ama olduka hurda bir kamyonete raz olmak zorunda kald. Adresi sy
lediinde ofr tuhaf bakt ona. "Mahmut Bey' in evi, di mi?" diye sordu. Kadn
yantlamad soruyu, hafife ban sallad, yalnzca "Hmm . . . " dedi. ofr ehresi
tandk olmayan kadn pek merak etti, ama merakn giderecek bir are bula
madan Mahmur Bey' in evine vardlar.
Kasaba iki kk tepecik zerine kuruluydu. Dalarn doruklarndan topar
lanp gelen, sk ormanlklar geen dere k ve bahar aylarnda cokuyla, yaz ge
lince biraz nazl, tepeciklerin arasndan akar, ocuklarn yzme yarlarnda iinde
rpnmaya doyamadklar derin bir azla denize alrd. Yamura yoldalk eden
bir kasabayd bu; yeili ton deitirir, ama yeillii drt mevsim eksik olmazd.
K olduka sert gemiti. Baharla birlikte canlanan kasabal o gnlerde ans
zn bastran scan aknln yaamaktayd . Yallar, "Senelerdir. .. " diye bala
yan cmleler kurup duruyorlard. Esasl scaklarn ortal kavurmas beklenen
mevsim onca uzaktayken, dere kysndaki otlarn sararmaya balamas dpedz
ktye alametti. Kasabal scaktan bunalaca gnleri imdiden dnr olmutu.
Enver Bey'in emekli olmaya karar veriinde yeni mevsimin o hain tavrnn
da etkisi olmu muydu? Kim bilir? .. Henz elli beinde olmalyd Enver Bey.
Kasabann en eski ilkokulunun en eski retmeniydi. Kaymakamlara yarar y
ryyle, ardan geerken esnafa verdii selamlaryla, eski ama bakml, k
takm elbiseleriyle, mevsimi gelince yannda tad, bazen de bana geirdii
koyu gri ftr apkasyla, gerek bir beyefendiydi. Bir de emsiyesi vard. Enver
Bey'i prl prl bir havada, emsiyesini arnavutkaldrmlarna vura vura yrrken
grenler, yamur geldiini hemen anlar, nlemlerini alrlard.
O ehirli beyefendi grnne aldanmamalyd Enver Bey'in. Drt duvar
arasndan knca huzursuzlanp, yeni bir kap arayan kasaba adamlarndan de
ildi. Sakin grn altnda doaya doymayan cokulu ruhu gizlenmi bir ser
seriydi adeta, duvarlarn dnda yaayan bir serdengetiydi. Enver Bey rzgar

--------<+- ---------A--0

KA SABADA O RKDELER +

koklayp kar geldiini p diye anlar, imenlere bakp hasat tahmini yapar, kavak
aalarnn yapraklarndan k aylarnn nasl geeceini gz ucuyla okuyuverirdi .
Doa avularnn iinde, soluk borusunda, parmak ularnda yayordu.
Kasabann garna, o yabanc kadnn drt bavuluyla indii gnden tam be
ay on yedi gn nce Enver Bey'in kars lmt. Frtnayla birlikte oluktan bo
anrcasna yaan yamurun ortal birbirine katt bir gn, le namaznda,
kasabal Enver Bey'i ilk kez perian halde gryordu. Yakn dostu, krtasiyeci
Gneri Bey srtna bir pards ilitirmese, srlsklam olacakt. Otuz yl akn bir
sredir sakin, tutarl bir duyguyla balanm olduu kadnn onu ocuksuz, ya
payalnz brakp gidii yznden Enver Bey' in iine dt aresizlik kasabalnn
ba derdi olmu, hele yufka yreklilerin burnunun direi szlamt. Bu insan
adam, bu efendi erkek, en gzel, en olgun anda, o yalnzlkla ba baa ne ya
pabilirdi?
O duraan kasaba yaamnn boulduu beyhude hzne belki de bir sebep
bulunmutu. Ana-babalar en ciddi suratlarn taknp, ocuklarn biraz daha
saygl olmaya ardlar. Btn gn, btn evlerde Enver Bey konuuluyor, b
tn bykler, uzun uzun, ne yaplabileceini tartyorlard. lk nlem olarak varsa - evin ocuu halanyordu. zmemeliydiler Enver Bey'i. ocuklar, ret
menlerinin o gizli acsn anlamasalar bile, bu anlalmaz acya sayg gstermeliy
diler. Azarlar, hatta dverse - ki, grlm ey deildi Enver Bey'in bir ocua
fiske vurduu . . . O da insan. zntyle . . . Ne olur, ne olmaz - gk bile kart
mamak gerekiyordu.
Enver Bey karsnn lmnden birka hafta sonra toparland. Eski bakmna,
klna, zarafetine kavutu. Yepyeni bir yaam amac bulmutu kendine : Orki
de . . . Elindeki tm olanaklar kullanyor, kimsenin adn bile bilmedii Avrupa
kentlerine, yarm yamalak Franszcasna ortaokuldaki retmenleri de ortak ede
rek uzun mektuplar yazyor, dnyann drt bir yanndaki en gzel orkideleri
kimlerin yetitirdiini renmeye alyor, bahesine garip ukurlar ap bala
rnda saatlerce vakit geiriyor, bu yzden de srekli nezle dolayordu. Okuldan
izin alp stanbul'a, Antalya'ya, zmir'e gitmeye bile kalkt ama iin iin Enver
Bey'in salndan endie eden ve yine iin iin, kasabann erkekleriyle kyasla
dnda pek stn bulduu bu adama scak duygular besleyen okul mdiresi e
itli bahaneler bulup hibir yere gndermedi onu.
Btn bunlarn stne, anszn verilmi gibi grnen bir kararla, Enver Bey
emekliliini istedi. Okul mdiresi iku yeteneini kullanmaya ne kadar uratysa
da Enver Bey'i kararndan dndremedi.
Enver Bey, resmi yazyla emekliliinin kr haberini aldnda, ocuklar
gibi sevinliydi.
Karsnn lmnden be ay on yedi gn sonra, lk bir yaz ikindisinin esin
tileri balamadan, okul bahesinde Enver Bey'i uurlama treni balamt. Btn
retmenler, kasabann Enver Bey'i seven btn eraf, eski rencileri, yeni
rencileri, hademeler... herkes oradayd. Gz yaartc bir tren oldu. Enver Bey'i
sk sk hznlendiren bu trenin en gzel olay okula yeni tayin edilmi olan s
tanbullu gen bir hanm retmenin ona orkide soanlar hediye etmesiydi. K
k, irin bir kutuya konulmu olan, Enver Bey'e mcevher gibi grnen soanlar
A

+ ZEYNEP AVC I

gnlerce srecek bir cokunun mjdecileriydiler.


Gen retmeni iki- kez kucaklayp pt. O kadar heyecanl grnyordu
ki okul mdiresi, " B u kadar keyifleneceinizi bilseydik, stanbul'daki btn or
kide soanlarn tardk kasabaya ... " diye, kinayeli laflar edivedi. Yeni tayin edil
mi kzcaz da utancndan, yabangl gibi, pespembe kesildi.
Trenin sonunda, herkese teekkr edip, yine herkesten nce okuldan ayrld
Enver Bey. Orkide soanlarnn kutusunu krlacakm gibi zenle tutarak, ekmek
almay bile unutarak, kasabann iki tepeciinden birinin teki tepeye bakan ya
macna kurulu evine, ciddi ve hzl bir yryle ulat.
Karsyla oturma odas olarak kullanmaya alt, kar tepenin evlerine ba
kan, neeli ieklerle bezenmi rtlerin donatt odacaa girer girmez ilk i
olarak soan kutusunu masann stne koydu, at, soanlarn seyrine koyuldu.
O irkin soanlardan ne gzel orkideler kabileceini tahmine alt. Sonra on
lar yine mcevher tar gibi kaldrd, kendi bana yapt serann bir kesine
yerletirdi. Akl ha.la orkidelerin rengine takl, gizli bir tebessm saa sola da
tarak, onu tanyan birinin dans ettii izlenimine kaplaca bir yryle oda
cana dnd.
Gn batmak zereydi. Kasabal erkeklerin eve dnme saatiydi. Arifin mey
hanesine ya da Nazl Mustafa'nn kahvesine taklmayanlar, ellerinde "Adet yerini
bulsun" ya da " Bizimki bir tatsn" diye aldklar eylerle giriyorlard evlerinin ka
plarndan.
Kimsenin, hatta onca yllk hayat arkadann bile bilmedii bir keyfi vard
Enver Bey' in : Babasndan kalma Alman mal, salam m salam, keskin mi kes
kin bir drbn. Kimi gn mehtap seyrederdi, kimi gn kular. Bu seyirlerde
yalnz olmay severdi. Kendi kendine yle dnyordu : "Drbn iki gz iin.
O gzlerin grdn baka gzlere aynen aktarmak nasl mmkn olabilir ki?"
Kar tepenin aylardr bo duran evlerinden birinde allmadk bir hareketli
lik fark edince drbnne davrand, ayarlad. Ev netlemiti. Hareket, tm de
ak olan pencere ve kaplardan gzne ulayordu. ilteler bahe parmaklna
serilmi, perdeler toplanm. Biri var ieride. Hafife kprdatt drbn. Hare
ketin kaynan arand.
Bandaki yemeniyi sktrrken yakalad onu. Kollarn kaldrm, ban
nne emi bir kadn. Evin baheye alan kapsnn eiinde. Tek bana. Ye
meniyi istedii gibi balam olmal ki, ban kaldrd. evresine baknr gibiydi.
Dnd, ieri girdi.
Mahmut Bey'in evinde bir kadn... Uzaktan ya belli olmuyor ama pek de
gekin olmasa gerek. Hareketleri kvrak, canl. O aksi adamn evini temizleyen
kim olabilir ki? Kasabadan biri olmad kesin. nsanlar gnahlar kadar bile sev
mezlerdi Mahmut Bey'i. Pinti, para dkn, stelik dayanlmaz bir huysuz...
Ktlk derecesinde. Oysa bu kadn canla bala girimi evi temizlemeye. Hi de
zorunlu bir hareketlilik deil bu.
Drhn indirdi, dnd. Orkide soanlarnn sevincine buruk anlar glge
mi drd, ne? Mahmut Bey leli ka yl oldu? Yoksa yl dolmad m henz?
O evde tek bana kalal beri aslnda lmt belki de ... Belki de cenaze trenin
den nce unutmutu kababa Mahmut Bey'i. "Abimdir. .. " diye, haftada bir kapA

sn alp bir tencere yemek


gtren kz kardei de ol
masa, kimse yzn gr
myordu ki.
Yeniden
dorulttu
drbn Mahmut Bey'in
evine. Ortalk alacakaranl
a brnmeye balamt.
Perdeleri kalkk, baheye
bakan odada bir eyler kat
lyordu kadn. Ksa bir sre
yzn a dnd. Enver
Bey drbnn belli belirsiz
kprtsyla o ince ehrede
ki yalnzl bir an iin ya
kaladn sand. Evet. Yal
nz bir kadnd o. Enver
Bey'in o birka saniyede
grd doruysa, temiz
liki gibi biri deil, eve
yerlemek zere hazrlanan
bir kadnd. Gzeldi belki.
En azndan irkin olmad
na emindi Enver Bey.
Bir huzursuzluk gir
miti iine. Drbn kl
fna koyup kaldrd. Orki
de soanlarn unutuver
mi olduunu dnd.
Lo evin iinde birka a
kn adm att. Sonra her
zaman yapt gibi, bahe
kapsnn nne bir san
dalye koyup gnbanmnn
kar evlerin camlarna vu
ran kzllklarn seyretme
ye karar verdi.
Aylarca karanla g
mlm olan o evin srp
rizli aydnl akln el
miti bir kere. Eskisi gibi,
skun iinde kar tepenin
allm kprtlarna ken
dini veremiyordu bir trl.
Drbnsz de olsa evin
A

Y K

Desen

Necati Abac

ZEYNEP Avc

iindeki hareketi izliyor, aralkl olarak beynini kurcalayan meraktan bir trl
kurtulamyordu.
Gece boyunca o merak atamad Enver Bey. Arada bir kalkt, drbn alp
ba yemenili, ehresini tam olarak gznde canlandramad kadnn ne yapt
n grmeye alt. Olduka ge bir saatte, Mahmur Bey'in evinin snp
ortalk geleneksel karanlna brndnde ancak rahat etti, n sndrd,
ban iki kiilik yastnn bir ucuna koyup, nedense pek ho gelen, deiik bir
huzursuzluun koynuna dald.
Valizler evin iine girdikten, aldktan, bir ksm yarm yamalak da olsa yer
letikten saatler sonra eski adyla Saime, yeni adyla Emel, bacaklarn uzatm,
tm klarn sndrd, iinde nefret, tiksinti, utan gibi tm olumsuz duy
gularn en eskilerini canlandran baba evinde dinlenmeye alyordu. Bir sigara
yakmt. Kar yamataki evlerin sigarasnn ndan pek parlak olmayan k
larna bakarken ocukluunda o yamacn nasl da karanlk olduunu hatrlad.
Bin bir eziyetten sonra ona ayrlan fare delii gibi odann tele gerili perdesini
gizlice aralar, kar tepeyi seyreder, babasnn anasyla barmalarndan kamaya
alrd. Gne battktan ok ksa bir sre sonra tek tk n lekeledii karanlk
tepe ona bir kurtarc gibi grnrd. Geceleri bir karabasann penesinden sy
rlp uyandnda, kendini o klardan herhangi birinin aydnlatt herhangi bir
odada bulmak isterdi. O odada her eyin stedii gibi olacandan ylesine emindi
ki . . .
Kamak. . . Kendini bildi bileli iinde bytt en gl arzu.
Yllarca her eyden kap da bir gn kann balangc olan baba evine s
nacan syleseler, inanr myd?
Uyduruk tablasnda sigara ttedursun, bir tane daha yaktn fark etmedi
bile. Kar tepede bir evin daha snmt. Artk yatmal, ertesi gn kasaba
lyla yz yze gelebilmek iin diri uyanmal.
Gnn ilk klaryla ayaklanan kasabal o ok lezzetli konuyu konumaya
balamt : "Saime geri dnd! " Kaynak Mahmut Bey'in evine komu oturan
kadnlard. Gecenin bir saatine kadar Mahmut Bey'in evindeki hareketi izlemi
ler, kollar svayp temizlie girimi olan kadn tehis etmiler ve kararlarn
vermilerdi : Mahmut Bey' in yllardr izini kaybettirmi, ne idii belirsiz ilerin
peinde kotuu kesin olan, kz Saime bu. O burnu havada insan hali, o Mahmut
Bey'in nobran, sevimsiz surat bu. Saime bu. Anas kadar titizlik hastas, babas
gibi souk, sevimsiz, insan dman. Kasabal notunu vermiti, kararndan kolay
vazgeecek gibi de deildi.
Enver Bey bir gn nceki heyecanlarnn bir ksmn olsun aktarabilmek iin
Gneri Bey'in krtasiyeci dkkanna uradnda rendi dedikoduyu : "Saime
geri dnd!" Yllar nce Mahmur Bey' in errinden kurtulmak iin, ilkgenliini
doru drst yaayamadan, gnn ilk treniyle koca Trkiye'nin karanlk kele
rine doru kaybolup giden, sonra da Mahmut Bey' in reddettii, sonra o reddedii
yznden tm kasabalnn reddine urayan Mahmut Bey' in yitik kz Saime geri
dnm. Bir trene atlam, gelmi, bavullarn kasabann peronuna indirmi,
Ahlat smail'in kamyonetine binmi, Mahmut Bey'in anahtarn komudan al
m, gece yarsna kadar temizledii evde sabahn krnde uyanm, sonra da

KASABADA ORKDELER +

Kml Kamil'in dkkanna gidip yeni temizlik malzemeleri alm, "Yahu, ho


geldin Saime, nerelerdeydin?" diyen Kamil'e hi yz vermemi ve yine eve ka
panm ve yine temizlik yapmaktaym. stelik ne demi Kamil'e? "Yanlyorsu
nuz, benim adm Emel!" Kamil de kzm. Gneri Bey dkkan atktan birka
dakika sonra Kamil'i kapda grdn anlatyordu : "nan ki Enverciim, tuhaf
bir adam bu Kamil. Sanki Mahmut Bey' in kz adn deitirirse, gnah Kamil' in
boynuna. . . Yok, ben Saime deilim, Emel'im demi. N'olmu Emel'se? Kamil'e
n'oluyor ki? stelik hem kel, hem fodul . . . Bilirsin, Mahmut Bey' in salnda en
byk yacs o Kamil'di. Elinden gelse kk bir Mahmut da o olurdu. Hatrlar
msn?"
Enver Bey bir yandan Gneri'yi dinliyor, bir yandan gece boyunca Mahmut
Bey' in evinde grd hareketlilii, sonra da gizlice izledii kadn dnyordu.
Kz, yle mi? Hznl baklar olan, ba nnde, kaldrmlarn duvara yakn
kylarnda usulca yryen bir gen kz geliyordu gznn nne. Birdenbire
ortadan kaybolmutu. " Kat, sonra da zmir' de grld. Orospu olmu . " demiti
kasabal. Enver Bey gzlerini kararak pazarlklar eden, borlu kyllerin elinden
arsalarn alan, kurunkaleminin ucunu hrsla kemiren Mahmut Bey'e, iin iin
lanet okumutu o sralar.
M.hmut Bey'in kz karanlklara gmlp kaybolduunda, Enver Bey kar
snn asla ocuu olamayacan reneli birka ay ya gemi ya gememiti.
Mahmut Bey'in kz ise on be-on alt yalarnda olmalyd.
Dalgn, dnceli, Gneri'nin " Lise defteri" raflarna bakarak, " Zaman a
buk geiyor. Neyse . . . " dedi Enver Bey. Oysa Gneri Bey szn daha tamamla
mamt. Cmlesinin ortasnda laf kesilince tuhaf bakt Enver Bey'e. "Neyin var
senin?"
Enver Bey silkindi, gne geri dnd. "Bir eyim yok. Neydi ad? Saime ... "
Gneri Bey dzeltti : " Emel olmu . "
" Her neys," dedi Enver Bey, "Kck b i r kzd, deil m i ? Utanga. Neyse . . . "
Gneri Bey syleyeceklerini tmyle unutmu, dikkatle szd arkadan.
"Sen emekli olur olmaz bunadn m, ne?" Sonra da gld. "Syledik, dinleteme
dik. Bekar adama emeklilik yaramaz. Kahvede oturup pipirik oynayacak adam
da deilsin. Ya bunayacaksn, ya aztacaksn. te, dediim kt. Bunamaya ba
ladn. ki cmlede bir 'neyse' deyip duruyorsun. 'Neyse' olan ne? Kafandan at
maya alyorsun bir eyi de . . . neyi? Anlayamadk gitti. "
Enver Bey orkide sohbetine balaynca konu unutuluverdi. Gneri Bey kelini
svazlayarak, arada bir ocuklara kurunkalem, kuru boya, resim defteri satarak,
sevgili arkadan kahve sohbetlerinden ya da azmaktan kurtaracak orkideler
konusuna byk ilgi gstererek, Enver Bey'i saarlerce dinlemeye hazrd. te
kiyse, gece boyunca yaad o tarl huzursuzluu, ocuka meraknn dourduu
vicdan skntsn kafasndan atabilmek iin orkide soanlar zerine konutuka
konutu; sonunda, Muammer'in pek yeni at, yazn turistler gelecek diye Al
manca mnsn bile hazr ettii, pizzacya gitmeye karar verdiler.
Mahmut Bey'in aylardr perperian duran evi iki gnde ekidzene kavu
mu, yllarn eprittii perdeleri bile yenilenmiti. Saime ocukluunun karanln

--

---

------ - - ----------

+ ZEYNEP AVCI

anmsatacak her eyi birer birer yok ediyordu.


Bir hafta boyunca gnler pek yava geti. Enver Bey kasaba yaamnn bunca
rahvan ilerlediini, insann saatine bu denli sk bakabileceini tahayyl bile ede
mezdi. Kck ilkokulun koridorlarnda srdrlen koturmacann sonsuz bir
maraton olduunu, anszn durup kendi arzusuyla koudan ayrlmann bunca
boluk yaratabileceini hi dnmemiti. inden buna benzer eyler olaca
kehanetini her frsatta tekrarlayan Gneri Bey' e hak veriyordu, ama kendi ken
dini teselli ediyordu. Daha ilk haftasyd. Bunca yllk alkanlk p diye kesilir
mi birka gnde?
Kasabal Enver Bey' in aksine, olduka heyecanl gnler yayordu. En nemli
konu ortakt : Saime ne yapm? pe ast amarlar grenler grmeyenlere an
latp, kulaktan duyanlar ballandrarak bytp bunca yl Saime' nin ne yapt
konusunda sonsuz senaryolar retmekteydiler. Kasabalnn ancak filmlerde g
recei trden terlikleri olan, donlarnn neredeyse hepsi dantelli, srtna ald al
bile meneke gzl Liz' in baheler ortasndaki evinden karken ylece rtn
verdii, uuan kaan eylere benzerse. . . Sigarasn tellendirip sabah kahvesini
bahenin bir kesinde oluturduu ardak altnda iiyorsa ... arya karken
ince - hem de hi kaksz - naylon oraplarn giyip vine r dudak boyasn
sryorsa. . . Tm bunlarn bir anlam olmalyd, yle deil mi? Erkeklerde bir
heyecan, kadnlarda bir tela . . . lk bakta herkes, sz birlii etmiesine, karyd
Saime'ye. ncelikle o menhus herifin kz olduu, sonra da bunca yl srlara ka
rp anszn belirdii iin. stne stlk, Mahmut Bey' in evine, yklce parasna
da konmutu. Nereden baksan kasabann hali vakti yerindeleri arasna giriver
miti. Bu sonuncu mesele elinden geldiince tarafsz olmaya alan Gneri Bey'i
bile dndryordu. Sesini kararnda tutmaya alarak diyordu ki : "nan En
verciim, kimsenin malnda mlknde gzm yoktur; bilirsin. Ama gnl sterdi
ki, ilahi adalet tecelli etsin de, o Mahmut'un fakir fukaradan toplad paralar
layn bulsun. Yani hak edene dnsn. Amma velakin, kz geldi, ald btn
paralar. Kzdr; ne denir? Ama bilir miyiz, neyin nesidir? Hak etmi midir? Dn
dkkana geldi, raptiye istedi. Belli etmedim, ama dikkatle nceledim. Gzel ol
masna gzel, ama ypranm. Gznn iinde karanlklar var o kadnn. yi mi
bakyor, kt m, anlayamyorsun. Kafam kark. .. im rahat deil vallahi. "
Enver Bey dinliyordu. Gnler boyu, yalnzca Gneri'yi deil, tm kasabaly
dinledi. Ba sallad, glmsedi, bazen hi tepki vermedi.
Nalbur Hamza'nn dkkanna, bir pazartesi sabah, stelik daha kepenkler
henz kalkmken girdi Saime. Hamza'nn afyonu patlamamt daha. Bitiikteki
Nazl Mustafa'nn kahvesine seslenip, "Tavankan bir ay gnder, duble olsun!"
diye barmaya hazrlanyordu ki, kapda sessiz sakin beklemekte olan Saime'yi
grd. Kasabal ile o saate kadar hep Saime'yi konumutu. Donu, sutyeni, o
rab, memeleri, gzleri, baldrlar .. . ne rast gelirse. Karsnda kanl canl durdu
unu grnce, tm sylediklerinden utanm gibi, kpkrmz kesildi. Bu utanla
ar bir nezakete brnp neredeyse ayann altna krmz hal seriyordu. Saime
basit birka ey istedi Hamza'dan : Birka ivi, biraz al, birka metre amar ipi,
filan. Ama bu arada, sebze fidesi, iek tohumu gibi eyler satp satmadn da
sordu. Hamza geen birka dakika iinde sabahn mahmurluunu biraz atmt.
A

KASABADA O RKDELE R +

Hnzr, akac bir adamd. Her ne kadar kasabalnn Saime ile ilgili dedikodula
rna, zellikle can skntsndan katlyorsa da, aslnda ortalkta gzel kadnlarn
dolamasndan, kasabaya biraz hareket gelmesinden, insanlarn glmesinden, e
lenmesinden holanrd o. D kkana gireli beri aktrmadan bakyordu Saime'ye.
Baktka da kasabal erkeklerin bu kadn hakknda niye kocakarlar gibi drdr
ettiklerini anlyordu. Belli etmemeye alsa da, her yerinden diilik fkryordu
Saime'nin. Damzlk ineklere dnm kasabal kadnlarda olmayan bir kokusu,
bir bak, bir kmlts vard ki, Hamza'ya gre ba dndrcyd. Dalm, to
puklu ayakkablarn stlerine doru baklarn ykseltiyor, naylon oraplar ge
ren bacaklar izliyordu ki, Saime sebze fidesi, iek tohumu sorusunu baka bir
biime sokup yineledi : "Buralarda bir iek pazar filan kurulmaz m?"
Hamza ivileri bir gazete kadna sararken, akl przsz bacaklara, ojeli
trnaklara takl, otomatik bir cevap verdi : " iek pazar yok da, kasabann i
ekleri Enver Bey' den sorulur."
Saime aknln gizleyememiti. " Hani .. . ilkokul retmeni Enver Bey mi?"
Hamza glmsedi. " O tabii. Artk emekli oldu, kendini iyiden iyiye ieklere
verdi. Kars lnce zaten ieklere dmt. Ne iekler yetitiriyor! Kimsenin
bilmedii iekler. "
Saime nedense konumay kesiverdi, tezgahn stndeki ivileri ald, aceleyle
parasn dedi, karken dnp sordu : " Hala ayn evde mi oturuyor?" Hamza
yine de aknd : " Kim?" Saime terslendi : " Enver Bey'i soruyorum. " Hamza
ban sallad : "Ayn yerde tabii; nereye gidecek?"
Saime kar kmaz, Hamza dkkan kapsn ylecene ekip kahveye kotu.
Duble ayn smarlarken, en lezzetli dedikodunun hangi masada yaplabileceini
kestirebilmek iin heyecanla baknyordu.
Saime kasabann yer yer tandk gelen kelerinden, insanlar grmemeye
alarak, acelesi olduunu sanmasnlar diye ar admlarla, ama ii kpr kpr, bir
an nce varmak istedii yere ulaabilmek iin tedirgin geti. Enver Bey'in evini
kolay bulamayacan sanyordu, ama buldu. Evde hareket yoktu. Kapnn ne
tarafta olduunu da hatrlamyordu. Birka tereddtl adm atp eve daha da
yaklarken sol yanndan bir ses duydu.
"Kimi aradnz?"
rkntyle dnd.
Enver Bey, elinde plastik bir leen iinde orkideleri iin hazrlad zel
gbresiyle, srtnda en sala pantolonu, en yrtk gmleiyle, gzleri kocaman
alm, ona bakyordu. Saime yllar ncesinin o soylu ve sevecen baklarn ya
kalad. izgileri artm yznn, krlar akaklardan tepesine doru ykselen
salarnn, biraz kabarm gbeinin farkna bile varmad. ocuka bir neeyle
sesleniverdi : "Enver Bey! "
Elinde drbn olsayd da, kar tepeden sessizce gzleyebilseydi bu kar
lamay, Enver Bey kim bilir nasl elenir, nasl heyecanlanrd.
Karsnda Saime'yi grnce Enver Bey yavaa eildi, leenini yere brakt.
Sonra kirlendiine eminmi gibi cebinden kard kocaman mendiliyle ellerini
iyice sildi. Saime birka adm atm, Enver Bey'e yaklam, alev alev yanan bir
ormann kysndaym gibi, daha da yaklamaya ekinerek bekliyordu. Enver Bey
A

ZEYNEP Avc

son olarak gmleini pantolonunun iine daha bir yerletirdi. O zaman bir adm
att, Saime'ye biraz daha yaklat. Ve ancak uzam kendince artk tertemiz olan
elini. "Saime'ydi, deil mi?" Mahcup bir glmseme hafife pembeleen yanak
larna doru kt. "Ama sonradan Emel olmu ... yle dediler. "
Saime kasabaya geldi geleli, ilk kez glmsedi. "Dediler, deil mi? Evet.
Sonradan . . . Emel adn kullandm . " Elini uzatm, Enver Bey' in sa avucuna b
rakmt. Bir telala tokalatlar. Saime glmsemekten vazgememiti. " Siz,
altysanz, bana yine Saime diyebilirsiniz. "
Enver Bey ona kalrsa pek sert, pek nasrl, pek kaba avucuna braklan o k
ck eli terk etmek istemezmi gibi ekti, eve doru ynlendirdi. "Gelin. Bir ay
ielim. Birinciyi imitim de, ikincisi iin iyi bahane oldu. "
Saime'nin elini evin kapsna yaklarken brakt. Enver Bey tutuklamt,
arad bir eyi anszn bulduu iin aknlamt. Gnlerce drbnn bir
ucunda kmldanan o varl burnu dibinde grmenin, aylarca kendisinden baka
canlnn gezinmeii bahesinde lavantal sabun konan bir rzgarn esintisini
hissetmenin, gnn en hznl saatlerini yaad sabahna bir tazeliin girme
sinin, belki de baka eylerin aknl.
Saime ise babasnn lanetinden bir trl kurtulamad, dmanca duygularla
kuatld o ksabada geen yalnz gnlerinden sonra ilk kez bir dost bakla
karlat iin, rahatlamt. akn asla deildi o. Ank kimselerin uramad
antik bir limana snm gibiydi. Eski, belki de oktan batm gemilerden kalan
ypranm bir iskeleye bile olsa, balanvermiti ite. Braksalar taze ay kokusu
nun buram buram doldurduu, iekli rtlerin kaplad o kck odada b
zlr, gnlerce, saatlerce, haftalarca kmldamadan oturabilirdi. Bir fincan ay ile
btn gn geirebilirdi. Duygularn hi belli etmeksizin, " Bir sigara iebilir
miyim?" dedi.
Enver Bey glmsedi. "ok sigara iiyorsun . . . uz. "
" Bunu da m sylediler?"
" Hayr. Kimse bir ey sylemedi. " Cam tabak iinde ince belli ay bardayla
ekerlii Saime'nin yanndaki ahap sehpaya brakrken pencereyi gsterdi Enver
Bey. "Biz kar karya oturuyoruz. "
Saime aya uzanmt ki, bir eli ay tabanda, durakald. " Beni gryor
muydunuz?"
Enver Bey dnyann en olaan eyiymi gibi, yllar boyu saklad srrn bir
rpda averdi. "B enim bir drbnm var. "
Saime bu kez glmsemedi. "Bana m bakyordunuz?"
"Size . . . yani sana, sen diyebilirim deil mi? Ne de olsa rencim saylrsn,
rencim olmadn ama, ben de hocaydm o srada. Hep hocaydm ben. Senin
buraya geldiin gn emekli oldum. Sylediler mi?"
Saime ban sallad. u drbn ne biim ilere alet olmutu, renmek iin
bir meraktr dt iine. "Drbnle beni gryor muydunuz?"
"Gzetliyor muydum diye soruyorsun, deil mi? Seni gzetlemek deildi ni
yetim. nceleri kimi gzetlediimi bilmiyordum bile. Bu evde yalnz kalp skl
dmda, drbnmle etrafa bakar, elenirim. Eski bir drbndr ama kuvvetli
dir. Btn kasabay grebilirsin bu evden. Bazen, hava gzel olduunda, yldz---

- - -------------

CJ

KASABADA ORKDELER +

lara da bakarm. Her zaman deil tabii . . . Bir ay kadar nce, emekli olduum
gnd, eve dndkten biraz sonra, akam kerken, babann evinde pencerelerin,
kaplarn alm olduunu grdm, merak ettim. Aylardr hareket yoktu evde;
biliyorsun herhalde. Hep dnyordum o evin hali ne olacak diye. Baktm ki sen
gelmisin. Yani, sonradan, kasabaldan rendim sen olduunu, yalnz olduunu
da. Canm skldka, orkidelerden bo vakit kaldka, baktm sana. O srada fark
ettim ki ok sigara iiyorsun. Ne zaman sizin eve evirsem drbn . . . " Mahcup
bir glmseyi, ardndan retmence bir azarlama sanki : " Baca gibi ttyor
dun."
Enver Bey kim bilir ka haftadr ilk kez h i duraklamadan konuuyor, hem
de kendinden sz ediyordu. Saime'nin tam karsna, pencerenin kysndaki se
dire oturmutu. Ik vuruyordu arkadan; ehresi glgeler iindeydi. Saime onun
gz kylarndaki izgilerinin neredeyse grnmez hale geldiini dnd. Bir k
oyunu muydu? Enver Bey ocuka bir cokuyla, eski bir dostuna anlatr gibi an
latyordu yaramazlklarn. ayn eline alm, elinde unutuvermiti. Kendini
kaptrmt kendi anlattklarna. tiraflard bunlar, ama Saime itiraf olduunu fark
etmedi. Enver Bey de itirafm gibi sylememiti zaten. Sradan bir sohbetin
iinde gibiydiler. Saime nce belli bardandan ayn yudumlarken, yllardr
yapt bir eyi yaparcasna rahatlkla dinliyordu Enver Bey'i. "Bunu bana biri
daha sylemiti, " dedi, dalgn . " Baca gibi tttm yani. Dorudur. Bazen st
ste sigara ierim. Ama bazen de unuturum; saatlerce aklma gelmez sigara. u
sralarda biraz gerginim. Belki ondan. ok fazla iiyorum. "
Enver Bey babacan, dikkatle bakt ona. "Bak, benzin sararm. Burada, ak
havada, biraz daha yaaynca greceksin; pembeleir tenin. Biraz da azaltrsan u
mereti. ehir hayat baka, buras baka. . . "
Saime glmsedi. " Siz hi deimemisiniz."
"Deimemiim, yle mi? Deitim, deitim. Ka yl geti aradan. "
"ok zldm . . . eye," dedi Saime.
"Karm duydun demek. Daha yl dolmad. "
Suskunluk kaplad ortal.
Enver Bey ayaa kalkt. "Bir ay daha ier. .. misin . . . iz? "
Bir by ise o dakikaya kadar srp gelen, anszn bozuluvermiti. Saime
huzursuzca koltuunda dikeldi. " Ben . . . sizi ok rahatsz ettim. Aslnda sizi ziyaret
etmek istiyordum tabii ama, nalbur dedi ki . . .
Merakla bakt Enver Bey. Saime de ayakland. " iek dikmek istiyordum
baheye. Kasabada ieki yokmu. Sebze fidesi de bulamadm, iek de. Nalbur
dedi ki. . . " Glmsedi. Ama biraz nceki gibi bir glmseme deildi. Nezaket,
biraz utan. Bir ey isteyecek olmann tedirginlii. "Bu kasabann iekleri sizden
sorulurmu."
Alak sesle birka kelime konuarak Enver Bey'in serasna getiler. Bir. ka
sakz sardunyas, birka ortanca, deiik, iri iekli begonyalar, koy krmz iki gl
fidan, Enver Bey'in ok sevdii vapur duman iekleri, sebze fideleri setiler.
Enver Bey onlar kk naylon torbalara tek tek yerletirdi. Biraz da gbre koydu
baka bir torbaya. Saime kimilerini gazete katlaryia sard. Enver Bey irice bir
karton kutu buldu. Paket hazrlanmt.
"

Y K

- -- --------- ---------- - - -

- - --

----- ------ -------- --

- - - - - ---

+ ZEYNEP AVCJ

Saime evine doru yrrken elenceli bir misafirlikten dnmek stemeyen


ocuklarn hzn iindeydi. Tad damanda kalmt, ama neyin? Doru drst
sohbet edememilerdi ki. Hal-hatr bile sorulmamt. Aslna baklrsa Saime
Enver Bey'in suratn dikkatle inceleyememiti bile. Neydi o terk edilmilik
duygusu, o yarda kalan ey, hevesi kursanda braklm gibi ksknlk?
Birka hafta sonra, scaklarn aztt, yaz mevsiminin kasabay iyice tembel
letirdii bir cuma sabahyd. Gneri Bey dkkan yeni ayordu ki, kapda belirdi
Enver Bey. armad dersek yalan olur. Onun bildii Enver, sabah ayn
ahkamyla ier, ondan sonra ortala kard. O da, kmas gerekince. Yoksa, zor
kullanmak gerekirdi serasndan, ieklerinden uzaklatrmak iin. Hem de o s
cakta. Hadi hayrls!
Gneri Bey'in can sklyordu. Okullar kapandktan sonra iler gittike ke
sarlard. Bir-iki resmi kat, birka tkenmezkalem, kasabalnn eline zorla tu
tuturduu birka kitap dnda, gnlerce hibir ey satamaz, btn gn bo
oturduu bile olurdu. Enver Bey, "Gneri, canm sklyor, " dedi, yekten. Gneri
Bey ise, "Vallahi, benim de, " diye cevap verdi. Ne diyecekti ki? yleydi ite.
Gneri Bey arkadann her zamanki yakn ilgisini, " Hayrola yahu?" demesini
beklerken, Enver Bey dalgn bir harekede sandalyeyi ekip oturdu. " Bir ay syle
bana!" dedi, emredercesine.
Gneri Bey iinin skntsn bir sre olsun dondurup en soukkanl sesiyle
seslendi aycya. "Komu, Enver Bey'le bana birer demli gnder."
Bir sre sessizce oturup aylarn yudumladlar. Gneri Bey bir ay iimi s
resince dnp anlamt ki, Enver'in derdi kendi mevsimlik skntsndan b
yktr. Arkadan, hem de Enver gibi biri, u durumda ise kendi derdini unut
mak gerekir. Bekle bakalm ne diyecek Enver Bey. . . Yok, sesini karmaz, skn
tsyla ba baa kalmaya karar verir ekip giderse, akam evine bir ziyaret bahanesi
uydurup ii kurcalarsn, karrsn meydana.
Sonunda Enver Bey' in dili zld. "u Saime meselesi . . . " diye balad. G
neri Bey belli etmedi ama konu hi bekledii cinsten bir ey deildi. "Emel yani, "
dize dzeltti. Enver Bey hem skntl, hem de sinirliydi anlalan. "Emel . . . Saime,
her neyse! Mesele . . . Bu kadna kar niye bu kadar kt eyler. .. yani . . . kasabalnn
hali . . . " dedike, fkeleniyor, gm rengi salarn dipleri ahrem ahrem kzar
yordu. Gneri Bey elinde olmadan gerildiini hissetti. "Aman be Enverciim, sana
ne elalemin oros . . . " Cmlesini tamamlayamad. Enver Bey fkeyle frlad san
dalyesinden, ay barda bir yana, tabak baka yana frlad. Kak o srada ka
bilecek en byk grlty koparp mozaik zeminde tngrdad. " Gneri! O za
vall kadn hakknda byle edepsizce laflar sylemekten men ederim seni! "
Gneri Bey bir eylerin parlak vereceini sezmiti, ama b u kadarn d a bek
lemiyordu. Kabak kafasndan fkran alevleri ne yapacan bilemeyip, krk yllk
tecrbesini Enver Bey' e kar sabrl olmak iin ilk kez kullanarak doruldu ye
rinden. "Enver! Sakin ol. Herkes ne diyor, biliyorsun ."
Enver Bey hala ayaktayd ve hala fkesi burnundayd. " Biz herkes deiliz. Ben
Enver'im, sen de Gneri'sin. nsanlk bu kadar kolay unutulmaz. Kim ne derse
desin. Aklselim ne abuk bir kenara atld?"
Toparlandlar, kendilerine ekidzen verdiler, oturdular. Bir sre daha susA

KASABADA ORKDELER +

tular. Enver Bey fkesini, Gneri Bey ise aknln, geirdii sarsnty yatm
maya alyordu. Sonunda Gneri Bey tm cesaretini toplayp konutu : "En
verciim . . . Cann skan ne? B iri sana bir ey mi yapn? Bir ey mi dediler?"
Enver Bey ban kaldrp dkkann raflarna her zamankinden ok baka,
ok zavall, ok aresiz baklarla baknca, Gneri Bey durumun zannettiinden
de vahim olduunu anlayverdi. Enver Bey sadece, "O kadn ile, benim dmda
hi kimse insan gibi ilgilenmiyor. Ellerinden gelse ldrecekler, " dedi. Sonra, bu
kez fkesiz, ama krgn bir sesle ekledi : " Baksana, sen bile azna geleni syleyi
veriyorsun. Sen ki, insanlarn namuslarna dil uzatmazsn. Bir kere bile duyma
dm senden ... biraz nce sylediin laf kullandn ."
" Ben bir ey demedim, " diye savunmaya geti Gneri Bey. "Herkes yle di
yor. Ne bileyim?"
Enver Bey sustu. Ba nnde, dnd de dnd. Gneri Bey ise ne di
yeceini bilemiyordu. stiyordu ki, can dostu Envercii bir an nce bu konuyu
kapatsn, unutsun gitsin. Bu yzden - maazallah - aralarnda krgnlk olmasn.
Farkna varmadan tezgahn tahtasna vurup, kulan ekti. Allah muhafaza! Krk
yllk dostuyla byle mnasebetsiz bir konu yznden bozuursa, dnya ahret
affetmezdi kendini. Konu kendiliinden unurulamayacana gre, bir eyler
yapmas gerekiyordu.
Dkkana aznda sakzyla bir kz ocuu girip annesinin murfak raflarna
sermek iin krmz kap ka!d stediini syleyene kadar pek fazla konumadlar.
Yarm saat mi srmt Enver'in bir trl konuya giremeyii, yarm asr m?
Gneri Bey mevsimlik dertlerinden tmyle vazgemi, Enver'in bu meseleye
neden bu kadar kafa yorduunu kestirebilmek iin atlatyordu beynini. tekiy
se, arada bir "Ne biim yer buras? Ne biim insanlar bunlar?" demi, Gneri Bey
kasabalnn grlerini aktarmaya her kalktnda lafn azna tkamt.
Gneri Bey kz bandan savnca, kararn vermi gibi tepesine dikildi arka
dann. "Enver!" dedi otoriter bir sesle, " Hadi kalm dkkandan. Zaten i g
yok. Hava da ok scak. Gidelim ayazmaya, serin serin oturalm, birer tek ata
lm."
ki arkada kasabann scaktan boalm sokaklarndan, hi konumadan, ar
ar getiler. Kasaba kndan birka yz metre ileride, iri narlarn altndaki su
bana varp ahap iskelenin stndeki masalardan birine oturdular. Henz le
yemei saati deildi belki, ama onlar yine de, ok ackm gibi, alabalk, patat.es
kzartmas, obansalatas, kavun, peynir. . . mkellef bir sofra donattlar. Bu ikiliyi
gnn o saatinde su bana oturmu ierken grmemi olan Hamdi de coup
karsnn yapn lahana turusundan getirdi, bir de 70'1ik Yeni Rak'y masann
ucuna ilitiriverdi.
Dostluklar boyunca, Gneri Bey' in kznn dn dnda, birlikte hi bu
kadar ok imemilerdi. uradan buradan konuarak gidiyordu ki iki sohbeti,
her zaman bir ka kadehten sonra akrkeyf olan Gneri Bey, "Enverciim, sev
dalandn m, ne?" deyiverdi.
Kzmad Enver Bey. Oysa Gneri Bey laflar azndan kar kmaz aylmt.
Enver' in, pek az rastlad o fke nbetlerinden biri tutacak diye yrei aznda
bekliyordu. "Bilmiyorum . . . " diye balad Enver Bey. Sonra hikayenin gerisi geldi.

+ ZEYNEP AVCI

Drbnle kar evi nasl gzetlediinden balayp Saime ile - ona Saime diyebilen
tek kiiydi - iek sohbetlerini, bir kez evine ay imeye gittiini, komulara g
rnmemek ihtiyac duyduu iin nasl utandn anlatt Gneri'ye. Birka saat
sren sohbetleri srasnda, Saime ehirde geen hayat hakknda Enver Bey' e ilk
kez almt. ehir insanlarnn nasl acmasz olduklarn, hayat maddiyattan
baka bir ey olarak dnmediklerini, kasabadan katktan ksa bir sre sonra
piman olduunu, af dilemek iin babasna uzun bir mektup yazdn, babasnn
cevap vermediini sylemiti. Enver Bey ehirde ne yaptn sormuu, ama Sai
me bu konuyu hemen amak niyetinde deildi besbelli. "Bir baka gn anlatrm
size . . . Sz, mutlaka anlatacam," demi, yine ehirden yaknmalarna dnmt.
ylesine gzel bir sohbetti ki, Enver Bey hibir kadnla bylesine candan,
bylesine keyifli - sylemesi ayp ama - bylesine erkeke syletiini hatrlam
yordu. Yreini yakp kavuran, Saime'nin kymetli dostluunu doru drst ya
ayamayacan bilmesiydi. Kasabal mahvederdi onlar. Dillerine bir derlerse,
cehennem hayat yaatrd kasabal. Birlikte deniz kysnda yrmeye bile eki
niyorlard. Saime, Enver Bey' in evine her geldiinde, lzumsuz iekler yklenip
dnyor, komulara gstere gstere baheye brakyordu iekleri. B una ramen
Enver Bey' in bitiiindeki ebe Hatice ne yapp etmi, kala gz arasnda Saime'yi
yolundan evirip, " Enver Bey uyur leden sonralar. Rahatsz etmeyin de ne is
tiyorsanz bana syleyin," deyivermi, Saime srar edemeyip uyduruktan gbre
istemi, Hatice de enmeden gbreleri Saime'nin evine gtrmt. Enver Bey
kamyordu iin iinden. Saime'yi grmek stiyordu. Onunla konumak, onun
yzne bakmak istiyordu. Onun evinin kokusunu koklamak stiyordu. Karsna
duyduklarndan farklyd duygular. Yrei sabun kpkleri gibi kabaryor, sa
bahlar dnyaya gzn at iin coku duyuyor, gzn aar amaz da Sai
me'yi yannda istiyordu. Engellenebilir eyler deildi stekleri. Peki, ya kasabal
ne olacakt? Nasl kaldracakt o yatan sonra dedikodunun arln?
Ardndan da, ballandra ballandra, Saime' nin evinin temizliini, dzenini,
zevkliliini vmeye koyuldu Enver Bey. Mahmut Bey' in salndaki kf kokulu,
derbeder, yn yn eya dolu ev gitmi, kasabann en gzel evi gelmiti yerine.
Hibir kadn yoktu ki o koca kasabada, bylesine zevkli eyler yapsn evinde.
Soluk almadan anlatyor, birbiri ardna deviriyordu rak kadehlerini. Gneri Bey
btn bunlar dinlerken kendine gre bir sonu kard: Durum byleyse, ken
disinin imemesi, sarho olmamas lazmd. Enver'in hali hi iyi deildi! kisine
dudaklarn dedirerek dinledi Enver'i. Hibir ey sylemedi saylr. Enver Bey
anlattka alm, aldka fkesi dinmi, sonunda iyice sarho olmu, sayklar
gibi konumaya balamt. Ne dedii anlalmaz olunca, Gneri Bey hayatnda
ilk kez Envercii iin yrei parampara, sarld ona, aladlar. Hamdi 'nin kars
Nazl cama yapm, kasabann saygdeer iki adamnn rak yznden ne hale
geldiklerini kocasna gstererek kssadan hisse karyordu.
Birbirlerine destek olarak, leden sonrann azgn scanda dndler evleri
ne . .Gneri Bey artk dkkan aacak halde deildi. Iki imemiti ama kafas ke
derden dumanlanm, karmakark olmutu. Arkadan evine kadar grrd,
oturma odasndaki iekli sedire yatrd, adet yerini bulsun diye de stne ince

- -

A
------ -

Y K

KASABADA ORKDELER +

bir pike rtp uyuttu onu. Kapy ekip ktnda yle bir duralad kapnn
nnde, derin bir gs geirip kar yamataki Saime'nin evine bakt. "Yarabbi,
sen byksn , " dedi hafif bir sesle, "Yardm er bu adama. " Yardmn nasl bir
yardm olacan bilmiyordu ama arkada, sevgili Envercii, bu straptan kur
tulsun istiyordu. H em de ok stiyordu.
Tm bu olanlar, ne olup bittii bilinmese bile, birileri tarafndan grlyor,
gzetleniyordu. Enver Bey'le Gneri Bey' in ayazmada, le scanda kafay
bulduklar, Enver Bey'in ykla devrile evinin yolunu bulamayacak hale geldii,
her ikisinin de iki gz iki eme aladktan sonra bitkin bir halde evlerine dn
dkleri, Gneri Bey' in Enver Bey'i evine braktktan sonra, ayazmada itii onca
rakyla yetinmeyip bir de Arif in meyhanesine gittii, ie bira ile kadeh
votka itii, sonunda onun da yklacak hale geldii, gecenin kr karanlnda
kasaba sokaklarnda, "Ah Enver, vah Enver!" diye yanp yakld, soranlara niye
yanp yakldn anlatmad gibi stelik Krtl Kamil'i dvmeye kalkt, t
kezleyip yerlere serildii, zavall karsnn adam zorla eve soktuu . . . ertesi sabah
kasabann btn kahvelerinde konuuluyordu. Herkes sebebini bulmutu : Saime
ya da Emel, ne karn arsyla ad, o uursuz kar!
Scaktan kamak iin cumartesiyi frsat bilip amlk dzlne ya da ayaz
maya piknie gidenler, kamyonlara doluup, oluk ocuk, kendilerini dalgal de
nize atanlar oldu ama ii dallanp budaklandrmak iin kasabada kalanlar yeter de
artard. Esnaf sadece Enver Bey'le Gneri Bey'i, dolaysyla Saime'yi konuuyor
du; bu yzden de zaten durgun olan alveri yaam hepten kilitlendi. evreden
gelen sayf.yeciler baklal, kasab, manav kahvelerden toplayp dkldnlarna s
rklemek zorunda kaldlar.
Her zamanki gibi erkenden kalkmt Saime. ardanda ayn iti, akam
yapt peynirli poaalarn yedi. ster istemez Enver Beyin evine iliti gz.
Onun drbn yoktu, evin iindeki hareketi gremezdi ama Enver Bey' in evden
kp seraya girdiini fark edebiliyordu. Hibir hareket gremedi. Aklnda o gn
Enver Bey'le konumak vard, ama elle tutulur bir sebep bulamyordu. kide bir
kar eve gz atarak, evinden kp seraya yryen Enver Bey'i grmeyi mit
ederek, ev ilerine dald. Eski bir kilimi ykarken aklna gelen bir ey yznden
kendi kendine glmsyordu. lk grtklerinde Enver Bey'den drbnn
steyecek, gerekesini de syleyecekti : "Ne zaman uyandnz, ne zaman ne
yaptnz gremiyorum. Siz beni yeterince gzetlediniz. Sra benim. Verin de,
biraz ben sizi gzetleyeyim."
Gneri Bey ancak leye doru kendine gelebildi. Suratndan den bin
para olan kars birka ac kahve yapt ona. Kahve fincann nne atarcasna
koyarken syledikleri kahveden acyd : " B u yandan sonra kendinden utanm
yorsan, bizi, oluunu ocuunu, torununu dn. Neydi o pespaye halin? Nasl
kacaksn ortala, merak ediyorum. " Fazla kulak asmad. Tartmaya girerse
syleyecei her szn, hemen o akam, meyhanede meze haline gelebileceini
artk iyi biliyordu. Kars bir sylerse, kasabal bin yapar, gnlerce tefe koyar a
lar.d. Yllardr anlatamamt karsna, aile iinde olan bitenlerin evin drt duvar
arasnda kalmas gerektiini. " Zengin aa kz alrsan szn bu kadar geer G
neri," demi, yattrmt kendini. Bu kez de enesini ruttu, bann arsn ha/\

1\

+-- -- ---- -

+ ZEYNEP AVCI

ffletmek iin iki tane aspirin yuttu, evden kmaya hazrland. Kars sorguya
balaynca, "Enver'i merak ediyorum. Yoklayp gelirim," dedi, frlad evden.
Saime le yemei yemedi. Denizden esen rzgarn tutunmalarna bir trl
izin vermedii sebzelerine kk bir set hazrlamaya urayordu. Kasabann ik
liminin cilvelerini bilmedii iin, Enver Bey' e danmay da akl etmeyince, do
matesleri, patlcanlar rzgar alan kck bir yamaca ekmiti. imdi de iki
esintiden sonra boyunlarn bkmelerini engellemek gerektiini anlam, ama ge
kalmt. Uyduruk set biraz ortaya ktktan sonra, yardan ou lmek zere
grnen sebzelerden iyice mitsiz olanlarn skt, ii bitince keyfi kam bir
suratla doruldu, Enver Bey' in evine bir kez daha gz att.
Evin kaps nndeki kk kalabalk hemen gze arpyordu. Kprtl bir
kalabalk stelik. Aralarnda birka tane de kadn vard. Saime, Enver Bey' in evine
bir dakikaya yakn, gzn krpmakszn, dikkatle bakt, kalabaln kmltlarn
izledi. Sonra nln, bahe iin ald lastik eldivenlerini frlatt, evin kapsn
ekip stnden anahtarn ald, kar yamaca doru bir kou tutturdu.
Enver Bey' i, yatrd iekli sedirde kmltsz bulmutu Gneri Bey. Pence
renin dndan seslenmi, cam tklatm, ilkin pencereyi, ardndan kapy gm
letmi, ama Enver Bey kmldamamt. Gneri Bey hi dnmeden krd ahap
kapy, ieri girdi. Neye dayanamad belli deil ama Enver Bey'in yrecii da
yanamamt ite. Btn iyi adamlar byle gp gitseler keke. Uykusunda rah
meti bulmu, Gneri Bey' in yatrd haliyle lp gitmiti.
Akamn sersemliini zerinden hala atamam, korkun gerei alglayama
m olan Gneri Bey aknlk iinde, bitiik evdeki ebeyi ard. Enverciinin
lmn, doumdan haberli birinden renirse kabullenecekmi gibi. Yaamn
balangcnn sevincini yaam insanlar, lmden kanmay baarabilirlermi
gibi. rikym ebe Hatice, yaama araclk etmenin kazandrd o kaarlanm
haliyle, "lm ite . . . Kalbi durmu. Allah rahmet eylesin, " deyip komulara
haber verdi.
Saime kasabalnn hi grmedii, darmadank haliyle odaya girdiinde,
Enver Bey stnde hala Gneri Bey'in rtt pikeyle iekli sedirde yatyor,
Gneri Bey se okunu atlatamad lmn ehresini grmemek iin srtn ona
dnm, sedirin ucuna ilimi oturuyordu.
Baktlar.
Derler ki, ertesi gn sabah ezannda, kasabann tek hastanesinin morgunu
basm Saime. Morg bekisi Rstem, sk sk yapt gibi, bir 70'lii temize havale
edip yattndan o saatte sarhomu hala. Saime yle grlt yapyormuki, ka
py indiriyormu. Zar zor uyanan uyku sersemi beki kapy aar amaz Saime
dalm ieri. Beki neye uradn arm. Saime' nin ne yapmaya altn da
anlayamam. Zaten, btn gn sarho dolap kasabada olup bitenlerden hi
haberi olmadndan, Saime'yi tanmyormu bile. Saime bir tekerlekli sedye
zerine yatrlm Enver Bey' in cenazesini, kapt gibi karm hastaneden.
Derler ki, beki Rstem hastaneden cenaze karmann bir su olduuna ok
ge karar verebilmi. nk resmi tatil gn bu karar vermesine yardmc olacak
hi kimse yokmu analkta. Bekiyi, hapisten ktktan sonra himayesi altna alp
ie yerletiren savc, arabasna atlam, ailesiyle birlikte uzak bir yere denize gitmi.
A

iJ

KASABADA ORKDELER +

Hastanenin bahekimi de yllk izindeymi. Nbeti doktor dersen, Rstem'i hi


sevmezmi. Bir sylentiye gre Rstem bana gelenlere lanet okuyarak, bekleye
cei bir cenaze olmad iin memnun bile olup Saime ile merhum Enver Bey
hastaneden kar kmaz yatm, kim bilir ka saat daha uyumu. leden sonra,
stelik gnlerden pazar olduu iin zorlukla, kasabann jandarma amirini bul
mu. Suu haber vermi. Jandarma amiri ise, akam akam deli bir kadnla bir
cenazenin aranamayacana karar vermi, ii ertesi gne ertelemi. Bu arada G
neri Bey jandarma avuunu dvmeye kalkm. Kars araya girmi de Gneri Bey
hapse girmekten kurtulmu.
Tuhaf ama, derler ki, Saime ile Enver Bey' in tekerlekli sedye zerindeki ce
nazesinin kasabadan geiini kimse grmemi. Bir pazar sabah, ezan vakti, kim
seler yokmu demek ki kasabann sokaklarnda.
Kimsesiz bir kadnla kimsesiz bir cenazeyi aramaya bir jandarma avuuyla iki
er gnderdiler. Aranacak fazla bir yer de yoktu, nk Hamdi'nin kars Nazl,
tavuklar yemlemek iin baheye ktnda onlar patikadan geerken grdn
iddia ediyordu. P azartesi gn on biri yirmi sekiz gee, ayazmadan bir kilometre
kadar gneye doru, bir brden yumann dibi de, mendil kadar bir yeilliin
ortasnda buldular, Enver Bey'in cenazesi ile Saime'yi. Saime kck bahe a
pasyla ukur kazmay srdryordu. Jandarma avuu tfeklerini dorultmu
olan iki j andarma erine "geri basmalarn" syledikten sonra usul usul yaklat
Saime'ye.
Egeli bir genti j andarma avuu Gkhan. Kasabann dedikodularn dinler,
ama bulamazd. Olan bitenleri uzaktan da olsa izlemiti. Enver Bey'le birka defa
orkide sohbeti bile yapmt. Kimseye zarar dokunmayan Saime' den kasabalnn
ne istediini anlayamayan tek tk kiiden biriydi. nk Mahmut Bey'i tan
mazd, gzel giyinen, gzel kokan, gzel bakan kadnlar ise - elinde olmadan pek severdi.
Saime'nin yannda diz kt Gkhan. Yumuack bir hareketle omuzuna
dokundu. "Tek banza kazamazsnz o ukuru," dedi. Ortalk ylesine scakt ki,
Gkhan'n kaba kumatan niformas slak slak yakyordu tenini. Alnndaki ter
damlacklar se yalnzca scaktan deil, Saime' nin hali yznden duyduu tela
tand. Saime konumad. Gzyalar bir yandan, ter bir yandan, pslak olmutu
Saime' nin ehresi. Gzleri alamaktan imi, klm, salarnn iine toprak
lar, allar dolumu, bir gecede yabanl bir hayvan haline gelivermiti sanki.
Gkhan, Saime'yi bir ocuk gibi okayarak, onunla birlikte alamakl,
omuzlarna sarlm, neredeyse kucana almak zere, avuta avuta kasabaya y
neldi. Cenazeyi ise, korkularndan betleri benizleri atm iki tfl er, kimi zaman
tekerlekler kimi zaman da eller zerinde tadlar Saime'yle Gkhan ' n pelerin
den. Ayazmadan biraz nce Gneri Bey karlad onlar.
Derler ki, Gneri Bey o sabahn kr karanlnda Sairi.e'nin evine girmi, nesi
var nesi yok toparlam, valizlere tktrm. Sonra, krk ylda bir kulland, pek
kymetli 54 model Desoto'sunu sarmakl kameriyenin altndan karm, Sai
me'nin valizleriyle birlikte ayazmann nnde nbete durmu. O kadar heye
canlym ki, Nazl'dan bira stne bira istemi, stelik Nazl'ya, " Hamdi ," di
yormu, her seferinde "Hamdi kasabaya indi, " lafn da duymuyormu, hem de
l\

l\

+-- -

+ ZEYNEP AVCI

bardaktaki biras bitmeden yenisini smarlyormu. Kendinde deilmi besbelli.


Gneri Bey Enver Bey' in sedyedeki cesedine sarlp sessiz sedasz alarken Nazl
da Saime'nin yzn gzn ykam. Kasabadan birka kiinin olar bitenleri
grmeye gelmesi zerine, Gneri Bey Saime'yi arabasna att gibi, ekmi gir
m.
Gkhan ile iki er, nlerinde cenaze, arkalarnda merakl kalabalkla kasabaya
dnmler.
,.
Derler ki, bir daha gren olmam Saime'yi. Gneri Bey birka gun sonra
kasabaya dnm. Dner dnmez karsyla esasl bir kavga edip evi terk etmi.
Enver Bey' in evine yerlemi, serasna, orkidelerine bakar olmu. Dkkan tahliye
etmi, kymetli arabasn ofr Turgut'a satm, birka kuru parasn bankaya
yatrp mnzevi yaam. Kasabann delisi Tosbaa Tosun dnda kimseyle ah
bapl kalmam. Alveriini, bahvan rakln Tosun yapar olmu.
Enver Bey'i kasaba mezarlna, karsnn yanna gmmler. G;
1 994- 1 996
stanbul-Bodrum

Bir yknn Turgenyev'e belirdii ilk biim. bir birey figr ya da eylem
iinde grmeyi arzulad bir bireyler birleimi eklindeydi - byle insanlarn
ok zel ve ilgin bir ey yapmalar gerektiinden emindi.
- Henry James

A D /\. M

Y K

Cr

Hulki Aktun ile Dnden Bugne


"Hikayenin kaynaklarna bakmak
bir zorunluluktur."

imdi unun oaldn gryorum. Yksek basnl


baarlarn : Bir anda her ey allak bullak olsun. Herkes benden sz
etsin, benim kitabm ortaya ksn, satlsn gibi gdlerin olmas. Bir
anda ler ey birden olsun, ben de bir anda byk hikayeci olaym. Byle
bir eilimin olduunu hissediyorum . Somut rnek vermek gerekirse;
dk basnl baarlar ve emeklerin ne kadar gl oldumu
grebiliriz.
Konuan : Feridun Anda
A

r.:>

+ HULK AKTUN LE DNDEN BUGNE

ykye '60 'l yllarn sonuna doru


baladnz. Salt yk yazmakla yetin
meyip, yk zerine dncelerinizi de
dile getirdiniz. Bu hangi gereklilikten
dodu?

- O dnemde biz, kuak ve birey


olarak, eldeki yk kaynaklarna son
derece titiz olarak bakmak gibi bir zo
runluluk duyuyorduk. Bu, gaddarca
bir sorunun yantn aramakla ede
erdi. O soruyu bilmeyenler bile, o
soruyu duyumsuyordu. Soru uydu :
Hikaye yazyorsun, Trk hikayesinde
ne gibi bir eksiklik grdn de hikaye
yazyorsun? lle de bu sorunun yantn
bulmak gerekir mi onu bilemi- ,.,,...._.'F"...,
yorum. nk baz gen
hikaye yazarlarnn, baz gen .
airlerin - yani ilerini balma
dan grdm kardelerimin - t
byle bir kayglar olmadn .
sk sk grebiliyorum. Hatta bu
kaygy yanl bulanlar da var.
O dnemdeki kuakta eer
hikaye yazyorsak; bizim hikaye
mirasn sonuna kadar bilmek
gibi bir duygu, bir ynelim 11+"0'""""
vard. Nitekim benden biraz
daha nce hikaye yaynlam
bir Tomris Uyar'n, hikaye ku
ram diyebileceim saptamala
r, incelemeleri vardr. Bir Se
lim leri yine ayn ynde yazlar
yazmtr. Bugn artk hikaye
yazmayan Taylan Altu, hikaye
zerine son derece ilgin ince
lemeler yazyordu. Nedim
Grsel de Trk hikayesi deil
ama Trk edebiyat zerine
zengin incelemeler yazm bir
arkadatr. O kuakta gemi
reki hikayeyi bilmeden, med-

dahlarna Dede Korkur'larna kadar


bilmeden, bugn hikaye retmek bir
takm nemli handikaplar ve tuzaklar
tar diye; bir disiplin demeyeyim ama;
his vard. rnein, benim o sralar
yazdm bir yaz Trk hikayesini Ah
met Mithat'la balatmann yanll
zerinedir. ("Aydnlar ve H ikayemizin
Dou Sorunlar ", "Trkiye Defteri",
say 1 , Nisan 1 97 1 ) Ve bunun aksini
kantlamaya alan, bir hayli sivri
noktalar olan bir yazdr. B iz, kendi
ynmz biraz daha aydnlatmak
iin, hem bugne, hem dne sk sk
bakp onu irdelemek zorundaydk. O
yazlar da bunlarn bir paras, bu ei
limin birer gstergesiydi.

Bu srete yklerinizle okur kar-

Zaharof kys, Nisan 1 97 1


,,

,,

C>

'>"

l "

H ULK AKTUN LE DNDEN BUGNE +

sna nasl ktnz?

- lk hikaye param,
1 968 ya da 1 969'da ola
cak, "Soyut" dergisinde
kt. . Olmam
bir
hikayedir.
Daha sonra
hibir kitapta yer alma
mtr. Bir imaj , bir imge
bir
kurulu
zerine
hikayedir. "Deredeki" adl
bir hikayeydi.
Oradaki
Parasz yanl
dere, imdi ank mikroplarn bile yaamad Kurbaal Dere idi. Oradan geerken l
m bir st beygirinin anlatmyd.
Yukardaki byk bir konan, Os
manl zenginlerinden birisinin kona
nn tenezzh at iken emekli edilip
st beygiri olmu, o dereyi geerken
lmt. Bu bir evreci igdyle ya
zlmt. Sadece o at anlatlyor. Bir iki
yaz kt. 'Ne demek, anlalmyor, bu
nedir yahu!' diye. Onu biraz erken ya
ymladm dndm. Zaten o d
nem arkadalarm bana luzarlard.
Hikayelerimi okurlard, "Yahu yaym
lasana bunlar," derlerdi. "Yok," der
dim, "daha olmad. " "Bizim olsa he
men yaymlarz," filan derlerdi. "Daha
olmad, " derdim, " Ukala, " derlerdi.
Neyse, daha sonra bu Kemal Tahir
yksn anlataym : ki hikayem ya
ymland. Bunlardan birisi, yine daha
sonraki kitaplarmda yer almam.
"Sularn Kredii Talan" diye bir
hikaye. " Papirs" dergisinde yaym
land. O dnemde "Papirs"te hikaye
yaymlamak bir onurdu. B ugn byle
dergiler olmadna zlyorum. O
hikaye, aslnda benim yaymlanm ilk
hikayem oldu. "Deredeki" ni u anda
hikaye saymyorum. Bir metin denile
bilir ona. Daha sonra baka ilgin bir
ey oldu : Doan Hzlan'n yneti
minde "Yeni Edebiyat" dergisi k/\ D A M

Y K CI

yordu. Gzel bir uygula


mas vard derginin. iir
gnderen gen airlerin
dosyalarn rnein Behet
Necatigil'e veriyor, seimi
Necatigil yapyordu. O se
ilenler de dergide yaym
lanyordu. Ayn ekilde
Kemal Tahir'e 30-40 ka
dar hikaye verdiler. Onlar
dan birisi de benim
hikayemdi. lk kitabmda
yer ald. Demek ki onu
hikaye saymm. Yaymlanan ilk
hikayem odur diyebiliyorum rahatlk
la. O da, "Yazlmam Bir Gnlk"
adl hikayeydi. Kemal Tahir bunu
seti, setii hikayenin yazarn tan
mak istedi. Ve onunla tanmak gibi
bir ans elde ettim. lk km byle
oldu. Daha sonra ynetimine katld
m "Trkiye Defteri" nde, "Yeni
Dergi"de kt hikayelerim. 1 976'da
da ilk kitabm Gidenler Dnmeyenler.

Gelelim Trkiye Defteri servenine.


yk zerine nemli yazlarnz da
burada gryoruz. Dergide ykler de
yaymllyordunuz. Buradaki ill<eniz, ye
ni yklerle ilikileriniz nasld?
- Dergi ilk k noktasnda, o sa
yya baktmzda hemen grrz;
Tomris Uyar, Leyla Erbil, Selim leri
hikayesi ile kt. Benim de "Admlar
ve Trk Hikayeciliinin Dou So
runlar" balkl yazm vard. Bu yaz
bir yandan gemiten bu yana
hikayemizde birtalum kopukluklar ol
duunu ama hikayemizin Ahmet
Mirhat'la balamadn kantlamaya
ynelik bir yazyd. ( "nk Batl
hikayemiz Doulu hikayemizle ba
lar," diyordum.) O yaznn ardndan,
o dnemin ruhu dnlecek olursa,
hangi bilinle ve hangi cokuyla yazl
dn ok ak grdm hikaye

+ HULK AKTUN LE DNDEN BUGNE

yer alyordu. Fakat "Trkiye Defteri'',


daha sonra 12 Mart 1 97 1 koullarnda
kapand. ki. says bir iki yl sonra
kt, yine o koullarn itiiyle siyasal
arl ok fazla oldu. Ve ne kt. O
dnemde, neredeyse orada hikaye ya
ynlayan tek kii gibi kaldm. Daha
ok teorik, eletiri yazlar, Nazm
Hikmet, Kemal Tahir, Orhan Kemal
saylar hep nceleme arlkl oldu.
Sonralar da dergi yava yava almak
zereyken, rnein; Fatma lke'nin
bir hikayesi yaymlanmt. lgin bir
hikayeydi. Dergi kapand. lk bata
"Tahirciler Tekkesi" , " Kemal Tabirci
ocuklar" biiminde anlmrk dergi
de. kinci aamasndan sz ediyorum
elbet. Birincide bir ey olmad. Ama
tekrar yaymlanmaya baladnda,
byle tekke dergisi gibi grlmekle
birlikte, dergiyi ynetenler; Naci e
lik, Taylan Altu ve ben, Trk solu
nun o gnk sorunlarn gz nnde
tutarak bir soru sorma platformu ya
ratmaya alyorduk. Bu abalarmz
la, zellikle kardmz zel saylarla,

byle bir oylum getirebildik sanrm.


Hangi konuda ne syleyecei merak
edilen bir dergi olabilmiti.

yk giderek dergilerden, gazeteler


den sa/d edildi. Siz bu sa/dl nasl
deerlendiriyorsunuz?

- Gemie bakmakta fayda var.


1 960 sonras Trk hikayeciliinde
byk bir geliim ve deiim sz ko
nusu idi. Yani yz iek amt ite
orada. Nasl amt? Birok isim, yeni
yollar, yeni biimler, yeni ieriklerle
kageldiler. Ustalardan Bilge Karasu,
Leyla Erbil zaten yazmaktalard. On
larn duyumsanabilen bir destei var
d. Onat Kutlar brakmt, Demir
zl sessizdi . Muzaffer Buyruku,
Ferit Edg, Adnan zyalner yaz
maktayd. O kuak '60 sonrasndan
' 7 5 ' e kadar sren toplu bir hareket birbirinden haberli ya da habersiz - o
sralarda 'yeni hikaye' diye adlandrl
yordu. Ya da 'yenilik hikayesi' denili
yordu. Ad verilen son hikaye yneli
mi oldu bu. O srada noktay ok
nemli buluyorum bu kta : Birin-

Hulki Aktun ( 1 949) stanbul'da dodu. O rrarenimini askeri okullarda tamamlad. Bir sre

stanbul niversitesi Hukuk Faklcesi'ne devam eni. Meydan Larousse Ansiklopedisi'nde alt.
Reklam sektrne geerek metin yazarl yapt, kendi ajansn kurdu. Yazn yaamna ykler
yazarak balad. lk yks "Soyut" dergisinde yaymland. (Say : 1 7, Eyll 1 969) lk rnleri "Yeni
Edebiyat", "Yeni Dergi" , "Papirs"te kt. "Trkiye Defreri" dergisinin (1 973-75) ynetimine
karld. lk kitab Krtarbm Haziran ile 1 977 Trk Dil Kurumu yk dl' n, Bir Yer Gste
ricinin Hayat ile 1 989 Yunus Nadi yk dl 'n kazand. nsan Aklarmm Kiiliidiir 1 994 Halil
Kocagz iir dl' n, Istraplar Ansiklopedisi ise 1 994 Cemal Sreyya air dl' n alan kitap
lar oldu. lk roman Bir a Yangn ile de 1 990 Abdi peki Roman dl' n ald. yklerinde
birey-toplum sorunlarn ileyen Akrnn, kurduu yk evrenini yapsal zgnle dayandrd.
yksnn sylemsel zelliini belirleyen anlatm konumunun enilii onu srekli bir araya,
yenilie ini. Geleneksel anlarm biimlerini ykarak yknn kurgusal ve anlarmsal boyutlarn
geniletti. Her yeni kitabnda bu zgn yann ne kmas, ada ykclmz iin bir kazanm
olarak nitelendirildi. Romanlarnda ana tankl, yine bireyin toplum gereindeki konumun
dan hareketle yansm. iirlerinde gl bir imge dzeni kuran Almn, gelenekselle modern iirin
akn noktada iirini vareni.

/\ D A M

Selim leri, Taylan Alru, Hulki Akrun, 22 Eyll 1 970

cisi Sabahattin Ali zgs. Ki, bu


hikaye patlamasn yaratanlarn hepsi
sosyalist dnya grnde olan insan
lardr. Bunun ayr tutulabilecek bir tek
rnei belki Rasim zdenren olabi
lir. nk ilgin bir ykc zden
ren. Fakat o da okurun dolam ka
nallarnda yeterince yer almyordu.
Yani Mslman dergiler bugnk ka
dar youn deildi. " Edebiyat" adnda
gzel bir edebiyat dergisi kyordu.
Onlar, gerekten yeni bir dile yakn
lklar ile sa emberi yava yava kr
maktaydlar. Biz onlarla ilgileniyorduk
artk. Sabahattin Ali izgisi, Sair Faik
izgisi. Birinci izgi sosyalist gereki
liin, ikinci izgi avangard almlarn
temsilcisiydi. Bu iki izgi, bu yeni ge
len kuak tarafndan birtakm senrez
lerle gtrlemez miydi? Bu soruyu
bilinli olarak ya da bir yazar igds
ile biroumuz tayorduk. nc
bir nokra da, Trk hikayesinin 23 Ni
san' da domad gibi son derece anA

tiideolojik bir sorunun yantlarn ara


mamzd. Benim bugn baktmda
grdm bu. Bunlar yeterince otu
rakl sorulard. Eer yantlama abas
na giriilse, bugn tekrar patlayabilir
gibime geliyor. nk kesin yantlar
hala alnmam sorulardr bunlar. Ve
o sre devam etmekte, kendini sr
drmektedir. Bazen kesilerek, hz
azalarak. Ama byle bir ak var.
imdi, 1 980 sonrasndaki duruma
bakacak olursak, aslnda Ece Ayhan'n
syledii bir sz var : "Anayasa deiti
diye, iir niye deiecek beyler, " diye
sorar o. Ben de buna katlrm. Burada
unu syler o : "B izim toplumla hibir
ilgimiz yok zannedenler kmtr. "
Halbuki o unu sormaktadr : "Ben
zaten iirimi ileriye doru kurmuum.
Birisi gelip de Anayasay deitirse ba
na ne! Benim dorultum zaten batan
bilinli olarak saptanmtr," demek
stiyor. Bunu saptranlar oldu o tarih
te. sryapsal deiimlerin sanat bire-

+ H ULK AKTUN LE DNDEN BUGNE

bir belirleyecei, belirledii konusun


daki genellemelere daima kukuyla
b akyorum. Ama 1 2 Eyll sonrasnda,
yine de bunu sylemek durumunda
ym, hikaye yazmakta olan arkadalar
dan birou, bu demin sylediim so
ru iaretlerini ya hissetmiyorlard ya da
bu onlar iin nemli deildi. Dolay
syla birdenbire tek tek kiilerin bir
birleriyle s alveriine dahi girmeden
rettii sanki herhangi bir kk olma
yan hikayeler gibi kald bunlar. Birka
stisna var tabii. Murathan Mun
gan' n, Doan Yarc' nn hikayesini
gemile balantsz, kkn aratr
mam bir hikaye olarak grmyorum.
stisnalar var. Fakat hikayenin sorun
lar ile, gemiten bugne yansyan
sorunlar ile fazla ilgili olmayan, hatta
kt andan itibaren; " ben Trki
ye' nin, hatta dnyann en byk
hikayecisiyim , " diyen birtakm arka
dalar oldu.
Bu saptamann doru olduuna
inanyorum. nk bataki soru / ya
ntlara dndmzde unu da gr-

Murathan Mungan 'm, Doan


Yarc ' nn hikayesini gemile
balantsz, kkn
aratrmam bir hikaye olarak
grmyorum. stisnalar var.
Fakat hikayenin sorunlar ile,
gemiten bugne yansyan
sorunlar ile fazla ilgili olmayan,
hatta kt andan itibaren;
"ben Trkiye ' nin, hatta
dnyann en byk
hikayecisiyim " diyen birtakm
arkadalar oldu.

yoruz : endisi hikayeci olan kiilerin


Trk hikayesinin bugn, dn, belki
de yarn ile ilgili birtakm karsama
lar yapmadklarn gryoruz. Bu der
gileri taradmz zaman bunlar apak
ortaya kacak.. Bu da, bana, yeni
hikayede, hikayenin retim, varolu
politikasnda giderilmesi gerekli bir
boyut eksiklii gibi geliyor.
Hikaye niye dergilerden, gazeteler
den kovuldu? Demin sylediim, ni- .
in'in bir erevesini izmekti. O d
nemde, 1 960 sonrasnda hikaye yine
gazetelerde pek fazla yer almayan bir
trd. Dergilere gelince; o dnemin
dergilerinde "Yeni Dergi"de, " Papi
rs"te hikaye devaml yer almtr. Bir
nceki dergi kuanda "Seilmi
H ikayeler" ,
"Dost" dergilerinden
hikaye kattiyen geri braklmam bir
trdr.
yle
aklayabilirim
Hikayecinin kendisi, kendi hikayesine
ve Trkiye' deki hikayenin bugnne,
dnne dnp bakmyorsa kim ona
niye baksn ki! Kendisi sahip km
yorsa o tre, kim sahip ksn? Sahip
kan birtakm ynelimler yeniden
beliriyor iyi ki.

imdi sizin kuaa baktmzda or


taya kan birok ykcnn bu alana
yazmasn destekleyen, giinendiren bir
takm etmenler vard. Yayn ynetmen
leri, editrler, o dnemin belli yazarlar
nemli bir ilevi yerine getirmi. Demek
ki dergilerin yayn ynetmenleri bu
alanda belirleyici ve etkili olabilir. D
ne baktmzda o var. Peki, bugn
nasl grp nasl deerlendiriyorsunuz?
- Kesinlikle. "Papirs" , "Yeni
Dergi" unutulmaz. O ynetmenler
baka dergiler karmaya baladkla
rnda o kadar unutulmaz olamadlar.
Bence, orada tarihsel bir denk dme
oldu. Tekrarlamak pahasna syleye
ym; " Papirs" ya da "Yeni Dergi"de
A

CJ

HULK AKTUN LE D NDEN BUGNE +

dir. nk "Varlk" bu
konuda ykye bir ka
dirbilirlik tayan tek
dergi sanrm. Ne yapt?
Hikaye dlleri koydu
gen hikayeciler iin.
Gen airler iin de bu
nu yapt. nceki yl ba
ya yanklar yapt.
imdi "Varlk" bu po
tansiyeli tayor. " Be
nim hikayem orada ya
ymlansa,"
dedirtecek
bir dergidir. Onun hak
kn yemek stemem.
Ama zamann ruhunu
ve lde belirlemekte
dir. Yani burada kiiler,
kurumlar hi nemli
deil. Ha, bir de "edi
tr" dediimiz, herhan
gi bir kimse deil. Bir
Memet Fuat, bir Cemal
Sreya!
Sisip ile, 1 99 5

yaymlamak
yazarn
hikaye
hikayeciliinin bir eit onaylanmas
demekti. Sonra gerek o gzelim " Ger
gedan", gerekse "Argos" iyi sanatlar
da o heyecan yaratsalar da szn et
tiim teki dergilerin atlm havasn
veremediler hibir zaman.

Bir yazar iin en nemli ey yazd


bir yaznn bir dergide yaymlanmas.
Ama bir ey daha var, yaymlanma aa
masna gelme bir engeli amad. O r
nn okunmas, deerlendirilmesi, deer
lendiren kiinin konumu. Yeni biryazar
iin, u dergide u editrn onayndan
getikten sonra rnn yaymland, bu
artk beni ykcler safina katyor, de
nilebilecek bir dzey var m?
- En yakn rnek "Varlk" dergisi-

"Yksek basnl ba
arlar, alak basnl ba
arlar "dan s'z etmiti
niz. imdi bu dneme teet den bir
yan var m ykde sizce bunun?
- imdi unun oaldn goru
yorum. Yksek basnl baarlarn:
Bir anda her ey al lak bullak olsun.
Herkes benden sz ersin, benim kita
bm ortaya ksn, satlsn gibi gd
lerin olmas. Bir anda her ey birden
olsun, ben de bir anda byk hikayeci
olaym. Byle bir eilimin olduunu
hissediyorum. Somur rnek vermek
gerekirse; dk basnl baarlar ve
emeklerin ne kadar gl olduunu
grebiliriz. O zaman iirde Behet
Necatigil'i, ykde B ilge Karasu'yu
rnek olarak rahatlkla verebilirim.
Bundan yksek basnl baarlarn ne
olduu da ortaya kmtr sanrm.

-+-----

+ H U LK AKTUN LE DNDEN BUGNE

Ne yapmtr Necatigil? Yllar yl, s


rarla, kendini derinletirmeye al
mtr. Karasu ne yapmtr? Kendi
yolunu, ' 50'li yllardan beri ar ar,
evrimler ne olursa olsun kendi yolunu,
biemini, dilini gelitirmeye alyor.
Bugn Necatigil gibi iir yazmaya kal
karsanz, Nazm H ikmet gibi yazmaya
kalkarsanz hemen lrsnz. nk
o, uzun yllar tayarak getirdii bir
biemi kolayca kurmamtr. Bu kadar
uzun yllar zerinde allm bir bi
em olduu iin bir yontu gibi duru.
Olaanst bir ta vardr, ona doku
namazsnz, ondan yararlanaym dedi
inizde de lrsnz.
Hikayede de yle. Yeni dnemde
biem aray son derece az rastlanan
bir olay. Bakm, Mario Levi'de bir bi
em aray gryorsunuz. Adeta, " Ben
o kadar karmak ruh durumlarmz,
insan sorunlarmz anlatyorum ki;
bunu yle ksa cmlelerle anlatmak
mmkn deil, " dercesine bir biem
aray vardr onda.
"Bak bu adamn syleyii yeni bir
ey getiriyor, yeni bir ufuk ayor, "

Hikayede de yle . Yeni dnemde


biem aray son derece az
rastlanan bir olay . Bakn, Mario
Levi 'de bir biem arav
gryorsunuz. Adeta , "ben o
kadar karmak ruh
durumlarmz, insan
sorunlarmz anlatyorum ki;
bunu ;le ksa cmlelerle
anlatmak mmkn deil, "
dercesine bir biem aray
vardr onda .

denilebilecek yeni yazar says az. Bu


gn iten anlayanlar 1 969 ylnda ya
ynlanm bir Selim leri yks gr
seler, "A bu Selim leri'nin," derler.
Nedim Grsel iin de ayn eyi syle
yebilirler. Bizden nceki kuaktan,
ama bizimle yk yazm Sevim Burak
ortadadr. Orhan Duru, apak, o ka
dar klfetsiz ve mtevazi grnmesine
karlk, ortadadr. Van Gogh'un mu
dur, bir sz vardr : "erevesiz bir .
tablo, ruhsuz bir beden gibidir. . . " Bi
im budur. Yani ruhsuz bedenler, be
densiz ruhlar var da; bedenli ruhlar
veya ruhlu bedenler azalyor gibi geli
yor bana.

Peki ykii yazan bunca kii var. Ne


den bunlar bir araya gelemez. rnein,
neden bir ykii dergisi karamazlar?
Oysa iirler bu eilimin hep ncs ol
mutur yaznmzda.

- " Seilmi Hikayeler" dergisini


karan Salim engil hikayeciydi, bu
na gnl vermi birisiydi. u anda da
hikaye dndne eminim, yazyor
ve yaymlyor. Sonra bu " Dost" dergi
sine dnmt, hikaye dergisi ol
maktan kmt. Ama yine hikayeye
yer veriyordu. Daha sonra byle kiisel
abalar oldu. Mustafa Bale! "yk"
dergisini kard. Bugn, sanyorum
halen kan bir "Yaba" adl dergi var.
Bunlar nicelik olarak var oldularsa da,
nitelik olarak Trk ykclne
nemli katklar getiremediler. Getir
selerdi, zaten ok baka olacakt. Daha
sonra "Yaasn Edebiyat" diye bir yk
dergisi kt. Garip bir rastlantdr ki,
iir koyduu say da son says oldu.

nemli olan km olmas deil de


bir etki yaratmas, yn amas. . .

- Bu dergiler nicelik olarak k


mtr, nemsizdir demek stemiyo
rum. Onlarn abalarna, emeklerine,
dncelerine ok sayg duyuyorum.
/\.

HULK AKTUN LE DNDEN BUGNE +

Ama bir derginin nicelik olarak var


olmas sylediim sorunu zmyor.
Nitelik olarak bir ama getirdii za
man o yanndan taabilirsin. Bu da
ayr bir gsterge bence. zellikle Me
met Fuar bunun zerinde ok durdu.
Ben de ayn eyi sylyorum. yi olur.
Ama yan yana gelecek ykclerin sa
ys ya fazla deil ya da bu h ikayeciler
birbirleriyle s alveriinde bulunmu
yorlar. Is alverii kuaklk, akmc
lk deil kesinlikle.
imdi yaynclarda da geriye tme
abas var. Gazeteden, dergiden
hikayeyi itiyorlar. Bunu acaba hangi
hikayeci duymamtr : "Sana iyi bir
hikaye kitab vereceim. yi ama bir de
roman yaz! " Burada kendimi korumak
istiyorum. Benim iki romanm var.
Ama onlar bu tip istek yznden ya
zlmad. Benim doldurmam gereken
bir eksikliim, anlatmam, romanla
anlatmam gereken eylerard. Onlar o
yzden yazlmtr. Ama yayn dnyas

A D A M

Y K

da bunu desteklemedi diyebilirim. Bir


ara Afa Yaynlar bir yl iinde 5-6
hikaye kitab bast. Erdal Qz hikayeye
bir hayli destek verdi. Ama bunlarn
yan sra birok yaynevi de hikaye ki
tab basmam diyor.

Yine ykclnze dnelim. y


kye nasl baladnz, sizi etkileyen,
ynlendiren kaynaklar neler oldu?

- ocukluumu geirdiim evde,


daha ziyade dinleme yoluyla, hikaye
ile tanmtm. Babam uzun k gece
lerinde birtakm kitaplar okurdu.
Bunlarn bir tanesi Ksas- Enbiya idi.
Nuh'un gemisinin servenlerini bu
kitap sayesinde rendim. Kedinin ilk
defa ne zaman ortaya ktn. Kedi
hastasymdr, ok severim kedileri.
Biraz nce oynadm, hatta souk k
gecelerinde ayamn ucunda yatan,
ayam stan kedinin nasl ortaya
ktn anlatan bir kaynak. . . Bu, id
detli ilgimi ekmiti. By gibi gel
miti. O yky herkes bilir, ama k-

+ H ULK AKTUN LE DNDEN BUGNE

saca syleyeyim : Nuh, burada brn


hayvanlardan birer ift alr. Onlara
oalmamalarn syler. oalrlarsa
gemi batacaktr. Btn hayvan iftleri
bu buyruu dinledikleri halde bir tek
fare uymuyor. Fare, cinsellii ok
yksek bir hayvan olduu iin, oal
maya balyor. Nuh, buna bir trl
are bulamyor. Sonunda farelerin o
almas yle bir boyuta geliyor ki; ge
miye zarar veriyorlar. Bunun zerine
Tanr'ya yalvaryor. Tanr da ona di
yor ki; " Gidip aslann burnunu svazla
areyi bulacaksn" . Nuh gidip de asla
nn burnunu svazladnda, burnun
dan "hnk" diye kedi dyor. " Hnk
demi burnundan dm" deyimini
de buna balarlar.
4-5 yandaym, okuma yazma bil
miyorum, bunu birisi okuyor. Bir o
cuk olarak kendiniz ile hayat arasnda
birtakm ipular bulmaya balad
nzda, ayn pularn aratrp oalt
maya kalkabilirsiniz. "Acaba ben de
kpein varoluu hakknda bir masal
bulabilir miyim," diye. Son derece saf,
naif bir yaklama girebilirsiniz. On
dan sonra okumaya baladb. zellikle
"ada" hikayeleri beni ok ilgilendiri
yordu. Robinson' un ksaltlm bask
lar. Seyahatler, bu tr insan serven
leri ilgimi ekiyordu. Cami n kitap
larndan alnan Tahir ile Zhre, Cenk
Hikayeleri.. . Btn bunlar beni ok
etkiledi. Gnn birinde kendimi Re
at Nuri ile kar karya buldum. Bir
akrabamn bir raf kitapl iinde.
Damga roman vard, aldm. Baka
eyler olabileceini grdm. re o be
nim aradm sorunum, " Ben de acaba
gnlk yaamla ilgili birtakm sorula
rn yantlarn bulabilir miyim?" bii
mindeki ynelimin aray. Orada da
ha deiik bir yant bulmutum. Sonra
yatl okula girdim. Parasal bakmdan,

kitap almak zordu. Fakat, skdar' da


bir kesekat buldum. Kesekatya
uvallarla kitaplar geliyor. Kitaplar,
Varlk ve Dost yaynlar gibi, ke
sekad olamad iin, bir kede
duruyor ve ok ucuza sarlyordu.
Bylece orada da Orhan Kemal'in
Babaevi ile tantm. Kafka'nn Ceza
Smrgesi ile ayn gnde almtm.
nk inanlmaz derecede ucuzdu.
O srada, Tahsin Demiray'n ortaokul
edebiyat ren\mi iin yazd bir ki
tab vard. Orada Memduh evket
Esendal'n bir hikayesini okudum. Ve
ona benzer bir hikaye yazdm . lk yaz
dm hikaye buydu, " Can Sknts" .
On iki o n yandaydm. B u
hikayede emekli bir adam var, kars
lm, iki gen kzyla yayor. Kzla
rndan ikayetleri var. Ara sra eski ar
kadalaryla bulumak iin kraatha
neye gidiyor. Tamamen Esendal' n
etkisi altnda kalarak yazlan bir kara
lamayd. Bununla, bir eyi yazmann
tadn o zaman aldm. l 963'te gnlk
tutmaya baladm. 1 4 yandaydm.
Bu da, beni yaz konusunda ynlen
dirdi, alkanlk kazandrd. Yani, yaz
masam olmuyor. Her gn yazyorum.
Hibir ey bulamazsam o gn ne oku
duumdan, o gn satn aldm bir
kitaptan sz ediyorum. Bir ky ke
kitapsnda hala ok eski fiyatlarla sa
rlan bir kitap bulmuum, onu yaz
yorum. O dnemde iirler de yazm
tm. Hikaye konusunda byle bir hayli
ilerlemi olmalym ki, edebiyat dn
yasna girme cesareti oradan oldu. Ta
mamyla hikaye zerinde younla
tm.

Bir yk nasl oluur sizde, yazma


sreci nasl gerekleir?

- u anda younlukla hikaye yaz


yorum. Kendi kendime bir "hikaye
yazma dnemi" verdim. Son aylarda
A

Ara Gler, Hulki Akrun, kna Saraslan, 3 1 Mays 1 993

yapyorum bunu. Hikayeden hikayeye


deiebilir mi? Daima kk bir imge
oluur kafamda. Bir eyler birleir.
Bunu hep suyun kaynamasna benzet
miimdir. 99.9 derecede olduu halde
fokurdamaz da, bir gdmck, ok k
k bir s farkyla fokurdamaya balar.
Baz hikayelerimi, rnein; " Bayram
Gmlei "ni bir defada oturup yazm
mdr. Bir daha el srmemiimdir.
Baz hikayelerimi daha uzun zaman
larda yazdm, yava yava, ileye ileye.
Nitekim bu hazrlamakta olduum
yeni kitabmda yle bir hikaye var.
Buna da rnek olarak; " Binbirdirek
Batakhanesi - Yeni Bir Sylenti"
hikayesini verebilirim. Uzunca bir s
rede yazlmtr bu. Dediim gibi, k
ck bir imge, hatta bir isim, gr
dm izlediim bir olayn bende ya
ratt arm, ama suyun fokurda
masnn yaratt arm . . . Son dere
ce kk eylerden yola ktm sy
leyebilirim. Bir disiplin verilerek, bir
plan yaplamaz m? Yaplabilir. BinA D A M

birdirek Batakhanesi. . . yks uzun


yllar duymakta olduum bir meddah
hikayesinin izleri srlerek yazlmtr
rnein. Bu da mmkn. Bir kk
hikayeyi Borges gibi yazmak da
mmkn. Borges, neredeyse, 'yaa
madm, okudum' hikayeleri yazmtr.
Bunlar bu an hikayecilerine k
tutmunr, yani bu, sorunuza tek yant
olamaz gibi geliyor .,bana. Sonra, ba
zen, bir biimin peine dlerek ya
zlabilir.

ykdeki asl amacnz nedir? y


kde neyi anlatmak nereye varinak isti
yorsmuz?
- Klasik bir yant olabilir. yk
dnda baka hibir ekilde anlatama
yacanz eyler var. Bunu iirde yapa
myoruz. Btn trler iin geerli ta
bii. yle eyler var ki, iir dnda ya
zlamamtr. Roman dnda yazam
yorsunuz. Hikaye dnda anlatlama
yacak eyler nelerdir acaba? Onu sor
duum zaman birtakm yantlar alabi
liyorum. tenlikle sylyorum; her

+ HULK AKTUN LE DNDEN BUGNE

hikayem bunun yantdr, diye bir sa


vm yok. Ama bunu grmmdr.
Hikaye dnda anlatlamayacak ey
ler. . . Dn bama yle bir ey geldi;
birisi hikayemden bir film yapmak is
tiyordu. Dedi ki : "Bu ykden film
olmuyor. " Bu, beni mutlu etti. nk
o hikaye olarak yazlmt. Film k
mamalyd ondan. Hatta u da bama
geldi; yabanc lkelerde hazrlanacak
antolojiler iin evirmek stediler, e
viremediler. " Bu yk evrilemiyor, "
dediler. Bu, beni mutlu etmitir.
nk o Trke yazlmtr. Herhangi
bir dile evrilsin diye bir n amac yok.
Trkeye bile evrilemez, gc onun
iinde. Dolaysyla film yaplamaz.

Burada ok nemli bir yan ortaya


kyor. yklerinizdeki slupuluu
nuz. Hep ularda yazyorsunuz. Fazla
sze, sz edenlere ok az yer veriyorsu
nuz. Evet, bunun zerinde duralm bi
raz da.

- Bir mza gnnde gen bir adam


yaklat. Elinde bir kitabm vard.
" Bunu ben buradan almadm, ama
mzalar msnz?" dedi. Kitap, Ten ve
Glge idi. "Tabii," dedim. O srada,
onam da fazla kalabalk deildi. Birka
arkadayla gelmiti. "Alglar Efendisi"
adl hikayeyi ezbere okumaya balad .
imdi, bundan bir yazar bencilliiyle
hem holandm hem de beni dn
drd bu. nk bir ezberleme abas
gstermediinden emindim. Ama bu,
benim yazma biimim hakknda ipucu
vermi oldu. Okurdan tepki getirmi
oldu.
Bu hikayelerde bilinle ya da yama
gdleri/ alkanlklar/geliimi sonu
cunda varlm noktayla ilgili vezinler
olduunu syleyen arkadalar da var.
Yani, belli bir dil tartm dil vezni var.
Bunun dna ktm zaman o
hikayenin aksadn dnyorum.

Hikayenin konusunun, znn kendi


kendine getirdii ve daha nce birik
tirdiiniz, gelitirdiiniz biimle bir
noktada birleiveren bir noktas olu
yor. O da, o hikayenin kendi tartmn
oluturuyor. Onun dna karsanz,
gene belki hikaye oluyor, ama bir ta
rafndan aksadn duyumsuyorsu
nuz. Byle anlatabilirim bunu.

Bireysel dnyalar hep bu eksende


yansttnz. Amazlar, deiimle1; tke
niler, bilin kaymalar, sanrlar,
umutlar hep i ie. ''Dnsz, yamur
tutmaz bir yaz stili "niz var. Bunca i
ilik niye?
- Biraz undan tr diyebilirim.
Hep sylyorum ya, "Hikaye yazyor
sun ama Trkiye'de hikayede ne gibi
bir eksiklik grdn?" sorusunun say
sz yant olabilir. Bu yantlardan bir
tanesi benim iin udur : Trkiye'de
hikaye diline herhangi bir katk geti
rebilir miyim? Trkiye'de hikaye an
latma yaklamlar vardr. Buna her
hangi bir ey ekleyecek gcm var m,
yok mu? Bunu kendime sk sk sor
dum. Trke' nin ok zengin bir
hikaye dili olduundan eminim. Ayn
zamanda da Trke'nin hastasym!
Sorduklarnda; "Yahu kardeim, sen
niye yllarn argo szl yazmaya
verdin?" Ki, yine ayn yant veriyo
rum : Benim bu dile bir borcum ol
duunu hissediyorum. ok seviyorum
Trke'yi. O dile, en azndan yine o
dille nasl bir katkm olabilir, oldu de
miyorum katiyyen, ama olmas iin
altm rahatlkla syleyebilirim.
Hikayedeki tavrm, ynelimlerimden
birisi bu.

Buradan, yeni ykc adayna sz


uuralm dilerseniz? Neler syleyebilir
siniz ona?
- ncelikle Trk hikayesini ok iyi
bilmesi gerektiini sylerim. Ti.irk

-+

A D A M

H ULK AKTUN LE DNDEN BUGNE +

hikayesi ile ilgili olarak ok dikkatli


okumalarn neririm. Tepki duyma
lar, etkilenmeleri lazm. Bunlardan
hi korkmamaldrlar. Srekli olarak
yazmalar gerekiyor. Ben, eer demin
ki sorulara deer biriysem; onu biraz
da una borluyum : Moda civarnda
birtakm yarlardan pler dklrd
genliimde. Oraya gider, grdm
plk halini en ince ayrntlarna ka
dar krk sayfa yazardm. Niin yazar
dm? Bir ey kacak m, kmayacak
m? Hayr! Kendimi zora sokardm.
Kum uval ile komak gibi. Srekli
olarak yazmalar gerekir. abuk be
enmemeleri gerekir. Bunun iin de
Trk ve dnya hikayecilerini bilmele
ri, okumalar gerekir.

Bugn bir yk dergisine gereksinim


var m, sizce?

lJ

Kesinlikle var. Onu da yle yap


mak gerekir; hikayeden ok iyi anla
dna - btn yarglarna katlsak da
katlmasak da -, hikaye iin ter dk
tne inandmz bir kii yayn y
netmenliini yapacak. Kendisi de yar
glarna katlsa da katlmasa da
hikayeye ter dkmekte olan nsanlarn
almalarna ak olacak bu yayn y
netmeni. Byle bir hikaye dergisinin
yeni bir deneyim balatabileceine
inanyorum. Bugn bu potansiyelin
olduuna nanyorum. Ynszdr.
Dergi bunu toparlayabilir. Bu tr bir
giriimin mutlaka devinim yarataca
na inanyorum. "Adam yk" ile
"Dler yk"nn, bu ynde, umut
lu verimli balanglar olabileceine
nanyorum. :X*

------

ANGELA CARTER
pck

rta Asya' da klar ok souk ve kasvetli geer; bunaltc, pis kokulu yazlarsa
kolera, dizanteri ve sivrisinek getirir, ama nisanda hava, baldrn i deri
sinin yumuaklyla okar insan; iek aan tm aalarn kokusu, kentin p
lnden gelen geniz yakc esintiyi bastrr.
Her kentin kendine zg bir i mant vardr. Bir ocuun boya kutusun
daki pastel kalemlerle, koyu sar, beyaz, krmzms kahverengiyle dmdz, geo
metrik ekillerden izilmi bir kent canlandrn hayalinizde. Evlerin ak renkli,
alak balkonlar, sanki beyazms, pembemsi topraktan yaplm gibi deil de, bu
topraktan km gibi grnyor. Her yer, pastel kalemlerin parmaklarnzda b
rakt toza benzer soluk renkli, kum gibi bir tozla kapl.
Bu aarm, soluk renklerin stnde, eski trbeleri kaplayan yanardner se
ramik iniler gzlerinizi kamatryor. slamiyet'in o canl mavisi, siz baktka
yeile dnyor. Bir masmavi, bir yemyeil grnen yusyuvarlak kubbenin al
tnda, Timurlenk'in Asya'nn bu ba belasnn kemikleri, yeim tandan bir me
zarda yatyor. Gerekten efsanelemi bir kenti geziyoruz. Semerkant'tayz.
Devrim, kyl zbek kadnlarna ipekli giysiler vaat etti; hi deilse bu s
zn tutmamazlk etmedi. Kadnlar incecik satenden, izgili, arpc renklerden
olumu, bir k yanlmas gibi gzleri kamatran pembeli sarl, krmz beyazl,
siyahl beyazl, krmzl, yeilli ve beyazl tunikler giyiyor, krmz camdan yapl
m bir yn mcevher takp tktryorlar.
, Kadnlar, alnlarna, kalarn yzlerinin bir yanndan br yanna kadar ke
sintisiz uzatan kaln, siyah bir izgi ektiklerinden, her zaman ka atyormu gibi
grnyorlar. Gzlerinin evresine srme ekiyorlar. arpc bir grnmleri
var. Uzun salarn frl frl dnen iki dzine sa rgsyle topluyorlar. Gen
kzlar, simli ipekler ve boncuklarla ilenmi kk, kadife balklar takyorlar.
Yalca kadnlar, balarna iek desenli bir ift yn earp saryorlar; biri alnn
stne skca balanyor, teki geveke omuzlarna sarkyor. Altm yldr kimse
pee takmyor.
Dsel bir kentte yaamyorlarmasna, amal yryorlar. Kendilerinin ve
trban takp koyun derisinden yaplm ceketler giyen izmeli erkeklerinin, ya
banclarn gznde tek boynuzlu adar kadar garip yaratklar olduklarn bilmi
yorlar. Btn bu parlak, masum egzotiklikleriyle, tarihle tam bir eliki iinde
srdryorlar varlklarn. Benim onlar hakknda bildiklerimi bilmiyorlar. Bu
kentin, btn dnya olmadn bilmiyorlar. Dnyayla ilgili bildikleri tek ey,

PCK +

hendeklerinde ssenler yetien, bir yanlsama kadar gzel olan bu kent. aye
vinde yeil bir papaan, hasr kafesinin ubuklarn kemiriyor.
Pazarda keskin bir ot kokusu var. Kalarn 'siyah boyayla birletirmi bir kz,
turplarn stne bardaktan su serpitiriyor. Yln bu .erken mevsiminde, yalnzca
geen yazdan kalma kurutulmu meyveleri - kays, eftali, zm - ayrca bir de
az sayda, ok deerli, kr kr nar bulabilirsiniz; kn narlar nce tala iinde
saklanyor; imdiyse, iinde tanelerin nasl yuvalanp ya kalabildiini gstermek
zere bu narlar, ortadan yarlp tezgaha konmu. am fstndan da lezzetli olan
tuzlu kays ekirdei ii, Semerkant'a zg yerel bir yiyecek.
Yal bir kadn krmz zambaJ<lar satyor. B u kadn, bu sabah yaban laleleri
nin, kan damlalarndan iirilerek olumu balonlar gibi iek at, dem eken
yusufuklarn kayalarn arasnda yuvaland dalardan gelmi. Bu yal kadn
le yemeinde, bir para ekmei yayk ayranna banp yava yava yiyor. Zam
baklarn satnca, gene onlarn yetitii yere dnecek.
Yal kadn, sanki zamann iinde yaamyor. Ya da sanki ehrazat'n son a
fan geldiini fark etmesini, son masal da bittikten sonra susmasn bekler gibi.
Zambak satcs, o zaman ortadan kaybolabilir.
Bir kei, Timurlenk' in gzel karsnn yaptrd caminin ykntlar arasnda
yaban yaseminlerini kemiriyor.
Timurlenk'in kars, bu camiyi, kocas savatayken, ona spriz olsun diye
yaptrmaya balam; ama kocasnn ok yaknda dneceini rendiinde, ke
merlerden biri hala bitmemi durumdaym. Kadn, doru mimara gitmi, acele
etmesi iin yalvarm, ama mimar ona, ii ancak ken-disine bir pck verirse za
mannda tamamlayacan sylemi. Bir pck, tek bir pck.
Timurlenk'in kars yalnzca ok gzel ve erdemli deil, ayn zamanda ok da
zekiymi. Pazara gitmi, bir sepet dolusu yumurta alm; bunlar katlancaya
kadar kaynatm, sonra da on iki farkl renge boyam. Mimar saraya artm,
sepeti gstererek beendii herhangi bir yumurtay seip yemesini stemi. Mi
mar, krmz bir yumurta alm. Tad neye benziyor? Yumurtaya. Bir tane daha
ye.
Mimar yeil bir yumurta alm.
Bunun tad neye benziyor? Krmz yumurtannkine. Bir tane daha dene.
Mimar mor bir yumurta yemi.
Btn yumurtalarn tad birbiriyle ayn, demi mimar, elbette tazeyseler.
Grdn m? demi Timurlenk'in kars. Bu y umurtalarn her biri brlerinden farkl grnyor, ama hepsinin tad ayn. yleyse hizmetilerimden iste
diini pebilirsin, ama beri rahat brak.
Peki, tamam, demi mimar. Ama ok gemeden dnp gelmi; bu kez, elinde

Angela Carter ( 1 940) yedi roman ve yk kitab yaymlad. Romanlarnn sonun cusu Nights at
the Circus (1 984) . Roman ve yknn yan sra, in celeme yaztlar yazyor_

+ ANG ELA C:ARTER

stnde kase bulunan bir tepsi tayormu; insan kaselerin nn de suyla


dolu olduunu sanrm.
Bu kaselerin her birinden biraz i, demi mimar.
Timurlenk'in kars nce ilk kaseden, sonra ikincisinden birer yudum alm;
ama nc kaseden bir yudum alnca, nasl da ksrp tksrmaya balam,
nk bu kasede su deil, votka varm.
Bu votkayla u su birbirine benziyor, ama tatlar birbirinden farkl, demi
mimar. Akta da durum byledir.
Bunun zerine, Timurlenk'in kars mimar dudaklarndan pm. Mimar
camiye geri dnm; zaferler kazanan Timurlenk, ordusu, sancaklar ve tutsak
krallar kapatt kafesli arabalaryla Semer kant' a girdii gn, mimar kemeri ta- .
mamlam. Ama Timurlenk karsn grmeye gittiinde, kars ona yz evirmi,
nk votkann tadn aldktan sonra hibir kadn hareme geri dnmez. Timur
lenk onu, mimar ptn syletinceye kadar krbalatm; sonra da cellatlarn
alelacele camiye gndermi.
Cellatlar, mimarn kemerin stnde durduunu grmler, hanerlerini e
kip koarak merdivenlerden kmlar, ama onlarn geldiklerini duyunca mimar
kanat am, ran'a doru uup gitmi.
Bu, basit, geometrik ekillerle ve bir ocuun boya kutusundan alnm cesur
renklerle oluturulmu bir yk. ykdeki Timurlenk'in kars, tpk teki z
bek kadnlar gibi, alnna bir utan bir uca siyah, dz bir izgi ekip san dzi
nelerce kk rgyle topluyordu belki. Kocasna akam yemei hazrlamak iin
pazardan krmz ve beyaz turplar alyordu. Kocasn terk ettikten sonra, belki de
yaamn pazarda alarak kazanyordu. Belki de orada zambaklar satyordu. 0

ngilizceden eviren : Nurgl Deveci

DAVID MALOUF
K Gnei

BU

GLE saatinde bile kilisenin ii karanlkt. Stunlarn arasnda duran


buz gibi, eik gne eritleri ltl toz zerrecikleriyle ylesine doluydular
ki neredeyse tatan sert ve salam olduklar izlenimini uyandryorlard. Gen
adama, biri gotik kemerler stnde dikine ykselen, bin yl nce yaplm, br
de bununla bir a oluturacak ekilde kendi baknn k ve tozdan o anda ya
ratt iki kilise varm gibi geliyordu. br uta bir platformun stnde, ta dipte
bir Meryem kucanda oluyla, mucizevi bir ekilde belirir belirmez ierideki
kutup havasndan donup kalm kutsal bir hayalet gibi duruyordu. Bu Miche
langelo'nun o nl yapt olduuna gre, bu kilise Onze Vrouw olmalyd.
"Affedersiniz."
Ses iki sra arkasndan gelmiti. Konuan, hamal grnm ve kk gze
nekli, balmumunu andran teniyle, gen adamn daha nce ieride gezinirken
yerel mihraplarn yan panellerinde resimlerini grdli, kiliseye bata bulu
nanlarn elerine benzeyen, krk yalarnda, irkin bir kadnd. stnde boazna
kadar dmelenmi, keli omuzlu bir yamurluk, banda da rahibelerin takt
trde bir bartsnn yerine sradan bir earp vard. Ama dua pozisyonunda
yle diz km dururken ardnda iki- kk benzeri - elleri smsk kene
tlenmi ocuk yata bir dizi kz - olsa artc olmazd. Ve gen adama yle geli
yordu ki kadnn ayakkablarnn altna baksa, derinlerde bir yerlerden gelmi bir
canavar, gzleri hznle dolu, ekli belirsiz, kambur, kendini kasvetli bir biimde
ktle adam, ama kadnn eteinin tesinde grd, meleklerle dolu dn
yaya duyduu sevgiden sarho bir yaratk grecekti.
Kadn, " Flaman deilsiniz, deil mi?" demekteydi. Bunu, kibarlndan, yar
yarya bir soru olarak sorsa da, yar yarya da zaten bildii bir gerei belirtmekte
olduu akt.
"Hayr," diye itiraf etti gen adam. "Avustralyalym. "
Fsldayarak konuuyorlard - n e de olsa bulunduklar yer bir kiliseydi-ama
kadnn azndan kan " yle mi? Demek Yeni Dnya'dansnz," karl nere
deyse duyulamayacak bir dzeydeydi. Bunu ylesine romantik bir ey, gen ada
mn dnmeye alkn olduundan ylesine byk bir serven gibi gstermeyi
becermiti ki gen adam bir an yksek sesle glmekten kendini alamad. Sonra
hemen sustu; ama bu arada kahkahas zeminin altndaki, mezarlara ayrlm b
lmn garip bir biimde deitirdii bir yank olarak geri gelmiti. O gnlerde

+ DAVID MALOUF

hibir Avustralyal bu kadar gsterili bir terimin kapsamna girebileceini d


nemezdi. Durum imdiki gibi deildi.
" Biliyor musunuz?" diye fsldad kadn gururla. "Tahmin etmitim. Flaman
olmadnz hemen anladm - kusura bakmayn, ama bu belli bir ey - dolay
syla da kendime dedim ki, onunla ngilizce konuacam, ya da bu kez belki
Esperanto'yu deneyeceim. Esperanto biliyor musunuz acaba?" Gen adam
"Hayr" anlamnda ban sallad. Kadn, " Zarar yok; daha ok zaman var," dedi.
Ne iin zaman olduunu belirtmemiti. "Ama Katoliksiniz, deil mi?"
Bu sorunun yant da olumsuzdu. Ya da, daha dorusu, tam da olumsuz de
ildi, ama bu kez azndan kan "Hayr"n kesinlii kadn artmt. Bundan
sonraki soruyu sormad ve bir sre nasl yeniden sze balayabileceini bilmiyor
mu gibi durdu. Sonra gen adamn ban evirdii yne bakp Madonnay
grd ve "Anladm," dedi, "siz sanatla ilgileniyorsunuz. Buraya Madonna iin
geldiniz." Sonunda gen adam anladna memnun, heykelin sahibiymi gibi bir
hava taknmt. Sessizce ve belli bir eski dnya ululuu ve cmertliiyle bunu ona
sunuyordu.
Gen adam, drst davranp ona gerei sylemi olsayd daha iyi olacan
dnd. Bir zamanlar (ki imdi de daha yirmi yandayd) Katolikti ve hala bu
dinden olduunu syleyebilecek halde olmasa bile, onu bsbtn ardnda brak
t ileri srlebilecek kadar da ileri gitmemiti. Memling'lerle dolu kk has
taneyi gezdikten ve btn o grkemli Van Eyck'lara baktktan sonra da, bugn
lne, sanata olan ilgisini tketmiti. Bu da burada bulunma nedeninin tmyle
kaba ve sradan olduu anlamna geliyordu: yalnzca bir sre iin ldrc so
uktan kap snabilecei bir yer aramt.
Darda, Kuzey Denizi'nden havay bierek gelen buz mzraklar, yirmi mil
boyunca, sislerin doland dmdz arazinin stnde yol aldktan sonra, sanki
btn ufukta (bir iki an kulesi saylmazsa) ondan baka saplanabilecek dikey bir
engel bulamamlard. Orada dakikalarca krk yedi eytann bulutuu bir nokta
olarak kalmt. Kemikleri buzullar gibi srtnm, dev buz tabakalar kafatasn
ezmi, gzbebeklerinin donup bzlp decei ve yllanm kaldrm talarnn
stnde zplayarak uzaklaaca korkusu iine dolmutu. Btn bunlardan sonra
yalnzca "Umtm" demek biraz gln kaard.
" yleyse," dedi kadn, " izin verin de sizinle randevulaalm. Ben bu ehrin
ruhsatl rehberlerinden biriyim. Btn gn bir devlet dairesinde motorlu ta
tlarla ilgili belgelerle urayorum, ama tam drtte buluursak size sevgili hznl
Bruges' umuzu gsterebilirim - tabii isterseniz. Hayr, hayr, ltfen - kendi zev
kim iin yapyorum. Para istemez. nk ilgilendiiniz belli, bunu hemen gr
dm . " Yakasn kaldrp gen adama ekici bir gl frlatt. "Okey mi?" Bu
Amerikan deyimini kendinden ne kadar memnun olduunu belli eden bir sesle
sylemiti. Bu eski ve arpc bir ekilde l ehrin rehberlerinden olsa da, kesin
likle gen adamla ayn yzyla ait olduunu ve Yenidnya'ya zg alkanlklara
burnu byk bir ekilde yaklamadn vurgulamaya alyor gibiydi. Sanki, bir
an bir dansz gibi bacaklarn geri savurarak, bu yerin harikalaryla eziyetleri ara
snda ona yalnz bir eyler retmekle kalmayp ayn zamanda elenceli dakikalar
da geineceini belirtmiti.
/l.

/l.

()

""

(k__.
/.J-n. A C

./ - .
\
/ /V
. '/

--

Desen : Necari Abac

'Tamam yleyse," dedi bir itirazla karlamaynca, " anlatk - drtte bulu
uyoruz. Greceksiniz, bakn, Bruges' umuz nasl da gzel, nasl da triste, Fran
szca anlyor musunuz? Bruges la Morte. Belki Almanca da anlyorsunuzdur biraz?
Die tote Stadt. Bunu sesinde belli bir rperti, gen adama ayna arkalarn hatrla
tan gmms bir yle sylemiti. Ayn anda da eldivenli elinin yalnz
parmak ularn ona uzatmt. "Artk gitmeliyim. Drtte grrz. "
Gen adamn, byle bir eyi tam olarak istemeden, ehrin btn tarihiyle ta
nmas byle oldu. Ellili yllarda, bembeyaz youn bir sisin budanm bulvarlarda
dolanp kanallarn stnde hayalet gibi gezindii ve saraylarn, rahibe manastr
larnn ve mzelerin k rmz tula }'tizlerinin sarmaklarn penelerinin altnda
irlplak durduu souk bir le sonras, klavuzunun pei sra hrgl k
prlerle slak otlardan geerek kanl bir gemii olan, bir el aynas byklnde
bir pencere, kendileri de artk yamru yumru olup paslanm bir grup ikence aleti,
kk bir mucizenin olduu, neredeyse fazlasyla sradan bir yer, be yal kadnn
A

Y K

+ DAVTD MALOUF

kk aa dallar kadar eri ve dml parmaklara dantel rdkleri bir avlu ve


ondalk sistemini icat etmi olan bir adam temsil eden redingotlu bir heykel
grd.
Kadnn kendi yksn yzyllarn arasndaki boluklarda duyduundan,
sonunda iki tarihi, onun tarihiyle ehrin tarihini birbirine kartrmaya balad.
Korularda denin bu kadn m, yoksa yerel bir dkn kz m olduunu ve onun
sevgilisinin mi, yoksa daha eski bir dnemden birisinin mi evredeki bir sr
kuleden birine kapatlp ikence grdn sonradan hatrlayamayacakt. Kad
nn, savata Gestapo karargah olduunu syledii yer teki yaplardan pek farkl
deildi, ama tabii sonradan onlar taklit ederek yaplm olabilirdi.
Kadn, ok mutlu olmu olmad anlalan kendi hayat dahil, her eyi hafife
alarak anlatyordu, ama ironik olabildii gibi, ciddi de olabiliyordu. Btn bun
larn - kalntlarla eski dehetlerin ve gsterilerin tesinde - ne olduunu anla
yabilmek iin gnlk olana kar bir tutku duymak gerektii konusunda srarly
d. Gerekli olan byle aklamt. Bunun iin de bakmak yeterli deildi. "O
zaman insan yalnz gzn alan grr," dedi ona, "garip eyleri, olaanst
olan. Ama sradan olan grmek, gerekten zor olan bu. Siz de yle dnmyor
musunuz? Bunun iin hayal gcne gerek var, hibir zaman da yeterince hayal
gc bulunmaz - hibir zaman, hibir zaman. "
nanla konumutu ve ank kendi kk gsterisi de bitmi olduundan
aralarnda belli bir rahatszlk vard. Hava kararmt. Gece, iinde ringa balklar
olan, koyu mavi, koca bir buz kalb gibi ovaya indirilmekteydi; neredeyse gcr
day duyulabilecekti. Gen adam ayaklarn hafife yere vurdu, azndan beyaz
bulutlar karak ekingen ve ne yapacan bilmez bir ekilde glmsedi. ark
sylyormu gibi uzatarak, " Souk," deyip bacaklarn ileri geri oynatmaya ko
yuldu, kadnn bu kk dansa gldn grnce de, kollarn da sallayarak
devam etti. Sonra, biraz fazla abuk bir ekilde, bu kk gsterinin de sonuna
geldiler. Kadn eldivenlerini ekitirerek durup bakt.
Gen adam kendinden beklenen bir ey daha olduunu biliyordu. Ama bu
neydi? Kendinin mi nermesi gerekiyordu? Kadnn daha nce byle bir ey is
temediini sylemesine karn, ona bahi mi vermeliydi? Gereken bu muydu?
Byle olabileceine akl yatmyordu. Ama brn o tonlar, baklar, el ve ka ha
reketleri ve aka belirtilmeyen ama kolaylkla karlanan taleplerle birlikte para
da, burada, Avrupa'da tam olarak kavrayamad, arln, yerini, anlamn
karamad, saylar o kadar kabark olan ve galerilerle ikence odalarndan ok
onlar grmeye ve becerebilirse de kapmaya geldii eylerden biriydi. Kendini o
anda alabildiine gen ve toy duyuyordu. O grnmeyen bacak savuruundan
anlamas gereken - ve zaten de anlad - bir ey vard. Kadn ona, dklmekte
olan hayaletlerle dolu bu romantik gemi kesinin, gmms bir dncelere
kapl eklinde bir hznn lme taplan bir dine dntrld bu yerin
tesinde bir ey gstermeyi planlamt. Bu dntrme belki anl bir eydi, ama
iine gne girmesine dayanamayacak kadar glgelerle doluydu. Birden iinde,
yurdunda olduu gibi var gcyle parlayan bir gnee kar derin, yakc bir stek
duydu. O, gneten baka bir ey deildi. Gne, kklerinin olduu dnyaya ve
genliine aitti.

/\ D /\ M

()

KI GNE +

Kadn uzanp elini ntmutu. "Sevgili dostum, " demekteydi sesinde hafif bir
titremeyle, " - sana dosnm diyebilirim deil mi? Gerekten de dost olduumuzu
duyuyorum. Bylesine ksa bir zamanda birbirimizle yaknlk kurduk. Sana gs
termek istediim bir ey daha var - ok gzel, ama gemiten deil. Kiisel bir
ey."
Gen adam kanal boyunca yrtp talar sisin altnda parlayan, tekilerin
den daha geni bir sokaa kard. evrede. yaplarn stunlu klasik girilerine
kan ta basamaklar vard. Prl prl aydnlatlm uzun vitrinlerde krmz kur
deleli obanpskl dallaryla stlerine beyaz toz pskrtlm anlardan oluan
Noel ssleri aslyd. Bu vitrinlerin en byk ve aydnlklarndan birinin nnde
neden durduklarn gen adam ilkin anlayamad. Hala gne ve genlik dne
dalm olarak dnyann br ucunda olduundan, geldiklerini anlayamamt.
"te," diyordu kadn. Burnunu vitrine dayad yerde bir sis halkas olu
muru.
Camn br yannda cenaze gereleri vard; parlak emayeli ss elenkleri, org
borularn artran, her boydan, balmumundan oyulmu mumlar, kimi cam
dan, kimi aldan, kimi de yanm her onyl grlebilen bal rengi tahtadan, irili
ufakl melekler. Bir melek lavta, bakalar da viyol, mzka ya da yanlarna astklar
ilkel dmbelekler alyordu. Daha bakalar, yaramaz bir ocukla konuuyormu
gibi iaret parmaklarn kaldrm ve teki dnyaya ait olmayan, anlam belirsiz
bir glmseme taknmlard. Her ey o kadar canl ve renkliydi ki, dmeli iinin
grkeminin grlebilmesi iin hafife yatk olarak vitrinin nnde btn bunla
rn ortasna yerletirilmi tabut olmasayd, gen adam grd nesnelerin ilevini
anlayamayabilirdi. Tabut ok da rahata benziyordu - insan iine uzanmaya
davet eden bir lksl vard. Ama grnt dinlenme artrmyordu. Ar
kapak serte bir yana itilmiti; sanki tabumn iindeki, uzun bir uykudan sonra
dorulmu ve silkinip rhtm boyunca yryerek uzaklam gibiydi. Btn
bunlar gen adam artmt. Bir an kadnn onu daha nce grdklerinden daha
yeni bir mucizenin gerekletii bir yere getirmi olup olmadn merak etti.
Ama, hayr, yle deildi.
" Byle bir tabut, " diyordu kadm usulca, " kendim iin de smarladm. O
kadar armayn, canm - yaknda lmeyi filan planladm yok asla! Taksitle
dyorum. Tam bunun gibi. Tpk. "
Gen adam yutkundu, bam sallad, glmsedi, ama rahatsz olmutu. Kadn
vitrine trmanp o tombul ve grm geirmi grnml meleklerin arasmda
taburun iine girse ve orada, o dmeli mavi saten parasnn stnde eteini
kaldrp beyaz butlarn skacak ekilde aa doru kvrlm oraplarm gstere
rek parman bkp srtarak onu da kendisine katlmaya arsa, ne daha ra
hatsz olabilir, ne de kendini daha plak ve savunmasz duyabilirdi. Yalnzca
kendi kafasnda olan bu grmnn irkinliinden yz kzard.
Ama sonra akmlk an geti. indeki ok duygusunun kadna tmyle
doal gelen bir uygunsuzluktan kaynaklandm anlamt. Kadmn rahat yoru
muna gre yalnzca alabildiine zengin ve hatta adi bir hayatla dolup taan bir
dnyaya ai t bir olay sz konusuydu. Bu vitrin kadmn ona gsterdii en aydmlk
ey, btn gn grd en aydmlk, en canl, en az hznl eydi.
A

-+

+ DAVlD MALOUF

Dolaysyla da, bu deneyden bana bir ey gelmeden kurtuldu. kisi de kur


rnldular. Gen adam yllar sonra geriye baktnda, kadn glmseyip aralarn
daki gizli yaknl gstermek iin eline dokununca birden bir rahatlk ve kvra
klk duyduu ve peka.Ia da yapabilecei gibi, irkilmedii iin sevinecekti.
Rahatszl gemi ve genliine ve toyluuna karn, ii yalnz kadna deil,
kendine de ynelik bir duyguyla kabarmt. O zaman adlandramad bu duy
guyu tam olarak yakalayabilmesi iin onun da kadnn yana gelmesi gerekecekt.
Ve orada da bir an iin ayn yataydlar; sonra kadn elini brakt ve soluu
beyazlaarak, "imdi de, benim ok sevgili dostum," dedi, " cretimi istiyorum.
O gzelim kafelerimizden birinde bana bir kakao smarlayacaksn. Okey mi? " 0

ngilizceden eviren : avkar Altnel

Y K

YK ANLATIMININ
EKiciLiGi
BILL BUFORD
Anlat neden birdenbire byle popler oldu ?

' T RGINIA Woolfa gre, 1 9 1 0'larda insan doas deiti. Eer bu doruy
V a, bu deiiklik gemi ve insan doas sonra tekrar deimi olmal; belki

be yl nce, belki de nceki gn.


Woolfun sav, modernizm ve sanat, ve insanlarn, kitaplarn artk neden
konularnn olmadn, portrelerin neden artk insanlara benzemediini ve
oyunlarn neden artk hibir ey anlatmyor gibi grndklerini anlat.mak iin
ne srmeye baladklar tm bu inat kuramlar zerineydi. 1 9 1 O' !ara doru
tartma ald yrd, dnya artk geen yzyln kalplarndan holanmyordu,
roman iin bildik zelliklerinin (olay rgs, karakter, anlat) uydurulmu olmas
yeterli oluyordu. Gerek hayat geleneksel bir ykye hapsedilemeyecek kadar
karmak ve elle tutulmazd.
Modernizm u anda kapsnda herkesin sraya girip bekledii mze gsterileri
ve dik yakal gmlekler iindeki yazar fotoraflarndan baka bir ey deil ancak
kstahlklarndan birou hala direniyor : Bunlardan birisi "ykler" iin ne d
ndmz : Tipik retici, "Bunlar hala yksek bir sanat dzeyinde deil. yk
nerede? Bana gzya, kahkaha dolu gller ve kalp krkl verin," der gibi ba
rmaktadr sanki.
ykm varsa, malzemem var, balm ve haberim var demektedir gazeteci.
Olay rgs iin okuyan bir okuyucu (yk steyen bir okuyucu) ncelikle ilgi
lenmez, ilgilendii biem deil olaydr. Herkesin elinde bulunan bir yazn te
rimleri szl olan "Yeni Princeton iir ve Yazn bilim Ansiklopedisi" nin bin
yz seksen sayfasnda parodi, l ve sz oyunu bulabilirsiniz, fakat yk iin
bir madde yok, "kr. havaalan edebiyat, Random House/Joan Collins ve John
Grisham" gibi bir gnderme bile yok.
yk anlatm nedense hala ciddiye alnmyor gibi; ancak u anda, Woolfun
onu l ilan etmesinden sonraki halinden daha popler belki. yle grnyor
ki, anlatda bir yeniden canlanma var. Sanki birdenbire derin bir uykudan uyanp
herkesin farkl sesler kardnn farkna varm gibiyiz; muhasebeciler sanki
yalnz be heceli dzenli bir lyle konuuyorlar; Peter Jennings haberleri sanki
Urduca okuyor, sanki tm taksi ofrleri ngilizce konuuyor. Canlanma o derece
ani ve artc ki anlatclarn ou bu durumdan rahatsz olmu grnyorlar.
Getiimiz ay bir yayn grdm. " H ukuk ykleri : H ukukta Anlat ve
G zel Konuma" , hukuk meslei dnda ok az bilinen bir trde ortaya km
A D A M

Virginia Woolf ( l 882- 1 94 1 )

YK ANLATIMININ EKCLG +

denemeler sekisi; Anlanya Dayanan H ukuk, ekinerek de olsa, davalar tart


mak iin ykleri kullanyor. Oysa gemiteki uygulama, tartma, rnekleme,
kantn bilimsel olarak sunulmas gibi daha " aklc " yntemlere sarlmak oluyor
du. "Hukuk ykleri" yk anlatmnn baka yerlerde yol an birok anla
mazln aynlarn sergiliyor. Bildik savunmac tavr (yaynclardan birinin ol
mayacak bir nerisine baklrsa, anlatya dayanan hukuk, rk ve din asndan
aznlkta kalanlar ve kadnlar iin iyi bir ey olabilirmi ... ), ikincisi de bildik mo
dernist yaknma (" nsan deneyimi" Alan M. Dershowitz'in dediine gre "yk
yaps iine sdrlamaz"). Konuya bir baka katk da Robert Weisberg'den geli
yor, Weisberg'in tarihsel yazlarn gidiatndan kard yle bir sonu var : Bu
alanda da son on ya da on be yl. yk de bir canlanmaya tank olmu; sosyoloji
ya da istatistik olarak tarihten ok, yk olarak tarihten sz edilebiliyor. (Law
rence Stone, Jonathan Spence, Sean Wilentz ve S imon Schama tarihin yeni y
kcleri saylabilir.) Weisberg ayrca bilimsel yazlarn durumunda da byle bir
eilimin varln ne srebilirdi, ve kukusuz, hemen gze arpacak bir tre de
deinebilirdi : "Yeni" yaznsal kurmaca d yazlar.
Birok kiinin, (rnein, Times'dan James Atlas'n ve bu yln banda bir
konumada George Steiner'n) sormaktan kendilerini alamadklar soru uydu :
Bu tr kurmaca d anlanlar kurmacann yerini mi ald? Byle bir sorunun sez
dirdii gibi, btn tarihilerin, avukarlarn, nrologlarn, davran bilimcilerin ve
an yazarlarnn, anlat yazmaya dnm olmalar, buna karlk romanclarn
anlatya dnmemi olmalar olas m?
Belki de buna, yaznsal bellek yitimi diyebiliriz. Belki de hi kimse anmsa
mak stemiyor. Ancak bugn kurmaca yaznnn yirmi ya da on yl nce bile bu
gnk halinden ne kadar farkl olduunu usa getirmekte yarar vardr. 1 9 85 y
lnda Amerikan kurmaca yaznnn postmodern sonras acllmzn bir gster
gesi olduunu sylemek olasyd. Yaznsal szck daarcmz Qohn Banh'n
tkenmi yazn trleri tartmasn anmsayacak olursak) "Tkenmilik Yazn,"
Nouveau Roman, ezamanl anlat (iki ayr anlat ayn sayfada yan yana iki stuna
yazlyor, neyi yakalamak iin? Deneyimin ezamanlln, seni geri zekal!) gibi
adlar ve deyimler ieriyor. ykler stne yazlm ykler vard, yk yazm
stne yazlm ykler vard ve yk yazacak yazar avna ilikin ykler vard.
Hepsi sanatt! Hepsi adat! Ve en sonunda hepsi kayboldu!
Nasl? Ne zaman? Birok eyin kt 1 9 89 ylnda m oldu olanlar? Ya da
on yl nce Raymond Carver son derece kiisel ve son derece gndelik dilde
yazlm o gl anlatlarn, "Ltfen Sessiz Olur musunuz?"u en sonunda ya
ymlayp birok kiinin ykye ilikin dncelerini deitirdii zaman m? in
de bulunduumuz durum, kurmaca yazarlar olmayanlarn yk yazma iine el
atmalar olarak deerlendirilemez, ancak zamanmzn en gl yazarlar (Don
DeLillo, Umberto Eco, Gabriel Garcia Marquez, Toni Morrison, Robert Stone)
hem kurmaca yazar hem de balca yk yazarlarydlar. Daha da ilginci, yk
anlatm, yazn tamamen ele geirmitir. Modernizmin, "Anlatnn gerei ar
ptt ve bu nedenle bir yana braklmas gerektii " yolundaki varsaym da artk
bir yana braklmtr.
yknn birok tanmndan en yaln yle yaplabilir : Okuyucuya "baka-

+ BILL BUFORD

lm bundan sonra ne olacak" dedirten yaz. Hep sylendii gibi, iyi yazarlar, is
teyin ya da istemeyin, sizi, okumay srdrmeye zorlarlar; bu arada st taar,
inilecek durak karlr. Gl bir anlat yazmak temel biimiyle bir ekme edi
midir : Amac uyarmaktr. Bir merak, bir ilgi, bir beklenti uyandrr. Okuyucuyla
krtrr, bir stek uyandrr ve bunu doyurmaya yeltenir, yalnzca bir bakasn
hatta daha byk bir tutku uyandrmak iin, daha ok, daha ok, ltfen, hemen
imdi. 1 8 . yzylda romanlarn yoz saylmas ve gen bir kadnn kendi bana
okumasna izin verilmeyecek trden eyler gibi alglanmas gerekten de o denli
garip midir? yknn sanattan ayrld yn zevk vermesidir; kiiye bir eyler
katmaktan ok doyum salar.
Ancak, ykler, bizi ayn zamanda kaostan da korur ve belki 20. yzylda at
gzlklerini karan bizlerin delice stedii de budur. yksel' anlatnn beklen
medik canlannn altnda yatan neden, yklere olan gereksinimimizdir. y
klerin balca bilgi birimi, bellein temeli, kiisel ve toplu yrngelerimizin ba,
ortas ve sonu olan yaammza anlam kazandrmak iin nemli bir yordam ol
masdr. Belki de nsan bedeni resim iin ne kadar nemliyse anlat da yaz iin
o kadar nemlidir. Bilginin birok alannda anlatya dndk, nk onsuz yaa
mak olanaksz. Il

ngilizceden eviren : Yavuz Yener

A D A M

NECAT TOSUNER
Sonra...

ASANIN orta yerinde bir ki.tap duruyordu. Tabaklarn. . bardaklarn


arasnda, frndan yeni gelmi bir ekmek gibi - yine de sakince - duru
yordu. Sanki, niin sakin olmamas gerekiyordu?..
" Dnsene ... " dedim arkadama. " Kitabmn kmasna bile sevinmedi!"
Arkadam bakt. Kitaba da bakt. Gzln ortasndan itti, bir ey demedi.
"Sevinmiyor da deil, daha da kts . .. " dedim. "Sevinemiyor!"
Yine gzln iteledi arkadam, - sinirlenmiti. Ve bunu bana belli etmek
istemiyormu gibiydi.
"Oysa, senaryoda bu yoktu. .. " dedim. " Bak, nerden nereye geldik! .. Hah,
birlikte yalanmaya hazrlanyorduk da. . . "
Arkadam, boynunu bkt biraz, iki parma akana dayal, ylece
durdu.
" Ben anlayamyorum .. . " dedi sonra. "Hi anlayamyorum ... Nasl byle. . . "
" Hadi bir yudum alalm . . . " dedim.
"Kitab slatmak olsun . . . " dedi.
"Evet, ki.tab slatmak iin .. . " dedim. " Boanmay slatacak deiliz ya. . . "
"ou kii de boanmay slatr oysa. .. " dedi arkadam.
"Oysa, - m? .. "
Sonra sustuk.
Ska geldiimiz bir yerdi. Bahenin oturduumuz blm camlarla evri
liydi. Birka masa ancak doluydu. blmse, le yemei yiyenlerle tklm t
klmd. Yaknlardaki iyerlerinde alan, ounluu gen insanlard.
Sonra karki camiden ezan okunmaya balad. Sessizce imeyi srdrdk.
Ezan dinledik. . kendimizi dinledik .. geldim geliyorum yaza baktk.
Sonra, hi olmadk bir ey oldu : Aacn biri bana gz krpt.
Baktm, evet bana!
Bahenin ortasnda, birbirlerine zellikle yakn olmay semi gibi duran iki
aa vard. Daha ok da eftali aacna benziyorlardu. iekleri, " Ben eftaliyim!"
diyordu.
Yok, yanlmyordum. Gz krpyordu.
Usulca arkadama dedim ki :
"Bana gz krpyor. .. "
A D A M

Y K

- - - --+ -

- - --

+ N ECAT TOSUNER

Arkadam gizli
den camdaki grn
tleri tarad bakla
ryla, sonra bana
eilerek sordu :
" Hangisi? .. "
" Daha
narn
olan. .. "
olan,
"Sarn
ha? . . " dedi.
"Yok
canm,
kzlar
deil . . . "
dedim. "urdak.i ef
tali aac. .. "
Arkadam,
camn
derinliine
dik.kat edince, aa
lar seti.
" Bana gz krp
yor. .. " dedim.
"eftali
aac,
ha? .. "
"Evet. . . " dedim.
"Belki eftali deildir. Bana gz krpyor. .. "
Arkadam bardan uzatt :
"yi ya . . . " dedi. " Sen de gz krp ona!"
Gldk.
Baktm, incecik iki eftali aacyd, - ve tm baheye sanki uzak duruyordu.
Sonra arkadam hesab dedi, kyoruz .. tam kacakken, yerdeki drt parmak betondan aaya tkezledi arkadam, dmemek ve gzln de kurtar
mak iin abalarken daha da hz kazand ve .. yuvarland ileriye!
Glge bir yere ek.ildi, ayan tutarak kvrand biraz.
"Durup dururken . . . " dedi.
Ben bir ey demedim.
Yine de tutamadm kendimi :
" Beton sana gz krpt!" dedim.
nce bir bakt bana, glmeye yakaland sonra.
Sonra da dedi ki :
"Az daha kafam patlatyordu!"

Ay ok gzeldi. Gkte "ay!" dedirtecek bir ay vard. amak bile bir eydi. Elli
yanda amak, ok daha baka bir eydi. Sanki baka bir ey yoktu. Evet, hibir ey
yoktu. Koskocaman bir ay vard. Yalnzlk vard. Sanki hibir ey yoktu, -yalnzlk

---+-

------------------------

-----

SONRA

...

vard. Evin yolu niin gzeldi?. . Sen nerdeydin?. . Evde miydin?. . Sen beni terk et
medin mi?. . Sen. . .
Hi k yanmyordu.

Ertesi gn arkadam alt yerden telefonla aradm.


Yardmcs bayan :
"Siz duymadnz m? . . " dedi.
"Aya. .. " dedi.
"Hastanede ... " dedi.
Kentin kar yakasndan hastaneye ulamak tam iki saatimi ald. Evet, aya
aldayd ve imza biriktiriyordu.
" ok mu kotu.
" " ;> .. " de d"m.
"
"Yo k . . . " ded". "t1am ya1 nzca ...
Aly okadm hafife. ocukluumdaki allara benzemiyordu, - prl p
rld.

Neyse ki, bu anlattklarmn tm gerekte olmad.


imdi u soruyu sormann tam yeri :
Hangileri oldu .. olmad hangileri? .. 0

------ -

Hrriyet Yaar, Necati Tosun er' i


Necati Tosuner'le konuturdu

"yk bitince, okuyann kafasnda


srmesini seviyorum."

YAPI KRED Yaynlar, Necati


Tosuner'in tm kitaplarn yeniden
yaymlad. nce tek roman Sanc . .
Sanc, sonra da 6 yk kitabn - ya
zl srasna gre - er er bir araya
getiren Kambur ve ncesi ile Sisli ve
Sonras kt.
Okurlarla Necati Tosuner arasnda
yaanan/yaanacak bu yeniden bulu
mann anmsatmasyla, Necati Tosu
ner'le bir konuma yapmaya karar ve
rince, nce bildik sorular dizildi art

arda. Sonra yeniden okundu tm y


kler. Sonra bir daha okundu. Sorula
cak sorularn ounun, yklerde de
sorulmu olduu kt ortaya.
Bildik sorularn yazld katlar
buruturulup pe atld.
yklerden seilmi tmcelerle
oluturulmu sorular yardmyla, Ne
cati Tosun er Necati Tosuner'le ko
nusa nasl olurdu?

----

- ------

- - ---

NECAT TOSUNER'LE KONUMA +

Ne yaanyorsa o yazlyor
gibidir. Aktard bunalm, zel
durumuma verilerek dosta
balanmalarla karlanmtr.
Kendim iin sylediklerime
deil, bakalar iin
sylediklerime bakp, benimle
ilgili yanl deerlendirmeler de
olmutur.

Duygularmzn bulanklnda bir


eyler gizliydi. Biz bir eyler aryorduk.
Ne aradmz, aramak isteyip isteme
diimizi bilmeden yalnzca aranyor
duk, aranmak yaantmzd bizim.

- Bu satrlar yazdmda, lise


rencisiydim Ankara' da. yi renci ol
maya falan artk aldryor deildim.
Bunun iin ok geerli nedenlerim de
vard elbet. Toplumun deer yarglar,
genliimi iimden geldiince yaa
mama engel oluyordu. Tek bana
Ahmet Bey ya da Aye Hanm deildi
bunu yapan. Hep bir araya geldikle
rinde onlarla aramda bir duvar oluu
yordu. Kimseye bir ktl dokun
mamken, kt adam oluyordum.
Kendilerinden farkl olmam, farkll
srtnda tayor olmam, beni kendile
rinden aa klyordu. te buna yok
tum. Onlardan aa olmadm ka
ntlamak iin, yazar olmaya zendim.
Nasl yazlr bilmeden, neyi yazmam
gerektiini bilmeden, yazarak ve yaz
maktan byk sevin duyarak, yaznca
boyumun byd duygularna ka
plarak, elliye yakn ykden sonra, ilk
kitabm zgrlk Masal 'na aldm
ykleri yazdm. yi ki yazmm, di
yorum imdi.

Brakacaktm bu kentin sokaklarn.

(.. .)

Yalnz olmaktr yaantm. Yalnzlk


dostumdur benim. Ben yalnz, ben
mutlu.

- Yazyor olmak ok yardm etti


bana. Elbet ac da verdi. Benim duru
mumdaki insanlarn kendilerine sor
maktan kanacaklar sorular amak
iin kendimi b,aa yatrmam gereki- ---- -

yordu. S onra da bu acy yaznca mut


lu oluyordum.
Yaadm youn yalnzl da aan
derin bir dsel yalnzlk iindeydim.
Tanr, nsanlar, sevgisizlik, acnyor
olmak, yaral olmak, eksik deil fazla
lkl saymak kendini, sessiz bir bakal
dr.. sanki yalnzl daha artrmak
iin gerekeni yaptm. Terk ettim baba
evini, stanbul'a geldim. Yalnzla s
ndm.

Kamann yenilgiyi kabullenmekten


baka ey olmadn anladm gnler
sinsice ve birdenbire geldi.
(.. .)
Ama ylmamal, yalnzl deil, er
demi aramalydm. (. . .)
nanmak, onu aramak iin yeterli
dir. nsanlardan kamak yerine, onlarn
iinde, onlarla uramakla balar bu
da.

- Evet, oradan oraya geldim. Yaz


dklarma da yansd bu. zgrlk
Masal 'nda bir eyler sezdirilmeye al
lr. Bu satrlarn alnd kmazda
ise, bakaldrnn doruklat ykleri
ierir. Ne yaanyorsa o yazlyor gibi-

+ N ECAT TOSUNER'LE KONUMA

dir. Aktard bunalm,


zel durumuma verile
rek dosta balanma
karlanmtr.
larla
Kendim iin syledikle
rime deil, bakalar iin
sylediklerime
bakp,
benimle ilgili yanl de
erlendirmeler de ol
mutur.

Artk kendime bir i


bulmalym. yle herke
sin kapt gibisinden
bir i tutacama gvene
mediimdendir belki, ar
pa saplarndan sepet r
meyi kuruyorum. (. ..)
Gzel biimli ssler ile
yeceimi
umuyorum.
Sevday receim.
- kmazda 'd.an bir
anlamda

kurtulutur

Kambur. Sanki zgr


lk Masal ile kmaz
da y birlikte ayor gi
'

bidir. Youn bir sevda


dokusu tar, aresizlik
ten ok diren ierir.
Yazyor olmak da yetmez. ntihar da
baaramaz, iyi ki . . . Sevmek gzeldir,
karlksz kalmann acs yaanyor ol
sa da!

Yok, kylarn nasl yamalandn


anlatacak deilim.
(. . .)

zlyorum bir akarsu gibi.


- Sisli 'deki bu yk, kitabn ilk

blmne son verir. Bu kitaplarn ya


zld yllar, Trkiye' de toplumsal
yaamn hzla deiime urad, sos
yal gerekiliin altn an yaad

yllardr. Sanki yazdklarm toplumsal


gerekliin dndaym gibi, kendini
anlatyor olmakla ok sulandm. Oy
sa, nerilen biimde rnler vermi
olsaydm, o zaman da "Ne yapsn,
kambur, bunlar yazyor ite . . . " gibi
sinden deerlendirmelerle karlaa
caktm. imden gelen yoldan gittim,
bakyorum, iyi de etmiim.

Alt yandaysa da, Trkeyi Baba


kanmzdan daha gzel konuuyor. (. . .)
Elinde resimli bir dergiyle geldi, dedi ki :
''Bana bunun yksn anlatr mA

NECAT TOSUNER'LE KONUMA +

sn?"
Bense yllardr hikaye yazmaya ze
nirdim. Utandm.

- Gerekten de Sleyman Demi


rel'in Trkesi ok ktyd. 1 2 Ey
ll' den sonra Trk Dil Kurumu ka
patlnca, inanlmaz bir ey oldu : De
mirel' in Trkesi dzeldi. Ortaokula
(Cebeci Orta) gittiim yllarda, ei
timde Trkeye byk nem verili
yordu. Gzel Trke bilinciyle geldim
liseye. Yazmakta biraz ilerlediim za
man, bir hazineyle karlatm : Ata 'n
Szckler'i. Bu kitaptan kendime zel
bir szlk hazrladm.
" yk" szcn, "ykc" ol
mamak iin pek sevmiyordum, yanl
mm. imdi zel ad olarak da gzelce
kullanlyor. ykc olmak da fena
deil. Hulki hikaye yazyor, ben yk
yazyorum. yi de ettiime nanyo
rum.

O.Henry'yi severdim ya, sevmezdim


hikayenin sonunda bir nlem olmasn.
sterdim ki nokta olsun olacaksa. . .

- Okuyucuyu alyordum karma,


kendimi anlatyordum ona. Daha ok
byle yazdm. Bu ise byk bir iten
lik gerektiriyordu. ok kr, bunu
baardm. O. Henry'yi ya da bir ba
kasn seviyorsam, elbet onun gibi
yazmam da gerekmiyordu. Daha ilk
kitab hazrlarken, kimseye benzeme
mek gerektiini sezgiyle renmitim.
yk bitince, okuyann kafasnda
srmesini seviyorum. Ha, " ben" diye
yazmann ok fena olduu gibi bir
gre de rastlyorum. Anlamyorum,
niin? Ben diye yazmak ktyse, sen

yazma, aferin! Sair Faik arpar adam.


Bence, Trk edebiyat ok geni bir
mozaik. Herkese yer var orada. Herkes
istediini.. istedii gibi yazsn. Evet,
bu ereveyi bylesine geni tutmamn
gizli bir amac da olabilir. Hani, zar zor
da olsa o mozaikte yer alabilmek gibi.
Ben kendimle dalga gemeyi severim.

nce bir kat gibi buruturuyorum


yaamay. Buruuk, bumburuuk bir ey
oluyor avcumda. Sonra geliyor umut :
"Hele dur bakalm. " Ve byk bir
zenle dzeltiyorum krkln.
- Beinci kitabma Necati Tosuner
Soka adn koymam itici bulundu
bazlarnca. Dostlarm da, cadde ya da
bulvar istememi olmamla savundular
beni. Oysa yknn zamann belirle
yen sevimli bir bulutu yalnzca. Bu da
gnlmde yatan aslan olsa kime ne
zarar vard? ..
Necati Tosuner Soka ve lgns a
"ikinci kambur"un ykleri yer alr.
Yaan bylesine acmasz olmasa,
dnya pek skc olurdu sanki. Kam
burunu yenmeyi baarm adamn
karsna daha da g bir tmsek kar.
Daha da g, nk bu derdi bakas
na da yaatmaktadr. Eime bir ocuk
veremeyiim gibi... Bu 6 kitapta,
1 964- 1 990 yllar arasnda yazlm 68
yk yer alyor. ok saylmaz. Bir ba
kma da, hi de az deil. B uruturul
mu yaam yeniden dzeltip, bir yeni
skntnn izlerini tayan yeni bir kitap
h"azrlyorum imdi. Ad, "Seni Sev
dim!" Sonrasn da, sonra dnece
im elber.

FATMA MURAT
Gecenin Bedeline Dnmeden

RDE be kala elindeki kitab brakt. Yan bana koyduu kpelerini


yeniden takt. Gevettii kemerini eski deliine geirdi. Aynada gz bo
yasn, salarn inceledi. Balangcn yabanl, ama heyecan veren, o kendine zg
halini yayordu. Kapnn ziline hazrland. O srada telefon ald. Telefonu a
makla amamak arasnda bocalad Ege. Zil durmaynca smet olduunu anlayp
at. " im uzad. ki saatten nce gelemeyeceim. Sen rahatna bak, " dedi s
met'in sesi.
Can skld Ege'nin. Drd zor etmiti zaten. "Ne diye erken geldiysem?"
dedi, kendine kzarak. Kemerini yeniden gevetti. Kulan skan kpeleri kard.
Aryan midesi iin dolaptan bal, peynir bulup attrd.
Yabans, soutarak gelen bir duyu balyordu. Yok edici bir eylere tutunmak
isteiyle odalara girip kt. Eyalarn kartrd smet' in. Yatana uzand. st
daha rtlmemi mavi krklk soukluu oaltt. Frlayp kalkt yataktan.
Sabahn altna dek uyuyabilmiti bu yatakta. - Kukusuz ok insanda varo
lan yabanc yata yadrgamaktan baka bir ey deildi bu. - Gn r maz
brlerini uyandrmamaya zen gstererek, sessizce, hrsz gibi, giyinip evine
gitmiti.
leden sonra saat te smet' in sesiyle uyanmt. "Saat drt gibi evde olu
rum. Anahtar posta kutusunun iine koydum. Sen benden nce gel. Eve geldi
imde seni bulmak stiyorum," demiti.
Yataktan deli gibi frlayp, ykanp sslenmi, gnn ilk ayn bile imeden
gelmiti ne varsa. Varolan anlamaya alt : "Yeryznde bir kadnla bir erkein
birbirlerini anlamalar iin ok zaman gerekmiyor. gdlerimiz tek bana ol
mak yerine, bir yatakta yatmay, konuup koklamay drtklyor, hepsi bu. " B u
muydu neden? yle bir drtyle m i komutu buraya?
Eyll' n ocuk yz - imdi byd - silik bir yol gibi geti belleinden.
"Daha Ceylan'n evindeyken a karnna itiim cinin keyifli bo vericiliinA D A M

GECENN BEDELNE DNMEDEN +

deydim belki de. smet,


barlarda zaman yitirecei
mize, kendi evine gitmeyi
nerip bizi eve getirdiinde,
daha kapdan girer girmez
karsn lanetleyerek, evi,
eyalar, ocuklarn, yery
znde ne varsa her eyi ka
rsna braktn, bitpaza
rndan ald u koltuklarn
yzn yaknda deitire
ceini, bu k odun sobasn
atp yerine japon sobas ala
can bir rpda sralayp
yataa girdiimizde - geri
incelikleri yok deildi. s
tersem ben onun yatanda
yatacaktm, o da bu kane
pede - ve yataa girer gir
mez tek szck bile etme
den sevimeye balad
mzda klar ve glgelerle
bezenmi ilk akamm gi
zemli etkisindeydim ya da, "
diye dnd.
Ne gzeldi akam, bu
eve gelmeden nce.
Ceylan'la Ege Cey
lan'n evinde otururlarken
Okan aramt. Ege olduu
iin, yanna smet'i de ka
tarak gelmiti Okan. Ege
oldubittiye getirildiini d
np biraz alnmt ama,
cinlerini bir solukta iip ak
am yemei iin deniz ky
sndaki bildik sala balk lo
kantasna giderlerken, yol
da, bunun rastlant olduu
nu sezinleyip alnganl
gemiti. Houna gitmiti
hatta.

+ FATMA MURAT

ki masalk lokantada onlardan baka kimsenin olmay, on on drt


yalarndaki garson ocuun pek nemli konuklar arlar gibi toy bir ivedilikle
mutfakla masalar arasnda gidip gelirken gzlerinin biraz daha byyp, biraz
daha gzellemesi, - Ege'nin itii her yudumda Eyll'n gzlerine benziyordu
- yandaki kahveden gelen arabesk mzikle tavla seslerinin smet' in st ste yap
t akalara attklar kahkahalar bastrmas, yan balarnda denizin bir blm
n silme kaplayan kayklarn, sularn bilge karanlnda gn douunu beklerken
arbal durular . . . Her ey ne gzeldi akam.
Onca zgrlne karn akamlar sokaa kmyor Ege.
En ok da o baharda, akam bulan ykarken, mutfan penceresinde
yanslanan karanln iinde parldayan otomobillerin farlaryla direklerin tepe
sinden gz krpan sokak lambalar Ege'yi deli gibi sokaa arrken ne ok, ne
ok istemiti zgr olmay.
O saatler birden doluurlard mutfaa. Yalnz gecelerin hzn kokan
zamanlarnda belki de zlemdir mutluluk geni. Ege' nin duvarlaryd. Duvarlar
delmek, gecenin gizemine karp klar ve glgeler ortasnda yok olmak sterdi.
TEK BAINA. ..
Hikmet kukusuz anlayamyordu kars Ege'yi. Aalanmak gibi geliyordu
ona. Geri dneceini bile bilse kafesinden salp umasna izin vermeyecekti. o
cukluundan balayp, kafasna vura vura beyninin ve bedeninin ilevlerini byle
belletmeselerdi yapard belki.
Ege iin, kocalk haklaryla snrlandrlamazd varl. Varlndan kaama
yacan anlad o gn, kapnn yzne almayacan bile bile aclar iinde o
evden kat. Aclar iindeydi, nk o evde Eyll vard. Analk igdleri bir ya
na, varoluuyla ykml olduu bu canly kendi bana yaayabilecei evreye
getirmeden orta yerde koymas, inancyla eliiyordu.
Ege, "Hibir eyin ve hibir kimsenin etkisinde kalmadan, zgr ve bamsz
irademle yeniden sana geldim," diye o eve dnseydi eer, Hikmet'e o dnn
tadn duymaktan yoksun braktracaklar kimlerdi?
Ne gzeldi akam. Orda.. . denizin kysnda. . . o sala lokantada, yosun ko
kusuyla sesler, klar, glgeler arasnda ... Kimse kimseden hesap sormadan ... Salt
yle istedikleri iin ... Orda yaamn bir blmn paylarlarken . . . Ama smet
drdnn olan zaman gecenin bir yerinde kendine alm, Ege kurmak stedii
dzendeki eksii tamamlayacak son eyaya benzedii iin, onlar evine arm
t.
imdi - u odada bir bana dnrken - dndklerini akamdan ayrm
samayna at.

CJ

GECENN BEDELNE DN MEDEN +

Akam onca aclara katlanarak hak ettii insanlyd bir bakma. O an kendi
dorularndan uzak biriyle paylamak dokunmuyordu Ege'ye. - nk smet
olanca yalnlyla anlatmt kendi dorusunu. - Ama kalrsa, o an, biim dei
tirip, yaayacaklar gecenin bedeline dnecekti.
Varlna ihanet edemezdi.
Kalkt. Mutfak tezgahna brakt balla, peynir kabn buzdolabna eski d
zeniyle yerletirip bir solukta d kapy at. Kapsnn nne tam bu srada geldi
smet. Ege'yle gz gze geldi. Adam bir heyecan azn ayorken, Ege koarak
merdivenleri indi. 0
stanbul, Eyll 1 990

C>

PETER CAREY
Mutluluk yks

ARIE onun uma konusundaki dncelerini eletirip duruyordu. "Sen


bu konuyla iyice akln bozdun. '"
"Bu akl bozmak falan deil bence," dedi adam.
" Bu bir saplant," dedi Marie, "umayla ve kularla ilgili btn bu konu
malar. Sanrm sen yalnzca mutsuzsun ve kamak stiyorsun."
Adam kumsalda srtst uzand ve bir martnn alalarak, szlerek, dnerek
rzgar srn izledi. " Bence iyi olur, " dedi adam, "u martya baksana. "
Marie gzlerini kapad. "Onlar grdm," dedi. " Renkleri beyaz ve turuncu
gagalar var." Bir an sustu. "Ve turuncu bacaklar," diye ekledi. Az sonra, " Ua
bilsen baka bir ey yapmak istersin, yzmek gibi , " diyerek bozdu sessizlii.
" Martlar yzebilir," dedi adam.
"Suyun altnda deil. "
"Suya dalabilirler, " dedi adam, "ama dipte uzun sre kalamazlar."
" Ben de bunu kastediyorum, " dedi Marie, "dipte uzun sre kalamazlar.
Suyun altnda yzemezler, balk gibi deil onlar. "
"Evet," dedi adam, "bu doru, balk gibi deiller. "
" B u seni mutsuz etmiyor mu?"
"Hayr," dedi adam, " ben daha ok umakla ilgileniyorum."
Marie kumda doruldu. " nsan ileden karyorsun ," dedi. "Asla mutlu olmayacan biliyorum."
" Uabilsem mutlu olurum. "
" B u pek olas grnmyor. "
"Olanaksz da deil. "
"Evet," diye iini ekti Marie, " herhalde olanaksz deildir."
2

"Sen alyorsun," dedi Marie.


"Hayr, pek saylmaz."
" Ben neden aladn biliyorum. Karn yznden alyorsun . "
"Hayr, bunun doru olduunu sanmyorum."

,-,.

/\.

Desen : Semih Poroy

+ PETER CAREY

" Ben doru olduuna eminim. "


"Deil, gerekten."
"yleyse uamadn iin."
"Hayr."
"o
y1eyse ne var. ,,
" Bir ey yok," dedi adam. "Alamyordum. "

3
Sevitikten sonra Marie hala rahatszd. "Ne var?" diye sordu adama.
"Ne ne var?"
"Sen bilirsin. "
"Hayr, gerekten, bilmiyorum. Kendimi iyi hissediyorum. Sen kendini iyi
hissediyor musun?"
" Evet, kendimi iyi hissediyorum, ama pelci ya sen? Neyin var?"
" Ben iyiyim. "
" Gzlerini dikmi tuhaf tuhaf tavana bakyorsun."
"Srtst yatyorum. Srtst yattm iin tavana bakyorum. "
"Umay dnyorsun," dedi Marie sulayc bir tavrla.
"Dnmyorum."
"Dnyorsun. Bunu kartabilirim. Senin ne zaman umay dndn
hep anlarm ben. Bundan vazgeer misin ltfen. "
"Tamam. " dedi adam.
Daha sonra, "Umay dnyordun deil mi? Bana ak ak syle, " dedi
Marie.
" Hayr," dedi adam, " dndm sanmyorum."
" Umay dndnde beni korkutuyorsun. Dnmeyeceine sz ver. "
"Sz veriyorum," dedi adam.

4
" Bu da ne?" diye sordu Marie, adamn omzunun stnden bakarak.
" Bu bir tulumba, " dedi adam.
" Kanatlar var. "
"Hayr, onlar senin dndn trden kanatlar deil. Onlar arkn kanatlar. Suyu kaldrrlar. Bu bir tulumba."
"Sanrm umayla ilgili bir ey bu," dedi Marie.
" Bunu dnmeyeceine sz vermitin."
"Bu bir tulumba," dedi adam, "gerekten. "
"Eh, peki," dedi Marie, "her neyse, lahanalarn her tarafnda kk yumur
talar var. Sana bunu sylemeye gelmitim. "

5
Uzun bir sre umaktan sz eden olmad. Bir gece bulaklar kurularlarken

-+

/\.

/\.

M UTLULUK YKS +

Marie konuyu at : "ine girip umak iin bir ey yaptysan," dedi, "bunu syle
yeter. .. "
"Evet," dedi adam.
"Peki, yaptysan eer, ka kii alabilir?"
"kimizi."
"kimizle uabilir mi?"
"Tabii."
Marie mutlu grnyordu, birden onu pt. Elleri adamn sana sabun
kpkleri bulatrd. Sonra dnceli bir havaya brnd.
"Aleti yaptysan , " dedi, " kpee yer olacak m?"
"Evet," dedi adam, "ayarlanabilir. Bunu dnmemitim, ama ayarlanabi. "
1r.
"Zor olmaz m?"
"Hayr, kolay olur. "
"Bu iyi bir fikir gibi geliyor," dedi Marie.

6
" Eee," dedi adam, " nereye gitmek stersin?"
Marie kaskn takt ve kpei ald. " Bilmem," dedi. "Sen nereye gitmek istersin?"
"Sen nereye gitmek stersen oraya," dedi adam.
"Pekala" dedi Marie. "Aslnda gitmek stediim . . . "
Sustu. " Bencil olmaya baladm. Sen nereye gitmek istiyorsl!n?"
"Sen nereye gitmek istersen oraya. "
" Pekala" dedi Marie. "Hep Floransa'ya gitmek istemiimdir. "
" Olur, " dedi adam.
Gkyzne bakt. Umak iin gzel bir geceydi. 0

evirenler : Pelin zer - Gamze Varm

--

--

KRAN YCEL
Ses

MDE yle serke, uuup duran ykye bir trl ulaamyorum. Sz

ckler kanat takp kayorlar, asla bir tmceye skp kalmadan. Gr n


tler biimden biime girip tanmlanmas g bir karmaaya dnyor, renkler
birbirine karp nce ikincil sonra ncl renklere doru hzla yol alrken her
biri gittike koyulaan bir siyaha karyor zn yadsyarak. Kamikazeye binmi
dncelr durmakszn kartlarna dnrken bam dnyor. plak ve ko
runmasz duygular ereini aryor.
Kafamn iini bir a gibi saran imgelerin karmaklndan bir trl kurtula
mamak bir yazma nedeni olabilir mi? Yazamamak, dncelerini bir trl ba
kalar iin anlam tayacak bir tmle eritirememek, bir olayn akna kendini
brakamamak, gerei veya imgeleri yeniden kurgulayamamak, kabz bir dnce
hali; ge kalm, suyu paalarmdan akan ama ba bir trl gelmeyen doum
sanclar hi peimi brakmazken ne yazabilirim ki?
Kalemi elime aldmda kafamn ii eytanlarndan bir anda kurtulup bom
bo kalyorsa yazmak olas m? Yazmamak iin bir sr neden sralayabilirim.
Beni bekleyen t, amar, yemek, gnn ivedi gereksinimleri bir imgeye kurban
edilemeyecek kadar gereklik tayor. Oysa yazmak, bilinmeyenle boumak ve
ou kez yenik dmektir. Esin perisi bir trl gelmek bilmez, szckler orada
burada uuur da saylar tm acmaszlyla beynimi elegeirir.
O alan kap m? Yoksa telefon mu? Yazmamak iin bir neden daha. Bek
lenmeyen bir konuk veya uygunsuz bir telefon bile ba sonu belirsiz bir ykyle
cebelleen bir yazar iin geici bir kurtarc olabilir. Alcy istekle alyorum, beni
yazma uramn umarszlndan_ bir an iin ekip karacak dost bir ses bekle
yerek.
"Aye Hanmla m gryorum?"
" Benim."
" Bil bakalm ben kimim?"
Bu da nesi? Nereden bileceim bu sesi? Eski bir arkada m, az tandm biri
mi? Kestirmeyi de beceremem. Karmdaki de acele ettike panie kaplm gibi,
"lhan? "
"Bu kadar m unutulduk?"
" Gkl1an. "
"Biraz daha dn bakalm . "

SES +

Birden kendimi gln buluyorum. Ne diye tahmin yrtyorum ki? Kimse


kim, bana ne?
"Sizi tanyamadm. "
"Biraz ipucu vereyim istersen. "
"Adnz syleseniz, daha iyi olmaz m?"
"Tad kaar o zaman."
Neyin tad kaacaksa, batan kam zaten. Yine de ilgin bir etkileyicilii
olan sesin erk alanna girdiimden midir riedir, onu tanyan;:dm iin zr di
leyip duruyorum.
"25 yl geriye gir."
"Okuldan m? "
"Hangi okul?"
11Lise?11
" Ge, ge. "
"niversite?"
"Hayat mektebi, hayat mektebi! "
Hangi hayat mektebi? Yaam okulu m u demeliydi?
Bu sar diyalou gittike sinirimi bozmaya balyor ve telefonu kapatacam
.
yerde sesimi ykseltiyorum.

+ KRAN YCEL

" Benimle dalga mi geiyorsunuz?"


"yi bildiniz yazar bozuntusu!"
te o anda telefonu gerekten kapatmalydm. Ama Pandora'ya sand atran o ncesiz merak bende bir anlk ikircime neden olmutu.
" Bu da ne demek?"
"akayd yalnzca. Sen eskiden de byleydin. Her eyi ciddiye alrdn. "
"Tanmadm bir sesin bana sabah sabah aka yapmasna alk deilim. "
" Birisini tanmak n e demektir, bunu gerekten dndn m? Kimi tanyabiliriz ki? Tandmz sandmz kiiler, gerekte bizim tandklarmz mdr?"
"imdi de felsefe mi?"
" Felsefeyi sevdiini sanyordum."
" Felsefeyi sevdiim doru, ama gerek amacn bilmediim birisiyle felsefe
alverii yapmak beni amaz. "
"Ne yapmay yelerdiniz?"
"Kim olduunuzu syleyin ya da kapatn."
" Dur kzma canm. Senin belleini deniyordum yalnzca."
" Bellegimi insan adlaryla snrl tutmuyorum."
"Ama yine de. snrlyorsun belleini. Belki de beni belleinin dna tmenin
zel bir nedeni vardr. "
" Benim iin zel olanlar hep anmsarm. Bu konuma bence gereinden fazla
uzad."
"Bence de. Ne dersin baka bir ortamda srdrelim mi?"
"Sanmyorum," diyorum. " Buna ne zamanm ne de isteim var."
" imdi kapatalm telefonu. Yz yze konualm."
" Mmkn deil."
"Neden olmasn. Biraz sonra kapy atnda benimle karlaabilirsin."
" Kapy aacam nereden biliyorsunuz?"
" Biraz sonra karndaym," diyor ve kapatyor.
imdeki sknt boazm tkyor, bir hrltya dnp azmdan kyor.
Alcdan gelen zil sesi kulamda uzayp gidiyor. Kimdi bu? Kimdi bu adam?
Yazamama skntm blp gerek bir bountuya dntren bu ses kimindi?
Gemiin derinliklerinden geldiini syleyen, ama hibir tandk tn tamayan
bu ses, bilinaltmn karanlk dehlizlerine atp unutmak ve hi anmsamamak is
tediim hangi annn tan veya ortayd? Belleimi kurcalamak, onu o karanlk
labirentten ekip karmak, kim olduunu bulmak istiyor muydum? Unutua
terk ettiim.e gre beni hi de mutlu etmeyecekti onu sisli anlarn mezarndan
karp diriltmek. yleyse onu hi anmsamamalydm. Yalnzla itildii karan
lkta brakmalydm. Bilincimin st kadarna asla kmamal, bulunduu dehlizde
k yolunu bulamadan debelenip kalmalyd.
Oysa o imdiden beynimi tmyle ele geirmi gibiydi. Telefonu kapattm
andan balayarak ondan baka hibir ey dnemez olmutum. Ya imdi buraya
gelirse. Gelirse gelsin, ne diye korkacam ki? D rst biri olsa adn sylerdi, de
mek ki o bir dmanm. Yok canm, yalnzca bir telefon sap. Beni rahatsz et
mek istedi ve baard da. lerindeki sknty bu yolla bakalarna geirip rahat
layanlardan olmal. Yoo, bu kadar fazla. Bu konumay kafamdan hemen silip

--

SES +

almaya balayacam. Bir yknn iinde yitip onu da, sesini de hi iitmemi
gibi unutacam. Onu tanm olsaydm mutlaka anmsardm. Belleime gve
nrm.
Usumu derleyip toplamaya alarak masaya oturuyorum ve kaldm yerden
yazmaya alyorum : "Esin perisi nedir ki? Telefondaki bir ses olabilir mi? Bu
gnn yazarlarna esin, telefondaki bir ses veya bilgisayar ekranndaki bir iaretle
gelebilir mi?" Neler samalyorum ben? Telefondaki sese takmm bir kez. Bunu
mutlaka zmeliyim, ama nasl? Bo gzlerle odama bakarken ktphanemin en
alt rafndaki fotoraf albmlerine taklyor gzlerim. Yant orada olabilir. Fo
toraf albmndeki bir yz o sesi artrabilir.
Aceleyle eski, en eski albmleri raftan ekip tozlarn silkeliyorum. Hemen
orackta yere oturup nme diziyorum onlar. Bu eski fotoraflar beni hep b
ylemitir. Onlardaki gizem sakladklar srlardan ok, artk unutulmu byk bi
imlerinde, apkay yle yan taklarnda, sinema yldzlarn andran pozlarnda
ve objektife son derece stekli baklarnda gizlidir. B ense onlarn hep ok nemli
bir sr tamalarn sterim ve o srr baklarnda yakalamay. Oysa bir tuhaf aktr
onlarnki, yeni fotoraflarda hi grlmeyen. Fotoraf makinesine sevgililerinden
bile sakndklar bir tutkuyla bakarlar. Onlara baktka babamn yzlerce foto
raftan oluan eski yldzlar albmn anmsarm. O etkileri benzersiz eski aktris
ler : Greta Garbo'lar, Madene Dietrich'ler, Mae West'ler, Norma Shearer, Greer
Garson, Vivien Leigh, Lawrence Olivier, Robert Taylor, Gary Cooper, Clark
Gable . . . nce bykl Douglas Fairbanks. Babam acaba ona benzemek iin mi b
yklarn yle inceltirdi? Ben ocukluumda hep o fotoraflara bakp onlarla ko
nuup oyunlar trettiim iin mi yaam hep bir film gibi algladm? Hep bir gizli
kameraya yaammn roln oynuyormuasna poz verdim belki de. Bir kamera
beni hep izledi ve ben o anmn anlalabilir bir aklamasn yaptm sessiz ve de
rinden. Azm bile amadan, ama tmyle bir anlatcnn tmceleriyle. Hani
oyuncu yolda yrrken arkadan gelen sesi onun dncelerini aktarrmasna.
Albm kartryorum yava yava. nmdeki ilk fotorafta kepekulakl bir
olan ocuu kk bir hasr koltukta oturmu, objektife akn gzlerle bakyor.
Kim bu ocuk? Aabeyim deil. Uzak akrabalardan biri olmal. Telefondaki ses
onun olabilir mi? Belki.
kinci fotorafta salar ksack kesilmi kara boncuk gzl iki yalarndaki bir
kzn bacaklar grnmesin diye sanrm, kucana iekli bir rt nlm. Ya
nnda bir iki ya byk aabeyi onu kolundan turmu. nlerinde kuru iekler
ve bir ift kk potin duruyor. Altnda ssl harflerle Foto Park yazyor. Fo
torafn arkasn eviriyorum. 20. 1 0. 1 948. Bu kk kz ben olamam. Henz
domamm. Kim olduklarn bile bilmediim bu kiilerin benim albmmde ii
ne?
Bir baka fotorafta banda ortaokul kasketiyle bir delikanl gen kzla poz
vermi. Kzlardan ndeki taburede oturann salar lleli, tepesine de byk bir
beyaz kurdele kondurulmu. ki kzn minik iekli giysileri ayn kumatan dikilmi.
te bu annem olmal, aalkl bir manzara resm:in nnde yere yanlama
sna uzanm, ban bir koluna yaslam, dier kolu kalasnn zerinde. DiyaA

Y K

- -+----- -

+ KRAN YCEL

gonal izgileri ortada birleen bir giysi var stnde. Bildiim her zamanda ok
ciddi olan annemi bu pozda grmek artyor beni.
Sonraki birka fotorafn hepsi babamn askerlik fotoraflar. Kimi tozluklu,
kimi izmeli, kiminde elleri arkada kavuturulmu, birinde eliyle belindeki ke
meri tutuyor ve arkasnda orada bulunma nedeni belirsiz ssl bir goblen koltuk
duruyor. Fotoraflarda ilgimi eken bir ayrnt da aralarndaki ya fark. Bazsnda
babam yeniyetme, byklar henz terlememi, sska bir delikanl iken dierlerinde
baya kalpl, omuzlar geni bir gen adam. Arkalarna bakyorum, birinde 1 932
yazyor, dierlerinde 1 942. Demek 1 O yl arayla iki askerlik yapm babam, se
ferberlik yllarnda tekrar arlm orduya.
te annemle babamn dn fotoraf. Babam kruvaze takm elbisesi, ce
binde beyaz mendiliyle, salar yandan ayrlm, dudaklarnda yarm bir glm
seme ile gzlerinin ii glyor. Annemse beyaz pek gelinliin stne saten ku
an kuanm; beyaz tlden duva bandaki minik yapma ieklerle sslenmi
kepin stnden dklerek yerde bir kme halinde toplanm; koyu renk boyal
dudaklar smsk kapal, ama yine de gizlenmi bir glmseme yzn aydnla
tyor. Sa elini babamn sol omuzuna dayam. Bu pozu fotoraf verdirmi ol
mal. Fotoraf yatak odasnda ekilmi ya da o zamanki fotoraf stdyolarnda
hazrda byle bir karyola vard. Yatan stnde ar kovan ilenmi satenden bir
rt, duvara da kabartmal ipek bir yorgan aslm.
Daha sonraki bir fotorafta babamn bann ortas alm, yanlarda tek tk
sa var. stnde bir trenkot. Bir parkta oturmu, yannda bir-iki yalarnda k
k bir ocuk. Bu ben olmalym. Fotoraflar sonunda benimle ak havaya k
m grnyorlar. Fotoraftaki babamn ifadesinden vn ve sevgiyi yakalamak
mmkn.
ylesine atlyorum fotoraflar. te urada topuz yapmm, bir bakasnda
uzun dz sal, dierinde erkek gibi ksa kesilmi salarm. Gen kzlk fotoraf
larm ok ask yzl, glmsemeyi unutmu gibiyim. Dalgn, sert ve iednk
baklar. .. Aka bunalm taklyorum (!) Genliimle bunalmn bu kadar i ie
olmasnn hayalimdeki dnya ile gerektekinin hi akmamasndan kaynaklan
d ak. Bu ikisi hala da akmyor, ama ben gerekle uzlamay biraz biraz
renmi olmalym. Alkanlk atmay azaltyor ne de olsa. "Onu anlyorum, "
diyorum. " Onu ok ok iyi anlyorum, o sanki benmiim gibi anlayabiliyorum,
ama o beni anlamazd yaamnn o noktasnda. Olaslkla beni yadsrd. " Olgu
num ya, bu duyguyu da anlyorum, ama yine de paylaamyorum.
Eski fotoraflarn iindeki yolculuum bana bu albm amdaki amacm
unutturmu gibi. Telefondaki sesi yeniden anmsamamla iimden bir kara tren
geiyor uzun uzun terek. Korkulu rpertilerle karanl yrtan tren sesi arasn
daki balanty dnyorum. Belki de eski tren yolculuklarmla bir ba vardr.
Yoksa neden gesin iimden lk la bir kara tren?
Beni ocukluumun deniz kentinden Anadolu' nun merkezine tayan bir
trende gidiyorum. Biraz nce yal gzlerle bizi uurlayan annemin hznn
iimde hala tayarak. Umutlu mu yoksa kederli miyim, bilinmeyen karanla
doru lokomotifin ar aksak hzyla ilerlerken? Kark duygularm ve kukula
rm gevezelikle rtmeye alyorum her zamanki gibi. Birden o geiyor nm - - ------- - - -- -

--

--- - --+- -

--- ----------- - - ----------

Y K

SES +

den kapkara gzleri kayg ykl, bir an duraklyor benim ikircimli gzlerimde.
Sonra yryp gidiyor arkalara doru. Bu, bizim evin nnde saatlerce durup
balkona bakan gen tp rencisi. Yamurlu bir gnde peime taklp ekingen
yanma yanatnda ne ben onu beklediim kiiye benzetiyorum ne de o beni
hayalindeki melek huylu kza. Soru soran, eletiren ve hatta yarglayan bilgi kp
kz, ne o zamanki erkeklerin ne de bugnklerin tipiydi. Yarnkilerin de olacan
sanmyorum. Yine de gzlerim, yzm, salarm veya d grnmle ilgili bir
baka ayrnt onun dlemine girmi olsa gerek ki evimin nndeki durakta bir
sre daha bir trl gelmeyen otobsn beklemeyi srdrd.
O olabilir mi beni telefonla arayan? Adn bile anmsayamadm birisi, derken birden anmsyorum tuhaf bir bilin tazeliiyle - Nihat, evet Nihat't
eminim, beni neden arasn ki? Birka hafta nce olumun bir doktorun beni iki
kez aradn, adn anlamad birisiyle ilgili benimle bilgi alveriinde bulun
mak stediini sylediini anmsyorum. Sonra bu doktor yeniden aramamt.
imdi beni telefonda arayp not brakan doktorla gen kzlmdaki doktor aday
birdenbire tuhaf bir biimde yine bir telefonda akyordu.
nsanlarn yaamlarnn ortalarna rast gelen bir annda ilk aklarn anmsa
dklarn ve o heyecan yeniden duymak istediklerini, bunu canlandrmaya al
tklarn! hep iitirdim. Benim yaammda yle belirgin bir ilk ak da yoktu.
Dlemimde oyalandm baz uzak dler. Yakkl bir yze uygun izilen kur
maca nitelikler. Bu tip mutlaka ok okuyor olmal. Oysa ne demiti Che Guevara
grnl, yeil parkal tp rencisi :
" Doktorlar iyi para kazanyor diye setim Tp Fakltesi'ni."
Ne derin bir d krkl. Ya topluma hizmet, ya Hipokrat yemini, ayrm
gzetmeden insan sevgisi? . .
"niversiteli olup d a bunlara ilgi duymayan var m? Ama ben gerekiyim.
Okulumu bitirecek ve kedi hayatm kuracam."
Ya kurtarlacak hayatlar, hekimsiz yrelerde tedavi bekleyen hastalar, bir trl
tkenmeyen, soykran hastalklar, umarszla terk edilen uzak "bizim" kyler?
" idealizmi sama buluyorum ben. nsan nce kendini kurtarmal."
Sen git kendini kurtar yleyse, ben nsanln koskoca sorunlarnn iinde
boulmay seerken.
Onunla birlikteliimiz olamazd elbet, o ylesine yzeysel alglarken yaam,
derinliklerde yzmeye alan beni anlayamazd.
"Yamurda yrmeyi ok severim ben."
" Benim de emsiyem olsa ben de severdim . "
O zaman bam kaldrp baktmda onun salarndan damlayan yamuru
gryorum.
Gerekte bencil olan benim belki de. emsiyenin altnda yamuru seven,
dnyay hep istedii gibi grmek isteyen, kendi istemini egemen klmaya alan
benim galiba. Dnyaya ve aka biim vermeye alan gen kz, kkken iste
dikleri olmadnda tutturan o mark kz m? Elbette engellere arpa arpa,
aklarda krla dkle, duvarlara vura vura byd o kz. Bymeseydi lrd.
Alamazd krkla, yaamn saran lolua, umutsuzlua ve lme. Yava yava
dlerin lmesine, cokunun tkenmesine, sevginin srmemesine.
A D A M

Y K

+ KRAN YCEL

25 yl nceden gelen bir ses neydi benim iin? 25 yl nceki benliime dn


mek mi? O tuhaf karmaaya dnmek isteyebilir mi insan? Hem sahi, o sesin sahibi
gerekten var myd?
" Biraz sonra karndaym," demiti telefonu kapatrken. Oysa saatler getii
halde gelen giden olmad.
Sanrm hi gelmeyecekti. Belki de o ses, bugnn gemiimde gizli olduu
nu bana anmsatmaya alan lanet olas alt bilincimin bana bir oyunuydu. Belki
de hep gelmesi beklenen esin perisiydi(!) Kim bilir? e
zmir, Temmuz, 1 996

Neden sevgilisi isterik bir lkla kendisini an kulesinden atarken, bir de


nizaltna binip. d nyayla barmak iin Kuzey Kutbuna giden bir adam hak
knda yazacakmz? Tm bunlar gerek ddr ve gerek yaamda meydana
gelmez. insan yaln eyler haknda yazmaldr : Peter Semiyonovi Maria lva
novna'yla nasl evlendi. Hepsi bu.
- Anton ehov

SICAK GLE ZERNE


LKER NCE
Radikov'un yklerinde giz, by, ftziktesi inanlar, doast
yaratklar hep gereklii olan eyler. Bakyorsunuz kapana
yakalanan bir ku bir sv,g savurmu, trmk oradan laf atyor,
hasr bir eyler fsldyor ya da bir hayalet evin btn ilerini
yapyor, hatta oturup bir yk yazm, siz onu okuyorsunuz.

ADKOV'UN yklerinde bildik renkler, kokular, sesler ve tatlarla dolu


bir dnya bulacaksnz; acsndan, ykmndan bile dirim fkran capcanl,
canl olduu kadar da en bir dnya, ama gene de bizi afallatan bir dnya bu. En
gndelik yaam paralarndan Radikov ylesine bambaka btnler kurmu ki,
hem bizi ok bildik bir dnyann iinde tutuyor, hem de ne olduunu anlaya
madmz bir eyin hafif dokunularyla rpertiyor. Bilinenin en u snrlarnda
dolarken bilinmezin snrszln ara ara duyumsamann rpertisi bir bu. Bazen
cinler, periler, hayaletlerle evcilletirilmi bir bilinmez, bazen de uzay bilimin
madensel, rktc rengini tayor. Ama sonuta yaamn vazgeilmez bir par
as . Radikov'un yklerinde giz, by, fziktesi inanlar, doast yaratklar
hep gereklii olan eyler. Bakyorsunuz kapana yakalanan bir ku bir svg sa
vurmu, trmk oradan 1:1.f atyor, hasr bir eyler fsldyor ya da bir hayalet evin
btn ilerini yapyor, hatta oturup bir yk yazm, siz onu okuyorsunuz. Btn
bunlar yklerde yaratlan gereklik duygusunu sarsan deil, tam tersine olutu
ran eyler, ya da bize gereklii yeniden dndren eyler.
yklerde insan doa, toplum ve evren aynasndan yansm gryorsunuz.
Radikov byltecini yalnzca insanlar dnyasna, insanlar aras ilikilere deil,
toplum, doa ve evren erevesi iindeki ya da karsndaki insanlara da yaklat
ryor. nsan ancak bu nn karsndaki durumuyla ilgilendirir grnyor ya
zar. yklerin tmnden okuyucuda kalacak izlenim byle. Bu geni ereve
iine yerletirilince de insanlar dnyasnn boyutlar kk kalyor; tekiler daha
byk yer kaplyor. Radikov' un gereklik alglamasnn snrlan geni yani.
Dnyamzn bir evrenin paras olduu bilincini srekli koruyarak yazd belli.
Doa gleri olsun, henz zemediimiz bilinmez gler olsun, insana kar
varlklaryla srekli yer alyor yklerinde. nsan daha byk bir oyunun paras
olarak grlmeye alyor. nsann kendisinin ne olduunu anlamasnda bu
glerin varln gzden karmamas nemli grnyor. Hatta yklerde doa
ve evrene oranla toplumun daha silik kaldn sylemek bile olas.
lk yk Scak le olduka ak bir biimde insann, doa karsndaki, do
ann, deimez insana kaytsz, sert ve souk yasalar karsndaki durumunu iA

+ LKER NCE

ziyor. Ama yazar bunu ylesine dzen


/kinci yk Deri Kavun
lemi ki belki de imdiye dein hi ol
birinciye gre kavranlmas
mad trl kesin bir aresizlik ve
biraz daha g bir yk gibi
dehet duygusuyla alglyorsunuz. er
kaz rma zerine kurulmu ta bir
grnyor. nk bu kez
kprnn ayanda kprye yerleme
bizim iin ok daha byk bir
pay olarak braklm kk oyuklar
blm bilinmez olan evren
dan birine bir olan ocuunun elini
soktuu ann tam kprnn oturaca
karsndayz. Biraz
ana rastlamasyla, orada ksl kalan k
bilimkurgu yksn
ck bir ocuk kolunun durumuna
andryor ama dorudan
zde bir insanlk durumu sz konusu.
yk bir dzeyde o ocua kar in
doruya o deil. Burada
sancl duygularmz kabartr, olay kar
Radikov bize olabilir gibi
snda yar yolda duran trenin yolcula
gelmese de olamaz
rndan tutun da oralarda manevra ya
pan ordu birliklerine, harman yerinde
diyemeyeceimiz bir olay
alan iftlik iilerine, itfaiye araba
anlatmaktadr.
syla grevlilerine kadar yzlerce kiinin
ocuun yardmna komasyla bu duygular doyururken daha st bir dzeyde de, her ne kadar bu ocuun kolunun
kslmas bir rastlantysa da insanolunun durumunun hi de byle olmadn
anmsatmaktadr. Her trl insan duygusuna ve abasna yantsz duran ta kpr
karsnda, btn insanlarn yaam kurtarmak iin birlemesidir yce olan. Doa
glerinin, ykc glerin kararll karsnda insann gsterebilecei kararllk
da bu olabilir ancak. Yaam korumak!
kinci yk Deri Kavu> birinciye gre kavranlmas biraz daha g bir yk
gibi grnyor. nk bu kez bizim iin ok daha byk bir blm bilinmez
olan evren karsndayz. Biraz kurgu-bilim yk
sn andryor ama dorudan doruya o deil. Bu
yordan
radikov
rada Radikov bize olabilir gibi gelmese de olamaz
diyemeyeceimiz bir olay anlatmaktadr. Ya da ola
S I CAK
maz dememize olanak brakmayacak biimde an
G LE
latmaktadr her eyi. nk yle bir yere getirir ki
yky, anlatt olayn olabilir ya da olmazl de
il, bildiklerimizle aklanamayacak bir durum
karsnda oluumuz nemlidir. yknn kahra
man olan yazarn televizyonu bozulmutur, onart
mak iin servis istasyonuna telefon eder. ki gen
gelip onarm yapar. Ama daha sonra gelen gerek
grevli o iki genten habersizdir, onlar kendilerinin
gndermediklerini syler. Son zamanlarda treyen,
onarmak bahanesiyle aralardan deerli paralar
alan hrszlar olmaldr bunlar. Bunu kantlamak
iin televizyonun arka kapan aar grevli ve ger---------------

A D A M

Y K

SICAK GLE ZERNE +

ekten de hakldr, televizyonun ii


Radikov iin giz gelecein
bombotur. Yalnzca iki tel ubuk var
dr. yi ho, ama televizyon almakta tohumlarn iinde tayan bir
dr, ses de grnt de kusursuzdur. Bu eydir. Yaam imdi ve burada
nu nasl aklamal? Servis istasyonun olup biten bir ey olmadna
dan gelen grevlinin, ya da daha sonra
gelenlerin kanlar hemen hemen hi gre imdinin iinde gelecein
deimez : Burada bir hrszlk olay tohumlar her zaman olmutur,
vardr, hrszlk yoksa bir dolap evrili onlar sezip yakalamak
yordur! Bunun tesinde bir ey kurcala
maz kafalarn. Yaam dmdz, apak, bambaka bir uyanklk iidir.
elde edilmi gren insanlar bir aklama
bulmak iin kafalarn yormazlar bile,
eldekilerden biriyle yetinirler. Yazar buna bir aklama bulmaldr. Televizyonu,
iinde braktklar iki tel ubukla altrmay beceren o iki gen, olsa olsa iki
uzayl olabilir, diye dnr. Bylece bir kurgu-bilim yks balar ve geliir. Bu
kurgu-bilim yaplan aklama gerekte ocukadr, inandrc deildir, olay akla
yatar bir biimde aklamaktan uzaktr, ama servis stasyonundan gelenlerin bu
dalalklar yannda ok daha duyarldr. Duyarl, yaamdaki giz esine kar du
yarlktr. Radikov iin giz gelecein tohumlarn iinde tayan bir eydir. Yaam
imdi ve burada olup biten bir ey olmadna gre imdinin iinde gelecein
tohumlar her zaman olmutur, onlar sezip yakalamak bambaka bir uyanklk
iidir.
Hayalet yksnde basit insanlarn dnyasnn gizle, bilinmezle ne denli i
lidl olduunu grrz. Ama onlar gizi evcilletirmiler, rktcln azalr
mlar, yaama kartrmlardr. Bir kylnn evinde bir gn birden iler kendi
kendine yaplmaya balar : Sobann kapa alr, iine bir odun girer, maa atei
kartrr falan. Elbet karkoca nce ok arrlar ama i bunun adn koyuncaya
kadardr. Bunun bir hayalet olduuna karar verdikten sonra hi sorun kalmaz,
brakrlar her ii yapsn. Hatta adam karsn hayaletten kskanr bile. Kt bir
niyeti var m diye geceleyin gzler. Yani kyl iin hayalet ylesine gereklii olan
bir eydir.
Umut... Umut. . . , kr yaam ve ocukluun, umutlar nasl yeerttiini anlatr.
Umutlar olunca masal ve by de vardr. Ama kyde yaamn kendisi gibi
umutlar da basittir. Biri kp da ky ocuklarna, " Dileyin benden ne dilerseniz,"
dese biri ddk steyecektir, biri kasket, ncs . . . ncsnn biraz dn
mesi gerekir, ddkle kasket stendiine gre isteyecek baka bir ey bulmak pek
yle kolay deildir. yknn en sonundaki birka tmceyle ykdeki zaman ve
yer birden deiir. yknn yazar yllar sonra kalabalk ve byk bir kenttedir.
ocukluk ve ky yaamna kar byklk ve byk kent yaam getirilmi,
bunlar arasra umutlar asndan bir kartlk konmutur. Kent yaam yalnzca
bir kalabalk grntsyle verilir, hatta yalnzca yryen ayaklar tannmayan
yzler olarak. Burada umuda yer yok gibidir. Kafas ocukluk dnyasnn krlar,
ormanlar, tarlalar, keklikleri, karatavuklaryla doluyken birden insan kalabal
arasna dnen yazar ocukluunda ormanda dolarken sln sk sk duyduu
. -- .

A D A M

Y K

+ LKER NCE

karatavuun sesini imdi bu ayaklar ormannn arasndan duyar gibi olur ve


" Dikkat, benim karatavuumu kalabalk arasnda ezmeyesiniz!" diye haykrr.
"Artk karatavuk ocukluktur, umutlardr ama onun orada, o ayaklar arasnda
ezilmeden kalabileceini dnmek ok gtr. Yalnzca kent deildir karata
vuklar yaatmayan ayrca yetikinlik yaam da yledir. "Yerikinlik yaam galiba
yalnzca ocukluk yaamn yok etmek iin var, " der. Ama yrekte hala karata
vuu ezdirmeme istei yaamaktadr.
Son iki yk Harmani ile Barut Abecesi devrim yksdr, devrim srecinin
Bulgar kynde nasl yaandn, kyllerin hangi gdlerle devrime nasl ka
tldklarn anlatr. kinci yknn sonunda, devrim sabah partizanlarla birlikte
kyne dnd zaman evini yklm bulan kyl bitiik avludaki fc kom
usunun tpk kendisinin polisten kap partizanlara katld sabahki gibi fya
kasnak aktn grnce u soruyu sorma zorunu duyar : "u dnyada bir eyler
deiti mi?" Hemen yle bir gece iinde deien bir ey yoktur kukusuz. O sabah
her eyi brakt gibi bulmutur. Yaam deitirmek daha ok zaman alacaktr.
Bu yalnzca o kylnn sorusuysa yant budur ama bu soruyu ayn zamanda
yazarn sorduunu dnrsek anlam biraz daha deimekte, genileyerek genel
lemektedir : "u dnyada bir eyleri gerekten deitiriyor muyuz?" Deitirmi
yoruz anlamna geldiinden deil, ama deitirdiini sanma yanlgsna kar her
zaman drstlkle sorulmas, drstlkle yantlanmas gereken, yalnzca sorul
duu yer ve zaman iin deil her yer ve zaman iin geerli bir soru olmaktadr.
I@)

+ --

YORDAN RADIKOV
UZERINE

BOYAN NiEV
Onun maskelere ya da yrekte, ruhta beslenen anlara dnm
tuhaf kiileri, geri evrilmi bir okamann talam lirik ham
hayalleri, yarda kesilmi i dkmeleri, donmu el hareketleri
olarak tanmlanabilir.

'7oRDAN Radikov, ada Bulgar edebiyatnn


I n parlak, en renkli kiilerinden biridir. l 929 'da

domu, yazmaya baladktan sonra on yl gibi ksa bir


sre iinde hem tam anlamyla Bulgar, hem de son de
rece evrensel olan kendi zgn syleyi ve biemini ge
litirmitir. zellikle kyllerin yaamn konu alan
Bulgar tara yaz geleneini srdrerek daha da gelitir
mitir. Elin Pelvin, Yovkov, Kar;slavov, liya Volen ve
Daskalov gibi yazarlar, savala biten dnem iinde yaz
maya balam ya da tmyle bu dnem iinde yapt
vermiken, Radikov devrimin yaam deitirdii yllarda edebiyata girmitir. Byle bir kkten deiim sreci, belki de son zaman
lara kadar Bulgar nfusunun ounluunun yaad krlk blgelerde daha da
karmak, daha da tuhaft. O gnlerin Bulgar kylleri arasnda yaanan atasal
deerler hzla paralanyordu; tpk onlarn kendi gzlerinin - daha ok da, in
anmayan gzlerinin - nnde hzla deien yaam biimi ve tanm gibi. ok
sevdikleri yaam biimleri kayp gidiyor, gemiin mal oluyor, yerlerini yeni ve
acayip eylere brakyorlard. Byk nsan kitleleri kylerden kasabalara gyor,
orada yeni yaam biimleriyle yz yze geliyorlard. Eski deerler deiiyor ya da
yeniden tartya vuruluyor, yenileri ortaya kyordu. Toplumsal gelimenin iler
leyi hzn artrmak deildi bu yalnzca : Toplumsal gelime gerekten dinamik
oranlarda gerekleiyordu. Bunlar Bulgar -tarihinin benzersiz gnleriydi, derin
anlamn ve kanlmaz elikilerini keskin kartlklarda ortaya koyduu gnler
di. Bu hzl deiimi, bu canl ve hareketli kurulu srecini Radikov, ilknce
ulusal halk sanatnn ve folklorunun en has gelenekleri iinde, renkli halk karna
valnn nda alglad. Eski yaam biimi, Bulgar kynn eski gelenekleri
kukusuz iten atlamt ve Scak le nin Geen Yaz n, aknlk'n yazara bu
deiikliin, yeni yaam biiminin douuyla eski biimlerin ln ieren kar
mak i mekanizmasn yanstabilecek bir syleyi gelitirmeyi baarmt. Yksek
'

---+

'

+ BOYAN NEV

sanatsal anlatm nitelikleri, esiz bir mizah duygusu ve katksz Bulgar bir imge
lemin damgasn tayan bu evrimleme yava yava oldu ve yksek ruhsal deer
lerin esinini tad oranda da dnya sald. vailo Petrov, Stoyan Ts. Daskalov,
Georgi Mishev gibi o da sava sonras Bulgar kynde olanlar anlatyordu ama
bunlar yalnzca yk konusu olarak kullanmakla kalmyor, keskin kaba gld
rnn, ho nkteli folklorun tadn tayan imgelerle i ie ryordu. Yalnzca
renkli bir imge dnyas deil, son derece zgn bir yazma biemi de yaratmt.
Onun romanlarn, yklerini okurken yaznsal dokundurmalardan canl grsel
betimlemelere, hafife arptlm garip kiilerden ar yalnl iinde klasik,
dzgn biimli sanatsal ilk rneklere ustaca geiler dikkatimizi eker. Btn
bunlar, iirsel imgelemin uuu, derin bilgelik, anlatmn fkraya dnmyle
belirlenen gzel bir slup hareketi biiminde kendiliinden ve doalm gibi kar
karmza. Bir annrmann bir genellemeye gideceini beklerken elendirici bir
fkrayla karlarz, bir fkrann renk deitirerek meselleeceini dndmz
srada fkra birden balon gibi patlar, gz ve imgelemi rperten en renkli sular
sratr. Ne ummu olursanz olun hibir zaman d krklna uramazsnz.
Tuhaf kiiler, iirsel blmler, canl resimler, atak glnlkler, sama ham ha
yaller alay alaca renkleriyle okuyucunun gz nnde frl frl dner, onun im
gelemini ince, alayc bir dnce ve armlar dizisiyle ateler, onu oktandr
bulgulamak istedii yaam yollarna eker, umulmadk dile vermeler, allmam
ama sevilen anlar uyandrr. Yolun sonunda her zaman yaln bir doru vardr.
Doruyu - arama ve en yakn evresinde gerekletirme abas Radikov' da y
lesine gl dile getirilir ki ou kez onun didaktik grnmesine neden olur;
Scak Ole ( 1 965) , Iksz Avlular ( l 966) gibi yaptlarnda bile anlatya gazete
cimsi bir hava verir. Biimsel nitelik hibir zaman bozulmaz, ancak Radikov'un
asla yakasn brakmayp sk sk tuttuu yaamn kendisi gibi daha ok eitle
nerek zenginleir.
En son kitaplar, rnein Iksz Avlular (l 966) ile en son kan ksa ykler
derlemesi Barut Abecesi'nde ( 1 969) ustaca bir imge bolluunun ortasna iek
drbn renklilii yerlemitir, kalemindeki kesik caz temposu neelilii isel
uyumun, biimlerin esnekliinin akyla dinginlik bulur. Yeni olma nitelii yal
nzca konudan deil, her eyden nce kiisel yaratc bulgulamalardan kaynakla
nan bir eydir.
Yksek ahlaksal, cokusal dzn, anlarnn tmyle lirik, i dkme havas,
doutan lirik bir ozan ele verir gibidir. lk kitaplarn okuyanlar ilk yklerinin

Yordan Radikov ( 1 926) ilk yk kitabn 1960 ylnda yaymlad. Bant!u A lfabe Kitab adl

derlemesi iin Yardan Radikov'a lkesi Bulgaristan'n en nemli edebiyat dl olan Dimiuov
dl verildi. Radikov, yk ve uzun yklerinin yan sra, riyarro yaptlar da yazd. Kargaalk,
Ocak Ay, Lazaritsa ve Uu Deneyi adl oyunlar vardr. Radikov ayrca Biz ve Sereler adl bir ocuk
kitab, Sapan ve Hepsi ve Kimse adlarnda iki de roman yazd. Sibirya ve skandinavya gezileri ze
rine Iksz Avlular ve Kk Kuzey Sagas adl iki gezi noru yaymlad.

- -

YORDAN RADKOV ZERNE +

gerekten lirik yaranlar olduklarn anmsayacaklardr. Basit Eller adl yk der


lemesi lirik izlenimlerin canl izlerini tar. Yaamn kayna hibir zaman kuru
maz, bu iirsel duygu btn ksa yklerinde, en sonuncuya kadar bylece sr
mektedir. Iksz Avlular' da doayla yz yze geldii zaman, her eyden ok
kendisinin olan lirik nitelie dner. Doada tuhaflk yoktur. Doa insan yaa
mna yalnzca, iinde tuhafn filizlendii topra sallamaktadr. Radikov bunu
gl ve doru olarak duyumsar. Onun maskelere ya da yrekte, ruhta beslenen
anlara dnm tuhaf kiileri, geri evrilmi bir okamann talam lirik ham
hayalleri, yarda kesilmi i dkmeleri, donmu el hareketleri olarak tanmlana
bilir.
Bu son derece zgn anlatcnn tuhaf yazma biemine almak yk okurlar
iin kolay olmayabilir.
Bieminin arpc zgnl en son kitab Barut Abecesi adl ykler derle
mesinde kendini gstermektedir. Allm biemsel yollarn kullanld zgn
bir kurgusal yap iinde bir btn oluturan ilk yedi yk, zgrlklerini kazan
ma yolunda Bulgar halknn antifaist savamyla felaket ve skntlarna ayrl
mken ikinci blm bizi yazarn daha nceden tandmz erkazki dnyasna
sokar. Radikov, gl imgelemsel anlatm yollar ve de gl bir "imdi" duy
gusuyla, tarihteki btn teki byk halk hareketleri gibi, antifaist hareketin de
nasl halkn kklerinden fkrdn, onlarn zlemlerinin z olduunu gster
mitir. Barut Abecesi ve Scdk le' nin yazar ite bu halka adamtr kendini.
Yordan Radikov'un bu derlemede yer alan ykleri onun yaratclk yaa
mnda birbirini izleyen evrelerini gsterecek biimde eitli kitaplarndan seil
mitir. El

ngilizceden eviren : lker nce

VECH SARISZEN
Atlantis

OCUKLAR,

bugn sizi yedi bin yl ncelerine gtrmek istiyorum. Bir


insan gibi, doa , gen! ik taknlklar yaayan, seven, isel atmalara
.
_ o kadar da barmalara
den, en kenarlarndaki seslen ortalar duyablyorsa br
kabilen, aklar gibi srayarak, ba dndrc hzlarla yl alan Kentler a' n
.
O ada yer ylesine bol, kz kardei zaman ylesine geni,. te yandan yle
sine yalnz ve birbirlerine ylesine yasakmlar ki sonunda birlikte olabilmek iin
Yasak'ya insanca bir oyun oynamaya karar vermiler. Biliyorsunuz nsan her
yasa inemitir, inenmesi gerekenleri de, gerekmeyenleri de. Yasak yasak
larn her birisinin ineneceini bilerek koymutu. Hem, "ak yasak dinlemez" ,
bunu daha nceki yklerimden biliyorsunuz; bugn, sonumuzu tek bir yemi
zin bile tartamad bu geminin iinde neredeyse yz yldr skp kalm, yine
de ayaktaysak, bizi bugne vardran sre, yine inediimiz o ilk yasakla bala
mt.
Bu arada! Dikkat ettiniz mi yer iin 'bol', zaman iinse 'geni' dedim ocuk
lar, 'sonsuz' deil! Ah! . . Mutluluk neden bu kadar ksa ve onun bu ksaln
kendimize neden kabul ettirmemiz gerek?!.. Evet, hep birlikte yineliyoruz :
'Sonsuzluk yoktur, ucundan hibir canlnn ve nesnenin dmeyecei uzunluk
yoktur!' Bu ilkenin izi evrendeki her tinsel ve bedensel oluuma der. ..
Gzlerim grmese d e sklmaya baladnz alglayabiliyorum, ama unut
mayn, yeni bir dnya umudunu srdrebilmemiz iin dlemimizi gereklerle
basnrmamz, onu olabildiince yavalatmamz gerek. Yoksa bu gemi bir anda
klecek ve bizi boacaktr. . .
te yer ve zaman birbirlerinin iinde erimek, tek olmak istiyorlar, ama buna
olanak yok. Yasak bir tek onlar iin yle bir yasak koymu ki ne yapsalar i
neyemezler. Bin yllara yaylan bir dnce sreci ve sonunda ortaklaa kan
karar, bir oyun daha dorusu : Son zamanlarda ikisinin de gzdesi bir kent var.
Bu kent iin kendilerinden birer para koparacaklar, iinde yaad gz kama
trc uyumu bozabilecek her tr etkenden uzak, geilemeyecek snrlar ardna
ekecekler onu ve ocuklar belleyecekler. Yasak'nn yeri ylesine bol, zaman
ylesine geni ki onlardaki eksikliin ayrmna nereden varacak? .. Dndkleri
gibi de yapmlar. Bir de ad koymular ona, 'Atlantis', kendilerince uzun bir de
yaam bimiler.

+ -- -

ATLANTS +

Aklar gibi srayarak, ba dndrc hzlarda yol alan bir kent . . . Sanyor ki
hep ileriye doru ilerlenir, bir sre iin bile durmak dmektir. Ne yazk! 'Son
Gn Yasas'n bilmiyor. Belleinin eksilmeye balayaca gnn ncesi derin bir
soluk alp, gzlerini o gne kadar ald yola geri evirmesini, admlar arasnda
brakt zenginlikleri ve yoksulluklarn, yeillik ve kuraklklarn toplaya toplaya
ilk gnlerine ilerlemesini salayacak igds gelimemi . . . Usunuza dnya geldi
deil mi ocuklar! Hi grmediiniz dnya. Bu gemide, yz yl nceki kan
yedinci gn her tr grnt belgeselinin uzaya braklma kararnn alnd
dnya. Sizin iindi ocuklar : Yeni bir dnyaya kavuacaksnz, buna inann, bilin
bunu, ve o dnya yine 'o dnya' olacak.
Bir masal gibi baladm, ama dalp gitti deil mi? Hanginiz balad ala
maya? Yoo, sakn bir salgna dntrmeyin bunu! Anlald, Fujiyama B irimi'ne
ekilme karar aldm renmisiniz. Doru. ok uzun yaadm, yeter, bug
nn grubunda ben de varm. Sizin iin ocuklar, her ey sizin iin.
te! Atlantis de duramam, karm gn ve ertesi gn bilgeliin kaps ka
panm ona. Saatin gz alm ve kentin onca yzyl tek tek doldurulan kumu
balam akp gitmeye. Son kum tanesinin de dp kentin lmesinden tam yedi
yl sonra, yedi yldr bo kentin surlarn dven sert okyanus yelinin iinden bir
adam kp gelmi kente. Sanki yeni yaratlm gibi, sarsak admlarla yryormu,
sokak sokak, ev ev dolam kenti, ksz asmalarla, grd her eyle sevimi ve
bir bahe kulbesindeki delik deik bir iltenin zerine yarm, burnunu tozlu
samanlara dayayp koklam, koklam, uykuya dalm. Ve bir d grm, daha
dorusu bir karabasan : Kent yava yava okyanusa gmlyor, dalgalar giderek
yaklayormu ona, ama o uyanamyormu bir trl. Birden srayp dorulmu
yerinden, evresine baknm ve sanki ilk kez alyormu gibi alan azndan u
szckler dklm : 'Ama bu insanca!' Sonra geldii gibi, sarsak admlarla, yitip
girmi yelin iinde.
imdi! Syleyin bakalm bana. Acaba kimmi dersiniz o adam? 0

- -

JALE SANCAK
yle Bir Sevda ki

AYUT kapy at, sessizlie kt. Sokan enklerini yitirmi karanlk


yzne, sokan unutulduu saatin hzne. Iyice zld ii. Odalardan
dar szan clz, zavall klara bakt, kasvet yrd zerine. Davut kapy at
sokan unutulmuluuna bakt uzun uzun, sonra telala kouturran bir kpein
kaygsna kt sessizliin yansra. Taranp sslenip geliveren karanln ksnl
krtna kpein kaygsnn yansra. Kendi kayglar da ekleniverdi sessizlikle
kasvetin stne. Gn uykuya salm olmalyd her zamanki gibi suyun alt yannda
bir yerlerde mehur uykuculuuyla. Isszlavermiti her taraf. Gece erken inerdi
buraya. Hele ksa. Gece sabrszd nedense. Gn uykucu uyuuk. Gece evecen,
btn teki kentlerde olduundan daha evecen. Ya sen Davut, sen naslsn? He
vessiz, cokusuz, bugn o eski, dkk dkkanda miyad dolmu ayakkablar
onarrken. Sahi sen?
ki adm atp durdu, dnp eve bakt. ki kad, arpk urpuk, kararm bir
kalas yn, ev deil. Edanaz'n sesi geliyor mu dinledi. rkt Edanaz'n sesi ge
lecek diye. Oysa sessiz sessiz alar Edanaz. Gznden yalar akmasa alad an
lalmayacak. Az nceki fke saanandan sonra, ksknle batmlard.
Davut ondan dar kmt. Kalsa fkesi kolay gemeyecek. yi ne nereye
gidecek imdi, kime? Ne-vard darda hilikten baka. ini actan kopkoyu bir
hilik. Koskoca bir hilik. Hepsi bu. Gene de ar ar srdrd yryn.
Edanaz hala alyor mudur? Bilemez ne kadar srer alamas. Onu her alatnda
sokaa kar hemencik. Uyandnda hibir ey olmamcasna glmser Edanaz.
Sabrndan m? Kin tutmaz yreinden mi? Yoksa korkusundan m? Korku? ..
Gidecek yeri yok Edanaz'n. Ksse, kin tutsa, uzatverse kavgay, Davut on u kap
dar erse ne olacak? Bundan m alttan al. Bundan Deil de sevgiden mi acep?
Ah Edacm ah, yapabilir mi Davut, ocuk fkelenip parlasa bile bu denli k
tleebilir mi sevdiine? Nasl sever seni bilmez misin. Uyanp glmsediinde
Edanaz kl sular gibi, nasl kucaklar, skca sarar ii titreyerek. per yzn
gzn, her yann. Ya ekip girse Edanaz bir gn, ne olur Davut onsuz?
Unutulmu soka geride brakp bir baka unutulmu sokaa sapt. Ayn
solgun klar, smsk rtl perdeler, giderek younlaan sessizlik, uzun der so
kak boyunca. Gecenin alayc, hnzr gl bir yandan da. Ah gece ah, ge baka
lm dalgan aresizliimle. Bekleyenin yokmu, gidecek yerim de yle, iki kelam
dan yoksunmuum .. . Sen yle san. Surpik abla var ya... Surpik abla, kadn kom
um. Komudan da te. Ne zamandr arayp sorduu yoktu zaten kadncaz.
A D A M

Y K

YLE BR SEVDA K +

Eski evde altl stl otururlard. Hep dertleirlerdi yokluktan, kimsesizlikten,


Surpik ablann kocas Rfat eniteden. Hzland sevinle. Grdn m gece haz
retleri benim de gidecek yerim varm. Admlar ark sylemeye balad. Bir de
Edanaz tutturmasayd buralardan gidelim diye. Gidelim ne olur, dayanamayaca
m diye. Nereye gideceiz be gzelim? O balk limanna m, o dalgalar devasa
kyya m, o ocukluumun kentine mi, nerey? Oras kabul etmez ki beni.
Edanaz bir gece anszn kagelmiti. uykusunun karabasanlarla blnd
gecelerden birinde. Bararak uyanm olmalyd. Ayyla birlikte doldurmutu
oday edanaz. Korkma demiti salarn okayarak, korkma, ben yanndaym.
Yatan kenarna iliip zerine eilmiti sonra. Bir daha brakmayacam seni. Bir
daha m? .. Daha nce brakm myd ki? O uzak ehirde, fenerin altndaki ka
yalklarda plak ayakla dolaan kadn deil miydi Davur'u brakan? Edanaz? . . .
aknlkla bakmt Davut. Salarna n e oldu? Kestiler demiti Edanaz. Nasl da
dingindi. TuhaB Kestiler. Sonra uzamlard ama, hem de ne gmrah, gr. Beline
dek kzl kahve bir rmak gibi. Fenerin altndaki kayalklarda plak ayakla dolaan
kadnn salar gibi.
Uyanr uyanmaz fenerin oraya komutu. Mendirein zerinde yryorlard
ar ar. Rzgar kadnn beyaz uzun giysilerini balon gibi iiriyordu gene, ama
salarn uuramyordu deli deli. O ate rengi salar yok olmutu nk. Nere
deyse Edanaz'n kafas kadar plakt kadnn kafas. Koca bir dalga zerlerinden
aacak gibi olmu, babas hi stifini bozmamt buna ramen. Sonra bir yenisi,
bir hrn dalga daha patlamt ayak ularnda. Sonra bir bakas. Bir bakas
daha. Deniz ldrmt sanki. Tekneler birer ikier mendirein iine ekiliyor
lard. S u, adna yarar biimde siyaha kesmiti. ok rkmt Davut, ya o hoyrat
dalgalardan biri alp gtrrse onlar. Hayr, dalgalar deildi alp gtren. Baka
bir eydi, daha baka, daha gl bir ey. O gn son gr olmutu uzun beyaz
giysili kadn.
Edanaz bir gece anszn kagelmiti. Yalnzlnn iyice azgnlat geclerden
birinde. Yllardr gelmesini bekledii kadnn tekisi olduunu sanyordu oysa.
ocukken yitirdii o kadn olduunu. Liverdi ad, liver.. Ne demek liver, sora
mamt babasna bir trl yreklenip. Onu yitirdikten bir sre sonra buraya
gelmilerdi. Bu kr, sar, dilsiz ileye. Ne ok alam, direnmi, ne ok yakar
mt babasna gitmeyelim diye. Duymamt bile adam. Bu dnyada deil gi
biydi. Yaamyor gibiydi o aralar. Kt bir dten kurtulmak istercesine soluu
burada almt. O d peini braksn diye alelacele ie koyulmutu. Bu kr, sar,
dilsiz ilenin tek ayakkab tamircisi olmutu ksa zamanda. Gzpek, yrekli, en
akrak bir denizciden suskun ama maharetli, iinin ehli bir kunduracya dn
mt. Biraz byynce Davut' a da retmiti zanaatn, baba meslei sayarak.
Baba meslei mi? yi de o sevdal bir denizci deil miydi asl? Denizi nasl skp
almt iinden? Nasl dayanmt hasretine? O darack dkkana nasl sar ol
mutu?
imdi bu ilenin, bu sar, dilsiz kk kentin tek ayakkab tamircisi Da
vur'tu, zaman zaman iinde yekinen deniz zlemiyle kvranan tek ayakkab ta
mircisi. Edanaz hi honut deildi dorusu. Seni balayan bir ey bu diyordu, seni
buraya tutsak eden. Oysa Surpik abla pek memnundu. Ne yapardk Davut sen
A

Y K

+ JALE SANCAK

olmasan. Hani nerede yeni potin alacak para? Pene yaptrdn m tamam, giyersin
bir sre daha. K bile karr. Ellerin dert grmesin aslanm, belli pek ura
msn. Davut' un hi sevmedii bu ie niye bakas meyletmedi sanki? Niye bu i
onun zerine ylp kald kutsal bir grevmicesine. Oysa o, babas daha fazla
zlmesin, daha fazla yaralanmasn diye, babasna acdndan onamt eski
ayakkablarla har neir olmay. Srf bunun iin.
Gece dans ede ede akyordu sokaklarda, evlerin bungunluuna inat. Evlerin
kvansz duruuna inat. Baadyla vne vne. Gecenin marklnda, ks
tahlna dayanmak gt. Hele yalnzken pek beterdi geceye karlanmak. Gn
naslsa geip gidiyordu ropuktu, penceydi, boyayd. Ama gece geliverdi mi ... ok
az konuur olmutu babas ileye geldikten sonra. Hepsi psi gerekli birka
szckt sarfettii. Kukumav kuu gibi dnrd boyna. Dnrd gnboyu;
denizli gnlerini mi? Teknenin sular yara yara ald, kysz denizlere kavu
tuu seferleri
mi?
Yaka
mozlara vura
vura bol ba
lkla dndk
leri, yengiyle
dndkleri
geceleri belki
de. Frtnaya
kar koyabil
menin, frt
nadan sa sa
lim kurtula
bilmenin se
vincn kimi
de. Ya o ate
rengi sal ka
dn, onu, en
ok onu mu
dnrd?
Anlatmazd
hi. Da vur
mazd iinde
olup bitenle
r.
inde
olup bitenler
pek zorluydu,
sezerdi Da
vut, bir bana
yklenmek
onlar
pek zorluydu.

---+-

YLE BR SEVDA K +

Yreinin kahrdan atlamas iten deildi, ocuk da olsa bilirdi Davut. Bir akam
dayanamayp sylemiti gene de; Burada geceleri bir kabus gibi yaadm ben, ok
ypratt beni geceler. lmden ksa bir zaman nceydi; Geceler ok yordu beni
burada. Hi gclmemeliydik. . Onu gtrmelerine izin vermemeliydim Davut. zin
vermemeliydim . . Ah bu geceler! Ah!
Bundan m abuk lmt babas? Gecelerden, denizsizlikten, onun yoklu
undan? .. Davut iin de ayn ey geceler. Neyseki Edanaz geldi. Neyseki Edanaz
var. Geceler hayli deiti onun geliiyle. Bu kr, sar, dilsiz ile, o da. Sevmese
de katlanabiliyor Edanaz'n sayesinde. Sevmese de avunabiliyor. En kt, en
irkin, en dayanlmaz eyleri bakalatran bir yan var Edanaz' da. Sevda da her
eyi ekilir klan bir yan var. Sevda demek Edanaz demek. Onun yumuack, scak
sokulular demek. Bakt Surpik ablann oturduu evin nnde. Tanalberi da
ha da ypranm ev, beli bklm, yz burumu. Evsahibinin olu gelmiti
evlenince. O yzden karmt Davut'u. Davut teki eve getikten sonra hepten
bir bana kalmt. Belki de bir byk gibi ondan kagelmiti Edanaz. Dayana
cak gc kalmadndan. Umar tkenmiyordu her eye ramen. Tkenmiyor
mu? Sahiden? Uzun beyaz giysili, plak ayakl kadn bir gn tketmemi miydi
tmden, saatler boyu mendirein ucunda frtnaya kar oturduktan sonra? Fe
nere kilitlememi miydi kendini? Fenerin delisine kmt ad umar tkenince.
Kapnn tokman birka kez vurdu. Generden kendini kayalklara braktn
da. . . Soluunu tutup dinledi merdivenlerden inen pdk terliklerin sesini. Tekne
ge dnmt o gn. Bol balkla dnmt. Bereketle, kvanla. Gene de ge
dnmt. Yetiememilerdi. Gtrld yerden kap gelmi olmalyd? Fe
nere gizlice trmanm olmalyd, kimse grmeden. Surpik ablann kesik ks
rkleri duyuldu bir an. Davur'un kayalklara gitmesini engellemilerdi, ocuksun
sen diye, grme daha iyi diye. Kap ar ar ald. Surpik ablann vaktinden nce
krm, kllanm, izgilere boulmu yz. Duraksad bir an aknlkla. Sonra
glverdi sevinle. Davut, aslanm! Hele gel.. Nerelerdesin sen? Unuttu bu olan
bizi dedim. Vallaha unuttun. Davut eilip elini pt Surpik ablann. H i olur
mu? Anca ite . . . Ar ar ktlar merdivenleri Surpik nde Davut arkada. Eni
ten pek berbat. yice akld yataa. Sahi nceden de bu kadar yorgun muydu
S urpik ablann sesi? . . u lanet iki mahvetti onu. Ne eli tutuyor ne aya. Fel
demi devlet hastanesindeki doktor. Yattka yaralar alyor her yannda. rinle
niyor hepsi. ard Davut, Surpik ablann soluk solua kalna. Bu cevval, din,
durmak nedir bilmez kadna ne oldu byle? Kova kova su tard k uyudan gn
boyu, kmr karrd bodrumdan, siler sprr artrd. Kaynatt reeller, incir
tatllar, kzlck erbetleri de cabas. Gk demezdi gene de, pes etmezdi. Babamn
hastalna bile yetiti. Tas tas orbalar tad ona. Yumuack rekler piirdi.
stn ban ykad, yudu. Ah bir kzm olsayd Davut! Ama olmad ite. Allah
ocuk vermedi bize. Niye bilmem. Bir gnahmz vard elbet. Bozguna uramt
Surpik abla birdenbire. Dkrkl abanmt stne. Umursuzlua batmt.
Davut hafif hafif, sevecenlikle vurdu srtna. Akolsun Surpik abla, yakyor mu
sana umarszlk? Surpik abla ban sallad. Ne bileyim oul, ben de kartrdm
artk ne yakyor ne yakmyor. eri getiler. Yoksulluun bakeye kurulduu
odaya. Tavandan sarkan yirmibe mumluk ampul derin bir bungunlua kap
-----------------------

A___ -

+ JALE SANCAK

ayordu hemen. Rfat enite, o bir zamanlarn civanmerr delikanls, o cabbar


adam, o aslanlar gibi adam neredeyse pelteye dnmt. Kprdamadan yat
yordu yatanda. Davut onun da elini pt. Bir koltua iliti sonra. Rahat otur
aslanm dedi Surpik abla. Gryorsun ite. l sanki. Cann yitirmi sanki.
Ahhh ah! Daha ok burutu yz. Gryorsun ite. Seni bile tanmad. Doruy
du, bo bo bakyordu Rfat enite. Sefasn bakalar srd Davut, bakalar.
geirdi derinden. Bana da inmeli bir koca kaW. bu yata. Davut arplm yzne
bakt Rfat enitenin. Pek beterdi, rknt. yi ki Edanaz' getirmemiim ya
nmda. Korkard yoksa. Surpik ablaya dnp zntyle ban sallad. in zor
sahiden. Surpik gene o umutsuzlua batt. Zor ya . . . Hem de ne zor. Offf of! . .
Asndr sen, yemek hazrlayaym. Dolma sarmtm. Yok dedi Davut, tokum.
Edanaz hazrlamt kmadan evvel. Edanaz m? .. Hala vazgemedin mi ondan
be Davut' um? Niye acr gibi bakyordu Surpik dudu. Kolay olmuyor dedi Davut,
vazgeemiyor nsan. Fena derecesine dudaklarn srd Surpik. yi de .. u Edanaz
dediin . . . Bir sigara yakt Davut, iine ekti uzun uzun duman. Kt kz deildir
aslnda. Biraz nat ite . . Surpik abla irkildi, kaygya dt, bocalad bir an. Ah
Davut ah, korkulara salarsn beni. Bu sylediklerin korkutur beni. O ev yaramad
sana, hi yaramad. Dur, tatl getireyim de yiyelim. abucak dar kt, iki tabak
alp caml dolaptan. Ne olacak bu ocuun hali. Adalanm urubunu ratlnn
bol tunu. Keke gitmeyeydi oralara. Yeni ovulmu iki kak kard ekmeceden.
Keke yle helal st emmi bir kz bulup ... Neydi Surpik ablay korkutan. Kim
seye ktl yoktu Edanaz'n. Hele Davut'a hi. Bahtsz bir kzd esasnda.
Hoyrata kullanlm, hrpalanm, oradan oraya savrulmu bahtsz bir kz. Babas
Liver iin de ayn eyleri sylemiti bir keresinde. Derin bir ezginlik duydu iinde.
Ben de eziyet ediyorum utanmadan .. Gider gitmez gnln alacakt Edanaz'n,
balatacakt kendisini. Surpik abla sehpay ortaya ekip tatl taban Davut'un
nne koydu. Bir bardak da su. Gelecein iime domu sanki Davut. Bilirim
seversin bu tatly. Gld Davut. Eline salk. Ne zamandr benim de canm ekip
duruyordu. tahla, ince dilimlenmi ncirlerden birini diliyle dama arasna s
ktrd. Hakikaten pek leziz olmu. Kimse senin gibi yapamaz bu tatly. Ar ar
emerek inedi. Gerekten de zlemiti ncir reelini. Rfat enite i nleyerek du
vara dnd. Alan stn kalkp rtverdi Surpik. Yalnz olmaz insan dedi,
yalnz olmaz. Bak byle gnler de var. Bir bana kalp srnmek var. Ben olma
sam ne yapard Rfat? Kpekler glerdi haline. Ne demek istediini anlamt
Davut. Ben yalnz deilim ki Surpik abla. Edanaz var. Edanaz m? .. Yapma asla
nm, yapma yiit olum, o bir hayal, bir d sen de bilirsin. D m? Ne diyor
bu kadn? Hem de tehlikeli bir d Davut, incitici bir d. Tatl taban sehpaya
brakt Davut. Ben gideyim artk dedi. Surpik sesi daha yorgun, zntyle gld.
Bak kayorsun gene. Edanaz'a bir ey dendi mi kayorsun. Ah Davut ah, niye
byle oldun sen a oul? Niye olmayan bir kadna tutuldun? niye bir de sevda
landn? Bunca kanl canl, dipdiri kadn varken efrafta. . Davut ban ne edi.
Elimde deil, seviyorum onu. Edanaz' seviyorum, mutluyum byle. Ban bo
yere derecesine sallad Surpik. Yz daha da burutu, yaland. Yok yle biri,
Edanaz diye biri yok, kendi kendini yalnzla mahkum ettin. Benim de iimi
acmsn. Davut ayaa kalkt telala. Surpik aldrmad, srdrd, hepsi senin uyA

YLE BR SEVDA Ki +

durman diye. Artk kendine gelmeli, derlenip toparlanmalyd. Hepsi senin uy


durman yiit olum, yok yle biri, kulak ver bana, inan bir kez olsun. Sendeledi
Davut, tere batt, trnaklarn avularna geirdi. Birbir zorlukla kapya doru
yrd sonra. Dur gitme otur, dedi Surpik, ac ekmeni stemediimden .. otur
dinle. ocuum sayarm seni. Davut kskn kskn bakt Surpik dudu'ya. D
deil gerek o. Tmyle gerek. Gerekten de gerek benim iin. Onsuz lrm,
yaayamam bunu bil. Sonra hzla merdivenlerden aaya kayd. Edanaz' a gide
cekti. Onda avutacakt ksknln, yalnzln, babasnn Liver de avuttuu
gibi. Ona snacakt. Ayn hzla geceye karp karanln iinde gzden yitti a
bucak. e

- ----

--- - - ---

.A.._
.,,...

___

_____ .

MER ASAN
Olmuyor, Olmuyor, Olmuyor

NU da seviyorum, O'nu da. Ne demek mi? ki kadn da seviyorum; hem


Yelda'y hem de Selda'y. simlerindeki lirik uyum yreime de yansd.
Ayn anda ikiz bir sevgi tayorum.
ok deil iki gn arayla tandm onlar. lkin Selda'yla tantk, botaydm,
sevgili aranyordum. Ortaky' de bir barda zaman tefediyorken yanmza gelmiti.
Arkadalarn arkadayd. Bo yanma oturduunda krk yllk tanz gibi mu
habbete koyulduk. Konuurken koluma giriyor, gzlerimin iine bakyordu.
Mthi de kalalar vard abi, o kadar olur. Ben kendimi frlama sanrdm, hikaye,
bu kzn anasnn karnna girmesiyle kmas bir olmutur. O an iimden onu
pmek geldi, sarldm ve ptm. arm gibi yapp gld. Dalrken yine g
relim dedik, ite byle balad.
Yelda'y bir dinleri srasnda arkadalarm tantrd. Yine yanyana oturuyor
ve baz arklar birlikte sylyorduk. Bir arkda elimi tutup havaya kaldrd. O
ritmik salnmlar yreime de yansmt. Onunla da al telefonumu ver telefo
nunu deyip ayrldk.
Eee . . . Ne olmu yani, diyeceksiniz, bu kadarck eylerle ak m balar? Balar
ya da balamaz. Yaam eredi bir yol deil mi? Ben de kendimi neye ereceimi
bilmeden salmm gidiyorum. Bazen bir ak, bazen de bok ukuruna derim.
Temiz kaldm anlar aslnda yaanmamlmdr. te byle salmm kendimi
deryaya, mevlam kayra.
lk, Yelda'yla kmaya baladk. yle denk geldi, Sosyalist Pani'nin ile lo
kalinde karlatk. Partide sk sk toplantlar oluyor ve alevli tartmalara tank
oluyorduk. yle ki, daldktan sonra sorunu sndmz kafelerde tartmaya
devam ediyorduk. Bu arada sk sk karlatm Yelda'yla toplantlardan birlikte
kar olduk.
Drst ve ak szlyd Yelda. Sylemek istediini kvrtmadan sylemesi,
itenlii, dncelerini inatla savunmas sarmt beni. Toplannlarda sz ald
nda herkes susar, dikkat kesilirdi. Bunda alml ve gzel bir kz olmasnn da
pay vard. Ben de ondan pek aa kalmyor, hatta bazen inadna onun savun
duu grlerin tersini ne srp tartmay uzatyordum. Bu nedenle toplant
k beni yakalyor, "bu konuyu grmemiz gerek" deyip bir yerlere gtr
yordu, canma minnet. Al papaz, ver kz uzlamasndan sonra baka konulara
dalyorduk.

OLMUYOR, OLMUYOR, OLM UYOR +

Artk parti toplantlar dnda da buluuyor, sinemaya, tiyatroya, sahile gi


diyorduk. Arkadalarm da durumu fark etmiler, "hayrl olsun " dileklerini sun
mulard, ama daha elini bile tutmamtm.
lkenin de gndemi doluydu. Sorunlar bel boyuna ulam, partileri de
bomutu. Ortalkta korkun bir stikrar ;zlk kol geziyor, bundan da frsatlar
kazanl kyordu. stediin kadar " kafana takma" de, yerken, ierken, ierken,
kahvede ellibir oynarken sorunlar konuuyor, dnyorduk. Bylesi bir girda
bn iinde yzmeye alyordum. Sevgilisizlik de cabas.
Derken bir telefon; Selda. Akam Ortaky'delermi.
Bir masann etrafnda yedi-sekiz kiilik kzl erkekli grup olduk. Birounu
da tanmyorum. Doal olarak Selda'nn yanna oturdum. Gruptuk, ama herkes
yanndakiyle takaza ediyor, biralarn ekiyordu. Selda'da gnnde deildi her
halde, nk pek konumuyordu. Tam "Yerim byle grubu, " deyip kalkyorken,
Selda :
"Nereye?" diye sordu.
"Skldm be, " dedim.
"Hadi bana takl, " dedi, masadakilere, "Eyvallah ," ektik.
"imdi nereye?" diye bu sefer ben sordum.
"Yryelim, " dedi.
Kurueme'ye kadar hi konumadan yrdk. Boaza bakan bir kanepenin
ars zerine oturduk. Dibime kadar sokuldu Selda. Gzlerimin iine bakarak
ark sylemeye balad. Tam "imdi bir eyler" olacak diye dnrken,
" Benimle birlikte olur musun?" diye sordu.
imden "B ismillahirrahmanirrahim" ektim, armtm. O an aklma Yelda
geldi, ama aramzda bir ey gememiti ki. Soruyu yantlamalydm.
"Mmkndr," dedim, glverdi.
" Haydi o zaman bana gidelim," dedi.
Evine, yer minderleriyle deli odasna ald beni. Etraf kitap ve kasetlerle
doluydu.
"Sete bir kaset koyuver, " dedi ve mutfaa girdi. Biraz sonra elinde ikiler ve
erezlerle gelip kanepedeki gibi dibime sokuldu. O an tutucu yanm m kulla
naym, zgrlk yanm m diye dnceye dalmken,
"Anlat bakalm," deyiverdi.
"Ne anlataym?"
"Ne dndn ...
"imdi felsefe yapmann sras deil diye dnyorum. "
kisini brakp boynuma sarld. Minderlerin stne yuvarlanverdik. Yaa
mmn en heyecanl ve cokulu sevimelerini yudumladm diyebilirim. Yaam
buydu te.
Sabah olmu, uyanmtk. Giyinirken,
"Nasldk?" diye sordu.
"Dnmem gerek, " dedim, gltk.
nsan nsan deil de nsanlar olarak dnrdm. Toplumsal yaam, top
lumsal mcadele, toplumcu sanat, toplum . . . Toplumsal sevime, asla. imdi de
bireysel yaam, bireysel mcadele, sanatta bireysellik, birey . . . Yatama kadar gi"

-+

+ MER ASAN

ren bu kavramlar kovmann sras gelmiti. O neydi be, sevgili seerken bile siyasi
tercihlerimizle uyumluluk aryorduk. Kalalar, gsler, dudaklar daha m sonra
gelirdi ne?
u bireylerle ne ok ortak noktamz, ne ok da farkllklarmz varm. Fark
llklarn ekiciliini hep yadsmz ve bugne dek bu ekicilii yok etmenin
yollarn aramz. Oysa kkrtmalymz anasn sataym. Aslnda beni kkrtan
Selda'yd. Ama ne bir sz istedi, ne bir ey sordu, ne de bir daha grelim dedi.
Birka gn sonrasyd, Yelda'yla bulutuk. Beni grr grmez boynuma sarld.
"Naslsn?" diye sordu, sevecendi.
" yi," dedim.
Bir yandan da, "Ne bok yedim," diye dnyordum. nk Yelda'y sevi
yorum. Yantmn ksa oluundan holanmad :
"Ne demek iyi?"
"Ne demek istiyorum, " deyip, hafife kzaran yanaklarndan ptm. Doruca
bir kafeteryaya gidip oturduk. Yelda'ya,
"Gel seninle biraz felsefe yapalm, " dedim.
"Olur, nerden balayalm?"
"Yaam sorgulanmaya deer mi?"
"Yalla stat, Sokrates, sorgulanmayan hayat yaanmaya demez, diyor. "
" O kadar derine dalmayalm. Bana dn ne yaptm sor. "
"Sorduumu farzet."
"Tamam, dn seni bir kadnla aldattm." Ne diyeceini armt. Ban
nne edi. Bir sre hi konumadan ylece kaldk. Elimi uzattm, tutmad. Ba
n kaldrp yzme bakt :
" Felsefen bu mu?" dedi.
" lgin olan da bu. Benim felsefemde byle bir davran yoktu. Sana herhangi
bir sz vermememe ramen yine de kendimi, seni aldatm sayyorum. nk
seni seviyorum."
"Aldatmaya deer miydi bari?"
" Hi dnmedim."
Ksa bir susma faslndan sonra ayaa kalkt :
" Ben de seni sevmeye balamtm, ama ne seni ne de kendimi yle zrt prt
sorgulamaya niyetim yok. Yaam zaten bizi olabildiince yoruyor. Sense daha
balangta beni yormaya baladn ."
Ben d e ayaa kalktm. Birlikte kp sahil boyunca yrmeye baladk. Ko
nuacak bir konu bulamyordum, zaten otobs durana gelmitik. Yelda g
lmseyerek ellerimi tuttu :
" Eer beni yormaya niyetin yoksa, yine grrz" diyerek utu gitti.
Hep byle olmutur. Bir sevgili bulabilmek iin gnlerce aranrm. Buldu
umda da mthi severim. Bu arada anlayamadm eyler yaarm ve sonuta
ayrlklar der payma. Ayrlklarm sever hale geldim. Tan dlerimi ssleyen
sevgiliyi buldum derken prrr ...
Abi, ya onlar beni anlamyor, ya ben onlar. Anlamak iin evdeki btn ki
taplar kartrrm. En gzel ak hikayelerini, en iyi ak iirlerini okurum, hibiri
benimkileri tutmaz. Ama yine de olmuyor, olmuyor. olmuyor. 0

HRRYET YAAR
nce ve Gzel

'7AZI iyi gitmiyordu. Masadan kalktm.


.I eden bakan gecekonduya varmm.

Dalgn, yrye yrye, boaza te

O, kendi yapt oturaa uzanm, stinye'nin zerinden batmakta olan yus


yuvarlak, kpkzl gnei seyrediyordu.
Beni grnce bir, "Oooo!" ekti, doruldu. Masann zerindeki demlie davranp ieriye seslendi :
"Bir bardak getirin, heeey! "
Sarlp holatk.
Ayaa geiriliveren terliklerin telal, pdk sesleri yaklat. "Aaa, kim gel
mi!" diyerek bir kz ocuu kotu, kucama atlad. ndi, ieriye haber vermeye
gitti.
Bardaa ay koyan kemikli, byk ellerdeki titremeyi, dudaklardaki bykalt
glmseyite de grdm. Sevinten olduunu anlayp, geldiime sevindim.
imdi, seyrek geliimden yaknan dokundurmalar gelecek, ben de onlar
karlayacaktm. Hep yle olurdu. Yzme binlerce yllk sevgiyle bakan adamn
mavi gzlerindeki alamaya yakn sevinci grnce, bu eskimi kurgudan vazge
tim. Gzlerim sylemi olmal ki o da, "unuttun bizi" ile balamad. Hibir ey
sylemedi. Gzlerime bakt, bakt. .. Burnuma, gzlme, kulaklarma bakt . . .
Ben d e kendimi braktm . . .
Cebinden bir sigara kard, yakt. Ben yannda imezdim. Bardaktaki aya
bir kak eker koyup uzam.
Tavan arasndan iki kedi lk la tepemizdeki asmaya, ordan da yere
atlayp katlar. Gltk. Kedilerin gittii ynde, bahenin te ucunda, itlere
dikine dayanm bir ktk duruyordu.
"O ktk ne olacak?" dedim.
erden gelenler oldu, sarlp ptk. Oturup hal hatr sordular. Onlarla eski
kurguyu bozmadk, hobe edip sorutuk.
Yemek hazrlamak iin hepsi ieri dnnce, biten sigarasn bastrp duma
nn fledi.
"O ktk kuruyacak," dedi.
"Ne zaman kurur?" dedim. Ban nce kte, sonra yars batm kzl g
nee evirdi. Yanmza yremize sandalye ekip oturanlar oldu.
"Belli olmaz. Havaya bal," dedi.

HRRYET YAAR

"Ne yapacak
sn?" dedim.
Kalkr. Ar
admlarla kr
n yanna gidip,
gne grmeyen
yzn sre e
virdi. Gelip orur
du. Boalan bar
ay
dana
doldurdu.
" Olursa, ke
mene . . . " dedi.
"Olur, "
dedim, "niye ol
mayacakm?"
Gld.
" Dal
var,
buda var bu
iin, " dedi. "Olur
demekle
olur
mu? Bakalm ne
kacak iinden?"
Bir ey diye
medim. YemekDesen : Semih Poroy
ten sonra kalkp
dndm.
eve
imde, nedenini bilmediim ranmsz bir yenilme vard.
Yazy, yazdm kadaryla okudum. Tam da budak gibi bir yerde raklp
kalmtm. Masann zerine atrm.
Ka gn, ka hafta geti bilmiyorum. Elimdeki, hala iin kabasyd.
Kalkp ona gittim.
Szcklerle yazlan iir bazen, insann yaadnn nasl da uzanda kalyor!
Ben hibir ey sormam, hibir ey sylememitim. Gitti, elinde kemeneye
benzer bir oyuk aala geldi. Bahenin ucuna baktm, ktk yerinde yoktu.
Oyuun iinde elime taklan iskarpela kalntlarn yolarken :
" Daha ok ii var, " dedi. " ncelecek. tmez byle. Ses vermez. "
Elinin yavaln hep bilirdik.
"Ne zaman biter?" dedim.
"alsam biter," dedi. " Elim demiyor her zaman. Yoksa, olmayacak ii
kalmad. Baladm ya, gider. Szn de verdim . "
Sevinle baktk.
Eve dndm. Yaznn bana oturdum. Yaban szckleri ayklayp yerlerine
uyanlarn buldum. Yattmda, gn aydnlanyordu.
Huzursuz bir uykudan sonra, yeniden ie koyuldum. Batan sona okudum.

+-

A
-

NCE VE G ZEL +

Olmuyordu. Bir ey eksikti, ama neydi? Ben bu yazy son tmcesi iin, hatta son
szc iin yazmaya balamtm. Yaz oraya gitmiyordu.
Vardmda, daha uyanmamt. Bahedeki oturan stne uzanp, boaz
dan geen gemileri seyrettim. ay verdiler. kincisini ierken uyku ii gzleriyle
kverdi. Toparlandm.
Masaya peynir, zeytin koyarlarken syleniyorlard :
"u kiremitlerin altna iki tahta akmad. Tavandaki kedilerden uyunmu
yor."
"Sabaha kadar aa oydu. Sanki kuru para alacak! "
Gnee henz almam mavi gzlerindeki fkeyi sylenenlere evirdiinde,
ieri kavermilerdi.
" Benim iim bitti gibi," dedi. "Yalnz, kapak yok ite! " itlerin yanndaki
tahtalar gsterdi. "Bunlardan olmaz. Kknar olacak. " Gece ok dnp de
olurunu bulamam gibi, tahtalar kucaklayp evin arkasnda bir yere brakt,
geldi.
"lle kknar m olacak?" dedim.
"Kknar hem gzel ter, hem de ince ince oyarsn," dedi. "Kendinden damarldr. stne desen verir."
Yola bakt. " Bugn," dedi, "birisi geecek. Ona sylerim, getirir. "
"Ne zaman getirir?" dedim.
"Bir daha geerken getirir besbelli," dedi.
"Ya bir daha gemezse?"
"Geer. Hastas var bu tarafta. "
"yi," dedim, "gesin de . . . "
ylece ayrldk.
Yaznn sonunu aramay erteledim. kardm kadarnn, dilime taklan
yerleriyle uratm. Kimi yerini yontup sivrilttim, kimi yerini trpleyip yumu
attm. Sonunda iyice ele avuca geldi. Sevindim.
Ona gittiimde, keyfi yerindeydi. Kalkt, ieri girdi. Anladm. Prl prl, in
cecik bir kemeneyi, getirdi, ellerime brakt. Yzmdeki arkada sevincini oku
yunca, yine gitti, bir baka kemeneyle dnd. aknlm seyretmenin tadn
karyordu. Yeter, anlat diye baktm.
Titrek ve tane tane balad. lkinin yannda bir acayip kalan ikinci kemeneyi
gstererek :
" Bunu yapm birisi vermi adama," dedi. "O da beenmemi, benden ste
di . "
Gzlerindeki hakl sevinte kskanlk yoktu. ki kemene d e nmdeydi.
Birinin ince ve gzel, tekinin kaba ve irkin olduunu seiyor, "ama neden"
sorusunu yantlayamyordum.
"Dnde kemeneyi eline aldn m brakrrmazlar adama," dedi. " B u yarm
kilo eker. O elindeki, iki yz yetmi gram. "
Aradaki gramlar kafama vurulmu gibi akaladm. Baktka, baktka gr
meye baladm.
Acayip kemenenin boynu ksa ve kr, tekininki ince ve uzundu. Birinde,
tellerin eii ylesine kesilip konulmu, brnde ilemeli. Birinde, tel balanm
A

+ H RRYET YAAR

kulaklar dmdz ve kaln, brndekilerde tanmsz bir incelik. Birinin st tah


tas. . . te o kapak. . . Boydan boya damarl ve ince . . . Bir eski marangoz dost, ok
uzaktan getirmi. Kknar. Kknarn st damar damar. ..
Acayip kemeneyi ald gtrd.
Dndnde, "O niye uramam? " dedim.
"Uramtr, " dedi. "Adamolu iine iindekini dker, hey olum."
Dayanamayp, ilk kez i olsun diye konutu :
" Olmu mu?"
Elimdekini, kursal bir emaneti verir gibi uzattm.
" ay demleyin yahu!" diye ieriye seslendi.
Dudaklarnda ayn titrek, ama sevinli glmseyi vard. 0
Kanlca, 1 994

YK YAZMAK
SEVM GNDZ RAA
ykye olayn ok ncesinden deil hemen yaknndan balamal
ve olaya hemen girmelidir. Okur, daha ilk bir iki tmcede kendini
yknn dnyasnda duyumsayabilmeli, olayn geliimiyle ilgili
ipular alabilmelidir.
Herkes yk yazabilir mi?

Son yllarda yk ve roman yazma sanan zerine okuduum birok kitabn


kimilerinde - AB D ' deki niversite hocam da ayn gr paylayordu - isteyen
herkesin yeterince alrsa iyi bir yk ve roman yazar olabilecei, n ve para
kazanabilecei ileri srlr.
n ve para kazanlabileceine kar kmyorum; ancak gerekten iyi, sanatsal
deeri olan ykler yazmak iin bu alanda yetenekli olmak ve bu yetenei geli
tirmek iin pek ok almak gerektiine inanyorum.

Kimse size yazmay j;retemez, yazmay kendi kendinize ve ok alarak


renebilirsiniz

O zaman yle bir soru geliyor akla : B u konuda neden bu kadar kitap yazld?
Neden okullarda, niversitelerde "Yaratc Yazma" dersleri veriliyor? stelik de
neden bu dersler, " iir Yazma", "Roman Yazma", "yk Yazma", "Oyun
Yazma", "Senaryo Yazma" vb. blmlere ayrlyor?
nk byk ustalarn yaptlarnn ncelenerek varlan sonulardan yararla
nlmas gerektiine inanlyor. Kuramlatrlm bilginin bize zaman ve gven
kazandrdna kuku yok. Bir gerekliin ayrmna varlmas iin, o gerekliin
bir ad olmas gerekir. Ayrmna varmak, karanlkta el yordamyla kendimize yol
aramaktansa, bir eyi bilinle yapmamza yardmc olur. Yoksa u kurala uyularak
konumalar yazlrsa, yknn balangc yle olursa, ya da gelime blm y
knn u kadarlk blmn kapsarsa iyi bir yk olur denemez hi kukusuz.
Biz burada, anlan u zellikleri tayorsa yk adn alr, unlar yaplrsa yk iyi
olmaz diyebiliriz. Yazdnn iyi bir yk olmas iin yapmas gerekenleri yazar
kendisi bulabilir ancak.

yk nedir? Ne deildir?

En basit tanmyla yk birinin (ya da birka kiinin) bandan geen bir (ya
da birka) olay, bu olaylar yaayan kiilere ok yakn olarak, adeta onlarn
znde yaayarak anlatan ve kurgu olan yaz trdr. Edgar Allan Poe yky
uzunluu bakmndan, " Bir oturuta okunabilecek uzunlukta," diye betimler.
yknn bir baka zellii ise, lirik iir dndaki yaz trlerinin hibirinde rasA

+ SEVM GNDZ RAA

rlanmayan bir btnl oluudur.


yknn ne olmadna gelince : yk sketen deiiktir, nk skete kii,
ya da kiiler, duraan bir biimde anlatlr. Sketeki olay yalnzca kiinin zelli
klerini gstermek iin kullanlr. Kiinin bu olay sonunda deimesi sz konusu
deildir, yaanan olaydan nce de yleydi, olaydan sonra da yledir. Dn de y
leydi, yarn da yle olacaktr.
Oysa yknn dinamii vardr. Tpk yaam gibidir. yk kiisi bir olay
yaar, yol kavanda kalr, isel ya da dsal bir atk (ya da her ikisini birden)
yaar, fakat yaad deneyimden sonra, nceki kii deildir, deneyim onu dei
tirmitir.
yk, ne kadar ksa o lursa olsun, anek
dot da deildir. nk anekdotta bir ya da
;k romandan da
iki kii sz konusudur fakat ortam hi
ayndr. Genelde romanda
nemli deildir. Olay ayrntyla anlatlma
d gibi dnyann herhangi bir yerinde
olaylar ve karakterler daha
gemi olabilir, herhangi bir zamanda yer
oktur. ykdeki kadar
alm olabilir ve ounlukla gldrr.
btnlk sz konusu
yk romandan da ayrdr. Genelde
romanda olaylar ve karakterler daha oktur.
deildir. Romanda olaylar
ykdeki kadar btnlk sz konusu de
belirli bir konu evresinde
ildir. Romanda olaylar belirli bir kon u e
de olsa, sonda toparlanmak
vresinde de olsa, sonda toparlanmak zere
belirli bir uzakla kadar dalabilir. Kurgu
zere belirli bir uzakla
bakmndan uzun ykyle ksa romann
kadar dalabilir.
birbirine daha yakn olduu sylenebilir.

yknn eleri

yknn eleri, bir araya geldikleri zaman yky oluturan eylerdir.


Bunlar, 1 . Konu, 2. Fikir, 3. Ortam, atmosfer, 4. Kii(ler) , 5. Olaylar dizisi olarak
sralayabiliriz.
1.

Konu.

yk bir ya da daha ok olay anlattna gre bir konusu vardr. Olay ne


denli sade, ne denli ksa olursa olsun, bir olaydr, dolaysyla olayn anlatt ey,
yknn konusudur. ki tmceyle anlatlan bir olayn bile konusu vardr.
rnek : Yabandomuzu avna girmilerdi. Hava birden karard, korkun bir
frtna koptu.
Konu : Yabandomuzu avna gidenlerin birden frtnaya yakalanmalar.
Ne var ki ada ykde konuyu yalnzca 'anlatlan olaya' balamamak ge
rekir. Birok ada ykde konu, "olaydan te" bir "durum"dur. Yine de ykde
anlatlan "bir ey" vardr, ve bu da yknn konusudur.
2. Ana fikir.

yknn ana fikri, okurunuzun, okuduka alglamasn stediiniz eydir.


ykde, romandaki gibi uzun uzadya olaylar dizisi sz konusu olmad iin, ana
fikir konuyla ve yknn teki eleriyle i iedir. yk kiilerinin davranlaA

YK YAZMAK +

rndan kolaylkla sezilebilir. yknn anlatm biemi bile bize ana fikirle ilgili
ipucu verebilir.

3. Ortam, atmosfer.

yk kiilerinin iinde bulunduu, olaylarn yer ald mekan ve atmosfer,


yknn ortamn oluturur. ykde yer betimlemesi ya da, gelecek olaya okuru
hazrlamak iin kk sahne betimlemeleri olarak verilebilir. Kullanlan benzet
meler, gl yklemler, sfatlar, imgelerle merak uyandrabilir.
Kimi yklerde (zellikle ada yklerd) konu ve olay ok kolaylkla gze
arpmaz. Asl nemli olan yazarn fikrini, dnya grn, duygularn ve d
ncelerini okura iletebilecek bir atmosfer yaratabilmektir. Bu atmosfer yine de
bir yk atmosferi (yani, yine de bir olay - konu erevesinde) olacaktr. Olay ve
konu olmazsa, yaz deneme, makale 'ya da sohbet olur, yk olmaz.
4.

Kiiler.

yk bir ya da birka kiinin bandan geen olay ya da olaylar anlattna


gre, yazmaya karar verdiiniz zaman en nemli ilerinizden biri yknz iin
kii (ler) bulmaktr. Bu kiileri nereden bulacaksnz? Yakn evrenizden. k
noktanz kendiniz veya yaknlarnz da olabilir. Ancak stnde birleilen bir
nokta vardr ki o da udur : evrenizden rek kiiyi alp hi deitirmeden yk
nze kahraman yaparsanz, yalnkat, baarsz bir yk kar ortaya. nk tan
dnz o kiinin zelliklerine bal kalarak anlatmaya altnz zaman kendinizi
snrlandrm oluyorsunuz. O nedenle tek kii yerine, tandnz birka kiinin
birbirine uyumlu ynlerini alp bir yk kahraman yaratabilirsiniz. Ayrca y
knz stnde alrken o da sizden yeni kiiler bulmanz steyebilir. Onun se
sine kulak verin.
yk kahramannza ilikin, yknn gerektirdiinden daha geni bilgi ver
meyin. evremizdeki insanlarn kiiliklerini davranlarndan karsamalar yapa
rak reniriz. ykde de yntem bu olmaldr. yk kiisinin abuk fkeye ka
pldn yazar sylememeli, onun fkesini davranlaryla ve szleriyle gsterdii
bir ortam yaratmaldr. Okur, kahramann fkeli kiiliini onun davranlarndan
ve sylediklerinden kendisi sezinlemelidir.
Yukarda yky, kiinin bandan geen bir olayn anlatm diye tanmlad.
Kiinin bandan geen olay anlatlmaya deer olmal her eyden nce. Peki, bir
kii bir olay yaarken, her ey onun istedii ynde geliirse anlatlacak ne kalr?
Masallardaki son benzeri, " Onlar erdi muradna, biz kalm kerevetine, " deriz,
masal biter, sylenecek sz kalmaz. Demek ki, anlatlmaya deer bir olay olmas
iin kiinin kar karya kald bir durumda bir eliki, bir atk yaamas ge
rekiyor. ykdeki kii bir yol kavanda kalacak, bir seim yapmak zorunda
olacak. rnein, balk, u ya da bu nedenle bir an nce kyne ulamak zo
rundadr; frtnaya yakalanr. Bir baka kyya kp yaamn kurtarma yolunu
mu seecek yoksa lm tehlikesini gze alarak kyne girmeye mi alacak? Bu
bir arkdr. B undan bir yk kabilir. Ya da, kii sevgilisiyle ei arasnda,
zaman zaman onlardan kaynaklanan, zaman zaman yalnzca kendi iinde doup
gelien (ama gerekte yine eiyle sevgilisinin en azndan varlklarndan kaynakla
nan) kimi atmalar yaar. Bu atklar da bir ykye iwnu olabilir.
Kimi yklerde kiinin atks pek kolaylkla gze arpmaz, ama yk anA

+ SEVM GN D Z RAA

!atlm olduuna gre kesinkes bir atk vardr ve bir daha dikkatle okundu
unda grlecektir.
Gnlk yaammzda tandmz kiileri gzden geirelim. Sorunlarn bil
diimiz kiilere kendimizi daha yakn duyumsarz. Yine de yaamlarna ilikin her
eyi bildiimiz kiiler bize ok ilgin gelmez. Demek ki yaknlk duymamz iin
sorunlarn bilmemiz gerekse de ilikilerimizde biraz da gizem aryoruz. yk,
gerek yaamn bir yansmas olduuna gre durum orada niye deiik olsun? O
nedenle bir yandan kahramann sorununu okura sezdirip yaknln salamaya,
bir yandan da gizemi ykacak snr amamaya
almak gerekiyor.
..
a
yku.. dek. o lay kurgu larken
.
.
.
Oyku" k 1erme 1 k n br no ktay
.
.
.
..
dkkat edecegmz en oneml
daha belirtelim : yk kiisinin gereklii, inandrcl ok nemlidir. yknokta olay - kii uyumudur.
..
nzn kahraman bir ku da olabilir. RiKar tl klar, surprz Zer
ch ard B ach, n Mart sm anmsayal m.
. .
.. ..
oykude merak ve gerlm
Marr' nn yaamndan insanlara ilikin
gerekleri rensek de yknn kahraartrabilir, bunlar
man bir kutur. Ama ykde yaratlan
ku zzanmak yararz d r
. .
.
.
.
<?.rram n de gerek tr, nan d rc d r.
..
.. . .
kukusuz; ama oyku kler
Oyk kiisi insan da olsa, baka bir varlk
da olsa (Adalet Aaolu'nun "Duvar"
blmnde deinildii gibi
adl yksn anmsayalm) ll bir
nan d rc o z mak
.
..
abart, da has o. 1u 1.ti b r arptma ykil.
..
onkouldur.
kiisini ok ilgin klabilir. Yeter ki gereklii bozulmasn.

5.

Olay, Olaylar Dizisi.

ykdeki olay kurgularken dikkat edeceimiz en nemli nokta olay - kii


uyumudur. Kartlklar, srprizler ykde merak ve gerilimi artrabilir, bunlar
kullanmak yararldr kukusuz; ama yk kiileri blmnde deinildii gibi in
andrc olmak nkouldur. Silik kiilikli korkak birinin bir kabadayya yumruk
attn sylemek stersek bu iki kiiyi ok uygun bir ortam ve olaylar dizisi iine
yerletirmemiz gerekir. yle ki okur bir yandan arrken bir yandan da "Byle
ey olmaz, yazar bizi aptal yerine koyuyor, " dememeli.
ykde (romanda bile) kahramann bandan geen btn olaylar anlatmak
olana yoktur. Ayrca da anlatlsa ne kadar skc olacan dnn. ok ey
anlatmak sonuta hibir ey anlatmamakla edeerlidir. Ksacas yazar, anlatmak
stedikleri konusunda seici olmak zorundadr. yk yazar ise roman yazarna
gre daha da seici olmak durumundadr. stedii konuyu seemez anlamna
gelmez bu hi kukusuz; kahramannn bandan geen olaylar arasndan seme
yapmak zorunda olduunu sylemeye alyorum. Ana fikri neyse, ona ve kah
ramanna en uygun olay (olaylar) semek durumundadr yazar. Burada genel bir
kural iaret etmenin ok yararl olacana nanyorum : yk, uzunluu orannda
olay ve kii barndrr. ok ksa bir ykde bir, bilemediniz iki kii ve tek olaya yer
vardr ancak. (" Bizim stediimiz Ak Ve Para", William Saroyan, Yoksul nsan
lar, Trkesi : Memet Fuat) Oya Baydar'n, Adalet Aaolu'nun, Fruzan'n
-

YK YAZMAK +

yklerinde ise, daha uzun olduklar iin daha ok kii ve daha ok olayla kar
larz.
Kiilerin tantm, olaylara bal olarak yaplmal, yazar bu yolla sylemek is
tediklerini okura sezdirmelidir. Yazarn ana olay dndaki yan olaylan, ykye
yarar olduu oranda kullanmas gerekir, yoksa yknn btnl bozulur. Yan
olaylar, ya da sahneler, kendi ilerinde birer btn olsa da, ykdeki ana olayla
balar orannda gereklidirler. Ancak, kardmz zaman yknn btnl
bozuluyorsa, ykde bir eksiklik oluuyorsa, o yan olay ya da sahne ykmz iin
nem tamaktadr. Duvarda asl duran bir gemici fenerinden sz ediyorsanz, o
fenerin orada bulunuunun yknze bir ey katm olduuna inanmalsnz. Ya
kahramannz o fenerle bir ey yapsn, ya da denizle, gemicilikle bir ilikisi bu
lunsun; ama o fener o duvarda bou bouna asl durmasn.

yknn blmleri

imdi aadaki izelgeye gz atalm.


Balang- karmaa- dzene girme
Balang- sorun- zm
Balang- atk- karar
Balang- gerilim- zlme
Balang- soru- y2.nt
Balang- gizem- aklama

Bu izelgeye daha birok satr eklenebilir. Ama uras kesin ki, en genel g
rnmyle yknn balangc, orta blm ve sonu vardr.

Balang

Btn yaz trlerinde balang ok nemlidir. Ksa yaz trlerinde okur ilk
birka tmceyi okuduktan sonra yaznn btnn okumaya karar verir ya da
okumaktan cayar. O nedenle balang blmnde yazar ne yapp edip okurun
ilgisini ekmeyi baarmaldr.
Balang blm okuru olayla, ortamla ya da yknn kiileriyle tantrr,
ona gelecek olaylara ilikin pular verir.
Oykye olayn ok ncesinden deil hemen yaknndan balamal ve olaya
hemen girmelidir. Okur, daha ilk bir iki tmcede kendini yknn dnyasnda
duyumsayabilmeli, olayn geliimiyle ilgili ipular alabilmelidir.
ykye, ortam betimlemesi, ya da kii anlatmyla ya da dorudan doruya
konumayla balanabilir. Ancak okura kiileri tantmak kaygsyla, kiilerin kendi
aralarnda bildikleri eyleri syletmemelidir. (Bu kural, yk iinde yer alacak
btn konumalar iin geerlidir.) Bir TV dizisinden aldm u rnee bakalm
: Dizi balarken bir yatak odasnda, bir erkei bavulunu hazrlarken gryoruz;
kars ona yardm etmektedir. Erkek karsna yle der :

'1stanbul'a gitmem gerekiyor. Yeenim Hseyin, byk aabeyimin olu, babas


ldkten sonra iin bana gemi. Kardei Ahmet. . .
"

Bu konumada bence birok yanl var. Bir kez, aabeyin lmn erkein
ei kukusuz biliyordu; aabeyin olunun yeen olduunu ise herkes bilir. Bu
,'\

+ SEVM GNDZ RAA

hanm bu beyin eiyse Ahmet'in Hseyin'in kardei olduunu da biliyordur. Ola


ki hanm einin ailesiyle hi grmemitir ama yine de aile iindeki olaylar ve
kiilerin adlarn bilmemesi ok kk bir olaslktr. yle olsa bile oyun iinde
bunun bir lfaka biimde duyurulmas gerekirdi.
Yukardaki konuma bir yknn balangc olsayd yle verilebilirdi :

Erkek, aceleyle mutfaa girdi, yemek hazrlamakta olan karsna, "lk uakla
stanbul'a gitmem gerekiyor, " dedi.
Kadnda ve okurda merak uyanacak. stanbul 'da acaba ne oldu? Ayrca okur
kk bir ipucu yakalam olacak. Bu kiiler stanbul'da deil, fakat uak sefer
lerinin (dahas stanbul' a birden ok seferin) yapld bir kentte yayorlar.

Kadn, elindeki ba brakmadan kocasnn arkasndan yatak odasna gitti,


merakla, "Ne oldu? ok mu nemli?" diye sordu.
Erkek yatan stne kk bir bavul att, ekmeceden ald amarlar bavula
doldurmaya balad; bir yandan da karsna yant verdi. "Hseyin fabrikay devral
m. Ahmet'le aralarnda sorun km. Yengem beni aryor. "
Kadn yatan kysna iliti, "Babalarnn cenazesi kalkal daha iki gn oldu,
onlarsa birbirlerine mi dmler?"
Ya da baka bir balang yazlabilir. nemli olan konumalarn doal olma-

Si.

imdi de William Saroyan'n yukarda sz edilen "Bizim stediimiz Akla


Para" adl yksn okuyalm. yk yle balyor :

Adnz nedir? dedi kadn.

Joe, dedi adam. Dn gece Musso and Frank 's 'ta tanmtk.

Ah, evet, tabii, dedi kadn. Ne kadar aptalm, unuttum. Yazarsnz.


Brakn imdi, dedi adam, unutun onu da.

yle bylece srer. Olayn ve atknn ok kolaylkla gze arpmad, yal


nzca kadnla erkein konumalaryla sren ok ksa bir yk. ( yz elli, bile
mediniz drt yz szck.)

Orta blm

Olaylarn gelitii blmdr. ykde en geni yeri kapsar. Gerilim (gizem,


dm) bu blmdedir. Okur "Acaba daha sonra neler olacak?" sorusunu bu
blm okurken sorar. Gerilimin ne zaman yaratlaca, ne zaman dorua ula
aca, ne zaman zme geilecei konusunda ltler konamaz. Bunlara yazarn
(belki de yknn) kendisi karar verecektir. Belki de yazar yky, gerilim do
ruktayken bitirmeyi yeleyecek, sonucu, tartmalara ak olarak okura braka
caktr.

Sonu

Bu blm iin sylenecek pek bir ey olduunu sanmyorum. Gerilim z


lr, okur kafasnda oluan sorulara bu blmde yant (ya da olabilecek yantlar)
bulur.

''INLAMA''DA
ANLA Ti ZMLEMES
NEDRET TANYOLA ZTOKAT
"nlama " bir yandan bireysel bir dnmn yks, dier
yandan da toplumsal yaammza tutulmu bir ayna olarak
belirir.

ER EYDEN nce bilimsel bir yntem olarak kendini tanmlayan yap


salcln, "Son yllarda, hi deilse Bat lkelerinde artk yeterince tan
nan temel ilkelerinden ok, byk lde bu ilkelerden kaynaklanan yeni bir bi
lim dal(yla), gstergebilimle zdeletiine," dikkat eker Tahsin Ycel. 1 Ger
ekten de gnmzde yapsal yaklamn en verimli almalarnn gstergebilim
alannda verildiini, alma ve yaynlarn yakndan izleme olana bulduumuz
Paris Gstergebilim Okulunun devingen, atlmc bir yaklamla srdrd bi
limsel etkinliklerle bak alarn nceleme konularn alabildiine geni bir yel
pazeye yaymay amaladn, srekli bir kuramsal yenilenme iinde olduunu
gzlemliyoruz.
Bu almamzda Paris Gstergebilim evresinin balca inceleme konula
rndan olan metnin anlat dzeyinin (niveau narratif) zmlemesini kendi yaz
nmzdan bir rnee uygulamaya alacaz. Bilindii gibi Greimas gsrergebili
mi ilk almalarn yaznsal anlatlar zerinde gerekletirmitir : Maupassant,
Daudet, Balzac gibi zellikle on dokuzuncu yzyl yk ve roman ustalarnn
yaptlar eitli dzlemlerde ele alnmtr. Kuramla uygulamay bir arada yrten
bu bilimsel yaklam aamal bir zmlemeye dayanr. Metnin yzeysel yaps
(srructure de surface) ve derin yaps (srructure profonde) zerinde yaplan gz
lemler ve zmlemeler birbirini tmleyici niteliktedir. B ir baka deyile yzeysel
yapya ilikin gzlemler bizim anlamn derin yapsna ulamamz olanakl klar
ken, ancak derin yapya bavurarak yzeysel dzeyi tanmlayabiliriz 2 Gsterge
bilimciler yzeysel katmanda anlatsal (narratif) ve sylemsel (discursif) yaplar ele
alrlar, derin katmanda da ieriin anlamnn gstergesel zmlemesine gider
ler.
Bu almamzda Adalet Aaolu'nun "nlama"3 adl yksnn anlatsal
bileeni (composanre narrative) zerinde gzlemlerde bulunmaya alacaz. As
lnda elimizdeki yknn szce/eyim (enonciation) boyutunda, birbirinden ilgin
sylem teknikleri zerine kurulu olduu daha ilk okumada dikkati ekmekte,
hem dilbilimin hem de gstergebilimin szce/eyim kuramlarna bavurarak son
derece geni bir zmleme olana sunmaktadr. Ancak yk szce dzeyinde
anlatsal szdizimin yle tipik ipularn veriyor ki, biz de, bu almada gele.

+ NEDRET TANYOLA ZTO KAT

neksel Greimas tutum dorulrusunda ncelii yknn szce boyutuna tan


maya karar verdik.4
.
V. Propp Rus masallar zerinde yapt ayrntl incelemede5 btn masal
larn deimez biimde otuz bir ilev ve yedi eylem alan ierdii sonucuna var
mtr. Greimas hem bu almadan, hem de Etienne Souriau'nun Les 200 000
situations dramatiques adl yaptnda dile getirilen dncelerden yola karak
anlatsal dzlemde alt temel ilev bulunduuna dikkat ekmirir6 G reimas'n
anlar dzeyinde saptad alt eyleyen (actant) unlardr : Gnderici (destinateur;
znenin eyleme girimesini, bir edimde bulunmasn salayan gdlenmeyi ba
latr, onda bir istek uyandrr, bu, bir olgu, oluntu, kavram, durum, bilgi ya da
kii olabilir), Alc (destinataire : gdlenmeyi stlenir) , zne (sujet; ou kez
alcyla zdeleir, koullanm, gdlenmi, yoksun olduu deere ulamak iin
bir edimde bulunmaya hazr bir eyleyendir) , Nesne (objet; bir istek nesnesidir,
znenin ulamak iin edimde bulunaca deerdir), Engelleyici (znenin nesneye
kavumasnda onun edimini gletiren eyleyendir), Destekleyici (znenin deer
nesnesine kavumasnda yardmc ilev stlenir) . Hemen belirtelim eyleyen kiiyle
(acteur) kartrlmamaldr.
znenin deer nesnesini edinmek iin giritii edim en genel anlamda bir
durumdan (yoksunluk ya da balam) yeni bir duruma (balam ya da yoksun
luk) geitir. Bir baka deyile zne dnme urar ve bu sre dar bir anlatdr.
Tahsin Ycel' in belirttii gibi, "alabildiine yalnlatrlm, en kk boyutlarna
indirgenmi bir anlat sz konusudur burada".7 Bu dar anlatlar Anlat izlencesi
(programme narrarif) olarak adlandrlr. imdi elimizdeki ykdeki temel eyle
yen ve anlat izlencelerini saptamaya alalm.
J.

Seyfi Bey-Komular :

"nlama"nn ilk blmnde Seyfi Bey'in emekli ikramiyesi aldn bu ik


ramiyeyle neredeyse yarm braklm diyebileceimiz yeni bir apartmann zemin
katnda kk bir daire edindiini okuruz : " Buras ona, btn umut krc uya
rlarna karn, nihayet bir yerleiklik dinginlii vaat etmekte. " (s. 26) Memuriyeti
gerei o kasabadan bu kasabaya aranmakla yaamnn byk blmn geiren
Seyfi Bey'i bir zne olarak tanmlarsak, "dingin yaam" bir deer nesnesi olarak
belirir. Onda bu istei uyandran da kukusuz " Memleketin en uzak kelerinde
atanmad il-ile bulunmamas" (s. 25) durumu, bir baka deyile, Seyfi Bey'in
"dingin yaam" zlemesini salayan gnderici, Seyfi Bey'in "memur yaant
s" dr. Seyfi Bey yaam boyunca zlemini ektii bu yerleik ve huzurlu yaam
biimine sonunda emekli ikramiyesinin yardmyla ulaabilecektir. O halde "ik
ramiye" de bir eyleyen olarak tanmlanabilir : znenin deer nesnesine ulama
snda destekleyicidir. Ancak bu edime bir baka eyleyen daha karacaktr : en
gelleyici-komular. zne-Seyf Bey'in minik bir bahe, kck sevimli bir ev
hayalini yeni tanan komular karabasana dntrr : Tm dairelerin fazla e
yas bu minik baheye indirilir, ocuklar raplaryla Seyfi Bey'in dairesinin cam
larn krarlar, vb. Bylece ilk yaklamda, Seyfi Bey' in umut balad, ieklen
dirmeyi dledii, esenlikli (euphor ique) bir yer olarak tanmlanan uzam (daire)
zamanla esefiksiz (dysphorique) bir uzama dnr. Bu dntrme ileminin
A

"INLAMA"DA ANLATI ZMLEMES +

de yaptrc (manipulateur) znesi, komulardr. Bylece komularn engelleyici


lik ilevi metnin anlat boyutunda daha da salam biimde belirir.
lk blmn eyleyensel rnekesini yle belirleyebiliriz :
- - zne

Gnderici
" memur yaants"
(atamalar, vb.)
Engelleyici
"komular"

- - Alc

Seyfi Bey
"'

Seyfi Bey

> Nesne ------ -- Destekleyici


"dingin yaam "
"ikramiye"

- --- - -- --

Uzamsal adan da izleksel deerlerin tersyz oluunu yle gsterebiliriz :


"aparman dairesi"
nce
(Komular tanmadan nce)
/ esenlikli

2.

Sonra
(Komular tandktan sonra)
/

esenliksiz /

Seyfi Bey "syan kpei!'


-

Daha yknn banda, Seyfi Bey'in bir baka zellii okura aktarlr : Seyfi
Bey toplumsal arpklklara alabildiine duyarl bir kiidir. Ancak uygar kiilii
onun gsterebilecei tepkileri snrlandrmtr : "zdenetimin buyruudur :
Kimsenin enesine yumruk atmaz, bana tala vurmaz, bir bankann nnde
kuyrukta uzun sredir beklerken nne pikinin biri geince dahi barp ar
maz, "Ltfen sraya uyalm, " demekle yetinir". (s. 25) Bu zdenetim Seyfi Bey'in
toplumsal arpklklar karsnda zaman zaman duyduu fkeyi bastrmakla g
revlidir.
Bu fke metinde ilk kez "hakszlklara tepki duygusu" (s. 25) olarak belirir
ancak hemen sonraki satrlarda yazar eretilemeli bir anlatma bavurur : Hak
szlklara kar Seyfi Bey'in iinde ayaklanan "isyan kpei"dir. Bu eretilemede
" kpek" szlkbiriminin rasgele seilmedii metnin zellikle anlatsal dzeyinde
kendini gsterir. zdenetiminin buyruuna uyan Seyfi Bey bir edim znesi ola
cak ve bu "kpek"i dntrmeye alacaktr. Bylece "zdenetim" gnderici
ilevi stlenirken, Seyfi Bey de bu gdlenme sonucunda iindeki "isyan kpe
i" ni, bakaldrma drrsn yartrmay baarr. Byle bir eretileme derin ya
pda "hayvansal / insansal" yerdeliklerine (isotopie) (B) gndererek metnin ok
anlaml derin yapsn da bize duyurur.
te yandan Seyfi Bey'in iinde barndrd bu eretilemeli "kpek" stlen
dii birden ok ilevle neredeyse bakahraman Seyfi Bey'in yksn glgede
brakacak niteliktedir nk karmak bir yaps vardr. Bir yandan Seyfi Bey'in
-----------

- - - -- ---- -- - - - - - -

Y K

.A._
-y'

--

- --- --- - -- - -----

"INLAMA"DA ANLATI ZMLEMES +

iinde barnmas asndan onunla zdelemitir : "Hayattan ve kitaplardan


edindii birikimle" (s. 25) onun bir paras olmutur. Ancak dier yandan da,
Seyfi Bey bu duygunun acmasz boyutlara ulamasn engellemek iin zdeneti
me bavurmu, kpei eitmi, evcilletirmi, dolaysyla onun gdleri dorul
tusunda doal geliimine ket vurarak, bir anlamda onu sindirmitir. yknn
ba Seyfi Bey'in iindeki " isyan kpei"ni eiterek onunla uzun sredir at
masz yaad konusunda bizi bilgilendirir. Ancak yknn ortalarnda apart
manda yeni komularn yaamaya balamasyla (s. 28 : "Hal byle olunca ( . . . ) ili
isyan kpeinin yanna.") kpein "sakin" den " azgn" a doru bir deiime ura
masna tank oluruz. Bu dnm balatan gnderici yine " komular" dolay
syla apartman yaantsdr. Seyfi Bey' in balkonuna girercesine park eden tpgaz
kamyoneti, balkon duvarlarn kale diye kullanan apartman ocuklar, yukar
balkonlardan akan deterjanl sular, kap nlerinde ylm terlikler, hindi bo
azlayan komu, vb. toplu olarak gnderici ilevi stlenir. ine sindii evcil ka
lptan kpei karp, azgnla, iddete zendirir : "Seyfi Bey, gemiten bugne
iinde bilmeden bytt talim terbiye grm evcil kpein deiik, tehditkar
hrlaylarn ilk o zaman (. .. ) ayrt etti. " (S.28)
"komular"
(Gnderici)

>

" isyan kpei"


(Alc)
A

"iddet"
(Deer nesnesi)
Komularla hibir biimde uzlaamayacan anlayan Seyfi Bey iinde ayak
lanan, azgnlaan, kudurmaya balayan isyan kpeini evcilletirmeye, iddetten
uzaklatrmaya giriir. Bylece anlatsal dzeyde Seyfi Bey'in edimi kpei b
rnd azgnlktan yoksun klmak olacaktr. Bu arada metinde bir baka eyleyen
belirir. Vendetta adl yk, Seyfi Bey'e bu sindirme ediminde yardmc olacaktr.
Bir baka deyile bu edim aamasnda Seyfi Bey' in bilgisi (yk) destekleyici ilevi
stlenir. Anlan ykde intikam amacyla gdlendirilen kpei aklna getiren
Seyfi Bey azgn " isyan kpei" ni sindirmek iin bir strateji gelitirir. Daireyi satn
alrken dledii tm gzellikleri aklndan silmeye alarak "iinde kudurduka
kudurmakta olan katil aday kpei smskletirme eitimine balad " . (s. 3 1 )
Bunun yolu da baran aran ocuklar duymamak, yukar katlardan baheye
atlan plere kendi pn de katmak gibi eylemlerden geer. Bu gibi altr
malar dorultusunda Seyfi Bey'in balatt bu eitim baarl olur nk "iin
deki azgn kpein ulumalar yava yava azalr" (s. 32) ve kpek "ar sessizliine
gmlr". (s. 32) Bir baka deyile Seyfi Bey' in edimi "isyan kpei"ni "azgnlk"
durumundan "uysallk"a dntrr.
Bu izlencenin baarya ulann bize bildiren en nemli olay kukusuz met
nin geriliminin dorua ulat kazadr. Komu ocuklarndan biri inaat iskele
sinin zerinde tehlike iinde oynarken Seyfi Bey ve "kpei" yerlerinden kml
damaz ve duyarszca ocuun lmne tank olurlar. Burada yknn banda
-- - --- --

.A. ----- -------- ---- A D A M


-y

______

+ DOST KRPE

yer alan "D, hadi d" nermesi yinelenmirir. Bir anda anlarcnn sesinden
ayrlan yeni bir ses duyarz : Sindirilmi de olsa evcilleririlmi kpein sesidir
bu.
Bir durumdan baka bir duruma gei olarak ranmlanan geleneksel anlat
(recir) ranmn gz nne alrsak9 nlama' nn son derece yetkin bir rnek ol
duunu kolayca gzlemleyebiliriz. te yandan yknn usralkla oluturulmu
anlarsal bileeninin yine ayn usralkla retilmi bir sylemsel bileenle tmlen
dii de aka grlr. "syan kpei" nin hantallap, yalanp yerinden kalkamaz
hale geldiini okurken Seyfi Bey' in davranlarnn bir zamanlar arr komu
larna benzedii gzmzden kamaz. Bylece, yknn sonlarna doru, Seyfi
Bey'in tm yaam boyunca holanmad hatta kar kr deerlerle uyum
salayarak rahata erdiini okuduumuzda, iindeki isyan duygusunu yarrrmaya
alrken uygar kentli bilincini de kreltmeye alt sonucuna varabiliriz. An
larsal dzeyde ilk aamada saptadmz deer nesnesi "dingin yaam" gerekre
mernin son blmnde kavuulmu bir deer nesnesi olarak karmza kar. Seyfi
Bey dinginlie kavuur. Ancak bu dinginliin ierii deimitir, rpk sonunda
arpk dzenle uyum salayan Seyfi Bey gibi. Bu ierik deiiklii metnin uzamsal
boyurunda da dorulanr. Seyfi Bey bir zamanlar esenlikli olmas iin onca u
rar bu dairenin esenliksizliine karn orada yaamn srdrecektir.
Bu adan bakrmzda da "nlama" bir yandan bireysel bir dnmn
yks, dier yandan da toplumsal yaammza turulmu bir ayna olarak belirir.
Byle bir mernin ise ancak oul okumalarla rketilebileceini ve ancak bu tr
yaklamlarla ok katmanl yapsna ulalabileceini de belirtmek steriz.

1Tahsin Ycel, Yapsalclk, stanbul, Ada Yaynlar, s. 74


2A. J. Greimas-J. Courtes, Semiotique. Dictionnaire raisonne de la theorie du fangage, l . cilt,
Paris, Hachette, 1 979, s. 372
3"Adam yk", Say 2, stanbul, Ocak-ubat, 1 996, ss. 25-33
4Genel olarak, szceleyim yknn anlatl, "aktarl biimi", szce ise sylemin, memin,
yknn, ksaca, "aktarlan"n kendisi olarak tanmlanr.
5V. Propp, Masaln Biimbilimi, (ev : Mehmet Rifat-Sema Rifat) , stanbul, BFS, 1 985
6A. J. Greimas, Semantique Structurale, Paris, Larousse, 1 966
7Tahsin Ycel, a.g.y., s. 1 06
s Yerdelik sylem dzeyinde yinelemelerle belirginleen ve derin yapda belli kategorilere ba
lanan anlam elerinden oluur.
9J. Courres, Analyse semiotiqe du discom, Paris, Hachette, 1 99 1 , s. 70

DOST KRPE
Eyll

ENDEK deiim ne zaman m balamt? Dorusu kesin bir tarih vere


bilecek durumda deilim, ama srarc davranacak olursanz (ki bundan bir
an bile phe etmiyorum) yaammda bir eylerin yolunda gitmediine dair bir
nsezinin beni ilk uyarmaya balad dnem olarak 1 977 kna dikkatinizi e
kebilirim. O sralarda bir yandan gece okullarna gidip renimimi srdrmeye
alrken, bir yandan da tannm bir reklam irketinde muhasebecilik yaparak
srarla hayatta kalyordum. Kirada olsam fazla dayanamazdm herhalde, ama evin
bana ait olmas en parasz zamanlarmda bile bir umut, bir gvence veriyordu
bana. Btn akrabalarm Artvin'deydi, ve ben tm yaamm stanbul' da geirmi
ve pek ok kiiyle tanm olmama karn bana muhasebecilik iini bulan Murat
ve baka birka kii dnda tm arkadalk balarm koparmtm. Pelin'le ta
nmadan nce bu durumdaydm ite; arkadasz, tek bana, tanmad bir
dnya karsnda akn ve baarma hrsyla dolu. Ama dal1a ncesi de vard tabii,
yoo hayr, bunu inkar edecek deilim, ok ok daha ncesi vard, elbette vard,
tpk hep bir daha-nceye sahip olan her ey gibi, insanln evrensel laneti, hep
geriye doru, hep geriye, asla yeni bir balang yapamadan, hep hesaplanamaz
zaman nce balatlm bir eyleri srdrme abasnda, her eye bu denli yabanc
olmamzn sebebi bu olmal, baka ne olabilir ki, kendimizi tanmaktan bile aci
ziz, bir sonumuz olduu hayaliyle yayoruz, ne budalalk, en azndan gelecei
mizi bilme abasyla, ona sahip olma, onu kontrol etme, sonsuz yaam ya da yok
olu hep nc seenekten habersiz yayoruz anlamadmz tek ey bu yani
benimseyebileceimiz tek seenein belirsizlik olduu dierleri bize gre deil is
tediimiz kadar yapay kalpler karacierler icat edelim ya da Tanr'ya adaklar
adayalm belirsizlii kullanmay renemediimizden onunla savamay tercih
ediyoruz yapmak yerine ykmay retirken bile ykmn kuklalaryz ama beni
yanl anlamayacanz umarm kendimi sizden stn gryor ya da ayr tutuyor
deilim tersine tm budalalarn en budalas olarak gryorum kendimi tpk o
megul edici kitapta dendii gibi kendini ycelten alalacaktr ve yaamn yitiren
onu bulacaktr ve ykm ya da uzlamann dnda nc bir seenein hayalini
kurmak delilikse ben delilerin en stn en yola-gelmezi olacam ve insanlarn
gznde alalacam ltfen konudan uzaklatm sanmayn bu sat rlar okuyan
sizler ki tanmasam da varlklarnz parmak ularmda hissediyorum ltfen beni
kendinize yakn grmeyin nk bu da bir belirsizliktir ve kullanmasn bilmeyen
A

EYLL +

zihinlerin imgeleminde iddete dnecektir Eyll. Bu kelime nasl da inanlmaz


armlarla dolduruyor beynimi. Hi bkmadan defalarca tekrarlayabilirim.
Eyll. Eyll. Hayr, Eyll aynda ak olmadm, ya da herhangi bir Eyll'de
nemli bir ey gemedi bamdan (ne de olsa, eytann Szl'nde belirtilmesi
gerektii gibi, on iki aylk bir bezginliin dokuzuncusudur Eyll) , aksine, ne
zaman Eyll gelse, genelde neeli ve delidolu biri olarak tannan ben iime ka
pandm, insanlar grmek yerine gkyzne bakmay tercih ettim, bulutlarda
yazl olanlar kitaplardakine yeledim, yamur damlalarn en scak, en konforlu
odalardan daha huzur verici saydm. Eyll. Bu kelimeyi sylerken hissettiklerim
sonsuza dek sizden apayr biri klyor beni, bana benliimi armaan ediyor, ye
niden-douumun habercisi oluyor, beni kimsenin asla duyumsayamayaca
(bundan nasl emin olduumu sormayn , nk Egaeus'un dedii gibi bilmek
ikna etmeye almak zahmetinden kurtulmam salyor) armlarla tantra
rak varolduuma dair yaamm boyunca edinebildiim tm kant sunuyor bana;
yine de yaamm periyo tlara blme eilimiyle yayorum, bu bir hastalk bende,
gemiimden ayr tutulma hastal, evet evet, sizdeki hastaln ayns ite, ben
de gemiime bazen aalar bir gzle, bazen gpta ederek bakyor, ama asla o
zaman da imdikinin tpatp ayn olduumu kabule yanamyorum, u anda bile
yanamyorum, kabullenemeyeceim kadar korkutucu bir gerek bu, deime
illzyonuyla yaadm kavramak, kendimi ktletirememek, olduumdan
daha fazla alaltamamak, yalnzca koul meselesi ben bu sonuca vardm sterseniz
bir rnek vereyim bylece daha iyi anlarsnz bir ocukluk annz ele aln ben
rnek olarak benimkini veriyorum be yandaym Souksu'nun bir sokanda
oturmu Tun adnda bir dostumla misket oynuyorum daha dorusu oynam
yorum da Almanya' dan o sabah gelen yeenimin armaan ettii misketimi yere
atp tutuyorum gurur duyuyorum kocaman iinde yzp duran renkler kahve
rengi beyaz krmz o srada yirmi yirmi be yalarnda iki klksz yanmza gelip
bizi izlemeye balyorlar ben tabii korkuyorum ama erkeklie de bok srmemek
lazm korkmamak lazm korktuumu belli etmemek iin misketi atp tutmay
srdryorum onlar yokmu gibi davranmaya alyorum imdi korktuum ba
ma geliyor klkszlardan biri misketi kapyor ben ne yapyorum her eyden nce
rahatlyorum tabii bunun olmas beni sevindirmiyor ama en kt korkum ger
ekleti artk rahatm belirsizlikten kurtuldum anlyorsunuz ya bir an iin kur
tuldum belirsizlikten bunun verdii rahatlk Herakles'in miras rahatlam ama
sorumluluk sahibi bir insan tavryla misketimi geri istiyorum anlyorsunuz ya geri
alma umudum yok yleyse niye yapyorum bunu belirliliin penesine dtm
bir kez robotlar insanlardan daha rahattr ben de robot gibi misketimi geri sti
yorum biri uzun boylu olan dilerinden biri krk n dii ama yle krk ki
dmdz tam ortadan aprazlama dikgen olumu bu dikgenin arasndan
geen ses diyor ki hi paramz yok diyor ki bu misketi satp eve dneceiz gen
di srtyor br tren bileti alacaz diyor sonra yeterince elendiklerine karar
vermi olacaklar ki gerekten de pek elenceli bir ey saylmaz yaptklar kalkp
gidiyorlar ben alamaya balyorum salyalarm topraa damlyor garip bir zevk
veriyor toprakla btnleiyorum sanki salyalarm sanki topraa boalyo rmuum
gibi bunu imdi anlyorum elbette yzm kpkrmz Tun'a bir eyler yapsana
A

+ NEDRET TANYOLA ZTOKAT

diyorum benden byk ya Tun aresiz ne yapabilirim diyor bana ne yapa


bilir azyla topraa da boalamayacana gre zavall Tun benden de aresiz
gsz olmann ezikliiyle bir yandan da kpeke bir rahatlama ama bir gn onu
boazn skan birinden kurtaracam bilmiyor bir gn dediim de ay belki
de drt ay sonra misket olayn unutuyoruz ve bir ku kapan alp almama ko
nusunda ateli bir tartmaya giriiyoruz ben almama taraftarym nk btn
para benden kacak nk enitemlerin verdii tm para ona gidecek enitem
ldnde ne anlamsz bir yaam teyzemle annem kavga ettiler nk gece ziya
retlerine pek meraklyd salnda tartma Tun'un bana ksmesiyle sonula
nyor ben kfr etmeyen ocuk enitemlerin verdii parayla ku kapan almak
istemiyorum kular yakalamak istemiyorum onlar ilgilendirmiyor beni kitap al
may seviyorum ben babamdan gizli kumbaram kran apartmanda rak kokusu
her taraf le gibi nk kitap almak istiyorum nk yalnzca ansiklopedi ve
szlk okumak istemiyorum btn kitaplar okumak istiyorum ktphaneyi
soymak ama on iki yama kadar ktphane yz grmedim tanana kadar sonra
da sabahtan akama kadar kadnn olu da vard benden byk ay ikram eder
lerdi bana fazla gelen giden de yoktu zaten kck al bakalm erbetini derlerdi
drt kak ve her gece oray soymay planlardm soymay ve okumay teker teker
masal kitaplarn yazlar seven ay.
Dediim gibi, sizi ikna etmeye almak gibi bir niyetim yok; bunlar yaz
makla bile sizden ok fazla ey istemi oluyorum zaten. Yalnz unu bilmenizi is
terim ki ben de inanmak iin kant aramadm, kantlar grdkten sonra ikna
oldum. Anladm ki yine ayn ekilde davranacaktm, u anda be yama dnsem
yine ayn ekilde davranacaktm. Tabii be yamda olduumu sanmam kou
luyla, her ey aynen tekrarlanmal tabii. Kandrmacann biricik kouludur bu.
Evet, koullar aynen tekrarlanmal, ve benim yine ayn ekilde davrandm g
receksiniz. elimde deil bu, ben bir makineyim. Evet, yalnzca bileik koullarn
bir rn benim tavrlarm, dncelerim, bundan phe mi ediyorsunuz? Sa
mimiyet, tm sorun bu ite. nk sizi temin ederim ki her deneyimin iki ayr
yz vardr, ve bazen, bir beden ssz otoyola boylu boyunca uzandnda beyni
scak asfaltla tanr.
Umarm beni anlamakta glk ekmiyorsunuzdur; gryorsunuz ya, yeni
olan her eye kar bir merak uyanmt bende. Yalnzla kar, kendi ayaklarmn
zerinde durabilme yetisine kar, sevgisizlie kar . . . Yeni insanlar tanmak de
ildi istediim, ama eskilerden kopmakt. Yeni uralar bulmak deil, eski
uralarm terk etmek cazip geliyordu bana. Yeni bir evren yaratmak iin deil,
eskisini deiik bir ekilde alglamak iin urayordum. Sorgulama; acmasz bir
sorgulama balamr benliimde, ok ksa srede kontrolden kt. Kendime
acmyordum; gszlere yeterince acmtm yaamm boyunca. Ruhum bir ye
nilenmilik duygusuyla dolup tayordu, . sahip olabileceimi asla ummadm bir
enerjiyle. Bu noktada kelimelerin greceliinden kaynaklanan bir yanl anla
mayla kar karya bulunduumuzdan eminim. renmek sadece bir bilgi ya da
beceri edinme ilemi deildi benim iin , daha ok seziseldi. Neyin doru neyin
yanl olduunu sezebiliyordum, kanta gerek yokru. Bilgi zmn yourabile
cei bir ham urdu, o kadar; bu hamurdan istediim her eyi karabilirdim onaya,
A

l<

i"

(.x;; K.crr/

ama hamurdan bamsz da deildim. Onsuz ie girimenin, en azndan bu aa


mada, lgnlk olduunu biliyordum, ve hep snanacam ann gelmesini bekli
yordum, yeni edinilmi glerimi kullanabileceim ve ya daha glenip ya da eski
halime dneceim sonray.
Bu deiim hevesinin beni hazrlksz yakaladn syleyemeyeceim; hayr,
ta en bandan beri, az nce aslnda varolmadn akladm o belirsiz en-batan
beri farkndaydm her eyin. Ama bu farkndalk hibir ekilde telalandrmyor
ya da karmaaya srklemiyordu, tersine, snrsz bir umarszlk ve kendini be
enmilikle arkama yaslanmaya, yaamma olanlar, bu kadar ksa bir sre iinde
kimsenin tanmad bir adam olup kmama yol aan etmenleri en ufak bir
onaylamazlk belirtisi gstermeden gzden geirmeye tevik ediyordu beni. Artk
ne eskiden gittiim barlara uruyor, ne de bir zamanlar ok yakn olduum in
sanlarn ismini alyordum azma. Tm sosyal varlm, d dnyayla olan tek
bam oluturan, kurulmas yllar alan dostluklar yaammdan tmyle karp
atmam iin birka ay yetmiti.
Bulduum yeni iin karlmamas gereken bir frsat, bir iaret olduuna in
anyordum. Tam paraya ihriyacm olduu bir srada karma kmt. Tand
klara isiz olduum haberini yaym, kafelerde pinekliyor ve gazetelerin ilan say
falarn saatlerce didik didik ederek gnde otuz jeton harcyordum. Derken bu
Murat denen ocuk, pek de samimi deildik ya, bana bir i bulduu haberiyle
kageldi. Tesadf? Okulu brakmaya karar verdim, bylece kendime daha fazla
zaman ayrabilecektim. Dorusu gerekten ihtiya duyduum rek ey buydu. e
girdikten ksa bir sre sonra ikiye blndm. Kelimenin ram anlamyla ikiye
blndm. Acdan ok aknlk veren bir blnme oldu; eski ben bir adm geri
ekilip yeni tand bir yabancnn insanlar analiz erme ve onlar ynlendirme
r'\ D J\. M

c)

+ DOST KRPE

konusundaki olaanst becerisini hayranlkla kark bir kukuyla inceliyor, yeni


ben ise eski benin b udalalyla alay ediyordu. evresindeki nsanlar birer kitapt
bu yeni varlk iin; zihinlerin bir kez okunup srlar aa ktktan sonra, hibir
ekici yanlar kalmyordu.
Bylece vaktimin ounu insanlarla alay etmeye ayrr oldum. Onlarn iinde
yaadklar evreni lmcl bir ciddiyetle kalplara oturtmalar dayanlmayacak
kadar komik geliyordu bana. Pasomu grmek steyen otobs ofrnden karl
nda src belgesini gstermesini stiyordum. Amerikan ktphanesindeki ki
taplarn altn kurunkalemle izen garip kiinin kimliini aa karmak iin
saaderimi harcyordum. Sezilerimle yayor, yalnzca varolmaktan bile inanlmaz
bir zevk alyordum. Ryalarm son derece karmak bir hal almlard. Gerek
gibiydi her ey. Birbirleriyle balantl ryalar gryordum. Genellikle ayn anda
kii oluyordum. Dev bir otelde geen bir ryada hem kurtadam, hem orelin
dedektifi, hem de kunadamn ldrmek stedii sevgilisi olmutum ayn anda.
Bir bakasnda da hem kk bir odada yaayp hi dar kmayan bir adam,
hem arada srada bu adam ziyarete gelen sevgilisi, hem de bu ikisinin dnce
lerinde yaayan ve onlarn sevimelerini izleyen nc bir varlk. Bu kiilerin kim
olduklarn lesiye merak ediyordum. Bilinaltmn rnleri, yani bana ait varl
klar m? Eer bu doruysa kendi kendimle konuuyor, kendi kendimle seviiyor,
kendi kendimi ldrmeye alyordum. Doruk noktasna bir gece birilerinden
kaarken tantm bir kza ak olduum ve onunla dolu dolu bir ay yaadm
(inann abartmyorum) bir ryayla vardm. Uyandmda dnyalar bama ykl
m gibi oldu. Nasl da alayp szlandm, nasl rpnp durdum uykuya dalp geri
dnmek iin, varlndan bir an bile phe duymadan iinde bir ay yaadm o
d dnyasna! Bouna! Yok olup gitmiti her ey, kafamn derinliklerinde yok
olup gitmiti. O kz ryalarmda bir daha hi grmedim, bana ne geldiini de
bilmiyorum.
Yeni kiiliimin bana kazandrd ataklk ve kendine gven sayesinde, ksa
saylabilecek bir sre iinde olduka geni bir evre edinmitim. Dorusu bu in
sanlarn arasnda ok rahat hissediyordum kendimi. Pek kafa yormaya ya da cid
diye almaya gerek yoktu. Zaten bir yl kadar sonra, kar konulmaz bir monoton
ve tekdze yaama tutkusuna kaplmtm. Eskiden arkadalarn grmeden bir
gn geiremeyen ben, artk iten kp evime bir an nce varmak, kitaplarma ve
mziime kavumak iin can atyordum. Arkadalarm da fark ediyordu bu son
deiiklii. Karl bir k akam (hayr, aylardan Eyll deildi) iki kar altmzdaki
halkla ilikiler servisinde alan Murat telefon ederek o gece S . . . . . adnda bir bara
gideceimizi, tiraz edeceimi bildiini ama bouna enemi yormamam nk
her eyin ayarlandn bildirdi. Ben de, gerekten itiraz etmek istememe karn,
nedense kendimi yorgun hissettiimden fazla sorun karmadan kabul ettim.
Yeni nsanlarla tanma steimi oktan yitirmitim oysa. knda hepimiz
binann nnde toplandk. Murat beni yanndakilerle tantrd : Sadk adnda,
uzun boylu, aptal grnl, kolej mezunu bir mzisyen (ald bas gitard sa
nrm) ; Nee adnda ksa boylu, tombul yanakl, l gzl bir kz (nedense bala
benzetmitim onu, konserve edilmi bir bala, her an kokusunu duyabilecekrim
sanki), siyasal bilgilerde okuyordu ve Dev-Sol yesi bir sevgilisi vard, ama sevgiA

EYLL +

!isi o gece nerede olacan bilmiyordu galiba; Aylin adnda, durmadan sakz
ineyen, en stn yaratc zihnin bile fazla ssleyemeyecei ylesine kendi ha
linde bir kz; Adnan, edebiyat hocasyd ve pis kokan bir piposu vard; bir de
Pelin, onu tarif etmek istemeyiimi umarm anlayla karlarsnz. Sadk, Nee vr
Aylin Murat'n klstr 1 3 1 'ine bindiler; Pelin'le ben de bir taksiye atlayp onlar
takip ettik.
" Bir ey sormak istiyorum," dedim, taksi hareket ettikten sonra.
"Tabii, sorun, " diye karlk verdi Pelin.
"Sen kimsin?" Yzme gerek bir aknlk ifadesi vererek sormutum bu so
ruyu. Ses tonumda rahatszlk verebilecek en ufak bir tn yoktu. " Ben kim
miyim?" Ufak bir kahkaha att. "Adm Pelin."
" Bunu sormak stemediimi biliyorsun. Sen kimsin?"
" Hmmmm. Kimim acaba? Bir dnelim. Bak, bu ok zor bir soru. Niye
daha kolay bir eyler sormuyorsun?"
"Ne gibi?"
"Ne i yaptm sor mesela. Ya da kimin arkada olduumu. "
"Pekala. Daha kolay bir soru sormay deneyeyim. Burada n e aryorsun? "
"Yine zor bir soru. N e aradm ben de bilmiyorum desem?"
"Biliyor olmalsn. nk adet gryorsun ve sinirlerin tepende, yine de bi
zimle gelmek istedin, hi tanmadn insanlarla tanmak iin. Oysa sinirlisin ve
baka bir yerde olmay tercih ederdin. Ama nerede?"
"Adet grdm nereden kardn?"
"Ama gryorsun, yle deil mi?"
"Aslnda evet. Hay Allah, ok zor bir ey bu. "
"Sanrm. "
" Sen nereden bileceksin? H i adet grmedin k i. . . Bunun nasl bir bela oldu
unu bilemezsin. Her ay, drt be gn sinirlerin tepende geirmek. . . Berbat bir
ey, inan bana."
" nanyorum, merak etme. Etrafta adet nedir bilmedii halde gnn yirmi
drt saati sinirleri tepesinde gezinen milyonlarca insann yaadna da nanyo
rum. Ama bunun nemi yok, en azndan u an iin. Bana elini verir misin?"
"Tabii. Niin? "
" Bilmiyorum. Yalnzca tutmak istedim."
Gze arpan hibir ekici zellii yoktu. Duru bir yz vard; canl, parlak
gzleri. Beethoven dinlemeyi seviyordu ve yaama kar kimseye balanamayacak,
hibir ey zerinde kafa yaramayacak kadar kaytszd. Belki de bu yzden ilgimi
ekmiti; egom, canavarca egom bu kaytszl bir tr meydan okuma olarak al
glam olmalyd. nsanlarla abuk yaknlamaya alkndm, bir dakika iinde
kararlatrlan, en ok bir hafta iinde tkenen ilikilere, ama Pelin beni bile a
rtmt. Taksiden indiimizde aramzdaki tm duvarlar ykamamtk geri (bu
yalnzca sevimekle gerekleebilir) ama birbirimize yakn iki dosttuk artk. Bu
durum Pelin'i artm ve rktmt; yllar boyu insanlarla arasna koymaya
alt mesafeyi hie sayp dokunmam sarsmt onu. Barda gece yarsna kadar
oturup konutuktan sonra dar ktk ve ptk. Ona ne kadar yaknlarsam
yaknlaaym bu yaknlk az geliyordu bana; ona dokunmak, bana kar becerikA

+ DOST KRPE

sizce takmaya abalad btn maskeleri bir anda yrtp atma istei uyandr
yordu. Hissettiim her eyi yalnzca onlar hissetme ihtiyac duyduum ve uygun
bir frsat kolladm iin hissetmi olabilirim, bilmiyorum. Mantm bu konuda
aresiz kalyor. Tek bildiim ey u; Pelin'in uzun sredir beklediim snama ol
duunu grememitim, oysa imdi grebiliyorum.
nsanlarn birtakm ortak zelliklere ve birtakm farkllklara sahip oldukla
rna inanyorum. nanyorum ki, nsanlar kontrol etmeyi uman biri nce kendini
kontrol edebilmelidir. Btn gerekleri gizlerken bile insanlarn en ak szls
olduuna yrekten inanabilmelidir; kendinden kaarken bile kendine doru
komaldr. nanyorum ki, yaamlarmz srdrrken kimseye itiraf edemedii
miz birtakm kurallarn varln kabul ederiz. Aklamaya altmz anda ge
erliliklerini yitiren, belirsizleen, komik grnen kurallardr bunlar; benliimiz
de yatan gizin anahtarn ellerinde tutarlar. nanyorum ki baz insanlar, ki ben
onlardan biri deilim, snavlarn baaryla verirler ve bu gizemin kalbine inmeye
hak kazanrlar. Benim gibilerse yenilgiye urar ve ne eski yaamlarna geri dne
bilir, ne de gizemlere gzlerini kapayabilirler. Onlar grrler, ama yalnzca bir an
iin, belli belirsiz, sisli sularn zerinde yryen hayaletler gibi; yaam denen
yansmann efendileri, ayna mtuculardr onlar. Grntlerin asl sahipleriyse,
koyun srsnn iinde gezinen isimsiz yaratklardr. Bedenleri otoyola uzanr,
ve beyinleri asfaltn scaklyla tanr, aknlk iinde.
Deime srecine girdikten sonra pek ok kiiyle birlikte oldum; Pelin'le ta
ntm srada da Banu adnda bir sevgilim vard. Banu'nun niye sevgilim oldu
unu bilmiyorum; herhalde bana sorumluluk yklemedii iin . niversite yur
dunda kalyordu Banu; Kars'tan gelmiti. Maddi ve manevi sorunlar vard,
hepimiz gibi. Ailesi bir an nce evlenmesini istiyordu, sonra isterse boansn.
Banu yaammda rastladm sevimekten gerekten lgnca zevk alan iki ki
iden biriydi. stelik eer hamile kalp ocuunu aldrarak bekaretinin bozul
masna gz yummasa, hala bakire olacan ve bundan evlenene kadar kesinlikle
vazgemeyeceini sylerdi bana. Bu kadar deer verdii bir eyin cinsel iliki s
rasnda deil de krtaj yaparken bozulmas ironikti dorusu. Yaamnda hi ger
ek dostu olmadndan yaknrd. Nianta'nda, lks bir maazada tezgahtarlk
yapyordu. En byk zevki i k bir bara gidip bira imekti. Pelin'le tantm
gece Banu'ya daha fazla katlanamayacama karar verdim. Pelin'i yaamma sok
madan nce iyi bir temizlik yapmak stiyordum. stelik, daha nce de sylediim
gibi, yalnzlk beni korkutmuyordu artk.
Kendimi gereinden fazla aa vurduumun farkndaym. Ama bunu enge
lleme ihtiyacn da duymuyorum epeydir. Yazdklarmn okunmas ihtiyacn da
duymuyorum; yazma ihtiyac ve okmma ihtiyac, farkl kavramlar bunlar. Ge
miimi gzden geiriyorum, evimde kiiyle iki ierken gryorum kendimi.
Ya da avularmn arasndan kayp giden bir misket iin alarken, bir sevgilinin
yazlnda uyanm tl perdelerden szan gn ndan saklanmaya alrken,
ssz bir otoyolda boylu boyunca uzanrken. . . Her ey ayn anda olup bitiyor ka
famn iinde; sonsuz kalnlkta eski bir film eridi. Salonda oturuyoruz, sonra
klar sndryorum ve mutfaa gidiyorum yoksa daha m nceydi ama nemi
yok mutfaktan dndmde oraya ne yapmaya gittiimi de bilmiyorum ya bu
J\

J\

EYLL +

ikisi yani Sadk ve Pelin Aylin de karlarnda gzleri fal ta gibi kararsz kanepeye
uzanmlar bulank holn klarn da sndryorum ve yanlarnda ama hep o
eski ekingenlik bir kez daha kaybetmeyi gze alabilir miyim hayr kzyorum
birden ve aralarna girip Sadk kafasn kaldryor aknlk ve ben Pelin'in boynu
bembeyaz kokusunu alyorum am ormanlar gibi yumuack tuhaf gl bir
nsezi itiliyorum ona ank utanmak yok yaammdaki her ey gibi deiik dn
yalar bu da deiti alev alev son balar da kesip atyoruz mz ve Aylin karda
ama ne yapyor karanlkta belli olmuyor ki herhalde fal ta gibi belki de szm
can cehenneme verdiklerinden fazlasn istemesinler yeter karmasnlar geici
maceralara insanlar tanmak istiyorum bu benim doam ve artk yalnzlktan
korkmuyorum oysa sahiplenme duygusu bir kez gizemlerini aa vurduktan
sonra yalnzca onlar elde etmekle ilgilendiimi biliyorlar varlklarna bile katla
namadm oysa o sonsuz gizem karanlkta bile iyice yaklayorum oria yanp kl
olmadan yaklaabileceim kadar iin tuhaf sanki hibir eyin farknda deilmi
gibi ama o da sarho yle deil mi bu derece kaytszlk Tanrm ac veriyor ac
ekiyorum neredeyse iin tuhaf aresizliimi hissediyor ve geri ekilmiyor neyse
ki Nee ve Murat ierde bense fkeliyim hala onu paylayorum nk o altn
sars salara dokunular o am kokusuna bencil herifin tekiyim vakit gece yar
sn oktan ve oturmu uzaktan seyrediyorum bitkin sarholuk iinde o da sevi
mek istiyor biliyorum bunu aznda sakzyla uzaktan bize bakyor koltuun s
tnden karanlkta parldayan gzleriyle kapana kslm gibi ama eskisi kadar
rkek deil sonra uzanyorum kollarmn altnda titriyor sonra dudaklar yle
ekingen ki ama o da sarho ve ben de sarhoum ve hepimiz ve Pelin'le Aylin'i
ptryorum Tanrm bu inanlmaz saatlerce karlarna geip ve iin tuhaf
lk la iin tuhaf gece yzlerce dokunuun arasnda eriyip tkeniyor ikili
nefesler boynumda kulaklarmda ensemde tm bedenimde.
Uyandmda tl perdenin tesinde ldayan gn karlad beni. Bir
baka uyan anmsadm ve korkuyla yerimden sradm. Bir an iin Yalova'da
olduumu sanmtm. Sonra mutfaktan gelen sesleri duyup kalktm. Grne
baklrsa Pelin dnda herkes gitmiti. O da zerinde beyaz, kolsuz bir tirtle
(aknlkla bunun benim tirtlerimden biri olduunu fark ettim) omlet yap
yordu. Beni grnce glmsedi. Dudaklarna yumuak bir pck kondurdum.
Birlikte omletleri tabaklara koyduk ve mutfak masasnda yemeye baladk. Bir
yandan da keyifli keyifli sohbet ediyorduk. Konutuklarmz da son derece ipe
sapa gelmez eylerdi. Uzun bir sre akn kimyasal bir olay olup olmadndan
bahsettik. Ben hi ummadm bir anda ak oluverdiim iin akndm. Pelin'in
hi akn bir hali yoktu. Aslnda ak olmu gibi bir hali de yoktu. Sonra, onunla
yaadka, bu kaytsz grnn kendi dndaki her eye uygulandn gre
cektim. in tuhaf, herhangi bir eye kar gerekten kaytsz olup olmadn
bugn bile anlam deilim. Bana kar btnyle kaytsz olmadna itenlikle
inanyorum. Hatta buna eminim diyebilirim. Ancak elbette bana kar u kadar
kaytlyd ya da kaytszd dememe olanak yok. Sadece bana kar kaytsz olma
ynn benim iin yeterli olduunu belirtmeliyim; yaamndaki pek ok eye kar
btnyle kaytsz olduundan pheleniyorum nk.
Kahvalt srasnda hemire olduunu ve genellikle her ay yalnzca on gece
A

---+

--

--

+ DOST KRPE

nbete ktn, kalan zamanlarnda almadn rendim. kinci bir ie gir


mesine gerek yoktu; hemirelikten ald para rahat rahat yetiyordu ona. Hasta
nede kalyordu ve fazla harcamas yoktu. Hemire okuluna olan borcu da yaknda
bitecekti. Yine de Edirne'deki ailesine para gndermek zorunda kald zamanlar
biraz skyordu. Btn bunlar anlatrken keyifle dinledim onu. Kendinden
bahsetmesi houma gidiyordu. Azmdaki jambonlu yumurtalar inemeye a
lrken niye benim yanma tanmadn sordum. Nasl olsa kira sorunu yoktu.
Ev de ikimize yetecek kadar geniti. Ayrca kazandmz parayla krallar gibi ya
ayabilirdik. Gld. Bu karar vermekte biraz acele edip etmediimi sordu bana.
Ben de hi acele etmediimi, nk ona deliler gibi ak olduumu yledim.
"Koca bebek!" dedi bana ve tabama biraz daha jambonlu omlet koydu.
Tahmin ettiim gibi fazla eyas yoktu. Bir sr kitab vard, ve acayip giysi
leri. Hi bu kadar deiik layafeti bir arada grmemitim. O da benim dan
klma biraz ard. Ama ksa sre birbirimize altk. kimiz de pek sokaa k
myor, birbirimizden baka kimseyi grmek stemiyorduk. Elimizden gelse ie
bile gitmeyecektik. Artk yaammdaki en byk zevk geceleri onun dizlerinin
dibinde kitap okumak ya da gece yars birlikte oturup gzel bir korku filmi izle
mekti. En huzurlu ve mutlu gnlerimi y:yordum.
Pelin'in tartmasndan iki hafta sonra Banu'dan bir telefon aldm. Pelin o
gece nbette olduundan evde yalnzdm. " Seni artk grmek istemiyorum, " dedi
ifadesiz bir sesle. Bunlar sylediini konumasndan bir saniye nce duymutum.
"Tamam," dedim. Ksa bir sessizlik oldu. "imdi mutlu musun?" diye sordu.
" Evet," dedim ve yine sustum. Ksa bir sessizlik daha oldu. Telefonun kapand
n duydum. Hat lmt.
O gece uzun sre uyuyamadm. Kafamda pek ok dnce vard, ama hibiri
Banu'yla ilgili deildi bu dncelerin. Pelin'i dnyordum. Pelin 'in kim ol
duunu, onun yaammda ne aradn dnyordum. Niye ona kar bylesine
gl bir turku duyduumu, niye ondan bakasn grmek stemediimi, niye
onunla birlikteyken bile kendisini zlediimi, gzlerindeki, baklarndaki din
ginlii, sessizlii, evin iinde gezinirken hareketlerindeki yumuakl, bir bardak
arab yudumlarken dolgun dudaklarnn kenarlarnda beliren kvrmlar, ders
notlarndan birinin kenarna yazd ocuka bir iiri, okuduu kenarlar hep k
vrk felsefe kitaplarn, siyah beyaz bir fotoraftan uzanan glmseyiini, ona ait
her eyi, sevgi duyduum her eyi, gizemi, bu yakc tutkular iin zayf bir klf
olmann bedelini, benliimin iinde kvrand acy, gnler haftalar getike
ktleen durumu ondan baka hibir ey dnemiyordum artk garip bir sa
plantya dnmt ilk balarda ona kar duyduum ak bu durumun farknda
olmam hibir eyi deitirmiyordu bir srmalnn srma olduunu bilmesi neyi
deitirir ki yannda ila yoksa eer ona dokunuyor ama dokunamadm asla
dokunamayacan ve benden ok uzakta olan eriilmez bana kapal biliyordum
zihninin bir kesi zihninin de tesinde hatta onu asla kavrayamayacam bir
blge korkurucu seviirken bile uyuyuunu seyrederken bile yzne ay vurup
onu solgunlatrrken ve gzkapaklarnn altnda zihni dleri izlerken ve ben sa
bahlara dek uyumayp sonra ertesi gn bitkin ve giderek dikkatsizleiyordum
iten de oktan ayrlmtm o olmasayd ama zaten ayrlmak istememin de sebebi
A

EYLL +

oydu yaammdaki her eyin sebebi oydu beni ten beni ynlendiren drt ama
asla kpekletiimi dnmeyin ona bunu yapamayacak kadar sayg duyuyordum
ak olup kpeklemek ok kolaydr aslnda bu kpekleme sayesinde kardaki
nin akn kazanmak mmkn olur ama kpeklememe olanak yoktu bunda bir
terslik olduundan filan deil belki ben de kendimi tanyamyordum artk ona
hibir eyi belli etmemeye alyordum ama hi tanmadm duygular kskanlk
o ilk gece Sadk ve Aylin'le ve grnrler zihnime kazlyd yakc alev gibi asla
byle hissedebileceimi sanmazdm kskanlk yeni tantm bir duyguydu
yepyeni beni lgna evirecek kadar yeni ve ayrntl ve acaba hep bu soru ka
famda acaba ya Sadk onu gryor mu ya Aylin ocuklatm biliyordum ama
bir ocuun zararszlna sahip deildim bu da korkutuyordu beni kendimden
korkuyordum neler yapabileceimden ama syledim ya Pelin'e hibir ey hisset
tirmemeye alyordum oysa iin iin ama eminim fark ediyordu ama hibir ey
sylemiyordu fark ettiini bile belli etmiyordu yleyse ben nasl biliyordum belli
etmeyiinden ikiyzl sinsi bir yarata dnmtm kendimi temizlemeye a
lyordum ama bouna bouna btn abalarm bouna Sadk'la onu kanepenin
stnden grdke ve Sadk rlplak ve o da rlplak ve oral aklm bamdan
gidiyordu oysa byle eylere aldrmak ylesine yabancyd ki benim iin lmcl
bir hastala yakalandm hissediyordum kendimden nce sevdiim kii iin
lmcl olabilecek bir hastalk yleyse hastala Pelin yakalanmt ve farknda
deildi benim bedenimde daha dorusu zihnimde yakalanmt bu hastala ben
onu yok edebilecek olan hastalktm ama hayr bunu dnemezdim bile yle
deil mi Pelin'i yok etmeyi nasl dnebilirdim canavarca bir dnceydi bu
benliim paralara blnmt arada ekitirilen kimdi peki ite o bendim ben
den artakalanlar ite o bendim.
Onu ldrme dncesi ilk olarak ne zaman m belirdi zihnimde? Bunu da
yanrlayabileceimi sanmyorum. Ondan giderek daha fazla nefret ediyordum.
Ayn zamanda korkuyordum da; giderek bir Tanraya dnyordu hastalkl
imgelemimde. Btn ilkel korkularm aa kmt. Televizyonun karsnda hi
kmldamadan saatlerce oturuunu izlemek, geceleri sabaha dek przsz bede
nini ve yzn seyretmek varlklarndan haberdar bile olmadm olaanst
korkular tattryordu bana. Oysa o, bugn bile nanyorum ki, bir eylerden
phelenmesine karn durumun ciddiyetinden btnyle habersizdi. Nasl haberi
olabilirdi? ylesine saf, ylesine masum ve hayat doluydu ki! .. Kendisinden ne
kadar nefret erriimi asla anlayamad, tpk kendisini ne kadar sevdiimi anlaya
mad gibi.
Genellikle birlikte iyi vakit geiriyorduk. Beni asl rahatsz eden dnceler,
o iteyken ya da yan bamda uyurken beynime enlerdi. Hatta bazen sevi
irken bile ... Sevime sonralarnda biraz rahatlyordum; tad tad sohbet ediyor,
glyor, birbirimize sarlyorduk. Ama sonras. . . Kendimle ba baa kaldm
mutlak yalnzlkla dolu, uzun, bitimsiz saatlerdi onlar. Uykusuzluk peimi b
rakmaya niyetli grnmyordu. Uyuyabildiim bir ka saat iindeyse asla kada
dkemeyeceim dehetli kabuslar gryordum. Neyse ki uyanr uyanmaz hemen
unutuyordum bu kabuslar. Yalnzca korkun bir felaketin eiinden dnm
olma duygusu kalyordu iimde. En sonunda bir gece, yamurun bkp usanma/\ D /\ M

+ DOST KRPE

dan gnlerdir yamakta olduu bir sonbahar gecesi lk la yataktan frla


dm. Grdm ryay anmsyordum, ve imdi biliyordum ki aylar boyunca hep
ayn ryay grmtm!
Bir sre ylece karanlkta oturup sakinlemeye altm. Duyularm alacak
kadar keskinlemiti. Kayna belirsiz bir yerden gelen duvar saati vurular tok
mak gibi indi beynime. Yamur sokak zgaralarndan kanalizasyon geitlerine
akyordu. Sonra Pelin beni ekip yanna uzatt. Duyarl parmaklar tm bede
nimde gezindi, beni sakinletirene dek; onlara kar koymadm. Sonra salarm
kartrd bir sre. "Ter iinde kalmsn ," dedi yumuack bir sesle. "Yok bir ey, "
dedim konuyu geitirmeye alarak. Verebileceim en kt yantt bu. "Yoksa
yine kt bir d m grdn?" rkildim. " Farknda mydn?" "Tabii farknday
dm. Ka haftadr doru drst uyumuyorsun. Aslnda seninle ' bu konuyu ko
numak istiyordum. " " Konuacak bir ey yok." "Var rabii, koca bebek seni!"
Burnuma koca bir pck kondurdu. " Ben senin iini okurum!" Birden kendimi
rahatlam hissettim. Ona sarlp yzn pcklere bodum. "Anlat bakalm
derdini," dedi srar ederek. Yz prl prl parlyordu. Size yemin edebilirim,
yz karanlkta parlyordu. Onu hi o anki kadar sevmemitim. Akn da te
sindeydi bu. nsan duyarllnn tesindeydi. " Dinlemek istediine emin misin? "
diye sordum. "Naslsa uykum kat, " diye gld. "Biraz masal dinlemeye ihtiya
cm var! " "Tamam, " dedim arkama yaslanarak. " Bunu sen stedin." Ve ona her
eyi anlattm.
" Bundan bir sene kadar nce Asl adnda bir sevgilim vard. Pek ciddi bir
beraberlik saylmazd bizimkisi, ama birlikte ok eleniyorduk. Asl'nn ailesinin
Yalova' da bir yazlklar vard. Ne zaman stanbul' a dnseler biz de hemen soluu
bu yazlkta alr, birka gn tatil yapardk. Bu yazlk Yalova'nn dndaki sitelerde,
Aydn 6 denilen bir yerdeydi. Evin ram nnden olduka ilek, ehirleraras bir
karayolu geiyordu. Kamyonlarn, minibslerin, urlarn hi eksik olmad bir
yoldu bu. Yapacak iim olmadnda, le vakitleri rnein, bu yolun kysnda
bir banka oturur ve gelip geen aralar izler, bir yerden dierine gitmenin an
lamszln dnrdm.
"Bir sabah yine (beni bilirsin, her zamanki gibi) ge bir saatte uyandm. Ya
tan tam karsndaki pencereden giren gn rl perdenin arasndan ram
yzme vuruyordu. Uzun sre, kalkp perdeyi ekmeye bile enerek, ylece
tembel tembel yattm. Asl karken odann kapsn aralk brakmt ve salondan
ablas Nihal'in sesi geliyordu. Bir telefon konumas yapyordu besbelli. 'Ever,
evet, ' diyordu. Tam burada, bizim evin nnde, ' diyordu. 'Parampara olmu,
bir grsen, her taraf kan iinde,' filan diyordu. Kalkp ortla dar ktm. Evin
nnde yze yakn insan toplanmt. Asl' nn da aralarnda olduunu grdm
ve yanna gittim.
"Asfaltn zerinde bir insan vcudundan artakalanlar vard. Be on metre
boyunca i organlar uzanyordu toz toprak iinde. Cierler, barsaklar, ne oldu
klarn anlayamadm bir sr er paras. .. Gzlerin biri de bunlarn arasndayd .
Dieri ortalarda grnmyordu. Terlikler birka metre arayla yolun kenarna
frlamlard. Cesetten geriye kalanlarsa gazete katlaryla rtlmlerdi. Asl'dan
rendiime gre len iki blok temizde oturan yal bir kadnd. Evinden sabah

- - - -

EYLL +

kahvalts iin ekmek almaya km ve bir kamyonun altnda kalmt. ofr de


durmadan kap gitmiti. Sonradan kz olduunu rendiimiz bir kadn deliler
gibi alyordu. Bir yandan da ' Benim suum! Brakn beni! Benim suum!' diye
lk atp duruyordu. Bakkala girmeye enmi, annesini gndermiti.
" Uzun sre yoldaki cesedi inceledim. Kendimi garip hissetmeye balamtm.
Dnsene, filmlerde ya da kitaplarda bu trden bir grntyle karlaan n
sanlar genellikle balarn evirir ya da kusarlar. Oysa ne benim, ne Asl' nn, ne
de oradakilerin kusmaya flan niyetimiz yoktu. Hepimiz asfalta sal paralarn
arasnda geziniyor, gevezelik ediyor, kadndan artakalanlar merakla inceliyorduk.
Byle bir grntyle kolay kolay karlaamayacamzn bilincindeydik. Kadn
lar birbirlerini drtyor, ocuklar burunlarn kartryorlard. Kimsenin her
hangi bir eye aldrd yoktu. Bir ara bir stgeit yaplmas iin yolu tkama gi
riimi oldu, ancak gstericiler ksa srede datld. Bu fikir ofrlerin pek houna
gitmemiti.
"Olay kavramaya birka saat sonra baladm. Kendimi bir dte gibi hisse
diyordum. Daha o sabah benim kadar canl ve sapasalam olan bir kadnn i
organlar imdi asfaltta sergileniyordu. lm onu hazrlksz yakalam olmalyd.
Herhalde sabah ayakkablarn bile giymeye gerek grmeden, terliklerle dar
karken birka dakika sonra lecei dncesini aklnn kenarndan bile geirmi
yordu. Oysa yaam az nce sona ermiti ve imdi ona ne olduundan kimsenin
haberi yoktu. nsanlar kendileri lmedikleri iin mutluydular. Ben de lmediim
iin mutluydum. O asfalta uzanp insanlarn beni seyretmesine katlanmak hi
houma gitmezdi dorusu. Beni asl artan, doada da en ufak bir deiikliin
olmamasyd. Kadnn yokluu hibir deiiklik yaratmamt. O halde benim
yokluum da hibir deiiklik yaratmayacakt. lmm salar sevindirecek, n
sanlarn yaam ben ldkten sonra da ayn canllkla srp gidecekti. O gece
Asl'yla sahilde gezinirken hep tuhaf eyler dnp durdum. Kendimi savun
masz hissediyordum. lm bana acmayacakt; bunu ilk defa anlyordum. i
menlere uzandk. Gkyz prl prld. Ama o yal kadn bundan habersizdi.
Peki bizim habersiz olduumuz eylerden haberdar myd acaba? Bizim greme
diimiz eyleri gryor muydu? Yoksa tamamen yok mu olmutu? Bana neler
gelmiti? Benim bama neler gelecekti? Dnsene, kadn ne kadar basit bir ras
tlant yznden ld! Bir an erken ya da ge karya geseydi, imdi akam ye
meini yiyor olacakt! Ne sama! Her ey samayd. Kadnn l olmas, benimse
yaamam hakszlk gibi grnd bana. O gnden sonra yaadm her gn a
lnm, ya da dn alnm bir gn saydm. Hep sululuk duydum, o l, bense
hala sa olduum iin. te lmle byle tantm . . . Son gnlerde de hep bununla
ilgili kabuslar grp duruyorum . . . Eee, nasl buldun ykm?"
"lgin. Bence bu rahatszlklar ar duyarl olmandan kaynaklanyor. Sen
bylesin. Yapabilecein bir ey yok. Aslnda bir ey yapmana da gerek yok. "
"Biliyor musun, kadnn yzn grmedim, ama beynini grdm ben! D
lerime giren de bu! Onun beynini grdm! Cesetten iki metre teye frlamt!
Biliyorum, lgnca ama, hala tek parayd! Dalmamt, sanki biri kadnn ka
fatasn ikiye ayrp beyni karm ve kzgn asfalta brakvermi gibi! Bundan
bahsetmek yle zor ki! Aylarca arabalara binemedim! Kardan karya bile korka
-- - --------,------co --------
_

.A_
----y--

______

... .

- --------------- ------- ------- -

+ DOST KRPE

korka getim! nk . . . Anlyorsun ya, kadnn beyninin canl olduundan


pheleniyordum! O et parasnn iinde ksl kalmt, ama hala dnmeye
devam ediyordu! Yakc gnete ve kzgn asfaltta pierken bile dnyordu!
lklar atmaya alyor, ama beceremiyordu. aknd. Dostlarndan, sevdi
klerinden bir anda, sonsuza dek, ayrlmt. Beyni bedeninden ayrlm, ama bi
linci beyninden ayrlamamt. Orada durmu o beyni seyrederken ilk defa bir
beynim olduunun bilincine vardm! O beynin iinde tutsaktm! Dnsene,
bilinsiz bir et parasnn tutsaydm; hala da yleyim! Ve yok olamamak. . . B u
ikencelerin e n korkuncu olmaz myd bizim iin? "
" Belki, ama dnmekle bu ikenceyi engelleyemezdik. Yapabileceimiz hi
bir ey olmazd, yle deil mi? yleyse endielenmek niye? u anda rahatz ve
bunun tadn karalm. Belki yalnzca yaamlarnn tadn karanlar lmlerinin
de tadn karabilecektir, buna ne dersin? Hem niye o kadna kar bir sorumlu
luk duyduunu anlayamyorum. lmnn seninle bir ilgisi yok ki!"
" Biliyorum. Ama sululuk duyuyorum. Elimde deil. "
"S ululuk mu? Niye?"
"H ala yaamay srdrdm iin."
"Ama bu sama. Sylediim gibi, onun lmyle senin hibir ilgin yok."
"Evet. Belki sululuk duymama yol aan da budur."
Bu konumann ardndan henz iki hafta gememiti ki, bir akamst eve
geldiimde ierde kimsenin olmadn grdm. B u beni artt, nk Pelin
hastanedeki iinin sabahleyin biteceini sylemiti. Yine de bunu fazla nemse
meyip kendime bir kahve piirdim ve televizyon izlemeye koyuldum. Yarm saat
kadar sonra zil ald. Kapy atm. Gelen Pelin'di. "Anahtarna ne oldu?" diye
sordum. Yant vermedi. Yamurdan srlsklam olmutu. eri girdi. Sessizce pal
tosunu kard. "Nbetin nasl geti?" diye sordum. Yine yant vermedi. Yanm
dan geerken ona sarlmaya altm, ama yznde donuk bir ifadeyle, bana
bakmadan, kollarmn arasndan syrlp mutfaa girdi. Ben de endieyle salonda
oturup onu beklemeye baladm. On dakika geti. Mutfakta ne yaptn bilmi
yordum. Sonra banyo kapsnn alp kapandn ve kapnn ierden kilitlendi
ini duydum. "yi misin?" diye seslendim. Duun aldn iittim. Oturup ga
zete okumaya baladm. Birden telefon ald. Pelin hala dutan kmamt, bu
yzden ben atm. Arayan Murat't. Sesi titriyordu. Korkun bir kazann haberini
vermek iin aradn syledi. Pelin'e o sabah, nbetten ktktan birka dakika
sonra bir araba arpmt. Hastaneye kaldrmaya bile frsat bulamamlard;
hemen, olay yerinde lmt nk. G
24 ubat 1 992

SEMA KAYGUSUZ
itlembik Yiyen ller

ORTANCAIARI

ok sevdiini biliyorum. zgnm fazla yaayamaya


caklar, bir iki gn iinde kuruyup topraa kartklarnda sakn zlme . . .
Onlar baharla birlikte glge isterler oysa sen ok ayazdasn anne.
Bayram gnlerinin kalabal buralara kadar tam. Bizi hi ba baa brak
mazlar zaten. Eski gnlerde, hayallerini , kfrlerini, alglarn, kardklar kz
lar, ekimeleri, ocuklarn, dvdkleri karlarn biriktirip gelirlerdi. imdi ise
mermerleri ovalayp dualar okuyarak apar topar gidiyorlar.
Uzun zaman geti biliyorum. En son yine burada bulumutuk. O gn y
kayp paklamlard seni, yzn grmek istedim ama ablalarm izin vermediler.
Oysa seni son halinle hatrlamak isterdim. Dingin, daha dayanklydn belki. Her
eyi unutmu, affetmi, terk etmitin. nce burnunun deceini sylediler.
Eminim ilk nce gzlerin erimitir. nk sen ok alamtn anne. O gn ta
ndklar kanla kanla hngrderken, garip bir huzursuzlukla uzaklamtm bura
dan. Biliyorum bana kzdn ama, tiksinmenin ne anlama geldiini yine o gn
yaamtm. Pis kokular, kulak trmalayan sesler beynimi uyuturmutu. Banyo
yapamadmz, i ie yattmz o iki odal gecekonduda bile byle kokular al
mamtm. O gn her ey ok berbat grnyordu anne. Papatyalarn saplar,
domates orbasnnn buhar, tlenmi gmleklerin kol azlar le gibi koku
yordu. Yrmek; topa tutulmu kentlerin yklan evleriydi, otomobil konvoylar;
smkren, horlayan, h rlayan, ren, kusan btn yal hastalarn iniltileriydi.
lm, sylendii gibi sessizlik, yeni bir balang, kurtulu deildi; ya rutubetli
hava, insann damarlarna kadar ileyen bir grltyd anne. Artk gvenemi
yordum, artk ok korkuyordum. Psrk, slak, kimsesiz ve dayankszdm. Ken
dimi, rtlm elmann iine giren, zavall bir kurt gibi hissetmitim. Doya
bilmek iin hibir ey yoktu.
Hani kk bir orkestramz vard. D nlere gidip dnyann parasn kaza
nrdk. Bir de Fuat vard, keman alan. Sen ikimizi de ok severdin . Bizi mezar
lkta birbirimize srtnrken yakaladn gn, kimselere duyurmadan " Olum
ibne olacak," diye alayarak odunlua saklanmtn. Bunun bir oyun olduunu
hi anlatamadm sana. Vcuumda kukulu gzlerinin gezindiini farkettiim za
manlar ne yapacam arrdm. Bir ara byk brakmann seni rahatlatacan
dndm ama, salarm dimdik, bir de byk! Eminim ok gln grnrdm.
Hibir zaman ar, sert, oturakl tam bir erkek gibi grnmedim, ama bilmeni
A D A M

Y K

+ SEMA KAYGUSUZ

isterim ben sadece kadnlara ak oldum.


Getiimiz yl bir kzla tantm. Yayor olsaydn fiziini sorardn hemen,
dorusu ilk gn istesen de tarif edemezdim. Onun biiminden aklmda hibir ey
kalmamt. Ne sa rengini, ne gzlerini, ne de gslerinin bykln far
ketmitim. Onun tm gzellii, nanlmaz dengesiydi. Ne sylemek stediini
biliyor, ne yapmak stediini kesinlikle ortaya koyuyordu. Szckleri, ortam,
yaama eklini zorda kalmadan, basite sdryordu kendine. O yzden ok
zengindi anne.
Bense anlatmak iin yle ok g harcyorum ki her eyim abartl kalyor.
Geveze, asabi, cokulu bir yoksulum. Beni gerekten ok etkilemiti, onu almak
iin elimden geleni yaptm. Onun iin baheler yarattm, gnn ilk klaryla
zerinden kk bir gkkua gesin diye kristal aynalardan bir dzen kurdum.
Hi tatmad meyvelerden esiz kahvaltlar hazrladm, beeneceini dnd
m her eyi yan yana getirdim, kimsenin anlamadn gzyalar iinde anla
trken; onu anlamak iin elimden geleni yaptm. Gzlerimin iine bakp danse
derken, "te benim kadnm'' , diye btn arkadalarma anlattm. Yaknda evle
neceimi bilmeyen kalmad. Herkes bizi merak ediyor, tannrmadklarm Berna
hakknda bir sr soru sorup grdkleri yerde merakla yanna sokuluyordu. Onu
paylamadm, anlatmadm tek dostum bile kalmad. Fakat gel gr ki bana hi
ak olmad. Her seferinde sadece denedi. Benim iin onu pmek bir iirin ilk
dizeleriyken, onun iin bakasn unutmann aresiydi. Duygularm trpledike
yenilenmek iin rpnyordum. Yine de onunla olmak iin tekrar balyordum.
Kasklarnda kalm eski bir tutkuyla benim aramda gidip geliyordu Berna. Bu
sevgi bir trl dzene girmiyor, rutin alkanlklarn iine szlmyordu. Birden
bire patlak veren srpriz olaylarn her gn yaanmas gibi yorucuydu onu sevmek.
Berna'y alkoyamyor, hkmedemiyor, kskanma hakkm bile elde edemiyor
dum. Gn getike hrnlayor, bocalyor, samalyor sonra komik durumlara
dyordum. Onu kafamdan atabilmek iin btn kenti yryor, evime en ge
saatte ulamak iin sama sapan yollar deniyordum. Eve kan btn yollar so
nunda bitiyordu.
Bir gn, "Bundan sonra grmeyelim, " dedi. Olabileceim kadar sakin g
rnmeye altm. Onsuz sinemaya bile gitmek istemezken . . . Yine eve en uzak
yollardan gittim, dua girip bara bara aladm. Neden bu kadar sarsldm,
acdm tanmlayamam ama kendimi tanyamadm syleyebilirim. O gece
ryamda seni grdm, zerinde kahverengi pamuklu elbisen vard, salarn y
lesine toplamtn. Benden bir ey stedin. Onu sana bulmak iin sabaha kadar
uratm. Kskn alama seninle uyandmda gece oktan ekilmiti. stediin
eyi hala getirememitim . . .
Onun annesi d e llerden korkutmam, hortlak masallar, cin hikayeleri,
geceleri ayaklarn ykayan yatr safsatalar bilmiyorud hi. Hatta kk bir kzken
gizlice kar evin bahesine adayp herkesin korktuu mezar tana basarak it
lembik aacna trmanrm. Avularna toplad idembikleri, "Bir sana. . . bir
bana. . . " diyerek mezardaki lyle paylarm. llerden hi korkmuyordu anne.
Oysa ben o gne kadar btn sevgilerimi, gzelliklerimi, yeteneklerimi, eilim
lerimi ldrmtm. Belki onunla . . . bir sana. . . bir bana . . . yaparz diye borca

TLEM BK YYEN LLER +

tahvillerimi biriktirdiim paralar, irket hissemi, ocukluumdan kalan kahka


halarm, gizli hrszlklarm, gelecekte kazanacaklarm, Roman havas arklar
m, arkama srtnen yakkl kemancy, dedikodularm, arrklarm, seni, senin
dnda bok kadar deersiz olan her eyimi paylaabileceimi sandm.
Burada "Ruhuna Fatiha" yazyor. imdi bu duay okursam, orada sana daha
m iyi davranacaklar? Belki de " Gzn aydn, olundan bir fatiha geldi" , diye ay
imeye gelirler. Oysa sen artk l bile deilsin anne. nk llerin cansz da
olsa vcutlar vardr. Senden ne kaldn, imdiki ikimizin nasl grndn
dnmek bile istemiyorum. Bir buuk saattir mezarn banda ortancalar sula
yarak mrldanan bir adam grseydim neler anlattn dinlemek iin elimden
geleni yapardm. Ama etraftakiler acyarak bakyor. imdi beni can kulayla
dinlediini nasl anlatrm onlara. Yaadklarm, duygularmn iinde nefes al
yorsa ben onlar var ediyorsam, bu anlamszlk arayna ne gerek var anlamyo
rum. Belik de anlamn bir trl renemediim o duay okursam Tanr, btn
ei dostu toplayp sana gerekten ay imeye gelebilir. Bunu dnerek yaamak
daha elenceli olmaz m? itlembik yiyen llere bu yzden inanyorum belki
de.
Berna'ya gre yaamn iinde birazck kuku varsa, yaamak zaman kaybyd.
Her ey geiciydi hatta. dnyalarmzda savunma mekanizmalarndan rlm
arklar iliyordu ve gerektii gibi davranyorduk. Sadece kendine inanan, kendini
tanyan nsanlar var olabiyordu. simler, sfatlar, bilimler, biimler, sezgiler, du
yarllklar ona yetmiyordu. stersem kafamda onu bile yok edip anlamszlarra
bilirmiim. Berna . . . ber . . . bern . . na . . . naber.. abe ... b . . . e . . r. . . . n . . . a . . . berna. Sonunda
Berna'yd ite. Benim Berna'm, sevdiim kadn. te bu yzden geldim. Topran
iined liflenmi kemiklerin , nce den burnun, bceklerin yedii etin, kafam
koyduum kucan umurumda deil! u anda ylece beni dinlediine nanmaz
sam geriye ne kalr anne!
Anne . . . Sanki scak nefesini hissediyorum, sanki sen karma oturmu ellerimi
tutmak zeresin . . .

Her zaman hznlyd. Fazla inanszd. Bir gn gzlerine dalp, " Hogel
din ," dedim. Masum bir ocuk gibi saatlerce alad. Doduu gn annesi g
sne yasladnda da byle aladn hatrlattm, benimle doduu, benimle ye
niden balad iin . . . nandramadm. Onu douramadm. O gn neden ala
dn hi anlatmad. Bazen iki ayr yerde yaadn dnyorum. Bir yan
itlenbik, bir yan denizkz Ffm. Kimsenin bilmedii bir orkayusa gzleri dal
yor, sonra slanarak geri dnyordu. Kula atmaktan yorulmu omuzlar d
yordu hemen. Gittii yeri, arda neler olduunu, neleri braktn anlatmasn
stiyordum: Kstrlm, acnlm, terkedilmi gzlerini evirip bana nefretle
bakyor, irkinleiyor, eskiyordu anne. Okyanusun dibinde itlembik aac yaa
yamyordu, Ffm yanma gelip itlembik aacna trmanamyordu. Sanki ben o
gizli okyanusta nefesim yettiince onu bir gzel tartaklyor, etlerini koparp suyun
yzeyini kan phrsyla dolduruyordum. Sanki ben onun en byk dmanydm.

+ SEMA KAYGUSUZ

Sorguluyor, actyor, hkmediyordum. Oysa orada, onunla yaamak iin elle


rimden, bacaklarmdan, omurgamdan, cierlerimden, gz kapaklarmdan, te
nimden vazgeebilirdim. O benim sevgilimdi anne, bu kimseyi hatta Berna'y il
gilendirmese de hem Flm hem itlembik benim sevgilimdi.
Toprakta bir hareket var. Sanrm ortancalar fazla suladm. Su topran
iinde yol bulamayp tekrar yzey tayor. kimiz de amur iinde kaldk.
Evet, beni kesinlikle sevmiyordu. Her "evet"in grnd kadar hayat
olumlamadn imdi daha iyi anlyorum. Szcklerin anlamlarn ou zaman
kestiremeyeceimi sylemiti.
Gzelletike irkin yanlar daha da kanayanlardk biz. Glp, sokulduka
birbirimize batyorduk. Bilemiyorum belki de ka yaparken gz kardm, onu
anlamaya alrken daha da bereledim. Berelendim. Berna bir yamur bulutunu
fleyen tutarsz bir rzgar gibiydi. Farkl iklimlerde geziniyor, zirvelerle vadiler
arasnda gidip geliyordu. Gn getike hayran olduum o mthi dengesinin al
datmaca olduunu farkettim. iindeki szckleri ararken ben ona oktan ak
olmutum.
Sonra o yamur bulutu beni yldrmlaryla yere akt. Bir daha grmeme
kararn aklad gn, masann zerinden sigaram ve akmam alp sakince
uzaklarken, kilidini aan bir anahtar gibi otomatiktim. Uydurulmu, preslen
mi, yontulmu ... O gn rkmemitim anne, ama artk Berna'dan kesinlikle
korkuyorum. nk yaamaya gcm yetmedi, sanrm aermenin doasn ka
bul etmeyen, doum sanclarn beklemeye sabr olmayan aceleci bir babaym.
Zaman paketleyip, kum saatinin iindeki ak kadar sre tandm ona. hti
yalarnn mantn anlayamadm. Kalabalk sorularla, ondan aldm akla
ryla bana tm durmadan. Dorusunu istersen, o bunlarn hesabn hi
sormad. Aylardr morgta yayordum anne. Gerekenleri yapamadan lm biri,
nasl lmek zere olduunu hissederse ben de yleydim ite. fkeden tenim
mosmor olmutu. Berna'ya ksmtm, elik gibi deen soukla kaskat olmu
tum. Belki de nefret ediyordum. Beni bilerek, korkmadan, sorumsuzca incitmiti.
H ava kararmaya balad. Beki uzaktan beni izliyor, izmaritinin n gr
yorum. Ben de bir sigara isem iyi olur. Sen de severdin sigaray. Tanmadm
tenlerde terlediim, dakikada satr okuyarak koca bir ktphaneyi erittiim,
buzlu viskiyle extasy itiim, kulaklarm patlayana kadar yksek volmde mzik
dinlediim o morgta beraberce tterdik anne . . . eer yaasaydn.
Nedense topran sndn hissediyorum. Sahil kumlarnn harareti var al
tmda. Btn mezarlarn altnda cehennem kazanlar kaynyor olabilir mi?_Mutlu
aklar Cennetde, yarm kalanlar Araf tadr.
Berna bir iir yollamt. imdi iiri sana da okuyacam umarm sklmazsn.
" Ulan!"
te! Bu kadar. Byle uzun, haince, insan kskvrak boazndan yakalayan.
ayaklarna dolanan, cierini skp atan bir iir ite. Senin iin byle bir iir yazld
m anne?! Senin de byle kafana kafana vurdular m?
Sa ... sa ... sanrm kk bir deprem oluyor.
-

------

----

--

--- ----

- --

--

TLEMBK YYEN LLER +

A ..
Ama ...
An ... Anne!
Senin ne iin var burada?!

Anne - "Barmay brak da dinle geveze ocuk!Anladm kadaryla kz seni pek


fazla beenmemi. Seni irkin, igzar, iyi niyetli, sorgulayc, baskc, sevimli bir ak
olarak alglam olabilir. O kz, hayatn boyunca sahip olamayacam bildiin tek
varlk olduu iin bu kadar cann yakm. Sen hep almak istedin ocuum. Her de
fasnda haarlydn, sorunlardan hemen syrlyor, skntlar atlatyor, baladn ii
baaryla bitiriyordun. Ama geride ok fazla fke, tndan kalkamayacan dman
lar da yaratyordun.
Sylesene, dnyada gecekonduda byyp, dnlerde darbuka alan, aylarca
gelmeyen babasnn yerine evi geindiren, btn kavgalar durduran, kardelerine
gre btn okullarn baaryla bitiren, tezgah kurup ayakkab satan, sa boncuu
dizen, hi televizyon tamir etmesini bilmezken kentteki btn bozuk televizyonlar
toplayp tamir ettirip zerine kazancn koyarak teslim eden, annesini asla yalnz
brakmayan, niversiteyi bitirip sayl fotorafsanatlarndan biri olan, bir ok i
yerinde ekiplerin banda ynetici olarak alan, imdi ise byk bir irketin ortak
larndan olan ka insan var? Tm bunlar yaparken, eskittiklerini hatrlayp acyan
ka gerek insan var? Aslnda sen ne sulu ne de sorumlusun. Sadece ansszsn, o kzn
dk olduu adam olarak doma ansn hesaplamaya kalkma sakn! Her zamanki
gibi kurgulayp aceleye getirdiin her ey yarm kalr. Kim bilir kzcazn nasl bo
azna yaptn? Binlerce soru sorup iini kuruttun. Sonra da yok ben onun denizi
olurdum, yok yzerdim, yok gkkuandan balkon yapardm. . . Dorusunu istersen
o kz seninle bir kez olsun seviseydi. . . "
- Bu ok irkin anne!
Anne; . . . . evet, bir defa olsun onunla gerekten seviseydin, beni ziyarete bile
"

gelmeyecektin. Yalan m? Benim iyi huylu, hrsl, gzel gzl olum, sen o kz ks
kanyorsun. Onun sevitii erkei kmsyorsun. Belki de kz gerekten anlalmak
falan istemiyor. Byle buhranl ve yalnz yaamaktan haz alyor. Hadi artk topla
kendini, insann yava yava yoksullat yalara geldin. Kaybetmek asl imdi ba
lyor. Her sahip olamadn iin incinirsen iindeki ocuk gn getikte uykuya dalar.
O kzn seni beenmediini kabul ederek dnmeye balarsan hibir ey kaybetme
diini greceksin. nk hi kazanmadn aklna gelecek, unutma ki sevgi kaza
nlmaz! Belki de onu olduu gibi sevmeyi baaramadn, sen onu sevme gerekelerin
den kurtulamamsn. "
- Siz kadnlar, gerekten cehennem scasnz. nk siz o akl sr erilmeyn
zekanzla, korkun manevralarnzla, gururlu ve nazik bir erkei yerden yere vu
rabilirsiniz. Siz ocukken evcilik oynayp tavladnz eytan donunuzda sallars
nz. Ever Berna'yla hi olamad. Peki benim ona ak olmama kim izin verdi? Kim
bakt gzlerie l l! Kim kk bir ocuk gibi sokulup scack snd bana.
Sylesene annd
Anne; "Bunlar verilmi szler deil. "
- Bu kadar m? Benim iin yapabileceinbu mu? nanamyorum. Kusura
bakma anne, lnn arkasndan konuulmaz ama tpk bir kaltak gibi dnA

+ SEMA KAYGUSUZ

yorsun. Ben hasret ektime, inandm, onun iin korktum, sorumluluk duydum,
teslim oldum, ders aldm, uyum salamak iin elimden geleni yaptm, gvendim,
onunla tazelendim, sndm, bekledim, kabullendim, saygd uydum, kefetmek
iin elimden geleni yaptm. ehvetle koynuna girmek bunlardan sadece biri ola
bilirdi, bal deil! . .. Eer arkama srtnen o kemanc olsayd bunlarn kyme
tini daha iyi bilirdi!
Anne; "Sus tokat yersin!"
- Neyse tamam, kapatalm bu konuyu. Sen de barma artk, mezarln
bekisi bayld, birazdan kars aramaya kar. Geri dnmelisin. Geri dnmelisi
niz. . . Kalsanz da beni yaralayamazsnz anne. kinizde sfr noktasnda dondu
rulmu birer aksnz artk. .. Hh, komik grnyorsun. Ortancalardan biri ka
fann zerinde duruyor. Aznn kenarlarnda ta toprak var. Gzel annem be
nim, bu halinle bile ne kadar tadsn.
Anne; ''Peki, neden buna itlembik getirmedin? "
eyy. . yanmda getirmitim. ortancalar ektikten sora, bir sana. . . bir bana ...
paylatracaktm. B i r sana . . . b i r bana. . .
ller itlembik yemez diye hepsini bitirdim. Byle olacan bilseydim . . .
Anne, sanrm ben d e ok yalan syledim . . . e

-------------

-- --

- --

--

-- -

HALT ZiYA UAKLIGL


ecek

BALKAN

Su

harbi zamanna aid bir hatra zihnimde tam bir canllkla yayor :

Ky hemen bsbtn bo! Kar ve kazan ihtiyac tela ve vehmine galebe alan tek

tk esnafla kklerde braklan birka bekiden . bahvandan baka hemen kimse kalmad.
Yalnz asker . . .
iki aydanberidir k i yalnz. karadan. denizden. gndz, gece bu asker kafilelerinden,
kyn dolup boa lan. sonra bitti zannedilirken yerden fkryormucasna birdenbire a
murlu krlara beyaz adrlarile iri papatya ynlar kuran binlerce asker beklerinden baka
bir eye tesadf edilmiyor. Bir tarafta n . harp. hastalarndan. llerinden m rekkep o kahr
ve idbar eserl erini getirip buraya dkerken dier taraftan anayurt, asrlardanberi zerine
yaan ate yamurile yanp kurumak. tutuup kavrulmak bilmeyen cd ve seha gsnden
bin lerce evladn alp buraya bahediyor; ve burada, gelenlerle gidecek olanlara, mall ve
sakatlarla, zinde ve tvanalara ayr ayr m ntakalar tayin edilmi olmasna ramen ewel
kilerle imdikilerin arasnda zaruri bir temas hasl olarak memat ile hayat, mit ile yeis,
sukut ile itila, hezimet ile intikam elele tutuuyor; bu iki el tutuurken birincisinden tekine
bir ftur manas, elem ve ikayet ifade eden, cesareti krp phe ve endie veren bir ey
gelmiyor, ikincisinden berikine tesliyet ve kuwet, mehul bir mniyenin tahakkukunu va
deden bir scaklk sirayet ediyor.
Btn bu daima kaynayan ve kpren insan pnarnn dalgalar yuvarlanp yayldka,
bir gecenin karanl klar iinde sanki topraklarn yarklarnda kayboluverdikten sonra ertesi
gnn alayan gnei altnda yeniden temiz ve berrak dalgalarla fkrdka kyn hava
snda ne bir telan grlts, ne bir musibetin uultusu var. Bu binlerce insan ktlesinden
mabetlere mahsus bir skt. arasra boru seslerinin tenhalklarda biribirini arayan selal
marile yrtlm derin . l bir skut. . .
Onlara bir ryann sesyar glgeler halini veren b u sktun yannda dier bir hassalar
var : ekinmek. Sokaktan geerken sizin gznze tesadf etmekten utanan kanlar.
kaynak kaplara srnmekten rken ekinileri. bir para sabun al mak iin elinde parasile
bakkal dkkanlarnn nnde girmee cesaret edemeyen dnleri. koca bir kme ile
yolunu ararak beklerken bir geenden korkarak sorular, baheleri ta mamile gz
nnde tutan kk parmaklklarnn arasndan irkilen baklar var ki yarn gllelere mert
gsn gererken gzlerini krpmayacak olan bu adamlar korkak ocuklara benzetiyor.
Ka kere tesadf etti m : Birok evinde birer deirmenin neeli pervaneleri dnen bu
kyde bir trl yoluna konamam su meselesi. onlar, ellerinde kovalarla. krbalarla. bo
yunlarnda srtlar nda. onar yirmier deste deste matralarile garpten arka, deniz kena
rndan demiryoluna sevkeder. Su tedarik olunabilecek en yakn yeri haber verirseniz. o

Desen : Mnif Fehim


zaman koarlar.
Ah! Trk ocuu ! . . Sen tarihin o trl trl dolak ve aprak izgileri arasndan ne
zamandanberi bu iecek suyun arkasndan koarsn ! . . Ne kadar asrlardanberi hep yolunun
zerinde byle bir tesadf parma kalkm. sana bir yol gstermi. seni garpten arka.
imalden cenuba, hep o iecek suya sevketmitir! . . Bu kouunda. kynn o hi bir zaman
kana kana , rahat rahat iemediin suyunda. o gen kzlarn akamlar testilerini doldur
duklar gle emeye bir hasret hissi mi. bir itiyak manas m sakldr?
Mukadderatnn boynuna daima dolup boalacak. boaldka dolacak matras n taka
rak, oradan oraya, buzlu dalardan ateli llere yol lad. tarihin bitmez tkenmez di
kenlikleri, kayalklar arasnda trl izlerde yuvarlad Trk ocuu. mubarek mahlk, sen
ezeli bir seyyarsn. Hep bu iecek suyu arar. ve hep matran kaldrarak kynden baka
sana her diyarn ac sularndan birer yudum nasip olduka gzlerini gklere dikerek
kredersin .
"'
...'

Bir gn odann penceresinden bo sokaa dalg n bakyordum. Yava yava ieleyen


bir yamur kyn yapkan amurlarn biraz daha slatyor. onlar biraz daha geilemeye
cek, biraz daha iine batlacak bir cvkla getiriyordu. Kardaki komumun tavuklar

--- +

tahtaperdenin deliinde, ban iip bir gzile gnee bir sual nazar yollayan horozun ar
kasnda, bu slak elbise ile kmese dnp dnmiyeceklerini dnyorlar, duvarn kena
rndan bir siyah kedi slak temaslardan korkak ihtirazlarla kadife penelerini kurutabilecek
bir yer aryordu.

iki

elinde iki bo kova ile etrafna baknarak geen bir asker grdm, su aryordu.

Belliydi ki bu bo kovalar ile uzun uzun dolam ve nnden geilen bahelerin ekseriyetle
ak kaplarndan

beri onlar dolduramamt. Bizim evin de ak kapsnda durmad, ona

bakmaa bile kendisini mezun addetmedi, geip gidecekti . Penceremi aarak seslendim.
Durdu, anlattm : " Girersin. sana dnersin ! . . " dedim . phe iinde, ekingen duruyor
du.
O zaman, inmek, ve cesaret edemeyen bu ocua delalet etmek lazm geldi. Bu ocuk
otuz be yalarnda vard, ve onu yakndan grnce otuz be senenin trl zahmetler ve
meakkatlerile. trl straplar ve elemlerile hrpalanm, ypranm bir vcuttu ; fakat onun
halinde yle bir natka vard ki slak eski elbisesinin, buruuk serpuunun, ellerinde bo
duran kovalarn sefil ifadesine ramen asalet takrir ediyordu. Bu, dalgalarn hrn arpn
tlar gelip zerinde atladka altndan daha parlak kan kaya paralar gibi kader h
cumlarnn darbelerinden daha parlak bir alnla syrlan bir Trk oluyd u .
Kar karya gelince bekledim k i sylesin . Elinde bo kova larile. rkek v e ekingen,
yzme bakt . O zaman sordum :
- iecek su aradm, efendi, dedi. Yalnz bu cmlesinde uzun bir su aramak hikayesi
vard. Bann yle bir iilii , gzlerinin yle bir bak vard ki : "Zahmet vermeyelim! . . "
demek istiyor gibiyd i .
Beraber yrdk, v e tulumbay ekerek o n a yardm ettim . O , galiba, biraz utanarak.
beni daha ziyade yormamak iin acele ediyord u . Kova larndan biri az alm ve ortasna
bir kalnca denek ivilenmi bir teneke, teki kulplu kke ve yenice bir inko idi. Biraz
su geldikten sonra kovay alkad, onun suyunu tekine boaltarak onu da ykad, ve bu
suretle temizlik dncesini tatmin ederek kovalardan birini tekrar tulumbann altna
koydu .
Ben ekmee baladm; o , gzlerinde karar veremeyen bir eyle bakyordu : Bu ii

Halit Ziya Uaklgil ( 1 866- 1 945) Trk edebiyannn adalama srecinin nclerinden. Edebi
yat- Cedide akmnn en gl yazar oldu ve bu akmn zenrili dil ve edebiyat anlayndan kopan
roman ve ykleriyle bugne dek kalmay baard. Gl teknii, zgn roman dili, roman kiile
rinin ruhsal durumlarn yanstabilme zellikleriyle, Trk edebiyatnn nemli romanclar arasn
daki yerini koruyor. ada ykclmzn ilk rnekleri arasnda yer alan yklerindeyse, ya
ant evresini genileten bir tutum alarak sradan ve yoksul insanlar konu errii grlr. Selim leri
onun ykcln yle sapryor : "Halit Ziya'y ann egemen anlayna boyun emi, ama
incelikten yana bir edebiyatn gelimesi iin didinmi bir ykc olarak grebiliriz. Bask yneti
miyle uyumak zorunda kal, yazar, ann toplumsal gerekleriyle hesaplamaktan engellemitir.
Buna karlk kimi yklerinde insani duygular, insann bireysel adan yceldii anlar ok ustaca
yanstmrr." yk kitaplar : Bir Yazn Tarihi ( 1 900), Solgun Demet ( 1 9 0 1 ) , Bir i 'r-i Hayal
( 1 9 1 4), Sepette Bulunmu ( 1 920), Bir Hikdye-i Sevda ( 1 922) , Hepsinden Ac ( 1 934), Aka Dair
( 1 936), Onu Beklerken ( 1 935), htiyar Dost ( 1 937), Kadn Penesi ( 1 939), zmir Hikayeleri
( 1 950).

bana brakmal myd, kendi mi geip ekmeliydi : hal ledemiyordu. Kova dolunca. onun ha
trna gelmi olmasnda ihtimal bulunan zehaba imkan brakmamak iin :
- Yoruldum arkada, tekini sen doldur! . . dedim.
Fazla bir acele ile dolan kovay ekti , tekini koydu ve benim yerime geti . Aramzda
baka bir kelime teati olunmamt. teki de dolunca bir sz sylemi olmak iin :
"Sen nereden geldin arkada?" dedim.
Dudaklarn bzerek : - Tel . . ierilerden ded i , biri uzun biri ksa gelen kulplara yapt.
- Nereye yollayacaklar? dedim.
Ban sallayarak :
- Bilmem ki. . . dedi. Biri ar biri hafif gelen kovalar kaldrd ve yryne ufak bir
aksak ahenk veren bir muvazene sessizliile slak kumlarn zerinden geni admlarla y
rd .
Kendi kendime : - B u i k i cevap, dedim: ite Mehmetciin btn tarihi hi kayesi ! . . Ta
ierilerden gelip bilinemeyen nerelere giden derbeder bir hikaye .
. Bahenin kapsna kadar

o nde, ben arkada bylece geldik, ta orada biraz durd u ,

fakir lehesinde b a n a kran e d a edecek bir tabir arad, btn gzide b i r lisann ibareleri,
btn zerafet cmleleri onun sadece ruhunda ifJas ediyordu , sonra ruhunu daha gzel ,
daha iyi tefsir eden bir ey buldu :
- Efendi hakkn helal et! . . dedi, ve aksak yryile amurlarn iine bata bata , elinde
biri ar biri hafif, biri uzun biri ksa kovalarn suyu alkana alkana yrd.
Arkasndan bakarken dndm. Dndm ki bu Trk olu alt asrdanberi trl te
sadflerin kasrgalar nne dm, bir cidal cihannn yarlarnda , uurumlarnda, deniz
lerinde, llerinde yuvarlanm idi. Tarihin bu hrpalanm yolcusu trl afet ve musibet
ukurlarndan an ve eref tepelerine trmanm, dizleri paralanarak, trnaklar koparak
trmanlan yerlerden bir kaza darbesile talara arpa arpa dm, ve daima kalkarak,
yeniden dimdik durmaa alarak tutunacak bir kaya paras. yapacak bir aa kt
aramt. Ve Yemen llerinden Arnavutl uk talar na, Acem ellerinden Girit sularna kadar
alt asfrdanberi kumlara, buzlara. denizlere kann akta akta, mebzul bir kayna bitmez
tkenmez kereminden her vakit taze bir kuwetle fkran o al kannn garip izgilerile
kahraman hikayesini yazmt.
Bu kanla yaz lm kasidenin her sat rnda yksek bir fedakarln insanlk stnde bir
bahadrln hameti parlarken o, sanki kendi byklnden bihaber, fakat yine ftur
getirmiyerek diyar diyar dolayor. yine iecek su a raya araya dolalan yerleri kanile sulu
yord u . Ve sonra dndm ki ihtimal yarn bana akan kann sunacak olan bu adam kuyu
mun suyu iin benden hakkmn helal edilmesini istiyord u .

- "Unutulmu ykler" blmn "Adam yk"nn bundan sonraki saylarnda


Uur Kkden hazrlayacak. Halit Ziya Uaklgil'in " ecek Su" adl yksn de bu say
iin Uur Kkden seti.
- mrekkep : oluan; idbar : ilerin tersine gitmesi; cud : cmert, eli ak; seha : el akl, c
mertlik; tlvma : gl; memat : lm; fiitur : usan, bezginlik; mniye : umut; hassa : bir kimseye
mahsus olan hal; itiyak : zleme; sual nazar : soru dolu bak; ihtiraz : ekinme, saknma; seyyar :
gezgin; del!ilet etmek : yol gstermek; natka : ifade; takrir : yerini belli etme; gzide : sekin; tefi'ir
eden : yorumlayan; cidal : zorlu; mebzul : bol; bihaber : habersiz; sukut : d; itild : ykseli.

A.

J\.

Dnence

YKNN ANLAMSAL

BOYUTLARI

FERDUN ANDA

'7AZMAK, eylemi anlama, anlatma, anlatlana dayanr. Bu da iki oluma srecini


.I. kapsar : dn, bugn. dn; yaanm, birmi, anya/birikime dnm olandr.
Bugn ise; yaanan, sren, tasarlanandr. Buna, yazmak eyleminin hayanmzdaki duru
yeridir de diyebiliriz: dn/bugn. Her ikisinin arasndaki izgi yknn/ykcnn y
neylem izgisidir denilebilir.
ykcnn yazma an' bugn, yazdklar ise dn', o an'n ncesini ierir. Bunun
oluma/duru yeri u eksende biimlenir :

ykc

dn

qy_gn

__

>

__

Zaman - - >
mlediimiz an burada bir belirleyicilik tar: hem yazar/ykc adna, hem d e yaz
mak/yaratmak eylemi adna.
yk yazmaya ynelmek okuma bilincinden yazma bilincine ynelile balar. Bir
nevi tanklk gibi bir ey. Bunu karlama olarak adlandrabiliriz. Anlarna gerei anlam
veriin de vmesi olur. B urada hayata bak, anlam veri nemlidir.
Karlama an'na dnersek; yaratc edimin kaynann burada olduunu grrz.
Bu, ayn zamanda yknn k, buluma, yakalan yeri; izleksel yapsnn kurulu/
almlan barnadr da.
u belirlemeye gre atalm nce : " Hikaye bir oluun, bir gelimenin tarihi deildir;
zaman iinde byk yer doldurmaz, onun doldurduu zaman hikayenin anlatt, ou
pek ksa olan zamandr. Hikayenin bir nce'si, bir sonra's vardr. O nce de, o sonra da
mantn bulaca bir nce ile bir sonradr. ncesi anlatlan sahneyi hazrlayan, sonras ise
ondan doacak olaylardr ki bunlar hikayeci de, okuyucu da ancak sezer, tahmin edebi
lirler. " *
Yine b u konumda d a anlatc/ykc karlama an'nn bir an'lk durumunu yk
lerken yle bir dizgeyi izler :

+ FERDUN ANDA

aydnlan

-- -

-------

dil

>

--

sezi

uyan

- ----------------- ---

>

anlarm

>

>

kurulu

dorusallk

--------

mekansallk

Anlacmda bir yanyla dorusallk ("olay dizisinin gelimesi, bir tavrn belirlilik ka
zanmas"), te yanyla da mekansallk ("birbirine balanan imgeler rnts, simetri ile
kartlk zellikleri") gerekliini salar ykc. Yaanan an > gerek 'durum' > olmu/
bitmi olay oluan atmosfer yknn anlamsal boyutlarn oluturur.
ykcnn yaad younlama sreci bu yazma/yaratma eylemi iinde gerekleir.
Yaznsal sylem bu genel yapnn birer yansmas olarak belirir.
*

Aye Kilimci ( 1 954) ile Ahmet Yurdakul ( 1 954) yakn dnem ykclmzn iki
nemli ad. Onlarn yklerinde bu younlama srecinin gzel rneklerini buluruz.
KLMC, "yk yazmak iin domu" szn artran biridir. lkokul renci
siyken H indistan' da "Shankars Weekly" dergisinin dzenledii " Dnya ocuklararas
Hikaye Yarmas"nda, ya grubu birincisi olur. 1 7 yanda ilk yks "Varlk"ta yaym
lanr : "En Kts", 1 972. dllerinin o gn bugndr ard kesilmez. yksnn ha
yatn btn kanallarndan akp gelen bir zenginlii var. Gnlk yaamn ayrntlarn
younlukla ilemesi, insan toplum ilikilerinin boyudan durumlarn yanstmada ger
eklii onun "her yerli" ykc kimliinin en belirgin yanlardr. Bir yknn anlamn,
anlamlan srecini yaatr anlattklarnda. Yaratma eyleminin, hayatn tanklnn te
sine geip, younlamayla oluabileceini sergilemektedir. Kilimci. Onun okura ulaan
Yapma iek Ustalar ( 1 976), Sevdadr Her in Ba ( 1 983), Sevgi Yetimi ocuklar
( 1 987), Gl Bekisi/Eyll Mektuplar ( 1 989) bu kitaplarnda yknn, ykcnn ger
ekletirme/gerekleme eyleminin btn boyutlarn buluruz.
YURDAKUl, yazma/yaratma eylemini yk kurmak, ykler anlatmak zerine
kurmu biri. Onun hayata/topluma, insana, insan ilikilerine dnk yan yksnn
younlama kanallardr. nsan gereklii, onun trajedisi, srklenii; hayattaki duru/
yaay konumu Yurdakul'un anlacsnn baat eleridir. nce'si, sonra'syla an'lar, du
rum'lar, olay'lar onun yksn evreler. nsan ilgilendiren, insani olan her ey Yurda
kul'un yksnn dolam alanndadr. Kifez st Yldz Gezer ( 1 985), Despina 'nn
Gzyalar ( l 996) kitaplaryla gelen yklerini okuduunuzda bunu greceksinizdir,
eminim. O
*Amon ehov, Hikayeler !, eviren: Server Lnel, "nsz" , s.ll,1990, MEB Yay.

--

A D A M

YKY YAKALAMAK
AYE KLMC

ENDEN bu yaz stenirken, dtan ie bak kurgusuyla yazmam nerildi.


Ben de dndm, biz ne kadar zamandr bunca kalabalz diye, 25 yl olmu.
yknn harfinin izi iaret parmamza otural, eyrek asr, ne kadar az. . . Oysa
yazmak dlerimiz ok yllara dayal.
Her yk kalbime yazlanda, harfi kalp olup armaya koyuluyor ve bize birileri daha
karlyor.
imdi bunlar yazarken, kendi sszlmn hi olmadn dndm.
Gndelik hayattan syrlp ykye koyulmak, ykden kp, braktn yerden gn
delii srdrmek dikkat gerektiren i. Nerde bizde o dikkat.
Bizimle birlikte gndelii paylaanlarn, yky tayanlarn da bize dair baz zor
luklar olsa gerek.
Baslm on, basm bekleyen yedi kitabmda ka ykm var dorusu bilmiyorum.
Bildiim, yazdklarmn gerek yaamdan alnp asllarna en yakn biimde izildikleri . . .
Yazm serveni boyunca iki ey bana ilgin geldi. Okurlarla ilikilerin renklilii, bir de
imza gnlerinde yaananlar. (Yazar ve airlerin daarcnda ne imza gn manzaralar
vardr kim bilir)
Hem imza gn anlarm ykl, hem ger bir ykc olarak yaadm keneler ve
insanlaryla ilgili anlarm.
Her yerli olmann yarar bu.
Kalbime, fikrime den yknn peinde komak, ne soylu gailem.
ykde yeniden yaratmay anlamyorum, ykleri ve insanlarn ben yoktan var
ediyorum. Yazldklarnda, benim tandm kii olmaktan kyor, kendisi oluyor. Yazmakta yaratma ya da yanstma yok yeniden yararna var.
.
Bir olay kii ya da duygu tohumunun flizlenJ?. yk olmasna sre biilebilir mi?
Dokuz ay da olur, dokuz yl da ya da daha uzun. Oyk bu, mr kendinden menkul.
Gc ya da hasl zaten geliinden belli oluyor, yk kendini ele veriyor, adm atn
dan. . . ykler aslnda var, yayor, ama grnmyor. Siz, sizde de olan bir yanyla onu
grnr klyorsunuz.
..:!
....

Niin yazyorum?
Yolunda girmeyen bir eyler, ok eyler olduu iin . . . Hakszlkla, mutsuzlukla kendi
apmda dvmek iin. ncelii, kalnlyla, nsann trksn sylemek iin . . . lm
l, ksack hayatlarmzdaki kimi kiileri, kimi anlar, olular, atmalar, umurlar alp
sonsuzlua ekmek iin . . .
B i r yn bamll iinde, insan bamsz klabilmek iin . . . Bir anlna bile ol
sa. . .
nsann, hayatn uultusu iinde, b i r an durup dnmesini, kendini v e sonsuzluu
dinlemesini salamak iin, neden olmasn . . . Yazlanlardaki umudu, lmszl, ken
diyle aynl, gndelik olann sonsuzluunu, tadn dinlemesi iin . . .
Sylenmemi yk yoktur, yazc bunu bilir, ama, gene d e her yk biriciktir, tavr,
sesi, edas deiiktir; tpk her insann bambaka, yeni, benzersiz oluu gibi.
A

Y .K

--+

Aye Kilimci : yknn kendisi kalcyla geicinin atmasndan, geriliminden kyor. Bazen bir
zrlk, bazen bir gerilimde, yolunda gitmeyen bir eylerin olduu her yerde yk kendisine yer a
yor. Hakszln, mutsuzluk ve eitsizliin olduu her yerde, insan yreinin, emein, kavgann
oludu her yerde yk var.

Yazan kii, edebi metin yaratan, lmszl dourmak gibi 'naizane' bir iin belini
bker. Ama, bu arada ok nazikane durumlarla karlar :
Bu nazik durumlar, nazik fotoraflar olarak dyor fikrime :
Trkiye' de gen olmak zaten zorken, toplumsal vmenin hzla ykseltildii o kark
70'li yllarda, niversitede okurken, yazar aday gen olarak zorlandm. Zoru kolaylatran
gzel retmenler ve toplumun ykselen ilerideerleriydi. Edebiyatta psiko-sosyal ince
lemeler dersinde benim "Varlk"ta kan bir ykm tartyordu snf, ben el kaldrp
yazar unu demek istemi dedim. retmen, yanl dedi. Bu ilk komik ykdr benim
n . . .
Dier fotoraf, yazar anne fotorafdr. Evin iine v e yreine dnyay buyur etmi
ken, yalar 17 ile 2 aras deien ocuk. . . Yere arlan daktilo, kapatlan kirnp, "anne,
onu deil, beni okusana" trkleri ... Notlarn stnde emekleyen ipekbcekleri . . . Hangi
koza deliniyor, hangi ipekler krdm oluyor, bilinmez. . .
Tara fotoraf . . . Hem d e gzellii . . . ar kap, dnya evimizde . . . Cezaevinden ihtiya
kad, genelevden smscak selam, air postac da evimizde . . . (Neruda'nn postacs gibi,
bende iz brakan, adressiz bile gelse mektuplar ulatran, her seferinde hazrola geip,asker
selam vererek, " B uyrun Hocam," diyerek sunan . . . Hayatm roman, diyerek bana gelmek
isteyenleri, " Ben ona sordum, hakikat fakirmi; sz istermi" diye gsleyen gzel insan.
Kendime ait bir odam hi olmad, masam da yle, ama ukurova benim sndm,
dnyay dinlediim kocaman bahemdi ve ben orada dnya zenginiydim. ukurovay
yle sevdim ki, orada yrklerin, savrulan gmenlerin, makinalamann ve doann
yazd destana yle vuruldum ki, zmir' den bile ileri oldu benim iin. Ah, bir de o gr
kemli dilini zaptedebilsemdi, dizginlesemdi . . .
Memuriyet fo toraflar, e n unutulmaz, e n gln olanlar. . . (Sonradan dl d e alan
bir ykm iin, kocas tarafndan terkedilen bir Krt kadnn ona sald mektuba, Zazaca
A D A M

Y K

AYE KL M C +

eviri gerekmiri. alrm hasranenin kapsnda duran akmakya evimim ben bunu.
Adam yllarca, beni rerkeden kocam sordu bana. Mekrupran erkilenmi, kendi gereim
olduuna sapland kald.
kinci yk kirabn, kimse bilmez, Tamir Gren Kzlard. Yaynevimin kapan bile
hazrlam (sonradan basmdan ekriim) bu kirapraki bir yk, sorunlu bir okur rara
fndan, yazln bilen bir arkadamzd, ikayer konusu yapld ve 1 978 ylnda soru
mrma ald. (Muhakkak ki kadn doum uzmanyd.) Bu, yllarca srd. Sonunda karar
kt : Bu iki hanmn da hi ii yokmu, biri hikaye yazm, reki bundan sorsunmu . . .
Aslnda, b u lkede e n iyi mizah yks yazlr. ..
Aslnda, siz yazmaya tene iseniz, yk
de gelip sizi buluyor. . Giil Bekisi adl ki
Yaadnz yazamazsnz,
taptaki 'Son Darbe' adl yky ben, ken
dini gndelik hayara ve sokaklara mecbur
ama yazdnzda yaadklavuran bir yazar olarak bana ksmet olduunu
rnzn ip ular vardr. y
dnmtm. imdi ise, ulus olarak bize
ky ksa, bu yzden de zor
ksmet olan bu darbe iinin iine, yazmaya
reneliim sebebiyle, kendi kendime girdi
bir tr olduu iin seviyo
imi dnyorum. Son darbenin, sahiden
rum. ykde direniyorum,
de iinden gerim. Sabaha kar Meclisin
nnde, elindeki balonu parlad iin bir
zaten yk de direnmek
yandaki kzma evrilen silahlar deil de,
demek. Yalnzla, hakszla
ODT'ye evrilmi tanklarn roplarn
anmsyorum imdi, iim cz ederek.
mutsuzlua direnmek. Hem
Gney Anadolu 80-95 yllar aras b
hayattan kesilmeyecek, hem
yk g ald. nanlmaz renkler ve arlaryla
insanlarn tanmaya, yazmaya doyamad
rahat olacak, hem fazla kolay
m bir dnemdir bu.
cla almayacaksnz, yk
imdi vardm nokra, yars ocuk y
kleri olmak zere baslm on, basma hazr
yazarysanz eer .
yedi kirap. Birok dl. ykye imdi ba
lyoruz asl. . .
Kendini gerekletirmekle iyi e/anne olmann, memur olmann badamadn
dnyorum, ki, bunun sonucu fkedir. Duyarl ve zeki olmak gibi, kadn olmak, yazar
olmak, kiiye srekli baermek zorunda kalaca sorunlar karyor. Fiziki, emellekrel,
moral alardan geliebilmek iin baz insan haklarndan, olmas gerekrii lde yarar
lanamadm dnyorum.
Bu alanlarn kstlsym, ama, sylemenin ve yazmann deil. . .
Farkl, akll, servenci, bakaldran, doru ynde fkelenen kadn yazar olmakla,
bilinen anlamda kadn olmak arasnda, almaz uurumlar olduunu dnyorum.
kmam bir kirab roplum ahlakna vekaleten sorgulayan bir roplum, ya da 12 Eyll
sonras bilimsel tezleri (yks : " Kirabn Kl") yokeden bir zihniyer, bence, medikali
kadar ar bir krraj uyguluyor ropluma ve roplumun bilinci, beyni, yrei deliniyor bu
ilemden . . .
.

yk kahramanlar, yaranldklar zaman deil de, akla ilk drkleri ap gerek olu
yorlar. O andan sonra da zaren sizinle yayor, sizin bir paranz, evinizin aklnzn iine

+ AYE KLMC

gelip oruruyor.
Hazr ortamlara hi uymayan,
Yazlnca da bicmiyor. Onlar, yk
hazr ortamda yaplamayan,
kahramanlar olarak insandan daha gerek
zacen. Acaba sonradan bana neler geldi,
kendi ortamn kendisi
diyerek, yknn yksn merak ecciim
yaratan, kendisine zg
olmucur.
H i bicmeyen bu yklerle iimde ve
belirgin bir ortam gerektiren
evimde nice kavgalarmz, muhabbeclerimiz
bir i, yk yazma. Kendi
oluyor. yi yazlmlarsa sorun yok. Deilse,
kendisini yaratmak zorunda
yazlmas gnlnzce olmayan ya da yeni
den yazlmas gereken yklerle srekli di
olduu gibi, kendi ortamnda,
dimek zorundasnz.
hatta yazcsn da her
yknn kendisi kalcyla geicinin
acmasndan, geriliminden kyor. Bazen
seferinde kendisi ayartmak
bir zclk, bazen bir gerilimde, yolunda gir
zorundadr.
meyen bir eylerin olduu her yerde yk
kendisine yer ayor. Hakszln, mucsuzluk ve eitsizliin olduu her yerde, insan yreinin, emein, kavgann olduu her yerde
yk var.
Ever, yk her an, her yerde. Yazlsn, yazlmasn hava gibi gerek, su gibi vazgeilmez
en azndan benim iin bu byle.
Yazlmasa da nasl gerek olur yk? Anlacclar dneminde nasl olmusa . . . imdi
yok olan o anlatclar ne gzel anlatrlard yky. En ok da her cekrarlancaki anlac
farkll beni ekerdi. Belki yazlm, bizden km km ykleri yeniden yeniden
yazma ruckum bu anlacclara zendiimdendir.
ykden kalmyor, ben kaamyorum. Keke yksek sesle anlacp yazarak ala
bilseydim ve 24 saac bu ile uraabilseydim. Keke insanlar iyi ykler okuyabilse, buna
bal olarak kendi yklerini de gzel yaayabilselerdi. Keke bize verilen edebiyat dl
leri bir eyleri harekece geirebilseydi. Keke, o en gzel dl olan ocuklarmz ve gn
delik gereimizin yk paylalabilseydi. Keke ders kicaplarna alnan gnmz edebi
yat, derslerde ilenebilseydi. Keke okumamann en byk zr olduunu insanlar an
layabilseydi. Keke, keke demek zorunda kalmasaydm.
Yaadnz yazamazsnz, ama yazdnzda yaadklarnzn ip ular vardr. yky
ksa, bu yzden de zor bir cr olduu iin seviyorum. ykde direniyorum, zacen yk
de direnmek demek. Yalnzla, hakszla, mucsuzlua direnmek. Hem hayacran kesil
meyecek, hem rahac olacak, hem fazla kolaycla almayacaksnz, yk yazarysanz
eer.
Konu ve insan ynnden alcm yerler beni besledi.
Hazr ortamlara hi uymayan, hazr orcamda yaplamayan, kendi orcamn kendisi
yaratan, kendisine zg belirgin bir orcam gerekciren bir i, yk yazma. Kendi kendisini
yaratmak zorunda olduu gibi, kendi ortamnda, hacra yazcsn da her seferinde kendisi
ayarcmak zorundadr. Kendine yol amann da kendine farz olduu bir icir.
Uygun ortam ise hi olmuyor. Uygun olan; yky yakalamak, hayacn iinde yaa
mak, insanlar canmak, Trk dilini dizginleyebilmek, grkemiyle, bysyle kullanabil
mek, iyi ykler yazmak. Daha ksa ykler, tlsma, de sylenceye de yer veren hi
deilse bir canesi gelecee kalabilecek ykler yazmak isciyorum. O

ESK BR ARKI DIR "HiKAYE"MZ


AHMET YURDAKUL

ULO CORTAZAR, "yk ile Yakn evresi" isimli enfes denemesinin bir yerinde ("Adam yk", Temmuz-Austos 1 996), kendi hikayeciliinin girdaplarn

dan geiini anlatrken yle der : "Yazar yarattklarndan hayrete der, okur da
yazarnkilerden."
Bu ynyle hikaye, tpk Same'n sanat ve yazma eylemi zerine grlerini aklar

ken syledii gibi, " . . . kamakla, ele geirmek" arasnda, yazar tarafndan somutlanan bir
ann seimidir. te bu yzden yazmak nsanln en eski eylemi se, hikaye de, yaanan ve
yaanmayan hayatn en kalc belgeselidir; dahas hayat, yazlm ve yazlmam hikayele
rin toplamndan baka bir ey deildir. yle bilinir ve sylenir ki : herkesin yaanan/
yaanmayan, yazlan/yazlmayan bir hikayesi vardr. Ve sanatlar, hangi kulvarda yer
alrlarsa alsnlar sonuta mutlaka bir hikdye anlatrlar : mzikte, resimde, iirde, heykelde,
sinemada veya romanda . . .
Ancak hikaye adna mutlaka isel, zel b i r yaknlk kurmak gerekirse "o" nu, iir ve
mzik taban zerinde kendi nakn ilerken dnmekten yanaym. Teknik ynden
bakmak gerekince de, ksal ve kurgusuyla masala. . . kiilerinin nitelendirilmesi, eylemin
ilenii ve canlandrlmasyla da romana yaklar. rnein Goerhe'ye gre hikayenin be
lirleyici zellii, " . . .olaylar zincirini saptayan ve bu trn gerek dyla olan ilikisini
aklayan, destans ya da simgesel, temel bir belirlenim" olmasdr. Hikayenin ksal,
yapsal olarak, kiinin nitelii ile giritii eylem arasndaki sk badan kaynaklanr. Ba
taki nitelemeye uygun olmayan ikincil ve raslanrsal her trl eylem dlanr. Bu durum
ehov'dan Hemingway'e, onlarn zamanda saylabilecek hikayeciler kuanda nerdeyse
ok belirgin bir zellie dnmtr. Konunun yalnln salayan ve her ayrntnn
nem kazanmasn aklayan da bu zelliktir. Gerekst bir olguyu izmek iin de olsa,
olayn btnyle ussal bir izgide gelimesini, biimle birlikte inanlmaz bir uyum iinde
grren Edgar Ailen Poe ise, bu zelliin, " . . . estetik younluklu bir erki alan" yarattn
ne srer. Hikaye younlukrur. Duyarln,
gerein ve hayallerin birbirine alan kap
larndan ba dndrc bir hzla geip . . .
insann kendisiyle, evresiyle, doayla ve

Ancak hikaye adna mutlaka


isel, zel bir yaknlk kurmak
gerekirse "o "nu, iir ve mzik
taban zerinde kendi nak
n ilerken dnmekten ya
naym . Teknik ynden bakmak
gerekince de, ksal ve kur
gusuyla masala . . kiilerinin
nitelendirilmesi, eylemin ile
nii ve canlandrlmasyla da
romana yaklar .

D A

toplumla sregiden ilikilerini yorumlad


bir "oda mzii"dir. Bundan tr hikaye
nin, en karmak insanlk durumlarnn
zerine gidebilme zelliine sahip ksa ve
zl bir hesaplama olduu bile sylenebilir.
Gerekliin durmadan kostm deitirdii,
hatta kimi zaman anlam kaybna urad . . .
hangi takvimden yola karsa ksn, 'zaman
ayar' nn yaanan ana odakland bir anla
rdr sz konusu olan. Sahnedeki tfein
mutlaka patlamas gerektiini syleyen
ehov'dan esinlenerek denilebilir ki: her
hikayede kesinlikle bir tfek olmal ve o

-+

+ AHMET YURDAKUL
tfek ne yapp edip
parlamal!
Al ben
Camus'un deneme
lerinde* geen bir
saptamas
vardr.
Aklmda kaldnca
yle : "XVII. yz
yl matematik a,
XVI II. yzyl fizik

a,

XX.

yzyl

korku adr. Kor


kunun bilim olma
dn syleyebilir
snz;
ama
unutmaynz ki bu
korkuda bilimin de
pay vardr." Asln
da

modern

an

bi reyi nin, yaklak


drt buuk milyar
yllk
seruvennn
n karmak hika
yesn gnmzn

Ahmer Yurdakul : nk hikaye nsanolunun en eski arksdr. Sparta


ks'le, eyh Bedrenin'in ayn hikayenin iki ayr kahraman olmadn kim
syleyebilir? Afife Piri'nin, aslnda Madam Butterfly olmadn ben hi
kimseden duymadm!

bilim-korku sarmalnda yaamakta olduunu ileri srmek ne yeni bir bulgudur, ne de ar karamsar bir
gr. O ... yani nsan, gemi yzyllara gre alabildiine etrefil, her tr gereklik adna
blnp paralanmalarn k hzyla yaand uzun soluklu bir servende, ie dnk
duyarl ve yalnzlyla ok daha youn demlenen bir serveni yaamaktadr. nsano
lunun serveninde hal byle olursa, hikaye de elbet kendi menzilini, srekli genileyen
bir ufuk izgisinin tesine tayacaktr. Tpk insan gibi hikaye de, bir eliyle doduu de
nizlerin sularn dalgalandrrken, br eliyle iinde yer ald kozmik boluun snr ta
nmaz gizlerine uzanacaktr; nk hikaye, oktandr insana yeryznn birka kilometre
yukarsndan bakmaya balamtr; ve yazlan her hikaye, insann, yeryzndeki dier in
sanlara ( . . . kanlmaz olarak ta kendisine) doru yola kr byk, byleyici, soylu bir
servendir. Her serven, acy, sevgiyi, utkuyu, yenilgiyi, umudu ... yani hayata zg
brn duygu ve oluumlar iinde tar. te bu yzden, bu servenin tadn karabilmek
iin ne yazk ki (yoksa ne mutlu mu demeli?) herkes kendi dramn sonuna kadar yaamak
zorundadr, tpk ' uygarlk'lar gibi; bilindii zere onlar da ancak dncelerin atmas,
dncenin kanamasyla. . . ac ve yrek ile kurulur. Yazar, btn bu zlmelerin ve te
krar kurulmalarn, sanki insanla sonsuz hikayelerin balanmas iin evrende yeniden
ve yeniden yaandn bile dnebilir; dahas, bu tarz bir dncenin, gerekte
' umud ' un teki ad olduunu da bilir, nk hikayenin yazld her yerde, her eye ra
men umur gene de vardr. nk hikaye insanolunun en eski arksdr. Sparraks'le,
eyh Bedrerrin'in ayn hikayenin iki ayr kahraman olmadn kim syleyebilir? Afife
Piri'nin, aslnda Madam Butterfly olmadn ben hi kimseden duymadm! Nihavent'le,
blues arasdaki inanlmaz ezgi benzerlii yoksa bu gne kadar hi dikkatinizi ekmedi
mi?
Sz, yine Alberr Camus' de : " . . . Gnein kendisi gtrd beni karanla; ylesine

- ------------- - - -+ -------

AHMET YURDAKUL +
kalnd ki aydnl, evreni brn biimleriyle phrlarryor, bir karanlk parlrya bou
yordu. Ama, bu baka rrl de sylenebilir. srerdim ki , bu alacakaranlk - ki benim iin
her zaman gerein ta kendisidir - karsnda, kendimi ralrnta anlaraym. Bu alacaka
ranl, dnyann bu samaln ylesine biliyorum ki, ondan kabaca konuulmasna
dayanamyorum. Aslnda alacakaranlktan konumak bizi gnein ra kendisine gtre
cekrir. "
"Yazar yarattklarndan hayrete der, okur da yazarnkilerden. "
B u satrlarn yazld ana den bir not:
Vakit geceyarsn henz geti. Masa lambasnn titriyor. TRT-3'n "gece ve
mzik" programnda eski ustalar ve yorumlar . . . Chopin'in nocrurn'lerine kulak veriyo
rum. Bence harika hikayeler! Bu yarat karsnda hayrete dtm itiraf ersem, bilmem
beni anlayla karlar msnz? O
'Allcrr

!\

!\

Canus,

Denemeler, ev: Sabahaccin Eybolu-Vcdac Gnyol, Say Yaynlar

CENAP GVEN
Memleketin Yksek Menfaatleri

EN, byk, ok byk bir mizah yazarym. Hikayelerim hem gldr,


hem de dn ynnden ok gldr. Geri bugne dein hibir yerde
yazm kmad ama, bunu ben kendim istedim. Bu fedakarl memleketin yk
sek menfaatleri iin yapyorum. Benim yazp yazmamamla memleketin yksek
menfaatleri arasndaki ilikiyi belki merak etmisinizdir. Anlataym :
lk hikayemi ehrimizde kan bir akam gazetesine gtrdm. Yaz ileri
mdr ne istediimi sordu. nce elimin birini cebime soktum. Sonra dudama
ilitirdiim sigaradan derin bir nefes ekip, zevkle dumann savurdum. Daha
sonra tpk byk yazarlarn umursamazlyla :
- te bir hikaye! dedim.
Ve yine byk bir yazar gibi bakaca bir ey demeden ktm gittim . . .
Hikayem szn ettiim gazetede kmaynca yaz ileri mdrn grmeye
gittim. Yurdumuzda sanatlara deer verilmediini bilirdim ama, bu kadar da
fazlayd artk! Benim gibi byk bir yazarn hikayesini basmamak... ok kzgn
dm . . .
Yaz ileri mdr beni birka nazik szle yattrdktan sonra:
- Beyefendi, dedi, hikayeniz ok gzel. Byle bir aheseri bizim gibi az satl
kk bir gazetenin basmas doru deil. Siz bunu daha ok satan bir gazeteye,
en iyisi bir dergiye gtrn.
Adamn syledikleri ok doruydu. Gerekten benim gibi byk bir yazar
byle gazetelerde yazmamalyd. Bir mizah dergisine gittim. Hikayemi verdim ve
yaz ileri mdrne, dergileri iin, isterlerse her hafta yazabileceimi, geri
bunun bana byk bir yk olacan, ama kendilerini de kramayacam syle
dim. Yaz ileri mdr gsterdiim yaknlktan ok memnun olmutu; teekkr
etti ve hemen koluma girerek beni iten bir sevgiyle sokak kapsna dek uurlad.
Bu uurlamaya arkadalarnn ve odaclarn da katlmas beni iyice duygulandrd.
Hele yorulmamam iin beni dar karrlarken adeta kucaklamalar sanatilara
verilen deerin gzel bir rneiydi.
Ne var ki hikayem orada da kmad. Bunun nedenini renmeli ve hesabn
sormalydm. Yaz ileri mdrne gittiimde koltua oturmam syledi ve yle
dedi :
- Efendim, hikayeniz ok gzel. Ama biliyorsunuz, biz hafif bir mizah der
gisiyiz. Nasl diyeyim, yazdklarmz havadan sudan eyler hep. Halbuki siz fikir

MEMLEKETN YKSEK MENFAATLER +

yn ok kuvvetli yazlar yazyorsunuz. Dergimizin okuyucular bu eitten ya


zlar tutmuyorlar. Bizimki sanat deil, ticaret daha ok. Siz bu hikayeyi en iyisi
"aba" dergisine gtrnz.
Adam haklyd. Ben bunu nasl olmu da dnememitim. Sanattan uzak,
salt para kaygsyla suluca eyler yazan bir dergide yazmak benim iim deildi.
Doruca "aba" dergisine gittim . . .
Yerimi bulmu ve henz yazlarm kmam olmasna ramen, Babili'de az
ok tannm, isim yapmtm. ok mutluydum.
Fakat terslie bakn, yazm gene kmad. Artk iyice kzmtm. Bu dpedz
bana, sanatlara yaplan bir hakaretti. Ho, kabahat bende olmutu : Bu adam
lara bu denli yz vermemeliydim. Hemen dergiye telefon ederek, yaz ileri m
drnn ivedilikle evime gelmesini, benim gibi byk bir yazarn onun ayana
gidemeyeceini syledim. Karmdaki ses, byk adamlarn byklk gsterme
lerinin ok kt olduunu, byklkte alakgnllln esas olduunu belir
terek, dergilerine dek gelme zahmetine katlanmam nazik bir dille rica etti. D
ndm; gerekten doruydu dedikleri. Byk bir yazar olarak hibir zaman
vnmemeliydim. Bu dnceyle yaz ileri mdrnn odasna gittim; yoksa
gitmeyecektim. Eksik olmasnlar, dergide alan dier arkadalar da geldiler ya
nma. Kahvelerimizi itik. Bir sre politikadan, memleket meselelerinden, mi
zahtan konutuk. Yaptm ince nktelerle hepsini epey gldrdm. Sz benim
yazarlma ve hikayeme gelince, yaz ileri mdr :
- Hikayenizi maalesef basamayacaz, dedi; bunun iin ok zgnm.
- Neden? diye sordum.
Soruma cevap vermeksizin devam etti :
- Sizin byk bir yazar olduunuzu ilk bakta anlamtm ben, sizde mizah
tipi var dostum. Duruunuz, oturuunuz, glnz... Evet, siz byk bir mi
zahsnz ...
Ben zaten bu yaz ileri mdrn ilk grmde beenmitim. Nazik, kibar,
en nemlisi mizahtan, sanattan anlayan bir adam. Sylediklerine sevindim tabii.
Teekkr edecek oldum.
- Durun, szm kesmeyin rica ederim, dedi. Hikayenizi btn arkadalara
okudum; hepsi de ok beendi. Ben daha hayatmda byle bir mizah yazs gr
medim. O ne kuvvetli hiciv, o ne slup . . . Bilhassa cmle kuruunuz ok orijinal.
Okurken hepimiz glmekten krldk. . .
Yaz ileri mdr bana bunlar sylerken odada herkes glyordu. Yaz ileri
mdr de glmeye balad. Herhalde yazm hatrladlar, onun iin glyorlar,
dedim iimden. Evet yleymi. Yaz ileri mdr:
- Bakn, dedi, yaznz aklmza geldi glmeye baladk yine . . . nsan kendini
tutamyor. ..
Bu szlerden kvan duydum. Bu iten duygumu yaz ileri mdrne sylediimde,
- Sizinle hepimiz vnyoruz, dedi.
Ve biraz durduktan sonra devam etti :
- Biz bu hikayeyi basmasna basarz ama, nce okuma yazma bilmeyen bir
mrettip gerekir ki, okurken glmekten fenalap da ii yarda brakmasn!

+ CENAP GVEN

Bu "okuma yazma bilmeyen mrettip" nktesini ok beendik ve ben de


dahil katla katla gldk.
- Hadi bunu bulduk diyelim, diye srdrd szn yaz ileri mdr, fa
kaaat . . . ya memleketin durumu? .. imdi dnn dostum, hikayenizi okuyan
herkes glmeye balayacak : iler glecek, memurlar glecek, renciler glecek;
sanatlar, iftiler, kyller, tccarlar hep glecekler. . . Kimse glmekten i ya
pamaz olacak. Sonra bizim durumumuz ne olur? .. En iyisi siz hikaye yazmayn.
Vatann, milletin, memleketin yksek menfaatleri iin yapn bu fedakarl, ne
olur yazmayn! ..
Yaz ileri mdr yle yalvard, yakard, steledi ki . . . O gnden beri mem
leketin yksek menfaatleri iin yazmyorum . . . Eh . . . ne yapalm, vatan sa olsun!
e
- Cenap Gven, nklap Kitabevi Yaynlar'nn dzenledii "Aziz Nesin Glmece yks
dl"n "Tannm Yazarlar" dalnda kazand.
Cenap Gven 1 94 1 Grdes doumlu. Hukuk Fakltesi'ni bitirdi. 1 969 ylndan beri
Manisa Barosu' na bal olarak Grdes'te serbest avukatlk yapyor. 1 960 ve l 970'li yllarda "Ak
baba" ve "Zbk"te glmece ykleri yazd. 1 970-7 1 Akbaba Yusuf Ziya Orta Armaan yar
masnda "Yazl Delil sterim " yazsyla fkra dalnda ikincilik kazand. 1 988 Nasreddin Hoca
Glmece yk Yarmasnda " adrmn stne" yksyle ve 1 990 Salihli Belediyesi Oyun
Yazma Yarmasnda "Duruma Balyor" oyunuyla mansiyon ald.

ATAY SZER
Biz Namuslusuna attk

' "'TEDRECEKSN,"

dedi arkadan biri ... Yedirmeden olmazm, bu

I iler hep byle yrrm. "ok doru, " diye onaylad bir dieri, zaten

btn bunlar rgt halindeymi hepsi birbirini bilirmi; toplanan paralar daha
sonra aralarnda pay ederlermi.
"Tabii," dedi, grm geirmi ak sal amcam; hatta bu ilerin bir tarifesi bile
varm, yaptracan iin derecesine gre, yedirecein miktar da deiiyormu. Ne
bir eksik ne bir fazla: tarifede ne yazyorsa o . . . imi ferah tutmalymm, kazk
lanma diye bir ey sz konusu olmazm . . . "Aman etmeyin, eylemeyin ," dedim.
"Ben bu ileri beceremem, hayatmda hi rvet vermi deilim, nasl verileceini
bile bilmem, " dedim, dinletemedim.
" Rvet : bizim rf, adet ve geleneklerimizden biridir. rf, adet ve gelenek
lerinden uzaklaan milletler yok olmaya mahkumdur. Milletin bekas iin her
vatandan rf, adet ve geleneklerine sahip kmas gerek, " diye frayla kark
tler dinledim. Hatta Fuzuli bile sylemimi. "Selam verdim, rvet deil
deyu almadlar," diye. Fuzuli anl anl bir ulumuz olduuna ve zinhar fuzuli bir
insan olmadna gre : demek ki bu sznde gizli hikmetler varm.
"Yahu benim bildiim bu rvet, biraz gayri ahlaki bir eydir, " diyecek ol
dum. Babacan aile bym eildi kulama. " Biliyorum evlat, lakin imdi ark
byle dnyor, yedirmeden mmkn yok iini grdremezsin," dedi.
yi, gzel de rveti nasl verecektim, bir an kendimi rveti vereceim me
murun yerine koydum. Biri bana gelip byle bir teklifte bulunsa ne yapardm
acaba? Kzar mydm, yoksa kabul mu ederdim : acaba etraftan grenler neler
derdi? Alrken iim burkulur muydu? .. " Ben bu paraya tenezzl edecek adam
mym? " diye dnp zlr mydm : onurum krlr myd?
Birden kendimi memur olarak dnmekten vazgeip kendim olarak gr
mem gerektiinin farkna vardm ... Mutlaka para yedirmem gerekti . . . Ama na
sl?
Grm geirmi ak sal amcam : paray evrakn altna ineleyip vermemi
nerdi. Babacan aile dostu ise, nce etrafm kolaan edip masann altndan giz
lice vermem gerektiini syledi.

+ ATAY SZER

Baka bir arkadaa gre ise, hi bu kadar gizlilie gerek yokmu, paray alenen
"trak" diye kartp "rak" diye masann zerine brakmak yeterli olurmu.
Bir dieri neler yapmam gerektiini detayl olarak anlatt : lknce memurun
yanna yaklalp evrak uzatlrm. Memur usul gerei uzun uzun inceler ve
mutlaka bir prz bulurmu. te o zaman o sihirli cmle sylenirmi. "Aman
memur bey, bu iin bir kolay yok mu? " Memur da o zaman senin ne dernek is
tediini anlayp, gya sana yardm etmek iin. " Dur kardeim sana ne yapman
gerektiini yazaym, sonra kartrrsn , " diye bir eyler yazarm. Tabii burada
yazlan da rvet miktarym . . . Sen de kabul edersen ona bakp ban sallaya
cakmsn. te o zaman memur, tuvalete gitmek bahanesiyle yerinden kalkarm,
sen de iinden sekize kadar sayp peinden gidecekmisin . . .
Bunlar anlatldka beni ter basyor, unutmamak iin iimden tekrar ediyo
rum . . . Yahu ben bunlar nasl yaparm?
Efendim sonra artk tuvalet mi olur, merdiven alt m olur, neresi tenhaysa
oraya gidilir, gereken miktar takdim edilirmi .. . te bu kadar basitmi.
"Bizim zamanmzda da byleydi," dedi emekli memur. Bu byle gelmi,
byle gidermi, hi kimse de buna mani olamazm.
Dairenin kapsndan girdiimde bacaklarm tir tir titriyordu, onlarca masa
arasndan geip memura yaklatm ... Acaba hangi taktii uygulasam? .. Dosya
aras m, masa alt m, yoksa tuvalet veya merdiven alt m?
nceden hazrladm paray avucumda smsk tutuyordum, terden srlsk
lam olmutu. Dosyay memurun nne koydum, elindeki ii bitirdikten sonra
dosyam incelemeye balad. Uzun uzun inceledi : "Hah, " dedim, "ite imdi bir
prz bulacak. .. " O zaman ne diyecektim? Tamam hatrladm. " B u iin bir kolay
yok mu memur bey?" demeliydim . . .
Dosyay inceledi, uzatt. "Falanca beye imzalatn, ondan sonra tamamdr. . . "
Heyecandan ne dediini anlamyordum bile, hemen atlp ezberlediim sihirli
cmleyi syledim. " Bir kolay yok mu memur bey? " ard nce, sonra falanca
beyin odasn tarif etti, ikinci katta koridorun sonundaym. Eer merdivenden
kmak zor geliyorsa, asansr kullanabilirrniirn. Alamakl olmutum, mutlaka
ii yokua sryordu . . . "Tuvalete gidip gitmeyeceini," sordum, aptal aptal sura
tma bakt, hakl olarak. .. Ne yapacam armtm, kendi taktiimi kendim
uygulamalydm; elimdeki paray cebine koyuverdim.
te ne olduysa o zaman oldu. Birden rengi deiti, yapt yakama. . . O gne
kadar namusuyla yaam bir devlet memuruymu, byle iren bir teklifi ken
disine nasl yaparmm, bu davranm onurunu fena halde zedelemi.
BLDGNZ gibi aleyhime iki dava ald, biri devlet memuruna rvet
teklifi, bu amme davas, dieri memurun at manevi tazminat davas. Teklifmi
hakaret kabul etmi, sinirleri bozulmu, bu yzden on gn rapor alm . . .
Zaten ben ezelden beri ansszmdr, nerede bir antikalk varsa, gelir beni
bulur. Benim ansma kan memur; birka kere ruhsal tedavi grm, tm ar
kadalar tarafndan yaka silkilen "Piskopat" lakapl bir zatm, onun iin "O
A

BZ NAMUSLUSUNA ATTIK +

manyak yznden biz de huzursuz oluyoruz, ondan korkumuzdan rahat. rahat


rvet alamyoruz" diyorlarm. Nerden bilebilirdim? zgnm, her ey iin z
gnm. nann kt bir niyetim yoktu. Beraatimi talep ediyorum Reis B ey! 0

- Atay Szer, nklap Kitabevi Yaynlar'nn dzenledii "Aziz Nesin Glmece yks
dl" n "Tannmam Yazarlar" dalnda kazand.
Atay Szer 1 959 ylnda stanbul'da dodu. Uzun yllardan beri karikatr iziyor, eidi gazete
ve dergilerde izgileri yaymland, karld yarmalardan eidi dlleri ald. 1 978'de MS Sin ema
TV blmne girdi. Bitirdikten sonra eitli flmlerde reji asistan olarak alt. Daha sonra sena
risrlie balad. zellikle komediler olmak zere, eidi TV filmlerinin senaryolarn yazd.

Y K

T A P

!emler ve film sinopsisi onun sylemine


katldndan bu ilk anlar dzeyi kendi
iinde ok katmanl olarak belirir. kinci
anlatc, Besime' nin ocukluk arkada
ve sevgilisi mer'dir. Onun sylemini
geriye dnler belirginletirir. Son an
latc ise nc tekil kiidir. yky
sonlandrr.

kinci

anlar

dzeyinde

(mer'in sylemi) beliren cinsellik ve


sevgi izleklerinin ykde ne gibi bir
sona doru gittiini bu nc anlar

Grsel Korat
izgili Sar Defter
im Yaynlar, 1 996

Nedret Tanyola ztokat

GRSEL Korat'n bu yaptndaki


on yky okuduktan sonra - hem de
bir rpda -, onun kaleminden kacak
yeni ykleri merakla bekleyecek bir
okuyucu kitlesinin oluacan rahatl
kla belirtebiliriz. Gerekten de elimiz
deki yaptta yer alan usta ii ykler
ada yaznmza yetkin bir yazarn ka
rldn gsteriyor. Gerek bavurulan
eitli anlar teknikleri, gerek ykle
mede yakalanm ritmin kendine zg
rahatl, gerek zorlamadan uzak ancak
zerinde titizlikle urald belli olan
geni szdizim boyutu, gerek zengin
ierik dzeyiyle baarl bir yapt. Kum
Harc, Ve Sonra, nsanlar lr, D ve T,
bizce yapma sivrilen ykler : nce an
latlan yklerin ierii, sonra da anla
rl biimine egemen metinsel gerilim
den tr. Bir aray yks olan Kum
Harc'nda oksesli bir anlar tekniine
bavurulmu : lk olarak Kapadokya
blgesinde filmi iin yk ve uzam ara
yyla gezinen Besime anlarc olarak
belirir. Ayrca not defterine yazd gz-

dzeyinde reniriz. Aray izleine us


taca eklemlenen cinsellik arlkl sevgi
izlei de kendi iinde son derece kar
mak boyutludur, zellikle mer a
sndan. Ve Sonra nsanlar lr de ok
sesli bir anlar tekniiyle yazlm. Tr
kler Harice ve Ali'nin duygularn ve
rirken nc tekil kii anlatc onlarn
cinsellik boyutunda temellenmi iliki
sini alabildiine sorgular. yknn son
blm, Hatice'nin dourmas yine ge
riye dnle son derece acmasz bir
olayn anmsanmasna kout olarak an
larlmrr. Bu koutluk dourma ve l
drme olgularn nefret izlei ereve
sinde birletirir. O ve T'nin etkisi
kukusuz ncelikle anlatt olayn insan
yaamnn en g dnemine ilikin ol
masndan kaynaklanyor. Felli bir yal
adam ve onun yal karsnn, erkein
hastalanmasyla iyice gleen yaamla
rnn son derece gereki bir betimle
mesine dayanyor D ve T. yk okuru
sarsyor ve srekli dndryor. Asln
da Ay ve Elma'y da belli bir gerilim
erevesinde deerlendirmek gerekir :
Gerilimin giderek artt bir yol ve ka
yksdr. Sene Binyzkrkbir'de bir
kaan yksdr. Tarihsel gnder
melerle rlm bir erevede anlatlr.
Katrancis Anastasios birinci yk
gibi bir aray anlatyor ancak burada
lksel bir aray sz konusu : Kahra
man yaamnda hi grmedii ancak

ZGL SARI DEFTER +

belleinde yer etmi iki adn ardna


der ve Yunanisran'da bir yolculuk
yapar. Bu aslnda insana bir yolculuk
tur. "izgili Sar Defter" ise sevgisizlik
ten lmeyi seen hizmeti Sevgi' nin
arpc, hznl ve dndrc yk
sdr. Burada da ykleme hizmetinin
gnl ve szde tanklklarn birbirini
izlemesiyle ok katmanl kurgulanm
tr. Kadn ve erkek ilikisine en eletirel
bak Possesia' da yer alm. Gerekle
kurmacann birletii biraz kara, biraz
alayc, ama ok dndrc bir yk.
" Kara Akn Gnl" ise tutkulu ak

izlei erevesinde gelitirilmi hem bi

'

emsel, hem de teknik bir deneme ola


rak ilgi ekiyor.
Son olarak, tm yklerin tinsel ol
duu kadar tarihsel ve ekinsel dzlemde
de geni bir gzlem ve bilgi donanmyla
zenginletirilmi olduunu, bu boyu

da yapta adn veren Mucizevi Manda


rin in de bulunduu on bir yk olay,
ana izlekler, kii, uzam ve zaman asn
dan bir brn oluturuyorlar. Bylece,
birbirine eklenebilen ksa ykleri geni
bir btn paras olarak da okuyabili-

yoruz.
Bu yklerin anlatcs kendi ban
dan geen ve ayrlkla sonlanm tutkulu

tuyla da okura deiik keyifler verdiini


belirtelim. O

bir ak anlatrken bir yandan da yaa


mndaki kentlerin ve kendi duygu evre
ninin ayrntl bir betimlemesini okura
sunuyor. Temel uzamlar Cenevre ve s
tanbul anlatcnn ac ve zlemlerle dolu
yaamnn nemli bir paras olarak be-

liriyor ve karanlk, marjinal mahalle ya

Asl Erdoan
Mucizevi Mandarin

da keleriyle anlatcnn i dnyasn da


yanstyorlar. Kenrsoylu deerlerle aran bu ayrks blgelerde anlatc esenlik
buluyor. Anlatcnn yeledii dolay
syla esenlikli bir baka yaam esi de
"gece". Geirdii ameliyarla rek gzn

Mitos Yaynclk, 1996

e Nedret Tanyola ztokat

yitiren anlatc hem ona ank dayanl


maz gelen gn nn, hem de yitirdii

ASLI Erdoan' n ykleri daha ilk


okumada titizlikle ulalm dil ve biem
dzeyiyle dikkat ekiyor. Szck ve
tmce boyutunda gsterilen zeni yaza
rn gzlem gc de destekleyince ortaya
okurda abucak okuyup bitirme istei
uyandran ilgin ykler km. Ger
ekten de yazarn kentler ve insanlarla
ilgili yapt gzlemlerin keskinlii ve
bunlar yklemede baaryla kullan
mas yaptn baarlarndan.
lk blmn oluturan ve aralarn-

sevginin acsn dindirmek iin uzun


gece yrylerine balar. Cenevre' nin
bohem sokaklarn, parklarn, sabaha

kadar ak kalan sala kafelerini . . . tek rek


gezer, oralarda oturup narlar alr, ge
mile, kendisiyle, yitirdii sevgilisiyle
hesaplamasn srdrr. Metinlerde
belirginleen "grmek" edimi de bylece anlam kazanr. Gzn yitirilmesiyle
kamlanan grme stei bir anlamda
anlatcnn kendi i dnyasn da zmleme drtsne dnr. Bu i

+ MUCZEV MANDARN

dnyada konu renklerin, youn bir yal


nzlk duygusu ve hznn egemen ol
duunu grrz. Aslnda yapmaki tm
yklerde ayn karamsar tonlar ve
temel izlekleri yakalyoruz. lm duy
gusu sinmi yaamlar, acmaszca tket
meye altmz kentler gibi paralan
m duygusallklar, krgnlklar ve yrek

Suzan Samanc
KIRA DAGLAR
KAR TUTTl'

yorgunluklaryla neredeyse talam


duygular Erdoan'n ustalkla yaratt
yklerin ortak paydasn oluturuyor.

gesindeki G neydou yaamn bu kez


bir yazarn keskin gzlemJeri ve yetkin

Suzan Samanc
Kra Dalar Kar Tuttu

betimlemeleri nda okuyoruz. Anla


tlan olayn kurgulannda arlk nok
tasn insan oluturuyor. Anlatcnn ya
da anlatlan kiilerin duygular ksa ksa

Can Ya y nlar, 1996

tmcelerle, yaln bir biimde aktarlyor.


Kra G neydou topraklar gibi insan

e Nedret Tanyola ztokat

larn yaamlarnn da korku, yoksulluk,


gler, ayrlklar, kalar ve lm duy
gusuyla kurumu olduunu gryoruz.

SUZAN Samanc'nn on sekiz ksa


yks temelde G neydou insannn
tehlikeler, tehditler, basklarla dolu yl

gn yaamnn bir aynas. Aslnda Sa


manc lkenin bu acmasz ancak actc
gereinin bir tan olarak karmza
kyor. Televizyon ve gazetelerde her
gn okuduumuz ve ne yazk ki artk
ilidl olduumuz terr ve onun gl-

'
,

Bu "kra" insanlar kadar kentlere erken


inen ve sokaa kma yasaklaryla kuatlm, ya basknlara ya da atmalara
gebe akamlar bu yklerde ayrmyla
betimlenmi.
S uzan Samanc bize ok iyi bildii
miz bir dnyann bilmediimiz kapla
rn aralyor ve cesur okuyucuyu g bir
servene aryor. O

'

Adam Yaynlar ,
Yaar Kemal Toplu Yaptlar'n
" Adam Yaynlar zen ve titizl iiyl e "
Trkiye'ye armaan ediyor.
Gururla.

B T N R O M A N L A H l
n ce Mened 1

Ku l ar da G i t t i

nce Mened il

F i l ler S u l t a n

nce Mened III


nce Memed iV
Ortad i re k
(/)aifn

Oe

Yii ! )

Y e r Demir G k B a k r
Wo.111

Oe

Yibi il)

lmez Otu
( /)a,111

Oe

Yii fil)

Yamurc u k Kuu
( Kimsecik !)

Kale Kaps
( Ki111secik in

K a n n Sesi
( Ki111sC'Cik il/)

Dem i rci ler ar s C i nayeti


(Akcoso. A.olor /)

Yusuf u k Y usuf
(Akrn.w: A .lor /!)

De n i z Kst
Hykteki N ar Aac
Y l a n ld rseler
Al Gzm Seyre y l e S a l i h
Teneke
Ar da Efsanes i
B i n boalar Efsanesi
A n a d o l u Efsanesi
Sar Scak ( /liiii (h-kiilaii

degerli kitaplar yaymlar.

MEMET FUAT

DAGLARDA
YREGiM
Yeni d e n e m e l e ri . . .

kt .

CAGINI
GREBLMER